Yozgat merkezli 9 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 17 eski polis, emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi.
Hakim karşısına çıkan zanlılardan bir 4. sınıf emniyet müdürü, bir komiser, 5 polis memuru olmak üzere 7 kişi tutuklanırken, 10 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yozgat Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin koordinesinde yürütülen operasyonda, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen ve örgütün şifreli haberleşme programı ByLock’u kullandığı belirlenen 2 eski 4. sınıf emniyet müdürü, 3 komiser, 4 komiser yardımcısı ve 8 polis, Yozgat, Ankara, Çorum, Giresun, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Sivas ve Tokat’ta gözaltına alınarak Yozgat’a getirilmişti.
Yazar: admin
-

FETÖ’den 7 eski emniyet mensubu tutuklandı
-

Kılıçdaroğlu’na ‘Evet’ gazetesi gönderdiler
AK Parti Yozgat Gençlik Kolları, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdiği basın açıklamasında Kılıçdaroğlu’nun sözlerine tepki göstererek, kendisine AK Parti tarafından hazırlanan ‘Evet’ gazetesi gönderdi.
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Emin Erbek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu’nun sözlerini eleştirerek,”CHP Genel Başkanı olmak üzere CHP’lilere anaya değişikliğinin temelde değiştirdiği birkaç konudan bahsetmemiz elzem hale gelmiş, öncelikle yapılan bir sistem değişikliğidir. Sistem değişikliğinde yürütmedeki iki başlılık ortadan kaldırılarak başbakanlık kurumu kaldırılmakta, yürütmenin resmi ve fiili olarak başı Cumhurbaşkanı olmaktadır.
Cumhurbaşkanın ise doğrudan halk seçmektedir. Ayrıca getirilen yeni Cumhurbaşkanlığı sistemiyle kuvvetler ayrılığı daha sert biçimde ortaya çıkmaktadır. Şimdi hal böyleyken CHP genel müdürünün anlaması için tekrar söylemek gerekiyor ki gelecek yeni sistemde başbakanlık kurumu kalkmaktadır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Kemal Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği krizi çözmek için hazırlanmış bir anayasadır.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kalıcı siyasi istikrar için yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hızlı ve etkili icraat için yapılmıştır. Bu sebeple Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ‘Evet’ gazetesi gönderiyoruz ve gazeteyi okuması temennisinde bulunuyoruz” dedi.
Yapılan basın açıklamasının ardından parti üyeleri ‘evet’ gazetesini postaya vererek CHP genel merkezine gönderdi. -

Yozgatlılar öğrenciler için bir araya geldi
İstanbul Yozgatlılar Federasyonu tarafından organize edilen Yozgat Öğrenci Yurdu ve Kültür Merkezi yardım yemeğine eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Eski Maliye, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Lütfullah Kayalar, Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, AK Parti İstanbul Milletvekili Hurşit Yıldırım, Yozgat İl Kültür Müdürü Lütfi İbiş, Yozgatlı yarışmacı Fatih Kılıçarslan, Yozgatlı hayırsever işadamları, dernek ve federasyon üyelerinin yanı sıra çok sayıda İstanbul’da yaşayan Yozgatlı vatandaş katıldı.
“Yurt tamamen Yozgatlı öğrencilerimiz için yapıldı”
Programın açılış konuşmasını İstanbul Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Ahmet Yılmaz yaptı. Konuklara yurdun yapılış amacını ve bu zamana kadar getirilen seviyelerde neler yaşandığını anlatan Yılmaz, “Yıllardır yaşadığımız dünyanın sayılı şehirlerinden olan İstanbul’da adımızın yaşatılması için uğraşlar verdiğimiz yurdumuzda şükürler olsun sonlara geldik. Bağışlarla başladığımız ve bu noktaya getirdiğimiz çalışmamıza maddi-manevi destek olan herkese minnettarız. Burada yaptığımız iş tamamen kendimiz için değil, aksine Yozgat ve Yozgatlı gençler içindir. Burası İstanbul dışından gelen Yozgatlı kardeşlerimize hizmet vermek, onlara bir çatı olmak amacıyla yapılan bir çalışmadır. Bu anlamda şuana kadar desteklerini bizden esirgemeyen tüm hemşerilerimize bir kez daha teşekkür etmek istiyorum ve bu başlangıçtı Yozgat için daha iyi projelere de imza atacağımızı şimdiden belirtmek istiyorum’’ dedi.
“Hayır işi uzatılmaz”
Düzenlenen gecede Yozgatlılara seslenen TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, Federasyon yetkililerinden yurdun son hali ile ilgili bilgiler aldı. Çiçek, “Yozgatlı hemşerilerimizi bir arada diri görmek beni oldukça mutlu ediyor. Temel aşamasından bu tarafa özenle takip ettiğim bir çalışma olan Yozgat Öğrenci Yurdu ve Kültür Merkezinde artık son çalışmaların yapıldığı bilgisini aldım. Ben de diyorum ki buraya kadar gelindi artık bundan sonrası da gelir. Bir an evvel bu işi bitirelim ve öğrencilerimiz yurtlarına kavuşsun. Zira hepimiz biliriz ki hayır işi uzatılmaya gelmez’’ şeklinde konuştu.
“Yurdun kıymetini İstanbul’a okumaya gelen anlayacak”
Bir televizyon programıyla ün kazanan Yozgatlı Fatih Kılıçaslan da buluşmada Yozgatlıları yalnız bırakmadı. Kılıçaslan, “Bu yurt ile Yozgatlılar şanslı, akraba evi sıcaklığında, korunaklı ve merkezi bir yerde memleketlerinin adını sembolünü taşıyan bir yurtları var artık. Benim gözümde bu büyük bir organizasyondur. Kıymetini İstanbul’a okumak için gelecek genç kardeşlerim bilecektir, bundan eminim. İnşallah memleketimiz çok güzel yerlerde güzel işlerle anılmaya devam edecektir. Bu anlamda ben de bir Yozgatlı kardeşiniz olarak gerekeni yapmaya her zaman hazırım.’’ ifadelerine yer verdi.
Gecenin sonunda sahne alan Yozgatlı sanatçı Mustafa Tatlıtürk ise seslendirdiği yöresel türkülerle Yozgatlılara unutulmaz bir gece yaşattı. -

Hastalanan Nuri’ye gözü gibi bakıyor
Yozgat’ın Buzacıoğlu köyünde tarım ve hayvancılıkla uğraşan Hasan Daşdemir, yaklaşık 40 yıldır besicilik yaptığını belirterek, bir haftalık olan Nuri ismini koyduğu erkek buzağısının hastalanması üzerine aracının bagajına koyarak veterinere getirdiğini söyledi.
Daşdemir, “Yıllardır köyde kendi işimiz olan hayvancılıkla geçimimizi sağlıyorum. Köy hayatı elbette kolay değil ama kendi işimiz olduğu için Allah’a şükür idare ediyoruz. 15 tane büyükbaş hayvanımız var. Geçen hafta doğan buzağı birkaç sonra keyifsiz olduğunu gördüm veterineri telefonla arayarak gerekli bilgi aldım ve yetinmeyerek aracıma attım veteriner hekime getirdim. Veteriner kontorl ederek kullanmam gereken ilaçları verdi. Eğer böyle ilgilenmesem ihmal etsem ve zamanla geçer diye düşünsem beki de bu buzağımı kaybederim. Bu gibi duruma düşmemek için şimdiden Nuri’yi veterinere getirdim. İnşallah tez zamanda iyileşir.”dileklerinde bulundu. -

Tatbikat gerçeği aratmadı
Tatbikat öncesi öğrenciler ve yurt personeline deprem veya yangın esnasında nasıl davranılması gerektiği konularında bilgi verildi. KYK yurt binasında yapılan tatbikata; belediye, itfaiye ve sağlık ekipleri destek verdi.
Yapılan tatbikatta, senaryo gereği öğrenciler ve personel hızlı bir şekilde yurdu boşalttı. Üst katlarda mahsur kalan öğrenciler, itfaiye ekiplerinin uzattığı yangın merdiveniyle kurtarıldı. Yaralılar, 112 Acil Servis Ambulansı ile hastaneye sevk edildi.
KYK Akdağmadeni Öğrenci Yurt Müdürü Halit Muçen, sivil savunma, ikaz, alarm, yangına karşı koruma ve depremde bina tahliye etme tatbikatını yaptıklarını söyledi. Muçen, amaçlarının bir yangın veya deprem anında öğrenci ve personelin en hızlı bir şeklide binayı terk etmesini sağlamak olduğunu kaydetti.
Tatbikatın başarılı bir şekilde tamamlandığını vurgulayan Muçen, yapılan tatbikata araçları ve personeliyle destek veren Belediye Başkanı Suphi Daştan ve sağlık ekiplerine teşekkür etti. -
ACELEM VAR BENİM BU HAYATI YAŞAMAYA
Acelem var benim bu dünyada bir fidanı da ben dikmeye
Hayallerimi gerçekleştirmeye, gönüllerin rızasını almaya
Acelem var, hem dünyamı, hem ahretimi kazanmaya
Karşıma çıkacak olan devle savaşmaya
Acelem var bir günlük ömrümü bin yıl gibi yaşamayaAcelem var dünyanın görülmeyenlerini görmeye
Tadılmayanlarını tatmaya , yaşanılmayanlarını yaşamaya
Acelem var bir yetime el açmaya, bir ihtiyara arka çıkmaya
Feryat edenin feryadına koşmaya, bir çocuk gibi coşmaya
Üstümdeki yükleri atmaya, her anı dolu dolu yaşamaya.Acelem var benim sabah olmadan gözlerimi açmaya
Son pişmanlık gelmeden, bütün güzel şeyleri yapmaya
Acelem var benim boşa geçirdiğim zamanların acısını çıkartmaya
Geri dönüşü olmayan yolculuk ta nefes nefese koşmaya
Acelem var benim bu dünyadaki iyiliklere arka çıkmayaAcelem var benim Hz İbrahim gibi ateşleri geçmeye
Acelem var benim Hz Eyyup gibi şükretmeye
Acelem var benim Hz Muhammet gibi zikretmeye
Acelem var benim Hz Mevlana gibi gönülleri fethetmeye
Ah, acelem var benim gideceğim yeri hak etmeyeAcelem var benim bende hakkı olanları, benden razı etmeye
Şu önüme gelen şaşalı hayatı def etmeye
Elim kolum dolu bir şekilde şu zirveye çıkmaya
Torbalarıma altın madeni katmaya
Ah acelem var benim komutanımın sözünü tutmayaAcelem var benim tükettiğim kadar üretmeye
Yokuş yukarı kanat çırpmaya
Bu dünyada kalıcı bir iz bırakmaya
Gönüllere iyilikler saçmaya, avuçlarımı açıp şükretmeye
Yapabildiğim kadar doğruluğuma, doğruluk katmayaAcelem var benim bir kelebek gibi kanat çırpıp
Okyanuslarda iyilik fırtınaları çıkartı maya
Kendimle beraber insanları da o meşhur gemiye katmaya
Dünya alem hep birlikte huzur içinde buluşmaya
Ah hayalim var benim, o iyi bir insandı diye hatırlanmaya.SON PİŞMANLIK FAYDA ETMEZ
Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken, ordusuna
“ayağınıza takılan şeyleri toplayın” diye emir verir. Ordu bu emri duyunca, içlerindenBirinci gurup çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti birde ayağımıza takılanları toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiç bir şey toplamayalım diyerek. Hiç bir şey toplamazlar.
İkinci gurup ise madem komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim zira ordunun komutanına itaat etmesi gerekir diyerek. Az bir şey toplarlar.
Üçüncü gurup ise komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bir bildiği vardır diyerek. Bütün abalarını ağzına kadar doldururlar
Sabah olduğunda birde bakarlar ki meğer altın madeninden geçmişler. Hiç toplamayan gurup “ah niçin almadık”
Az alan ikinci gurup “Ah ne olaydı da biraz daha alaydık” Üçüncü çok alan gurup ise “Keşke lüzumsuz eşyalarımızı atsaydık ta biraz daha alsaydık” derler.(Hatice Yeşildağ, Kalbe Düşen Damlalar)Hayatta böyle değil midir zaten? Bu noktada okuduğum bu güzel hikayeyi sizinle paylaşmak istedim.
-

Yozgat Çözüm Fen Lisesi, yarı finale çıktı
Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi, eğitimde gösterdiği başarıyı okul sporlarında da taşıdı. Çorum’da gerçekleştirilen Okul Sporları Yıldız Kızlar Basketbol müsabakalarında B Grubunda Samsun, Kırşehir, Kayseri ve Amasya ile aynı grupta yer alan Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi Kız Basketbol takımı, rakiplerini geçerek final müsabakasına çıktı.
Final müsabakasında Samsun Spor Lisesi Kız Basketbol takımı ile karşılaşan Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi, baştan sona üstün oynadığı karşılaşmayı 35-22 kazanarak yarı finale yükseldi.Grup müsabakalarında gösterdikleri özveriyi yarı final müsabakalarında da sergileyeceklerini dile getiren Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Hacı Hüseyin Çelik,”Grup müsabakalarına okulumuz kız basketbol takımımızla çok iyi hazırlanmıştık. Çorum’da düzenlenen Okul Sporları Yıldız Kızlar Basketbol Grup Müsabakalarında rakiplerimizi tek tek geçtik ve finalde Samsun Spor Lisesi ile karşılaştık.
Rakibimizi üstün bir oyunla mağlup ettik ve adımızı yarı finale yazdırmayı başardık. Sergiledikleri mücadele ve emeklerinden ötürü öğrencilerimi tebrik ediyorum. Hepsine teşekkür ediyorum, başarılarını yarı final müsabakalarında da sürdüreceklerine inanıyorum” dedi. -

Meşhur tandır kebabı artık Ankara’da
Zengin bir mutfak kültürüne sahip Yozgat’ta testi kebabı, arabaşı, parmak çörek ve kuzu tandır kebabı Yozgat yöresine ati lezzetler arasında yer alıyor.
“HER ZAMAN EKSİKİĞİNİ HİSSETTİM”
Ankara’da tandır kebabının olmayışının eksikliğini her zaman kendisinde hissettiğini söyleyen Altın Tandır işletme sahibi Rıza Bal, ailece Yozgat’a sık sık tandır kebabı yemeye gittiğini, bu güne kadar bir girişimcinin Yozgat usulüne göre yapmasını beklediğini söyledi.
“10 YILDIR BU FİKİR HEP AKLIMDAYDI”
10 yıldır bu fikrin hep aklında olduğunu söyleyen Bal,” Baktım bu projeyi gerçekleştiren yok kolları sıvadım. 20 yıldır özel bir şirkette çalışıyordum. Sırf bu lezzeti Ankaralılarında tatması için çalıştığım şirketten istifa ettim. Bu amaç doğrultusunda çalışmalara başladık. Tandır konusunda Yozgat’ın meşhur ustalarından olan isimleri bünyemize kattık.” dedi.
YOZGATSPOR’UN RENKLERİNİ SEÇTİ
Diğer illerin kebap çeşitlerinin büyük puntolarla yazılmasının zoruna gittiğini söyleyen Bal, “Bizim niye Yozgat tandır kebabımızın ismi bu kadar ön plana çıkmıyor diye düşündüm. Tabelamıza da kocaman harflerle Yozgat tandır kebabı olarak yazdık. Renklerimizi seçerken de Yozgatspor’umuzun renklerinden seçtik.”dedi.
2 hafta önce hizmete açılan Altın Tandır’a müşterileri tarafından gelen geri bildirimlerin çok olumlu olduğunu söyleyen Bal, lezzetlerinin beğenilmesi, girişimlerinin takdir edilmesi, en önemlisi de kültürümüzü yaşattığımız için bizlere teşekkür etmesinin kendilerini çok mutlu ettiğinin altını çizdi.
YOZGAT’IN ADINI ANKARA’DA DUYURACAĞIZ
Yozgat’ın adını Ankara’da olabildiğince duyurmak için ellerinden gelen her şeyi yapacağını ifade eden Altın Tandır işletme sahibi Rıza Bal, “Şuan doğru yolda olduğumuza inancımız tam. Daha iyisini yapacağız inşallah.” diye konuştu.
TANDIR KEBABI NASIL YAPILIR?
Kuzu tandır kebabının yapılışını anlatan işletme Rıza Bal, “Kebap için alınan kuzu eti bir gün önceden tuzlanıp dinlenmeye bırakılır. Bir gün dinlenen kuzu eti daha sonra özel olarak hazırlanan tandır ocağında iki taraflı yanan ateşin ortasına şişlere takılarak yarım saat pişmeye bırakılır. Yaklaşık yarım saat içinde et parçaları sağ ve soldan aldıkları ısı ile kızarır. Bu et parçaları daha sonra tandırdan çıkarılır. Domatesler ve biberler ayrı pişirilir. Pişmiş ve mükemmel bir kıvama sahip olan kuzu eti, pide ekmeği ile servis edilir. İsteğe göre karabiber eklenir. Domates, biber ve kuru soğandan oluşan tabakta, doğranmış pidelerle servis yapılır” dedi.
TESTİ KEBABI YOLDA
Yozgat’ın bir diğer önemli lezzetlerinden biri olan testi kebabıyla ilgili müşteriler tarafından yoğun bir talep olduğunu söyleyen Bal, Önümüzdeki günlerde planlamalarımız arasında bu lezzeti de Ankaralılarla buluşturmaya hazırlanıyoruz. Hiç şüphesiz testi kebabımız da Yozgat’ımızın eşsiz lezzetlerinden birtanesidir. Müşterimizin bu beklentisini de dikkate aldığımızı vurgulamak istiyorum.” dedi.
“HERKESE TAVSİYE EDİYORUM”
Tandır kebabının lezzetine doyamadığını söyleyen Mert Uşak isimli bir vatandaş, tandır gayet güzel herkesin yemesini tavsiye ettiğini söyleyerek ,” Tandır kebabı Yozgat’ın yöresel bir yemeğidir. Ankara’da yaşayanlar mutlaka denemesini istiyorum.” diye sözlerini tamamladı. -

Dr. Kurca: Sigaradan fidanlarımız solmasın
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op.Dr.İsmail Kurca, her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanılan Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada madde bağımlılığı konusuna dikkat çekti. Dr. Kurca, “Ülkemizde önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan ve bağımlılık yaptığı bilinen sigara, alkol ve uyuşturucudur. Madde bağımlılığına başlama yaşı sigara için 10, alkol için 11, uyuşturucu için 12’dir. 9 ile 17 yaş arası gençlerimizin yüzde 16’sı sigara, yüzde 11’i alkol, yüzde 2,9’u uyuşturucu kullanmaktadır. Dünyada yaklaşık 184 milyon kişinin madde bağımlısı olduğu bilinmektedir” dedi.
Sigara kullanımına bağlı ölümlerin Türkiye’de önlenebilir ölümlerin başında geldiğini vurgulayanDr. Kurca, “Bugün kendinize bir iyilik yapın, sigarayı bırakma kararı alın, ertelemeyin yarın geç olabilir.Sigaraya başlama yaşı 10, fidanlarımız solmasın. Çocuklarımızla sağlıklı iletişim kurarak çözemeyeceğimiz bir sorun yok. Sigarayı bırakmayı, ilk çocuklarımıza örnek olmak adına kendimizden başlamalıyız. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımız Sağlık Bakanlığının Alo 171 numaralı Sigarayı Bırakma Danışma Hattını arayabilirler. Madde bağımlılığına dikkat çekilmesi ve farkındalık oluşturulması açısından Yeşilay’ın önemi büyüktür. Toplumda birçok olumsuz davranışın temelinde alkollü ve uyuşturucu madde kullanımı yatmaktadır. Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı gençler arasında giderek yaygınlaşmakta ve bu da gençleri tehdit etmektedir. Uyuşturucu ve alkol bağımlılarının tedavisi zaman ve sabır ister.
Tedavi altına alınan kişilerin tedaviyi kendilerinin istemesi ve kararlı olması gerekir. Aralık 2015 ayında hizmet vermeye başlayan, 18 yaş ve üzeri hastalarının tedavi görebileceği AMATEM ( Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi)’de bugüne kadar toplam 81 hastayatarak tedavi görmüştür.” diye konuştu. -

Kurulacak AR-GE merkezine ORAN desteği
ORAN Yozgat Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Timur Yıldız, Garanti Giyim Genel Müdürü Mustafa Kıran, AR-GE Müdürü Erol Ünaler, Finans Müdürü Nursel Kayar, Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Dilara Demir ve System Global firmasının temsilcilerinin katıldığı toplantıda katılımcılara AR-GE Merkezi avantajları anlatıldı.
ORAN Yozgat Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Timur Yıldız,”Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ulusal bazda birçok AR-GE merkezi kurulmasında destek sağladı.
AR-GE Merkezi kurmayı planlayan firmaların danışmanlık giderlerinin büyük bir kısmını karşılayacağını daha önce de belirtmişti. Bu kapsamda Garanti Giyim firmasının danışmanlık giderinin bir kısmı TİM tarafından kalan kısmı da ORAN Kalkınma ajansı tarafından karşılanması kararlaştırıldı” dedi. Adana, Gaziantep ve Kayseri gibi sanayi alanında gelişmiş illerin dahi birer tane AR-GE Merkezi olduğunu hatırlatan Yıldız, Yozgat’ta kurulacak ilk AR-GE Merkezi’ne verdikleri destekten mutlu olduklarını söyledi. -

Bozdağ: Türkiye aleyhine çalışan herkes himaye ediliyor
Yozgat’ta Cumhurbaşkanlığı Sistemi Halk Oylaması Kampanyası Tanıtım Toplantısına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne karşı yapılan bütün aşırılıklara ve saldırılara karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Bakan Bozdağ, “Türkiye’yi insan hakları konusunda suçlayanlar Almanya’yı suçlamıyorlar. Almanya’nın başbakanı bize yapılan işten dolayı belediyeyi suçlamıyor. Yanlış yaptılar demiyor. İnsan haklarına aykırıdır demiyor. İfade hürriyeti engellenmiştir Almanya’da herkesin ifade özgürlüğü vardır, bunlar engellenmişlerdir kınıyoruz demiyorlar. Bir tane eleştiri yok ama Türkiye’ye gelince Türkiye’de terör örgütünün propagandasını yapmaktan tutuklanmış birisi ifade hürriyeti engellendi bir gazeteciye oralarda onun lehine konuşmalar yapılıyor. Çok net söylüyorum Türkiye aleyhine çalışan herkes maalesef himaye ediliyor. PKK’nın FETÖ’nün teröristleri, darbe yapan alçaklar ne kadar Türk milleti ve devleti aleyhine çalışan varsa orada himaye ediliyorlar. Bunu şu nedenle anlattım. Oralarda referandum sürecinin nasıl algılandığını da yakından gördük. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bu milletin varlığı bekası ve devletimizin daima huzur, güvende ve güçlü olması için ne kadar önemli olduğuna sizler gibi yürekten inanıyorum. Ama orada gördüm ki Almanya’da başkası da bu referandumdan hayır çıkmasını istiyorlar. Bir milletin lehine olumlu bir karar çıkmasın diye algı operasyonları yapılıyor. Önümüzdeki günlerde pek çok uluslar arası örgüt Türkiye’nin ve bu sistemin aleyhine raporlar yayınlayacak görüşler açıklayacaklar” dedi.
“Milletin iradesini engelleyenlere evetlerle en büyük cevap verilecek”
Bozdağ, “Herkes Türkiye’nin menfaatini düşünmeye başladı. Türk milletinin lehine düşünmeye başladı. Ben de o zaman diyorum ki ey Almanya ey Avrupa birliği ülkeleri siz Türkiye’nin menfaatini o kadar düşünüyorsanız o zaman şu PKK’lı teröristleri bize bir verin ki menfaatimizi düşündüğünüze inanalım. FETÖ’cü teröristleri bize verin Türkiye’nin menfaatini düşündüğünüzü görelim. Hem Bürüksel’de hem de Strasbourgd’a terör örgütleri stant açmış orada duruyor, kapatılmıyor ama referandum söz konusu olunca Türk milletinin çıkarları bunların aklına düşüyor. Bunların aklına düşen şey zayıf Türkiye’dir. İstikrarsız Türkiye’dir. Yönetilemez bir Türkiye’dir. Avrupa’ya IMF’ye dilenci bir Türkiye’dir. Onun için de sistem değişikliğini istemiyorlar. Onun için diyorum ki buradan bütün Türkiye’nin hayrına düşündüğünü söyleyip onun için Türk milletine hayır propagandası değişik algılarla yapan milletin iradesini engelleyenlere çalışanlara evetlerle büyük bir cevabı hep beraber vereceğiz. Yozgat inşallah evet diyecek. Türkiye evet diyerek bütün bunlara en büyük cevabı vermeye hazır mı? Merkel duymadı hazır mıyız? Eminim duymuştur, sandıkları evetlerle doldurduğunuzda onlar bir kez daha duyacaklar duymazlarsa oyların gücü ile kulakları patlayacak” şeklinde konuştu. -

Akgül’den engelli vatandaşa akülü araba
Geçtiğimiz aylarda yapılan Ak Parti İl Danışma Meclisi Toplantısında akülü araba ihtiyacını Akgül’e ileten Fuat Çetiner isimli vatandaşa Milletvekili Akgül beraberinde Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer’le birlikte Ak Parti İl Teşkilatı önünde akülü aracını armağan etti.
Akülü aracını milletvekillerinden alan bedensel engelli Fuat Çetiner’in mutluluğu gözlerden kaçmadı. Çetiner, ‘Bugün en mutlu anım diyebilirim. Milletvekilimize bu ihtiyacımı dile getirdim.
Sağolsun o da bunu gerçekleştirdi. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.
Milletvekili Abdulkadir Akgül’de Engellilerin toplumun birer gerçeği olduğunu belirterek, “ Onların hayatını kolaylaştıracak adımları her birimiz elimizden geldiğince atmalıyız.
Hükümetimizin de bu hususta ciddi adımları var. Bugün engelli bir kardeşimizin daha yüzünü güldürmek beni bahtiyar kıldı.” diye konuştu. -

Vali Yurtnaç: Teknolojiyi üretiyorsanız başarılı ve gelişmiş bir toplum oluyorsunuz
Vali Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ile birlikte 9 Ar-Ge, 3 ön kuluçka firmasıyla çalışmalarına devam eden Bozok Teknoparkta incelemelerde bulundu.
Türkiye’de faaliyette bulunan ve 52 Teknoparktan biri olan 2015 yılında kurulan ve Türkiye’nin en genç Teknoparklarından biri olma özelliğine sahip Bozok Teknopark, kurulduğu yıldan bu güne başta Yozgat olmak üzere ülke teknolojisine önemli katkı sağlamaya devam ediyor.
Teknoparklarda üründe ve üretimde yeni teknolojiyi yakalamak, katma değeri yüksek ürünleri elde etmek ve o bölgeye sermaye akışını sağlamak, istihdamı artırmak, ülke sanayisini rekabet edilebilir ihracata dönük bir hale getirmek amaçlanıyor.
ÜNİVERSİTE BİR
ŞEHİR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Vali Kemal Yurtnaç, İncelemeler sonrası yaptığı açıklamada üniversitelerin bir şehir için çok önemli olduğunu söyledi. Yurtnaç, “Ben üniversiteleri hiçbir zaman şehirlere sıcak kaynak sağlayan yerler olarak görmüyorum sadece. Bu maksatla küçük ilçelerimize bile üniversitenin bir birimi açılsın isteniyor ama asıl önem verilmesi gereken şey ARGE’ye verilen önemdir. Bozok Üniversitesi 11 yıllık bir üniversite olmasına rağmen Teknoparkta çok güzel çalışmalar yapmışlar. İşte bu ARGE faaliyetleri tarımdan sanayiye, sağlık hizmetlerinden çevre temizliğine kadar tüm Türkiye’ye örnek olacak çalışmalar” dedi.
TEKNOPARK
DESTEKLENİP
TANITIMI
YAPILACAK
Teknopark’ın desteklenip tanıtımının yapılacağını belirten Vali Yurtnaç, “Burada dolaşırken geniş kapsamlı bir ARGE merkezinde dolaşıyor gibi hissettim kendimi. Bizim amacımız da hem burayı desteklemek hem de tanıtımını yapmak. Dışarıdan Yozgat’a bakış açısını değiştirmek istiyoruz. Belki burada yapılan bir tane faaliyet bile dışarıda ki Yozgat algısını değiştirecektir. Buralar teknolojiyi üreten yerler. Teknolojiyi üretiyorsanız başarılı ve gelişmiş bir toplum oluyorsunuz. Aksi takdirde teknoloji üretiliyor tüketiciye yüklü miktarlarla satılıyor. Buraların gelişmesi ve büyümesi demek Türkiye’nin gelişmesi ve büyümesi demektir” diye konuştu.
YAPILAN
FAALİYETLERLE ÖNEMLİ
ADIMLAR ATILDI
Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise, Bosok Üniversitesinin genç bir üniversite olması ve teknoparkın yeni olmasına rağmen Türkiye’de ki teknoparklar içerisinde iyi bir noktada olduklarını ifade etti. Karacabey, “Kısa bir süre içerisinde daha iyi bir noktaya geleceğimize inanıyorum. Şu anda teknoparkımızda yer alan şirketler yaptıkları faaliyetlerle çok önemli adımlar attı. Kısa sürede bu ülke genelinde duyulacaktır. Üniversitemiz ayrıca bilimsel araştırmalar açısından da ön sıralarda yer alıyor. Bozok Üniversitesi olarak bizim için gurur vericidir. Bu başarıyı artırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Vali Kemal Yurtnaç daha sonra Bozok Teknoparkta bulunan firmaları ziyaret ederek yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı. -

iki Vali yardımcısı görevden uzaklaştırıldı
Yozgat Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada vali yardımcılarının soruşturmaların selameti açısından görevden uzaklaştırıldığı bildirilerek şu ifadelere yer verildi.
“Olağanüstü Hal Kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü’ne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olabileceği değerlendirilen Yozgat Valiliğinde görevli vali yardımcıları E.E. ve D.E. haklarında yürütülen soruşturmaların selameti açısından İçişleri Bakanlığınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137 ve devamı maddeleri uyarınca görevden uzaklaştırılmışlardır. -

Çeyiz sandıklarında sararan işlemeler modern hale dönüştürülüyor
Halide Edip Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde düzenlenen nakış kursunda eğitim gören 18 kursiyer kadın, yıllardır sandıklarında sakladıkları çeyizlerini işleyerek modern tasarımlar elde ediyorlar. Kadınlar tekrardan gün yüzüne çıkardıkları el emeği göz nuru ürünlerini kursta öğrendikleriyle pike, yatak örtüsü, hurç, seccade ve bohça gibi çeyiz ürünlerine dönüştürüyorlar.
Modası geçmiş çoğunlukla çiçek ve kuşlardan oluşan motifler, kadınlar tarafından tekrar işleniyor. İşlenen ve modern hale gelen ürünlerin pazarlamasını yapan kadınlar hem aile bütçelerine destek oluyor hem de hoş vakit geçiriyor.
Halide Edip Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ayşe Yaşar,”El Sanatları ve nakış bölümünde bayanlar sandıklarındaki çeyizlerini, el emeklerini telef olmaması için alıp kursumuza geliyorlar. Öğretmenlerimizin takibi doğrultusunda çeyizlerini daha farklı kombinelerle tekrar gündelik hayatta kullanmak için yeni ürünlere dönüştürüyorlar. Kursiyerlerimiz kurslarımızda hem aile bütçelerine katkıda bulunuyorlar hem de zamanlarını dolu dolu geçiriyorlar”dedi.
Çeyizinden kalma ürünleri tekrardan işlediğini söyleyen kursiyer Bediha Tuncer,”Elimdeki işlemeler çeyizimden kalma ürünler. Bunları kızlarımın çeyizlerine vereyim dediklerinde kızlarım kabul etmemişlerdi. Kursta bunları yastık olarak, nevresim olarak işlediğimde ikisi de ürünleri beğendi ve istemeye başladı. Hem çocuklarıma hediye oldu hem de bu eskiyen işlemeleri değerlendirmek adına çok güzel oldu. Eski işlemeler nevresim ve yastık olarak daha modern bir şekilde bana geri döndü” diye konuştu.
59 yaşındaki kursiyer Turna Selvi ise,”Annemizden, babaannemizden kalan el işlerimizi kursa gelerek değerlendiriyoruz. Sandıklarımızda kullanmadığımız işlemeleri seccade, yastık kılıfı gibi ürünlere dönüştürüyoruz” şeklinde konuştu. -

Kayseri Şeker çiftçi eğitimleri yapıldı
2017-2018 kampanya döneminin eğitim konusu çiftçinin pancar tarımından daha çok kazanması yanında milli ekonomiye de katkı sağlamak adına şeker pancarının sökümü ve söküm sonrasındaki pancardaki şeker oranının silolarda bekleme anında yanıp kaybolmasını engellemek için randevulu söküm ve tesellüm oldu. Hafta sonunda Yenipazar, Yenifakılı ve Çandır bölgelerinde yapılan eğitim toplantılarına çiftçilerin yanı sıra ilçe protokolleri ve STK temsilcilerinin de yoğun ilgileri oldu. Kayseri Şeker tarafından Çandır Bölgesindeki Çiftçi Eğitim Seminerinde konuşan Çandır Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar; “Tarımı gelişen tekniklere uygun yapmak suretiyle dünyada ithal eden ülke değil ihraç eden ülke haline gelmeliyiz” dedi. Baycar konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Bölgemiz tarım bölgesi, bu bizim kaderimiz. Bunu nasıl yapacağımız bizim elimizde olan bir şey. Yıllarca maalesef tarım ülkesi olmamıza rağmen tarımı alelade yaptık. Çandır Boğazlıyan, Çayıralan bölgesinde verimli topraklar olmasına rağmen çok verimli teknikler kullanılmadığı için verimli bir ürün elde edilemedi. Fakat son yıllarda işi en güzel teknikleri ile yapmaya başladık. Arazilerimizin toprak analizi yaptırmak suretiyle uygun gübre yanında sulama tekniklerinin de en gelişmiş yöntemlerini uygulamak suretiyle tarımda 2023 vizyona sahip olarak dünyada söz sahibi olabilir, hatta tarımda ithal eden değil ihraç eden bir ülke olabiliriz. Bu noktada Kayseri Şeker Fabrikası ve Kayseri Pancar Kooperatifine büyük görev düştüğü inancındayım. Bölgemizde tarımsal hasılatın Kayseri Şeker’in girişimleri ile birlikte etkin olacağını düşünüyorum. Şeker pancarı tarımına yoğun ilgi gösterilen bölgemizde münavebe yıllarında ekilecek nohut vb. ürünlerle ilgili olarak Kayseri Şeker tarafından çalışma başlatılmasından dolayı da memnuniyetlerimizi bildirirken, ürün çeşitliliği konusunda devletimizin bütün imkanları ile çiftçimizin ve bu konuda gayreti olan her kurum, kuruluşun yanında olduğumuzu bildiririm.”
Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ise, pancar sökümü ve tesellümü hakkında yapılan çalışmaları anlattığı konuşmasının sonrasında Kayseri Şeker’in yüzde 10’luk hissesinin Varlık Fonuna devrolunması ile ilgili olarak “Varlık Fonu Kayseri Şeker’in gücüne güç katmıştır” dedi. Başkan Akay ayrıca Kayseri Pancar Kooperatifi ve Kayseri Şeker Fabrikası olarak 63. Kampanya Dönemi ile ilgili olarak başlatılan çalışmalar hakkında da çiftçileri bilgilendirdi.
Çiftçi Bilgilendirme Toplantılarına; Kayseri Pancar Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Pancar Kooperatifi Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri İlhan Argun, Harun Halıcı, Nizamettin Çatak, Denetim Kurulu Üyeleri Mehmet Güntay, Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Atilla Yalçın, Yönetim Kurulu Üyeleri; Hurşit Dede, Turan Kaya, Abdulkadir Güneş, Halis Lektemur, İsmail Avşar, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Tayafun Öner, Genel Müdür Yardımcıları Osman Canıtez, İsmail Gedik, Hulusi Yüksel ve diğer yetkililer de katıldı. -

Şehit Devrilmez’in adı kütüphanede yaşatılacak
Yozgatlı gençler şehidini unutmayarak harekete geçti. Üniversite öğrencisi gençler, şehit Polis Memuru Mustafa Kemal Devrilmez’in adını yaşatmak için bir kütüphane kurma kararı aldı.
Sarıkaya Halk Eğitim Merkezi binasında tahsis edilen bir odayı kütüphaneye çevirmek isteyen gençler harekete geçti.
Gazi Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesi’nde okuyan gençler kitap toplama kampanyası başlatarak Yozgatlı vatandaşlardan kitap talebinde bulundu.
Kampanyaya öncülük eden üniversiteli gençlerden Merve Yılmazer, Kağan Aslaner şehidin adını yaşatmak için kurulacak kütüphaneye kitap ihtiyacı olduğunu duyurarak kitap istediler.
Gençler, Sarıkaya ilçesinde kitapların Halk Eğitim Merkezi’ne teslim edilebileceğini ifade ederken, Yozgat’ta da kampanyaya sahip ve destek çıkacak gönüllüler aradıklarını dile getirdiler. -

Yozgat, Roma hamamı ve Ben yoruldum hayat’la tanıtılıyor
Birçok sanatçı tarafından da seslendirilen ‘Ben Yoruldum Hayat’ şarkısı ile büyük bir çıkış yakalayan Mümin Sarıkaya, önceki gün İstanbul’da Taksim CVK Park Bosphorus Hotel’de, Topaloğlu Vakfı tarafından düzenlenen 2016 yılının EN’leri ödül töreninde yılın en iyi çıkış yapan şarkısı ödülünü aldı. Sarıkaya’nın, seslendirdiği “Ben Yoruldum Hayat’ şarkısı 7’den 70’e herkesin beğenisini kazanırken, evlerde, iş yerinde ve araçlarda da en fazla dinlenen şarkıların başında yer aldı. Sarıkaya önceki gün düzenlenen ödül töreninde ve daha önceki çıktığı bütün programlarda Yozgat adını hep ön planda tutmasıyla hemşerilerinin sevgisini kazandı.
ROMAM HAMAMI TANITIM FİLMİ
Sarıkaya’da bulunan Tarihi Roma Hamamında yapılan kazı çalışmaları ile tarihi değerlerin gün yüzüne çıkarılması Yozgat tanıtımına büyük katkı sağladı. Vali Kemal Yurtnaç’ın Tarihi Roma Hamamı ve kentin diğer zenginlikleri konusunda Türkiye Tanıtım Platformuna verdiği röportaj ulusal kanallarda yayınlanlanması Yozgat’ın tarihi değerlerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Öte yandan Yozgatlı hemşehrimiz Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan Coşkun’da zaman zaman kaleme aldığı yazılarında şehrimizi ön planda tutarak Yozgat’ın tanıtımına ayrıca katkı sağlıyor.
YAPILABİLECEK 10 ŞEY
Coşkun, Hürriyet Gazetesindeki köşesinde; Yozgat’ta yapılabilecek en güzel 10 şey” başlıklı yazısında şehrin kültürel değerlerini maddeler halinde sıraladı.
Coşkun, kendi özlemlerinden oluşturduğu Yozgat’ı şöyle anlattı: “
TESTi KIRMAK
Yozgat’ın meşhur testi kebabını herkes bilir… Yapımı bayağı zahmetli ve eziyetli olan testi kebap, sofraya gelmeden önce inceden bir törenle kırılır…
Ayıptır söylemesi, ben bu testi kırma işinde bayağı iyiyim… Tek vuruşta bitiriyorum işini testinin… İşin ustaları, “Kırk yıllık testi kebapçıyız, böyle kırış görmedik” diyorlar… O derece yani.
ÇAMLIK’TA PİKNİK
Türkiye’nin ilk milli parkı olan, türkülerde geçen, göreni hayran bırakan, insana yaşama sevinci aşılayan bir park bu… Doğallığından asla taviz vermez… Piknikçilere sıcak bir yuva olur… Gösterişli olduğu halde asla kibirli değildir… Hyde Park ya da Central Park görse kıskanır… O derece yani.
AYNALI KAHVE
“Hocalar Kahvesi” gibi Yozgat’ın otantik kahvelerinden biridir… Bu kahvede Yozgat’a ait feminist türkülerden biri olan “Aynalı Körük” eşliğinde Yozgat usulü menengiç kahvesi yudumlamanın keyfini, ancak ve ancak Boğaz’da balık yemek falan karşılayabilir… O derece yani.
PARMAK ÇÖREK
Sabahın erken saatlerinde herhangi bir Yozgat fırınına gittiğinizde sıcacık Parmak Çörek karşılar sizi… Sabah kahvaltısında içine azıcık yine Yozgat usulü çömlek çökeleği konularak yendiğinde tadına doyum olmaz… Canan Karatay Hocamız, “Sakın yeme onu, bırak hemen, zararlı o zararlı” falan diye korkunç bir şekilde parmak sallasa bile yenir… O derece yani.
BÜYÜK CAMİ
Anadolu’nun tam ortasında asırlar önce yapılmış bu muhteşem yapı, bir mimari şaheseridir. Dışı ayrı güzeldir, içi ayrı güzeldir. Tek bir eksiği, tek bir
fazlası yoktur. Estetik harikasıdır. Vakurdur. Etkileyicidir. Öyle bir uhrevi hava yayar ki… Adamı namaza başlatır. O derece yani.
CADDE’DE VOLTA ATMAK
Yozgat’ın İstiklal Caddesi olan Lise Caddesi, tam anlamıyla bir piyasa yeridir… Özellikle akşamüzerleri Lise Caddesi’nde volta atmanın keyfine doyum olmaz… Yozgat insanının kendini gösterme alanıdır… Gezip tozarken kendinizi Şanzelize’de gibi hissedersiniz. O derece yani.
SÜRMELİ DİNLEMEK
Yozgat’ta dolaşırken “Ben yoruldum hayat” adlı muazzam şarkının sahibi büyük sanatçı Mümin Sarıkaya’yla karşılaşabilirsiniz. Kendisinden “Ben yoruldum hayat” istersiniz, hiç üşenmez, söyler… Sonra “Abi bize bir de Sürmeli söyle, ne olur” diye ricada bulunursunuz. O da resmen döktürür, “Dersini almış da ediyor ezber” diye… Resmen mest olursunuz. O derece yani.
ÇARŞI HAMAMI
Anadolu’daki hamam kültürünü en canlı şekilde yaşatır Yozgat… Şehirdeki en eski ve en güzel hamam meşhur “Çarşı Hamamı”dır. Bütün tellakları Tokatlı olan bu hamam, sakinliği ve iddiasızlığıyla muhteşemdir. Bin tane Fin hamamına değişmem. O derece yani.
KÖY SÜTÜ İÇMEK
Büyük Cami’nin oradan geç… Sarı Çeşme’den sola dön… Karşına bir avlu çıkacak… İşte orada bir açık hava kahvesi göreceksin… Sakın şaşırma! Otur oraya… Garsona “Buranın sıcak köy sütü meşhurmuş, bir tane versene yeğenim” de… Gelen sıcak köy sütünü başla yudumlamaya… “Hadi gel köyümüze geri dönelim” demezsen sütün parası benden… O derece yani.
TANDIR YEMEK
Tandır çok yaygın bir yemek… Anadolu’da tandırı olmayan şehir yok gibi bir şey… Bunun farkındayım. Ama iddia ediyorum: Yozgat tandırı bir başka! Herkesin tandırı kendine güzel ama Yozgat’ınki hakikaten müstesna.
Mesela Büryan kebap hastası Siirtli İhsan Süreyya Hocamız, bir kere Yozgat tandırı yese anında hastası olur… O derece yani.” -

Bozdağ Boğazlıyan Çiftçi Eğitim Seminerine katıldı
Boğazlıyan Bölge çiftçilerinin şeker pancarı tarımında randevulu söküm ve tesellüm eğitim programları çerçevesinde Boğazlıyan Şeker Fabrikası toplantı salonunda gerçekleştirilen eğitime yaklaşık 700 çiftçi katıldı.
Eğitim seminerinde konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’a çiftçileri eğitim semineri vesilesi ile bir araya getirmesinden dolayı teşekkür etti.
Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Boğazlıyan İç Anadolu’muzun Adanası’dır. Buradaki imkanlar neredeyse oradaki imkanlara denktir. Türkiye’deki şeker pancarı ve buğday üretiminin büyük bir kısmı Boğazlıyan, Sarıkaya ve Yenipazar Bölgelerimizden karşılanmaktadır. Yozgat, Türkiye’de en çok şeker pancarı üretilen yerlerin başında geliyor.
Kayseri Şeker ve Boğazlıyan Şeker şimdi daha iyi bir noktada, eminim ki yarın daha iyi bir noktada olacaktır. Varlık Fonu’na yüzde 10’unun devredilmiş olması buradaki sıhhatin ve bereketin göstergesidir. Gücün göstergesidir.”
Başkan Akay ise Varlık Fonu’nun Kayseri Şeker’in gücüne güç kattığını söyledi.
Boğazlıyan Çiftçi Eğitim Toplantısına Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat protokolü, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu üyeleri ve çiftçiler katıldı. -

Coşkun’un acı günü
AK Parti Ar-Ge Başkan Yardımcısı Dr. Osman Coşkun’un merhum eşinin kardeşi Mehmet Çankaya, kısa bir süre önce yakalandığı kanser hastalığı sonucu yaşamını yitirdi. Ankara’da vefat eden üç çocuk babası Çankaya için Yozgat’ın Çayıralan İlçesi Aşağı Tekke Köyü’nde cenaze töreni düzenlendi. Merhum Mehmet Çankaya için Cuma namazına müteakip cenaze namazına kılındı. Coşkun, son yolculuğunda kayınbiraderi Mehmet Çankaya’ya olan vefa görevini yerine getirdi.
Coşkun’u bu acılı gününde Çayıralan Kaymakamı Şahin Demir, Belediye Başkanı Yasin Şahiner, AK Parti İlçe Başkanı Arif Akpınar, Yozgat Belediye Meclis Üyesi Zafer Özışık, İşadamı Hasan Doğruyol, daire müdürleri, ilçe ve köy halkı yalnız bırakmadı. Kılınan cenaze namazının ardından merhum Mehmet Çankaya, köy mezarlığına dualar eşliğinde defnedildi. -

3 Mart Dünya işitme ve kulak günü
3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Odyometrsit Harun Yılmaz, 3 Mart’ın tüm dünyada Kulak ve İşitme Günü olarak kutlandığını hatırlatarak, işitme problemi yaşayanların böylece duyarlı, bilgili her bireyin çözümün bir parçası olmasını sağladığını söyledi.
3 Mart’ın işitme dünyasındaki önemine işaret eden Yılmaz, şunları aktardı:
“Neden 3 Mart? Graham Bell’in annesi işitme engelliydi. Dedesi ve babası yıllarca işitme engellilerin iletişim kurmaları için çabalamışlardı. Babasının çalışmalarını devam ettiren Graham Bell’in amacıda işitme engellilerin iletişim kurmalarını sağlamaktı. Bu çabası sırasında telefonu icat etmiş oldu. İşitme engelliler için yaptığı çalışmalarından dolayı doğum günü olan 3 Mart kulak hastalıklarına ve işitme engellilere dikkat çekmek için kutlanmaya başlandı.
Tüm canlılar, yaşamlarını sürdürebilmek için diğer canlılar ve yaşadıkları biyolojik çevrelerle iletişim kurmak zorundadır. Arı, karınca gibi küçük canlıların kolonileri birbirleriyle iletişim kuramasalar o bilinen üretkenlikleri, hayran olunan işbirlikleri mümkün olmazdı. İnsanoğlu da bilinen tarihin ilk anlarından itibaren küçük ya da büyük gruplar halinde birbirleriyle iletişim içinde olmuşlardır. Böylece doğanın zor şartlarına rağmen yaşamlarını sürdürdükleri gibi her açıdan gelişerek bugünkü çağdaş toplumları oluşturmayı başarmışlardır. Çok daha kısa söylemek gerekirse iletişim yoksa yaşamda yok denebilir.”
İnsanoğlunun çeşitli iletişim yolları kullandığını hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Ama hepimizin bildiği gibi insanlar için en etkili iletişim yöntemi konuşmayla olanıdır. Doğan her sağlıklı bebek ait olduğu, içinde yaşadığı toplumun dilini konuşmayı öğrenir. Peki nasıl? Dil öğrenmenin, konuşmanın ilk koşulu duymaktır. İşitmek, duymak için de sağlıklı kulağa gereksinim vardır. Sağlıklı doğan ve işitmesi iyi olan her bebek anadilini sorunsuzca öğrenir ve konuşur. Bu nedenle ülkemizde de 2004 yılında başlayan ve 2008 yılında tüm ülkeye yaygınlaşan yenidoğan işitme taraması programı üniversiteler, devlet hastaneleri ve özel hastaneler tarafından uygulanmaktadır. Doğumdan 12 saat sonrasında daha bebek hastanede iken ilk işitme taraması yapılmaktadır. 3. ayın sonuna kadar gereken tüm testler bitirilmeye çalışılır. Eğer bebekte işitme kaybı saptanırsa 6.ayını geçirmeden işitme rehabilitasyonuna başlanır. Böyle erken tanı ve yardım alan bebekler işitmesi normal olan yaşıtları gibi anadillerini sorunsuz öğrenir ve konuşurlar. 2 yaştan sonra saptanan işitme engellerinde rehabilitasyon yapılsa bile konuşma doğal olmayacaktır.
Olayı sadece işitme ve devamında konuşmanın sorunlu olması gibi dar düşünmemek gerekir.Bu çocuklarda iletişimin kötü olması nedeniyle psikolojik, sosyal gelişme de bozulmaktadır. Çocuk iletişimden kaçınmaya yaşıtlarından ve diğer insanlardan uzak durmaya, öğrenme sorunları yaşamaya başlamaktadır. Toplumun çekirdeği olan ailelere düşen sorumluluk çocuklarının kulak ve işitme sağlıklarını önemsemek, uygun tanı ve tedavi almalarını sağlamaktır. Sağlıklı iletişim içinde olabilen bireyler sağlıklı ve mutlu toplumları oluşturur.’’ -

Bozdağ, Kaldırımlar’dan Sakarya’ya Necip Fazıl Sempozyumu’na katıldı
Yozgat Valiliği, Yozgat Belediyesi, Bozok Üniversitesi ve Türkiye Yazarlar Birliği tarafından ortaklaşa düzenlenen “Kaldırımlar’dan Sakarya’ya Necip Fazıl Sempozyumu” sona erdi.
Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun son gününe Adalet Bakanı Bekir Bozdağ başta olmak üzere Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, fakülte dekanları ve çok sayıda akademisyen ile öğrenci katıldı. Kaldırımlardan Sakarya’ya Necip Fazıl Sempozyumu’nda üstadı tanıma imkanı bulduklarını söyleyen Bakan Bozdağ, “Necip Fazıl bizim medeniyet pınarımızın sürekli akacak büyük bir çeşmesidir. Bu çeşmeden kana kana içmek evlatlarımıza, çocuklarımıza, kana kana içirmek hepimiz için, ülkemiz ve milletimiz için büyük bir bereket olacaktır. Necip Fazıl’ları iyi tanıdığımızda geleceğimizi hem millet olarak hem de devlet olarak daha güçlü bir biçimde inşa edeceğimize yürekten inanıyorum. İstiklal Marşımızın ilk kelimesi ‘Korkma’dır. Neden ‘korkma’ diye başlar. Başka bir kelime ile neden başlamadı. Ona baktığımızda Türk toplumunun İstiklal Marşının yazıldığı yıllarda ve bu marşı yazan büyük fikir ve edebiyat insanının dava adamının yaşadığı hayatta ve bu hayatın öğrettiklerinde aramak lazım” dedi.
Adalet Bakanı Bozdağ, sempozyumun sonunda Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan Necip Fazıl Kısakürek resim sergisini gezdi. -
GÖSTERİN BANA BENİ AYNALAR
Gösterin aynalar bana beni gösterin de Kaf dağından ineyim, gösterin de kendi hatalarımı göreyim, haksızken, haklılık iddia edipte, başkalarının incitmeyeyim,
yetimin tarlasına basmayayım, komşumun ahunu işitmeyiyim, gururlanıp ta, kara taşlı kabristana, insanların hakkıyla girmeyeyim.Gösterin aynalar bana beni gösterinde kibir tohumları ekmeyeyim, yalan gerçekler biçmeyim, yaradılış gayemden uzaklaşmayayım, kendimi tükenmez zannetmeyeyim, sonunda hüsran ile boynumu bükmeyeyim, sıratı müstakimde pişmanlık ateşi ile geriye dönüp bakmayayım
Gösterin aynalar bana beni gösterinde kendi geçeklerimi göreyim, ne kadar aciz olduğumu , ne kadar muhtaç olduğumu, biçareliğimi göreyim, göreyim de yaratanıma döneyim, gösterin de Arafat’ımı, Gönül Kabe’mi bulayım.
Gösterin aynalar bana beni, yaradılışımın muhteşemliğini bileyim, istesem iyilikte melekleri geçtiğimi, istersem de ne kötülükler ettiğimi, iki alemde de
kendi yerimi kendim seçtiğimi, gösterin bana aynalar.Anlatın bana beni aynalar, bana övgü namelerini değil gerçeklerin şarkılarını çalın, bana suretimin değil ruhumun resmini çizin, bana hem acizliğimin hem de bir oka darda muhteşemliğimin masallarını anlatın aynalar.
Anlatın bana beni aynalar,üç beş damla kan olmadığımı, etten kemikten, nefisten ibaret olmadığımı, bu dünyada sadece ben ben diyerek yaşamadığımı , gelip geçen bir yolcu olmadığımı, parlayan ışıklardan feyz aldığımı anlatın bana aynalar
Gösterin aynalar bana beni, denizlerin dibindeki incileri gösterin, gök yüzündeki yıldızları, yer yüzündeki çatlayan tohumları, kabaran suları, ayaklanan filizleri, şu patlayan dağları, önüme sunulan mucizeleri, gösterin bana aynalar.
Gösterin aynalar bana beni, kendi kendime neler neler ettiğimi boş şeylerin peşinden koştuğumu, benim olmayan şeylerin kavgasını ettiğimi, su misali bu dünyadan gelip geçtiğimi, kervancıyken, han’a minnet ettiğimi, anlatın bana aynalar
Gösterin aynalar bana beni, bu gerçeğin sadece elli sene sürdüğünü, herkesin koltuğundan indiğini, sürat köprüsüne girdiğini ana, baba, evlat, dünyanın bittiğini, torbamda sadece bir avuç sevabın kaldığını, anlatın bana aynalar.
Anlatın aynalar bana beni, her şeyi gördüğümü ama kendimi görmediğimi, her şeyi bildiğimi ama kendimi bilmediğimi, ezbere karanlıklarda yürüdüğümü, içe değil dışa baktığımı, kendimi değil, sandığım, olduğumu anlatın bana aynalar.
Anlatın bana beni aynalar , insan kendini bilseydi, haktan hukuktan söz edilir miydi? Üzüntü nedir bilinir miydi? Ömrün yarısı kavga ile geçirilir miydi? Ekmeklere kan sürülür müydü? cennet ,cehennem yaratılır mıydı? Anlatın bana aynalar.
Göstermediniz bana beni aynalar, bana beni değil, sandığımı gösterdiniz, dünya ile birlik olup gözümü kamaştırdınız, aklımı aldınız, gerçek diye kandırdınız, yıllar sonra birde kapımı acı gerçeklerle çaldınız ve beni o gerçeklerle yapa yalnız bıraktınız aynalar.
!İnsan kendini göre bilseydi, her şey çok daha farklı olurdu. Kendimizi küçük göreceğimiz yerde büyük, büyük göreceğimiz yerde küçük görüyoruz. sonrada bütün alem olarak kaosları yaşıyoruz. Örneğin kendimizi bazen kişilerle karşılaştırıp üstün görürken, diğer taraftan yatabileceğimiz üstesinden gelebileceğimiz zorluklar karşısında ben onu yapamam deyip kendimizi azımsıyoruz. Halbuki biz bütün alem olarak ne kadarda muhteşem yaratıldık.
-

Bozdağ: Türkiye’nin bu sistemi değiştirmesi şarttır
Cumhurbaşkanlığı sistemini vatandaşa anlatan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “İnşallah atacağımız evet adımları ile ülkemiz daha güçlü bir geleceğe yürüyecek. Milletin, devletin bekası, evlatlarımızın bizden sonra gelecek torunlarımızın bu ülkede hür, bağımsız, güçlü, müreffeh içerisinde yaşamaları için Türkiye’nin bu sistemi değiştirmesi şarttır. Biz kendimiz için değil gelecek nesiller için bunu yapmak zorundayız. Bu tarihi bir adım, tarihi bir dönemeçtir. Onun için hep beraber siyasi istikrar, güçlü iktidar için ve yeni Türkiye’nin temellerini atmak için hep birlikte evet demeliyiz” dedi. Cumhurbaşkanlığı sisteminin ülkeye kazandıracakları hakkında açıklamalarda bulunan Bozdağ, “Bu sistem diyor ki, bundan sonra meclisteki milletvekillerini yine seçeceksin ama bunun yanında da ayrıca doğrudan Türkiye’nin hükümetini de siz seçeceksiniz. Bu referandumun özü budur. Millete sorulan ana soru, ‘Ey Türk milleti Türkiye’yi yönetecek hükümeti doğrudan seçmek istiyor musun, istemiyor musun?’ Hükümeti ben seçmek istiyorum diyorsak o zaman evet diyeceğiz, yok hükümeti ben seçmek istemiyorum, benim seçtiğim vekiller bunu belirlesin diyorsan o zaman hayır diyeceksin. Milletin önüne bir imkan konuluyor, millete yeni bir hak veriliyor, yeni bir yetki veriliyor, yeni bir güç veriliyor. Demokrasiye inanan herkes demokrasiyi kabul eden herkes millete tanınan hakkı milletin kabul etmesi için uğraşır, bu senin lehinedir diye uğraşır. Şimdi millete güç aktarılıyor, millete hak veriliyor, millete yetki veriliyor. Partiler çıkmış aman biz bu hakkı almayız, aman bu yetkiyi istemeyiz, aman bu gücü istemeyiz diyerek millete aktarılan gücün millet tarafından reddedilmesini istiyorlar. Anlaşılır gibi bir şey değil. Sevdiklerinize, saydıklarımıza, komşularınıza, kardeşlerinize, arkadaşlarınıza gideceğiz ve beraber Yozgat’tan güçlü bir eveti Ankara’ya da Avrupa’ya da, Amerika’ya da göndereceğiz. Milletimiz ve devletimiz için, yarınlarımız için, istikrarımız için, istikbalimiz için hür bir sesle evet diyeceğiz. Tek Türkiye için, tek devlet için, tek bayrak için, tek vatan için, demokrasi için, milli irade için, cumhuriyet için, büyük Türk milleti için, güçlü yasama için, güçlü yürütme için, daima istikrar için, daima millet iktidarı için evet mi, evet mi? Allah hepinizden razı olsun” şeklinde konuştu.