Şükür etmek için bir bahane aradım geçen gün kendime, öyle bir daldım ki çıkamadım işin içinden.* Zorlanmadan nefse alabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN *Avuç açmadan doyabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN* Kimseye yaslanmadan yürüyebiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN *Ülkemde özgürce rabbime avuç açabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN * Başımı kardan kıştan koruyacak bir çatı bulabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN ALLAHA * En büyük günah olan kul hakkına girmeden, kulları yüzüne güle biliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN * Allahın bana verdiği akıl ve idrak ile yine ona, kabul eder ümidi ile ibadet edip dönebiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN * Ağlayanla ağlayışına, gülenin gülüşüne ortak olacak kadar kalbimi şeffaf tutabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN *Hangi yolda olduğumu bilmesem dahi, doğru yolda yürümek için çaba gösteriyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN *Doğanın , hayvanın, nimetin kıymetini bilip, onun sahibini görebiliyor ve ona göre davranabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN ALLAHA * Vakti kıymetini bilip, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyam için, yarın ölecekmiş gibi ahretim için, çabalayabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN * Her şeyin azını yada çoğunun, zarar. Tam ortasının yarar olduğunu biliyor ve bunu hayat felsefesi yapıyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN * Hatalarımın farkına varıp dönebiliyor ve hakkı batıldan ayırıp ona göre davranabiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN * İyilikten örnek, kötülükten ibret alabiliyor ve iyilik yolunda başka kulları da teşvik edebiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN * Varlık ile yokluk arasında ki hiçliği bilebiliyor, yaratılışlarda ki hikmeti okuyabiliyor ve perdeler açılmadan önce arkasını görebiliyor isem ŞÜKÜRLER OLSUN Ve daha …
Yazar: admin
-

ÇEDAŞ, zor şartlara özel 4×4 sepetli araç imal ettirdi
Elektrik dağıtımında teknoloji odaklı ve sürekli yenilenen hizmet anlayışı ile müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmayı kendine misyon edinen Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), Türkiye’de bir ilke imza attı. Kırsal bölgelerde ve nispi dar sokaklarda oluşan havai hat arızalarına müdahale, onarım ve bakım çalışmalarında kullanılmak üzere ÇEDAŞ, kendisi için üretilen 4×4 sepetli aracı devreye aldı.
Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 52 bin kilometrekare gibi geniş bir alanda elektrik dağıtım hizmeti veren ÇEDAŞ, abonelerine kesintisiz enerji vermek, arızalara daha hızlı müdahale edebilmek için piyasada olan mevcut araçlardan daha küçük boyutlarda ve arazi kabiliyeti olan bir araç imal edilmesi ihtiyacı ile harekete geçti. Ardından üretici firma yetkilileri ile ortak yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda 4×4 çift kabin kamyonet üzerine 12 metre yüksekliğe sahip özel platform imalatı yapıldı.
30 GÜN SAHADA
TEST EDİLDİ
ÇEDAŞ’ın bakım ve onarım personelinin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen ilgili platform 12 metre çalışma yüksekliğinde 160 kg sepet taşıma kapasitesinde 6 derece eğime kadar çalışma kabiliyetine sahip, yüksek izolasyon gerilimine (70 KV sıçrama gerilimine dayanıklı) dirençli ve devrilme moment kontrol ünitesine sahip olarak planlandı. Araç imalatı sonrası 30 gün boyunca sahada imalatçı firma, ÇEDAŞ ve araç üreticisi firma tarafından çalışma şartlarında oluşabilecek tüm durumlara karşı test edildi. Araç üzerinde yapılan imalatlar, TüvTürk, TSE, Makina Mühendisleri Odası, araç üreticisi firma ve bağımsız denetim kurumları tarafından kontrol edilip sertifikalandırıldı.
‘ÖZGÜN BİR
ÇALIŞMA OLDU’
ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, araç üzerinde yapılan tüm imalatların özgün bir çalışma örneği olduğuna işaret ederek, “Her noktada elektrik dağıtım sektörünün ihtiyaçlarına yanıt verebilecek özelliklere göre şekillendirildi. Bu çalışmalar sonucunda da Türkiye’de bir ilke imza atıldı. ÇEDAŞ filosuna kazandırılan 4X4 Sepetli Araç (Pick-Up üstü Platform) ile arıza ve bakım onarım çalışmalarında müşteri memnuniyetine yönelik operasyonel verimliliğin artırılmasını hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. -

İş kulübü liderleri Yozgat’ta eğitim verdi
Üç gün boyunca süren eğitimlerde iş kulübü liderleri, kulüp üyeleri ile bilgi alışverişinde bulundu.
Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, İş Kulüpleri Projesinin kadınlar, gençler, göçmenler, uzun süreli işsizler gibi işgücü piyasasında dezavantajlı konumdaki kişilere, iş arama motivasyonu kazandırmayı ve yöntem desteği vermeyi amaçlayan bir program olduğunu söyledi.
Yıldız, “İş Kulübünde her katılımcı kendisine uygun bir iş bulunduğunu ve o işe girmek için neler yapması gerektiğini öğrenir.
Bu eğitimleri her ilde bulunan İş Kulübü Liderleri vermektedir. Bu yıl İş Kulüpleri çalışmalarına başlayan kurumumuz, İş Kulübü Liderleri ve iller arasında işbirliği artırmak ve bilgi paylaşımını sağlamak için Yozgat İş Kulüpleri’ne Sakarya, İzmir ve Mersin illerinde bulunan İş Kulübü Liderleri geldi” dedi. -

Yazar Çamlıca öğrencilerle buluştu
İl Mili Eğitim Müdürlüğünün daveti ile şehre gelen Sait Çamlıca, Öğrencilere ‘Başarı ve Motivasyon’ öğretmenlere ‘Öğretmen Tohumda Ormanı Görmeli’, Ailelere ise ‘Çocuk Eğitiminde Anne Baba Sorumluluğu’ ile ‘Geleceğin Çocukları Nasıl Yetiştirilmeli’ konulu seminer verecek.
Öğrencilere ‘başarı ve motivasyon’ konulu konferans veren Sait Çamlıca, hiçbir başarının çalışmadan kazanılamayacağı, bedel ödemeden hiçbir şeyin elde edilemeyeceğini söyledi. Çamlıca, “Öğrencilere teknolojinin, bilgisayarın, cep telefonunun, internetin, sosyal medyanın esiri olmayın. Onu her zaman kontrol altında tutun. Bol okuyun, öğrendiklerinizi tekrar edin, yaptığınız iş de dürüst olun, kendinizi geliştirin. Çünkü ilerde sefasını da siz çekeceksiniz, cefasını da” dedi.
İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, “Yozgat’ımızın hanımefendi ve beyefendi gençleri sizler, evlerimizin neşesi, göz nurumuz ve göz aydınlığımızsınız. Biz, geleceğimizin teminatı olan siz gençlere çok güveniyor ,inanıyor ve gurur duyuyoruz. Sizleri her konuda yetiştirmek, şekillendirmek, hem bedenen, hem ruhen geleceğe daha güzel hazırlamak bizler için öncelikli bir sorumluluktur. Bizler bu sorumluluğu ifa ettiğimiz sürece, mutlu olacağız. Sizler için düzenlendiğimiz konferanslarımız bundan sonraki süreçlerde de devam edecektir. İnanıyorum ki bu konferanslar sizlere ve hayata dair çok şeyler katacak” diye konuştu. -

Bozdağ: Cinsel istismarda cezalar arttırılacak
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, AK Parti grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bozdağ “Kurulan komisyon, şu andaki ceza kanunundaki müeyyideler ne ise bunların tamamını ele alacak. Hem çocuklar için yani 18 yaşını doldurana kadar biliyorsunuz herkes çocuk. Hem onlar için, hem de 18 yaşını dolduranlar için cezalar, şu anki durum bunu ne kadar artırabilir bunlar tek tek ele alınacak. Ve cezaların şu anki noktadan daha ileriye taşınarak caydırıcılığının artırılması hususu yeniden değerlendirilecek. Bunlar yapılırken de gerekirse kademelendirme de yapılabilecek. Şu anda zaten ceza yasasında bir kademelendirme var. Yani yaşa göre kademelendirme var. 12 yaşını dolduran, 15 yaş ona göre, 18 doldurma vesaire o kademelendirme zaten bizim hukukumuzda var. Bu çalışma yapılırken de gene bu kademelendirmeye dikkat edilerek yapılacak” dedi.
“Cezalar artırılacak”
Şu anda cezaların bir kademelendirme ile verildiğini belirten Bozdağ, “Şimdi bu cezalar gözden geçirilirken cezalarda bir artırım yapılma ihtimali var. Bu artırım yapılırken de bu kademelere dikkat edilerek artırım yapılacaktır. Suç işleme eğilimi olanlar bakımından bir caydırıcılık yaratması toplum bireyleri bakımından bir caydırıcılık yaratması. Cezaların bir fonksiyonu da o. O nedenle bu cezalar gözden geçirilerek şu andaki öngörülen cezaları daha yukarı çıkarmak icap ederse burada cezaları artırma yönünde de bir adım atılacaktır. Bizim dediğimiz odur. Çocukların cinsel istismarı kapsamında olan suçlar için, cinsel saldırı suçları, bunlar bir bütün olarak ele alınacak ve bütün suç unsurları tek tek değerlendirilecek, cezalar tek tek ele alınacak, tek tek onlar ilave gerekir mi gerekmez mi ona göre bir adım atılacak” diye konuştu.
“12 yaş altı ve üstü artacak”
Bozdağ, açıklamalarına şöyle devam etti: “’12 yaşın altındakilere cezalar artırılacak, 12 yaşın üstündekilere cezalar arttırılmayacak’ diye bir şey söylemedim. Cezaları arttırırken hem 12 yaşın altındakilerde hem de 12 yaşın üstündeki çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında cezalar artırılacak. Ceza kanunumuzdaki kademelendirmeye göre cezalar artırılacak. Zaten dünyanın her tarafında böyledir. Bizim mevzuatımızda da zaten böyledir.”
“Hadım da olabilir”
Bozdağ hadımla ilgili soru üzerine, “Bu konu da dahil bunun içerisine. Hepsi ele alınacak. Bu hadım konusu dahil dedik. Onun dışında çocukları bunlara yönelten iletişim kanalları, bunlar da dahil insanları bütün bunların üzerinde durulacak. Yani her şey ele alınacak. Ne varsa her şey tek tek ele alınacak. Ve hepsiyle ilgili hem düzenleme hem yaptırımlar kısa bir süre sonra gelecek. Bu uzamayacak” karşılığını verdi. -

Dükkanının önünü süpüren esnaflara plaket
Büyük Caminin bulunduğu sokağı her gün süpüren esnaf Metin Ceylan, “Burayı temizleyince caddemiz tertemiz oluyor. İnsanlar gelip geçerken daha güzel bir ortam oluyor. Temizlik imandandır. Herkes kendi dükkanı önünü temizlerse tertemiz bir çevremiz olur” diye konuştu.
‘Temizlik işlerinde çalışan arkadaşlarımız hiç yorulmasın’ diyen Lise Caddesi esnaflarından Yusuf Yılmaz ise, “Yozgat bizim evimiz, sokaklar ise evimizin salonu. Bunun için buraları temiz tutmalıyız” dedi.
Temizlik İşleri Müdürü Ömer Duyar, temizlik konusunda Yozgat’ta çok yol kat ettiklerini söyledi.
‘Temizlemek değil, temiz tutmak önemli’ diyen Duyar, “Şehir de bir temizlik kültürü oluşturmak zorundayız. Buda tabiî ki tüm Yozgat insanına düşüyor. Bizim bir sloganımız var. Yozgat bizim evimiz, evimizi temiz tutalım. Bunun bilincinde hareket etmemiz lazım. Kişisel bakımımıza, evimize, arabamıza gösterdiğimiz önemi, temizliği, çevremize de göstermek zorundayız. Burada kul hakkı var. Çevre hepimiz çünkü. Bu noktada vatandaşlarımızdan duyarlılık bekliyoruz. Yozgat hepimizin” dedi. -

STK’lar, Şeker Fabrikasının özelleştirme sonrası kapatılır endişesi taşıyor
Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, özellikle çiftçi açısından hayati önem taşıyan fabrikanın özelleştirme sonrası yine faaliyetini sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Açıkgöz, “Sorgun ilçemizde bulunan Yozgat Şeker Fabrikasının özelleştirilecek olması çiftçilerimizi yakından ilgilendirmektedir. Sadece şeker pancarı üreticilerini değil bütün çiftçilerimizi de kapsamaktadır. Çünkü hayvan üreticilerinin de burada bulunan fabrikadan küspesini almakta nakliyeciler de buradan geçimini sağlamaktadır. Bizi en fazla endişelendiren özelleştirme sonrası fabrikanın durumu olacaktır. Eğer ki fabrika özelde de faaliyetini sürdürecekse bir itirazımız olamaz fakat özelleştirme sonrası tıpkı Yozgat Bira Fabrikası gibi kapatılacaksa işte o zaman hem şehrimiz hem de çiftçimiz ekonomik anlamda büyük sıkıntı çekmesine sebep olur. Ayrıca Türkiye’de üretilen şeker pancarının yüzde 12’sini Yozgat karşılamaktadır. Hal böyle iken fabrikanın özelleştirme sonrası kapatılması halinde hem ülke ekonomisi hem de Yozgat ekonomisi büyük zarar görür. ”diye konuştu.
Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Taylan Alakoç’ta benzer ifadeler kullanarak şunları kaydetti: “Yozgat ekonomisine ekonomik anlamda büyük katkısı olan Yozgat Şeker Fabrikasının özelleştirme sonrası faaliyetine devam edeceğini ümit ediyoruz. Aksi takdirde sadece çiftçimiz açısından değil ilimiz ve bölgemiz açısından büyük kayıp olarak değerlendirmek durumunda kalacağız. Şeker fabrikası, çiftçimiz, hayvan üreticilerimiz, nakliyecilerimiz ve çalışan personeli de kattığımız zaman ilimiz açısından önemini daha iyi kavrayabiliriz.”
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Latif Altın, Yozgat’ın tarım hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Altın, “Yozgat Şeker Fabrikası devletimizin ilimizdeki tek fabrikasıdır. Buranın özelleştirme sonrası da çalıştırılması garantisi ile faaliyetine devam etmesi gerekir. Aksi takdirde Yozgat çiftçisine ve bölgemize yazık olur. Biz Yozgat Şeker Fabrikasının kesinlikle kapatılmamasını faaliyetine devam etmesini istiyoruz.”dedi.
Sorgun Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Erdoğan Kaygusuz’da Yozgat Şeker Fabrikasının özelleştirme sonrası Yozgat Tekel Bira Fabrikası gibi kapatılması endişesi taşıdığını söyledi.
Özelleştirmeye karşı olmadıklarını anlatan Başkan Kaygusuz, “Yozgat Şeker Fabrikası, Çorum ve Turhal’a 120 kilometre, Boğazlıyan’a 80 kilometre mesafededir. Bu fabrikaların tam ortasında bulunan Yozgat Şeker Fabrikasının ben çalıştırılacağını düşünmüyorum. Eğer kapatılma gibi bir durum olursa Yozgat çiftçimize, nakliyecilerimize ve çalışanlarına yazık olur. Bugün bakıyorsunuz yıllık 33 Trilyon zarar eden fabrika özelleştirilmiyor ama Yozgat Şeker Fabrikası özelleştiriliyor. Bence özelleştirme işlemi zarar eden fabrikaları kapsaması gerekirdi.”diye konuştu.
Yozgat Şeker İş Başkanı Turgut Gözübüyük ise Şeker Fabrikasının özelleştirilmesine karşı olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “İstihdam ve toplum sağlığı için önceliği üzerinden politika üretmesi gereken devletin şeker stratejik bir alanı özelleştirme çerçevesinde önceliği kar maksimizasyonu olan özel sektöre terk etme kararı, her şeyden önce toplumun sağlığını sermayenin vicdanına ısmarlanmasıdır. Yıllık Yozgat ekonomisine 157 Milyon TL katkı sağlayan 500 kişinin istihdam edildiği dolaylı yollardan 30 Bin kişiyi istihdam eden fabrikamızın özelleştirilmesi durumunda ilimizde göçün giderek artacağı istihdamın azalacağı, Yozgat ve Sorgun ekonomisinin felç olacağı yarınlarımız olan çocuklarımıza iş istihdamının kalmayacağı için fabrikamızın özelleştirilmemesine her kesim tarafından destek bekliyoruz.”şeklinde konuştu.
Aralarında Yozgat Şeker Fabrikasının da bulunduğu ve bu hafta içinde çıkılacak ilanlarla, Afyon, Ağrı, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş ve Turhal fabrikaları için ihale süreci başlayacak. Varlık satışı şeklinde yapılacak ihalelerin, iki ay gibi bir sürede tamamlanması hedefleniyor.
ÇALIŞANLARIN
DURUMLARI DA ŞARTNAMEDE YER ALACAK
Özelleştirme sürecindeki tartışmaları en aza indirmek için, ihale şartnamelerine bazı maddelerin konulması planlanıyor. Bu kapsamda fabrikaların özelleştirildikten sonra, bulundukları ilde üretime devam etmesine yönelik olarak, şartnamede hükümlerin yer alması bekleniyor.
Ayrıca fabrikalara satış yapan çiftçiler, özelleştirmeden sonra, satış yapmaya devam edebilecek. Şartnamelerde çalışanların durumu da yer alacak. Buna ilişkin olarak, çalışanların fabrikada devam edebileceği veya 4B kadrosuna geçiş yapabileceği ifade ediliyor. -

Böyükata eğitime katkı verdi
İlim Yayma Vakfı öncülüğünde ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr: Erol Kam’ın Koordinatörlüğünde yürütülen programda, Prof. Dr. Mustafa Böyükata ile birlikte, Gaziosmapaşa Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sefa Tarhan, Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Keskin, Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Uğurlu ve Dumlupınar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Melih Saraoğlu eğitim seminerleri verdiler.
İki gün olarak, etkileşimli ve uygulamalı çalışmalara ağırlık verilen etkinlikten 28 civarında Yüksek Lisan ve Doktora düzeyinde eğitim gören öğrenciler yararlandı.
Katılımcılar, yoğun ve yorucu olmasına rağmen etkili ve faydalı bir toplantı olduğunu ifade ettiler. Proje yazma ve yürütme alanında tecrübeli olan eğitmenler tarafından bilimsel araştırma projelerinin artırılması ve yaygınlaştırılması için önemli ve faydalı bilgiler paylaşıldı. Katılımcılara, TUBİTAK ve diğer proje destekleri hakkında da bilgiler verildi. Bilgi, Bilim, Bilimsel araştırma, Hipotez, Bilimsel Araştırma Projesi ve Araştırmacının Özellikleri, Araştırma Projelerinde Özgündeğer, Yöntem, Yapılabilirlik, Yaygın Etki ve bilimsel araştırma projeleri ile ilgili temel kavramlar anlatıldı. Proje bileşenlerinin detaylıca ele alındığı seminerlerde, eğitmenler olumlu ve olumsuz deneyimlerini de aktararak, proje süreçlerinde ve proje döngüsü yönetimi içerisinde yaşanabilecek durumlar anlatıldı. Bilgi kaynakları ve ulaşım yolları, ulaşılan bilgi kaynaklarının değerlendirilmesi, Araştırmanın planlanması, Yöntem, Materyal, İş Paketleri oluşturulması, zaman yönetimi, Araştırma ile ulaşılan bulguların analizi, Araştırma sonuçlarının dokümantasyonu ve raporlama yöntemleri konularında dikkat edilmesi gereken noktalar katılımcılara aktarıldı. Verilen bilgiler doğrultusunda katılımcılara Prototip Proje Tasarımı Uygulaması yaptırıldı.
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Küçük, gerçekleştirilen etkinliğin önemine değindi ve emeğini esirgemeden katkı veren Prof. Dr. Mustafa Böyükata ile eğitmenlere teşekkür ederek, belge takdim etti. -

İmplant tedavisi başladı
Hastane Başhekimi Dr. Okan Tanın, hastanede implant uygulaması yaptıklarını söyledi.
Bir ilçe hastanesi olmalarına rağmen implant uygulamasını tüm hastalara uygulayabilecek donanıma sahip olduklarını belirten Tanın, Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nde diş hekimi Furkan Nazmi Çelik ve Şule Çelik implant uygulamasını başladıklarını ifade etti.
Tanın, “Hastalarımızın implant uygulamasından faydalanabilmeleri için, Sağlık Bakanlığı Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) olan ALO 182 çağrı merkezi veya www.mhrs.gov.tr adreslerinden ilgili hekimden randevu alarak muayene olmaları gerekmektedir” dedi.
’İmplant’ uygulaması hakkında bilgi veren Diş Hekimi Furkan Nazmi Çelik, implantın çene kemiğine yerleştirilen ve protezlere destek için yapılan yapay diş kökü olduğunu belirtti.
İmplantın çene kemiğini yaklaşık iki- üç ay içinde tamamen tuttuğunu ifade eden Çelik, “Bu aşamalardan sonra implant gerçek bir diş kökünün yerini almakta ve üzerine yapılacak protezi taşıyacak duruma gelmektedir. İlk etapta 5 hastaya implantı yaptık, hastaların protez dişlerini ise 3 ay içerisinde takacağız. Kısa sürede çok iyi hasta potansiyeline ulaşacağımıza inanıyoruz” diye konuştu. -

Şehitlerin anılarını müzede yaşatacak
Yozgat’ta görev yaptığı okulda şehitler köşesi oluşturmak için yola çıkan ve başlattığı çalışmayı genişletip kısa sürede ülke geneline yayarak ülkenin farklı şehirlerinde yaşayan şehit ailelerine ulaşan Coğrafya Öğretmeni Menderes Kılıçarslan, oluşturduğu WhatsApp gurubunda şehit ailelerini bir araya getirdi. Sayıları her geçen gün artan şehit ailelerinden kimi çocuklarının kimi eşlerinin kimi de babalarının ve annelerinin şehit olmadan önce kullandığı üniforma ve kıyafetlerini Yozgat’a gönderdi. Aileler, şehitlerinin hatıralarını canlı tutmak ve anılarını yaşatmak için yaklaşık 80 şehide ait olan özel eşyalarla ‘Şehitler Müzesi’ kurulmasını istiyor.
8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefat ettiği gün giydiği gömleği ve kravatı, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun gömleği ve Diyarbakır’da teröristlerce katledilen 16 yaşındaki Yasin Börü’nün lise kıyafeti, geçirdiği trafik kazası sonrası hayatını kaybeden Vali Recep Yazıcıoğlu’nun kravatları, müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın’ın izcilik takımı, sınıf öğretmeni Necmettin Yılmaz’ın tişörtü, Yüzbaşı Serhat Sığnak’ın uçuş tulumu, Şehit PÖH Muhammet Ali Mevlüt Dündar’ın montu, 15 Temmuz şehitlerinden PÖH Komiser Yardımcısı Seher Yaşar, Cennet Yiğit ve Gülşah Güler’in üniformaları, 21 yaşında şehit edilen öğretmen Neşe Alten’in hırkası, gözlüğü ve ailesine yazdığı mektubun da yer aldığı yaklaşık 80 şehidin özel eşyası, aileleri tarafından Yozgatlı öğretmen Kılıçarslan’a gönderildi.
Topladığı kıyafetlerle amaçlarının şehitler müzesi açmak olduğunu söyleyen Menderes Kılıçarslan, “Ben bir eğitimci olarak yeni yetişen nesillerin milli bilince sahip olmasını istiyorum. Bu yüzden den şehitlerimizin aziz hatıralarını görmelerini istiyorum. Bu yüzden böyle bir çalışmaya yaptım 29 Ekim 2017 tarihinden itibaren kurmuş olduğum WhatsApp grubu ile öncelikle şehit ailelerimizi bu gruba dahil ettim. Sonrasında şehitlerimizin kıyafetlerini talep ettik. Kendileri de bizi kırmadı. Şuana kadar 100’den fazla şehit ailemizi grubumuza dahil oldu. 80 civarında da şehidimizin kıyafeti elimize ulaşmış durumda. Şehitler müzesi açmak istiyoruz” dedi.
Birçok siyasi, bürokrat, öğretmen, asker ve polis şehidin kıyafetlerinin eline ulaştığını belirten Kılıçarslan, “Şu ana kadar Cumhurbaşkanı Turgut Özal, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Vali Recep Yazıcıoğu, Yasin Börü, 15 Temmuz şehitlerinden Cennet Yiğit, Seher Yaşar, Gülşah Güler, toplum şehitlerinden Hatice Belgin, Muhammet Fatih Safitürk, müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın, sınıf öğretmeni Necmettin Yılmaz’ın kıyafetleri geldi. Sayıyı daha da artıracağız, nasip olursa müze açmak istiyoruz, aileleri de şehitler müzesi açılmasını istiyor. Evlatlarının, eşlerinin, kardeşlerinin aziz hatıralarının yaşatılmasını istiyorlar. Biz de kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Turgut Özal’ın son gün üzerinde olan gömlek ve kravatı, Muhsin Yazıcıoğlu’nun gömleği, Halil Kantarcı’nın gömleği, Serhat Sığınak’ın uçuş tulumu elimize ulaştı. Yine Muhammet Fatih Safitürk’ün gömlek ve kravatı elimize ulaştı” şeklinde konuştu. -

“Yozgat huzur kenti”
Yozgat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Hakan Kiracı ve yönetim kurulu üyeleri Yozgat İl Jandarma Alay Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt’u makamında ziyaret etti. Yozgat’ta çok büyük asayiş olaylarının olmadığını söyleyen Albay Yeşilyurt, Yozgat’ın huzurlu bir şehir olduğunu dile getirdi. Yozgat’ın geçiş güzergahı üzerinde olması nedeniyle kazaların yaşandığını vurgulayan Albay Yeşilyurt,”Bu sorun Türkiye çapında bir sorun. Trafik kazalarında çok büyük kayıplar veriyoruz. Bu kapsamda hem sürücülerimize hem yayalarımıza büyük sorumluluk düşüyor.” dedi.
Yozgat’ta görev yapmaktan mutlu olduğunu söyleyen Albay Yeşilyurt, Yozgat’ta kurumlararası diyalogun çok iyi olduğunu da sözlerine ekledi. -

Sarıkaya fotoğrafları Ankara’da sergilendi
Sarıkaya Belediyesi’nin düzenlediği fotoğraf sergisi hakkında gazetecilere açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Ömer Açıkel, ilçeyi ve ilçede bulunan güzellikleri her platformda tanıtmak için çalışmalarını yürüttüklerini belirtti. Ankara’da çok fazla hemşerilerinin yaşadığı bilgisini veren Açıkel, şunları kaydetti:
“İlçemizin güzelliklerini hem Ankaralı vatandaşlara, hem de orada yaşayan memleket hasreti çeken hemşerilerimize göstermek ve tanıtmak amacıyla geçtiğimiz cumartesi ve pazar günleri böyle bir sergiyi açtık. Sağ olsun vatandaşlarımız da sergimize çok büyük ilgi gösterdi. Sergide, ilçemizin doğal güzellikleri, kültürünü yansıtan fotoğraflardan tutun da yapılan çalışmaların fotoğrafları yer aldı.”
Bundan sonra da bu tarz etkinlikleri fırsat oluştuğunda yapmaya devam edeceklerini ve Sarıkaya’yı önce ülkede daha sonra da dünyaya tanıtmak için çalışmalarını sürdüreceklerini aktaran Açıkel, sergide emeği geçenlere de teşekkürlerini sundu. -

Öğretmenlere otizm eğitimi semineri veriliyor
Tohum Otizm Vakfı ‘Eğitime Uzanan Yol Projesi’ kapsamında 3 formatör tarafından 90 öğretmene Yozgat Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde seminer eğitimi veriliyor. 22 Şubat Perşembe gününe kadar sürecek eğitimin son gününde ise Cuma günü otizmli çocukların ailelerine farkındalık semineri verilecek. Seminerlerde formatörler tarafından sine vizyon eşliğinde, otizmli çocuklara yeni beceri ve davranış kazandırma, otizmli çocuklarda görülen problem davranışlarıyla baş etme stratejileri konuları anlatılıyor.
Tohum Otizm Vakfı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı ve TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırımları Programları çerçevesinde kapsamında Yozgat’ta otizm konusunda öğretmenlere ve ailelere yönelik eğitim programı düzenlediklerini söyleyen Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı Proje Koordinatörü Dilruba Memişoğlu, “Toplam 90 öğretmen ve 3 formatörle otizm konusunda bilgilendirme semineri veriyoruz. Akabinde 3 formatörün Yozgat’ta otizm eğitimlerine devam etmelerini sağlayacağız. Cuma günü de aile eğitimimiz var. Esas amacımız vakıf olarak ailelerin otizm konusunda farkındalığını artırmak ve özel eğitime önemi hakkında bilgi verebilmektir. Biz bu seminerlerde uygulamalı eğitim yapıyoruz. Eğitim kitleri, kitapçıklar, her türlü yazılı yayınla eğitimlere destek veriyoruz.” dedi.
Özel eğitim konusunda otizmli çocukların yaşadığı sorunlardan yola çakarak projeleri uyguladıklarını hatırlatan Memişoğlu,”Özelikle öğretmen ve öğrencileri kaynaştırmada çok büyük problemler yaşanıyor.
Özel eğitim sınıflarının yetersiz olmasından kaynaklanan problemler var. Proje kapsamında projenin uygulandığı 11 ilde de 33 sınıfı bakanlık materyaline uygun olarak donanımını sağlayacağız. Yozgat’ta da 3 okulumuz var. 3 özel eğitim okulunun teknolojik olarak ve bakanlığın verdiği materyallere uygun olarak donamını sağlayacağız. İnşallah başarılı bir proje olur.” şeklinde konuştu. -

Yazar Demirbağ’dan “Gençlik varsa gelecek var” semineri
Yozgat’ta orta öğretim ve üniversite öğrencilerine yönelik, Yazar Fehmi Demirbağ’ın konuşmacı olarak katıldığı “Gençlik varsa gelecek var” konulu seminer düzenledi.
Yazar Fehmi Demirbağ tarafından verilen “Erdemli Gençlik” seminerleri, son olarak lise öğrencilerine gerçekleştirildi. İlgi çekici etkinlikleri ve farklı sunumuyla öğrenciler tarafından büyük bir beğeniyle takip edilen Fehmi Demirbağ, öğrencilere her gün yazı yazmalarını ve okumalarını tavsiye etti.
“OKUMA
ALIŞKANLIĞINIZ
OLSUN”
İnsanların en değerli varlığının zaman olduğunu belirten Demirbağ, “Zamanı iyi değerlendirmelisiniz. Bizim en büyük sorunlarımızdan biri de vaktimizi doğru değerlendirmeyip çok okumamak. İstatistiklere göre Türkiye’de nüfusun sadece yüzde üçü kitap okuma alışkanlığı var. Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti okudur. Ancak biz Kur’an-ı Kerim’i sadece ölüm olduğu zaman elimize alıyoruz” dedi.
Her öğrencinin mutlaka her gün yazı yazması tavsiyesinde bulunan Demirbağ, okullarda edebiyat ve düşünce kulübü kurulmasının ve üye öğrencilerin çeşitli faaliyetlerde bulunmasını tavsiye etti. Seminer boyunca öğrencilerle etkileşim halinde olan Demirbağ, verdiği bilgiler ışığında çeşitli hediyeler verdi. Seminer, Fehmi Demirbağ’ın kitaplarını öğrenciler için imzalamasıyla sona erdi.
TÜGVA’nın “ Erdemli Gençlik” seminerleri, Perşembe gününe kadar çeşitli devam edecek.
TÜGVA Yozgat İl Temsilcisi Muhammed Recayi Büyüksoy, ‘Geleceğin Gençliği, Gençliğin Geleceği’ sloganıyla yola çıktıklarına değinerek, gençlere yönelik etkinliklere yoğunluk vereceklerini söyledi.
Yazar Fehmi Demirbağ ile gençliği buluşturduklarını ifade eden Büyüksoy, gençlerin farklı şeyler öğreneceklerini ifade etti.
Büyüksoy, “TÜGVA, geleneklerine bağlı kalarak, çağın gereklerinin iyi okuyabilen, topluma ve insanlığa değer katan saygı, paylaşım ve hassasiyetle ilklerinin benimsemiş öz güveni yüksek,yenilikçi, çalışkan, iyi ahlaklı, hoşgörülü, başarıla ve sorumululk sahibi bir gençlik için çalışıyor. TÜGVA ne tür imkanlara sahiptir. TÜGVA yurt, burs, kitap kafe, derslikler, akademiler, kurslar vb. gibi birçok imkanı gençlere sunuyor. Yozgat’ta gençlere yönelik yapacağımız etkinliklerle paylaşımcı bir anlayışı öne çıkaracağız” dedi. -

Vatandaşlardan kan bağışına yoğun ilgi
Akdağmadeni’nde diğer aylara oranla kan bağışında yoğunluk yaşandığını söyleyen Yozgat Kan Bağış Merkezi Doktoru Selçuk Cansız, vatandaşların kan bağışına duyarlı olduğunu söyledi.
Dr. Cansız,”Tüm ilçelerimizde özellikle bu dönemde kan bağışında büyük oranda artış yaşandı. Sebebi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’de yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı olabilir. Tüm halkımızı kan bağışına davet ediyoruz. Başta Kaymakam Alp Eren Yılmaz’a ve Belediye Başkanı Suphi Daştan’a destekleri için teşekkür ediyorum. Çalışanlarıyla birlikte kan bağışında bulundular.” dedi.
Her üç ayda bir kan bağışında bulunduğunu söyleyen Sami Öçsoy ise halkın kan bağışı konusunda duyarlı olması gerektiğini söyleyerek kan bağışının önemine değindi. -

Rehberlik öğretmenlerine seminer verildi
Programda MEB’e bağlı okullarda çalışan okul psikolojik danışmanlarına, sıklıkla karşılaştıkları problem alanları olan, sosyal kaygı, problemli internet kullanımı, kendini kabul ve kriz konularında bilişsel davranışçı terapi yaklaşımına dayalı müdahale teknik ve stratejilerinin, probleme dayalı öğrenme yaklaşımı ve yaşantısal tekniklerle kazandırılmasının amaçlandığı belirtililerek, Okul psikolojik danışmanları , öğrenci , veli ve diğer öğretmenler tarafından özellikle öğrencilerle ilgili ortaya çıkan sorunlar konusunda ilk sırada başvurulabilecek yardım kaynağı olarak görüldüğü ifade edildi.
Yozgat Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM)’da düzenlenen eğitim seminerde Anadolu Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Aydoğan Aykut Ceyhan’ın yürütücülüğünü yaptığı, PDR Uzmanı Uzm. Psk. Danışman Ömer Özer’in koordinatörlüğünde gerçekleştirilen Proje 4004-Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Programı 20 rehberlik öğretmenin katılımı ile 5 gün sürdü.
Program kapsamında ilk grup eğitimleri 12-16 Şubat 2018 tarihleri arasında Yozgat il merkezinde gerçekleştirildi.
Proje Rehberlik Araştırma Merkezlerinin okul psikolojik danışmanlarının karşılaştıkları problemler ve ihtiyaç alanlarına ilişkin yapılan, bilgi almaya yönelik görüşmeler ve proje ekibinin önceki proje deneyimine dayanarak geliştirildi.
Proje ile, bilişsel davranışçı terapi kapsamındaki müdahale becerilerinin geliştirilmesinin yanında kalabalık okullarda aynı anda birden çok öğrenciye yardım etme olanağı sağlayan grupla psikolojik danışma programlarını geliştirebilme, yürütebilme ve değerlendirebilme becerilerinin de geliştirilmesi hedeflendiği belirtildi.Program, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’nın da katıldığı Grandser Otelde düzenlenen sertifika töreniyle sona erdi. -

Evde Çocuk Bakım Kursunu tamamlayanlara sertifikaları verildi
Yerköy Halk Eğitim Merkezi Salonunda düzenlenen sertifika töreni sonrası İş Kur İl Müdürü Taner Yıldız, yaptığı konuşmada mesleki eğitim kurslarının önemine değindi. Yıldız, konuşmasında şunları kaydetti: “İşgücü piyasasında önemli bir sorun haline gelen mesleksizlik sorununu ortadan kaldırılması için çaba sarf edeceğiz. Kurumlarla yaptığımız işbirliği çerçevesinde gün geçtikçe farklı mesleklerde Mesleki Eğitim Kursları düzenlemeye devam edeceğiz. Evde Çocuk Bakım Kursuna katılıp belge almaya hak kazanan tüm kursiyerlerimizi tebrik ederek iş hayatında başarılar dilerim.”
-

Yozgat Müftülüğünden Kur’an okuma seferberliği
Müftü Sezik, yaptığı açıklamada, ilde bazı camilerde vatandaşların talebi üzerine Kur’an-ı Kerim dersleri verildiğini belirtti.
Müftü Sezik, “İlimiz merkez ve köylerindeki camilerimizde yapılan haftalık cami çalışma programı dışında camilerde Kur’an öğretimi adı altında 25 Camimizde cemaatimizin talebi üzerine Kur’anı Kerim dersleri veriliyor. İlerleyen zamanlarda ise bu uygulamayı daha genişleterek müftülüğümüze bağlı merkez ve köy olmak üzere tüm camilerimizde başlatacağız” diye konuştu. -

Çekerek Belediyesi İtfaiye ekipleri Ankara’da kursa katıldı
Belediye Başkanı Bedrettin Bozkurt, yaptığı açıklamada, Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığınca itfaiye ekiplerine yönelik düzenlenen kursa personelinin de katıldığını belirterek, bu tür kursların önemli olduğunu söyledi.
Başkan Bozkurt, “ İtfaiye araçlarını yenilemiştik. Ayrıca yüksek katlı binalardan insanımızı kurtarmak için 24 metre uzunluğunda merdiveni olan yangın kurtarma aracımızı da almıştık. Geriye personelimizi nitelikli hale getirmek gerekiyordu. Belediye personelimiz Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde düzenlenen “Temel İtfaiyecilik Kursu”na katılarak eğitim aldılar. Bu eğitimde amaç; ilçemizde oluşabilecek her türlü yangına karşı daha etkin ve hızlı bir şekilde nasıl müdahale edileceği konusunda teknik eğitim almaktı. 7 personelimiz bu alanda eğitimlerini başarılı ve donanımlı bir şekilde tamamladılar. 6 personelimiz de bu eğitime devam etmektedir. Bu konuda bize destek olan ve malzeme konusunda da yardımlarını esirgemeyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına, İtfaiye Daire Başkanlığı ve personeline bu imkânı sağladıkları için sonsuz teşekkür ediyoruz.”diye konuştu. -

Açıkel: Şehrin temizliğine büyük önem veriyoruz
Başkan Açıkel, yaptığı açıklamada, ülke genelinde olduğu gibi ilçelerinde de kurak bir kış mevsimi yaşadıklarını belirtti. Şehrin temizliği konusunun belediyenin asli görevleri arasında yer aldığını vurgulayan Açıkel, “Son yılların en kurak bir kış mevsimini yaşıyoruz. Belediye olarak göreve başladığımız ilk günden bu yana önemli projeleri hayata geçirdik. Bunları yaparken de şehrimizin temizliğine çevre düzenlemelerine büyük önem veriyoruz. Mevsimin kış olmasına rağmen birkaç haftadır devam eden güneşli hava yollarda araçların geçişi ile tozlanmalara sebep oluyordu. Belediye temizlik işleri ekiplerimiz itfaiyemizin de desteği ile kaldırım ve yollarımızı su ile yıkayarak temizlik çalışması yaptı. Ekiplerimiz zaten günlük rutin olarak bu temizliği yapıyorlardı fakat hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi böyle bir çalışma yapılmasını gerektirdi.”diye konuştu.
-

Sorgun Şehit Aileleri Derneği Kuruldu
Derneğin geçici Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir Kılınç, yaptığı açıklamada, kanları ve canları ile bu vatanın kurtarılmasında, yaşatılmasında ülkenin çimentosunu teşkil eden aziz şehitlerin geride bıraktıkları yakınlarının Türk ulusuna bırakılmış bir emanet olduğunu söyledi. Özdemir Kılınç, iyi niyetlerle yola çıkarak kurduklarını dernekte, şehit aileleri içen ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacaklarını ifade ederek, “Amacımız, milletimizin birliği ve bütünlüğü uğruna seve seve canlarını veren aziz şehitlerimizin bizlere emanet ailelerini korumak, şehit aileleri arasında yardımlaşma, dayanışma, birlik, beraberlik, sevgi, kardeşliği pekiştirip güçlendirmektir.” dedi.
-

Vali Yurtnaç: Öğrenci yurtlarımız otel konforunda
Vali Kemal Yurtnaç Yozgat’ta yapımı devam eden 2 bin kişilik öğrenci yurdu inşaatında incelemede bulunarak inşaatta çalışan işçilerle öğle yemeği yedi.
Yemek sonrası inşaatta incelemede bulunan Vali Yurtnaç, “İlimizin gelişmesi için üniversite çok önemli bir faktör. Bizde üniversiteye ve buraya okumaya gelen öğrencilerimize önem gösteriyoruz. Öğrencilerimizin barınma sorunu yaşamaması için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz” dedi.
YURTLARIMIZ OTEL KONFORUNDA
Son yıllarda Yozgat’ta üniversite öğrencilerine yönelik yapılan yurtların arttığını kaydeden Vali Yurtnaç, “Yozgat’ta yurt sayımız arttığı kadar yurtlarımızın konforu ve kalitesi de artıyor. Son yıllarda yapılan yurtlarımızın tamamı otel konforunda. Sosyal tesisleri ile toplantı ve konferans salonları ile 4’er kişilik lüks odaları ile 5 yıldızlı bir oteli aratmayacak rahatlıkta yurtlar yapılıyor. Yozgat’a Bozok Üniversitesine okumaya gelecek olan öğrencilerimiz bu konuda çok şanslılar. Bizlerde Yozgatlılar olarak onlara her türlü kolaylığı sağlamaya, misafirperverliğimizi göstermeye gayret gösteriyoruz. Onlar burada okudukları sürece bizim misafirimiz. Onlar buradan memnun ayrılacaklar ki gittikleri zaman çevresindeki insanlara da burayı anlatıp tercih etmelerinde öncülük edecekler” diye konuştu.
2018-2019 EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA FAALİYETE GEÇECEK
Vali Yurtnaç, yapılan 2 bin kişilik öğrenci yurdunun Sorgunlu iş adamları tarafından yaptırıldığını, 2018-2019 eğitim öğretim yılında faaliyete geçeceğini ve 15 yıllığına Kredi Yurtlar Kurumuna kiralandığını ifade etti.
Vali Yurtnaç’a inceleme ziyaretinde Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar ve Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, İl Genel Meclis Başkanı Hacı Şahbaz’da eşlik etti. -

Uzmanlardan Polen alerjilerine dikkat uyarısı
Uzmanlar, polen alerjisinin çocuklarda, astım, KOAH hastaları ve alerjik yatkınlığı olan insanlarda görüldüğünü belirterek, “Polen alerjileri ülkemizde güneşin biraz kendisini gösterdiği, birazda rüzgarlı havaların eşlik ettiği günlerde oluşmakta. Tabii rüzgarlar beraberlerinde çiçek tozlarını da taşımaktalar. Çiçek tozları tabii ki doğada hayatın devamı için meyve ve sebze yetişmesi için çok önemli. Tabii bu tozlaşma ve polen dolaşımı devam ederken insanlarda polen dolaşımından etkilenmekteyiz. Tabii ki özellikle kişisel yatkınlığı olan çocuklar, astım hastaları, KOAH hastaları, daha önce alerjik yatkınlıkları olan alerjikli hastalarımız veyahutta belli bir alerjen seviyesini aşan durumlarda yeni çıkan durumlarda da polen alerjileri meydana gelebilir” ifadelerini kullandı.
Polen alerjisinin belirtileri
Polen alerjisinin belirtileri hakkında bilgi veren Uzmanlar, “Meydana geldiğinde nasıl bir tablo ortay çıkıyor? Gözlerde kızarıklık, yaşarma, sulu akıntı, burunda tıkanıklık, sulu akıntı, geniz akıntısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı ortaya çıkmakta. Tabi ki beraberinde hapşırık ve kaşıntı ilave olabilir bu tip durumlarda. Özellikle göz kapaklarında kızarıklık, göz atlarında hafif koyu renk alerjinin belirtileri. Burunda yine sıvı akıntılar görmekteyiz daha çok. Bu bir alerjik reaksiyon, enfeksiyon sebebi değil. Dolayısıyla biz bu hastalarımıza sarı yeşil iltihabi balgam akıntılarını görmemekteyiz. Daha çok burun dokularının şiştiğini ve boğazda kızarıklarla beraber sarı yeşil balgamsız bir geniz akıntısı olduğunu görmekteyiz. Hasta nefes almakta zorlanmakta, gözlerinin açamamakta, gözlerinde kaşıntılar olmakta. Dolayısıyla daha çok kulak burun boğaza burun ve boğaz şikayetleriyle beraber gelmekte hastalarımız. Bizler Konya Hospital kulak burun boğaz kliniği olarak bu şikayetlerle gelen hastalarımıza öncelikle durumlarını değerlendirme, daha önce var mıydı? Herhangi devam eden ilacı var mı? İlacı kesmiş mi? Yeni ortaya çıkan bir şey mi? Yoksa çok eskiden var olan bir şey mi, diye sorgulamaktayız. Genel olarak bizim tedavilerimiz kısa süreli olmakla beraber hastanın uzun süreli kullanma ihtiyacını da göz önünde bulundurarak iki türlü tedavi planlanmakta. Akut evre dediğimiz hastanın şikayetlerini ileri derecede fazla olduğu durumlara yönelik yaklaşık 1 hafta 10 günlük ilk tedavi basamağı olmakta. Tabi ki hastamızın geçmişte daha uzun süreli şikayetlerden bahsediyorsa o zaman devam ilaçları da düzenleyebilmekteyiz. Bu akut safha hem de uzun dönemli kronik safha dediğimiz durumlar için verdiğimiz tedavilerden hastalarımız çok fayda görmekteler” diye konuştu. Polen alerjisi olan hastaların yanlış veya bilmedikleri herhangi bir ilacı kullanmamaları gerektiğini belirten Uzmanlar, göz ve KBB hekimlerine uğramaları gerektiğini sözlerine ekledi. -

Dr.Kılınç: Mevsimsel geçişlerde grip vakaları artıyor
Grip hastalığının soğuk kış aylarında yada mevsimsel geçişlerde daha fazla görüldüğünü söyleyen Dr Kılınç, açıklamasında şunları kaydetti: “ Grip, özellikle soğuk kış aylarında ya da mevsim geçişlerinde salgınlar yapan, her yıl dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10-20’sini etkileyen, iş gücü kaybının yaklaşık yüzde 10’undan sorumlu olan influenza isimli virüsün neden olduğu bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Kış aylarında bulunduğumuz bu sıralar tüm Türkiye’yi olduğu gibi Sarıkaya’yı da etkilemiş olup aylık muayene edilen hasta sayımız ortalama 10 Bin civarındayken, Ocak ayı içinde 16 Bin hastayı bulmuştur. Özellikle KBB ve Çocuk Hastalıkları poliklinik ve yatan hasta sayılarımızda ciddi artış olmuştur. Grip hastalığı oldukça bulaşıcı bir hastalık olup bulaşıcılık kuluçka dönemi denen hastalık belirtilerinin çıkmadan önceki 3 gün ve belirtilerin çıktıktan sonraki 5-6 gün içinde olmaktadır. Genellikle solunum yollarındaki sekresyonların aksırma, öksürme ile havaya karışması ve havada asılı kalması ile diğer bireylerin yine solunum yoluyla virüsü alması sonucu bulaş olmaktadır.”
GRİP, ÇOK BÜYÜK RİSKLERE VE
ÖLÜMLERE DE SEBEP OLMAKTADIR
“Grip, aslında çok basit ve geçici bir hastalık olarak görülse de aslında her sene birçok kişinin ölümüne neden olarak kişilerde çok büyük riskler meydana getirmektedir.” diyen KBB Uzmanı Dr. Kılınç, “Günümüzde birçok insanın basit olarak gördüğü için doktora bile gitmediği bir durum olan grip özellikle immün yetmezliği ve kronik böbrek-akciğer-kalp hastalıkları olan, kanser hastaları ve kanser tedavisi alan bireylerde aslında oldukça önemli ve riskli bir hastalıktır. Bu nedenle özellikle bu hastalıkları taşıyan kişiler mutlaka doktora başvurmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır.
Semptomatik tedavi sonucunda kişi sağlıklı ise yaklaşık bir hafta içerisinde grip etkileri yavaş yavaş kaybolur. Ancak immün sistemi baskılanmış kişilerde tedavi edilmezse alt solunum yolu enfeksiyonu (zatürre) gibi daha ciddi durumlara yol açarak ölüme yol açabilmektedir.”diye konuştu.
