Yazar: admin

  • Sorgun’da ‘Bir Oyuncak  Bir Gülümseme’ projesi

    Sorgun’da ‘Bir Oyuncak Bir Gülümseme’ projesi

    Okul Müdürü Ömer Kahramanoğlu amaçlarının öğrencilerin paylaşma, yardımlaşma kültürünü geliştirmek olduğunu belirterek,”Bir Oyuncak Bir Gülümseme projesi kapsamında 2/A sınıfı öğrencilerinin satın aldıkları ya da en sevdikleri kendi oyuncaklarını Ahmetfakılı İlköğretim Okulu öğrencilerine hediye ettiler. Öğrencilerin hediyeleşme anında yaşadıkları mutluluk görülmeye değerdi. Hem oyuncak hediye eden öğrenciler, hem de hediye alan öğrenciler, büyük mutluluk yaşadı. Çocuklarımıza bu yaşta öğretmemiz gereken en önemli şey paylaşım olduğunu, paylaşmanın insana huzur ve mutluluk verdiğini öğretmemiz gerekiyor. Bu yapılan uygulamada öğrencilerimiz arasındaki kardeşlik bağları güçlendirilerek, onların birbirleriyle kaynaştırmalarını sağladık.
    Biz eğer bugün çocuklarımıza bu ruhu, bu düşünceyi kazandırmazsak, bundan sonraki hayatında bir daha kazandıramayız.” dedi.
    Kahramanoğlu konuşmasının devamında şunları söyledi:
    “Özellikle 2/A sınıfı öncülüğünde gerçekleştirilen bu etkinlikte paylaşım ve hediyeleşme noktasında, çocuklarımıza daha iyi bir kazanım vermiş olduğumuza inanıyoruz.
    Öğrenciler arasında tanışma ve hediyeleşmeden sonra öğrenciler okul bahçesinde hep birlikte oyun oynayıp daha sonra köy tandırında yapılan gözlemelerin tadına baktılar. Ahmetfakılı İlköğretim Okulunda yapılan çeşitli etkinliklerle programımız bu şekilde sona erdi.”

  • Afrin’deki Mehmetçiğe 1 boğa  ve 91 küçükbaş hayvan gönderildi

    Afrin’deki Mehmetçiğe 1 boğa ve 91 küçükbaş hayvan gönderildi

    Merkez Haseki Camii önünde düzenlenen program ilçe müftüsü Cemil Alıcı tarafından yapılan dua ile başladı. Törene İlçe Kaymakamı Alp Eren Yılmaz, Belediye Başkanı Suphi Daştan, Cumhuriyet Başsavcısı Oğuz Özil, Garnizon Komutanı Nusret Bayram, İlçe Müftüsü Cemil Alıcı, daire amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
    Düzenlenen törende konuşan ilçe kaymakamı Alp Eren Yılmaz: “Bugün Afrin’deki kahramanlarımıza Akdağmadeni’ndeki kahramanlarımız yüreklerinden kopan kurbanlarının bir parçasını gönderiyorlar. İlçemiz halkı tarafından kahramanlarımıza destek amaçlı toplanan 91 adet küçükbaş koyun-keçi, 1 boğa ve bin 8 koli yumurta Afrin’de vatanın selameti için kahramanca savaşan askerlerimize gönderiyoruz. Bugün sekiz şehit verdik, Allah rahmet eylesin. İnşallah daha fazla şehit vermeden bu operasyonu başarı ile tamamlayıp Türk askeri yurduna dönecektir. Devlet-millet iş birliğinin en güzel örneğini yaşıyoruz. Daha fazla katkı sunmak isteyen vatandaşlarımız olacaktır. Halkımız dualarını esirgemesinler. Bu devlet millet için var biz de her zaman devletimizin yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz” dedi.
    Akdağmadeni Belediye Başkanı Suphi Daştan ise “Yozgat’ın en fazla şehit veren ilçesiyiz. Vatan, millet, din uğruna Akdağmadeni halkı duyarlıdır. Allah hepsinden razı olsun. Halkımız Afrin’deki mücadelede kıymetli askerlerimize, polislerimize ufak da olsa bir yardımda bulunma gayreti içerisinde oldular. Biz onlar için ne yapsak azdır. Şuna inanıyorum ki Akdağmadeni halkı tek vücut olarak dualarını hiç esirgemiyor. Ben dünkü şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, gazilerimize acil şifalar diliyorum” diye konuştu.
    Yapılan dua sonrası araçlar Hatay’ın Hassa ilçesine gitmek üzere yola çıktı.

  • Başhekimlikten personeline moral gecesi

    Başhekimlikten personeline moral gecesi

    Hastane Başhekimi Op. Dr. Kiper Aslan, yaptığı açıklamada, hasta memnuniyetini artırmak için, çalışan memnuniyetini de göz ardı etmemek gerektiğini söyledi. Dr. Aslan, “Tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. 24 saat hiç durmadan hizmet veren sağlık sektöründe çalışanlarımızın hakkını ödeyemeyiz. Moral gecesi gibi organizasyonlar, personellerimizi motive ediyor, hastane içerisinde bir aile ortamı oluşturmamızı sağlayarak, iletişim üzerinde faydaları olduğu gibi, hastanede kalitenin de artmasına fayda sağlıyor” dedi.
    Hastanede hemşire olarak 25 yıldır görev yapan görev yapan Leyla Ünlü’de kendilerine yönelik böyle bir etkinlik düzenlenmesinden dolayı memnuniyetini dile getirdi. Ünlü, “Böyle bir organizasyon bu hastanede ilk defa yapıldı. Personelin birlik ve beraberliği ve aramızdaki bağların kuvvetlenmesi açısından oldukça önemli bir gelişme oldu. Ast-üst ilişkisindeki güven ortamı tazelendi. Mesleğinde belli bir yılı doldurmuş personel olarak değer verildiğini hissetmek oldukça güzeldi. Mesleğine yeni başlayanlar ile bizim gibi 25 yılını doldurmuş personeller arasında tecrübe bilgi aktarımı bu tür organizasyonlar sayesinde daha kolay olmakta. Bu geceyi organize eden başhekimimize ve hastane yönetimine teşekkür ediyorum” dedi. Hanifi Şen’de benzer ifadeler kullanarak şunları söyledi: “Ülkemizin birlik ve beraberliğe şu günlerde ne kadar ihtiyacı varsa hastane personelimizin de verimlilik açısından moral ve motivasyona ihtiyacı vardı. Bu birlikteliği sağlayan Sayın Başhekimimiz Kiper Aslan’a teşekkür ediyoruz.”

  • 250 bin TL’lik Evini Türk  Silahlı Kuvvetlerine bağışladı

    250 bin TL’lik Evini Türk Silahlı Kuvvetlerine bağışladı

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret eden İbrahim Ertek, yaklaşık 250 bin lira değerindeki evinin tapusunu Vali Kemal Yurtnaç ile İl Jandarma Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt’a teslim etti. Bağışlarından dolayı İbrahim Ertek’e teşekkür eden Vali Kemal Yurtnaç, “Yozgat’ın Saraykent ilçesi Karapınar köyünde yaşayan İbrahim Amca, Ankara Keçiören’de bulunan bir dairesini Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağış yapmak istediğini belirterek bize müracaat etti. Biz de kendisine teşekkür ediyoruz.
    Ordumuz malum sınır dışında ülkemizin güvenliği içerisinde çarpışıyor. Bugün de şehitlerimiz var, hepsinin ailesine başsağlığı diliyorum. Milletçe bu olay gösteriyor ki siviliyle askeriyle siyasetçisiyle kamu görevlisiyle Mehmetçiğimizin yanında bir ve beraberiz. Bu kadirşinas davranışı dolayısıyla da İbrahim amcamıza tekrardan teşekkür ediyorum. Yozgat’ta bunun örneklerini gördük. Yozgat nüfusuna göre en fazla şehit veren illerimizin başında geliyor.
    Vatandaşlarımız da böyle düşünmüşler. Bu kahraman milletin kahraman evlatları yurt dışında ülkeyi savunuyor. Kadirşinas insanlarımız da onları destekliyor. Gurur duyduk, onur duyduk” dedi.
    Evini Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağışlayan İbrahim Ertek ise, “Bu vatan bizim vatanımız, başka vatan yok. Bizim Türk milletinden başka da dostumuz yok.
    Karınca kararında neyimiz varsa canımızla fedayız. Köyde de evim var. Ankara’da da evim var. Onu Mehmetçik Güçlendirme Vakfına bağışlıyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri mücadele veriyor biz de onlara destek veriyoruz. Canımızla başımızla onların arkasındayız. Onlar bizim yavrularımız” şeklinde konuştu.

  • Kırmızı mercimeğin  deneme ekimi yapıldı

    Kırmızı mercimeğin deneme ekimi yapıldı

    Sarıkaya İlçesine bağlı Bağlıca Köyünde Yalçın Akdemir’e ait 6 dekarlık tarlada İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personellerinin katılımı ile Mansur çeşidi kırmızı mercimek ekimi gerçekleştirildi.
    İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı açıklamada, Yozgat’ta alternatif ürün çeşidinin artırılmasına deneme amaçlı kırmızı mercimek ekimi yaptıklarını söyledi.
    Yozgat’ın coğrafi konumu itibariyle tarım ve hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Özdemir, “Yeni geliştirilmiş yerli kırmızı mercimek çeşidi olan Mansur kırmızı mercimek çeşidi ilimiz şartlarında gelişim ve verim durumunu gözleyip değerlendirmek ve çiftçilerimize duyurmak gayesiyle deneme ekimi yapıldı. İlimiz iklim ve toprak şartlarına uygun alternatif ürün ve çeşitlerin yaygınlaştırılması gayesiyle İl Müdürlüğümüzce son yıllarda yoğun faaliyetler yürütülmektedir. Bu amaçla yeni geliştirilmiş yerli kırmızı mercimek çeşidi olan Mansur çeşidi kırmızı mercimek çeşidinin Yozgat şartlarında gelişim ve verim durumunu gözleyip değerlendirmek ve çiftçilerimize duyurmak gayesiyle ekimi Şubat ayı içerisinde yapıldı.”dedi.
    YOZGAT’TA EN FAZLA KIRMIZI MERCİMEK EKİMİ SARIKAYA İLÇEMİZDE YAPILMAKTADIR
    Yozgat’ta en fazla kırmızı mercimek ekiminin Sarıkaya İlçesinde yapıldığını vurgulayan İl Müdürü Özdemir, “ Bu nedenle Sarıkaya ilçemize bağlı Bağlıca Köy Muhtarı Yalçın Akdemir’in 6 dekarlık arazisine ekim yapıldı. Yapılan bu deneme ekimi üretim sezonu boyunca İl ve ilçe teknik personelimiz tarafından takibi yapılacak olup ilaçlama ve bakım çalışmalarının zamanında yapılması sağlanacak ve ürünün gelişim aşamaları gözlenecektir. Hasat sezonuna gelindiğinde ise hasat sonuçları çiftçilerimizle ve kamuoyuna duyurulacaktır. Bu kırmızı mercimek çeşidinin İlimiz iklim ve toprak şartlarına uyum sağlaması durumunda çiftçilerimizin yerli bir çeşit olana Mansur çeşidi kırmızı mercimeği ekmeleri hususunda önerilerde bulunacağız.”diye konuştu.

  • İşitme kaybının erken tanımlanması  ve rehabilitasyonu çok önemli

    İşitme kaybının erken tanımlanması ve rehabilitasyonu çok önemli

    3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla açıklama yapan Yozgat İl Sağlık Müdür Dr. Fatih Şahin, “İşitme kaybı toplumun yüzde 5,3 ünü etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. İşitme kayıplı bireylerin yüzde 91’ini yetişkinler, yüzde 9’unu çocuklar oluşturur. Özellikle 65 yaş sonrasında 3 insandan birinde işitme kaybı görülür” dedi.
    İşitme kayıplarının sonradan olabileceği gibi doğumsal olarak da görülebileceğini belirten Dr. Şahin, “Her 1000 doğumdan birinde doğumsal işitme kaybı görülür. Özellikle çocukluk dönemi işitme kayıplarında erken tanı çok önemlidir. Hayatın ilk 3 yılında işitmeyle birlikte konuşmada gelişir. İşitme kaybına sahip olan çocuklar çoğunlukla konuşma bozukluğu veya konuşamadığı için doktora götürülür. Doğumsal işitme kayıplarında çocukların konuşma yetilerinin erken dönemde yaşıtlarına uygun şekilde kazandırılması için erken tanı önemlidir. Modern toplumlarda olduğu gibi ülkemizde de Yeni Doğan İşitme Tarama Programı (YEDİT) uygulanmaktadır. Bu programın kapsamında tüm yeni doğan çocuklar doğum yaptıkları hastanelerde taburcu olmadan işitme taramasından geçirilmektedirler. Bu taramalarda başarısız sonuçları olan bebekler yakın takip edilmekte ve tanıları erken dönemde konulmaktadır. Var olan işitme kayıplarının birçoğunu tıbbi tedavi ile gidermek mümkün olmayabilir. Bu durumlarda işitme kaybının rehabilitasyonu için işitme cihazlarından yararlanılmaktadır. Her iki kulakta işitmenin hiç olmadığı durumlarda koklear implant, beyin sapı implantı gibi cerrahi olarak takılan işitme cihazları kullanılmaktadır. İşitme kayıpları doğumsal olmak dışında kulak hastalıklarına bağlı olarak da gelişmektedir. Kulakta ağrı, tıkanıklık, dolgunluk, akıntı gibi şikayetlerde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Ayrıca bazı işitme kayıpları vertigo ile birlikte de olabilir. Bazı işitme kayıpları ise sistemik hastalıklarla birlikte olabilir. Romatizma hastalıkları, diyabet bunların başında gelir.
    Bazen de hala nedeni bilinmemekle birlikte ani işitme kayıpları oluşabilir. Böyle durumlarda ilaç tedavisine hemen başlamak işitme kaybını geri döndürebilir” şeklinde bilgi verdi.
    Dr. Şahin, “İşitme kayıplarına tüm dünya da dikkat çekmek için, işitme engellileri için yaptığı çalışmalardan dolayı Alexander Graham Bell’in doğum günü olan 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü olarak kutlanmaktadır. İnsanlar arasındaki iletişim yollarından en sık kullanılan yol işitmek ve konuşmaktır. Bu nedenle işitme kaybının erken tanımlanması ve rehabilitasyonu toplum sağlığı ve bireysel başarı ve sağlık için çok önemlidir” şeklinde konuştu.

  • Arık’tan Şerker fabrikalarının satışına tepki

    Arık’tan Şerker fabrikalarının satışına tepki

    CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, özelleştirmesi planlanan Kırşehir ve Yozgat Şeker Fabrikalarını ziyaret etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, Sivas Milletvekili Ali Akyıldız, Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ve CHP Parti Meclisi Üyesi Yıldırım Kaya ile özelleştirilmesi planlanan Kırşehir ve Yozgat şeker fabrikalarını ziyaret eden Arık, konuyla ilgili yaptığı değerlendirme şeker fabrikalarının iktidarların değil, halkın değerleri olduğunu söyledi. Açıklamasında, Zeytin Dalı Harekatı’na da değinen Arık, “Yine Afrin’den yüreğimizi yakan haberler geliyor. Buradan kahraman askerlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Kahraman askerlerimizin canları pahasına vatan savunması yürüttüğü bir dönemde iktidarın bu vatanın değerlerini satması da acımızı daha da büyütüyor. Şeker fabrikaları bu ülkenin değeridir. Çiftçinin emeği, işçinin alın teridir. Şeker fabrikaları vatandır. Bir yanda kahraman askerlerimiz Afrin’de vatan savunması yaparken, diğer yanda iktidar bu halkın değeri olan şeker fabrikalarını yani vatanı satıyorlar” diye konuştu.
    BU İHANETİ
    ENGELLEMEK İÇİN BURADAYIZ
    Halkın kazanımlarının yok pahasına satıldığını belirten Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Sözde yerli ve milli olduğunu iddia eden AKP iktidarı, özünde ise ne yerli ne millidir. Bunu uygulamalarıyla 16 yılda defalarca ortaya koymuştur. Kendilerinden önce bu ülkede taş üstüne taş konmadığı yalanını dillerinden düşürmeyenler; mega projeler adı altında yandaşlarını zengin ederken, halkın kazanımlarını da yok pahasına bir bir satmıştır. Bakın TEKEL Fabrikalarına… TEKEL’in alkollü içki bölümü 17 fabrika, hammadde, stok ve varlıklarıyla, 2004 yılında 292 milyon dolara AKP’nin yandaşlarına satıldı. Bu satıştan sadece iki yıl sonra 2006 yılında bu kez 810 milyon dolara ABD’deli bir şirkete satıldı. Bu şirket ise 2011 yılında, 2 milyar 100 milyon dolara, Dünyaca ünlü, içkide dünya devi olarak tanınan İngiliz DİAGEO Şirketine sattı. Yani 292 milyon dolara satılan TEKEL, sadece 7 yıl sonra 2 milyar 100 milyon dolara satılmış oldu. 7 yılda birilerinin cebine 1 milyar 808 bin dolar aktarılırken, bu ülkenin insanları işsiz kaldı, evine ekmek götüremedi. İşte sözde yerli ve milli olan AKP bugün de cumhuriyetin ilk yıllarında bu ülke insanının yokluklar içinde kurduğu, çiftçisine, işçisine, doğasına, ekonomisine değer katan şeker fabrikalarını satmaya kalkıyor. Saltanatlarından, şatafatlarından ödün vermeyenler, ekonomideki açığı bu halkın değerlerini satarak kapatmak istiyor. Ve daha da önemlisi bizim insanımız işsiz kalırken, bizim çiftçimiz üretimden kopartılırken onlar insan sağlığı açısından tehlikesi herkes tarafından bilinen Nişasta Bazlı Şeker’in yaygınlaşması için mücadele ediyorlar. Çünkü dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bush’a söz verdiler. Şimdi halka verdikleri sözleri unutup, Amerika’ya verdikleri sözleri yerine getirmek için pancar çiftçisini, şeker üreticisini, bu halkın sağlığını tehlikeye atıyorlar. Cargill servetine servet katarken, bizim insanlarımız kanser ile, obezite ile, karaciğer yağlanmasıyla karşı karşıya kalacak. İnsanımızı zehirleyen Cargill, sonra da ilaç satarak servetine servet katacak. Yani her koşulda kazanan Cargill, kaybeden Türk milleti olacak. Biz buna izin vermeyeceğiz. Halkımızla birlikte bu ihaneti engellemek için bugün buradayız. Sonuna kadar pancar üreticimize, şeker işçimize destek olacağız.”

  • Boğazlıyan’da ‘Aile İçi İletişim’ semineri

    Boğazlıyan’da ‘Aile İçi İletişim’ semineri

    Düzenlenen seminer öğrenci velileri tarafından ilgiyle dinlendi. Gülbahar Bıyıklı tarafından velilere aile içi iletişimin nasıl sağlıklı hale getirilebileceği anlatıldı. Bıyıklı için aile bireylerine düşen görevler, fertlerin birbirlerini daha iyi anlamaları için neler yapılması gerektiğini dile getirdi. Samimi bir ortamda gerçekleştirilen programda veliler kendi yaşantılarındaki örnekleri de anlatarak bunlarla ilgili sorularına cevap buldular.
    Rehberlik Öğretmesi Gülbahar Bıyıklı öğrencinin eğitiminde ailenin önemini bildikleri için bu çalışmayı başlattıklarını ifade etti. Bıyıklı,”Bireyler olarak aile kıymetini bilmeliyiz. Evlatların baba ve anne ile iletişimi çok zayıf. Bireyler eve gidince uzanıp saatlerce televizyon izliyorlar. Aile iletişimi bu yüzden çok zayıf kalıyor. Bireyler olarak televizyon ile çok zaman geçiriyoruz, internetle çok zaman öldürüyoruz. Bundan dolayı sohbete zaman kalmıyor.” dedi.

  • DÖNECEĞİM SANA SECCADEM

    DÖNECEĞİM SANA SECCADEM

    Döneceğim sana sevaplarımla, günahlarımla, sonu gelmez isteklerimle, döneceğim sana  seccadem.

    Akla gelmez hatalarımla, unuttuğum tövbelerimle, sonu gelmez pişmanlıklarımla, döneceğim sana seccadem.

    Belki gençken, belki yaşlıyken, belki bir gün pişmanlık içinde,  belki de son nefesimde çaresizlik içinde, döneceğim sana seccadem.

    Kul olmayı unutuşlarımla, kul kardeşlerimden aldığım  haklarımla, beni peşinden koşturan, nefsime olan kırgınlıklarımla, belki beni affedersin diye umutlarımla, döneceğim sana seccadem.

    İnsan olmak için çabalarımla, ama her defasında eksiklerimle, acizliklerimle, sonu gelmez hüsranlarımla, döneceğim sana  seccadem.

    İnsandan insanına, dağdan dağa, maldan mala, aranışlarımla, başka başka mutluluk peşinde koşmalarımla, yalan dünyanın seraplarının elinde savruluşlarımla, sonunda tek dostumun sen olduğunu öğrenişlerimle, döneceğim sana seccadem.

    Karıncanın çölü geçtiği gibi, geçeceğim. Örümceğin yokuşu çıktığı gibi, çıkacağım. Her yavrunun kedine verilen idrak ile soyuna göre ilk adımı attığı gibi, atacağım. Kaplumbağanın okyanusu bulduğu gibi, bulacağım. Hangi yöne gidersem gideyim ben yine elimde Kuran’ın, dilimde zikrin, gönlümde sevgin, ile döneceğim sana seccadem.

    Güneşin her akşam Batışı gibi, yıldızların yıllarca parladıktan sonra toz oluşu gibi, bitmez sandığım şu fani ömrümün son buluşu gibi, ırmakların denize koşuşu gibi, döneceğim sana seccadem.

    Bir bebeğin dünyayı merak edipte annesinin elini bırakışı gibi, sonra yine pişman olup  annesinin rahmetli kollarına koşuşu gibi, kulun her canı yandığında Allah Allah diyerek yakarışı gibi, denizdeki suların kıyılardaki koylara sokuluşu gibi, pişmanlık ateşinde ağlayarak döneceğim sana seccadem.

    Dolmayan bir boşluksun içimde seccadem, dile gelmeyen bir sözcüksün sen dilimde seccadem, anlatılamayan tarifi olmayan bir şifa sen seccadem, ruhumu temizleyen bir devasın sen seccadem, katılaşan kalbimi yumuşatan kararan perdelerimi aydınlatan bir ışıksın sen seccadem, beni aradığım sorularla buluşturan bir babsın sen  seccadem, bilinmeyen makamlarda  bir selamsın sen seccadem.

    Burak’sın sen seccadem insanı göklere çıkaran, divansın sen seccadem insan ile hakkı konuşturan,   gönül Kabemsin sen seccadem benim aciz sesimi hakka duyuran, anahtarsın sen seccadem hakla kulu buluşturan, bir mesajsın sen seccade aciz isteklerimi hakka ulaştıran.

    Bilemedim  seccadem hak yolunda kıymetini, göremedim seccadem bana ne hikmetler verdiğini, bulamadım seccadem bana en doru yolu yine senin gösterdiğini, anlamadım seccadem insan ruhunun ancak seninle temizlendiğini.

    Diyar  diyar dolaştıktan sonra yorgun bir yolcu gibi sana döneceğim, hiç bir şeyin bana senden daya yakın olmadığını anlayacağım, senin gösterdiğin insanlık Kâbe mi dünya maceralarım dan sonra bulacağım, belki pişman olup yanacağım, belki hak yolunu şükürler ederek bulacağım, Münker ile Nekir’e evet evet ben seccademi buldum da geldim diyeceğim seccadem.

    Şu dünyaya düştük bir yağmur damlası  gibi seccadem, hedef derya yol insanlık dediler seccadem, ama yolların yanında yollar vardı seccadem, şaşırdık bazılarında unvanlar vardı, bazılarında parlayan hayatlar, bazılarında servetler vardı… tıpkı damlaların  önündeki taşların, dağların, yokuşların olduğu gibi bir yağmur damlası gibi daldık dünya denen sınava seccadem  bazılarımız geçtik bazılarımız… öyle yada böyle dilim de duanla, gönlümde nurunla, sonu gelmez aranışlarımla döneceğim sana seccadem

  • Gençler sabah namazında buluştu

    Gençler sabah namazında buluştu

    Namaz sonrası öğrencilere İl Müftüsü Salih Sezik taraından Büyük Camii çay evinde kahvaltı ikramı yapıldı. Müftü Sezik, burada öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, imam hatip okullarının önemini vurgulayarak, “Geleceğe yön verecek nesilleri siz yetiştireceksiniz. O halde Kur’an ve Sünneti çok okumalı ve anlamalıyız.”diyerek nasihatlerde bulundu.Müftü Sezik, sabah namazı programını organize eden bayan koordinatöre ve öğrencilere teşekkür etti.

  • Kayseri merkezli 13 ilde eş zamanlı FETÖ operasyonu

    Kayseri merkezli 13 ilde eş zamanlı FETÖ operasyonu

    Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince Kayseri ile birlikte Ankara, Antalya, Kocaeli, Manisa, Malatya, Kars, Elazığ, Yozgat, Ordu, Sivas, Amasya, Hatay’da, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlarından yürütülmekte olan soruşturmalar kapsamında bylock kullandıkları tespit edilen 15 şahsa operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonda A.T., E.A., E.S., G.Ö., M.K., A.D., M.A., F.D., H.K. ve A.B. yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan G.Ö. ifadesi alındıktan sonra, F.D. ise adli mercilerce denetimli serbestlik kararı ile serbest bırakıldı.
    Gözaltında olan diğer 8 kişi, emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan Adli Tabip’te sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye çıkarıldı.

  • Azmiyle ‘okumanın  yaşı yok’ dedirtiyor

    Azmiyle ‘okumanın yaşı yok’ dedirtiyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından ülke genelinde başlatılan “Okuma-Yazma Seferberliği” kapsamında, Muğla’nın Ortaca ilçesinde çalışmalara başlandı.
    Kurslara katılan 66 yaşındaki Yozgatlı Satı Karaca’nın, öğrenme azmi ise dikkat çekti. Çocukluğunda okula gidemeyen Karaca, hayallerini gerçeğe dönüştürerek okuma yazma öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor. Ortaca Halk Eğitim Merkezince açılan, sabah ve öğleden sonra olmak üzere 2 sınıf olarak devam eden ücretsiz okuma-yazma kurslarına şuana kadar 16 kişi katıldı.
    Kursların 120 saat üzerinden verileceğini aktaran Ortaca Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Ali Top; “Kursiyerlere kitapta verilecek. Başvurularımız başladı. Kurslarımız ücretsiz. 1 kişi dahi olsa kurs açabiliyoruz. Şuana kadar 20 tane müracaat oldu. Kurslar okuma ağırlıklı olacak.” diye konuştu.
    TÜİK verilerine göre ilçede okuma yazma bilmeyen kişi sayısının 541 olduğunu belirten Top; ”Cumhurbaşkanımızın destekleriyle yürütülen okuryazarlık seferberliği kapsamında okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımızı kurslarımıza bekliyoruz.” dedi.
    “Bu imkanı sağladığı için devletimize teşekkür ederim”
    Kurslara katılan 66 yaşındaki 3 çocuk annesi Satı Karaca, okuma yazma bilmeyenler için kursların bulunmaz nimet olduğunu söyledi.
    Hiç okula gitmediğini dile getiren Karaca, “ben çocukluğumdan bu yana kara tahtayı görmek, sırada oturmak ve öğretmenin ders anlatmasını dinlemek istiyordum. Kendi kendime, eşin dostun yardımıyla derme çatma bir şeyler öğrendim, yazıları eksik yazıyordum. Halen daha çok iyi değil ama Zehra hocam ile çalışmaya devam ediyorum. Okumam yazmam olsa da şuan için yeterli değil, öğrenmeye geldim. Bu konuda kız çocukları sakınıldığı için okuma şansım olmadı, öğrenmenin yaşı yok. Bize bu imkanı sağladığı için Devletimize teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.
    “Günlük hayatın içinden cümleler kuruyoruz”
    Halk Eğitim Merkezi’nde okuma yazma eğitimi veren sınıf öğretmeni Zehra Eda Yılal ise kursiyerlere öncelikle sesi telaffuz etmeyi ve düşünerek yazmayı öğrettiklerini ifade etti.
    Kurslara katılanların büyük bölümünün yanlış yöntemler ile okuma yaptıklarını vurgulayan Yılal, şunları kaydetti; “Telaffuz problemi var, harfin adını söylüyorlar, sesini söyleyemiyorlar. Bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Harfleri birbirine birleştiremedikleri için öncelikle harflerin sesini veriyoruz ve birleştirmelerini sağlıyoruz. Yazıda da düşünerek yazmayı öğretiyoruz. Günlük hayatın içinden cümleler kuruyoruz. Bu şekilde kendi hayatlarından bir şeyleri yazmak ve okumak cazip hale geliyor. Hem de okuma yazmaları hızlanmış oluyor.”

  • Bulut: Bilirkişilik eğitim  başvurusu zorunlu hale geldi

    Bulut: Bilirkişilik eğitim başvurusu zorunlu hale geldi

    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “Adalet Bakanlığı’nca hazırlanan bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları,bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, sicil ve listeye kaydı, görevlendirilmesi, uymaları gereken temel ve etik ilkeler, çalışma esasları, denetim, sicil ve listeden çıkarılması ile bilirkişilik danışma kurulu, bilirkişilik daire başkanlığı ve bilirkişilik bölge kurullarının çalışma usul ve esaslarını düzenleyen bilirkişilik yönetmeliği, resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.buna göre bilirkişi, görevini dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefe, inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapmaksızın dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yerine getirecek. Bilirkişi, görev süresince doğrudan veya dolaylı olarak uyuşmazlığın tarafından gelen uzman görüşü, danışmanlık, hakemlik ya da buna benzer bir görevi kabul edemeyecek.”
    Bilirkişilik temel eğitimin 24 ders saatinden oluşacağını söyleyen Bulut, “Beş yıllık mesleki kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel, teorik ve pratik bilgileri içeren eğitimi ifade edecek. Temel eğitim 18 saati teorik ve 6 saati uygulamalı olmak üzere en az 24 ders saatinden oluşacak. 2017 yılında 1.ve 2. Dönem yaptığımız bilirkişilik eğitiminde 120 kişiye bilirkişilik sertifikası verildiğini dile getiren,bulut 2017 yılında bilirkişilik eğitimine başvuruyu kaçıranlar için , 2018/1,Dönem başvuru takvimi belirlenmiş olup 2018/1.Dönem eğitim başvurularu 1-16 mart 2018 tarihleri arasında yapılacaktır. Başvuru yapmak isteyen meslek mensuplarımız 550,00.-TL ve diğer meslek mensubu erbapları için 725,00.-TL eğitim ücretini https://bilirkisilik.tesmer.org.tr adresi üzerinden yapacakları başvuru sırasında kredi kartı ile on-line olarak ödeyebilecekleri gibi Türkiye İş Bankası Ankara dikmen şubesi 4248-0891524(IBAN NO:TR07 0006 4000 0014 2480 8915 4)Nolu hesabına da ödeyebileceklerdir.Ödemenin banka hesabına yapılması durumunda başvuru işlemi ödemenin yapılması takibinde bir iş günü sonra yapılabilmektedir.”diye konuştu.

  • ;Kabayel: Öğretmene kim not verecek

    ;Kabayel: Öğretmene kim not verecek

    Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Mahmut Sunay Kabayel, Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı ‘Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmeliği Taslağını değerlendirdi. Taslağın bu haliyle kabul edilmesinin mümkün olamayacağını savunan Kabayel, “Objektif ve kurumsal dengeyi bozmayacak bir başarı performansı için öğretmenlerin akademik gelişimine katkı sağlayacak uygulamaları olursa buyursunlar gelsinler” dedi.
    Kabayel, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
    MEB’in öğretmenlerle olan savaşının bu yeni bölümünde paylaşılan fragmana bakarsak, hep beraber öğretmenlere milletçe not verip değerlendirme yapılacak. Çileli Anadolu çocuğu gecesini gündüzünü katıp üniversiteyi bitiriyor, KPSS sınavına giriyor, arkasından torpilli mülakatla karşılaşıyor. Dayısı olanın yol aldığı mülakat sistemini de geçerse öğretmen olabilirsin deniliyor. Ataması yapılırken senle sözleşme yapacağız. 4+2 yıl zorunlu hizmet bölgesinde başarıyla çalış kadroya alalım deniliyor. Bu arada 6 yıl ya eşini yada işini tercih edeceksin diye muhtıra veriliyor. Bakanlık daha mesleğe adım atarken öğretmene, sana geleceği dar ederim anlayışından bir türlü vazgeçmiyor. Geçen senelerde üzerinde çalışma yapılıp rafa kaldırılan performans sistemine yeni deli gömlekleri giydirilmiş 4 yılda sınava girme zorunluluğu ile okul müdürü, zümre öğretmenler, diğer öğretmenler ile veli ve öğrencilerin de değerlendirmesine tabi tutulması amaçlanmıştır. Farklı oranlarda katkı puanlarıyla birçok paydaşın karşısında, bir nevi sanık sandalyesindeki öğretmene hak ettiği güveni göstermeyecek bu anlayışa ve dayatmaya sonuna kadar karşıyız. Çünkü biliyoruz ki ; bana az puan verdi sana çok puan verdi denilerek okulda müdüre, diğer öğretmenlere karşı husumet doğabilecektir.
    Her şeyin Alo 147 ye şikayet edildiği bir ortamda veliye verilen bu yetki sağlıklı olmayacaktır. Bazı öğrencilerin öğretmeni kucaklayıp hakaret ettiği geçtiğimiz günlerdeki menfi hadiseleri de hatırlarsak, öğrencinin art niyetli olduğu öğretmenlerine keseceği ceza bu taslak yönetmeliğin bir garabet olduğu daha net ortaya koyar.
    Yönetici atama da bir türlü dikiş tutturamayan bakanlık, kayırmacı haktan adaletten uzak kul hakkı yemeği hayatında olağan hale getirmiş karakter erozyonuna uğramış varsa köşeleri onlara vermiştir. Peki bu kadar tepeden inerek makamlara kuş gibi oturan binlerce okul müdür ve yardımcıları, hatta il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerin deki tepe yöneticiler de performanstan nasibini alacaklar mıdır? Bakanlık doğru yerden adım atacaksa önce ehliyet ve liyakat esaslı bir yönetici atama sistemiyle başlamalıdır. Güvenirliliği ve ehliyeti tartışılan idarecilerin yapacağı değerlendirmeler de iş barışını bozacak güvensiz bir ortam yaratacaktır. Bu anlamda Sopayla hizaya getirme anlayışından vazgeçilmeli. Mesleki gelişim iki temel üzerinde büyümektedir. Eğitim çalışanlarının önce mali –sosyal ve özlük haklarını gözetme, hakkını verme; sonra da manevi yönünü güçlendirme saygınlığını arttırma. Bu konularda gerekli hamleleri yapmayıp, Ülkedeki devasa eğitim sorunlarını direk öğretmene faturalama anlayışı ve sürekli sopa tepenizde tehdidi can sıkmaktadır.
    Eğitim camiasının performansını yükseltmek istiyorsanız, mesleki gelişim üzerindeki engelleri kaldırıp kendini yenileyebileceği imkan ve ortamları yaratın. Destek olun. Öğretmen bilsin ki akıl eğitim bilim üçgeninin merkezinde biz varız. İnsana saygı, akla değer verildiği, eğitimin önemini anlamış bir toplumda varız ve bu topluma yön veriyoruz. Yıllardır söylüyoruz, yine tekrar edelim. Öğretmenin adının olmadığı yerde bir gelecek inşa etmek mümkün değildir. Bakanlık bu konuda taslak yönetmelik üzerinde görüş almaya başlamış olup son şeklini verecektir. Yönetici atama yönetmeliğini de tartışmaya açan bakanlık tavsiye kararlara maalesef uymamıştır. Bu konu da ki tutum, Öğretmen performans sisteminde de bir değişiklik olmayacağını, güya sizde bir şeyler söyleyin kabilinden olacağını müjdelemektedir. Taslağın bu haline karşıyız. Objektif ve kurumsal dengeyi bozmayacak bir başarı performansı için öğretmenlerin akademik gelişimine katkı sağlayacak uygulamaları olursa buyursunlar gelsinler. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

  • Kar yağışı sevindirdi

    Kar yağışı sevindirdi

    Uzun süredir kara hasret kalan kentte dün akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sabahın ilk ışıklarına kadar aralıklarla devam etti. Yozgat’ta vatandaşlar güne beyaz örtü ile merhaba dedi. Sabah işe gitmek isteyen vatandaşlar araçlarını temizlerken belediye temizlik işleri çalışanları ise vatandaşların yoğun olarak kullandıkları kaldırım ve yollarda kar küreme çalışması yaptı. Karayolları ekipleri ise sürücülerin zorluk yaşamamaları için ana yolda kar temizleme çalışması yaptı.
    Vatandaşlar ise bekledikleri karın yağmasından dolayı çok mutlu olduklarını ve daha çok karın yağmasını beklediklerini söylediler.

  • Japonya ve Türkiye konulu  konferans düzenlendi

    Japonya ve Türkiye konulu konferans düzenlendi

    Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salon’unda Romanya Bükreş Dimitrie Cantemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Julia Waniek tarafından verilen konferansa Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, eşi Beyza Karacabey, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın ,Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ertuğ, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.
    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapan Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ertuğ Yavuz, Bozok Üniversitesi’nin yeni mensubu olarak Yabancı Diller Yüksekokulu’nu hızlı bir şekilde geliştirmeyi düşündüklerinin altını çizerek, sosyal ve kültürel anlamda gerçekleştirilen bu etkinliğin bu anlayışın ilk adımları olduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Yavuz, Yabancı Diller Yüksekokulu bünyesinde farklı dillerden çok sayıda öğretim elemanlarını barındırdıklarını belirterek sanki bir birleşmiş milletler bölümü gibi zengin bir lisana sahip olduklarını sözlerine ekledi.
    Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mustafa Böyükata, üniversitenin ve şehrin uluslararasılaşması açısından bu tür faaliyetlerin önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi. “Japonya’nın üniversitemizin uluslararasılaşma anlamında önemli temas kurduğu ülkelerden biri olmuştu. Yine üniversitemizde uluslararasılaşma faaliyetleri anlamında ERASMUS programı çerçevesinde ise ilk temaslar Romanya ile kurulmuştu. Bu vesileyle Romanya’dan gelen bir hocamızdan Japonca dinleyeceğiz. Bu da tatlı bir tevafuk olmuş. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey konuşmasında “Tarihte milletlerin birbirlerini tanıması, birbirleriyle teması yoğun bir biçimde kültür alışverişine dönüşmüştür. Kültür ve medeniyet birbirine yakın iki kavramdır; ancak bu iki kavramın arasında çok hassas ve ince bir çizgi vardır. Kültür bir toplumun milletin kimliğini oluşturur. Dolayısıyla kültür daha özeldir ve her millet kendi kültürünü kendi değerlerini koruduğu sürece yeryüzünde varlığını sürdürür.
    Medeniyet ise sadece bir millete mahsus değildir. Bir toplumda ve millette üretilir ve bundan bütün dünya yararlanır. Dünyayı yararlandıracak kadar birikiminiz varsa o zaman yeryüzünde her zaman bir saygınlığınız var demektir. Bir toplumun medeniyetinin olması için yeryüzünde millet olarak varlığını her açıdan uzun süre muhafaza etmiş olması gerekir. Bu noktada Türk ver Japon milletinin tarihte köklü bir medeniyet ve kendine mahsus kültürü vardır. Dolayısıyla bunların tanınması adına bugünkü konferans önemli bir bilgi sunacaktır. Üniversite ise bütün kültür ve medeniyetleri tanımanın yeridir. Bilimsel çalışmaların her açıdan yapıldığı yerdir ve uluslararası bir kurumdur. Bu yönüyle üniversitemizin attığı bu adım çok önemlidir. Vesile olan arkadaşlara teşekkür ediyor konuğumuza hoş geldiniz diyor saygılar sunuyorum” dedi.
    Açılış konuşmalarının ardından Romanya Bükreş Dimitrie Cantemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Julia Waniek “İki Büyük Medeniyet: Japonya ve Türkiye” konulu verdiği konferansta Japon medeniyet ve kültürü hakkında dinleyicilere bilgiler aktardı.Japonca yapılan sunumun çevirisini Yabancı Diller bölüm asistanı Uğur Altın yaptı.
    Konferansın sonunda üniversitemiz Japon Kültür Kulübü tarafından mini karaoke gösterisi sergilendi.
    Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey Romanya Bükreş Dimitrie Cantemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Julia Waniek’e katkılarından dolayı üniversitemiz logolu çini tabak hediye etti.

  • Ellerine kına yakan öğrenciler  Afrin için gönüllü oldu

    Ellerine kına yakan öğrenciler Afrin için gönüllü oldu

    Yozgat Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrenci, öğretmen ve velileri TSK’nın gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı’na destek için okul bahçesinde moral programı düzenledi.
    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda öğrenciler komando marşı okudu. Kınalı Hasan’ın memleketi Yozgat’ta öğrencilere velileri tarafından temsili olarak asker kınası yakıldı ve öğrenciler asker olmaya ‘hazırız’ mesajı verdi.
    Öğrenciler ‘Ne mutlu Türküm Diyene, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Yozgat’tan Afrin’e selam olsun ve Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ sloganları atarak okul bahçesinde Türk bayrağı açtı. Okul Müdürü Bekir Hazer, öğrencilerde milli bilinci uyandırmak için okul bahçelerinde program düzenlediklerini belirterek, “Bugün Afrin’de terör örgütleriyle savaşan kahraman ordumuza destek amacıyla öğrenciler, öğretmenler ve veliler olarak okul bahçemizde program hazırladık. Bu vesileyle öğrencilerimize milli duyguları, vatan ve bayrak sevgisi aşılamak hem de Afrin’de savaşan Türk askerine moral olması amacıyla program yaptık” dedi.
    Okul öğretmenlerinden Ayşegül Özcan ise, “Afrin’deki askerlere Yozgat’tan selamlar olsun. Onlar orada vatanımız için mücadele verirken biz de burada eğitim neferleri olarak vatan için elimizden gelen her şeyi yapmaya ve vatanımız uğruna her an canını feda edecek evlatlar yetiştirmeye devam ediyoruz” dedi.
    Öğrenci velisi Dilek Gedik de, “Biz askerlerimizi kınalı kuzularımızı kınalayarak askere göndeririz. Allah onların yardımcısı olsun. Allah askerlerimizin yanında olsun. Afrin’deki askerlerimizin yardımcısı olsun. İnşallah teröristleri temizleyecekler. Hepsini gururla bekliyoruz” diye konuştu.
    Afrin’de savaşan askerler için toplandıklarını söyleyen lise öğrencisi Doğan Tokat, “Kınamızı yaktılar.
    Afrin’deki Türk Silahlı Kuvvetlerimize, askerlerimize burada hepimiz moral vermek amacıyla toplandık. Şu anda bizi Afrin’e çağırsalar hepimiz gitmeye hazırız. Askerliğime az kaldı. Benim ağabeyimde asker, güle oynaya askere gitti. Biz de gideceğiz askere. Vatanımızı en iyi şekilde koruyacağız. Afrin’deki askerlerimizin hepsine Allah güç, kuvvet versin hepsine selam olsun” dedi.

  • Bozdağ’dan erken seçim açıklaması

    Bozdağ’dan erken seçim açıklaması

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Milli Eğitim Bakanlığında düzenlenen ‘Osman Durmaz Vakfı ile Yozgat Valiliği Arasında 16 Derslikli Okul Yapım Protokolü’ imza törenine katılmasının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevapladı.
    Erken seçim tartışmalarıyla ilgili soruya Bozdağ, “Benim gördüğüm kadarıyla hükümetimizin veya AK Parti Genel Merkezinin yaptığı bir seçim tartışması yok. Seçim tartışması da yok. Türkiye’de seçimler vaktinde yapılacaktır. Erken seçim yoktur. Vaktinde seçim vardır. Yok diyoruz, yok diyoruz, yok diyoruz. Ama belli ki Türkiye’de bazı çevrelerin seçimin öne alınması konusunda istekleri var ama o çevrelere de şunu söylüyoruz. Türkiye’de seçimin ne zaman yapılacağına hükümet karar verir. Hükümetin kararı da çok açık. Seçim vaktinde yapılacaktır. AK Parti’nin gelenekleri çok açık. Kurulduğu günden bu yana iktidar çoğunluğu elde ettikten sonra ki dönemde yapılmış bütün seçimler vaktinde yapılmış seçimlerdir. Sadece 2007’deki seçimler Kasım’da yapılacakken Temmuz’da yapılmıştır. Esasında çaresizlikten alınmış bir çare seçimidir o. Çünkü 367 kararıyla Türkiye’nin önü kapatılmıştı. Türkiyenin önünü açmak için yapılan bir seçimdi. O da erken seçim sayılmaz. Onun dışında bütün seçimler vaktinde yapılmıştır. AK Partinin geleneğinde vaktinde seçim vardır. Bu geleneğe alışmayanlar buna alışsalar iyi olur. Seçim vaktinde olacaktır. Herkes planını ona göre yapsın” ifadelerini kullandı.
    “Sayılan yerler arasında Afrin yoktur”
    Birleşmiş Milletlerin Doğu Guta’daki insanlık dramına ilişkin ateşkes kararıyla ilgili soru üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:
    “Biz kararı okuduk. Onların esas okumasında fayda vardır. Karara baktığınız zaman bazı yerleşim yerlerinin ismi sayılıyor. Doğu Guta, Rakka başka yerler sayılıyor. Sayılan yerler arasında Afrin yoktur. Terör örgütü DEAŞ ve bunlarla irtibatlı olanlarla mücadele bu kararın kapsamı dışında tutulmaktadır. Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı Afrin bölgesindeki terör örgütlerinden bölgeyi arındırmak son teröristi oradan etkisiz hale getirmek ve bölgede barış, huzur, istikrar ve güveni yeniden tesis etmek hedefiyle başlatılmış ve başarıyla bugüne kadar sürdürülmüştür. Bundan sonra da devam edecektir. Bu bölgede sadece PKK, KCK, PYD, YPG terör örgütlerine karşı bir mücadele yürütülmemektedir. Aynı şekilde DEAŞ terör örgütüne karşı da bir mücadele yürütülmektedir. Bu operasyonu engellemek için uğraşıyorlar. Burada samimi olmak gerekir. ABD’nin odaklandığı terör örgütü DEAŞ’tır, Türkiye’nin odaklandığı terör örgütü de DEAŞ. Biz ona karşı da bölgede mücadele ediyoruz. Ama ABD’nin odaklanmadığı terör örgütlerine karşı mücadele yapılamaz gibi bir mantıksızlığı bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Terör örgütlerinin hepsi terör örgütüdür. Terörün iyisi kötüsü olmaz. Zeytin Dalı Harekatı bölgesinde insani ihtiyaçlara, sağlığa ilişkin ihtiyaçların giderilmesinde bugüne kadar bir sıkıntı yaşanmamıştır. Bırakın bir masum sivilin ölmesini, şimdiye kadar masum bir sivilin burnu kanamamıştır. Böylesine kılı kırk yaran bir hassasiyetle sürdürülen operasyon ve bölgesiyle ilgili insani ihtiyaçlar ve oradaki diğer konularla ilgili bir sıkıntı olduğunu söylemek alemi kör herkesi sersem sanmak olur. Bu da yanlıştır. Biz bölgede ne yaptığımızı biliyoruz. Bu karar Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı’nı etkilemeyecektir. Zeytin Dalı Harekatı bu kararın kapsamı dışındadır.”
    28 Şubat davası
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 28 Şubat’ın sivil ayağının da yargılanmasıyla ilgili açıklamasının hatırlatılması üzerine Bozdağ, “28 Şubat’ın faillerinin sadece asker kişiler olduğunu düşünmek yanlış. Bir suç varsa o suçun içerisinde kimler varsa asker, sivil kişiler kim varsa onların hepsi soruşturulması hukuk devletinin de gereğidir. Kamuoyunda da 28 Şubat soruşturmasının eksik olduğuna dair eleştiriler var. Bunu değerlendirecek olan adli mercilerdir. 28 Şubat darbesine destek veren ve başarılı olması için çalışanlarla ilgili değerlendirme yapabilirler. Bu tamamen yargının takdirinde olan bir konudur” değerlendirmesinde bulundu.
    “TRT her sene bunu
    yapıyor”
    TRT’de bazı sanatçılar ve şarkıların yasaklandığına ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine Bozdağ, “Bu haberi yapanlar kasıtlı haber yapıyorlar. Bazı değerlendirmeler var. TRT mevzuat gereği, içinde küfür, alkol, sigara gibi zararlı kavramların geçtiği şarkılarla alakalı tedbir alması TRT’nin görevidir. TRT her sene bunu yapıyor. Diğer televizyonların da bunu yapması gerekiyor. TRT’nin her sene yaptığı işi sanki ilk defa yapıyormuş gibi kamuoyuna takdim etmek, kanun dışı yapılmış bir sansürmüş gibi takdim etmek büyük bir ahlaksızlıktır. Bunu yapanları kınıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Okuma-yazma öğrenmek için  her gün 9 kilometre yol gidiyor

    Okuma-yazma öğrenmek için her gün 9 kilometre yol gidiyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından yurt genelinde başlatılan okuma yazma seferberliği kapsamında Yenifakılı Halk Eğitim Merkezi gerekli çalışmaları tamamlayarak 5 kursiyerle açtığı-okuma yazma kursunu başlattı.
    Kursiyerlerin büyük bir istekle okuma yazma kursuna katıldığını söyleyen Yenifakılı Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Tülek, okuma yazma kursuna 40 yaşından 63 yaşına kadar 5 kursiyerin katıldığını söyledi.
    63 yaşındaki kursiyer Aysel Temel, “Ben 63 yaşındayım ve Yiğitler Köyünde yaşıyorum. Köyümüz Yenifakılı’ya yaklaşık 9 kilometre uzaklıkta. Köy hoparlöründen ilanı duyunca hemen Halk Eğitim Merkezine gelip kaydımı yaptırdım. Okuma-yazma öğrenmek için her gün 18 kilometre yol yapıyoruz. Eşim bu konuda bana çok destek oluyor. Sen yeter ki okuma yazma öğren, ben seni seve seve götürür, getiririm diyor.” dedi.
    Okuma yazma öğrenmeyi çok istediğini belirten kursiyer Hava Hamdemir ise, “Halk Eğitim Merkezi tarafından yapılan kurs ilanlarını duyduğunu ama bir türlü kayıt yaptıramıyordum. Ancak Cumhurbaşkanımız ve eşi Emine Hanımın televizyonda okuma yazma seferberliği başlattıklarını izleyince tamam, kursa katılıp okuma yazma öğreneceğim dedim. İlanı duyar duymaz hemen gidip Halk Eğitim Merkezine kaydımı yaptırdım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Hanım’dan Allah razı olsun. Onların sayesinde okuma yazma öğreniyorum” diye konuştu.

  • OSB ve küçük sanayi işletmeleri eleman  ihtiyacını meslek liselerinden karşılayacak

    OSB ve küçük sanayi işletmeleri eleman ihtiyacını meslek liselerinden karşılayacak

    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Danyal Kocabeyoğlu Başkanlığında, Mesleki Eğitim’den sorumlu Şube Müdürü Ayse Yaşar ve meslek liseleri müdürlerİ, İşkur ve ilgili oda temsilcilerinin katılımı ile Milli Eğitim Müdürlüğü Salonunda toplantı düzenlendi. Toplantıda, Yozgat OSB ve Küçük Sanayi Bölgelerindeki işletmelerin Mesleki Eğitimle ilgili talepleri ve alanlara ara göre 2018-2023 yılları arasındaki personel ihtiyacının belirlenmesi ve buna göre saha çalışmasının yapılması planlandı.
    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Danyal Kocabeyoğlu, toplantıda yaptığı konuşmasına meslek liselerinden mezun olmuş, önemli işletmelerde müdür ve yönetici olarak görev yapan tanıdığı kişilerden örnekler vererek başladı.
    Meslek liselerinin önemine değinen Kocabeyoğlu, “Eskiden Meslek Liselerine girmek için yüksek puanlamalar olurdu. Günümüzde ise durum çok farklı bir duruma geldi. Ailelerimiz çocuklarının eğitimde başarılı olamayacağı kanısına vararak çocuklarını meslek liselerine yönlendiriyor. Bizde bu doğrultuda geniş kapsamlı bir çalışma içerisine girerek ilimiz OSB ve küçük sanayi sitelerinde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaç alanlarına göre tespitler yaparak, 2018-2023 yılları arasında iş alanlarında personel ihtiyacı belirleme, eğitim alacak personelde aranacak özellikleri, Yozgat’ımızın mevcut ihtiyaç duyduğu fakat il dışındaki hizmet alanlarının belirlenmesini sahada çalışarak belirleyeceğiz.
    Bu doğrultuda meslek liselerimizdeki alanlar belilenecek, ihtiyaç duyulmayan alanlar ise kapatılacaktır.”diye konuştu.
    İl Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim’den sorumlu Şube Müdürü Ayse Yaşar’da meslek liselerinde okuyan öğrencilerin mezun olduklarında bir meslek sahibi olmalarını sağlayacak ciddi bir çalışma içerisine girdiklerini belirtti. İlgili oda ve okul müdürlerinden fikir ve görüş aldıklarını sahada yapılacak çalışma ile birkaç yıl içerisinde bu konuda önemli gelişmenin sağlanacağını ifade etti.
    Yaşar, Bu tür toplantılarının yapılan çalışmalar doğrultusunda belirli günlerde geniş katılımla devam edeceğini sözlerine ekledi.

  • Bozdağ: Ülkemizde eğitimde fırsat eşitliği  konusunda yaşanan bir sorun kalmadı

    Bozdağ: Ülkemizde eğitimde fırsat eşitliği konusunda yaşanan bir sorun kalmadı

    Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye’nin en önemli Bakanlıklarından bir tanesi olduğuna dikkat çeken Bozdağ, “MEB sadece bugünü değil, geleceği inşa eden bakanlıktır. Evlatlarımızı emanet ettiğimiz bakanlıktır. Milletimizin ve devletimizin geleceğini inşa edecek nesilleri yetiştiren bakanlıktır. Ne kadar bu bakanlık iyi işler yaparsa bizim bugünümüzde yarınımızda o kadar iyi olur. Bugün pek çok alanda yerli üretimle övünebiliyorsak eğitimde aldığımız mesafenin bir sonucudur. Hükümetlerimiz başarılı icraatlar ortaya koyuyorlarsa bu da aldıkları eğitimin icraata yansıyan bir sonucudur. Bundan sonra da hükümet olarak eğitim konusuna verdiğiniz önceliği sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
    HAYIRSEVER İŞADAMI OSMAN DURMAZ’A TEŞEKKÜR
    Osman Durmaz Vakfı ile Yozgat Valiliği Arasında 16 Derslikli Okul Yapım Protokolü Milli Eğitim Bakanlığında düzenlenen törenle imzalandı. Törene katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hayırsever Osman Durmaz’ın Yozgat’ın yetiştirdiği iş adamlarından birisi olduğunu belirterek, sadece para kazanan, kazandığı parayı çoğaltan bir insan olmadığını, kazandığı parayı ülkesine insanına yararlı işler yapmak için yarışan birisi olduğunu anlattı.
    Bakan İsmet Yılmaz’a teşekkür eden Bozdağ, “Bu kadar yoğunluk içinde böylesi törene imkan sağladığı için hem bizleri hem hayırseverimizi onurlandırdı. Türkiye’de bu tür hayırlar için teşvik edici bir imza töreni tertip ettiği için teşekkür ediyorum” dedi.

  • Ülkü Ocaklarından “Türkistan coğrafyası  ve bağımsızlık hareketleri” konferansı

    Ülkü Ocaklarından “Türkistan coğrafyası ve bağımsızlık hareketleri” konferansı

    Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Salonunda düzenlenen Konferansa, MHP Yozgat İl Başkanı Ethem Sedef, Başkan Yardımcısı Ferhat Altan, Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, MHP Kadın Kolları İl Başkanı Gülseren Sarıoğlu, ilçe ocak başkanları, partililer, sendika temsilcileri ve konuşmacı olarak, Ülkü Ocakları Kırşehir İl Başkanı Ahmet Akbayır katıldı.
    Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, konferansta yaptığı açılış konuşmasında ülkücülüğün önemine vurgu yaparak, katılımcılara teşekkür etti.
    Genel Başkan Olcay Kılavuz ile Türkistan Gezisine katılan Ülkü Ocakları Kırşehir İl Başkanı Ahmet Akbayır konferansta Türkistan izlenimlerini anlatarak, Ülkü Teşkilatının büyük bir sorumluluğu üstlendiğine vurgu yaptı. Konuşmaların ardından Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, program sonunda MHP İl Başkanı Ethem Sedef’e Ülkü Ocakları Genel Başkanı Özcan Kılavuz tarafından gönderilen teşekkür belgesini takdim etti.

  • Gazeteci Erkılıç’ın 8.nci kitabı  ‘içimiz dışımız siyaset’ yayımlandı

    Gazeteci Erkılıç’ın 8.nci kitabı ‘içimiz dışımız siyaset’ yayımlandı

    384 sayfalık kitaptaki 17 sayfalık ‘içindekiler’ bölümü okuyucuya aradığını bulma kolaylığı sağlıyor. 6 bölümden oluşan ‘İçimiz Dışımız Siyaset’ kitabının alt başlığı ise şöyle: ‘Erdoğan sahne alırken”
    2000-2003 ARASI SİYASİ GELİŞMELER
    Türk siyasetinin 2000-2003 yılları arasını konu edinen kitap; AK Parti’nin kuruluşunun öncesini, kurulmasını, 2002’deki seçim zaferini, bir önceki iktidar partilerinin (DSP, MHP, ANAP) TBMM dışında kalışını, 18 Nisan 1999 seçimlerinde Meclis dışında kalan ve 3 Kasım 2002’deki genel seçimlerde TBMM’deki yerini alan CHP başta olmak üzere, pek çok konu ve gelişmeyi ayrıntılı biçimde ele alıyor.
    “FP’deki demokrasi virüsü” ile başlayan kitap, “Muhsin Yazıcıoğlu’ndan tarihi tespitler”le sona eriyor.

  • Zararsız: Kadroya geçiş süreci  Nisan ayına kadar devam edecek

    Zararsız: Kadroya geçiş süreci Nisan ayına kadar devam edecek

    Hizmet İş Sendikası Başkanı Ferman Zararsız, yaptığı açıklamada, kadroya geçecek taşeron işçilerinin güvenlik soruşturması tamamlanır tamamlanmaz sınav sürecine geçileceğini belirterek, sınavın sözlü, yazılı veya uygulamalı yapılacağını ifade etti.
    RET GELEN
    İŞÇİLERİMİZ 3 GÜN İÇERİSİNDE
    KOMİSYONLARA DİLEKÇE VEREREK İTİRAZ EDEBİLİRLER
    Kurumlar listesini açıkladığı tarihten itibaren, ret gelen işçilerin mağduriyet yaşamamaları için, üç gün içerisinde ilgili tespit komisyonlarına dilekçe vererek itirazda bulunmaları gerektiğini ifade eden Zararsız, “Kamu kurumunda çalışan işçi kardeşlerimizin güvenlik soruşturmalarında sıkıntı çıkması halinde, üç gün içerisinde çalıştığı kurumun tespit komisyonuna, belediyeler ve özel idarelerde çalışan işçi kardeşlerimiz valilikte oluşturulacak tespit komisyonuna itirazda bulunacaktır. Güvenlik soruşturmasında sıkıntı çıkan ve ilgili komisyonlara üç gün içerisinde itirazda bulunan işçi arkadaşlarımıza tekrar ret gelmesi durumunda, 60 gün içerinde dava açabilirler. Tespit Komisyonlarının ret kararlarına karşı dava açmak üzere dilerlerse sendikamız avukatlarına vekâletname verebilirler. Davalar, yetkili idare mahkemelerinde açılacak. Dava öncesi gerekli olan belgeler, genel itibariyle, (SGK hizmet dökümü, son dönem hizmet alım ihale sözleşmesi, varsa mahkûmiyete ilişkin mahkeme kararı, memnu hakların iadesi kararı, adli sicil belgesi)
    YOZGAT GENELİNDE GÜVENLİK
    SORUŞTURMASI
    YÜZDE 80
    TAMAMLANDI
    Yozgat’ta kadroya alınacak taşeron işçilerin yüzde 80 güvenlik soruşturmasının tamamlandığını söyleyen Zararsız, “ Bazı kurumlarda güvenlik soruşturması tamamlanan işçilerimizin sınava hak kazandığı veya kazanmadığı listeleri açıklanıyor, sınav yapılıyor. İşçilerimiz hiç endişeye kapılmasın, 2018 yılı Nisan ayına kadar, güvenlik soruşturmaları, sınav süreci tamamlanacaktır. Şuan peyder pey güvenlik soruşturmaları gelmektedir. Yozgat genelinde %80 güvelik soruşturması tamamlanmıştır.
    Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası olarak sendikamız üyesi işçilerin her zaman yanındayız. Tespit komisyonuna itiraz dilekçeleri sendikamızda mevcuttur. İşçi kardeşlerimiz sendikamıza uğrayıp bu dilekçeleri temin edebilirler. İşçilerimiz benim neden güvenlik soruşturmam gelmedi neden listeler açıklanmadı diye merak etmesinler endişeye kapılmasınlar. Şuan açıklanan listeler ilgili tespit komisyonlarının açıkladığı listelerdir. Tüm işçilerimizin listeleri mart ayı sonuna kadar açılanacak, 02 Nisan 2018 tarihinde süreç tamamlanacak işçilerimiz kadroya geçecek.”ifadelerini kullandı.