Yazar: admin

  • Bulut: 15 Temmuz’da milletimiz canları  pahasına darbe teşebbüsünü bertaraf etmiştir

    Bulut: 15 Temmuz’da milletimiz canları pahasına darbe teşebbüsünü bertaraf etmiştir

    Yozgat Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Ahmet Bulut, “Milletimiz; üzerine açılan ateşlere, atılan bombalara, yöneltilen tehditlere, gözlerinin önünde şehit edilen insanlara rağmen meydanı darbecilere bırakmamış, ülkesine ve iradesine kararlı bir şekilde sahip çıkarak darbe teşebbüsünü bertaraf etmiştir.”dedi.
    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin 4. Yıldönümü dolayıısyla yayınladığı mesajında; binlerce yıllık tarihinde sayısız savaşları, felaketleri ve zor dönemleri geride bırakan Türk milletinin 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’ye bağlı vatan hainlerinin darbe teşebbüsüne şahit olduğunu söyledi.
    Bulut, “Tarihimizin en karanlık gecelerinden ve aynı zamanda dönüm noktaların biri olan 15 Temmuz Kalkışması ve Darbe Girişiminin 4. seneyi devriyesini idrak ediyoruz. Devletimizin tüm kurumları, güvenlik güçleri ve asil milletimizin dua ve destekleriyle ülkemizin bekasına, birliğine, huzuruna ve geleceğine kast eden tüm hain odaklara ve bölücü terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadeleden asla taviz verilmeyecektir.15 Temmuz, milletimizin; kökü nerede olursa olsun, hangi güce dayanırsa dayansın, iradesini hangi odağa teslim ederse etsin, bu millete ve bu ülkeye ait olmayanlara karşı tarihî bir meydan okumasıdır. Ülkemizi hegemonyası altına alamayan, her türlü baskıya ve oyuna rağmen gelişimimizin, güçlenişimizin önüne geçemeyen güçler, bu heveslerine darbe ile ulaşmak istemişlerdir. Ancak onların bilmediği bir nokta vardır ki, Türk Milleti, egemenliğini teslim etmektense şehit olmayı yeğleyecek kadar vatan severdir.”dedi.
    ÜLKEMİZİ KARANLIĞA BOĞMAK İSTEYEN HER KİM OLURSA OLSUN YİNE GEREKEN YANITI ALACAKTIR

    “ Bilinmesini isterim ki, Milletimiz, o karanlık gecenin şafağını nasıl aydınlıkla buluşturmuşsa, istikbalimizi karanlığa boğmak isteyenler hangi isim altında toplanırsa toplansın yine gereken yanıtı verecektir.”diyen Bulut, “Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hâkimiyet, kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini şiar edinen Yozgat smmm odası olarak demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz. Devletimizin yanında, milletimizin emrinde olacağız. Ülkemizin birliğine, kardeşliğimize ve demokrasimize karşı olanların da karşısına dikileceğiz. Çünkü devletimiz ve ülkemiz var oldukça biz de varız. Demokrasi varsa hepimiz varız. Yozgat Mali müşavirler olarak, aynı ruh, aynı inançla çalışmayı sürdürüyoruz. Türkiye’nin dünyanın en büyük ekonomileri arasında yerini almasını ve lider ülke haline gelmesini iş dünyasına yön vererek hep birlikte çalışarak sağlayacağız. 15 Temmuz da Türk Milleti’nin varlığına, istikbaline ve inançlarına darbe vurmak isteyenlere karşı gövdesini siper ederek gösterdikleri kahramanlıkla adlarını tarihe yazdıran şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükran ve minnetle anarken, vatanına ve bağımsızlığına sahip çıkan aziz Milletimizi saygıyla selamlıyoruz.”diye konuştu.

  • Başhekim Kozan: Hasta memnuniyetini  en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz

    Başhekim Kozan: Hasta memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz

    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Kozan, Türkiye’nin ilk şehir hastanesi unvanına sahip hastanelerinde hasta memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
    Yozgat Şehir Hastanesinde 3 yıldır Başhekim Yardımcısı olarak görev yapan ve 10 Temmuz 2020 tarihi itibari ile Başhekim olarak ataması yapılan Dr. Kozan, tüm sağlık personeli ile vatandaşlara en iyi sağlık hizmeti sunabilmenin gayreti içerisinde olduklarını vurguladı.
    Başhekim Kozan, “Sağlık tesisimize başvuran hastalarımıza her türlü sağlık hizmetini uzman hekim ve eğitimli hemşirelerle vermeyi, hasta memnuniyetini en yükseğe çıkarmayı hedefledik. İl dışına nakillerin eksik olan hekim kadrolarımızın da en kısa sürede tamamlanması ile hastalarımız başka yere gitmeye ihtiyaç duymayacak ve her türlü tedavileri hastanemizde yapılabilecek. Yozgat Şehir Hastanesi Türkiye’nin ilk Şehir Hastanesi olduğu için faaliyetleriyle de hep ilklerde yer alan hastanemiz bundan sonraki süreçte de aynı başarılara odaklanacaktır. Bu vesile ile hastanemizin bu seviyeye gelmesinde önemli pay sahibi olan geçmişteki Başhekimlerimize ve hastanemizde görev yapmış tüm personellerimize teşekkür ediyorum.”dedi.

  • 3 aylık eğitim başladı

    3 aylık eğitim başladı

    Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM)’de 1 Temmuz 2020 yılı itibariyle 56 ilden gelen 527 çarşı ve mahalle bekçisi adayı 3 aylık eğitime başladı.
    Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezinde 3 ay boyunca eğitime tabi tutulacak olan çarşı ve mahalle bekçisi 527 adaya uzman görevliler tarafından insan hakları, davranış ilkeleri ve etkili iletişim, durdurma, kimlik sorma, kontrol, yakalama ve muhafaza altına alma yetkisi, zor kullanma yetkisi, silah kullanma yetkisi, suça el koyma yetkisi, disiplin mevzuatı konularında eğitim verilecek.

    POMEM’de ilk defa bekçi adaylarının eğitim gördüğünü vurgulayan POMEM Müdürü Zafer Kişi, “Çağımız teknoloji ve bilgi çağı ve günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay. Google’ye yazdığımız zaman her türlü bilgiye ulaşabiliyoruz. Ama biz burada öğrencilerimize; devlet ciddiyeti başta olmak üzere; ahlak ve edep kuralları, toplum ve insani değerler, insan haklarına saygı gibi kavramları kazandırmaya çalışıyoruz.”dedi.
    Emniyet Teşkilatının köklü ve güçlü bir teşkilat olduğunu vurgulayan Zafer Kişi, “Bizler teşkilatımızın daha da güçlenmesini istiyoruz. Öğrencilerimizin; devletimize milletimize layık, milletinin, devletin teşkilatı olsun. Onun bunun teşkilatı olmasın. Başka güç odaklarının etkisi altında olmasın. Her zaman devletimizin ve milletimizin, bayrağımızın yanında olsun. Devletimizin ve milletimizin polisi olsun bu şekilde meslektaşlarımızın yetişmesini istiyoruz. Derdimiz gayemiz bu.”diye konuştu.


    Hedeflerinden birisinin de öğrencilere emniyet teşkilatının görgüsünü kazandırmak olduğunu vurgulayan POMEM Müdürü Zafer Kişi, “Bizim buradaki en büyük derdimiz burada buraya gelen insanlarımızı emniyet teşkilatımızın görgüsünü kazandırmaktır. Artık çağımız bilgi ve teknoloji çağı. Google yazdığımız zaman her bilgiye ulaşmak çok kolay, ama görgü, ahlak, edep, toplum değerleri, insani değerler, saygı biz öğrencilerimize bu kavramları kazandırmaya çalışıyoruz. Devlet ciddiyeti, ayrımcılık yapmadan, insan haklarına saygılı, adaletli insan yetiştirmeye çalışıyoruz. Tek ayrımın haklı haksız yasa dışı ve yasal kriterler içerisinde bakabilen ve bir sıkıntısı olduğunda tek başvurduğu kara kaplı kitap olan teşkilat mensupları yetiştirmeye çalışıyoruz. Ülkemize, milletimize, devletimize hayırlı evlatlar yetiştirmek, vatandaş hukukunu bilen hiçbir ayrımcılığı gözünün de bulundurmayan bir profil oluşturmak derdimiz çabamız bu.”şeklinde konuştu.
    Eğitim gören öğrencilerin meslek hayatına başladıklarında görevlerini layıkı ile yapmalarının kendilerini mutlu ettiğini vurgulayan Zafer Kişi, “Adaylarımızın burada bulundukları süre içerisinde bu çocuklarımıza ne kadar bu değerleri kazandırabilirsek kendimizi o kadar şanslı ve başarılı addederiz. Burada da bunu yapmaya çalışıyoruz. Buraya gelen kadın öğrencilerimiz de, erkek öğrencilerimiz de bizim için polis adayıdır. Kadın erkek ayrımı yoktur. Bu elbette cinsiyet ayrımı değil insana saygı yeterli bizim için. Bugüne kadar eğitimin en esaslısını yapmaya çalıştık. Bunun da meyvelerini meslektaşlarımız görevlerine başladıkları yerlerde bize geri dönüşlerde güzel şeyler duyuyoruz, buda bizi manen tatmin ediyor ve yaptığımız işlerin doğru yerlere vardığının geri bildirimi olmuş oluyor ve buda bizi mutlu ediyor. Özel Harekatçıların okulumuza geldiğinde kadın memurlarımız için; “Bizim özel harekatçılarımızda bu kadar iyi olsun yeter” demişti. Buda bizim yaptığımız işin hakkını verdiğimize dair işaretler veren geri dönüşlerdir buda bizi mutlu ediyor.”ifadelerini kullandı.

  • 15 Temmuz Gazisine ziyaret

    15 Temmuz Gazisine ziyaret

    Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, İlçe Kaymakamı Bahadır Güneş, İlçe Emniyet Müdürü Ramazan Eniş, İlçe Jandarma Komutanı J.Üsteğmen Serdar Okcu, İlçe Müftüsü Mustafa Kayış 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında gazi olan Mustafa Çetintaş’ı evinde ziyaret etti.
    Karşılıklı sohbet havasında geçen ziyarette Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, 15 Temmuz Gazisi Mustafa Çetintaş ve ailesine gösterdikleri cesaret ve kahramanlık için teşekkür etti.
    Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci ziyaret sırasında şu açıklamalarda bulundu; ” 15 Temmuz Gazimiz Mustafa Çetintaş’ın şahsında tüm gazilerimize teşekkür ediyorum. Devletimiz ve Türk Milleti olarak her daim gazilerimizin yanında olacağız. 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz dünyada emsali görülmemiş bir iman ve inançla, göğsünü tanklara, jetlere ve helikopterlere siper ederek, demokrasisine sahip çıkmış ve tarihe ismini yazdırmıştır. O gün hainlerin hesap edemediği şey bu milletin azim ve kararlılıkla korkusuzca sokağa inmesiydi. 15 Temmuz Milletimizin birliği ve beraberliğinin ne kadar sağlam olduğunu bir kez daha dosta düşmana göstermiştir. Vatanımızı ve milletimizi bölmek isteyen hainlere fırsat vermeyerek o gece sokağa çıkan 7’den 70’e tüm milletimizden Allah razı olsun. Bu vesile ile o gece sokağa çıkarak hainlerin kurşunlarıyla şehadet şerbeti içen şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.”

  • Milletvekili Başer: 15 Temmuz Türk Milletinin yeni bir kahramanlık destanı yazdığı gündür

    Milletvekili Başer: 15 Temmuz Türk Milletinin yeni bir kahramanlık destanı yazdığı gündür

    AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer, 15 Temmuz’un Türk milletinin yeni bir kahramanlık destanı yazdığı gün olduğunu söyledi.

    Milletvekili Yusuf Başer, 15 Temmuz hain FETÖ Darbe girişiminin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 15 Temmuz’un Tankın, topun, uçağın, helikopterin, tüfeğin karşısına sadece ve sadece imanıyla, inancıyla, yüreğiyle dikilen Aziz Türk Milletinin tarihe adını altın harflerle yazdırdığı gün olduğunu ifade etti.

    Başer, “15 Temmuz Aziz Milletimizin mazlumların gür sesi, milletin adamı, Anadolu’nun yiğit evladı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yeni bir kurtuluş destanını yazdığı gündür. 15 Temmuz imanın gücünün tankın gücüne galebe çaldığı gündür. 15 Temmuz Türk milletinin yeni bir kahramanlık destanı yazdığı gündür. 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar kalacağının dünyaya ilan edildiği gündür.  15 Temmuz silahlı darbe girişimini bozguna uğratan aslan yürekli aziz vatandaşlarımız , Günlerdir sokakları meydanları boş bırakmayarak istiklaline ve istikbaline sahip çıkma konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Vatanı, bayrağı, ve milletinin bağımsızlığı için canını ortaya koyan aziz vatandaşlarımızı  en kalbi duygularımla hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Gün milli iradeye sahip çıkma günüdür diyerek meydanları darbecilere teslim etmeyen vakur  beyefendileri, hanımefendileri, gençleri, çocukları saygıyla selamlıyorum. 15 Temmuz’da meydanları, havalimanlarını, yolları, köprüleri doldurarak Fethullahçı Terör Örgütü mensubu hainleri hezimete uğratan 7’den 70’e tüm vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. 15 Temmuz darbe girişiminde 248 şehidimiz var. Rabbim onları şefkatiyle, merhametiyle kuşatsın, Peygamber Efendimize komşu eylesin. Yaralılarımıza Allah’tan acil şifalar temenni ediyorum.”dedi.

    ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ 15 TEMMUZ GECESİ DİK DURUŞUYLA TARİH YAZDILAR

    “Şehitlerimiz ve gazilerimiz, 15 Temmuz gecesi cesaretleriyle, dirayetleriyle, kararlı ve dik duruşlarıyla tarih yazdılar.” diyen Milletvekili Başer, “Hiç şüphesiz şehitlerimiz kalplerimizdeki mümtaz yerlerini daima muhafaza edeceklerdir. Bununla birlikte artık her yıl 15 Temmuz Şehitlerimizi Anma Günü’nde kendilerini hassaten yâd edecek, hatıralarını gelecek nesillere aktaracağız. 15 Temmuz gecesi sokaklarda Sünni-Alevi yoktu, Türk-Kürt yoktu, Çerkez-Roman yoktu, o gece meydanlarda sağcı-solcu, zengin-fakir, iktidar-muhalefet yoktu. 15 Temmuz’da tıpkı Çanakkale’de, İstiklal Harbimizde olduğu gibi tüm fertleriyle tek yürek, tek bilek olmuş, iradesini bir avuç darbeciye çiğnetmeyen büyük Türkiye vardı, Türk milleti vardı.  Bu darbe girişiminde milletimiz tıpkı bin yıl önce Malazgirt’te olduğu gibi, bu coğrafyaya vatan olarak sahiplenme konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Milletimiz tıpkı 717 yıl önce Söğüt’te, 563 yıl önce İstanbul’da olduğu gibi, Anadolu topraklarını hayat alanı olmanın ötesinde istikbali olarak gördüğünü tüm dünyaya haykırmıştır. Milletimiz, bu ülkeyi kendisine yar etmemek için saldıranlara karşı 100 yıl önce Çanakkale’de, Kut’ülAmmare’de, Dumlupınar’da ne cevap vermişse, 15 Temmuz’da da aynı cevabı vermiştir. 15 Temmuz, milletimizin; kökü nerede olursa olsun, hangi güce dayanırsa dayansın, iradesini hangi odağa teslim ederse etsin, bu millete ve bu ülkeye ait olmayanlara karşı tarihi bir meydan okumasıdır. Bu meydan okumayı sadece şu veya bu kesim değil, hamdolsun milletimizin tamamı yapmıştır.”diye konuştu.

    “Bu darbe girişimi milletimizle, hükümetimizle, Meclis’imizle birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri’mize de yapılmıştır.” diyen Başer, “ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve Mehmetçiğimiz bizim gözbebeğimizdir. 15 Temmuz’da aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’mizi de bu asker elbisesi giymiş teröristlerin saldırısından kurtardık. Bu silahlı darbe girişiminin akamete uğratılmasıyla Türkiye artık yeni bir döneme girmiştir.

    Şairin dediği gibi:

    “Tasalanma yiğidim, zaman bizden yanadır.

    Külümüzden yükselen duman bizden yanadır.

    Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır.

    Dünya düşman olsa da iman bizden yanadır.”

    Bizlere bu güzel günleri yaşatan hainler karşısında zaferi nasip eden Rabbimize hamdolsun.

    Sözlerime son verirken bir kez daha 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Gazilerimize şifalar diliyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”ifadelerini kullandı.

  • Sedef: 15 Temmuz gecesi milyonlarca Türk vatandaşı hainlere karşı tek yumruk olmuştur

    Sedef: 15 Temmuz gecesi milyonlarca Türk vatandaşı hainlere karşı tek yumruk olmuştur

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin olduğu gece; milyonlarca Türk vatandaşının tek yumruk olarak hainlere karşı durduğu büyük bir kurtuluş mücadelesi verdiğini söyledi.

    Milletvekili Sedef, yaptığı yazılı açıklamada; 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminde hainlere karşı aziz Türk milletinin verdiği mücadeleye değindi.

    Milletvekili Sedef, “15 Temmuz 2016 gecesi demokrasiye pranga vurulmak istenmiş, millet iradesi Türk ve Türkiye düşmanları tarafından hain bir saldırıya uğramıştır. Türkiye’nin diz çökmesi ve millî varlığın tümden yıkılması maksadıyla Türk milleti ardından hançerlenmiştir. Millî iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanması ve asker kıyafetine bürünen FETÖ mensubu canilerin halkımıza silâh doğrultması, birer ihanet simgesi olarak tarihe geçmiştir. Devletin tüm kademelerine haince sızan, vatan ve millet sevgisini unutmuş hain bir gurubun milletimizi karanlığa gömme girişimi yine Büyük Türk Milletinin el birliği ile bertaraf edilmiştir. Tarih yapan ve tarih yazan büyük milletlerin büyük davaları ve insanüstü mücadeleleri vardır. Bu mücadele ağır bedeller ödense de bütün dünyanın gıpta ile baktığı, tepeden tırnağa erdemle, cesaretle ve fedakârlıkla doludur. O gece milyonlarca Türk vatandaşı tek yumruk olup hainlere karşı durduğu büyük bir kurtuluş mücadelesi vermiştir.”dedi.

    GÜCÜNÜ SANDIKTAN, YETKİSİNİ MİLLETTEN ALMAYAN BİR İDAREYİ ASLA MEŞRU KABUL ETMEYİZ

    “Gücünü sandıktan, yetkisini milletten almayan bir idareyi asla meşru kabul etmeyiz. “diyen Sedef, “Demokrasi ve milletin iradesi dışında bir seçeneğe de boyun eğmeyiz. Devletimizin yanında, milletimizin emrinde olacağız. Ülkemizin birliğine, kardeşliğimize ve demokrasimize karşı olanların da karşısına dikileceğiz. Çünkü biz Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Devletimiz ve ülkemiz var oldukça biz de varız. Çanakkale’de olduğu gibi yedi düvele göğsünü siper ederek, bu aziz vatanı yeniden vatan kılan necip milletimizi ve Yozgat’lı hemşerilerimizi şükranla ve saygıyla selamlıyorum.Aziz milletimizin her bir ferdi, 15 Temmuz’un simge ismi Ömer Halis Demir başta olmak üzere 249 şehidimizin şahsında tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şifa diliyorum.”diye konuştu.

     

     

     

  • Gelecek partisi tanıtıldı

    Gelecek partisi tanıtıldı

    Genel Başkanlığını Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcıları Selçuk Özdağ, Neslihan Kevser Çevik, Feridun Bilgin ve kurucular kurulu üyeleri Çamlık Otel’de yaptıkları basın toplantısı ile yeni kurulan partilerini tanıttılar.

     

    Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Gelecek Partisi ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da teşkilatlanma çalışmalarına hız verdi.

    Önceki dönem başbakanlardan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Gelecek Partisi ülke genelinde teşkilatlanmalarına devam ediyor. 64 il ve 257 ilçede teşkilatlanma çalışmalarına hız veren Gelecek Partisi Yozgat’a ziyarette bulunarak hem çalışmalarını anlattılar hem de partilerini tanıttılar. Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ partilerinin çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Çalışmalarını doğudan batıya doğru yaptıklarını söyleyen Özdağ,” İlk teşkilatlanmamızı Ardahan’dan başlattık ikincisi ise İstanbul’da yapıldı. Ülke genelinde teşkilatlanma çalışmalarımız hızla devam ediyor. 64 il ve 247 ilçede teşkilatlarımız kurmak için çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız 8 kişilik bir komisyon tarafından değerlendiriliyor. Genel Başkanımız Ahmet Davutoğlu da bu çalışmalara dahil oluyor. Yozgat’ta henüz bir başkan ismi belirlemedik. Görüşmelerimiz devam ediyor. En iyi şekilde çalışmalarımızı sonuçlandırmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Genel Başkan yardımcıları partilerinin kuruluş amaçları ve yapacakları çalışmalar hakkında birer konuşma yaparak bilgi verdiler.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Yerköy Belediyesinde imza sevinci

    Yerköy Belediyesinde imza sevinci

    Hizmet-İş Sendikası ile Yerköy Belediyesi, toplu iş sözleşmesi imzaladı. 3 yıl süre ile imzalanan sözleşme ile Belediye çalışanlarının maaşlarına sosyal haklar hariç, yüzde 12 zam yapıldı.

    Yerköy Belediye Başkanlığında yapılan toplu iş sözleşmesi imza törenine, Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz,  Belediye Başkan Yardımcısı Oktay Yılmaz, Cemil Kaplan, Şirket Müdürü Hüseyin Bedir Ergin,  İşyeri Sendika Temsilcileri Şuayip Soylu, Hüseyin Çelik ve sendikamız üyesi emekçi işçi kardeşlerimiz katıldı.

    Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz, “Görevde gediğimiz günden bu güne kadar kısıtlı imkânlarımıza rağmen Allah’ın yardımı ile çalışanlarımızın altınteri ve emeği karşılığı ücretlerini gününde ödedik. Cenabı Allah yardımı ile görevde olduğumuz sürece de, çalışan kardeşlerimizin alıteri kurumadan emeklerinin karşılığını zamanında ödeyeceğiz.   Çalışanın alınteri ve emeği üzerinde pazarlık yapmadık. Gönül isterdi ki daha fazlasını vereyim ama belediyemizin imkânları doğrultusunda elimizden gelen en iyi zammı yaptık. Çalışanlarımızdan tek isteğim, aldıkları her kuruşu helal ettirmeleri.  Yerköy için ellerinden gelenin en iyisini yapmaları. Biz ücret zammı yaparken hiç kimsenin ismine, cismine, bakmadan, siyasi görüşüne bakmadan yaptık. Cenabı Allah yardımı ile görevde olduğumuz sürece de, çalışan kardeşlerimizin alınteri kurumadan emeklerinin karşılığını zamanında ödeyeceğiz.  Burada her çalışanımız bizi temsil ediyor. Tüm çalışanlarımızdan Yerköy için Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz gibi çalışmasını istiyoruz. Belediyemizin imkânları düzeldiği gün çalışanlarımızın ücretleri için elimizden gelenin en iyisini yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

    Hizmet İş Sendikası Yozgat Şube Başkanı Ferman Zararsız ise, “Yerköy Belediye Başkanımız Ferhat Yılmaz, emekçi kardeşlerimizin ücretleri için belediyenin tüm imkânlarını kullanarak bugün için verilecek en yüksek ücret zammını çalışanlarımıza vermiştir. Belediye Başkanımızla kadrolu işçiler ve şirket işçileri için imzaladığımız bu ikinci toplu iş sözleşmemiz.  Kadrolu işçiler için yaptığımız toplu iş sözleşmesinde de, şirket işçileri için imzaladığımız bu toplu iş sözleşmesinde de, alınteri ve emeğin pazarlığı olmaz dedi ve belediyenin tüm kısıtlı imkânlarına rağmen verilebilecek en yüksek ücret zammını verdi. Ayrıca belediyenin imkânları düzeldiği zaman yapılacak en yüksek ücret zammını vereceğinin sözünü verdi. Yerköy Belediye Başkanımız Ferhat Yılmaz’ın verdiği söz bizim için sennetir. Yerköy Belediye Başkanımız Ferhat Yılmaz’a, şahsım, sendikamız ve tüm emekçi kardeşlerimiz adına teşekkür ederim.

    Toplu İş Sözleşmesinin imzalanmasında emeği geçen ve toplu iş sözleşmesi imza törenimize katılan başta Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz,’a  Belediye Başkan Yardımcısı Oktay Yılmaz’a Cemil Kaplan’a  Şirket Müdürü Hüseyin Bedir Ergin,e İşyeri Sendika Temsilcileri Şuayip Soylu’ya Hüseyin Çelik’e ve tüm emekçi kardeşlerimize teşekkür ederim. İmzalanan toplu iş sözleşmesi, Yerköy Belediyesine, Sendikamıza ve çalışan tüm emekçi kardeşlerimize hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

  • FETÖ’nün hemşirelerine operasyon

    FETÖ’nün hemşirelerine operasyon

    Aralarından Yozgat’ın da bulunduğu Adana merkezli 7 ilde FETÖ’ye üye meslekten ihraç edilmiş polis ile aktif hemşirelere yönelik operasyon düzenlendi

    24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilen operasyonda gözaltına alınan zanlılar sağlık kontrolünden geçirildi

    ADANA – Adana merkezli 7 ilde FETÖ’ye üye meslekten ihraç edilmiş polis ile aktif hemşirelere yönelik operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan zanlılar sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyete götürüldü.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı FETÖ/PDY’ye üye meslekten ihraç edilmiş polis ile aktif hemşireye yönelik soruşturma başlattı. Bu kapsamında Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri teknik ve fiziki olarak çalışma başlattı. Yapılan çalışmada Adana merkezli Karaman, Ankara, Yozgat, Mersin, Kocaeli ve İstanbul’da 24 zanlının FTÖ/PDY’ye üye olduğu örgütün gizli iletişim ağı ByLock kullandığı, ardışık ankesörlü büfe arama kaydı olduğu belirlendi. Polis bu tespitleri yaptıktan sonra bugün şafak vakti 24 meslekten ihraç edilen polis ile aktif hemşirenin yakalanması için operasyon yaptı. Operasyonda çok sayıda zanlı gözaltına alınıp sağlık kontrolü için adli tıp birimine getirildi.

    Zanlılar sağlık kontrolünün ardından emniyete götürülerek sorguya başlandı.

  • İhale 23 Temmuz’da

    İhale 23 Temmuz’da

    Son yıllarda gerek dışarıdan gerekse de içeriden aldığı yatırımlarla günden güne gelişen ve bir sanayi şehrine dönüşen Yozgat’a kurulacak ikinci organize sanayi bölgesi (OSB) Bozok OSB için ilk ihaleye 23 Temmuz’da çıkılacak.

    YOZGAT TEDARİK ZİNCİRİ PROJESİ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın fikir babası olduğu, Yozgat Sanayi ve Ticaret Odasının lokomotif güç olarak başını çektiği “Yozgat Tedarik Zinciri Projesi” meyvelerini vermeye başladı. Yerel üretimi canlandırmak ve fabrikaların tedarik ağında karşılaştıkları sorunları gidermek, böylelikle de bölgesel kalkınmayı şahlandırmak hedefiyle, Yozgatlı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın teşvik ve desteğiyle başlatılan proje Yozgat OSB’nin % 40 olan doluluk oranının % 90’lara çıkmasında büyük rol oynadı. Şehirde bölgesel kalkınma hamlesinin giderek ivme kazanmasıyla birlikte, üretim ve yatırım artarken ikinci bir sanayi bölgesi fikri de bu gelişime paralel olarak hızlandı.

    Bozok OSB yapımı devam eden Yozgat Havalimanına 2.5, hızlı tren hattına 7, il merkezine ise 10 kilometre uzaklıkta, ulaşım ve nakliye imkanları bakımından oldukça stratejik bir mevkide kurulacak. Toplamda 123 hektarlık bir alana yayılacak olan Bozok OSB Çorum-Kayseri ve Ankara-Yozgat-Sivas E-88 karayollarının kesişim noktasında yer alıyor.

  • Senanur destek bekliyor

    Senanur destek bekliyor

    Yozgat’ta Hakan ve Aslı Uçar çifti, Serebral Palsi (beyin felci) hastalığına yakalanan 13 yaşındaki çocukları Senanur Uçar’ın tedavisi için hayırseverlerden destek bekliyor.

    Yozgat’ta yaşayan Uçar ailesi, şu an 13 yaşında olan çocukları Senanur Uçar’ın 3 yaşında Serebral Palsi hastası olduğunu öğrendi. 7.5 aylık doğan ve doğumunda beynine oksijen gitmediği için beyninde oluşan hasar nedeniyle yürüme güçlüğü çeken Senanur Uçar’ın tedavisi için uzun yıllar hastane hastane dolaşan aile, kızlarının iyileşmesi için tüm imkanlarını seferber etti. Senanur Uçar’a doktorlar Sipastik Serebral Palsi tanısı koyarak hücre tedavisi yapılması istendi.

    Yozgat’ta taşeron işçi olarak çalışan ve pandemi dolayısıyla 3 aydır işsiz olan baba Hakan Uçar (42) maddi imkansızlıklar yaşamaya başladı.

    Geçirmiş olduğu Spastik Serebral Plasi hastalığı nedeniyle sağ ayağı her geçen yıl içe doğru dönen, yürüme ve koşmada güçlük çeken kızları Senanur’un bir an önce tedavi edilmesi gerektiğini söyleyen baba Hakan Uçar, yardım talebinde bulundu.

    Hakan Uçar, yaşadıkları maddi sıkıntılar nedeniyle çocuklarının tedavisini yaptıramadıklarını belirterek kızının 7.5 aylık doğduğunu ve doğumunda beyninin oksijen almadığı için vücudunun sağ tarafında sorun olduğunu söyledi.

    “Kızım yürüsün, koşsun başka bir şey istemiyorum”

    Baba Hakan Uçar yaptığı açıklamada, “Kızım 7.5 aylık doğdu. Doğduğunda beyin oksijen almadığından sağ tarafında sıkıntısı var beyin komut vermediği için. Yaşı ilerlemeye başlamasıyla kızımın sağ ayağı da içe doğru dönmeye başladı. Belli bir zaman sonra el ve diğer ayağına da geçecek diyor doktorlar. Tedavisi sadece Türkiye’de Kayseri’de bir hastanede var bir de Hindistan’da var. Başka tedavisi edileceği yer yok. Kök hücre tedavisi olması gerekiyor, 3-4 seansta yapacak doktorlar sonuç ne olur bilemiyoruz, kızımın iyileşmesini istiyorum. Belden kök hücreyi gönderecekler beyindeki ölü kısımlara komut vermesi için. Seans ücreti çok yüksek olduğu için bizim maddi gelirimiz olmadığı için gücümüz yetmiyor. Ben taşeron işçisiyim bir şirkette çalışıyorum, pandemiden dolayı da 3 aydır işsizim. Kızımın yaşı ilerledikçe ayağı dönmeye başladı, kasın gücü de yetmiyor son aşaması zaten 14. yaşını doldurduğu zaman kök hücre tedavisi de olamayacakmış” dedi.

    “Kızımın her ihtiyacıyla ben ilgileniyorum”

    Senanur’un her türlü ihtiyacıyla ilgilenen annesi Aslı Uçar ise “Kızımın her şeyiyle ben uğraşıyorum, kişisel bakımıyla ben uğraşıyorum. Okula ben götürüp getiriyorum. En çok zorluğu kızımla beraber yaşıyoruz. Eşim de işsiz her zorluğu atlattık ama bu hastalığa gelince bir şey yapamadık. yardım istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Ergörün ailesinin acı günü

    Ergörün ailesinin acı günü

    Yozgat’ın tanınmış ailelerinden Bağkur’dan emekli olan 60 yaşındaki Mehmet Ergörün, geçirdiği kalp krizi sonrasında Yozgat Şehir Hastanesinde vefat etti.

    Ergörün, yarın öğle namazına müteakip son yolculuğunu uğurlanacak. Mehmet Ergörün, Sarı Toprak Mezarlığında kılınacak cenaze namazı sonrasında burada toprağa verilecek.

    Bizde Yeniufuk Gazetesi olarak Mehmet Ergörün’e Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

  • Başhekim Kozan’ın ataması asaleten yapıldı

    Başhekim Kozan’ın ataması asaleten yapıldı

    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekim Vekili olarak görev yapan Uzman Dr. Mustafa Kozan, hastaneye Başhekim olarak asaleten atandı.
    Yozgat Şehir Hastanesinde yaklaşık 2 yıldır Başhekimlik görevini başarıyla sürdüren Başhekim Op. Dr. İbrahim Akkurt, 11 Haziran 2020 tarihinde Kayseri’de hekimlik görevini icra etmek üzere Başhekimlik görevinden ayrılmıştı. Akkurt’tan boşalan Başhekimlik görevini vekaleten yürüten Uzman Dr. Mustafa Kozan’ın Şehir Hastanesine asaleten atamasının yapıldığı belirtildi. Uzun yıllar hastanede Başhekim Yardımcısı olarak görev yapan Dr. Kozan’ın deneyimi ve tecrübesi ile hastaneye asaleten atamasının yapılması sağlık çalışanları ve sevenlerini mutlu etti. Yeniufuk Gazetesi ve Yozgat Olay olarak Başhekim Kozan’a görevinde başarılar diliyoruz.

  • “Diş hekimliği fakültesi Yozgat  için önemli bir kazanım”

    “Diş hekimliği fakültesi Yozgat için önemli bir kazanım”

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Dr. Ahmet Karadağ, üniversite bünyesinde açılacak olan diş hekimliği fakültesinin Yozgat ve bölge İçin önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla kuruluş kararı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yozgat Bozok Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi hakkında Dr. Ahmet Karadağ, açıklamalarda bulundu.
    Yozgat Bozok Üniversitesinin bölgesinde güçlü ve marka bir üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyleyen Rektör Karadağ, yeni açılan diş hekimliği fakültesinin, üniversiteye ve bölgeye büyük değer katacağını dile getirdi.
    Diş hekimliği fakültesinin kuruluşu ile üniversite bünyesinde fakülte sayısının 14’e yükseldiğini belirten Rektör Karadağ, “Uzun bir zamandır halkımızın beklediği ve üniversitemizin de gündeminde olan Diş Hekimliği Fakültesi’nin kuruluşu, hiç şüphesiz şehrimiz ve üniversitemiz için büyük bir kazanımdır. Diş hekimliği fakültemizle birlikte üniversitemizin fakülte sayısı 14’e ulaşmıştır. İhtisaslaşan üniversiteler arasında yerini alan üniversitemiz, yeni kurulan diş hekimliği fakültesi ile Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanemizle sağlık sektöründe önemli bir görev üstlenecek” dedi.
    Rektör Karadağ, diş hekimliği fakültesinin kuruluşunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay başta olmak üzere YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ile Yozgat Milletvekillerine teşekkür etti.

  • Sorgun meydanına kavuşuyor

    Sorgun meydanına kavuşuyor

    Sorgun Belediyesi ilçede altyapıya yönelik çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.
    Sorgun ilçesinde belediye tarafından başlatılan altyapı ve çevreye yönelik çalışmalar devam ediyor. Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, Şakir Efendi Şehir Meydanı projesi altyapı çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.
    Ekinci, ‘’Meydan projemize başladık, en kısa sürede bitirip Sorgunlu hemşehrilerimizi detayları ve genel görüntüsüyle Sorgun’a yakışacak şehir meydanı ile buluşturacağız’’ dedi. Başkan Ekinci, Cadde boylarında geniş kaldırımlı yerlere planladıkları Pergola çalışmalarının ilkini da tamamlayarak, hizmete açtıklarını kaydetti. Ekinci, ‘’Eski Çekerek yolunda bulunan Şehit Şuayip Çalışkan anısına yaptırılan anıt, kaza sonucu kırıldığından dolayı yenisini yaptırarak mevcut yerine montajını yaptık’’ diye konuştu.

  • Daha temiz bir Akdağmadeni için

    Daha temiz bir Akdağmadeni için

    Akdağmadeni Belediyesi tarafından ”Temiz Çevre Sağlıklı Yaşam” anlayışıyla sürdürdüğü çalışmalar kapsamında tüm mahallelere yeni çöp konteynerleri yerleştirildi.
    Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın yaptığı açıklamada, “Toplamda 1000 adet alınan ve ilk etapta 184 adet elimize ulaşan 400 litre hacimli yeni tip konteynerler ihtiyaç duyulan tüm noktalara Temizlik İşleri birimimiz tarafından yerleştirilmeye başlanmıştır. ”Daha Temiz bir Akdağmadeni” için var gücümüzle çalışırken değerli vatandaşlarımızın da bu konuda bizlere yardımcı olmaları ve belirlenen alanlar dışında dışarıya çöp bırakmamalarını hatırlatmak isteriz. Akdağmadeni bizim evimiz evimizi temiz tutalım”

     

     

     

     

  • ‘Genç ofis’ protokolü imzalandı

    ‘Genç ofis’ protokolü imzalandı

    Yozgat Bozok Üniversitesi ile Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü arasında, üniversitede eğitim gören öğrencilerin, akademik ve idari personelin eğitsel, kültürel, gönüllülük ve sportif faaliyetlerinin geliştirilmesi, yükseköğrenimleri sürecinde almış oldukları eğitimle birlikte kişisel kapasite gelişimlerine katkı sağlanması yönünde iş birliğinin arttırılması ve desteklenmesi gibi birçok alanda ortak çalışmaların gerçekleştirilmesine yönelik kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı.
    Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan çerçeve protokole dayanarak hazırlanan işbirliği protokolü imza töreni Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın’ın makamında gerçekleşti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın ve Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürü Rasim Parlak hazırlanan protokol metnine imzalarını attılar.
    Protokol kapsamında: öğrenciler ile akademik ve idari personelinin eğitsel, kültürel, gönüllülük ve sportif faaliyetlerinin geliştirilmesi; bağımlılıkla mücadele, sosyal sorumluluk ve gönüllülük algılarının güçlendirilmesinin yanı sıra gençlerin yükseköğrenimleri sürecinde almış oldukları eğitimle birlikte, kişisel kapasite gelişimlerine katkı sağlanması yönünde iş birliğinin arttırılması ve desteklenmesi amacıyla Yozgat Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kampüs Yerleşkesinde “Genç Ofis” açılacak.
    Hayata geçirilen protokol ile birlikte gönüllülük projelerinde başta öğrenci toplulukları olmak üzere Yozgat Bozok Üniversitesi akademik ve idari personeli aktif rol alacak.
    Yine Gençlik ve Spor Bakanlığı ile YÖK arasında imzalanan İş Birliği protokolü kapsamında “Gönüllülük Çalışmaları Dersinin” öğrencilerin ve öğretim elemanlarının gönüllülük faaliyetlerine katılımlarının arttırılması amacıyla ön lisans ve lisans programlarında dersin ilk dört haftasında konuların teorik ağırlıklı işlenmesi; akabinde en az sekiz hafta olmak üzere sahada kamu kurumları, yerel yönetimler ve STK’larda gönüllülük çalışmalarına katılım sağlanması; bireysel, takım veya grup çalışmalarının planlanarak sahada uygulanması noktasında Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Güney ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Rasim Parlak ile bir görüşme gerçekleştirdi.

  • Keven’den soru önergesi

    Keven’den soru önergesi

    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven, Boğazlıyan ilçesinde üçüncü defa gerçekleşen dolu afeti hakkında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye soru önergesi vererek çiftçilere yardım talep etti.
    Afetzede çiftçiler için acil ekonomik yardım paketi talep eden Keven, bunca çiftçi borçlarını nasıl ödeyecek diye sordu.
    Keven,”Yozgat Boğazlıyan ilçemizde 8 Temmuz Çarşamba günü üçüncüsü yaşanan dolu afetinde zarar gören çiftçilerimize tekrar geçmiş olsun diliyorum. Boğazlıyan Ovakent ve Özler bölgelerinde etkili olan dolu afetinde tarım arazilerinde ki mahsul büyük oranlarda zarar gördü. Tarım ve Orman Bakanı Sayın Pakdemirli’den artık Yozgat’ta ki afetzede çiftçilerin taleplerini duymasını istiyorum. Bir ay içinde üçüncüsü meydana gelen dolu afetinde oluşan zararın karşılanmasına yönelik herhangi bir ödenek ayrılmış mıdır? Ayrıldıysa ne kadardır? Ne kadarı ödenmiştir? Ayrıca TARSİM sigortası ile de çok fazla mağduriyet yaşanmaktadır. TARSİM sigortası bulunmayan, çeşitli gerekçelerle sigorta yaptıramayan çiftçilerimizin mağduriyetini gidermek için neler yapılmaktadır? Bu çiftçilere de bir ödeme yapılacak mıdır? Afetzede çiftçilerin borçlarına bir erteleme veya yapılandırma getirilecek midir? Bu insanların Ziraat Bankası’na olan borçları, kredileri, taksitleri, mazot-gübre borçları nasıl ödenecektir? Bölgede ki çiftçilerimize yönelik acil ekonomik destek paketi önem arz etmektedir. Çiftçilerimize önümüzde ki sezon ekim yapabilmesi için ücretsiz tohum hibe edilmelidir. Sayın Bakan, lütfen bu taleplere kulak verin artık. Yozgatlı iktidar partisi siyasetçilerine sesleniyorum, Yozgat sizi 18 yıldır milletvekili ve bakan yaptı. İktidar elinizde Boğazlıyan’da üçüncüsü yaşanan dolu afetinin yaralarını acil saracak ekonomik yardım paketini hayata geçirin. Sadece geçmiş olsun demekle olmuyor. Afetzede çiftçiler borçlarına faizsiz erteleme talep ediyor. Afetzede çiftçiler borçlarını nasıl ödeyeceklerini soruyor!” diye konuştu.

  • Leylek yavrularına sahip çıktı

    Leylek yavrularına sahip çıktı

    Çayıralan ilçesi Merkez Aşağı Cami kubbesinden düşen 2 leylek yavrusuna cami imam hatibi İlhami Çamsarı sahip çıktı.
    Çayıralan ilçesi Merkez Aşağı Cami imamı olarak görev yapan İlhami Çamsarı, yıllardır cami kubbesinde yuva yapan leyleklerin yavrularını aşağı attığını gördü. Bunun üzerine cami cemaati ile yere düşen ve bitkin halde yatan leyleklerin yardımına koşan İmam hatip İlhami Çamsarı, leylekleri veteriner hekime götürdü. Veteriner hekimin tedavisi sonrası sağlıklarına kavuşan leylekler, Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
    Yuvadan atılan Leyleklerin ölmek üzere olduğunu ve Çayıralan halkı ile birlikte leylekleri kurtarmak için seferber olduklarını söyleyen Merkez Aşağı Cami imam hatibi İlhami Çamsarı, “3-4 gündür camimizin kubbesine yuva yapan leyleklerle uğraşıyoruz. Anneleri tarafından mı atılıyor yoksa düşüyor mu bilemiyorum ama leyleklerimiz ölmek üzereydi. Leyleklerimizi aldık D vitamini aldık, karınlarını doyurduk. Ölü haldelerdi ama bugün canlandılar, şimdi de Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne teslim ettik” dedi.

  • Bahçesinde kenevir yetiştirirken yakalandı

    Bahçesinde kenevir yetiştirirken yakalandı

    Yozgat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Sorgun İlçesinde evinin bahçesinde kenevir yetiştiren bir kişiyi suçüstü yakalandı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ilçeye bağlı Külhüyük Köyünde S.Ö’ye ait bahçe de kenevir yetiştirildiği ihbarını değerlendirdi. Jandarma ekipleri yaptıkları baskında S.Ö’ye ait evin bahçesinde mısır koçanları arasında yetiştirilen 27 kök kenevir bitkisi ele geçirdi. Evin sahibi S.Ö. hakkında soruşturma başlatıldı.

  • Şube Müdürlerine veda yemeği

    Şube Müdürlerine veda yemeği

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan Şube Müdürleri; Metin Halıcı, Öner Tikilo ve Adem Öztürk’ün farklı illere tayinlerinin çıkması nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yozgat Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Otelinde veda yemeği düzenlendi.

    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı ve Müdürlük yöneticilerinin katıldığı veda yemeğinde tayini çıkan Şube Müdürlerine günün anısına hediye takdimi yapıldı.

    Duygusal anların yaşandığı yemekte Yozgat eğitimine hizmet etmekten gurur duyduklarını dile getiren Şube müdürleri Yozgat’ın her zaman gönüllerde güzel anılarla hatırlanacağını dile getirdi.

    İl Milli Eğitim Müdürümüz Yusuf Yazıcı, ” Birlikte gönül hoşnutluğu ile mesai yaptığımız üç yol arkadaşımızın  Ankara, Antalya ve Kahramanmaraş’ a tayinlerinin çıkması nedeniyle  muhabbet ile uğurlamak üzere veda yemeği düzenledik.

    Değerli arkadaşlarımıza İlimiz eğitimine, kurum kültürüne ve kurum iklimine katkıları, üstün gayretleri ve gök kubbede hoş bir seda bırakmalarından dolayı  teşekkür ederiz. Hayatta ayrılık mukadder, dostluk bakidir.  Dostlara esenlik dileğiyle selam olsun.”dedi.

     

  • Başer: Barolar iyi bir demokrasi sınavı vermemiştir

    Başer: Barolar iyi bir demokrasi sınavı vermemiştir

    AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer, Avukatlık Kanunu ve Barolarla ilgili yapılan kanun teklifi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Baroların iyi bir demokrasi sınavı vermediğini söyledi.

    AK Parti, siyasetinin merkezine Türkiye’de demokrasiyi güçlendirmek için vesayet odaklarıyla mücadeleyi koyduğunu söyleyen Milletvekili Başer,  “Geçmişten bugüne Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda Barolar ve Barolar Birliği iyi bir sınav vermedi. Hukukun, temel hak ve özgürlüklerin yanında saf tutması beklenen Baro ve Barolar Birliği vesayet odaklarının tahakkümüne girmiş, adeta sözcülüğünü yapmıştır. Aziz Milletimizin mutluluğu,refahı ve gelişmesi için demokrasi mücadelesi veren Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın şiir okuduğu için haksız yere aldığı mahkûmiyet kararını alkışlayan barolarımızın varlığına şahit olduk.” dedi.

    Milletvekili Başer, Askerden hazır kıta brifing alınmadı mı? 367 garabeti Türkiye’de yaşanmadı mı?  Millet iradesi hilafına vesayet odaklarının yanında yer alan bir kısım yargı mensupları ve barolar yok muydu? Barolar Birliği ve bir kısım Barolar, toplumun inanç değerleriyle dünde kavgalı bugünde kavgalı değiller mi?diye sordu.

    GEÇMİŞ DÖNEMLERDE SIRF BAŞÖRTÜLÜ DİYE İNSANLARA BAROLARDA STAJ YAPTIRILMADI

    Geçmiş dönemlerde sırf başörtülü oldukları için memlekete hizmet sevdalısı, idealist, gencecik insanların barolarda  staj yaptırılmadığını, ruhsat verilmediği ve avukatlık yaptırılmadığını vurgulayan Başer,”Türkiye’de Baroların sırf başörtüsü oldukları sebebiyle staj yapmasına fırsat tanımadığı, Adliyeye konulmadığı dönemde Yozgat Baro Başkanı olarak başörtülü kardeşlerimize staj yapma imkânı tanıdık. Ruhsatlarını verdik.  Şükürler olsun ki o günlerde de demokrasi mücadelesi verdik. Mazlumun ve mağdurun hakkını savunduk.  Hak ve özgürlüklerini müdafaa ettik. Bugünde aynı şeyleri savunuyoruz. Barolar Birliği’nden gelen her türlü baskıya rağmen yavrularımıza sahip çıktık. Vesayet odaklarına karşı verdiğimiz amansız mücadelede bu mutluluk, bu şeref bize yeter.” dedi

    AVUKATLIK KANUNU TOPLUMSAL TALEPTEN DOĞMUŞTUR

    Yozgat’ta üç dönem Baro başkanlığı yaptığını, baronun tüm kademelerinde görev alan bir hukukçu olduğunu hatırlatan Milletvekili Başer, avukatlık kanununun toplumsal talepten doğduğunu vurguladı.

    Başer, “Avukatlık Kanun teklifimiz hem mesleki hem de toplumsal bir talepten doğmaktadır. Türkiye Barolar Birliği Başkanının ve organlarının seçiminde nispi temsilden ziyade Barolar Birliği üç büyükşehiravukatlarının tahakkümü altına alınmıştır.Bugün Ankara, İstanbul ve İzmir baroları adeta Anadolu Barolarının efendisi gibi davranmaktadır. Mevcut kanunla yapılan seçimlerde mesela 46 bin üyesi olan Baro da 8 bininin oyunu alan Baro Yönetimi, Baro Disiplin kurulu, Baro denetleme kurulu ile 160 Türkiye Barolar Birliği delegesini alırken diğer gruplar yok sayılmaktadır. 480 delegeli Barolar Birliğinin 160 delegesini İstanbul Barosu olarak alacaksın, buna da temsilde adalet diyeceksin! Soruyorum size böyle bir hukuksuzluğa böyle bir adaletsizliğe hangi hukukçu evet diyebilir? Baroların siyasetten ziyade avukatların sorunlarını paylaşan, sorunların çözümü için çalışmalar yapan kuruluşlar olmasını istiyoruz. Türkiye Barolar Birliğini ve Baroları kişi hak ve hürriyetlerini savunan, hiçbir siyasi ve ideolojik yapının arka bahçesi olmayan, mesleki itibarı yüksek kuruluşlar haline getirmek istiyoruz. Türkiye Barolar Birliği ve Baro Başkanlığı seçimlerinde uygulanan model çoğulcu değil, basit çoğunluğa dayanmaktadır. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ve Baro Başkanlığı seçimleri ile yönetim kurullarının oluşumunda temsilde adalet ve çeşitlilik bulunmamaktadır. Baroların, Türkiye Barolar Birliği genel kuruluna göndereceği delege sayısında değişiklik yapılmaktadır. Temsilde adaleti zedelemiştir.Bu durum üye sayısı az olan barolar yönünden anti demokratik sonuçlar doğurmuştur.” diye konuştu.

    TEMSİLDE ADALETİ SAĞLAMIŞ OLACAĞIZ

    Temsilde adaleti sağlamış olacaklarını vurgulayan Başer, “Hazırlanmasına katkı sunduğumuz kanun tasarısında Türkiye Barolar Birliği yönetimindeki İstanbul, Ankara ve İzmir Barolarının, Anadolu baroları üzerindeki vesayetini sonlandıracağız.  Tekliflerinde Avukatlık hukukuna ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesinde yaşanan gecikmelerin ortadan kaldırılması ve baro hizmetlerinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla özellikle avukat sayısı fazla olan barolar bakımından aynı ilde birden fazla baronun kurulabilmesi imkânı getirilmektedir.  Buna göre, avukat sayısı 5 binden fazla olan barolarda 2 bin avukatın yazılı başvurusu üzerine o ilde yeni bir baro kurulabileceğini, baro başkanı dâhil her baro’nun Türkiye Barolar Birliğine en az dört delege göndereceğini, baro levhasına kayıtlı her 5 bin üye için ilave bir delegenin seçileceği bir sistem getirilmek suretiyle temsilde adalet sağlanmış olacak.”ifadelerini kullandı.

  • Yozgat Barosu’ndan “Çoklu Baro” açıklaması

    Yozgat Barosu’ndan “Çoklu Baro” açıklaması

    Yozgat Barosu Başkanı Mehmet Şimşek, çoklu baro sisteminin baroların parçalanmasına neden olacağını belirterek, çoklu baronun; bağımsız savunma yerine siyasete ya da başka ortaklaşmalara dayalı, tehlikeli oluşumlar yaratacağını söyledi.

    Baro Başkanı Mehmet Şimşek, yaptığı açıklamada; çoklu baro sistemine TBB ve 80 Baro’nun mutabakatıyla sakıncalarını izah etmeye çalıştıklarını vurguladı.

    Şimşek,”Çoklu Baroların kurulması ve Baroların seçim usullerinin değiştirilmesi konularında Avukatlık Kanunu ‘nda değişiklikler yapılması kamuoyunun malumudur. Konuya ilişkin hazırlanan taslak metin geçtiğimiz günlerde TBMM Adalet komisyonuna sunulmuş ve maalesef, konu hakkındaki kaygılarımız hiç göz önüne alınmadan, hiçbir değişikliğe uğramadan, TBMM Genel Kurulunda görüşülmek üzere Adalet Komisyonu’ndan geçmiştir. Bu konuda Mayıs ayının başından beri gerek Yozgat Baro Başkanlığı olarak, gerekse TBB ve 80 baronun mutabakatıyla yayınlanan açıklamalarımızda defaatle; bunun sakıncalarından bahsettik, izah etmeye çalıştık. Dünyada ve ülkemizde görülen Pandemi süreci nedeniyle, konunun sırf çoklu baro yada seçim sistemi olmaması gerektiği, bugün asıl meselemizin, ülkemizin ve mesleğimizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için çaba sarf etmek olduğu, bu nedenle Avukatlık Kanunu’ndaki bu değişiklik girişimlerini doğru bulmadığımızı ve bu girişimlerin durdurularak, geri çekilmesini talep etmiş, avukatlarımızın, barolarımızın ihtiyacı ve beklentisini karşılayacak, yine yargısal faaliyetlerdeki mesleki sorunların çözümüne odaklı bir çalışma olması gereğini, kanunun hazırlanması aşamasında asıl muhatabın Barolar ve TBB olması gerektiğini vurgulamış, birlikte müzakere etmemiz gerektiğini dile getirmiş, tüm bu hususları kamuoyuyla paylaşmıştık. Çoklu baroya ilişkin öngördüğümüz bu tehlikeleri yazılı ve şifahi olarak tüm ilgililere izah etmeye çalıştık.”dedi.

    MESLEKTAŞLAR ARASINDA BİRLİK BERABERLİK VE DAYANIŞMA ORTADAN KALKACAKTIR

    Çoklu baro ile, avukatlar arasında birlik beraberlik ve dayanışmanın ortadan kalkacağını vurgulayan Şimşek, bu sistemin  sert bir ayrışmaya, bölünmeye de zemin hazırlayacağını kaydetti.

    Şimşek, “Bu gün bir kez daha dile getiriyoruz, bir kez daha sesleniyoruz. Baroların parçalanması, birden fazla baro oluşturulması, buna bağlı olarak ilerleyen süreç içerisinde, Türkiye Barolar Birliğinin parçalanması, baroya kayıt zorunluluğunun bertaraf edilmesi, avukatlık şirketleri vasıtasıyla şubeleşmenin getirilmesi, yurtdışı kaynaklı avukatlık ofislerinin Türkiye de faaliyet gösterebilmesinin önünün açılması gibi telafi edilemeyecek tehlikeleri beraberinde getirebilecektir. Ayrıca, meslektaşlar arasındaki birlik, beraberlik, dayanışma ortadan kalkacak, ister istemez çok sert bir ayrışmaya, bölünmeye de zemin hazırlayacaktır. Yaşanılan pandemi süreci mesleğin sosyal ekonomik olarak ne denli kırılgan bir yapıya sahip olduğunu göstermiştir. Kısa bir süre sonra da adli tatil süreci başlayacaktır. Özellikle genç meslektaşlarımızın ekonomik olarak sıkıntı içinde olduğu, hatta içlerinde bürolarını kapatmayı düşünenlerin bile olduğu bu zaman diliminde, öncelikle mesleğin icrasına ve yargısal faaliyetler esnasında karşılaşılan bu sıkıntıların giderilmesine yönelik daha etkin bir çalışmanın yapılması gerekirken, hukukun üstünlüğünü tesis etmeye gayret eden, hakkın ve hukukun yanında yer alarak görevini ifa eden avukatların, daha bir çok kronikleşmiş sorunlarının biran evvel çözüme kavuşturulması gerekli iken; günümüz şartlarına ve beklentilere cevap veremeyen, bizlerinde değiştirilmesini ve güncellenmesini istediğimiz Avukatlık Kanunu üzerinde ciddi bir çalışma ile yenilenmesi gerekli iken, sadece bölünmeye sebep olacak bu tür çalışmalarla, baroların gücünün kırılması, dile getirdiğimiz ve zaman içerisinde kabul ve telafi edilemez bir çok sorunu ortaya çıkaracaktır. Ümit ediyoruz ki, bu yanlıştan bir an önce dönülür.”diye konuştu.

    BAROLAR ZANNEDİLDİĞİ GİBİ, HİÇBİR SİYASİ DÜŞÜNCENİN OYUNCAĞI VEYA ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR

    “Barolar zannedildiği gibi, hiçbir siyasi düşüncenin oyuncağı veya arka bahçesi değildir.” diyen Şimşek,  “Siyasetçiler tarafından da devamlı hedef olarak görülmesinden de vazgeçilmesi gerekmektedir. Bizim bir tek siyasetimiz vardır; o da hukuku üstün tutmak, hukuku üstün kılmaktır. Yargıya ve Adalete olan güven endeksinin en yukarılara çıkarılmasıdır. Çoklu baro şeklinde bölünme gerçekleşirse, baroların siyasetinden değil, maalesef siyasetin barolarından bahsedileceğini hep birlikte göreceğiz. Bizler bu vahim durumu, milletimizin, toplumumuzun yaşamasını, görmesini istemiyoruz, çabamız budur. Hukukun olmazsa olmazı, savunmadır. Savunmanın yegane unsuru olan avukatların bağlı olduğu baroları bölmek, bu kadim ve onurlu mesleğin disiplin ve mesleki değerlerinin deformasyonuna neden olur ve zamanla bunların kontrolünün sağlanamaması sonucunu doğurur.”şeklinde konuştu.

    *Çoklu barolar açılması demek; Hukukun üstünlüğü için mücadele vermesi gereken bir meslek kuruluşu olan baroların, farklı dünya görüşü ve hatta etnik kökene dayalı, kendi ideolojilerine göre oluşmuş baroların kurulması demektir.

    Başkan Şimşek, çoklu baroların kurulmasının, baroların parçalanması anlamına geleceğini vurgulayarak, şunları sıraladı: “*Alternatif baro açılması demek; yargının diğer mensuplarının soruşturma-kovuşturma-yargılama yaparken, iddianame-karar yazarken “ilgili avukatın bağlı olduğu baroya göre tavrını belirledi” şeklinde sürekli olarak bir zan altında kalmasını ortaya çıkaracaktır, bu da yargının kaosa sürüklenmesi demektir. Yargıya güvenin bir şekilde daha da sarsılması demektir. Yargının unsurlarının ve yargısal faaliyetlerin sürekli töhmet altında kalması demektir.

    *Çoklu barolar yolu ile Baroların bölünmesini istemek; devletin tekçi (üniter) yapısına darbe vurmak demektir. Hukuk Devletini yok etmek demektir.

    *Baroların parçalanması demek, meslektaşlar arasında sert bir ayrışmaya, guruplaşmaya, hizipleşmeye neden olmak demektir.

    *Çoklu Baro demek; Türkiye’nin, zamanla yabancı hukuk şirketlerinin açık pazarı haline gelmesi, dolayısıyla mesleğin ve meslektaşın sonunu getirmek demektir.

    *Baroların parçalanması demek; uzun yıllara dayalı emek ve tecrübeyle ulaşılan Zorunlu Müdafiilik ve Adli Yardım Hizmetlerinin aksaması, burada da karmaşaya yol açılarak nihayetinde vatandaşın mağdur edilmesi demektir.

    Neticede baroların parçalanması, bağımsız savunma yerine siyasete ya da başka ortaklaşmalara dayalı, tehlikeli oluşumlar yaratacaktır.

    Çoklu baro düzenlemesi ile ilgili konuda; mesleğimiz, meslektaşımız, yargımız, adaletimiz, devletimiz, milletimiz ve toplumumuz için telafi edilemeyecek zararlar doğuracağı, ayrışmaya, kutuplaşmaya, bölünmüşlüğe yol açacağı yönündeki kaygılarımızı tekraren ifade ediyoruz. TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak görüşmelerde, bu düzenlemeden vazgeçilerek, pandemi sürecinin bitmesi ile birlikte mesleki tüm sorunların çözüme kavuşturulabileceği, barolar dahil tüm hukuk kurumlarının çalışmalara dahil edilerek yasal düzenleme çalışmalarının gerçekleştirilmesi gerekliliğini kamuoyuyla paylaşıyoruz.”ifadelerini kullandı.