SMMMO Başkanı Bulut yaptığı açıklamada, mükellefleri uyararak şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz ayda basit usul vergi mükelleflerinin beyanlarının vermeleri gerekir. Basit usul vergi mükelleflerin beyannamelerinin son günü yaklaşmadan biran önce Mali müşavir arkadaşlarla irtibata geçip beyannamelerini vermeleri gerekir. Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan oluşan mükelleflerimiz, 2017 yılı kazançlarına ilişkin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerini 01-26 Şubat 2018 tarihleri arasında vereceklerdir. Beyannameler üzerinden hesaplanacak gelir vergisi 2 eşit taksitte ödenecek olup; birinci taksit 28 Şubat 2017 tarihine kadar, ikinci taksit ise 1-30 Haziran 2018 tarihleri arasında ödenecektir. Basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde. 2017 Yılı kazançlarına ilişkin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi 01-26 Mart 2018 tarihleri arasında verilecektir. Beyanname üzerinden hesaplanacak gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere, iki eşit taksitte ödenecektir.”
Yazar: admin
-
YOZGAT İLİ MERKEZ SÜT ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTI İLANI
YOZGAT İLİ MERKEZ SÜT ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTI İLANI
Yozgat İli Merkez İlçesi Süt Üreticileri Birliğinin 2017 yılı hesap dönemine ait 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, Birlikler Kanununa ve tüzüğüne uygun olarak 21 Şubat 2018 Çarşamba günü Saat: 11:00’da Aşağı Nohutlu Mahallesi Eser Apt. 18. Sokak No:5 Köy Muhtarları Toplantı Salonu Merkez / YOZGAT adresinde, aşağıda belirtilen gündem doğrultusunda yapılacaktır.
Toplantı yeter sayısına ulaşılmadığı takdirde bu kez 20 Mart 2018Salı günü Saat:11:00’da aynı adreste ve aynı gündem doğrultusunda çoğunluk aranmaksızın yapılacaktır.
Yapacağımız Olağan Genel Kurul toplantısına katılmaları için Yozgat İli Merkez İlçesi Süt Üreticileri Birliği Üyelerine ilanen duyurulur.
YOZGAT İLİ MERKEZ SÜT ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ
OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTI GÜNDEMİ
1– Açılış, yoklama.
2- Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının Okunması.
3-Divan heyetinin teşekkülü ve divana evrakları imzalama yetkisinin verilmesi.
4- 2017 Yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporlarının okunması, görüşmeye açılması ve ibrası.
5- 2017 Yılı Denetim Kurulu Faaliyet Raporlarının okunması, görüşmeye açılması ve ibrası.
6- 2017 Yılı Bağımsız Denetçi Denetim Raporunun Okunması, görüşülmesi.
7- 2017 Yılı Bilanço ve Gelir Gider Cetvellerinin okunması, görüşmeye açılması ve ibrası.
8- 2018Yılı Tahmini Bütçe ve Çalışma programlarının görüşülmesi, ibrası ve fasıllar arasında aktarma yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesinin görüşülmesi ve kabulü.
9-Birliğin Tasfiye ve Fesih’in görüşülmesi. Fesih kararının alınması doğrultusunda Tasfiye Heyetinin seçilmesi,
10-T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 10.01.2018 tarih ve E. 79547 sayılı olur ile hazırlanan Yeni Üretici Birlikleri Tüzüğünün İntibakının kabulünün görüşülmesi ve birlik tüzük değişikliğinin (intibakının) kabulünün oylanması ve karara bağlanması. Bu konuda İş ve İşlemlerin yapılması için Yönetim Kuruluna Yetki verilmesi
11-2019 Yılı Tahmini Bütçe ve Çalışma programlarının görüşülmesi, ibrası ve fasıllar arasında aktarma yetkisinin Yönetim Kuruluna verilmesinin görüşülmesi ve kabulü.
12- Birliğin alacaklarının tahsili için Tasfiye Heyetine yetki verilmesi,
13- Dilek ve Temenniler,
14- Kapanış.
-

Bozdağ, AK Parti İl Yönetimini kabul etti
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ziyaretlerinden dolayı AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse ve ekibine teşekkür ederek, yeni görevlerinde başarılar diledi. Yozgat’ın AK Partiye her seçimde büyük destek verdiğini ve bu desteğin sürekli artarak devam ettiğini vurgulayan Bozdağ, “Sizlere ve bizlere büyük görevler düşüyor. Yapılacak seçimler ülkemiz ve Yozgat’ımız için hayati önem taşıyor. Bu bakımdan özellikle sizlere bizlere büyük görevler düşüyor. Bu bakımdan gece gündüz demeden çalışmalıyız.”diye konuştu.
İl Başkanı Köse, ekibi ve milletvekilleri Başer ve Soysal’la ile de istişarelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’a yapılan, yapımı devam eden ve yapılması planlanan yatırımları değerlendirdi. -

Bozdağ’dan kritik Mümbiç açıklaması
İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın TGRT Haber Gündem Özel Programı’na konuk olan Bozdağ, gündeme ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Afrin bölgesindeki terör örgütlerine yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’nın son derece önemli ve stratejik bir harekat olduğunun altını çizen Bozdağ, harekatın bir günde karar verilip devreye sokulmadığını, harekatın uzun bir çalışmanın ve planlamanın ardından başladığını ifade etti. Harekatın ilk haftasında hava şartlarının zorluğu ve toprak yapısındaki olumsuzluklara rağmen Mehmetçiğin planlandığı gibi adım adım Afrin’e doğru ilerlemesini sürdürdüğün vurgulayan Bozdağ, “Hava şartlarının iyileşmesinin ardından bu cumartesi de harekattaki ilerleme hızlandı . Şu ana kadar yapılan harekat çerçevesinde 712 terörist etkisiz hale getirildi. İmha edilmesi gereken sığınak, barınak, mühimmat ve diğer lojistik yerlerin imha edilmesi için yapılan çalışmalarda da çok ciddi neticeler elde edildi. Zeytin Dalı Harekatı, başarılı bir şekilde hedeflerine ilerlemeye devam ediyor. Bugüne kadar sivil insanların zarar görmemesi için çok büyük dikkat gösterildi” diye konuştu.
“Son terörist etkisiz hale getirilene kadar devam edecek”
Zeytin Dalı Harekatı’nın süresi konusunda tahminlerinin olduğunu ancak bunu kamuoyu ile paylaşmadıklarını aktaran Bozdağ, “Bizim tahminimiz bütün imkan ve kabiliyetlerimize bakıp, arazideki teröristlerin ve arazinin bütün imkan ve kabiliyetlerini de dikkate alarak tespit edildi. Ama bütün bunları belirleyecek şey yine iklim şartları, mücadele sırasında yaşanan olaylar ve meydana gelen gelişmeler. O nedenle bu harekata süre biçme imkanı yoktur. Türkiye’ye kimse de bu konuda süre ve sınır tayin edemez, etmeye de hakkı yoktur. Bu harekatın hedefi belli. Hedef bölgedeki PKK, KCK, YPG, PYD ve DEAŞ terör örgütleri temizlenene, bu örgütlere ait son terörist etkisiz hale getirilene ve bölge terörden arındırılana kadar devam edecek. Türkiye buradaki harekatı mümkün olan en kısa sürede bitirmeyi hedeflemekte” şeklinde konuştu.
“PYD/YPG PKK’nın yavrusudur”
Bozdağ, şu anda Türkiye’nin odaklandığı ana hedefin Afrin bölgesini terörden temizlemek olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:
“Ben bunu daha önce de açıkladım, ‘bu harekat sınırlı bir harekat’ dedim. Sınırı da Afrin bölgesinin coğrafi sınırları. Sadece Afrin değil, bu Afrin bölgesinde yer alan, ismi farklı olan pek çok yerleşim yeri var. Onların tamamı terörden temizlenene kadar bu Zeytin Dalı Harekatı devam edecek. ‘Bu harekatın sınırı Afrin bölgesi, bu harekat hedefe ulaştığında Türkiye burada duracak’ hiç demedik. Bu harekatın adı bu, bu harekatın hedefi bu, bu harekat bakımından sınır bu. Ama Fırat Kalkanı Harekatı’nda olduğu gibi Mümbiç’e ve Fırat’ın doğusuna yapılacak harekat ayrı harekatlar. Zeytin Dalı Harekatı başarıya ulaştıktan sonra sınırımız boyunca, Türkiye’nin sınırını, toprak bütünlüğünü ve bölgede yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini tehdit eden ve bizim sınırımız boyunca PKK terör devleti yapılanmasını sağlayacak hiçbir gidişe, hiçbir oluşuma Türkiye rıza göstermez, buna izin vermez. ABD veya Avrupa’nın herhangi bir ülkesi kendi sınırının yanı başında 40 yıldır ülkesini bölmek için çabalayan, 40 binden fazla vatandaşını şehit eden bir terör örgütünün devletleşmesine rıza gösterir mi, göstermez. Türkiye’de buna rıza göstermez. PYD/YPG PKK’nın yavrusudur. PKK tarafından kurulmuştur, PKK tarafından yönetilmektedir. Hem Fırat’ın doğusunda, hem batısında Mümbiç’te, Rakka’da olan PYD, YPG, PKK ile Afrin’de olan PYD,YGP,PKK’da aynıdır. Yani oradaki ayrı bir örgüt, buradaki ayrı bir örgüt dememek lazım.”
“Elbetteki bu durumda onlar orada hedef haline gelir”
ABD ile Türkiye’nin ilişkilerinin daha iyi olması için uğraştıklarını belirten Bozdağ, aynı uğraşın ABD tarafından verilmesi gerektiğine de dikkat çekti. Bozdağ, ilişkilerin iyi olmasının hem ABD’nin hem de Türkiye’nin ayrı ayrı menfaatine olduğunu ifade ederek, ABD’ye DEAŞ ve bölgedeki diğer terör örgütleri ile mücadelede de birlikte hareket etme teklifinde bulunduklarını anımsattı. ABD’nin DEAŞ’a karşı Türkiye ile birlikte mücadele etmeyi değil de terör örgütü olduğunu bildikleri PYD, YPG ve dolayısıyla PKK ile işbirliği yapmayı seçtiğine vurgu yapan Bozdağ, “Biz onlara yanlış yaptıklarını söyledik. Bir terör örgütünü etkisiz hale getirmek için başka terör örgütünü kullanmanın yanlış olduğunu söyledik. ‘Silah vermeyin’ dedik, silah verdiler. ‘Bu silahlar PKK’ya gidecek ve Türkiye’ye dönecek. Bu ilişkilerimize zarar verir’ dedik, silahları verdiler. Bize listeler verdiler ve ‘bunları geri toplayacağız’ dediler. Listeleri verdiler ama silahları geri toplamadılar. Arazideki uygulamalara baktığımızda bize verdikleri envanterler dışında silahlar verdiklerini çok net gördük. Trump, ‘artık silah vermeyeceğiz’ dedi, bu açıklamaların daha sıcaklığı ortadan kaybolmadan araziden yüzlerce tır silah yine verilmeye devam edildi. Türkiye ile ABD karşı karşıya elbetteki gelmemelidir. Biz gelmesin diye uğraşıyoruz ama bu sadece Türkiye’nin uğraşı ile olacak iş değil. ABD, arazideki görevlilerini Türkiye ile karşı karşıya gelmemeleri için dikkat etmeleri konusunda uyarması gerekir. Bu sadece bir tarafın yapacağı iş değildir. Eğer Mümbiç’te ve başka yerlerde Tükiye’nin harekatı devam ederken teröristlerin arasına, teröristlerin kıyafetini giymiş kişiler olursa, bunlar ABD’li de olabilir, biz onların kim olduğunu nasıl ayırt edeceğiz? Terörist kıyafeti giymiş, bize silah çekiyor, bizim askerimize saldırıyor. Elbetteki bu durumda onlar orada hedef haline gelir. O yüzden de bölgede bu terör örgütlerine güvenli bir alan oluşturmak istemiyorsa yapacağı belli. Bu terör örgütlerine verdiği desteği çekmek, verdiği silahları geri almak, eğitim yaptırmamak ve onları Türkiye’ye karşı harekat yapmalarını engellemektir” ifadelerini kullandı.
Bozdağ’dan Mümbiç’e harekat sinyali
Bozdağ, Mümbiç’e harekat yapılıp yapılmayacağına ilişkin, “Türkiye bunu çok net söyledi. Fırat Kalkanı Harekatı sırasında da biz net söyledik. ‘Biz buradaki gelişmelere izin vermeyiz’ dedik ve Fırat Kalkanı Harekatı’nı yaptık. Afrin içinde biz açık açık söyledik. Hatta bize eleştirdiler, ‘bu kadar aleni söylenilir mi?’ dediler. Şimdi aynı şeyi Mümbiç için söylüyoruz, aynı şeyi Fırat’ın doğusu için de söylüyoruz. Niyetimizi gizlemiyoruz. Hem ABD’li yetkililerle hem de başka ülkelerin yetkilileri ile konuşurken de aynı şeyi söyledik. ‘Burada PKK, PYD, YGP ve DEAŞ terör örgütlerinin varlığı devam ettiği sürece Türkiye’ye tehdit devam ediyor demektir. Türkiye bu tehditle yaşayamaz, onları bölgeden biz temizleriz. Ya siz onların bölgeden temizlenmesinde bize yardımcı olun ya da biz kendi imkan ve kabiliyetlerimizle bunu yaparız’ dedik” açıklamalarında bulundu.
“Şu andaki CHP, Atatürk’ün kurduğu CHP gibi davranmıyor”
Bozdağ, CHP’nin Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin sürekli değişen tavırlarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“İşin doğrusu CHP adına üzülüyorum. Çünkü, CHP marjinal zihniyetlerin işgali altına girmiş durumda. Zeytin Dalı Harekatı bölgeyi teröristlerden arındırmak için yapılıyor, CHP’nin de bu marjinal zihniyetlerden ve terörist sevici zihniyetlerin işgalinden kurtulması lazım. Bunu CHP’nin delegeleri yapacak. Şu andaki CHP, Atatürk’ün kurduğu CHP gibi davranmıyor. HDP mi CHP, yoksa PYD-YPG’mi CHP, yoksa başka başka terör örgütleri mi CHP anlamakta zorlanıyoruz. Bir onunla, bir onunla, akşam biriyle yatıyor, sabah biriyle kalkıyor. Sen kimsin, hangi partisin, neyi temsil ediyorsun? Atatürk mezarından kalksa bu YPG-PYD, PKK ve FETÖ’ye karşı CHP’nin tutunduğu tutuma baksa ne söyler bu yönetime? Ben olsam bunları tepeleyenlerle beraber koşarım. Ama siz tepelenmek istenenlerin önünde durmak istiyorsunuz. CHP, harekatın başladığı ilk gün halkın da bu harekatın karşısında duracağını hesap ederek bazı partilerle beraber farklı bir pozisyon ortaya koydu. Türk milleti Kurtuluş Savaşı yıllarında ve 15 Temmuz’da olduğu gibi birlik ve beraberlik ortaya koyunca onların da farklı tutum ortaya koymasına yol açtı ve harekata destek vermek zorunda kaldılar. Ancak bu çok sürmedi. Çünkü CHP marjinalleşmeye doğru gidiyor. Şimdi ÖSO’yu DEAŞ’laştırmak için gayret sarf ediyorlar. Bunda Türkiye’nin ne menfaati var, CHP’nin ne menfaati var? ÖSO’yu DEAŞ gibi lanse etmek kimin amacına hizmet eder? PKK, PYD-YPG açıklama yaptı; ‘ÖSO DEAŞ’tır. Bunu yayın’ dedi ve bunu yayıyorlar. ÖSO’yu DEAŞ gibi göstermek Türkiye’ye zarar verecektir. Esasında bunlar Zeytin Dalı’nı kırmak için çalışan art niyetli yaklaşımlardır. Bu, Zeytin Dalı Harekatı’nı itibarsızlaştırmak, başarısızlığa uğraması için uğraşanlara yardım etmektir. Bu, Türkiye’ye düşmanlık eden çevrelerin politikalarının Türkiye’nin ana muhalefet partisi tarafından dillendirilmesidir. Bu, Türkiye’ye ihanettir, PKK, YPG, PYD ve DEAŞ terör örgütlerinin hedeflerine hizmettir, Türkiye’nin ayağına sıkmaktır.”
“TSK’nın elinde masum kanı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır”
Bozdağ, Zeytin Dalı Harekatı’nda sivillerin zarar gördüğü yönünde yalan propagandaların terör örgütleri PKK, PYD ve YPG tarafından yapıldığının altını çizdi. Türkiye düşmanlarının sivillerin, tarihi eserlerin ve mabetlerin vurulduğu yönünde algı operasyonu yürüttüğünün altını çizen Bozdağ, “Ne diyorlar; ‘Türkiye sivilleri, tarihi eserleri, mabetleri vuruyor.’ Bunların tamamı algı operasyonu amaçlı iftiralardır. Pek çok fotoğraf çıktı. Çocuklar görülüyor fotoğraflarda ve o çocukları TSK’nın vurduğu ifade ediliyor. Ama o fotoğraf Halep’te yapılan bir saldırıda çıkan veya başka yerde yıllar önce ortaya çıkmış bir olay fotoğrafı oluyor. Şu anda bunların hepsi bir bir deşifre ediliyor. Türkiye’nin hassasiyetinin sebebi uluslararası toplumun eleştirisinden kaynaklanmıyor. Binlerce yıldır devam eden inancımızdan, ahlakımızdan, kültürümüzden ve ordu geleneğimizden kaynaklanıyor. Bunlarda sivillere, mabetlere, okullara, masumlara dokunmak yoktur. TSK’nın elinde masum kanı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bizim inancımız ve imanımız buna izin vermez. Bu konudaki haberlerin, fotoğrafların tamamı terör örgütü tarafından bizzat oluşturulmuş ve terör örgütü ve destekçileri tarafından yayılan iftiralardan oluşmaktadır. Hiç kimsenin ‘TSK sivillere zarar veriyor’ diye suçlama yapmaya hakkı yoktur. Böyle bir olay da yoktur. Bunlar terör örgütlerinin ve harekatın başarısız olmasını isteyenlerin iftiralarıdır” dedi. -

Bozok Üniversitesi Kazakistan fuarında temsil edildi
Kazakistan Eğitim ve Bilim Bakanlığı’nın Başkent Astana, Almaata ve Çimkent’te düzenlediği fuara Türkiye, İngiltere, ABD, Fransa ile aralarında Güney Kore, Çin ve Japonya gibi Asya ülkeler de katıldı.
Toplam 83 ülkenin katıldığı fuarda Türkiye’den aralarında Üniversitenin de bulunduğu 4 devlet ve 2 özel üniversitesi yer aldı.
Kazakların Türk üniversitelerine büyük ilgi gösterdiği fuarda Bozok Üniversitesine ayrılan stantta Prof. Dr. Tayip Duman tarafından Üniversitenin yabancı uyruklu öğrencilere sağladığı imkânlar ve lisans ve lisansüstü programlar hakkında bilgi verildi. -

Gönüllerince eğlendiler
Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, yaptığı açıklamada, ailelerde çocuk adına bir farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak amacıyla yürütülen Okul Destek Projesi kapsamında kurumları tarafından belirlenen çocuklara yönelik Ilgaz Dağı gezisi düzenlendiklerini söyledi.
Çocuklara çeşitli akademik, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlediklerini vurgulayan İl Müdürü Abdullah Neşeli, “2017 yılının son aylarında hızlanan bu faaliyetimize bir yenisi de 2018 yılı Ocak ayı içerisinde gerçekleştirdik. Sosyal Hizmet Merkezi tarafından belirlenen 76 çocuğumuzla birlikte, kış turizmi açısından ülkemizin önemli merkezlerinden birisi olan Ilgaz Dağı Milli Parkına gezi düzenledik. Ilgaz Dağı Milli Parkına, daha önce kayak merkezlerine hiç gitmemiş çocuklara öncelik tanıdık. Çocuklarımız uzun ve zorlu bir eğitim süreci geçirdi, yeni eğitim dönemine başlamadan önce onların zihin yorgunluklarını atlatmaları ve akademik açıdan bu gezi ile başarı seviyelerini arttıracağına inanmaktayız Ayrıca çocuklarımızın Ilgaz Dağı Milli Parkının doğal güzelliklerini tanımaları ve karın tadını doyasıya çıkartmaları için sömestr tatilini de kendilerine fırsat bildik. Yıl içerisinde bu ve benzeri kültürel faaliyetlerimizi belirli aralıklarla sürdüreceğiz.”diye konuştu.
Geziye katılan çocuklarda kendilerine yönelik böyle bir gezi düzenlenmesinden dolayı çok mutlu olduklarını belirterek, “Daha önce kayak merkezine hiç gitmedik ve teleferiğe binme fırsatımız olmadı. Ilgaz Dağını ise sadece ders kitaplarındaki fotoğraflarda gördük. Bu gezi ile birlikte doyasıya kayak yaptık, arkadaşlarımızla teleferiğe binmenin heyecanını ilk defa tattık. Bu vesile ile bize bu imkanı sunan herkese teşekkür ediyoruz.”diye konuştular. -

Vatan Partisi imza desteği istiyor
Yozgat İl Koordinatörü Gazi Sungur, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “Mecliste grubu olmayan parti adaylarının en az 100 Bin imza topladıktan sonra Cumhurbaşkanı adayı oluyor. Bundan dolayı Yozgat halkımızdan imza talebinde bulunuyoruz. Gerçekten milletimizin birliğini meclis içinde veya dışında sağlayacak, terörün sonu gelirken topyekun kalkınmanın başlangıcı olacak. Yani tarımda, hayvancılıkta, sanayide ve ticarette bir seferberlik olacak. Eğitim ve sağlıkta devrim olacak. Bu Türkiye’nin olmazsa olmazıdır. Bu vesile ile Genel Başkanımız Sayın Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı adayı olması için başlatmış olduğumuz imza kampanyasına Yozgatlı vatandaşlarımızdan destek istiyoruz.”diye konuştu.
-

Yemenoğlu Bozokspor’a Sivaspor’dan davet
Yemenoğlu Bozokspor, Sivaspor Kayseri, Tokat ve Sivas Belediyespor takımlarının mücadele edeceği U11- U12 ve U13 kategorileri olmak üzere üç ayrı kategoride beşli turnuvaya katılacak.
Yemenoğlu Bozokspor Antrenörlerinden İlhan Özbay, “Türkiye’nin önde gelen takımlarının katılımı ile Antalya’da gerçekleştirilen Kemer Cup turnuvasında minik sporcularımız göstermiş olduğu performans dikkatleri çekti şimdi ise Sivasspor’un daveti üzerine Sivas ilinde düzenlenecek olan beşli turnuvaya katılacağız. Takımımız turnuvada üç ayrı kategoride mücadelede verecek. Turnuvada Yozgat’ı ve kulübümüzü en iyi şekilde temsil edeceğiz. Amacımız minik yeteneklerimizin keşfedilmesini sağlamak ve turnuvada şampiyon olmak. Bunu başaracak güçteyiz . Antalya da düzenlenen turnuvada olduğu gibi Sivas’ta düzenlenecek olan turnuvaya katılmamızı sağlayan Yemenoğlu Bozokspor Kulüp Başkanı Mehmet Yemenoğlu’na çok teşekkür ediyorum “diye konuştu. -

Uzmanlardan çocuk sağlığı uyarıları
Uzmanlar, hastalıklardan korunarak vücut direncini artırmak için kişisel hijyenin, iyi beslenmenin ve spor yapmanın da önemli faktörler olduğunu vurguladı. Çocuklarda kış hastalıkları ile beraber en sık rastlanan enfeksiyon hastalıkları ve tedavi yöntemleri ile ilgili uyarılarda bulunan Uzmanlar, “Çoğunluğu virüslerden kaynaklanan üst solunum yolu enfeksiyonları nezle, grip gibi daha kolay tedavi edilebilecek hastalıklar olabileceği gibi, sinüzit, farenjit, larenjit, bademcik iltihabı ve kulak iltihabı gibi çok daha ciddi enfeksiyonlar da olabilir. Kapalı ortamdaki viral partikül sayısı arttıkça enfeksiyon bulaşma olasılığı da artırıyor. Bu nedenle işyerleri, okullar, alışveriş merkezleri gibi insan temasının fazla olduğu ortamlarda hastalık daha hızlı geçiş yapabiliyor.
Uzun süren hastalık süreci, solunum sistemi, kalp ve böbrekler gibi farklı sistemleri de etkileyebildiği için özellikle çocuklarda ayrı bir özen gerektiriyor. Üst solunum yolu hastalıklarına yakalanma ve korunmada, güçlü bağışıklık sistemi çok önemlidir. Kronik hastalığı olanlarda bağışıklık sisteminde de sorunlar olabildiği için bu kişiler hem daha sık hasta oluyor, hem de hastalık daha şiddetli seyredebiliyor” diye konuştu.
Enfeksiyonlardan korunma uyarıları
D vitamini eksikliğinin bağışıklık sisteminde bazı aksaklıklar ortaya çıkarabileceğini vurgulayan Uzmanlar, yapılan çalışmalarda D vitamini eksikliği bulunan kişilerin, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarını daha sık geçirdiğinin belirlendiğini aktardı.
Uzmanlar, üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için şu uyarılarda bulundu:
“Yeterli ve dengeli beslenilmeli. Vücudun ihtiyacı temel besin kaynağı olan protein, karbonhidrat, vitamin, mineraller ve sıvının dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Kişisel hijyen çok önemli. Özellikle eller en az 30 saniye temizlik malzemeleri ile yıkanmalı. Hapşırma ve aksırma sırasında mendille veya kolumuzla kapatarak virüsün ortama yayılması engellenmeli. Riskli gruplar dediğimiz 65 yaş üzeri, 6 ay-2 yaş arası, astım, KOAH gibi kronik hastalıklar, Akdeniz anemisi gibi kansızlık hastalıkları, grip mevsiminde 4 ayın üzerinde olan hamileler, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ve bu grupla teması olanlara grip aşısı Eylül, Ekim en geç Kasım ayında yapılmalı. Kalabalık kapalı yerlerde uzun süre kalmamalı veya ortam sık sık havalandırılmalı.”
“Hastalığın tedavisinde hijyen önemlidir”
Uzmanlar, hastalığın tedavi edilmesi konusunda ise şunları söyledi: “En yaygın akut hastalıkları oluşturan üst solunum yolu enfeksiyonları, genellikle hafif ateş, öksürük, yorgunluk, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi bazı özelliklere sahiptir. Doğru tedavi için ayırıcı tanının iyi yapılması gerekiyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde amaç; enfeksiyonun yol açtığı belirtileri ortadan kaldırmak ve normal fizyolojik işleyişi sağlamaktır. Bu amaçla burun tıkanıklığını ve akıntıyı azaltmak için ağızdan alınan ya da burun spreyi şeklinde ilaçlar kullanılıyor. Kişinin hapşırma sıklığı, öksürme durumu gibi diğer semptomlara göre de tedavisi düzenleniyor. Bu dönemde kişinin ağrı ve ateş kontrolüne özellikle dikkat ediliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerin çoğu uygun ilaç ve iyi hijyen ile bir hafta içinde iyileşmesi beklenir.”
“Bilinçsiz ilaç kullanımı ciddi sağlık sorunu ortaya çıkarabilir”
Son olarak bilinçsiz ilaç kullanımının özellikle çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına sebep olduğuna dikkat çeken Uzmanlar, üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu viral olduğu için antibiyotik kullanılmasına gerek duyulmadığını, antibiyotiklerin bakterilere karşı etkili ilaçlar olduğunu vurguladı.
Uzmanlar, “Ancak enfeksiyonların uzun sürmesi ve sinüzit, orta kulak iltihabı veya akciğer hastalığına yol açması durumunda antibiyotiklerden yardım alınıyor. Kullanılacak ilaçlar hastadan hastaya birçok faktör sebebiyle değişiklik göstereceğinden piyasada bulunan ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekiyor” şeklinde konuştu. -

Adrese dayalı sistemin özü zorunlu eğitimdir
Özel Okullar Derneği tarafından bu yıl 17’ncisi düzenlenen Eğitim Sempozyumu, Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde başladı. ‘Türkiye’de ve Dünyada Değerlendirme Sistemlerin Eğitime Etkisi’ başlığıyla düzenlenen toplantının ardından Bakan İsmet Yılmaz, gazetecilerin sorularını cevapladı.
Liselere geçiş sistemiyle ilgili yeni gelişmelere ilişkin soruyu cevaplayan Yılmaz, “Nisan ayının sonunda Mayıs ayının başında açıklayacağız. Arkadaşlarımız bir çalışma yapıyor. 81 ilimizde 70’e yakını tamamlandı. 10 ile ilişkin arkadaşlarımız il müdürleri ve eğitim yöneticileriyle bir araya geliyor.
Sorunsuz şekilde sistemin oturacağını, mevcut sistemden çok daha iyi olacağını öngörüyoruz, düşünüyoruz. Bir önceki sistemin sakıncaları ortaya çıktı. Dolayısıyla TEOG’u her şeye ölçü alırsanız, biz evlatlarımızı sınava hazırlıyorduk millet bundan bıkıyor. Bırakın hayata hazırlansın” dedi.
Adrese dayalı eğitim sistemine ilişkin açıklamalarda da bulunan Bakan Yılmaz, “Üç okul da seçebilir. Özünde zorunlu eğitim var. İlkokul da ortaokul da lise de zorunlu. Eğitim çağında evlatlarınızı siz mutlaka bir okula yerleştirmek zorundasınız. Taşımalı eğitimi niçin yapıyoruz. Köyünden mezrasından geleni okulla buluşturmaya çalışıyoruz. Engellileri kendi evinde okulla buluşturmaya çalışıyoruz.
Üç tercihte bulunabilir doğrudur. Üç tercihte bulunduktan sonra kriterler var, diğer kriterler adrese yakınlığı, kendi ortaokuluna yakınlığı gibi üç kriter var. Bu kriterlerden daha öncelikli birisi gelirse onu da mutlaka yerleştireceğiz üçte kalanda. Bu sefer kendi birinci halka değil, ikinci halka değil, üçüncü halka şeklinde mutlaka her evladımızı bir yere yerleştireceğiz. Mevcut sistemden çok daha iyi olacak” dedi.
20 bin öğretmen atamasına 5 bin ilave
’20 bin öğretmen atamasına ek atama olacak mı? sorusunu da cevaplandıran Bakan Yılmaz, “20 bin öğretmen atamasıyla ilgili duyuruyu Şubat ayında yapacağız. Ücretli öğretmenler içinden sınava alırken mülakat devam edecek, mülakata alırken, o alanda alacağımız öğretmen sayısını 3 katı kadar puan sınırına girmek gerekir. Bazı derslerde öğretmen alıyoruz, 89 alan mülakata giremiyor. Adalet dersine diyeyim. 3 kişi mülakata giriyor, 91,92,93 alan dahi mülakata giremiyor. Ücretli öğretmenlerin 5 yıl bizde ücretli öğretmenlik yapmış olması kaydıyla ancak mülakata girmek için de puanı yetmiyor; puandaki bu eksikliği kendi 5 yıllık tecrübesini, bu eksikliği kapatır şeklinde düşünerek, mülakata almak için bir çalışma yapıyoruz. 20 binin üzerine çok fazla 5 bini geçmeyecek şekilde ilave öğretmen alımını da düşünüyoruz. Yasal düzenleme gerekiyor, onu tamamladıktan sonra ancak ikisi bir arada Şubat ayı içinde duyurusuna geçeceğiz” diye konuştu.
Gazetecilerin ‘Anket yaptınız mı, kaç öğrencinin sınava girmesini öngörüyorsunuz?’ şeklindeki sorusuna ise Bakan Yılmaz şu cevabı verdi:
“Herkes kendi evladının bu dönemde bir baksın. Bu ana kadar öğrendiğini bir ölçmek istiyor. Nasıl diye görmek istiyor. Bu yıl giren çok olur, gelecek yıllardan itibaren sayı düşer. Sadece sınavla alan okullardan mezun olanlar üniversitelere değil, sınavla almayan, mahallesine giden okuldaki öğrencilerin de üniversiteyi kazandığı görüldüğünde bu sınava giriş oranı çok düşer. Türkiye iyi bir yolda ilerliyor.”
Eşofman giyen kız öğrencilerin felsefe öğretmeni tarafından zina yapmakla suçlandığına ilişkin soruşturmayla ilgili soruyu da cevaplandıran Bakan İsmet Yılmaz “Soruşturma yapıldı. Devam ediyor, açığa alındı” cevabını verdi. -

il istihdam Toplantısı yapıldı
Programın çalışmasının sürdüğünü vurgulayan Vali Kemal Yurtnaç, projenin fikir aşamasında olduğunu ve Bakanlığa sunulacağını hatırlattı.
Yurtnaç, “Bu projenin tüm Türkiye’de uygulanması için gayret edeceğiz. Alanda gördüğümüz sorunların ortadan kaldırılması ve firmaların desteklenmesi açısından bu çalışmayı başlattık. Programı ikiye ayırıyoruz. Bir teknik kadro destek programı, ikincisi idari kadro destek programı. Amacımız Devlet’i tek işveren kapısı algısından kurtarmak. Aynı zamanda esnafları kurumsallaştırmak. Esnafın yanında çalışan personelleri sigortalı hale getirmek. Kurumlarımızda TYP’den çalışan kişilerin olduğu kadar, Esnafın yanında çalışsın. Devlet bunun sigortasını yatırsın, maaşının üçte ikisini versin. Devlet bu yöntemle üçte bir de kar etmiş olacak. Bunu olgunlaştırıyoruz. Bununla birlikte Tezgahtardan, ara yöneticilere kadar bir çalışma olacak. İdari kadro destek noktasında da esnafları kurumsallaştırmak orta kademe yönetici olacak. Bunları da İŞKUR’a sunacağız. Bunlar sadece 4.5. ve 6. Teşvik bölgelerinde uygulansın istiyoruz. Çünkü işsizlik daha çok buralarda. Biz bu proje ile kamu kurumlarında çalışma algısını alıp özel sektöre yönlendireceğiz” dedi.
Artı istihdam konusunda Yozgat’ın üç bin sayısını hedeflediğini hatırlatan Vali Kemal Yurtnaç, artı istihdamın 9 bin 46’yı bulduğunu söyledi.
İşadamları zirvesi toplantısının çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Vali Kemal Yurtnaç, “4 tane firma ile sözleşme imzaladık. Bu 4 tane firma bin 200 kişilik bir istihdam sağlayacak. Mevcut Organize Sanayi Bölgemize. Bu zamana kadar Organize Sanayi Bölgemizde çalışan eleman sayısı bin 730 kişi. Şu yaptığımız toplantılar neticesinde bin 200 kişi ilave istihdam toplantısı oluşturmuş oluyoruz” dedi.
70 GÜVENLİK
GÖREVLİSİ ALINDI
Okulların güvenliğini önemsediklerini ifade eden Vali Kemal Yurtnaç, “Okulların güvenliği ile ilgili güvenlik görevlisi verildi. 70 güvenlik görevlisi okullarda 9 ay boyunca çalışacaklar” diye konuştu.
Halkın arasında olan birimlerin daha etkin olmasını istediğini belirten Vali Kemal Yurtnaç, “Acil çözüm masasının İŞKUR gibi çalıştığını gördük. 20 tane güvenlik görevlisi gelmiş, 18’ine iş bulmuşuz. Ama devlet kademesinde değil. İŞKUR’a da yönlendirdiğimiz oluyor. Organize Sanayi Bölgesine de yönlendirdiğimiz oluyor. Dolayısıyla onlar adına bir şeyler yapıyoruz. Niye devlet algısını yok etmeye çalışıyoruz. Devlet artık alt yapı yapan. Suyu, kanalizasyonu, havaalanını, hızlı treni, limanı yapan ama buraları işletmeyen teşvik eden bir Devlet olgusuna doğru gitmek zorundayız. Aksi takdirde devlet maliyetli çalışıyor. Bir kişinin yapacağı işi üç kişi yapıyor. Gizli işsizler ordusu oluşuyor” şeklinde konuştu. -

Engelli Memur alım başvuruları 6-21 Şubat tarihleri arasında yapılacak
ÖYM tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: “ 2018 yılı engelli bireylerin istihdamı için yapılacak EKPSS başvuruları 06 ve 21 Şubat tarihleri arası başlayacaktır. 22 Nisan tarihinde ise sınav yapılıp 17Mayıs tarihinde sınav sonuçları açıklanacaktır. ÖSYM başvuru ve sınav tarihine ek olarak bu sene geç başvuru günü tarihilerini de yayınlamıştır. Geç Başvuru Günü EKPSS için 13 – 14 Mart tarihleri arasında, Kura için ise 29 – 30 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilebilecektir. Geç başvuru gününde yapılan başvurularda sınav ücreti, aynı gün saat 23.59’a kadar artırımlı olarak; ÖSYM’nin internet sayfasında e-İşlemler’de yer alan “Ödemeler” alanından kredi kartı/banka kartı ile yatırılacaktır. Buna göre; 2018 EKPSS sonuçları 17 Mayıs 2018 tarihinde açıklanacak. Sınav sonuçlarının belirtilen tarihlerde açıklanması planlanmaktadır ancak, sınava ilişkin bir dava söz konusu olduğu takdirde mahkemece bir karar verildikten sonra sınav sonuçları açıklanacaktır. 2018 Yılı içerisinde EKPPS sonucuna göre 2 dönem başvuru alınacak olup 1. dönem başvuruları 8 ile 16 Mart 2018Tarihleri arası alınacaktır. 2. Dönem başvuruları bilahare açıklanacaktır. İnşallah 2018 yılı içerisinde 5000 engelli bireyin kamu personeli olarak alınması beklenmektedir. 2018 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavına (2018-EKPSS); ortaöğretim kurumlarından, yükseköğretim ön lisans/lisans programlarından mezun olan veya EKPSS’nin geçerlik süresi içinde mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvurabilecektir. Birden fazla öğrenim düzeyinden mezun olan adaylar mezun oldukları en üst düzeyden EKPSS’ye başvurmak zorundadır.Tüm adaylara EKPSS Sınavında adaylara engel gruplarına ve öğrenim düzeylerine uygun genel yetenek ve genel kültür testlerinden toplam 60 soru sorulup 60 dakika süre verilecektir.Adaylar ÖSYM’nin internet sitesinden (http://www.osym.gov.tr) başvuru sürecini takip edebilirler. Tüm adaylara başarılara diliyorum.”
-

MHP’den AK Partiye hayırlı olsun ziyareti
Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette MHP ve AK Parti Teşkilatı Yozgat ve ülke gündemi üzerine sohbet etti. Ziyaretlerinden dolayı MHP İl Başkanı Ethem Sedef ve partililere teşekkür eden AK Parti İl Başkanı Celal Köse,” Göreve geldiğimiz günden bu yana Yozgat’ımız ve ülkemiz için elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda da çalışarak görevimizin hakkını vermeye çalışıyoruz.Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımları ile düzenlediğimiz kongremizde de delegelerimizin teveccühü ile il yönetimimiz görevine başlamış bulunmaktadır.”dedi.
AMACIMIZ VE
GAYEMİZ BİRDİR
Her ne kadar ayrı çatı altında siyaset yapsalar da amaçlarının bir olduğunu vurgulayan Başkan Köse, “Milliyetçi Hareket Partisinin Yozgat teşkilatına bu nazik ziyaretlerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Her ne kadar ayrı çatı altında çalışsak da amacımız ve gayemiz birdir. Bizler hep birlikte bu vatanın bekası, birliği ve bütünlüğü için çalışmaktayız. Allah bu uğurda hepimizin yar ve yardımcısı olsun”diye konuştu.
HAYIRLI OLSUN
ZİYARETİNDE
BULUNDUK
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İ. Ethem Sadef’te başkanlık görevlerine seçilen AK Parti İl Başkanı Celal Köse ve Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı’ya teşkilat olarak hayırlı olsun ziyaretinde ve başarı dileklerinde bulunduklarını söyledi.
Afrin’de gerçekleştirilen Zeytin Dalı operasyonuna da değinen Başkan Sedef,” Kahraman Türk askeri huzur için, istikrar için, güvenlik için, sükûnet ve selamet için Afrin’e yıldırım gibi inmiştir. Bu vesileyle tarih yazan Afrin kahramanlarına sevgi ve selamlarımı gönderiyor, Cenab-ı Allah’tan hepsini korumasını, kollamasını niyaz ediyor, aziz şehitlerimize rahmet temenni ediyorum.”dedi.Açıklamaların ardından MHP ve AK Parti teşkilatı ziyaret anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. -

Bozdağ: Mor beyin uygulaması kapsamında 11 bin 480 kişinin varlığı tespit edildi, 2 bin 168’i kamu görevlisi
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, İçişleri Komisyonunda milletvekillerine bilgi verdi. Bozdağ, OHAL Komisyonunun kurulduğunu belirterek, “Komisyona müracaattan sonra müracaat eden herkese yargı yolu açılmış oldu.
Komisyon kabul yönünde oy verdi. İlgili görevli iade edilecek, talebin reddi halinde idare mahkemesi yolu açılacak. Ankara İdare Mahkemelerine dava açma hakkı olacak. Hükümet olarak bu konuda yargı denetimini devreye sokan mekanizmayı hayata geçirmemizin ana nedeni bu konuda yaptığımız bütün tasarrufların Anayasa ve hukuk devleti çerçevesinde yapılmış olmasıdır. Şu ana kadar Olağanüstü Hal İşleri İnceleme Komisyonuna 105 bin 121 kişi müracaatta bulundu. Komisyon bugüne kadar bin 562 kişi hakkında karar vermiş. Bunlardan 41’i hakkında kabul kararı vermiş, diğerleri ret şeklinde” ifadelerini kullandı.
KHK’larla yapılan ihraç sayısı hakkında bilgi veren Bozdağ, “KHK’larla yapılan ihraç sayısı 110 bin 778, iade sayısı 3 bin 604. Şu anda KHK’larla ihraç edilen sayısı 107 bin 174’tür. Onun HSK ve OHAL’in ilan edildiği takip sürecinde yapılan ihraçlar da var.
Onlar bu rakama dahil değil. Her devlet kendi çalıştırdığı kişilerden anayasal düzen ve devlete sadakati arar. Bu büyük egemen devletlerin ortak vasfıdır” şeklinde konuştu.
Mor beyin uygulaması hakkında bilgi veren Bozdağ, “Mor beyin uygulaması kapsamında 11 bin 480 kişinin varlığı tespit edildi.
Bunlardan 2 bin 168 kişi kamu görevlisi. Bir kısmı ihraç edilmiş, bir kısmı kamuda çalışıyor. İhraç edilenlerin mor beyin uygulaması tespitinden önce ‘ByLock’çu denilerek ihraç edilenlerin tamamı, FETÖ’nün tuzağına düştükleri tespit edildikten sonra görevlerine iade edilmiştir. Bu kapsamda iade edilenlerin sayısı bin 823” dedi. -

Firmalara istihdam teşvikleri anlatıldı
81 ilde düzenlenen İl İstihdam Kurulu Toplantılarında alınan kararlar bir bir uygulandı, firmaların istihdam artışlarına katkıda bulunuldu.
Bu kapsamda İŞKUR İş ve Meslek Danışman Daire Başkanı Sinan Timur Yozgat’a gelerek İŞKUR İl Müdürü Taner Yıldız ve Yozgat Organize Sanayi Bölge Müdürü Erdoğan Öztürk ile birlikte Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde istihdama katkıda bulunan firmaları ziyaret etti. Ekonomik hareketliliğin her geçen gün arttığı ve buna paralel olarak da istihdamın genişlediği Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde istihdama yönelik teşvikler anlatıldı. Yıldırım Plastik, Garanti Giyim, Özel Kazan ve Eren Çorap firmalarına gerçekleştirilen ziyarette artı istihdam sözleri alındı.
İŞKUR İş ve Meslek Danışman Daire Başkanı Sinan Timur, “Organize Sanayi Bölgesinde yer alan firmalarda ki istihdam artışını sağlamak amacıyla durumu yerinde tespit için bugün buradayız. İŞKUR ve Çalışma Bakanlığımızın teşvikleriyle ilgili firmalarımıza bilgiler verdik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Jülide Sarıeroğlu talimatlarıyla 81 ilimizde düzenlenen İl İstihdam Kurulu Toplantısına katıldık. İstihdam seferberliği kapsamında OSB’leri ziyaret ederek firmalarımızın istihdam artışlarına katıklıda bulunmak istiyoruz. Yozgat Organize Sanayi Bölgesi kapasite olarak gayet büyük bir yer ve 30’un üzerinde firma faaliyette. Burada İŞKUR olarak daha aktif ve etkin bir şekilde rol alacağız. Bu açıdan da planlamalarımızı İŞKUR il müdürümüzle, OSB müdürümüzle ve diğer STK’larla beraber yapacağız” şeklinde konuştu.
İŞKUR İl Müdürü Taner Yıldız, firmaları İş ve Meslek Danışman Daire Başkanı Sinan Timur birlikte ziyaret ettiklerini söyleyerek, firmalara istihdam teşviklerle ilgili bilgiler verdiklerini vurguladı. Yıldız, “Firmalarımızın istihdamla ilgili olan sorunlarını öğrenip bu sorunları girdirme noktasında fikir alışverişinde bulunuyoruz. Yozgat Organize Sanayi bölgesi ilimiz için önemli bir yere sahip. Bugün 1600 kişiye istihdam sağlayan bir bölge. Firmalarımızın istihdam teşviklerinden yararlanmaları için Organize Sanayi Bölge Müdürlüğümüzle birlikte ortaklaşa çalışamaya devam edeceğiz” dedi. -

Yozgatlı besici: Canlı Hayvan ithaline değil, ithal ete karşıyız
Yozgat’ın Sarıhacılı köyü, şimdilerde Mahallesi olan Sarıhacılı Mahallesinde eski ağırını yıkarak yerine kendi imkanları ile hayvan üretim tesisi kuran İdris Sarı, büyükbaş hayvancılık üzerine faaliyetini sürdürüyor.
Yozgat’ın coğrafi konumu itibariyle tarım ve hayvancılığa çok elverişli bir şehir olduğunu vurgulayan Sarı, bunun özellikle hayvancılıkla değerlendirilmesinin Yozgat ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat ziyaretinde Sorgun Veterinerlik Fakültesine koordineli olarak Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin kurulması talimatının bölgede hayvancılığın gelişmesine büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Sayın Cumhurbaşkanımızın hayvancılığın gelişmesine yönelik konuşması biz üreticiler için müjde niteliğindedir. Bugün bakıyoruz köylerimizde genç nüfus kalmıyor büyük şehirlere göç ediyor.
Bunun sebebi köylerimizde hayvancılık yapılmadığından kaynaklanıyor. Eskiden köylerde en az 5 bin 10 bin küçükbaş hayvan sürüsü görürdük. Şimdilerde ise pek çok köyümüzde küçükbaş hayvancılık yapılmıyor. Oysa bugün bir koyunun ortalama fiyatı en az Bin TL. Aynı şekilde büyükbaş hayvancılıkta köylerimizde yarı yarıya düştü. Bunun tabi çeşitli nedenleri var. Yem ve girdi maliyetlerinin yüksek olması ister istemez hayvancılık sektörünü etkiliyor.”
ÇİFTÇİMİZ
ÜRETİCİMİZ HAYVAN YEM İHTİYACINI
KENDİSİNİN
ÜRETMESİ LAZIM
Hayvancılıkta en büyük sorunun yem ihtiyacı olduğunu kaydeden Sarı, bunun tek çözümünün çiftçilerin hayvan yemini kendisinin üretmesi gerektiğini söyledi.
Sarı,” Köyünde çiftçilik yapan bu yönde geçimini sağlayan vatandaşlarımız sadece tarıma dayalı yani sadece arpa ve buğday ekimi ile uğraşırsa bir şey kazanamaz.
Bunun yanı sıra diğer ürünler ve eğer hayvancılıkta yapıyorsa mutlaka yonca, silajlık mısır, fiğ gibi ürünler ekerek bunlardan hayvan yemi ihtiyacını kendisi karşılayabilir. Bu ürünlere de zaten devletimiz önemli ölçülerde destek vermektedir. Ben birkaç yıldır kendi hayvan yemini kendim üretiyorum. Bu şekilde hayvanlarımız daha sağlıklı ve üretim kapasitesinde de ciddi derecelerde artış oldu. Yem ihtiyacını bende satın alarak bu işi yapmaya kalksam hiçbir şey kazanamaz aksine belki de zarar ederdim.”diye konuştu.
İTHAL HAYVANA KARŞI DEĞİLİZ FAKAT İTHAL ETE KARŞIYIZ
Ülkede ve Yozgat’ta hayvancılığın gelişmesi için canlı hayvan ithaline karşı olmadıklarını belirten Sarı, lop, karkas diye tabir edilen kesilmiş olarak gelen et ithaline karşı olduklarını vurguladı.
Sarı, “Bende Amerika’dan ithal angus ve hereford cinsi 100 büyükbaş hayvan ithal ettim. Şuan bakımını biz kendimiz yapıyoruz. Bunun yanı sıra yine yerli büyükbaş hayvanlarımız var. Bu şekilde hayvancılık üretimimizi sürdürüyoruz. “dedi.
KESİMHANE
PROJEMİZE YAKINDA BAŞLAYACAĞIZ
Hayvancılık faaliyetlerini çok yönlü geliştirerek sürdüreceklerini vurgulayan Sarı, “İşletmemizde şuan için hayvan üzerine üretim yapıyoruz. Devletimiz hayvancılığın gelişmesine yönelik ciddi oranlarda destek vererek katkı sunuyor.
Bizde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)’nın hibe desteklerinden yararlanmak için bir proje hazırladık ve projemiz kabul edildi. Kesimhane projemizle hayvancılık üretimimizi farklı şekilde sürdüreceğiz. Kesimhane projemizin tamamlanması ile bölgemizde besicilerimiz hayvanlarını hijyenik koşullarda kesimhanemize getirerek kesimini yaptırabileceklerdir.”diye konuştu. -

Belediye’den Afrin’deki askerler için kan bağışı
Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen kan bağışı programına Yozgat Belediye Başkan Yardımcıları olmak üzere çok sayıda personel katıldı. Bir gün boyunca devam edecek olan kan bağışı kampanyasında personeller, mesai bitimine kadar kan vermeye devam edecekler.
Kan veren tüm personele teşekkür eden Başkan Yardımcısı Serdar Açıkgöz yaptığı açıklamada “Askerlerimiz vatanı korumak için canlarını hiçe sayıyorlar bizim de kanımız onlara feda olsun. İhtiyaç duyulduğunda da fiziki olarak vatan için görev almaya hazırız. Allah Mehmetçiğimizi korusun. Biz kan verelim ama inşallah kullanılmasın. Hiçbirinin ayağına taş değmesin. Hem ülkemizi hem de dünyayı terör belasından kurtarsınlar ve inşallah sağ salim ailelerine kavuşurlar” dedi. Başkan Yardımcısı Şahin Kılınçaslan ise “Afrin’deki askerlerimiz için belediye olarak kan bağışında bulunduk. Umarım askerlerimizin bu kanlara ihtiyaç duymazlar. Hayırlısıyla Zeytin Dalı Harekatı’ndan dönerler. Duyarlılık gösterdikleri için de tüm personelimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. -

Erdoğan: Yanlarında kimin olduğuna bakmaksızın teröristlerin üzerine gitmeye devam edeceğiz
TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önceden ABD kanadından Membiç ile ilgili yapılan açıklamalara cevap vererek, “Açıkça ilan ettiğimiz şekilde, yanlarında kimin olduğuna bakmaksızın teröristlerin üzerine gitmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
Erdoğan, grup toplantısında özellikle CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun ÖSO’yu bir terör örgütü olarak nitelemesine tepki gösteren Erdoğan, “ÖSO kendi vatanlarını korumak için bir araya gelerek organize olmuş, bizim de desteklediğimiz, tıpkı Kurtuluş Savaşı’mızdaki Kuva-i Milliye güçleri gibi bir sivil oluşumdur” ifadelerini kullandı.
Millet kavramı üzerinden Kılıçdaroğlu’na cevap veren Erdoğan, “Bu ve benzeri kişilerin kafasındaki millet ve milliyet tanımı Fransız İhtilali ile dünyaya yayılan kavramlardan ibaret olunca ortaya böyle garabetler de çıkabiliyor” açıklamasında bulundu.
“Bunlara her türlü ortaklık ve birliktelik yakışır”
CHP’nin Atatürk istismarcılığı yaptığını belirten Erdoğan, “her sıkıştıklarında onun sözlerine başvurdukları gibi bugün de aynısını yapıyorlar. Başka sermayeleri kalmadı. Elbette millet olmanın birinci şartı özgürlüktür, elbette savaş meydanlarındaki zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmadan bağımsızlığın dayanağı haline getirilemezler. İyi de siz bu işin neresindesiniz. CHP’nin tek parti döneminden beri bu ülkede milletin ve devletin hayrına atılan her adımı engellemeye çalışmaktan başka bir icraatı, başarısı var mı? Gazi Mustafa Kemal’in büyük bir ferasetle başlattığı savunma sanayi hamlesinin önünü 2. Dünya Savaşı şartlarını bahane ederek adeta kesen, yapılmış olan işleri rafa kaldıran siz değil misiniz? Uçak fabrikalarımızı, motor fabrikalarımızı kapatan, ihracat bağlantılarını iptal ettiren siz değil misiniz? Küçük aksaklıkları bahane ederek büyük bir fedakarlıkla başlatılmış oylan sanayi hamlelerini dinamitleyen siz değil misiniz? Öyleyse bu gün milletimizin karşısına çıkıp hangi yüzle bilgiden, üretimden, mertlikten bahsediyorsun ne mertliği? Siz önce terör örgütlerine verdiğiniz açık desteğin hesabını verin. Kimlerle, hangi yollarla, nasıl yürüdüğünüzü bu millet görüyor. CHP’nin başında ki bu zat, ‘YPG terör örgütü değil, vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur’ diyor. Bunu diyebilmiş, terör örgütünü böylesine sahiplenmiş bir kişi. YPG dediği PKK’nın Suriye kolu. Bu kişi şuanda Afrin Operasyonu’nu yürüten askerimize kurşun sıkan, sınır ötesinden yaptığı saldırılarla vatandaşlarımızın canına, malına, ibadethanesine kast eden terör örgütünü savunuyor. İşte bunun genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, hepsinin yaptığı bu değil mi? Genel Başkanları böyle yapar da şürekâsı ondan aşağı mı? Bu partinin genel başkan yardımcıları, grup başkanvekilleri, milletvekilleri, genel merkez yöneticileri, il başkanları da aynı koroya katılmış gidiyorlar. ‘PYD bir terör örgütü değildir’ diyerek, bize PYD’den niçin rahatsız olduğumuzu soruyor, gaflete bak. Bir başkası, ‘CHP nasılsa PYD’de öyle bir siyasi partidir, bu gerçeği söylemekten çekinmemeliyiz’ diyor. İstanbul’a bir İl başkanı getirmişler, neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Teröristlere yönelik operasyonları dünyaya ‘sivil katliamı’ diye sunmak için zaten birbirleri ile yarışıyorlar.
FETÖ’cüleri derseniz, Ankara’dan İstanbul’a yürüyecek kadar çok seviyorlar. Kazdıkları çukurlarla vatandaşlarımıza hayatı zehir eden teröristleri ‘barikat kuran arkadaşlar’ diye taktim eden bunlar değil mi? Bölücü terör örgütünün siyasi uzantısı ile öyle iç içe geçmiş durumdalar ki, ortak eylemden seçime ortak girmeye doğru gidiyorlar. Hayırlı olsun, çok isabetli oldu, yeter ki böyle bir karar alsınlar. Atalarımız ‘iki çıplak bir hamama yakışır’ derler. Bunlara her türlü ortaklık ve birliktelik yakışır” diye konuştu.
“ÖSO kendi vatanlarını savunan milli bir yapıdır”
CHP’nin ÖSO’ya terör örgütü dediğini belirten Erdoğan, ÖSO’nun bir terör örgütü değil, kendi vatanlarını savunun milli bir yapı olduğunu söyledi. Erdoğan, “FETÖ’ye avukatlık yapan, HDP ile kanka olan, PKK’nın izinden giden, PYD’ye övgüler saydıran ana muhalefetin sıra ÖSO’ya gelince bir anda bunların nevri dönüyor. Dünyada hiçbir devletin, hiçbir istihbarat kuruluşunun, hiçbir insan hakları örgütünün bulamadığı bir gerçeği bunlar keşfetmişler. Neymiş, ÖSO bir terör örgütüymüş. PYD’de ‘parti’ diyenlerin ÖSO’ya ‘terör örgütü’ demesi bizi şaşırtmaz ama birilerinin kafasını karıştırabilir. Onun için burada altını çizerek ifade ederim ki, ÖSO terör örgütü değil, kendi vatanlarını savunan, içinde her meşrepten, her inançtan her etnik kökenden insanın bulunduğu milli yapıdır. Bunların kimi zaman açıktan, kimi zaman fısıltı ile söyledikleri bir husus var. Buldukları her fırsatta, ‘ülkemizdeki Suriyeliler niye kendi vatanlarını savunmak için savaşmıyor da biz oraya gidiyoruz’ diye sürekli el altından fitne yayıyorlar. Biz Arap’ı, Kürt’ü, Türkmen’i ile Suriye’deki kardeşlerimizin orada 7 yıldır nasıl mücadele verdiğini iyi biliyoruz. Ey CHP, siz bunu bilemezsiniz. Siz sadece size sufle edilen yalanlarla hareket edersiniz. Önce yardımlar kesilerek, sonra DEAŞ bahanesiyle bu samimi mücadelenin nasıl sekteye uğratıldığını da çok iyi biliyoruz. ÖSO’ya ‘terör örgütü’ diyenler önce başını iki elinin arasına alsın bir düşünsün. Benim Mehmet’imle beraber orada özgürlük savaşını, kendi topraklarını koruma savaşını yürütenlere böyle bir yakıştırmayı yapmanın ne kadar alçakça olduğunu görmek lazım. Tamamı Suriyeli kardeşlerimizden oluşan OSÖ’nun Fırat Kalkanı Harekatı’ndan nasıl fedakarca çarpıştığının bizler yakından takipçisiyiz, şahidiyiz.
Bu operasyonda ÖSO şuana kadar 614 şehit vermiştir, 2 binin üzerinde gazisi vardır. ÖSO Zeytin Dalı Operasyonu’nda 16 şehit ve 100’e yakın gazi vermiş olmasına rağmen mücadelesini kahramanca sürdürmektedir. Ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimizin Zeytin Dalı Harekatı’nın başlamasıyla askerlik şubelerine akın edip bölgeye gitmek için başvurduklarını da biliyoruz. Çatışma bölgelerinde görev yapmaya öyle elini kolunu sallayarak gitmek mümkün değil. Bunun için eğitim, teçhizat, lojistik ve planlama lazım. Tıpkı kendi vatandaşlarımız gibi Suriyeli kardeşlerimizin de askerlik şubelerine yaptıkları başvuruları bir kararlılık ifadesi olarak görüyor ve hepsine şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“ÖSO Kurtuluş Savaşı’mızdaki Kuva-i Milliye güçleri gibi bir sivil oluşumdur”
Zeytin Dalı Operasyonu kapsamında 646 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Şuan itibariyle, bizim de Mehmetçiğimiz olarak şehitlerimiz var, Zeytin Dalı Operasyonu’nda şuana kadar bizlerde şehitler verdik. Ama kahir ekseriyeti ile burada ÖSO’nun şehitleri var. Toplamda şuanda 646 teröristi etkisiz hale getirdik. Şuanda Burseya Tepesi düştü. Oradaki yakın tepeleri de Mehmetçiğimiz ÖSO ile beraber düşürmenin adımlarını atıyorlar. ÖSO kendi vatanlarını korumak için bir araya gelerek organize olmuş, bizim de desteklediğimiz, tıpkı Kurtuluş Savaşı’mızdaki Kuva-i Milliye güçleri gibi bir sivil oluşumdur. ÖSO’nun bizim kahraman askerlerimizle yan yana çarpışması utanılacak değil, iftihar edilecek bir görüntü. Her sivil oluşum gibi burada da yanlış yapanlar olursa kendi içlerinde muhasebelerini yapar, yanlışı temizlerler. Biz bugüne kadar herhangi bir yanlışlarını görmediğimiz gibi, hataları olabilir, Suriyeli kardeşlerimizin özgürlük mücadelelerinde yanlarında olmaktan memnuniyet duyuyoruz. 1. Dünya Savaşı’ndaki tüm cephelerimizde, Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, Medine ve Kudüs savunmalarında, Kurtuluş Savaşı’mızda şehit olan Halepli, İdlipli, Humuslu, Şamlı yüzlerce kardeşimiz vardır. Sadece Çanakkale Savaşı’nda bugünkü Suriye, Lübnan, Filistin hattından gelen bin civarında şehidimiz var. Bu kardeşlerimizin şimdi bizim desteğimize ihtiyaçları varsa onlarla birlikte cephede olmamız bizim tarihi görevimizdir. ÖSO’ya ‘terörist’ diyerek güya kendi akıllarında DEAŞ ile aynı safa koymaya çalışanlar bölücü terör örgütünü aklamanın gayreti içine girerek aslında kendilerini aynı duruma düşürdüklerini bilmelidir. Bütün bunları gören milletimizin günü geldiğinde taktirini sandıkta ortaya koyacağına inanıyorum.”
“Osmanlı tam bir millet devletiydi”
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na millet kavramı ile ilgili ders veren Erdoğan, “Bu zatın cehaletini sergilediği bir başka konu da millet meselesi. Önce, ‘Osmanlı’da millet mi vardı’ diyor. Sen bir partinin genel başkanısın, gençlere hitap ediyorsun, buraya gelirken millet kavramı nedir bir oku. Okuma özürlü. Ardından, ‘millet cumhuriyetle beraber oldu’ diyor. Bu ve benzeri kişilerin kafasındaki millet ve milliyet tanımı Fransız İhtilali ile dünyaya yayılan kavramlardan ibaret olunca ortaya böyle garabetler de çıkabiliyor. Halbuki bizim kendi medeniyetimizin, tarihimizin, kültürümüzün bir ‘millet’ tanımı vardır. Osmanlı tam bir millet devletiydi. Ülkeyi yöneten hanedana bakıp ta Osmanlı’yı şahıs devleti sananlar ya tarihlerinden bihaberdirler ya da o tarihi hep başkalarının gözünden, kaynağından okumuşlardır. Bugün Avrupa’da ve dünyanın pek çok yerinde devletler krallık ile yönetiliyor diye bunları milletsiz veya demokrasinin dışında diye mi kabul edeceğiz. Başlarında kral, kraliçe veya imparator bulunan İngiltere’yi, Norveç’i, İspanya’yı, Hollanda’yı, Belçika’yı, İsveç’i, Japonya’yı ve daha pek çok ülkeyi acaba nereye koyacağız. Demek ki yönetim biçimleri ile millet meselesinin, hatta demokrasinin öyle çok ta doğrudan ilişkisi bulunmuyor. Milleti ve milliyeti Fransız ihtilalinden, Alman faşizminden, bunların yol açtığı vahşetler üzerinden kurulan batılı teoriler üzerinden okuyanlar elbette böyle saçmalıyor. Onların milletten anladığı modern anlamdaki ulus ise ulusun elbette bir geçmişi olmaz. Ama millet öyle değil. Tarihi süreklilik içinde milletler daima vardır.
Değişen sadece etki ve hakimiyet alanlarıdır. Milletin cumhuriyetle başladığını söyleme binlerce yıllık Türk tarihini, bin 400 yıllık medeniyet geçmişimizi, coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızı yok sayarak bunlara ihanet etmektir” ifadelerini kullandı.
“Yanlarında kimin olduğuna bakmaksızın teröristlerin üzerine gitmeye devam edeceğiz”
“Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet” vurgusunu yineleyen Erdoğan, “Balkanlar’dan Makedonya Cumhurbaşkanı bir tarih profesörüdür. Hep şu ifadeyi kullanır, ‘Osmanlı’nın millet sistemini örnek alın’ der. Bunu özel çalışma yemeğimizde falan da bize birkaç kez anlatmıştır. Milleti ve milliyeti anlamak için öncelikle kendi geçmişinizi iyi bilmeniz gerekir. Rahmetli Erol Bingöl’ün ifadesi ile ‘bizim dilimizin kaynağı eskilerdir, dinimizin kaynağı eskilerdir, soyumuzun kaynağı eskilerdir.’ Ben daha da ileri gidiyorum, ama bunu anlamaz, anlaması için çok daha farklı bir kaynağa gitmesi lazım, onu özel olarak kendisine verebiliriz, biz millet-i İbrahim’den geliyoruz. Sen ‘cumhuriyet’ dediğin zaman dur bakalım neredesin? Ta millet-i İbrahim. Osmanlı da milletimizin tarih boyunca kazandığı tüm gücün ve birikimin zirvesi oluşturan bir devlettir. Bizim millet tanımımız özünü İslam’ın millet anlayışından alır. Bunu bilmen lazım. Pek çok farklı dinden ve kökenden gelen insanı çatısı altında toplayan Osmanlı bunların milliyetlerini dinlerine göre tasnif etmiştir. Osmanlı böyle bir imparatorluk. Müslümanlar bir millet, Hristiyanlar bir millet, Yahudiler bir millettir. Etnik bakımdan zaman zaman çok küçük karışmalar olsa da bu tarihimizin ve coğrafyamızın gerçeğine en uygun tanımdır. Nitekim cumhuriyetimizi kuran kadro da Lozan’da alnı tanımı esas almıştır. Ülkemiz topraklarında yaşayan insanlar ‘Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar diyerek’ inançlarına göre sınıflandırılmışlardır. Bu anlayışla sınırlarımız dışında kalan coğrafyalardaki Müslümanlardan isteyenlerin Anadolu’ya gelmesi, Hristiyanlardan da isteyenlerin o ülkelere gidebilmesi temin edilmiştir” şeklinde konuştu.
“Bu zata Yahya Kemal’in 1920 yılında yayınlanan Ezansız Semtler yazısını okumasını özellikle tavsiye ediyorum. O yazıda bizi millet halinde tutan farkın ne olduğunu çok iyi görecektir” diyerek Mehmet Akif Ersoy’un “Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz” isimli şiirini okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün Türkiye ve Türk milleti bin yıl daha tüm dünyayı adaleti, merhameti, sevgi ile kucaklamak için yola çıkmıştır. Bizi bu kutlu yolumuzdan ne sınırlarımıza dizilen teröristler ne içimize sokulan FETÖ, PKK gibi ihanet çeteleri ne de adeta beşinci kol faaliyeti yürüten bu tipler döndüremeyecek. Biz kendi ülkemizin ve milletimizin güvenliği, huzuru, refahı için değil, aynı zamanda komşularımızdan başlayarak tüm kardeşlerimizin, dostlarımızın, tüm masumların ve mazlumlar esenliği için bu mücadeleyi yürütüyoruz. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok, kimsenin haksız ve gereksiz yere canına kast etmek gibi bir düşüncemiz asla yok. Bıçak kemiğe dayanana kadar sabretmemizin nedeni bu oldu.
Ama artık bu noktadan sonra kimseyi gözümüz görmez. Sınırlarımızdaki terör tehdidi tamamen ortadan kalkana, 3,5 milyona yakın ülkemizde bulunan Suriyeli kardeşlerimiz kendi evlerine güvenle dönene kadar durmayacağız. Teröristlerin bulundukları yerleri boşaltıp boşaltmaması orada bulunanların bileceği iş. Biz öyle alavere, dalavere ile değil, açıkça ilan ettiğimiz şekilde, yanlarında kimin olduğuna bakmaksızın teröristlerin üzerine gitmeye devam edeceğiz. Kimse bizden kendi sözlerine kendileri değer vermeyenlerin beyanlarına göre hareket etmemizi beklemesin.” -

Türk Kızılayı’ndan Afrin çağrısı
İlker, “Türk silahlı kuvvetlerimiz tarafından başlatılan zeytin dalı operasyonu sürecinde Suriye içerisinde sivillere yönelik çok boyutlu insani destek ve koruma sağlamak amacı ile Kızılay ve AFAD alarmda. Ekiplerimiz koordineli olarak gerekli tedbirleri almakta. Diğer bölgelerde olduğu gibi Afrin’de de kesintisiz ve ayrım gözetmeksizin insani desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.
Sahada yoğun bir şekilde çalışma içinde olduklarını kaydeden İlker, “Yeni kamp alanları oluşturulması ve Afrin’den gelecek olan insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına, arkadaşlarımız sahada yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Afrin Operasyonu sonrası olası göçe karşı, başta barınma ihtiyacı olmak üzere gıda ve diğer ihtiyaçların giderilmesi için hazırlıklarımızı yaptık. İdlib ve Azez’de de çadır sayılarını artırıyor ve yeni çadırkent alanları belirliyoruz. Bunların çok hızlı kurulması için çalışmalar yürütüyoruz. Bu anlamda içme suyu kuyuları, günlük gıda tesisi, üst yapı, tuvalet gibi alanlar inşa ediliyor.
Korunmaları ve ihtiyaçlarının sağlanması için imkanlar seferber ediliyor” diye belirtti
Yozgatlılara da çağrıda bulunan İlker, “Sizler de SURİYE yazıp 2868’e göndereceğiniz SMS ile destek olabilirsiniz. Bunun yanı sıra operasyon bölgesine yakın merkezlerimiz de kan stoklarımızı da tahkim ettik.
Kış aylarında azalan kan stoklarımızı düşünerek bu dönemde kan bağışçılarımızdan da biraz daha özverili olmalarını istiyor, kıymetli bağışçılarımızı kan bağış noktalarına bekliyoruz” diye konuştu. -

Başkentteki Yerköylüler Derneği 6. Arabaşı Gecesine hazırlanıyor
Başkentteki Yerköylüler Derneği Başkanı Mesut Kaya, yaptığı açıklamada dernek olarak her yıl düzenledikleri Arabaşı ve Muhabbet Gecelerinin bu yıl 6.sını gerçekleştirecek olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR
Başkan Kaya, “Derneğimiz Ankara’da yaşayan hemşerilerimizin buluşma noktası haline geldi. Düzenlediğimiz farklı etkinlikler hemşerilerimiz bir araya gelerek hasret gideriyor, tanışma fırsatı buluyor. Birlik beraberlik adına da kaynaşmaya vesile oluyoruz. İlçemiz ve Yozgat’ımızdan nüfusumuzun 4-5 katı insanımız çeşitli vesilelerle gurbette hayatlarını idame ettirmek zorunda kalıyor. Bizlerde dernek olarak hemşerilerimizi derneğimiz çatısı altında buluşturarak güzel bir birliktelik sağladık. Atalarımızın da dediği gibi “Birlikten kuvvet doğar” anlayışla hemşerilerimiz arası diyalogumuzu pekiştirerek samimi bir birliktelik oluşturduk.”dedi.17 Şubat’ta gerçekleştirilecek olan 6. Arabaşı ve Muhabbet Gecelerinin dolu dolu geçeceğini vurgulayan Kaya, “Derneğimizin geleneksel hale getirdiği arabaşı ve muhabbet geceleri etkinliğimiz 17 Şubat Cumartesi günü Saat 19 :00’da başlayacak. Hemşerilerimize o gün doyumsuz bir gece yaşatmayı planlıyoruz. Bu kapsamda Yerköy’lü sanatçımız Mahmut Yıldız, seslendireceği yöremize ait ve yıldızlı türkülerle katılımcılara güzel bir müzik ziyafeti verecek. Yöremizin kış aylarının olmazsa olmazından olan tescilli yemeğimiz arabaşı ile sohbet ve muhabbet beraberinde kaynaşmayı sağlayacak. Ben bu vesile ile Ankara ve diğer illerimizdeki hemşerilerimizi, siyasetçilerimizi, bürokratlarımızı kısacası herkesi 17 Şubat Cumartesi günü Ankara Sincan’daki Plevne Mahallesi Pazar Caddesi NO:5/A Pamuk Center adresine davet ediyorum.”diye konuştu. -

Vücut direncini korumak için uzmanlardan öneri
Gripten korunmak ve vücut direncini korumak için 5 öneri sunan Uzmanlar, “Bol miktarda C vitamini tüketin, vücuttaki zararlı maddelerin atılmasını ve savunma sisteminin güçlenmesini sağlayacaktır. İyi C vitamini kaynaklarından maydanoz, tere, roka, portakal, mandalina ve limona beslenmemizde sıklıkla yer vermeliyiz” dedi.
Gerekli miktarda tüketilen balık, süt ve yumurtanın enfeksiyon hastalıklarına karşı korunabilmek için önlem olacağını söyleyen Uzmanlar, “Herhangi bir sağlık problemimiz yoksa her sabah kahvaltıda bir yumurta ve peyniri mutlaka yemelisiniz, et tüketimini eğer mümkünse 2-3 gün balık olarak eklemeliyiz” diye konuştu.
Uyku ve egzersizin her birey için temel gereklilik olduğunu vurgulayan Uzmanlar, “Hava koşullarının zorlaşmasıyla birlikte sedanter yaşam tarzı artmakta. Buna bağlı mutsuzluk, kilo alma süreçlerini hızlanmaktadır.
Soğuk havayla birlikte evden dışarı çıkmama ve hareketsizliğimizi yenebilmek için asansörler yerine merdiven kullanarak, bulunduğumuz iş ortamlarında daha sık hareketlilik katarak, spor salonlarına giderek tolere etmeye çalışmalıyız.
Yetişkin bir birey için de 6-7 saatlik düzenli bir uyku kilo verme sürecinde yardımcı olacaktır” dedi.
Stres, alkol ve sigaradan uzak durulması gerektiğini de ifade eden Uzmanlar, “Alkol ve sigaranın vücutta oluşturduğu toksin maddeleri atabilmek için içinde antioksidan bulunan gıdalardan tüketmeliyiz.
İçinde A ve B vitamini olan besinler; havuç, kabak, brokoli, şeftali patates, turunçgiller gibi meyve sebzeleri mutlaka günde 2-3 porsiyon şeklinde tüketmeliyiz.
Uzun süreli susuzluklarda elektrolit kaybı, vücut direncinin düşmesine neden olacağı için vücudumuzun daha güçlü durması ve bedenimizde yorgunluk halsizlik tarzı şeyler yaşamamız için günde en az 2 litre su içmeliyiz” şeklinde konuştu. -

DSİ Genel Müdürü Acu: Yozgat’ta 163 Bin dekar araziyi suya kavuşturduk
DSİ Genel Müdürü Murat Acu, yaptığı yazılı açıklamada kurumlarının Yozgat’a yaptığı yatırımlara değindi. Acu, “Yozgat iline yaptığı yatırımlarla mümbit toprakları su ile buluşturmaya, vatandaşlarımıza içme ve kullanma suyu temin etmeye ve derelerdeki taşkın riskini azaltmaya devam ediyor. Yozgat’ta tarımın gelişmesindeki etkenlerden en önemlisi ise su yapılarıdır. Son 15 yılda Yozgat’a; 3 yerleşim yerine yıllık 17,5 milyon metreküp içme suyu sağladık. 5 baraj ve 3 gölet inşa edildi, 163.320 dekar arazi sulamaya açıldı. Çiftçilere yıllık 94 milyon TL zirai gelir artışı sağlandı. Mevcutta işletmede olan 10.640 dekar sulamada gerekli bakım ve onarımlar gerçekleştirildi ve 53 derenin ıslahı DSİ tarafından tamamlandı. Son 15 yılda tamamladığımız içme suyu tesisleri ile Yozgat şehir merkezi, Yerköy ilçe merkezi ve Yozgat Organize Sanayi Bölgesine yıllık 17,5 milyon metreküp içme suyu temin ettik.”dedi.
5 ADET BARAJIN
YAPIMINI
TAMAMLADIK, 10 ADET BARAJ YAPIMI DEVAM EDİYOR
Yozgat’ta 5 adet baraj yapımının tamamlandığı ve 10 adette baraj yapımının devam ettiğini vurgulayan Acui “Kadışehri Halıköy Barajı, Musabeyli Cemil Çiçek Barajı, Süreyyabey (Çekerek) Barajı’nın da aralarında bulunduğu 5 adet barajı tamamladık. 10 adet barajın yapımı ise devam ediyor. 3 adet göletin yapımı tamamladık, 4 adet göletin yapımı devam ediyor.
Yozgat’ta tamamladığımız 21 adet sulama tesisi ile 163.320 dekar araziyi sulamaya açtık, böylece Yozgatlı çiftçilerimize yılda 94 milyon TL zirai gelir artışı sağladık. 6 adet sulama tesisinin yapımı devam ediyor. Dere ıslah çalışmaları kapsamında son 15 yılda 53 adet taşkın koruma tesisi inşa ederek toplam 45 adet meskûn mahal ve 14.800 dekar araziyi taşkınlardan koruduk. 6 adet taşkın koruma tesisinin çalışmaları da hızla sürmektedir.”diye konuştu.
“BÖLGESEL GELİŞİM PROJELERİ’NDE
ÇALIŞMALAR
SÜRÜYOR”
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Sayın Veysel Eroğlu’nun talimatıyla başlatılan ve büyük sulama projeleri alanları dışında kalan kırsal kesimlerde kısa sürede sulu tarıma geçilmesi ve civardaki içme kullanma suyu ihtiyaçlarının karşılanması hedeflenen “Gölsu” projesi kapsamında Yozgat’ında nasibini aldığını belirten DSİ Genel Müdürü Acu, “KOP;Aksaray, Karaman, Kırıkkale Kırşehir, Konya Nevşehir Niğde ve Yozgat illerini kapsamaktadır.Bu proje kapsamında Yozgat’ta de hak ettiği hizmetleri alacaktır.KOP kapsamında Yozgat’ta; 2003-2019 yılları arasında yapılan ve yapılacak tesisler:3 adet içme suyu tesisi, 1 adet atık su arıtma tesisi, 20 adet baraj ve gölet, 27 adet sulama tesisi, 55 adet taşkın koruma tesisi 1 adet HES olmak üzere toplam 107 tesis açılacaktır.”dedi.
2017 YILINDA
YOZGAT’TA 6ADET SU YAPISINI
TAMAMLADIK
2017 yılında Yozgat’ın DSİ yatırımlarıyla coştuğunu belirten Acu, “DSİ olarak 1 Ocak 2017 ile 31 Aralık 2017 tarihleri arasında Yozgat ilinde 2 adet Sulama tesisi, 4 adet taşkın koruma tesisini tamamlamıştır. Yozgat’ta tamamlanan sulama tesisleri ile toplam 21 Bin 910 dekar zirai arazinin sulanması, sulanan alanlardan Ülke ekonomisine 2017 yılı birim fiyatları ile 12 Milyon 382 Bin 762 TL katkı sağlanması hedeflenmektedir.’’ dedi.
Tamamlanan 4 adet taşkın koruma tesisi ile Yozgat’ın Sorgun İlçesi Eymir Kasabası Akocak Mahallesi, Sorgun İlçesi Gevrek Köyü, Kadışehri İlçesi Halıköy Beldesi ve Merkeze bağlı Tekkeyenicesi Köyünde taşkın riskinin azaltıldığını belirten DSİ Genel Müdürü Murat Acu, Tamamlanan sulama ve taşkın koruma tesislerinin toplam maliyeti 41Milyon 669 Bin 060 TL olduğunu ifade etti.
2017 yılında tamamlanan 6 adet su tesisinin 29 Kasım 2017 tarihinde Ankara’da Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen 375 Dev Eserin toplu açılış merasiminde hizmete alındığını hatırlatan Acu, “Hizmete alınan projelerin Yozgat ilimize ve Yozgatlı vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Son olarak bu projelerin yapılmasında en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a ve Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na şükranlarımı sunuyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”diye konuştu. -

Çankaya Köşkü’nde Yozgat Toplantısı
Başbakanlık Çankaya Köşkü’nde yapılan toplantıda, Yozgat’ta yapımı devam eden yatırımlar, yapılacak yatırımlar ve Yozgat’ın sorunları ele alındı.
Toplantıya Başbakan Yardımcısı Bozdağ’ın yanı sıra AK Parti Yozgat Milletvekilleri Ertuğrul Soysal, Abdulkadir Akgül, Yusuf Başer ile Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ve Yozgat Tarım Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaettin Özdemir katıldı. -

TKDK projeleri Çayıralan’da üreticilere anlatıldı
Çayıralan Şehit Yarbay Yusuf Turgut Ortaokulu Spor Salonunda düzenlenen toplantıda TKDK uzmanları Ufuk Baytar, Göksu Polat, Gamze Cengiz ve Halil İbrahim Deniz tarafından IPARD 3’de yer alan et üreten işletmeler, süt inekçiliği, kanatlı etler, çiftlik faaliyetleri, makine ekipman alımı destekleri, yapım işleri desteği, hizmet alımı destekleri yatırımları konusunda katılımcılara bilgiler verildi.
Proje Başvuru Uzmanı Gamze Cengiz, üreticilere kabul edilen projelere yüzde 40 ile 70 oranında hibe desteği verileceği söyledi.
Cengiz, “TKDK destekleri ile bölgemizde çiftçilerimiz son derece modern işletmelere kavuşarak buralarda faaliyetini sürdürmektedirler. Çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirmeye yönelik yatırım projelerine hibe desteği almak isteyenlerin başvuruları 12 Şubat 2018 tarihinden itibaren, yatırımın uygulanacağı ilde bulunan TKDK il koordinatörlüklerinde kabul edilmeye başlanacak. Online proje başvuru sistemi 12 Mart 2018 tarihinde kapatılacak ve başvuruların son teslim tarihi de 15 Mart 2018 olacak.
Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar için proje başvuruları ise 1 Mart 2018 tarihinde başlayacak. Online proje başvuru sisteminin 2 Nisan’da kapatılacağı başvurular için son teslim tarihi de 5 Nisan 2018 olacak.”diye konuştu.
