Necip Fazıl yılı etkinlikleri kapsamında Yozgat Valiliği öncülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “16 ses 16 şiir” programı düzenlendi.
Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen şiir dinletisinde, il merkezi ve ilçelerde görev yapan öğretmenler, Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar Lisesi müzik gurubunun müzikleri eşliğinde üstadın 16 şiirini seslendirdi.
Vali Kemal Yurtnaç, program sonrası yaptığı konuşmada, bu yılı Yozgat’ta Necip Fazıl yılı olarak belirlediklerini söyledi.
ÜSTADIN ŞİİRLERİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARMALIYIZ
Yıl içerisinde Necip Fazıl etkinlikleri yaptıklarını hatırlatan Vali Yurtnaç, “Arkadaşlarımızla düşündük ve bu sene ilimizde Necip Fazıl etkinlikleri yaptık. Mutlaka hepimizin hafızalarında üstadın birkaç mısraları var. Bunu gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevi. Biz bundan sonra her sene bir fikir adamını Yozgat’ta o yılın etkinliği olarak devam ettireceğiz. Önümüzde ki eğitim öğretim yılı için üstadın şiirlerinin bulunduğu bir CD hazırlayacağız ve bu şiirleri taşımalı eğitim gören öğrencilerimiz okullarına giderken servislerinde dinleyecek. Bunlar küçük ama millete yön veren dokunuşlar” dedi.Güzel binalar, okullar, yollar yapmanın güzel şeyler olduğunu belirten Vali Yurtnaç, “Toplumu imar etmek sanatçıların, şairlerin, yazarların işidir. Zira bunlarda nezaket ve zarafet vardır. Biz bu anlayışı topluma kattığımız oranda o toplum yükselip yücelecektir. Herkesin üstattan alması gereken mutlaka bir şeyler var. Öğrencilerimizi biz bu tür şeylerle bilgilendirip bilinçlendireceğiz” diye konuştu.
Konuşmanın ardından Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar Lisesi resim bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan Necip Fazıl resim sergisi gezildi.Şiir dinletisi ve resim sergisi katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı.
Yazar: admin
-

Vali Yurtnaç: Bu yılı ilimizde Necip Fazıl, yılı olarak belirledik
-

Halep için un kampanyası
Yozgat İl Müftüsü Salih Sezik, 17-22 Nisan 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Yozgat’ta görev yapan basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelen Yozgat İl Müftüsü Salih Sezik, Kutlu Doğum Haftası’nın bu yıl 17-22 Nisan’da gerçekleştirileceğini söyleyerek İl Müftülüğü olarak Yozgat’ta düzenleyecekleri programlar hakkında bilgi verdi. Etkinliklerin 5 ana programda gerçekleştirileceğini söyleyen Sezik, ilk programın 17 Nisan Pazartesi günü Büyük Sinema Salonu’nda ‘Hz. Peygamber ve Güven Toplumu’ konulu konferansla başlayacağını söyledi. Etkinlik kapsamında hafızlar tarafından Kuran-ı Kerim ziyafeti verileceğini aktaran Sezik, kadınlara, gençlere, çocuklara yönelik birçok etkinliğin Kutlu Doğum Haftası içerisinde gerçekleştirileceğini dile getirdi.
Ocak ayında Yozgat Müftülüğüne atanan Sezik, göreve başladığı günden itibaren İl Müftülüğü olarak gerçekleştirdikleri faaliyetlerden de bahsetti.
Türkiye Diyanet Vakfı öncülüğünde ‘Halep’te İnsanlık Ölmesin’ kampanyası kapsamında Halep’teki Müslümanlar için Yozgat genelinde un yardımı başlattıklarını da hatırlatan Sezik, makbuz karşılığında nakdi yardımları kabul edeceklerini söyledi. 1 çuval un fiyatının 60 TL olduğunu söyleyen Sezik, yardımda bulunmak isteyen vatandaşların kampanya için açılan TR55 0001 5001 5800 7293 6440 01 hesap numarasına yardımlarını Türk lirası olarak yatırabileceklerini hatırlattı.
Halep için un yardımlarının 20 Nisan’a kadar devam edeceğini söyleyen Sezik, Yozgat’ta hedeflerinin 7 tır un olduğunu toplanan yardımların ise Cumhuriyet Meydanı’ndan Halep’e gönderileceğini ifade etti. -

KOP istişare Toplantısı Yozgat’ta Yapılacak
Yozgat Sorgun Büyük Termal Otelinde Cuma günü saat 09:30’da Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı’nın konuşmaları ile başlayacak olan toplantıya kamu kurum ve kuruluşları müdürleri ile STK’lardan temsilciler katılacak. Toplantıda KOP Eylem Planı kapsamında kamu yatırım programında yer alması öngörülen projeler görüşülecek.
Yozgat’ın KOP Projeleri konuşulacak
Kalkınma Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan ve 2016 yılında Yozgat’ın da dahil edilmesiyle faaliyet alanındaki il sayısı 8’e yükselen KOP İdaresi’nin görev sahasına dahil olan yeni illerin KOP Eylem Planı’na entegrasyonu için yoğun olarak çalıştıklarını söyleyen Başkan İhsan Bostancı, toplantı ve çalıştay ile Yozgat için KOP Eylem Planı kapsamında yapılabileceklerin masaya yatırılacağını söyledi.
Toplantıda, Yozgat ilinin KOP Eylem Planı’na entegrasyon için gelen projelerin değerlendirileceğini belirten Başkan Bostancı şunları söyledi:
“İlk etapta Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde illerinden oluşan KOP Bölgesine, 2016 yılı Haziran ve Eylül aylarında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararları ile Nevşehir, Yozgat, Kırşehir ve Kırıkkale illeri eklenmiş ve İdarenin sorumluluk sahasında bulunan il sayısı 8’e, KOP Bölgesi’nin toplam yüzölçümü ise 95 bin 579 kilometreye ulaşmıştır. Dört ilimizde uygulanan KOP Eylem Planı’na yeni illerimizin entegrasyonu için Kalkınma Bakanlığımızın talimatlarıyla Yozgat’ın da içinde olduğu illerdeki yerel ve merkezi kurum ve kuruluşlardan proje önerilerini istedik. Toplanan proje önerileri Başkanlığımız tarafından Onuncu Kalkınma Planı, Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi, bölge planları ve ilgili diğer plan ve programlarda belirtilen amaç ve hedefler doğrultusunda değerlendirildi ve önceliklendirildi.
Gelmiş olduğumuz aşamada ise Valiliklerimizle de istişareler içinde projeleri öneren kuruluşlarla bir araya gelip projelerin tartışılacağı çalıştaylar düzenleyeceğiz. Çalıştayda sektörel olarak projeler incelenecek ve öneriler alınacaktır. Aynı zamanda Yozgat ilimizde saha ziyaretleri ile önerilen projeler yerinde incelenecek; Yozgat’ın kalkınması için kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde hep beraber çalışacağız.” -

Şaşmaz: Katil Esed acilen durdurlmalı BM derhal gereğini yapmalı
Bem Bir Sen Yozgat İl Başkanı Mehmet Şaşmaz, yaptığı yazılı açıklamada, rejim uçakları tarafından aralarında çocuklarında bulunduğu 100 kişinin öldürülmesi ve 400’den fazla insanında yaralandığı saldırıyı lanetlediklerini belirtti.
Şaşmaz, açıklamasında şunları kaydetti: “İdlib’te Suriye rejim uçaklarının İdlib’te gerçekleştirdiği kimyasal saldırıyı lanetliyoruz. 6 yıldan bu tarafa eli kanlı katil Esed tarafından Suriye’de tam bir soykırım suçu işlenmiştir. Suriye rejimi ve destekçilerinin insanlık suçu kapsamına giren saldırılarına karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni göreve davet ediyoruz”
İNSANLIK BU ZULME KAYITSIZ KALAMAZ
Suriye’de yaşanan vahşet dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. “Uluslararası toplum derhal harekete geçmelidir. Bu vahşete karşı sadece Türkiye değil, bütün ülkeler sorumluluklarını yerine getirmelidir. İnsanlık bu zulme daha fazla seyirci kalamaz, kalmamalıdır”
ESED HİÇBİR ÇİZGİ BIRAKMADI
Başta ABD olmak üzere birçok Batılı ülke kimyasal silah kullanımını “kırmızıçizgi” olarak deklare etmiş “Zalim Esed kendi halkına karşı vahşette aşılmadık hiçbir çizgi bırakmamıştır. Çoluk çocuk demeden onlarca kez kimyasal silahlarla adeta toplu kıyıma girişen bu zalimi durdurmanın zamanı gelmiş ve hatta geçmektedir. Dünyanın gözü önünde alenen savaş suçu işleyen bu cani için Birleşmiş Milletler derhal harekete geçmeli ve gereğini yapmalıdır.”
ESED SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMESİNDE
YARGILANMALI
Suriye rejiminin başındaki eli kanlı katil Esed tamamen kontrolden çıkmıştır. Devlet terörü estiren zalim Esed acilen Lahey’de Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanmalıdır. Masum insanların katledilmesi karşısında tepkisiz kalmak, küçücük bebeklerin hayatını esedrejiminin insafına bırakmak, yeni katliamlara davetiye çıkarmak anlamı taşımaktadır. Başta ABD ve Rusya olmak üzere Ortadoğu’da masum çocukların kanları üzerinden çıkar paylaşımına girişen ülkeler, eğer azıcık vicdanları kaldıysa bu katili derhal yargılamalı ve en ağır cezayı vermelidir.”
BU VAHŞETTEN
DESTEKÇİLERİ DE
SORUMLUDUR
İdlib’te ölen masumların kimyasal gazla adeta kuş gibi çırpınarak can verdiklerinde “Bu manzara karşısında gözü yaşarmayan, vicdanı sızlamayanlar tamamen insanlığını yitirmiş demektir. Esed rejimine göz yuman ve destek veren Rusya ve bölge ülkeleri bilmelidir ki; içerisinde bulunduğumuz mübarek üç aylar hürmetine Adili mutlak olan Yüce Allah, ortak oldukları bu vahşetin bedelini eninde sonunda onlara ödetecektir.” -

Bozok Üniversitesinde 53. Kütüphane Haftası kutlandı
Üniversitenin Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kadir Özköse, Prof. Dr. Şenol Akın, fakülte dekanları, daire müdürleri çok sayıda öğretim elemanı ve öğrenci katıldı.
Rektör Karacabey, etkinlikte yaptığı açılış konuşmasında kitap okumanın ve kütüphanenin önemini vurguladı. Karacabey, “Ne kadar çok okursak toplum olarak o kadar çok bilinçli ve eğitimli oluruz. Okuyan insanın duygusal zekâsı gelişir ve toplumda kendi daha iyi ifade eder. O yüzden bol bol okumalıyız. Okumanın yeri ve zamanı yoktur. Bugün bu toplumda bir yerler edinmişsek; bundaki en büyük pay çok okumaktan kaynaklanıyor.” dedi. Türk medeniyetinin bir kitap kütüphane medeniyeti olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, “İnançlarımız hep kitap üzerinedir. Topluma, medeniyete medeniyet aşılayan şey bilgidir, kültürdür. Bunun da kaynağı kütüphanelerdir. Bizim için dinlenmek okuduğumuz kitabı değiştirmek olmalıdır. Kitaplarımıza ve kütüphanemize olması gereken değeri vermemiz gerekiyor. Bu vesile ile 53. Kütüphane Haftası’nı kutluyorum.” diye konuştu. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güngör Karauğuz’da “Kadim Yazı Geleneğinde Adem’in Çocukları” konulu konferans verdi.
Program, 2016 yılında üniversite kütüphanesinden en çok ödünç kitap alıp okuyan öğrenci ve personellere hediyelerinin takdim edilmesi ile sona erdi. -

Yazarlar Vali Yurtnaç’ı makamında ziyaret etti
Yozgat’ta öğrencilerin kimlik ve kişiliklerinin oluşturulması yönünde başlatılan çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.Bu kapsamda Yozgat’ın yetiştirdiği yazarlardan Yusuf Dursun ve uzun yıllar öğretmenlik yapan yazar-şair Bestami Yazgan Yozgat’ta çeşitli okullarda öğrencilerle bir araya geldi.
4 gün süren program çerçevesinde yazarlar, öğrencilere yazarlık ve şiir üzerine öğretici bilgiler vererek, öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtladı.
Program sonrası yazarlar Vali Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret etti.
Vali Kemal Yurtnaç, öğrencilerin kimlik ve kişiliklerinin oluşturulmasında bu yıl çeşitli girişimlerde bulunduklarını söyledi.
Bu yılı Necip Fazıl yılı olarak belirlediklerini kaydeden Vali Yurtnaç, “Öğrencilerimizin kimlik ve kişiliklerinin oluşturulmasında her yıl bir dava adamını, bir fikir adamını öğrencilerimize anlatacağız. Bu yıl Necip Fazıl sempozyumu ile üstadı öğrencilerimize anlattık. Yıl boyu da çeşitli etkinliklerle üstadı öğrencilerimize anlatmaya devam edeceğiz. Şimdi de öğrencilerimizi şair ve yazarlarımızla buluşturuyoruz. Bu tür kişiler öğrencilerimizin kimlik ve kişiliklerinin oluşturulmasında büyük rol oynayacaktır” dedi.
Vali Yurtnaç, Yusuf Dursun ve Bestami Yazgan’a, öğrencilere gösterdikleri bu hassasiyetten ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti.
TÜRKİYE OKUYOR
Son zamanlarda Türkiye okumuyor, okuma oranı düşük diye konuşanların olduğunu belirten Yazar Bestami Yazgan, “Bunu sahada olmayanlar söylüyor. Ben sahadayım geçen hafta Siirt’teydim binlerce çocuğa kitap ulaştı. Bu hafta Yozgat’tayım 10 bin kitap öğrencilere ulaştı.
Önümüzdeki hafta da Batman’da 170 bin kitap valilik kanalıyla öğrencilere dağıtılacak. Sahada olmayanlar bu şekilde düşünebilir. Aydının görevi okuyucunun ayağına gitmektir. Kitaplardan uzak kalırsak hafızasını kaybetmiş insanlara döneriz.
Bu nedenle genç nesle okumayı sevdirecek, kitap sevgisi aşılayacak her türlü projenin içerisinde yer almaya seve seve hazırız” dedi. -

Şerefli: Dünya soykırımcı katil ve zalimlere ne zaman dur diyecek
Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli yaptığı yazılı açıklamada, Beşar Esad’ın sözde iktidarını korumak ve kurtarmak için İdlib’e saldırmasında 100’üzerinde insanların hayatlarını kaybettiğini ve 400’den fazla kişinin yaralandığını söyledi.
KATİLİAMI NEFRETLE ŞİDDETLE KINIYORUZ
Katlimı nefretle kınadıklarını vurgulayan Şerefli, şöyle devam etti: “İdlib’de kadın erkek, yaşlı çocuk demeden sivil halka klor gazlı kimyasal bombalarla saldırması, ilk belirlemelere göre 100’ün üzerinde insanın ölümüne 400’den fazla kişinin yaralanmasına sebep olmuştur. Haber bültenlerine yansıyan görüntüleri izlemek bile insanın yüreğini parçalamaktadır. İnsanlığımızdan utandıracak ölçüde vicdanları paramparça eden bu vahşetin failleri, temel insan haklarına ve değerlerine duyarsız işleyen egemen dünya düzeninin ne boyutta zalimliklere, acı ve ölümlere yol açtığını, açacağını bir kez daha göstermiştir. Katliamı şiddetle, nefretle kınıyor, yıllardır sürmekte olan bu zulmü sonlandırmak, faillerini cezalandırmak için ulusal ve uluslararası yetkin ve etkin organları görev ve sorumluluğa davet ediyoruz.”
ORTADOĞU İSLAM COĞRAFYASI ATEŞ VE KAN GÖLÜNE
ÇEVRİLMİŞTİR
Politik çıkar ve paylaşım hesapları için Ortadoğu ve İslam coğrafyasının kan gölüne çevrildiğini kaydeden Şerefli, “ İnsan ve medeniyet değeri adına hiçbir hassasiyet ve önceliği kalmamış emperyalist güç odakları kendi politik çıkar ve paylaşım hesapları için bütün dünyayı özelikle Ortadoğu İslâm coğrafyasını ateş ve kan gölüne çevirmiştir. Yeni dengeler, denklemler, çıkar hesapları adına, çoğu hiçbir şeyden haberi olmayan mazlum, müdafaasız sivil insanları en feci şekilde katletmenin hiçbir akli, insani gerekçesi ve açıklaması olamaz. Savaş ortamında bile uyulması gereken bir hukuk vardır. Maalesef emperyalist zorbalar dünyasında uyulması gereken hiçbir hukuk ve ahlâk kuralı kalmayınca bu vahşi savaşın ve hesaplaşmanın ölümcül yükünü de ne yazık ki daha çok sivil halklar çekmektedir.Kanlı, kirli paylaşım ve güç hesaplaşmasında yüz binlerce kadın, çocuk kurban edilmektedir. Hangi hesap, hangi hedef çoğu yaşlı ve çocuk olan masum insanların ölümünü gerekli ve haklı görebilir? Bu zulüm ve faciaya ortak olanların, işledikleri suçu din, dil, köken ayrımına istinaden yapmaları, insanlığın medeniyet seviyesinin düştüğü sefil ve aşağılık durumu göstermesi açısından daha vahim ve dehşet vericidir.”diye konuştu.
DEVLETLER VE
ULUSLARARASI
KURUMLAR
KÖRLÜKLE
HADİSELERE
SEYİRCİ
KALMAKTADIR
Devletlerin, uluslararası kurumların, sivil toplum örgütlerinin yıllardan berikorkunç bir körlük ve duyarsızlıkla hadiselere seyirci kaldığını vurgulayan Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli,“İnsanlığın duyarsızlığı katliamcılara cesaret vermekte, başta BM olmak üzere barış amaçlı birçok kuruluş zalimleri adeta ödüllendirmektedir. Yüzlerce benzer savaş suçu, önemsiz beyanatlarla geçiştirilerek, dünyanın gözü boyanmakta, gerçekte ise zulme gizli- açık izin ve imkân verilmektedir.Eğitim-Bir Sen olarak, işgal, yağma, talan ve en feci ölümlerle bölgeyi işgal ederek egemen olmak isteyen güçlere tepkimiz, pratik yaptırım ve sonucu olmayan kınama açıklamalarıyla geçiştirilemez diyoruz. Yaşananlar dayanma sınırını çoktan aşmıştır. Zulüm dayanılmaz olmuştur. Kelimelerin, beyanların anlamını yitirdiği, sözün tükendiği noktadayız. Bu vahşete, bu zalim zorbalığa daha fazla sessiz ve seyirci kalınamaz. Mazlumların gözyaşı zalimlerden hesap sorularak dinmeli, dindirilmelidir. Özellikle ve öncelikle bütün İslâm ülkeleri, bütün ümmet, insanî, dinî, tarihî sorumluluğunun bilinciyle gelişmelere önleyici bir etkiyle müdahil olmalıdır. Biz bu yönde yetkili kurum ve organları harekete geçmeye davet ediyoruz. “ifadelerini kullandı. -

Öğrencilere diş sağlığı seti dağıtıldı
Yozgat İl Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından Sakarya ilkokulunda düzenlenen törenle, öğrencilere diş fırçası ve diş macunu seti dağıtıldı. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi doktorları tarafından ana sınıfı ve ilkokul öğrencilerine ağız ve diş sağlığı hakkında uygulamalı eğitim verildi. Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Mehmet Akif Karaaslan, koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarının gerekliliği konusunda öğrencileri bilgilendirdi.
Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından okullarda 15 bin 782 öğrenci, 3 bin 25 veli ve öğretmenlere ağız ve diş sağlığı eğitimi verildiğini de hatırlatan Karaaslan, Yozgat’ta huzurevleri, cezaevi ve rehabilitasyon merkezlerinde kalan vatandaşlara ağız ve diş sağlığı eğitimi verildiğini de aktardı. -

izosis Yalıtım Sistemlerinden “Her yer yazı tahtası projesi”
Yozgat – Sorgun karayolu üzerinde 45 bin metrekare alan üzerine kurulu olan ve bünyesinde 40 kişi istihdam eden İzosis Yalıtım Sistemleri, Bozok Teknopark’tan ofis ve danışmanlık hizmeti alarak yazılabilir,antibakteriyel–antimikrobiyal özelliği olan yüzey boyasını üretti. Yurt dışında kilosu 250 dolardan alıcıya ulaşan yazılabilir boyayı geliştirerek antibakteriyel–antimikrobiyal özelliği de dahil ederek patentini alan firma, ortaya çıkan yeni ürünün maliyetini 10’da 1’e düşürdü. Firma Bozok Teknopark bünyesine katıldıktan sonra kendi alanında birçok ilke de imza attı.
BİRÇOK İLKE
İMZA ATTI
Bozok Teknopark bünyesine katıldıktan sonra kendi alanında birçok ilke de imza attı. Firma Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’na verdiği proje kapsamında aldığı destek ile EPS polistren hammadde üretim hattını kurarak bölgede bir ilke daha imza attı. Bölge kaynaklarının bölgede kalmasında etkin rol oynayacak olan bu yatırımın ayrıca nakliye ve petrol gibi sektörlere de can suyu olacağı öngörülüyor. Prefabrik yapı sektöründe yaptığı çalışmalar ve bulduğu detay ile prefabrik yapı piyasasında da bir ilke imza atacak olan firma, farklı bir ürün konsepti ile piyasaya canlılık kazandırmayı hedefliyor. Ayrıca numune dökümlerini tamamlanan ve kalite sistem belgeleri için son noktaya gelineni Prekast GRC ürünleri, yani betondan imal cephe dekoratif elemanları imalatı da bölge de ilk ve tek olacak.İzosis Yalıtım Sistemleri Limitet Şirketi, 2009 yılında İnşaat Yüksek Mühendisi Serkan Uzun tarafından kuruldu. İzozis, KOSGEB KÖİD projesi kapsamında Yozgat’ta Sorgun Karayolu üzerindeki kendisine ait 3 bin metrekare kapalı, 18 bin 500 metrekare açık alanda faaliyetlerine başladı. Günümüzde ise ek yapılar ile kapalı alanda 6 bin 500, açık alanda 19 bin metrekare alan üzerinde faaliyet gösteren İzozis, 10 yıl içinde 20 bin metrekare kapalı, 30 bin metrekare açık alanda üretim hedefiyle yoluna devam ediyor.
TESCİLLİ
MARKALARIN
ÜRETİCİSİ OLDU
2010 yılında kurumsallık ilkesini olmazsa olmaz kabul eden firma ISO 9001:2008, ISO 14001:2000 ile CE kalite sistem belgelerini aldı. Marka bilinci ile kaliteyi özdeşleştirmek isteyen firma üretim alanında İzosis ile birlikte yaptığı boya grubu ile ilgili Artizo, toz yapı kimyasalları ile ilgili İzobonder, tamir ve elastik harç grubu ile ilgili İzofixer, prefabrik hazır yapılarla ilgili İzofabric ve geliştirdiği yeni bir mekanik mantolama sistemi ile ilgili de Turkizo markalarını tescil ettirdi.
ALANINDA PEKÇOK ÖDÜL ALDI
İş hayatında koyduğu hedefleri bir bir gerçekleştirmekte olan firma, İzosis Yalıtım Sistemleri olarak henüz ticari hayatında bir yılını doldurmadan üretim yaptığı yalıtım sektöründe ülkemizde ilklere imza atma başarısını gösterdi. Bu başarısı KOSGEB tarafından da değerlendirilen firma, 2010 yılında Türkiye çapında Yılın Girişimcisi ödülüne aday gösterilerek üstün başarı plaketi ile ödüllendirildi. Ayrıca kurulduğu tarihten bu yana ortalama yüzde 180 büyüme ivmesiyle hareket eden firma 2013 yılı Allworld Network TurkeyFastGrowth100 programı kapsamında En Hızlı Büyüyen İlk 100 şirket sıralamasında 45’inci sırada yer aldı. 2015 yılında BusınessInıtıatı ve Dırectıons tarafından Internatıonal Star Of LeadershıpInQualıty ödülü ile ödüllendirilip yine Busıness World Award Program’ da Türkiye’yi yurtdışında temsil etti.
YOZGAT’TA
KURULDU
DÜNYAYA AÇILDI
İzosis Yalıtım Sistemleri Afrika,Türkmenistan, Irak, Rusya ve Fransa’ya dolaylı olarak ihracat yapan İzosis Yalıtım Sistemleri firmasının, direk ihracat için Balkan ülkelerine yaptığı iş ziyaretlerinin meyvelerini toplamaya 2017 yılı içerisinde başlayacağı da öngörülüyor. İzosis Yalıtım Sistemleri Firması beş yıl içerisinde yurtiçi ve yurtdışındaki marka bilincini de oturtarak sektörde ilk sıralarda yer almayı hedefliyor. Sektörde ürün çeşitliliği ile Türkiye’de tek olma özelliği taşıyan ve Orta Anadolu’nun en aktif oyuncusu olan firma İstanbul’dan Van’a, Trabzon’dan Mersin’e bayi yapılanmasındaki sürecini de devam ettiriyor.
İzosis Yalıtım Sistemleri Firmasının Genel Müdürü Serkan Uzun, Bozok Teknopark’ın kurulduğu gün Teknopark bünyesinde ofis açtıklarını belirterek, “Firmamızın bir vizyonu var ve bu bağlamda Teknopark’ın firmamıza ne tür katkılar sağlayacağını düşünerek, teknik Ar-Ge çalışmalarımızı Teknopark içerisinde yürütme kararına vardık” dedi.
Uzun, şunları kaydetti: “Teknopark içerisinde oluşturduğumuz ofiste Türkiye’ye yurt dışından gelen ve maliyeti oldukça yüksek olan patentli bir ürün hakkında çalışma başlattık. Bu ürün duvar yüzeyine sürüldüğünde o yüzeyi bir yazı tahtası haline getiriyor ve istediğiniz zaman o yazıyı bir silgi yardımı ile silebiliyorsunuz. Ürün patentli olduğu için bu ürünü geliştirmemiz gerekiyordu. Ürüne antibakteriyel -antimikrobiyalbir özellik katarak hem hijyeni sağlasın hem de yazı tahtası gibi kullanılsın istedik. Bunun yanında ürünü sadece duvar yüzeyleri ile sınırlı yapmayalım tüm yüzeylerde uygulanabilsin istedik. Bu düşünce ile harekete geçerek bir Ar-Ge projesi yazdık. Bu projemiz KOSGEB tarafından onaylandı ve biz bu projeye Teknopark’ta çalışmaya başladık. Her yer yazı tahtası projesi ismini verdiğimiz çalışmalarımızın meyvelerini de aldık, projemiz 5’inci ay itibariyle sona eriyor, ürünü yaptık aynı zamanda ürüne antibakteriyel – antimikrobiyal özelliğini kattık ve ürünü yurt dışı maliyetlerinin yaklaşıl olarak 10’da 1’ine düşürmüş olduk. Teknopark bünyesi içerisinde teknik bir ofisimizin olması, danışmanlık hizmeti alabilmemiz ürünü ortaya koymamızda büyük katkı sağladı” -

Yozgat Jandarması tarihi eser ele geçirdi
Edinilen bilgiye göre, Akdağmadeni İlçesine bağlı Akçakışla Köyünde yapılan yol kontrolünde arama noktasında durdurulan bir araçta O.B., isimli şahsın üzerinde yapılan aramada Bizans dönemine ait 26 adet sikke ele geçirdi. Şüpheli şahıs O.B. jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.
JANDARMADAN UYUŞTURUCU
OPERASYONU: 3
GÖZALTI
Öte yandan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Huzur Operasyonu kapsamında Sorgun İlçesi Çiğdemli Beldesinde yaptıkları yol kontrolünde durdurdukları araç içerisinde 45 gram Bonzai, ruhsatsız av tüfeği ele geçirdi. Olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Edinilen bilgiye göre Yozgat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ülke genelinde yapılan huzur operasyonu kapsamında Çiğdemli Beldesinde yaptıkları yol kontrolünde bir aracı durdurdu. Araçta yapılan aramada, 45 gram bonzai, 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 2 adet cep telefonu ile 1 adet çakı ele geçirdi. Jandarma ekipleri olayla ilgili gözaltına aldığı 3 şüpheliyi işlemlerin ardından adliyeye sevk etti.Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. -

Okudukça okur yazdıkça yazar etkinliği düzenlendi
Etkinlikte ülkemizin çocuk edebiyatı türünde yetkin eserler veren iki yazarı, Bestami Yazgan ve Yusuf Dursun, Yozgat’ın köy ve kasabalarında yaşayan 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileriyle bir söyleşi gerçekleştirdi.
Proje yürütücüsü Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Başaran konuyla ilgili şunları söyledi:
“Bu projenin temel amacı “insan bilmediğinin düşmanı olur” kaidesinden hareketle, öğrencilerin okumaya ve yazmaya düşman olmasını engellemek, okur ve yazar insanlar yetiştirmektir. Bunun için hemen tüm hizmetlerden yararlanabilen il ve ilçe merkezindeki çocukları değil, Yozgat merkeze bağlı köylerdeki Esenli, Divanlı, Osman paşa, Çalatlı, Çadırardıç, Sarıfatma, Bişek, Musabeyli ve Büyüknefes olmak üzere toplam 9 ilçede ilk ve ortaokula devam eden öğrencilerimize stratejik okurluk, okumada üstbilişsel stratejileri kullanma, yazarken ve yazılı ürünleri değerlendirirken 6+1 analitik değerlendirme vb. yöntem ve teknikleri tanıttık. Gerçek manada okuyup yazan bireylerin okuma ve yazmaktan zevk alacağı, okuma ve yazmaya ayırdığı zamanı artıracağı söylenebilir.
Projenin ikinci temel amacı ise okur kültürü oluşturmak ve yaymaktır. Bu amaç için ilk ve ortaokul olan tüm köylere gidilmiş, alanında uzman öğretim üyeleri ve fakültemizde öğrenimine devam eden öğretmen adaylarımızla 6 hafta süren etkinlikler yapılmıştır. Bu etkinlikler sırasında her okula bir kitaplık kazandırılmıştır. Ayrıca çalışmaların yapıldığı sınıflarda okuyan her bir öğrenciye Bestami Yazgan ve Yusuf Dursun’un bir kitabı hediye edilmiştir.
İşte bugünkü etkinliğimizde de okurlarla yazarı buluşturma, yazar ile kitaplar hakkında söyleşi yapma ve yazara kitabını imzalatma gibi okur kültürünü geliştirici etkinlikler yapılmıştır. Yaşadığımız çağda nitelikli okuryazar olmanın kültürel, siyasi ve ekonomik önemi o denli fazladır ki, eğer tek bir öğrencide bile hedeflenen kazanımlar gerçekleşse kendimizi başarılı sayacağız.”
Etkinlik sonunda projeye katkılarından dolayı Bestami Yazgan, Yusuf Dursun ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Metin Halıcı’ya plaket takdim edildi. -

Bozdağ’dan Türkiye Barolar Birliğine tepki
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Maltepe’de hukukçularla kahvaltıda bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Bozdağ, Eylül ayında Avukatlık Kanunu, hakim ve savcılık mesleğine giriş ile ilgili staj dönemini de kapsayan önemli bir adım atacaklarını söyledi. Türkiye’de avukatlarının sorularını takip eden bir çatı birliğin olmadığını belirten Bozdağ, “Barolar var ama baktığımızda bugün ideolojilere teslim olmuş, sadece mensup olduğu ideolojinin davulunu çalmayı marifet zanneden bir yapı ile karşı karşıyayız. Barolar Birliği diye bir birlik Ankara’da var ama o birlik barolar emrinde bir hizmet yapmıyor. Avukatların derdi nedir, yok. Sorunu nedir, yok. Ben bakanım benimle gelip konuşulan bir konu yok. Türkiye’de avukatların çatı kuruluşu olan Barolar Birliği, bugünkü işleyiş tarzı ile avukatları temsil eden bir birlik değil. Barolar Birliği Cumhuriyet Halk Partisini temsil eden bir çatı kuruluşu. Barolar Birliği alternatif CHP Genel Merkezi, Sayın Feyzioğlu da alternatif CHP Genel Başkanı olarak çalışıyor. Halbuki Türkiye’nin Barolar Birliğine ihtiyacı var. Alternatif bir CHP’ye ihtiyacı yok. Eğer isterlerse kursunlar alternatif CHP, halktan oy isteyin. Yeni de değil bu. 15 yıldır Barolar Birliği başkanlarının birisinin öbüründen uygulama ve yönetim tarzı itibariyle hiçbir farkı olmadı. Bütün avukat arkadaşlarına şunu söylüyorum. Haklarınıza sahip çıkın. Sizi temsil eden, sizin sorularınızın takipçisi olan bir baro anlayışını hayata geçirmek bütün avukatların menfaatine” diye konuştu.
“Ya avukatların temsilcisi olarak ona göre iş yaparlar ya da Türkiye avukatların temsilciliğini dert edinen bir yeni formülü hayata geçirir”
Avukatların ideolojik bir dayatma ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, “Biz AK Parti hükümetleri olarak bütün bu ideolojik duvarları yıktı. Bu ideolojik duvarı da yıkmak bizim ana vazifemizdir. Hiç kusura bakmasın. Ya avukatların temsilcisi olarak ona göre iş yaparlar ya da Türkiye avukatların temsilciliğini dert edinen bir yeni formülü hayata geçirir. Bundan yana kesinlikle bir tereddüdümüz yoktur. Yeni dönemde bütün bu konuları içeri alan adımlarımızı atacağımızı ifade etmek isterim. Türkiye, sürekli Ankara’da iki tane ilin bir araya gelip Barolar Birliği tayin ettiği ve bir ideolojiye bu kadar avukatın teslim edildiği bir yapı ile yoluna devam edemez. Herkes işini yapacak. Ve işini yasalara göre yapacak” şeklinde konuştu.
Yasalara göre TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun ‘hayır’ kampanyası yapamayacağını belirten Bakan Bozdağ, “Ama yapıyorlar. Senin işin o değil. Sen işine bak” ifadelerini kulandı.
“Terör örgütlerini gündemi neyse Tabipler Birliğinin gündemi de o”
Bakan Bozdağ, konuşmasında Türk Tabipler Birliğini de eleştirerek, “Türkiye’deki başka ideolojilere teslim meslek örgütleri var. Tabipler Birliği diye bir birlik var. Tabiplerin hak ve hukukunu savunduğuna hiç şahit olmadım. Neyi savunuyor. O taleplerine bakarsanız o talepleri kimleri dile getirdiğine baktığınızda görürsünüz. Terör örgütlerinin gündemi neyse onların gündemi de o. Ben anlamakta zorlanıyorum. Tabiplerin derdi yok mu, gündemi yok mu, onların sıkıntısı yok mu? Bir gün de ‘tabiplerin bu derdi var’ diye niye konuşmazlar. Ellerine veriyorlar, onlar da çıkıp konuşuyor. Doktorlara da onun için diyorum. Bu yapıyı değiştirme onların da vazifesi. Hem hukuk camiası, hem de tabipler camiası maalesef bir ideolojiye çatı yönetim emanet edilmiş ve onlar herkesi aynı görüyor. Türkiye’nin bu tür bir ideolojiye teslim olmuş anlayışlarla sivil toplumu ayakta tutma imkanı olamaz. Ben Barolar Birliği ile ilgili hep söylüyorum” dedi.
Türkiye’de kanunda öngörülen hedefler ve kurallar doğrultusunda çalışan Barolar Birliğine ihtiyaç olduğunu savunan Bozdağ, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Ama böyle bir çalışmayı ben göremedim, görmüyorum. Onun için adalet bakanı olarak hukukçuların temsil edildiği bir birlik aleyhine konuşmayı da kendime yediremiyorum ama lehine konuşacak bir cümle de bulamıyorum. Keşke lehlerine söyleyecek bir cümlem olsa da söylesem. Bu kadar temsil ettiği insanların hak ve hukukundan uzak bir örgüt örneği istersen işte Türkiye Barolar Birliği. Umarız Türkiye’deki avukatlarımız bu ideolojik yapılanmalar karşısında sesini yükseltirler ve onlara baskı yaparlar. Aksi halde eski tas eski hamam yola devam ederler. Benim avukatlığımda bizim sağlık sigortamız yoktu. Kim çözdü bu meseleyi. 7/24 sövdükleri AK Parti çözdü. Avukat prim ödemiyor mu? İşçi de prim ödüyor ama avukatların sağlık güvencesi yoktu. Sağlık güvencesini biz getirdik. Barolar Birliği istediği için değil biz inandığımız için yaptık. Staj yapan çocukların ciddi sıkıntıları var. Adeta bir kölelik düzeni kurulmuş. Bunları düşünmek benim görevim ama benden önce temsilcilerinin bunu düşünmesi lazım.” -

Dündar: Çubuk maçı prestij maçı
Teknik direktör Feridun Dündar, hafta sonu konuk edecekleri Çubukspor müsabakasının hazırlıklarını ara vermeden sürdürdüklerini söyledi. Oyuncularına sık sık nasihatlerde bulunduğunu dile getiren Dündar, ‘’Çubukspor müsabakası bizim için bir prestij maçı olacak. Ama bizim için asıl önemli müsabaka Çubukspor maçından sonra Sorgun Belediyespor ile oynayacağımız baraj müsabakası. Çubukspor maçını kazanmak için sahaya çıkacağız ve bu müsabakada Sorgun Belediyespor maçının provasını yapacağız. Güçlü rakibimiz Çubukspor karşısında elimizden gelenin en iyisini yapacağız puan alırız veya puan kaybederiz bu o kadar önemli değil ama bizim için asıl önemli müsabaka Çubukspor maçından sonra oynayacağımız Sorgun maçıdır. Hafta sonu konuk edeceğimiz Çubukspor müsabakasından sonra oyuncularıma izin vermeden Sorgun maçının hazırlıklarına başlayacağız. Sorgun Belediyespor müsabakası lige tamam mı devam mı maçı olacak. Bu nedenle de çok önemli. Rakibimiz Yozgat Birinci Amatör Küme Futbol Lig’i şampiyonu o nedenle Sorgun maçını daha çok önemsiyoruz. Allah’ın izniyle de bu müsabakayı kazanacağız’’ dedi.
-

Yazarlar öğrencilerle buluştu
Yozgatlı yazar Yusuf Dursun ve İhlas Koleji’nde uzun yıllar öğretmenlik yapan yazar-şair Bestami Yazgan Yozgat genelinde okulları ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldiler. 4 gün boyunca devam eden programda yazarlar öğrencilerle okuma alışkanlığı, yazarlık ve şiir üzerine söyleşi gerçekleştirdiler.
Yozgat genelinde çeşitli okullarda öğrencilerle bir araya gelen ve deneyimlerini öğrencilere aktaran yazarlardan Bestami Yazgan yaptığı açıklamalarda Türkiye okumuyor eleştirilerine yanıt verdi. Yazgan, “Son zamanlarda Türkiye okumuyor, okuma oranı düşük diye konuşanlar var. Bunu sahada olmayanlar söylüyor. Ben sahadayım geçen hafta Siirt’teydim binlerce çocuğa kitap ulaştı. Bu hafta Yozgat’tayım 10 bin kitap öğrencilere ulaştı. Önümüzdeki hafta da Batman’da 170 bin kitap valilik kanalıyla öğrencilere dağıtılacak” dedi.
Başta Yozgat Valiliği olmak üzere İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ORAN Kalkınma Ajansı’na teşekkür eden Yazgan, okuyucunun değerli olduğunu ve yazarın okuyucunun ayağına gitmesi gerektiğini söyleyerek “Yazar okuyucunun ayağına gitmelidir, okuyucu değerlidir. Yusuf Dursun Bey’le biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Bundan sonra kitap dostu olan Yozgat’ın emrindeyiz” şeklinde konuştu.
Yazarlar, program sonunda öğrencilere hediye edilen kitapları da imzaladılar. -

Genç Çiftçilere 30 bin lira hibe desteği
Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi hakkında tebliğ Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Program, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, tesis yapımı ve hayvan alımı, arı ve arı ürünleri yetiştiriciliği, kanatlı yetiştiriciliği ve tesis yapımı, ipek böceği yetiştiriciliği ve tesis yapımı, kapama meyve bahçesi tesisi, fide, fidan, iç ve dış mekan süs bitkisi yetiştiriciliği, kontrollü örtü altı yetiştiriciliği, kültür mantarı üretimi, tıbbi ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesi, coğrafi işaretli, yerli gen kaynaklarını kullanarak organik veya iyi tarım uygulamalı bitkisel ve hayvansal üretim, coğrafi işareti olan gıdaların üretimi konulu projeleri kapsamaktadır.Yozgat Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Sitesinden yapılan açıklamada şunları kaydedildi: “Başvuru yapacak genç çiftçilerde, tebliğin yayımlandığı tarihten itibaren 18 yaşını doldurmuş, 41 yaşından gün almamış olmak, başvuru tarihi itibariyle okur-yazar olmak, başvuru tarihi itibarıyla ücretli çalışan olmamak, başvuru tarihi itibarıyla örgün eğitime devam ediyor olmamak, başvuru tarihi itibarıyla Katma Değer Vergisi (KDV), gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olmamak, hayvansal üretime yönelik, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, tesisi yapımı ve hayvan alımı konulu proje başvuruları için bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 15 adet büyükbaş veya 50 adet küçükbaştan fazla hayvan sahibi olmamak, arı ve arı ürünleri yetiştiriciliği konulu proje başvuruları için bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 50 adetten fazla arılı kovan sahibi olmamak, Genç Çiftçi hibesinden faydalanmış, hibe sözleşmesi imzalamaya hak kazandığı halde sözleşmeyi imzalamamış, hibe sözleşmesi iptal edilmiş veya genç çiftçi proje değerlendirme komisyonunca başvurusu reddedilmiş olmamak, aynı proje konusunda bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olmamak şartları gerektiriyor.”
Ayrıntılı bilginin il ve ilçe müdürlüklerinden alınacağının belirtildiği bilgide, “Ayrıca, ücretli çalışan, KDV, gerçek ve basit usulde vergi mükellefi olan, hayvansal üretim projeleri için Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 15 adet büyükbaş veya 50 adet küçükbaştan fazla hayvan sahibi olan, arıcılık projeleri için Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla 50 adetten fazla kovan sahibi olan, Genç Çiftçi hibesinden faydalanmış, hibe sözleşmesi imzalamaya hak kazandığı halde sözleşmeyi imzalamamış, hibe sözleşmesi iptal edilmiş veya genç çiftçi proje değerlendirme komisyonunca başvurusu reddedilmiş olan, aynı proje konusunda Bakanlığın diğer hibe programlarından yararlanmış olan kişilerin eşi olmamak şartları aranmaktadır. Ön başvuru ve 05.05.2017 saat 17.30’a kadar bulundukları yerdeki İl veya İlçe Müdürlüklerine kesin başvuru için dosya teslimini şahsen yapmaları gerekmektedir.” denildi. -

Sokak Kütüphanesi kuruldu
Yozgat Terminali Kuğulu Park mevkine kurulan Sokak Kütüphanesinin açılışı gerçekleştirildi. Açılışa Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu ve vatandaşlar katıldı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kitap okuma alışkanlığında azalma olduğunu söyleyen Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, “Kitap okuma alışkanlığı son zamanlarda maalesef kaybettiğimiz önemli bir alışkanlığımız. Aslında insanoğlunun sürekli okuması gerekiyor ama son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu alışkanlığımızı iyice kaybettik. Belediye olarak tekrar bu okuma alışkanlığına dikkat çekmek istiyoruz. Bunun içinde şehirdeki belirlenen parklarda, toplu yaşanılan yerlerde Sokak Kütüphanesi adını verdiğimiz kitaplıklar oluşturduk” dedi.
İlerleyen dönemlerde kapalı otobüs durakları yapılacağı haberini veren ve bu duraklara kütüphane kuracaklarını da söyleyen Başkan Arslan, “Klimalı, kapalı otobüs duraklarımızı ilerleyen dönemlerde hayata geçireceğiz. Bu durakların içerisinde de kütüphanelerimiz olacak. Dolayısıyla şehrin belli başlı bütün bölgelerinde Sokak Kütüphaneleri oluşturmuş olacağız. Temennimiz insanlarımızın bundan yeterince istifade etmesidir” şeklinde konuştu.
İnsanların Sokak Kütüphanesine kendi kütüphaneleri gibi sahip çıkması gerektiğini de dile getiren Başkan Arslan, “Bu kitaplara zarar verilmemesi lazım. Kendi kitaplığı gibi insanların sahip çıkması gerekir. Ama zarar verilmesinden de korkmuyoruz. Verilirse de yenilerini koyarız. önemli olan bunun süreklilik arz etmesi ve insanlarımızın sürekli istifade etmesi. Amacımız insanda bulunması gereken önemli alışkanlıklardan birisini tekrar kazanmaları. Bizim de bunda katkımız olursa mutlu oluruz” ifadelerine yer verdi.
Yapılan çalışmanın olumlu olduğunu söyleyen Mustafa Karatoprak isimli vatandaş ise” Çok güzel bir çalışma olmuş. İnsanın kültürüne katkıda bulunması için önemli bir çalışma. İş yerim burada olduğu için bol bol okuma fırsatım olacak. Bu konuda başkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dedi.
Kitap okumanın bir ihtiyaç haline gelmesi için kurulan kütüphanenin fayda sağlayacağını açıklayan Kadircan Ünal isimli vatandaş ise “Kitap okumak yemek yemek, uyumak gibi bir ihtiyaç olmadığı için başkanımıza bunu hatırlatması sebebiyle teşekkür ediyoruz. Güzel bir çalışma olmuş. Burada insanlar yapacakları bir iş bulamadıkları zaman kütüphaneden yararlanacaklardır. Onların kitabın büyülü dünyasına kapılacaklarına inanıyorum. Bir insan faydalansa kütüphaneden yararlı olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu. -

Çiçek: AK Parti kurulduğu günden beri Yozgat bize destek verdi
TBMM Eski Başkanı Cemil Çiçek,memleketi Yozgat’ta Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin Cumhuriyet Meydanında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada 16 Nisan’da yapılacak referandum da “evet” yönünde oy kullanmaları için hemşerilerinden destek istedi.
Türkiye’nin 16 Nisan’da önemli bir karar vereceğini belirten Çiçek, “Öküz altında deve arayanlar var, fitne fesat çıkarmak isteyen çakma siyasetçiler var.” dedi.
Yozgatlılardan 16 Nisan’da “evet” için destek isteyen Çiçek, şunları kaydetti: “İnanıyorum ki 16 Nisan’da da desteğiniz devam edecek. Bize verdiğiniz destekler size hizmet olarak döndü. Sizin başınızı öne eğdirecek hiçbir yanlışlığın hiçbir alçaklığın yanında olmadık. Devlet dediğiniz bir araba. Bu arabanın birçok parçası var. Arabanın her bir parçasını da devlet organı olarak düşünün. Ama bu arabanın en önemli parçası motordur. Motor yoksa, araba yerinden kalkamaz. Devlet arabasının motoru hükümettir. Devlet arabasının motoru yağ yakıyor, su kaynatıyor, bizi yolda bırakıyor ve arkadaki yükü çekemiyor. ya bu motoru rektefiye edeceğiz ya da değiştireceğiz. 16 Nisan’da yapmak istediğimiz şey, devlet arabasının motor sorununu çözmektir. 16 Nisan’da vereceğiz karar, AK Partinin ihtiyacı değil Türkiye’nin ihtiyacıdır. Büyük devletler geleceği önceden görebilir. Gelecek için tedbiri bugünden alır.
Son 50 yıldan ders alarak ‘Evet’ demeliyiz. İstikrarı kalıcı hale getirmek istiyoruz. Bugün millete hizmet edebiliyorsak, 2002’den bu yana gelen istikrarlı hükümetlere borçluyuz. Bu işin teminatı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve onun kurduğu AK Parti ve Başbakanımız Binali Yıldırım’dır. 16 Nisan’da vereceğiniz ‘evet’ oyları, geleceği aydınlık bir Türkiye’nin, güçlü bir devletin, güçlü bir milletin inşaasına hizmet edecek, destek verecektir. İstikrarı şahıslara bağlı olmaktan çıkaracağız. Türkiye, yepyeni bir motorla medeniyet yarışına devam edecek.” -

Yozgat Havaalanı temeli bu yıl içinde atılacak
Yıldırım, “Ama bunların derdi başka. Dert büyüyen yükselen Türkiye’nin önünü kesmek. Dert anayasa oylamasında evet çıkarsa dünyanın en büyük havalimanı hızla tamamlanacak ve bitecek. Bu arada Yozgat müjdeyi veriyorum. Havalimanınızın inşaatı bu sene başlıyor. Hayırlı uğurlu olsun. Yeni köprüler, otoyollar, hastaneler, limanlar yapılmaya devam edecek. Yapılmasın istiyorlar. Kişi başına milli gelir 20 bin dolara çıkacak. Çıkmasın. Yogat’a hızlı tren gelmesin. Yeni OSB kurumasın istiyorlar. Bunun için uğraşıyorlar. Bunun için terör örgütlerinin sırtını sıvazlıyorlar. Hayır propagandalarını yaptırıyorlar. Ama benim Adalet Bakanım gidince kapılar kapatıyor. Salonlar iptal ediliyor. Konuşturulmuyor. Bunun hesabını Yozgat sorar. 16 Nisan’da cevabını verir” şeklinde konuştu.
“Bu anayasa 82 model artık yürümüyor”
Yıldırım anayasanın yürümeyecek kadar eskidiğinin altını çizip, “Bu anayasa eski bir araba. 82 model. Artık yürümüyor. Türkiye’nin yönünü belirleyemiyor. Çünkü Anayasa bir ülkenin pusulasıdır. Pusula bozulmuş. Gelecek vaat etmiyor. Yol göstermiyor. Sürekli engel ve dayatma, darbe tehdidi Türkiye’ye zaman kaybettiriyor. 2001 hatırlayın. O gün doğan çocuklar 15 aşın geçti. Onlar bilmez. Anne babaları bilir. Cumhurbaşkanı bir şey söylüyor, başbakan başka bir şey söylüyor. Anayasa kitapçığı fırlatıyor Başbakanın kafasına. Sonra olan oluyor. Bedeli millet ödüyor. 11 bin dolar değil 14 bin dolar olurdu. 2001 krizinin bir Anayasa kitapçığının fırlatılmasının bedeli bu” dedi.
“Kılıçdaroğlu güngörmemiş yalanlar söylüyor”
Kılıçdaroğlu’nu yalancılıkla suçlayan Yıldırım, “Kılıçdaroğlu kahvecilerle otuyor ‘ 16 Nisan’dan kahvehaneler kapatılacak’ diyor. Minibüsçülerin yanına gidiyor ‘minibüs hatları kaldırılacak’ diyor. Muhtarlar ile bir araya geliyor ‘bakın 16 Nisan’dan sonra evet verirseniz muhtarlıklar kapanıyor’ diyor. İş adamları ile bir araya geliyor ‘16 Nisan’dan sonra fabrikalarınıza mallarına el konulacak’ diyor. Gün görmemiş yalan var bunda. Bu kadar olur mu ya. Biz 350 kilometre tünel yaptık. Kılıçdaroğlu’nun yalanları ardı ardına eklesen 500 kilometre oluyor. Bu kadar olmaz” şeklinde konuştu.
“17 ayda bir kurulan hükümetten bir hayır gelir mi?”
Yeni anayasada huzur ve güven olduğunu belirten Yıldırım, “Huzur var güven var. Millet idaresi var. Patron millet. Darbecilere ekmek yok. Vesayetçilere ekmek yok. Çalışmadan yorulmadan iktidar yok. Onun için Hayır hayır diye bağırıyorlar. 1950’den bu güne kadar 48 hükümet kurulmuş. 48. Almanya’da 15 tane. Fransa o kadar. İngiltere’de daha az. 17 ayda bir hükümet. 17 ayda kurulan hükümetten bir hayır gelir mi? Yozgat’ın yolları yapılır mı? Kocaman şehir hastanesi yapılır mı. Yapılmaz. Çünkü zaman yok. Tebrikleri kabul edip, brifing alıp vedalaşmaya çıkıyor. Hizmet başka bahara” dedi.
Alparslan Türkeş’i unutmadı
Yıldırım konuşmasında MHP’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’i de unutmadı. Yıldırım, “Bugün 5 Nisan rahmetli Türkeş’in 20. ölüm yıl dönümü. Allah rahmet eylesin. Alparslan Türkeş’in hayali de Başkanlık sistemiydi. İşte onun mirasını devralan MHP’li kardeşlerimizde ülkücüler de BBP’li kardeşlerimiz de Alperenler de bir olduk Başbuğ’un hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz” şeklinde konuştu.
Yıldırım konuşmasının ardından Yozgatlılara karanfil dağıttı. Daha sonra Yozgat Şehir Hastanesi’nin açılışını yapmak üzere meydandan ayrıldı. -

FETÖ soruşturmasında 16 kişi tutuklandı
Batman Valiliği tarafından yapılan açıklamada, “İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri tarafından FETÖ/PDY içerisinde faaliyet yürüttüğü değerlendirilen ve örgütün gizli haberleşme programı ByLock’u kullandığı tespit edilen 18 şüpheli şahsın yakalanmasına ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 28 Mart’ta Batman merkezli İzmir, Ankara, Mersin, Konya, İstanbul, Gaziantep, Erzurum, Denizli, Malatya ve Yozgat’ta gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 17 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam etmektedir. Bu kapsamda adli makamlara sevk edilen şüpheli şahıslardan 16’sı ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan tutuklanırken, bir şüpheli şahıs ise adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı şartı ile serbest bırakılmıştır.
Bölgemizde yaşayan vatandaşların huzur ve güven içerisinde yaşamalarını sağlamak maksadıyla, terörle mücadele kapsamında yürütülen tüm faaliyetlere kararlılıkla devam edilecektir” denildi. -

Bozdağ: Bunlar 17 Aralıktan sonra FETÖ’nün avukatlığını yaptılar
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, memleketi Yozgat’ta Cumhuriyet Meydanında düzenlenen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin mitingde yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bozdağ, 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasıyla büyük bir reformun hayata geçirileceğini belirterek, bu tarihin büyük Türkiye’nin temellerinin atılacağı gün olduğunu ifade etti.
Bozdağ, şunları kaydetti: “Gittiğimiz yol çok kıymetlidir ama yolda yürüdüğümüz yoldaşlarımız, bu yol kadar önemlidir. 16 Nisan’da bu karar sandıktan çıkmasın diye terör örgütleri, Avrupa ülkeleri ayakta. Bunlara ne oluyor. Türk milleti kendi rotasına terör örgütlerine, bazı ülkelere bakarak değil, aklına, vicdanına, tarihine ve özüne bakarak, karar verecektir.”
TÜRKİYE’YE KARŞI ŞER İTTİFAKI OLUŞTU
Türkiye’ye karşı şer ittifakının oluştuğunu kaydeden Bakan Bozdağ, şöyle devam etti: ” Söylediğimiz laf çok önemli ama durduğumuz yer de en az o kadar önemlidir. Şimdi iki yol var önümüzde. Karar sizin. Kimlerle yol arkadaşı olacağınıza siz karar vereceksiniz. Yolun birinde Avrupa’nın bazı ülkeleri, PKK, FETÖ, diğer terör örgütleri var. Diğerinde de AK Parti, MHP, BBP var. Yolda koşanlara bakıyorsunuz. BirindeKılıçdaroğlu, koşuyor. Sağında Apo ve Apocular var. FETÖ ve FETÖ’cüler var. Önünde DEAŞ, arkasında DHKP-C ve HDP var. Diğer yolda ise Recep Tayyip Erdoğan önde koşuyor. Binali Yıldırım yanında, diğer yanında Devlet Bahçeli ve Mustafa Desticikoşuyor. Apo’nun, FETÖ’nün koştuğu yolda mı koşacağız yoksa Tayyip Erdoğan’la koşanlarla mı yola devam edeceğiz?”
SEÇİM YAKLAŞTIKÇA KILIÇDAROĞLU VE ARKADAŞLARINDA TELAŞ BAŞLADI
“Seçim yaklaştıkça, anketler ‘Evet’in Üsküdar’ı çoktan geçtiğini gösterdikçe Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarında telaş başladı.” diyen Bakan Bozdağ, “Darbe, kontrollü darbe’ diyor. ‘AK Parti ‘de şu kadar ByLock’çu var’ diyor. Seni gidi yalancı seni. ‘Hodri meydan’ diyoruz. Kim bu ByLock’çular? Televizyonlara, gazetelere ve savcılıklara ver, milletin gözünün içine baka baka iftira yapma.”dedi.
KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ 17/25
ARALIK’TAN SONRA FETÖ’NÜN
AVUKATLIĞINI
YAPTI
Kılıçdaroğlu ve ekibinin 17/25 Aralık’tan sonra FETÖ’nün avukatlığını yaptığını vurgulayan Bozdağ, “Kılıçdaroğlu’nuniddialarını ispat etmesi gerekir. Sen gel de bir de bu dediğini şehitlere ve onların ailesine, gazilere ve Yozgatlılara anlat. Bunları daha önce FETÖ’cüler söyledi. Adil Öksüz’le ilgili elinde ne varsa ortaya koymazsan, dürüst ve namuslu bir insan değilsin.
Eğer bu darbe teşebbüsüyle ilgili elinde bir bilgi var da ortaya koymazsan dürüst ve namuslu bir siyasetçi değilsin.Kılıçdaroğlu ve ekibi, 17-25 Aralık’tan sonra FETÖ’nün savunuculuğuna soyundu. Şimdi FETÖ, darbeye senaryo, tiyatro diyor. Onun avukatlığını yapan da Kılıçdaroğlu. Bunlar 17 Aralık’tan sonra FETÖ’nün avukatlığını yaptılar. Şimdi de ‘kontrollü darbe’ iftirası yapıyorlar. Siyasi ayak arıyorsanız, FETÖ’nün avukatlığını yapanlara bakın. ‘Evet’ diyenleri denize dökeceklermiş. Yozgatlıyı denize dökecek var mı? Senin gücün buna yetmez.”ifadelerini kullandı. -

Abide İş Hanı’ndaki yangın korkuttu
Yozgat’ta Abide İş Hanı’nda elektrik kontağından çıktığı tahmin edilen yangın itfaiye ekipleri tarafından kısa sürede söndürüldü.
Abide İş Hanı’nda bir kullanılmayan bir iş yerinde çıkan yangını gören vatandaşlar durumu itfaiyeye bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek yangının büyümesine engel oldular.
Elektrik kontağından çıktığı tahmin edilen yangının söndürülmesinden sonra itfaiye ekipleri soğutma çalışmaları yaptı. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı. -

Yıldırım: Densiz, alçak, sen kimsin ki bu milleti böyle tehdit ediyorsun
Helikopter ile Ankara’dan Yozgat’a giderek Yozgat Şehir Stadyumuna inen Başbakan Binali Yıldırım, ilk olarak Yozgat Valiliğini ziyaret edip Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’tan brifing aldı. Ardından Yozgat Meydanı’nda halka hitap etti. Yıldırım’a burada eşi Semiha Yıldırım, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Yozgatlı Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek de eşlik etti.
Yıldırım’dan önce halka hitap eden AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, devlet sistemini otomobile benzeterek, “Devlet dediğiniz bir araba. Otomobil olabilir, traktör olabilir, kamyon olabilir. Pek çok parçası var. Lastik, kaporta ve motor gibi. Arabanın her parçasını devlet organları olarak görün. Bu arabanın en önemli parçası motorudur. Motor olmasa araba yol alamaz. Motor yoksa araba yerinden kalkamaz. Devlet arabasının motoru hükümettir, hükümet sistemidir. Artık devlet motoru yağ yakıyor, su kaynatıyor, bizi yarı yora bırakıyor, arkadaki yükü çekemiyor. Bu motoru ya rektifiye edeceğiz ya da yenileyeceğiz. Bunu 16 Nisan’da siz yapacaksınız” dedi.
Başbakan Yıldırım konuşmasına şehitler için rahmet dileyerek başladı. Yıldırım, “Alçak PKK’lı teröristlerin kurduğu tuzak sonucu hayatını kaybeden Mehmetçiklerimize Rabbimizden rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Terör ile Yozgat, bu bir kez daha göstermiştir ki sevgili Yozgatlılar bu ülkeyi bölmeye hiçbir alçağın gücü yetmeyecek. Terör ile mücadelemiz, kararlılık ile devam edecek” dedi.
Yıldırım, dalgalı denizlerde tek limanlarının millet olduğunu vurgu yaptığı konuşmasında, “Bu Anayasa dertlerimize çare bulamıyor. Türkiye’nin gelişen ihtiyacını karşılamıyor. Siyasetteki dertlerin dermanı millettir. Milletin iyileştiremeyeceği, milletin tedavi edemeyeceği hiç bir dert yoktur. Bizde bu anlayış ile MHP ile bir araya gelip Türkiye’nin bu işe yaramayan, sorunlara çözüm üretmeyen Anayasasını değiştirmek için çalışma yaptık. Bu değişikliği meclise götürdük. Oyladık. Kabul edildi. Mecliste vekillerin kabul etmesi yeter mi, kim karar verecek. Yozgat karar verecek. Yiğidin harman olduğu, Anadolu şehri. Bayrak, vatan, millet, devlet diyen Yozgat karar verecek. Bizim dalgalı denizde tek limanımız millettir” şeklinde konuştu.
“Densiz alçak sen kimsin ki milleti tehdit ediyorsun”
Konuşmasında CHP’yi ve CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’u sert bir dille eleştiren Başbakan Yıldırım, “Biz onlara gelin anayasayı birlikte hazırlayalım dedik. Ama CHP ne yaptı. Mecliste kürsüyü işgal etti. Milletvekillerini darp etti. Her türlü rezaleti çıkarttı. HDP ne yaptı.
Hendek kazmaktan bu işlere vakit bulamadı. Bu HDP gitti kandilin emrine girdi. Milletin oyunu Kandil’e peşkeş çekti. HDP-CHP ikiz kardeş gibiler. İkisi de hep bir ağızdan Hayır şarkısı söylüyorlar. Kılıçdaroğlu bu değişiklik ile millet ‘evet’ dese de biz tanımıyoruz dedi. Ey Kılıçdaroğlu sen tanısan ne olur tanımasan ne olur. Millet de seni tanımaz. Zaten tanımıyor. Bu anayasaya ‘evet’ diyenler ihanet ediyor diyor. Hadi oradan. Gün yaklaştıkça bir tane milletvekili çıkmış. Densiz densiz konuşuyor. ‘İstiklal savaşında gibi evet çıkarsa, evet verenleri Yunanı denize döktüğümüz gibi İzmir’den denize dökeceğiz’. Densiz. Alçak, sen kimsin ki bu millete böyle tehdit etmeye, hakaret etmeye. Bunun hesabını Yozgat 16 Nisan’da verecek misiniz? Bunlara gereken cevabı verecek misiniz? CHP’yi anladık. HDP’yi anladık. Bunlar kol kola girmişler güya birbirini tanımıyor gibi yaparak arkadan hababam hayır için çalışıyorlar. Bunlara şimdi başkaları da eklendi. Avrupa. Oradaki bazı yöneticiler. Türkiye’ye karşı tavır içerisindeler.
Teröristlere adeta kol kanat germiş vaziyetteler. Kardeşim. Siz kendi ülkenize bakın. Sizin bu sene seçimleriniz var. Türkiye üzerinden siyaset yaparak seçim kazanmayı mı hedefliyorsunuz. Katil PKK’ya FETÖ’ya kucak açıp ülkenizi damarlarına kadar zehirlersiniz. Hepsi terör örgütü. Çağımızın belası” dedi.
Başbakan Yıldırım’ın konuşması “İdam isteriz” sloganları ile kesildi. Yıldırım, bu talebe karşılık, “Yozgatlılar. Merak etmeyin. Önce şu önümüzdeki işi bitirelim. 16’sına adım atalım” şeklinde cevap verdi. -

Yozgat Şehir Hastanesini Başbakan Yıldırım açtı
Açılış törenine, Başbakan Yıldırım’ın eşi Semiha Yıldırım, Adalet Bakanı Bozdağ, Sağlık Bakanı Akdağ, eski TBMM Başkanı Çiçek, eski Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, AK Parti Yozgat milletvekilleri, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.
“Sağlıkta dönüşümü gerçekleştiren ülke Türkiye’dir” diyen Başbakan Binali Yıldırım, “Cumhurbaşkanımızın hayalidir bu şehir hastaneleri. İktidara geldiğimiz ilk günden beri hep bu projeleri hayal etti. İşte Cumhurbaşkanımızın hayali gerçek oldu, burada, Yozgat’ta. İlk biten şehir hastanesi Yozgat ama açılışı üçüncü olarak yapılıyor, çünkü vakit bulamadık, açmak için vaktimiz olup, gelemedik. 1 Ocak’tan beri hastane hizmet veriyor” dedi.
“Avrupa’da yok, kıskan Avrupa”
Yozgat Şehir Hastanesinin 18 ay gibi kısa sürede tamamlandığına dikkati çeken Başbakan Yıldırım, “Allah’a şükür son 15 sene de siz bize güç verdiniz, biz de sizin beklediğiniz hizmetleri yaptık. Avrupa’da yok, Avrupa’da. Avrupa kıskan. Niye hırçınlaşıyorlar? Çünkü Türkiye, dünyanın en büyük eserlerini yapıyor. Dünyanın en büyük havalimanını, en derin, en uzun tünellerini yapıyor, 25 bin kilometre bölünmüş yol yapıyor, şehir hastaneleri yapıyor, milletimizin hayalini gerçeğe dönüştürüyor. Bu da birilerini rahatsız ediyor. Varsın rahatsız olsunlar, hiç önemi yok. Yeter ki benim milletim, Yozgatlı hemşerilerim rahat etsin. Önemli olan bu” şeklinde konuştu. Hastanenin güzel bir eser olduğunu ve Yozgat’a çok yakıştığını belirten Yıldırım, Hastanenin çok hızlı şekilde, çok kaliteli bir eser olarak kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Yıldırım, bu eserin gerçekleştirilmesinde Yozgat milletvekilleri Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in büyük katkı ve gayretleri olduğunu dile getirdi.
“Hastane bölgedeki hastalara da şifa dağıtacak”
Yıldırım, “Bugün sağlık alanında her yerde, sadece Yozgat’ta değil, Türkiye’nin her köşesinde sağlıkta çok büyük hizmetler yapılıyor. Çünkü biz millete sevdalıyız, biz milletimize aşığız. Millet ne isterse onu yaparız. Milletin istemediğini de elimizin tersiyle çeviririz. Bu hastanemiz inşallah şifa dağıtacak. Bu hastanemiz sadece Yozgat’ın değil, bölgedeki bütün illerin hastalarına şifa dağıtacak. İşte bu hastaneler, bu eserler muasır medeniyetler seviyesine giden yolda birer birer hizmete giren eserlerdir.” ifadelerini kullandı. -

Fazla kaynak sağlamak için Proje ekibi oluşturuluyor
Bu kapsamda Valilik, Bozok Üniversitesi ve Oran Kalkınma Ajansı işbirliği ile oluşturulan Proje Okulunda proje yazma eğitimi alan kursiyerler, TANAP’ın da destek verdiği hibelerden faydalanmak üzere 13 ilçede görevlendirilerek kaymakamlık ve belediyelerin belirlediği projeleri yazmaya başladı.
Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Büyükata öncülüğünde gerçekleştirilen proje yazma eğitimi yürüten kursiyerleri ziyaret eden Vali Kemal Yurtnaç, ilimizde ki çeşitli ajanslardan daha fazla sayıda proje alıp destekleri artırmak amacıyla tüm ilçelerin katıldığı proje yazma eğitimlerinin başladığını söyledi.
Proje döngüsünün bilinmesinin Yozgat’a yeni kaynaklar oluşturulması açısından önemli olduğunu belirten Vali Yurtnaç, “Asıl iş şehrin geleceği ile ilgili ihtiyaçları kısa, orta ve uzun vadede planlayıp desteklemesinin öğretilmesidir. Bu başlatılan çalışma ortak akıl oluşumunun sağlanması açısından çok önemli. Bu ekibin yapacağı projelerle ilimize daha çok kaynak girdisi olacaktır. Bu çalışmayı yapan arkadaşlarımızı ve eğitim kadrosunu tebrik ve takdir ediyor, kendilerini her zaman destekleyeceğimizi bilmelerini istiyorum” dedi.
TANAP’ın uygun bulduğu projelere yüzde 95 hibe desteği verdiğini ifade eden Vali Yurtnaç, “Kursiyerlerimiz burada sosyal ve çevresel projeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Küçük ölçekli hibe projesine 200 bin, orta ölçekli hibe projesine ise 1.5 milyon lira hibe desteği veriliyor. Oluşturulan değerlendirme komitesi yazılan projeleri inceleyecek ve TANAP’a gönderecek. Uygun bulunan projeler hibe desteği almaya hak kazanacak” diye konuştu.
Vali Yurtnaç, Proje Okulu eğitimlerinin Haziran ayına kadar devam edeceğini sözlerine ekledi.