Yazar: admin

  • Cesur’un acı günü

    Cesur’un acı günü

    Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl eski Müdürü Duran Cesur’un eşi Gülümser Cesur vefat etti. Cenaze Sarıkaya İlçesine bağlı Koçcağız köyünde bugün öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra defnedilecek.

    Yeniufuk Gazetesi olarak Merhume Gülümser Cesur’a Allah’tan rahmet, Cesur ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

  • Ayanoğlu Avukatlar gününü kutladı

    Ayanoğlu Avukatlar gününü kutladı

    Yozgat Baro Başkanı Av. Muhsin Ayanoğlu 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.
    Baro Başkanı Ayanoğlu, Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada “Sizleri; şahsım ve Yozgat Barosu Yönetim Kurulu adına sevgi ve saygıyla selamlıyor, tüm meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar Gününü kutluyor, 1954 yılından bu yana baromuza kayıtlı olarak mesleğimize uzun yıllar hizmet etmiş ancak; bugün aramızda bulunmayıp ahirete intikal etmiş meslek büyüklerimizi saygıyla ve rahmetle anıyorum. Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağına dair namusu ve vicdanı üzerine yemin etmiş meslek mensubu olarak, bağımsız yargıyı temsil eden Avukatlar, üstlendikleri bu görevle, hukukun üstün kılınması için özveri ile çalışmış, adaletin teminatı olmuşlardır. Yargının kurucu unsurlarından olan ve bağımsız savunmayı temsil eden Avukatlar, yargıya olan güvenin tesisi bakımından hayati önem taşımaktadır. Devletin temeli adalet, adaletin temeli ise savunmadır. Savunmanın bağımsız ve özgür olmadığı bir ülkede hak dağıtımından, adil yargılanmadan ve yargı bağımsızlığından söz edilemez. Hak arama özgürlüğünün tam olarak gerçekleşmesi, savunmanın daha da güçlendirilmesine bağlıdır. Molierac’ ın da dediği gibi, “Görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile, ne hakime hele ne iktidara tabiiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiç bir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin, en kıdemliden veya isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar esir kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı” Karşılaşılan tüm engel ve güçlüklere rağmen, adaletin tecellisi için yılmadan çaba gösteren, demokratik, laik, sosyal ve hukuk devletinin güvencesi olan, kıymetli meslektaşlarımın 5 Nisan Avukatlar günü kutlu olsun” ifadelerini kullandı.

  • “Köy Koleji” gündeme getirildi

    “Köy Koleji” gündeme getirildi

    Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Uluslararası Projeden Uygulamaya Eğitim Sempozyumu (UPUES 2021)” için sunum yapmak üzere davet edildi.
    Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi ve Konya İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile Konya Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle 1-4 Nisan 2021 tarihleri arasında ilki düzenlenen ve gelecek yıllarda da devam ettirilmesi planlanan sempozyumda 257 bildiriye yer verildi.
    Yoğun ilgi gören sempozyumda 3 adet davetli video seminere (webinar) de yer verildi. Milli Eğitim Bakan Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Yavuz, Doç. Dr. Ahmet Kurnaz ve Prof. Dr. Mustafa Böyükata tarafından verilen seminerlerin ilgiyle izlendiği gözlendi.
    Hem çevrimiçi olarak erişime hem de YouTube üzerinden canlı izlenmeye açık olan sunumunda Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Öğrenciler İçin Bilim Okur Yazarlığı ve Proje Faaliyetlerinin Önemi” başlığı altında okullarda bilimsel düşünmeye dönük kazanımlara katkı veren proje tabanlı faaliyetlere ilişkin, bilgi, deneyim ve düşüncelerini paylaştı.
    Gönüllü olarak Yozgat’ta yürüttüğü çalışmalarından da bahseden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, 2012 yılından bu yana katkı verdiği proje eğitimleri yanı sıra köy okullarına dönük yapılacak çalışmaların, ülkenin ve insanlığın geleceği açısından önemini ve gerekliliğini ortaya koyan bir konuşma yaptı.
    Türkiye’de ve uluslararası platformlarda yapılan örnek projelerin sonuçlarının sunulduğu sempozyum için zenginlik katan bir konuşma olduğu değerlendirilen sunumunda, Prof. Dr. Mustafa Böyükata proje döngüsü ve proje tasarımına ilişkin teknik bilgiler de verdi.
    Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Biriminden Mehmet Filiz’in moderatörlüğünde yürütülen oturumda, Prof. Dr. Mustafa Böyükata iyi eğitilmiş insan ihtiyacı hep vardı ve her zaman da olacağını belirterek, takım çalışması, işbirliği ve birlikte iş yapabilme becerisini erken yaşlarda kazandırmak gerektiğini vurguladı. Ezberlerden ve klişe kavramlardan kurtulmak gerektiğine atıf yaparak, çocuklara “Ne olmak istiyorsun?” sorusu yerine geleceğe dönük olarak, “Ne yapmak istiyorsun?” sorusunu sormak gerektiğinin altını çizdi.
    Kötülüklere değil iyiliklere odaklanmak gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, hataya odaklanmak yerine olumlu yönleri çoğaltma gayreti içinde olmak gerektiğini söyledi. Dezavantajlarını avantaja dönüştürmek gerektiğinden söz ederek, bilhassa köy okullarını “Butik Kolej” gibi gördüğünü belirtip, bu doğrultuda görüşlerini de öne çıkardı. Konuşma tarzı ve anlattıkları dinleyenlerde de büyük heyecan oluşturdu.
    Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın, sunumunda farklı çağrışımlara da yer vermesi ilgi çekici düzeydeydi. Konuşmasında eğitim sürecinde küçük projeler ve deneyimler ile ortaya konacak etkinliklerin, duvar örerken büyük taşlar arasına konan küçük taş parçaları gibi görülebileceğinden bahsederek “helik metaforu” oluşturması dikkat çekiciydi. Bilim insanlarının yaşlanınca elde ettikleri başarının, erken dönemde ortaya koydukları çalışmalarının neticesi olduğunu da ortaya kondu.
    Katılımcılar yaptıkları yorumlarında teşekkür ederek, seminere ilişkin paylaştıkları değerlendirmelerinde çok faydalı ve güzel bir sunum olduğunu, dolu bir eğitim semineri olduğunu, çok değerli bilgiler paylaşıldığını, bilimsel dili öğrenmek gerektiğini, aktarılan deneyimlerin ve ele alınan konuların harika olduğunu, samimi paylaşımlar olduğunu, tekrarını beklediklerini ifade ettiler.
    Verilen bilgilerden her yolun STEM’e çıktığı, cesaretlendirici bir seminer olduğu, öğrenci projelerinde tekrarlardan uzaklaşılması gerektiği, bireyselleştirilmiş öğrenme yöntemlerini göz ardı etmemek gerektiğinin de görüldüğü vurgulanarak, değerli tecrübelerin paylaşılmasının çok güzel olduğu söylendi.
    Daha önce de Prof. Dr. Mustafa Böyükata tarafından verilen seminerlere katıldıklarını belirtip, tekrar dinlemekten mutluluk duyduklarını ifade edenler de vardı. Yine bir katılımcı, pek çok tecrübesi olmasına rağmen, bu seminerin kendi tecrübelerinin yeterli gelmeyeceğini başkalarını da dinlemesi gerektiğini gösterdiğinin altını çizdi.
    Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın etkinlikleriyle küçük diyaloglardan, büyük dokunuşlara kapı araladığını belirtenler oldu. Yapılan çalışmaların muhteşem olduğunu Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın heyecanını hissedebildiklerini ve kendilerine yansıdığını aktardılar.
    Yine bazı katılımcılar seminerin bakış açılarını genişlettiğini, küçük yaşta bilim okuryazarlığı için çok iyi örneklerin ortaya konmasının, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitede olumlu yansımalar doğuracağını ve devamının sağlanmasıyla çözümsüz hiç bir problemin kalmayacağını belirttiler.
    Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Hamarta, etkili ve faydalı bir seminer olduğunu, sempozyum için önemli düzeyde katkı içerdiğini ve ele alınan temayla uygun düştüğünü belirterek Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya teşekkür etti.

  • Kanserin tedavisi “erken teşhis”

    Kanserin tedavisi “erken teşhis”

    Kanser hastalığının vücutta nasıl ortaya çıktığını açıklayan Dr. Naziye Ak, “Vücudumuzda tüm hücreler bölünerek büyümek ve yenilenmeye programlanmıştır. Ancak bu büyüme çeşitli mekanizmalar ile kontrol altında tutulur. Kanser, bu mekanizmalarda bozulmalar sebebiyle hücrelerin kontrolsüz büyümesiyle oluşur” ifadelerini kullandı.
    Kanser hastalığının tedavisinde kaydedilen ilerleme ve tedavi yöntemlerinden de bahseden Yozgat Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Naziye Ak, “Özellikle son on yıl içinde kanser tedavisi alanında ciddi ilerlemeler olmuştur. Hedefe yönelik ajanların geliştirilmesiyle, hastalar için kemoterapilere göre daha az yan etki ile daha etkin tedavi seçenekleri gündeme geldi. Hastaların tedavi konusunda umutsuz olmayacağı bir dünyaya erişmek üzereyiz.
    Ancak yine de, kanserin tek gerçek tedavisi erken tanı ile mümkündür. Kadınlar için meme ve jinekolojik kanserler, erkekler için prostat kanseri, ve tüm cinsiyetteki hastalar için kolon ve akciğer kanseri tarama programları mevcuttur. Kişiler, yaş ve risk faktörlerine göre kendilerine uygun testleri mutlaka aile hekimlerine danışmalıdır. Pandemi sürecinde bile tarama programlarının aksatılması önerilmez. Kanseri yok etmek yakın gelecekte mümkün görünmese de, erken tanı ve uygun tedaviler ile hayatımızdaki etkilerini yok edebiliriz” dedi.
    Kanser hastalığının tedavisinde erken teşhisin çok büyük önem taşıdığını da ifade eden Yozgat Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Naziye Ak açıklamasını şu şekilde sonlandırdı; “Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil kanser tarama araçlarında: 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yıl da bir rahim ağzı kanseri taraması, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalınbağırsak kanseri taramaları ücretsiz olarak yapılmaktadır.
    Tarama sonrasında pozitif ya da şüpheli bulunan kişiler, tarama sonrası teşhis merkezlerimize yönlendirilmekte ve ileri tetkikler yapılmaktadır. Teşhis ve tedavi hizmetleri ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları tarafından yapılmaktadır.
    Kansere karşı mücadelede “Farkındalık ve Bilinç Düzeyinin arttırılması” önemli olup, Nisan ayının ilk haftası ülkemizde “Kanser Haftası” olarak kabul edilmiştir. Her yıl 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftasında, ülkemiz açısından önemi giderek artan kanser hastalığına karşı halkta farkındalık yaratmak, taramalara katılımı artırmak için birçok etkinlik düzenlenmektedir. Ancak halkı bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma çalışmalarının yılın bir haftası ile sınırlı tutulmayıp yıl boyunca sürdürülmesinin akılda tutulması kanser mücadelesinde önemli kazanımlar sağlayacaktır”.

  • Bir dakikada bulaşıyor!

    Bir dakikada bulaşıyor!

    Özellikle İstanbul’da vaka sayısı son bir haftada tırmanarak 90 binin üzerine çıkarken, mutasyonlu virüsün çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Bilim Kurulu üyeleri “Kalabalık ortamlarda çift maske takın” uyarısında bulundu. Virüsün artık bir dakikada bulaşabildiğini belirten uzmanlar, Ramazan ayına kadar gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda kaotik bir ortamın oluşabileceğini ifade ediyor.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yayınladığı yeni harita, bir hafta içinde pek çok ilde vaka sayısında ciddi artış olduğunu gösterdi. İstanbul’da vaka sayısı bir haftada 31 bin artarak 91 bin 383 oldu. Bilim Kurulu üyeleri durumun ciddiyetini vurguladı ve alınması gereken kişisel tedbirleri anlattı.

    KAPALI ORTAMLARDA KALDIĞINIZ SÜREYİ DAHA KISA TUTUN
    Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan: “Vakaların bu denli arttığı, mutant virüsün yüzde 75 olduğu yerde başta fiziksel mesafeye dikkat etmek şart. Özellikle kalabalık ortamlarda yan yana gelmemeye özen göstermeliyiz. Kapalı mekanlarda temiz hava girişine izin verilmeli. Hafta sonları pek çok ilde sokağa çıkma kısıtlaması var ama kişilerin geniş aileleriyle bir araya gelmemesi, sadece çekirdek aile ile zaman geçirmesi çok önemli. Ağız ve burun doğru kapatılıyorsa tek maske yeterli ancak kalabalık ortamlarda (toplu taşıma gibi) çift maske takmak, oradan ayrıldıktan sonra da üstteki maskeyi çıkarıp atmak gerekiyor. Mutant virüs nedeniyle daha kısa sürede bulaş söz konusu olabiliyor. Bu nedenle kapalı mekanlarda bir arada olunan zaman kısaltılmalı. Sırası gelen vatandaşların aşı olmaları da doğru bir yaklaşım olacaktır.”

    TEMASLI KİŞİLER DUYARLI DAVRANMALI
    Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sema Kultufan Turan: “Mutant virüs potansiyel hasta sayısını arttırıyor. Bu sayı maalesef kapalı mekanlarda uzun vakit geçirilmesinden kaynaklı. Maske takmak ve maskeyi doğru kullanmak önemli. Temas izolasyonu bulunan kişilerin evlerinden çıkmamaları gerekiyor. Bu konuda gerçekten duyarlı davranmalılar. Aksi halde hastalığın önüne geçmek mümkün olmaz. Ülkede artan vaka sayısı sağlık sisteminin karşılayacağı yükün üzerine çıkarsa, o zaman çok ciddi sorunlar yaşarız. Şu an sağlık sistemi gerekli hizmeti veriyor. Bu konuda halkın kesinlikle duyarlılığını arttırmaya ihtiyacımız var. Bu nedenle kapalı mekanlara girmemeye, girmek zorundaysak da çok kısa süre orada kalmaya dikkat etmeliyiz. Sağlık sistemi pandeminin ilk gününden bu yana aktif şekilde çalışıyor. Sağlık çalışanlarının da çok yorulduğunu lütfen unutmayalım.”

    BİR DAKİKADA BULAŞIYOR
    Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Ciner: “Mutasyonun etkisiyle artık yoğun bakıma daha ağır hastalar yatıyor. Mutasyonlu virüs daha çok organ tahribatına yol açıyor. Aşılanan kesim çıktığında, 50-65 yaş arasında daha çok hasta geliyor. Eskiden virüs daha yavaş bulaşıyordu. Şimdi daha hızlı bulaşıyor. Bu nedenle “Bir dakikada bulaşıyor’ diyorum. Bunu dememin sebebi, virüsün bulaştırıcılığının artmasının tanımını yapıyorum. Bu bir betimleme. Ramazan ayında gerekli tedbirler alınacak ama o zamana kadar bir hafta 10 günlük süre var. Bu sürede vakaların artış hızı böyle devam ederse, kaotik bir ortam oluşacak.”

    68 İL YASAKLI
    Sağlık Bakanlığı haftalık vaka sayısı yüz binde 10’un altındaki illerin “düşük”, 11-35 arasının “orta”, 36-100 arasının “yüksek”, 100’ün üstündeki illerin ise “çok yüksek riskli” sayılacağını açıklamıştı. Buna göre mavi düşük riskli, sarı orta riskli, turuncu yüksek riskli, kırmızı çok yüksek riskli illeri temsil ediyor. Günlük vaka sayısı 45 bine yaklaşırken, 68 il kırmızıya boyandı. Bu illerde artık yasaklar uygulanıyor.

    İLLERİN VAKA SAYISI
    27 Mart- 2 Nisan tarihli haritada kırmızıya dönen 68 ildeki vaka sayıları:

    “Adana’da 2 bin 507, Adıyaman’da 1455, Aksaray’da 187, Amasya’da 1241, Artvin’de 287, Afyonkarahisar’da 1127, Ankara’da 15 bin 404, Antalya’da 4 bin 842, Ardahan’da 178, Aydın’da 1712, Ağrı’da 653, Bartın’da 462, Balıkesir’de 5 bin 333, Bayburt’ta 200, Bilecik’te 744 , Bingöl’de 349, Bolu’da 903, Bursa’da 8 bin 65, Çanakkale’de 2 bin 957, Çankırı’da 587, Çorum’da bin 707, Düzce’de 859, Edirne’de 1668, Erzincan’da 753, Erzurum’da bin 858, Eskişehir’de 3 bin 182, Elazığ’da 900, Gaziantep’te 3 bin 593, Giresun’da 2 bin 257, Gümüşhane’de 292, Hatay’da 2 bin 190, Iğdır’da 453, Isparta’da 691, İstanbul’da 91 bin 383, İzmir’de 9 bin 580, Kastamonu’da 1705, Karabük’te 492, Karaman’da 500, Kars’ta 302, Kayseri’de 4 bin 478, Kahramanmaraş’ta 1308, Kırklareli’de 1878, Kırıkkale’de 499, Kırşehir’de 384, Kilis’te 550, Kocaeli’de 7 bin 410, Konya’da 9 bin 585, Kütahya’da 1096, Malatya’da 3 bin 7, Manisa’da 2016, Mersin’de 2 bin 280, Muğla’da 1461, Nevşehir’de 637, Niğde’de 865, Ordu’da 2 bin 406, Osmaniye’de bin 733, Rize’de bin 391, Sakarya’da 2 bin 513, Samsun’da 9 bin 194, Sinop’ta 779, Sivas’ta 1049, Tekirdağ’da 4 bin 422, Tokat’ta 1997, Tunceli’de 142, Trabzon’da 2 bin 866, Yalova’da 1557, Yozgat’ta 981, Zonguldak’ta 1212 vaka.

  • Irgatoğlu: Alparslan Türkeş’i andı

    Irgatoğlu: Alparslan Türkeş’i andı

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Tekin Irgatoğlu Alparslan Türkeş’in vefatı dolayısı ile bir basın açıklaması yayınladı.

    Başkan Irgatoğlu yayınladığı yazılı basın açıklamasında şunları belirtti; “4 Nisan 1997 tarihinde ebedi hayata göç eden Başbuğ Alparslan Türkeş’i kaybetmiş olmanın acısını geçen 24 yıllık süreç sonrasında bile ilk günkü gibi hissediyoruz. Ondan bizlere miras kalan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları bugün emin ellerdedir. 80 yıllık dünya hayatını Türklük şuur ve gururuna vakfeden, İslam ahlak ve faziletine adayan Başbuğumuzun emanetlerine sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Yozgat MHP Teşkilatları olarak merhum Başbuğumuzun ahrete irtihalinin yıldönümünde her sene düzenlediğimiz mevlit programımızı bu sene Koronavirüs Salgını dolayısı ile gerçekleştiremedik. Bizler Alparslan Türkeş’in yetiştirdiği evlatları olarak davamıza ilk günkü heyecan ve azimle sahip çıkmaya devam edeceğiz. Merhum Başbuğumuzu vefatının 24’ncü senesinde rahmet ve minnetle anıyorum. Türk Milliyetçiliğinin, Ülkücü Camianın bir kez daha başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.

  • Köykent projesi  gündeme gelmeli

    Köykent projesi gündeme gelmeli

    Yozgat’ta Kadın dayanışmasını güçlendirmek, eğitimde, üretimde, gelişmede ve kalkınmada daha güçlü çalışmaların hayata geçmesini sağlamak amacıyla kısa bir süre önce Özgür Karslıoğlu başkanlığında kurulan Yozgat Anadolu Kadınları Dayanışma Derneği kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla kermes düzenledi.
    Anadolu Kadınları Dayanışma Derneği Başkanı Özgür Karslıoğlu yapılan kermeste bir açıklamada bulunarak derneğin amaçlarından ve Köykent projesinden bahsetti.
    Başkan Karslıoğlu konuşmasında, “Pandemi surecinde yaşadığımız şu günlerde Yozgat halkı, bürokrasisi, sivil örgütleri, belediyesi ile birlikte güç birliği yapmak, memleketimiz için kaçınılmaz olmuştur.
    Ekonomik sıkıntı Yozgat’ta kendisi bu dönemde daha da belli etmiştir. Bu nedenle, kırsal kalkınma, kırsal alanlarda yaşayan halkın refah düzeyini iyileştirerek göçü önlemek, bu alanlarda tarıma dayalı kalkınma ve sanayi üretimi tek başlarına yeterli olmadığından dolayı turizm, alternatif kalkınma aracı olarak değerlendirilmelidir.
    Yozgat ilinde bulunan termal tesisler, kültürel, tarihi ve doğal güzelliklerimiz vardır. Bunun bilincine erişmeli, bu bilincin yeterince geliştirilmesi için fırsatlar kırsal turizme olan ilginin artmasına yönelik kullanılmalıdır.
    Anadolu Kadınları Dayanışma Derneği olarak, bizler işsizlik kaynaklı göçü önlemek için kadınlara iş istihdamı sağlamak, destek olmak, bunu hep birlikte tüm kurumlarla birlikte projeler dahilinde gerçekleştirmek amacındayız.
    Türkiye’nin ve memleketimizin daha güçlü durabilmesi için geleceğimiz olan gençlerimizi yetiştiren ailelerimizin ayakta kalması gerekiyor. Bunun da temeli kadınlarımıza maddi yönden destek verilerek aile yapıları korunarak sağlanabilir.
    Öncelikle hedefimiz ürün üretmek değil, elimizde olan mevcut ürünlere pazar imkanı sağlamak olmalı. Yozgat’a yapılacak olan yatırımları kadın odaklı olması gerekiyor çünkü Türk aile yapısının korunması ekonomik etkenlere oldukça bağlıdır.
    Aynı zamanda pandemi süreci bizlere endüstriyel ürünlerden çok, doğal gıdaların önemini de hatırlattı.
    Doğanın, doğal güzelliklerin insanların daha çok ilgisini çekmesi, evlere kapanmamızdan dolayı doğmuştur. Bu da bizlere kırsal kesimlerde turizm yapma imkanı vermiştir.
    Bu nedenle, kırsaldaki kadınlarımızdan başlayarak turizm odaklı kaynaklar yaralatılmalı Köykent projesi bu süreçte yeniden gündeme gelmeli ve uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.

    “KÖYKENT PROJESİ”
    Karslıoğlu Köykent projesi hakkında ise şu bilgileri verdi; “Köykent, Türkiye Cumhuriyeti’nin Köy Ensitüleri projesinden sonraki en kapsamlı kırsal kalkınma projesinin adıdır. Bakanlığın 1973 yılında yayımladığı raporda, köykent yaklaşımının amacı üç madde halinde özetlenmiştir.
    1- Köykent projesinin amacı, kısaca kırsalda yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve tarımsal üretimin geliştirilmesidir. İçeriği ise; temel altyapıların yol, su, elektrik, iletişim ve sosyal hizmetlerin eğitim, sağlık, kültür olarak köy grubu yaklaşımı ile gerçekleştirilmesidir. Bu, projenin kamuya düşen kısmıdır. Köylüye düşen kısmı ise; üretimin kooperatif üzerinden gerçekleştirilmesi ve geleceğin birlikte tasarlanmasıdır.
    2- Az sayıda personel ve az yatırımla, en kısa zamanda kırsal kesim nüfusunun tüm gereksinmelerinin karşılanması,
    3- Hızlı nüfus artışının ortaya çıkardığı fazla nüfusun bir bölümü ile işsiz nüfusun köykentlerde iş olanaklarına kavuşturulması, Böylece, iş olanaklarına kavuşturulan kırsal nüfusun kentlere akımı sonucunda büyük kentler civarında oluşacak nüfus yığılmalarını engelleyerek, sağlıklı kentleşmenin sağlanması. Köykentlerde köylerin değil, hizmetlerin, okulların ve sağlık, Ocaklarının birleştirileceğini, bir köyün kendi başına fabrika kuramayacağını ama birbirine yakın konumda olan ve emekleri, bilgileri ve maddi olanakları birleşen köykentler sayesinde, köylüler, verimli tarım işletmelerinin yanı sıra, sanayi işletmeleri de kurabileceklerini, kültür ve spor tesislerinden ortaklaşa yararlanabileceklerini, öylelikle kentlerin tüm olanaklarının köylere de ulaşacaktır.
    Kadınlarımızın içindeki cevherleri çıkartıp onları ilmek ilmek işlemeliyiz. Zor günlerden geçiyoruz bir birimizin maddi manevi yaralarını sarmak zorundayız el birliği ile Yozgatlılar olarak bunu da alacağımıza yürekten inanıyorum dedi.
    (Seher Çaylak)

  • Büyük dalgalar gelebilir demişti

    Büyük dalgalar gelebilir demişti

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Tıbbi Onkoloji ve Hematoloji Uzmanı, Prof. Dr. Taner Demirer, 2 Mart tarihinde katıldığı bir televizyon programında normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve “Günlük vaka sayımız 2 bin iken tedbirleri gevşettik ama büyük dalgalar gördük. Şimdi 9 bin civarında. Bu nedenle tedbirlerin gevşetilmesinin ardından büyük dalgalar görülebilir mi evet görülebilir” demişti.
    Türkiye genelinde bir ay süren normalleşme sürecinin ardından Büyük şehirler başta olmak üzere Yozgat’ında aralarında bulunduğu 58 ilin kırmızıya boyanması Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Tıbbi Onkoloji ve Hematoloji Uzmanı, Prof. Dr. Taner Demirer’in daha önce yaptığı uyarıları haklı çıkardı.
    Pandemi döneminde birçok Televizyon kanalında programa konuk olan, alınması gereken tedbirler, izlenmesi gereken yol haritası ve aşılama sürecine ilişkin değerlendirmeleri ile tüm Türkiye’nin dikkatle takip ettiği isimlerden biri olan Hemşehrimiz Prof. Dr. Taner Demirer, normalleşme dönemine ilişkin yaptığı uyarılarda haklı çıktı. “Günlük vaka sayımız 2 bin iken tedbirleri gevşettik ama büyük dalgalar gördük. Şimdi 9 bin civarında. Bu nedenle tedbirlerin gevşetilmesinin ardından büyük dalgalar görülebilir mi evet görülebilir” diyen Demirer’in ne kadar haklı olduğu hem riskli illerin sayısındaki artışla hem de vaka ve ölüm sayılarındaki artışla ispatlanmış oldu.
    Prof. Dr. Taner Demirer’in normalleşmeye geçiş sürecinde yaptığı uyarı bire bir tuttu, hasta sayımız 9 binlerde iken bu gün 40 binlere dayandı.
    BÜYÜK DALGALAR
    GELEBİLİR DEMİŞTİ
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi. TÜBA Asli Üyesi, Tıbbi Onkoloji ve Hematoloji Uzmanı, TÜBA Kanser Çalışma Grubu Başkanı ve Kök Hücre üyesi Prof. Dr. Taner Demirer, 2 Mart tarihinde katıldığı bir televizyon programında normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş ve “Günlük vaka sayımız 2 bin iken tedbirleri gevşettik ama büyük dalgalar gördük. Şimdi 9 bin civarında. Bu nedenle tedbirlerin gevşetilmesinin ardından büyük dalgalar görülebilir mi evet görülebilir” demişti. O günden bu güne tam 1 ay geçti vaka sayıları 40 bin’e ulaştı, ölüm sayıları artarken, o gün az riskli iller kategorisinde bulunan birçok il kırmızıya boyandı. Yasakların Kabine toplantısı sonrasında yeniden uygulanmaya geçilmesi ile birlikte Prof. Demirer’in uyarılarında ne kadar haklı olduğu anlaşıldı.
    Prof. Demirer o gün yaptığı açıklamasında rehavete kapılmanın getireceği sıkıntılara dikkat çekerek şu açıklamaları yapmıştı: “Ancak burada sıkıntı şu ama günlük vaka sayımız 2 bin iken tedbirleri gevşettik ama büyük dalgalar gördük. Şimdi 9 bin civarında. Bu nedenle tedbirlerin gevşetilmesinin ardından büyük dalgalar görülebilir mi evet görülebilir. Burada deniliyor ki şimdi restoranlar, kahvehaneler yüzde 50 kapasite ile çalışacaktır deniliyor ama ben bunun sözde kalacağına inanıyorum. Bu bir risk özellikle altını çiziyorum. O nedenle son derece dikkatli olunması, hatta kırmızı vilayetlerde ki tedbirlerin erken gevşetilmemesi, hatta daha sıkı tedbirlerin alınması, giriş çıkışların da durdurulması gerekir diye düşünüyorum. Buradan giriş çıkışlar devam ederse pandemiyi kontrol altına almak zorlaşacaktır.” Pandemi süreciyle ilgili yaşanacak gelişmeler ve tedbirlerin gevşetilip gevşetilmeyeceği yaşanan vaka sayılarına göre şekillenecek.
    (Alpaslan Demir)

  • KOP’tan Yozgat’a destek

    KOP’tan Yozgat’a destek

    Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak amacıyla bölgenin ihtiyaç ve önceliklerini belirleyerek koordine eden ve bu doğrultuda kalkınmayı esas alan destekleri planlayan KOP İdaresi Başkanlığı 2016-2020 yılları arasında Yozgat’a 181 proje için 77 Milyon 922 bin TL finansman desteği sağlandı.
    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, bölgeyi oluşturan illerde yürütülen tarım ve tarımsal altyapıdaki değişim ve dönüşümünü güçlü bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Değişen Türkiye şartlarına uygun olarak imalat sanayi ve bu sektörlere yönelik beşeri fiziki altyapıyı güçlendirecek, AR-GE, Savunma Sanayi, Dijitalleşme, İnsan Kaynakları, Lojistik, Ticaret, Ulaşım ve Enerji gibi sektörleri güçlendirmeyi, Eğitim, Sağlık, Kültür ve diğer sosyal hizmetlere erişilebilirliği artırmayı hedefleyen KOP İdaresi, bölge içi ve bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak, yenilikçi bir yaklaşımla bölgenin rekabet gücünü geliştirmek ve bölgenin ekonomik sosyal kapasitesini güçlendirerek çok ortaklı proje yönetimi ile birlikte kamu kaynakların daha etkin kullanımı için paydaş kurumlarla daha sıkı iletişim içerisinde olmayı önemsiyor.
    Bir dizi inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Yozgat’a gelen KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, Yozgat Valisi Ziya Polat ile Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ’ı makamında ziyaret etti. Ardından KOP İdaresi destekleriyle hayata geçirilen proje sahalarını yerinde inceledi.
    “KOP KÖSİP Destekleri Yozgat’ta Ön Plana Çıkıyor”
    Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’tan oluşan KOP Bölgesi genelinde 2011 yılından bu yana toplam 1 Milyar 265 Milyon 430 bin TL tutarındaki önemli bir bütçeyi yönettiklerini belirterek, tüm destekler arasında en büyük payı 956 milyon 760 bin TL ile tarım projelerinin aldığını söyleyen KOP Başkanı Şahin, 2016 yılında KOP Bölgesi görev sahasına dahil edilen Yozgat’ın bölgenin önemli illerinden birisi olduğunu belirterek, “Yozgat, 6 Haziran 2016 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan kararname ile KOP Bölgesine eklendi. Yozgat’ın çok sektörlü ve eşzamanlı kalkınması bizim için son derece önemli. Buradan hareketle 2016-2020 yılları arasında kente 181 proje için 77 milyon 922 bin TL hibe finansman desteği sağladık. Bölgenin su kısıtı gerçeğini göz önünde bulundurarak; 52 Milyon 203 Bin TL ile en büyük desteği kısa adı KÖSİP olan Küçük Ölçekli Sulama Programında yer alan 33 projeye ayırdık. Bu amaçla yürüttüğümüz projeler bölgenin tarımsal ekonomisi adına önemli bir kazanım. Başkanlık olarak Yozgat’ta sulama projeleri ile 5 bin 208 hektar tarım alanını modern sulama sistemlerine kavuşturduk. Ayrıca TANAP kapsamında 6 ilçede 48 köyün içme suyu projelerini destekledik. KOP Tarımsal Eğitim ve Yayım Projesi (TEYAP) kapsamında 33 projeye 4 Milyon 852 bin TL tutarında destek verdik. Desteklenen projeler arasında örtü altı tarım, çilek bahçesi kurulumu, bağcılık, yem bitkileri ve mera, tıbbi ve aromatik bitkiler, canlı hayvan, hayvan sağlığı ve hijyen, koyun yıkama makinesi, anıza ekim mibzeri, tarım alet-makinaları, ilkokul ve tarım meslek lisesi projeleri, mantarcılık, araştırma ve eğitim alt yapısının iyileştirilmesine yönelik projeler bulunmaktadır. Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Programı kapsamında 20 projeye 9 Milyon 470 Bin TL destek verildi. Bu program kapsamında örtü altı tarım, bağcılık, yem bitkileri ve mera, tıbbi ve aromatik bitkiler, arıcılık, portatif ağıl ve karavan alımına yönelik projeler desteklenmiş oldu. KOP Bölgesinin Hayvancılık Altyapısının Geliştirilmesi projesi kapsamında Gübre Yönetimi projeleri desteklendi. KOP Bölgesinde Okuma Kültürünün Geliştirilmesi Projesi (KOP OKUYOR) ile 37 proje kapsamında farklı kategorilerdeki kütüphanelerin yanı sıra, millet kıraathaneleri, kitap temini ve çeşitli donanım desteği sağlandı. Konya Ovası Projesi Sosyal Gelişim Programı (KOPSOGEP) kapsamında ise gençlik merkezi, mesleki ve sosyal gelişim atölyeleri, üretim atölyesi, mahkum ve hükümlülerin sosyal hayata entegrasyonuna yönelik projelere destek sağladık” diye konuştu.
    (Alpaslan Demir)

  • İŞKUR’dan dijital etkinlik

    İŞKUR’dan dijital etkinlik

    Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce yürütülen Dijital Çağın Girişimciliği konulu etkinlik Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Şube Müdürü Esra Bilici, Yozgat Ticaret İl Müdürü İbrahim Akdaş, Bozok Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Akgün, Girişimci Gülhan Karaca ve Halk Eğitim Merkezlerinde Mesleki Eğitim Kurslarına devam eden kursiyerlerin katılımları ile online olarak gerçekleştirildi.
    Türkiye’de yapılan araştırmalar gösteriyor ki işsizliğin temel nedeni iş arama sürecindeki kişilerin mesleksiz olması. İŞKUR işsizliğin temel nedeni çözmek için devamlı olarak mesleki eğitim kursları açıyor. Bu kurslardaki amaç; istihdamın korunmasına ve artırılmasına, işsizlerin mesleki niteliklerinin geliştirilmesine, işsizliğin azaltılmasına ve özel politika gerektiren kişi ve grupların işgücü piyasasına kazandırılmasına yardımcı olmaktır.
    Bu kurslar sayesinde mesleği olmayan vatandaşlara meslek öğretmek, mesleği olan vatandaşların niteliklerini geliştirmek ve mesleği olup iş bulamayan vatandaşların istihdam garantili kurslar aracılığıyla istihdam edilmesini sağlamak amacıyla düzenlenmektedir.
    Son dönemde adını sıklıkla duyduğumuz ‘Dijital Dönüşüm’ ile ilgili farkındalık sağlamak ve çeşitli yetkinlikler kazanmak girişimci adaylarını rekabette avantajlı konuma getirecektir. Çünkü dünya devamlı değişiyor. Bu değişime ne kadar kısa sürede uyum sağlanırsa o kadar fazla yol kat edilir.
    Etkinlik kapsamında Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Şube Müdürü Esra Bilici, Yozgat Ticaret İl Müdürü İbrahim Akdaş Bozok Üniversitesi Dr. Öğr Üyesi Zuhal Akgün ve Girişimci Gülhan Karaca, kursiyerlerimize Kooperatifçilik, Dijital Pazarlama, Girişimcilik ve kariyer alanında değerli bilgiler paylaştılar. (Seher Çaylak)

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Köksal ailesinin acı günü

    Köksal ailesinin acı günü

    Köksallar Mobilya Şirketi sahiplerinden Yozgat’ın sevilen esnaflarından Alpaslan Köksal’ın vefat etti.
    Köksallar Mobilya’nın sahiplerinden Osman Köksal’ın kardeşi, Ankara sitelerde Köksallar Mobilya olarak ticaret hayatına devam eden Alpaslan Köksal Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 63 yaşında vefat etti.
    Köksal ailesinin yaşadığı bu acı haber Yozgat’ta da sevenlerini büyük bir üzüntüye sevk etti. Yozgat Yeniufuk Gazetesi olarak merhum Alpaslan Köksal’a Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
    (Alpaslan Demir)

  • Bir adım ileride kısıtlama yok

    Bir adım ileride kısıtlama yok

    Yozgat’ın Yerköy İlçesi ile iç içe girmiş olan Kırşehri’nin Çiçekdağı ilçeleri hafta sonu kısıtlamalarından dolayı farklılık yaşıyor. Korona haritasında kırımızı renkte olan Yerköy İlçesinde hafta sonu kısıtlaması varken, bir adım ilerideki Çiçekdağı’nda turuncu renkte olduğu için hafta sonu kısıtlaması yok.

    Daha öncede pek çok kez haberlere konu olan Yozgat ve Kırşehri’nin Yerköy ve Çiçekdağı ilçeleri bu seferde korona salgını ile gündeme geldi. İç içe girmiş iki farklı ilçe, kovid-19 kısıtlamaları ile farklılık yaşadı. Çiçekdağı ilçesinde kısıtlama yokken, Yerköy ilçesinde hafta sonu kısıtlaması oldu.

    Vatandaşlar, yıllardır Çiçekdağı ve Yerköy’ün iç içe olduğunu belirterek, düşüncelerini şöyle ifade ettiler: “Daha önce iki ilçenin birleştirilmesine yönelik kamuoyu oluşturuldu fakat bir sonuç alınamadı. Komşularımızla camdan cama konuşurken, telefonla arayacağımız zaman Yozgat’ın yada Kırşehri’nin kodunu çeviriyoruz. Çok ilginç bir durum aslında. Son olarak yan tarafta kovid tedbirleri kapsamında hafta sonu kısıtlaması var. Bu tarafta ise yasak var.”

  • Vali Polat, ekiplerle denetim yaptı

    Vali Polat, ekiplerle denetim yaptı

    Yozgat Valisi Ziya Polat, Kovid-19 tedbirleri kapsamında uygulama noktalarında görev yapan kolluk kuvvetleri ile birlikte denetim yaparak vatandaşları korona salgınına karşı uyardı.

     

    Vali Polat, Polat, uygulama noktasında görev yapan Jandarma ve Polis ekiplerini ziyaret etti. Burada ekiplerle birlikte uygulama yapan Vali Polat, araçla seyahat eden vatandaşlardan izin belgesi sorgulaması yaparak, koronavirüse karşı uyarılarda bulundu.

  • Başkan Başer: Annelerin yanındayız

    Başkan Başer: Annelerin yanındayız

    Ak Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer ve İl Teşkilat Üyeleri Diyarbakır’da PKK’nın kaçırdığı çocuklarını isteyen ve 2,5 senedir haklı bir direniş sergileyen annelere ve ailelerine destek olmak için HDP İl Başkanlığı önünde kurulan çadırı ziyaret etti.

    Bütün anneleri ziyaret ederek haklı mücadelelerinin yanında olduklarını vurgulayan  İl Başkanı Yusuf Başer, Diyarbakır annelerine Yozgatlıların selamını iletti.

    Başkan Başer, “Ak Parti Yozgat İl Teşkilatı olarak çocukları PKK tarafından dağa kaçırılan annelerimize destek olmak, onların haklı mücadelesinin yanında olduğumuzu göstermek için buraya geldik.

     

    Ailelerimiz müsterih olsunlar, her zaman ve her an yanlarındayız. Sonuna kadar da haklı mücadelelerini destekleyeceğiz” dedi.

     

  • Keven, İlçe ve köy ziyaretlerinde bulundu

    Keven, İlçe ve köy ziyaretlerinde bulundu

    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven, ilçe ziyaretleri kapsamında; Boğazlıyan, Çayıralan, Çandır, Akdağmadeni ve Sorgun’da ilçelerinde ziyaretlerde bulunarak vatandaşların sorun ve isteklerini dinledi.  Keven, ilçelerin sahipsiz olmadığını, belirterek vatandaşların sorunlarını ilgili kurumlara ileteceğini ve TBMM’de gündeme taşıyacağını söyledi.

    Boğazlıyan ilçesini ziyaret eden Keven, ilçe başkanlığını ziyaret ederek İlçe Başkanı Ahmet Peker ile birlikte köy ve mahalle muhtarlarıyla toplantı yaptı.

    Keven, “Bazı köylerimizde altyapı sorunları devam ediyor. Sayın Valimize bu sorunları iletip takipçisi olacağım.  Ayrıca muhtarlarımızın aşı taleplerini de Sağlık Bakanlığı ile görüşeceğim. Biz vatandaşa siyaset yapmaya gelmedik. Onların sorunlarını öğrenmeye geldik. Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde vatandaşın çektiği sıkıntı ve beklentileri sürekli gündeme taşıyoruz. Yozgatlı hemşerilerim artık bu gidişat değişsin istiyor.” dedi.

    Keven, daha sonra Şehit Lokman Dargın’ın babası Selim Dargın’ı ve Şehit Reşat Tuna Tuncel’in babası Yılmaz Tuncel’i evlerinde ziyaret etti. Buradan  Uzunlu Beldesi’ne geçen Milletvekili Keven, Uzunlu Belediye Başkanı Okan Yaşar Elbaşı’yı belediye binasında ziyaret ettikten sonra İlçe Başkanı Ahmet Peker ve Belediye Başkanı Elbaşı ile birlikte belde esnafını ziyaret ederek sorunlarını dinledi. Boğazlıyan Öz Bozkurt Tekstil firmasını da ziyaret eden Keven, buradan sonra Boğazlıyan Sanayi Sitesi’ni ziyaret etti.

    Keven,“Boğazlıyan sanayisinde esnafımızı, ustalarımızı İlçe Başkanımız Ahmet Peker, ilçe yönetimimiz ve İl Genel Meclis Üyemiz Emin Mustafa Baran ile ziyaret ettik. Esnafımıza, emekçi ustalarımıza hayırlı işler diliyorum. En çok dert yandıkları sorunları bugün aldıkları malzemeyi ertesi gün aynı fiyata alamamak! En büyük sorunumuz neredeyse her hafta yenisi açıklanan zamlar. Esnafımız zamlardan bunalmış durumdalar. Yarına umutla bakacakları günleri hep birlikte inşa edeceğiz.” diye konuştu.

    1 Nisan Perşembe günü Çayıralan ve Çandır ilçelerini ziyaret eden Keven, CHP ilçe başkanlıklarını ziyaret ettikten sonra Çayıralan Belediye Başkanı Ömer Codar’ı ve belediye bünyesinde ki ÇEKAŞ Kadın Kooperatifi’ni ziyaret etti. Esnaf gezisi de yapan Keven daha sonra Çayıralan Ziraat Odası Başkanı Alparslan Berk, Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Adem Güneş, Bereketli Süt Yönetim Kurulu Ali Öndemir, Gökhan Erdoğan ve Çayıralan Süt Birliği Başkanı Murat Kalkan’ı da ziyaret ederek ilgilerinden dolayı teşekkür etti.

  • Spor Hekimliği Polikliniği hizmete açıldı

    Spor Hekimliği Polikliniği hizmete açıldı

    Yozgat Şehir Hastanesi ilde sporcuların sağlıklı bir şekilde spor yapabilmelerine yardımcı olmak amacıyla  Spor Hekimliği Polikliniği hizmete açıldı.

    Spor Hekimliği Polikliniği; Ortopedi ve Travmatoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Acil Tıp, Radyoloji, Kardiyoloji, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları ile iş birliği içinde hizmet verecek.

    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm Dr. Mustafa Kozan, yaptığı açıklamada, hastanenin fiziki ve genel durumu bakımından gelişimini sürdürdüğünü belirterek, amaçlarının vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak olduğunu söyledi.

    Başhekim Uzm Dr Mustafa Kozan, “Yozgat Şehir Hastanemizde Spor Hekimliği Polikliniği açıldı. Polikliniğimizde Perşembe öğleden sonra Op. Dr. Hilal Yağar,  Op. Dr. Mehmet Batu Ertan ayaktan hasta kabul edecektir. “Bu polikliniği açmamızdaki en büyük etkenlerden biride Yozgat’ımızda bulunan Yozgat Spor Kulübü ve Yozgat’ta tarih boyunca birçok Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu güreşçiler yetiştiren Yozgat Güreş Eğitim ve Kamp Merkezine de katkı sağlamaktır.”dedi.

    SPORCUNUN SAĞLIĞINA  ÖNEM VERİYORUZ

    Sporcunun sağlığına da önem verdiklerini vurgulayan Başhekim Kozan, sağlıklı sporcuların yetişmesini arzuladıklarını ifade etti.

    Başhekim Kozan, “Günümüz itibariyle sporcu sağlığına çok daha fazla bir şekilde önem verildiği bilinmektedir. Bu durum elbette ki Spor Hekimliği Polikliniğinin önemini de her geçen gün itibariyle arttırmaktadır. Elbette ki günümüz koşullarında pek çok farklı spor kulübünün kendi spor hekimlerinin de bulunduğunu ifade etmek mümkün olmaktadır. Bu durum esasında sporcu ve sporcu sağlığına verilen bir önemin göstergesidir. Hastanemiz Spor Hekimliği Polikliniği, Ortopedi ve Travmatoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Acil Tıp, Radyoloji, Kardiyoloji, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları ile iş birliği içinde hizmet vermektedir.

    Spor Hekimliği alanında sağlık hizmetlerinin en yüksek düzeyde verildiği ilkeli, dinamik, uluslararası alanda lider bir hastane olmayı hedefliyoruz.”diye konuştu.

    SPOR HEKİMLİĞİ POLİKLİNİĞİ NEYE BAKAR

    “Son zamanların favori poliklinikleri arasında yer alan spor hekimliği poliklinikleri çok sayıda farklı alanda hizmet sunmaktadır. Bu noktada Spor Hekimliği Polikliniğinin sunduğu hizmetlerden bazılarını aşağıdaki gibi sıralamak da mümkün olmaktadır.

    • Sporcu beslenmesi
    • Spora yönlendirme
    • Performansın geliştirilmesi
    • Doping ve ergojenik yardım
    • Yaşlılık dönemi dair sporcu sağlığı
    • Spora başlangıç öncesi sağlık taramaları
    • Erişkin ve pediatrik dönem spor travmatolojisi
    • Sporcu psikolojisi konusunda bilgilendirme çalışmaları
    • Spor yaralanmaları sonrası tedavi ve sakatlıktan korunma çalışmaları

    Görüldüğü üzere Spor Hekimliği Polikliniğinin çok sayıda önemli sağlık sunabildiğini ifade etmek mümkün olmaktadır. Bu doğrultuda spor hekimlerinin sporcular açısından son derece önemli olduklarını da ifade etmek mümkün olmaktadır.”

     

  • Çayıralan’a vakıf üniversitesi

    Çayıralan’a vakıf üniversitesi

    Çayıralan’a kurulması planlanan uluslararası üniversite hakkında bilgi veren Uluslararası Anatolia Üniversitesi Geliştirme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Süleyman Kandemir, “Geçtiğimiz yıl Ekim ayı içerisinde Çayıralan’da resmi kuruluş işlemleri tamamlanan Uluslararası Anatolia Üniversitesi Geliştirme Vakfı, 2 Nisan 2021 tarihi itibari ile mahkemece tescil edildi. Üniversitemizin kuruluşunun ilk aşamalarını tamamladık.
    Yurt dışındaki öğretim görevlilerinin gayretleri ile Malezya Üniversitesi Senatosu bünyesinde çalışmalar devam ediyor. Ayrıca Yozgat Bozok Üniversitesi ile de işbirliği içerisindeyiz. Uluslararası Anatolia Üniversitesi, Türk ve İslam dünyasından öğrencilere eğitim verecek. Kuruluş aşamasında kamu binaları değerlendirilecek.
    Bundan sonraki yeni süreçte, Çayıralan ve Yozgatlılar olarak el birliği içinde ilçemize ve Yozgatımıza yeni bir vakıf üniversitesi kazandırmanın heyecanını birlikte paylaşacağız. Tüm çevrelerin vereceği desteklere şimdiden teşekkür ederken, Çayıralanımıza, Yozgatımıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum”.

  • KOP Başkanı’ndan ziyaret

    KOP Başkanı’ndan ziyaret

    Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ’ı makamında ziyaret etti.

    Ziyarette, Yozgat Bozok Üniversitesi ile Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile yürütülen ortak projeler hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

    Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, nazik ziyaretlerinden dolayı Başkan Şahin’e teşekkür ederek yeni görevinden dolayı tebrik etti ve çalışmalarında başarılar diledi.

  • Kaymakam Işık’tan okul ziyareti

    Kaymakam Işık’tan okul ziyareti

    Sarıkaya Kaymakamı Selami Işık köy ziyaretleri kapsamında Kadıgüllü köyü Kur’an kursu ve Şehit Halit Aksu İlköğretim Kurumunu ziyaret etti.

    Kaymakam Işık, Kadıgüllü köyünde bulunan Kız Kur’an kursunu ziyaret ederek eğitim gören öğrencilerle bir süre sohbet ederek, Kurs yetkililerinden yapılan faaliyetler hakkında bilgi alarak, emeği geçen öğretmenlere teşekkür etti.

    Daha sonra Kaymakam Selami Işık, Şehit Halit Aksu İlköğretim Kurumuna geçerek okul yöneticilerinden yürütülmekte olan eğitim öğretim faaliyetleri ve pandemi nedeniyle uygulanmakta olan tedbirler hakkında bilgiler aldı.

    Kaymakam Işık’a köy ziyareti sırasında Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Coşkun Uslu, Özel İdare Müdürü Adnan Arslan, Milli Eğitim Müdürü Abdullah Arkan, Milli Eğitim Şube Müdürü Ağah Ayhan, Jandarma Komutanı Teğmen Mustafa Kızıl ve Köy Muhtarı Yunis Demir eşlik etti.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • HİYADER’den plaket

    HİYADER’den plaket

    Yerköy Hayvanlar için Yaşam ve Adalet Derneği Gönüllü Besleme Üyeleri tarafından sokak hayvanlarına destek olan hayvan severlere plaket takdim etti.

    Hayvanlar için Yaşam ve Adalet Derneği Gönüllü Besleme Üyesi Fahri Genç; Koronavirüs salgını sürecinde doğada yem bulmakta güçlük çeken sokak hayvanlarını besleme konusunda kendilerine her zaman destekte bulunan Hayvan severlere teşekkür amaçlı plaket taktim ettiklerini belirtti.

    Fahri Genç, Sokakta yaşayan canlılara karşı bir farkındalık çabası içerisine girmiş bulunmaktayız Allah’ın emanetlerine sokakta yaşayan Allah’ın dilsiz kullarına bir nebze olsa yardımcı olabilir miyiz insanlar da bu şuuru kalplerine yerleştirme adına böyle bir adım atmış bulunuyoruz. Bu vesileyle sokakta yaşayan canlılara sahip çıkma adına samimiyetle vicdanla merhametle elinden geleni esirgemeyen bu değerli büyüklerimize kardeşlerimize, HİYADER Yerköy temsilciliği olarak bu birbirinden değerli insanlara canlılar adına teşekkür etmek amaçlı hediyelerini vermiş bulunmaktayız. Hayvansever vatandaşlarımızın diğer vatandaşlarımıza da örnek olacağını ve sokakta yaşayan hayvanlarımızın besleme ihtiyaçları konusunda daha fazla canlıya ulaşmayı düşünüyoruz” dedi.

  • Özel güvenliğe Emniyet eğitimi

    Özel güvenliğe Emniyet eğitimi

    Yozgat Şehir Hastanesi, Bozok Araştırma ve Uygulama Hastanesinde görevli 90 özel güvenlik personeline 3 günlük süreyle Asayiş, Narkotik, Bomba İmha ve Olay Yeri inceleme, Özel Güvenlik Hukuk ve KAAN projesi kapsamında, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü uzman personelleri tarafından bilgilendirme eğitimi verildi.

  • Yozgat için Ankara çıkarması

    Yozgat için Ankara çıkarması

    Yozgat Valisi Ziya Polat, beraberinde Belediye Başkanı Celal Köse ve İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk, Ankara’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu makamında ziyaret etti.

    Belediye Başkanı Celal Köse, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada; “Tüm hemşehrilerimizin selamını Sayın Bakanımıza ilettik. Teröre, teröriste, milletimizin iç ve dış düşmanlarına geçit vermeyen değerli bakanımıza kıymetli ev sahiplikleri için teşekkür ediyorum.”dedi.

    PROJELER İLE İLGİLİ BAKAN KURUM’LA GÖRÜŞTÜLER

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ziyaretinin ardından AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, İl Genel Meclis Başkanı İskender Nazlı, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nazif Yılmaz’ında katılımı ile Vali Ziya Polat ve Belediye Başkanı Celal Köse, Yozgat’a yapılan ve yapımı devam eden projelerle ilgili  Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u ziyaret etti.

    Bakan Kurum’un Yozgat’la ilgili projelere desteğini esirgemediğini vurgulayan Başkan Köse, “Sayın Bakanımızla, Çapanoğlu Büyük Camii Çevre Düzenleme Projemiz, Menekşe Evler Kentsel Dönüşüm ve Millet Bahçesi Projemizin son durumu hakkında bilgi alışverişinde bulunduk. Şehrimize değer katma yolunda her zaman yanımızda olan, desteğini esirgemeyen Kıymetli Bakanımıza şahsım ve şehrim adına teşekkür ediyorum.”diye konuştu.

  • “Sınav kaygısını birlikte çözeceğiz”

    “Sınav kaygısını birlikte çözeceğiz”

    Okul Müdürü Vedat Demirel’i odasında ziyaret eden Yazıcı, yapılan çalışmalarla ilgili bilgi aldıktan sonra, özellikle Liseye Geçiş Sınavına hazırlanan öğrencilerimizi sınıflarında ziyaret ederek onlarla sohbet edip istek ve taleplerini dinledi.
    Öğrencilerimizin yakın bir zamanda Liseye Geçiş Sınavına gireceklerini hatırlatarak sınav kaygısı konusuna değindi.
    Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlayan Yazıcı ” Öğrencilerimizin sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem sınav kaygısı meydana getirir.
    Öğrencilerimiz; sınava hazırlanmak için gerekli zamanım yok ki, bu konuları anlayamıyorum, biliyorum, bu sınavda başarılı olamayacağım, sınav kötü geçecek, çok fazla konu var, hangi birine hazırlanayım vb. olumsuz düşüncelerinin yerine yapmam gereken nedir, yapabildiğimin en iyisini yapabilirim, dünyanın sonu değil, telafisi var, bu sınavda başarısız olmam her zaman olacağım anlamına gelmez, yeterli zamanımın olmadığı doğru, ancak olan zamanımı en etkili şekilde nasıl kullanabilirim, tüm kaynakları çalışamasam bile, önemli bölümlere öncelik vererek sınava hazırlanabilirim, başarırsam hayatımın önemli bir dönüm noktasını aşacağım, istediğim sonucu alamam tembel ve beceriksiz olduğumu göstermez. daha fazla çalışmam gerektiği anlamına gelir” vb. olumlu düşüncelerle kendimizi motive etmeliyiz.
    Sınav kaygısı konusunda önemli bir görev ise ailelere düşmektedir.
    Aileler sınırlarının farkında olmalıdırlar. Çocuklara güven ve sorumluluk vermeli, önemsemeli, olumlu geri bildirimde bulunmalıdır. Sınava ilişkin konuşmalarda özenli davranmalı, gerçekçi olmalı, akranlarıyla karşılaştırmaktan kaçınmalıdır. Duygu ve düşünce paylaşımı, empati önemlidir. Sınavı yüceltmek yerine yüreklendirici davranış olumlu sonuçlar doğurur. Çocuklar koşulsuz sevilmelidir. Aile bireyleri uygun rol modeli olmalı, uygun aile ortamı sağlamalı ve uygun problem çözme davranışları geliştirilmelidir.” dedi.
    Yapılan çalışmalardan dolayı okulumuzun yönetici, öğretmen, öğrenci ve çalışanlarına teşekkür eden Yazıcı, öğrencilerimize başarılar dileyerek ziyaretini sonlandırdı.

  • Yasak bugün başlıyor!

    Yasak bugün başlıyor!

    Hafta sonu sokağa çıkma uygulaması Bugün saat 21.00’de başlayıp, Pazartesi günü sabah saat 05.00’te sona erecek.

    Alınan tüm önlemlere rağmen yüksek risk grubunda yer alan iller arasında bulunan Yozgat’ta hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması iki günü kapsayacak şekilde uygulanacak. Türkiye risk haritasında İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli gibi illerin de yer aldığı çok yüksek riskle belirtilen 58 ilde hem Cumartesi hem de Pazar günleri sokağa çıkma yasağı uygulanacak. Sokağa çıkma kısıtlaması Bugün akşam saat 21.00’de başlayıp, Pazartesi günü sabah 05.00’te sona erecek.  Lokanta ve kafe gibi işletmeler renk ayrımı olmaksızın %50 kapasite şekilde çalışabilece. Kapanma saati sonrası ve sokak kısıtlaması günlerindeki paket servisi devam edecek. Yasağın olduğu günler vatandaşlar yine ihtiyaçlarını en yakın market, fırın gibi yerlerden temin edebilecekken, izni olmadan sokağa çıkanlar hakkında ise idari işlemler yapılacak.