Yazar: admin

  • ÇEDAŞ, hayatı aydınlatmaya devam ediyor

    ÇEDAŞ, hayatı aydınlatmaya devam ediyor

    Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 52 bin kilometrekarelik alanda yatırım, şebeke ve tesis çalışmalarını ara vermeden sürdüren Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), geçen yıl başlattığı “Her Sokak Aydınlık” projesi kapsamında aydınlatma çalışmalarına devam ediyor. Hizmet bölgesinde karanlık cadde ve sokak kalmaması için aydınlatma yatırım planı başta olmak üzere müşterilerinden gelen talep ve şikâyetleri değerlendiren ÇEDAŞ, bu doğrultuda ekonomik ömrünü tamamlayan armatürleri yenileri ile değiştiriyor. ÇEDAŞ, 2017 yılının ikinci yarısında hız verdiği aydınlatma çalışmaları kapsamında Sivas’ta 6 bin 785, Tokat’ta 3 bin 727, Yozgat’ta ise 3 bin 719 olmak üzere toplamda 14 bin 231 yeni armatürün montajını yaptı.
    “MUHTARLARIMIZLA KOORDİNELİ
    ÇALIŞIYORUZ”
    2017 yılında ÇEDAŞ’ın aydınlatma çalışmaları için 7 milyon 500 bin TL yatırım planı olduğunu dile getiren ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa,“En önemli paydaşlarımız arasında bulunan mahalle muhtarlarımız ile 2016 yılında başlatmış olduğumuz Her Sokak Aydınlık projemize bu yıl da muhtarlarımızla koordineli bir şekilde çalışarak hız kesmeden devam ediyoruz. Muhtarlarımızdan gelen talepler başta olmak üzere 0552 186 0 186 numaralı WhatsApp Destek Hattımıza yapılan ihbarlar ve ekiplerimiz tarafından tespit edilen ekonomik ömrünü tamamlamış aydınlatma şebekeleri yenileniyor. Müşterilerimize daha aydınlık bir yaşam alanı sunma hedefi ile başlatmış olduğumuz çalışmalarımız planlı bir şekilde ilerliyor. 2017 sonuna kadar bölgemizde yenilenen armatür sayısını 50 bine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.
    “EKİPLERİMİZ KALICI ÇÖZÜMLER İÇİN 7/24 ÇALIŞIYOR”
    Aydınlatma talebinde bulunup da bekleyen vatandaşların kesin çözümler için sabırlı olması gerektiğini ifade eden Genel Müdür Akboğa,“Müşterilerimizden gelen taleplerin başında genellikle aydınlatma konusu ön plana çıkıyor. Güvenli ve modern şehirler için aydınlatmaya büyük önem veriyoruz ve 2016-2020 yılları arasında hizmet bölgemizde ekonomik ömrünü tamamlamış 120 bin armatürü yenilemeyi planladık. 2017 yılındaki aydınlatma çalışmalarımız devam ederken müşterilerimizin de sabırlı olmalarını bekliyoruz. Ekiplerimiz geçici çözümler için değil, kalıcı çözümler için 7/24 çalışıyor” ifadelerini kullandı.

  • HUZUR

    HUZUR

    Huzur yaban gülü gibi olabilmek,  çalıların dikenlerin  içinde tek başına açabilmektir.
    Dünyaya umutla bakabilmek, zorlukların içinde  gülümseyebilmektir.

    Hani bir hikaye vardır.” Bir gün bir kral huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder.  Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışıp birbirinden güzel resimler yaparlar. Kral sadece ikisinden hoşlanır. Birincisinde sükunetli bir göl vardı. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmakta, üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gök yüzünü süslüyordu. Resme kim baksa onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.
    Diğer resimde ise engebeli ve çarpık dağlar vardı. Üst tarafta öfkeli bir gök yüzünden yağmurlar boşanıyor ve şimşekler çakıyordu. Dağın alt tarafında ise köpüklü bir şelale çağıldıyordu. Kral resme dikkatlice  bakınca şelalenin ardında, kayalıklardaki çatlaktan çıkan küçük bir çalılığı gördü . Çalılığın üstünde ise anne kuşun örttüğü bir kuş yuvası görünüyordu. Serçe akan suyun orta yerinde yuvasını koruyordu.” (Hatice Yeşildağ, Kalbe Düşen Damlalar saygılarımla ) Ödülü kim kazandı dersiniz? Tabi ki  ikinci resim kazandı ve kral şöyle dedi, “Huzur hiçbir üzüntünün ve sıkıntının bulunmadığı yer demek değildir. Huzur bütün bunların içinde bile yüreğinizin sükun bulabilmesidir.

    Huzuru huzurun içinde aramayın, huzur her şeye rağmen yaşamak, yolunu şaşırmamak, isyan etmemektir, katlanmak, doğruluktan ayrılmamaktır. Huzurunda huzursuzluğun da Allahtan geldiğini bilmektir. Huzur küçük şeylerle mutlu olabilmektir aslında onların ne kadar  değerli olduğunu kaybetmeden anlamaktır. Eşleri olanlar eşlerinin, sağlıklı olanlar sağlığının, viranesi olanlar viranesinin, amacı olanlar bir  amacının  bir gayesi olmasının, sahip olanlar sahip olduklarının değerini bilmektir huzur.

    Huzur deniz kıyısında değildir, huzur güller bahçesinde değildir, huzur ne mekanda ne zamanda ne nede şandadır, huzur bülbülün yuvam yuvam dediği  dikenlerin  tam ortasındadır. Fırtınalar ortasındaki kuşun yuvasındadır. Huzur yaban gülü gibi dikenlerin çalıların ortasında  açabilmektir. Huzur bazen çare olmak bazen çare bulmaktır, paylaşmaktır,
    bazen de bir derde deva olmaktır. Hayatı göklerde aramamak yerde bulmak, anlamaktır.
    Cennet için ahire ti beklememek, dünyadayken görmektir.

    Huzur selam değil kalpten bir gülüştür, Huzur dünya renklerinde yüzmek, görmektir.
    Huzur zaman tünelinin her anını yaşamak yaşayabilmektir.Acısıyla tatlısıyla tadabilmektir. Huzur borçlu olmamaktır(manen), vicdan paklığıdır, gönül rahatlığıdır. Huzur göz tokluğu, şükür bereketliliğidir.Huzuru saraylarda aramayın, huzur çalılıklarda yaban gülü gibi açmaktır. Çalılarla dost olmak, dikenlerle geçinebilmek, idare etmektir.

    Huzur yarın öleceğini bilsen de ahret deryasını unutmadan, hayata sımsıkı sarılmaktır. Huzur zamanı iyi değerlendirmektir, yirmisin ölüp de yetmişinde gömülmek değil. Huzur son baharda yaprak döküp kışın çilesini çektik ten sonra, yine ilk baharda filizlenmek, her şeye rağmen hayatı sevmek isyan etmemektir. Huzur zamanı gelince  susmak zamanı gelince de  güzellikle uyarmaktır. Huzur elindekini kaybetmeden kıymetini bilmek, kaşığında çıkana razı

    olmaktır. Eksikleri görmezden gelmek, karşısındakinin  marifetini  bilmektir, huzur yermek değil övmektir.

    Eşler birbirini  tamamlasa, veliler çocuklarından mucizeler aramasa, arkadaşlar bir verirken susup ta, bir alınca isyan etmese, kahvenin hatırı unutulmasa, ışıldayan hayatların o kadar da mutluluk vermediği bilinse, bir viraneye, bir tas çorbaya şükredilse, . Hızır aleyhi selamın dediği gibi her kötünün  içinde bir iyinin her iyinin içinde de bir kötünün saklı olduğu görülse,  sabrın her şeyin ilacı olduğu bilinse, cennet dünyadayken yakalansa, sahip olunan şeylerin değeri  kaybedilmeden  anlaşılsa.

    Susmakta coşkuyu buldum, şükürde bereketi buldum, aramakta dermanı buldum, saygıda sevgiyi buldum, anlamada uzlaşmayı buldum, sabırda dostluğu buldum, amaçta heyecanı, yaşamın kokusunu duydum, doğrulukta huzuru, zamanda şifayı buldum, sevgide maneviyatı, iyilikte özümü ruhumu buldum,  insanlarda  yoldaşlığı, gerçekte hakkı buldum, dünyada akıp giden zamanı, sürekli değişen anı buldum, bazen acı bazen tatlı, bazen huzurlu bazen huzursuz, kendimi ilginç bir sınavın tam ortasında buldum.

  • Bağrıbütün kavunu tescillenecek

    Bağrıbütün kavunu tescillenecek

    Yozgat’ın kuzeyinde yer alan, İç Anadolu-Karadeniz geçiş bölgesi iklimine sahip Aydıncık ilçesinde yetiştirilen ve yer muzu diye de adlandırılan Bağrıbütün kavununun tanıtılması, markalaşması ve patenti için gerekli çalışmalar Bozok Üniversitesi tarafından yapılacak.
    Bağrıbütün kavunun tescillenmesi amacıyla ilçe belediyesinden görevlendirilen heyet, Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey ve Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yaşar Karadağ’ı makamlarında ziyaret ederek ilçe için önemli bir geçim kaynağı olan Bağrıbütün kavunu ikramında bulundu. Bağrıbütün kavunu Aydıncık İlçesi’ne özgü bir tarım ürünü olması dolayısıyla da ilçe ekonomisine büyük katkı sağlayacağına dikkat çeken heyet, Bağrıbütün kavununun tanıtımı, markalaşması ve tescillenmesi adına Bozok Üniversitesi’nin destekçi olması talebinde bulundu. Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey’de kavunun hak ettiği değeri bulması ve ilçe ekonomisine katkı sağlaması amacıyla Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak gerekli desteğin sağlanacağını belirtti.

  • Bilardo şampiyonası düzenlendi

    Bilardo şampiyonası düzenlendi

    Sorgun’da düzenlenen müsabakalara il genelinde lisanslı 26 sporcu katıldı. Türkiye Bilardo Federasyonu Yozgat İl Temsilcisi Sami Ekim şampiyonada dereceye giren ilk 5 oyuncunun Türkiye Şampiyonası 3’üncü etaba katılma hakkı kazandığını belirterek,”Yozgat genelinde yeterli salon ve ekipmanın olmayışı, ilimizdeki bilardoya olan ilginin de azalmasına neden oluyor. Bilardo sporunun yaygınlaşması için önümüzdeki günlerde Sorgun Halk Eğitim bünyesinde kurs, Bozok Üniversitesi’nde de Bilardo Spor Kulübü kurmayı planlıyoruz” dedi.

  • Kırtasiyecilerden velilere  okul çantası uyarısı

    Kırtasiyecilerden velilere okul çantası uyarısı

    Yeni eğitim öğretim sezonunun açılmasına sayılı günler kala öğrenciler başta olmak üzere velileri de okul heyecanı sardı. Öğrenci velilerini lisanslı kırtasiye ürünleri almaları konusunda uyaran kırtasiyeciler, lisanslı ürünlerin sağlıklı ve uzun ömürlü olduğunu söyledi. Yozgat’ta uzun yıllar kırtasiye alanında hizmet veren Yusuf Altınbek,”Öğrenci velileri çanta alırken aldıkları çantanın lisanslı ürün olup olmadığına dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü lisanslı ürünler hem sağlıklı hem de uzun ömürlü oluyor. Velilerin bu konuda dikkat etmeleri gerekiyor. Özellikle ürünün nerede üretildiğine ve TSE damgasının olup olmadığına iyi baksınlar” dedi.Kırtasiyeci Mustafa Kocaaslan ise özellikle okul öncesi ve ilkokul öğrenci velilerinin çanta alırken dikkatli olması gerektiğini söyleyerek,”Çantanın sırt kısmının sağlık açısından ortopedik olması gerekiyor. Özellikle Sağlık Bakanlığının çantalarda kanserojen madde içermediği ve sağlıklı olduğu gösteren uyarı etiketleri var. Velilerin daha çok bu ürünlere yönelmeleri ve çocuklarına ucuz çanta alarak sağlıklarını riske atmamaları konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz” şeklinde konuştu. Eğitim öğretim yılının yaklaşmasıyla birlikte kırtasiyelerde yoğunluk yaşandığını da söyleyen Kocaaslan, lisanslı ürün çantaların 40 liradan başladığını beslenme çantalarının ise 10 ile 50 lira arasında değiştiğini dile getirdi.

  • Bozdağ: Tanrıkulu’nun yaptığı açıklama  hadsiz, yanlış ve saygısız bir açıklama

    Bozdağ: Tanrıkulu’nun yaptığı açıklama hadsiz, yanlış ve saygısız bir açıklama

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bozdağ, Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın ekonomiyi yakından ilgilendiren önemli değişiklik ve reformları içeren kanun tasarısı taslağını Bakanlar Kuruluna sunduğunu ifade etti, ayrıca Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de bir sunum yaptığını kaydetti. İki kanun tasarı ise ilgili detaylı açıklamaların ilgili bakanlıklar tarafından yapılacağını anlatan Bozdağ, Bakanlar Kurulunda imzadan sonra TBMM’ye sevk edileceğini ifade etti. Büyüme rakamlarının da açıklandığını hatırlatan Bozdağ, büyüme rakamlarının sevindirici rakamlar olduğuna işaret etti. Bozdağ, Türk ekonomisinin iyi yolda olduğunu gösteren önemli veriler olduğunu belirterek, Türkiye’nin her türlü olumsuzluğa rağmen ekonomisinin güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini dile getirdi. İçeride ve dışarıda Türk ekonomi i hakkında kirli algı operasyonları yapanların olduğuna dikkati çeken Bozdağ, Türk ekonomisinin her türlü olumsuzluğa karşı dayanıklı ve güçlü bir ekonomi olduğunu kaydetti.
    Arakan’da yaşananlara değinen Bozdağ, “Pek çok kadın çocuk masum insanlar hayatını kaybetmiş, binlercesi yaralanmış, binlerce insan yerinden yurdundan edilmiştir. Bu insanlar gerçekten büyük bir dram yaşıyorlar. Türkiye her zaman olduğu gibi vicdanın sesi olmuş, Arakanlı Müslümanların yanında olan bir tutum ortaya koymuştur” dedi.
    Vatandaşlara Arakan’a yardım çağrısı
    Bozdağ, 300 bin civarında Arakanlı’ya Türkiye’nin bir ton civarında yardım gönderdiğini anlatan Bozdağ, bu yardımların devam edeceğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ’ın Türkiye’de bu kapsamda başlatılan kampanyayı açıkladığını hatırlatarak, “Bütün vatandaşlarımızı bu yardım kampanyasına yardımda bulunmaya davet ediyorum. Oradaki zulmü durduramasak bile hiç olmazsa o insanların insani ihtiyaçlarını gidermeye katkıda bulunmuş oluruz” şeklinde konuştu.
    Bozdağ, açıklamaları sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘kavga ise kavga yürüyüş ise yürüyüş’ ve ‘terörü çözemezsem siyaseti bitiririm’ sözlerine ilişkin soru üzerine Bozdağ, “Önce işe bakmak lazım, lafa bakmamak lazım. Sayın Kılıçdaroğlu’na terörü 4 yılda bitirecekse önce koluna takıp yürüdüğü kişilerden başlaması lazım. Tavsiye ediyorum, koluna giren kişilere benden uzak dur demesi lazım. HDP, PKK terör örgütünün siyasal bir uzantısı, hep beraber biliyoruz. Adalet yürüyüşünde, diğer pek çok konuda dayanışma içinde bulunduğunu biliyoruz. Önce bir oradan başlasın. ‘Ben terörü destekleyenler, teröre destek çıkanlarla, teröriste terörist demeyenlerle hiçbir ortak paydada bir araya gelmem’ demesi lazım. Terörü bitirecek bir projesi varsa, bunu Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında fayda var. Türkiye’de bugün işbaşında olan bir hükümet var. Bu mücadele nedeniyle ortaya çıkan fatura ortada. Eğer terörü biterecekse elinde bir formül varsa, buradan Sayın Kılıçdaroğlu’nu laftan öte o formülleri milletin önüne koymaya davet ediyorum” açıklamasında bulundu.
    Güvenlik güçlerinin terörle mücadelede SİHA’ları kullanmasının önemli bir enstrüman olduğuna dikkati çeken Bozdağ, “SİHA’ların terörün belinin kırılmasında büyük rolü var. SİHA’lara karşı tavır koyan milletvekili Sayın Kılıçdaroğlu’nun partisindeki bir milletvekilidir. Sayın Kılıçdaroğlu da gereken sözü söyleyecektir” dedi.
    ABD’nin Zafer Çağlayan kararı
    ABD’nin eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkındaki kararının sorulması üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:
    “Türkiye ile İran arasındaki ticari ilişkilerin hepsi hem ülkemizin ulusal hukuku hem de uluslararası hukuka uygun. Konusu suç olan bir işlem yapılması da asla mümkün değildir. Türkiye’nin bankalarının, Türkiye’nin yaptığı bütün işlemler uluslararası hukuk çerçevesindedir. Bütün denetimler altında yapılmaktadır. Hukuka aykırı bir iş yok, suç olan bir iş de kesinlikle yoktur. ABD’de Rıza Sarraf üzerinden yapılmak istenen, Sayın Bakanın isminin karıştırıldığı hadise nedir derseniz, işin Türkçesi ve özü şudur, 17-25 Aralık sürecinde Fetullahçı Terör Örgütünün yargı yoluyla yapmak istediği ama başaramadı darbe teşebbüsünü, aynen Amerikan yargısını kullanmak suretiyle tekrarından başka hiçbir şey değil. Sayın Zafer Çağlayan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ekonomi bakanı olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çıkarlarını korumakla görevlidir. Sayın Bakan bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çıkarlarını korumuştur. Bunu yaparken de hem Türkiyemizin hem de uluslararası hukukun yasalarına uygun bir şekilde görevini yapmıştır. Kirli bir oyunun bir parçası bu. Ortada delil yok, uydurma şeyler var.”
    “Mesnetsiz bir iddianame var ortada”
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumaları hakkında verilen kararın da sorulması üzerine Bozdağ, “İşin garibi bu 15 korumadan 4’ü olay yerinde değil. Muhsin Köse, olayın başından sonuna kadar Cumhurbaşkanımızın yanında. Olay yerinde olmayan 4 kişiyi dahil ediyorlar, hiç heyette olmayan bir kişiyi de davaya davet ediyorlar. Mesnetsiz bir iddianame var ortada” şeklinde konuştu.
    “O bölgede sadece Kürtler yaşamıyor”
    Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin açıklamalarıyla ilgili soru üzerine Bozdağ, “Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğüne bağlı bir ülkedir. Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmuştur. Barzani’nin aldığı referandum kararı şu anda kabul görmeyen bir karar. O bölgede sadece Kürtler yaşamıyor, başka etnik kökenden ve farklı inançlardan da insanlar yaşıyor. Bu tek başına alınacak bir karar değil. Bölgedeki huzur ikliminin muhafazası son derece önemlidir. Türkiye, bölgedeki huzur, güven ve barışın istikrarından yanadır. Bölgede güvensiz ortamların oluşmasına, istikrarsızlığın artmasına yol açacaktır. Bu referandumun Barzani’ye ve bölgede yaşayan Kürtlere de faydası yoktur. Barzani’ye çağrım, bu referandumu iptal etmeleridir, bu referandumun kimseye bir faydası yok. Yeniden gözden geçirip referandumu iptal etmelidir” dedi.
    ODTÜ arazisindeki yol çalışması ve tepkiler
    ODTÜ arazisindeki yol çalışmasına bağlı olarak CHP kanadından gelen tepkilere ilişkin olarak değerlendirmede bulunan Bozdağ, “Yapılanlar, bu ihtiyacı karşılamaktan ibarettir. Bir tünel yapılıyor. Toprağın bir tünel açılması söz konusu değil. Tünel yapılırken de burada bulunan bazı ağaçların nakli ve kaldırılması gerekiyor. Burada yapılan iş, millete hizmet işidir. Bunun karşılığında iki kat ağaç dikilecek. ODTÜ rektörlüğüne de 36 hektarlık alan takdim edilecektir” diye konuştu.
    Merkel’in açıklamaları
    Almanya Başbakan Angela Merkel’in ‘Türkler Almanya’ya gelebilir’ çağrısının hatırlatılması üzerine Bozdağ, “Sayın Merkel’e tabii Almanya’nın nasıl göründüğünü Almanya’da yaşayan yabancılara, Müslümanlara, bize sorsun. Nasıl gözüküyor, biz kendilerine anlatalım. Türkiye’de bugüne kadar sırf gazetecilik yaptığı gerekçesiyle yargılanan kimse olmamıştır. Mesleği gazetecilik olan bazı vatandaşlarımız da kendilerine isnat edilen suçlar dolayısıyla yargılanırlar. Hukuk neyi emrediyorsa yargı onun gereğini yapar. Türkiye, terör örgütlerine destek verenlere adaletin gereği neyse onu yapıyor ama Almanya teröre destek verenlere kol kanat geriyor. PKK, DHKP-C bugün Almanya’da serbest. Serbestten öte himaye görüyor. Terör ve terör örgütlerine karşı Almanya bir özgürlük alanı ama Türkiye’nin Cumhurbaşkanına Almanya kapalı. Teröristlerin toplanma hakkı var ama Türkiye gibi büyük bir devletin Cumhurbaşkanının Almanya’da yaşayan vatandaşlarıyla toplaşıp onlara düşüncelerini ifade etme hakkı yok” ifadelerini kullandı.
    “Tanrıkulu’nun yaptığı açıklama hadsiz, yanlış ve saygısız bir açıklama”
    CHP’li vekil Sezgin Tanrıkulu’nun ‘Silahlı insansız hava araçları sivil vatandaşları vurup öldürdü’ ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu yöndeki açıklamasına ilişkin Bozdağ, şunları kaydetti:
    “Tanrıkulu’nun yaptığı açıklama hadsiz, yanlış ve saygısız bir açıklama. Türk milletine, güvenlik güçlerimize bu açıklamasıyla hakaret etmiştir. Bu, büyük bir densizliktir. SİHA’lardan alınan görüntüler çok net görüntüler. Detaylar, SİHA’lardan açık bir şekilde görülebiliyor. Sayın Kılıçdaroğlu kimlik ve belge soruyor ama terörün ve teröristin belgesi ve kimliği olur mu? Güvenlik güçleri terör örgütüyle mücadele ederken, onlarla çatışmaya girmeden önce dur bakalım ey terörist senin Kandil’den aldığın belgen var mı diyebilir mi? Böyle bir mantık olabilir mi? Diyor ki kimlik soracağız. Sayın Kılıçdaroğlu açıklarsa, teröristin kimliği nasıl oluyor? Onlara kimliği kim veriyor? O kimlik nasıl sorulacak biz kendisinden öğrenmiş oluruz. Teröristin kimliği ve belgesi de olmaz. Terörist bellidir, onunla mücadelenin usulü bellidir. Sayın Kılıçdaroğlu’ndan şunu beklerdim, kendi milletvekiline canı pahasına terörle mücadele eden polisimize, askerimize onlara karşı bu saygısızlığı yapan Sezgin Tanrıkulu’na ‘senin yaptığın asıl densizliktir’ deyip disipline sevk etmesini, partisinden uzaklaştırmasını beklerdim ama yapmadı. Belli ki Sayın Kılıçdaroğlu da kendi milletvekilinin görüşüne katılıyor. Eğer paylaşmıyorsa ona ona dönüp cevabını vermesi lazım. Bu mantıkla 4 yılda nasıl bitirecek onu anlamıyorum, teröre en büyük desteği veren bir propagandayı ve açıklamayı yapan milletvekiline sesini yükseltemeyen bir lider terörle mücadeleyi nasıl yapacak onu da Türk halkının engin sağduyusu ve vicdanına bırakıyorum.”

  • LÖSEV yarışmasında Yozgat  temsilcisi birinci oldu

    LÖSEV yarışmasında Yozgat temsilcisi birinci oldu

    Ankara Gölbaşı’ndaki Lösemili Çocuklar köyündeki yarışmada Yozgat’ı temsil eden Yazar’ın da içinde bulunduğu grup, yarışmada başarı elde ederek bir haftalık İtalya-Roma tatili kazandı. İl temsilcileri için motivasyon amaçlı yapılan yarışmada yarışmacılar bilgi, yemek, spor, genel yetenek alanlarında hünerlerini ortaya koydular.
    Yarışmada kendisinin de içerisinde bulunduğu grubun birincilik elde etmesinin mutluluk verdiğini ve yarışmada elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını ifade eden Yazar,”Ankara’da kurucumuz Dr. Üstün Ezer yönetiminde il temsilcilerine yönelik bir yarışma yapıldı. Yarışma, il temsilcilerine büyük bir moral oldu. Ödül olarak da Roma tatili kazandık. Yozgat’ta ve ilçelerinde LÖSEV’in çalışmalarını duyurmak için elimizden geleni yapıyoruz. Çocuklarımız için, onların tedavileri için vakfımızın çalışmalarını, yardımlarını ve faaliyetlerini bütün vatandaşlarımıza anlatmaya çalışıyoruz. Bizim isteğimiz sesimizi biraz daha vatandaşlarımıza duyurmaktır. Bunun için de vatandaşlarımızın büyük desteklerine ihtiyacımız var. LÖSEV’in Yozgat genelinde daha da aktif olması için elimizden gelenin en iyisini yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Sorgun Belediyesi sporcuları madalyayla döndü

    Sorgun Belediyesi sporcuları madalyayla döndü

    Sorgun Belediyespor Taekwando Antrenörü Ahmet Turan Dinçer, turnuvanın ilk günlerinde sporcuların yoğun mücadelesine rağmen madalyaya ulaşamadıklarını söyleyerek,”Turnuvanın son gününde tatamiye çıkan 78 kiloda Recep Tayyip Kılıç ilk turda Ankara, ikinci turda Sakarya, üçüncü turda İstanbul, dördüncü turda Ankaralı rakiplerini yenerek yarı finale adını yazdırdı.
    Beşinci turda Ankaralı rakibini geçemeyince Türkiye 3’üncüsü olarak bronz madalyanın sahibi oldu. 78 kiloda tatamiye çıkan Samed Muhammed Duygulu ise, ilk turu maç yapmadan geçti, ikinci turda Samsun, üçüncü turda İstanbul, dördüncü turda Adana, beşinci turda Yalovalı rakiplerini eleyerek adını finale yazdırdı.
    Finalde Ankaralı rakibini geçemeyince Türkiye ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu.
    İleride inşallah kendilerini birincilik kürsüsünde görmek istiyoruz” dedi.

  • Büyükbaş hayvan sayısı 2017’nin  Haziran ayında 14,9 milyon baş oldu

    Büyükbaş hayvan sayısı 2017’nin Haziran ayında 14,9 milyon baş oldu

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Yozgat’ta canlı hayvan varlığı sayısı büyük ve küçükbaş olmak üzere toplamda 556 Bin 71 olarak belirtildi.
    Türkiye’nin önemli tarım ve hayvancılık bölgelerinden biri olan Yozgat’ta TÜİK verilerine göre canlı hayvan varlığı sayısı açıklandı. Buna göre, Yozgat il genelinde büyükbaş hayvan sayısı 212 Bin 243, Küçükbaş hayvan koyun sayısı 281 bin 38, Keçi sayısı 62 bin 790 toplamda ise 556 Bin 71 olarak ifade edildi. Bu rakamlarla komşu illerimizden Kayseri’de sığır sayısı 293 bin 069, koyun sayısı 652 bin 664 ve keçi sayısı 75 bin 979 olurken, Sivas’ta sığır sayısı 274 bin 926, koyun sayısı 588 bin 000 ve keçi sayısı 113 bin 506 olduğu açıklandı.
    Ülke genelinde ise büyükbaş hayvan sayısı 2017 ‘nın Haziran ayında 14,9 Milyon baş olduğu belirtildi.

  • Bozdağ’dan pancar çiftçisine müjde

    Bozdağ’dan pancar çiftçisine müjde

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ; “Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanımız Hüseyin Akay’ın Şeker üst kurulu ve Şeker kotaları ile taleplerini Maliye Bakanımız Naci Ağbal ile görüştüm. Maliye Bakanımız bu atamaların yapılacağını belirtti. Kotalarla ilgili olarak da kotaların kaldırılması söz konusu değildir. Kotalar aynen devam edecek” dedi.
    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ sözlerini şöyle sürdürdü; “Pancar üreticimizi çiftçimizi bu noktada koruma iradesi hükümetimizin ortak iradesidir. Zaten pancar üretiminde bu iradeyi ortaya koyuyoruz bütçeden ciddi kaynaklara aktarıyoruz. Bundan sonrada çiftçimizi pancar üreticimizi uluslararası rekabetten zarar görmemesi için de koruyucu kollayıcı politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Kimse bu politikalardan Türkiye’nin vazgeçmesini beklemesin.
    Her ülke kendi çiftçisini koruyan politikalar geliştirdi. Başka ülkeler nasıl bunu yapıyorsa Türkiye de bunu yapmaya devam edecektir. Zaman zaman hükümet aleyhine kara propaganda üreten çevrelerde bunları çiftçimiz arasında da pompalayabilirler. Siz lafa bakmayın icraata bakın. Laf öyle de söylenir böyle de söylenir. Biz işimize bakacağız hükümet ne yapıyor, nasıl yapıyor ona bakacağız. Yaptıklarımız ortadadır yapacaklarımızın da teminatıdır”.
    Yozgat Valisi Kemel Yurtnaç; “Boğazlıyan Şeker Fabrikasının Bölge ekonomisine 300 Milyon TL ekonomik değer kazandırdığını belirterek katkısı olanlara teşekkür etti.Boğazlıyan Şeker Fabrikası 11. Kampanya açılışında konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; Şeker sektörünün içerisinde bulunduğu bazı sıkıntılar bizimde gelecek adına, biraz endişe duymamız sonuçlarını ortaya çıkarıyor.
    2001 yılında çıkan kanunla şeker sektörü, şeker kurumu ve onu yöneten şeker kurulu tarafından yönetiliyor idi.Şeker sektörü denetlenmesi ve düzenlenmesi bu kurul vasıtasıyla yapılıyordu. Ama bir seneyi aşkın süredir şeker kurulu atanmadığı için şu anda piyasada düzenlenme ve denetlenme konusunda bir sorunla karşı karşıyayız.
    Düzenlenme konusunda mesela her sene 31 ekim tarihinde fabrikalara pancar kotaları bildirilirdi. Fabrikalar da ocak ayında çiftçisiyle bu kota çerçevesinde sözleşme yapardı. Bu geçtiğimiz 31 Ekim tarihinde bu bildirim yapılmadı bu bildirimin yapılmaması sanki kotanın kaldırıldığı gibi bir sonucu ortaya çıkarıyor” dedi.Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü; “Bugün ekmeğini elinin emeği alın teriyle kazanan çiftçinin düğün ve bayram günüdür. Bizim bu bayram günümüze teşrif ederek bu sevincimize ortak olan Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ olmak üzere Yozgat Valimiz, Yozgat İl protokolü ve Boğazlıyan İlçe protokolümüze teşekkür ediyorum.
    Kayseri Şekere bağlı Boğazlıyan Şeker Fabrikasının faaliyet alanında dört bölge müdürlüğüne bağlı 3805 çiftçisiyle pancar ekim sözleşmesi yapılmıştır. Bu bölgedeki pancar üretiminin 1 milyon 200 bin ton olması beklenmektedir. Bu üretilen pancarın Parasal değeri ise yaklaşık 300 milyon TL olmaktadır.
    Boğazlıyan Şeker Fabrikamıza diğer bölgelerimizden gelecek olan 270 bin ton pancar ile birlikte toplam 113 gün sürecek olan 11. kampanya süresince 1 milyon 470 bin ton pancar işlenerek 210 bin ton kristal şeker yapılması beklenmektedir.
    Programlı pancar alımı uygulamasıyla 9 Eylül 9 Ekim arası prim uygulaması 25 TL/ton, 10 ekim 20 kasım arası 10 TL/ ton 21 kasım 18 aralık arası 20 TL/ ton prim uygulaması yapılacaktır. Bu uygulama sonucu toplamda 45 milyon TL prim çiftçimize verilmiş olacaktır” dedi.
    Yapılan konuşmaların ardından Boğazlıyan Şeker Fabrikası 11. Kampanya döneminde fabrikaya ilk pancar getiren, Boğazlıyan Merkez çiftçilerinden Ferhat Ünal, Çalapverdi Çiftçilerinden Hüseyin Karabulut, Uzunlu çiftçilerinden Emrah Akbulut’a Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay tarafından birer adet bilgisayar hediye edildi.
    Dualar eşliğinde başlatılan Boğazlıyan Şeker Fabrikası 11. Kampanya dönemi açılışına; Yozgat il ve Boğazlıyan ilçe protokolü yanısıra, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim ve denetim Kurulu üyeleri, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim kurulu üyeleri, Genel Müdür, Genel müdür yardımcıları, çalışanlar ve bölge çiftçileri katıldılar.

  • Alkan’dan Karacabey’e ziyaret

    Alkan’dan Karacabey’e ziyaret

    Karşılıklı sohbet havasında geçen ziyarette Hitit Ünüversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, üniversiteler arası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Alkan, “Çorum Hitit Üniversitesi ile Yozgat Bozok Üniversitesi aynı dönemde kurulmuş, yeni kurulan üniversitelerin belli bir düzene ve sisteme oturması kolay olmuyor.
    Böyle üniversitelerde görev yapmak oldukça güç.
    Yozgat Bozok Üniversitemiz Rektörü Salih Hocamın tecrübelerinden yararlanmak istiyoruz.
    Omuz omuza vererek, birbirimize destek olarak birbirimizin iyi olan tarafını ön plana çıkartarak işbirliği yapacağız. Bundan sonra inşallah beraber güzel çalışmalar yaparız.” dedi.
    Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan’ın ziyaretinden çok mutlu olduğunu ifade eden Bozok Ünüversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’de “İki komşu ilin Rektörleri olarak Yozgat’ta bir araya geldik.
    Karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak iki üniversite arasında ortak işbirlikleri ile birçok noktada birbirimize destek olacağız.” diye konuştu.

  • Cenaze aracı otomobille çarpıştı bir kişi yaralandı

    Cenaze aracı otomobille çarpıştı bir kişi yaralandı

    Kaza Büyükteflek Köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ç.Ö., idaresindeki 40 NB 301 Plakalı cenaze aracı Büyükteflek Köyü Mevkiinde Ç.B., yönetimindeki 66 KK 070 Plakalı otomobil ile çarpıştı. Kazada Cenaze aracının şoförü Ç.Ö, yaralandı. Yaralı Ç.Ö, Ambulansla Çiçekdağı Devlet Hastanesine kaldırıldı.
    Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Okul güvenliği  toplantısı yapıldı

    Okul güvenliği toplantısı yapıldı

    Sorgun Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Kaymakam Mustafa Altınpınar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, İlçe Jandarma ve Garnizon Komutanı Binbaşı Mehmet Demir, İlçe Emniyet Müdürü Murat Sapmaz, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İsmail Kaplan, belediye başkanları, okul müdürleri, muhtarlar ve servis sürücüleri katıldı.
    Kaymakam Mustafa Altınpınar toplantıda yaptığı konuşmada, bu tür toplantılar sonucunda bir çok soruna çözüm bulunduğunu, hatta toplantının yapılmasının bile sorunları yarı yarıya çözdüğünü söyledi.
    Altınpınar, 18 Eylül Pazartesi günü okulların açılacak olması nedeniyle Sorgun’da 16 binden fazla öğrencinin ders başı yapacağını Türkiye’nin geleceği olan bu çocuklar ve gençlerin 2017-2018 eğitim öğretim yılını huzur ve güven içerisinde geçirebilmesini temin etmek amacıyla, bu toplantının düzenlendiğini belirtti.
    Bu eğitim öğretim yılında planlamalar yapılırken kış saati uygulamasına geçilmeyeceği göz önünde bulundurulacağını ifade eden Altınpınar,”İllerimizin özellikleri dikkate alınacak, gerek taşımalı sistemle, gerekse özel öğrenci servisleriyle taşınan öğrencilerin gün aydınlanmadan yola çıkmalarına müsaade edilmeyecektir.
    Bunun için öğrencilerimizin gün ışığından daha fazla yararlanmalarını temin edecek şekilde ders başlangıcının belirlenmesi ve planlamaların önceden yapılması gerekmektedir” dedi.

  • Boğazlıyan Şeker Fabrikası 340 milyon lira girdi sağlayacak

    Boğazlıyan Şeker Fabrikası 340 milyon lira girdi sağlayacak

    Boğazlıyan Şeker Pancarı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, törende yaptığı açılış konuşmasında bugün kendileri açısından coşkunun, heyecanın, sevincin zirve yaptığı bir gün olduğunu belirtti. Akay, “Bu gün ekmeğini, alın teriyle, elinin emeği ile kazananların, çiftçinin bir bayram günü. Bu kampanyamızın inşallah kazasız belasız tamamlanmasını diliyorum. 11. Kampanyamız hepimize hayırlı olsun. Alımı başlanan pancarların çok şükür şeker oranı bizi umutlandırdı. İnşallah böyle devam etmesini bekliyoruz. Şu ana kadar alınan pancarların şeker oranı yüzde 16’nın üzerinde seyrediyor. Bu başlangıç için oldukça uygun bir oran. İnşallah bu artarak devam edecek. Bu alınan pancarlar iki gün sonra işlenmeye başlanacak” dedi.
    1 MİLYON 400 BİN TON PANCAR İŞLENECEK
    Kayseri şekere bağlı fabrikanın faaliyet alanında 4 tane bölge bulunduğunu ifade eden Akay, “Boğazlıyan, Yenifakılı, Çandır ve Yenipazar olmak üzere 4 bölge müdürlüğümüz var. Burada 68 köyde 3 bin 805 çiftçi ile 208 bin dekar alanda pancar ekimi için sözleşme yapılmaktadır. Pancarın yetişme döneminde çiftçimize destek vermemiz gerekiyor. Bu çerçevede sadece bu bölgeye özgü olarak 95 milyon lira ayni ve nakdi avans verildi. Bankadan da isteyen çiftçilerimize toplam 25 milyon lira gibi bir banka kredisi kullandırılmıştır. Toplamda 120 milyon gibi bir parayı çiftçimize üretim desteği sağlanmış bulunuyor. Bu bölgemizden alacağımız pancar toplam 1 milyon 200 bin tonu bulması bekleniyor. Bunun parasal değeri ise yaklaşık 300 milyon liraya takabil ediyor. Diğer bölgelerden gelmesi beklenen 270 bin ton pancarla birlikte Boğazlıyan şeker fabrikasında 1 milyon 400 bin ton pancar işlenecektir. Kampanyanın yaklaşık 113 gün sürmesi bekleniyor. Bu Boğazlıyan şeker fabrikası için rekor bir rakam” diye konuştu.
    300 MİLYON LİRA GİRDİ SAĞLANACAK
    Pancar alım kampanyasına katılan ve burada bir konuşma yapan Vali Kemal Yurtnaç ise, “Kampanya başlangıcının hayırlı olmasını, bölge insanına hayırlı kazançlar getirmesini diliyorum. Değerli Boğazlıyanlı hemşehrilerim, Allah sizlere çok güzel bir yerde yaşama şansı vermiş. Bu kadar güzel bir ova, bu kadar güzel ürünler vermiş. Bunların bir de bedeli olur. Yapılmayan şeylerin bedeli öbür tarafta sorulur diye düşünüyorum. Hüseyin beyin anlattığına göre bu sene 300 milyondan daha fazla bir para bu bölgeye gelecek. Geçmişe ve geleceğe baktığımızda buranın parasının ekonomiye kazandırılması gerektiğini düşünüyorum. Kazancınızı boşa bekletme yerine kendi kuracağınız yatırımlarla değerlendirmelisiniz” şeklinde konuştu.
    Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ’ın talimatlarıyla Yozgat’ta üretimi artırmak, Yozgat’ı üreten bir şehir haline getirmek, dolaysı ile istihdamı artırarak işsizliği önlemek maksadıyla çalışmalar yaptıklarını aktaran Vali Yurtnaç, “Dün onlardan birini yaptık. Yurt dışında yaşayan Yozgatlı iş adamlarımızdan 80 tanesini Yozgat’a davet ettik. Yozgat’ta ne tür fırsatlar var insanlar içerisinde yaşadığı zaman bunun farkında olmuyorlar. 6 teşvik bölgesinden Yozgat 5. Teşvik bölgesinde. Eğer OSB’de yatırım yaparsanız 6. teşviki alıyorsunuz. Bu yatırımlarla da bölgenize, insanlarınıza destekte bulunuyorsunuz. Ben buradan ifade ediyorum, sonuna kadar sizlerin yanındayız. Sizlerle birlikte sizin önünüzü açmak, yatırımlarınızın önünü açmak için her türlü tedbiri alıyoruz. Millete hizmet eden onun efendisi olur. Biz burada sayın başbakan yardımcımızın riyasetinde kamu kurumundaki arkadaşlarımız, belediye başkanlarımız, il genel meclis üyelerimizle hep birlikte üreten bir Yozgat’a çalışmak için sizlere hizmet ediyoruz. Gördüğümüz noksanlıkları da sizlere ifade etmek lazım. Bu atıl kalan sermaye gücünü ekonomiye kazandırmamız lazım. Burada Allah’ın bize verdiği bu zenginliği ekonomiye, halkın yararına hep birlikte bizim de yönlendirmemizle, desteklerimizle burada kullanmamız lazım diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
    BOĞAZLIYAN’IN BİR FIRSATIDA TERMAL SU
    Boğazlıyan’ın bir fırsatı daha olduğunu hatırlatan Vali Yurtnaç, “O da nedir, termal sular. Burada ki Cavlak’ı takip ediyoruz. İnşallah buraya yatırımcı getireceğiz. Cavlak ile termal turizmin kapısını aralayacağız. Yanı başımızda Kayseri gibi büyük bir şehir var. Bu bizim için büyük bir fırsattır. Kayseri’nin nüfus yoğunluğunu burada üreteceğiniz ürünlerle fırsata çevirmek lazım. Devre mülklerle buradaki termal suyu harekete geçirmek istiyoruz. Buradaki sıcak su kaynağını bir taraftan tarımda kullanıyoruz. Topraksız domates yetiştiriliyor ve ihraç ediliyor. Büyük şehirlerin marketlerinde Boğazlıyan ve Sorgun’un domatesleri pazarlanıyor. Yani üretmenin ayrı bir mutluluğu vardır ve istiyorum ki Yozgat’ta hep birlikte bunun kapısını aralayalım. Üreten mutlu insanlar olarak Türkiye’de yerimizi alalım ve bu çerçevede bizde elimizden gelen gayreti göstereceğiz” şeklinde konuştu.
    BOĞAZLIYAN ŞEKER FABRİKASI ÜLKE EKONOMİSİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLIYOR
    Pancar alım kampanyasına katılan Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ da, Boğazlıyan Şeker Fabrikasının 11. kampanya açılışında Yozgatlı hemşehrileri ile birlikte olmaktan büyük bir onur duyduğunu belirterek, “Bu vesile ile Boğazlıyan Şeker Fabrikamızın 11. kampanya açılışının hayırlı uğurlu olmasını Cenabı Allah’tan temenni ediyorum. Kampanyamızın sağlık içerisinde kazasız tamamlanmasını Cenabı Allah’tan diliyorum. Umarım ki bu kampanya döneminde çiftçilerimiz üretiminden beklediklerini elde ederler. Fabrika yönetimi de buradan beklentilerine olumlu cevaplar bulur. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun” dedi.
    Boğazlıyan Şeker Fabrikasının Yozgat, Boğazlayın ve Türkiye ekonomisine çok büyük katlı sağladığını hatırlatan Başbakan Yardımcımız Bozdağ, “Yönetim kurulu başkanı Hüseyin Akay bey buna dair detaylı rakamları açıkladı. Ama Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesi Yenifakılı ilçesi Çandır ve Yenipazar civarındaki bölgede bu güne kadar ki harcamalara ve girdilere çıktılara baktığımız zaman bir yıl içerisinde bütün değişik kanallardan girdiler dahil senede 340 milyon lira gibi bir rakamın buradan Boğazlıyan, Yozgat ve Türkiye ekonomisine girdiğini görüyoruz. Bu büyük bir rakam ve inşallah bu sene de bu rakam yine aynı şekilde girecektir. Ayrıca burada çalışanların Boğazlıyan Yozgat ekonomisine katkısı da ayrı bir değere sahip. Yaklaşık bin 223 kişi çalışan var ve bunlarında ekonomiye büyük katkısı var. Onun için Boğazlıyan şeker fabrikası Yozgat ekonomisi ve Boğazlıyan ekonomisi için son derece önemli olduğu gibi ülkemiz ekonomisi açısından da son derece önemli bir tesistir. Açıldığı günden beri Boğazlıyan’a ve ülkemiz ekonomisine büyük katkılar sunuyor. Yozgat tarımsal üretimde ülkemizde son derece önemli yer işgal ediyor. İki tane şeker fabrikasıyla Konya’dan sonra Türkiye’nin ikinci ili olma unvanını taşıyor. Bu bizim için son derece önemli ve övünç kaynağıdır” diye konuştu.
    TARIMDA VERİMLİLİĞİ ARTIRACAĞIZ
    Tarımda verimliliği artırmak bakımından çok ciddi yatırımlar yaptıklarını hatırlatan Başbakan Yardımcımız Bozdağ, “Özellikle sulama konusunda Türkiye’nin dört bir yanını barajlarla, göletlerle buluşturma ve tarlaya suyu ulaştırma konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu güne kadar gelmiş geçmiş hükümetleri içerisinde en fazla yatırımı yapan, en fazla bereketle tarlayı buluşturan biziz. Yozgat’ta bundan payını aldı. Yozgat’ta inşaatı devam etmekte olan Akdağmadeni’nde Bahçecik Barajı, Yozgat’ta Cemil Çiçek Barajı, Yerköy’de inandık, Boğazlıyan’da Oğulcuk Barajı devam ediyor. Eş zamanlı inşaatı Yozgat’ta devam eden dört tane büyük baraj var. Hangi dönemde Yozgat’ta dört tane devasa büyük barajın inşaatı oldu ve böylesi hızla devamı sağlandı. Yozgat’ın neresinde baraj olacak su varsa orayı baraja dönüştürmek, gölet olacak su varsa orayı gölete dönüştürmek ve burada ki suyla vatandaşımızın tarlasını buluşturup bunun berekete dönüşmesini sağlamak bizim öncelikli hedefimiz oldu. Uzunlu barajının tabanında meydana gelen çatlağın ortadan kaldırılması için yaptığımız harcamayı Uzunlular ve Boğazlıyanlılar çok yakından biliyor. Oraya da çok ciddi yatırım yaptık. O barajı yeniden yapsak o kadar harcama olmazdı. Boğazlıyan için helal olsun hayırlı olsun. Ayrıca Yozgat’ta Süreyya Bey barajı diye Çekerek’te başlamış bir baraj vardı. Tamamını biz yaptık. Temeli bizden önce atıldı ama bir taş konmamış, bütün taşları biz koyup şu anda o barajı da hizmete aldık. Amasya tarafını suluyor ama yakın zamanda Aydıncık ilçemizin Künbetovası Süreyya Bey barajından sulanmış olacak. Kadışehri ovası bahçecik barajından sulanacak. Yerköy hem Gelingüllü barajından hem inandık barajından hem de Cemil Çiçek barajından sulanma imkanı bulacak. Yozgat merkez Gelingüllü ve Cemil Çiçek barajından sulanma imkanı bulacak. Yine aynı şekilde Boğazlıyan uzunlu ve oğulcuktan bu imkanı elde etmiş olacak. Yozgat’ın dört bir yanında sulama ile ilgili yatırımlar bu bozkırdaki arazilerin bereketlenmesine, çiftçimizin cebine girecek paranın artmasına büyük katkı sağlayacaktır. Gölet olacak ne kadar yer varsa bunlarında gölete çevrilmesi için karar aldık ve adımını attık. Temeli atılmadık yer kalmadı. Bir kısmı bitti bir kısmı da bitme aşamasında. Yozgat’ın emrine bu hizmetleri sunma noktasında büyük bir başarı hikayesi sulama alanında yazıldı” ifadelerini kullandı.
    YOZGAT HAYVANCILIKTA ÖNEMLİ BİR MERKEZ OLDU
    Hayvancılık konusunda da önemli adımlar atıklarının altını çizen Başbakan Yardımcımız Bozdağ, “Boğazlıyan’da Devecipınar Damızlık Üretim Çiftliğinin ne hale geldiğini siz bizden daha iyi biliyorsunuz. Kapanacak noktadaydı, bugün Türkiye’nin hayvan borsası oldu. Herkes burada hangi damızlık düvenin ne zaman doğuracağını yakından takip ediyor. Boğazlıyan bu nokta da hayvancılık bakımından Türkiye’nin ana merkezinden biri haline geldi. Yozgat’ta et ve süt kurumu marifetiyle Yozgat’a et süt kurumunu getirdik, sözleşmeli hayvancılığı Yozgat’ta başlatan tarihi adımı attık. Şu anda Yozgat’ta kesim yapılıyor, Yozgat kavurma diye bir kavurma çıkarılıyor ve markalaştırıldı. Yozgat’ta ki hayvan üreticimiz ve besicimiz bu imkanı kendi ayağında bulma fırsatını elde etti. Türkiye’de pek çok yer özelleştirilirken Yozgat’ta Cumhurbaşkanımızın talimatıyla et ve süt kurumunun Yozgat’a gelmesi onaylandı ve bu da büyük bir kazanç kapısını Yozgat’a açtı. Yine Yozgat’ın Yerköy ilçesi içerisinde esasında ama Çiçekdağı ile de mülki sınırlar bakımından irtibatlı olan ama biz Yozgat’ın olarak kabul ediyoruz orayı, İlci çiftliği diye bir çiftlik var. Eskiden TİGEM’di orada in cin top oynuyordu. Orayı da özelleştirdik ve bu gün İlci çiftliği Türkiye’de hayvancılık bakımından parmakla gösterilecek bir çiftlik haline getirildi. Süt ve süt ürünleri bakımından da önemli bir merkez haline geldi. Her ilçemizde süt toplama merkezleri ile çiftçimizin ürettiği sütleri onların bütçesine katkı olarak dönecek mekanizmaları oluşturduk ve bütün ilçelerimizde bu anlamda büyük bir seferberliği başlattık. Hem hayvancılık destekleri ile hem hububat destekleri ile ve diğer desteklerle çiftçimizi bulunduğu noktandan daha iler taşıma noktasında çok ciddi adımlar attığımızı ifade etmek isterim. Özet olarak şunu söylüyorum, biz çiftçimizin ülke ekonomisine kattığı katkıyı biliyoruz. Onları daha güçlü yapmak, daha fazla kazanç elde etmelerini sağlamak amacıyla ülkemizin bütçe ve ekonomik gücü çerçevesinde atılması gereken adımları attık ve atmaya da devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
    ARAZİ TOPLULAŞTIRMASINI ÖNEMSİYORUZ
    Toplulaştırmanın çok önemli bir sorun olduğunu bildiklerini anımsatan Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ, “Miras yoluyla tarım arazilerinin bölünmüş olmasının ülke ve insanımıza verdiği zararı çok yakından biliyoruz. Toplulaştırmanın ekonomimize sağlayacağı katkıyı da çok iyi biliyoruz. Onun için her geçen gün toplulaştırmaya daha fazla kaynak aktarmak suretiyle arazi toplulaştırması yoluyla ülkemizin ekonomisine büyük katkılar sağlamaya devam edecektir. Önümüzdeki yıllar içerisinde toplulaştırmaya hükümet bütçelerinde ayrılacak pay her geçen yıl biraz daha artırılarak devam edecektir. Bu son derece önemli bir adımdır. Bu konuda ki irade sürekli bir şekilde varlığını koruyacaktır” diye konuştu.
    Konuşmaların ardından fabrikaya ürününü ilk getiren çiftçilere hediyeleri verildikten sonra kurdele kesilerek Boğazlıyan Şeker Fabrikasında 11. Dönem Şeker Pancar Alımı Kampanyası başladı.

  • Yozgat Devlet Hastanesinin ilk Beyin  Cerrahı Yozgat’ta hasret giderdi

    Yozgat Devlet Hastanesinin ilk Beyin Cerrahı Yozgat’ta hasret giderdi

    Yozgat’ın kendisinde ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Doç.Dr.Canbay, Ankara Liv Hospital’de görev yaptığını belirterek, beyin ve sinir hastalıklarından rahatsızlığı olan vatandaşlara her zaman yardımcı olmaya hazır olduğunu söyledi.
    Yozgat Devlet Hastanesinin ilk beyin cerrahı Doç.Dr. Suat Canbay, yıllar sonra yeniden ziyaret ettiği Yozgat’ta özlem giderdi. Hafta sonunu beraberinde eşi ,ailesi ve yakınlarıyla Yozgat kent merkezinde geçiren Beyin ve Sinir hastalıkları uzmanı Doç.Dr.Suat Canbay “Ben Malatyalıyım ama Yozgat, benim 2.memleketim. 1996 yılında ilk beyin cerrahı olarak Yozgat’a atandım ve burada yaklaşık 6 yıl görev yaptım. Daha sonra uzun yıllar Ankara Onkoloji Hastanesinde çalıştım ve buradan emekli oldum. Ardından da Liv Hospıtal’de ‘ Beyin ve Sinir Cerrahisi ‘kliniğinde hastalarımıza hizmet veriyorum.”dedi.
    Nostaljik bir hafta sonunu geçirmek, yakın akrabalarına Yozgat’ı tanıtmak ve bu vesileyle bazı dostlarıyla buluşmak için Yozgat’a gelen Doç.Dr.Suat Canbay, önce beraberindeki yakınlarıyla birlikte Yozgat’ın yöresel yemeği testi kebabını tattı. Ardından Yozgat’ı dolaşarak kentin gelişimini gözlemleyen Doç.Dr.Suat Canbay,Yozgat Çamlık Galata otelinde kısa bir süre dinlendikten sonra Hayri İnal konağında da yakınlarıyla birlikte menengiç kahvesi içti.Canbay,burada konağın sorumlusu Önder Yaşar’ın sazıyla sunduğu Yozgat’ın yöresel türkülerine de eşlik etti.
    Yozgat’ta oldukça keyifli bir gün geçiren Doç. Dr. Suat Canbay, Yozgat’ın kendi kariyerinde ve uzmanlık alanında apayrı bir yerinin olduğunu belirterek geçmişte kentimizde yaşadığı günleri şöyle anlattı: “1996 yılında ben Yozgat’a atandığımda beyin cerrahisi ameliyathanesinin bir takım noksanlıkları ve sorunları vardı. İlk iş olarak ameliyathanemizi yenileyip modernleştirdik.Burada hastalarımızı Ankara’ya sevk etmeden başarılı ameliyatlar gerçekleştirdik.Yozgatlı hastalarımız ve hasta yakınlarıyla çok güzel iletişimler kurduk.Bu arada ben Yozgat Devlet hastanesinde başhekim yardımcısı olarak görev yaparak idari hizmetlerde de bulundum.Kısacası Yozgat’a devlet hastanesinde kendi alanımda başarılı hizmetler yaptığımı düşünüyorum.Bu süreçte Yozgat’ı ve Yozgatlıları çok sevdim.Ama memuriyet gereği 2002 yılında Yozgat’ta ayrılmak zorunda kaldım”
    Yozgat’tan ayrıldıktan sonra gerek dostları ve gerekse hastalarıyla iletişimlerine hiç ara vermeden devam ettirdiğini vurgulayan Canbay, şunları söyledi:“Yozgatlılar kıymet-kadir bilen, konuksever ve vefakar insanlardır.Bu nedenle ben Yozgatlıları gerçekten sevdim ve hiç unutmadım.
    Bu nedenle Yozgat’tan ayrıldığımda Ankara Onkoloji hastanesinde görev yaparken karşılaştığım her Yozgatlıya yardımcı olmaya çalıştım.
    Ben kendimi Yozgat’ın fahri hemşerisi olarak kabul ediyorum.Yeni görev yerim Liv Hospıtal’de de dileyen değerli Yozgatlıların özellikle branşımla ilgili konularda örneğin beyin hastalıkları,bel fıtığı,omurga tümörleri, omurga eğriliği, sırt ağrıları,skolüz ve benzeri rahatsızlıklarının tedavilerine özenle yardımcı olmak isterim.”

  • Akay: Randevulu söküm sayesinde  şeker çiftçimiz 45 Milyon TL kazanacak

    Akay: Randevulu söküm sayesinde şeker çiftçimiz 45 Milyon TL kazanacak

    Boğazlıyan Şeker Fabrikası 11. Kampanya açılışında töreninde konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şekere bağlı Boğazlıyan Şeker Fabrikasının faaliyet alanında dört bölge müdürlüğüne bağlı 3 Bin 805 çiftçi ile pancar ekim sözleşmesi yapıldığını belirterek, bölgedeki pancar üretiminin 1 milyon 200 bin ton olması beklendiğini ifade etti. Başkan Akay, Bu üretilen pancarın Parasal değeri ise yaklaşık 300 milyon TL olduğuna dikkat çekti.
    Akay, konuşmasında şunları kaydetti: “Boğazlıyan Şeker Fabrikamıza diğer bölgelerimizden gelecek olan 270 bin ton pancar ile birlikte toplam 113 gün sürecek olan 11. Kampanya süresince 1 Milyon 470 bin ton pancar işlenerek 210 Bin Ton kristal şeker yapılması beklenmektedir. Bu kampanya döneminde başlatmış olduğumuz programlı pancar alımı uygulamasını kış sezonundaki eğitim toplantılarında çiftçimize anlatmış ve uygulama konusunda mutabakat sağlamıştık.”
    RANDEVULU PANCAR ALIMI 3 PERİYOT ŞEKLİNDE UYGULANACAKTIR
    Randevulu söküm sistemininde pancar alımının üç periyot şeklinde uygulanacağını vurgulayan Başkan Akay, alım şeklini şöyle sıraladı:
    “1. Periyot 9 eylül 9 ekim arası prim uygulaması 25 TL/ton,A kotası,12 TL/Ton C kotası
    2. Periyot 10 ekim 20 kasım arası 10 TL/ ton A kotası , 5 TL/ton C kotası
    3. Periyot 21 kasım 18 aralık arası 20 TL/ ton prim A kotası , 10 TL/tın C kotası
    Prim uygulaması yapılacaktır.”
    Akay, Randevulu uygulama sonucu toplamda pancar çiftçisine 45 Milyon TL randevulu söküm primi verilmiş olacağını ifade etti.

  • 2 asırlık konak  zamana direniyor

    2 asırlık konak zamana direniyor

    Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Genel Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Demet Taşkan, sanat tarihi ve kültür açısından son derece önemli olan konak ve hamamda incelemelerde bulundu. Taşkan, eserlerin tescillenip koruma altına alınarak turizme kazandırılması gerektiğini söyledi.
    Tarihi konak ve hamam üzerinde çalışma başlattıklarını dile getiren Taşkan,”Burada hem ahşap oyma tekniği hem de kalem işi bezeme tekniği kullanılmış. Bu boyamalar Batılılaşma döneminin izlerini gösteriyor.
    Buraların çok iyi korunması gerekiyor. Bu eserlerin tescillenip koruma altına alınması ve turizme kazandırılması gerekir. Bir an önce restore edilip daha iyi korunarak gelecek nesillere aktarılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
    Tarihi konak ile birlikte köyde bir de tarihi hamamın bulunduğunu ifade eden Taşkan,”Köyde kişisel amaçlı mimari özellikleri bulunan bir hamam var. Hamamın küçük bir bölümü ayakta kalabilmiş, diğer kısımları yıkılmış. Bu hamamın da tarihi konak gibi koruma altına alınması gerekir. Hem konağın hem de hamamın tarihi yönüyle araştırılması Yozgat için önemli bir kazanım olacaktır” diye konuştu.

  • Öğretmenlere yangın eğitimi

    Öğretmenlere yangın eğitimi

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Ahmet Selçuk tarafından Yozgat Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu’nda bin 200 öğretmene yangın eğitimi veriliyor. 25 gün boyunca sürecek eğitimlerin 40’ar kişilik gruplar halinde devam ettiğini söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin konu ile ilgili yaptığı açıklamada,”Eğitimlerimiz günde 10 saat sürecek. Eğitimlerin 7 saati teorik 3 saati de uygulama bölümünden oluşuyor. Burada amacımız okullarda oluşturulacak acil durum ekiplerine bir yangın anında nasıl hareket edeceklerini ve ne gibi önlemler alacaklarını öğretmektir. Bu eğitim sonunda öğretmenlerimize yangın eğitimi sertifikalarını da vereceğiz” dedi.

  • Bozokspor ve Yemenoğlu  Yozgatspor birleşti

    Bozokspor ve Yemenoğlu Yozgatspor birleşti

    İç Anadolu’nun en büyük alt yapısına sahip olan 8 antrenörü bulunan Bozokspor ile Yemenoğlu Yozgatspor yöneticileri düzenledikleri basın toplantısı ile iki kulübü birleştirdiklerini duyurdu. Önümüzdeki sene Yozgat Birinci Amatör Küme Futbol Lig’ine Yemenoğlu Bozokspor adıyla devam edecek olan kulüp, özellikle Yozgatlı gençlerden oluşan bir kadro ile kademeli olarak üst liglere yükselmeyi hedeflerken, Türk futboluna da genç yetenekleri kazandırmayı amaçlıyor.
    Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan Yemenoğlu Bozokspor Kulüp Başkanı Mehmet Yemenoğlu, “Geçen sene Bozokspor ile birleşmeyi düşünmüştük ama nasip olmadı. Bu sene Yemenoğlu Yozgatspor’u kapatıp Bozokspor ile birleşerek Yemenoğlu Bozokspor’u oluşturduk” dedi.
    Bozokspor bünyesinde yaklaşık 120 sporcunun olduğunu söyleyen Yemenoğlu, yeni oluşum içerisinde kulübe yeni hedefler koyduklarını belirtti. Yemenoğlu, “Bu takımla daha ileriye nasıl gidebiliriz diye hedefler koyduk. Bu yıl şampiyon oluruz ya da olamayız. Ama seneye tesisleşme yolunda önemli adımlar atarak zirveye oynayan bir takım oluşturma düşüncemiz var. Zamanla ilerleyeceğiz ve 4 yıl içerisinde de hem tesis anlamında hem de başarı manasında Bozokspor’un Yozgat’ın tek takımı olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
    Bozokspor antrenörlerinden Özkan Bayram ise tüm sporcularının Yozgatlı gençlerden oluştuğunu söyleyerek “Takımımızda aşağı yukarı 120 kadar sporcumuz var. Kendi memleketimizden çocuklarımızın bir şeyler yapabilmesi ve bizi en üst liglerde temsil etmeleri için buradayız. Bu hedefimize inşallah ulaşacağız. Yemenoğlu ile birlikte gücümüz ikiye katlandı. Kendi insanımızın değerlerine değer katacağız” ifadelerine yer verdi.

  • Sorgunlu 12 genç Romanya’dan döndü

    Sorgunlu 12 genç Romanya’dan döndü

    Sorged Sorgun Gençlik Derneği’nin ortaklığında Ikaros Foundation Romania kurumunun koordinatörlüğünde 6-9 Haziran tarihleri arasında Gelişmiş Planlama Ziyareti ile başlayan ve 20-30 Ağustos tarihleri arasında 6 katılımcı birlikte gerçekleştirilen Erasmus Plus Gençlik Değişimleri programı kapsamında “SHARE CULTURE” projesi tamamlandı.
    6 farklı ülkeden 38 katılımcının yer aldığı projede ekolojik tarım, sağlıklı beslenme, geleneksel tarım yöntemleri, yerel gıdaların tüketilmesinin teşvik edilmesi, kültürler arası etkileşim ve yemek kültürleri gibi pek çok başlık etkili bir şekilde işlendiğini belirten Sorged Sorgun Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz,”Yerinde uygulamalar, ziyaretler ve Sinaia Belediyesi’nin desteği ile gerçekleştirilen kültürlerarası festival ile katılımcılar ve yerel halk üzerinde etki yaratan bir proje süreci gerçekleştirildi. Katılımcılar Romanya başta olmak üzere Macaristan, Hırvatistan, İtalya ve Polonya’dan çok değerli dostluklar ve ileriye dönük ortaklıklar kurarak ayrıldı” dedi. Grup lideri Davut Metin ise, “Çok değerli dostluklar ve ileriye dönük ortaklıklar kurarak ayrıldığımız bu projenin bize çok şey kattığını belirtmek isterim. Ayrıca SORGED’in katkı ve destekleriyle ilerlediğimiz bu yolculuğun sonunda ülkemizi ve derneğimizi hakkıyla temsil etmenin gururunu yaşıyor ve bu yolda bize eşlik eden tüm katılımcı arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

  • AK Parti Sarıkaya İlçe Başkanı Şahin kongrede aday olmayacağını açıkladı

    AK Parti Sarıkaya İlçe Başkanı Şahin kongrede aday olmayacağını açıkladı

    AK Parti Sarıkaya İlçe Başkanı Şahin,yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “2002 yılından bu yana ülkemizde demokrasinin hukukun öncüsü olmuş AK Parti o zamandan bu yana her türlü sıkıntılara rağmen ülkemizin önünü açmak amacıyla sağlıkta – savunma sanayine, ulaşımdan ekonomiye her yönü ile yeni ufuklar çizmiş ve dünyada Türkiye’nin belli bir yere gelmesini sağlamıştır. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’nın tutarlı, cesaretli ve dik duran tavırları sayesinde dünyada Türklerin ve İslam umudu haline gelen bir ülke olduğumun için dünya ülkelerince hiç beklenilmeyen bir tavır olduğu gibi kendileri gibi gizli hesaplar yapmamış ve tamamen dönen olayları açıkça söylemiş ve dünya kamuoyuna bütün açıklığı ile beyan etmiştir. Ülkemiz içinde yapılan yatırımlardan ilimize ve ilçemize de Sayın Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ beyefendi ve milletvekillerimiz gayretleri ile yıllarca alınmayan yatırımların fazlasıyla gelmesine katkıda bulunmuşlardır. Bu süreç içerisinde 2013 yılı içerisinde ilçe başkanlığı görevine gelerek Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım ve Sayın Başbakan yardımcımız Bekir Bozdağ ve birçok fedakar ülkesi için geceyi gündüze katan şahsiyetlerle Ak Parti Çatısı altında İlçe Başkanlığı gibi onurlu bir görevi dört yıla yakın bir süre şerefle yapmaktan mutluluk duydum.”
    ADAY OLMAYACAĞIM
    “Teşkilatımızın kongre sürecinin başlaması neticesinde bundan sonraki süreçte tekrar ilçe başkanlığına aday olmayacağımı ve bundan sonraki süreç içerisinde Gönül verdiğim AK Partimizin bir neferi olarak hizmet edeceğim.”diyen Şahin, “Görevde olduğum süre içerisinde bizlere desteğini esirgemeyen Sayın Bakanımız Bekir Bozdağ beyefendiye, Sayın Milletvekilimiz Abdulkadir Akgül Beyefendiye, Sayın Millet vekilimiz Ertuğrul Soysal beyefendiye, Sayın Milletvekilimiz Yusuf Başer Beyefendiye, İl Başkanımız ve Yönetimine, benimle fedakarca görev yapan ilçe yönetim kurulu üyelerimize, İlçe Kadın Kolları başkanı ve yönetim kurulu üyelerine, İlçe Gençlik Kolları Başkanı ve yönetim kurulu üyelerine, İl Genel meclisi Üyelerine, Belediye Meclis Üyelerine, Belde başkanımız ve yönetim kurulu üyelerine, Belde belediye başkanımıza ve özellikle Sarıkayalı vatandaşlarımıza teşekkür eder saygılarımı sunarım.”ifadelerini kullandı.

  • Bozdağ: “Bundan daha büyük  bir densizlik olur mu?”

    Bozdağ: “Bundan daha büyük bir densizlik olur mu?”

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde Boğazlıyan Şeker Fabrikası’nın 11. Dönem Pancar Hasat Başlama Töreni’nde basın mensuplarına gündem dair açıklamalarda bulundu. Bozdağ, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun SİHA’larla ilgili açıklamalarını eleştirerek, “CHP’nin bir milletvekili, mecliste toplantı yapıyor ve burada da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenlik güçlerinin terör örgütüyle teröristlerle yaptığı mücadeleyi ‘alçaklık’ olarak niteleyen bir ihanetin içerisinde bulunuyor. Ya sen kimden yanasın, PKK’dan yana mısın yoksa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden yana mısın? Güvenlik güçlerinin, aziz milletimizin ve devletimizin hukukunu korumakla mı görevlisin yoksa teröristlerin, terör örgütlerinin hukukunu korumakla mı görevlisin? Böyle bir ihanet olabilir mi? Ama bakın oluyor. Bu partinin genel başkanı çıkıp da bu milletvekiline ‘sen benim güvenlik güçlerimin yaptıkları mücadeleyi nasıl alçaklık olarak nitelendirirsin’ diye ona ‘seni gidi densiz’ diye hitap edemiyor. O diyemiyor ama biz diyelim bari, bundan daha büyük densizlik olur mu?” şeklinde konuştu.

  • Şengök Yerköy’den ayrıldı

    Şengök Yerköy’den ayrıldı

    Hatay’ın Defne İlçesi’ne atanan Yerköy Kaymakamı Nevzat Şengök, Yerköy Kaymakamlığı önünde düzenlenen törenle uğurlandı.
    Vedalaşma törenine Kaymakam Şengök’le birlikte, Hükümet Konağı Personeli, Daire Amirleri ve Mahalle Muhtarları katıldı.
    Kendisini uğurlamaya gelenlerle Kaymakamlık binası önünde hatıra fotoğrafı çektiren Şengök, 4 yıl boyunca zevk ve gururla görev yaptığım Yerköy’den bugün itibari ile ayrılıyorum.Bu süre içerisinde güzel işler yapmamızda bizlere destek olan valimize,mesai arkadaşlarıma,siyasi parti temsilcilerimize,köy ve mahalle muhtarlarımıza,bizleri evlatları gibi gören ve dualarını esirgemeyen şehit anne ve babalarına,sivil toplum örgütlerimize,basın mensuplarımıza ve tüm Yerköylü hemşerilerime sonsuz teşekkürler.Allah’a emanet olunuz” dedi.

  • Uzmanlardan okula uyum  sürecinde ailelere uyarılar

    Uzmanlardan okula uyum sürecinde ailelere uyarılar

    Okul döneminin çocuğun dış dünyaya açıldığı, güvenli alan olarak kabul ettiği ev ortamından uzaklaştığı ve bireyselliğini kazandığı ilk zamanlar olduğuna dikkat çekilerek, ev ortamındaki güven duygusunu okul ortamında da yaşamasının bazı çocuklar için zaman aldığı kaydedildi. Bu nedenle okula uyum döneminde bazı çocukların çeşitli kaygılar yaşaması ve bakım veren kişiden ayrılmak istememesi gibi durumların doğal ve geçici olduğunun unutulmaması gerektiği belirtilerek, bu sürecin sağlıklı bir şekilde geçirilmesinde ailelerin rolünün oldukça önemli olduğu ifade edildi. Ancak bazen aileler tarafından doğru bilinen yanlışların okula uyum döneminde çocuğun uyum sürecini olumsuz etkilediği ve bu dönemin uzamasına sebep olduğu vurgulanarak, bunların bazıları şöyle sıralandı:
    “Okulun önemini vurgulamak adına sürekli yapılan ve neredeyse bir ay öncesinden başlayan ‘okullar açılıyor’ veya ‘artık sen de okula gideceksin’ gibi hatırlatmalar çocuk için zaten belirsiz olan bir süreçte ilk gün kaygısının artmasına sebep olabilir. Bu tür söylemlerden kaçınmak ve bunun yerine zaman zaman okulla ilgili bilgi verici kitapların okunması veya ilk gününü hayal ederek resim yoluyla duygularını ifade etmesi sağlanabilir. Aile bireyleri içerisinde okula yönelik tutumlarda tutarlılık olmalı. Okula gitmek istemeyen çocuğa aile içerisindeki herkesin sorumlulukları anlatılmalı. Aile bireyleri arasındaki tutarsızlık hem çocuk için yanlış algı hem de çocuğun gözünde bireylerden birinin kendisini cezalandırdığı algısını oluşturabilir. Okul ortamına alışmakta güçlük çeken bazı çocuklar okula gitmek istememe konusunda oldukça ısrarcı olabilirler. Bu durumda bazı aileler çocuğun üzüntüsüne dayanamayıp onun rahatlaması için bir iki gün gitmemesinin sorun olmadığını düşünmektedirler. Ancak bu durum çocuğun uyum sürecini uzatacağı gibi, okula gitme konusunda yanlış bir algıya sahip olmasına da sebep olabilmektedir (örneğin, okul istediğim zaman gidebileceğim bir yer). Devamsızlık yerine okuldaki etkinlikleri kaçıracağı ifade edilebilir veya sevdiği bir oyuncağı yanına alarak okulda kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olunabilir. Çocuğun kaygıları hafife alınmamalı veya küçümsenmemelidir. ‘Sen artık büyüdün, herkes gidiyor sen neden korkuyorsun, ablalar/abiler ağlamaz, böyle yaparsan kimse seninle arkadaş olmaz’ gibi söylemlerden uzak durulmalı. Çocuğun kendisini ve yaşadığı duyguları ifade etmesine izin verilmeli, duyguları olduğu gibi kabul edilmeli ve desteklenmelidir. İlk gün mümkünse okula yönelik kaygısı olan çocukla birlikte okula gidilmelidir. Bu çocuğa güven duygusu verecektir. Çocuk okula bırakılırken uzun vedalardan kaçınılmalı, net ve emin cümlelerle vedalaşma yapılmalıdır. Kesinlikle haber vermeden okuldan ayrılınmamalıdır. Çocuğun okulla ilgili sorduğu sorulara ‘bilmiyorum’ cevabı vermekten kaçının. Çocuk için her şey net ve anlaşılır olsun. Özellikle eve nasıl döneceği, servise nasıl bineceği, evde onu kimin karşılayacağı gibi konular mutlaka önceden konuşulmalı.”
    Anne-babanın kaygısının çocuğa geçeceğinin unutulmaması gerektiğini belirten uzmanlar, “İlk günler, aile bireyleri mümkün olduğunca sakin ve çocuğa güven verici bir tutum sergilemeli.
    Benzer şekilde anne-babanın okul veya öğretmenle ilgili olumsuz düşünceleri veya kaygıları çocuğa yansıtılmamalıdır. Anne-babanın olumsuz duygular beslediği bir öğretmenle çocuğun yakınlık kuramayacağı unutulmamalıdır. Çocuk eve döndüğünde ‘Bir sorun oldu mu?’, ‘Öğretmenin kızdı mı?’, ‘Ağladın mı?’ gibi olumsuz soru ifadeleri yerine ‘En çok neye güldün?’, ‘Arkadaşlarınla nasıl eğlendin?’ gibi ifadelerle sorular yöneltilmelidir. Bu şekilde okul ile bağlantı kurduğunuz kavram ‘eğlence, arkadaşlık, oyun’ gibi olumlu ifadeler olacaktır. Okul ortamı kurallardan oluşan bir sistemdir. Nasılsa okulda kuralları öğrenecek, evde rahat etsin düşüncesiyle evde kuralların oluşturulmaması veya kaldırılması çocuğun okula gitmeye direnmesine ve okul ortamına alışamamasına sebep olacaktır” uyarısında bulundu.