Türkiye Noterler Birliği 46. Olağan Kongresi, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın katılımı ile gerçekleşti. Burada konuşan Bakan Bozdağ, terör örgütlerinin sosyal medya üzerinden yaptıkları yalanlara, algı operasyonlarına, iftiralara dikkat edilmesi konusunda uyarıda bulunarak, “Hatırlar mısınız? Gezi hadiseleri vardı, ‘Kırmızı fularlı kız’ diye bir hanımefendiyi herkes parlattı televizyonlarda. Nerede çıktı? PKK terör örgütünün saflarında çıktı ve diğer bir terör örgütü tarafından öldürüldü. Teröristleri eğer biz evlatlarımıza rol model olarak gösterirsek yarın bizim içimizden birinin evladı da bir terör örgütüne katılabilir. Onun için teröristleri rol model olarak hem görmemeliyiz hem göstermemeliyiz. Görenlere, gösterenlere karşı da hep beraber ortak tavır koymalıyız. Gezi hadiselerinde memleketin dört bir yanı yakıldı, yıkıldı; yaktıranlar, yıktıranlar, başka güçler, organizatörler, terör örgütleri ama Türk milleti öyle bir algıya muhatap kılındı ki o günlerde herkes farklı bir noktada. Hala farklı noktada duranlar da var ama uluslararası bir organizasyon terör örgütlerinin aktörlüğünde yürüyen bir hadise ve görüyoruz ki şimdi onları yapanlar bir bir başka terör örgütlerinin saflarında mücadele ederken hayatlarını kaybediyorlar. Onun için rol model olarak gösterirken de bizim bulara çok dikkat etmemizde fayda var” ifadelerini kullandı.
“Sosyal medyada gezen bilgilerin büyük bir kısmı algı operasyonudur”
Sosyal medyada birçok yanlış haberin yapıldığını söyleyen Bakan Bozdağ, “Teyit etmeden, sosyal medyadaki bilgilerin doğruluğunu öğrenmeden onlara göre hareket edersek emin olun hepimiz hata ederiz. Ben bunu zaman zaman hakim ve savcılarla bir araya geldiğimde de söylüyorum ve Noterler Birliği’nin çok saygın üyeleri huzurunda da bunu ifade etmek istiyorum.
Çünkü sosyal medyada gezen bilgilerin emin olun büyük bir kısmı algı operasyonudur. Gerçek bilgileri doğru kaynaktan alırsanız orada sorun yok ama bir bakıyorsunuz terör örgütleri, onların sempatizanları çok güçlü bir şekilde sosyal medyayı kaplıyorlar, yalan bir haberi gerçek gibi koyuyorlar ve herkesin yüreğini hoplatan bir yaklaşım geliştirmeye vesile oluyor.
Sonra siz onun yalan olduğunu ortaya koyuyorsunuz ama o yalanın yalan olduğunu çok az kişi duyuyor. Onun için herkesin sosyal medyadaki terör örgütlerinin gücü konusunda dikkatli olmasında büyük fayda olduğunu ve kirli, yanlış bilgilerle doğru kararlar alamayacağımızın altını bir kez daha çizmekte fayda görüyorum” şeklinde konuştu.
“Kendisini cumhuriyetin sahibi görenler var, cumhuriyetin sahibi 80 milyon Türk milletidir”
“15 Temmuz 2016’da yaşadığımız darbe teşebbüsü milletimizin, siyasetimizin, medyamızın birliği, herkesin bir araya gelmesi sayesinde başarısız olmuştur” diyen Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’de bugüne kadar girişilmiş bütün darbe teşebbüsleri başarılı olmuştur. İlk defa bir darbe teşebbüsü başarısız oldu. Bunun ana nedeni Türkiye’yi yöneten kadrodur.
Başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, hükümetimiz olmak üzere. Türkiye’de siyaset yapan kadrolar, siyasi partilerimiz, medyamızın ve görüş farklılıklarını bir tarafa koyarak bütün halkımızın demokrasiye, hukuka ve cumhuriyete ölümüne sahip çıkmasıyla olmuştur. 15 Temmuz artık demokrasi ve cumhuriyetin, Türk milletinin ortak değeri olduğunu ve bunun tartışma dışı bırakılması gerektiğini ortaya koyan bir gün olmuştur. Bazen kendisini cumhuriyetin sahibi görenler var, başkalarını cumhuriyetin potansiyel düşmanı gibi takdim edenler var, artık kimse kendisini cumhuriyetin sahibi görmemelidir.
Cumhuriyetin sahibi 80 milyon Türk milletidir, hem de ölümüne sahibi bu aziz milletin her bir ferdidir. 15 Temmuz bunu ispat etmiştir, açıkça ortaya koymuştur.
Bundan sonra cumhuriyetimize, demokrasimize, hukukumuza, milletimizin ve devletimizin varlığına yönelecek her türlü tehdit devletin kurumları tarafından karşılanacak, devletin görevlileri tarafından onlara gereken cevap verilecektir. Ama öte yandan herkes şunu bilmeli ki: Bir acziyet olduğunda da 80 milyon onun cevabını en güzel şekilde verecektir.”
Yazar: admin
-

Bozdağ’dan, sosyal medya teröristlerine karşı uyarı
-

Zabıta’dan dilenci operasyonu
Ramazan ayı dolayısıyla ilde kentin işlek noktalarında, kucaklarında çocuklarıyla dilenen çok sayıda dilenci, Yozgat Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından bir bir yakalandı. Başka illerden ve ilçelerden Yozgat’a geldikleri belirlenen dilenciler haklarında işlem yapıldıktan sonra memleketlerine gönderildiler. Ayrıca Aksaray plakalı 5 araç içerisinde çocuklarında bulunduğu yaklaşık 15 kişilik bir grubun, kendilerini Bayırbucak Türkmeni olarak tanıtıp dilenmek üzere Yozgat’a giriş yaptığını öğrenen zabıta ekipleri, bu kişilerin merkeze dağılmasına engel olarak dilencileri geldikleri yere gönderdiler. Yozgat Belediyesi Zabıta Müdürü Musa Baran, “Vatandaşlarımız, dilenciliği meslek edinerek dini ve vicdani duyguları sömürenlere itibar etmemelidir. Dilencilere yönelik operasyonlar aralıksız devam edecektir. Bunun yanı sıra başka illerden gelen ve kendilerini Bayırbucak Türkmeni olarak tanıtıp dilenmek isteyen vatandaşlar var. Bugün büyük bir grubu Yozgat’a girmeden geldikleri yerlere polisimizin de yardımıyla geri gönderdik” dedi.
-

Trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti 3 kişi yaralandı
Yerköy’de meydana gelen trafik kazasında 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.
Kaza, Yozgat-Ankara karayolu Şefaatli yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Ömer Tekdal idaresindeki 06 RT 327 plakalı kamyonet, kavşaktan dönmekte olan Ahmet Gülderen idaresindeki 06 AD 9451 plakalı otomobile çarptı. Kazada sürücülerin yanı sıra araç içerisinde bulunan Ayşe Gülderen ve Afganistan uyruklu bir kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen 112 sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası Yozgat Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Ağır yaralanan Ahmet Gülderen kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. -

Akdağmadeni’nde fizik tedavi ünitesi hizmete açıldı
Yozgat’ın Akdağmadeni Devlet Hastanesinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi hizmete açıldı. Hastalar artık tedavilerini ilçede alabilecek.
Yozgat Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği ve Akdağmadeni Devlet Hastanesi yönetiminin girişimleri sonucu ilk defa Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi’nin açılması yöre halkını sevindirdi. Hastanenin birinci katında hizmete giren Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde günde 25 hasta tedavi kapasiteli olduğunu belirten Fizyoterapist Ümmügülsüm Köken, Nisan ayından itibaren 281 hastaya hizmet verdiklerini söyledi.
Fizik tedavi gören hastalar ise daha önceleri tedavi için çevre illere gitmek zorunda kaldıklarını ifade ederek, bu hizmeti getiren hastane yönetimi ve fizik tedavi ünitesi yetkililerine teşekkür etti.
Akdağmadeni Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Peyami Duman yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Yenilenen binası ile hastanemizdeki en yeni hizmetlerimizden biri de fizik tedavi hizmetimiz olmuştur. İlçemizde ilk kez verilmeye başlanan fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetimiz halkımızdan çok büyük bir talep görmektedir. Yıllarca dış merkezlerde bu hizmeti almak zorunda kalan hastalarımız artık ev konforunda ve güler yüzlü personellerimiz ile bu hizmeti eksiksiz bir şekilde almaya başlamışlardır. Hastalarımız genel olarak; bel ve boyun fıtığı, omuz ağrıları, diz eklem hastalıları, el bilek kırıkları rehabilitasyonu, fibromiyaljivb çok çeşitli rahatsızlıkların tedavisi amaçlı yatırılmışlardır. Hastalarımızın bu hizmete olan ilgi ve alakaları bizleri çok memnun etmekte ve hizmetin içeriğini genişletmek adına bizleri motive etmektedir. Ayrıca Genel Sekreterliğimizin bu konuda verdiği destekten dolayı da kendilerine minnet duymaktayız” -

Ağaoğlu ve muhtarlardan Vali Yurtnaç’a ziyaret
Yerköy Belediye Başkanı Mehmet Ağaoğlu ve Mahalle Muhtarları Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret etti.
Başkan Ağaoğlu, Yerköy’de halkın taleplerini ve isteklerini daha iyi dinleyebilmek ve çözümler üretmekteki süreci en hızlı şekilde yerine getirmek amacıyla muhtarlar ile gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında Vali Yurtnaç’a’a bilgi verdi.
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise, “Bir İlçede Belediye Başkanı ve Muhtarlar her ne kadar birlikte hareket ederlerse o kadar verimli sonuçlar ortaya çıkar. Ben Yerköy’e baktığımda Belediye Başkanı ve Muhtarların birlikte dayanışma içerisinde olduğunu görüyor ve bu tablodan her zaman Yerköy için başarılı sonuçlar çıkacağını düşünüyorum. Ziyaretlerinden dolayı Yerköy Belediye Başkanı Mehmet Ağaoğlu ve Mahalle Muhtarlarına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Ziyaret ile ilgili olarak kısa bir açıklama yapan Belediye Başkanı Ağaoğlu; “Yerköy’ün gelişmesi ve istikrarlı yükselişini sürdürebilmek için Yerköy Belediyesi olarak mahalle sakinlerinin talepleri doğrultusunda en doğru çalışmaları gerçekleştirmek için yapmış olduğumuz faaliyetlerimizi Sayın Valimize aktardık. Bizleri kabul eden Sayın Valimize teşekkür ediyoruz. Muhtarlarımız ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeleri belirleyeceğimiz günler ile geleneksel hale getirerek, Yerköy’e daha da yararlı olmaya çalışıyoruz” dedi. -

Türkiye’de her dört evlilikten biri akraba evliliğidir
Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Dr Mehmet Akif Karaarslan, Fenilketonüri hastalığının, anne ve babadan kalıtım yoluyla çocuğa geçebilen bir hastalık olduğunu belirterek, Türkiye’de en fazla görülmesinin sebebinin her dört evlilikten birisinin akraba evliliği olmasından kaynaklandığını söyledi.
Halk Sağlığı Müdürü Dr. Karaarslan, 1 Haziran Ulusal Fenilketonüri Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada hastalığın sebeblerini ve öneminden bahsetti. Dr. Karaarslan, “Fenilketonüri, anne ve babadan kalıtım yoluyla çocuğa geçebilen bir hastalıktır.
Çocukta hastalık oluşması için hem anne hem de babadan hastalıklı gen alması gerekir. Anne ya da babanın sadece birisinden hastalıklı gen alınması durumunda çocuk hasta olmamakta ancak taşıyıcı olabilmektedir. Fenilketonüri Amerika ve Avrupa ülkelerinde 10 Bin ile 30 Bin yeni doğanda bir görülürken, ülkemizde 3 Bin ile 4 Bin 500 yeni doğanda bir görülmektedir.” Türkiye’de sık görülme nedenlerinden birisinin akraba evlilik oranının yüksek olmasından kaynaklandığını vurgulayan Dr. Karaarslan, “ Her dört evlilikten biri akraba evliliğidir. Her yıl Ülkemizde tahminen 300 bebek fenilketonürili olarak doğmaktadır. Türkiye de her yüz kişiden dördü fenilketonüri taşıyıcısıdır. Fenilketonüri hastalığı olan çocuklar proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli maddeyi metabolize edemezler. Buna bağlı olarak proteinli gıda ile beslendiklerinde kan ve vücut sıvılarında fenilalanin isimli maddenin seviyesi yükselir. Bu madde çocuğun beyin hücrelerini harap eder ve buna bağlı olarak çocuk ileri derecede zekâ özürlü olur. Ayrıca sinir sistemini ilgilendiren başka belirtiler de görülür. Bu belirtiler ilk birkaç ayda fark edilemez. Ancak tedavi almayan çocukta gelişme ikinci aydan itibaren gecikir.
Beşinci ve altıncı aylardan sonra oturma, yürüme, konuşma gibi beceriler yaşıtlarından farklı olarak gelişmez. Baş çevreleri daha küçük kalır ve sık sık havale geçirirler. Kusma, aşırı el, kol, baş hareketleri, idrar ve terin küf gibi kokması gibi belirtiler görülür.”diye konuştu.Erken tanı konduğunda fenilketonüri hastalığının tedavi edilebilir ve zeka geriliğinin önlenebileceğini kaydeden Karaarslan, “ Tedavide amaç kan ve vücut sıvılarında fenilalanin seviyesini normal sınırlar içinde tutmaktır. Bunun için özel diyet tedavisi yapılmalıdır. Görüldüğü üzere bebek beyni etkilenmeden erken tanı ve tedavi şarttır.
Bu amaçla sağlık kurumlarımızda tüm yeni doğanlarımızdan doğumdan 48-72 saat geçtikten sonra sağlık personelleri tarafından özel filtre kâğıtlarına topuk kanı alınmaktadır. Bu hizmet aile hekimliği birimlerimizde ve hastanelerimizde ücretsiz olarak sunulmaktadır. Yenidoğan tarama programı kapsamında Fenilketonüri, Konjenital Hipotiroidi, Biyotinidaz Eksikliği taramaları yapılmaktadır. Sağlıklı bir nesil ve güvenli bir gelecek için; tüm annelerin babaların ve anne baba adaylarının, kayıtlı oldukları aile hekimliği birimlerinden fenilketonüri ve diğer kalıtsal hastalıklar konusunda bilgi almaları, gebelik, lohusalık dönemlerinde kendilerinin ve bebeklerinin izlemlerini ve aşılarını aksatmadan yaptırmaları önem arz etmektedir. Hedefimiz sağlıklı bebekler, mutlu aileler ve sağlıklı bir toplum oluşturmaktır.”ifadelerini kullandı. -

Tinel, ailesinin acı günü
Yozgat’ın tanınmış eşraflarından ve Yozgat Müteahhitler Derneği Başkanı Murat Tinel, Hanımeli Gözleme sahibi Nuri Tinel ve Hanımeli Restoran sahibi Suat Tinel ile Yozgatspor Antrönörü Nihat Tinel’in babaları Göksel Tinel (64) bir süredir geçirdiği rahatsızlık nedeniyle dün sabaha karşı evinde hayatını kaybetti. Göksel Tinel’in Cenazesi Çapanoğlu Büyük Camide öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Taşocağı Mezarlığında toprağa verildi.
Çapanoğlu Camide kılınan cenaze namazına Tinel ailesi ve yakınlarının yanısıra Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün ve vatandaşlar katıldı.
Göksel Tinel’in cenazesi Çapanoğlu Büyük Camide öğle Namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Taşocağı mezarlığında toprağa verildi.
Yeniufuk Gazetesi olarak Merhum Göksel Tinel’e Allah’tan rahmet Tinel, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dileriz. -

Feci kazada 2 kişi hayatını kaybetti 2 kişi yaralandı
Sorgun’da kırmızı ışıkta bekleyen tıra bir otomobilin çarpması sonucu meydana gelen kazada anne ile 3 yaşındaki oğlu hayatını kaybetti.
Edinilen bilgiye göre kaza, önceki gün akşam saatlerinde Sorgun şehir merkezinde bulunan Karayaka Kavşağında meydana geldi. Kazada, Yozgat’tan Sivas istikametine gitmekte olan T.Z. (26) yönetimindeki 71 EU 514 plakalı otomobil, duramayarak kırmızı ışıkta bekleyen tıra arkadan çarptı. Otomobilin içerisinde bulunan Ceylan Zenger (21) olay yerinde hayatını kaybederken 3 yaşındaki oğlu Deniz Zengen ise kaldırıldığı Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Kazada yaralanan otomobil sürücüsü T.Z ve Ç.Z’nin (4) tedavileri sürüyor. Olay yerinde hayatını kaybeden Ceylan Zenger’in canız bedeni sıkıştı araçtan Sorgun Belediyesi İtfaiye ekiplerinin uzun süren çalışması sonucu çıkartıldı. Kazayı haber alıp olay yerine gelen yakınları sinir krizleri geçirdi. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı. -

Kas hastası oğlunun tedavi giderleri için evinde mantar üretiyor
Yozgat’ta kas hastası iki oğlundan birini 5 yıl önce kaybeden Meryem Uçar, 23 yaşındaki diğer oğlunun hayata tutunması ve fizik tedavi giderlerini karşılayabilmek için evinin bodrumunda istiridye mantarı üretmeye başladı. Meryem Uçar, kısa bir süre önce evinin bodrumunda istiridye mantarı üretmeye başladı. Kas hastası oğlunun internet üzerinden tanıştığı, Nevşehirli mantar üreticisinin ücretsiz olarak kurduğu küçük üretim tesisinde ilk mahsulleri almaya başlayan anne Uçar, kas hastası oğlu Nuri Uçar’ın hayata tutunması için çalıştığını söyledi.Fizik tedavi giderlerinin ağır olduğunu kaydeden anne Uçar, bunun için mantar üretmeye başladığını dile getirdi. Oğlunun emsallerinin okullarını bitirip, işe başladıkları için oğlunun psikolojik olarak diğer arkadaşlarından kendini yetersiz görmeye başladığını dile getiren Uçar, “Oğlumu psikolojik olarak mutlu edebilmek için bu işe başladım. Bu işi oğlum internetten araştırmış, ‘Anne yapabilir miyiz’ dedi.
Ben de sırf onun hayallerini gerçekleştirebilmek için hem oğluma hem mantarlara bakıp düşlerini gerçekleştirmek için bu işe başladım.
Maksadımız tedavi giderlerini karşılamak ve oğlumun düşlerini gerçekleştirmek” dedi.
İstiridye mantarlarını çocuğunun bakımını aksatmamak için evin bodrum katında üretmeye başladığını söyleyen anne Uçar, “Belki tedavi giderlerine yeterli olmayacak şu an için yaptığım iş. Ama çocuğu psikolojik olarak rahatlatacak en azından. Burada ürettiğimiz mantarları satıyorsunuz sonra tekrar elinize geçen para az oluyor. En azından bir fizyoterapist bulup çocuğumun hareketlerini düzenli olarak yaptırmak istiyorum. Ona da maddi olarak buradan elde edilen para yetmiyor. Bir de sağlık açısından bir yıldan fazla böyle kapalı bir yerde mantar yetiştirmek akciğer enfeksiyonu yaptığından evde uzun bir vadede yapılmıyor. Yapsam da en fazla bir yıl yapabileceğim bu işi.
Bu işi uzun süre yapabilmem için Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve yetkililerden destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“Daha geniş bir alanda üretilmesi gerekiyor”
Mantar üretiminin uzun süre yapılabilmesi için çadır sisteminin kurulması gerektiğini de söyleyen Uçar, “Ful otomasyon sistemi ile takibi daha kolay oluyor. Temizliği, sterilizasyonu daha kolay oluyor. Hem hastalık alma olasılığı çok az. Burayı oğlum internetten araştırınca Nevşehir’den Hakan Köse diye bir arkadaşın bu işi yaptığını öğreniyor. Kendisiyle internetten iletişime geçiyor. Hakan Bey bizzat buraya gelerek çocuğun durumunu görüyor, hayallerinden bahsedince yardımcı olabilmek için bize bu sistemi ücretsiz olarak kurdu” dedi.
Mantar üretme fikrinin internette gezinirken tanıştığı mantar üreticisi ile yaptığı sohbet sonunda doğduğunu ifade eden Nuri Uçar ise, “Hakan Bey’e hayallerimden bahsettim. Amacımı söyledim. Kendisi de buraya, evime geldi. Benimle tanıştı ve sistemi ücretsiz olarak kurdu. Hayallerime destek çıktı Allah razı olsun” dedi.
“Annemin desteği olmasa yemeği bile zor yiyorum”
Uçar, yaşadığı engelleri ve hayalleri hakkında şunları söyledi:
“Tedavim için fizyoterapist gerekiyor. Yürümek istiyorum. Bedensel olarak zor. Elimi, ayağımı zor oynatıyorum. Tedavinin faydası oluyor. En azından hastalığım durdu, ilerlemiyor. Fizyoterapist gerekiyor onu da biz kendimiz yapamıyoruz.
Devlet de sadece iki gününü karşılıyor. İmkanlarım olsa daha iyi olacak. Elimi, ayağımı daha iyi hareket ettirebileceğim. Cumhurbaşkanımızı çok seviyorum, ziyaretine gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Ankara ’ya gidip bizzat kendisini ziyaret etmek istiyorum. Fakat imkanlarım kısıtlı zor çıkıyorum dışarıya. Annemin desteği olmasa yemeği bile zor yiyorum. Dışarı çıkarken bile annemin desteği olması lazım” şeklinde konuştu. -

Yozgat basını SMMMO iftarında buluştu
Yozgat Desti Restoranda verilen iftar yemeğine SMMO Başkanı Ahmet Bulut, Başkan Yardımcısı Ferhan Akçinlioğlu, Genel Sekreter Mali Müşavir Harun Evcimen, genel Sayman Tuncer Doğan ve gazetciler katıldı.
Başkan Ahmet Bulut, iftar sonrası yaptığı konuşmada, bir yıllık görev süresince gazetecilerin yakın ilgisi ve desteğini gördüğünü söyledi. Bulut, “Bugün iftar sofrasında değerli basın mensupları ile bir arada olmaktan dolayı mutlu oldum. Gazeteciler önemli bir görevi yerine getiriyor. Bizler üyelerimize ve mükelleflerimize hizmet ederken sizler, kamuyona hizmet ediyorsunuz. Bizler, Yozgat ve dünyada olup biten olayları siz basın mensuplarının yaptığı haberlerden öğreniyoruz. Kanunda yapılan değişikliklerle, mükelleflere ne gibi kolaylıklar sağlandığını biz sizlere açıklıyoruz, sizlerde yaptığınız haberlerle kamuoyunu bilgilendiriyorsunuz. Bu vesile ile bugün iftarımıza katıldığınız için çok teşekkür ediyorum.”diye konuştu. -

Şeker sofrası Boğazlıyan Şeker’de kuruldu
Kayseri Pancar Kooperatifinin 64’ncü Genel Kurulu sonrasında ilk etkinliğe Boğazlıyan Şeker Fabrikasında katılan Başkan Hüseyin Akay ve yönetim kurulu üyeleri çalışanlar tarafından karanfillerle karşılandı. Boğazlıyan Şeker Fabrikasında kurulan ilk şeker sofrasına; Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Yönetim Kurulu Üyelerinden Harun Halıcı, Hurşit Dede, Denetim Kurulu Üyesi Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Atilla Yalçın, Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Kadir Güneş, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Tayfun Öner, genel müdür yardımcıları, Kayseri Pancar Kooperatifi Müdürü İsmet Aksoy, Şeker-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı ve çalışanlar aileleri ile birlikte katıldı. Şeker sofrasında konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, “Ramazan güzellikleriyle beraber geliyor. Ramazan; başı rahmet, ortası mağfiret sonu da günahlardan kurtuluş ayıdır. Bunu yine büyük bir sevinçle idrak ediyoruz. Cenabı Allah’a çok şükür tekrardan bizi bir Ramazana daha eriştirdi. Ramazan milletimiz ve Müslüman alemi için ayrı bir yere sahiptir. Ramazanda hepimiz kendimizi muhasebeye çekiyoruz. Ramazanda ibadetin hazzına varıyoruz.
Biraz daha huşu içerisinde Ramazanın tadına varmaya çalışıyoruz. Ramazanın tabi çeşitli özellikleri var. Ramazan, sadece oruç ibadeti olarak değil, diğer ibadetler açısından da önemli bir aydır.
Ramazanda insanlar birbirleriyle yardımlaşırlar, insanlar genelde sadakalarını, zekatlarını hep bu ayda vermeye çalışırlar. Fakir, fukara insanlara elimizden geldiği kadar katkı sağlamaya çalışırız. Bunların sonucunda da toplumsal bir ruh oluşmaya başlar. Bu toplumsal ruh sonuçta bizi büyük bir millet yapıyor. Biz de kendi aramızda birlikte bu Ramazanın güzelliğini büyük Kayseri Şeker ailesi olarak yaşayarak, Ramazanın güzelliğini bu şekilde idrak etmeye çalışıyoruz” dedi. Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer de konuşmasında; çalışanıyla, üreteniyle, nakliyecisiyle, çiftçisiyle, yöneticisiyle Kayseri Şeker’in büyük bir aile olduğunu vurguladı. -

Alo Fetva hattına gelen sorular şaşırtıyor
Yozgat Müftülüğü bünyesinde oluşturulan Alo Fetva hatları ile görevli vaizler, vatandaşların sorularını yanıtlıyor. Sabah 09.00 ile akşam 23.00 saatleri arasında arayan her vatandaş sorularına cevap buluyor. Ramazan ayı boyunca vatandaşlar merak ettikleri soruların yanıtlarını müftülükleri arayarak vaizlerden alabiliyorlar. Yozgat Müftülüğünü arayanlar, görevli vaizle yapacakları görüşmede Ramazana özel ve farklı soruları yöneltip, yanıt alıyorlar.
Müftülük bünyesinde hizmet veren Alo Fetva hattına en çok soru Ramazan ayında oruç ile ilgili geliyor. Bu sorular arasında yine ilginç olanları da dikkat çekiyor. ‘Sakız çiğnemek, kan vermek, dövme yaptırmak, denize girmek, tansiyon veya kalp krizi geçirme riski olan insanların dil altı hapını kullanmaları orucu bozar mı?’ gibi birbirinden ilginç sorular vaizlere soruluyor.
Alo Fetva hattına gelen ilginç sorulara imkan ölçüsünde cevap verdiklerini belirten görevli vaiz Mustafa Aktaş, bu hizmetin hafta sonları da devam ettiğini ve vatandaşların sorularını ilmihal bilgilerine dayanarak cevaplandırdıklarını söyledi.
Vaizlerin belirlenen saat aralığında yöneltilen sorulara yanıt verdiğini belirten İl Müftüsü Salih Sezik ise, “Vatandaşlarımız bizi aradıklarında ya da bizzat müftülüğümüze gelerek kafasına takılan güncel soruları, fitre ile ilgili soruları, Ramazanla ilgili özel soruları varsa en güzel şekilde onlara anlatmak durumundayız. Bu bizim görevimiz. Bunu da en güzel şekilde yapmaya çalışacağız” şeklinde konuştu. -

Yozgat MMO siyasi partileri gezdi
Yozgat MMO İl temsilcisi Tahir Demirel, şunları kaydetti: “Yozgat için hizmette her zaman yanlarında olduğumuzu, şehrimizin kalkınmasına katkıda bulunmak adına oda olarak üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazır olduğumuzu bildirdik. Yozgat’ımıza yapılan her doğrunun destekçisi olduğumuzu yapılan yanlışta da nezaket ölçüsünde eleştirimizi yanlışların doğrularını ortaya koyarak karşı çıkacağımızı belirttik.
İl Başkanlarımızla konuşmalarımızda Ülkemiz tehlikeye düştüğünde 15 Temmuz da nasıl ülkemiz adına birlik olduysak şehrimiz içinde hangi siyasi görüşte olursak olalım birlikte hareket etmemiz gerektiği kararına vardık.
Ramazan ayımızın ülkemize ve İslam coğrafyasına huzur getirmesi dileklerimizi sunarak ziyaretlerimizi tamamladık.” -

Fırın ustaları 300 derece sıcaklıkta oruçlarını tutuyorlar
Meslekleri gereği yüksek sıcaklıkta çalışmak zorunda kalan fırın ustaları, 300 santigrat derecelik sıcaklığa ulaşan fırınların başında çalışarak zor koşullara rağmen oruçlarını ifa ediyorlar.
Öğlen 12.00’de mesaiye başlayan fırın ustaları, sahur vaktine kadar ekmek pişiriyorlar. Ekmek pişirdikleri fırının sıcaklığından olumsuz etkilenmelerine rağmen oruçlarını tutmaya devam ettiklerini söyleyen fırın ustası Cemal Dalgıç,”Ramazan ayı ister istemez bizim için zor geçiyor. 250 ile 300 derece sıcaklıkta öğleden sahura kadar ekmek pişiriyoruz. Allah’a şükürler olun zorlansak da 300 derece sıcaklığa aldırmadan orucumuzu tutmaya çalışıyoruz” dedi.Ramazan’a girmeden önce fırının başında susuz bir an bile dayanamadıklarını dile getiren Dalgıç,”Ramazan’da Allah sabrını veriyor” şeklinde konuştu. -

Yozgat’ta son yağışlar bölge çiftçisini sevindirdi
İki hafta öncesine kadar kuraklıktan dolayı endişe duyan köylüler, yağmur yağması için dua ederek kurbanlar kesmişti. Duaları kabul olan çiftçiler yağışlarla birlikte şimdide şükür duasına çıkıyor.
Yerköy Ziraat Odası Başkanı Bahri Yılmaz, Mayıs ayının kurak geçtiğini son günlerde yağan yağışların yanma tehlikesi ile karşı karşıya kalan ekinleri kurtardığını söyledi.
Yılmaz, “Nisan ayında yağışlar istenen düzeyde olmadı. Mayıs ayının başlarından itibaren kuraklığın devam etmesi çiftçimizi endişelendirmiş, köylerimizde vatandaşlar yağmur duasına çıkmıştı. Çok şükür Rabbimiz dualarımızı kabul etti ve yaklaışk bir haftadır belirli aralıklarla yağışlarımız devam ediyor. Kuraklık sebebiyle bazı anız ve kumsal alanlarda ekinlerin yandığını görüyoruz.”dedi.
Yağışların sadece ekili tarım alanlarına değil her şeye büyük faydasının olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Yağışların her şeye büyük faydası var. Tarım alanlarının yanı sıra su sıkıntısının yaşanmamasına neden olur. Ayrıca geçimini hayvancılıkla sağlayan üretici ve çiftçilerimizin hayvanlarının otlatıldığı meralarda yağışla birlikte otlarında büyüdü. Eğer yağış olmasaydı çiftçinin, köylünün hayvanlarının otlatıldığı meralarda ot bulunmayacaktı. Bu sefer çiftçimiz ayrı bir sıkıntı yaşayacaktı. Yağışlar tam zamanında yağdı. İnşallah kazasız belasız, bol verimli bir hasat dönemi geçiririz.”diye konuştu. -

Akçay: En büyük hata sahursuz oruç tutmaktır
Bu olumsuzlukları engellemek için dikkat edilmesi gereken bazı püf noktalar vardır. Bunlar; yaz aylarına denk gelen Ramazanlarda yapılan en büyük hata sahursuz oruç tutmaktır. Sahurda yumurta, beyaz peynir, tam buğday ekmeği, süt, meyve, badem gibi besinleri tüketirseniz gün içinde biraz daha uzun süre tok kalırsınız ve daha rahat bir gün geçirirsiniz. Su tüketiminizi sahurunuzu yaptıktan sonra en az 2 su bardağı şeklinde ayarlamanızı öneriyorum. İftar saati geldiğinde düşen kan şekerini düzenlemek amacıyla orucunuzu su, hurma ve kuru meyvelerle açabilirsiniz. Ardından midenize fazla yüklenmemek adına şehriye, yayla, ezogelin, mantar, mercimek gibi çorbaları yağına dikkat ederek ve fazla sıcak veya soğuk olmamasına özen göstererek tüketebilirsiniz.
Ana menü olarak günlük protein ihtiyacınızı karşılaması adına iyi protein kaynağı saydığımız dana eti, tavuk eti, balık eti içeren bir yemek ve vitamin mineral açısından zengin bir çeşit sebze yemeğini tercih edebilirsiniz. Yemeklerinizin yanında mevsim sebzeleri ile yapılmış salata(sosunda az miktarda yağ ile), yoğurt ve ayran tüketmenizde hiçbir sakınca yoktur. İftar sofrasında asitli içeceklerden uzak durun. Ekmeğinizi tam buğday, çavdar, yulaf ekmeği olarak tercih edebilirsiniz Ekmek ihtiyacınız yaşınıza, vücut ağırlığınıza, yaşam biçiminize bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte 4-6 dilim arasında ekmek tüketmeniz uygundur. Tatlınızı ise yemeklerin hemen ardından tüketmeyin. İftardan 2 saat kadar sonra yaptığınız yürüyüşün ardından tüketmeniz uygundur. Tatlı tercihinizi ise ağır hamurlu ve bol şerbetli tatlılar yerine sütlü, meyveli tatlılardan yana kullanmanız sağlığınız açısından daha karlıdır” ifadelerine yer verdi. -

Yerköy Şehitliğinin bakım ve onarımı yapıldı
Yerköy Kaymakamı Nevzat Şengök, şehitliği ziyaret ederek yapılan çalışmaları kontrol etti. Şengök, şehitlerin haklarını asla ödeyemeyeceklerini belirterek, vatanın bölünmez bütünlüğü için gözünü kırpmadan canlarını feda ettiklerini söyledi.
Kaymakam Şengök,”Aziz şehitlerimizi rahmetle minnetle ve saygıyla anıyoruz. Onların haklarını ne yapsak ödeyemeyiz. Şehitliğimizin her zaman bakımlı ve güzel olması gerekir. Bu bakımdan bizlerde gerekli çalışmarımızı yapıyoruz. Bazı şehit mezarlarımızın bakım ve onarıma ihtiyacı varsa hemen her türlü bakımını yaparak tamamlıyoruz. Aynı şekilde köylerimizde bulunan şehit mezarlarımızında bakım ve onarımını yapıyoruz. Bu vesile ile şehitlerimizi tekrar saygıyla minnetle anıyoruz.”ifadelerini kullandı. -

Darbe davalarında şehit yakınlarına özel kantin
Şehit yakınlarının davaya katılan müdahil yakınları ile kantinden bazı ihtiyaçlarını gidermesi sırasında gerginlik yaşanınca şehit yakınları için özel kantin açıldı.
Adalet Bakanı Bozdağ, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne talimat vererek, darbe duruşmalarına katılan şehit aile ve yakınlarının talep ve ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.
Bozdağ’ın bu talimatının ardından Sincan ve Silivri Cezaevi Yerleşkesi içinde duruşma salonlarına gelen şehit aileleri ve yakınlarına hem yerleşke girişi hem de duruşma salonlarına girişlerde kolaylık sağlanması için gereken tüm tedbirler alındı.
Sincan’daki duruşma salonuna Sincan Belediyesi tarafından cezaevi yerleşkesi olmasına rağmen çadır kurulmasına izin verildi. Duruşmanın ilk günlerinde şehit yakınlarına bu çadırlarda yemek ve çay ikramı yapıldı.
Öte yandan şehit yakınlarının davaya katılan müdahil yakınları ile duruşma salonu dışında bulunan kantinden bazı ihtiyaçlarını gidermesi ise gerginlikler yaşanmasına neden oldu.
Bu nedenle şehit yakınlarının ihtiyaçlarını gidermek için özel kantin açıldı.
Bakan Bozdağ’ın İstanbul Silivri’deki duruşma salonunda şehit yakınlarının salonun arka kısımlarında kaldığının belirtilmesi üzerine şehit yakınlarının duruşma salonunun ön kısımlarına alınmasına yönelik tedbir alınmasını istediği öğrenildi.
Bozdağ’ın CTE Genel Müdürlüğüne Silivri’deki duruşmaya katılan şehit ailelerinin her türlü ihtiyaçlarının karşılanması talimatı da verdiği öğrenildi. -

Ayakkabı tamirciliği son demlerini yaşıyor
Ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da ayakkabı tamirciliği zanaatını devam ettirebilecek çırağın bulunmaması, bu zanaatın gittikçe yok olmasına neden oluyor. Babasından öğrendiği ayakkabı tamirciliği mesleğini, 50 yıldır bıkmadan usanmadan sürdürdüğünü söyleyen Yaşar Kaymaz, bugüne kadar 4 kişiyi meslek sahibi yaptığını belirterek yetiştirecek eleman bulamamaktan yakındı. 1970’lerde Yozgat’ta 30 ayakkabı tamircisinin olduğunu söyleyen Kaymaz, şimdilerde ise bu sayının 9’a düştüğünü açıkladı.
Yeni neslin bu mesleğe ilgi duymadığını kaydeden Kaymaz,”Sanat öğreneyim, ayakkabı tamirciliğinden ekmek paramı kazanayım diyen çırak gelmiyor. Bu zanaat ölüyor. Bizden sonra bu zanaatı diriltecek kimse olmayacak. Vatandaş ayakkabı tamircilerinin kıymetini biz öldükten sonra anlayacak fakat iş işten geçmiş olacak” dedi.
Önceden vatandaşların 10 yıl giyecekleri kalitede ayakkabı yaptırdıklarını hatırlatan Kaymaz, vatandaşların artık hazıra döndüğünü ve çok çabuk ayakkabı değiştirdiklerini dile getirdi. Vatandaşların ayakkabı tamiratına önem vermediğinin de altını çizen Kaymaz,”Şu an ayakkabı tamiratı yapıldığı için ayakkabıların fiyatları düşük. Vatandaşlar zannetmesin ki ayakkabılar ucuza satılıyor. Ayakkabı tamircileri var da ayakkabılar ucuza satılıyor. Tamirciliğin bittiği gün vatandaş, ayakkabıyı ucuza alamayacak. 20 liraya aldıkları ayakkabıyı tamircilik bittiği gün 50 liraya alacaklar. Bunu vatandaşlara anlatamıyoruz. Mesleğin bitmesi vatandaşın zararına olacak” şeklinde konuştu. -
ET VE SÜT KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YOZGAT ET KOMBİNASI MÜDÜRLÜĞÜ
PERSONEL HİZMETİ ALINACAKTIR
ET VE SÜT KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YOZGAT ET KOMBİNASI MÜDÜRLÜĞÜ
6 Ay Süreli 10 Kişilik Genel Hizmet Personeli hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2017/266965 1-İdarenin
a) Adresi : Mehmet Hulusi Efendi Mah. Şehit Serdar Tayyar Duruduygu Cad. No:61 66100 YOZGAT MERKEZ/YOZGAT b) Telefon ve faks numarası : 3542176001 – 3542176021 c) Elektronik Posta Adresi : alpaslan.kilic@esk.gov.tr ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ 2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı : 10 Kişilik 6 ay süreli Genel Hizmet Personeli Alımı
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.b) Yapılacağı yer : Yozgat Et Kombinası Müdürlüğü c) Süresi : İşe başlama tarihi 01.07.2017, işin bitiş tarihi 31.12.2017 3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Mehmet Hulusi Efendi Mah.Şehit Serdar Tayyar Duruduygu Cad. No:61 66100 Merkez/YOZGAT b) Tarihi ve saati : 19.06.2017 – 10:00 -
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.2.Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya serbest muhasebeci, yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir. 4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: 4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler: Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 40 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi. 4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler: 4.4.1. Kamuda veya özel sektörde personel çalıştırılmasına dayalı olarak ihale edilen binaların genel temizliği işleri benzer iş olarak kabul edilecektir.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Yozgat Et Kombinası Müdürlüğü Malzeme İkmal Şefliği adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Yozgat Et Kombinası Müdürlüğü adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.
-
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
-

Kene düşmanları yetişiyor
Kekliklerin popülasyonunu arttırmak amacıyla 2007 yılında kurulan Yozgat keklik üretim istasyonu, nesli tükenme noktasına gelen kınalı kekliklerin doğadaki sayısının artmasına katkıda bulunuyor.
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, keklik üretim istasyonunda incelemelerde bulundu.
Yaklaşık 18 hektar alana kurulu tesiste yıllık 10 bin adet keklik üretimi yapıldığını belirten Vali Kemal Yurtnaç, “Buradaki maksat doğada sayısı azalmaya başlayan, Anadolu insanının çok değer verdiği kınalı kekliğin sayısını artırmak. Yozgat’ta her yıl ortalama 3 bin civarında kınalı keklik doğaya salınıyor. Geri kalan 7 bin keklik ise Türkiye’nin çeşitli illerinde doğaya salınıyor” dedi.
KEKLİK VE BEC
TAVUĞU KENE
DÜŞMANI
Son yıllarda doğada sayısı artmaya başlayan ve ölümcül derecede tehlikeli olan kene ile mücadelede keklik ve bec tavuklarının kullanıldığına dikkat çeken Vali Yurtnaç, “Doğanın dengesi bozulduğu zaman hayatımızda da birçok şey bozulabiliyor. Doğada ki bozulan dengenin bir tanesi de son yıllarda sıkça rastladığımız kene olayları. Kene ile mücadele ile ilgili burada milli parklar şube müdürlüğümüz tarafından yapılan ve yıllık 10 bin üretim yapabilen bir keklik üretim istasyonumuz var. Burada üretilen keklikler ve bec tavukları kene ile mücadelede etkin rol oynuyor. Biz bu üretilen hayvanların 3 bin tanesini ilimizde çeşitli bölgelerde doğaya salıyoruz. Avcılarımızdan isteğimiz bu hayvanları vurmamaları. Zira bu hayvanlar doğada insanlara zarar veren başta kene olmak üzere böcek türlerini yok ederek doğanın dengesinin de bozulmamasını sağlıyor” diye konuştu.
OLDUKÇA MODERN BİR TESİS
Tesisisin oldukça modern olduğunu kaydeden Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü Yozgat Şube Müdürü Cihan Eğilmez ise, “Tesiste ilk önce yumurta alımı yapılıyor. Özel odalarda bu yumurtalardan civciv çıkması bekleniyor. Civcivler çıktıktan sonra belli bir süre özel odalarda kalıyor. Daha sonra adaptasyon volyelerine alınıyor. Büyüyen civcivler farklı bölmelere alınıyor ve 120 gününü dolduran kekliklerimiz mayıs ayı itibarıyla doğaya salınıyor” ifadelerini kullandı. -

Sorgun’da tatlı satışları arttı
Sorgun’da 30 yıldır tatlıcılık yapan Fatih Kara, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tatlı satışlarının arttığını belirtti. Kara, tatlı satışlarının daha çok iftar saatine yakın zamanlarda yaşandığını belirterek “Ramazanda tatlı satışlarımız iyi durumda. Ramazan öncesine göre satışlarımız iki kat daha arttı. Tatlı çeşitlerimiz güllaç, baklava, şekerpare, kadayıf, tulumbadan oluşuyor. Daha çok Ramazanda tulumba ve baklava tatlıları tercih ediliyor. Satışların artmasında Ramazan ayının etkisi var” dedi.
-

Toprak işlemesiz tarım yaygınlaşıyor
Daha ilk yıl uygulaması olmasına rağmen demonstrasyondaki başarıya ve Toprak İşlemesiz tarımın İlimizde uygulanabilir olduğuna dikkat çeken İl Müdürü Ziyaattin Özdemir şunları söyledi; “Korumalı (Toprak İşlemesiz) Tarım Sistemlerinin Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında toprak işlemesiz tarımı çiftçilerimize uygulamalı olarak göstermek amacıyla 2014 yılından bu yana demonstrasyon çalışmaları yürütmekteyiz. Bu amaçla Merkez İlçemizde 2 köyde, Sarıkaya ilçemizde 1 köyde ve şuan üzerinde bulunduğumuz Şefaatli İlçemizin Akcami köyünde Toprak İşlemesiz tarım demonstrasyonları yapmaktayız. Önder çiftçimiz Mehmet Gülhan isimli çiftçimizin bu arazisinde geçen yıl yani 2016 üretim sezonunda buğday ekilmiş idi. Bu yıl yani 2017 üretim sezonunda anızın üzerine hiçbir toprak işlemesi yapmadan Anıza Doğrudan Ekim mibzeri kullanılarak İl ve İlçe Müdürlüğümüz teknik personellerinin kontrolünde Macar Fiği ekimi yaptık. Toprak işlemesiz tarım toprağı herhangi bir toprak işleme aleti ile toprak işleme yapmadan ekip biçmek ve tarımsal faaliyete devam etmektir. Bu olur mu diyorlar bazı çiftçilerimiz. Ama bunun araştırması; Amerika, Avrupa ve Ülkemizdeki Araştırma Enstitülerinde yapılmıştır. Toprak işlemesiz tarım yapıldığında toprağın strüktürü dediğimiz yapısı bozulmamakta ve her şey doğal ortamına bırakılmakta, böylece toprakta mikroorganizma faaliyetleri ve toprağın su tutma kabiliyeti artmaktadır. Ayrıca toprak yüzeyi anız ve bitki artıkları ile kaplı olduğundan dolayı erozyon en az seviyeye inmektedir. Korumalı(Toprak işlemesiz) tarım uygulaması, girdi, zaman ve işgücünden tasarruf sağlayarak çiftçinin daha karlı üretim yapmasına imkân sağlayan toprağı ve bitkiyi koruyan, sürdürülebilir, uzun vadede toprakların iyileştirilmesine ve erozyon nedeniyle yok olmasının engellenmesine önemli katkı sağlayan bir sistemdir. Bu sayede anız yakmanın önüne geçilecek olup para, işgücü, zaman, yakıt, toprak canlıları, toprak suyu, yapısı ve besin maddeleri gibi unsurların da korunma ve tasarrufuna imkân sağlayacaktır. Burada bu yol üzerindeki araziyi seçmemizdeki amacımız çiftçilerimiz gelip geçerken uygulamamızı görmeleri ve kendi arazilerinde de uygulamalarıdır. Görüldüğü üzere Macar Fiğinin gelişimi gayet iyidir. Şimdi burada çiftçimiz bu arazide hiçbir toprak işlemesi yapmadan ekmesinden dolayı bir girdi tasarrufu sağladı. Araziyi nadasa bırakmadı bir gelir sağladı. Ayrıca Bakanlığımızın verdiği desteklerden Çatak kapsamında dekara 30 TL, Yem Bitkileri Desteğinden ise dekara 40 TL alacaktır. Bu nedenle Yozgat çiftçilerine bu sistemi öneriyoruz. Arazilerini boş bırakmasınlar. Toprak işlemesi yapmadan hem girdi tasarrufu sağlayacaklar hem çevreyi koruyacaklar hem de arazileri boş kalmayacak her yıl ürün alacaklardır.
Ayrıca Bakanlığımızın verdiği desteklerden faydalanacaklardır. Biz bu sistemi Yozgat’ta nadas alanlarının daraltılması ve anız yangınlarının önlenmesi açısından bir alternatif olarak görüyoruz ve çiftçilerimize öneriyoruz. İsteyen gelip buradaki bu sonucu görebilir.” -

Sarıkaya’nın “Yenilikçilik Ödülleri Projesi” başarısı
İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin ve Sarıkaya Kaymakamı Yasin Özcan, 23 Mayıs 2017 tarihinde Bakanlık değerlendiricilerini makamına kabul ederek saha ziyaretine kalma başarısından dolayı başarılarından dolayı tebrik etti.
Sarıkaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube müdürleri Yasin Yılmaz ve Mehmet Esen, Eğitim ve Öğretimde Yenilikçilik Ödülleri İl Temsilcisi Erol Özel eşliğinde saha ziyaretine kalan çalışmaları yerinde görerek öğretmen ve okul yöneticilerini göstermiş oldukları başarıdan dolayı kutladı.
SarıkayaHisarbey Hüseyin Demir İlkokulu ‘Köy Çocuklarıyız Biz’ adlı çalışması ile Emrah Açıkgöz, Hisarbey Ortaokulundan ‘Teknolojiden Robotlaşan Beyinlere’ başlıklı çalışması ile de Rahime İnce isimli öğretmenler, çalışmalarına ait sunumu bakanlık değerlendiricilerine aktardı.