Yazar: admin

  • Milletvekili Sedef: Öğretmenlerimiz  milletimizin en fedakar unsurlarıdır

    Milletvekili Sedef: Öğretmenlerimiz milletimizin en fedakar unsurlarıdır

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Öğretmenlerin kutsal bir görevi yerine getirdiğini belirterek, “Öğretmenlerimiz milletimizin en fedakar unsurlarıdır” dedi.
    Milletvekili Ethem Sedef, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada öğretmenlerin gününü kutladı.
    Sedef, açıklamasında şunları kaydetti: “Öğretmen; öğrenenle öğretileni buluşturan, öğrenenle öğretilmesi gerekeni kavuşturan bir akıl, görgü ve sorumluluk sahibi kişidir. Aziz Atatürk diyor ki; ‘Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.’ Sahte kurtarıcıların hâkim olduğu, ilmin ve irfanın dışlandığı bir millet hayatından istikrar beklemek, denge ve düzen ummak boşuna bir heves, boş bir gayrettir. Mutsuz öğretmen, umutsuz öğrenci, ufuksuz politikalar arasına sıkışmış bir eğitim ve öğretim sisteminin yalnızca bugüne zararı dokunmayacak, gelecek nesillere de ilave külfetler getirecektir. Öğretmenlerimizin milletimizin en fedakâr unsurları olduğu dile getirilse de bunun gereğini somut ve inandırıcı şekilde yapacak ne bir siyasi irade ne de sorumluluk bilincine rastlamak mümkün olamamaktadır. Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü 1981 yılından beri de Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle aramızda bulunan öğretmenlerimiz başta olmak üzere, yurdumun her köşesinde azim ve sabırla görev yapan saygıdeğer öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik ediyorum. Ebediyete intikal edenlerle beraber terör saldırılarında hayatlarını kaybeden şehit öğretmenlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.”

  • Yaşar, Öğretmenler Günü’nü kutladı

    Yaşar, Öğretmenler Günü’nü kutladı

    CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada öğretmenlerin gününü kutladı.
    İl Başkanı Yaşar, açıklamasında öğretmenlik mesleğinin önemini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Gelişmiş güçlü bir devlet, toplum ve birey olarak dünya üzerinde yerimizi alabilmemiz, devletimizin varlığını ve bağımsızlığını, ülkemizin birliğini ve bütünlüğünü, halkımızın beraberliğini benimseyen, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve yerine getiren yurttaşlar olarak yetiştirmek suretiyle gerçekleşecektir. Bu amaçlara ulaşmak, aklın ve bilimin öncülüğünde kurumlaşmış okul ve çağdaş yöntemler, araçlar, bilgiler ve değerlerle donanmış öğretmenlerle mümkün olacaktır. Yine; Ulu Önderin çizdiği doğrultuda ‘Çağdaş Uygarlık düzeyinin üstüne çıkacak’ her türlü olanak ve kaynak; siz değerli Öğretmenlerin görüş, düşünce, vatansever,fedakar, çalışma azmi ve gayretiniz ile değerlenecek ve ülkemizi güçlendirecektir. Atatürk’ün ‘Öğretmenler Cumhuriyet sizden düşüncesi özgür, vicdanı özgür, seziş ve anlayışı özgür kuşaklar ister’ özdeyişi temelinde; Türk Ulusu, öğretmenine ve geleceğine her zaman olduğu gibi, içinden geçtiğimiz olağanüstü bu ortamda da aynı inanç ve güvenle bakmanın huzurunu aramaktadır. Bu düşüncelerle; Tüm Öğretmenlerimizin ’24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlar, Aileleriyle birlikte sağlıklı, huzurla nice kutlamalara ulaşmalarına temenni eder, Ahirete intikal etmiş Öğretmenlerimize Allah’tan rahmet ve geride kalan ailelerine sağlık ve mutluluklar dilerim.”

  • Başer: Öğretmenlerimiz yarınlarımızın  bekçisi çocuklarımızın emanetçisidir

    Başer: Öğretmenlerimiz yarınlarımızın bekçisi çocuklarımızın emanetçisidir

    AK Parti Yozgat Milletvekili, Adalet Komisyonu Üyesi ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer, öğretmenlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğunu belirterek, “Öğretmenlerimiz yarınlarımızın bekçisi çocuklarımızın emanetçisidir.”dedi.
    Milletvekili Başer, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada öğretmenlerin gününü kutladı.
    Başer, açıklamasında şunları kaydetti: “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e başöğretmenlik unvanının verildiği 24 Kasım tarihi, 1981 yılından beri ‘’Öğretmenler Günü’’ olarak kutlanmaktadır. En zor şartlarda bile, ülkemizin her köşesine ulaşarak ışık olan, fedakârlıkların en büyüğünü gösteren, eğitmeyi ve öğretmeyi bir ideal olarak benimseyip ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarma gayreti gösteren tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.
    Öğretmenlerimiz, en zor şartlarda dahi geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın eğitiminin yanı sıra Anadolu’nun en ücra köşesindeki insanlarımıza ulaşarak, fedakârlığın en büyüğünü göstermişlerdir. Eğitmeyi ve öğretmeyi bir ideal olarak benimseyerek, ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesine çıkarma gayretini göstermişlerdir. Yarınlarımızın bekçisi çocuklarımızı emanet ettiğimiz, ülkemizin dört bir yanına bilimin ve medeniyetin ışığını yaymakta olan Öğretmenlerimiz; kalplerimizde, zihinlerimizde, hatıralarımızda saygın ve ayrıcalıklı bir yere sahip oldukları gibi ülkemizin ve milletimizin gelişimi için hayati öneme sahipsiniz. Bu duygu ve düşüncelerle sevgili öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyor, ebediyete intikal etmiş öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kıymetli varlığımız olan siz değerli öğretmenlerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Büyüyen her fidanda, açılan her çiçekte kokunuz; geçmişte ve gelecekte iziniz var.”

  • Uğur böceği çiftçinin  yüzünü güldürecek

    Uğur böceği çiftçinin yüzünü güldürecek

    Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesinde özellikle sebze ve meyve ağaçlar ile ürünlerine zarar veren organizmaların başında gelen yaprak biti ile mücadele kapsamında halk arasında uğur böceği olarak da bilinen ‘gelin böceği’ üzerinde bilimsel çalışmalar yapılıyor.

    Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde tarım ilacı tüketiminin azalarak, daha katma değeri yüksek ve çevreci bir biyolojik mücadelenin yaygınlaşmasına katkı sağlaması amacıyla zirai gübre, tarım ilacı gibi kimyasalların yaptıkları vazifeleri uğur böcekleri doğal yoldan yapılması deneniyor. Uğur böcekleri ile tarım ilaçlarının neden olduğu olumsuz etkilerin önemli ölçüde ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Zararlı organizmaların başında gelen yaprak biti ile mücadelede çiftçilerin umudu günde ortalama 300 yaprak biti yiyen uğur böceği olacak.
    Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Kayahan, biyolojik mücadele alanında çalışmaların devam etiğini belirterek, “İlk üretimlerimizden bir tanesi uğur böceği dediğimiz gelin böceği diye de bilinen yararlı bir organizma ile yaprak biti dediğimiz zararlı organizma. İlk olarak burada üretim aşamasına geldiğimizde bitkileri üretiyoruz. Daha sonra üzerinde zararlı olan organizma dediğimiz yaprak bitini üretiyoruz. Ardından ise doğadan topladığımız uğur böceklerini bunlarla mücadelede kullanmaya çalışıyoruz. Buradaki amacımız daha az kimyasal kullanımı ve çevreye olan zararı en aza indirmektir. Uğur böcekleri biyolojik mücadelede özellikle çiftçilere büyük fayda sağlayacak. İlk başta çiftçilere çok yararlı bir yöntemmiş gibi gelmiyor çünkü biraz doğada geç etki gösteriyor. Ancak genel açıdan düşündüğümüzde doğada sürekli uğur böcekleri bulunduğu için yararlı bir yöntem” dedi.
    Bir uğur böceğinin tarımsal zararlı olarak kabul edilen yaprak bitinden günde ortalama 300 civarı tükettiğini söyleyen Kayahan, “Çiftçinin dostu uğur böceği özellikle yaprak bitleriyle besleniyor. Yaprak biti dediğimiz organizmalar, özellikle sebzelerde meyve ağaçlarında oldukça zarar veren organizmalardan bir tanesidir. Bunlarla mücadele de uğur böcekleriyle yapılabiliyor. Biz de laboratuvarda gerekli besini sağlayabilirsek eğer uğur böceklerini çoğaltıp doğaya salmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

  • iŞKUR’dan Kurs ve TYP çalışanlarına ziyaret

    iŞKUR’dan Kurs ve TYP çalışanlarına ziyaret

    Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü personelleri Sorgun ilçesi Çiğdemli Beldesinde devam eden Kilim Dokuma kursunu ve Sorgun ilçesine bağlı Bahadın, Doğankent, Gülşehri, Araplı ve Yeniyer beldelerinde devam eden TYP kapsamında çalışan kursiyerleri ziyaret ettiler.
    Konu hakkında açıklamalarda bulunan Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, Aktif İşgücü Hizmetlerimiz ile sadece ilçelerimizde yaşayan vatandaşlarımıza değil aynı zamanda belde belediyelerimizde yaşayan vatandaşlarımızı da hizmetlerimizden yararlandırıyoruz dedi. Yıldız Bu kapsamda İl Müdürlüğü personellerinin Sorgun Çiğdemli beldesinde eğitimlerin devam ettiği Kilim Dokuma kursunu ziyaret ettiklerini, kursiyerler ve kurs eğitmeni ile görüşerek bilgi alışverişinde bulunulduğunu söyledi. Yıldız, ayrıca bölgede devam eden Toplum Yararına Programların da ziyaret edildiğini ifade ederek, Bahadın, Doğankent, Gülşehri, Araplı ve Yeniyer beldelerindeki TYP kursiyerleri ile personellerimiz bir araya geldiler dedi. TYP kapsamında çalışan kursiyerlerin bölgenin kalkınması adına önemli işler gerçekleştirdiğini ifade eden Yıldız, kursiyerlerin beldelerde yol yapımı, çevre temizliği, altyapı onarımları gibi alanlarda çalışarak hizmet ettiklerini sözlerine ekledi.

  • Öğrenci Meclisi Başkanı  Kılıç’tan Yazıcı’ya ziyaret

    Öğrenci Meclisi Başkanı Kılıç’tan Yazıcı’ya ziyaret

    İl Öğrenci Meclisi Başkanlığına seçilen İbrahim Hakkı Kılıç, Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’yı makamında ziyaret etti.
    Yozgat Şehit Fuat Bahadır Buharalıoğlu Anadolu Lisesinde düzenlenen seçimler sonucunda İl Öğrenci Meclisi Başkanlığına yeni seçilen Atatürk Anadolu Lisesi 11. Sınıf öğrencisi İbrahim Hakkı Kılıç, beraberinde eski Öğrenci Başkanı Mehmet Sefa Koç ile birlikte İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’yı ziyaret etti.
    Ziyaretlerinden dolayı eski ve yeni öğrenci başkanlarına teşekkür eden İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, geleceğin yöneticileri olacak olan gençlere güvendiklerini ve attıkları adımlarda öğrencileri desteklediklerini belirtti.
    Demokrasinin okullarda sınıf başkanının seçilmesiyle başladığını belirten Yazıcı, “Milli Eğitim Bakanlığımızca okullarımızda öğrencilerimize demokrasi eğitimi amacıyla oluşturulan mecliste arkadaşlarınızın desteğini alarak il temsilcisi oldunuz. Başkanımızın ilimizi Ankara’da öğrenci meclisinde layıkıyla temsil edeceğine inanıyorum. Bakanlığımızın bu projesi, çocuklarımıza küçük yaşta demokrasiyi anlatmak amaçlı bir projedir. Proje sayesinde insanlar birbirlerini anlamayı, birbirlerini olduğu gibi kabullenmeyi ve başkalarının fikir ve görüşlerine açık olmayı küçük yaştan itibaren öğreniyor, böylece büyüdüklerinde daha geniş, başkalarına sevgiyle yaklaşan bir toplum oluşması için zemin hazırlıyorlar.”dedi.
    Ziyarette, öğrencilerle sohbet eden Yazıcı, istişarelerde bulunarak istek ve taleplerini dinledi, fikir alışverişinde bulundu. Kapısının her zaman öğrencilere açık olduğunu vurgulayan Yazıcı, günün anısına öğrencilere hediye takdim etti ve İl Öğrenci Meclisi Başkanına hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

  • “KOAH Hastaları” unutulmadı

    “KOAH Hastaları” unutulmadı

    “Dünya KOAH Farkındalık Günü” nedeniyle, Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Aziz Ahmet Surel’in de katıldığı etkinlikte, KOAH hastaları pasta kesti, sohbet etti, moral buldu, KOAH Standı açıldı, halk bilgilendirildi.
    Tüm dünyada görülme sıklığı giderek artan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’na (KOAH) karşı halkı bilinçlendirmek amacıyla her yıl gerçekleştirilen “Dünya KOAH Farkındalık Günü”nde, Yozgat Şehir Hastanesi yönetimi, hastanelerinde tedavi gören hastalarını unutmadı.
    Etkinlikler kapsamında, hastane girişinde kurulan stantta, ziyaretçilere, KOAH’ın belirtileri, önlemleri ve tedavisi konularında aydınlatıcı bilgilerin yer aldığı broşürler dağıtıldı.
    BU BELİRTİLERE DİKKAT
    “Nefesinizi dinleyin” uyarısı yapılan bilgilendirmede, hastalığın belirtilerine de dikkat çekilerek, “Daha kolay yoruluyorum, öksürüyorum, 40 yaşındayım, sık bronşit oluyorum, nefes darlığı çekiyorum, sigara içiyorum” diyenlerin mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak, solunum testi yaptırmayı ihmal etmemeleri istendi.
    BELİRTİLERİ “SIRADAN” GÖRMEYİN
    Göğüs Hastalıkları Uzman Doktoru Ümmühan Tuba Tümüklü ise, KOAH Farkındalık Günü’nün amacının, çığ gibi büyüyen ancak teşhis sıkıntısı yaşanan bu hastalığa karşı halkı bilinçlendirmek olduğunu belirterek, “Çünkü, insanlarımız öksürük, balgam ve nefes darlığı gibi yakınmaları sıradan olarak görmekte ve önlem almakta geç kalmaktadır. Çok basit bir fiziki muayene ve solunum testi ile teşhisi konulabilen KOAH önlem alınmadığında tedavi gecikmekte ve üzücü sonuçlar oluşabilmektedir” dedi.
    Uzm. Dr. Tümüklü, erken tanının tedavideki başarıyı olumlu etkilediğinin unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
    PASTAYI HASTALAR KESTİ
    Hastanenin Göğüs Hastalıkları Servisinde devam eden etkinlikler kapsamında, tedavi gören KOAH hastalarına moral vermek amacıyla pasta kesilip, ikramlar yapıldı. Pastayı hastalar keserken, etkiliğe katılan Hastane Başhekimi Opr. Dr. Aziz Ahmet Surel, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Hatice İpek, Göğüs Hastalıkları Uzman Doktoru Ümmühan Tuba Tümüklü ve diğer katılımcılar alkışla tempo tuttu.
    Etkinlikte, hastane Başhekimi Opr. Dr. Aziz Ahmet Surel’in, hastalarla tek tek sohbet ederek, tedavi süreci hakkında bilgi alması ve her zaman yanlarında olduklarını vurgulaması, büyük moral sağladı.

  • BÜ Film Festivaline katıldı

    BÜ Film Festivaline katıldı

    Malatya Valiliği, Malatya Belediyesi, Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve TRT işbirliği ile bu yılsekizincisi düzenlenen Malatya Film Festivali’ne Bozok Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Batuhan Kalaycı ve Radyo Tv programcılığı öğrencileri katıldı.
    Türkiye’deki uluslararası film festivallerinde bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Öğrenciler Festivalde” projesi kapsamında festival davetlisi olarak katılan on üniversiteden biri olan Yozgat Bozok Üniversitesi öğrencileri bölümlerini ve Sinema Topluluğu’nu temsilen bir hafta boyunca festivalde yer aldı. Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’dan film yapım eğitimi alan öğrenciler, Osman Sınav’ın dizi yapım atölyesine de katıldı. Dünyaca ünlü oyuncu koçu VerniceKlier, Sinema Genel Müdür Yardımcısı, Mustafa Selçuk Yavuzkanat, TRT Daire Başkan Yardımcısı Cemil Yavuz’dan oyunculuk, film fonu bulma ve TRT’nin kısa film yapımcılarına sağladığı desteklerden yararlanma eğitimi alan öğrenciler, festival boyunca birçok yarışma filmini izleyerek yönetmen, senarist ve oyuncularla tanışma fırsatı yakaladı. Festival sürecinde sinema ve dizi yapımcısı, yönetmen Osman Sınav ile de röportaj yapan öğrenciler, Osman Sınav’a gelişen sinema sektörü ile ilgili sorular yöneltirken Sınav’dan Yozgat Bozok Üniversitesi’ne gelme sözü aldı.

  • Altan: Öğretmenlerimiz  fedakarca çalışmaktadırlar

    Altan: Öğretmenlerimiz fedakarca çalışmaktadırlar

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat İl Başkanı Ferhat Altan, Türk milletini yüceltecek olanların saygıdeğer öğretmenler olduğunu belirterek, “Öğretmenlerimiz; fedakarca, samimiyetle çalışmaktadır.”dedi.
    MHP İl Başkanı Ferhat Altan, Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada öğretmenlerin gününü kutlayarak, öğretmenlik mesleğinin önemine vurgu yaptı.
    Başkan Altan, “Öğretmenin yaydığı ilim ve irfan ışığında sahtelikler yeşeremeyecek, gaflet ve zillet belini doğrultamayacaktır, öğretmen-öğrenci-okul-veli arasında sağlıklı, istikrarlı, gelişmeye açık bir ilişki ve irtibat bulunduğu müddetçe toplumsal denge, milli birlik ve kardeşlik her daim korunacaktır. Milletimizin binlerce yıldır yüreklerinde taşıdığı insan sevgisi, barış ve yardımlaşma, üstün ahlak ve fazilet gibi değerleri yeni nesillere kazandıracak olanlar da öğretmenlerdir, dünyanın en değerli varlığını, yani insanı yine insanın mutluluğu ve huzuru için yetiştirerek, hem insanlığı, hem büyük Türk milletini yüceltecek olanlar yine saygıdeğer öğretmenlerimizdir. Öğretmenlerimiz fedakarca, samimiyetle çalışmaktadır, dünden bugüne, hiçbir tehdit, hiçbir tehlike sınıflardan parlayan eğitim ve öğretim aydınlığını engelleyememiştir, öğretmenlerimiz zulüm görmüş, çile çekmiş, parasız kalmış, mağdur olmuş, teröristlerin saldırısına uğramış; ne var ki sahip oldukları saygınlıklarından ödün vermemişlerdir.”dedi.
    Terör örgütü PKK’nın hain saldırılarının sadece güvenlik güçlerine değil öğretmenlere yönelikte yapıldığını ve yüzlerce öğretmenin şehit edildiğini vurgulayan Altan, “Bugüne kadar, PKK’nın hunhar saldırılarında meydana gelen kayıplarımız sadece güvenlik güçlerinden oluşmamaktadır, zor şartlar altında öğrencilerine bir kelime öğretebilmek için çırpınırken PKK saldırılarında hayatını kaybeden yüzlerce öğretmenimiz hala kalbimizde, hala aklımızdadır. Türk milletinin mutluluğu ile Türk devletinin gelişmesi için yüreklerini ortaya koyarak gözlerini gönül huzuru ile hayata kapamış öğretmenlerimiz ile görev başında şehit edilmiş öğretmenlerimizi rahmet, şükran ve minnet duygularımla anıyorum. 23 Kasım 1970 tarihinde, Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nda bir öğretmen adayı iken şehit edilen Zileli Ertuğrul Dursun Önkuzu’yla birlikte tüm vatan ve dava şehitlerimizi de bir kez daha rahmet ve şükran hislerimle yad ediyorum. Bugün hayatta olan emekli öğretmenlerimize Allah’tan uzun ömürler diliyor, görevdeki öğretmenlerimizin de bu anlamlı günlerini kutluyorum.”ifadelerini kullandı.

  • SENİ BENDEN AYIRAN NEYDİ KARDEŞİM

    SENİ BENDEN AYIRAN NEYDİ KARDEŞİM

    Ne fark vardı ? Habil ile Kabil arasında kardeş katlin tattırdılar bize ?
    İkisi  de  Ademin  oğulları  ikisi de  onun  göz  bebeği  değil miydi ?
    Ne Fark vardı? Nuh’un oğulları arasın da itaat etmeyenler kalıpta
    İmanlılar gemiye binmemiş miydi? Biz onların soyundan değil miydik ?
    Dünya  tamamen  sular  altında  kalırken , biz  o  ayrılığa  gidenlerin
    helak oluşunu görmemiş miydik?
    Beraberce kırk yıl o gemide dolaşıp, sonra kardeşçe ayrılmamış mıydık?

    Ne fark vardı? Hazreti  Hüseyin ile Yezidin arasında  Kerbela destanını
    yazdırdılar bize? İkisi de İslam şehitlerinin soyundan değil miydi ?
    Ebu Süfyan,  cihat  ederken  gözünü  kaybetmemiş  miydi ?
    Hazreti Ali, er meydanlarında kendini ortaya atmamış mıydı ?
    İkisi de İbrahim’in,  İsmail’in,  Kusay’ın   soyundan  gelmiyor  muydu ?

    Ne fark vardı ? Doğu ile batının arasında, ikisini de Allah yaratmamış mıydı?
    Seni benden ayıran neydi zenci kardeşim, sarışın kardeşim, beyaz kardeşim,
    dünya malı mı yoksa, uzun süredir birbirimizden haberdar olmamak mı ?
    Asırlar mı girdi aramıza, kültürler mi girdi, isimler mi girdi, soylu sınıfı mı girdi,
    mesafeler mi girdi? Seni benden ayıran neydi? Yoksa dinler mi girdi ?
    Müslüman   kardeşim, Hristiyan  kardeşim,  Yahudi,  Çin ,Hint  bütün
    dinlerdeki  kardeşim…

    Beni özene bezene yaratan Allah, seni  de yaratmadı mı, bana verdiği ayrıcalığı
    sana vermedi mi, bütün aranışlar Allah’a değil mi, yanlış ta olsa doğruda olsa?
    Benim üzerime titreyen Allah senin üzerine titremiyor mu, beni koruyan melekler seni korumuyor mu,  öyleyse neden bu ayrılık?

    Neden, Allahın bize kendisinden verdiği bir parça sevgide birleşmeyip de,
    şu dünya malında ayrılığı tercih ediyoruz? Neden kainatın en üstün yaratığı
    noktasında birleşmiyoruz da, birbirimizi  eften püften sebeplerle ayırıyoruz?
    O yaratıcı ki ! Bizi mağfireti  bol meleklerden üstün tutmadı mı ,cinlerden üstün tutmadı mı, bizi bilinen bilinmeyen  bütün mahlukattan üstün tutmadı mı?
    Neden biz birbirimizi ayrı tutuyoruz?

    Hepimiz etten, kemikten, ruhtan, bedenden değil miyiz? Bizi ülkelerin sınırları mı ayırdı, bizi ırk -cins denen saçmalık mı ayırdı, bizi taptığımız o  makamlar mı ayırdı, hani  hangisi ayakta o makamların? Hazreti Süleyman’ın makamı mı, Karunların, Harunların makamı mı,  yoksa  Firavunların akamı mı, en güzel makam olan Peygamberimiz’in (S.A.V) makamı bile bitmedi mi, göz yaşları içinde veda etmedik mi ?

    Ne kadar güzel ve tatlı da  olsa bir gün gelip bitmiyor mu, ne kadar acıda olsa
    bir gün gelip  sona ermiyor mu,  işte  bu yüzden değer mi,  Allahın  özene  bezene yarattığı  insana ayrılığı reva görmek ?

    Allah  diyor ki “Her  şeyi affederim ama kul hakkını  affedemem”

    Muhammet (S.A.V) diyor ki “Sizin artık puta tapacağınızdan korkum yok, ama dünya malına aldanıp ta kardeş kanı dökmenizden korkuyorum ”

    Mevlana diyor ki “Gel ne olursan ol yine gel, ister kafir ol ister mecusi, ister puta tapan  ol  yine  gel, bizim dergahımız ümitsizlik kapısı değildir.

    Neden bizde demiyoruz, seni Allah yarattığı için, kendimi sende gördüğüm için, gelmiş  geçmiş yaşanmışlıkların hatırı için,  seni olduğun gibi kabul ediyorum. Seni olduğun gibi seviyorum.

    Ben seviyorum yanı başımdaki insanı sevdiğim kadar, dünyanın öbür
    ucundaki  insanı  da.
    Ben seviyorum din kardeşimi sevdiğim kadar, dinimden olmayan kardeşimi de.
    Ben seviyorum beyaz kardeşimi sevdiğim kadar, esmer kardeşimi de.
    Ben  seviyorum  zengin  kardeşimi sevdiğim kadar, fakir kardeşimi de .
    Ben  seviyorum  iyi  kardeşimi  sevdiğim  kadar, kötü  kardeşimi  de.
    Çünkü   ben  yaratılanı  seviyorum,  yaratandan ötürü seviyorum.

    Seviyorum çünkü ben, insanın yüzündeki  nuru gördüm,  gözlerindeki
    manayı  gördüm,  Hazreti  İbrahim’in  melekleri arkada  bırakıp,
    ateşin içine dalışını gördüm. Şehitlerin vatanı için vuruluşunu gördüm,
    çünkü ben başkaları için örtüyü, bebeği yerine o buz gibi mermiyi örten anayı gördüm.
    Servetini  İslam  için  eriten  Hatice’yi  gördüm .  Ebu Bekir’i  gördüm.
    Evet bunlar, hep başkaları içindi, kendisi için değil. İşte bu yüzden insanlar ;
    saygı  duymaya  değer, işte bu yüzden insanlar  sevilmeye  değer!

    Sınırlar ayırmasın bizi, fikirler ayırmasın bizi, isimler ayırmasın bizi, Nuh’un gemisi nasıl aldıysa  bütün alemi,  bu dünyada bizi alır.  Gelin Adem olalım,
    gelin, gelin hep Havva olalım, gelin hep Nuh olalım, gelin hep gemi olalım,
    gelin hep Allahın ayrıcalıklarla yarattığı insan olalım, kul olalım, kul olmanın
    ne demek olduğunu bilelim.

    Ben dediğin nedir ki elli senelik ömür mü, hiç doymayan nefis mi, bir karınca
    kadar aciz olan beden mi, kan pıhtısı mı, isim mi, yoksa  o çok ağzına baktığımız
    gurur mu? Allahtan başka neyimiz var ki bizim, dön, dolaş onda değil mi çarelerimiz?

    Ne kaybederiz  kendimizi  sevdiğimiz kadar, başkalarını da  sevmekten?
    Ne kaybederiz kendimize gösterdiğimiz özeni, başkalarına da göstermekten?
    Ne kaybederiz şu elli altmış yılı, kardeşlik içinde geçirmekten?

    Nasıl olsa bir gün gelip, gözlerimiz kapanmayacak mı ?
    Nasıl olsa bir gün gelip,  o koltuktan inmeyecek miyiz?
    Nasıl olsa bir gün biriktirdiklerimiz, başkasına kalmayacak mı?
    Nasıl olsa bir gün, mahşerde aynı teraziye konmayacak mıyız?
    Nasıl olsa sevdiklerimiz, bir gün bizim mezarımızdan hızla ayrılmayacaklar mı?

    Neden yaşarken birbirimizden uzak  olalım, neden yaşarken ayrılığa düşelim, neden  yaşarken sevgiyi, iyiliği, güzelliği, sonuna  kadar  yaşamayalım,
    neden bizde başkaları için yaşamayalım, neden bir iken, bin olmayalım?

  • ÇOCUK EVLERİ SİTESİ MÜDÜRLÜĞÜ YOZGAT

    2019 YILI EKMEK

    ÇOCUK EVLERİ SİTESİ MÜDÜRLÜĞÜ YOZGAT

    2019 Yılı Ekmek alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

    İhale Kayıt Numarası : 2018/589931

     

    1-İdarenin
    a) Adresi : M.Hulusi Efendi Mh. Şht Serdar Tayyar DuruduyguCd. No:53 66100 YOZGAT MERKEZ/YOZGAT
    b) Telefon ve faks numarası : 3542121184 – 3542122123
    c) Elektronik Posta Adresi : yozgat.ces@ailevecalisma.gov.tr
    ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

    2-İhale konusu malın

    a) Niteliği, türü ve miktarı : 4 Kalem Ekmek
    Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
    b) Teslim yeri : Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü
    c) Teslim tarihi : 01/01/2019 ile 31/12/2019 tarihleri arasında peyderpey alınacaktır.

    3- İhalenin

    a) Yapılacağı yer : Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü-(M. Hulusi Efendi Mh. Şehit Serdar Tayyar DuruduyguCd. No:53 Yozgat)
    b) Tarihi ve saati : 03.12.2018 – 10:00

    4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
    4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
    4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
    4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
    4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
    4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
    4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
    4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.

    4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

     

    4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

    5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

    6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

    7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
    7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü-(M. Hulusi Efendi Mh. Şehit Serdar Tayyar DuruduyguCd. No:53 Yozgat-Doküman bedeli Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğüne yatırılacaktır.) adresinden satın alınabilir.
    7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.

    8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü-(M. Hulusi Efendi Mh. Şehit Serdar Tayyar DuruduyguCd. No:53 Yozgat) adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

    9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
    Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

    10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

    11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.

    12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
    13. Diğer hususlar:

    İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.

    Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

     

  • Yozgat’ta 9 köyde deneme amaçlı  Yerel buğday ekimi yapıldı

    Yozgat’ta 9 köyde deneme amaçlı Yerel buğday ekimi yapıldı

    Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde yerli ürün çeşidinin artırılması ve yaygınlaştırılması amacıyla deneme amaçlı ekim çalışmalarını sürdürüyor. Yozgat’ta Yerel Buğday Proje kapsamında 5 İlçeye bağlı 9 köyde deneme amaçlı yerel buğday ekimi gerçekleştirildi.
    İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı açıklamada Yozgat’ta yerli ürün ekiminin artırılması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi.
    Özdemir, “Bölgesel yerel buğday projesi; Bakanlığımız Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü koordinatörlüğünde Uluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi (CIMMYT), Uluslararası Kuru Alanlar Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ICARDA) ile birlikte yürütülmekte Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir. Türkiye, İran ve Afganistan’da uygulanmakta olup buralardaki yerel buğdayların kayıt altına alınarak genetik kaynakların muhafazası sağlanacaktır. Projenin amacı, seçilen illerde eskiden beri ekilen ve günümüzde yetiştirilmekte olan yerel buğday çeşitlerinin envanterinin çıkarılarak gen bankalarına aktarılması, üretimlerinin yine çiftçi eliyle devam etmesiyle genetik çeşitliliğinin devamının sağlanması ve bu gen kaynaklarının aynı zamanda çiftçi eliyle korunmasıdır.”dedi.
    Yerli buğday üretimi ile iklim değişikliğine dayanıklılığının artırılması ve gıda güvenliğinin geliştirilmesinin de amaçlandığını vurgulayan Özdemir, “Bu çalışma ile yerel buğdaylar konusunda farkındalık oluşturulmasının yanında Türkiye’nin önemli bir mirasının kaybolmasının önlenmesi de sağlanacaktır. Ülkemiz, en temel besin kaynağı olan buğdayın anavatanı ve gen merkezi durumundadır. Bu dünyadaki bütün bilimsel çevrelerce kabul edilen bir gerçekliktir.
    1970’li yıllardan sonra çiftçilerimizce modern buğday çeşitleri kullanmaya başlanması ile birlikte geleneksel buğday türlerinin ekim ve üretimi düşüşe geçmiştir. Hatta bazı bölgelerde hiç yetiştirilmemeye başlanmıştır. Yerel buğday çeşitlerimiz, önemli gen kaynaklarından olup bu çeşitlerden bugün de buğday ıslahında yararlanma imkanları bulunmaktadır. En önemlisi de son zamanlarda sağlık konusunda toplumda ortaya çıkan duyarlılıkla birlikte yerel çeşitlerin bu açıdan değerlendirilmesi de zorunlu hale gelmiştir. Bu kapsamda Merkez, Akdağmadeni, Boğazlıyan, Kadışehri ve Sorgun İlçelerimizdeki 9 köyde bu konuda istekli 11 çiftçimizin tarlasında ekimler yapılmıştır. Ekimler, İl Müdürlüğümüzün teknik personeli ve Uluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi (CIMMYT) uzmanları kontrolünde yapılmıştır. Bu ekimlerde Yozgat’ımızın yerel buğdaylarından Sarıbursa, Akbuğday, Çalıbasan, Sarıbuğday, Sertbuğday çeşitlerinin ekimleri hazırlanan parsellere yapılmıştır. Ekimi yapılan parsellerin takipleri yapılarak gübreleme ve ilaçlama gibi bakımları yaptırılacaktır. Hasat döneminde ise her parseldeki buğdaylar ayrı ayrı hasat edilerek üretilen tohumların analizleri yaptırılarak kalite ve verim miktarları değerlendirilecek, çiftçilerimize ve kamuoyuna duyurulacaktır.”diye konuştu.

  • Sedef: Esnafımızın acilen desteklenmesi lazım

    Sedef: Esnafımızın acilen desteklenmesi lazım

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Mecliste MHP Grubu adına yaptığı konuşmada Yozgat esnafının içinde bulunduğu duruma değinerek, Yozgat esnaf ve sanatkarının acilen desteklenmesi gerektiğini söyledi.
    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi adına söz alan Milletvekili Ethem Sedef, Yozgat esnaf ve sanatkarının sorunlarına değindi.
    ESNAFLIK MESLEĞİ NEREDEYSE ORTADAN KALKACAK DURUMA GELDİ
    “Seçim bölgem olan Yozgat’ta bulunan esnafın hâli hiç iyi değil. Esnaflık mesleği neredeyse ortadan kalkacak duruma geldi.” diyen Sedef, “ Ben de bir esnaf ve bir esnaf çocuğu olarak konuya yakından şahitlik ediyorum. Esnaf ve sanatkârlarımız acilen desteklenmez ise yakın zamanda “esnaflık mesleği” diye bir şey kalmayacak. Örneğin Yozgat’ta esnafımıza kredi veren esnaf kefalet kooperatifleri, örnek veriyorum, vereceği 100 bin TL’lik destekleme kredisi için öncelikle ev, araba gibi ipotekler istemekte. Çaresizlikten, alacağı kredinin çok üzerinde para eden evini ipotek veren esnafımızdan bir de ikinci kez kefil istenmekte hatta memur kefil bulması istenen esnaflarımız da bulunmaktadır. Anlaşılacağı üzere, esnafımız ipotek verdiği hâlde bir de kefil bulmak için kapı kapı geziyor olması, bu yanlış uygulamadan da acilen dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.
    Alım gücü düşen insanımız daha az alışveriş yapıyor, sonucunda siftah yapamayan esnafımız aldığı malların ödemesini yapamıyor, ardından toptancı ve üretici firmalara yansıyan zincirleme etki, ülke ekonomisinin daha da geriye gitmesine sebep oluyor.
    Emin olun, Yozgat’ta bir tek esnaf yoktur ki kredi borcu olmasın, bir tek esnaf yoktur ki ay sonları çek ve senet ödemelerini rahatlıkla yapabilsin. Esnafımız, artık, bırakın evini geçindirmeyi, iş yerlerinin kiralarını ödeyemiyor. Esnafımız dağlar gibi borcun altında ezilmekte. Her yıl yüzlerce esnaf kepenk kapatıyor ve borçlarını bir heybe gibi sırtına yükleyip insan içine çıkamaz hâle geliyor. Esnafımıza sahip çıkmak bizlerin boynunun borcudur. “diye konuştu.
    ÇİFTÇİLER TARLASINA GÜBRE ATAMAZ HALE GELDİ
    Yozgat’ta sadece esnafın değil, benzer sıkıntıları çiftçilerinde yaşadığını vurgulayan Sedef, “Çiftçilerimiz topraklarını ekmekten vazgeçiyor, gençlerimiz köylerini, yurtlarını, yuvalarını, memleketlerini bırakarak büyük şehirlere iş, aş derdi için göç etmek zorunda kalıyorum. Durum acil, durum vahim, artık yok olan bir Yozgat var ve bu sayede -Yozgat’ın değil, bütün çiftçilerimizin kaderi hâline geldi- üretici çiftçilikten vazgeçme noktasında. Ektikleri ürünlerin karşılığını alamayan ve tarım kredi kooperatiflerine, Ziraat Bankası ve diğer özel bankalara borcu olmayan bir tek çiftçi yok. En sıkıntılı olan ise borçlarını ödeyemiyorlar, her birinin tarla ve toprakları ipotekli; bir bir satılıyor ve yok oluyorlar. Çiftçimiz artan girdi ve diğer maliyetlerden dolayı tarlasına gübre atamaz duruma geldi. Bunu seçim bölgemizde karşılaştığımız çiftçilerimiz bizzat söylüyorlar, “Gübre atmayacağız.” diyorlar. Yozgat’ta çiftçilerin en az yüzde 60’ı tarlasına gübre atmayacağını beyan ediyor. Alınacak mahsulün de yüzde 60-70 oranında verimliliği düşecek ve önümüzdeki yıl daha da büyük sıkıntılar çiftçimizi ve ülkemizi bekleyecektir. Tahıl ambarı olan Yozgat çiftçilikten uzaklaşırsa milyonlarca dolarlık ithalat kaçınılmaz olur. Peki, bizler ne yapmalıyız? Çiftçimizi, esnafı, vatandaşımızı ne zaman destekleyeceğiz? Her yıl yaklaşık 11 bin kişinin göç ettiği Yozgat’ta, 700 bin olan nüfusumuz son on altı yılda 418 bine gerileyerek en çok göç veren iller arasında ilk sıralarda yer almaktadır. 11 bin göç veren bir il, 14 ilçeden oluşan Yozgat, neredeyse her yıl 1 ilçesini büyük şehirlere göç vermektedir. Sürekli göç veren, esnafı kan ağlayan, çiftçisi yok olan bir il düşünün. Nakliyeci esnafı buğday veya pancar taşımaktan başka iş bulamazken bir de trafik cezaları eklenince nakliyecinin hâli de hüsran. İşsizlikten bunalan, yuva kuramayan gençleri bir düşünün.”şeklinde konuştu.
    TÜRKİYE’DE EN ÇOK ŞEHİT VEREN İLLERİN BAŞINDA YOZGAT GELİYOR
    Türkiye’de en fazla şehit veren illerin başında Yozgat’ın geldiğini vurgulayan Milletvekili Seedef, “ Neden en çok şehit veren iliz, biliyor musunuz? Ülkemizde bir araştırma yapılsa en çok asker ve polis Yozgatlıdır çünkü bizim Yozgat’ın çocukları “vatan” denildi mi, “bayrak” denildi mi gözlerini kırpmadan ölüme koşarak giderler. Son on beş yılda neredeyse devlet yatırımı yapılmayan bir il hâline geldi. Yozgat PKK illetiyle verilen mücadelede en çok şehit veren iller arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Yine, 15 Temmuzda hiçbir hainlikle karşılaşmamış ve binlerce Yozgatlı meydanlara akın etmiş ve yine dimdik durmuştur. Yozgat. Yeni bir fabrika yapılmadığı gibi, bir de üzerine elde olan fabrikalar özelleştirmelerle önce satılıyor, bir süre sonra da kapatılıyor; geride bırakılan tam bir enkaz. Mesela, kapanan Yozgat Tekel Bira Fabrikası yerinde şu an bir alışveriş merkezi ve lüks konutlar var; şimdi de özelleştirilen Sorgun Şeker Fabrikamızla, Yozgat âdeta bacasız tek il konumunda. Şeker fabrikaları özelleştiriliyor ama taşeron işçiler kaderleriyle baş başa bırakılıyor. Satın alan firmanın insafına terk edilen taşeron işçilerimiz aylardır uyku uyumuyorlar, elleri yüreklerinde işten ne zaman çıkarılacaklarını beklemektedirler.”ifadelerini kullandı.

  • Raziye Zeytinin Yazılarından Bölümler

    Raziye Zeytinin Yazılarından Bölümler

    …Susmakta coşkuyu buldum, şükürde bereketi buldum, aramakta dermanı buldum, saygıda sevgiyi buldum, anlamada uzlaşmayı buldum, sabırda dostluğu buldum, amaçta heyecanı, yaşamın kokusunu duydum, doğrulukta huzuru, zamanda şifayı buldum, sevgide maneviyatı, iyilikte özümü ruhumu buldum,  insanlarda  yoldaşlığı, gerçekte hakkı buldum, dünyada akıp giden zamanı, sürekli değişen anı buldum, bazen acı bazen tatlı, bazen huzurlu bazen huzursuz, kendimi ilginç bir sınavın tam ortasında buldum.

    …Dostluğun adi sadece sevgiye muhtaç  olmalı, kahırsız, beklentisiz, bağlantısız, sadece kalabalıkların içinde gülümsenecek bir yüze muhtaç olmalı dostluk. Tıpkı İrem’le benim dostluğum gibi.

    …Acelem var benim Hz İbrahim gibi ateşleri geçmeye
    Acelem var benim Hz Eyyup gibi şükretmeye
    Acelem var benim Hz Muhammet gibi zikretmeye
    Acelem var benim Hz Mevlana gibi gönülleri fethetmeye
    Acelem var benim bende hakkı olanları, benden razı etmeye
    Ah, acelem var benim gideceğim yeri hak etmeye…

    … Şu bereketin yağışına, şu kuru tohumun dev bir ağaç oluşuna, dallarında da  meyve oluşuna  bak
    Şu lavların taş oluşuna, taşların toprak oluşuna, toprağın da nimet oluşuna bak
    Şu kaşınla gözün arasında kirpiğinin oluşuna, güneşle dünyanın arasında ayın oluşuna bak
    Şu” insanların sabah dört, öğlen iki, akşamda üç  ayaklı oluşuna, ve sora yine yaratana dönüşüne bak
    Bak ta gör,  gör de anla.  Sokrates’in dediği gibi ” kainatta tesadüfe, tesadüf edilemez”

    …Bir dost arıyorum kendime Hz Mevlana’nın dediği gibi Merhamette, şefkatte güneş gibi olacak, ayıpları ötmekte gece gibi olacak, keremde, cömertlikte akar su gibi olacak, öfkede, asabiyette ölü gibi olacak, tevazuda, mahviyette toprak gibi olacak; Ya olduğu gibi görünecek, ya göründüğü gibi olacak; Bir dost arıyorum kendime her daim örnek alınacak…

    …Şu uzayıp giden  yollara bak, acaba sonu nereye varıyor
    Şu yeni açmış çiçeğin rengine bak, acaba Ressam bize neyi anlatıyor
    Şu insanların gözlerine bak, sanki okyanusu ayağımıza getiriyor
    Şu bebeğin masumiyetine bak, saki cenneti içinde taşıyor

    Şu masmavi gök yüzüne bak, sanki bizi korurcasına kol kanat geriyor
    Şu evrenin sessizliğine bak,  saki bize fırtınalar öncesi sessizliği anlatıyor
    Şu yıldızların hikayesine bak, sanki bizi her şeyin sonlu olduğunu bildiriyor
    Şu denizdeki dalgalara bak, sanki bize çırpınırcasına bir şeyler söylemek istiyor

    Bak şu karlı dağların zirvesine, sanki bize sabrı öğretiyor
    Bak şu turnaların uçuşuna, sanki bize geçip giden hayatı gösteriyor
    Bak şu sararmış resimlere, sanki bize anın hiçliğini anlatıyor
    Bak şu  yüzlerdeki çizgilere, sanki  hepsi birer hatırayı  sayıklıyor…

    …Hayat hırçın dalgaların eline kendini bırakıp kıyılara vurmak  mı?
    Yoksa karlı dağlara meydan okuyan bir kardelencik olmak mı?

    Söyle bana ey kebir hayat mehtabın altında nazlı nazlı oynayan nilüfer olmak mı?
    Yoksa çöl ortasında seraptan aniden  uyanmak mı?

    Söyle bana ey kebir nedir bu hayatın amacı
    yaratmak mı , öldürmek mi? Kazanmak mı, kaybetmek mi?

    Seçmek mi, seçilmek mi?  Sormak mı, sorulara cevap bulmak mı?
    Yada yolunu şaşırmadan,  kızgın çölleri geçmek mi?

    …Yorgun, hayat nakışlı yokuşlar benim
    değerini hiç anlamadan inişler sizin olsun.

    İnsanı bir gemi misali alıp götüren kalemler benim,
    her söylenen gönül sözünde mana arayan, diller sizin olsun…

    …Görmez olmuşum anneannem, gök yüzündeki bulutları.
    Duymaz olmuşum yol kenarında öten kuşları .
    Fark etmez  olmuşum şu dünyada ki renkleri.
    Hissetmez olmuşum yuvamda ki sıcaklıkları.
    Anlamaz olmuşum  dünyanın her yerinden yükselen feryatları.
    Umursamaz olmuşum anneannem gözümün önündeki çarpıklıkları

    Oysa ki çocuklar ne kadar güzel gülermiş .
    Güneş her akşam batarken nasıl güzel renkler saçarmış.
    Günbatımında  deniz nasıl ağlarmış.
    Rüzgar görevi aşkına  nasıl da hızlı koşarmış.
    Seven sevdiğinin gözlerine nede güzel bakarmış.
    Barışın, sevginin, merhametin olduğu yerde,dünya nasılda Cennetsi kokarmış.

    Ey İnsan Oğlu Kendini ve Değerinin Farkına Var
    Kaşınla gözün arasına düşecek, yağmur tanesi düşünülüp de kirpiğin  yaratılmadı mı?
    Yedi kat gökler yedi günde senin uğruna yaratılmadı mı?
    Güneş ay senin hizmetine sunulmadı mı?
    Gece gündüz birbiri ardına sıralanmadı mı?
    O melekler senin içi sessizce görevlendirilmedi mi?
    Bütün hayvan alemleri hizmetine sunulmadı mı?
    Sen rızıklanasın  diye dünya alemi bin bir türlü  nimetlerle süslenmedi mi?

    Seni için miraçlar divana getirilmedi mi?
    Bağışlanasın diye namazlar hediye edilmedi mi?
    Senin için kitaplar gökten indirilmedi mi? Denizler ikiye ayrılmadı mı?
    Senin için gökten  koçlar indirilip, İsmail’in ayağının altından sular çıkarılmadı mı?
    Senin için ateşler suya, korlar balığa çevrilmedi mi?
    Senin için alemler bir gemiye sığdırılıp, suların üzeride yüzdürülmedi mi?
    Daha ne bekliyorsun değerini anlamak için perdelerin açılmasını mı?…

    …Herkes gülerken bana, sen ağlamayacaksan
    Herkes terk ederken beni, sen hep yanımda kalmayacaksan
    Hiç yaşanmasın bu dostluk, dillerde susup gözlerde konuşmayacaksan

    Unutulup gidince bir köşe de, beni tek hatırlayan sen olmayacaksan
    Medet umarken tanrımdan sen kapımı aralamayacaksan
    Gönülden gönüle akıp, ruhlarda bir olmayacaksan
    Yılar sonra beni iki damla göz yaşı ile hatırlayıp anmayacaksan
    Hiç yaşanmasın bu dostluk, beni ömür boyu saymayacaksan

    Gecemi aydınlatan, yıldızım olmayacaksan
    Yan yana oturup, benimle ağlaşmayacaksan
    Güzel günleri ararken beni de, yanında taşımayacaksan
    Beni öz kardeşinden bile, üstün tutup sevmeyeceksen
    Hiç yaşanmasın bu dostluk, bana ahrette şefaatçi olmayacaksan

    Sevgi benden önce gelseydi, sevgi tam olsaydı Firaun Asiye’yi ateşlere atmazdı, sevgi tam olsaydı Kabil Habil’i kıskanmazdı, sevgi tam olsaydı düşmanın yoksa kardeşinde mi yok denmezdi, sevgi tam olsaydı sokak çocukları sokaklarda üşümezdi, sevgi tam olsaydı hapishaneler yapılmaz,  marifetmiş gibi er meydanları kurulmazdı, sevgi tam olsaydı üstünde en fazla elli sene yaşayacağı topraklar için insanlar susup silahlar konuşmaz, et et üstüne yığılmazdı, sevgi tam olsaydı bir elmanın iki yarısı olan eşler ayrılıp ta, gücü başkasına yemeyen çocuklar boynu bükük, çaresiz, korunmasız, her türlü acıya maruz kalmazdı, sevgi tam olsaydı İnsanların yarısı açlıktan, yarısı da oburluktan ölmezdi!

    … İster bir garip ol kendi aşına yapan, istersen saraylarda bakan, ister sırtında küfeyle rızkının peşinden dolaşan, ister alim ol yaradılışın peşinden koşan, ister seyyah ol sonu gelmez yollara düşen; Ay gibi parlarsın yeter ki fikrin güzel olsun.

    İster kul ol gözleri uzaklara dalan, ister medeni ol şehrin ışıklarında koşuşturan, ister bedevi ol çöllerin ayazlarında üşüyen, İster çoban ol kavalıyla dağlarda  raks eden, ister hükümdar ol dünyalara hükmeden, istersen de yoldaş ol  şu yalan dünyada ki yolculara eşlik eden; Ay gibi parlarsın yeter ki fikrin güzel olsun

  • Rönesans, Dünya Kalite Günü’nü kutladı

    Rönesans, Dünya Kalite Günü’nü kutladı

    Rönesans İşletme Hizmetleri merkez ofis ile Adana, Elazığ ve Yozgat şehir hastanelerinde “Dünya Kalite Günü”nü kutladı.
    Kalitenin bütünsel ve kapsayıcı olma özelliğinin farkındalığını artırmak amacıyla organize edilen kutlamalar, Ankara Merkez Ofisi ile Yozgat, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanelerinin kalite birimleri ve işletme çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.
    Rönesans İşletme Hizmetleri, “mükemmellik ve kalite kavramlarının sadece iş yaşamında değil yaşamın her alanında uygulanabilmesinin farkındalığına katkı sağlamak” amacıyla, yenilikçi yaklaşımlar ve uzman konuklarıyla 13-14 Kasım’da İstanbul’da, ‘Sürdürülebilir Ortak Gelecek’ temasıyla 27.’si gerçekleştirilen Kalite Kongresi’ne de katılım sağlamıştı.
    Dünya Kalite Günü hakkında
    Yeniliklerin, büyümenin ve sürdürülebilirliğin geliştirilmesini güçlendirmek; uluslararası kuruluşların kalite performansının önemine dair farkındalık oluşturmak için, Birleşmiş Milletler tarafından 1990 yılında alınan kararla, her yıl Kasım ayının ikinci perşembe günü “Dünya Kalite Günü” olarak kutlanıyor.

  • Her öğretmene bir fidan

    Her öğretmene bir fidan

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Orman İşletme Müdürlüğü ile birlikte Erdoğan Akdağ Fen Lisesi bahçesinde düzenlenen “Her öğretmen bir fidan” programı kapsamında öğrencilerle birlikte fidan dikimi gerçekleştirdi.
    24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel düzenlenen programda öğrenciler ve öğretmenler birlikte fidanları toprakla buluşturdu.
    Etkinliğe, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Orman İşletme Müdürü Turgut Duran, şube müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
    Yozgat Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, öğretmenler gününe özel böyle anlamlı bir etkinliğin düzenlenmesinin önemli olduğunu belirterek, öğrencilerde de ağaç sevgisi oluşması açısından güzel bir program olduğunu söyledi.
    Yazıcı, programın gerçekleşmesinde emeği olan ve katkı sağlayanlara teşekkür etti.

  • Okul binaları yenilenerek  modern hale geliyor

    Okul binaları yenilenerek modern hale geliyor

    Yozgat Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, il genelinde çok sayıda okulun fiziki ve genel durumu bakımından yenilenerek modern hale geldiğini söyledi.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, gazetecilere yaptığı açıklamada eğitimde fiziki şartların eğitim başarısına da etkisinin önemli olduğunu belirterek, modern okul binalarının, öğrencinin rahat edebileceği ve devletine olan güveni daha da arttığı ortamları oluşturma, onların değer duygularını artırma açısından çok önemli hususlar olduğunu ifade etti.
    BU YIL 4 OKULUMUZ TAMAMLANARAK EĞİTİM VE ÖĞRETİME BAŞLADI
    Bu eğitim öğretim yılında il genelinde 4 okulun tamamlanarak eğitim öğretime açıldığını vurgulayan Yazıcı, ” Yozgat il genelinde 4 okulumuzun maliyeti yaklaşık 37 milyon liradır. İl genelinde yine 9 okul binamız tamamlandı, 17 okul binasının ise yapımı sürmektedir. Bu okullarımızın tamamlanmasıyla öğrencilerimiz daha daha rahat ve daha modern okul binalarına kavuşmuş olacak.” dedi. En ücra köyde yaşan bir çocuğun da eşit olarak eğitim fırsatlarından yararlanmasını istediklerini dile getiren Yazıcı,”Bu sebeple pansiyonlara önem veriyoruz, ‘Ben okumak istiyorum da yer bulamıyorum’ deyip de dışarıda kalan bir çocuğumuz bulunmamaktadır.
    Ben okumak istiyorum diyen her çocuğumuzu pansiyona yerleştiriyoruz. İl genelinde 48 pansiyonumuz var. Buralarda 2 bin 153 erkek, 2 bin 665 kız öğrenci olmak üzere 4 bin 818 öğrencimiz barınıyor. Yeni pansiyon inşaatlarımız da devam etmektedir.” diye konuştu.
    ÖĞRENCİ PANSİYONLARIMIZ ‘PANSİYON EVİM PROJESİ’ İLE TASARLANDI
    Çocukların pansiyona girdiğinde bir ev ortamına girmiş gibi hissetmelerini ve orada mutlu olmasını istediklerini vurgulayan Yazıcı, “Bu binalarda öğrencilerin kendi yeteneklerine uygun ortamların olmasını önemsiyoruz. O nedenle tüm donatılarıyla ‘Pansiyon evim projesi’ yaptık. İlimizdeki tüm pansiyonları çocukların ev ortamında rahat edecekleri hale getirmek için çalışıyoruz.” Yazıcı, görsel sanatlara ilgi duyan bir öğrencinin resim yapacağı bir birimin olmasını, müzik yeteneği olan bir çocuğun gitar çalacağı bir yerin olmasını veya sportif faaliyetler için spor malzemelerin ve alanlarının olduğu pansiyonlar düşündüklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz, daha huzurlu, daha mutlu, daha neşeli öğrenciler ve mekanlar olsun istiyoruz. Çocuklarımız orada 4 yıl yaşıyor. Bu önemli bir süre, pansiyonda kaldığı sürede kendini ne kadar geliştirirse o kadar mutlu oluruz.”ifadelerini kullandı.

  • BAŞ: ÜÇ PUAN ALINMASI  GEREKEN MAÇ

    BAŞ: ÜÇ PUAN ALINMASI GEREKEN MAÇ

    Yozgatspor 1959 FK Teknik Direktörü İbrahim Baş, Ladik Belediyespor maçının üç puan alınması gereken bir maç olduğunu söyledi.
    Baş, “Ladik maçının diğer maçlardan bir farkı yok. Yine üç puan alınması gereken bir maç. Her hafta üç puan, üç puan düşündüğümüz için Ladik maçı da bunlardan bir tanesi. Ladik Belediyespor, Çarşamba’yı kendi evinde, Amasya’yı deplasmanda yendi. Bir hava yakaladı. Kendi içinde iyi, dinamik bir takım. Saha avantajını da kullanan bir ekip. O yüzden Ladik’in içinde bulunduğu durumu düşünerek ciddi bir plan yapıp bu haftada hanemize üç puan yazıp Allah’ın izni ile yolumuza devam etmek istiyoruz. Bizim için keskin viraj dediğimiz bir deplasmandan da üç puan ile döndüğümüz zaman Yozgatspor’un önü açık gözüküyor inşallah. Taraftarın bedenine belki kota koyabilirler ama ruhuna içinde bulundukları iştaha kota koyamazlar, çünkü Yozgat seyircisi içten bu işi yapıyor. Onların 50 kişi alırız, diğerlerini almayız demeleri Yozgatspor’un bize olan desteğini eksiltmez” diye konuştu.

  • Yurtlu’dan dernek yöneticilerine uyarı

    Yurtlu’dan dernek yöneticilerine uyarı

    Derneklere uygulanan idari para cezalarının başında, genel kurul toplantılarının geldiğini vurgulayan İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Hakkı Yurtlu,bu hususta dernek yöneticilerini bir kez uyardı.
    Derneklerin tüzüklerinde belirtikleri üzere, dernek yöneticileri, genel kurul üyelerini belirtilen ay ve yıl içinde olağan genel kurul toplantısı için çağrı yapmakla sorumlu bulunuyor. İdari para cezası da yönetim kurulu başkanına uygulanıyor.
    Yozgat İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Hakkı Yurtlu, dernek yöneticilerine bu konuda bir uyarı yaparak genel kurul toplantılarının tüzüklerinde belirtilen yasal süre içerisinde yapılması gerektiğini vurguladı.
    Yurtlu “Bilindiği üzere, dernekler olağan ve olağan üstü olarak iki şekilde genel kurul yapmaktadır. Olağan genel kurul toplantıları, tüzükte belirtilen ay ve yıl içinde yapılarak, genel kurul tarihini izleyen 30 gün içerisinde elektronik ortamda Derbis üzerinden mülki idare amirliğine bildirilmektedir.” diyerek yasal hatırlatmalarda bulundu.
    Ayrıca, dernek yöneticilerine SMS yoluyla genel kurul toplantısının yapılması hususunda uyarı mesajı gönderildiğini de vurgulayan Yurtlu, derneklere uygulanan idari para cezalarının başında, genel kurul toplantılarının zamanında yapılmaması ve bildirimin yasal sürede yapılmaması gelmektedir dedi.

  • Kaya güven tazeledi

    Kaya güven tazeledi

    Başkentteki Yozgatlı Dernekler Federasyonu 1. Olağan Genel Kurulunda mevcut Başkan Mesut Kaya güven tazeleyerek yeniden başkan seçildi.
    Sincan Altınlale Düğün Salonunda düzenlenen ve büyük bir katılımın yaşandığı olağan kongrede Kurucu Genel Başkan Mesut Kaya tek liste halinde girdiği seçimde güven tazeleyerek yeniden Başkentteki Yozgatlı Dernekler Federasyonu Genel Başkanlığına seçildi.
    Başkan Mesut Kaya, yaptığı teşekkür konuşmasında birlik beraberlik mesajı verdi. Kaya, “Yaşadığımız şehri birlikte yönetmek istiyoruz. Tüm hemşeri derneklerimizle birlikte dostluk kardeşlik içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bütün Yozgatlı kardeşlerimizi bir çatı altında toplayarak sorunların çözümü noktasında dün olduğu gibi bundan sonra da kararlıkla çalışma içerisinde olacağız. Şehrimizin gelişmesi ve kalkınmasına yönelik üzerimize düşen bütün görevleri yerine getirme gayret edeceğiz. Daha önce düzenlediğimiz sosyal ve kültürel etkinlikleri daha geniş kapsamlı hale getirerek yaşadığımız şehrin ve Yozgat’ımızın da sorunlarına çözüm arayacağız. Bizler Yozgatlılar olarak burada gönül birliği ve güç birliği içerisindeyiz. İnşallah bundan sonrada birlik ve beraberlik içerisinde faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Bu vesile ile olağan genel kurulumuza katılan başta milletvekillerimize, belediye başkan aday adaylarımıza ve bizi bu göreve yeniden layık gören tüm hemşerilerimize ve temsilcilerimize teşekkür ediyorum.”diye konuştu.
    Olağan Genel Kurul Toplantısına; CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ve Sincan İlçe Yönetimi, AK Parti Sincan İlçe Başkanlığı, AK Parti Etimesgut Belediye Başkan Aday Adayı Devlet Şenkazan, Sincan Belediye Başkanlığı aday adayı Serhat Bayar, Mustafa Avcı, MHP Sincan İlçe Yönetimi, Çorumlu Dernekler Federasyonu ve çok sayıda davetli katıldı.
    Genel Kurul’da Yozgatlı ses sanatçısı Mahmut Yıldız ve sürpriz misafir Türk dünyasının Ozanı Kafkaslı Arslanbek Suktanbekov Dombıra şarkısı ile muhteşem bir dinleti yaparak genel kurula renk kattı.
    Başkentteki Yozgatlı Dernekler Federasyonu Genel BaşkanI Mesut Kaya, Arslanbek’e Yozgat Bozok Sancağını takdim ederek fahri hemşerilik ünvanı verdi.

  • Şeker hastalarının umudu olacak

    Şeker hastalarının umudu olacak

    Yerköy Şehit Ferhat Gökdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından tasarlanan ‘İnsülin Düzenleme Cihazı’ şeker (diyabet) hastalarının yeni umudu olacak. Cihaz insülin dozunu ayarlamakta güçlük çeken hastalara büyük kolaylık sağlayacak ve yanlış doz yüklemeden doğacak sıkıntıların da önüne geçecek.
    Şehit Ferhat Gökdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, şeker hastalarının günlük hayatta kullanmak zorunda olduğu insülinin dozunu ayarlamaya yarayan ‘İnsülin Düzenleme Cihazı’ tasarladı. Cihaz, ‘Eğitim ve Öğretimde Yenilikçilik Ödülleri’ kapsamında düzenlenen yarışmada bakanlık ödülüne ve bölgesel ödül almaya layık görüldü.
    Şeker hastalarının yaşamını kolaylaştıracak cihazı kullanacak hasta öncelikle doktorun önerdiği değeri ve hastanın kişisel bilgilerini girecek hasta daha sonra ölçüm yaptığı şeker düzeyini cihaza girecek ve enjekte etmesi gereken insülin dozunu cihaz otomatik olarak ayarlayarak iğneye yükleyecek. Bu sayede hasta, yanlış doz yükleme riskinden korunmuş olacak ve oluşacak sıkıntılı durumun da önüne geçilmiş olacak.
    Projeyi hayata geçiren Şehit Ferhat Gökdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmeni Şule Altın, şeker hastalarının yaşamını kolaylaştıracak proje hakkında bilgiler vererek şunları söyledi.
    “İnsülin Düzenleme Cihazı, şeker hastalarının günlük kullanmak zorunda olduğu insülinin dozunu otomatik olarak ayarlayan bir cihazdır. Biz bu cihaza öncelikle kişinin kişisel bilgilerini yüklüyoruz. Kilosunu hemoglobin A1 C değeri ve doktorun önerdiği değeri yükleyip kaydedebiliyoruz. Ondan sonra kişi iğne vurulmadan önce ölçtüğü şeker düzeyini cihaza giriyor ve enjekte etmesi gereken insülin dozunu cihaz otomatik olarak ayarlıyor ve iğneye yüklüyor”
    “Cihaz tehlike durumunda yükleme yapmıyor”
    Özellikle şeker hastalığıyla yeni tanışanların ve yaşlıların doz ayarlamada zorluk yaşayabileceğini söyleyen Altın, “İnsülin dozu ayarlama işlemi ciddi bir hesaplama. Sürekli bir aritmetik işlem gerektiren bir durum. Zaman zaman kafa yoğunluğundan kaynaklanan yanılgılar oluşabiliyor. Yaşlı bireylerimizde bu iğne göstergeleri çok küçük olduğu için yanlış doz ayarlama gibi durumlar oluşabiliyor. Bu da ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bunun için kişinin kendini güvende hissedebileceği bir sistem tasarladık. Cihazı çok büyük bir maliyetlerle oluşturmadık. Arduino mikro denetleyicisiyle kontrol ettik. Yapay zeka uygulamalarını temel aldık. Cihazı 150-200 lira gibi bir paraya mal ettik. Tabi bizim yaptığımız prototip, daha büyük bir cihaz ortaya çıktı ama daha küçük, cepte taşınabilecek seri üretime geçinilebilir bir cihaz olarak dönüştürülebilir. Bu da kişilerin hayatlarını kolaylaştıracak ve kendini güvende hissedebileceği bir cihaz kullanımına dönüşebilir. Cihazda alt ve üst sınırları belirledik tehlike oluşturabilecek durumlarda cihaz yükleme yapmıyor ve doktora git uyarısında bulunuyor. Şeker hastaları geliştirdiğimiz bu cihazla artık korkulu rüya görmeyecekler” dedi

  • Öğretmenler Günü’ne özel ödül töreni

    Öğretmenler Günü’ne özel ödül töreni

    Yozgat’ta faaliyetini sürdüren Çelik Ticaret Arçelik Bayii, Öğretmenler Günü dolayısıyla 26 Kasım Pazartesi günü “Yılın Emekli Öğretmeni Ödül Töreni” düzenleyecek.
    Arçelik Bayii işletme sahibi Erkan Çelik, yaptığı açıklamada, öğretmenlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğunu belirterek, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla kendilerinin de bugüne özel belirlenecek olan yılın emekli öğretmenine 26 Kasım Pazartesi günü çeşitli hediyelerle ödüllendireceklerini söyledi.
    Çelik, ödül töreninin Pazartesi günü saat: 13:00’de Medrese Mah. Yunus Emre Cad. No:47 deki Arçelik Bayisinde gerçekleştirileceğini belirterek Yozgatlı vatandaşları davet etti.

  • T.C. YOZGAT İCRA DAİRESİ

    T.C. YOZGAT İCRA DAİRESİ

    2018/15834 ESAS

    TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI

    Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:

    Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50’sine istekli bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak satılacağı; şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50’sini bulmasının ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce başlamak üzere artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadansonraki beşinci günden başlamak üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği, mahcuzun satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen oranda KDV.’nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği; gideri verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları ilan olunur.

    1.İhale Tarihi            : 18/12/2018 günü, saat 10:00 – 10:05 arası.
    2.İhale Tarihi            : 09/01/2019 günü, saat 10:00 – 10:05 arası.

    Elektronik Ortamda TeklifBaşlangıç ve Bitiş Tarihi

    Birinci Artırma İçin: 08/12/2018 – 17/12/2018

    İkinci Artırma İçin: 23/12/2018 – 08/01/2019

    İhale Yeri                   : ÇAPANOĞLU MAH. 5. SK. YEDİEMİN OTOPARK NO: 14A TÜVTÜRK MUAYENE İSTASYONU ÜSTÜ SOTALI YEDİEMİN OTOPARKI MERKEZ YOZGAT
    No Takdir Edilen Değeri TL. Adedi KDV Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
    1 30.000,00 1 %1 Müdürlüğümüze sunulan bilirkişi raporuna göre ” 66SC206 plakalı, NM426300009015339 şase numaralı Fiat Marka, Doblo Combi 1.3 90 Multijet Euro4 Elagance 2010 Model, Manuel vites, Dizel Yakıtlı, Gri Renkli, Panelvan, Yakıt deposunun %30 oranında dolu olduğu ve 157.200km’de olduğunun tespiti yapıldı. Aracın sağ arka çamurluğunda kapı rayını da etkileyecek biçimde hasar tespit edildi. Yine sağ ön kapısında ufak bir göçük tespit edildi. Motor kaputunda hemen marka logosunun üst kısmına denk gelen yerde hasar ve çizikler tespit edildi. Ön tamponda ızgaranın altında kırık, çizik ve göçük tespit edildi. Sol arka kapının sonunda başlayıp arka çamurluğu da kapsayacak şekilde çizik ve boyada hasar tespit edildi. Lastiklerinin %50-60 seviyelerinde yazlık lastik olduğu tespit edildi. Aracın hasar geçmisi (tramer) sorgusunda, 2 adet kazaya karıştığı ve toplam hasar değerinin 4.104,00TL olduğu tespit edildi. Aracın hasarlı parçalarının tamir ve değişim fiyatları Kabut Onarımı : 1 adet 350,00TL, Tampon Onarımı 1 adet 250,00TL, Sağ Kapı Onarımı 1 adet 150,00TL, Sağ Arka Çamurluk Değişimi 1 adet 1750,00TL, Boya ve İşçilik 1 adet 1500,00TL toplam 4.000,00TL” denilmektedir.
     

    (İİK m.114/1, 114/3)

  • YOZGAT KAPALI E TİPİ CEZAEVİ MÜDÜRLÜĞÜ

    PİLİÇ ETİ VE TAVUK YUMURTASI

    YOZGAT KAPALI E TİPİ CEZAEVİ MÜDÜRLÜĞÜ ADALET BAKANLIĞI BAKAN YARDIMCILIKLARI

    PİLİÇ ETİ VE TAVUK YUMURTASI alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

    İhale Kayıt Numarası : 2018/594015

     

    1-İdarenin
    a) Adresi : Mehmet Hulusi Efendi Mahallesi Entegre Cadde No:14 Yozgat -Merkez 66100 YOZGAT MERKEZ/YOZGAT
    b) Telefon ve faks numarası : 3542125821 – 3542174542
    c) Elektronik Posta Adresi : yozgat.etcik@adalet.gov.tr
    ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

    2-İhale konusu malın

    a) Niteliği, türü ve miktarı : PİLİÇ ETİ VE TAVUK YUMURTASI ALIMI 1 PİLİÇ BAGET KG 5.000 2 PİLİÇ DERİLİ FLETO (KEMİKSİZ) KG 2.000 3 PİLİÇ DERİSİZ FLETO (KEMİKSİZ) KG 4.000 4 TAVUK YUMURTASI ADET 120.000
    Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
    b) Teslim yeri : Yozgat E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Mutfağı ve/veya Gıda Ambarı
    c) Teslim tarihi : 01/01/2019 başlayarak 31/12/2019 tarihine kadar Kurumun ihtiyaçları doğrultusunda yazılı ve sözlü talebi ile peyderpey şeklinde Kurum mutfağına ve/veya gıda ambarına teslim edilecektir. Siparişler öğleden önce saat 10.00 ile 11.00 arası kuruma teslim edilecektir.

    3- İhalenin

    a) Yapılacağı yer : Yozgat E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu M. Hulusi Efendi Mh Entegre Cadde No:14 Yozgat
    b) Tarihi ve saati : 10.12.2018 – 10:30
    1. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
      4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
      4.1.2.Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
      4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
      4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
      4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
      4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
      4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
    4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

     

    4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

    5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

    6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

    7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
    7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı DÖKÜMÜN BEDELİ YOZGAT MUHASEBE MÜDÜRLÜĞÜNE YATIRILDIKTAN SONRA YOZGAT E TİPİ KAPALI VE AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU AMBAR BİRİMİ adresinden satın alınabilir.
    7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.

    8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Yozgat E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu M. Hulusi Efendi Mh Entegre Cadde No:14 Yozgat adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

    9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
    Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

    10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

    11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 30 (otuz) takvim günüdür.

    12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
    13.Diğer hususlar:

    İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.

    Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.