Yazar: admin

  • Müftü Sezik’ten Gazetemize ziyaret

    Müftü Sezik’ten Gazetemize ziyaret

    Gazetemiz sahibi Bekir Çaylak’la sohbet eden İl Müftüsü Sezik, müftlük olarak yaptıkları çalışmalardan bahsetti.
    İl genelinde 980 caminin bulunduğunu ifade eden Sezik, “Müftülük olarak il genelinde çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Yaptığımız bu çalışmaların belki sadece bir kısmı basında yer alıyor. İlimiz genelinde 980 camimiz bulunmaktadır. Ülkemiz genelinde yüzde 90’ı vatandaşlarımızın katkılarıyla yıllık 800’e yakın cami yapılarak Diyanet İşleri Başkanlığımıza bağlanıyor. Bunlar toplumumuzun ibadethanesine verdiği önemi de gözler önüne sermiş oluyor.yine il genelinde 430 Kur’an kursumuz bulunmaktadır bunlardan 175’i köylerimizde 76’sı ise İl Merkezimizdedir. Vatandaşlarımızın dinimizi en doğru ve en güvenilir kaynaktan öğrenmeleri açısından bu kurumlarımız oldukça büyük önem arz ediyor. Bu konuda biz din görevlilerine de büyük sorumluluklar düşüyor. Bizlerde görevlilerimize yönelik düzenlenen etkinliklerde, programlarda bunları dile getirerek bu sorumluluklarımızı anlatıyoruz.
    Özellikle geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın vatanına milletine bağlı birer bireyler olarak yetişmesi için dinini en doğru şekilde öğrenmesi gerekiyor.”ifadelerini kullandı.
    Gazetemiz sahibi Bekir Çaylak’ta ziyaretlerinden dolayı İl Müftüsü Salih Sezik’e ve Müftü Yardımcısı İsmail Karadavut’a teşekkür etti.

  • Başer’den “Zoru Başaranlar” konferansı

    Başer’den “Zoru Başaranlar” konferansı

    KYK Kız Öğrenci Yurdu Konferans Salonunda düzenlenen konferansa konuşmacı olarak katılan AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer öğrencilere eğitimin öneminden bahsederek başarı için hedef ve ideallerinin olması gerektiğini söyledi. Milletvekili Başer, Yozgat Merkez Çalatlıköyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini belirterek, önce bir şeyi hayal etmek ve onu başarmak için mücadele etmek gerektiğini belirtti.
    İmam Hatip lisesi mezunu olduğunu ve o dönemde avukat olmayı hedeflediğini vurgulayan Başer, “İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girmek istiyordum, Hayalime kavuşmak için çok çalıştım, mücadele ettim ve kazandım. Gençlerimizin de önce hayal etmesi gerekiyor. Hayal et, mücadele et, zafer senindir.” dedi.
    Eskiden, lise ve üniversite öğrencilerinin en büyük sorununun barınma sorunu olduğunu vurgulayan Başer, “Bugün devletimiz, 5 yıldızlı otel konforunda öğrencilerimize barınma imkanı sunuyor, burs ve kredi imkanları var. Artık kendi evlerimizde olmayan imkanların çoğu yurtlarımızda sağlanıyor. Gençler geleceğimizdir, gençlerimiz her şeyin en iyisine layıktır.” diye konuştu. Program sonunda Başer, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Konferans sonunda KYK Yozgat İl Müdürü Rasim Parlak, Milletvekili Başer’e teşekkür ederek günün anısına bir tablo hediye etti.
    Konferansa,Milletvekili Başer’in yanı sıra İl Başkanı Celal Köse ve partili üyeler katıldı.

  • Milli Eğitimden “Alo Rehberlik Danışma Hattı”

    Milli Eğitimden “Alo Rehberlik Danışma Hattı”

    Yozgat’ta göreve başladığı günden itibaren eğitimin yanı sıra öğrenci, öğretmen ve velilerin sorunları ile yakından ilgilenen Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, bu kapsamda benzer sorunların kısa sürede ele alınması ve sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulması amacıyla “Alo Rehberlik Danışma Hattı”nı hizmete soktu.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli’nin de katılımı ile Yozgat Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü konferans salonunda rehberlik öğretmenleriyle toplantıda bir araya geldi. Toplantıda, okullarda özel eğitim ve rehberlik hizmetleri kapsamında yapılacak çalışmalar ve rehber öğretmenler arasında dayanışmanın artırılması konularının yanı sıra; okul temelli bazı çalışmaların içeriği ve planlaması, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında okullarda yürütülen faaliyetler görüşüldü ve yaşanan sorunlar ile çözüm önerileri değerlendirildi.
    Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereğince il müdürlüğünce yapılan çalışmalara değinerek okullarda Çocuk Koruma Kanunu kapsamında yürütülen çalışmalarda koordinasyonun sağlanmasının önemine değindi.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’da rehberliğin önemine ve rehber öğretmenin okuldaki rol ve sorumluluklarına değinerek okullarda yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi, uygulanacak projeler anlattı. Yazıcı, tespit edilemeyen hiçbir sorunun rehabilite edilemeyeceğini belirtilerek rehberlik faaliyetlerinin öncellikli bir husus olduğu vurguladı.
    Toplantı sonunda öğretmenlerin sorunları ile görüş ve önerileri yazılı olarak alınırken İl genelinde faaliyet gösteren Yozgat RAM, Sarıkaya Mümtaz Gözan RAM, Sorgun RAM ve Yerköy RAM’da “Alo Rehberli Danışma Hattı” kurulacağı ve herkese açık olan danışma hattının saat 09:00 ile 16:00 arasında hizmet vereceği ifade edildi. Toplantıda şu konulara değinildi: “İl genelinde ki okullarımızda dezavantajlı öğrencilerin tespit edilmesi. (Risk analizinin yapılması), Her çocuğun farklı öğreneceği ilkesinden hareketle, eğitim öğretim sürecinde çocuklarımızın öğrenme stillerinin belirlenmesi, Veli ihtiyaç analizi çalışmasının yapılması ve velilere bu kapsamda eğitimler verilmesi.”

  • Mali Müşavirlere SGK ve  Muhtasar Birleştirmesi semineri

    Mali Müşavirlere SGK ve Muhtasar Birleştirmesi semineri

    Yozgat Belediyesi Kentpark Gençlik Merkezi Konferans salonun da gerçekleştirilen seminerde Yozgat SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, yaptığı konuşmada SGK ve Muhtasar Birleştirmenin ilk olarak 01.06.2017 tarihinden itibaren pilot bölge seçilen Kırşehir’de uygulanmaya başlandığını, 01.01.2018 tarihinden itibaren ise Türkiye genelinde uygulanacağını söyledi.
    Seminere konuşmacı olarak katılan Kırşehir SMMMO Başkanı Özgür Albayrak’ta, katılımcılara kanun ve uygulamanın nasıl olacağını anlattı.
    Albayrak, “Uygulamanın başlayacağı 01.01.2018 tarihine kadar aylık, 3 aylık Muhtasar Beyanname ve aylık SGK bildirgeleri mevcut hali ile verilmeye devam edilecektir. İşçi çalıştıran mükellefler 3 aylık muhtasar ve prim hizmet beyannamesi veremeyecekler Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihe kadar muhtasar beyannamelerini üçer aylık dönemler halinde veren ve işçi çalıştıran mükellefler, 193 sayılı Kanunun 98, 98/A ve 99 uncu maddelerine istinaden, çalıştırdıkları hizmet erbabının sigorta primleri ve kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine ilişkin olarak verecekleri Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesini aylık dönemler halinde beyan etme zorunluluğu getirilmiştir.”dedi.
    ÇALIŞANI OLMAYAN MÜKELLEFLER
    MUHTASAR VE PRİM HİZMET
    BEYANNAMESİNİ
    3 AYLIK VERMEYE
    DEVAM EDECEKLER
    Çalışanı olmayan mükellefler muhtasar ve prim hizmet beyannamesini 3 aylık vermeye devam edeceklerini söyleyen Albayrak, “ Muhtasar beyannamelerini üçer aylık dönemler halinde vermekle birlikte yanında işçi çalıştırmayan mükellefler ise yaptıkları ödemeleri veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan kestikleri vergileri Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile önceden olduğu gibi üçer aylık dönemler halinde Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının 23 üncü günü akşamına kadar vermeye devam edeceklerdir. 340 seri nolu VUK genel tebliğinde belirtilen Elektronik Beyanname Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesini Elektronik Beyanname Aracılık Sözleşmesi ile müşterilerinin beyanname ve bildirimlerini gönderdikleri şifre ile Birleştirilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri’ni uygulamanın başlayacağı 01.01.2018 tarihinden itibaren GİB web sayfasından e- beyanname bölümünden göndermeye devam edecekler.”diye konuştu.

  • Çapanoğlu Taraftarlar Derneğinden  AK Parti ve Ülkü Ocaklarına ziyaret

    Çapanoğlu Taraftarlar Derneğinden AK Parti ve Ülkü Ocaklarına ziyaret

    Çapanoğlu Taraftarlar Derneği Başkanı Abdulmelik Tuncay Özentürk, Yozgatspor’un şehrin takımı olduğunu belirterek, takımın herkesin desteğine ihtiyacı olduğunu söyledi. Özentük, “Takımımızın maçlarda özellikle gençlerimizin desteğine ihtiyacı var. Yozgatspor’umuzun karşılaşmalarda 12. adam vazifesi olarak elbette biz taraftarların büyük desteğine ihtiyacı var. Moral ve motive açısından son derece önemli olarak görüyoruz. İlimizde sosyal anlamda Yozgatsporumuzdan başka bir şey yok. Mazisi başarılarla dolu olan Yozgatsporumuz geçmişte büyük takımların korkulu rüyası haline gelmişti. O günleri tekrar yakalamak şehrimize o havayı yeniden yakalatmak için önce inanmamız gerekir. Biz Çapanoğlu Taraftarlar Derneği olarak takımımızın şampiyonluk yolunda hedefine ulaşacağına yürekten inanıyoruz. Bu kapsamda evimizde oynanacak karşılaşmalara Ülkü Ocakları İl Başkanı Sayın Duran Küçükduman ve AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Sayın Muhammed Emin Erbek’i davet ettik. Yozgatsporumuz üzerine samimi sohbet ve fikir alışverişinde bulunduk. Bu vesile ile kendilerine teşekkür ediyorum.”dedi.
    Özentürk, ziyaret anısına Küçükduman ve Erbek’e Yozgatspor atkısı hediye etti.

  • SIĞIRCIKLARIN GÖRSEL ŞÖLENİ

    SIĞIRCIKLARIN GÖRSEL ŞÖLENİ

    Her akşam binlerce sığırcık kuşu, gökyüzünde şekiller çizerek adeta dans ediyor. Özellikle akşam saatlerinde Yozgat semalarını kaplayan binlerce sığırcık kuşu, gökyüzünü adeta bir siyah bulut gibi kaplıyor. Ahenk içerisinde hareket eden kuşlar etkileyici görüntüler oluşturuyor. Zaman zaman birbirlerinden ayrılan kuş sürüleri kısa süre sonra yenide bir araya gelerek gökyüzünde özgürce dans ediyor.
    Vatandaşlar akşam saatlerinde görmeye alıştıkları eşsiz manzarayı büyük bir keyifle izlerken bazı vatandaşlar da fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirmeye çalışıyor. Gökyüzünde süzülen binlerce sığırcık sürüsü görenleri kendilerine hayran bırakıyor.

  • “Ortaya Karışık” beğeni topladı

    “Ortaya Karışık” beğeni topladı

    Vali Kemal Yurtnaç’ın da izlediği tiyatro oyunu, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı.
    TİYATRO YAPAN GENÇLERİ
    DESTEKLEYECEĞİZ
    Tiyatro sonrası kısa bir konuşma yapan Vali Yurtnaç, sahneye çıkıp hem ezbere oyun oynamak, hem de oyunu hissettirebilmenin ayrı bir kabiliyet olduğunu söyledi.
    Bu tür etkinliklerin gençlerin yetişmesinde ve toplumun olayları algılamasında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Vali Yurtnaç, “Yollar, binalar, güzel hizmetler yapıyoruz ama toplumu iyi yetiştirmek kültürel ve sanatsal hayatı iyi yetiştirmekle olur.
    Biz Yozgat’ta bu faaliyetleri icra eden gençlerin sayısının artmasını istiyoruz.
    Vilayet olarak, belediye olarak, kültür müdürlüğü olarak bu gençlerin sayısının artması için gerekli desteği göstermemiz gerekiyor. Vatandaşlarımız da bu tür organizasyonlara katılarak kültür ve sanatımızı zenginleştireceklerdir” dedi.
    Vali Yurtnaç daha sonra tiyatro oyununu hazırlayan ve sahneleyen tiyatrocuları tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

  • Kişisel gelişim ve kariyer planlama semineri

    Kişisel gelişim ve kariyer planlama semineri

    Adalet Meslek Yüksekokul Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Özalp, yaptığı açılış konuşmasında Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın çok büyük bir transformasyon (değişim ve dönüşüm) geçirdiğini, bu transformasyonun 20. yüzyılın sonuna doğru; 1989’da demir perdelerle ifade edilen Berlin Duvarı’nın yıkılması, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte daha da hızlandığını söyledi.
    Yrd. Doç. Dr. Mustafa Özalp, “20. yüzyılın sonunda, soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte, dünyada liberalleşme hareketlerinin çok hızlı bir şekilde ilerlediğini, bunun sonucunda da dünyada; milletler, devletler, bölgeler ve insanlar arasında mal, hizmet, sermaye ve insan hareketliliğinin arttı. Bu yoğun hareketlilik ise dünyada olağan üstü hızlı ilerleyen değişim ve dönüşümü beraberinde getirdi.
    Öğrencilerin dünyada yaşanan çok hızlı bir şekilde gerçekleşen değişim-dönüşümün gerisinde kalmamaları için, iyi bir şekilde kişisel gelişim ve kariyer planlaması yapmaları gerekir.” dedi.
    Öğrencilere yeni gelişim ve oluşumlara daima açık olmaları, ön ayak olmaları ve yaratıcı olmaları hususunda tavsiyelerde bulunan Yrd. Doç. Dr. Özalp, dünyada geçmişte var olan bazı meslek guruplarının ve teknolojik ürünlerin bugün önemini kaybettiği gibi, bugün var olan bazı meslekler ve daktilonun yerini bilgisayarın, tabletlerin alması gibi ürünlerin de dünyada yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm sonucunda önemini kaybedeceğini, insanlığın gelecekteki ihtiyaç ve taleplerine göre milli ve manevi değerler çerçevesinde öğrencilerin kendi kişisel gelişimlerini ve kariyerlerini planlamaları gerektiğini vurguladı.
    Seminere konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Tayyip Duman ise, milli beraberlik ve farkındalık duygusuna vurgu yaptı. Öğrencilerin kendi potansiyellerinin farkında olmaları ve bu enerjiyi açığa çıkarmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Duman, her daim yılmadan ve yorulmadan çalışmak gerektiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Hatice Çilsalar ve Arş. Gör. Ahmet Çağlar Özdoğan ise doğru öğrenmenin ve verimli çalışmanın yollarını sunum eşliğinde bilgiler verdi.

  • Liderlik eğitimi tamamlandı

    Liderlik eğitimi tamamlandı

    15-30 yaş arası hedef kitlenin liderlik kavramı ve lider yaklaşımları geliştirerek, takım içerisinde liderlik rolü üstlenmeleri, kariyerleri için kişisel gelişimlerini ve yeterliliklerini geliştirmelerinin hedeflendiğini belirten Sorged Sorgun Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz,”35 katılımcının yer aldığı eğitim programı kapsamında, takım içinde roller, liderlik yeterlilikleri, başarı stratejileri, çatışma yönetimi oturumları interaktif yöntemler ve uygulamalar ile düzenlendi. Eğitimlerimiz Şubat ayı sonuna kadar devam edecektir. Proje kapsamında verilecek diğer eğitimler, girişimcilik eğitimi, yeni nesil iş bulma stratejileri ve mülakat teknikleri eğitim, sosyal medya okuryazarlık eğitimi, güzel ve etkili konuşma eğitimi, sivil toplum ve gönüllülük eğitimi ile bağımlılıkla mücadele Eğitimidir. İkinci eğitimimiz sivil toplum ve gönüllülük eğitimi 16-17 Aralık tarihleri arasında düzenlenecektir” dedi.

  • Vali Yurtnaç: Devlet olarak her zaman  engelli vatandaşımızın yanındayız

    Vali Yurtnaç: Devlet olarak her zaman engelli vatandaşımızın yanındayız

    Vali Kemal Yurtnaç ve eşi Dilek Yurtnaç, ev sahipliğinde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle ilde yaşayan engelli vatandaşlarla yemekte bir araya geldi.
    Sefa Sofrasında düzenlenen yemekte Vali Yurtnaç ve eşi Dilek Yurtnaç, engelli vatandaşlarla yakından ilgilenerek sohbet edip sorun ve isteklerini dinledi.
    HER İNSAN POTANSİYEL BİR ENGELLİDİR
    olduğunu belirterek her zaman engelli vatandaşların yanında olduklarını vurguladı. Yurtnaç, “Her insan potansiyel bir engelli adayıdır. Engelliler günü sene de bir kez kutlanıp unutulan günler olarak kalmaması gerekir. Göreve geldiğim günden itibaren bazı gruplara pozitif ayrımcılık tanıyacağız dedik. Bunu tüm samimiyetimle ifade ediyorum. Sizin hayatta aldığınız tadı biraz olsun artırabilirsek bu bizim için mutluluk vericidir. Bunun için de devlet olarak her zaman engelli vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
    ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZIN DAHA RAHAT BİR YAŞAM SÜRMELERİ İÇİN MÜCADELE VERİYORUZ
    Engelli vatandaşların daha rahat bir yaşam sürmeleri için mücadele verdiklerini kaydeden Vali Yurtnaç, “Dezavantajlı gurupların hayatlarının kolaylaşması için her türlü tedbirleri alıyoruz. Mesele insanı hayata kazandırmaktır, dışlamak değil. Genel olarak engelli çocukları olan ailelerin, çocuklarını saklamadan, toplum ile iç içe yaşatmaları gerekmektedir. Biz de elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz. Devletimizin sunduğu imkanlarla bu tür guruplara yardımcı olmak bizim görevimiz. Allah’tan gelene biz karşı gelemeyiz. Bu çocuklarımızı bu şekilde kabullenmek zorundayız” diye konuştu.
    Vali Yurtnaç engelliler için yeni bir tesis açacaklarını vurgulayarak, “Merkez Ortaokulu önünde bulunan alana engelli vatandaşlarımız, gazilerimiz, şehit ve gazi ailelerimizin faydalanabileceği engelsiz yaşam alanı yapacağız” ifadelerini kullandı.
    Konuşmanın ardından işyerlerinde engelli istihdam eden işletmecilere Vali Kemal Yurtnaç tarafından teşekkür ve onur belgesi verildi.

  • Şimşek: Kadın vekiller sorunlara mensubu  oldukları parti açısından bakmamalıdır

    Şimşek: Kadın vekiller sorunlara mensubu oldukları parti açısından bakmamalıdır

    Yozgat Barosu Başkanı Mehmet Şimşek, 5 Aralık Kadın Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların toplumdaki önemine değindi. Şimşek, “1930 yılından itibaren çıkartılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma, ihtiyar meclisine seçilme hakkını elde eden kadınlarımız; 5 Aralık 1934’ de Anayasamızda ve Seçim Kanununda yapılan değişikliklerle milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuşlardır. Bu nedenle bu tarih “Kadın Hakları Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte kadınlarımız çok önemli siyasi, hukuki ve sosyal haklar elde etmişlerdir. Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak için kadını ve erkeği eşit yurttaş yaratmanın gerekli olduğuna inanan Türkiye Cumhuriyetini kuran irade ve bu iradenin önderi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde kadınlarımız birçok gelişmiş ülkeden önce bu haklarını elde etmişlerdir.
    Nitekim kadınlarımızın katıldığı ilk genel seçim olan 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimlerinde, 17 kadın milletvekili TBMM’ne girmiştir.”dedi.
    NÜFUSUMUZUN YARISINI KADINLAR OLUŞTURMAKTADIR
    “Bugün ise nüfusumuzun yarısını kadınlar oluşturmakta olmasına rağmen kadınlarımızın fiili olarak “eşit yurttaş” olamadıkları açıktır.”diyen Şimşek, “ Fırsat eşitliğinin sağlanamaması, kadın istihdamın arttırılmaması, siyasi karar alma mekanizmalarının içinde kadının yeterince yer alamaması, kadının insan haklarının ihlaline devam etmesine neden olmaktadır.
    Kadının her şeyden önce özgür birey olduğunun kabul edilmemesi kadının insan haklarının ihlalinin önlenmesinin önündeki en önemli engeldir. Bu nedenle bireylerin ve toplumun zihniyet dönüşümünü sağlayacak bilimsel çalışmaların ve hukuki değişikliklerin yapılması zorunludur.Kadın – erkek eşitliğini sağlayacak, kız çocuklarının kesintisiz eğitim yapmasına olanak sağlayacak, kadın istihdamını artıracak bir dizi yasanın çıkartılması, yine erken yaşta evlenmelerin, kadının şiddet, taciz görmesine engel olacak eğitimlerin verilmesi ve yasaların buna göre düzenlenmesi gereklidir. Bu yasaların çıkartılmasında meclisteki kadın milletvekillerinin katkısının çok daha etkin olması gerekmektedir.Ancak burada da kadın milletvekillerimizin, kadın bakış açısından uzaklaşarak, olaylara mensubu oldukları siyasi parti açısından bakmaları; gerek toplumsal değişimin gerekse yasal değişikliklerin yapılmasını engellemektedir.
    Kadının insan haklarının önündeki engellerin kalkması, yasal değişikliklerin yapılması, kadın – erkek eşitliğini sağlayacak toplumsal dönüşümün sağlanması için Türkiye Barolar Birliği ve Yozgat Barosu Başkanlığı olarak çalışmalarımıza ve mücadelemize devam edeceğiz.”ifadelerini kullandı.

  • Bahadınlı kadınlar kurdukları  dernekte üretime yönelecek

    Bahadınlı kadınlar kurdukları dernekte üretime yönelecek

    Halk bilimi uzmanı alanında eğitim alan ancak serbest ticaretle uğraşan Serpil Atakul Çıtak merkezi Sorgun ilçesinin Bahadın kasabasında olmak üzere “Bahadın Kadıneli Derneği”ni kurdu.
    Kurucu başkanlığını Serpil Atakul Çıtak’ın yaptığı derneğin kurucuları Songül Turan Şahin, Pervin Koç, Namiye Tunç, Pelin eser, Selda Ayyıldız, Salihe Akyol ve Yosma Özcan’dan oluşuyor.
    Kurucularının tamamı bayanlardan oluşan derneğin amaçları arasında yöresel ürünler ve yöresel damak tadı yer alıyor. Yozgat İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu’yu ziyaret eden dernek başkanı Serpil Atakul Çıtak amaçlarının “Yörede kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünlerin üretimi, tanıtımı, sergilenmesi ve sunumuyla birlikte üretilen bu ürünlerin yeni beslenme ürünleriyle harmanlanıp modern hayata ve yeni beslenme alışkanlıklarına uygulama ve sağlıklı bir nesil yetiştirme” olduğunu söyledi.
    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İl Müdürü Yurtlu ise “Beslenmenin mutfağında bulunan kadınların, bu alanda kurumsallaşarak, sağlıklı neslin yetişmesi ve yetiştirilmesi konusunda maharetlerini ortaya koyup sergilemesi tabii ki sevindiricidir. Özellikle ar-ge alanında yapılacak çalışmalar, yöre mutfağının baştacı iken unutulmaya yüztutan yöresel yemek ve damak tadı unsurunun yeniden sofralara kazandırılması önemlidir” diyerek çalışmalarında başarılar diledi.

  • Elbay: Çocuklar da  kahvaltı öğününe dikkat

    Elbay: Çocuklar da kahvaltı öğününe dikkat

    Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay,“Kahvaltı vücuda ihtiyacı olan enerjiyi yeniden kazandırmak için harika bir yoldur. Kahvaltı yapan çocuklar genel olarak daha sağlıklı yeme davranışı içindedirler ve fiziksel aktivitelere katılma olasılıkları daha yüksektir. Bu iki davranış eğilimi de sağlıklı bir kiloyu korumak için gereklidir. Kahvaltıyı atlayan çocuklar yorgun, huzursuz ve sinirli hisseder. 8-12 saat süren uyku sonunda sabah vücuda yeniden gerekli yakıtı sağlamak için kahvaltı yapılması önemlidir. En azından küçük bir sabah öğünü alınmazsa 9.00-10.00 saatleri arasında ruh halleri etkilenir ve enerjileri düşer” dedi.
    Kahvaltının çocukların kilo kontrolünü sağlamaya da yardımcı olduğunu ifade eden Elbay, “Vücut besinlerdeki yakıtı enerjiye dönüştürerek metabolizmayı çalıştırmaya başlar. Metabolizma hareketlendikçe vücut kalori yakımına başlar. Kahvaltı yapmayanlar gün içinde daha fazla yeme eğilimine girerler ve fazla kilolu olma olasılıkları daha yüksektir. Kahvaltıyı atlayanlarda öğleden önce açlıktan ölme hissi, yüksek kalorili besinlerle atıştırma ihtiyacı veya öğle yemeğinde fazla yemek sık karşılaşılan durumlardır” diye konuştu.
    Çocukların her gün kahvaltı yapmasının önemli olduğu gibi kahvaltı da seçtikleri besinlerin neler olduğu da oldukça dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu kaydeden Elbay, “Tam tahıllar, lif ve proteinden zengin kahvaltılar öncelikli olarak tercih edilmelidir.
    Okulda öğrenimini arttırmak için çocuğun dikkat süresinin, konsantrasyonunun ve hafızasının gelişimine destek olmak amacıyla az oranda eklenmiş şekerler de kahvaltıya eklenebilir. Kahvaltı yapan çocuklar daha fazla lif, kalsiyum ve diğer besin öğelerini alırlar aynı zamanda kilolarını kontrol altında tutma, daha düşük kan kolesterol seviyeleri, okula daha az devamsızlık yapma ve açlık ile ilişkili mide şikayetleri nedeniyle daha az okul hemşiresine uğrama eğilimindedirler. Çocuğunuza her sabah tam tahıllı waffle, taze meyve ve az yağlı süt sunabilmek harika olurdu. Ancak zaman zaman sabahleyin acele içinde hem kendinizi hem de çocuğunuzu hazır etmek sağlıklı bir kahvaltı yapmaya imkan tanımayabilir. Birkaç pratik öneri ile acele ediyor bile olsanız çocuğunuz evden çıkmadan iyi bir kahvaltı yapabilir. Mutfağınızı sağlıklı kahvaltı seçenekleri ile stoklayın. Akşamdan sabah kullanılacakları ( tabaklar, kaplar, kesilecek meyveler vb.) hazır edin. Herkesi 10 dk öncesinden kaldırın. Kahvaltıyı planlama ve hazırlamada çocukların yardımcı olmasına izin verin. Hemen alıp çıkılabilecek alternatifleri el altında bulundurun. ( taze meyve, bireysel kutularda gevrekler, peynir dilimleri, yoğurt veya smoothie (muz, çilek, yoğurt ve fıstık ezmesi ile hazırlanabilir) , karışık kuruyemiş vb.)” açıklamalarında bulundu.
    “Kızartılmış hamur işlerinin besleyici değeri yok”
    Çocuklar sabah aç değil ise bir süre sonra arabada, otobüste, okula yürürken veya ders aralarında yiyebileceği bir kahvaltıyı mutlaka yanında götürmesini sağlanması konusunda ailelere uyarılar da bulunan Elbay, “Taze meyve, kahvaltılık gevrekler, fındık, yarım fıstık ezmeli, muzlu sandviç gibi hem besleyici ve yapımı kolay hem de çocuklar için taşınabilir ve lezzetli alternatifler değerlendirilebilir. Bazı okullarda kahvaltı veriliyor olabilir, sağlıklı seçimler yapabilmeleri için menüleri gözden geçirmekte de fayda vardır. Kızartılmış hamur işleri ve çocuklar için cazip olan taşınabilir bazı kahvaltılık barların besleyici değerleri yoktur. Yağ, şeker ve kalori içerikleri yüksektir. Alışveriş sepetine bu ürünleri atmadan önce mutlaka besin etiketlerini okuyun. Ayrıca çocuklara çikolata, tatlı ve gazlı içecek vermeyin. Kan şekerlerini hızlı yükseltip hızlı düşürürler bu da çocukları hem enerjisiz bırakır hem de huysuzlandırır” şeklinde konuştu.

  • Vatandaşlara “Yaşama Yol Ver”  uygulaması anlatıldı

    Vatandaşlara “Yaşama Yol Ver” uygulaması anlatıldı

    Ekipler, taksi duraklarını gezerek “Yaşama Yol Ver” sloganıyla başlatılan çalışmayla ambulansa yol verilmesinin önemine dikkat çekti. Novada Alışveriş Merkezinde ise vatandaşlara kalp masajını öğrettiler.
    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin yaptığı açıklamada 112 Acil Servisinin önemini vurguladı. Şahin, şunları söyledi;” Acil sağlık hizmetlerinin amacı vatandaşlara haftanın 7 günü 24 saat ücretsiz olarak en kısa sürede ulaşmaktır. İlimizde 23 acil sağlık hizmetleri istasyonu,56 ambulans ve profesyonel ekiple acil çağrılara ulaşıyoruz. Acil sağlık hizmetleri ekiplerimiz, tüm bu hizmetleri hızlı ve sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek için canla başla çalışırken, 112 çağrı merkezine yapılan asılsız çağrılar, arayan kişilerin doğru adres verememesi ve hasta konumunun net olarak belirlenememesi, trafikte sürücülerin ambulansa yol vermemesi gibi nedenlerle maalesef ambulansların vakalara ulaşması zorlaşıyor. Vatandaşlarımıza farkındalığı artırmak amacıyla ilk olarak taksi duraklarını ziyaret eden ekibimiz, Novada ve Yozgat Şehir Hastanesinde “Yaşama Yol Ver” standı açarak acil sağlık hizmetleri ile ilgili broşür dağıttı.
    Asılsız 112 çağrılarının yapılmaması ve trafikte ambulansa öncelik verilmesinin insan yaşamında saniyelerin, dakikalarının önemini vurgulayarak, vatandaşlarımızı bilgilendirdiler. Ayrıca 112 sağlık personelimiz Novada Alışveriş Merkezinde vatandaşlarımıza kalp masajını uygulamalı olarak gösterdi. Hayat kurtarıyor olmak, hayata hayat katmak,evde, yolda, okulda, herhangi bir makanda kalbi duran bir insana müdahale etmeyi öğrenmek ve öğretmek büyük bir mutluluktur. Tüm acil sağlık hizmeti veren personelimizin1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftasını kutluyorum”

  • Vali Yurtnaç: Engelliler bizlere  rabbimizin bir imtihan vesilesidir

    Vali Yurtnaç: Engelliler bizlere rabbimizin bir imtihan vesilesidir

    Öğrencilerle birlikte pasta kesen Vali Yurtnaç, öğretmenlerden öğrencilerin durumu hakkında bilgi aldı.
    Öğretmenlerin titizlikle bu çocukların eğitimine katkı sağladığını belirten Vali Yurtnaç, “Yapılan bu iş memuriyetten daha çok gönüllülük işi.
    Öğretmenlerimiz bu tür dezavantajlı çocukların eğitiminde büyük bir sabır göstermeleri gerekiyor. Bu sabrın mükafatı da inşallah manevi olarak büyük olacaktır” dedi.
    DEVLETİMİZ HER TÜRLÜ DESTEĞİ
    SAĞLIYOR
    Çocuklarla birlikte pasta kesen, oyunlar oynayıp onlarla vakit geçiren Vali Yurtnaç, devletin bu tür dezavantajlı guruplar için her türlü desteği verdiğini ifade ederek, “Devletimizin sunduğu imkanlarla bu tür guruplara yardımcı olmak bizim görevimiz. Engellilerin sorunlarını aşmasında devletimiz önemli bir yol kat etti.
    Allah’tan gelene biz karşı gelemeyiz. Verdiği güzel nimetlere karşı şükredip, olumsuz bir durumda isyan etmeyeceğiz. Bu çocuklarımızı bu şekilde kabullenmek zorundayız. Kendinizi ve onları toplumdan soyutlamayın. Kendinizle ve toplumla barışık olun.
    Bu her insanın başına gelebilir. Engelli çocuğu olan anne babaların yükü ağır ve meşakkatli. Büyük sabır gerektiren bir yükün altındalar ve bunun mükafatını inşallah en güzel şekilde alacaklardır. Engelliler bizlere rabbimizin bir imtihan vesilesidir” diye konuştu.

  • Ülkü Ocaklarından seminer

    Ülkü Ocaklarından seminer

    Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından ortaöğretim ve üniversite öğrencilerine yönelik seminer verildi. Seminer sonrası öğrenciler Okuyan Nesiller projesi kapsamında Arif Nihat Asya’nın kitabını okudu.
    Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, yaptığı açıklamada, Ülkü Ocakları İl Başkanlığı olarak her hafta düzenlediklere seminer ve etüt programlarına devam ettiklerini vurguladı.
    Küçükduman, “Ortaöğretim ve üniversite teşkilatımız öğrencilerine yönelik eğitim seminerleri ve etüt programlarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Amacımız öğrencilerimizin eğitimlerine katkı sağlamak. Bu kapsamda her hafta değerli hocalarımızı davet ederek farklı konular üzerinde öğrenci kardeşlerimize eğitimler veriliyor. Bunun yanı sıra yine öğrenci kardeşlerimize yönelik sosyal ve kültürel etkinliklerimize de devam ediyoruz.” diye konuştu.

  • Engellilerle empati kurmak için “engellileri anlama platformu” kuruldu

    Engellilerle empati kurmak için “engellileri anlama platformu” kuruldu

    Fen-Edebiyat Fakültesi önüne kurulan platformda gönüllü öğrenciler parkuru tamamlayarak engelli bireylerin günlük ve sosyal yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları deneyimleyerek öğrendi. Koltuk değnekleri ve tekerlekli sandalyeyle bariyeri aşmakta zorlanan öğrenciler gözleri kapalıyken de akıllı bastonla yürüme ve bardağa su koymakta zorlandı.
    Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencileri Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Murat Korkmaz yaptığı açıklamada “3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle özellikle engellilerin Türkiye’de normal yaşamı sırasında karşılaşabileceğini düşündüğümüz engellerle ilgili bir platform oluşturduk. Amacımız öğrencilerimizi bu platformdan geçirmeye çalışarak bir engellinin günlük yaşamında karşılaşabileceği engelleri ortadan kaldırmasını sağlamak ve bunu hakkında bilinçlendirmek istedik. Bu konuda empati kurarak bilinçlenecekler ki ilerideki dönemde bu engellerin kaldırılması için çaba sarf etsinler. Hepimiz birer engelli adayıyız ve en önemlisi bir engelliyi anlamak için “engelli” olmaya gerek yok” diye konuştu.

  • Başkan Şimşek, maden  işçilerini ziyaret etti

    Başkan Şimşek, maden işçilerini ziyaret etti

    Yeni Çeltek Kömür işletmesini ziyaret eden Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, işletme müdürü, mühendisler ve maden işçileri ile yemekte bir araya geldi.
    Madenciliğin, dünyanın en zor mesleklerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Şimşek ,”Madenciler ülkemizin ve bölgemizin gururudur. Onların, canları pahasına çok zor şartlar altında çalıştıklarını çok iyi biliyoruz. Çok zor bir mesleği icra eden madenci kardeşlerimize, kazasız belasız çalışmalar diliyorum. Bu zor şartlarda kazandığınız para, ananızın ak sütü kadar helal. Ekonomimize çok ciddi katkıda bulunuyorsunuz. Bu özel gününüzde sizleri yalnız bırakmak istemedik. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nüzü tebrik ediyorum. Dost bağına bahanesiz gelinmez derler. Biz bu özel gününüzü bahane ederek, sizlere kolay gelsin demek için, kazasız belasız çalışmalar dilemek için, sizi ziyarete geldik. İhtiyaç hasıl olduğunda da her zaman yanınızdayız” dedi.

  • Tıp Fakültesi öğrencileri broşür  dağıtarak AIDS’e dikkat çekti

    Tıp Fakültesi öğrencileri broşür dağıtarak AIDS’e dikkat çekti

    1 Aralık Dünya AIDS günü ile ilgili Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Eren Gök yaptığı açıklamasında AIDS hastalığının önemine değindi. Prof. Dr. Gök, “İlk kez 1980’li yıllarda tanımlanan HIV enfeksiyonu tüm dünyayı etkileyen büyük bir salgın olarak günümüzde devam etmektedir. HIV/AIDS virüsünün tanımlanmasından bugüne kadar 70 milyondan fazla kişiye bulaşmış, 39 milyon kişi de AIDS ile ilişkili hastalıklar nedeniyle yaşamını kaybetmiştir. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı UNAIDS 2017 yılı raporuna göre; 2016 yılında dünyada 2,1 milyonu çocuk olmak üzere yaklaşık 36,7 milyon kişinin HIV/AIDS ile yaşamını sürdürdüğü, yaklaşık 1,8 milyon kişinin HIV enfeksiyonuna yakalandığı ve 1 milyon kişinin AIDS nedeni ile öldüğü bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, UNAIDS gibi uluslararası örgütler, küresel olarak HIV önleme ve tedavi programları ile 2010 yılından itibaren yeni enfeksiyon gelişme, enfeksiyondan ölüm oranlarının düştüğünü bildirmektedir. “dedi.
    HER YIL HASTA
    SAYISI ARTMAKTADIR
    “Ülkemizde hastalığın görülme sıklığı düşük olmasına rağmen, her yıl yeni olgu sayısı artmaktadır.”diyen Prof Dr. Gök, açıklamasını şöyle sürdürdü: “1985′ten 2017 haziran ayının sonuna kadar Sağlık Bakanlığı’na toplam 15488 HIV/AIDS olgusu bildirilmiştir. Bu olguların %85’i Türk, %15’i yabancı uyrukludur. Virüsten etkilenen bireylerin yüzde 79′unun erkek, %21’i kadın olduğu ve son yıllarda enfeksiyonun en sık 25-35 yaş aralığında kümelendiği bildirilmektedir. 2017 yılının ilk altı ayında 968 yeni olgu saptanmış ve bunun bir önceki yılın aynı dönemindeki rakamlardan daha fazla olduğunu bildirilmiştir. Bu da bir ay içinde 150 civarında yeni hasta tespit edildiği anlamına gelmektedir. 1 Aralık ilk kez, 1988 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Dünya AIDS Günü olarak ilan edilmiştir. “Bugünün amacı çeşitli etkinliklerle HIV enfeksiyonunun yayılmasına ve AIDS hastalığının artışına karşı farkındalığı arttırmaktır. Her yıl bir slogan belirlenmekte ve hükümetler, sivil toplum örgütleri ve basın aracılığıyla konuya dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Bu yılın teması olan ‘Everybody Counts’, (Herkes Sayar) başlığı altında Dünya Sağlık Örgütü’nün gereksinmesi olan her insan için tanı, tedaviyi içeren güvenli, etkin, kaliteli, maddi açıdan karşılanabilir tıbbi hizmete ulaşılmasının savunucusu olacağı belirtilmiştir. Bu sloganla sıfır enfeksiyon hedefine ulaşılabilmesi için, HIV enfeksiyonuna ve AIDS hastalığına bağlı ölümlerin önlenmesi, eğitim ve kaynak sağlanması, tanı ve tedaviye erişim konularındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiği anlatılmak istenmektedir. Ülkemizde de hastalığın önlenmesi ve hastaların bakım ve tedavilerini yürütme görevlerini üstlenen hekimler, uzmanlık eğitimi aldıkları yıllardan başlayarak bilgi ve beceri düzeylerini artırmayı hedeflemektedir.”
    AIDS ARTIK
    ÖLÜMCÜL DEĞİL, KRONİK BİR
    HASTALIKTIR
    Hastalığın ölümcül değil kronik bir hastalık olduğunu vurgulayan Gök, “HIV/AIDS tanı ve tedavideki ilerlemeler sonucunda artık ölümcül değil, kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Erken tanı ve uygun tedaviyle hastaların beklenen yaşam sürelerini uzatmak, yaşam kalitelerini arttırmak mümkündür.
    Hastalık; kişiden kişiye korunmasız cinsel temas, damar içi madde kullanımı sırasında ortak enjektör kullanımıyla olmaktadır. Annede hastalık varsa gebelik ve doğum sırasında anneden bebeğe geçebilir. Ayrıca kontrolsüz kan nakilleri ile de bulaşabilmektedir. Bu geçiş yolları nedeni ile HIV enfeksiyonu, erişkinlerin yanı sıra, tüm yaş gruplarında görülebilmektedir.
    HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolu cinsel temas ve bunların çoğu da heteroseksüel ilişkidir. Bu nedenle korunma büyük önem taşımaktadır. Tek eşlilik tercih edilmeli, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanılmalı. Bu önlemler, hastalığın cinsel yolla bulaşmasını önlemede kullanılacak en güvenli ve en basit korunma yollarıdır. Diğer bir bulaşma yolu olan kan ve kan ürünleri ile bulaşmayı önlemek için ülkemizde 1987 yılından beri kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir.
    Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir. Ayrıca, dövme ve piercing gibi uygulamaların temiz ve steril koşullarda yaptırılması, vücuda takılan delici, kesici özellikli takılar ortak kullanılmaması, aynı ev ortamında traş bıçağı, tırnak makası gibi delici kesici aletler ortak kullanılmamalıdır. Sağlık kuruluşlarında tek kullanımlık steril enjektör kullanılması HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.
    Hastalık, virüsü taşıyan kişilerle birlikte oturmak, yemek yeme, aynı iş yerinde çalışmak, aynı okulda okumak, el sıkışmak, tokalaşmak, telefon, kitap, defter gibi araçları, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz. Ülkemizde; HIV/AIDS hastalığının yayılımının önlenmesi hedefiyle toplumda ve yüksek riskli davranışta bulunan gruplarda korunma ve önleme çalışmalarına öncelik verilmesi, HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılık ve damgalanmanın önlenmesi, şüpheli teması olan kişilerin HIV/AIDS hastalığı, bulaşma, korunma yolları konusunda bilgilendirilmesi ve doğru yönlendirilmeleri, HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye kolay ve kesintisiz biçimde ulaşmasının sağlanması, sosyal destek, bakım olanaklarının iyileştirilmesi ve yaşam kalitelerinin arttırılması için çalışmalar yürütülmektedir.”ifadelerini kullandı.

  • Birlikte kitap okuyorlar

    Birlikte kitap okuyorlar

    75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu bünyesinde yapılan bu çalışma ile okuyan, araştıran ve okuduğunu anlayıp yorumlayan bireyler yetiştirmek hedefleniyor. Okul Müdürü Mithat Demirbilek yaptığı açıklamada, kitap okuyan bireyin kendini geliştirip sağlıklı bir birey olma yolunda önemli adım attığını söyledi. Demirbilek, “75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu, devam eden ‘okuma saatleri’ uygulamasının ardından ‘Halk Kütüphanesinde Okuyoruz’ etkinliği ile farklı bir adım attık. Son olarak da okul Z-kütüphanesinde başlatılan ‘Öğretmen-Öğrenci-Veli Okuyor’ adlı etkinlik başlatıldı. Bütün sınıflar için belirlenen günlerde veliler okula davet edilerek okulun Z-kütüphanesinde öğrenci, veli ve öğretmenler ile birlikte bir saat okuma etkinliği yapıyoruz. Türk halkı olarak okumaya ayırdığımız zaman dilimi maalesef yok denilecek kadar az. Görevimiz çocuklara kitapları sevdirmektir. Bizler bu yaşlarda çocuklarımıza okumayı sevdirebilirsek geleceğimiz daha aydınlık olacaktır” diye konuştu.

  • Bilirkişilik eğitimi başladı

    Bilirkişilik eğitimi başladı

    Yozgat SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, 3 Ağustos 2017 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu kapsamındaki ‘Bilirkişilik Yönetmeliği’ ile adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetinin yapılabilmesi için; bilirkişilik yapacak kişilere “Bilirkişilik Temel Eğitimi” alma ve sertifika sahibi olma zorunluluğu getirildiğini belirtti.
    Adalet Bakanlığı tarafından bilirkişilik temel eğitimi vermek için yetkilendirilen kurumlar arasında yer alan Yozgat Mali Müşavirler Odasının birinci dönem eğitimleri tamamladıklarını hatırlatan Bulut, 2 Aralık tarihi itibariyle 2.nci dönem bilirkişilik eğitimlerinin odalarında başladığını ifade etti.

  • SMMMO’dan  seminere davet

    SMMMO’dan seminere davet

    Oda Başkanı Bulut, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Uygulama yeni olduğu ve biz mali müşavirlerin bizzat uygulayacağı için il merkez ve ilçelerde bulunan meslektaşlarımızın ve özel şirket bünyesinde çalışan mali müşavirlerimizi ve meslektaşlarımızın bürosunda çalışan büro elamanlarının katılmaları kendileri için faydalı olacaktır.
    Bu uygulamayı ilk olarak 01.06.2017 tarihinden itibaren pilot bölge seçilen Kırşehir’de uygulanmaya başlandı. 01.01.2018 tarihinden itibaren ise Türkiye genelinde uygulanmaya başlanacaktır.
    Kanun ve uygulama hakkında pilot bölge seçilerek 01,06,2017 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayan Kırşehir olduğu için Yozgat SMMMO tarafından konu hakkında bilgilendirmesi toplantısı ve seminer yapmak üzere Kırşehir SMMMO Başkanı Özgür Albayrak beyi ilimize davet ederek meslektaşlarımıza uygulamanın nasıl olacağı hakkında seminer verecektir. Bu vesile ile meslektaşlarımızı ve yanlarında çalıştırdıkları elemanlarıyla birlikte seminerimize davet ediyoruz.”

  • Ziraat Fakültesi Dekanlığına  Prof.Dr. Hanife Mut atandı

    Ziraat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Hanife Mut atandı

    Üniversite Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hanife Mut’a yeni görevinde başarı dileklerinde bulunarak, “Değerli hocamız inşallah devam eden süreçte fakülte ve üniversitemiz için güzel ve önemli katkılar sağlayacaktır. Bizler de her zaman destekçisi olacağız. Bu duygularla kıymetli hocamıza yeni görevinin hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.
    Ziraat Fakültesi Dekan Vekilliği görevine atanan Prof. Dr. Hanife Mut ise, görevin kendisine tevdi edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Yozgat tarım ve hayvancılığının gelişmesine üniversitemiz Ziraat Fakültesi bundan önce olduğu gibi bundan sonra da öncülük edecektir. Üniversitemizin gelişmesine yönelik Rektörümüz ve öğretim üyelerimizle birlikte her zaman birlik ve beraberlik içerisinde uyumlu çalışmalarda bulunacağız.” diye konuştu.

  • YAVUZ: BiZi KiMSE YIKAMAZ

    YAVUZ: BiZi KiMSE YIKAMAZ

    Aydın, Kilis Belediyespor karşısında alınan galibiyetin ilk viraj olduğunu ve çok önemli olduğunu belirtti.
    Kilis Belediyespor’un puan olarak aşağıda yer aldığını hatırlatan Aydın Yavuz, “Mücadele adına ortaya iyi bir şey koyamazsanız ister istemez golleri yiyorsun, zaman zaman aciz duruma düşüyorsun. Ama bu futbolcularda bu inanç olduğu sürece, birlik ve beraberlik olduğu sürece bizleri kimse yıkamaz. Ara sıra bazı yıkımlar olacak. Ama teslim olmayacağız. Teslim olduğumuz Yozgat takımını sonu gelmiş demektir. Mağlubiyetler önümüzdeki günlerde de olur. Diğer rakiplerimiz de yeniliyor” dedi.
    Devre arasında transferin şart olduğunu dile getiren Aydın Yavuz, “Bu takımı güçlendirmemiz lazım. Takımın belli yerlerine belli takviyeler yapmamız lazım. Kalan iki maçımızdan iyi sonuçla ayrılırsak, Başkanımız da bir durum değerlendirmesi yapıp, eksik yerlerimize oyuncular alacağız. Bu takım bizlerin takımı, hep birlikte istenilen yere getirelim” diye konuştu. İkinci yarı oynana futbolu eleştiren Aydın Yavuz, “Laubalilik insan oğlunun ruhunda var. Sahanın içinde fazla müdahale edemiyorsun. Ettiğin zaman bazı yıkımlar oluyor. Bu işi böyle en azından devreye kadar götürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.