Yazar: admin

  • Lekesiz: Bilgili bir neslin yetişmesinde  öğretmenlerin çok büyük önemi vardır

    Lekesiz: Bilgili bir neslin yetişmesinde öğretmenlerin çok büyük önemi vardır

    İl Başkanı Harun Lekesiz, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada öğretmenlerin gününü kutladı.
    Lekesiz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: İlk emri “oku” olan bir medeniyetin mensupları olarak bizim için, öğrenmenin ve dolayısıyla öğretmenlerin ayrı bir yeri, ayrı bir önemi bulunmaktadır.Öğretmenlerimiz, gelişen dünya koşullarında, ülkemizin çağa ayak uydurması, milletimizin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşması ve ülkemizin bilgili, yetişmiş, donanımlı nesillerin elinde maddi ve manevi kalkınma hedefini gerçekleştirebilmesi için tarihi bir görevi başarıyla ifa etmektedirler. Bu görevlerini gelecek nesiller ve Türkiye’nin geleceği için de eksiksiz yerine getirme konusunda kararlılıklarını sürdürmektedirler. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmasında, 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirmesinde, öğretmenlerimizin çabalarının, emeklerinin çok önemli payı olacaktır.İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, gençlerimizi kendi bilgi ve becerileriyle eğiten, yaşama ayak uydurmalarında onları bilinçlendiren ve geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin fedakâr hizmetleri hepimizin gurur kaynağıdır ve her türlü zorluğa rağmen bu zor ve meşakkatli görevi yerine getiren vatansever öğretmenlerimize yardımcı olmak bizim asli görevimizdir. Bu düşüncelerle, Millet Mekteplerinin açıldığı ve Gazi Mustafa Kemal’e Başöğretmenlik unvanının verildiği bu anlamlı günde, öğretmenlerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
    Bir eğitim neferi olarak çıktıkları yolda görevleri başında teröre hedef olan şehit öğretmenlerimiz başta olmak üzere, ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Türkiye’nin dört bir yanına bilim ışığını götüren öğretmenlerimize olan inancımızı, saygımızı ve desteğimizi ifade ederek 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyoruz.”

  • Prof. Şen: Ceviz yetiştiriciliğinde  mutlaka aşılı fidan kullanılmalı

    Prof. Şen: Ceviz yetiştiriciliğinde mutlaka aşılı fidan kullanılmalı

    Bozok Üniversitesinde“Ceviz Yetiştiriciliği ve Besin Değeri” konulu konferans düzenlendi.
    Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi eski Rektörü ve Kastamonu Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen tarafından verilen konferansa, Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol İpek, Tarım Gıda ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaeddin Özdemir, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr Yaşar Karadağ, Fakülte Dekanları,öğretim üyeleri, öğrenci ve ceviz yetiştiricileri katıldı. Programın açılış konuşmasını Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ yaptı. Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen’in üniversiteye teşrif etmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Karadağ; Cevizin babası olarak bilinen ve ceviz denilince Türkiye’ de ilk akla gelecek Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen, olduğunu ifade etti.Kastamonu Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen’de yaptığı konuşmada, modern ceviz denilince akla aşılı ceviz gelmesi gerektiğine dikkat çekti.
    Modern ceviz yetiştiriciliğinde önemli olan bir bölgenin genel iklim ve toprak karakteri değil bahçenin kurulduğu yerin özel iklim ve toprak karakteri olduğunu belirten Prof. Dr. Şen, ceviz üreticilerinin genellikle fidan seçimi, fidan dikimi, budama ve zararlılarla mücadele aşamasında hatalar yaptıklarını söyledi.
    Cevizin besin değeri olarak oldukça zengin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şen, ceviz giren eve huzur girer diyerek cevizi sofralardan eksik etmeyin mesajı verdi.
    Konferansın sonunda Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen ceviz üreticilerinin sorularını yanıtlamasının ardından program son buldu.

  • Şimşek: İnsanlık tarihinin en önemli mesleği öğretmenliktir

    Şimşek: İnsanlık tarihinin en önemli mesleği öğretmenliktir

    Baro Başkanı Mehmet Şimşek, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında öğretmenlerin gününü kutladı.
    Şimşek, açıklamasında şunları kaydetti: “Ülkemizi, milletimizi, çağdaş ve muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak olan nesillerimizi yetiştirecek öğretmenlik mesleği toplumumuz için her daim kutsal bir meslek olmuştur. Kısacası, bizleri istikbale taşıyacak nesilleri yetiştiren öğretmenlik mesleği aslında ülkemizin geleceğidir. Eğitim sorunlarını çözememiş ve eğitime gereken önemi vermeyen ulusların bağımsızlığından söz etmek mümkün değildir.Ulusal kalkınmanın temeli eğitim ve öğretimden geçmektedir.
    Bu sebeple ülkemizin daha ileri gidebilmesi için eğitimin kaliteli ve bilimsel metodlar ile yapılması gerekmektedir. Bunun içindir ki; öğretmenlerimizin sorunları, eğitim sorunlarımız içinde çok önemli bir yer tutmaktadır.Bu soruna ulusal sorun çerçevesinde çözüm aramak gerekir.
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün belirttiği “Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür.“ cümlesinde de açıkça görüldüğü gibi çok büyük mücadeleler ve çok büyük acılar ile kazandığımız Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın kazanımları ancak ve ancak fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ile korunabilir. Takvim yaprağındaki her günü bu günkü duygu ve düşüncelerle yaşamak dileğiyle, tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyor, saygı, sevgi ve şükranlarımızı sunuyoruz.”

  • Karacabey: Bilinçi bir neslin  yetişmesinde öğretmenlerin  emeği tartışılmazdır

    Karacabey: Bilinçi bir neslin yetişmesinde öğretmenlerin emeği tartışılmazdır

    Rektör Karacabey, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada öğretmenlerin gününü kutladı. Karacabey şunları kaydetti: “Çocuklarımızın yetişmesinde, bizlerin bugünlere gelmesinde sonsuzfedakârlık ve sevgiyle emeklerini esirgemeyen çok kıymetli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlar, başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal olmak üzere görevi başında şehit olan ve ebediyete intikal etmiş öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve hürmetleyâd ederim.”

  • Çiçekçilerin yüzü güldü

    Çiçekçilerin yüzü güldü

    24 Kasım Öğretmenler Günü sebebiyle Yozgatlı çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Öğrencilerin, öğretmenlerine hediye olarak çiçeği tercih etmesi çiçekçilerin yüzünü güldürüyor. Öğrenciler, aldıkları çiçeklerle öğretmenlerini sevindirirken, bu durum çiçekçileri de olumlu etkiliyor.
    İlde çiçekçilik üzerine uzun yıllar faaliyetini sürdüren Kardelen Çiçek Evi sahibi Şevket Öztürk, öğretmenler günü dolayısıyla satışların yoğun olduğunu söyledi.
    Yozgat’ta yaklaşık 18 yıldır Kardelen Çiçek Evi olarak faaliyetini sürdüren Şevket Öztürk, Öğretmenler Günü sebebiyle yaşanan yoğunluktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Herkesin ekonomik durumuna göre çiçek aldığını belirten Öztürk, en çok orkide, kırmızı gül, karanfil ve menekşenin satıldığını söyledi.
    Çiçekçilerin belli günlerde yoğun olarak çalıştığını ifade eden çiçekçi Öztürk, “Öğretmenler Günü olması sebebi ile biz dahil tüm çiçekçilerde bir yoğunluk yaşanıyor.
    Özellikle 23 Kasım olan bugün itibariyle yoğunluğumuz başladı. Öğrenciler işlerini sabaha bırakmamak için bugünden itibaren 24 Kasım öğretmenler günü için çiçeklerini aldılar. Ailenin bütçesine göre çiçek satışlarımız oldu. Kimi gül, kimi karanfil kimi ise karışık çiçek hazırlatıyor.”dedi.
    İşlerin özel günlere göre değiştiğini belirten Öztrük, “Düğün sezonu kapandı. Bu mevsimde ancak özel günlerde işlerimizde bir hareketlilik oluyor. Sıralama yaptığımızda en çok çiçek Sevgililer Günü’nde daha sonra anneler günü ve öğretmenler gününde oluyor. Çiçek fiyatlarımızda 2 liradan başlayıp 150 liraya kadar çıkıyor. Bu vesile ile bizde öğretmenlerimizin gününü kutluyoruz.”diye konuştu.

  • Emniyetin uyuşturucu  operasyonunda 2 kişi tutuklandı

    Emniyetin uyuşturucu operasyonunda 2 kişi tutuklandı

    Polis ekipleri, olayla ilgili gözaltına 9 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden 2 kişi çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
    Edinilen bilgiye göre; Polis ekipleri İl Merkezinde uyuşturucu madde suçları ile etkin mücadele kapsamında uyuşturucu madde satışı yapan sokak satıcılarına yönelik yürüttüğü çalışmalarda M.A., B.A, Y.E.A., S.K., H.İ.E., Y.T., isimli şüphelileri uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçlarından gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerin ardından şüpheliler çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Şüphelilerin ikamet adreslerinde yapılan aramada, S. K., isimli şahsın üzerinden 0.55 gram Sentetik Kannabionid (Bonzai) , M. C. isimli şahsın valizinden 0.82 gram Sentetik Kannabionid (Bonzai) , Ş. Y. isimli şahsın ikametinden 1.13 gram Sentetik Kannabionid(Bonzai),uyuşturucu paketlemede kullanılan jelatin rulosu ve küçük meblağlar halinde uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen 780 TL paraya el konuldu.
    Uyuşturucu Madde Kullanmak ve Uyuşturucu Madde Ticaretini Yapmak suçlarından adliyeye sevk edilenŞ.Y. ve M.C. isimli şüpheliler, tutuklanarakcezaevine gönderildi.
    Yozgat Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada “Geçlerimizi zehirleyerek toplumsal sağlığımız ile oynayan ve ülkemizin geleceğini karartan Uyuşturucu Madde Satıcılarına karşı kararlı mücadelemiz devam edecektir” ifadeleri kullanıldı.

  • Yıllık 5 milyon eldiven üretiliyor

    Yıllık 5 milyon eldiven üretiliyor

    İş eldivenleri sektöründe ülke pazarına hakim olan Çin ve İsrail firmaları ile rekabet eden Atikel Eldiven, 5 ay gibi kısa bir sürede Çin ve İsrail’den daha kaliteli ürünler ortaya koyarak pazarda söz sahibi oldu. Kurulmasıyla birlikte Çin eldivenlerini pazardan çıkaran firmanın hedefi İsrail firmalarını da ülke pazarından çıkartıp vatandaşımıza yüzde 100 Tük malı olan eldivenleri ulaştırmak.
    Türkiye’nin en ücra köşesinde bulunan, en küçük hırdavatçıda bile kendi ürünlerinin olduğunu söyleyen Fabrika Sahibi Mustafa Duyar, “Daha önce Düzce’de mütevazı bir imalathanemiz vardı. Sektöre baktığımızda yerli bir firmanın olmadığını gördük. Milli sermayemiz maalesef dışarı çıkıyordu. Pazar, İsrail ve Çin firmalarının elinde ve ülkemizin her köşesinde yabancı firmaların üretmiş olduğu eldivenler pazarlanıyordu. Her alanda büyüyen ve gelişen ülkemizin milli servetini bu şekilde dışarı akmasına göz yumamazdık ve memleketimiz olan Yozgat’a gelerek Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yüzde 100 Türk malı, hafif iş eldivenleri üreten bir fabrika kurmaya karar verdik. 5 ay önce kurulduk ve şuan 20 kişiyi istihdam ediyoruz. Yozgat’ta kurulma amacımız kendi memleketimizin insanına sahip çıkmak ve elimizdeki imkânlarla istihdam oluşturmaktı. Anadolu’nun göbeği olan Bozok yaylasında bugün birçok yabacı firma ile rekabete girerek, onlardan daha kaliteli ve daha sağlıklı iş eldivenlerini vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz” şeklinde konuştu.
    Kısa sürede büyüyerek ülke ve Yozgat ekonomisine büyük katkı sağladıklarını belirten Duyar, “Sektöre girmeden önce Çin malı eldivenler en küçük hırdavatçılara kadar girmişti. Biz kurulduktan sonra Çin malı eldivenler artık ülke piyasasına giremiyor. Yani Çin’den ithal edilen eldivenleri durdurduk. Amacımız İsrail ürünlerini de ülke pazarından çıkartarak Türkiye’nin bütün eldiven ihtiyacını karşılayabilmek. Aylık 420 bin çift eldiven üretiyoruz bu yıllık 5 milyon çift eder. Bu üretimi sadece 5 ay gibi kısa sürede yaptık. İlerleyen zamanda üretimimiz 4-5 kat artıracağız. Bütün çalışmalarımız bu yönde” dedi.
    Ürünlerinde konfora önem verdiklerini söyleyen Duyar, “Yabancı firmalarla rekabet ederken en iyi ürünü çıkarmamız gerektiğini, Türk malını kalitesi ile temsil etmemiz gerektiğini gayet iyi biliyorduk. Bu çerçevede ürünlerimizde konfor ve sürtünme direncini en iyi şekilde tasarladık. Konforu geliştirdikten sonra direncini yükseltiyoruz. Sürtünme direnci yüksek olursa ürün uzun süre kullanılır, kesilme direnci yüksek olursa hayati tehlikeler ortadan kalkabilir. Bu bilinçle ürünlerimizi üretiyor ve kullanım alanlarına göre pazara sürüyoruz” diye konuştu.
    Son teknoloji cihazlarla donatılan fabrikanın 100 kişiyi istihdam edecek şekilde planlandığını söyleyen Fabrika Sahibi Yozgatlı İş Adamı Mustafa Duyar, “Hedeflerimizi gerçekleştirme konusundaki en büyük engel maalesef yeterli iş gücünü bulamamamız. Şuan fabrikamızda 20 kişi çalışıyor ve üretimimiz yıllık 5 milyon çift eldiven. Üretim kapasitemiz 100 kişi. Bugün 80 kişi gelsin hemen başlatabilirim. Kesinlikle Yozgat’ta işsizlik sorunu olduğunu düşünmüyorum. Vatandaşımız Yozgat’ta, Yozgat Sanayi Bölgesinde bizim gibi faaliyet gösteren firmaların olduğundan haberdar değil. İsteyene iş var. Makine sıkıntımız yok, Büyümemek için bir neden yok. Yozgat’la birlikte büyümek ve Yozgatlılara istihdam sağlamak istiyoruz ancak eleman bulamıyoruz. Kapımız herkese açık” ifadelerine yer verdi.

  • Akgül: “3 bin aile perişan oldu”

    Akgül: “3 bin aile perişan oldu”

    Yozgat’ta düzenlenen Yozgat Belediyesi Kapalı Pazar ve Sosyal Tesis açılış törenine katılan AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, özellikle CHP’yi eleştirerek 3 bin ailenin perişan olduğunu söyledi.
    CHP’nin işi tersine çevirdiği ve 3 bin masum insanın boşu boşuna hapiste yattığını vurgulayan AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, “Buradan siyasi rant almak için tekrar bu işi siyasete döktüler.
    Yapılacak yasa şu idi. Genç yaşta kız kaçıranlar veya genç yaşta evlenenler çoluk çocuğu olmuş, büyümüşler ama herhangi bir devlet dairesine gittiklerinde farkına varılmış.
    Sen genç yaşta alıkoydun diye hapse atmışlar. Hapiste 8 sene yatacak. Dışarıda çoluk çocuğu hanımı perişan. Hanımı diyor ki ben severek evlendim. Gönül rızasıyla evlendim. Kocamı hapse attınız biz perişan olduk. Bunun gibi 3 bin aile var. Yapılan düzenleme tamamen bununla alakalıydı fakat tersine çevirdiler” dedi.
    Akgül, “Neymiş tecavüzcüye af başkasına af. Tecavüzcüye bizim dönemimizde cezayı 2’ye katladık.
    Onun içinde bakanımız bu işle meşgul olduğu için buraya gelemedi. Biz geldik” diye konuştu.

  • Yurtnaç: Milletimiz, öğretmenler sayesinde  medeniyet yürüyüşünü azimle sürdürmektedir

    Yurtnaç: Milletimiz, öğretmenler sayesinde medeniyet yürüyüşünü azimle sürdürmektedir

    Vali Kemal Yurtnaç, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında öğretmenlerin gününü kutladı.
    Vali Yurtnaç, açıklamasında şunları kaydetti: Bizler, hayatın merkezine insanı alan, insanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla hareket eden bir medeniyetin mensubuyuz. Bu itibarla tüm hayatımız boyunca etkisini yakından hissettiğimiz, kişiliğimizin ve karakterimizin şekillenmesinde önemli pay sahibi öğretmenlerimizin gayretleri her türlü övgüye layıktır. Milletimiz, öğretmenlerimizin emekleri ve özverisi sayesinde medeniyet yürüyüşünü azimle sürdürmektedir. Bu sebeple yarınlarımızın şekillenmesi ve Türkiye’nin hak ettiği yerde olabilmesi için öğretmenlerimizi maddi manevi her konuda desteklemek şuurunda olmalıyız. Daha evvel programlanmış ve Yozgat için yatırım imkânlarının istişare edileceği toplantılar sebebiyle il dışında bulunacağım. Bu itibarla, kutlama programlarının başarıyla geçmesini temenni ediyor. Diğer vefat etmiş tüm öğretmenlerimiz saygı ve rahmetle anıyor, öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü tekrar kutluyor, başarılar diliyorum.”

  • ‘Haside tatlısı’ kışın ısıtıyor

    ‘Haside tatlısı’ kışın ısıtıyor

    Madımak, Arap aşı, testi ve tandır kebapları kadar ünlü olan haside tatlısı, soğuk kış günlerinde Yozgat halkının içini ısıtıyor.
    Pekmez, tereyağı, nişasta ceviz, nar ve elma ile yapılan haside tatlısı, kışın vatandaşların sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.
    Yozgat’ın yöresel lezzetlerinden biri olan haside tatlısının yapılışını anlatan Aşçıbaşı Satılmış Tufan, “Bu tatlımız genelde kışın tüketilir. İnsana hem enerji versin diye hem de sıcak tutun diye pekmez ve cevizle yapılır. Lezzet ve tat olarak çok farklıdır.
    Eskiden büyüklerimiz kış mevsiminde bu tatlıyı sıklıkla yapardı. Şimdi biz de bu kültürümüzü canlı tutmak için haside tatlımızı Yozgat halkının hizmetine sunuyoruz.” dedi.

  • Kadışehri tarihi  bir gün yaşıyor

    Kadışehri tarihi bir gün yaşıyor

    Kadışehri’nde Merkez Cami içindeki pasajın hizmete girmesi ile boşalan eski iş yerleri, belediye tarafından yıkılmaya başlandı. Yıkım çalışmalarını yerinde inceleyen Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, “Esnaflarımızın ve işyeri sahiplerimizin rızasıyla dayanışma içerisinde bu yıkımı gerçekleştirdiğimiz için mutluyuz” dedi.
    Kadışehir’de yapımı tamamlanan Merkez Cami Pasajı’ndaki yeni işyerlerinin hak sahiplerine teslim edilmeye başlanmasının ardından, boşalan eski işyerlerinin yıkımına başlanıldı. Yıkım çalışmalarını yerinde takip eden Belediye Başkanı Davut Karadavut, “Bu, ilçemizin beklediği ve herkes tarafından dile getirilen bir hizmetti.
    Şu anda, ilçemiz açısından tarihi bir gün yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
    Başkan Karadavut açıklamasında, “Cumhuriyet Meydanı’ndaki bu işyeleri kötü bir görüntü oluşturuyordu. Göreve geldiğimiz günden itibaren iş yerlerinin yenilerini yapıp esnafımızı da mağdur etmeden meydandan kaldırılması gerektiğini söylüyorduk.
    Çalışmalarımızı bu doğrultuda gerçekleştirip Merkez Cami altındaki pasajımızı hizmete açarak bu eski işyerlerini yıkmaya başladık. Yıkım aşamasından sonra Cumhuriyet Meydanı’mızı genişleterek çevre düzenlemelerini bir an önce yapıp ilçemizi daha modern bir görünüme kavuşturmuş olacağız” ifadelerine yer verdi.

  • Rönesans Holding Yöneticileri Göreve Başladı

    Rönesans Holding Yöneticileri Göreve Başladı

    Yozgat Şehir Hastanesine Rönesans Holding adına göreve başlayan İşletme Müdürü Mehmet Karakuş ‘un yanı sıra, Medikal Hizmetler, Teknik Hizmetler, Kalite, Bilgi İşlem, İdari-Mali İşler Müdürleri ve birim sorumluları da göreve başladı.
    Yozgat Şehir Hastanesi Rönesans İşletme Müdürü Mehmet Karakuş yaptığı açıklamada şunları söyledi;” Kamu Özel Ortaklığı Modelinde şehir hastanesinde; kamu hizmetlerinin devlet tarafından karşılandığı, destek hizmetlerinin özel sektör tarafından yapıldığı, örneğin, temizlik, güvenlik, yemek, çamaşır, resepsiyon, hasta yönlendirme, refakat, bilgi işlem, taşıma, bahçe bakımı gibi hizmetleri üstlendiği bir modeldir. Ayrıca Rönesans Holding olarak destek hizmetlerinin yanı sıra medikal hizmetlerden Laboratuvar, Görüntüleme Hizmetleri, Sterilizasyon ve Dezenfeksiyon Hizmetleri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hizmetleri, Tıbbi Mühendislik Hizmetlerini de vereceğiz. Özel sektörün vermiş olduğu hizmetin denetimini kamu yapmasına karşın, verdiğimiz hizmetinin kaliteli, ölçülebilir, takip edilebilir, ulaşılabilir olabilmesi adına sözleşme gereği belirlenen 25 yıl sürecinde Rönesans Holding yöneticileri de görevlerine devam edecektir.
    Rönesans Holding olarak biz Türkiye’de yapılan şehir hastaneleri yatırımlılarının %30’undan fazlasına sahip bir firma olarak, Yozgat, İstanbul, Bursa, Elazığ, Adana illerimizdeki hastanelerimiz bitiğinde toplam 9500 yataklı sağlık hizmeti sunmuş olacağız” dedi.

  • Köylü pazarı esnafı ‘Kapalı  Pazar’ heyecanı yaşıyor

    Köylü pazarı esnafı ‘Kapalı Pazar’ heyecanı yaşıyor

    Yozgat Belediyesi tarafından yaptırılan ve yarın açılışı gerçekleştirilecek olan kapalı pazar yerinin heyecanını yaşayan köylü pazarı esnafı, soğuk kış günlerinde artık sıkıntı yaşamayacaklarını söyledi. Köylü pazarında peynir satıcılığı yapan Ömer Metin isimli pazarcı esnafı, yarın açılacak olan kapalı pazar yerini kullanacakları için mutlu olduğunu dile getirdi. Metin, “Köylü pazarı ilerleyen günlerde buradan kalkacak. Yarından itibaren Yozgat Belediyesi’nin pazarcı esnafına tahsis ettiği kapalı pazar yerini kullanacağız. Yeni pazar yeri kurulacağı için mutluyum, yenilik her zaman iyidir. Daha düzenli ve kaliteli bir ortamda çalışacağız. Ayrıca işlerimiz çok iyi peynirin kilosunu 10-15 liradan müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz” dedi.
    Köylü pazarında zeytin ve kuruyemiş sattığını belirten Adem Alıtez isimli esnaf ise “Siyah ve yeşil zeytini vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Zeytinlerimiz Balıkesir ve Mersin’den geliyor. Kilo fiyatları 10-15 lira arasında değişiyor. İşlerimiz iyi, memnunuz. Yarından itibaren kapalı pazar yerine geçeceğiz ve satışlarımızı orada gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
    Mehmet Şahin isimli esnaf ise, “Karadeniz’den getirdiğimiz kestane, ceviz ve fındığı Yozgat’ta satıyoruz. Çarşamba gününden itibaren kapalı pazar yerimize geçeceğiz. Orada Yozgat halkına hizmet vereceğiz. Daha iyi şartlarda işimizi yapacağımız için mutluyuz” ifadelerine yer verdi.

  • FETÖ/PDY operasyonları devam ediyor

    FETÖ/PDY operasyonları devam ediyor

    Yozgat Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada “15 Temmuz 2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan hain darbe girişimi sonrasında bu terör örgütü ile ilimizde mücadele son hızıyla devam etmektedir. Bu kapsamda 22/11/2016 tarihi itibariyle ilimizde kamuda görev yapan personellerden 1102 kişi hakkında işlem yapılmış olup bunlardan, 706’sı kamu görevinden çıkarılmış, 16’sının sözleşmesi feshedilmiş ve 214’ü hakkında ise görevden uzaklaştırma kararı uygulanmıştır. Ayrıca açığa alınan 166 personel ise görevine iade edilmiştir. Bilindiği üzere 15 Temmuz darbe girişiminde sokağa inen ilk il olan Yozgat Halkı konu vatansa gerisi, teferruattır anlayışıyla hareket ederek kuvvetli bir şekilde birlik mesajı vermiştir. Bu çerçevede tüm ülke genelinde yürütülen mücadeleye Yozgat’ta da devam edilmektedir.” ifadelerine yer verildi.

  • Dündar: Hedeflerimize yaklaşıyoruz

    Dündar: Hedeflerimize yaklaşıyoruz

    Teknik Direktör Feridun Yılmaz, Kulüp Binasında düzenlediği basın toplantısında 2: 0 galip geldikleri Zara Belediyespor maçını değerlendirdi.
    Dündar, “Üç puan aldığımız için mutluyuz. Hedeflerimize yaklaşıyoruz. Üç maç var. Üçte üç yapmayı hedefliyoruz. Zara maçında oyuncularımız bazı motivasyon sıkıntısı yaşadı. Zara gelmeyecek diye bilgi geldi. Paraları olmadığından dolayı oyuncuların isyanı olduğunu söylediler. Böyle karışık bir durum sonrası maç oynandı. İlk dakikada golü bulduk ama zaman zaman sıkıntılarda yaşadık. Ama oyuncularım sonuca gitmeyi başardı. “dedi.
    YOZGATSPORDA
    HEPİMİZ BİR
    AİLEYİZ
    Takımda aile ortamı, samimi bir birliktelik oluşturulduğunu kaydeden Dündar, “Futbolcularıma güveniyorum. Onlarda inanıyor. İyi veya kötü futbol oynasalar da hedefe gitmeyi biliyorlar. 3 maçta 15 puanı hedeflemiştik. İçeri, dışarı deplasman diye bir fark yok. Aramızda sekiz puan var bu kapanmayacak bir puan değil. Devre arasında da eksiklikleri giderip hedefimize ulaşmak istiyoruz. Taktik anlamda sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıları da zamanla aşacağız.Bu bakımdan şampiyonluğa oynuyorsak antrenman bazında yükleme yapmak ve ikinci yarıya iyi bir şekilde girmemiz lazım. Rakipler hız sahamızda geliyor onun avantajını kullanacağız. İstenilen birliği kurduğumuz takdirde başarı da beraberinde geliyor. Biz hep işin sonuna bakıyoruz. Varacağımız menzil önemli. Bunuda başaracağız.”diye konuştu.
    MUTLULUK
    OLMAYAN YERDE BAŞARI OLMAZ
    Mutluluk olmayan yerde başarıda olmaz diyen Dündar, “ Seyirci takıma takımda seyirciye inandı. Bunun da başarıyı getireceğini söylüyorum. Her türlü eleştiriye açığız. Sizlerden de bunu bekliyoruz. Kimse dört dörtlük olamaz. Hoca da hata yapar oyuncu verim vermezse değişikliğe gidiyoruz. Beni de eleştirebilirsiniz bana artısı olur. Kendimize çeki düzen veririz. Yaptığımız yanlışın farkına varırız. Özgürlük var sizde eleştirebilir tartışabiliriz. Karşılıklı istişare ile tüm sıkıntıların üstesinden gelebiliriz. Oyunu karşı tarafın takım kuruşunu düşünüyor. Bakın eleştirin biz düzeltelim. Bizim göremediğimizi siz görebilirsiniz. Basın benim hakkımda eleştiri yazıyorsa bunu kendimi düzeltme yolu olarak düşünürüm. Yapıcı eleştiriye karşı her zaman açığız.”ifadelerini kullandı.

  • Bulut: Öğretmenler sevgi dağıtır dünyamızı aydınlatır

    Bulut: Öğretmenler sevgi dağıtır dünyamızı aydınlatır

    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, yaptığı açıklamada 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenlerin gününü kutladı. Bulut, “Türkiye gelecekteki hedeflerine, dünyadaki değişime bigane kalmayan, kendini yenileyen, genç nesilleri yarının şartlarına göre geleceğe hazırlayabilecek öğretmenlerle ulaşacaktır. Öğretmenler, dün ve bugün olduğu gibi, yarın da geleceğin mimarı olmaya devam edeceklerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Toplumun düşmanı cehalet, cehaletin düşmanı öğretmenlerdir” diyerek bu gerçeği en güzel biçimde ifade etmiştir. Tüm toplumumuzu aydınlatarak karanlığa meydan okuyan gayretli, fedakar ve bilgeliğinizin karşılığı hiçbir bedelle ölçülmeyen değerli öğretmenlerimiz; tüm neslin yetiştiricisi ve geleceğimizin mimarlarısınız. 24 Kasım öğretmenler gününü kutladığımız bugün bir bakıma kendimizi sorguladığımız gün olmalıdır.
    Sadece bu vesile ile öğretmenlerimizi hatırlamak her şeyden önce onların emeğine saygısızlık olur. Öğretmenlerimizin ve yaptıkları mesleğin önemi açıktır”dedi.
    Toplumdaki her bireyin öğretmenlerin öneminin farkında olması gerektiğini vurgulayan Bulut, “ Önderimiz Mustafa Kemal’in belirttiği “Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür.“ Cümlesinde de açıkça görüldüğü gibi çok büyük mücadeleler ve çok büyük acılar ile kazandığımız ulusal Kurtuluş Savaşı’nın kazanımları ancak ve ancak fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ile korunabilir. Takvim yaprağındaki hergünü bu günkü duygu ve düşüncelerle yaşamak dileğiyle dünyanın en değerli varlıkları olan öğretmenler! Bugün, Türk öğretmeninin şeref günüdür.
    Ona olan saygıyı yenileme, onun yüceliğini anma günüdür. Böyle anlamlı bir günde öğretmenlerin gününü kutluyorum.”diye konuştu.

  • Yozgat’lı çiftçiler Milli Tarım Projesi”  ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile buluştu

    Yozgat’lı çiftçiler Milli Tarım Projesi” ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile buluştu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milli Tarım Projesi”nin hayırlı olmasını dileyerek “Sadık yârimiz olan toprağa hak ettiği değeri vermezsek sadece kendimizin, kendi neslimizin değil, topyekûn insanlığın geleceğini tehdit altına sokmuş oluruz. Toprağa sırtını dönen insan en büyük ihaneti kendisine yapmış olur; çünkü Rabbim bizlere topraktan yaratıldığımızı ve yine toprağa döneceğimizi haber veriyor.” diye konuştu.
    Türkiye genelindeki çiftçiler, Milli Tarım Projesi kapsamında “Cumhurbaşkanımız ile Milli Tarım Buluşması” adlı programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara’da bir araya geldiler.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Milli Tarım Projesi buluşmasında yaptığı konuşmaya, misafirleri, salon ve salon dışında dev ekranlardan programı takip eden vatandaşları selamlayarak başladı.
    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından geliştirilerek uygulamaya sokulan “Milli Tarım Projesi”nin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Aşık Veysel’in “Dost, dost diye nicesine sarıldım / Benim sadık yârim kara topraktır / Beyhude dolandım, boşa yoruldum / Benim sadık yârim kara topraktır” dizelerini okuyarak, “Sadık yârimiz olan toprağa hak ettiği değeri vermezsek sadece kendimizin, kendi neslimizin değil, topyekûn insanlığın geleceğini tehdit altına sokmuş oluruz. Toprağa sırtını dönen insan en büyük ihaneti kendisine yapmış olur; çünkü Rabbim bizlere topraktan yaratıldığımızı ve yine toprağa döneceğimizi haber veriyor.” diye konuştu.
    Hazreti Adem’den bu yana insanoğlunun hayatta kalmasını ve gelişmesini sağlayan hususların başında tarım ve hayvancılıktaki başarısının geldiğini dile getiren Erdoğan, “Şayet insanoğlu tarımı ve hayvancılığı, daha doğrusu bunların endüstriyel üretimini beceremiyor olsaydı medeniyetler kuramazdı. Çünkü tarım ve hayvancılık, bu işle meşgul olan kişilerin ürünlerini sadece kendi şahsi ihtiyaçlarını karşılamak için değil tüm insanlığa sunmak için yürüttükleri faaliyetlerdir. Hayatımızı sürdürmek için ihtiyaç duyduğumuz ürünlerin, hizmetlerin belli meslek grupları tarafından yürütülmesi, bizlere başka alanlara yönelme ve oralarda derinleşme imkânını sağladı. Tarım konusu diğer tüm işlerden farklı olarak insanlığın varlığını sürdürebilmesi için olmazsa olmazdır.” değerlendirmesinde bulundu.
    “Milli Tarım Projesine hep birlikte sahip çıkmalıyız”
    Bu hususları tekrarlamasının sebebinin Türkiye’de tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi konusundaki projelerin önemine dikkati çekmek olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce Başbakan Binali Yıldırım’ın vatandaşlarla paylaştığı “Milli Tarım Projesi”nin her türlü takdiri ve desteği hak ettiğinin altını çizdi.
    Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
    “Havza Bazlı Üretimi Destekleme ve Hayvancılıkta Yerli Üretimi Destekleme adıyla iki başlık altında hayata geçirilmekte olan bu projeye hep birlikte sahip çıkmalıyız. Anadolu, dünyanın en kadim tarım ve hayvancılık coğrafyası olmasına rağmen maalesef bugün her iki konuda da olmamız gereken yerin epeyce uzağındayız. Topraklarımız var ama doğru planlama yaparak, yeterli teknik destek sağlayarak hakkıyla değerlendiremiyoruz. Meralarımız var ama et fiyatları almış başını gidiyor, ihtiyacımızı karşılayabilmek için ithalat yapmak zorunda kalıyoruz. Bu kabul edilebilir bir manzara değildir. Özellikle topraklarımız noktasında, şu azotlu gübreyle topraklarımızı mahvettik ve topraklarımız suyla buluştuğu zaman ne yazık ki çamur olup, akıp gidiyor. Doğallıktan uzak, tüm hastalıkların temelinde de ne yatıyor? O gübreleme yatıyor.”
    Bu reformla birlikte Türkiye’nin doğal gübreye dönmek durumunda olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğal gübreye dönerken de yapmamız gereken işlerin başında bana göre hani bu ‘çöp atıkları’ diyoruz ya bunları biz kompost gübreye çevirmek suretiyle gübrelemede rahatlıkla kullanabiliriz ve bunları kullanmak suretiyle de bu kimyevi azotun tehdidinden bütün bu tarımsal gıdalarımızı kurtarabiliriz, bunun üzerinde çalışmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum. Şu anda sadece 30 büyükşehir belediyesi bu konularla ilgili adımını atsa, kompost gübre üretimini şu anda hızlandırsa buradan çok büyük nimet elde ederiz ve bunları biz kendimiz üretiriz.” diye konuştu.
    “Milli Tarım Projesi ile sorunlarımızın çözümünde önemli bir adım atmış olacağız”
    Türkiye’nin ithalatı ve ihracatının 4 kat artarken tarımsal ürünlerde ihracat artışının bu rakamın altında kaldığını ama ithalat artışının bunun üzerine çıktığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
    “Tabii ki bugün tarımsal hasılada Avrupa’da bir numara olmamız, gerçek potansiyelimizi kullanabildiğimiz anlamına gelmiyor. Bölgesini ve hatta tüm dünyayı doyuruyor olması gereken Türkiye’nin gıda ve et ithalatı yapıyor olması ortada bir sorun olduğunun ifadesidir. İnşallah, Milli Tarım Projesi ile bu sorunların çözümü konusunda önemli bir adım atmış oluyoruz. Ülke olarak aslında imkânlarımız yeterli olduğu halde plansız programsız iş yapılması sebebiyle sık sık karşılaştığımız arz açığı veya arz fazlası… Yeni destekleme modeliyle bu sıkıntının geride bırakılacağına inanıyorum. Aynı şekilde hayvancılıkta illerimize ve hayvan türlerine göre belirlenen teşvik modelinin de, fiyatların dengelenmesi ve ithalatın önlenmesi noktasında beklentilerimizi karşılayacağımıza da bu noktada inanıyorum ve bunu temenni ediyorum.
    Enflasyon hedeflerimize ulaşamamamızın en önemli sebebi gıda fiyatlarıdır. Enflasyon rakamları açıklandığı zaman, domates, biber bunlar söylendiği zaman gerçekten ağırıma gidiyor. Biz bu noktada domatesten, biberden dolayı enflasyonda olumsuz etkilenmememiz gerekir. Bunu rahatlıkla aşmamız gerekir. Bu topraklar, bu kadar verimli, bereketli olacak ve biz hala enflasyonda domates, biber, bunların fiyatından dolayı enflasyonda sıkıntı yaşayacağız. Olmaz. Bunu aşacağız.”
    “Envaiçeşit peynir üreteceğiz ve dünyaya pazarlayacağız”
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebzede çeşitlerin de çok artması gerektiğini bildirdi. “19 tane sebze çeşidi nedir?” sorusunu yönelten Erdoğan, bunu artıracaklarını belirtti.
    Bu topraklardan daha çok sebze üretileceğine işaret eden Erdoğan, “Bunları artırmamız lazım. Meyve çeşitlerimizi artırmamız lazım. Ne ararsan bulunur, derde devadan gayrı değil ha, derde deva. İnşallah bu olacak.” dedi.
    “Adamlara gidiyorsun bakıyorsun masaya peynirlerin envaiçeşidini getiriyorlar. Bizde niye olmuyor? Bacılarım bizde de olur mu? İstediğimiz peyniri yapar mıyız?” diye soran Erdoğan, “Yaparız. Bunların çeşidini artıracağız. Envaiçeşit peynir üreteceğiz ve ondan sonra da dünyaya pazarlayacağız.” ifadesini kullandı.
    Osmanlı’yı yıllarca güçlü bir şekilde ayakta tutan unsurlardan birinin de halkın bol ve hesaplı gıdaya erişimini sağlayacak iaşecilik sistemi olduğunu, Osmanlı’nın bunu başardığını vurgulayan Erdoğan, “Bizim de günümüz şartlarına uygun bir anlayışla vatandaşımızın gıda konusunda eksiklik yaşamasının önüne geçecek, fiyatları dengede tutacak bir sistemi kurmamız gerekiyor.” diye konuştu.
    Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşmasında teşvikleri açıkladığına değinen Erdoğan, “Şimdi böyle teşvikler olduğuna göre bundan sonra ne kalıyor? Çalışmak.” dedi.
    “Biz, sadece Allah’ın huzurunda rükûda eğiliriz”
    Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:
    “Peygamberlerin mesleği olan çiftçiliği ve çobanlığı teknolojinin tüm imkânları ile destekleyerek doğru planlama ile yönlendirme ile bilgilendirme ile teşvik ederek ülkemizde hak ettikleri konuma getirmeliyiz.
    Çobanlık deyip hafife almayın. Alan alsın. Çobanlığın felsefesini anlamayan, onun psikolojisini yaşamayan insan yönetemez. Ben de bir çobanım. Sevgililer sevgilisi hadis-i şerifte şöyle buyuruyor; ‘Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüklerinizden mes’ulsünüz.’ Mesele bu. Bunu anlayan anlar, anlamayan anlamaz. Anlamayanların geldiği durum belli zaten. Biz işimize bakalım.”
    Erdoğan, salondaki vatandaşların sloganları üzerine, “Bize eğilmek yaraşmaz. Biz, sadece Allah’ın huzurunda rükuda eğiliriz, başka hiçbir yerde hiçbir gücün karşısında eğilmeyiz.” dedi. “Gönül köprüleri kurmanın çabası içindeyiz”
    Tohumun toprağa düşmeden can bulmadığını anlatan Erdoğan, toprağa düşen tohumdan kaliteli ürün için gübresinden suyuna kadar tüm ihtiyaçlarını karşılamak gerektiğini vurguladı.
    Aynı sürecin devletlerin, milletlerin hayatlarında da geçerli olduğunun altını çizen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
    “Anadolu Selçuklu, Büyük Selçuklu’nun Sultan Alparslan ile bu topraklara attığı tohumların üzerine inşa edilmiştir. Osmanlı, Anadolu Selçuklu’nun bu topraklarda besleyip güçlendirdiği tohumların izi takip edilerek kurulmuş bir devlettir. Cumhuriyet de Osmanlı’nın geniş bir coğrafyaya yaydığı zengin tohum varlığından elimizde kalan bakiye üzerinde vücut bulmuştur.
    Ecdadımız her dönemde gittiği her yerde toprağın altını bereketli kılmanın, üzerini de mamur etmenin çabası içinde olmuştur. Bu şekilde geniş bir coğrafyada atılan o sevgi, dostluk, kardeşlik tohumları aradan asırlar geçse de canlılığını sürdürmektedir. Sadece biraz suya, biraz gübreye, biraz emeğe velhasıl sevgi, dostluk, kardeşlik tohumlarının yeniden yeşertilmesine ihtiyaç vardır. Biz 14 yıldır Balkanlar’dan Orta Asya’ya Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar kadim tarihi ve kültürel bağlarımızın olduğu her yerde işte bu anlayışla gönül köprüleri kurmanın çabası içindeyiz.”
    Belarus’ta Minsk Camii’nin açılışını yaptıklarını aktaran Erdoğan, “Eksi 8 derecede. Oradaki kardeşlerimizle kucaklaştık. Ülke yetkilileri ile resmi temaslarda bulunduk. Hamdolsun, tarihinde asla sömürgecilik utancı bulunmayan bir millet olarak gittiğimiz her yerdeki kardeşlerimize gücümüzün yettiğince yardım elimizi uzatıyor, birlikte kazanabileceğimiz projeler teklif ediyoruz.” diye konuştu.
    Türkiye’nin içinde de birliği, beraberliği güçlendirecek adımları attıklarına işaret eden Erdoğan, bunun için her türlü riski göze aldıklarını, her türlü fedakârlığı yaptıklarını bildirdi.
    Erdoğan, şunları kaydetti:
    “Biz hem kendimiz hem de tüm mağdurlar ve mazlumlar için bu gayretleri gösterirken birileri de ısrarla ülkemizi terörün, çatışmanın istikrarsızlığın ateşi ile yakmak için uğraşıyor. Terör örgütlerinin her biri, başka bir koldan ama aynı amaç için saldırıyor. Kimi silahı ile kimi fitnesi ile kimi propaganda gücü ile ülkemize verebilecekleri en büyük zararı vermeye çalışıyor. Her birinin arkasında farklı güçlerin, farklı ülkelerin silüetleri olduğunu elbette biliyoruz. Tabii masa başında bu hesapları yapanlar milletimizi tanımadıkları için başka yerlerde tıkır tıkır işleyen planlarının Türkiye’de niçin boşa çıktığını anlayamıyorlar. Bilmiyorlar ki bu millet, aziz bir millet. Bilmiyorlar ki bu millet yüce bir millet. Bilmiyorlar ki bu millet tarihiyle, kültürüyle, dirayetiyle, cesaretiyle, kahramanlığıyla farklı bir millet. Türkiye’yi devletlerden bir devlet sananlara, Türk milletini milletlerden bir millet gibi görenlere yanıldıklarını en son 15 Temmuz’da hep birlikte bir kez daha ispatladık.”
    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2023 hedefi doğrultusunda açıklanan Milli Tarım Projesinin önemli bir ayağını oluşturan havza bazlı üretim desteği ile üretimi planlamayı, kaynakları verimli kullanmayı ve çiftçinin hakkını almasını sağlamayı amaçladıklarının altını çizerek, “Türkiye toprakları 79 milyonun. Tapusu bizde olabilir ama toprakların tapusu, üretmek için bizdedir. Eğer üretmiyorsa orada kişisel mülkiyetten ziyade, 79 milyonun hakkı önemlidir. Onun için 1 karış boş arazi bırakmayacağız, ekeceğiz.” ifadelerini kullandı.

  • Atlı, milli takıma seçildi

    Atlı, milli takıma seçildi

    Milli sporcu, 2018 yılında oynanacak olan Yıldız Kızlar Avrupa Şampiyonası hazırlıkları için 27-30 Kasım 2016 tarihleri arasında Bursa’da gerçekleştirilecek olan kampa katılacak.
    Ankara’da düzenlenen U15 Yıldız Kız Milli Takımı seçmelerine katılan ve gösterdiği üstün performans ile Milli Takıma seçilen Yozgat Çözüm Koleji 9. sınıf öğrencisi Şevval Atlı’nın, hedefinde bu kez de Fenerbahçe Bayan Basketbol takımı var.
    Amacının iyi bir basketbolcu olup Yozgat’ı en iyi şekilde temsil etmek olduğunu söyleyen Atlı, sporun yanında eğitimine de ağırlık verdiğini ifade etti. Atlı, “Eğitimim benim için çok önemli. Spor ve eğitimi bir arada tutmak benim için çok zor olmuyor. Bazı problemler olsa da ikisini birlikte yürütebiliyorum. Hedefim iyi bir basketbolcu olmak ve Yozgat’ı en iyi şekilde temsil etmek. Ayrıca A Milli Takım’da gelecekte ülkemi temsilen oynamayı çok isterim. Milli takımın yanı sıra ileride Fenerbahçe Bayan Basketbol takımında da oynamak istiyorum. Bu süre zarfında hocalarımdan gereken desteği fazlasıyla gördüm onlara da çok teşekkür ediyorum.” dedi.
    Milli takım seçmelerinin ilk olarak Ankara’da yapıldığını belirten Atlı, “Ankara’da birçok şehirden gelen 60’a yakın basketbolcu arasında seçmeler yapıldı. Seçilenler bir üst kademeye yükseldi. Tekrar Ankara’da bir seçme daha oldu. Oradan da 43 kişi seçmelere kaldı. Sonra Samsun’a Milli Takım kampına katıldık. Oradan da U 15 Bayanlar Milli Takımı’na seçildim. 27-30 Kasım arası Milli Takım kampına gideceğim.” şeklinde konuştu.
    Başarılı sporcu Şevval Atlı’nın milli takıma seçilmesinde emeği geçen Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Hüseyin Çelik ise “U 15 Yıldız Kız Milli Takımına Şevval Atlı isimli 9. sınıf öğrencimiz müsabakalarda gösterdiği performansla milli takıma seçildi. Orta Anadolu Bölgesi’nden iki sporcu milli takıma seçildi. Bunlardan birisi de bizim sporcumuz Şevval Atlı oldu. Kendisi oldukça iyi bir sporcu ve okulda dersleri de çok iyi. Genelde sınavlarda dereceye giren bir öğrencimiz. Kendisiyle ders konusunda da basketbol konusunda da gurur duyuyoruz. Kendisine milli takım kampında başarılar diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

  • Coşkun: Öğretmenler gerçek  ilmin nurlu yüzü oldular

    Coşkun: Öğretmenler gerçek ilmin nurlu yüzü oldular

    Coşkun, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında, tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarken, ebediyete intikal etmiş öğretmenlere de Allah’tan rahmet diledi.
    Öğretmenlerin bir milleti karanlık, virajlı, engebeli yollardan çekip, aydınlık güzergahlara yol aldıran önemli bir kılavuz, yol gösterici, ilim güneşi olduklarını belirten Coşkun, 15 Temmuz darbe kalkışmasının yaşandığı ihanet gecesini hatırlatarak, önemli mesajlar verdi.
    Coşkun; “15 Temmuz’da milletimizin üzerine çökmeye çalışan kara bulutları dağıtan milletin feraseti, sarsılmaz inancı ve vatan aşkıdır. Bir milletin yalnızca doğrunun ışığında yol almasını sağlayan en önemli yol gösterici ilmin ışığıdır. O ilimdir ki, dininin hakikatlerini, vatan aşkının önemini, millet olmanın bilincini öğreten. 15 Temmuz gecesi ihanetin karanlık yüzüne hizmet edenlere karşı dik duran bu milletin temelinde gerçeklerin nurlu yüzü yer almaktadır. Ki, bu nurlu yolculuğa götürün de hakikati ilimle buluşturan kıymetli öğretmenlerimizdir. 15 Temmuz gecesi şehit olan, gazilik mertebesine ulaşan kıymetli öğretmenlerimiz olduğu gibi, onların yetiştirdiği vatanperver bir millet ihanet set olmuş, dik durmuştur. Böylesine kutsal bir vazifenin mensubu olan kıymetli öğretmenlerimizin bu önemli gününü tebrik ediyor, aydınlık, nurlu yarınlara götürecek vatanperver bir nesil yetişmesinde yol gösterici olan kıymetli ilim erbaplarına sağlık ve mutluluklar diliyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Öztürk, odalar ve  borsaları ziyaret etti

    Öztürk, odalar ve borsaları ziyaret etti

    TOBB’u temsilen oda ve borsa yönetimleriyle istişarelerde bulunmak amacıyla gerçekleştirilen ziyaret programında Öztürk, Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası, Yozgat Ticaret Borsası, Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası, Yerköy Ticaret ve Sanayi Odası, Şefaatli Ticaret ve Sanayi Odası, Boğazlıyan Ticaret ve Sanayi Odası, Boğazlıyan Ticaret Borsası, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası, Sivas Ticaret Borsası, Karaman Ticaret ve Sanayi Odası, Karaman Ticaret Borsası, Niğde Ticaret ve Sanayi Odası, Niğde Ticaret Borsası, Bor Ticaret ve Sanayi Odası ile Konya bölgesinde Beyşehir Ticaret Odası, Çumra Ticaret Odası, Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası, Ereğli Ticaret Borsası, Karapınar Ticaret ve Sanayi Odası, Karapınar Ticaret Borsası, Seydişehir Ticaret ve Sanayi Odası başkan ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Ziyaretlerde oda ve borsaların birlik ve beraberliğe önem verilmesi gerektiği vurgulanarak ekonomik ve sosyal konularda istişare edildi.
    Türkiye’deki 1,5 milyon işletmenin temsilcisi olan TOBB’un, 365 oda ve borsayla büyük bir aile olduğunu söyleyen KTO Başkanı Selçuk Öztürk, “Oda ve borsaların birlik ve beraberliği ülkemizin hedeflediği ekonomik büyüklükte Türk özel sektörünün katkısı için önem taşımaktadır. TOBB yönetimi olarak tüm oda ve borsalarımızla istişarelerle talep ve önerilerini dinleyerek verdikleri hizmetin kalitesini artırmaya çalışıyoruz. TOBB Yönetim Kurulu Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu da odalar ve borsaların birlik ve beraberliğine hassasiyetle önem vermektedir. Gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde oda ve borsalarımızın hizmet üretme noktasında kararlı ve azimli olduğunu görmek bizleri mutlu etmiştir” dedi.
    Başkan Öztürk’le bir araya gelen oda ve borsa başkanları da ziyaretten duydukları mutluluğu dile getirerek verdikleri destekten dolayı TOBB yönetimine teşekkür ettiler.

  • Şehitlerin isimleri yaşatılıyor

    Şehitlerin isimleri yaşatılıyor

    Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Diyarbakır’ın Lice ilçesinde teröristlerin kurduğu hain tuzak sonucu şehit olan uzman Çavuş Mehmet Koçak şehit düşmüştü. Koçak’ın ismi 4. Etap Toki’de bu yıl eğitime başlayan ilk ve ortaokula verildi.Konu ile ilgili açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, “Şehitlerimize bu vatan toprağında yaşayan her bireyin olduğu gibi minnet borcumuz vardı. Bu borcumuzu az da olsa bu şekilde ödemeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl hain terör örgütünün saldırısı sonucu şehit düşen Mehmet Koçak’ın adını 4’üncü Etap Toki’de bulunan İlk ve ortaokulumuza verdik. Bu sayede şehitlerimizin isimlerini yaşatmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
    Bugün ve yarın yapılacak olan Temel Eğitimden Orta öğretime Geçiş (TEOG) Sınavı’nın ardından Şehit Koçak’ın ailesinin ziyaret edileceğini kaydeden Kuş, “Şehidimizin ailesini ziyaret edeceğiz. Ayrıca önümüzdeki hafta da okulumuzun resmi açılışını ailemizin katılımı ile gerçekleştirmeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

  • Gazeteciler Cemiyeti Çengeloğlu’nu ziyaret etti

    Gazeteciler Cemiyeti Çengeloğlu’nu ziyaret etti

    Ziyarette yiğidin harman olduğu kahraman Yozgat’a gelerek görev yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yozgat İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, emniyet teşkilatı olarak daha fazla gayret ve çaba ile Yozgat halkına gereken hizmeti sunacaklarını söyledi.
    Göreve geldiği günden beri Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması’nda Yozgat’ta 80 şahsa işlem yapıldığını da vurgulayan Çengeloğlu, 38 şahsın tutuklandığını söyledi. 16 şahsın işlemlerinin devam ettiğini açıklayan Çengeloğlu, 26 kişiye de adli kontrol hükümleri uygulandığını aktardı.
    Çengeloğlu, Yozgat Gazeteciler Cemiyeti ve üyelerinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken Yozgat Gazeteciler Cemiyeti’de Çengeloğlu’na görevinde başarı dileklerinde bulundu.

  • Başkan Arslan: Kapalı sebze ve  meyve pazarı ilimize hayırlı olsun

    Başkan Arslan: Kapalı sebze ve meyve pazarı ilimize hayırlı olsun

    Belediye Başkanı Kazım Arslan, bugün açılışı yapılacak olan kapalı hal pazarının hizmete girmesiyle Yozgat’ın önemli bir sorununun daha çözüme kavuşturulduğunu kaydetti.
    Başkan Arslan, “İçerisinde Hal Müdürlüğü, İdari Bölümler, Pazarcılar Derneği Bürosu, Mescit, Lokanta Çay Evi gibi bölümlerin yer aldığı Kapalı Pazar Yeri açılışı bugün saat 10.00’da Adalet Bakanımız Sayın Bakan Bekir Bozdağ ve milletvekillerimizin katılımı ile yapılacak. Başkan adaylığımız sürecinde hazırladığımız seçim beyannamesinde; halkımızın ve pazarcı esnafımızın 40 yıllık beklentisi olan Kapalı Pazar Yeri ve Sosyal tesislerin yapılması için verdiğimiz bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
    Vatandaşlarımızı ve çocuklarımızı düşünerek, yapımı tamamlanan, içerisinde Hal Müdürlüğü, İdari Bölümler, Pazarcılar Derneği Bürosu, Mescit, Lokanta Çay Evi gibi bölümlerin yer aldığı Kapalı Pazar Yeri tesisimiz mimari yapısı ile de şehrimize ayrı bir renk katacak.”dedi. Kapalı Pazar Yeri üzerinde yapılan sosyal amaçlı tesislerinde bölgenin önemli bir eksikliğini giderdiğini vurgulayan Belediye Başkanı Kazım Arslan, “Seçimlerde verdiğimiz bir sözün gereğini yetine getirmiş oluyoruz. Söyleyecek çok sözümüz, yapacak çok işimiz var. Yozgat’ımızın beklentilerini vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını biliyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımıza devam ediyoruz.
    Bugün hizmete girecek tesisimizin açılışında Yozgat halkımızı da yanımızda görmek istiyoruz. Bu vesile ile tesisimizin pazarcı esnafımıza ve ilimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”diye konuştu.

  • Sarıkaya’nın “Hayat” şarkısı  albümü müzik marketlerde

    Sarıkaya’nın “Hayat” şarkısı albümü müzik marketlerde

    Uzun bir uğraş sonucu ilk albümünü sevenleri ile buluşturan Sarıkaya, albümünü Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’a hediye etti.
    Albümle aynı adı taşıyan, “Ben Yoruldum Hayat” ve daha önce single olarak yayınladığı “Al Başımdan Bu Dertleri” şarkısının da bulunduğu albümde 10 eser yer alıyor. Albümde 6 şarkının söz ve müziği Mümin Sarıkaya’ya ait. Ayrıca Neşet Ertaş, Ali Osman Nebioğlu, Nurullah Akçayır gibi ustaların eserlerini yorumlayan Mümin Sarıkaya, albüm düzenlemelerinde Göksun Çavdar, Cihan Sezer, Alper Atakan gibi önemli müzisyenlerle çalıştı. Mümin Sarıkaya’yı tebrik eden Vali Kemal Yurtnaç, Yozgat’tan böylesine nadide bir sanatçının çıkmış olmasından dolayı mutlu olduğunu söyledi. Mümin Sarıkaya’nın çıktığı bu yolda kendisini yalnız bırakmayacaklarını söyleyen Vali Yurtnaç, “Ben yoruldum hayat şarkısını ilk dinlediğimde hem sözlerinden hem de yorumdan çok etkilendim. Şarkıyı yazan ve söyleyenin Yozgatlı olduğunu öğrendiğim de ise çok da şaşırmadım. Çünkü Yozgat, Nida Tüfekçi gibi büyük bir sanatçıyı Türkiye’ye kazandırmış bir şehir. Bu gün baktığımız zaman ilimizden yine kaliteli sanatçılar çıktığını görüyoruz. Bunlardan bir tanesi de Mümin Sarıkaya kardeşimiz ve nihayet ilk albümünü de çıkardı. Yazdığı bir şarkıyla bir anda tüm Türkiye’nin gündemine oturdu. Bu yolda Yozgat Valiliği olarak elimizden gelen tüm desteği kendisine vermeye hazırız. Ülke gündeminde olan bu tür değerlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Ben kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi. Mümin Sarıkaya’da yıllar sonra bile dinlenecek ve unutulmayacak şarkılar yapacağını belirterek, “Ben yoruldum hayat” şarkısının bu kadar tutulacağını ve bir anda Türkiye’de ses getireceğini hiç tahmin etmiyordum. Şarkımın bu kadar sevilmesi ve tutulmasından dolayı çok mutluyum. Bu süreçte gerek Yozgat Valiliği gerek Yozgat halkı hep benim yanımda oldu. Biz öyle şarkılar yapacağız ki 20 yıl sonra da dinlenecek.” diye konuştu.
    Sarıkaya, albümünün hazırlanmasında ve çıkmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.
    Öte yandan, bir çok sanatçının seslendirdiği, her mekanda tekrar tekrar istek alan ve reyting rekorları kıran dizilerde de sıklıkla kullanılan ‘Ben yoruldum hayat’ şarkısı internet üzerinde de 105 milyondan fazla kişiye ulaşmış durumda.