Konsere, Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kadir Özköse ve Prof. Dr. Şenol Akın, fakülte dekanları, il müdürleri öğretim elemanları, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Sesi ve farklı yorumu ile müzik severleri kendine hayran bırakan Rafet El Roman’ı çok daha yakından izleyip, dinleme fırsatı bulan öğrenciler birbirinden güzel şarkılara eşlik ederek gönüllerince eğlendi. El Roman kendisini dinlemeye gelen binlerce üniversite gençliğine unutulmaz bir gece yaşattı.
Sınavlarla geçen yoğun bir akademik dönemin stresini ve yorgunluğunu üzerlerinden atan öğrenciler karnaval havasında geçen bahar şenliğinin keyfini doyasıya çıkardı.
Konser sonunda Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey günün anısına Rafet El Romana çiçek ve plaket takdim etti. Öğrencilere seslenen Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, “10. Bahar Şenliklerimiz ve Mezuniyet Törenimiz büyük bir coşku içerisinde geçti.
Etkinliklerimizi bugünde Rafet El Roman Konseri ile taçlandırdık. Sizler her şeyin en iyisi ve en güzeline layıksınız. Bizler üniversite yönetimi olarak sizleri her zaman mutlu ve memnun etmeye çalışıyoruz. Türk Pop müziğinin sevilen sanatçısı Rafet El Roman’a sizler ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum.” dedi.
Yazar: admin
-

Öğrenciler Rafet El Roman konserinde coştu
-

DSP yeniden örgütleniyor
DSP Yozgat İl Başkanı Nevzat Uçar, yaptığı açıklamada, geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul ile genel başkanlarının değiştiğini hatırlatarak, “Genel Başkanımız Sayın Önder Aksakal başkanlığında gerçekleştirilen ilk parti meclisi toplantısında, bütün il ve ilçelerde bir revizyon olması gerektiği kararı alındı. Bu karar doğrultusunda da parti meclisi üyelerimiz ve sayın genel başkanımızın teveccühü ile DSP Yozgat İl Başkanlığı görevine atandım. Kısa sürede il yönetimimizi oluşturduk, önümüzdeki günlerde de görev dağılımını gerçekleştireceğiz. Yapılanma çalışmalarımız ilçelerimizde de büyük bir hızla devam ediyor.
Kısa sürede bu yapılanmayı tamamlayacak ve önümüzdeki günlerde parti binamızı açarak çalışmalarımıza aktif bir şekilde devam edeceğiz” dedi.
DSP İl Başkanı Uçar, “Geçmişte iktidara gelmiş, Türkiye’nin en eski partilerinden biriyiz. Bu anlamda diğer illerimizdeki revizyon hızla devam ediyor, büyük çoğunlukla il yönetimleri oluşturuldu. Genel başkanımız bu konuda çok çalışıyor. Sadece örgütlenme konusunda değil, aynı zamanda yurt genelinde saha çalışmalarımız da kısa süre içerisinde başlayacak” ifadelerini kullandı. Nevzat Uçar başkanlığında oluşturulan DSP Yozgat İl Teşkilatı’nda yer alan diğer isimler ise, Sevinç Koçak, Ergin Yılmazer, Kahya Çelik, Ehrail Aydına, Yeliz Eroğlu, Kemal Çelik ve Ali Osman Bayır olarak belirtildi. -

Tüketici Fiyat Endeksine göre yüzde 8,66 artış gerçekleşti
Aylık en yüksek artış yüzde 9,13 ile giyim ve ayakkabı grubunda oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2017 yılı Nisan ayında endekste yer alan gruplardan çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1,26, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,23, lokanta ve otellerde yüzde 0,96 ve ev eşyasında yüzde 0,94 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde 0,02 ile haberleşmenin olduğu ifade edildi.
Kayseri, Sivas ve Yozgat bölgesinde Nisan ayında fiyatı en çok artan maddeler yüzde 71,47 ile domates, yüzde 29,44 patates ve yüzde 26,68 ile elbise olurken, en çok düşüş gösteren maddeler yüzde 54,13 patlıcan ve yüzde 49,88 ile salatalık oldu. -

Yozgat Ülkü Ocakları konseri büyük ilgi gördü
Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Şahlanış gecesi’ konseri Yozgatlılardan büyük ilgi gördü. Gece de sahne alan Ali Kınık ile Ahmet Şafak, söyledikleri türkülerle davetlileri coşturdu.
Rıza Kayaalp Kapalı Spor salonunda düzenlenen konsere, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, MHP İl Başkanı Ethem Sedef, MHP Merkez İlçe Başkanı Tekin Irgatoğlu, Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, Çiçekdağı Belediye Başkanı İsmail Deniz ve çok sayıda davetli katıldı.
Ali Kınık, konser öncesi katılımcılara birlik beraberlik mesajı verdi. Kınık, söylediği şarkılarla, hayranlarına neşeli dakikalar yaşattı.
Hep bir ağızdan söylenen şarkılarla salonu inleten ülkücüler, konser sonunda Ali Kınık ve Ahmet Şafak ile fotoğraf çektirmek için adeta birbirleri ile yarıştılar.
Konser de, üç hilal ve kurt figürünün yer aldığı bir tablo da açık arttırma ile satıldı. Tablo’yu iki bin lira veren Efe Medikal sahibi satın aldı. Ayrıca, konsere sponsorluk yapan kişilere de plaket takdim edildi.
ÜLKÜ OCAKLARI EN DİNAMİK TEŞKİLATTIRÜlkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz, ülkü ocaklarının ilim irfan yuvası olduğunu belirterek, “En dinamik, en güçlü, en etkin bir teşkilat varsa o da ülkü ocaklarıdır” dedi.
Ülkü Ocaklarının, Türk gençliğinin şaşmaz adresi olduğunu vurgulayan Kılavuz, “Ülkü ocakları gençlik aşısının vurulduğu yerdir. Şehitler otağıdır. Cennet vatanımızın bölünmemesi ve parçalanmaması için şahadet şerbeti içtiler. Biz faniyiz ama baki olan davamızdır. Allah’ın davasıdır. Onun kelamını yeryüzüne yaymaktır. Bizim önceliğimiz milletimizin çıkarlarıdır. Anamız babamız vatandır. Kara sevdalı olduğumuzda yüce Türk milletidir. En dinamik, en güçlü, en etkin bir teşkilat varsa o da ülkü ocaklarıdır” diye konuştu.
15 TEMMUZ’U UNUTMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL
’15 Temmuz’u unutmamız mümkün değil’ diyen Olcay Kılavuz, bunlara asla taviz vermeyeceklerini ifade etti.
Partinin içini karıştırmaya çalışanlara Alparslan Türkeş’in ‘çıkar ve menfaat içerisinde olanlar bizimle gelmesinler’ sözünü hatırlatan Olcay Kılavuz, Varlığın teminatının ülkücüler ve Türk milliyetçileri olduğunu kaydetti. Kılavuz, “Vatan olmadan siyaset olmaz. Devlet olmadan biz olamayız. Türk milletinin ayakta kalması, birliği ve bütünlüğü ile mümkündür. Partimizi içeriden karıştırmaya çalışanlar hüsrana uğrayacaktır. Bir kaç alkışla ayakları yerden kesilenler, kafalarının üzerine çakılacaklarını da unutmamalılar” dedi.Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman’da katılımcılara teşekkür ederek, böylesine yoğun katılımın olmasının kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Küçükduman, “Ülkücüler arasında saygı sevgi ve hoş görü her zaman ön planda gelmektedir. Ülkü Ocakları olarak düzenlemiş olduğumuz “Şahlanış” adlı gecemizi büyük bir coşkuyla ve salonlara sığmayan bir kalabalıkla gerçekleştirdik. Bu vesile ile bu mutlu gecede bizleri katılımları ile yalnız bırakmayan Ülkü Ocakları Genel Başkanımız Sayın Olcay Kılavuz’a İl Başkanımız Sayın Ethem Sedef’e, Merkez İlçe Başkanımız Tekin Irgatoğlu’na, Çiçekdağı Belediye Başkanı Sayın İsmail Deniz’e ve bizleri yalnız bırakmayan tüm dava arkadaşlarımıza ve hemşerilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin.”diye konuştu.
-

Köylü pazarı artık kapalı pazar yerine kurulacak
Köyden getirdikleri organik ürünleri her Salı günü hal girişine kurulan köylü pazarında satışa sunan üreticiler, artık ürünlerini Yozgat Belediyesi Kapalı Pazar Yeri’ndeki tezgahlara dizerek satış yapacaklar.
Köylülerin şehir merkezine getirdikleri ürünleri daha sağlıklı ortamda satmaları için köylü pazarını, kapalı pazar yerine taşıdıklarını söyleyen Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan,”Yozgat’ta Salı günleri köylülerimiz, şehir merkezine gelerek köylerinde ürettikleri süt, peynir, yoğurt, yumurta ve yağ gibi ürünleri gelişi güzel, sağlıksız ortamlarda satışa sunuyorlardı. Buna bir son vermek istedik. Bu sene güzel bir kapalı pazar yeri yaptık ve bugün itibariyle köylülerimizi kapalı pazar yerine taşıdık.
Bundan sonra köylülerimiz ürettikleri ürünleri, kapalı pazar yerimizde Yozgatlılarla buluşturacak. Hem köylülerimiz için hem de vatandaşlarımız için güzel, nezih, sağlıklı bir ortamda satış yapma ve alışveriş yapma imkanı olacak” dedi.
Sorgun’un Mehmetbeyli köyünden gelen Mehmet Salman, “Kapalı pazar yeri sonuçta temiz, nezih bir ortam. Üzeri kapalı olduğu için yağmur sıkıntısı olmuyor.
Durumdan memnunuz. Vatandaş bir aya kadar buraya da alışacaktır ve pazara rağbet artacaktır” şeklinde konuştu.
Dilek Babacan isimli satıcı ise Yozgat Belediyesi tarafından yaptırılan kapalı pazar yerine taşınmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek,”Yozgat’a Saraykent’ten geliyorum.
Köyümüzde ürettiğimiz ürünleri Yozgat’ın hizmetine sunuyoruz. Her hafta hal girişinde tezgah açardık, şimdi bizi kapalı pazara yerleştirdiler. Buradan gayet memnunuz, işlerimiz de iyi gidiyor. Burayı yapanlardan Allah razı olsun” görüşlerine yer verdi. -

Öğrencilere ‘Değerler Eğitimi’ verildi
Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans salonunda Zihin Mentörü Enver Nugay ve Kişisel Gelişim Uzmanı Yakup Utku, öğrencilere değerler eğitimi konusunda konferans verdi.Eğitime katılan bin öğrenci arasından kura ile belirlenecek olan 25 öğrenci düzenlenecek olan Makedonya, Kosova ve Arnavutluk gezisine katılacak.
-

Karacabey: İnsanın başarabileceği en güzel örnekler Peygamberlerin hayatında var
Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında Yozgat Türk Talebe Birliği tarafından düzenlenen programa katıldı. Hüzni Baba Konağında gerçekleşen sohbet programına çok sayıda öğrencikatıldı. Hayatta insanın çalıştığı ve azmettiği zaman neleri başarabileceğinin en güzel örnekleri peygamberlerin hayatında olduğunu belirten Rektör Karacabey, “Sevgili Peygamberimizin, söylediği ve yaptığı işler hayatı boyunca uyum içinde olduğu için yaşadığı toplumda örnek bir kişi olarak gösterilmiş ve kendisine Muhammed’ül Emin denilmiştir. Sevgili Peygamberimiz sadece dinin tebliği için vazifelendirilmiş değildir. İslam Dininin yaşantıya aktarılış şeklini, dünyada yaşantımızı nasıl şekillendireceğimizi, hangi prensipleri yerine getirirsek kendimizin, toplumda hayat sürdürdüğümüz insanlarla beraber Rabbimizin razı olacağı bir hayatı yine O’nun hayatından öğrenmekteyiz”diye konuştu. Rektör, Karacabey, Peygamber Efendimiz (S.A.V) hayatından kesitler sunarak güvenilir olma ve güven toplumu nasıl oluşur konusunu anlattı.Karacabey, daha sonra, Yozgat Eğitim Sosyal Gelişim Gençlik ve Spor Kulübü ile Ufka Yolculuk Derneği tarafından düzenlenen Kuran-ı Kerim 5. Bilgi Yarışmasına katılarak dereceye girenlere ödüllerini takdim etti.
-

Nohut ekimi artıyor
Son yıllarda nohut üretimine yönelen çiftçiler, daha yüksek kazanç elde edebilmek amacıyla nadasa bırakılan tarım arazilerinin tamamına nohut ektiler. Nohudun buğdaydan daha karlı bir ürün olduğunu söyleyen çiftçilerden Ali Nabi Yılmaz,”Nohut son birkaç yıllardır çiftçiler açısından önemli kazanç sağlamaya başladı. Bu yüzden köyümüzde çiftçilikle uğraşan birçok kişi nadasa bırakılan tarlalarına nohut ektiler. Geçtiğimiz yıl 35 dönüm nohut ekmiştim, bu yıl ise yaklaşık 85 dönüm nohut ektim” dedi.
Hacı Arslan isimli çiftçi ise, nohudun bir altın kadar değerli bir ürün hale geldiğini belirterek,”Şuanda tohum bulmakta bile zorlanıyoruz. Nohudun çiniği 80 TL’den satılıyor. Buğdaydan daha karlı. Bu yüzden yaklaşık 100 dönüm nohudu ekeceğim” şeklinde konuştu.
Sorgun Ziraat Odası Başkanı Hacı Tuzlacık ise, düzenli bir ekim yapıp doğru ilaçlama yapılması durumunda çiftçilerin nohuttan zarar etme gibi bir risklerinin olmadığını kaydetti. -

Bahar Şenlikleri sona erdi
Coşkuyla kutlanılan 10. Bahar Şenlikleri etkinliğinde bu yıl; tiyatro gösterileri, konserler, şiir dinletileri, sergi, film gösterimleri, öğrenci müzik topluluklarının konserleri, kampüs alanına kurulan lunapark ile Yozgat’ta renkli görüntülere ev sahipliği yaptı. Erdoğan Akdağ kampüsü alanında farklı etkinliklerin sahne aldığı şenliklerde, öğrenciler bir yılın yorgunluğu ve stresini attı.
Şenlikler kapsamında düzenlenen birbirinden güzel konserlerle öğrenciler gönüllerince eğlendi. Tual Sezi soğuk havaya rağmen toplanan üniversite gençliğine müzik ziyafeti sundu. Kendi özgü tarzı ve birbirinden güzel parçaları ile kendisini dinlemeye gelenlerin içini ısıtan Sezi, Bozok Üniversitesinde olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
10. Bahar Şenlikleri’nin dördüncü günü sahne alan Ömür Gedik ile de Bahar Şenliğinde eğlencenin dozu zirveye ulaştı. Üniversite gençliği Ömür Gedik’in seslendirdiği şarkılarla coşarak gönüllerince eğlendi. Gedik kendisini dinlemeye gelen öğrencilere unutulmaz bir gece yaşattı.
Şenliklerin son gününde ise Yozgat’ta ilk kez sahne deneyimi yaşayan Dilek Kavraal, rocksoundundaki parçaları, hareketli sahne performansı ve esprili kişiliğiyle öğrenciler tarafından alkış yağmuruna tutuldu. Şenlikler kapsamında Sportif Havacılık Kulübü tarafından Model Uçak Gösterisi ve Uçurtma Şenliği izleyicilerden tam not aldı. -

Bozok Üniversitesinde mezuniyet sevinci
Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen mezuniyet törenine Yozgat Vali Yardımcısı Şahin Demir, İl Jandarma ve Garnizon Komutanı Albay Selçuk Yıldırım, Baro Başkanı Mehmet Şimşek, Polis Meslek Yüksekokulu Müdür Vekili Recep Uysal, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kadir Özköse ve Prof. Dr. Şenol Akın, fakülte dekanları, daire müdürleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri, öğretim elemanları, öğrenci ve yakınları katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan mezuniyet töreni Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Jimnastik takımı ve üniversite halkoyunları ekibinin gösterileri ile devam etti.2016-2017 eğitim – öğretim dönemi Fakülte ve Yüksekokullar birincisi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Kübra Başar mezun olan öğrenciler adına konuşma yaptı. Başar, “Yeni fakat bir o kadar da hayat bahşeden bir üniversitenin kuruluşuna şahitlik etmenin, taşına toprağına bulanmanın, onunla birlikte büyümenin güzelliğini yaşadık. Bozok Üniversitesinde milletimizin kültür dinamiklerine sahip çıkmanın ruhuna kavuştuk. Bu üniversitede evrensel değerlerle bütünleşen insanlık serüvenlerini yaşar olduk. Üniversite hayatının sadece bilgi aktarımı değil bilgi üretme merkezi, toplumdan kopuş değil, sosyal kimlik kazanma adresi taklit ve ezberci bir nesil değil farkındalık şuuruna sahip, kendi gerçekliğini ispatlamış tefekkür atmosferi olduğunu öğrendik. Bugün ben ve mezun olan bütün arkadaşlarım mesleğimize ilk adımı atmanın haberini ve muştusunu alıyoruz. Herbirimiz farklı alanlarda ama; bu vatanın derdini çeken, şehitlerimizin emanetini taşıyan ecdadımızın ruhuna rahmet okuyan ay yıldızlı bayrağımızı bilimsel başarılar, insani öğretiler , kültürel kodlar toplumsal barış ve teknik başarılarla dalgalandıran gençler olacağız. Mezuniyetimiz hepimize hayırlı olsun” dedi.
BU DİPLOMALAR
SİZİN HAKKINIZ
Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’de yaptığı konuşmada Bozok Üniversitesi olarak tarihi günlerdenbirini yaşadıklarını belirterek, öğrencilere “Helal olsun bu diplomalar sizin hakkınız.”dedi.
Karacabey, şunları söyledi: “Bu yıl mezun edeceğimiz sevgili arkadaşlarım, genç kardeşlerim; elbette hayatınızın önemli dönüm noktalarından birindesiniz. Tahsil süreniz içerisinde sizi hayatta başarılı kılacak bir çok bilgiyi öğrendiniz ve öğrendiğiniz bilginin diplomasını almayı hak ettiğiniz. Helal olsun bu sizin hakkınız. Ancak şunu unutmayalım hayat su gibidir akar devam eder. Bu gün siz yeterli bilgiye sahip olarak diplomanızda yazan değerleri hak eden bilgiye sahip olarak buradan mezun olacaksınız ama bundan sonra da kendinizi geliştirmeye devam edeceksiniz. Eğitim öğretim hayatınız da gösterdiğiniz disiplin gibi hayatta da başarılı olmak için disiplinli çalışacaksınız. Ayrıca öğrencilerimizin vatan sevgisi ile birlik ruhu ile bir çok eğitim kurumunda karşılaşılan olumsuzluklar Bozok Üniversitesi’nde yaşanmadı. Bundan dolayı ben her bir öğrencimizi tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum. Burada gösterdiğiniz birlik, beraberlik gibi mezun olduktan sonra da ülkemizin kalkınmasında göstereceğiniz birlik ve beraberlik bu ülkenin ve bu vatanın bekası için çok önemlidir. Devraldığımız bu manevi mirası bizden sonraki nesillere kıyamete kadar bu ülkeyi bizim yurdumuz olarak bizim vatanımız olarak devam edecek çalışmaları sizler yapacaksınız. Bu emanete sahip çıkacağınıza inanıyorum. Bu duygularla sizleri yeni hayata uğurlarken hepinize başarı diliyorum, ufkunuz ve bahtınız açık olsun.
Öğrenci velilerine de seslenen Rektörümüz Prof. Dr. Salih Karacabey “Sayın Veliler, bugün çok önemli bir gününe çok önemli bir mürüvvetine şahitlik ediyorsunuz. Ümit ederiz dua ederiz ki bundan sonra da daha büyük mürüvvetlerine daha büyük başarılarına şahitlik edersiniz. Sizler büyük fedakârlık göstererek çocuklarınızın başarılı olması için gayret gösterdiniz, her zaman yanlarında oldunuz her zaman onlara destek oldunuz. Gösterdiğiniz bu başarıdan bu fedakârlıktan dolayı elbette tebrike layık, hürmete layıksınız” ifadelerini kullandı.
Yozgat Vali Yardımcısı Şahin Demir konuşmasında Bozok Üniversitesi mezuniyet töreninin hayırlara vesile olmasını temenni ederek mezun olan öğrencilerin bundan sonraki yaşantılarında başarı dileklerinde bulundu.
Konuşmaların ardından fakülte ve yüksekokullarında birinci olan öğrenciler yaş kütüklerine isim plakalarını çaktı. Dereceye giren öğrencilerin ödüllendirilmesinden sonra, öğrenciler kep fırlatarak mezuniyet sevincini doyasıya yaşadı. -

Kadınlar gece işlerinde 7,5 saaten fazla çalıştırılamayacak
Son yıllarda artan kadın istihdamında hükümet tarafından yapılan düzenlemelerle kadınları oldukça sevindiren gelişme yaşandı. Yapılan düzenlemelerle kadınlar artık gece işlerinde 7.5 saatten fazla çalışamayacak, evlerinden araçlarla işe götürülüp, getirilecek.
Ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da çalışan kadınlar yapılan düzenlemenin kapsamının daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, sosyal ve diğer haklar konusunda da adım atılmasını istedi.
Yozgat’ta Toplum Yararına Çalışma Programı (TYÇP) kapsamında istihdam edilen vatandaşların oranına bakıldığında kadınların daha fazla olduğu göze çarpıyor. İstihdam, yatırım, üretim ve sosyal politikalarda kadına pozitif ayırımcılık yapan hükümet, gece çalışmalarında da koruma kalkanı hazırladı.
GECE ÇALIŞAN
KADINLAR UYGUN ARAÇLA ALINIP
GÖTÜRÜLÜP
GETİRİLECEK
Özellikle gece çalışmalarıyla ilgili köklü değişiklikler yapıldı. Buna göre, kadınlar gece işlerinde 7.5 saatten fazla çalıştırılamayacak. Gece çalışacak kadınların isim listeleri iş müfettişlerince yapılan denetimlerde gösterilmek üzere saklanacak. Gece çalışan kadınlar evlerinden uygun araçlarla alınarak işe götürülüp getirilecek. Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, konuya ilişkin açıklamasında “Kadınların gece çalıştırılabilmeleri için işe başlamadan önce çalışmalarında sakınca olmadığına yönelik sağlık raporu alınması gerekiyor. Çalışanın özel durumu, işyerinde maruz kalınan sağlık ve güvenlik risklerini de dikkate alarak işyeri hekimince belirlenen düzenli aralıklarla sağlık muayenelerinin yapılması sağlanmalı” dedi. -

FETÖ’den gözaltına alınan 8 kişi adliyeye sevk edildi
Ankara merkezli 81 ilde 26 Nisan’da gerçekleştirilen FETÖ’nün emniyetteki mahrem imamlarına yönelik operasyonda Yozgat Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekipleri tarafından gözaltına alınan İ.A, M.B, Ş.Ö, O.K, A.Ö, G.Ö, M.K. ve T.U emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan T.U.’nun öğretmen olduğu ve daha önce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevinden ihraç edildiği ve ‘bölge abisi’ olduğu öğrenildi.
-

Aydıncık’ta kurumlar arası futbol turnuvası başladı
İlçe Kaymakamı Yavuz Akyol, ” Sporla sağlıklı yaşama evet” anlayışı ile gençlere kamu görevlilerine ve vatandaşlara yönelik spor etkinliklerinin aratarak devam edeceğini söyledi.
Kaymakam Akyol, 8 takımının mücadele edeceği turnuvanın hayırlı olması temennisinde bulunarak karşılaşmanıncentilmence dostluk ve kaynaşmaya vesile olması dileğinde bulundu. -

Elbay: Bahar yorgunluğuna savaş açın
Uzman Diyetisyen Gökhan Elbay, soğuk havadan sıcak havalara geçilmesiyle, mevsime bağlı beslenme alışkanlıklarının değişmesinin, havadaki nem oranının artmasının bir çok kişiyi isteksizlik, uykusuzluk, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerle karşı karşıya bırakabileceğini anlatarak, “Bahar yorgunluğu, havadaki elektrik yükünün, buna bağlı olarak pozitif ve negatif yüklü iyon artışının sinirleri etkileyerek stres seviyesini yukarılara çekmesi sonucu ortaya çıkabiliyor. Aynı zamanda metabolizmadaki hormonal değişimden de kaynaklanabiliyor. Alkol, çevre kirliliği, stres, aşırı kafein, sigara, düzensiz beslenme gibi etmenlerin tetiklediği bahar yorgunluğu dikkat edilmez ise yorgunluk ve halsizliğin yanı sıra mide ekşimesi, mide yanması, konsantrasyon bozukluğu, tansiyon yüksekliği, adale ağrıları gibi pek çok farklı problemi beraberinde getirebiliyor” açıklamasında bulundu.
“beslenmenize dikkat ederek atlatabilirsiniz”
Bahar yorgunluğunun beslenmeye dikkat edilerek atılabileceğini söyleyen Uzman Diyetisyen Gökhan Elbay, şu önerilerde bulundu:”Yeterli ve dengeli beslenin. Tek tip beslenmeden uzak durun. Örneğin güne mutlaka kahvaltı ile başlayın ve kahvaltıda hafif besinler seçin, öğününüzde tavuklu (ızgara) salata, ayran ve 1 dilim tam buğday ekmeği ile besin çeşitliliği sağlayabilirsiniz. Düzensiz tüketilen öğünler, uzun süren açlıklar kan şekerinin dengesiz düşmesine ve yükselmesine neden olabileceği için bahar yorgunluğu belirtilerini artırabilir. Yemeklerinizi az az sık sık 3 ana 3 ara öğün şeklinde tüketin. Her gün en az 30 dakika tempolu yürüyüşler yapın. Öğle öğünlerinizde et ağırlıklı, akşam öğünlerinizde ise daha hafif olması için sebze ağırlıklı beslenin. Mevsimsel değişime bağlı dolaşım problemleri yaşamamak için bol bol su tüketin. Günde en az 2 litre su için. Bu sayede hem dolaşım sisteminizi daha düzenli hale sokarsınız hem de toksinlerden kurtulmanız kolaylaşır.”
“Kafein alımını en aza indirmeye çalışın”
Gün içerisinde yorgunluğu atmak, uyanık kalmak için sıkça tüketilen çay, kahve gibi kafeinli içeceklerin miktarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Elbay”Fazla miktarlarda alınan kafein, kalp çarpıntısına ve vücutta su kaybına neden olabileceği için özellikle mevsim değişikliğindeki sıkıntıları tetiklememek adına kafein alımını en aza indirmeye çalışın. Çay, kahve, asitli içecekler gibi kafeinli içecekler yerine günde 2 fincan yeşil çay, melisa çayı gibi bitki çayları tüketebilirsiniz. Yeterli ve düzenli C vitamini alın. Bunun için de özellikle meyve ve sebze tüketimini artırın. Brokoli, ıspanak, yeşil biber, kivi, maydanoz, portakal gibi besinlerden faydalanabilirsiniz. Uykunuza önem verin. Çünkü uykusuzluk ya da düzensiz uyku kendinizi daha yorgun ve bitkin hissetmenize neden olur.
Bu nedenle her gün 6-8 saat uyumaya özen gösterin. Çinko, magnezyum yorgunluğu azaltır. Bu yüzden her gün 2 adet ceviz, 6-7 adet fındık ve 1 küçük boy muz tüketin. Tatlı, hamurlu ve nişastası besinlerden uzak durun.B u besinler kan şekerini hızlı arttırıp hızlıca düşürür.İçerisinde bolca B vitamini bulunan ve kan şekerini iyi ayarlayan kepekli pirinç, kepekli makarna, esmer ekmek gibi esmer ekmek gibi glisemik indeksi düşük, posalı besinler tüketmenizde fayda var” ifadelerini kaydetti. -

Yozgat Gençlik Spordan “Merkezim her yerde” projesi
Proje kapsamında bir araya gelen gençlere önce gençlik merkezi gezdirildi ve Gençlik Merkezi Müdürü Ali Sapmaz tarafından faaliyetler hakkında bilgi verildi. Sonrasında Gençlik Merkezleri tanıtım filmini ve “Bilime Hizmet Etmiş Türk Bilginleri” projesi kapsamında Mimar Sinan’ın hayatını ve eserlerini anlatan kısa bir film izlendi.
Öğrenciler, gençlik merkezi salonunda unutulmaya yüz tutmuş eskiden oynanan çocuk oyunları oynayarak eğlenceli dakikalar geçirdi.
Gençlik merkezimizdeki faaliyetlerin ardından Türkiye’nin ilk milli parkı olan Yozgat Çamlık Milli Parkını gezen öğencilere öğle yemeği ikram edildi ve doğa yürüyüşü yapıldı.
Gençlik Merkezi Müdürü Ali Sapmaz, şunları kaydetti: “Merkezim her yerde projesi” kapsamında birçoğu ilk defa şehir merkezine gelen Esenli köyü misafir ettiğimiz gençlerimizi, Tarihi Çapanoğlu Büyük Camii, Yozgat Müzesi ve Nohutlu Seyir Tepesi’ne de götürerek ilimizi gezdirdik.
Programdan oldukça memnun kalan gençlerimiz kendilerine bu imkanı sunan başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. Bu tür ekinlerimize bundan sonrada devam edeceğiz.” -

Fide satışları başladı
Yozgat’ta havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte yetiştirilen domates, biber, patlıcan, salatalık, kabak, kavun, karpuz, çilek gibi birçok meyve ve sebze fideleri tezgahlarda satışa sunulmaya başladı.
Vatandaşların en çok rağbet gösterdiği fidelerin başında biber, domates, salatalık ve patlıcanın geldiği belirtildi.
50 yıldır fide satıcılığı yaptığını belirten Nebi Erkoç, fide sezonunun açıldığını dile getirerek günde 15 koli fide satışı yaptığını söyledi.
Erkoç, fidelerin bir kısmının il dışından bir kısmının ise yerli fide olduğunu belirterek biber, domates, salatalık fidelerinin daha fazla tercih edildiğini dile getirdi.
Fide sezonunun sadece bir ay sürdüğünü ifade eden Dursun Koçak ise,”Fide dikimleri başladı. İşlerimiz iyi. Köylü vatandaşlarımız ve evlerinde bahçeleri olan vatandaşlarımız aldıkları fideleri dikerek yaz mevsiminde sebze ve meyve ihtiyaçlarını karşılıyorlar” dedi. -

Çanakkale Şehitleri Kosova’da anıldı
Boşnakların yoğun olarak yaşadığı yörede gerçekleştirilen programa, Boşnak Bakan Rasim Demiri, Milletvekili Duda Balje, Priştine Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Ülker, Çanakkale Savaşı hakkında akademik çalışmaları bulunan Boşnak Prof. Rasim Rama ve Boşnak şairler Rasim Kaplani, Miftar Acemi, Kırşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve İç Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkan Vekili Mehmet Emin Turpçu ve Kosova medyası yanı sıra Jupalılar, Kosova ve Türkiye’den gelenlerden oluşan kalabalık bir topluluk katıldı.
Balkanlarla aynı bayrak altında 15 Bin Boşnağın katıldığı Çanakkale Savaşı’nın yâd edildiği programda konuşan Boşnak Bakan Rasim Demiri, bu savaşın yöre ve ahalisi için öneminden bahsederken, savaşa katılanların vatanları ve inandıkları dini değerler uğruna şehit düştüğünü ifade etti.
Demiri, gecikmeli de olsa yörelerinde ilk defa düzenlenen ve geleneksel haline dönüşmesini arzu ettikleri böyle bir törene ev sahipliği yapmaktan onur duyduğunu ifade etti. Nesillerimiz geçmişini, tarihini ve atalarını unutmayıp hatırlaması için gelecekte kurulacak olan Reçana Belediyesinde Çanakkale Şehitleri abidesinin inşa edilmesinin zamanı olduğunu söyledi”.
Anma toplantısına katılan milletvekili Duda Balje, Boşnak ve Goralıların Çanakkale Savaşına sundukları katkının çok önemli olduğunu, ailesinde doğum yeri Zlipotok olan çok sayıda şehidin bulunduğunu, şehitlerini unutmadıklarını, bu önemli tarihin bu tür kültürel-tarihi toplantılarla yaşatılması gerektiğini söyledi.
Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş adına konukları selamlayan Priştine Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Ülker, Türkiye ve Kosova arasında dostluk köprülerinin kurulmasına zemin hazırlayan Balıkesir Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’a teşekkürü bir borç bildiğini ifade etti. Ülker, savaşın İslam dünyası açısından önemini vurgulayarak, ileriki yıllarda bu tür etkinliklerin geleneksel hale dönüştürülerek Reçana’da düzenlenmesi için her türlü desteği sunmaya hazır olduklarını ifade etti.
“Buradaki kardeşlerimiz bundan yüz yıl önce son kalelerini savunmak için Türkiye’ye gelmiş ve bu kaleyi birlikte korumuşuz. Ortak değerimiz olan Çanakkale türküsü bu dayanışmadan doğmuştur” diyen Ülker, sözlerini Neşet Ertaş’ın “Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur, çünkü kötü insanların türküleri yoktur.” özdeyişi ile tamamladı.
Tarih uzmanı Prof. Rasim Rama tarihi açıdan savaş üzerine konuşmada bulunurken, Boşnak şairler Rasim Kaplani ve Miftar Adžemi ise Çanakkale Savaşını anlatan şiirler okudu. Programın ikinci bölümünde, Çanakkale şehitleri için dualar okunurken, “Podgorski Biseri” Kültür Sanat Derneği üyeleri Çanakkale türküsünü ve halk dansları gösterilerini sundu. -

Uzmanlardan gündüz uykusu uyarısı
Uzmanlar, günümüzde birçok insanın uyku kalitesinin yüksek standartlarda olmadığını belirterek, bu durumun yaşam kalitesini düşürdüğünü söyledi. Uzmanlar, kalitesiz uykunun en büyük nedeninin uyumak için ayrılan odada ve yatakta uyunmaması olduğunu ifade ederek, “Uykunuz geldiği zaman yatağınıza geçin. Yatakta 20 dakikadan fazla uyanık kalmamaya özen gösterin. Ayrıca odanızdaki telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon gibi uyarıcıları kapatın. Uykunuz gelmiyorsa, yatak odası haricinde bir odada kitap okuyun. Uyumak için kendinizi zorlamayın” dedi.
Ağır egzersizden kaçının
Gece yapılan ve güç gerektiren spor aktivitelerinin uyku kaçırdığını anlatan Uzmanlar, “Ağır egzersizler sırasında salgılanan endorfin hormonu uyku düzenini bozan bir etki yapıyor. Bunun yanında gece yenen ağır yiyecekler ile fazla su, çay, kahve ve kola gibi içecek türleri uyku kalitesini düşürüyor. Ayrıca uyku öncesinde alkol ve sigaradan uzak durulmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.
Gündüz uykusu 15 dakikayı geçmesin uyarısı
Gece uykusunun çok önemli olduğunu kaydeden Uzmanlar “Kişi, gece uyumadığı için öğle saatlerinde şekerleme yapıyor. Ancak gündüz 15 dakikanın üzerindeki uyku süresi gece uykusunun kalitesini düşürüyor. Bu nedenle gündüz uyku hali yaşanıyor. Kişinin enerjisi düşüyor, odaklanma problemleri baş gösteriyor. Çok geç uyunsa bile sabah erken uyanılmasını öneriyoruz” dedi.
“Kaliteli uyku süresi diye bir standart yoktur” diyen Uzmanlar, “Uyku süresi herkes için aynı olmaz. Beş saat veya 8 saat uykuyla da mutlu olan insanlar var. Bu durum kişilerin kendini iyi hissetmesiyle ilgilidir. Bizim için önemli olan kişinin uyuma saatleri veya süreleri değil, uykudan kaliteli verim alıp almasıdır. Uzun süre uyku problemi yaşayan kişiler uzmanlara danışmadan ilaç kullanabiliyor. İlaçlar her kişide aynı etkiyi göstermez. Sahip olunan hastalıkları tetikleyebilir, daha büyük problemlere yol açabilir. Uyumak için aldığınız ilaçların bağımlısı da olabilirsiniz. İlaç kullanmadan evde yapılacak uygulamalarla uyku problemleri ortadan kalkabilir. Hemen ilaç önermiyoruz” diye konuştu.
Uzmanlar, konuşmasına şöyle devam etti:
“Gece uykusunu kaliteli şekilde alan kişiler günlük işlerini daha rahat yapıyor, stresle baş etme güçleri artıyor. İş performansı yükseliyor. Daha üretken, mutlu, daha formda ve sağlıklı oluyorlar.
Yatağa girdiğinizde ‘uyuyamazsam, yarın zor bir gün olacak’ şeklinde kaygılara kapılmayın. Stres artınca uyku azalıyor ve uyku kalitesini bozuyor. Sorunu çözemiyorsanız bir uzmana danışın.” -

MUTLU YILLAR
Uzun yıllar birlikte çalışan, aynı heyecanı, aynı hüznü ve aynı mutluluğu paylaşan Çaylak ve Mermertaş, gazetemiz Yeniufuk’un bugünlere gelmesinde özverili çalışmalarıyla da okurlarının sevgisini ve takdirini topladı.
Çaylak ve Mermertaş, bugünde merhaba dedikleri yeni yaşlarına birlikte girmenin mutluluğunu yaşadı.
Doğum günü pastasını birlikte kesen ikili, kendi elleri ile mesai arkadaşları ve misafirlerine ikramda bulundu. Bizlerde Yeniufuk ailesi olarak gazetemiz sahibi Bekir Çaylak ve Cemil Mermertaş’a sağlıklı, mutlu, huzur dolu nice yıllara aileleri ve sevdikleri ile geçirmeleri temennisinde bulunuyoruz. -

Astım hastalarına uyarı
Dr. Mehmet Akif Karaaslan, kronik bir solunum yolu hastalığı olan astımın tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürük gibi durumlarla kendini gösterdiğini söyleyerek, hastalığı belirtileri ile şiddetinin kişiden kişiye ve aynı kişide zaman içinde değişiklik gösterdiğini kaydetti. Dr. Karaaslan, “Astım, hava yollarında aşırı duyarlılık ve kronik iltihap nedeniyle, hava yollarının zaman zaman daralmasıdır. Bunun sonucunda hastalarda nefes verirken göğüsten ıslık sesi gelmesi gibi hırıltılı solunum, nefes darlığı, kuru öksürük gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler çok şiddetli olduğunda hasta nefes almakta çok zorlanır. Dudakları, parmak uçları morarabilir. Buna astım krizi denir.Astıma, ailesel yatkınlığın yanı sıra, ev tozu, polenler, hava kirliliği,küf mantarları gibi ev içi ve ev dışı alerjen etkenler, ilaçlara karşı hassasiyet, egzersiz, sigara, kimyasal maddeler, bazı gıdalar ve katkı maddeleri neden olabilir. Polen alerjisi olan birisinin ilkbahar ve sonbaharda şikayeti artabilir. Genel olarak kış mevsiminde enfeksiyonların artması ve hava kirliliğinin artması nedeniyle astım hastalarının şikayetlerinde artış olması da normaldir. Genelde hastalar yaz aylarında daha rahattırlar” dedi.
Hastalığın tanısı
Karaaslan, astım tanısı konulurken öncelikle hastanın şikayetlerinin iyi dinlenmesi gerektiğini ifade ederek, “Hastanın öyküsü tanı koymak için çok önemlidir. İkinci olarak fizik muayene, daha sonra solunum fonksiyon testleri ve alerji tarifliyorsa alerjik deri testleri yapılmalıdır. Solunum fonksiyon testlerinin astım tanısında önemi büyüktür. Bazen hastanın muayenesi, solunum testi normal olsa da, öyküsüne dayanarak astım tanısıyla tedavi verdiğimiz hastalar da olur. Akciğer grafisinin astım tanısında yeri yoktur, fakat başka bir akciğer sorunu olup olmadığını anlamak için çekilmesi iyi olur” uyarılarında bulundu.
“İlaçların düzenli kullanılması önemli”
Alerjik astımın tedavi edilmediği takdirde akciğerlerde kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyleyen Karaaslan, ilaçların düzenli kullanılması konusunda da uyarılarda bulundu. İkidağ, “Astım hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığı olduğu için tedavide kullanılan ilaçların düzenli ve uzun süre kullanılması gerekmektedir. Tedavi edici ve rahatlatıcı olmak üzere 2 grup ilaç vardır. Tedavide kullanılan ilaçların büyük bir kısmı ağızdan soluk borusuna püskürtülerek kullanıldığından, hastaların bunu çok iyi yapmaları gereklidir. Bu ilaçlar son derece güvenilir ilaçlardır ve hekimin önerdiği şekilde kullandığı sürece önemli bir yan etkisi yoktur” ifadelerini kullandı.
Tedavisi mümkün
Astımın tedavisinin mümkün olduğunu dile getiren Karaaslan “Bazen hastanın şikayeti kalmaz ve ilaçları kesilebilir.
Yıllarca sorun yaşamayabilir. Fakat hastalık tekrarlayabilir. Şikayetlerin de ne zaman çıkacağı belli olmaz. Hastalık kontrol altına alındıktan sonra, hekim tarafından ilaçlar basamak basamak azaltılıp sonra kesilebilir. Ama hastalığın tamamen yok olduğunu söylemek mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Sigara ve toz uyarısı
Karaaslan, astım hastalarına sigara dumanı ve toz konusunda ise “Kesinlikle sigara içmeyin ve içilen yerde bulunmayın. Alerji testi ile saptanan allerjenden sakının.Evinizde kalın kumaş, kadife perde veya bunlarla kaplı mobilya bulundurmayın. Ev tozuna alerjiniz varsa, odaların, özellikle yatak odasının boydan boya halı kaplanması sakıncalıdır. Yünden yapılmış yatak ve yorgan kullanmak uygun değildir. Şikayetlerinizin arttığı dönemlerde, derin soluk alma, koşma, egzersiz ve çeşitli sportif aktivitelerden sakının. Toz alma veya silkeleme gibi işleri mümkünse başka birisi yapsın, değilse maske kullanın.Toz tutan her eşyayı yatak odasından çıkartın. Özellikle tüylü veya el dokuma halı kullanmayın. Yün yatak, yorgan ve yastık kullanmayın, sentetik ürünleri tercih edin. Ağız yerine burundan nefes almayı tercih edin.
Toz deterjan yerine sıvı deterjan kullanın, keskin kokulu temizlik maddelerinden sakının. Her türlü sprey, naftalin, ağır kokulu maddeleri kullanmayın. Çok soğuk ve hava kirliliğinin olduğu dönemlerde sokağa çıkmayın, çıkmak zorunda kalırsanız ağız ve burnunuzu kapatın. Romatizma ilaçları, ağrı kesicilerin bazıları ve aspirin gibi ilaçları doktor tavsiyesi dışında kullanmayın.Üst solunum yolu enfeksiyonu ve gribal enfeksiyonu olan kişilerden uzak durun ve bu tür enfeksiyonlardan korunun” tavsiyelerinde bulundu. -

Mektebim Koleji 56 öğrencisi TEOG’da derece yaptı
Başer; “26 ve 27 Nisan Çarşamba-Perşembe günleri TEOG sınavları yapıldı. Birinci gün Türkçe, Matematik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, ikinci gün de Fen Bilgisi, İnkılap Tarihi ve İngilizce derslerinden öğrenciler sınav oldular. Mektebim Koleji’nden toplam 56 öğrencimiz bu sınavlara girdi. Bu 56 öğrenciden 9 tanesi 120 sorunun tamamını cevapladı, 7 tanesi 1 yanlış yaptı, 5 tanesi 2 yanlış, 7 tanesi 3 yanlış yaptı” dedi.
TEOG Sınavlarında öğrencilere yöneltilen soruların normal yerinde olan sorulardan oluştuğuna dikkat çeken Başer, şunları kaydetti: “TEOG sınavında sorular normal seyrinde olan sorulardı. İlk gün sınavda 13 öğrenci tamamını yaptı soruların ikinci gün 9 öğrencimiz tamamını yaptı. Fakat branşlarda da öğrencilerimizin elde ettiği başarı müthiş. Türkçeden 32 ful yapan var. Bu tür çaprazlama değerlendirdiğimizde 56 öğrencimizin mutlaka bir branşta ful yaptığı gerçeği çıkıyor karşımıza.
Bu da sınava katılan öğrencilerimizin büyük oranda başarı elde ettiğini gösteriyor”
Elde edilen başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Başer, eğitim sürecinde gerçekleştirilen deneme sınavlarının kaliteli eğitimle birleşince başarının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.Başer, dershane mantığını okul bünyesinde hayata geçirdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:“Yeni eğitim yılında farklı ders programları ve projelerimiz olacak. Böylelikle inşallah hiçbir şeye ihtiyacımız kalmayacak.
Özel derslerden insanları kurtarmak istiyoruz. Elde edilen sonuçtan oldukça memnunuz. 32 öğrencimiz Fen Bilgisinden ful yapmış, 20 öğrenci matematikten ful yapmış, 31 tanesi Türkçeden ful yapmış. Elde edilen sonuca baktığımızda yüzde 90 oranında bir başarı çıkıyor karşımıza. Dershanelerinin ve etüt merkezlerinin kapanması öğrencilerimizin faydasına oldu.
Özel okula gelen bir öğrencinin bu anlamda hiçbir şeye ihtiyacı yok. Bizim okulumuza gelen bir öğrencinin hiçbir şeye ihtiyacı kalmayacak. Yozgatlı merdiven altı sözde eğitim programlarından kurtulacak. Bir kez daha öğrencilerimizi ve başarıya sağladıkları katkıdan ötürü tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.” -

Tartıştığı ablasını levye ile vurarak öldürdü
Akdağmadeni İlçesine bağlı Oluközü Beldesinde aynı evde yaşayan Halime D. ile kardeşi B.D., evlerinin bahçesinde bilinmeyen bir nedenle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine B.D, elindeki levye ile ablası H.D’nin kafasına vurarak öldürdü.
Komşuların durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirmesi üzerine olay yerine gelen gelen ekipleri Halime D.’nin öldüğü belirledi.
Halime D’nin cenazesi savcının yaptığı incelemenin ardından Akdağmadeni Devlet Hastanesi morguna konuldu. B.D. ise Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. -

Yozgat’ta 2 Bin 828 kişi vefat etti
Verilere göre bin 358 kişi dolaşım sistemi hastalıkları, 450 kişi iyi veya kötü huylu tümörler, 369 kişi solunum sistemi hastalıkları, 118 kişi endokrin, beslenme ve metabolizmayla ilgili hastalıklar, 86 kişi sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları, 81 kişi dışsal yaralanmalar ve zehirlenmeler, 366 kişi ise diğer nedenlerle öldü. Yozgat, 2 bin 828 vefat ile 81 vilayet içerisinde 42’nci sırada yer aldı.
Türkiye’de geçtiğimiz yıl toplam 408 bin 782 kişi çeşitli hastalıklara ve dışsal yaralanmalar ile zehirlenmelere bağlı olarak vefat etti.
En fazla ölüm vak’ası İstanbul’da gerçekleşti. İstanbul’da toplam 58 bin 402 kişi hayatını kaybetti. İstanbul’u 25 bin 358 vefat ile İzmir takip etti. İzmir’i 23 bin 647 vefat ile Ankara izledi. En az ölüm vak’ası Bayburt’ta gerçekleşti. Bayburt’ta geçtiğimiz yıl 457 kişi vefat etti. Bayburt’u 486 ölüm ile Hakkari, 548 ölüm ile tunceli ve 652 ölüm ile Iğdır izledi.
Yozgat’ta ise geçtiğimiz yıl 2 bin 828 kişi hayatını kaybetti. Verilere göre bin 358 kişi dolaşım sistemi hastalıkları, 450 kişi iyi veya kötü huylu tümörler, 369 kişi solunum sistemi hastalıkları, 118 kişi endokrin, beslenme ve metabolizmayla ilgili hastalıklar, 86 kişi sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları, 81 kişi dışsal yaralanmalar ve zehirlenmeler, 366 kişi ise diğer nedenlerle öldü.
Yozgat, 2 bin 828 vefat ile 81 vilayet içerisinde 42’nci sırada yer aldı. Komşu vilayetlerden Kayseri’de 7 bin 146 kişi, Tokat’ta 4 bin 307 kişi, Sivas’ta 4 bin 218, Çorum’da 3 bin 952 kişi, Amasya’da 2 bin 437 kişi, Nevşehir’de bin 840 kişi, Kırşehir’de bin 395 kişi ve Kırıkkale’de bin 116 kişi hayatını kaybetti. Yozgat komşu vilayetler içerisinde, Kayseri, Tokat, Sivas ve Çorum’dan sonra 5’inci sırada yer aldı.
Yurtdışında vefat eden 7 bin 985 kişi hariç en fazla ölüm vak’asının gerçekleştiği iller şöyle sıralandı:
Bursa 15 bin 857.. Balıkesir 10 bin 343.. Adana10 bin 182.. Antalya 10 bin 139.. Konya 11 bin 129.. Manisa 9 bin 884.. Mersin 9 bin 062.. Samsun 8 bin 227.. Aydın 7 bin 462.. Kocaeli 7 bin 476.. Gaziantep 7 bin 437.. Kayseri 7 bin 146.. Hatay 7 bin 071.. Denizli 6 bin 354.. Şanlıurfa 5 bin 728.. Eskişehir 5 bin 600.. Sakarya 5 bin 367.. Muğla 5 bin 095.. Ordu 4 bin 992.. Tekirdağ 4 bin 935.. Trabzon 4 bin 827.. Malatya 4 bin 750.. Diyarbakır 4 bin 644.. Afyonkarahisar 4 bin 844.. Kütahya 4 bin 433.. Çanakkale 4 bin 374.. Tokat 4 bin 307.. Sivas 4 bin 218.. Malatya 3 bin 984.. Zonguldak 3 bin 961.. Erzurum 3 bin 959.. Çorum 3 bin 952.. Kastamonu 3 bin 508.. Giresun 3 bin 434.. Edirne 3 bin 311.. Elazığ 3 bin 161.. Van 3 bin 030.. Isparta 2 bin 923.. YOZGAT 2 BİN 828.. Kırklareli 2 bin 604.. Adıyaman 2 bin 525.. Mardin 2 bin 474.. Osmaniye 2 bin 441.. Amasya 2 bin 437.. Uşak 2 bin 397.. Düzce 2 bin 232.. Rize 2 bin 177.. Niğde 2 bin 076.. Bolu 2 bin 066.. Burdur 2 bin 055.. Nevşehir bin 870.. Sinop bin 858.. Aksaray bin 751.. Ağrı bin 718.. Karabük bin 604.. Çankırı bin 569.. Batman bin 553.. Yalova bin 486.. Bartın bin 483.. Kırşehir bin 395.. Bilecik bin 380.. Artvin bin 373.. Erzincan bin 366.. Kars bin 348.. Karaman bin 316.. Muş bin 250.. Şırnak bin 127.. Kırıkkale bin 116.. Bingöl bin 001.. Bitlis 989.. Siirt 905.. Gümüşhane 867.. Kilis 791.. Ardahan 713.. Iğdır 652.. Tunceli 548.. Hakkari 486.. Bayburt 457.. -

“Hz.Muhammed ve Güvenli Toplum” programı büyük ilgi gördü
Programa Akdağmadeni İlçe Müftü Vekili Serdar Kılıç, Yozgatİl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu, din görevlileri ve vatandaşlarkatıldı. Bu öğretim yılı başında hizmete açılan Kuran Kursu’nda, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program daha sonra iki ayrı bölümdegerçekleştirildi.
Kuran Kursu öğreticisi ve kursiyerler tarafındanhazırlanan “Kutlu Doğum” programında bayanların yoğun katılımı dikkat çekti.Kuran kursu kursiyerleri tarafından zengin içerikli olarakgerçekleştirilen programın ardından camiye geçilerek, mevlid-i şerifokundu ve ilçe Müftü Vekili Serdar Kılıç yaptığı vaazında, “Hz.Muhammed ve Güven Toplum” konusunda cemaatle önemli paylaşımlarda bulundu. Kutlanmakta olan “Kutlu Doğum Haftası”nın temasının,Diyanet İşleri Başkanlığınca ‘Hz.Muhammed ve Güven Toplumu’ olarakbelirlendiğini kaydeden Kılıç, doğruluk, dürüstlük, güvenilirlik, ahdevefa, nezaket, adalet, hoş görü ve cömertlik gibi İslam’ın evrenselprensiplerinden bahsetti. Medine İslam toplumunun da güven temelindekurulduğunu vurguladı”. Yapılan duanın ardından öğle namazı kılındı veikramlar sonrası program sona erdi.