Yazar: admin

  • Yozgat Ülkü Ocakları Kasım Ayı  İstişare toplantısını Boğazlıyan’da yaptı

    Yozgat Ülkü Ocakları Kasım Ayı İstişare toplantısını Boğazlıyan’da yaptı

    Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanlığı her ay düzenli olarak sürdürdüğü aylık istişare toplantılarına devam ediyor. Ülkü Ocakları İl Başkanlığının Kasım ayı istişare toplantısı Boğazlıyan ilçesinde gerçekleştirildi. Toplantıda, eğitim ve sosyal faaliyetler hakkında yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar değerlendirildi.


    Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanı Turan Karakuş, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Yozgat Ülkü Ocakları olarak; aylık düzenli olarak yapmış olduğumuz ilçe istişare toplantımızı bu ay Boğazlıyan ilçemizde, ilçe ocak başkanlarımızın katılımıyla gerçekleştirdik. İstişare toplantımızda yapacağımız faaliyetler ve gündem hakkında istişarede bulunduk. Akabinde Ülkücü Şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun adını yaşattığımız caddede ülküdaşlarımızla bir araya geldik. Katılım sağlayan kıymetli ilçe ocak başkanlarıma ve Boğazlıyan Ülkü Ocakları İlçe Başkanımız Serhat Ören’e teşekkür ediyorum.
    Mevla son nefesimize kadar Türk-İslam davasına hizmet etmemizi nasip eylesin.”

  • Öğrenciler Malazgirt’i ziyaret etti

    Öğrenciler Malazgirt’i ziyaret etti

    Yozgatlı öğrenciler “Biz Anadolu’yuz” projesi kapsamında Malazgirt ilçesini gezdi.
    Yaklaşık iki yıldan bu yana sürdürülmekte olan “Biz Anadolu’yuz” projesi kapsamında öğrenciler Muş’u tanımaya devam ediyor. Proje faaliyetleri kapsamında Malazgirt’e gelen Yozgatlı 40 öğrenci ve 8 öğretmen, ilçenin tarihi ve kültürel mekânlarını gezdi. Öğrencilerin Malazgirt ilçesine yaptığı ziyaretle ilgili bir değerlendirmede bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli Ahmet Durmuş, çeşitli etkinliklerin yanı sıra Yozgatlı öğrencilere Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt ilçesinin tarihi, kültürü ve doğal zenginliklerini tanıtılmasında büyük etkiye sahip olan “Biz Anadolu’yuz” projesini çok önemsediklerini ifade etti. Durmuş, “Yozgatlı öğrenciler, proje kapsamında yapılan gezi ve ziyaretle Türk tarihi açısından son derece önemli olan Malazgirt Meydan Muharebesinin yaşandığı yer olan Malazgirt ilçemizi gezme ve tanıma fırsatı buldular” dedi.

    Öğrenciler, ziyaretleri kapsamında 2000 yılında Şırnak’ta girdiği çatışmada şehit olan İsmail Bülbül’ün abisi Mehmet Bülbül’ün Şekerbulak Mahallesi’nde bulunan evini ziyarete ederek plaket takdim ettiler.
    Öğrenci kafilesini karşısında gören şehit abisi Mehmet Bülbül, çok duygulandığı belirterek, ziyaretlerine gelen öğrencilere ve öğretmenlerine teşekkür etti. Şehit abisi Mehmet Bülbül, “Allah hepsinden razı olsun. Ziyaretleri ile çok memnun olduk. Çok duygulandık. Allah devletimize zarar ziyan vermesin. Allah hepsinden teker teker razı olsun” dedi.
    “Biz Anadolu’yuz” projesi kapsamında kente gelerek, gezi ve ziyaret programları kapsamında tarihi ilçe olan Sultan Alparslan diyarını gezen Yozgatlı öğrenciler ise, tarihi ilçeyi gezmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade ettiler.

  • Çalışmalar tamamlandı

    Çalışmalar tamamlandı

    Akdağmadeni Belediyesi tarafından başlatılan Şehirler arası yolcu terminalinde bakım onarım çalışmaları tamamlandı.
    Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın yaptığı açıklamada, “Akdağmadeni’mizin vitrini olan terminalimizi daha iyi şartlara getirmek için kısa bir süre önce belediyemiz tarafından başlatılan iyileştirme çalışmaları tamamlandı. Vatandaşlarımıza kaliteli ve daha düzenli şekilde hizmet vermesi için büyük bir bakım onarım süreci geçiren terminalimiz uzun yıllar ilçemize sıkıntısız bir şekilde hizmet verecektir” diye konuştu.

  • Sünnette doğru bilinen yanlışlar

    Sünnette doğru bilinen yanlışlar

    Yozgat Şehir Hastanesi’nde, sünnet operasyonları tek kullanımlık aparatla steril ortamda güvenle gerçekleştiriliyor.
    Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Necip Fazıl Aras, sünnet için en uygun zamanın ya 2 yaşından önce ya da 6 yaşından sonra olduğunu bildirdi.
    Yozgat Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi uzmanı Opr. Dr. Necip Fazıl Aras, sünnetin her yaşta yapılmakla birlikte en doğru zamanın 2 yaşından önce olduğunu belirterek, aileleri doğru bilinen yanlışlar konusunda uyardı.
    Opr. Dr. Necip Fazıl Aras, sünnetin 2014 yılından bu yana sadece doktorlar tarafından hastane ya da klinik ortamında yapılan, doktor olmayan kişilerin yapmasının yasaklandığı bir işlem olduğunu bildirdi.
    HER MEVSİM YAPILABİLİR
    Halk arasında yaygın anlayışın aksine sünnet sadece yaz aylarında değil her mevsim yapılabildiğini belirten Opr. Dr. Aras, “Sıcak aylarda altı bezli çocuklarda pişik ve ödem daha fazla olduğu için kışın sünnet yaptırmanın iyileşme açısından pozitif yanlarının olduğu bile söylenebilir” dedi.
    EN UYGUN YAŞ
    2 yaş öncesi ya da 6 yaş sonrasının sünnet için uygun dönemler olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Necip Fazıl Aras, bu dönemlerde psikolojik açıdan etkilenmenin en az düzeyde görüldüğünü belirterek, “Bizim önerimiz yenidoğan dönemi (ilk 28 gün) geçtikten sonra 1 yaşını geçmeden yaptırmanızdır.”
    ERKEN SÜNNETİN FAYDALARI
    Erken Sünnetin faydalarına da dikkati çeken Aras, şunları söyledi:
    “Erken sünnetin faydalarının başında daha hızlı iyileşme süreci gelir.
    Ağrı hissinin yaşamın ileri dönemlerine göre daha az olması, genel anestezi ihtiyacının olmaması, potansiyel psikolojik travmanın bulunmaması diğer avantajlardır.
    Yaşamın ilk yıllarında olan idrar yolu enfeksiyonlarında azalma sağlanması da bir başka avantajdır. Çünkü, 2 yaşından küçük çocuklarda yapılan bir çalışmada idrar yolu enfeksiyonlarının, üç ila on kat arasında azaldığı görülmüştür.
    İdrar yolunda enfeksiyon riski artmış erkek çocukların (idrar yollarında darlık veya kaçak) ilk bir yılda geçirebileceği enfeksiyonları azaltarak muhtemel böbrek hasarına engel olmaktadır.”
    HANGİ YÖNTEM?
    Her ne şekilde olursa olsun sünnet işlemi için öncelikle lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) fırsatının değerlendirilmesini öneren Aras, “Çünkü genel anestezi (narkoz) lokal anesteziye göre oldukça riskli bir girişimdir” dedi.
    Opr. Dr. Necip Fazıl Aras, Yozgat Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniğinde tek kullanımlık sünnet aleti yardımıyla kotersiz, lazersiz, dikişsiz ve estetik bir sünnet yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:
    “İşlem öncesi herhangi bir kan tahlili ya da aç kalma durumu istenmediği gibi oğlunuz işlem sonrası da bekletilmeden taburcu edilmektedir. Sünnet operasyonları öncesinde hastanemizden muayene için Alo 182’den Çocuk Cerrahisi Polikliniğine randevu alınabilir.”

  • Akay: Varlık Fonu ile birlikte Kayseri Şeker’de yıpratılmak isteniyor

    Akay: Varlık Fonu ile birlikte Kayseri Şeker’de yıpratılmak isteniyor

    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, Son birkaç gündür ulusal bir gazete ile Kayseri’deki bazı medya kuruluşlarında Kayseri Şeker’in zarar ettiği ve borç tutarının arttığına dair haberler yer aldığını belirterek, haberlerde yer alan hususların gerçeği ifade etmediğini söyledi.
    Başkan Akay, yaptığı açıklamada, Kayseri Şeker’in zarar ettiği yönünde çıkan haberlerin çarpıtılarak değerlendirildiğini ve böylece Varlık Fonu ile birlikte Kayseri Şeker’inde yıpratılmak istendiğini vurguladı.
    Akay, “Bilindiği gibi Kayseri Şeker Nisan 2018’de yapılan özelleştirme ihalelerinde Turhal Şeker Fabrikasını 569 milyon TL bedelle satın alarak sektörde fabrika alan tek kuruluş olmuştur. Turhal Şeker fabrikası Haziran ayında teslim alındıktan sonra çiftçinin ve fabrikanın ihtiyaçları için ek işletme sermayesi ihtiyacı oluşmuştur. Bu tutar 387 milyon TL’dir. 2018 yılında yapılan genel seçimlerden sonra ülkemiz ekonomik bir saldırıya maruz kalmış ve bunun sonucunda faiz oranları yüzde 100 den fazla artmıştır. Faizlerdeki bu artış bir yılı aşkın bir süreyle bütün sanayi ve ticari kuruluşları olumsuz etkilemiştir.”dedi.
    2010 YILINDA 176 MİLYON TL OLAN ÖZKAYNAK TUTARINI 2018 YILINDA 879 MİLYON TL YE ÇIKARMIŞTIR
    Kayseri Şeker’in 2010 yılında 176 milyon TL olan Özkaynak tutarını 2018 yılında 879 milyon TL ye çıkardığını vurgulayan Başkan Akay, “Kayseri Şeker büyüyen bir kuruluş olarak fabrika sayısını 3’e, kota miktarını 430 Bin Tona, Sözleşmeli çiftçi sayısını da 9 Binden 14 Bin 500’ e çıkarmıştır. 2016 yılından itibaren pek çok ilave yatırımı gerçekleştirmiştir. Bütün bunları yaparken (VUK’a göre hazırlanan bilançolarına göre) 2010 yılında 176 milyon TL olan Özkaynak tutarını 2018 yılında 879 Milyon TL ye çıkarmıştır. Şirketimizin Konsolide finansal durum tablosunda Dönen Varlıkları 1 Milyar 466 Milyon TL, Duran varlıkları 1 Milyar 842 Milyon TL, Toplam aktif büyüklüğü 3 Milyar 308 Milyon TL dir. Kısa Vadeli Yükümlükleri 1 Milyar 581 Milyon TL, Uzun Vadeli Yükümlükleri 511 Milyon TL, Toplam Özkaynakları ise 1 Milyar 216 Milyon TL dir. Verilerden anlaşılacağı gibi şirketimiz borçlarını rahatlıkla ödeyebilecek finansal duruma sahiptir. Bütün bunların yanında çiftçisinin artan maliyetlerini yeterince karşılamak için pancara yüksek fiyatlar uygulamış, yeterince avans vermiş ve pancar bedellerini her kuruluştan önce ödeme gücünü göstermiştir. Ayrıca yıllarca yüksek kar nedeniyle vergi rekortmeni olmuş, istihdamda birincilikleri almıştır. Gerek genel ekonomideki sorunlar ve gerekse şeker sektöründeki sorunlar nedeniyle şeker satışlarında ve tahsilatlarında gecikmeler yaşanmış bu nedenle de şirket ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan kredi miktarları artmıştır ve böylece diğer sanayi ve ticari kuruluşlarında olduğu gibi yüksek faizden etkilenilmiştir” diye konuştu.
    KAYSERİ ŞEKER ZARAR YERİNE 17 MİLYON TL KAR ELDE ETMİŞ VE BUNUN KARŞILIĞINDA KURUMLAR VERGİSİNİ ÖDEMİŞTİR
    Zarar konusunun teknik bir konu olduğunu kaydeden Başkan Akay, Kayseri Şeker’in zarar yerine 17 Milyon TL Kar elde ettiğini ve bunun karşılığında kurumlar vergisini ödediğini ifade etti.
    Akay, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Vergi usul kanununa göre düzenlenen raporla Türkiye muhasebe standartlarına göre düzenlenen rapordaki kriterlerin farklı olması nedeniyle, Bağımsız Denetim Raporunda 70 milyon TL zarar görünmektedir. Bu sadece hesap kriterlerinden kaynaklanan bir durumdur. VUK’ a göre gerçekte Kayseri Şeker 17 milyon TL kar elde etmiştir. Şirketimizin yurtiçi ve yurtdışından pek çok yatırım tekliflerini aldığı, büyüme ve gelişmesini en başarılı şekilde yürüttüğü, fabrikaların, çiftçisinin ve çalışanının her türlü istihkakının zamanında ödendiği bir dönemde “zarar etti”, “borcu arttı” gibi beyanlar yanlı, kötü maksatla ve düşmanca yapılmaktadır. Kayseri Şeker sektörünün lider kuruluşu olarak başarıyla büyümeye ve gelişmeye devam edecektir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur”

  • Çin’e taş satıyoruz

    Çin’e taş satıyoruz

    Yozgat’ın Şefaatli ilçesine bağlı Karalar köyünde dağ içinden çıkarılan “Anadolu Beyazı Limra Taşı” Uzakdoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor.
    Yozgat’ın Şefaatli ilçesinde çıkartılan Anadolu Beyazı Limra taşının ünü Çin’e kadar ulaştı. Beyaz rengi, kolay işlenmesi ile ön plana çıkan Limra taşı, bölgede ‘Anadolu Beyazı Limra Taşı’ olarak biliniyor. Anadolu topraklarının beyaz renkli hazinesi ‘Limra Taşı’ Yozgat’ın Şefaatli ilçesi Karalar köyünde dağ içinden çıkartılıyor. Anadolu Beyazı Limra taşı ısı yalıtımında yüzde 30 tasarruf sağladığı gibi binaların dış cephelerinde, cami yapımında, tarihi eserlerin restorasyonunda kullanılıyor.

    Anadolu medeniyetleri içinde doğal malzeme olarak günümüze kadar gelen taş, beyaz ve dekoratif özelliği ile dikkat çekiyor. Don ve ısı farklılıklarından etkilenmeyen, renk özelliğini kaybetmeyen, harcı iyi tutabilmesi, kahve, çay gibi şeylerin dökülmesi halinde üzerinde her hangi bir iz bırakmaması özelliği bulunan taş, binaların dış cephe giydirmelerinde vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Anadolu Beyazı markasıyla çıkartılan limra taşı, iç piyasanın yanı sıra Türkiye sınırlarını aşarak Makedonya ve Çin’e ihraç ediliyor. Taşocağında yıllık 100-150 bin metreküp taş çıkartılarak işlendikten sonra satışa sunuluyor.
    Taş ocağında çalışan işçilerden Dursun Demir, “Anadolu Beyazı Limra taşı toprağın altından çıkardığımız geçimimizi sağladığımız bir taş. Bu taşı burada işliyoruz. Haftalık olarak dağıtımını yapıyoruz. Zor oluyor ama geçim derdi çalışıyoruz” dedi.

    İşçilerden Rıfat Demir ise, “Ekmeğimizi bu taşocağından taşlardan çıkartıyoruz. Dağlardan çıkardığımız taşları, atölyede istenilen ölçülere göre kesiyoruz. Geçimimizi buradan sağlıyoruz. İşimizi severek yapıyoruz. Zorluğu da var iyiliği de var ama çalışıyoruz. Ekmek parası” şeklinde konuştu.Taş ocağı işletmecisi Talat Kılıç da Anadolu Beyazı Limra taşını Çin ve Makendoya’ya ihraç ettiklerini belirterek, “Topraktan çıkan bir hazineyi Türkiye olmak üzere Uzakdoğu ülkelerine özellikle Çin’e gönderiyoruz. Yıllık blok olarak 4-5 bin metreküp arası blok çıkartmaktayız. Bunlar genellikle camilerde, minarelerde, villaların dış cephesinde kullanılıyor. Taşımızın özelliği durdukça beyazlaması ve ısı yalıtımını yüzde 30 etkilemesidir. Kışın evi yüzde 30 sıcak tutar yazın ise yüzde 30 sıcak tutar. Bu taş, Anadolu Limra taşı olarak geçmektedir. İşimizi seviyoruz, severek yapıyoruz. İlçemizin de burası önemli bir geçim kaynağı 18 kişi çalışıyoruz, yazın bu sayı daha da artıyor.
    Biz ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz. Bu topraktan çıkan hazine bizim geçim kaynağımız. Yozgat’tan Uzak Doğu’ya ve Avrupa’ya taş ihracatımız başladı. Yıllık 100-150 bin ton arası bir anlaşma imzaladık özellikle Çin ile ve Makedonya’da. Bunun yanı sıra Türkiye’de İstanbul, Ankara, Nevşehir, Malatya, Konya ve Adana’ya gönderiyoruz. Yurt dışında da Makedonya ve Çin’e ihracatımız başladı” ifadelerini kullandı.

  • Oktay: Finansman ihtiyacı olan firmaları yerelden de destekleyeceğiz

    Oktay: Finansman ihtiyacı olan firmaları yerelden de destekleyeceğiz

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Kalkınma Ajanslarımızın yakında başlatacağı ‘Bölgesel Girişim Sermayesi’ programı ile finansman ihtiyacı olan firmaları yerelden de destekleyeceğiz” dedi.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, ATO Congresium’da düzenlenen TechAnkara Proje Pazarı’nın açılış toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Oktay, TechAnkara Proje Pazarı’nın, sadece Ankara’da değil ulusal çapta girişimcilik ekosisteminin gelişmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
    AR-GE destek programlarıyla 17 yılda 21 binden fazla projeye 12 milyar lira destek sağlandığını ifade eden Oktay, “Teknopark sayısı 5’den 84’e yükselmiş 1187 araştırma merkezi ve 348 tasarım merkezi açılmıştır. Bugün 5 bin 390 firma, 55 bini aşkın personeliyle teknoparklarımızda üniversite sanayi işbirliğinin en güzel örneklerini vermektedir. Kalkınma ajansları eliyle yerelde yenilikçi projelere 7,4 milyar lira destek sağlanmış, yararlanıcıların eş finansmanı dahil 12,7 milyar lira tutarında kaynak harekete geçirilmiştir. İzlediğimiz yatırımcı dostu, yenilikçi ve özgün politikalarla yeni teknolojilerin artık pazarı değil üreticisi konumundayız. Başarılarımız, atlatılan nice badireye, yaptırım tehditlerine ve terör saldırılarına rağmen refaha dönüşmeye devam etmektedir” açıklamasında bulundu.
    Makroekonomik verilere bakıldığında, faizlerin ve enflasyonun düşüş eğiliminde seyrettiğini, döviz kurunda da istikrarın sağlandığını söyleyen Oktay, “Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu ve OECD gibi kuruluşlar ülkemize yönelik büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etmiş durumdadır. Reel sektöre sağlanan krediler sanayicinin yüzünü güldürürken, imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı ekim ayında yüzde 76.4 düzeyine yükselmiştir. Sanayimizin daha fazla üretim yapmaya, daha fazla istihdam oluşturmaya istekli olduğu bu dönemde teknoloji kullanımı belirleyici olmayı sürdürüyor. Uzun vadeli büyüme hedeflerimize ulaşmak için, teknoloji yetkinliklerimizi piyasaya etkin şekilde kazandırmamız gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda 11. Kalkınma Planımız ile daha fazla yerli tasarım, üretim, yatırım ve istihdam için iddialı ama bir o kadar da gerçekçi hedefler belirledik. 2023 yılına kadar, ülkemizde teknoloji tabanlı işlere yapılan yıllık yatırımların büyüklüğünün 5 milyar liraya ulaşmasını hedefliyoruz. Son 10 yılda ortalama yüzde 16,5 olan milli gelirdeki imalat sanayi payını, 2023 yılında yüzde 21’e çıkarmayı planlıyoruz. AR-GE harcamalarının milli gelirdeki payını yüzde 1,8’e, bu alanda çalışan insan kaynağımızı 300 bin kişiye ve araştırmacı sayımızı 200 bin kişiye yükseltmeyi amaçlıyoruz. Girişim seviyesinden 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşan küresel ‘unicorn’ şirketler arasında en kısa zamanda Türk firmalarını görmeyi arzu ediyoruz. Milli Teknoloji Hamlemizin parçası olan bu hedefler ile teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, sanayide katma değerli üretimi geliştirecek ve ülkemizin rekabet gücünü artıracağız. Girişimcilerimizle, bilim dünyamız ve sivil toplum kuruluşlarımızla hükümetimizin birlikte ilmek ilmek dokuduğu bu süreçte ‘TechAnkara Proje Pazarı’ gibi etkinlikler geleceğe dair umutlarımızı daha da artırmaktadır” dedi.
    Girişimcilik alanında uygulanacak politikalarla, fikirden son üretim aşamasına kadar tüm süreci güçlendireceklerini vurgulayan Oktay, “Kalkınma Ajanslarımızın yakında başlatacağı ‘Bölgesel girişim sermayesi’ programı ile finansman ihtiyacı olan firmaları yerelden de destekleyeceğiz. ‘İcat çıkaran’ inovatif projeler piyasada hak ettiği değere kavuştukça kazanan milletimiz, kazanan Türkiye olacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Sorgun Belediye  mağlup döndü

    Sorgun Belediye mağlup döndü

    AXA sigorta Efeler Liginde Mücadele eden temsilcimiz Sorgun Belediyespor, ligin 6’ıncı haftasında deplasmanda Halkbank’ası ile karşı karşıya geldi.
    Sarı-siyahlı takım, Başkent temsilcisine 3-0 mağlup oldu.
    Halkbank’ası ile başa baş mücadele eden Sorgun Belediyespor, setleri bir yada iki sayı ile verdi.Sarı-siyahlı takım Başkent temsilcisi karşısında ilk seti 28-26, ikinci seti 25-21, üçüncü seti ise 27-25 kaybetti. Sorgun Belediyespor, Halkbank mağlubiyeti ile 7 puan ile 8’inci sırada yer aldı.

  • Vali Çakır’dan ziyaret

    Vali Çakır’dan ziyaret

    Yozgat Valisi Kadir Çakır, kurum ziyaretleri kapsamında Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğünü ziyaret etti.
    Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Cihan Eğilmez, Vali Kadir Çakır’a kurumun çalışmaları, milli park ve çamlık hakkında detaylı bilgi verdi.

    Brifingin ardından Çamlıkta bulunan eğitim merkezine geçen Vali Çakır, burada sergilenen dondurulmuş hayvanlar, çamlıkta yetişen endemik bitki çeşidi örnekleri ve ilimizde yaşayan hayvan çeşitlerini inceleyerek Cihan Eğilmez’den bilgi aldı.

  • Yozgatlılar, köyler arası futbol  turnuvasında kıyasıya mücadele etti

    Yozgatlılar, köyler arası futbol turnuvasında kıyasıya mücadele etti

    Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonunca, 22 köyün katılımıyla ‘8. Köyler Arası Futbol Turnuvası’ düzenlendi.
    Ankara’da bulunan Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu, Ankara’da yaşayan köylüleri tanıştırmak ve kaynaştırmak amacıyla 8 yıldır köyler arası futbol turnuvası etkinliği düzenliyor.Turnuvanın bu yıl ki etkinliğine 22 köy katıldı.

    Puan durumuyla başlayan, son 8 takımda ise eleme usulüne dönen turnuvanın finali dün gerçekleşti. Kırkdilim Köyü ve Bahadın Köyü’nün karşı karşıya geldiği nefes kesen final maçında, turnuvanın kazananı Bahadın Köyü oldu.
    Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Mesut İbiş, federasyonun sosyal ve kültür değerleri korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla 2011’de kurulduğunu söyledi. İbiş, futbol turnuvası ile Ankara’daki Yozgatlıların birbirlerini tanımalarını sağladıklarını kaydetti. Turnuvaya katılan köylüler ise daha önceden tanımadığı kişilerle turnuva sayesinde tanıştıklarını, dostlukların saha dışında da sürdüğünü söylediler.

  • Drone ile havadan görüntülendi

    Drone ile havadan görüntülendi

    Yozgat’ta yapımı tamamlanan Diyanet Eğitim Merkezi’nde çalışmalarda sona gelinirken, hizmete girmesi için taraflar arasındaki gerekli görülen prosedürlerin tamamlanması bekleniyor.
    Yapımına 2015 yılında başlanan ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’ın Adalet Bakanı olduğu dönemde programa alınan Diyanet Eğitim Merkezi oldukça büyük bir alan üzerine inşa edildi.
    Toplamda 38 Bin metrekarelik alanda kurulan Diyanet Eğitim Merkezi inşaatı daha önce sıkıntılar yaşanıp durma noktasına kadar gelmiş olsa da tamamlandı.
    Yapımının sona gelinmesiyle birlikte havadan görüntülenen Diyanet Eğitim Merkezi güzel görüntülere ev sahipliği yaptı.
    23 Milyon bedelle yapımı tamamlanan tesis içerisinde 16 dairelik lojman, spor alanları, otel binası, eğitim binası, konferans salonu gibi faaliyet alanlarının bulunduğu merkez aynı anda 300 kişinin eğitim alabileceği kapasitede tasarlandı. Osmanlı- Selçuklu Mimarisi ile dizayn edilen binalar şık bir görünüme sahip. Çalışacak personel sayısı ve eğitim görecek kişi kapasitesi ile aynı zamanda ilimize ekonomik olarak katkı sağlaması bekleniyor.
    2015 yılında yapımına başlanan ve 2017 yılında tamamlanması planlanan Diyanet Eğitim Merkezi çıkan sorunlar sonrası bir türlü tamamlanamamıştı. İhale alabilmek için düşük fiyatlarla iş yapmaya çalışan firmalar sonrasında sıkıntılar yaşayarak işi bırakmış yeniden yapılan ihalelerle iş devam ettirilmişti. Dönemin Valisi Abdülkadir Yazıcı 2017 de tamamlanması planlanan binanın süresinde önce teslim edileceğini belirterek,” 80’in üzerinde insanın çalıştığı inşatta ki çalışmalar durmaksızın devam ediyor. Yüklenici alt firmasının işi bırakması ve işçilere bir miktar borç bırakması nedeniyle inşatta sıkıntı var gibi mütalaa edilse de, asıl yüklenici işi tekrar deruhte etti ve inşaatın seyrinde herhangi bir gerileme olmadı. Diyanet Eğitim Merkezi ilimizin tanıtımı ve kalkınmasına iyi örneklerden biri olacak” ifadelerini kullanmıştı. Sonrasında çıkan sorunlardan dolayı yeniden ihale edilen Diyanet Eğitim Merkezi binası yapımı tamamlandı ve açılışı bekliyor.
    2018 yılında yarım kalan işlerin tamamlanması adına yapılan ikmal ihalesi ile yeni bir firma işe başlamış ödenek olmadığından dolayı bu firmanın da işleri durma noktasına gelmişti. Yaşanan sıkıntılar sonrasında yapımcı firmanın özverisi ve ödenek sıkıntısının giderilmesi ile birlikte bina yapım çalışması hızlandı ve son düzenlemeleri de tamamlanarak açılma aşamasına geldi. Devam eden peyzaj çalışmalarının bitmesinden sonra hazır hale gelecek olan binanın Ekim ayının ortalarında açılması bekleniyor. Yozgat ekonomisine büyük katkılar sağlayacak dev tesisin açılması sonrası aynı zamanda istihdam da artacak. Yozgat Diyanet Eğitim Merkezi binasının hizmete girmesini kısa sürede sağlayan yüklenici firma yetkilisi Kubilay Yiğiter, Yozgat için bu hizmetin son derece önemli olduğunu belirterek, “Çalışmalarımıza geçen yılın sonlarında başladık, yaptığımız planlamalar doğrultusunda bize verilen sürenin altında bir zaman da işlerimizi son aşamaya getirdik. Geçici kabul için gerekli görüşmelerimizi yapıyoruz, Yozgat için iyi bir hizmet olmuştur. Bu hizmetin Yozgat’a kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi.

  • Türk Ocağı buluşturdu

    Türk Ocağı buluşturdu

    Türk Ocakları Yozgat Şubesi tarafından her yıl düzenlenen Öğretmenler Günü Geleneksel Sonbahar Yemeği hafta sonu gerçekleştirildi. Yemek programına, Yozgat Belediye Başkanı ve Garnizon Komutanı’nın eşleri, siyasi parti temsilcileri, Yozgat Yardım Sevenler Derneği, Yozgat Üretici Kandınlar Derneği, Yozgat Sanatkarlar Derneği, Türk Eğitim Sen temsilcileri, Türk Ocakları Yozgat Şubesi üyeleri ve eğitim camiasına emek vermiş eğitimciler katıldı.
    Programın açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Yozgat Şube Başkanı Nefise Yüksel, Türk Ocakları’nın nasıl ve hangi şartlar altında kurulduğu hakkında bilgi verdi.
    Yüksel şöyle konuştu; “Azîz ocaklılar, değerli hanımefendiler, yıl 1908, Osmanlı Devletinde emperyalistlerin azınlıkları kışkırtması sonucu zorla ikinci meşrutiyet ilan edilir. İlan edilen ikinci meşrutiyet maalesef Osmanlı Devleti’nin yıkılma sürecini hızlandırır. Böylesi zorlu bir süreçte Osmanlı, bu sefer de, Balkan Savaşları ile zor durumda kalır. Balkanlar da tamamen kaybedilince, Osmanlı, başta İngiltere ve Avrupa olmak üzere birçok ülke tarafından “Hasta Adam” olarak nitelendiriliyordu.
    İşte Türk Ocakları böyle bir dönemde, milli birliği tehlikede görerek, imparatorluktan çok Türkleri kurtarmak gerektiğine inanan, askerî tıbbiyeli gençler ve Türkçü aydınlar tarafından 1911’de temeli atılmıştır. 25 Mart 1912′ de resmen kurulan Türk Ocakları’nın temek hedefi ise Türk milletinin maddi ve manevi anlamda kalkınmasına yardımcı olacak fikirlerin gelişmesi ve milli şuur bilincinin devamlı olarak yaşatılmasıdır.”
    İslam’ın doğuşundan günümüze kadar geçen süre içerisinde, kadının toplumdaki yeri hakkında da bilgi veren Nefise Yüksel sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “Aziz Ocaklılar, devamlı yaşatılacak olan milli şuur için tarih boyunca biz kadınlara büyük görevler düşmüştür. Ve Türk milleti var oldukça da bu büyük sorumlulukları Türk kadınları üstlenmeye devam edecektir.
    Türk Toplumunda kadın her zaman çok değerli görülmüştür. Orta Asya’da kurulan Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde de hakan ve hatun birlikte buyururlardı. Yani Hakanın yanında hatunda söz sahibiydi, toplumda tek eşlilik vardı.
    İslam’da da kadına çok değer verilmiştir. Unutulmamalıdır ki, Peygamber Efendimize, kızların toprağa diri diri gömüldüğü dönemde peygamberlik gelmiştir.
    Osmanlı döneminde kadınlar bazı haklarını yitirmiş olsalar da; Anadolu kadınları eşlerine destek olmuştur. Kurtuluş savaşı yıllarında erkeği cepheye giden Türk kadını, hem çocuğunu yetiştirmiş hem de cepheye silah ve cephane taşıyarak savaşa katılmıştır. Bunlar bizim onurla anlatacağımız nice anılardan bazılarıdır.
    Ve Atatürk Türk kadınına öyle değer vermiştir ki, bugün burada aydın birer Türk kadını olarak toplanmış bulunuyorsak ve ben burada bu konuşmayı yapa biliyorsam Atatürk sayesindedir. Minnettarız. Ne mutlu Türk’üm diyene. Hepinize teşekkür ederim.”

  • Bayanlara Mevlid-i Nebi Konferansı

    Bayanlara Mevlid-i Nebi Konferansı

    Yozgat İl Müftü Yardımcısı Aybala Tuğba Yurtlu Akdağmadeni, Aydıncık, Saraykent, Çekerek ve Kadışehri İlçe Müftülükleri tarafından Mevlid-i Nebi Haftası etkinlikleri kapsamında bayanlara yönelik “Peygamberimiz ve Aile” konulu konferanslar gerçekleştirdi.
    Düzenlenen konferanslara Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler ve çok sayıda bayanlar katıldı.
    Yozgat İl Müftü Yardımcısı Aybala Tuğba Yurtlu “ Peygamberimiz ve Aile” konulu konferanslarında “Güçlü toplum, güçlü aile bağları ile kurulur. Hiçbir gerekçe ya da meşgale aile olmayı ertelemeye ve aileyi ihmal etmeye mazeret olamaz. Kur’an-a göre ailenin temel unsurları meveddet, rahmet ve sükûnet olmalıdır.
    Ailenin kurulması ve korunması için dikkat edilmesi gereken hususlar noktasında Peygamber efendimizin aile hayatı, hanımları ve çocukları ve aile ilişkileri konularına değindi.
    Yurtlu, toplumumuzda görünen aile sorunlarına ne şekilde çözümler üretileceği konusunda hanımları çözüm önerisi sundu. Katılım çok yoğun olduğu ve hanımların bu tarz etkinliklere ihtiyacı olduğu belirtildi. Programın sonunda Aybala Tuğba Yurtlu katılımcıların Mevlid-i Nebi haftasını kutladı.

  • Öğretmenlere seminer verildi

    Öğretmenlere seminer verildi

    Saraykent İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ilçe genelindeki öğretmenlere yönelik şube müdürleri Orhan Ergün Çağlıyan, Yasin Gürsoy ve ortaöğretim okulları rehber öğretmenleri Aslı Zeynep Zafer ve Yasemin Şenyer’in öğreticiliğinde seminer faaliyetleri düzenledi.
    Öğretmenlerin toplam altı gruba ayrılmasıyla birlikte farklı günlerde yapılan seminer çalışmalarında, öğretmenlerin akademik başarısının arttırılması ve formasyon bilgilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Rehber öğretmenlerce hazırlanan slaytlar anlatılan konuların daha kalıcı hale getirilmesi için öğretmenlere sunuldu.
    Sınıf yönetimi, etkin ve verimli ders işleyebilme teknikleri,özgün eğitim materyallerini kullanabilme, dezavantajlı çocukların eğitimi, öğrenci ile iletişim becerileri,ödül ve ceza yönteminin yerinde kullanılması gibi rehberlik konularının yanında öğretmenlerin belirlediği konularda da eğitimler verildi. Yapılan seminer çalışmalarının son bölümünde ise İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri kendi birimleri ile alakalı önemli bilgileri katılımcılara verdiler.
    Konu ile alakalı Özel Öğretim ve Rehberlik Şube Müdürü Orhan Ergün Çağlıyan önemli bilgiler verdi. Çağlıyan, “ İlçe genelindeki okullarımızda tecrübeli öğretmenlerimizin yanısıra genç ve dinamik bir öğretmen kadromuzun olması ilçemiz açısından çok önemli bir kazanım olduğunu düşünmekteyim. Öğretmenlerimizin akademik ve formasyonel bilgilerinin yeni olması, özellikle son yıllarda bakanlığımızca geliştirilen eğitim yöntem ve tekniklerine ve değişen müfredat programınlarına uyum sağlamaları açısından Saraykent İlçemizin eğitim ve öğretimi faaliyetleri açısından kendimizi son derece şanslı hissetmekteyiz. Geçen yıl başlattığımız zümre öğretmenler seminer programımızı bu yıl rehber öğretmenlerimizinde katılımları ile zenginleştirdik. Öğretmenlerimizden gelen dönütlerle birlikte eğitimlerimizin son derece faydalı olduğunu bilmek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bizleri mutlu etti. Emeği geçen rehber öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz”ifadelerine yer verdi.

  • ’11 bin kişiyi işe yerleştirdim’

    ’11 bin kişiyi işe yerleştirdim’

    Kocaeli Yozgatlılar Federasyonu’nun kuruluş imzasına katılan Yozgat Eski Milletvekili ve Tarım Köy İşleri Eski Bakanı Lütfullah Kayalar; birlik ve beraberlik mesajı verdi.
    Kayalar yaptığı konuşmada, ” Benim dönemimde 11 bin Yozgatlıyı çeşitli yerlerde işe aldırdım. Bununla gurur duyuyorum. Şunu da belirteyim ki bu işe aldırdığım insanlardan 11 kişinin ismini bilmem. Ancak bildiğim tek bir şey var; işe aldırdığım 11 bin kişinin ismi Yozgat’tı; Yozgatlıydı.”dedi.

  • “İşbirliği Protokolü” imzalandı

    “İşbirliği Protokolü” imzalandı

    Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İlaç Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Kayseri Şeker Fabrikası arasında “İşbirliği Protokolü” imzalandı. Protokol çerçevesinde “Şeker Pancarı Hastalık Etkeni Cercospora Beticola’ya Karşı Yavaş Salınımlı Nano Zirai İlaç Geliştirilmesi” konusunda ortak proje çalışmaları yürütülecek.
    Kayseri Şeker Fabrikası AR-GE Merkezi’nde gerçekleştirilen protokol imza törenine, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recai Kılıç Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Şeker Fabrikası Genel Müdürü Osman Canıtez, ERÜ İlaç Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mükerrem Betül Aycan ile Erciyes Teknopark A.Ş. Genel Müdürü Serhat Dalkılıç katıldı.
    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay imza töreninde yaptığı konuşmada, Şeker Fabrikası olarak üniversite-sanayi işbirliğine önem verdiklerini belirtti.
    Başkan Akay, “Erciyes Üniversitesi ile şuanda yürüyen 5 projemiz var. İnşallah bu imzaladığımız protokol ile de yeni bir projenin başlangıcını yapmış olacağız. Bu projede önemli bir husus ortaya çıkacak. Şeker pancarındaki hastalıklar ile ilgili bir çalışma ortaya konulacak. Özellikle Cercospora hastalığı ki, şeker pancarı için en önemli hastalıklardan bir tanesi bu. Bununla mücadelede daha sağlıklı bir oluşum gerçekleştirmek için protokolün katkı sağlayacağını ümit ediyorum. Bu çalışmanın başarıyla sonuçlanacağına inanıyorum” dedi.
    İlk Kez Milli Zirai İlaç Geliştirilecek
    Rektör Prof. Dr. Mustafa Çalış ise yapılan protokolle ilk defa milli zirai ilaç geliştirileceğini kaydetti.
    Rektör Çalış, “Şeker fabrikamız ile birlikte daha öncede bir iyi niyet protokolü imzalamıştık. Erciyes Üniversitemiz, üniversite-sanayi işbirliğine önem veren bir kurumdur. Bugün burada imzaladığımız protokol bu işbirliklerinden bir tanesidir. Bunun bir özelliği de bizim ilaç araştırma merkezimiz tarafından yürütülecek ve Şeker Fabrikası AR-Ge Merkezi tarafından yürütülecek olması. Bizi sevindiren ve gururlandıran özellikte şu ki! İlk defa milli zirai ilaç geliştirilecek. Bu çok önemli. Diğer bir özelliği de doğal olması. Diğer zirai ilaçlardaki gibi yan etkileri veya kimyasalların çok fazla olmadığı doğal ve milli ilaç olması çok önemli. Biz her türlü desteği sanayicilerimize vermeye hazırız. Şeker Fabrikamızda özellikle AR-GE çalışmalarında, katma değeri yüksek ürünleri geliştirmede ne kadar istekli ve arzulu olduğunu biliyoruz. Biz bu iş birlikteliklerini yapmaktan çok mutluyuz. İnşallah daha fazla ortak projeye birlikte imza atacağız” diye konuştu.
    Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Mustafa Çalış ile Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay işbirliği protokolüne imza attı.

  • YOZGATSPOR FARKLI KAZANDI

    YOZGATSPOR FARKLI KAZANDI

    TFF 3. Lig 3. Grupta mücadele eden temsilcimiz Yozgatspor 1959 FK, ligin 13’üncü haftasında Gölcükspor’u konuk etti. Kırmızı-siyahlı takım Kocaeli temsilcisini 4-2 yenerek üçüncü galibiyetini aldı.
    Maça hızlı başlayan Yozgatspor 1959 FK 10 dakika 2-0 öne geçti. Kırmızı-siyahlı takım Gölcükspor’un gollerine engel olamayınca ilk yarıyı 2-2 eşitlikle kapattı.
    İkinci yarıda oyuna müdahale eden Teknik Direktör Fatih Kavlak, oyuna Beytullah Ersoy ile Okan Özdilek’i dahil etti.
    Bu dakikadan sonra atıklarını sıklaştıran Yozgatspor 1959 FK, önce Hamdi Tayfun Yılmaz ile 3-2’i, daha sonra da Beytullah Ersoy ile skoru 4-2’ye getirdi.
    Gölcükspor karşısında 2-0 öne geçen Yozgatspor 1959 FK, ilk yarıda skoru koruyamadı. Kırmızı siyahlı takım maçın ilk 10 dakikasında bulduğu 2 golle öne geçti.
    Gölcükspor bu gollere 23 ve 45’te cevap verdi. Yozgatspor 1959 FK yakaladığı 2-0’lık avantajını koruyamadı.
    Dakika 70 de sağ kanattan kullanılan köşe vuruşunda Gölcüksporlu oyuncunun kafa şutunu çizgide Samet Kırım çizgide çıkardı.
    Yozgatspor 1959 FK, Gölcükspor karşısında ikinci yarıda farka gitti. Kırmızı-siyahlı takım önce Hamdi Tayfur Yılmaz’ın golü ile 3-2’yi buldu. Daha sonra Beytullah Ersoy’un golü ile skoru 4-2’ye getirdi.

  • Gözler bu karşılaşmada

    Gözler bu karşılaşmada

    Spor Toto 3. Lig 3. Grup’ta 13’üncü hafta, yarın ve pazar günü oynanacak maçlarla tamamlanacak. Pazar saat 13:30’da Yozgat Bozok Stadı’nda oynanacak karşılaşmada Kırmızı-Siyahlı temsilcimiz Yozgatspor 1959 FK, grubun bir başka Kırmızı-Siyahlı ekibi Gölcükspor ile karşı karşıya gelecek.

    Spor Toto 3. Lig 3. Grup’ta mücadele eden ve 14 puan ile 13. sırada bulunan temsilcimiz Yozgatspor 1959 FK, bu hafta sonu sahasında 15 puana sahip körfez ekibi Gölcükspor’u konuk edecek. Geçtiğimiz hafta İstanbul deplasmanından 1 puan ile dönen Yozgatspor 1959 FK, bu karşılaşmada sahaya mutlak 3 puan için çıkacak.
    ÖNEMLİ BİR KARŞILAŞMA
    Ligde puan durumuna bakıldığı zaman, Gölcükspor ile Yozgatspor kafa kafaya giden 2 ekip görüntüsü veriyor. Ligde Gölcükspor 15 puanla 12. sırada yer alırken, ev sahibi Yozgatspor ise 14 puanla 13. sırada yer alıyor.
    Yarın oynanacak karşılaşmayı kazanan ekip sezonun ilk yarısı sonu için büyük bir avantaj yakalamış olacak.

  • Vali Çakır: Gerçek zenginlik  tarih ve kültür zenginliğidir

    Vali Çakır: Gerçek zenginlik tarih ve kültür zenginliğidir

    Yozgat Valisi Kadir Çakır, zenginlik denince insanın aklına sadece kişi başına düşen milli gelir, ihracat, ithalat gibi konuların geldiğini belirterek, esasında gerçek zenginliğin, tarih ve kültürel zenginliği olduğunu söyledi.

    Yozgat Valiliği, Yozgat Belediyesi ve Bozok Üniversitesi Rektörlüğü işbirliği ile ‘Yozgat Tarihi ve Kültürü Çalıştayı’ düzenledi.


    Vali Kadir Çakır, Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen çalıştayda yaptığı konuşmada; Yozgat’ın tarihi ve kültürünün araştırılması ve bunun üniversitenin sahiplenmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.
    Zenginlik denince insanın aklına sadece kişi başına düşen milli gelir, ihracat, ithalat gibi konuların geldiğini ifade eden Vali Çakır, “Esasında gerçek zenginlik, tarih ve kültürel zenginliğidir. Bizim çok büyük tarihimiz, kültürümüz var ama yeterince farkında değiliz. Biz istesek de istemesek de bizim tarih ve kültürümüz bizimle yaşıyor. Bu çalıştay, hepimizin istediği bir çalışma, inşallah güzel sonuçlar çıkar ve eser haline gelir. Gençlerimiz, çocuklarımız bu eserden bizim tarihimizi, kültürümüzü öğrenir.” dedi.
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ’da Yozgat’ın önemli bir tarih birikimi ve kültürü olduğunu belirtti.


    Kapsamlı olmasa da Yozgat’ın tarihi ile ilgili yazıların bulunduğunu aktaran Karadağ, bu konuda üniversitenin geniş çaplı olarak bir çalışma yapmasının beklentiler arasında yer aldığını ifade etti.
    Rektör Karadağ, bu beklentileri bir vazife olarak gördüklerini vurgulayarak, “Başta Yozgatlı akademisyenler olmak üzere konuyla ilgili akademisyenlerle irtibata geçtik, bu çalıştayı hazırladık. Amacımız Yozgat’ın tarihini çok kapsamlı bir şekilde ele almak, gelecek nesillere aktarmak ve bunu bir yazılı vesika halinde sunmak istiyoruz.” dedi.
    Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Bozok Ünversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Şahin de Yozgat’ın tarihini, kültürünü bütün unsurlarıyla bilimsel metot ve yöntemlerle kaleme alarak külliyat halinde Yozgat kütüğü oluşturmaya çalışacaklarını kaydetti.
    Konuşmaların ardından, Prof Dr. Reşat Genç moderatörlüğünde, Dr. Ali Şakir Ergin, Doç. Dr. Sadullah Gülten ve Dr. Öğretim Üyesi Hülya Toker Yozgat’ın tarihi ve kültürü hakkında katılımcılara bilgiler verdi.

  • Başkan Köse, Ağrı’da  TBB toplantısına katıldı

    Başkan Köse, Ağrı’da TBB toplantısına katıldı

    Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümen Üyesi Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Ağrıda düzenlenen TBB toplantısına katıldı.
    Başkan Köse, toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada; verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirterek, “Türkiye Belediyeler Birliği’nin Encümen Toplantısını Ağrı’da gerçekleştirdik. Toplantımızda yerel yönetimlere yönelik tecrübe paylaşımlarında bulunuldu.


    Başta TBB Başkanımız Sayın Fatma Şahin’e, toplantımızın ev sahibi Ağrı Belediye Başkanımız Sayın Savcı Sayan’a ve tüm başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Toplantımızın ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”diye konuştu.

  • AK Parti İl Kadın Kolları da  Diyabete dikkat çekti

    AK Parti İl Kadın Kolları da Diyabete dikkat çekti

    14 Kasım Diyabet Günü dolayısıyla Yozgat Diyabet Derneği tarafından Yozgat Belediye Hizmet Binasında düzenlenen etkinliğe, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı İlknur Ünal ve yönetim kurulu üyeleri de katılarak şeker ölçüm testi yaptırdı.
    AK Parti Yozgat Kadın Kolları Başkanı İlknur Ünal, yaptığı açıklamada Ak Parti Kadın Kolları olarak Diyabete dikkat çekmek ve diyabet derneğinin etkinliğine destek olmak için yönetim kurulu üyeleri ile birlikte şeker ölçüm testi yaptırdıklarını söyledi.


    Diyabetin önemine değinen Ünal, diyabetin zamanında ve iyi tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı. Ünal, “Uluslararası Diyabet Federasyonu IDF verilerine göre, dünyada 425 milyon diyabetli yetişkin vardır. Bu da her 11 kişiden birinin diyabet hastası olduğunu gösteriyor. 2 diyabetli yetişkinden birine (0/046,5) ise teşhis konulmamıştır, yani kişi diyabetli olduğunu bilmemektedir. Diyabet açısından risk grupları belirlenip hastalığın ilerlemesi önlemediği takdirde hasta sayısı artmakta, başta kalp krizi, böbrek yetmezliği, göz sorunları, ayak yaraları ve ampütasyonları gibi ciddi komplikasyonlar görülmektedir. Bizde bu kapsamda farkındalık oluşturmak için AK Parti Kadın kolları olarak diyabet derneğinin bu etkinliğine destek olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.

  • Kop ile arılar güçlenecek

    Kop ile arılar güçlenecek

    Yozgat İl Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce 2019 yılında hazırlanıp sunulan “Kop İle Arıları Güçlendiriyoruz Projesi” KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından desteklenmeye hak kazandı.


    Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü adına İl Müdürü Ziyaattin Özdemir ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı adına ise Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Tongur arasında sözleşme protokolü imzalandı.
    Protokole göre projenin tamamlanma süresi 1 (Bir) yıl olup proje kapsamında 18-65 yaş aralığında AKS (Arıcılık Kayıt Sistemi) ye kayıtlı ve Arı Üreticileri Birliğine üye üreticilere güneş paneli ve arıcı barakası ekipman desteği verilecek.

  • Kış lastiği uygulaması  1 Aralık’ta başlıyor

    Kış lastiği uygulaması 1 Aralık’ta başlıyor

    Araç sahiplerini yakından ilgilendiren zorunlu kış lastiği uygulaması 1 Aralık Pazar günü itibariyle başlıyor. Kış lastiği uygulamasına uymayanlara 625 lira ceza kesilecek.
    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Karayolları Trafik Kanunu’na göre, şehirlerarası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlar için kış lastiği takma zorunluluğu 1 Aralık’tan itibaren başlıyor. 1 Nisan 2020’de sona erecek uygulamada kış lastiği takmayan sürücülere 625 lira ceza kesilecek.


    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, Karayolları Trafik Kanunu gereği yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği takmaları, illerin hava ve iklim şartlarına göre yılın belirli dönemi için zorunlu tutuluyor. Söz konusu yetki, Bakanlıkça valiliklere de devredilebiliyor.
    Araçların denetimi, Bakanlığın yetkilendirdiği personelin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim birimleri tarafından yapılıyor.
    Kış lastiği takma zorunluluğu 1 Aralık’ta başlayacak ve 1 Nisan 2020’ye kadar devam edecek. Kurala uymayan araçların sürücülerine 625 lira ceza kesilecek.
    Söz konusu ceza, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak yeniden değerleme oranı çerçevesinde 1 Ocak 2020 itibarıyla güncellenecek.
    KIŞ LASTİĞİ HUSUSİ
    DEĞİL ZORUNLU
    Yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar dışındaki hususi araçlar için uygulama zorunlu değil ancak can ve mal güvenliğiyle sorunsuz seyahat için kış şartlarında tüm araçlarda kış lastiği kullanılması gerekiyor.
    Söz konusu uygulamayla kış şartlarına göre önlemini almayan, kış lastiği olmayan araçların yolu kapatması ve insanların mağduriyete uğraması önlenmeye çalışılıyor.
    Kış lastikleri, 7 derecenin altındaki sıcaklıklarda, ıslak, karlı ve çamurlu zeminlerde yaz lastiklerine oranla daha iyi yol tutuş ve yüksek güvenlik sağlıyor.

  • Dr. Kozan: Dünyada 18 yaş üstü  451 Milyon diyabetik hastası var

    Dr. Kozan: Dünyada 18 yaş üstü 451 Milyon diyabetik hastası var

    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Kozan, 2017 verilerine göre tüm dünyada 18 yaş üstü 451 milyon diyabetik hastası olduğunu belirterek, bu sayının 2045 yılında 693 milyona yükseleceği tahmin edildiğini söyledi.
    Uzman Dr. Mustafa Kozan, 14 Kasım Diyabet Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada diyabet hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu.
    Dr. Kozan, “Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet açlık kan şekerinin 126 üzerinde olması veya herhangi bir saatte ölçülen kan şekerinin 200 ve üzeri olması durumunda tanısı konulan kronik bir hastalıktır. Açlık kan şekerinin 100-126 arasında olması veya 2.saat tokluk şekerinin 140-200 arasında ölçülmesi ise Gizli Şeker (Prediyabet) olarak adlandırılır. Günümüzde şeker hastalığı artan obezite oranı düzensiz beslenme sedanter yaşam nedeniyle artan bir sağlık sorunu haline gelmiştir. 2017 verilerine göre tüm dünyada 18 yaş üstü 451 milyon diyabetik hasta vardır ve bu sayının 2045 yılında 693 milyona yükseleceği tahmin edilmektedir.”diye konuştu.
    ŞEKER
    HASTALIĞININ
    BELİRTİLERİ
    Şeker hastalığı belirtilerinin genel olarak ağız kuruluğu, sık idarar çıkma ve çok su içme, ellerde ve ayaklarda uyuşukluk, yanma olarak görüldüğünü vurgulayan Dr. Kozan, “ Buna ilaveten, ellerde ayaklarda uyuşukluk/yanma/karıncalanma, üşüme, halsizlik, kilo kaybı, ciltte ve idrar yollarında sık enfeksiyon gelişmesi veya oluşan enfeksiyonun kolay iyileşmemesi görülebilir. Bu belirtilerin bir veya birkaçının varlığı şeker hastalığından şüphelenilmesine yol açar. Hastalıktan korunma yöntemi öncelikle en başta yapmamız gereken diyet yapmaktır. Diyete karbonhidrat kullanılmadan devam edilmesi gerekmektedir ve diyetle birlikte egzersizlerine dikkat etmesi gerekmekte olup şeker hastalığı bulunanların da haftada en az 3 gün 45 dakika düzenli olarak egzersiz yapması gerekmektedir. Toplumda genel olarak bütün herkesin de dikkat ederek egzersizleri düzenli olarak yapmaları önermekteyiz gerekli egzersiz ve düzenli beslenme ile şeker hastalığı kontrol altına alınabilir. 1921 yılında insülini bularak milyonlarca hastanın tedavisini mümkün kılan harp cerrahı Fredrick Bantig’in doğum yıl dönümü anısına 14 Kasım Dünya Diyabet günü olarak kabul edilip, her yıl çeşitli etkinlikler yapılmaktadır. Dünya Diyabet Günü’nün 2018-2019 yılları teması “Diyabet ve Aile”dir. Aile temasının seçilmesinin amacı, diyabetin aile üzerindeki etkisi konusunda farkındalık yaratmak ve bu hastalıktan etkilenen aileleri desteklemektir. Tüm hastalarımıza sağlıklı günler dileriz.”ifadelerini kullandı.