Yazar: admin

  • Milletvekili Keven, yolsuzluk  iddialarına cevap bekliyor

    Milletvekili Keven, yolsuzluk iddialarına cevap bekliyor

    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven, Şefaatli ilçesinde AKP’li belediye başkanı döneminde yaşanan ve ulusal basına yansıyan yolsuzluk iddiaları ile ilgili kamuoyunun bir açıklama beklediğini söyledi.

    Milletvekili Keven, “Ulusal basında çıkan haberlere göre Şefaatli Belediyesi’nde AKP döneminde yaşanan yolsuzluk iddiaları ile ilgili İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan denetim raporlarında çok vahim iddialar bulunuyor. Bu yolsuzluk iddialarına Yozgat halkı bir cevap bekliyor! Şefaatli Belediyesi’nde 2009-2019 arasında AKP’den iki dönem belediye başkanlığı yapan Zeki Bozkurt hakkında ortaya atılan güneş enerjisi sistemi kuracak olan firmadan 1 milyon lira alındığı, bu paranın ilçede esnaf olan karı-koca üzerinden alındığı, zabıta kadrolarına her kadro için 30 bin lira karşılığında 85 uzman çavuşun alındığı, imar kanununa aykırı ruhsatları verildiği gibi çok vahim iddialar bulunmaktadır. Bu yolsuzluk raporunu hazırlayan İçişleri Bakanlığı’dır. Şimdi bu yolsuzluk soruşturması hakkında Şefaatli Belediyesi’nden ve Adalet ve Kalkınma Partisi Yozgat İl Başkanlığı’ndan bir açıklama bekleniyor. Kamuoyu bu yaşananların açıklanmasını istiyor.”
    Şefaatli Eski Belediye Başkanı Zeki Bozkurt’un seçimden sonra Ağustos ayında kaçırılarak darp edildiğini de hatırlatan Keven, ‘bu olay 85 uzman erbaşın belediye kadrosuna geçirilmesiyle mi ilgiliydi’ diye sordu.
    Keven, şöyle devam etti: “AKP’li önce ki belediye başkanı Zeki Bozkurt kamuoyunun da bildiği gibi seçimden sonra geçtiğimiz Ağustos ayında kaçırılarak darp edilmişti ve basına da yansımıştı. Bu darp olayı yolsuzluk iddiaları ile mi ilgiliydi? 85 uzman çavuş belediyeye memur olarak nasıl ve neden alındı? Madem ihtiyaç duyularak alındı neden 80’i başka kurumlara geçti veya istifa etti? Her biri için 30 biner lira alındığı söyleniyor. Yani toplam 2 milyon 550 bin lira yapıyor. Ayrıca bu kişilere yapılan 962 bin liralık maaş ödemesinin de elden geri verildiği ve mutemet görevlisinin banka hesaplarına yatırıldığı tespit edildiği raporda belirtiliyor. Küçük bir ilçede yaşanan bunca olay acaba AKP İl Başkanlığı’na ve genel merkezine yansımadı mı? Bu raporla ilgili Yozgat kamuoyu bir açıklama bekliyor.”ifadelerini kullandı.
    (Cemil Mermertaş)

  • Baharat sahtekârlığına dikkat

    Baharat sahtekârlığına dikkat

    Yenice Baharat sahibi Mustafa Yenice kış aylarının yaklaşmasıyla vücut dirençlerini korumak adına baharat tüketimini arttırdığı gözlemlenirken; bazı ürünlere farklı maddeler katan işletmeler konusunda vatandaşları uyardı.
    Havaların soğuması nedeniyle zencefil ve zerdeçal gibi kışlık baharatlara olan ilginin arttığı ifade ediliyor. Bu gibi ürünlerin akciğer rahatsızlıklarına, üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve pek çok sağlık problemine karşı yararlı olduğu bilinirken; kan dolaşımını hızlandırmak ve daha dinç olmak için de çeşitli baharatları tüketenlerin olduğu belirtildi. Ancak fiyatı düşürmek için ürünün içine buğday, bulgur ve benzeri maddeler karıştırılınca hem üründen alınan verimin azaldığı hem de müşterilerin mağdur duruma düştüğü aktarıldı. Böyle bir durumla karşılaşmamaları için tüketicilere tavsiyelerde bulunan aktarlar, insanları güvenilir yerlerden alışveriş yapmaya ve birkaç lira için kaliteden vazgeçmemeye davet etti.
    Zencefil, zerdeçal, havlıcan ve tarçın gibi baharatlara daha çok önem verilmeye başlanan bu dönemde müşterilerin nelere dikkat edilmesi gerektiği aktarlar tarafından anlatıldı. Yozgat’ta aktar dükkânı işleten Mustafa Yenice, “İnsanlar soğuk havalarda vücut dirençlerini korumak için kışlık baharatlara yöneliyorlar. Bu ürünlerin kullanım amaçlarından bahsedelim. Zencefil üst solunum yolları enfeksiyonlarına, akciğer rahatsızlıklarına, öksürük problemlerine çok faydalı. İnsanlar zencefili balla karıştırıp şifa bulmaya çalışıyorlar. Bunların içerisine de sahte ürünler, farklı maddeler girdiği zaman kalitenin düştüğünü ve ürünün etkisinin azaldığını görüyoruz. Müşteri baharatçıya geliyor, şifa bulmak için zencefil alıyor ama zencefil katkılı olduğu zaman istediği sonucu alamıyor. O zaman da hem müşterimiz mağdur olmuş oluyor hem de baharat sektörü olarak bizim ayağımıza sıkılmış oluyoruz. Bu hilelerin varlığı canımızı çok sıkıyor. Mesela ne gibi şeyler yapılıyor? Karabiberin içerisine farklı ürünler katıyorlar. Mesela en çok uygulanan hilelerden bir tanesi buğday, bulgur gibi maddeler katıyorlar karabibere. Tabii bu sağlık açısından bir zarar oluşturmuyor ama karabiberin kalitesini tamamen bozuyor” yaşanan durumu böyle özetledi.
    Bu gibi hilelerin, ürünün tüketiminden önce fark edilmesinin pek mümkün olmadığı aktarılırken; satıcılar, güvenilir yerlerden alışveriş yapmanın ne kadar önemli bir mesele olduğunun altını çizdi. Sözlerine devam eden Yenice, “Müşterilerimiz bunlara nasıl dikkat edecekler? Tabii bu hileler gözle ayırt edilemez. Anca lezzetlerinden, tatlarından bilebilirler. İnsanlar alışverişe çıktığı zaman güvendikleri yerlerden alışveriş yapmalılar. Müşteriler ürünün imalat noktalarını sorgulasınlar. Bakanlık onayı var mı onları sorgulasınlar. Kafalarına takılan herhangi bir şey oldukları zaman satıcıdan mutlaka bilgi istesinler. Yani bu tür şeylerle karşılaşmamak, sahte ürünlere maruz kalmamak için yapacakları en iyi şey güvendikleri baharat satıcılarından alışveriş yapmaktır” şeklinde konuştu.
    Dövizdeki hızlı yükselişten dolayı baharat fiyatlarında da artış yaşandığı belirtilirken, kaliteli ürünlerin fiyatlarının doğal olarak bir iki tık yukarıda olduğu ifade edildi. Yenice aktar dükkânı sahibi Mustafa Yenice, “Müşterilerimiz ekonomik sıkıntılarından dolayı tabii ki ekonomik fiyatlara ürün almak istiyor ama ucuza alacağım diye kesinlikle sahte ürünlere rağbet etmesinler. Çünkü baharatlar direkt olarak kullanılıyor ve vücutlarına giriyor. Bunlar ileride mutlaka ve mutlaka sağlık yönünde deformasyonlara, rahatsızlıklara sebebiyet verir. İleride karaciğer yetmezliği, böbrek problemleri gibi hastalıklarla karşılaşılabilir. En güzeli doğal ürünleri tercih etmektir. Tabii ki fiyat kıstasına bakacaklar ama en önemli şey ürünün kalitesi” diyerek sözlerini noktaladı.
    (Alpaslan Demir)

  • Dünya radyoloji günü kutlu olsun

    Dünya radyoloji günü kutlu olsun

    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, 8 Kasım Dünya Radyoloji Günü nedeniyle basın açıklaması yaparak Radyoloji Teknisyen ve teknikerlerinin bu anlamlı gününü kutladı.
    Radyoloji Teknisyen ve teknikerlerinin özellikle pandemi döneminde sağlıksız ortamda çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Taşkın şunları söyledi:
    “Radyoloji Teknisyen ve Teknikerleri özellikle pandemi nedeniyle büyük bir risk altındadır. Çalışma ortamları sağlıksız, Covıd-19 salgınını nedeniyle daha fazla radyoloji işlemleri yapmaktalar ve salgına yakalananlarla birebir temas halindeler. İçinden geçtiğimiz süreçte daha fazla radyasyon riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Ayrıca bu süreçte salgın nedeniyle daha fazla mesai yapmak durumunda kalmışlardır. Tüm bu olumsuzluklara rağmen görevlerini özverili bir şekilde yapmaktalar ve yapmaya da devam ediyorlar.
    Sağlık Bakanlığının, radyoloji çalışanlarının sağlığını düşünerek gerekli önlemleri almasını istiyoruz. Bunun için eskiden olduğu gibi yıllık yıpranmalarının 3 ay, çalışma saatlerinin de 5 saat olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Radyoloji Teknisyen ve Teknikerlerinin sağlığı göz ardı edilmemelidir. İşyeri ortamında gerekli düzenleme yapılmalı, mesai saati aşağıya çekilerek yeniden düzenlenmeli, iş yükü hafifletilmelidir. Dolayısıyla radyoloji çalışanlarının diğer çalışanlardan farklı olarak yıpranma payı da yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Öncelikle meslek hastalığı riski en fazla olan radyoloji, radyoterapi, nükleer tıp vb. gibi teşhis ve tedavi amaçlı birimlerde riskin en aza indirilmesi için ciddi önlemler alınmalıdır. Radyoloji ünitelerini, “Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği” çerçevesinde ele alarak hizmet vermesi sağlanmalıdır. Cihaz modernizasyonunun sağlanması, uygun havalandırma ve izolasyonu ile birlikte yeterli fiziki çalışma koşulları oluşturularak sağlıklı hizmet verebilmesi sağlanmalıdır. Uluslararası Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICRP), Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Avrupa Enerji Topluluğu (AURATOM) gibi birçok uluslararası kuruluşun ilke olarak radyasyon kaynaklarıyla çalışanların günlük çalışma sürelerini olabildiğince asgari seviyeye indirilmesi tavsiyesinin gereği yapılmalıdır.
    Bu duygu ve düşünce çerçevesinde ülkemizde radyoloji alanında çalışanların işyeri sorunlarının çözülmesini ve iyileştirici düzenlemeler yapılmasını temenni ederek Radyoloji Teknisyen ve Teknikerlerinin bu anlamlı günlerini kutluyorum.”

  • Kışlık lastik mesaisi başladı

    Kışlık lastik mesaisi başladı

    Yozgat’ta araçlarına kış lastiği taktırmak isteyen sürücüler, lastikçilerin yolunu tuttu.
    Türkiye genelinde kış lastiği zorunluluğu 1 Aralık itibariyle başlıyor. Uygulamaya sayılı günlerin kalmasıyla birlikte sürücüler kış lastiklerini değiştirmek için lastikçilerin yolunu tuttu.
    Araçlarının lastiklerini kış lastikleri ile değiştirmek için son günü beklemek istemeyen vatandaşlar, lastikçilerin iş yoğunluğunu artırdı.
    Kasım ayının girmesi ile birlikte kış lastiği mesaisine başladıklarını belirten oto lastik tamircisi Fikret Boyraz, vatandaşların kendi can ve mal güvenlikleri için lastik değişimine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.
    Boyraz, “Şu an araç lastiklerini 50 liraya değiştiriyoruz. Değiştirmede lastiklerin durumuna bakıyoruz, siboplara bakıyoruz, balans ayarına bakıyoruz. En iyi şekilde müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Yoğunluk son 4 gündür devam ediyor. Vatandaşlarımızdan isteğimiz son güne işlerini bırakmasınlar, son gün çok yoğun olur hem kendileri hem de bizler sorun yaşıyoruz. O yüzden son güne bırakmadan, gelsinler” dedi.
    Aracının lastiğini değiştirmeye gelen sürücü Salih Bozkurt ise, “Yozgat’ın kış şartları belli, 1 Aralığı bekleyip yoğunluğa kalmamak için şimdiden lastiklerimizi değiştirmeye geldik. Sürücü arkadaşlarımızın can güvenlikleri için kış lastiklerini kullanmalarını tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu. (İHA)

  • Atatürk, kendisini Türk  milletine adamış bir liderdir

    Atatürk, kendisini Türk milletine adamış bir liderdir

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muzaffer komutan yapısıyla Türk tarihine damga vuran bir değer olduğunu belirterek, “Atatürk, kendisini Türk milletine adamış bir liderdir.”dedi.
    Milletvekili Ethem Sedef, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 82.nci yıldönümü olan 10 Kasım Atatürk’ü anma günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; Atatürk’ün Türk milletine kendisini adayan, Milli Mücadele’yi başarıya ulaştırmak için canını dişine takmış bir lider olduğunu vurguladı.
    Sedef, şu ifadeleri kullandı: “Büyük Türk milletinin yol başçısı olmuştur. Atatürk Türk milletine kendisini adamış, Milli Mücadele’yi başarıya ulaştırmak için canını dişine takmış bir liderdir. Atatürk, zorluğu yenmiş, zorbalara direnmiştir. Esaretin perdesini yırtıp atmış, bölücü senaryolarını boşa çıkarmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeridir, Türkiye’nin iftiharıdır. Atatürk demek, Ne Mutlu Türküm diyene sözüne sadakattir. Atatürk demek, tam bağımsızlık ülküsünde buluşmak demektir. Atatürk demek Türk demektir, Cumhuriyet demektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü kaybedeli 82 yıl olmuştur. Ancak Türkiye Cumhuriyeti inanıyoru ki, sonsuza kadar baki kalacak, önüne hiçbir menfi kuvvet geçemeyecektir. Bu düşüncelerle, ebediyete irtihalinin 82’inci yıldönümünde ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum. Manevi hatırası önünde eğiliyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.” (Ferhat Özer)

  • Irgatoğlu’ndan 10 Kasım mesajı

    Irgatoğlu’ndan 10 Kasım mesajı

    Milliyetçi Hareket Partisi Yozgat İl Başkanı Tekin Irgatoğlu, Atatürk’ün 82. ölüm yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
    Dünyanın en zor coğrafyasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin, bulunduğumuz coğrafyanın istikrarı için büyük bir sorumluluk taşıdığını söyleyen Irgatoğlu, “Atatürk’ün belirlediği hedeflere ülke olarak kararlılıkla yürüyeceğiz”dedi.
    Irgatoğlu yaptığı açıklamada “10 Kasım 1938 günü ebedi âleme uğurladığımız Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü 82. ölüm yıldönümünde Türk Milleti olarak bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anmaktayız. Atatürk, büyük milletimizin canından değerli bildiği vatan topraklarını parçalamaya yeltenenlere, kutsal değerlerimizi çiğneme cüreti gösterenlere karşı, milletimize en zor zamanlarında liderlik yapmış, siyasi ve askeri dehasıyla zamanın küresel güçlerine karşı birlik ve beraberlik içerisinde istiklal ve istikbal mücadelemizi başarıya ulaştırmıştır. Karşısına çıkan tüm güçlükleri aşarak milletine bağımsızlığını armağan eden, kısa yaşamına sığdırdığı büyük başarılarla dünya milletlerine örnek olan Atatürk’ün bize sunduğu değerleri korumak ve bizden sonraki kuşaklara aktarmak için tüm gücümüzle çalışmalıyız. Bu duygularla Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere geçmişten günümüze vatan uğruna mücadele veren aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyoruz””dedi.

  • Vali Polat: Öğrencilerimiz için her türlü imkanı seferber ediyoruz

    Vali Polat: Öğrencilerimiz için her türlü imkanı seferber ediyoruz

    Yozgat Valisi Ziya Polat, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, eşliğinde yeni binasına taşınan 32 derslikli, kapalı spor salonu, basketbol, voleybol ve halı sahası bulunan ve 16 Milyon TL’ye mal olan Cumhuriyet Ortaokulunu ziyaret ederek, “Öğrencilerimiz için her türlü imkanı seferber ediyoruz.”dedi.
    Vali Polat, Cumhuriyet Ortaokulu ve Cumhuriyet Ortaokulunun eski binasına açılan Şehit Abdullah Bozkurt İlkokulunu ziyaret etti.
    Sınıflarda öğrencilerle bir araya gelen Vali Polat, öğretmenlerle de öğretmenler odasında bir araya geldi.
    Devletin öğrenciler için her türlü imkanı seferber ettiğini söyleyen Vali Polat, öğrencilerden maske, mesafe ve temizlik konularına riayet etmelerini istedi. Vali Polat, pandemi sürecinde okullarımızda yürütülen eğitim öğretim hakkında bilgi alarak başarılar diledi.

  • Başkan Köse: Saygı ile anıyoruz

    Başkan Köse: Saygı ile anıyoruz

    Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 82. ölüm yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
    Başkan Köse yayınladığı mesajında şu ifadelere yer verdi;
    “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete irtihalinin 82. sene-i devriyesinde rahmetle yâd ediyorum. 1919’da Samsun’a çıkarak başlattığı İstiklal Harbimizi, 1923’te Ankara’da Cumhuriyeti kurarak zafere ulaştıran Gazi Mustafa Kemal, adını tarihe nakşettirmiş kahraman bir asker, büyük bir devlet adamıdır.
    Gazi Paşa, bu ülkenin ve milletimizin ortak değerlerinden biridir. Onun hatırasına sahip çıkmak, bağımsızlığımıza, vatanımıza, bayrağımıza, Cumhuriyete ve ülkemizin bin yıllık medeniyet birikimine, Kurtuluş Savaşı ruhuyla sahip çıkmayı gerektirir.
    Bu düşüncelerle, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, aziz şehitlerimizi, gazilerimizi ve tüm ecdadımızı şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun.”

  • Vali Polat: Atatürk, aydınlık  yarınlarımızın temellerini atmıştır

    Vali Polat: Atatürk, aydınlık yarınlarımızın temellerini atmıştır

    Yozgat Valisi Ziya Polat, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletten aldığı destekle yeni ve modern bir devlet kurarak aydınlık yarınların temellerini attığını söyledi.
    Vali Ziya Polat, yaptığı açıklamada; “Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük asker ve devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 82’nci yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyoruz.” dedi.
    Vali Polat, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk kısa hayatına büyük işler sığdırmıştır. Milletimizden aldığı destekle yeni ve modern bir devlet kurarak aydınlık yarınlarımızın temellerini atmıştır. Temellerini attığı aydınlık yarınlarımızı inşa ederken de ilke ve idealleri ile milletimize daima ışık olmuştur. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi bütün değerleriyle yaşatıp, geliştirip gelecek nesillere devredeceğiz. İnanıyoruz ki, gelecek nesillerimiz de Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatmak için aynı azim ve kararlılıkla mücadele vereceklerdir. Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, O’nun şahsında dava ve silah arkadaşlarını, şehitlerimiz ve gazilerimizi minnetle yad ediyorum. Ruhları şad olsun.”diye konuştu.

  • Uçar’dan 10 Kasım mesajı

    Uçar’dan 10 Kasım mesajı

    DSP Yozgat İl Başkanı Nevzat Uçar 10 Kasım nedeniyle bir mesaj yayınladı.
    İl Başkanı Uçar mesajında “Ulusal Kurtuluş Savaşımız başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 82. yılındayız.
    Emperyalizmin, coğrafyamız üzerindeki hesaplarını ters-yüz eden vatansever, milliyetçi ve devrimci düşüncenin mimarı, “Tam Bağımsız Türkiye” ideali ile bizlere görevimizi tanımlayan Atatürk’ün izinden yürüyeceğiz, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet’ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa edeceğiz.
    10 Kasım’lar bizim için vatan bilincimizin, birliğimize inancımızın, Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığımızın tazelendiği, daha da güçlendiği günlerdir.
    Ebediyete intikalinin 82. yılında birinci Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, minnet ve özlemle anıyoruz” dedi.
    DSP İL BAŞKANLARI ANKARA’DA TOPLANDI
    Demokratik Sol Parti (DSP) il başkanları toplantısı Ankara’da genel merkez binası toplantı salonunda DSP Genel Başkanı Önder Aksakal başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde merhum başbakan ve Demokratik Sol Parti Kurucu ve Onursal Genel Başkanı Bülent Ecevit’i ölüm yıldönümünde bir kez daha dualarla anıldı.
    Toplantıya Yozgat’tan katılan DSP Yozgat İl Başkanı Nevzat Uçar, toplantı hakkında yaptığı açıklamada, 2023 yılında yapılacak seçimlere ilişkin çalışma planının oluşturulduğunu, ancak yarın seçim olacakmış gibi çalışmalara başladıklarını ifade ederek, “Düne kadar din sömürüsüyle oy devşirip iktidarın bir kulpundan tutup dünyalıklarını yapanlar, bugün kendilerini hiç sağcı hissetmediklerinden, kendilerini muhafazakâr saymadıklarından bahsedebiliyorlar.”
    Siyasi ve ekonomik rantı paylaşamayanlar, bugün birbirlerini her türlü ihanetle suçlayabiliyor, geçmişte birlikte yaptıklarını bir çırpıda olmamış gibi gösterebiliyorlar.
    Bunun için yeni yeni partiler kuruyorlar. Büyük paralar harcıyorlar. Hangi kaynaktan, ne şekilde finanse ediliyorlar belli değil. Allah var, elbette kendileri de fukara değiller, ancak kişisel servetlerini bu yolda harcayacak kadar saf da değiller. Gün gelir, bunların da hesapları bir bir ortaya dökülür. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
    Bölgesinde ve dünyada güçlü bir Türkiye’nin tek ihtiyacı dürüst, halkçı, vatansever ve milliyetçi bir sol partinin iktidarıdır. Yani DSP iktidarıdır” açıklamalarında bulundu.

  • Parklar temizleniyor

    Parklar temizleniyor

    Sorgun Belediyesi Kış mevsimi öncesi ilçe genelinde ki parklarda kapsamlı bir çalışma yürütüyor.
    Sorgun Belediyesinden yapılan açıklamada “Vatandaşlarımızın yaz aylarında sıklıkla kullandığı park ve bahçelerimizi kış mevsimi öncesinde de ihmal etmiyoruz.
    Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerimiz tarafından meydan ve parklarımızda mevsimsel koşullardan kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesine yönelik kış temizliği yapıldı”denildi.

  • Kütahyaspor hazırlıkları sürüyor

    Kütahyaspor hazırlıkları sürüyor

    Belediye Kütahyaspor’u kendi sahasında ağırlayacak olan temsilcimiz Yozgatspor, antrenmanlarını Teknik Direktör Nihat Tinel kontrolünde sürdürüyor.
    Yozgatspor Tesisleri’nde Belediye Kütahyaspor maçı hazırlıklarına devam eden kırmızı siyahlı ekip 3 takım halinde taktik ve teknik idmanlarına devam ediyor.
    Teknik Direktör Tinel ve teknik heyet yönetiminde çalışmalarını sürdüren Yozgatspor’da hazırlıklar tam gaz. Teknik Direktör Tinel oyuncuları ile birlikte çift kale maçta oynarken aynı zamanda oyuncularına almaları gereken pozisyonlar hakkında da uyarılarda bulundu. Yardımcı Antrenör Şevki Koç ise çift kale maç esnasında oyunu sıklıkla durdurarak oyuncuları uyardı. Kütahya ekibi ile Perşembe günü karşılaşacak ekipte oyuncuların idmanda gösterdikleri performans dikkatlerden kaçmadı.
    Kupa maçından sonra takımda bir yorgunluk oluştuğunu ama sonrasında toparlanıp lige odaklandıklarını söyleyen Teknik Direktör Tinel, Belediye Kütahyaspor maçı ile de artık çıkışa geçmek istediklerini bildirdi. Tinel,”29 futbolcumuzla Belediye Kütahyaspor maçı hazırlıklarına devam ediyoruz. İyi bir ekibimiz var. Çalışmalarımız da gayet güzel geçiyor. Belediye Kütahyaspor’u buradan yenilgiye uğratarak göndermek istiyoruz. Takım olarak buna çok ihtiyacımız var. Hem puansal anlamda hem de taraftarın yüzünü güldürmek anlamında Belediye Kütahyaspor’u kendi sahamızda yenmek istiyoruz. Bunun içinde çok çalışıyoruz. Malum Kırşehir Belediyespor ile bir maç yaptık. Hakemin uzatmaya gittiği 90 artı 6’ncı dakikada gol yedik. Yenmeyi hak ettiğimiz bir maçtı. Çocuklar ellerinden geleni yapıyorlar ve bunu da kupa maçlarında gösterdiler. İnşallah bunu da en iyi şekilde lige yansıtacağız. Belediye Kütahyaspor maçı ile de artık çıkışa geçmek istiyoruz. Şimdi tamamen lige odaklandık. Ligde iyi yerlere gelmek için Kütahya maçı çok önemli. Mutlak 3 puanı hedefliyoruz. İnşallah Belediye Kütahyaspor’u buradan eli boş göndereceğiz. Kupa maçından sonra takımda bir yorgunluk oluştu. Fakat gerekli tedbirlerimizi alarak çalışmalarımızı eksiksiz tamamlamaya gayret gösteriyoruz. Oyuncularımızı, yenileme antrenmanları ile tekrar fiziksel değerlerine getirmeye çalışıyoruz. Eksiğimiz yok. Tam konsantre olarak maç hazırlıklarını tamamlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Sorgun’dan Arhaviye set yok

    Sorgun’dan Arhaviye set yok

    AXA Sigorta Efeler Ligi’nde mücadele eden Sorgun Belediyespor, Pazar günü evinde oynadığı Arhavi Voleybol maçını 3-0 kazandı.
    Kapalı Spor Salonu’nda 16 da başlayan maça 3 oyuncusu eksik başlayan Sorgun Belediyespor, birinci setin ilk dakikalarında rakibinin üst üste aldığı sayılarla 1-4 geride başladı.
    Daha sonra oyunda dengeyi sağlayan takımımız Arhavi Voleybol’u yakaladı ve 5-4 öne geçti.
    Cepeda ve Lazar Cirovic’in yer almadığı ilk sette 6 numaradan Danilo ve bloklardan Murat ile sayılar bulan Sorgun Belediyespor, ilk teknik molaya da 12-10 önde girdi.
    Teknik mola sonrası her iki takımda karşılıklı sayılarla sete tutundular. Sorgun Belediyespor bir ara farkı 2 sayıya çıkarıp durumu 21-19 yapınca Arhavi ilk molasını aldı.
    Mola sonrası rakibine göre daha iyi oynayan Sorgun Belediyespor ilk seti 25-22 kazanmasını bildi.
    Maçın ikinci setinde Cepeda ile başlayan Sorgun Belediyespor oyuna ağırlığını koyunca, bir anda 4 sayılık bır seri yakaladı ve 4-0 öne geçince konuk ekip ikinci setin ilk molasını aldı. Moladan iyi dönen Artvin temsilcisi, farkı 2 sayıya indirip durumu 8-6 yapınca, bu kez biz mola almak zorunda kaldık. Mola sonrası biraz toparlanan takımımız, ikinci teknik molaya 12-9 önde girdi.
    Moladan sayılarla dönen Sorgun Belediyespor farkı 5 sayıya çıkarıp 16-11 yaptı ve ikinci Arhavi molası da geldi.
    Yapılın değişikliklerde takımımızı durdurmaya yetmeyince ikinci seti de 25-16 gibi açık bir farkla kazandık.
    Maçın son seti ilk sette olduğu gibi oldukça çekişmeli geçti. Lazar Ciroviç’in de yer aldığı set karşılıklı sayılarla başladı. Sette Arhavi 8-5 öne geçince takımımız mola aldı. Mola sonrası toparlanan Sorgun Belediyespor önce rakibini yakaladı ve sonra da 15-13 öne geçti.
    Rakibine oranla daha üstün olan Sorgun Belediyespor bu üstünlüğünü set sonuna kadar sürdürünce son seti de 25-22 kazanan ve üç puanı alan taraf oldu.
    Maç önce 6 puanla 15’inci sırada bulunan Sorgun Belediyespor bu galibiyetin ardından puanını 9’a çıkardı ve puan cetvelinde de 12’inci sıraya yükseldi.
    Salon: Sorgun
    Hakemler: Tuncay Kandemir, Hüseyin Okumuş
    Sorgun Belediyespor: Samet Ahmet Baltacı, Berkant Hızarcı, Burhan Zorluer, Selim Demir, Pavlovic, Murat Palavar, (Umut Demir, Cepeda, Cirovic, Yiğit Yıldız,)
    Arhavi Voleybol: Onur Soydan, Seymen Şenyüzlü, Ali Berke Sağır, Erenhan Can, Bilal Tatar, Rıdvan Sağlık (Fahri Saraç, Oğuzhan Altıntaş, Yasin Akgül, Hüseyin Baykal, Bilal Tatar, Yılmaz Baran)
    Setler: 25-22, 25-16, 25-22
    Süre: 82 (28,23,31)

  • Yozgat’ın köyünden TBMM’nin başına: ‘Benimki bir Cumhuriyet hikayesi…’

    Yozgat’ın köyünden TBMM’nin başına: ‘Benimki bir Cumhuriyet hikayesi…’

    Cemil Çiçek’in 1984’te Yozgat Belediye Başkanı olarak başlayan 35 yıllık siyaset yolculuğu milletvekilliği, Adalet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı, TBMM Başkanlığı’ndan sonra Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğiyle devam ediyor. Ankara’daki ofisinde eski fotoğraflarını karıştırırken hayatını, “Benimki bir Cumhuriyet hikâyesi” diye özetliyor: “Yedi çocuklu çiftçi bir ailenin çocuğu olarak Yozgat’ın küçük bir köyünden çıkıp bugünlere geldim…”

    Cemil Çiçek, Hürriyet Gazetesinden Zeynep Bilgihan’a yaptığı özel söyleşide aile hayatından, siyaset hayatına pek çok konularda samimi açıklamalarda bulundu.

    Çiçek, bizi 1940’lı yıllara, Orta Anadolu’da bir köy evine götürüyor. Yozgat’a bağlı Musabeyli Boğazı Köyü’nde çatısız, iki odalı, tipik bir köy evindeyiz. Baba, çiftçilik yapıyor. Çiçek, ailenin ilk çocuğu olarak 1947’de, annesinin deyimiyle ‘harman kalktıktan sonra’ doğuyor. Onu altı kardeş izliyor. Aile en büyük çocuğun okumasını istiyor. Ancak ekonomik şartlar zor… Küçük kardeşler büyük ağabeyin eğitimine destek olabilmek için mevsimlik işçi olarak çalışıyor. Devamını Çiçek’in ağzından dinleyelim: “Okumak bir nevi sınıf atlamaktı. O sebeple aileler canlarını dişlerine takıp çocuklarını okutmak isterdi. İlkokulu köyde beş sınıf beraber okuduk. Köy Enstitüsü mezunu idealist öğretmenimiz vardı. O dönemin tüm öğretmenleri böyleydi… Çalışkan bir öğrenciydim.”

    Sene 1948 annesiyle

    11 YAŞINDA YALNIZ GARİP BİR ÇOCUK

    Köyünden dışarı ilk defa 11 yaşında, ortaokula devam edebilmek için çıktı. Yozgat merkezde imam hatip ortaokuluna kaydoldu. Ailesi köyde kaldığından tek odalı bir ev kiralandı. Çiçek anlatıyor: “İki akrabamla kalırdık. Otoriter bir Osmanlı kadını olan rahmetli nenem gündelikçi olarak evlerde çalışarak kazandığı 3-5 kuruşla öğrenci evimizin ihtiyaçlarını karşılamaya yardım ederdi. Gelemediği zamanlarda biz üç çocuk kendi işlerimizi hallederdik. Zordu tabii… Başlarda köyden şehre gelmiş olmanın verdiği çekingenlik ve ürkeklikle her şey bizi şaşırtıyordu. Aile yok, sıcak yemek yok, doğru düzgün ayakkabı-kıyafet yok, garip bir çocuk… Yemek yapmayı o zaman öğrendim. Gaz lambası alacak paramız olmadığından sokaktaki elektrik direğinin ışığıyla ders çalışırdım…”

    ‘HUKUKLA LİSE SON SINIFTA TANIŞTIM’

    Liseye geçtiğinde artık şehre alışmıştı. Dersleri iyiydi, öğretmenleri de onu seviyordu. Yokluksa olduğu yerde duruyordu. Evde yakacak olmadığından gittiği halk kütüphanesinde romanlarla tanışmıştı. Son sınıfta edindiği daktiloysa ona gelecek kariyerinin kapısını araladı: “Ankara Hukuk Fakültesi’ne hariçten devam eden bir öğretmenimiz vardı. Daktilomda ders notlarını temize çekerdim. Bu esnada hukuk kavramlarına aşina oldum. Bizden önce üniversiteye gitmiş tanıdıklar da vardı. Onların da yönlendirmesiyle ilk tercihim hukuk oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne en iyi puanla giren, dersleri en iyi on öğrenciden biri oldum. 35 bin nüfusluk memleketim Yozgat’tan ilk defa çıkıp İstanbul’un yolunu tuttum…”

    Zeynep Bilgehan’a hayat serüvenini anlattı

    ‘TAHTA BAVULLA GELDİĞİM İSTANBUL…’

    Cemil Çiçek, beş arkadaşıyla ‘megakent’e ilk gelişini dün gibi hatırlayarak anlatıyor: “15 liraya Gazanfer Bilge otobüslerine bindik. Sabahın köründe Kadıköy’e vardık. Ortalık karanlık, elimizde tahta bavullar… Taksi dolmuşu ardından arabalı vapurla Fındıklı’daki arkadaşlarımıza ulaşmayı başardık. 1965-1966 eğitim yılıydı. Ertesi gün Beyazıt’taki okula gidebilmek için ‘Boynuzlulara binin’ dediler. Troleybüsmüş, ne bilelim! Yozgat’ta eşeği, atı biliyorduk… İyi dereceyle girdiğimden İstanbul Ticaret Odası’ndan burs almıştım ama para yetmiyordu. Çıkrıkçılar Yokuşu’nda bir iplik komisyoncusunun yanında çalışmaya başladım.”

    Çiçek, “Üniversite hayatım öğrenci olayları başlayana kadar çok iyi geçti” diye devam ediyor: “Soğuk Savaş’ın bütün arazları ortada, merkezi de İstanbul Hukuk ve İktisat Fakültesi’ydi. Sol fikirdekiler üniversite lokalinde, Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nda, sağ fikirliler Cağaloğlu’ndaki Milli Türk Talebe Birliği’nde toplanırdı. Türkiye İşçi Partisi Meclis’e girmişti. Altıncı Filo, ipini koparmış gibi sık sık Dolmabahçe’ye gelirdi… Ben sağ fikriyata yakındım. Bunda çevrenin tesiri de vardı; yurdum Cağaloğlu’nda, Milli Türk Talebe Birliği’ne çok yakındı. Masumane tartışmalar sonra suçlamalara döndü…” Genç Çiçek’in en sevdiği ders Anayasa Hukuku, hayali de akademisyenlikti. Ancak şiddetlenen olaylar onu bu alandan ayırmış: “1968’te üçüncü sınıftayken boykotlar, işgaller başladı. Güç bela sınavlara girip 1971’de mezun oldum. O dönem güvenliğinizi sağlamak için illa bir gruptaydınız. Ben de Mücadele Birliği diye bir dernekteydim ama sonra bazı şeyler kafama yatmadı. Hayatıma devam etmek için ayrıldım.”

    Sene 1978: Eşi Gülten ve oğlu Ahmet

    ADIM EFENDİ’YDİ CEMİL YAPTIM

    “Bana ‘Efendi’ adını vermişti babam. Bizde erkek çocuğa dedenin, kız çocuğa ninenin ismi verilir. Dedemin ismi Mustafa Efendi. Doğduğumda Mustafa ismi başka bir çocuğa verilmiş olduğundan bana Efendi ismi koyuldu. Ama tabiri caizse ben ‘Efendi’liği kabul etmedim ve lise sonda isim tashihi için müracaat ettim. Efendilik ısmarlama olmamalı, insan hal ve tavırlarıyla ‘efendi’ olmalı. Bugün kullandığım isim benim kendi tercihim. Neden ‘Cemil’i tercih ettim bilmiyorum. Orta Anadolu’da çok kullanılan bir isim de değil.”

    Sene 1984: Belediye başkanlığı dönemi.

    SİYASET KRONOLOJİSİ: VETO, BELEDİYE, BAKANLIK…

    Cemil Çiçek siyasetle resmi olarak ilk kez 1983’te tanıştı… Bu süreci şöyle anlatıyor: “1977’de erken seçime gidilirken Milli Selamet Partisi’nde bir süre il başkanlığını yaptım… Sonra 12 Eylül oldu, ‘İyi ki milletvekili olmamışım!’ diye düşündüm; işte inanırız ki hayır diye bildiklerimiz şer, şer diye bildiklerimiz hayır olabilir… Sonra 1983’te Turgut Özal ile ANAP’ı kurarken yine veto yedim! 1984’te Yozgat’tan belediye başkanı seçildim. 1987’deki seçimde yasaklar kalkınca TBMM’ye girip bakan oldum. Rahmetli Özal, babamdan sonra üzerimde en çok hakkı olan insandır. Turgut Bey’in yanlışları, başkalarının doğrularından daha yol gösterici oldu benim için… İstifade ederseniz aynı yanlışı yapmazsınız…”

    Sene 1985: Turgut Özal ile birlikte

    DANIŞTAY’A GİREMEDİM, ADALET BAKANI OLDUM’

    Akademisyenlik hayali bitince Ankara’ya gelir Çiçek. Kendi deyimiyle, “Artık züğürtlük bitmeli” diyerek Danıştay’ın raportörlük sınavına girdi. Sonuç 100 üzerinden 99’du. Ancak bir türlü iyi haber gelmiyordu… Ne olmuştu? Çiçek yanıtlıyor: “Devleti ‘aşırı uç’lardan korumak için Türkiye’de ilk defa güvenlik soruşturmaları yapılmaya başlanmıştı. Ben ‘sağcı’ olduğumdan alınmamışım. İki de sol görüşlü kişiyi almadılar. Suç teşkil eden bir vukuatım yoktu ama o günkü anlayış, kaldığım yurda bakıp beni ‘gerici’ diye kuruma almadı. Allah, bize seneler sonra Danıştay’ın da işlerine bakmakla görevli Adalet Bakanlığı yapmayı nasip etti. O dönem çok üzülmüştüm. Okumuşuz, bileğimizin hakkıyla almışız puanı. 1968’e kadar kavga dövüş hiçbir şey yapmamışız. Sen eğitim öğretim hakkını kullanacak ortamı hazırlamamışsın, sonra sırf o yurtta kalmışım, falanca derneğin toplantısına gitmişim diye beni suçluyorsun. Bu uygulamalar insanın devlete olan güvenini sarsıyor.”

    AFLARA NİYE KARŞI?

    Akademisyenlikten sonra memuriyet kapısı da kapanınca memleketine döndü. Çiçek, ‘Anladık ki bize devlette ekmek yok!” diye devam ediyor: “1975 itibariyle Yozgat’ta avukatlığa başladım. Daha ziyade ceza davaları alırdım; adam öldürme, yaralama… Bir de boşanmalar çok olurdu. Dilekçeyi alsam da belki barışırlar diye davayı açmak için bir ay beklerdim. Unutamadığım dava; kumar müptelası Topal Rıfat, para için annesi ve kız kardeşini öldürmüştü. Yargılama yapıldı, idama mahkum ettirdik. Yan yattı, çamura battı, 7-8 sene sonra aftan faydalanıp çıktı hapisten… Bu sebeple ben prensip itibariyle aflara karşıyım; af dersek of deriz…”

    ‘İYİ Kİ VARLAR’

    Soldan sağa: Seda Çiçek (gelini), Gülten Çiçek (eşi), Torunu Rana, Cemil Çiçek, Torunu Mehmet, Ahmet Çağrı Çiçek (oğlu), Şeyma Yiğit (kızı)

    “Eşim Gülten Hanım’la, 1976’da ben Yozgat’ta avukatlık yaparken tanıştık. O da Van İlköğretmen Okulu’ndan mezun. Her şey 10 gün içerisinde oldu, söz kesildi. Nikâhı da hemen yaptık. Evliliğimiz 40 seneyi aştı. Üç çocuğumuz, beş torunumuz var. Her şeyimi eşime ve aileme borçluyum. Siyasetçilerin en önemli referansı ve teminatı ailesidir. Benim için iyi ki onlar var…”

    ‘ATATÜRK’Ü RAHMETLE ANMAK LAZIM’

    Çiçek, hikayesini bir ‘Cumhuriyet başarısı’ olarak tanımlıyor: “Nenem avukatlığımı gördü ama belediye başkanlığımı göremedi. Anne ve babam gördü, duygulandı. Filmlerdeki gibi köyümüzden çıkıp belediye başkanı olan ilk kişi bendim… Bu da Cumhuriyet sayesindedir. Cumhuriyet’in imkanlarına baba mirası yer gibi davranıyor, çocuklarımıza anlatamıyoruz. Cumhuriyet ve demokrasi olmasa köyde 40 dönüm arazisi olan, yedi çocuğu olan fakir fukara bir aile çocuğu gelecekte TBMM Başkanı olamazdı. Bunu kazandıranları, başta Aziz Atatürk’ü rahmetle anmak lazım. Anmayanlar nankörlük ederler.”

    ‘YAHU BUNCA SENE NİYE KAVGA ETTİK?’

    Çiçek, siyasette öğrendiği en önemli derslerden birini şöyle paylaşıyor: “1987’de bakanken Gaziantep’e gidecektim. Belediye Başkanı Sayın Celal Doğan’ın beni karşılaması icap ediyordu. Üniversiteden tanışıyorduk, o sol kesimdendi. Fikren bu kadar karşı olduğu birini karşılamaya gelip gelmeyeceğini bilmiyordum. Geldi, yıllar sonra havaalanında karşılıklı oturduk. İkimizin de aklından aynı soru geçmiş; “Yahu, biz bunca sene neden kavga ettik?!” Bugün kimseye karşı önyargım yok. Yaşadıklarımdan ders çıkararak, insanların birbirini dışlamasını, kutuplaştırılmasını tasvip etmem.” Peki bugün yaşanan kutuplaşmalarla ilgili ne düşünüyor? Yanıtlıyor: “Türkiye’nin daimi hastalığı bu… 100 yıldır kurtulamamışız.”

    GENÇLERE TAVSİYELERİ: AKLINI, VİCDANINI, VARSA CÜZDANINI REHİN VERME

    – İnsanlar her türlü fikri tercih edebilir ama kavga etmemeliler…

    – Ön yargılarla katiyen kimse kimsenin vatanseverliğinden şüphe etmemeli, Türkiye’yi yaşanmaz hale getirmemeli. Hele siyasetçilere bakarak birbirleriyle ilişkilerini koparmamalılar!

    – Gençlik çağı ümit, beklenti ve heyecan çağıdır ama onlara tavsiyem olabildiğince gerçekçi olmaları…

    – Ülkedeki olumsuzlukların düzeltilmesini başkasından beklememeli, kendileri çözümün parçası olmak için gayret etmeli. Bunun için de ilk yapacakları, ne işi yapıyorsa onu çok iyi yapmak olmalı…

    – Gençler akıllarını, vicdanlarını ve varsa cüzdanlarını sakın ha kimseye rehin vermemeli…

  • Belediye çalışanları tahliye edildi

    Belediye çalışanları tahliye edildi

    Yozgat Belediyesinde 1 sözleşmeli 7 personelin Haziran ayında  iddialar üzerine gözaltına alınarak çıkarıldıkları mahkemece 4 kişinin tutuklanması ile sonuçlanan davanın ilk duruşması 6 ay sonra yapıldı. Görülen davada 4 belediye personeli tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
    Yozgat 1 Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya tutuklu bulunan belediye personelleri ve dosyada adı geçen kişiler, avukatlar katıldı. Yaklaşık 9 saat süren duruşmada tutuklu bulunan belediye personelleri Videokonferans (SEGBİS) sistemi ile bağlanarak üzerlerine atılan iddiaların gerçek olmadığını ve 6 aydır suçsuz yere içeride yattıklarını ifade ederek, tahliyelerini talep ettiler.
    Savunma avukatlarını ve tanıkları dinleyen mahkeme heyeti delilleri de inceleyerek 4 belediye personelinin tutuksuz yargılanması üzerine tahliyesine karar verdi.
    Mahkemenin vereceği kararı heyecanla bekleyen 4 tutuklu personelin aileleri de mahkemenin verdiği tahliye kararıyla sevinç ve hüznü bir arada yaşadı.
    Aileler, çocuklarının suçsuz yere 6 aydır ailelerinden; eşinden ve çocuklarından ayrı kaldıklarını belirterek, “Bizler çocuklarımızın suçsuz olduklarına inanıyorduk. Burada asıl bizleri üzen bir insanın onuru ve gururu ile oynanmasıdır. Devletimize ve adaletimize güveniyoruz.”diye duygularını dile getirdiler.

  • Hayvanseverler Kulübü öğrencilerinden  Emniyet Müdürü Esertürk’e ziyaret

    Hayvanseverler Kulübü öğrencilerinden Emniyet Müdürü Esertürk’e ziyaret

    Yozgat AYÇ Okulları / TED-AD Koleji tarafından oluşturulan’ Hayvan severler Kulübü öğrencileri, Kolej Müdürü Ahmet Fahri Yaşar gözetiminde İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk’ü makamında ziyaret etti.
    Kulübün çalışmaları hakkında İl Emniyet Müdürü Esertürk’e bilgiler veren öğrenciler, “Havaların soğuması ve kış aylarının girmesiyle birlikte sokak hayvanları ve yaban hayatı için yiyecek bulmak daha da zorlaşıyor. Bizlerde Kolej Müdürümüz Ahmet Fahri Yaşar başta olmak üzere öğretmenlerimizin de desteği ile kendi okulumuzda hayvan severler kulübünü kurduk. Burada amacımız farkındalık oluşturarak herkesi özellikle kış ayları döneminde sokak ve yaban hayvanları için bir şeyler yapmaları sağlamak istiyoruz. Burada yapacağımız çalışmalara kurumlarımızı da katılımlarını sağlayarak daha kapsamlı ve faydalı işler yapmak istiyoruz. Bugünde Sayın Müdürümüzü ziyaret ederek bu çalışmalarımız hakkında bilgiler verdik.”diye ifade ettiler.
    Yozgat AYÇ Okulları / TED-AD Koleji Müdürü Ahmet Fahri Yaşar’da eğitimin yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirtti. Yaşar, “Öğrencilerimizi bu duyarlıklarından dolayı bir kez daha kutluyorum. Kış iyiden iyiye soğuk yüzünü göstermeye başladı. Öğrencilerimiz de özellikle kış aylarında karla kaplı alanlarda yiyecek bulmakta güçlük çeken sokak hayvanlarını düşünerekten güzel bir birliktelik oluşturdular. Bizde kendilerini bu güzel çalışmalarında yanlarında olarak destekliyoruz. Bu vesile ile bizlere zamanını ayırarak, yakından ilgilenen İl Emniyet Müdürümüz Sayın Esertürk’e de teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.
    İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk’te ziyaretlerinden dolayı Kolej Müdürü A Fahri Yaşar ve öğrencilerine teşekkür ederek, hayvanları koruma adına yapacakları her türlü etkinliğe destek vereceklerini ifade etti.
    (Ferhat Özer)

  • Nurullah Nurdoğan’ın acı günü

    Nurullah Nurdoğan’ın acı günü

    Yozgat’ın tanınan simalarından bir dönem Yozgatspor Kulüp Başkanlığı da yapan, İlim Yayma Cemiyeti Halkla İlişkiler Başkanı Nurullah Nurdoğan, en acı günlerinden birini annesi Meliha Nurdoğan’ın hayatını kaybetmesi ile yaşadı.
    Bir süredir rahatsızlıkları sebebiyle hastanede tedavi gören Meliha Nurdoğan yapılan tedavilere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
    Merhume Nurdoğan’ın cenazesi; Boğazlıyan Ovakent Kasabasında öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.
    Bizde Yeniufuk Gazetesi ve Yozgat Olay olarak Merhume’ye Allah’tan rahmet, başta Nurullah Nurdoğan olmak üzere Nurdoğan ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dileriz.

  • Okullarda dezenfekte  çalışması devam ediyor

    Okullarda dezenfekte çalışması devam ediyor

    Yozgat Yunus Emre İlk ve Ortaokulu Kovid- 19 salgınına karşı yüz yüze eğitimin olmadığı haftanın bir gününü okulun bütün birimlerini dezenfekte ederek değerlendiriyor.
    Okul Müdürü Emrullah Özer, okullarında yüz yüze eğitimin olmadığı haftanın bir günü olan Çarşamba gününü genel temizlik ve dezenfekte çalışmaları ayırdıklarını söyledi.
    Sağlığın her şeyden önce geldiğini vurgulayan Özer, “Okulumuzu Kovid-19 salgınına karşı yüz yüze eğitimin olmadığı Çarşamba günleri yardımcı hizmetli personelimiz, Işkur ve belediye ekiplerince düzenli bir şekilde ilaçlamalarını yapıyoruz. Okulumuzda hafta içi eğitim ve hafta sonu kurslardan dolayı sadece Çarşamba günü yüz yüze eğitime ara veriyoruz. Her gün yoğun şekilde çocuklarımız bu sınıflarda ve kullanım alanlarında bulundukları için eğitim öğretim alanlarını virüse karşı ilaçlamalarını itina ile yapıyoruz. Bu vesile ile dezenfekte çalışmasını yapan yardımcı hizmetli personelimize,Işkur ve belediye ilaçlama personeline teşekkür ederim.”dedi. (Cemil Mermertaş)

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Keven, Yozgat’ın taleplerini iletti

    Keven, Yozgat’ın taleplerini iletti

    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven; Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan 2021 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçe teklifi görüşmelerinde Yozgatlı çiftçilerin ve Ziraat Odaları’nın taleplerini anlattı.
    Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri 2021 bütçesi üzerine Plan Bütçe Komisyonu’nda yapılan konuşmada Devlet Su İşleri kurumuna teşekkür ederek başlayan Keven, ödenek yetersizliğinden yarım kalan işlerin 2021’de tamamlanması gerektiğini söyledi.
    “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2020 bütçesi 9 milyar 454 milyon liraydı, 2021 bütçesi 18 milyar 730 milyon lira teklif ediliyor. Yani tam 2 katı. Bu denli yüksek bir artışa göre Sayın Genel Müdür’den Yozgat’ta yarım kalan ve istenilen hızda ilerlemeyen gölet ve sulama inşaatlarının hızlandırılmasını bekliyorum. Artık bu bütçeyle 2021 yılında yarım kalmış bir iş kalmayacağına inanıyorum. Sorgun Gevrek Göleti, Araplı Göleti İkmal İnşaatı, Erkekli Göleti, Eymir Göleti inşaatları artık 2021 yılında işletmeye alınmalıdır. Büyükmahal Sulaması İkmal İnşaatı işi de artık bir an önce tamamlanmalıdır. Bu işlerin tamamlanması çok gecikti. Bölge halkı sulama suyuna kavuşacağı günü bekliyor.”
    Boğazlıyan Uzunlu halkının sulama talebini ve Yenifakılı Bektaşlı köyünde yaşanan toplulaştırma mağduriyetini de hatırlatan Keven, “Boğazlıyan Uzunlu Barajı’na yapılacak kapalı sistem sulama projesine Uzunlu halkı yeni bir ilave bekliyor. Uzunlu halkı Mestanlı, Pekmeztepesi, Öksüzkayak ve Başçavuş mevkilerine bir pompaj sulama hattı yapılmasını bekliyor. Yenifakılı Bektaşlı köyünde yapılan ve köylüler arasında büyük sorunlara yol açmış olan toplulaştırma projesine de el atmanızı rica ediyorum. Bektaşlı’da yaşanan sıkıntıların soruşturulmasını daha önce de talep etmiştim. Bu konunun sağlıklı bir sonuca erdirilmesi çok önemli” dedi.
    Ziraat Odaları ile yaptığı görüşmeler sonucunda edindiği bilgileri Bakan Pakdemirli ile paylaşan Keven, “Yozgat’ta, Ziraat Odaları başkanları ile yapmış olduğumuz birebir görüşmelerde sorunlarının çözüme erdirilmesi isteniyor. Ziraat Odaları başkanları gübre, zirai ilaç, tohum ve sulama elektrik fiyatlarında görülen artışları en önemli sorun olarak sıralıyorlar. Bu artışların ekim döneminde sürdürülebilir üretimi engellediğini söylüyorlar. Geçen yıldan kalan sertifikalı tohum desteklerinin acil ödenmesini, veraset intikalleri yapılmadığı için ÇKS’ye dâhil edilemeyen ama üzerinde tarımsal üretim yapılan araziler de tarımsal desteklerden faydalanmasını, tarımsal desteklerden arazi sahibinin değil, o arazi üzerinde tarımsal üretim yapanların faydalanmasını talep ediyorlar. Elektrik fiyat artışları ile çiftçi sulama yapamaz hâle geldi. Tarımsal abone elektrik fiyatları makul seviyelere mutlaka çekilmelidir. Destekler ve destek miktarları ekim döneminden önce açıklanmalıdır. Ayrıca bu destekler gecikmeden, gününde ve toplu verilmelidir. Verimli tarım arazileri korunmalı, arazi parçalanmasının önüne geçilmeli, toplulaştırma sorunsuz ve hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Her ürünün taban fiyatı hasattan en az bir ay önce açıklanmalıdır. Kaba yem desteği artırılmalıdır. Yem fiyatları sınırlanmalı. Süt fiyatları artırılmalıdır, süt üreticileri bu durumda perişandır” diye konuştu.

  • “Çekerek Bilim Söyleşileri” etkinliği

    “Çekerek Bilim Söyleşileri” etkinliği

    Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata köylerde yürüttüğü etkinliklerin benzerini ilçelerde de düzenlemeye başladı.

    Geçen yıl köylerde başlattığı etkinliklerde, metaforik başlıklar etrafında gittiği okullarda öğrenci, öğretmen ve halkın ilgisini üzerinde toplayan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, yürütmekte olduğu gönüllü faaliyetlerden “Köyde Okuma Etkinliği” ile de farklı bir bakış açısı ortaya koydu. Köylerden taşımalı eğitim yoluyla çocukların geldiği ilçelerdeki okulları da ziyarete başlayan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün daveti üzerine, Şehit Hüseyin Kayacı İmam Hatip Ortaokulu ve Şehit Sadık Nazlı İlkokulu’nun bulunduğu binada “Çekerek Bilim Söyleşileri” başlıklı etkinliği gerçekleştirdi.
    Okulun 5’inci sınıf öğrencileriyle “Çekerek’ten de Lagari Hasan Çelebi çıkabilir”, 8’inci sınıf öğrencileriyle “Ben de yaparım” ve öğretmenlerle “Proje Fikri Geliştirme Eğitim Semineri” başlıkları etrafında buluşmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Mustafa Böyükata, TÜBİTAK’ın yayınlarından Meraklı Minik, Bilim Çocuk ve Bilim Teknik Dergileri, Yozgat Eczacı Odası’ndan temin edilen, çocuklarda ilaç ve toplum sağlığı konusunda bilinç oluşturmaya yönelik Türk Eczacıları Birliği yayını ile üç dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmış olan eski Valilerimizden Tevfik Ziyaeddin Akbulut, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi eski Rektörü Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkan Yardımcısı Kadim Budak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi Hakimi Harun Dinç, İstanbul’da Şehit Mehmet Yılmaz İlkokulu’nda Müdürlük yapan Yavuz Yılmaz ve eğitime gönül vermiş gönüllülerin katkılarıyla temin ettiği kitap ve kırtasiyelerden oluşan hediyeleri de teslim etti.
    Öğrencilerle yaptığı söyleşilerde Prof. Dr. Mustafa Böyükata, kısa okumalar yaparak biliminsanlarının dünyasına dair; onların merak ve hayallerine dönük çalışmalarına, çalışmalarıyla nasıl öncü insanlar olduklarına ve efsaneleştiklerine dair bilgiler verdi. “Bilim Okur Yazarlığı” konusunda farkındalık oluşturmaya çalışan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, çocuklara TÜBİTAK’ın “Bilim Teknik” ve “Bilim Çocuk” dergilerinden de hediye etti. Çocukların ilginç buldukları konularda konuşmaları için onlara fırsat verildi ve devamında güncel dijital teknolojiler hakkında tartışma açıldı. Nesnelerin internetinin yaşanacağı bir döneme girildiği belirtilerek, kullanılan araçlardaki teknolojik dönüşümlerden örnekler verildi. Bilimin ve aklın iyi kullanılmasının farkına varılacak biçimde seyreden toplantıda, çocukların ilerde neler yapabilecekleri ve yapmak istedikleri konusunda merakları uyandırılarak, hayallerini paylaşmaları istendi. Öğrencilerin, “uçan ev”, “görünmez araba”, “elektrikli traktör geliştirme”, “uçan kaykay”, “görünmezlik kostümü”, “akıllı kalem”, “beyin kapasitesini tam kullanmaya yönelik çalışma”, “ezberlemeyi kolaylaştıran bir şey yapma” ve “hafıza cihazı” gibi ilginç hayallerini paylaştığı gözlendi. Etkinlikleri izleyen öğretmenler tarafından yapılan değerlendirmede, özellikle fen konularında desteklenmeye gerek olduğu düşünülen öğrencilerin, hayallerini, ne olmak istediklerini, ne yapmak istediklerini ifade edişleri karşısında, her şeyin akademik başarıdan ibaret olmadığının anlaşıldığı ifade edildi. Derslerde onları ilgi alanlarına yönlendirici çalışmaların yapılması gerektiğinin altı çizildi. Etkinlik sayesinde Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın çocuklarla buluşturulmasının ne denli yerinde olduğu ve önemi vurgulandı.
    Öğretmenler ile de bir araya gelerek, proje fikri geliştirme konusunda bilgiler paylaşan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, her öğretmenin doğup büyüdüğü, eğitim aldığı ve daha önce bulunduğu şehir ve bölgelerden edindikleri birikimleri görev yaptıkları yerlere yansıtması gerektiğini hatırlattı. Bu çalışmaları proje tabanlı yürütmenin, görünür hale getirmenin, okullarda kurum hafızası oluşturmanın, kalıcılık ve süreklilik açısından önemine değindi. Her öğretmenin, öğrencilerine, okuluna ve çevreye dair hayalleri olmasından söz eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, öğretmenlik mesleğinin fedakarlık olduğunu hatırlattı. “Köy Koleji” anlayışı ile ilgili düşüncelerini paylaşarak, bunun geliştirilmeye açık bir düşünce olduğuna değindi. Aynı ortamda bulunan ortaokul ve ilkokul öğretmenlerinin sorularına da cevaplar vererek, proje fikri geliştirme teknik ve taktiklerini etkileşimli bir yolla anlattı. TÜBİTAK destek programları, Erasmus+ programları, kalkınma ajansları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının destek programlarını takip etmelerini önerdi. Proje desteği almak için başvuru yapılacak yerin terminolojisini ve başvuru süreçlerindeki uygulama biçimleri de önceden bilmek gerektiğini hatırlattı. Gelen sorulara da ayrıntılı şekilde cevap veren Prof. Dr. Mustafa Böyükata, raporlama ve bir rapor yazımında ne gibi inceliklere dikkat edilmesi gerektiği konusunda örnekler vererek bilgiler aktardı.
    Prof. Dr. Mustafa Böyükata ilçede bulunduğu süre içerisinde kendisiyle yakından ilgilenen Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Akkan ile birlikte Çekerek Kaymakamı Hüseyin Kaptan’ı ziyaret ettiler. Faydalı geçen görüşmede Prof. Dr. Mustafa Böyükata bölgede daha önce yaptığı çalışmalardan bahsederek kendisine bilgi verdi. Çekerek Kaymakamı Hüseyin Kaptan hem görüşmeden hem de Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın özverili çalışmalarıyla verdiği katkılardan dolayı kendisine teşekkür etti.
    Gün boyu süren etkinliklere zaman zaman iştirak eden Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Akkan, programın düzenlenmesine ev sahipliği yapan Şehit Hüseyin Kayacı İmam Hatip Ortaokulu ve Şehit Sadık Nazlı İlkokulu Müdürü Murat Özcan ve öğretmenler katkıları sebebiyle Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya teşekkür ettiler.

  • Öğrencilerin kullanımına sunuldu

    Öğrencilerin kullanımına sunuldu

    English Beyond Ability eTwinning projesi ortakları tarafından oluşturulan İngilizce 5.,6.,7. Ve 8.sınıf seviyelerinde kaynak kitaplar ve ayrıca dijital oyunlardan oluşan e-kitap uzaktan eğitim sürecinde internet üzerinden erişime sunularak öğrencilerin kullanımına sunuldu.
    Eylül ayında başlatılan ”English Beyond Ability (EBA)” etwinning projesi kapsamında projede yer alan 33 öğretmen, uzaktan eğitim sürecinde öğrenciler için müfredata uyumlu İngilizce ders kitapları hazırlayarak, internet ortamında erişime sundular. Ülkemizin farklı şehirlerinden 31, yurt dışından da 2 öğretmenin yer aldığı projede bizleri Sorgun Milli Egemenlik Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Mustafa İzbulan temsil ediyor. Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığının EBA platformu için içerik üretildi. Ayrıca öğrencilerin katkılarıyla oluşturulan dijital oyunların olduğu e-kitap da EBA’da paylaşıldı.
    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, 2020 yılı eTwinning Türkiye Özel Ödülleri EBA kategorisinde en iyi proje seçilen “English Beyond Ability” ekibinde yer alarak ödül alan Yozgat Sorgun Milli Egemenlik Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Mustafa İzbulan’ı tebrik eder, başarılarının devamını dileriz dedi.

  • Şeker işçilerine seminer

    Şeker işçilerine seminer

    Kayseri Şeker tarafından çalışanlara, Pandemi sırasında ortaya çıkan psikolojik tepkilerin kontrolü, stres ile başa çıkabilme, aşırı korku ile kayıtsızlığa uzanan psikolojik kaygıların önüne geçebilmek adına Erciyes Üniversitesi Psikoloji ve Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Habib Hamurcu tarafından bir seminer verildi.
    Kayseri Şeker 15 Temmuz Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen seminere, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Şirket Genel Müdürü Osman Canıtez, Genel Müdür Yardımcıları, Birim Amirleri ve Kayseri Şeker ailesi mensupları katıldı.
    Seminer öncesi bir konuşma yapan Başkan Hüseyin Akay, Pandemi ortamında insanların farklı psikolojik duygular, durumlar ve davranışlar sergilediğini belirterek, bu durumun sadece ülkemiz adına değil, bütün dünya açısından da aynı ortak sorunları yaşadığını söyledi.
    Akay, buna benzer olayların insanlık açısından, ilerleyen dönemlerde de yaşanmasının muhtemel olduğunu belirterek, şöyle devam etti. “Biz kendimizi, mutlak yaşanacak olan bu ve benzeri durumlara önceden hazırlaması gerekiyor. Özellikle insan olarak, birey olarak, aile olarak, şirketler, kurumlar ve devlet olarak bunlara hazırlıklı olmamız lazım. Dünya gerçekten çok hızlı bir değişim ve etkileşim içerisinde, kendimizi geleceğe hazırlamamış olursak, sıkıntı gerçekten büyük demektir. Dünyadaki bu duruma, genel olarak baktığımız zaman, dünyamız şu anda bir Pandemi krizine girdi. Maalesef bu salgını dünya genelinde doğru bir şekilde yönetecek ne kurumlar, ne de kurallar var. Örneğin: Dünya Sağlık Örgütü’nün Çin’e yaklaşımıyla, Amerika’nın ona yaklaşımı arasında büyük farklılıklar var, dolayısıyla Dünya Sağlık Örgütü’nün bile dünya ile ilgili bir sağlık sorununu yönetme konusunda, gücü hemen hemen yok. Kendisini bugünkü ve bundan sonra gelecek ortama adapte edemeyen şirketler, yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu duruma sadece şirketler açısından bakmamak lazım, emin olun ki, hükümetler ve devletler açısından da durum pek farklı değildir. Çevreci bir kuruluş ve çevreci bir insan olabilmek için, çevre bilincine sahip bireylere ihtiyacımız var. Dünya devletlerinin dahi yönetemediği bu Pandemi sürecinde, binlerce insanın çalıştığı bu ortamda, şu ana kadar en iyi yönetim şeklini ortaya koyduğumuz inancındayız. Bunu geliştirmek noktasında da her yeni gün, yeni yaklaşımlara ve bilgilere ihtiyacımız var”
    Başkan Akay’ın ardından kürsüye çıkan Erciyes Üniversitesi Psikoloji ve Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Habib Hamurcu çalışanlara, “Pandemide Kaygı Bozukluğu” konulu bir seminer verdi.

  • Lavanta Adası Projesinin  yapımı devam ediyor

    Lavanta Adası Projesinin yapımı devam ediyor

    Çekerek Belediye Başkanı Eyyüp Çakır, Çekerek Lavanta Adası Projesinin yapımı devam ettiğini söyledi.
    Başkan Çakır yaptığı açıklamada “İnşallah tamamlandığında Çekerek, Türkiye’nin Turizm Kenti haline gelecek.
    Çekerek Dikkat Çekecek, Çekerek Turist Çekecek.
    Çekerek Lavanta Adası projemizin gerçekleşmesinde desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendi olmak üzere, Hemşehrimiz, Gururumuz, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay beyefendiye, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli beyefendiye, Orman Genel Müdürü Hemşehrimiz Bekir Karacabey beyefendiye desteğini esirgemeyen herkese, Proje ekibimize ve mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
    İnşaAllah Birlikte güzel işler yapacak ve ilçemizi bölgenin parlayan yıldızı yapacağız” diye konuştu.
    (Alpaslan Demir)

  • Esertük’ten Köse’ye ziyaret

    Esertük’ten Köse’ye ziyaret

    Yozgat İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk ve Polis Eşleri Dernek Başkanı ve beraberindeki heyet Belediye Başkanı Celal Köse ve eşi Nagihan Köse’yi ziyaret etti.
    Belediye Başkanı Celal Köse, şehrimizde huzurun tesis edilmesinde emniyet teşkilatının büyük pay sahibi olduğunu söyledi.
    Emniyet teşkilatının halka gösterdiği samimi yaklaşım ve verdikleri hizmetlerle son derece güzel çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Başkan Köse, “Bölgenin huzur ve güvenini tesis eden, gece ve gündüz demeden her türlü şartlarda en üst düzeyde çalışan Emniyet Müdürümüze ve Emniyet Teşkilatımıza teşekkür ediyorum” dedi.
    (Cemil Mermertaş)