Yazar: admin

  • Çapanoğlu  Sarayı ve  Tarihi Han

    Çapanoğlu Sarayı ve Tarihi Han

    Eski Belediye ve Milli Eğitim binalarının yıkılmasıyla ortaya çıkan toplam 4.700 m2’lik alanın, Yozgat’ın tarihi, kültürü, mimarisiyle buluşma ve buradan turizm, üretim, istihdam oluşturma imkanı vermektedir. Yeniufuk Gazetesi olarak, Yozgat’ın gelişme sürecinde önemli yapıtaşlarından biri olacak bu fırsatın, şehrimizin sosyo-ekonomik kalkınmasına olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi adına, diğer projelere alternatif olabilecek çözüm önerisini şehrimiz kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

    Yozgat il merkezinde Saat Kulesi, Hayri İnal Konağı, Çapanoğlu Camii ve müze dışında gezilecek yer tarifi yapmamız çok zor. Yıllardır beton ekonomisine teslim olmuş Yozgat’ta tarihi değerler bir bir yıkılmış, o güzelim geniş bahçeli ve kendine has mimari özelliklere sahıp konaklardan geriye bir tane bile kalmamıştır.
    Bununla birlikte Çapanoğullarınca yaptırılan Tol Çarşı yıkılmış yerine bir ucube dikilmiştir. Çapanoğlu Camii (Büyük camii) etrafında tarihi değer ifade eden çarşı hamamından başkaca bu toprakların kimliğini ifade edecek eser kalmamıştır.
    Çapanoğulları tarafından kullanılan saray da bu yağma ve kıymet bilmezlikten nasibini almıştır.
    Geldiğimiz nokta itibariyle Yozgat merkezde yarım saat içerisinde tüm tarihi, turistik alanları gezmek mümkündür lakin gelen ziyaretçilerin şehirde konaklamasını, bu şehrin kimliği ile buluşmasını ve il ekonomisine katkı yapmasını sağlayacak hiçbir eserimiz yoktur.

    BURADA DURALIM VE İKİ ÖRNEK VERELİM
    Birincisi, Yunanistan’ın Santorini Adası’nın güney tarafında Akrotiri denilen küçük bir bölge vardır. Burası ziyaretçilere milattan önceki Roma dönemine ait olarak anlatılır. Akrotiri aynı zamanda yarı açık yarı kapalı bir müzedir. 2019 yılında 5.5 milyon turist bu bölgeyi ziyaret etmiştir. Buradaki müzenin giriş ücreti kişi başı 5 Euro’dur, bu para da direk Santorini Belediyesi’ne gelir olmaktadır.
    Peki, neden bu gelir belediyeye kalmaktadır?
    Şu yüzden, Akrotiri tarihi değeri olan bir bölge değildir aslında, yani orayı koruma alanı (sit alanı) ilan eden bakanlık değil adanın kendi belediyesidir.
    Bu ada son 500 yıl içinde onlarca volkanik patlamayla bugünkü haline gelmiştir ve en son 1882’deki büyük volkanik patlamayla adada taş üzerinde taş kalmamış, yanardağın külleri İzmir şehrimizin üstünü dahi kaplamıştır. 1951’deki patlamada ise adada canlı kalmamıştır. 20 yıl öncesine kadar Yunanistan Hükümeti anakaradaki insanların bu adalara yerleşmesi için hem bedava ev hem de 1.300 Euro hane başına para veriyordu. Kısacası Santorini en son 1951’deki volkanik patlamayla şimdiki şeklini almış ve insanlar daha sonra yerleşmeye başlamıştır. Şimdi soruyorum size; Daha dün oluşmuş bir adada 2.500 yıllık Roma tarihinden bahsedebilir misiniz?
    Ama her yıl milyonlarca insan buraya Roma tarihini öğrenmek amacıyla kültür turlarıyla geliyor. Müzenin kapalı alanındaki o 2.000 yıllık kaplar, çanaklar, çömlekler ise farklı yerlerden bulunarak oraya getirilmiş ve sergilenmiştir. Yani Santorini ile hiçbir alakası yoktur. Akrotiri olarak bilinen antik kent ise aslında 19.Yüzyıl sonundaki volkanik patlamada lavların ve küllerin altında kalarak sonradan temizlenen eski bir balıkçı kasabasıdır. Tarihi Antik Roma dönemine değil 118 yıl öncesine dayanır.
    İkincisi, Vietnam’da bulunan ve bir Fransız yatırımcı tarafından Orta Çağ Fransız mimarisi ile inşa edilen Ba Na Hill Kasabası.
    Dev taş eller tarafından tutulan köprüsü ile sosyal medya kullanıcıları arasında hızla tanınan bu şehir, ülkenin doğu kıyısındaki en büyük dördüncü şehri Da Nang’ın arkasında deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte tasarlanmıştır. Orta Çağ Fransız mimarisi tarzında inşa edilen bu kasaba şimdiden yılda 1 buçuk milyon turiste ev sahipliği yapmaktadır. Burada, ziyaretçilerin konaklamasından, yemeğine, eğlencesine kadar her ihtiyacı düşünülerek, evler, iş yerleri, kilise, Fransız bahçelerinden ilham alan park, köprüsü, raylı sistemi ile yeni bir şehir inşa edilmiştir.
    Bu iki örneğin ortak noktası ve bizi ilgilendiren tarafı şudur; her iki proje de sıfırdan ekonomi yaratan zekice kurgulardır. Hiçbir şeyin olmadığı yerde; turizmin algılardan ibaret olduğu gerçeğini ve mimarinin bölgeye turist çekmede ne kadar önemli bir faktör olduğunu idrak ederek algıları iyi yönetmişler ve sıfırdan milyonlarca turistin finanse ettiği bir ekonomi yaratmışlardır.
    Tekrar Yozgat’a dönelim. Adeta sıfır noktasındayız. O halde yukarıdaki örneklerden de alacağımız ilhamla ‘ne yapabiliriz’e odaklanalım.
    Bildiğiniz üzere eski belediye binasının yıkılması ile 1.700 m2, eski hükümet konağının yıkılması ile 3.000 m2 iki büyük alan il merkezinde boşa çıkmıştır.
    Bu iki alanın birincisinde; Beypazarı-Suluhan, Amasya-Taş Han, Edirne ve Erzurum Rüstem Paşa kervansarayları vb. bir taş yapı veya 2 katlı tarihi konak görüntüsüne sahip büyük bir bina inşa edebiliriz. Minimum iki katlı olacak bu yapının birinci katının dışa bakan yüzünde dükkanlar, tek kapı ile girilen iç kısmında lokanta, cafe, toplantı salonu vb, ikinci katında ise butik bir otel faaliyete geçirebiliriz. Sunulacak hizmetlerin çeşitliliği ve ziyaretçilerin beklentilerine cevap veriyor olmasının yanı sıra, dükkanlarda, geçen hafta gündeme getirdiğimiz üzere halk eğitim merkezinde eğitim almış kursiyerlere yer tahsisi yapılarak ve finansal destek verilerek, gümüş, bakır, çini, keçe, kilim ve şal, ametis taşı, Yasin Ali Er dostumuzca imal edilen çam kozalağı reçeli ve sirkeler, Tol Çarşı’da faaliyet gösteren Çamlık Ev Yapımı işletmesinin sahibi Yunus Bey’in ev yapımı ürünleri ve dahasının imal ve satışının yapılması ile bir cazibe alanı olacaktır.
    Bu alanların ikincisine ise 1920 yılında Çerkez Ethem tarafından yakılan Çapanoğlu Konağı’nı inşa edebiliriz. Bu konağın son haline dair fotoğraflar vardır ancak daha da önemlisi Çapanoğlu Süleyman Bey zamanında Yozgat’a gelen seyyahların anılarında detaylı bilgiler vardır ve bu bilgilere de ulaşabilmekteyiz. Uzmanlarınca yapılacak çalışmalar ve aile fertlerinden alınacak bilgiler ışığında aslına yakın bir konağı meydana getirmek imkanımız vardır.
    Şimdi örnekleri hatırlayalım ve bu iki önerimizin kabul gördüğünü Çapanoğlu Konağı’nın ve bir hanın inşa edildiğini düşünelim. Turizmin tamamen algıları yönetmek ve mimarinin bölgeye turist çekmedeki en önemli faktörlerden birisi olduğu gerçeğini de hatırlayarak; üniversite ve Polis okuluna ek olarak Adalet ve Diyanet Eğitim Merkezlerinin de faaliyete geçmesi ile birlikte, Yozgat’a ziyaretçi akını hızlanacaktır. Doğal olarak gelen bu ziyaretçilerin dikkatini çekecek, yöreye ait ürünleri satın alabilecekleri, aileleri ile konaklayabilecekleri, Yozgat tarihine dair somut değerleri görüp yaşayabilecekleri bu alanların tanıtımı kısa zamanda sağlanacaktır. Bir biz bileceğiz 2020’lerde inşa edildiklerini ama çok sürmeyecek Santorini ve Ba Na Hill’de olduğu gibi yıllar içerisinde ne zaman yapıldığından ziyade buralarda sunulacak hizmet ve ürünlerin kalite ve çeşitliliği ile birlikte, saraydaki tarih, mimari özellikler, Yozgat tarihi ve Çapanoğulları konuşulur olacaktır.
    Bu sayede Yozgat kültür ve tarihini yerinde yaşama, Yozgat topraklarının özünü hissetme imkanı yakalayacak ziyaretçiler, ilden ayrılırken de buraya ait değerlerin taşıyıcılığını ve tanıtımını yapacaklardır. Elbette ki bunun maddi bedelini de ödeyeceklerdir.
    Buradan tarih çıkar, kültür çıkar. Buradan iş, aş çıkar, istihdam çıkar. Buradan 100 yıldır yok edilen şehrin kimliği küllerinden doğabilir. Belki bu sayede, iradesi ortadan kalktıktan sonra tüm tarih ve kültürünü yağmaladığımız ama dini eserler dışında neredeyse tüm izlerini silercesine asıl soyguncusu kendimiz olduğumuz Yozgat ve Çapanoğulları ile yeniden barışır, bir şehir tarihle, kültürle, sanatla, mimari ile nasıl var edilir ve nasıl yaşatılırı da öğrenmiş oluruz. Belki bu sayede klasik ve eskimiş yol, kaldırım belediyeciliği anlayışını bir adım öteye taşıyarak; bir taraftan şehre kimlik kazandıran diğer taraftan istihdam sağlayan ve il ekonomisinin gelişmesine katkı sunan projelerin önemini kavramış oluruz. Bekir ÇAYLAK / Savaş UYAR

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Şahin’den TÖMER binası

    Şahin’den TÖMER binası

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, üniversitenin gelişmesine yönelik büyük katkı sağlayan Hayırsevere İşadamı Bilal Şahin, tarafından yabancı öğrencilerin Türkçe eğitim almaları için Türkçe Öğretimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÖMER) binası inşaatının yapımına başlandığı müjdesini verdi.
    Rektör Karadağ, düzenlediği toplantıda Rektörlük görevine başladığı iki yılık süreyi değerlendirdi. Açıklamasında, üniversiteye büyük hizmetlerde bulunan Hayırsever İşadamı Bilal Şahin’e de yer veren Rektör Karadağ, “Üniversitemizin bugünlere gelmesinde emekleri ve katkısı bulunan hayırsever işadamlarımızdan Bilal Şahin Bey ve Erdoğan Adağ’ın da büyük hizmetleri vardır. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Hayırsever İşadamı Bilal Şahin Bey’e desteğini hiçbir zaman esirgememiştir. Bilal Bey, şuan yine üniversitemizde yabancı öğrencilerimizin Türkçe öğrenimlerini tamamlamaları için Türkçe Öğretimi Araştırma ve Uygulama Merkezi binası içerisinde kütüphane, bilgisayar odası, amfi ve sınıfların olacağı Bozok TÖMER binası inşaatı başladı. Bu vesile ile ben Hayırsever İşadamı Bilal Şahin Bey’e bir kez daha teşekkür ediyorum.”diye konuştu. (Ferhat Özer)

  • Şahin: ‘Aşı sıkıntımız yok’

    Şahin: ‘Aşı sıkıntımız yok’

    Yozgat Sağlık İl Müdürü Dr Fatih Şahin, Kovid-19 aşısı ile ilgili aşılama çalışmalarının devam ettiğini belirterek, Yozgat’ta bir sıkıntının söz konusu olmadığını söyledi.
    Ülke genelinde bir yıldan fazla bir zamandır devam eden Kovid-19 salgın hastalıkla ilgili çalışmaların ve bu çalışmalara bağlı olarak aşılama işlemlerinin devam ettiğini söyleyen İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da aşı sıkıntısının olmadığını ifade etti.
    YOZGAT İL GENELİNDE 155 BİN 761 KİŞİ AŞI OLDU
    Yozgat’ta İl genelinde 155 bin 761 kişinin aşı olduğunu vurgulayan Şahin, 93 bin 800 kişinin birinci, 73 bin 908 kişinin de ikinci doz aşı olduğunu kaydetti.
    En az birinci doz aşı olanların oranın yüzde 66.54 olduğunu vurgulayan İl Müdürü Şahin, İkinci doz aşı olma oranında da yüzde 52.43 seviyesine ulaşıldığını ifade etti.
    Şahin, aşılama oranları ile ilgili şu bilgileri verdi: “Hedef nüfus dikkate alındığında “Ortalama oran yüzde 92.01.,Yozgat merkez ve ilçelerde aşılama çalışmalarında merkez nüfus olarak, yüzde 71.37’, İlçelerde ise Sorgun’da yüzde 63.60, Akdağmadeni’nde yüzde 59.08, Yerköy’de 69.98, Sarıkaya’da 62.32, Boğazlıyan’da 66.26, Çekerek’te 64.11, Şefaatli’de 75.94, Çayıralan’da 66. 44, Saraykent’te 60.72, Kadışehri’nde 61.26, Aydıncık 67.72, Yenifakılı 72.78, Çandır 64.74 oranında aşılama çalışması tamamlandı.” (Cemil Mermertaş)

  • Vali Polat, çocuklarla oyun oynadı

    Vali Polat, çocuklarla oyun oynadı

    Yozgat Valisi Ziya Polat, Kanuni Sultan Süleyman Özel Eğitim İlk ve Ortaokulunu ziyaret ederek okul bahçesinde burada eğitim gören çocuklarla oyun oynadı.
    İlde eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik düzenlediği toplantıların yanı sıra il ve ilçelerde de okul ziyaretlerinde bulunan Vali Polat, Kanuni Sultan Süleyman Özel Eğitim İlk ve Ortaokulunu ziyaret ederek öğrencilerle bahçede oyunlar oynadı.
    Öğrencilerin, derslerine katılıp yaptıkları el işlerini inceleyen Vali Polat, çocukların durumu hakkında bilgi aldı. En büyük yatırımın insana olan yatırım olduğunu vurgulayan Vali Polat, bununda ülkenin teminatı ve yarınları olan çocuklara olan yatırım olduğunu ifade etti.
    Vali Polat’a okul ziyaretinde İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’da eşlik etti. (Ferhat Özer)

  • Fakatlara, amanlara sığınmadan  başarıya odaklı çalışıyoruz

    Fakatlara, amanlara sığınmadan başarıya odaklı çalışıyoruz

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Bozok Üniversitesi’nin fiziki altyapı ve akademik kadroyu güçlendirerek, fakatlara, amalara sığınmadan başarıya odaklı çalıştıklarını söyledi.
    Rektör Karadağ, düzenlediği basın toplantısında göreve başladığı 27 Mayıs 1019 tarihinden bugüne geçen 2 yıllık süreçte yapılan çalışma ve projeleri değerlendirdi.
    Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Akın, Prof. Dr. Yücel Güney, Genel Sekreter Prof. Dr. Uğur Kölemen ve fakülte dekanları katıldı.
    Yönetim olarak aldıkları emaneti daha ileriye taşıma sorumluğu ve bilincinde hareket ettiklerini vurgulayan Rektör Karadağ, Bozok Üniversitesini; akademik çalışma niteliği ve vizyonunu da uluslararası boyuta taşımak için gayret gösterdiklerini ifade etti.
    Rektör Karadağ,”Sürekli eğitim, öğretim kalitesinin yükseltmek, akademik kadroyu daha güçlendirmek için çalışmalar yaptık. Üniversitemiz endüstriyel kenevir alanında ‘ihtisas üniversitesi’ oldu. Bu çalışma, ilimizin gelişip kalkınmasına da katkı sunacaktır. Ayrıca üniversitemiz Hukuk Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesine dekan atamaları yapıldı. Diş hekimliği fakültemize inşallah 2021 yılı tercih döneminde öğrenci alacağız. Bunun dışında öğrenci sayımızı artırma hedeflerimiz var. Üniversitemizde TÖMER’de dil eğitimi gören öğrencilerle birlikte 500’ün üzerinde yabancı uyruklu öğrencimiz var. Kayıtlarımız sürüyor, yabancı uyruklu öğrenci sayımızı önce bine, 2022 yılında ise 2 bin olmasını hedefliyoruz. Üniversitemizin tüm öğrenci sayısını ise 27 bin bandında tutmak istiyoruz.”diye konuştu. (Alpaslan Demir)

  • Çevre bilinci için plastik  enstrümanlarla ritim tutuyorlar

    Çevre bilinci için plastik enstrümanlarla ritim tutuyorlar

    Yozgat’ta özel eğitim öğrencileri, çevre sorunlarına ve artan plastik kullanımına yönelik farkındalık oluşturmak için plastik bidon ve boruları enstrüman yapıp giydikleri poşet kıyafetlerle müzik eşliğinde ritim tuttu.
    Yozgat Kanuni Sultan Süleyman Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencileri, geri dönüşüm bilinci oluşturmak, evsel atıkların değerlendirilmesi, artan plastik kullanımına ve çevrenin korunmasına dikkat çekmek için müzik öğretmenleri Gamze Karahasanoğlu öncülüğünde “Çevresel Düşler Ritim Grubu” kurdu.
    Çevreye duyarlı bireyler yetiştirmek ve yeni nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için öğrenciler, evlerindeki plastik atık malzemelerden davul, zil, tef gibi çalgı aletleri yaptı. Üzerlerine giydikleri poşetlerle ve yaptıkları enstrümanlarla çalan müzik eşliğinde ritim tutan öğrenciler, çevre bilincine karşı farkındalık oluşturdu.
    Plastikten enstrüman yaptıklarını söyleyen özel öğrenci Muhammet Mustafa Koçak, “Burada arkadaşlarımla beraber plastik çalışmalarla çalgı aleti yapıyoruz. Zil, davul buna benzer aletler yapıyoruz. Plastik atıklar çoğalmasın azalsın diye biz böyle bir yola çıktık” dedi.
    Sefa Tavşancıoğlu ise “Çalgı yaptık, plastik atıklardan geri dönüştürdüm. Çevre bilincini oluşturmak için” derken Berke Durmaz da, “Evimizdeki plastik atıkları doğaya atmamak için biz onlarla çalgı yaptık” şeklinde konuştu.
    Öğrencilerine çevre bilinci aşılamak için böyle bir proje başlattıklarını belirten müzik öğretmeni Gamze Karahasanoğlu, “Plastik atıkların çevremize ne denli zarar verdiğini uzmanlar her yıl verilerle açıklıyor. Bu verilere baktığımız zaman plastikle savaşın hepimizin sorumluluğu olduğunu görmemek mümkün değil. Ben bu savaşa öğrencilerimi bilinçlendirerek başladım. Onlar da evlerindeki plastik atıkları çalgıya dönüştürdüler ve bu savaşa ses oldular” dedi.
    Çocuklarımızda, ailelerinde ve çevremizde, plastiklerin daha az kullanılıp dönüştürülmesine ve çevre bilinci oluşturmak için çevresel düşler adında bir ritim grubu kurduk. Bu ritim grubunda çocuklarımızın plastikten tasarladığı tefleri, davulları, zilleri kullandık. Amacımız plastiğin kullanımını daha aza indirerek yaşanılabilir bir dünya oluşturmak. Bu proje ile çocuklarımıza çevre bilinci oluşturmayı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Yalçın’dan Alpaslan’a ziyaret

    Yalçın’dan Alpaslan’a ziyaret

    Akdağmadeni Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ı ziyaret etti.
    Başkan Yalçın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat mitinginde sözünü verdiği, yazışmaları ve kurum görüşleri tamamlanan “Turizm Kümelenme Alanı İlanı” ve “Akdağmadeni’nin Jeotermal Turizm Kapsamına Alınması” çalışmaları hakkında bilgi ve destek aldı.
    Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Yalçın” Sayın Bakan Yardımcımıza bu zamana kadar yaptığı çalışmalarından ve desteğinden dolayı teşekkür ediyor, Cumhurbaşkanımızın onayına sunulacak olan Akdağmadeni’nin Jeotermal Turizm Kapsamına Alınması ve belirlenen bölgenin Turizm Kümelenme Alanı İlan edilmesi konusunda müjdelerini bekliyoruz.” dedi. (Ferhat Özer)

  • Şahbaz’dan Ülkücü Şehitleri anma mesajı

    Şahbaz’dan Ülkücü Şehitleri anma mesajı

    Ülkü Ocakları Yozgat İl Başkanı İrfan Şahbaz, 27 Mayıs Ülkücü Şehitler Günü nedeni ile yazılı bir mesaj yayımladı.
    Ülkücü şehitlerin her an anılarak yüreklerde yaşatılacağını ifade eden Şahbaz, 1980 öncesindeki kahramanları Milliyetçi Hareket Partisi Kurucu Lideri merhum Alparslan Türkeş’in yetiştirdiğini söyledi.
    Ülkücü gençlerin, Türk Milleti’nin teminatı olduğunu söyleyen Başkan Şahbaz, “Tarihin her döneminde türlü düşman ve fitne ile mücadele eden Yüce Türk Milleti yetmişli yıllarda komünizmin istila girişimine maruz kalmıştır. Tarih boyunca bağrından sayısız kahraman çıkaran milletimizin 1980 öncesindeki kahramanları Başbuğ Alparslan Türkeş’in yetiştirdiği Ülkücü gençler olmuştur. Gayri millî fikirlere karşı verilen mücadele sırasında işinden, okulundan, evinden, yurdundan, canından vazgeçebilen imanlı bir nesil Türk Milleti’nin teminatı olarak üstüne düşeni layıkıyla yapmıştır. 12 Eylül öncesinden Türkiye’nin milleti ve devletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit edenlere karşı ülkemizin bekası, devletimizin bölünmez bütünlüğü noktasında da bu davaya gönül vermiş ağabeylerimiz, atalarının emanetini torunlarına ulaştırmak için mücadele etmiştir. 1980 öncesi süreçte vatanı, ülküsü, bayrağı ve inancı için komünizme karşı savaşarak şehit düşen ülkü fidanları, bizlere toprağın nasıl vatan olduğunun bilincini aşılarken, aynı zamanda vatanın kutsal değerleri adına nasıl bedel ödendiğini de anlatmaktadır. 27 Mayıs Ülkücü Şehitleri Anma Günü vesilesiyle tüm şehitlerimizi, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i ve 27 Mayıs 1980’de hain bir saldırı sonucu şehit olan Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak’ı, Ruhi Kılıçkıran’dan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na tüm Ülkücü Şehitlerimizi ve Şehit Gün Sazak Bey’i rahmet ve minnetle anıyorum” ifadelerine yer verdi. (Alpaslan Demir)

  • Yazıcı, okul müdürleri ile toplantı yaptı

    Yazıcı, okul müdürleri ile toplantı yaptı

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Okul müdürleri ile Yozgat Eğitim Değerlendirme ve LGS-YKS hazırlıkları toplantısı yaptı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Başkanlığında Okul müdürlerinin katılımıyla Sürmeli Toplantı Salonunda düzenlenen toplatıda; Yozgat’ta uygulanan projeler ve bu konuda okullar tarafından yapılan çalışmalar, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri, salgın tedbirleri LGS (Liseye Geçiş Sınavı) ,YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) , salgın tedbirleri ile sene sonu hazırlıkları konuları görüşüldü.
    Özellikle 6 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek olan Yozgat İl geneli 163 okulda 578 salonda 5 Bin 827 öğrencinin katılacak olduğu ve Bin 500 öğretmenin görev alacağı Liseye Geçiş Sınavı hazırlıkları, sınavda alınacak tedbirler, salgın sürecine uygun sınavın yapılması için okul içi ve dışında alınacak tedbirler ile maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması konularında gerekli uyarılar yapıldı.
    Ayrıca Okul müdürlerine Sınav Hizmetlerinden Sorumlu Şube Müdürü Latif Çetingöz tarafından Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav Klavuzu sunumu yapıldı.
    Okul Müdürleri gündem maddeleriyle ilgili okullarında yapılan çalışmalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. (Yusuf Bağcı)

  • Taşdemir: 27 Mayıs tarihimize  düşmüş en kara lekelerden biridir

    Taşdemir: 27 Mayıs tarihimize düşmüş en kara lekelerden biridir

    AK Parti Yozgat Gençlik Koları Başkanı Yaşar Taşdemir, 27 Mayıs, darbesinin 61. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada; 27 Mayıs darbesinin Türk milletine ve tarihine düşmüş en kara lekelerden biri olduğunu söyledi.
    Başkan Taşdemir, açıklamasında; demokrasi ve özgürlük adı altında bu süsle yapılan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesinin tam olarak demokrasi ve özgürlüğü katletmetye yöneldiğini vurguladı.
    Taşdemir, şunları kaydetti: “Demokrasi ve Özgürlük Adası eski adıyla Yassıada, Marmara Denizi’nde İstanbul’a yakın küçük bir adadır. Bölgede birbirine yakın iki metruk adadan yassı şekilde olanıdır. Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idama mahkûm edildiği Yassıada, AK Parti İktidarı döneminde ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ olarak ilan edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin İstiklal Madalyası sahibi, 19. Dönem Başbakanı Ali Adnan Ertekin Menderes, 1950-1960 yılları arasında başbakanlık görevini ifa etmiştir. Menderes hükümeti ve Demokrat Parti iktidarı, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi ile son buldu. Başbakan Menderes, Yassıada’da gayri hukuki bir şekilde yargılanmaları sonrasında Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile birlikte idama mahkum edildi. 27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların özel olarak kurdukları mahkeme olan Yüksek Adalet Divanı tarafından 9 ay 27 gün boyunca Menderes ve beraberindeki siyasetçileri yargılanırken, aynı dönemde halka propaganda yapmak için başbakan Menderes ve arkadaşları, düşükler adı verilen bir belgeselde adeta film oyuncusu gibi oynatıldı. İdamının öncesin işkence edildi. Menderes, ifade verirken, resim çizen bir hakim tarafından 13 ayrı davadan yargılandı ve bebek davası dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu.”dedi.
    27 MAYIS DARBESİNİ
    ESEFLE KINIYORUM
    27 Mayıs darbesini esefle kınadığını vurgulayan Başkan Taşdemir, “Menderes, hakkında karar, darbeciler tarafından kurulan ve kendilerini ömür boyu devlet görevlisi ilan edenlerden oluşan Milli Birlik Komitesince onaylanınca, 17 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda idam edildi. 29 yıl sonra ise bir kararla 17 Eylül 1990 yılında naaşları Cumhurbaşkanı ve devlet erkânın katıldığı bir törenle İmralı’dan alınarak, İstanbul’da Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çıkışında yapılan Anıt Mezara nakledildi. Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak düşen 27 Mayıs 1960 darbesini esefle kınıyorum. Bu elim vaka, milletimize ve seçimle yönetime gelmiş, halk tarafından teveccüh görmüş olan milletin temsilcilerine yapılmış utanç verici bir darbedir. Bu vesile ile dün olduğu gibi bugünde, daima demokrasiden, özgürlükten ve milletin iradesinden yana olacağız. Bu halkın iradesine boyunduruk vuramayacaksınız.”diye konuştu.
    (Cemil Mermertaş)

  • Başkan Başer: 27 Mayıs, millete ve  demokrasiye yapılan en büyük ihanettir

    Başkan Başer: 27 Mayıs, millete ve demokrasiye yapılan en büyük ihanettir

    AK Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer, 27 Mayıs, darbesinin 61. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajında; 27 Mayıs’ın Türk Milletine, demokrasiye, özgürlüğe ve milletin geleceğine yapılan en büyük ihanet olduğunu söyledi.
    İl Başkanı Yusuf Başer, mesajında 27 Mayıs’ın ülkenin ve miletin hem zihninde hem de sinesinde derin yaralar açtığını vurguladı.
    Başkan Başer, şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen ilk darbe olma özelliği taşıyan 27 Mayıs;Türk milletine, demokrasiye, özgürlüğe ve milletin geleceğine yapılan büyük bir ihanettir. 27 Mayıs Darbesi, Türk siyasetinin en büyük kırılma noktası olmakla birlikte tarihinin en kara lekesidir. Zira Türkiye Cumhuriyeti’nin merhum Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşları bu darbe girişimi ile şehit edilmiştir. Demokrasimize, ülkemize ve milletimize karşı yapılan 27 Mayıs Darbesi de bugün yaşadığımız sancıların da temelini atmıştır. Yapılan tüm darbeler ve girişimleri baskıcı ve zorbacı bir tutum sergileyerek ülkemizi her anlamda geri bırakmıştır. 27 Mayıs başta olmak üzere tüm darbelerin izlerinin, baskı ve zorlamalarının ortadan kalkması yarınlarımızın selameti için büyük önem taşımaktadır. Yakın tarihimizde şahit olduğumuz 15 Temmuz darbe girişiminde bir kez daha anladık ki birlik ve beraberlik içerisinde kenetlendiğimizde özgürlüğümüzden taviz vermeyeceğimizi tüm cihana göstermiş olduk. Bilinmelidir ki Anadolu topraklarında bu aziz milletin hak, adalet, milli ve manevi değerlerine kasteden zihniyet her zaman kaybetmiştir.
    Bu duygu ve düşüncelerle, türlü hakaretlere maruz kalarak idam edilen ezan ve demokrasi şehidi merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı rahmetle anıyor, böyle acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.”
    (Ferhat Özer)

  • Keven: Çiftçilerimize tohum ve gübre temini yapılmalı

    Keven: Çiftçilerimize tohum ve gübre temini yapılmalı

    CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, kuraklıktan dolayı Yozgat il genelinde bazı bölgelerde çiftçilerin yüzde 50 ile yüzde 60 oranında mahsul kaybı yaşadığını belirterek, çiftçilere tohum ve gübre temini yapılması gerektiğini söyledi.
    Milletvekili Keven, yaptığı yazılı açıklamada Pandemiyle mücadele eden Türkiye’nin bir de enflasyona ve zamlara karşı ayakta durmaya çalışan ülke çiftçisinin kuraklık sebebiyle ürününü kaybetmiş durumda olduğunu ifade etti.
    Keven, “ İç Anadolu Bölgesi’ni kasıp kavuran yoğun kuraklıktan dolayı Yozgat ilimizde de birçok bölgede yüzde 50-60 oranında mahsul kaybı bulunmaktadır. Yozgat’ta ekin çıkmadığı için tarlaların sürüldüğü veya mecburen hayvanların otlatıldığı köylerimiz bulunmaktadır.
    İcra daireleri çiftçimizin neyi var neyi yoksa haczetmektedir. Zaten gırtlağına kadar borcu olan çiftçimizin şimdi de kuraklıktan dolayı ödeyemeyeceği borçları için kapsamlı bir destek verilmelidir. Aksi takdirde üretimi bırakıp göç edecektir. Tüm bu zorluklar karşısında üretime devam edilmesi için kuraklıktan zarar gören çiftçimize tohum ve gübre temini yapılmalı ve çiftçimiz bu şekilde yeniden üretime teşvik edilmelidir.”dedi.
    Milletvekili Keven, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye hitaben şu soruları sordu:
    “Yozgat’ta kuraklığın boyutları ve zarar miktarı hakkında bir çalışmanız olmuş mudur?
    Eğer olduysa kuraklıktan zarar gören çiftçiyi yeniden üretime teşvik etmek için ne gibi bir çalışma yapılacaktır? Kuraklıktan zarar gören, mahsulünü kaybeden çiftçiye tohum ve gübreyi ücretsiz temin edecek misiniz? Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası’na olan borçların ertelenmesinde faiz oranı nedir? Sıfır faizli ve 5 yıla yayılan bir ödeme takvimi yapmayı neden açıklamıyorsunuz? Kamu dışında özel sektöre ve özel bankalara olan borçlarını da ödeyebilmesi için çiftçilerimize sıfır faizli bir kredi desteği açıklayacak mısınız? Çiftçiye bu şekilde bir yardım eli uzatılmazsa üretim yapacak bir çiftçi bulunamayacağı ve göçün hızlanacağı konusunda ne gibi önlemler alacaksınız?” (Cemil Mermertaş)

  • AK Parti’den ’27 Mayıs Darbesi’ açıklaması

    AK Parti’den ’27 Mayıs Darbesi’ açıklaması

    AK Parti Yozgat İl Başkanlığı İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı tarafından 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.
    AK Parti Yozgat İl Başkanlığı İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı 27 Mayıs 1960 askeri darbesini unutmadı.
    Ak Parti İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Hacer Güçlü yaptığı açıklamada “Medeniyet geleneği denildiğinde ilk akıllara gelen Türkiye ve Aziz Milletimiz, demokrasi ve insan hakları adına birçok fedakarlığı göze almış, bu uğurda çok sayıda bedel ödemiştir. Her bir vatandaşımızın gönlünde yer edinen, hamuru vatan sevgisi ile yoğrulan milletin evlatları hukukun vesayet altına alındığı dönemlerde işkenceler görmüş ve idam sehpalarında şehit edilmişlerdir. Vesayet ve beraberinde getirdiği darbeler milletimize fayda getirmemiş; milletimizden demokrasisini, ekonomisini, moral ve motivasyonunu koparıp götürmüştür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hukukun askıya alındığı, toplumsal ve siyasal düzene ilk darbe; 27 Mayıs 1960’ta, Başbakan Adnan Menderes ile yol arkadaşlarının tutuklanması ve idam edilmesiyle gerçekleştirildi. Milli irade ile arasına perde çekenlerin; insanlığa, demokrasi ve vicdanlara yönelik büyük bir ihaneti olarak hafızalarımıza kazındı. 1950 yılında milli iradenin yüksek teveccühü ile dönemin tek parti zihniyetini geride bırakarak iktidara gelen Adnan Menderes ve yol arkadaşları, kısa zamanda ortaya koydukları projeler ile Türkiye’ye çağ atlattılar. Milletimizin milli ve manevi değerlerini Anadolu coğrafyasından silmeye çalışan CHP iktidarının antidemokratik uygulamalarını rafa kaldıran merhum Menderes, bilhassa din ve vicdan özgürlüğü konusunda attığı adımlarla milletimizin gönlünde yer edinmiştir. Tek parti rejiminin en büyük ayıplarından olan Türkçe Ezanı özüne döndürerek, Anadolu’nun Ezan-ı Muhammedi’ye olan özlemini gidermiştir. Ancak vatanın yararına olan bu gidişatın önünü tıkamak isteyenler türlü yalan ve iftiralarla algı oluşturarak 1960 yılında, askerin namlusunu Çankaya Köşkü’ne çevirmişlerdir.
    Millet iradesine savaş açan, milli ve manevi değerleri yok etmeye odaklı zihniyet, demokratik yönetime antidemokratik yöntemlerle el koyarak seçilmiş yöneticileri tutuklamış, mizansen yargılamalar ile hukuk dışı şekilde darağacına göndermiştir. Hayatlarına son verilen yalnızca Milletin Vekilleri değil bilakis demokrasi ve milli iradeye olan inançlarıyla Türk Milleti olmuştur. Üzerinden yıllar geçse de söz konusu darbeci zihniyet varlığını devam ettirmiş, en son 15 Temmuz’da da benzer bir senaryo sahneye koyulmuştur. Ancak Milletimiz darbeler ve darbeciler karşısındaki duruşuyla bu kez millet iradesi üzerinde tahakküm kurmak isteyenlerin oyunlarını bozmuştur. Millete ve hizmete sevdalı kadrolar ile Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, demokrasi düşmanlarına en büyük dersi vermiştir. Milletimizin feraseti ile ülkemize en kara günleri yaşatanlar tarihin tozlu raflarına, en karanlık günlere tanık olan Yassıada ise tarihe gömülerek bugün “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak mührünü tarihe dercetmiştir. Adnan Menderes ve yol arkadaşlarının aziz hatıraları burada yaşatılmaya devam edecektir. Bu vesile ile; 27 Mayısların, 12 Eylüllerin, 28 Şubatların, 15 Temmuzların tekrar etmeyeceğini, her türlü vesayete karşı var olan mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi belirtiyor; demokratik ve özgür bir ülkede yaşayabilmemiz için canlarını feda eden Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan başta olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Demokrasimize ve irademize düşman olan şer odaklarını hiçbir zaman unutmayacağız” dedi. (Alpaslan Demir)

  • Başkan Yılmaz’dan, esnaf ziyareti

    Başkan Yılmaz’dan, esnaf ziyareti

    Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz, göreve geldiği ilk günden itibaren başlattığı esnaf ziyaretlerini aralıksız sürdürüyor.
    Esnaflarla sohbet edip, sorunları var ise yerinde gördüklerini ifade eden Başkan Yılmaz, “Yerköy ilçemiz esnafları yerinde ziyaret edip hem sorunlarını dinliyoruz hem de belediyemiz tarafından yapılan çalışmalar hakkında çeşitli bilgilendirmeler yapıyoruz.” dedi.
    Ziyaretlerinin ardından yaptığı açıklamada, esnafın taleplerini dinlediğini ve istişarelerde bulunduğunu söyleyen Yılmaz, “Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında esnaflarımız zor günler geçirmektedir. Kovid-19 nedeniyle ülkemiz yanı sıra tüm dünya sıkıntı içerisinde. Bizler de belediye olarak esnafımızın taleplerini alıyoruz, neler yapılacağı konusunda istişarelerde bulunuyoruz.” dedi.
    Yılmaz, gerçekleşen ziyaretlerde maske, mesafe ve hijyen kurallarına daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. (Haber Merkezi)

  • TÜBİTAK projesi kabul edildi

    TÜBİTAK projesi kabul edildi

    Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Karakaya’nın uzman araştırmacı olarak yer aldığı “Doğadan Öğreniyorum: Okul Öncesi Öğretmenleri Doğa Temelli Öğrenme Ortamları Tasarlıyor” başlıklı TÜBİTAK projesi kabul edildi.
    4005 TÜBİTAK Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında Gazi Üniversitesi, Yozgat Bozok Üniversitesi, İstanbul Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Doku Okulları, Palme Yayınevi ve Sürdürülebilir Eğitim ve Enformasyon Derneğinin (SEED) ortaklığında Proje Yürütücülüğünü Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Çimen’in yürüttüğü ve Üniversitemiz Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Karakaya’nın uzman araştırmacı olarak yer aldığı “Doğadan Öğreniyorum: Okul Öncesi Öğretmenleri Doğa Temelli Öğrenme Ortamları Tasarlıyor” başlıklı projesi kabul edildi.
    TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları programıyla, lisansüstü öğrenciler, üniversitelerde görev yapan öğretim elemanları, bir kurum ve kuruluşta çalışan kadrolu öğretmenler ve kamu ve belediye iştiraklerinin işlettiği bilim merkezleri çalışanlarına, kendi branşlarında eğitim ve öğretime özgü yenilikçi yaklaşım, strateji, yöntem ve tekniklerin etkileşimli olarak kazandırılması, kullanılması ve yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, akademisyenimizin uzman araştırmacı olarak yer aldığı projenin TÜBİTAK tarafından kabul edilmesinden dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek: “Üniversite olarak bilimsel çalışmalara ve TÜBİTAK projelerine büyük önem veriyoruz. Sunmuş oldukları projeleri TÜBİTAK tarafından olarak kabul edilen Öğretim Görevlimiz Dr. Ferhat Karakaya’yı tebrik ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum.” dedi. (Yusuf Bağcı)

  • TFF ligden düşmemeye sıcak bakıyor

    TFF ligden düşmemeye sıcak bakıyor

    Misli.com 3. Lig’de yer alan 16 kulübün başkanı, TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret etti. Kulüplerin ligden düşme konusuyla ilgili isteklerinin masaya yatırıldığı, yaşanılan sıkıntıların iletildiği toplantıda TFF Yönetiminin düşmenin bu sezonla ilgili de uygulanmaması fikrine sıcak baktıkları ancak diğer liglerdeki takımların da durumunu göz önüne alarak bir karara varabilecekleri ifade edildi.
    Misli.com 3. Lig’de yer alan ve bu sezon düşen 16 kulübün başkanı, TFF Yönetimini ziyaret etti.
    KULÜP BAŞKANLARI
    TFF’DE ÇIKARMA YAPTI
    TFF’nin Riva’daki idari merkezinde gerçekleşen ziyarette; TFF 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı, Başkan Vekilleri Mehmet Baykan ve Ali Düşmez, Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Hamit Altıntop ile Genel Sekreter Kadir Kardaş da yer aldı. Ziyarette Cizrespor, Tokatspor, Tekirdağspor, 1877 Alemdağ Spor, Atlas Maden Çengelköyspor, Gölcükspor, Manisaspor, Muğlaspor, Yalovaspor, Sultanbeyli Belediye Spor, Yozgatspor 1959 FK, Antalya Kemerspor, Silivrispor, Arhavi Spor, Payasspor ve Kozanspor FK kulüplerinin başkanları bulundu.
    TFF LİGDEN DÜŞMEMEYE SICAK BAKIYOR
    2020-2021 sezonu ilgili değerlendirmelerin yapıldığı, karşılıklı fikir alışverişinde bulunulduğu toplantıda Kulüpler adına sözcülüğü Yozgatspor Kulübü Başkanı Kazım Arslan yaptı. Takımların bu sezon özellikle covid 19 ve maddi sıkıntılar yaşadığını anlatan, bu nedenle de bu sezonunda da düşmenin kaldırılmasının uygun olabileceğini kulüp temsilcileri adına TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu üyelerine ileten Arslan ve kulüp yöneticileri, kendilerine verilen cevaptan oldukça memnun kaldı.
    BAL’DAN 4 TAKIM ÇIKACAK
    BAL Ligi’nin 108 takımla oynanacağını ve 4 takımın 3’üncü Lige çıkacağına dikkat çekilen toplantıda, bu takımların 4 gruba verilmesi halinde hem gruplardaki bay geçme olayının ortadan kalkacağı, hem de düşen kulüplerin yaşadıkları mağduriyetlerin bu şekilde izole edileceği belirtildi.

  • 24 AY SAYFA BAŞI HİZMET ALIMI

    24 AY SAYFA BAŞI HİZMET ALIMI

    24 AY SAYFA BAŞI HİZMET ALIMI

    YOZGAT İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI BAKAN YARDIMCILIKLARI

    24 AY SAYFA BAŞI HİZMET ALIMI hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

    İhale Kayıt Numarası : 2021/282113

    1-İdarenin

    a) Adresi : Tekke Mah. Şehit Kınalı Hasan Cad. No42/A Merkez/YOZGAT 66200 YOZGAT MERKEZ/YOZGAT
    b) Telefon ve faks numarası : 3542175070-2176633 – 3542176671
    c) Elektronik Posta Adresi : yozgat.ihale@saglik.gov.tr
    ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

    2-İhale konusu hizmetin

    a) Niteliği, türü ve miktarı : 1 Kısım 2 Kalem 9.300.000 adet Siyah Beyaz, 25.500 Adet Renkli Sayfa Başı Çıktı alımı
    Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
    b) Yapılacağı yer : İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ AKDAĞMADENİ D.H. BOĞAZLIYAN D.H. ÇAYIRALAN D.H. ÇEKEREK D.H. SARAYKENT D.H. ŞEFAATLİ D.H. AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ SORGUN D.H.
    c) Süresi : İşe başlama tarihinden itibaren 24(YirmiDört) aydır

    3- İhalenin

    a) Yapılacağı yer : Tekke Mah. Şehit Kınalı Hasan Cad. 42/A Merkez YOZGAT
    b) Tarihi ve saati : 11.06.2021 – 14:00
    1. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
      4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
      4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
      4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
      4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, İdari Şartname ekinde yer alan Tüzel Kişilerde Ortaklık Bilgilerine ve Yönetimdeki Görevlilere İlişkin Son Durumu Gösterir Belge ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
      4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
      4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
      4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
    4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

     

    4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

    5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

    6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

    7. İhale dokümanının görülmesi:
    7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir.
    7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.

    8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü İhale Salonu adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

    9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
    Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

    10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

    11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altmış) takvim günüdür.

    12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

    13. Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

    14.Diğer hususlar:

    İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.

  • Ekinci: Su sorununa yönelik  çalışmalarımızı sürdürüyoruz

    Ekinci: Su sorununa yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz

    Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, ilçede yaşanan su sıkıntısı sorunun bugünün değil 30 yılın sorunu olduğunu belirterek, su sıkıntısını gidermeye yönelik çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

    Başkan Ekinci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların su problemi ile ilgili yaşanılan sıkıntıları bildiğini ve çözümü noktasında çalışma içerisinde olduklarını söyledi.

    SORGUN’DA SU SORUNU BUGÜNÜN DEĞİL 30 YILIN SORUNU
    İlçede yaklaşık 30 yıldır su sorunu olduğunu vurgulayan Başkan Ekinci, önceki belediye başkanlarının da bu soruna yönelik çalışmalarda bulunduğunu fakat kapsamlı bir çözüme kavuşturulamadığını hatırlattı.
    Başkanlık görevini devraldığı ilk günden itibaren su sorununa ağırlık verdiklerini belirten Ekinci, “Hemşerilerimizin Sorgun’da bir süredir yaşadığı su problemi ile ilgili serzenişlerini duyuyorum. Bununla ilgili şikâyetleri de duyuyorum ve bu konu ile ilgili aslında detaylı olarak bir açıklama yapmak ihtiyacı bizlere doğmuştur. Sorgun’da uzun süredir yaşanan su problemi ile ilgili detaylı bir rapor vermek istiyorum. Türkiye haritası üzerinde kurak, Şiddetli kurak, orta kurak bölgeler belirlenmiş olup Sorgun ne yazık ki çok şiddetli kurak bölge üzerinde bulunduğu görülmektedir peki bu durumun Türkiye genelinde ki il ve ilçeler yansımasına geldiğimiz zaman 11 Mayıs’ta ki Türkiye su fakiri klasmanına girdi şeklinde bir haber var Türkiye’nin en çok yağış alan ili Rize’de su sıkıntısı başladığına dair bir açıklama var Kuraklık tehlikesi arttı. Belediye başkanı yağmur duası çağrısında bulundu diye bir kulu belediyesinden bir açıklama var. Ülkenin birçok ilinde ve ilçesinde su ile ilgili benzer problemlerin yaşandığına dair basında çıkan haberler var.”dedi.

    ÖNCEKİ BAŞKANLARIMIZ DÖNEMİNDE DE SU SIKINTISI VARDI
    Önceki başkanlar döneminde de su sıkıntısı yaşandığını hatırlatan Başkan Ekinci, “Sorgun, geçmişte nasıldı şimdi hangi durumdayız, onu kısaca anımsatmak istiyorum. 25 Mayıs 2017 Sorgun’da içme suyu sıkıntısı başlıklı bir açıklama var. 25 Haziran 2011 İtfaiyenin dağıttı bir su var. 9 Ağustos 2012’de yine dönemin Belediye Başkanından benzer bir açıklama var. 8 Ağustos 2016’da haberlere yansıyan su problemleri ile alakalı açıklama var. 16 Temmuz 2014, 22 Haziran 2012 yine 29 Temmuz 2010, 3 Ağustos 2011’de Sorgun Belediye Başkanı Şimşek su sıkıntısı problemi çözülecek başlığı ile bir açıklama var. Bizler önceki Belediye Başkanlarımızla ve daha öncesinde de benzer problemlerin Sorgun’da yaşandığını duyumlar olarak biliyoruz ve bu konu ile ilgili daha eskiye dayanan problemlerin yaşandığına dair malumatlarımız var. Ben öncelikle şimdiye kadar görev almış bütün Belediye Başkanlarımıza su ile ilgili yapmış oldukları çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum ancak ne yazık ki şimdiye kadar yapılan çalışmaların hiç birisi aslında Sorgunda ki su problemlerini tam manasıyla çözememiş ve ne yazık ki su problemi Sorgun’un 30 yıldır devam eden bir sorunudur. Bizler göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Sorgun’da ki su probleminin çok ciddi boyutta olduğunu ve bu problemin çözülmesine dair bir yol haritası vardı ve ilk gelir gelmez yapmış olduğumuz bazı çalışmalarımızla beraber aslında son iki yıldır yaşamadığımız su problemini kısmen ötelemiş olduk ama geldiğimiz noktada Sorgun’da ki sıkıntı tam manasıyla biraz can sıkmaya ve sizler tarafından yavaş yavaş serzenişler haline dönüştüğünün farkındayız. Sorgun’da şuanda içerisinde bulunduğumuz durum nedir ve bu sıkıntının ana problemi aslında neden kaynaklanmaktadır bununla ilgili kısa bir açıklama yapmak istiyorum. İller bankası ve Devlet Su işlerinin ortak yürüttüğü çalışma doğrultusunda il ve ilçelerin nüfuslarına göre ihtiyaç duyduğu su miktarları belirlenmiş Sorgun ölçeğinde bir ilçenin saatte ihtiyaç duyduğu su oranı 580 ton peki biz şuanda saatte kaç ton su üretiyoruz 620 ton su üretiyoruz ama ne yazık ki üretmiş olduğumuz 620 ton ihtiyaç duyulan 580 ton ama yine de yetmiyor. 620 ürettiğimiz suyu hangi miktara çıkarmamız gerekiyor ki su ihtiyacımızı karşılayalım yaklaşık 760 ila 800 ton civarında bir su üretmemiz lazım ki bizim Sorgun’un ihtiyacının şuanda karşılayalım.”diye konuştu.

    KAYIP KAÇAK MİKTARI YÜZDE 45 CİVARINDA

    Su yönünden kayıp kaçak miktarının yüzde 45 oranında olduğunu vurgulayan Başkan Ekinci, “Ürettiğimiz su miktarı ne yazık ki tükettiğimiz su miktarına yetmiyor. Göreve geldiğimiz ilk günlerde oluşturduğumuz skada sistemi sayesinde anlık olarak Sorgun’a kaç kuyudan ne kadar su geldiğini ve ne kadar su çıktığına dair bir internet üzerinden takip edebildiğimiz skada sistemi olarak adlandırdığımız bu sistemi kurmuştuk. Bu sistem sayesinde Sorgun’da ki anlık üretilen su miktarlarını ve tüketilen su miktarları ile alakalı biraz önceki vermiş olduğum bilgiler buradaki sistemin verilerini analiz ettiğimizde ulaşıyoruz. Sorgun’da genel olarak su sıkıntısını yaşayan yerleri söylemek olursak Karşıyaka Mahallesi ve Eski Hastane Caddesinin üst kesimler, Ahmet Efendi Mahallesi’nin üst kesimleri, Osmançavuş Mahallesi’nin üst kesimleri, Beğendik Kooperatifi’nin üst kesimlerinde, Yeşilöz Mahallesi, Agahefendi Mahallesi’nin Üst Kesimleri, Sanayi Caddesi ve Galericiler sitesi, Aydınlık evleri mahallesinin sonunda aslında bu sıkıntılar kendisini biraz daha gösteriyor. Buradalar da kot seviyesinin yüksek olması sebebiyle depoda ki su seviyesi belirli bir metre altına düştükten sonra ne yazık ki buralar da su kesiliyor ama evlerde ki su deposu hidroforu olan vatandaşlarımız aslında bu su kesintisini hissetmiyorlar. Sorgun da 30 yıldır devam eden kronikleşmiş bir problem var.”şeklinde konuştu.

    SU PROPLEMİNİ ÇÖZMEK İÇİN EYLEM PLANI OLUŞTURDUK

    Su problemini çözmek için Sorgun Belediyesi olarak eylem planı oluşturduklarını vurgulayan Başkan Ekinci, “ Öncelikle kısa vade orta vade ve uzak vade olarak nitelendirdiğimiz 3 tane farklı bir yaklaşımımız var. Kısa vade yeni su kaynakları bulmak için jeofizik araştırmaları ve sondaj yapmak suretiyle Sorgun’da şuanda yapmış olduğumuz su miktarını artırıp evlerimize suyun rahatça ulaştırmanın çabası içerisindeyiz ilgili mühendis arkadaşlarımızla sözleşmeleri yapıp ve onlar çalışmalara başladılar şuanda sahada çalışıyorlar bazı yerlerde çalışmalar bitti ama çalışma yapmamız gereken diğer projelerimizi var. Orta vadede planladığımız problemleri aşmak adına oluşturduğumuz strateji şuanda aslında iki yıldır yapmaya çalıştığımız ve Cumhuriyet Caddesi, Atatürk Bulvarı Şehir Merkezinde ki birçok bölgenin de değiştirildiği asbest borularından Sorgun’u kurtarıp daha güvenli daha sağlıklı içme suyunu sağlamak üzerine yürütmüş olduğumuz çalışmalar halen devam eden çalışmalardır. Kayıp kaçak miktarını yüzde 45’den yüzde 15’e indirip mevcut ürettiğimiz su miktarının Sorgun’a yetebilmesi noktasında bir çalışma yürütüyoruz. Geçen yıl yapmış olduğumuz asbest borularında ki değişimiyle ilgili çalışmalar hem de bu yılda yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde belki de 4 veya 5 farklı noktada yıllardan beri devam eden bir su kaçağını tespiti yapıp buraların tamiratı ve buraların düzeltilmesi sağlanmış oldu bu sayede ve bununla beraber diğer yürüttüğümüz çalışmalarla birlikte kayıp kaçağın yüzde 45’den yüzde 15’lere indirdiğimiz zaman Sorgun’da ki su problemini de çözmüş olacağımız kanaatindeyiz. Bizden önceki Belediye Başkanımız sağ olsun başlatmış olduğu Sarıhamzalı barajının yapımının biran önce bitirilmesi ve Sorgun’un içme suyunun buradan temin edilmesi ile ilgili kalan kısmının kısa sürede bitirilip hayata geçirilmesi ile ilgili çalışmaları yürütüyoruz geçtiğimiz aylarda Devlet Su işleri bölge müdürlüğümüzle bu konu ile alakalı bir toplantı yapıp bunun biraz daha hızlandırmak noktasında elimizden gelen gayreti gösteriyoruz”şeklinde konuştu.
    SUYUMUZU TASARRUFLU KULLANALIM

    Bahar ayları ile birlikte su kullanımında yaşanan artmalardan dolayı vatandaşlara da uyarılarda bulunan Başkan Ekinci, şöyle devam etti: “Bahar geldi bahçeler yeşillenmeye başladı biliyorum bazı vatandaşlarımız hemşerilerimize evlerinin önünde bir bahçe oluşturma telaşında içerisindeler ama lütfen eğer sondajınız yoksa sondaj suyu kullanmıyorsanız içme suyu ile bahçe sulamasına son vermemiz gerekiyor araba yıkaması halı yıkaması gibi suyun fazla tüketileceği işlemlerden eylemlerden hep beraber uzak durmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.”
    SU KONUSUNDA GÜNÜ KURTARMA DEĞİL KALICI ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ

    Su konusunda günü kurtarma değil ileriye dönük kalıcı çözümler üretmeye çalıştıklarını vurgulayan Başkan Ekinci, “ Sorgunda yaşayan hemşehrilerimizin serzenişlerini emin olun çok yakından takip ediyorum ve bunlara vaakıf olduğumu bilmenizi isterim. Ben buradan evlerine su ulaştıramadığımız bütün hemşehrilerimizden tekrar özür diliyorum biliyorum ki belediye olarak asli görevlerimizden bir tanesi sağlıklı suyu evlere ulaştırmaktır. Umut ediyorum ki kısa zamanda büyük bir mücadele sonunda suyla ilgili problemleri giderip kökten çözmenin mücadelesi içerisindeyiz. Yapmış olduğumuz hiçbir çalışmamızda hiçbir eylemimizde geçici çözümler üzerinde yada günü kurtaran çözümler üzerinde çalışmıyoruz.. Biz el attığımız konuların tamamında kalıcı çözümler ileriye yönelik projeler ve ileriyi hedefleyen adımlar atmaya çalışıyoruz. Su ile ilgili şuanda yürütmüş olduğumuz çalışma tam olarak budur uzun vadede uzun sürede kalıcı bir çözüm arayışımız devam ediyor bir yandan da mevcut sıkıntıları kısa sürede gidermenin de yollarını arıyoruz” diye konuştu.
    (Alpaslan Demir)

  • Yiğit Alp için stant kuruldu

    Yiğit Alp için stant kuruldu

    İzmir’in Menemen ilçesinde yaşayan ve doğumundan 1.5 ay sonra Spinal Musküler Atrofi (SMA) Tip 1 tanısı konulan Yozgatlı Yiğit Alp için Yozgat Lise Caddesi’nde ürün satışı yapılan bir stant kuruldu.
    Yiğit Alp’in Teyzesi Beyda Özcan ve Dedesi Şükrü Avşar ile birlikte Yozgat Lise Caddesi’nde ürün satışı yapılan stant kurarak Yiğit Alp’e destek çağrısı yaptılar.
    “MEDİKAL İHTİYAÇLARI
    ÇOK FAZLA”
    Yiğit Alp’in hastalık süreci ve tedavisi hakkında bir açıklamada bulunan Yiğit Alp’in teyzesi Beyda Özcan, “Yiğit Alp doğduğu zaman yani ilk 1 hafta içerisinde annesi tarafından hareketlerindeki yavaşlık fark edildi. Ardından bir hastane süreci başladı. Yoğun bakıma kaldırıldıktan sonra genetik test alınması için Ankara’ya numuneler gönderildi. Ardından 1 ay sonra genetik test raporu çıkarıldı, tanısı kondu ve SMA hastası olduğu ortaya çıktı. Yiğit Alp şuan 1 buçuk yaşında fakat gitmeyi istediğimiz hastane Texsas ve bu tedaviyi 2 yaş altındaki hastalara uyguluyor. Tedavini adı Zolgensma yaklaşık 44 ülkede uygulanmakta ve Avrupa’nın birçok ülkesinde sigorta kapsamına alınmış bir tedavidir. Ülkemizde maalesef uygulanmamaktadır. Bilimsel verilerin yetersizliği ön plana çıkartılarak henüz bu tedavi ülkemiz sınırları içerisinde uygulanmıyor. Sağlık Bakanlığı her konuda destek olduklarını söylüyorlar fakat bizim bebeklerimizin medikal ihtiyaçları çok fazla. Faturalarda da SGK ne kadarını ödüyor hepsi tek tek yazıyor. Dileyenlerle bu faturaları da paylaşabiliriz. Şuan devletimizin gözle görünür bir desteği yok diyebiliriz. Varsa da cihaz 40 Bin TL ise 2 Bin TL’den fazlasını vermiyor” şeklinde konuştu.
    “HERKESİN DESTEĞİNE
    İHTİYACIMIZ VAR”
    10 aydır kendi çabaları ile kampanya yürüttüklerini söyleyen Özcan, vicdanı ve merhameti olan herkesten destek beklediklerini ifade etti. Özcan, “Tüm Yozgat halkına aslında sadece Yozgat halkı olmasına da gerek yok bir bebeğin gözüne baktığı zaman etkilenen ve nefes alamadığını gören vicdan, merhamet sahibi herkesten destek bekliyoruz. Çünkü Yiğit Alp’in yaşayabilmesi için sadece Yozgat halkına da değil vicdanı, merhameti olan ve onu evladı gibi görebilecek insanların desteğine ihtiyacı var. Kampanyamızı 10 ay önce ben başlattım. Türkiye’nin dört bir yanından gönüllü Yiğit Alp’in umut elçileri var. Onlar sayesinde bir şeyler yapmaya ve Yiğit Alp’e nefes olmaya çalışıyoruz. Gören, duyan herkesin desteğine ihtiyacımız var. Son olarak sadece Turksell kullanıcıları büyük harflerle NEFES yazarak 3632’ye gönderdikleri takdirde Yiğit Alp’e 10 TL değerinde bağış yapabiliyorlar” dedi.

  • Eğitim değerlendirme toplantısı yapıldı

    Eğitim değerlendirme toplantısı yapıldı

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı başkanlığında video konferans sistemi üzerinden eğitim süreçlerini değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.
    Toplantıda, Yozgat’ta uygulanan projeler ve bu konuda okullar tarafından yapılan çalışmalar, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri, salgın tedbirleri LGS (Liseye Geçiş Sınavı) ,YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) , salgın tedbirleri ile sene sonu hazırlıkları konuları görüşüldü.
    Özellikle 6 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek olan İl geneli 163 okulda 578 salonda 5.827 öğrencinin katılacak olduğu ve 1500 öğretmenin görev alacağı Liseye Geçiş Sınavı hazırlıkları, sınavda alınacak tedbirler, salgın sürecine uygun sınavın yapılması için okul içi ve dışında alınacak tedbirler ile maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması konularında gerekli uyarılar yapıldı.
    Sınav Hizmetlerinden Sorumlu Şube Müdürü Latif Çetingöz tarafından Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav Klavuzu sunumu yapıldı.
    İlçe Milli Eğitim Müdürleri gündem maddeleriyle ilgili ilçelerinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu.
    İlçe Milli Eğitim Müdürlerin talep ve önerilerini dinleyen Yazıcı fikir alışverişinde bulunup, toplantıya katılan herkese teşekkür ederek, 6 Haziranda sınava girecek tüm öğrencilere başarılar diledi. (Yusuf Bağcı)

  • Mesane büyütme ameliyatı yapıldı

    Mesane büyütme ameliyatı yapıldı

    Modern tıbbın bütün imkânları kullanılarak bölge halkına kaliteli sağlık hizmeti sunmayı amaçlayan Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde başarılı cerrahi operasyonlara bir yenisi daha eklendi.
    Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde ilk kez mesane büyütme ameliyatı başarı ile yapıldı.
    Çorum’un Alaca ilçesinde omurgasındaki tümörel kitlesinden dolayı mesane kapasitesi küçülen ve idrar tutamama şikayeti ile hayatını sondayla yaşamaya devam eden 18 yaşındaki Muhammed Kablan, Yozgat Bozok Üniversitemiz Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji polikliniğine başvurdu. Hastanede yapılan tetkikler sonucunda hastanın ameliyat olmasına karar verildi.
    Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri-Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Işıkay, Üroloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi. Sercan Sarı ve Arş. Gör. Mehmet Şakir Taşpınar’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla hastanın küçük olan mesanesi büyütüldü.
    Ameliyatı gerçekleştiren Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri-Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Işıkay “18 Yaşındaki hastamız polikliniğimize başvurduğunda yaptığımız tetkiklerde idrar tutamama ve böbreklerine idrar kaçırdığını, buna bağlı olarak sonda kullandığını ve mesanesinin küçük olduğunu tespit ettik. Biz hastaya mesane büyütücü bir operasyon yaptık. Yaptığımız operasyonla mesane kapasitesini artırdık. Beraberinde böbreklerine idrar kaçırma durumuna vardı. Biz buna reflu diyoruz. Çok başarılı bir ameliyat oldu ve mesane kapasitesi 3 ila 5 katına çıkarttık. Hastamız bundan sonra zaman içerisinde mesane ile sondasız yaşayabilecek. Yapılan operasyon mesane kasına yönelik bir ameliyat olduğu için her hangi bir bağırsak kullanmadık ve temiz bir ameliyat gerçekleştirdik. Bu ameliyat Türkiye’de sayılı merkezlerde yapılan bir ameliyat. Yozgat’ta ilk kez tarafımızca yapıldı. 11 yıldır sonda ile yaşamını sürdüren hastamız ameliyat olmasa idi mesanesi daha da küçülecek ve böbrek fonksiyonlarını kaybedecek ve belki diyalize mahkum kalacaktı. Yaptığımız başarılı operasyon sonrası hastamız sondadan kurtuldu ve mesanesi büyütüldü. İdrar kaçırma sorunu da ortadan kalkarak sağlığına kavuşmuş oldu.
    Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde ilk defa gerçekleştirilen mesane büyütme ameliyatından dolayı bir açıklama yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, operasyonu gerçekleştiren Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Işıkay ve ekibine teşekkür ederek, Anadolu insanının artık kendi şehirlerinde şifa bulduğunu, sağlık konusunda ülkemizde yaşanan değişim ve dönüşüme bağlantılı olarak Araştırma ve Uygulama Hastanesin de her geçen gün farklı yeniliklere imza attıklarını belirtti.
    (Ferhat Özer)

  • Gar inşaatı çalışmaları devam ediyor

    Gar inşaatı çalışmaları devam ediyor

    Ankara-Sivas YHT (Yüksek Hızlı Tren) hattı projesi çalışmaları devam ederken Divalı Mevkii’nde yapılacak olan garın inşaatı devam ediyor.
    Ankara-Sivas YHT’da uzun yıllardır bitti bitiyor açıklamaları ile gündemde ki yerini korumaya devam ederken Divanlı’da yapılacak olan garda çalışmalarda devam ediyor.
    25 Ocak tarihinde performans testlerinin başladığı hatta ilk seferin ne zaman yapılacağı ise merak konusu. Mart 2009’da yapımına başlanan Hızlı Tren Hattı’nda çalışmalar devam ediyor. Ocak ayında performans testleri yapılmış ve ilk seferin 23 Nisan’da yapılacağı dile getirilmişti.
    Nisan ayında seferler başlamadığı gibi Mayıs ayının son günlerinin gelmiş olmasına rağmen garda da çalışmalar devam ediyor. 25 Ocak’ta başlayan test sürüşleri hat üzerinde devam
    ediyor. 404 kilometre uzunluğunda ki Ankara-Sivas YHT hattı üzerinde toplamda 66 kilometre uzunluğunda 46 tünel, 27,5 kilometre uzunluğunda 53 adet viyadük ve 8 istasyon
    bulunuyor. Bu istasyonlardan Yozgat için en önemli olanı ise Divanlı Mevkii’nde yapımına devam eden istasyon. Daha önce yapılan açıklamalarla hızlı tren seferlerinde son aşamaya
    gelindiği dile getirilirken vatandaşlar bu durumu sevinçle karşılaşmıştı.

  • Yalçın: Yaraları birlikte sarıyoruz

    Yalçın: Yaraları birlikte sarıyoruz

    Akdağmadeni’nde 8 Mayıs günü akşam saatlerinde meydana gelen hortum felaketi sonrasında birçok bina ve iş yerinin çatısı uçmuş, çatıdan uçan parçalar nedeniyle de birçok vatandaların araçları kullanılmaz hale gelmişti.
    Maddi hasarı fazla olan fırtına sonrasında ekipler anında olay yerlerine ulaşıp gerekli incelemeleri ve tespitleri yaparak çalışmalara başlamıştı.
    Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın’ın talimatıyla birlikte ekipler ilerleyen günlerde fırtınadan zarar gören vatandaşlara ve esnaflara ulaşarak hasar tespiti noktasında incelemelerde bulundu.
    Hasar tespit çalışmaları sonucunda Akdağmadeni Belediyesinin öz kaynaklarından karşılanmak üzere, araç ve iş yerleri hasar gören vatandaşların ve esnaflara nakdi yardım yapılmasına karar verildi.
    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın ‘’ Yaşanan felaket sonrasında en büyük tesellimiz herhangi bir yaralanmanın ve can kaybının olmamasıydı. Daha sonrasında hızlı bir şekilde vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için girişimlerde bulunduk. Biz büyük bir aileyiz ve böylesine zor günlerde birbirimize her zamankinden daha yakın olmamız gerekiyor. Akdağmadeni Belediyesi olarak vatandaşlarımızın yaralarını sarmak, onların yanında olmak ve bir nebzede olsun karşılaştıkları zararı hafifletmek için nakdi destekte bulunacağız. Mevla bizleri ve aziz milletimizi her türlü felaketten muhafaza eylesin. Akdağmadeni Belediyesi her zaman her şartta vatandaşının yanındadır.’’ dedi. (Cemil Mermertaş)

  • Şehit Peker dualarla andıldı

    Şehit Peker dualarla andıldı

    Kadınlar Hentbol Birinci Ligi’nde mücadele eden Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar Gençlikspor takımı oyuncuları eski bir hentbolcu olan Komando Uzman Çavuş Gökhan Peker’i şehit edilişinin 4’üncü yılında kabri başında andı.
    Yozgat Şehitliği’ndeki kabrine giden Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar Gençlikspor takımı oyuncuları Şehit Gökhan Peker’in annesi Atiye Peker’e başsağlığı dileğinde bulunduktan sonra kabrine karanfil bıraktıktan sonra dua okudular. (Haber Merkezi)