Yazar: admin

  • Büyük yangınlara sebep olabilir

    Büyük yangınlara sebep olabilir

    Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, ufak bir ihmalden bile yangınların yaşandığını belirterek, söndürülmeden atılan bir sigara izmaritinin büyük yangınlara sebep olabileceğini vurguladı.
    İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, yaz mevsimi ile birlikte bazı bölgelerde hasat sezonuna başlanıldığını belirterek, “Yerköy İlçemiz Sekili köyünde arpa hasadına başlanıldı. Bir iki hafta sonra ilimizde hasat sezonuna başlanmış olacak. Özellikle bu aylarda otların kuruması ve hububat hasat döneminin başlamasıyla vatandaşlarımızın yangınlar konusunda daha dikkatli olması gerekir. Ayrıca piknik ateşinin söndürülmemesi de yangınlara sebep olabilir.”dedi.
    Albayrak, “Vatandaşımızın yangın önleme noktasında bilinçli olması gerekiyor. Sürekli tekrar ettiğimiz gibi ve her yıl yaptığımız bilgilendirmeler gibi pikniğe giden vatandaşlarımızın piknik sonrasında piknik ateşini tam bir şekilde söndürmeden piknik yerinden ayrılmamaları gerekmektedir. Yozgat’ımız tarım bölgesi olduğu için araçları ile seyahat halinde iken vatandaşımızın araçtan attığı bir sigara izmariti büyük yangınlara sebep olabilir. Bunun için sigara izmaritlerinin rastgele atılmaması ve özellikle yoldan geçen araçlardan sigaralar dışarıya atılmaması gerekir.
    Vatandaşlarımızın bu tür konularda sorumlu davranıp her hangi bir olayın yaşanmaması için de önlemler alması gerekmektedir. Ayrıca kenar mahallelerimizdeki ailelerimizden özellikle bu dönemlerde çocuklarına biraz daha dikkat etmesini istiyoruz.
    Çünkü daha önceki yıllarda meydana gelen yangınlarda çocukların neden olduğunu tespit ettik. Bu yüzden daha duyarlı olmalıyız.”şeklide konuştu.

  • Yozgat’ta zor zanaat yaşamak!…

    Yozgat’ta zor zanaat yaşamak!…

    Her ana-baba, evladının üzerine titrer; yemez yedirir, giymez giydirir… Çocuğuna iyi bir eğitim yaptırabilmek için her  fedakârlığa katlanır… Zor bir iştir, ana-baba olmak… Gençlerin de işi kolay değil!.. Tüketim toplumunun değerleri yerle bir eden girdabında kaybolmadan dik durabilmek, herkesin harcı mı?..

    Bir esnaf arkadaş, bayramın hemen ardından bir iş vesilesi ile bankalar caddesindeki matbaamıza ziyarete geldi…

    Uzun boylu çok sohbetimiz olmadı ama söylediği önemli bir söz hafızamda kaldı! “Abi devlet bize ödül vermesi gerekiyor… Çünkü biz Yozgat gibi her şeyin zor olduğu bir şehirde yaşam mücadelsi veriyoruz, iş yapmaya çalışıyoruz, zor imkanlarımız karşısında devlete vergi ödüyoruz” dedi.

    * * * *

    Velhasılıkelam, yaşamak zor zanaat!.. Yazarı bilinmeyen bugünkü öyküyle sizleri baş başa bırakıyor; “Allah, herkesin yardımcısı olsun” diyorum…

    Zengin bir ailenin fakir bir komşusu vardı. Evlerindeki saadetin dalgalanmaları, zengin ailenin  duvarlarını aşarak kulaklarına kadar ulaşırdı. Akşam olunca, fakir ailenin evindeki mutluluğa zengin komşu, gıpta ederdi. Bir gün karısına der ki, “Biz bu kadar zengin olduğumuz halde  neden neşemiz yok? Sen yarın şu komşunun hanımına sor bakalım, saadetlerinin sebebi ne ise biz de onlar gibi olmaya çalışalım.”

    Kadın, sabah olunca fakir komşusunu ziyarete gitti. Konuşma sırasında evlerindeki mutluluktan sohbet açıldı. Fakir komşunun hanımı dedi ki; “Bizim küçük bir altıntopumuz var. Akşam olunca ben beyime, o da bana altın topu atarak oynar, eğleniriz.”

    * * * *

    Akşam olunca zengin kadın kocasına meseleyi aktardı. Adam ertesi gün bir kuyumcuya giderek altın bir top sipariş etti. Topu aldığı günün akşamı karısı ile  karşı karşıya oturup, altıntopu birbirlerine atmaya başladılar ama hayal ettikleri neşe, bir türlü doğmamıştı. Hatta topun ağırlığı yüzünden canları bile yandı. Sert atışlar yüzünden topun isabet ettiği vücutları, yer yer morardı.

    Sabah olunca zengin kadın koşarak komşusuna gitti. “Biz senin dediğin gibi bir altın top yaptırdık, fakat neşelenemedik” dedi. Komşusu gülümseyerek şöyle dedi: “Aaa komşum, o bildiğin gibi top değil. Sarı saçlı, masum bakışlı bir yavrumuz var. Biz ona ‘altın top’ diyoruz. Akşam olunca kâh benim kucağıma  kâh babasının kucağına koşarak bizi eğlendirir. Onunla meşgul olurken, yorgunluğumuzu, derdimizi, kederimizi unutur, neşeleniriz.”

    Özetle Yozgat’ta yaşamanın ve aynı zamanda iş yapmanın kolay bir şey olmadığına dikkat çekmeye çalıştım. Fakat bu sorun kimi zaman kişinin kendinden kaynaklı olduğunu da unutmamak lazım. Çünkü Yozgat’ta bazı olumsuzlukları da kendi kendimize çoğaltıyoruz…

    Sohbetimizi bir örnekle sonlandıralım… Dün Muhasebeci bir arkadaşımız ile sohbet ederken, konu ortaklık kültürüne geldi. Yozgat’ta üç kişi bir araya gelse, devlet destek veriyor, hibe krediler var dedi. Fakat Yozgat’ta yaşamak ne kadar zor ise, ortaklık yapmak da aynı durumda.

     

    • Özelleştirme sistemiyle daha da güçlendiği gibi üyelerine daha fazla sahip çıkarken, destek olmayı ihmal etmeyen Şirket!
    • Araç sürücülerini daha dikkatli olmaya davet eden aynı zaman da araçlarının bakımlarını yapmayı hatırlatan Başkan!
    • İlçede çeşitli etkinlikler düzenleyerek, sosyal ve kültürel faaliyetlere hızlı başlayan Belediye Başkanı!
  • Erbakan, İktidar ve muhalefeti eleştirdi

    Erbakan, İktidar ve muhalefeti eleştirdi

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan iktidar ve muhalefeti eleştirerek kin, haset, hırs, intikam ile siyaset yapan muhalefetten milletin bıktığını söyledi.
    Erbakan hükümetin ekonomiyi kötüye götürdüğünü de belirterek “Hükümetin 2002 yılından itibaren borcu 5 misli arttı. Özel sektörün borcu 25 misli arttı, vatandaşın bankalara borcu ise 85 misli arttı” dedi.
    Yeniden Refah Partisi Yozgat 1. Olağan Kongresi Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi Salonu’nda gerçekleştirildi. Karayolu ile Yozgat’a gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan konvoy eşliğinde kent merkezine geldi. Lise Caddesinde halkı selamlayan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, kongrenin yapılacağı salona geldi. İstiklal Marşı ile başlayan kongrede Yeniden Refah Partisi İl Başkanı bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmanın ardından genel merkez tarafından hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon gösteriminin ardından kürsüye yoğun ilgi ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan geldi. Konuşmasına kongreye katılan tüm Yozgatlılara teşekkür ederek başlayan Erbakan, hükümeti ve muhalefeti eleştirerek milletin yeni bir partiye ihtiyacının olduğunu söyledi.
    “Muhalefetten bu millet bıkmıştır ve şikayetçidir”
    Konuşmasında milletin muhalefetten şikayetçi olduğunu dile getiren Erbakan, “Yıllardan beri muhalefet ediyorlar ve tekbir amaçları var. Bu iktidar gitsin de ne olursa olsun. Yeter ki bu iktidar gitsin yerine daha dürüsttü gelecek olsa bile yeter ki bu mevcut iktidardan kurtulalım diyorlar.
    Bu kin, haset, hırs siyaseti ile intikam siyaseti ile kişisel hesap siyaseti ile millete faydalı olunmaz. Bugün Türkiye’de muhalefet sadece eleştiren, çözüm önermeyen sadece teşhis yapan tedaviyi ortaya koyamayan muhalefet var. Mevcut iktidar 17 senedir hiçbir faydalı iş yapmadı, ne yaptıysa yanlış iş yaptı diyen kim yaparsa yapsın doğruya doğru yanlışa yanlış deme erdemini gösteremeyen muhalefetten bu millet bıkmıştır ve şikayetçidir. Kendisi kazanmak için değil, karşı tarafa kaybettirmek için intikam, haset, inat siyaseti yapan muhalefetten şikayetçidir. Biz gelirsek yapılanları yıkacağız, mevcut hizmetleri satacağız, elden çıkaracağız anlayışında olan bu muhalefetten millet şikayetçidir” dedi.
    “Borç, faiz, beton ve çimento”
    Muhalefetin ardından hükümeti de eleştiren Erbakan, 17 yıllık dönemde hükümetin ekonomiyi kötüye götürdüğünü ve ülkeyi borçlandırdığını söyledi. Erbakan yaptığı açıklamada “Şu geçtiğimiz 17 sene de genel olarak Türkiye’mizin haline baktığımızda ne görüyoruz. Sadece ve sadece 4 tane kelime görüyorum. Borç, faiz, beton ve çimento. Parolamız son derece basit 4 kelime. Bu işaretin, bu parolanın manası borç, faiz, beton ve çimentodur. Bunu neye dayanarak söylüyorum. İşte sizlere matematik ispatını yapacağım. Devletin rakamlarıyla gerçekleri ifade edeceğim. 2002 yılında kamunun borcu 256 milyar TL iken 2018 yılına gelindiğinde 1 trilyon 100 milyar TL’ye çıktı. Bu ne demek? Kamunun borcu 5 misli artmış. 2002 yılında özel sektörün borcu 88 milyar TL iken 2018 yılında 2 trilyon TL’yi aşmış. Özel sektörün borcu iktidar döneminde 25 misli artmış. Vatandaşın hane halkının borcu daha da beter. 2002’de 6 milyar TL iken 2018’e gelindiğinde 505 milyar TL ye çıktı. Ne demek bu 80 milyon vatandaşın bankalara olan borcu bu iktidar döneminde 80 misli artmış. İşte 4 kelimelik parolamızın birinci kelimesi borç. Hükümetin borcu 5 misli artıyor, özel sektörün borcu 25 misli artıyor vatandaşın bankalara borcu 85 misli artıyor.” şeklinde konuştu.

  • Asan çifti uğurlandı

    Asan çifti uğurlandı

    Önceki gün Yozgat-Ankara karayolu Sarayköyü mevkiindeki Demirci Köprüsünden dere yatağına uçan otomobilde hayatını kaybeden Asan çifti memleketleri Erzincan’da son yolculuklarına uğurlandı. Kazada anne ve babasını kaybeden 4 yaşındaki kız çocuğu ise hastanede yaşam mücadelesini sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, dün Yozgat-Ankara Karayolu Saray köyü yakınlarında meydana gelen kazada Oğuz Asan yönetimindeki 34 FD 9137 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla atarak yaklaşık 20 metre yükseklikteki Demirci Köprüsünden aşağı düştü. Kazada sürücü Oğuz Asan (33) ve eşi Ayşe Asan (31) olay yerinde hayatını kaybederken, çocukları Zeynep Asan’ın (4) ise ağır yaralı olarak Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaklaşık 20 metre yükseklikten dere yatağına düşen araçta bulunan sürücü Oğuz Asan ve eşi Ayşe Asan’ın cenazelerini olay yerine gelen jandarma ve itfaiye ekipleri dere yatağından güçlükle çıkarttılar.
    Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Ailenin bayram tatili dönüş yolunda oldukları ve Erzincan’dan Ankara’ya gittikleri öğrenildi.
    “Asan çifti son yolculuklarına uğurlandı”
    Trafik kazasında hayatını kaybeden Asan çifti, bugün öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Terzibaba Mezarlığında toprağa verildi.
    Terzibaba Camisinde kılınan cenaze namazına çok sayıda Erzincanlı katıldı. Asan çiftinin yakınları gözyaşlarına boğularak ağıtlar yaktı.
    “Ayşe Asan’ın 2 aylık hamile olduğu ortaya çıktı”
    Kazada eşiyle birlikte hayatını kaybeden bir çocuk annesi Ayşe Asan’ın ikinci çocuğuna hamile olduğu öğrenildi. 9 günlük bayram tatili için Erzincan’a gelen Asan çiftinin bayramın son günü ikamet ettikleri Ankara’ya dönmek için yola çıktıkları belirtildi. Hayatını kaybeden Oğuz Asan’ın Ankara’da Danıştay’da memur olarak çalıştığı, Ayşe Asan’ın da Milli Eğitim’de görev yaptığı kaydedildi.
    Kazada ağır yaralanan 4 yaşındaki Zeynep Asan’ın ise hastanede yaşam mücadelesi sürüyor.

  • Silah atma düğünümüzü karartma

    Silah atma düğünümüzü karartma

    Şefaatli İlçe Emniyet Müdürlüğü, broşür dağıtarak, yaz aylarında düğün ve eğlencelerde havaya ateş açılmaması konusunda uyarı yaptı.
    Şefaatli İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri, Şefaatli ilçemizdeki mahalle düğünleri ve eğlencelerde silah atılmaması konusunda “silaha hayır” başlıklı broşür dağıttı.
    Düğünlerde silah atmanın eğlence aracı olmadığına işaret eden Toplum Destekli Polislik Büro Amirliğinde görevli polis memurları, dağıtıkları broşürlerle nişan, düğün, asker uğurlama ve benzeri merasimlerde silahla ateş açılması sonucu her yıl 4 bin 500 insanın ölümüne veya yaralanmasına yol açıldığına dikkati çekti.Polis ekipleri aynı konuda çarşıdaki iş yerinde afişler astı.

  • Bulut, mükellefleri Yevmiye  Defteri konusunda uyardı

    Bulut, mükellefleri Yevmiye Defteri konusunda uyardı

    Yozgat Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO)Başkanı Ahmet Bulut, 2018 takvim yılında bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin yevmiye defteri kapanış tasdikini 1 Temmuz 2019 tarihine kadar yaptırmaları gerektiğini söyledi.
    SMMMO Başkanı Bulut, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “2018 takvim yılında bilanço esasına göre defter tutan Gelir Vergisi mükellefleri, Kolektif ve Adi Komandit Şirketler ile Anonim, Limited ve sermayesi paylara bölünmüş Komandit Şirketler, Kooperatifler ve Dernek ve Vakıfların İktisadi işlemleri yevmiye defterinin kapanış tasdikini yaptırmak zorundadır. Ayın son günü olan 30 Haziran 2019 tarihinin tatil (Pazar) gününe rastlanması nedeniyle yevmiye defterinin kapanış tasdiki 1 Temmuz 2019 tarihi mesai saati bitimine kadar yatırılabilecektir.”

  • Vali Çakır, Valilik  personeli ile bayramlaştı

    Vali Çakır, Valilik personeli ile bayramlaştı

    Yozgat Valisi Kadir Çakır, Bayram tatilinin ardından mesaiye başlayan Valilik personeli ile makamında bayramlaştı.
    Vali Çakır, personelleri ile tek tek tokalaşarak Valilik Çalışanlarının bayramını kutladı. Valilik Personeli de ilgi ve alakalarından dolayı Vali Çakır’a teşekkür ederek bayramını kutladı.

  • Yazıcı, Personeli ile bayramlaştı

    Yazıcı, Personeli ile bayramlaştı

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışan personeli ile bayramlaştı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, Ramazan Bayramı tatilinin ardından personeli ve müdürlük yöneticileri ile tokalaşarak milli eğitim camiasının bayramını kutladı. Yazıcı, “Milli Eğitim camiası olarak her bayram olduğu gibi bu bayramda personellerimizle ve yöneticilerimizle bayramlaştık. Bayramlar, birlik, beraberlik adına kardeşlik duygularımızın pekişmesine vesile oluyor. Bu vesile ile tüm eğitim camiamızın bayramını kutluyorum.”dedi.

  • Başkan Kayhan güven tazeledi

    Başkan Kayhan güven tazeledi

    Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanlığının 1. Olağan kongresinde mevcut Başkan Nihat Kayhan, tek liste halinde girdiği seçimde yeniden İl Başkanı seçilerek güven tazeledi.
    Yozgat Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezinde yapılan kongreye Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Eski Belediye Başkanı Kazım Arslan ve partililer katıldı.
    Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Nihat Kayhan, yaptığı konuşmada Yozgat’ın ve ülkenin kalkınması için Yeniden Refah Partisi’ne ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
    Kayhan, “Eskiden olduğu gibi yeniden üretim, yeniden istihdam hamlesi başlatacağız.
    Kongremize katılan, bizlere destek olan Yozgatlılardan Allah razı olsun. Çok büyük bir heyecan oluştu, inşallah bunun devamını diliyoruz” diye konuştu.

  • Çiftçiler, tarlasındaki tohumluk  buğday’ın çavdarını temizliyor

    Çiftçiler, tarlasındaki tohumluk buğday’ın çavdarını temizliyor

    Türkiye’nin tahıl ambarı olarak görülen illerin başında gelen Yozgat’ta çiftçiler ekim ayında tarlasına ekecekleri buğdayı şimdiden temin etme yoluna gidiyor. Çiftçiler, buğday ekili tarlasındaki çavdarları tek tek toplayarak tohumluk hazırlamaya çalışıyor.
    Güneydoğu Anadolu bölgesinde hububat hasadı tamamlanırken Yozgat’ta çiftçiler buğday ekili tarlalarında çavdar temizliği yapıyor.
    Çiftçiler, hasat öncesi, hem daha kaliteli tohumluk hazırlamak, hem de ürününü daha yüksek fiyata satabilmek için buğday ekili tarlalarındaki çavdarı toplayarak buğdayı diğer bitki türlerinden arındırıyor. Yerköy İlçesine bağlı Orhan Köyü’nde çiftçilik yapan Yalçın Özer, geçen yıl ekim ayında yaklaşık 25 dekarlık tarlasına sertifikalı tohum ektiğini belirterek, “Her yıl bir sonraki ekimde kullanmak üzere bir buçuk, iki ton buğday alarak kendi tohumumuzu üretiyoruz. Sertifikalı tohum kullandığımızda temiz ve içinde yabancı tohumların bulunmaması gerekiyor, ama yine de yabancı bitki çıkıyor. Bizde birkaç gündür çavdar temizliği yapıyoruz. Buradan alacağımız buğdayı tohumluk olarak ekim ayında diğer tarlalarımıza ekeceğiz.” dedi.
    Tacettin Turan’da benzer ifadeler kullanarak şunları söyledi: “Bahar dönemiyle biz çiftçilerin iş yoğunluğu da başlamış oluyor. Gübre, ilaç derken şimdide ekinlerin içerisindeki çavdar ve diğer türlerin temizliğini yapıyoruz. Tarlalarımızı gezdik, bu yıl bol yağışlı geçmesinden dolayı şükür ekinlerin geneli çok iyi. Doğuda hububat hasat sezonu tamamlandı. Bölgemizde ise Sekili Köyünde arpa hasadına yeni yeni başlanıyor. Köyümüz rakım olarak yüksek olduğu için birkaç hafta içerisinde de köyümüzde hasat sezonuna başlarız. Tohumluk buğday ekiyoruz fakat yinede içerisinde azda olsa yabancı bitki görmek mümkün oluyor. Sebebi ise nadas döneminde hayvanların bu arazilerde otlatılması ve önceki ekimden kalan ürünler sebebiyle oluşabiliyor.”diye konuştu.
    Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından yakınan Turan, “Biz çiftçilerin en büyük sorunlarından birisi girdi maliyetlerinin yüksek olması. Bugün mazot, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artış biz çiftçileri zor durumda bırakıyor. Devletimiz destek veriyor ama buda girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bu yüzden girdi maliyetlerinin düşürülmesini istiyoruz. İnşallah kazasız belasız bir hasat sezonu geçiririz.” ifadelerini kullandı.

  • Şiddetli yağış uyarısı

    Şiddetli yağış uyarısı

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada; ülke genelinde etkili olması beklenen; gök gürültülü sağanak yağış, yıldırım, dolu, yağış anında kuvvetli rüzgâr, ani sel, su baskını gibi hayatı olumsuz etkileyecek doğa olaylarına karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.
    Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle;
    “Bayram haftası boyunca yurdumuzun özellikle kuzey kesimlerinde etkili olan sıcak ve yağışlı havanın, önümüzdeki hafta boyunca etki alanını genişletmesi ve yurdun büyük bölümünde yer yer kuvvetli yağışlar meydana getirmesi bekleniyor.
    Hafta boyunca Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz ile Doğu Anadolu bölgesinin kuzeyinde görülecek olan yağışların, özellikle Marmara’nın doğusu, İç Ege ve İç Anadolu ile Akdeniz, Karadeniz ve Batı Karadeniz bölgelerinin iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olacağı ve hayatı olumsuz etkileyebileceği tahmin ediliyor.
    Hava sıcaklıklarının biraz azalarak hafta ortasından itibaren ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
    Kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ve yerel dolu tahminleri için kısa süreli tahminlerimiz ve uyarılarımızın takip edilmesi önem arz etmektedir.”

  • Bayramlaşma töreni düzenlendi

    Bayramlaşma töreni düzenlendi

    Bozok Üniversitesinde geleneksel hale gelen bayramlaşma töreni, Ramazan Bayramı münasebetiyle üniversite nizamiye girişinde bulunan büyük havuz çevresinde Akademik ve İdari personelin katılımıyla gerçekleştirildi.
    Akademik ve İdari Personelin birlik ve beraberliğinin güçlenmesi ve ortak manevi duyguların paylaşmamıza vesile olan bayramlaşma törenine Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın, Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. Mahmut Kılıç, Fakülte Dekanları, Akademik ve İdari Personel katıldı.Bayramlaşma töreninde tek tek, her personelin bayramını kutlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlar geçirilmesi dileklerinde bulundu.
    Rektör Prof. Dr. Karadağ: “Bayramlar paylaşıldıkça çoğalan sevinçlerdir. Eşi, dostu, hatırlamak içindir bayramlar. Bizi biz yapan değerleri geleceğe taşımak, güzel olanı yaşamak ve yaşatmak içindir bayramlar. Bizleri bu özel günde yalnız bırakmayan bayramlaşma törenimize katılan değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor; Ramazan Bayramı’nın milletimize ve İslam alemine güzellikler getirmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
    Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, programa katılan Akademik ve İdari Personel ile bayramlaştıktan sonra üniversitemizce ikramlarda bulunuldu. Rektörümüz, Bozok Üniversitesi ailesi ile birebir görüşmelerde bulunarak günün mana ve önemine yönelik sohbetlere katılarak bayramlaşmayı sürdürdü.

  • Karışık yem bitkisi hasadı yapıldı

    Karışık yem bitkisi hasadı yapıldı

    Hayvancılıkta kaba yem üretiminde yem bitkisi ekimlerinde daha fazla ve kaliteli ot verimi alınabilmeleri için uygulanan Karışım Yem Bitkisi demonstrasyonunda hasat yapıldı.
    Demonstrasyon Boğazlıyan İlçesine bağlı Yenipazar beldesinde Yozgat Boğazlıyan yolu üzerindeki 9 dekar tarla da uygulandı.
    Uygulanan demonstrasyon ve hasatla ilgili olarak Tarım ve Orman İl Müdür Ziyaattin Özdemir, Buğdaygil ve baklagil yem bitkilerinden oluşan karışım yem bitkisi ekimi, birim alandan alınan veriminin yükseltmesi açısından önemli bir alternatif olduğunu söyledi.
    Özdemir, “Yapılan ekimlerde kullanılan karışım yem bitkisi tohumluğunda Macar Fiği, Yem Bezelyesi, Yulaf, Buğday bulunmaktadır. Bu şekilde karışımla ekim yapılması ile hem birim alandan alınan verim artmakta hem de üretilen yemin besin ve protein değerleri artması ile birlikte hayvancılıkta verimi artırmaktadır. Karışımlı yem bitkisi demonstrasyon ekimini, 2018 ekim ayında yapmıştık. İl Müdürlüğümüz personelinin kontrolünde takipleri yapıldı. Hasadı, Ramazan Bayramına denk geldi. Bayramın 3. Günü Müdürlüğümüz teknik personeli kontrolünde biçimi yapılarak balya silajı yapıldı. Yapılan ekimde dekardan Bin 500 Kilogram yaş ot verimi alındı. Bu rakam İl ortalaması olan 1.000 kg ile kıyaslandığında yüzde 50 verim artışı anlamına geliyor. Bu nedenle hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimize bu şekilde karışık yem bitkisi ekimlerini tavsiye ediyoruz. Ama bu karışımda iyi verim almaları için taban arazilere ekim yapmalarını tavsiye ediyoruz. Ekim yapılan alan sulu alan olursa bu verim miktarı daha da artar. Ayrıca elde edilen kaba yemde birçok ürün olduğundan diğer sade kaba yemler göre daha besleyici ve faydalı olup hayvanlar tarafından da iştahla yenmektedir.” dedi.
    Yapılan demonstrasyon uygulamasından memnun kalan çiftçi Mustafa Özer ise şunları söyledi;
    “Karışım yem bitkisi ile ekimi ile daha fazla ve kaliteli ürün alınacağını ve faydalarını İl Tarım Müdürlüğü personeli bize anlattılar. Bizde bu konuda istekli olunca tohumu temin ettiler ve beraber ekim yaptık. Sonuçtan çok memnun kaldık. Hem daha kaliteli kaba yem aldık emde % 50 verim artışı sağladık. Bundan sonraki yıllarda bu şekilde karışımlı yem bitkisi ekimi yapacağız. Hayvancılıkla uğraşan bütün çiftçi arkadaşlara tavsiye ediyorum”

  • Hemşerileri ile buluştu

    Hemşerileri ile buluştu

    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, 23 Haziran seçimleri öncesinde İstanbul’daki Yozgatlı hemşehrileri ile buluştu.
    23 Haziran seçimleri için Cumhur ittifakının adayı Binali Yıldırım’a destek vermek için Bozdağ İstanbul’da yoğun bir çalışma yapıyor.
    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, İstanbul Avrupa ve Anadolu Yozgat Dernekler Federasyonu yöneticileri ve hemşehrileri ile biraraya geldi.Bozdağ İstanbul’da Sorgun Ahmetfakılı, Araplı , Yaycılar ve Çötelli Derneği üyeleri ile buluştu. Bozdağ, Sancaktepe ve Başakşehirdeki hemşehrileri ile biraraya geldi.

  • Trafik kazası: 1 ölü, 1 yaralı

    Trafik kazası: 1 ölü, 1 yaralı

    Boğazlıyan ilçesi Ovakent beldesi yakınlarında önceki gün meydana gelen trafik kazasında 1 kişi öldü 1 kişi de yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre kaza, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesi Ovakent yakınlarında Tarık Kara (43) idaresindeki 55 ZP 743 plakalı aracın kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu meydana geldi. Kazada sürücü Tarık Kara ve araç içerisinde bulunan Salih Kara (47) yaralandı. Yaralılar Boğazlıyan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Sürücü Tarık Kara, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Araçta bulunan Salih Kara’nın ise hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

  • Çirkin muamele

    Çirkin muamele

    Konya’dan özel uçakla Keflavik Havalimanı’na gelen Milli Takım kafilesi, ülkeye girişleri sırasında İzlandalı yetkililer tarafından yaklaşık 2 saat pasaport kontrolünde bekletildi. Emre Belezoğlu’nun havaalanında gazetecilere açıklama yaptığı sırada İzlandalı bir taraftarın mikrofon tutar gibi tuvalet fırçası uzatması büyük tepki çekti.
    Keflavik Havalimanı’nda Milli futbolcularımızın özel eşyalarının detaylı arandığı ve uzun süre pasaport kontrolünde tutulduğu öğrenildi. Burak Yılmaz ve Emre Belezoğlu, havalimanı çıkışında yaşananlara tepki gösterdi. Burak Yılmaz, “Yaptıkları saygısızlık, terbiyesizlik. Üç saattir orada bekliyoruz. Herkesin çantasını aldılar, herkesin kremlerini aldılar, çantasını alıyorlar. Tekrar tekrar geçiyorlar, biz 6,5 saat uçtuk, 3 saattir de bekliyoruz. Hatta bazı arkadaşlarımız hala gelemedi. Çıkabilen geliyor işte.” diye tepkisini dile getirdi. Kaptan Emre Belözoğlu da “Ben bir şey söylemek istemiyorum. Bizim ülkemize kurban olsunlar. Gereğini açıklarlar. Ne yazık ki evet, indiğimizden itibaren içeride gereksiz fazla arama yapıldı.”diye yaşananlara tepki gösterdi. Yaşanan çirkin olaya karşı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’da yaptığı açıklamada tepkisini dile getirdi. Çavuşoğlu, “Gereğini yapacağımızdan milletimizin şüphesi olmasın. Milli Takımımızın İzlanda havaalanında maruz kaldığı muamele diplomatik teamüller bakımından da insani bakımdan da kabul edilemez.”ifadelerini kullandı.Ay-yıldızlı ekibimiz, havalimanındaki uzun bekleyişin ardından otobüsle başkent Reykjavik’e geçerek kamp yaptığı otele yerleşti.

  • Tek istediği oğlu için asansör

    Tek istediği oğlu için asansör

    Yerköy ilçesinde nadir görülen ‘ağrıya duyarsızlık sendromu’ hastalığı nedeniyle acı ve ağrı hissetmeyen 20 yaşındaki Muhammet Emre Dinç, parmaklarını yiyerek vücudunda kalıcı hasarlar bırakıyor. Hastalığı nedeniyle kendisi acı hissetmese de çevresindekilere büyük acılar yaşatıyor.

    Yerköy İlçesi Gültepe Mahallesinde ailesiyle birlikte yaşayan 20 yaşındaki Muhammet Emre Dinç, genetiksel rahatsızlık olan kronik osteomiyelit (Kemik iltihabi) ve ‘ağrıya duyarsızlık sendromu’ hastalığına karşı yaşam mücadelesi veriyor. 2007 yılında kronik osteomiyelit rahatsızlığı nedeniyle sağ bacağını kaybeden, 2013 yılında ise sol bacağını da kullanamaz hale gelen Muhammet Emre Dinç, acıya duyarsızlık sendromu hastalığı dolayısıyla da el parmaklarını yiyerek vücudunun çeşitli uzuvlarında kalıcı hasarlara neden oluyor. Rahatsızlığı nedeniyle bu güne kadar 50’nin üzerinde ameliyat olan Muhammet Emre Dinç’in hastalığının tedavisi de bulunamıyor. Günden güne el ve ayaklarını kullanamaz hale gelen Muhammet Emre Dinç’in vücudunun çeşitli yerlerinde ise yaralar oluşuyor.
    Tek istediği oğlu için asansör
    İlçede rehabilitasyon merkezinde eğitim alan Muhammet Emre Dinç’in en büyük destekçisi ise 44 yaşındaki annesi Dudu Dinç. Eşi mevsimlik biçerdöver şoförü olduğu için yılın birçok döneminde çocuklarıyla ilgilenen ve kendini çocuklarına adayan fedakar anne, Muhammet Emre Dinç’in günde 4-5 kez pansumanını yapıyor, ders çalıştırıyor, yemek yediriyor ve çocuğunun hayattan kopmaması için dışarıda onunla birlikte zaman geçiriyor.
    Eşinin babasından kalma evinde yaşayan ve binalarında asansör olmadığı için engelli çocuğunu 6 yıldır günde 2-3 sefer sırtında taşımak zorunda kalan ve artık yorulan anne Dudu Dinç, apartmanda çocuğunu rahat bir şekilde taşıyabilmek için asansör hayali kuruyor. Hiçbir maddi beklentisi olmayan anne Dudu Dinç’in tek isteği binalarına oğlu için asansör yaptırılması.
    “Tedavisi olmayan hastalığa sahip”
    20 yaşındaki oğlu Muhammet Emre Dinç’in ağrıya karşı duyarsızlık sendromu hastalığı olduğunu anlatan anne Dudu Dinç, “Çocuğumun ‘ağrıya duyarsızlık sendromu’ hastalığı var. Doğuştan gelen genetiksel bir rahatsızlığı var. İki çocuğum var ikisi de şu anda aynı rahatsızlığı taşıyor. Yıllardır bu şekilde yaşıyoruz. 2007 yılında Muhammet sağ bacağını kaybetti. Ankara Hacettepe Hastanesi’nde oğlum tedavi görüyor. Tedavisi olmayan bir rahatsızlığa sahip. Dünyada çok nadir olan bir hastalığı var. Şu anda doktorlarımızın söylediğine göre Dünya’da ve Türkiye’de de bu yaşa gelip de bu hastalıkla olup yaşayan sadece benim oğlum var. 2013 yılında da sol bacağı riske girdi. 2013’ten bu tarafa sol bacağını da kullanamıyor.
    Daha önce protezi vardı. Protezle yürüyordu. Çoğu işini yine ben yapıyordum ama kendi de normal yürüyebiliyordu. Ama şu anda 2013’ten bu tarafa yürüyemiyor.

    O zamandan beri sırtımda indirip sırtımda çıkartıyorum. Elimden geldiği kadar çocuklarımın sosyal hayattan koparmamaya çalışıyorum. Okuluna götürüyorum, özel eğitime gidiyor. Kaynaştırma öğrencisi olarak 8. sınıfa kadar okudu. Ben kendimi, hayatımı çocuklarıma adadım. Onlar yatarsa yatıyorum her şeyim çocuklarım benim. 7 gün 24 saat beraberiz. Çok seviyorum, sevgim sayesinde ayakta duruyorum. Rabbim bu rahatsızlığı, acıları hiçbir aileye yaşatmasın. Çok acılar çektik, çok ameliyatlar oldu, çok kırıklarımız oldu. Oğlum 50’yi geçkin ameliyat oldu. Şu anda çok ciddi açık yaraları var. Sürekli günde 4-5 kez belki daha fazla pansuman yapıyorum. Günüm pansumanla geçiyor” dedi.
    “Parmaklarını yiyerek bu hale getirdi”
    Osteomiyelit (Kemik iltihabi) olduğu ve tedavisi olmadığı için çocuğunda uzuv kayıpları meydana geldiğini söyleyen anne Dudu Dinç, “Ellerinde, parmaklarında, vücudunda doğuştan hiçbir şeyi yoktu, ama yaşı ilerledikçe bu rahatsızlıklar meydana çıkmaya başladı. Parmaklarını kendi yiyerek bu hale getirdi, acı hissetmiyor artı kronik osteomiyelit (Kemik iltihabi) olan bir çocuk. Osteomiyelit olduğu için uzuv kayıpları oluyor. Sık sık tekrarlayan enfeksiyonları oluyor. Bir antibiyotiğe başladığımızda uzun süreler kullanıyoruz. Bu da antibiyotiği kullandıkça bağışıklık sistemini çökertiyor. İlaca karşı bağışıklık oluşturuyor. Tedavisi yok. Tedavisi olmayan bir rahatsızlığı var” şeklinde konuştu.
    “Kendimi çocuklarıma adadım”
    Çocuklarının hayattan kopmaması ve sosyalleşmelerini sağlamak için çabaladığını anlatan anne Dudu Dinç, “Ben ne kadar sosyalsem çocuklarım da o kadar sosyal. Kendimi bunlara adadım, günüm çocuklarımla geçiyor. Artık yaşım ilerledi, kaldırıp indirmek benim için de zor oluyor.
    Oğlumu günde 2-3 sefer apartmandan indirip çıkarmak zorunda kalıyorum. Ben çocuklarımı evde bırakıp bir çöp atmaya dahi inemiyorum. Hastalıklarından dolayı nereye gidersek beraberiz. Çocuklarım bana çok bağlı, beni de zaten ayakta tutan çocuklarımın sevgileri. Artık yaşım ilerlediği için indirip çıkarma zor oluyor, evimiz 3 katlı merdivenlerimiz çok dik artık çıkartamıyorum, zorlanıyorum evime asansör istiyorum.
    Benim tek istediğim evimize bir asansörümüzün yapılması, başka da bir şey istemiyorum” ifadelerini kullandı. Muhammet Emre Dinç ise evlerine asansör istediğini söyleyerek, “Ben annemi, babamı çok seviyorum. Annem benim için akşama kadar yoruluyor, evimiz asansörlü değil merdivenli. Evimize asansör istiyorum” dedi.

  • Başpehlivanlar er meydanına çıktı

    Başpehlivanlar er meydanına çıktı

    Sorgun Belediyesi tarafından bu yıl 11’inci Geleneksel Yağlı Güreşleri’ne vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
    Sorgun Aydınlıkevler Mahallesi’nde düzenlenen güreş müsabakalarına MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Sorgun İlçe Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Sorgun Belediye Başkanı M.Erkut Ekinci, AK Parti İl Başkanı Çelebi Dursun, Şahin Hukuk Bürosu Satılmış Şahin ve çok sayıda vatandaş katıldı.
    Tarihi Kırkpınar Başpehlivanları Mehmet Yeşilyeşil, Fatih Atlı, Hamza Köseoğlu, İsmail Koç, Furkan Durmuş Altun, Osman Aynur, Ekrem Yavuz’un yanı sıra yaklaşık 100 güreşçi Sorgun Er Meydanı’nda boy gösterdi. Sorgun Belediye Başkanı M.Erkut Ekinci, müsabakalar sırasında yaptığı konuşmada, “Her yıl geleneksel hale getirdiğimiz Gurbetçiler Şöleni’nin bu yıl 11’incisini yapıyoruz. Belediyecilik sadece yol, kanalizasyon, kaldırım ve su gibi işlerin yanı sıra sosyol ve kültürel etkinlikleri de düzenlemektir.
    Bundan sonra da bu tür etkinliklerimiz devam edecek. Allah izni ile Sorgun’u bundan sonraki günlerde daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başlayacağız” dedi.

  • Tamamlanmayı bekliyor

    Tamamlanmayı bekliyor

    Yozgat’ta 5 yıl önce  temeli atılan Diyanet Eğitim Merkezi, 2 Müftü, 1 Müdür eskitti!

    Yozgat’ta 2015 yılında temeli atılan ve 720 gün içinde tamamlanması planlanan Diyanet Eğitim Merkezi, kimi zaman yüklenici firma kaynaklı, kimi zaman da, bugün olduğu gibi ödenek sıkıntısı nedeniyle tamamlanmayı bekliyor.

    Kurum bünyesinde 2 müftü ve müftü yardımcı personeli ile 1 müdür eskiten Diyanet Eğitim Merkezi, halen hizmete giremedi.
    Yozgat İl Özel İdaresi tarafından 8 ay önce yeniden ihale edilerek yüklenici firmaya teslim edilen inşaat, kurumlar arası yazışmalardan kaynaklı yaşanan sorunlar ve maddi sıkıntılar çalışmaları durma noktasına getirdi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2015 yılında Yozgat Bahçeşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan Yozgat Diyanet Eğitim Merkezi inşaatı toplamda 38 bin metrekarelik alana kurulacak.
    Yaklaşık 23 milyon liraya mal olacak eğitim merkezi yerleşkesinde derslikler, kütüphane, lojmanlar, konferans salonu, idari birimler ile bir de otel bulunacak ve 300 öğrenci aynı anda eğitim görebilecek. Tesis bünyesinde 100 kişiye yakın bir personel de istihdam edilerek, Yozgat ekonomisine önemli katkı sunması beklenen tesisin kamuoyu hizmete girmesini bekliyor.

  • Başkan Akay: Turhal Şeker  Fabrikası özelleştirmenin yüz akı

    Başkan Akay: Turhal Şeker Fabrikası özelleştirmenin yüz akı

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Turhal Şeker Fabrikasının Kayseri Şeker’in bünyesine katılışının birinci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada; Turhal Şeker Fabrikasının Özelleştirmenin yüz akı olmasında emeği geçen katkısı olan herkese teşekkür etti.

    Başkan Akay açıklamasında şunları kaydetti: “Kayseri Pancar Kooperatifi ve Kayseri Şeker Fabrikamızın değerli Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerimizin gayretleri, tüm çalışanlarımızın ve çiftçilerimizin katkıları ile özelleştirmenin yüz akı olan Turhal Şeker Fabrikamızın Kayseri Şeker’in bünyesine katılımının birinci yılını kutlarım. İnşallah Turhal Şeker Fabrikamızın kuruluşunun 100 ncü yılını da nice güzelliklerle kutlamayı, Fabrikamızın daha nice insanlara ekmek kapısı olmaya devam etmesini Cenabı Allah’tan dilerim” dedi.
    Akay,Turhal Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi sonrasındaki destekleri dolayısıyla başta Tokat Valisi Sayın Dr.Ozan Balcı, Kaymakam ve Belediye Başkanları, Siyasi Partiler ile STK temsilcileri, Taşıyıcı Kooperatifleri yanısıra faaliyetlerin kamu oyuna yansıtılmasındaki katkılarından dolayı Yerel ve Ulusal medya temsilcilerine de ayrıca teşekkür etti.
    Turhal Şeker Fabrikası Müdürü Hulusi Yüksel’de şunları ifade etti: “7 Haziran 2018 tarihinden bu güne kadar Turhal Şeker Fabrikasındaki başarıda emeği geçen katkısı olan başta Yönetim Kurulu Başkanımız Hüseyin Akay olmak üzere Yönetim Kurulları üyelerine, Turhal Şeker Fabrikası çalışanlarına, Turhal Şeker Fabrikasına sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçiler ile Tokat ve İlçe halkına, esnaflarımıza teşekkür ediyorum.”dedi.

  • Araç sahiplerine  yazlık bakım uyarısı

    Araç sahiplerine yazlık bakım uyarısı

    Oto tamir ustaları yaklaşan yaz tatili dönemi dolayısıyla seyahate çıkacak vatandaşları araçlarının bakımlarını yaptırmaları konusunda bir dizi uyarılarda bulundu.
    Yerköy Sanayisi’nde uzun yıllar esnaflık yapan Süleyman Yalçınkaya, tatile çıkacak vatandaşların mutlaka araçlarına yazlık bakım yaptırmaları gerektiğini belirterek, ufak bir ihmalin telafisi mümkün olmayan sorunlara sebep olabileceğini vurguladı.


    Küçük bir arızanın ertelenmesi durumunda çok ağır hasarlara yol açabileceğini ifade eden Yalçınkaya,, “Araç bakımı hem güvenli bir yolculuk açısından hem de araçların arıza vermemeleri bakımından hayati önem taşıyor.Ufak bir bakımla sürücülerin güvenli rahat bir şekildeseyahat yapabilir. Sürücülerimiz radyatör suyu, motor yağı, fren balataları, fren hortumları ve fren hidroliği gibi aksamları mutlaka kontrol ettirmelidirler. Ayrıca eski, ömrünü tamamlamış lastiklerin de mutlaka değiştirilmesi gerekir. Araç sahipleri hem kendi can ve mal güvenliği hem de başkalarının güvenliği için mutlaka araçlarına yazlık bakım yaptırsınlar.”şeklinde konuştu.


    Hakan Yılmaz isimli araç sahibi okulların tatil dönemine girmesiyle birlikte İstanbul’a gideceğini belirterek, “Karne tatili ile birlikte ailecek İstanbul ve bir kaç ildeki akrabalarımızı ziyaret edeceğiz. Bende şimdiden aracın yağı ve diğer aksamlarını kontrol ettirmek için sanayiye geldim. Sağolsun usta aracın yağını filtresini değiştirdi. Fren ve diğer aksamları kontrol etti. İnşallah gönül rahatlığı ile seyahat edebiliriz.”diye konuştu.

  • Türk Kızılayı 151 yaşında

    Türk Kızılayı 151 yaşında

    Dünyanın sayılı, bölgesinin ise en güçlü insani yardım kuruluşu olan Türk Kızılay 151. Yaşında. yardımseverlerin her geçen gün artan güveni ve desteği ile ihtiyaç sahiplerinin umutlarını yeşertmeye devam eden Kızılay, Yozgat’ın her köşesinde insanlara ulaşan önemli bir yardım kuruluşu.
    Türk Kızılay Yozgat Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem İlker, 11 Haziran Türk Kızılay’ın 151. Yılı münasebetiyle bir açıklamada bulundu.
    İlker, “11 Haziran 1868’de bir grup idealist doktor “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti”ni kurdu. Cemiyet 1877 yılında “Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti” adını aldı. 1923 yılında “Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti” adını alan kuruluşun adı, 1935 yılında ise “Türkiye Kızılay Cemiyeti” oldu. Kuruluşa “Kızılay” adını büyük önder Atatürk verdi. Kızılay, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’dan miras olarak aldığı pek az kurumdan biriydi.
    Bölgesinin en büyük, dünyanın ise sayılı insani yardım kuruluşlarından olan Türk Kızılay, Uluslararası Kızılhaç Kızılay Dernekleri Federasyonu’nun en aktif üyesi olmasının yanı sıra Federasyon Başkan Yardımcılığı görevini de yürütmektedir” dedi.
    YÜZBİNLERİN YARDIMINA KOŞTU
    Kızılay’ın tarihi hakkında da bilgi veren İlker, şöyle devam etti: “Osmanlı-Rus Savaşı’ndan Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar geçen sürede, Türkiye’nin taraf olduğu tüm savaşlarda, cephe gerisinde kurduğu hastaneler, hasta taşıma servisleri, donattığı hastane gemileri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralanan ve hastalanan yüz binlerce askerin yardımına koştu.
    I. Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’da görülen büyük kolera salgınından bu yana, yurdumuzda meydana gelen doğal afetlerde ihtiyaç sahiplerinin bakımını, yerleşim ve beslenmelerini Kızılay sağladı.
    OPERASYON GÜCÜYLE BÖLGESİNDE LİDER
    Kurulduğu ilk günden bu yana bilgi, deneyim ve operasyonel güç bakımından kendini donatan, insani yardım serüveninde baş aktör olarak yer alan Türk Kızılay, bugün 8 Bölge Afet Yönetim ve Lojistik Merkezi, 22 Yerel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi, Acil Haberleşme Sistemleri, tam donanımlı haberleşme araçları ile olası bir afete en geç 2 saat içinde ulaşma kabiliyeti, 500 bin kişiye acil barınma ve beslenme imkânı verebilecek kapasiteye ulaştı.
    KAN HİZMETLERİNDE ÖNCÜ
    1957 yılında kan merkezlerini kurmaya başlayan Türk Kızılay, 2005 yılında Güvenli Kan Temini programını hayata geçirdiği. O günden bu güne kan bağış oranını yüzde 654 oranında artıran Kızılay, 2018 yılı sonu itibariyle 2 milyon 581 bin 482 ünite kan bağışına ulaştı. Ülke geneline yayılmış 18 Bölge Kan Merkezi bünyesinde toplam 85 hizmet birimde 3 bin 500 personel ile 300 noktada hizmetlerini sürdüren Kızılay, Türkiye’nin yıllık kan ihtiyacı olan tamamını gönüllü ve güvenli kan bağışçılarından sağlamayı hedeflemektedir.
    İlik nakli ve kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için Sağlık Bakanlığımız ve Türk Kızılay arasında 2013 yılının Kasım ayında imzalanan anlaşma ile “Kök Hücre Projesine” başlandı. Türkök Projesi kapsamında 500 bini aşkın gönüllü Kök Hücre Vericisi kaydı oluşturuldu.
    İnsan plazması hammadde olarak kullanılarak birçok hastalığın tedavisinde kullanılacak plazma ürünleri elde edilmesine ilişkin projenin hazırlık çalışmaları devam ediyor. Plazma ürünlerinin üretilebilmesine ilişkin çalışmaların hayata geçirilmesi neticesinde yerli üretimin gerçekleştirilmesi ve hatta ihraç edilmesi mümkün olacak.
    YARDIMLAR DÜNYAYA UZANIYOR
    Kızılay, yardım elini ülke sınırlarının dışına da uzatıyor. Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya, Güney Asya’dan Kafkaslar’a kadar dünyanın neresinde bir insan acısı varsa onu dindirmek için çaba gösteriyor. 151 yıllık tarihinde 153 farklı ülkede ihtiyaç anında Türk Kızılay vardı. Uluslararası arenada gerçekleştirilen bu yardım çalışmaları Türkiye’nin tanıtılmasına da kuşkusuz büyük katkı sağladı.
    Bugün Suriye’de, Irak’ta, Somali’de, Endonezya’da, Yemen’de, Gazze’de ve daha birçok ülkede başarılı insani yardım operasyonu yürüten Türk Kızılay, ülke sınırları içinde ise her yıl milyonlarca insana yardım eli uzatmayı sürdürüyor.
    Ülke genelindeki şubeleri, temsilcilikleri, yüz binlerce üyesi ve gönüllüsü ile Türk Kızılay, tüm bu çalışmaları yardımsever halkımızdan aldığı güç ile gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye devam ediyor.2
    SOSYAL YARDIMLARLA YOZGAT’TA
    Ekrem İlker, Ramazan ayı içerisinde Yozgat’ta önemli faaliyette bulunduklarını aktararak; “Yozgat Şube Başkanlığımız olarak bu sene Ramazan Ayı içerisinde Merkez ilçemizle birlikte Şube ve Temsilciliğimiz bulunmayan ilçelerimizi de dahil ederek faaliyet alanımızı genişlettik. Şube ve Temsilciliğimiz bulunmayan İlçelerimizdeki faaliyetlerimiz İl Valiliğimiz Koordinatörlüğünde gerçekleşti. Ramazan Ayı Faaliyetlerimiz; Nakdi Yardım, Gıda Yardımları ve İftar Sofrası faaliyetleri kapsamında gerçekleşti. Ramazan Nakdi Yardım programı kapsamında Yozgat Merkez ve 12 İlçemizde; kişi başı 300 TL olmak üzere, 960 kişiyi, toplam: 288.000 TL olarak nakdi yardım programına dahil ettik. Gıda Kolisi yardımları kapsamında; Merkez ve 12 İlçemizde toplamda 1233 adet Gıda Kolisi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Kurban Konservelerimiz ise yıl içerisinde yine ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya devam edecek. Ramazan Ayında Genel Başkanlığımızın organize ettiği Suriye İftar Sofraları Programına Şube Başkanlığımız olarak katılım sağladık ve 500 kişilik İftar Yemeği İDLİP ‘te Şube Başkanlığımız tarafından verildi. Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerimizin katılımıyla gerçekleşen programda Türk Kızılay Kamplarında barınmaları sağlanan Yetim Çocuklarla buluşarak çocuklara hediyeler dağıttık. Bu faaliyetlerimizin yanı sıra Şube Başkanlığımıza zekat, fitre, fidye ve nakdi bağışlarını ulaştıran bağışçılarımızın yardımlarını Arefe gününe kadar belirlediğimiz ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık” diye konuştu.
    Ülkemizin idrak etmiş olduğumuz Ramazan Bayramını ve Milletimizin merhamet eli olan Türk Kızılay’ın 151. Kuruluş Yıl Dönümünü tebrik ediyorum ve insanlık yolundaki çalışmalarımıza milletimizden aldığımız güç ve destekle devam edeceğimizi ifade ediyorum. Saygılarımla…”

  • Dolu ve sağanak yağış etkili oldu

    Dolu ve sağanak yağış etkili oldu

    Akdağmadeni ilçesinde haftasonu akşam saatlerinde başlayan sağanak ve dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı.
    Akdağmadeni ilçesinde kısa süreli dolu yağışı etkili oldu. Misket büyüklüğündeki dolu ile birlikte bazı alanlar beyaza büründü. Yaklaşık 10 dakika süren dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Doludan kaçmaya çalışan vatandaşlar yol kenarındaki iş yerleri ve kahvehanelere sığındı. Araçların üzerinde ve yol kenarlarında dolu birikirken, bazı vatandaşlar ise dolu yağışını cep telefonları ile görüntülemeye çalıştı. Yaklaşık 10 dakika süren dolunun ardından ilçede sağanak yağış meydana geldi. Dolu ve sağanak yağışın ardından esnaf, iş yerlerinin önünde biriken suyu temizledi.

  • Otomobil köprüden uçtu

    Otomobil köprüden uçtu

    Yozgat-Ankara karayolu Sarayköyü mevkiindeki Demirci Köprüsünden dere yatağına uçan otomobilde bulunan anne ve baba öldü, 4 yaşındaki kızları ise ağır yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre, Yozgat-Ankara Karayolu Saray köyü yakınlarında meydana gelen kazada Oğuz Asan yönetimindeki 34 FD 9137 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla atarak yaklaşık 20 metre yükseklikteki Demirci Köprüsünden aşağı düştü. Kazada sürücü Oğuz Asan (33) ve eşi Ayşe Asan (31) olay yerinde hayatını kaybederken, çocukları Zeynep Asan’ın (4) ise ağır yaralı olarak Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi. Yaklaşık 20 metre yükseklikten dere yatağına düşen araçta bulunan sürücü Oğuz Asan ve eşi Ayşe Asan’ın cenazelerini olay yerine gelen jandarma ve itfaiye ekipleri dere yatağından güçlükle çıkarttılar.
    Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Ailenin bayram tatili dönüş yolunda oldukları ve Erzincan’dan Ankara’ya gittikleri öğrenildi.