Yazar: admin

  • Asfalt öncesi hazırlıkları başladı

    Asfalt öncesi hazırlıkları başladı

    Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın, ‘’İlçemizde devam eden üst yapı çalışmalarımız kapsamında; sıcak asfalt yapılacak olan yollarımızın ön hazırlığına başladık. Planlamalarımız ve kısa süre önce yapmış olduğumuz anket çalışmasında çıkan sonuçlarla birlikte vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun yenilenmesi talebinde bulunduğu belediye meydanı ve bağlantı yollarımızı sıcak asfalt ile yeniliyoruz. Şehrimizi güzelleştirmek, ilçemizin alt yapısını ve üst yapısını daha kullanabilir ve konforlu bir noktaya getirmek için tüm mahallelerimize, sokaklarımıza ve caddelerimize hizmet götürmeye devam ediyoruz. Bahane bulan değil, hizmet üreten bir belediyecilik anlayışıyla, bölgesinde örnek ve öncü bir şehri birlikte inşa ediyoruz. Gayret bizden, tevfik Mevla’dan, takdir hizmetlerin en güzeline layık Akdağmadeni halkındandır. Hayırlı olsun’’ dedi. Haber Merkezi

     
  • Teknoloji çözüm üretir bağımlılık sorun üretir

    Teknoloji çözüm üretir bağımlılık sorun üretir

    Seminer Sorgun Müftülüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Seminere Sorgun ilçe Müftüsü Mustafa Kayış ve ilçe müftülüğü personelleri de ketıldı.
    Düzenlenen seminerde katılımcılara “bağımlılığın ne olduğu, bağımlılığın belirtileri, bağımlılığın bireyin kendisine ve çevresine zararları, bağımlılıktan kurtulma yöntemleri” konuları hakkında bilgi verildi.
    Sosyolog Merve Er, yaptığı konuşmada; kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylemde üzerinde kontrolünü kaybettiyse, onsuz bir hayat süremiyorsa, her geçen gün bağımlı olduğu davranışta veya nesnede artış sağlanıyorsa bağımlılıktan bahsedilebileceğini belirtti. Er, teknoloji bağımlısı bireylerdeki belirtileri şu şekilde sıraladı; ‘’birey ruhsal ve bedensel sıkıntılara rağmen teknolojiyi kullanmaya devam eder, bağımlı olduğu şeyle(telefon, tablet, bilgisayar vb.) gittikçe daha çok vakit geçirmek ister, teknolojiyi istediği gibi kullanamazsa aksi, asabi ve öfkeli olur, yüz yüze görüşmek yerine telefonla iletişimi tercih eder, bilgisayarda, tablette ve telefonda oyun oynarken ya da internette vakit geçirirken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsa ve oyunu bırakamıyorsa bu bir uyarı işareti olabilir. Teknoloji bağımlılığı meraktan, bağımlı arkadaş çevresinden, dışlanma korkusundan, aşırı derece içe kapanıklıktan, can sıkıntısından, hedefsizlikten, ben bağımlı olamam düşüncesinden oluşmaktadır. Bağımlı bireyler temel ihtiyaçlarını bile ihmal ederek bütün vaktini teknolojik araç başında geçirmektedirler. Teknoloji bağımlısı bireyler giderek yalnızlaşmakta ve yüz yüze iletişim kurmakta zorlanmaktadır. Teknoloji bağımlılığının psikolojik zararları; sürekli kendini depresyonda hissetme, yaptığı ya da telefon sebebiyle yapamadığı işler için suçluluk duyma, öfke ya da yoksunluk belirtileri gösterme, gerçek hayata karışmaktan korkmaktır. Teknoloji bağımlılığının fiziksel zararları; telefonun sık kullanıldığı el ve parmaklarda rahatsızlık hissi, Karpal Tünel Sendromuna varan eklem rahatsızlıkları, uyku ve beslenme düzeninde meydana gelen düzensizlikler, boyunda, belde ve sırtta meydana gelen ağrılar, gözde kuruluk ve benzeri göz problemleridir. Teknoloji bağımlılığından kendimi nasıl korurum? Teknolojik cihazların kullanıldığı mekanları değiştirmeli ve kullanım zamanlarını tam zıt saatlere kaydırmalıyız. Kullanımın ardından zorunlu bir iş planlamalı, teknolojiden uzak kalma hedefleri koymalıyız. Düzenli spor yapmalı, yeni sosyal beceriler kazanmalıyız. Hep yapmak isteyip de vakit bulamadığımız faaliyetleri yazıp sırayla yapmaya başlamalıyız. Telefonlarımızda bulunan gri mod uygulamasını aktif hale getirerek sosyal medyanın renkli dünyasından uzaklaşabiliriz. Telefon kullanımı konusunda kendimize süre kısıtlaması koymalıyız. Bir yıldan uzun zamandır kullanmadığımız uygulamaları azaltmalıyız. Bildirimlerden kurtulmalıyız ki sürekli telefona bakma ihtiyacından uzaklaşalım. Yemek masasında teknolojik aletleri kullanmamalıyız. Yemek masası ailenin sosyalleştiği bir alan iken aile üyeleri teknolojik aletlerle ilgilenmekten birbiri ile iletişim kurmayı ikinci plana atmaya başlamaktadır. Yatmadan önce telefon ile geçirdiğimiz zamanı azaltmalıyız.” diye katılımcıları teknoloji bağımlılığı konusunda bilinçlendirdi’’ dedi. Haber Merkezi

  • “Çiftçilik artık bir iş değil, meslek olmalı”

    “Çiftçilik artık bir iş değil, meslek olmalı”

    Tarım ve Orman Bakanlığı’nı işaret ederek “Bir planlama işimiz var.” diyen Kayalar; “Bu planlama, Bakanlık tarafından bütün konularda Türkiye’deki birlikler, sivil toplum kuruluşları ve sanayi kuruluşlarıyla birlikte yapılması gerekir. Doğrudan destek ve teşvikler aracılığıyla olması gerekir. Hukuksal altyapı hazırlanması gerekir. Üretim planlaması için Bakanlık kayıt sisteminin gerçekçi olarak tutulması gerekir. Ama en önemlisi, bunun için Bakanlıkta yeni ve bu işlerle hemhâl olacak, tecrübe kazanacak, bilgi birikimi olacak yeni bir ekibin kurulması gerekir.” şeklinde konuştu.
    İyi Parti Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:
    Değerli arkadaşlarımız, biraz önce Sayın Bakanımızın 2024 yılı bütçesiyle ilgili sunumunu dikkatle dinledik. Bu sunum ve 2024 yılı bütçesi görüşmelerine geçmeden önce, şu anda ülkemizde tarımla uğraşan kesimin, çiftçilerimizin, hatta tarımla ilgili sıkıntılardan dolayı tüketicilerimizin durumunu kısaca bir gözden geçirmemiz gerekiyor.
    “TAHIL ÇİFTÇİSİ BÜYÜK SIKINTIDA”
    Genellikle Mayıs ayında Çukurova’mızdan başlayan tahıl hasadıyla ilgili bu sene aşağı yukarı beş-altı aylık bir sürece giriyoruz. Şu anda; bu süreç içerisinde çiftçimizin durumuna baktığımız zaman, gördüğümüz manzara şu: Buğday hasadı ve arpa hasadıyla birlikte, Sayın Bakanın ifade ettiği Toprak Mahsulleri Ofisinin alım fiyatlarının, sahada, Toprak Mahsulleri alım merkezlerinde gerçekleşmediğini ve gerçeği yansıtmadığını görmekteyiz. Buğday üretiminde, tahıl üretiminde bu sene inanılmaz sıkıntılar yaşanmıştır. Randevu sisteminde, kota sisteminde, özellikle randımanla ilgili olarak yani buğdaylarımızın kalitesiyle ilgili olarak alımlardaki yapılan uygulamalarda, alımların gecikmesinde, nakliyeyle ilgili olan sıkıntılarda ve özellikle de ödemelerle ilgili olan sıkıntılarda çiftçimiz inanılmaz şekilde mağdur olmuş durumdadır. Bunları sadece burada, Meclisimizde, değerli Komisyonumuzda konuşma hazırlayarak ifade eden birisi değilim; bunları kantar başında, sahada, çiftçilerimizin tarlasında bugüne kadar yaptığımız tespitler neticesinde söylüyorum. Özellikle, bu kota, randevu sistemleri, bunların gecikmesi, nakliyecilerle ilgili olan sorunlardan ziyade, daha önemli olan bir konu da şudur: İklim koşulları nedeniyle bu sene çok büyük bir üretici kesimde pas hastalığı nedeniyle randıman düşüklüğü, barem düşüklüğü ortaya çıkmıştır. Toprak Mahsulleri Ofisimizin önceden belirlediği -doğru olarak- bu baremlerle ilgili yaptığı alımlarla ilgili çalışma neticesinde tespit ettiği standardın dışında olan ve özellikle birçok bölgede yüzde 25-30’lar seviyesinde olan standart dışı ürün alınmamıştır. Bu alınmayan ürün aslında üreticinin genel geliri noktasında çok büyük bir kayba neden olmuş, aynı şekilde de çiftçimiz ortada kalmış, bunu maalesef piyasa koşullarında satma durumunda kalmış ve bu piyasa koşulları da biraz önce ifade edilen “8.000+1.000” liralık fiyatlar filan değil, 4 bin lira civarında fiyatlarla yüzde 25-30 oranındaki ürün satış durumunda kalmıştır. Onun için ifade etmek istiyorum ki tahıl çiftçisinin bu sıkıntısı elan şu anda da devam etmektedir. Ayrıca, randevu sistemi bir buçuk iki ayı bulan bir süreyi kapsamakta. Bu bir buçuk iki ayın dışında da ödemeler teslimden sonra olduğu için hâlen ürettiği ürünün bedelini alamayan çiftçimizin büyük bir kesimi bulunmaktadır. Burada çiftçi devletten alacağını alamıyor ama aynı şekilde, devlete olan borcunu; Tarım Kredi kurumu başta olmak üzere, finans kurumlarına olan borçlar başta olmak üzere, bunlara olan borçlarını ödeme durumunda kaldı vadesi geldiği için ama ödeyemedi. Şunları hep teklif ettik, dedik ki: Devletten alacağı olanın devlete de borcu var. O zaman ne yapmak lazım? Devlete olan borcunu faizsiz olarak alacağıyla ilgili bir takas ortamını yaratmak veya bir erteleme yapmak gerekirdi ama bu konuda da çiftçimiz gerçekten çok sıkıntı içerisine girdi. Girdi maliyetlerinin artışına baktığımız zaman, girdi maliyetleri, isterseniz TÜİK’i kabul edin, isterseniz normal piyasa koşullarında yaptığınız incelemelerde bakın, göreceksiniz ki yüzde 100’ün çok üzerinde. Başta mazotta, gübrede, yemde, ilaçta, işçide, finansta, bütün bunlarda artışlar yüzde 100’ün üzerinde olmuştur. Şimdi yeniden ekim sezonları geliyor başta tahıl olmak üzere, güz ekimiyle birlikte- bu çiftçi bu girdi maliyetleriyle, bu pahalılıkla enflasyon noktasında nasıl tekrar ekim yapacak ve nasıl kendisini ayakta tutacak? Soru budur, cevap da buradadır.
    “PANCARDA NAKLİYEDE, KOTADA, RANDEVUDA SORUN VAR”
    Pancar hasadı başladı. Pancara 2.50 lira fiyat verilmesi beklenirken, çiftçinin “İnşallah verirler.” dediği en az fiyat, 2.50 lira yerine 1.80 -1.85 lira fiyat verildi, o da kotanızı doldurursanız.Kotanızı doldurmazsanız 1.70 -1.75 liralık fiyatlar verildi. Şimdiaynı girdilerle, bu pancar çiftçisi nasıl yeniden üretim yapacak? Nasıl yeniden şekerle ilgili olan açıklarımızı tamamlayacağız? Nasıl Türkiye ihracatçı bir ülke olacak? Bunları görmemiz lazım.
    Nakliyede, pancarda, kotada, randevuda sorun var. Doğrudur, bu seneüretimde artış vardır ama bu üretim artışları daha önceden de kısmen bilinen şeylerdir, bilinmesi gereken şeylerdir. Bu üretim planlamaları neticesinde bunlarla ilgili önlemlerde, maalesef, geç kaldık. Bakın “Geç kaldınız.” filan demiyorum, ben ülke olarak konuşuyorum, biz ülke olarak çiftçimize karşı gerekeni yapamadık, çiftçi ortada kaldı. Sadece pancar nakliyesine bile gidip baktığınız zaman rakamlar inanılmaz farklılık gösteriyor -bu sözleşmeli bir üretim- çiftçi ile nakliyeci birbirine giriyor. Ben Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü elemanlarıyla ilgili, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü ve elemanlarıyla ilgili bir şey söylemiyorum. Onlar uygulayıcı yani kendilerine ne talimat veriliyorsa onu yapıyorlar ama önemli olan bunlarla ilgili acil çözüm getirebilmek.
    Biraz önce söyledim, bu standart dışı olarak nitelendirilen buğdayda biz hemen bir karar alsaydık… Yani nedir karar? Standart dışı olan, iklim neticesinde çiftçinin kabahati olmadan ortaya çıkmış olan ürünün alımıyla ilgili yeni bir karar alırsınız -hani gece iki buçuk üçlerde hep böyle kararlar çıkıyor ya, o kararlardan bir tane karar alırsınız- ve o kararla Toprak Mahsulleri Ofisi bu buğdayın alımını gerçekleştirir; bu, ülke için önemli olan bir şeydir ve bu devlet, çiftçiden daha güçlüdür. Dolayısıyla da bunun giderilmesi gerekirdi. Bunlar söylenildi ama bunlar yapılmadı.
    Şimdi, çiftçinin bu iklimden dolayı uğradığı zarar ile -biraz önce ifade edildi- hepimizin bağrını yakan, hepimizi üzen, bir daha olmasını hiçbir zaman istemediğimiz deprem sonucunda ortaya çıkan zarar arasında, ikisi arasında ne fark var? İkisi de tabii afet. O zaman burada niye biz çiftçiye karşı görevimizi yerine getirmiyoruz?
    “TÜRK TARIMI ALARM VERİYOR”
    Sayın Başkan, Sayın Bakan, Değerli Komisyon üyeleri ve Sayın Bakanlık mensupları; şimdi, Sayın Bakanımız burada, doğal olarak, gene rakamlar ifade etti.Şimdi size bir rakam da ben vermek istiyorum. Türkiye’nin doğrudan tarım ürünleri ithalatıve ihracatımilyar dolar olarak: Okuyayım rakamları: 2017’de 6,6 ihracat – 5,7 ithalat, 2018’de 6,8 ihracat – 5,9 ithalat, 2019’da 6,9 ihracat – 6,9 ithalatbaşa baş gelmiş, 2020’de 7,3 ihracat – 7,2 ithalat, 2021’de 8,3 ihracat – 8,4 ithalat, ithalat alarm vermiş, 2022’de 8,3 ihracat – 10,6 ithalat. Hani, hep denir ya “Dünyada kendi kendine yeten şu kadar ülkeden birisiyiz.” diye, şimdi tarımda ithalat ihracatı geçmiş durumdadır, bunların hepsi birbirine bağlıdır.
    Türkiye, dış ticaret açığı veren bir ülke. Türkiye’nin dış ticaretini dengeye getirebilmesi için başta tarım sektörü olmak üzere bütün sektörlerde üretimini ve ihracatını artırmak mecburiyetinde, Türkiye’nin bundan başka bir çıkış yolu yok.
    Destekler çiftçilerin ihtiyaçları açısından daha kapsayıcı olmalı. Tüm desteklemeler mutlaka o üretim yılı içinde -bu çok önemli- gerçekleştirilmeli. Desteklemeler girdi maliyetleri kapsamında yapılmalı, üretim politikalarını yönlendirici nitelikte olmalı. Desteklemeler uzun süreli dönemler için açıklanmalıdır. Buradaki konuşmada, sunumda da yer alan, özellikle, toplulaştırma konusunda Türkiye olarak çok geride kaldık; bu desteklemelerin hem toplulaştırma hem de hukuksal zeminin hazırlanmasıyla birlikte yapılması en önemli konulardan birisidir.” / Yusuf BAĞCI

  • Hafızlar piknikte buluştu

    Hafızlar piknikte buluştu

    Kaymakam Ahmet Nuri Demir, Sarıkaya İlçe Müftülüğü’nün düzenlediği etkinliklere destek vererek, öğrencilerle bir araya geldi. Zinnureyn ve Hz. Aişe Hafızlık Yatılı Kur’an kursları öğrencileri, Millet Bahçesi’nde gerçekleşen piknikte hem eğlenceli vakit geçirdi hem de birbirleriyle daha yakından tanışma fırsatı buldu.
    Piknikte, öğrencilerle sohbet eden Kaymakam Demir, öğrencilerin dinî eğitimlerine katkı sağlayan hocalarla da bir araya geldi. Eğitim-öğretim faaliyetlerine destek veren Kaymakam Demir, öğrencilere yönelik teşvik edici sözlerle motivasyonlarını artırdı.
    Sarıkaya İlçe Müftülüğü’nün düzenlediği etkinlikler, öğrencilerin sosyal etkileşimlerini artırmak, motivasyonlarını yükseltmek ve dinî eğitimlerine katkı sağlamak amacıyla düzenleniyor. Bu tür organizasyonlar, öğrenci-öğretmen ve yöneticiler arasındaki iletişimi güçlendirerek toplumun birlik ve beraberlik duygularını pekiştirirken, Saraykent Millet Bahçesi’nde gerçekleşen piknik, öğrencilerin moral bulmasına ve birbirleriyle daha yakın ilişkiler kurmalarına olanak tanıdı. Haber Merkezi

  • KOSGEB’den işletmelere büyüme desteği

    KOSGEB’den işletmelere büyüme desteği

    Destek programı hakkında detaylı bilgi veren KOSGEB Yozgat İl Müdürü Mustafa Işık: “Destek programından yararlanabilmek için İşletmenin, Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlı gerçek veya tüzel kişi statüsünde olması, KOSGEB Veri Tabanında (KBS) kayıtlı, aktif durumda olması ve 2022 yılı KOBİ Bilgi Beyannamesinin onaylanmış olması gerekir. Destek programının süresi 2 (iki) yıldır. İşletme Geliştirme Destek programı, Proje hazırlamadan sadece Online başvuru yapılarak faydalanılabilen bir destek programıdır. Program kapsamında sağlanacak desteklerin genel oranı yüzde 60 olup, bazı desteklerde yüzde 100’dür. Destek programına başvurular, online olarak www.kosgeb.gov.tr adresinde yer alan e-hizmetler menüsünden yapılmaktadır. İşletme Geliştirme Destek Programı başvuru formu ile taahhütnamenin onaylanmasıyla birlikte destek süreci başlar. Destek programının başlangıç tarihi; başvurunun uygulama birimi tarafından uygun bulunarak onaylandığı tarihtir. İşletmeler, destek programının tamamlandığı tarihten itibaren, bir defaya mahsus olmak üzere yeni başvuru yapılması şartı ile destek programından yeniden yararlanabilir. Destek programından yararlanma hakkı kalmayan işletmelerden, programın tamamlanma tarihindeki son iki yıla ait mali verileri baz alınarak; son yıla ait net satış hasılatı bir önceki yıla göre artan işletmeler veya son yıla ait yıllık çalışan sayısı bir önceki yıla göre artan işletmeler, başvuru yapması şartı ile destek programından yeniden yararlanabilir.” şeklinde konuştu.
    KOSGEB işletme geliştirme destek programı kapsamında verilecek destek miktarları ise şu şekilde:
    Yurt içi fuar desteği: 100 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Yurt dışı iş gezisi desteği: 90 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Sanayide nitelikli eleman desteği: 100 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Tasarım desteği: 75 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Sınai mülkiyet hakları desteği: 100 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Belgelendirme desteği: 300 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Test ve analiz desteği: 300 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Enerji verimli elektrik motorları değişimi desteği: 80 bin TL (Destek oranı yüzde 60),
    Bağımsız değerlendirme desteği: 20 bin TL, Model fabrika desteği: 100 bin TL, (Destek oranı yüzde 60)
    Teknik danışmanlık desteği: 50 bin TL, (Destek oranı yüzde 60)
    Afet dönemi yaşam alanı desteği: 300 bin TL, (Destek oranı yüzde 60)
    Dijital dönüşüm danışmanlığı desteği: 20 bin TL (Destek oranı yüzde 100),
    Yalın dönüşüm desteği: 200 bin TL (Destek oranı yüzde 100),
    Afet dönemi işletme desteği: 75 bin TL (Destek oranı yüzde 100),
    Afet dönemi proje ve yapım maliyeti desteği: 1 milyon TL (Destek oranı yüzde 100)
    / Yusuf BAĞCI

  • Hassa’ya Sarıkaya’dan destekler devam ediyor

    Hassa’ya Sarıkaya’dan destekler devam ediyor

    Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, Hassa Kaymakamı Osman Acar’ı ziyaret ederek, kendi üretimleri olan termal sıvı sabun, termal şampuan ve depremzede çiftçilere yönelik yerli ve milli üretim bitkisel organik sıvı gübreleri teslim etti.
    Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, depremin etkilediği Hassa ilçesine yönelik yardım faaliyetlerini sürdürüyor. Başkan Açıkel, Hassa Kaymakamı Osman Acar’ı ziyaret ederek, kendi belediye üretimi olan termal sıvı sabun, termal şampuan ve özellikle depremzede çiftçilere yönelik yerli ve milli üretim bitkisel organik sıvı gübreleri Hassa halkına teslim etti.
    Açıkel, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, “Hassa’da gönül bağı kurduğumuz hemşehrilerimizi ziyaret ettik. Bu zor günlerde dayanışma içinde olmak, yardımlaşmak en önemli görevimiz. Sarıkaya Belediyesi olarak elimizden geldiğince Hassa halkına destek olmaya devam edeceğiz. Bu yardımların, bölgedeki insanların yaralarını bir nebze olsun saracak olması bizim için büyük bir mutluluk kaynağıdır” ifadelerini kullandı.
    Sarıkaya Belediyesi’nin Hassa ilçesine yönelik yardım faaliyetleri, depremin yol açtığı zorlu koşullarda bölgedeki insanlara moral ve destek sağlamaya devam ediyor. Yerli ve milli üretim ürünleriyle yapılan yardımlar, dayanışma ruhunu pekiştirerek bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Haber Merkezi

  • Sarıkaya’da kanal ıslah çalışmaları

    Sarıkaya’da kanal ıslah çalışmaları

    DSİ Bölge Müdürü Okan Bal, Bölge Müdür Yardımcısı Aslı Erdoğan, Taşkın Kontrol Şube Müdürü Ersin Yaşlı ve DSİ Yozgat İl Müdürü Nurettin Şenol Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel’i ziyaret ettiler. Belediye Başkanı Açıkel, ‘’DSİ Bölge Müdürü Okan Bal ve beraberindekiler bizleri ziyaretinde DSİ sel taşkın kanalının ıslah çalışması ile fikir alışverişinde bulunduk. Yıkılan kanal üstü dükkanların altında 200 metre ve Bahçelievler Mahallesinde yeni yaptığımız Liseye kadar olan kısımda 300 metre uzunluğunda ilave kanal ıslahı ve bir adet köprü yapılması kararlaştırıldı. Yaklaşık 40 Milyon TL maliyetinde olan işin ihalesi bir ay içinde tamamlanacak. Emeği geçen siyasi büyüklerimize ve Bölge Müdürümüz ve İl Müdürümüze teşekkür ederim’’ dedi. Haber Merkezi

  • Yurt caddesindeki bulvar çalışması tamamlandı

    Yurt caddesindeki bulvar çalışması tamamlandı

    Belediye Başkanı Celal Köse ‘’Şehrimize hizmet için yaptığımız çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Şehrimizin Doğu-Batı güzergahının en önemli bağlantı yollarından olan Yurt Caddesi yeni ve yenilenen yüzü ile şehrimize değer kattı. Kadim Şehrimiz Yozgat’ın her bölgesinde hemşehrilerimizin güvenli ve konforlu bir şekilde ulaşım sağlamaları aynı zamanda şehir trafik yoğunluğumuzun azaltılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimizin Doğu-Batı güzergahının en önemli bağlantı yollarından olan Yurt Caddemizde yaptığımız yol genişletme, asfalt, kaldırım, düzenleme, peyzaj ve ışıklandırma çalışmaları ile uzun yıllardır beklenen olan bir hizmeti daha hemşehrilerimizin istifadesine sunduk. Hem ulaşım daha güvenli ve konforlu hale gelirken hem de şehrimize değer katan bir hizmet daha hayata geçti. Çatak Mezarlığı’ndan Nohutlu Tepesi çıkış yoluna kadar uzanan bin 550 metre uzunlunda, 14 metre genişliğinde yaptığımız yol çalışmalarımızı tamamladık. Bin 100 metre uzunluğunda ki kısımda 10 metreye, 450 metre uzunluğunda ki kısımda 14 metreye kadar genişlettiğimiz Yurt Caddemizde kaldırımları, peyzajı, asfaltı ve modern ışıklandırmaları ile şehrimizin batı kısmında bulunan köylerimiz ve mahallelerimizden ülkemizin ilk şehir hastanesi olan Yozgat Şehir Hastanesi’ne ulaşımın şehir trafiğine girmeden yapılmasını sağladık’’ dedi. Haber Merkezi

  • Hastalanmadan önce mutlaka kullanın

    Hastalanmadan önce mutlaka kullanın

    Yozgat’ta her geçen gün havalar soğumaya başlarken, salgın hastalıklara karşı korunmak isteyen vatandaşlar da aktarların yolunu tutuyor. Özellikle soğuk algınlığı, öksürük ve grip gibi hastalıklara bitkisel çözümler arayan vatandaşlar ıhlamur, zencefil, zerdeçal, tarçın ve adaçayı gibi bitkileri tercih ediyor.
    Uzun yıllardır Yozgat’ta aktarlık yapan Orhan Dolangez, ‘’Mevsim geçişleri çok önemli. Biz toplum olarak maalesef hastalanınca aktarın yolunu tutuyoruz. Fakat önemli olan bu mevsimden önlem alıp hastalıklara karşı korunmayı sağlamak. Kökler doktordur, yapraklar hemşire. Kökler tedavi eder, yapraklar destekler. Zencefil bir köktür, zerdeçal köktür. Tedavi amaçlı kullanılır fakat fazlası tansiyonu yükseltir. Adaçayı yapraktır, ıhlamur yapraktır. Bunların fazlası da yine tansiyonu etkiler. Tüm bitkisel ürünleri dengeli almak lazım. Bitkilerin sadece soğuk algınlığına değil birçok rahatsızlığa iyi geldiğine değinen Dolangez, ‘’ Eksik bilinen bir noktaya değinmek istiyorum. Doğal bitkiler sadece üşütmeye, soğuk algınlığına iyi gelmez. Örneğin adaçayı çok kuvvetli bir eklem ağrısı kesicidir. Son olarak kış ayları için öneride bulunan Dolangez, ‘’ Kış çayı dediğimiz karışım çok büyük bir koruyucu. İçinde yirmiden fazla doğal bitki bulunuyor. Bu mevsimden tüketilmeye başlaması, kışın grip için koruma sağlar’’ dedi. Haber Merkezi

  • Kendi sistemimizi oynamaya başladık

    Kendi sistemimizi oynamaya başladık

    Kıta Logistics Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler Spor Kulübü Başkanı Musa Saydam ile birlikte Basın toplantısı düzenleyen Antrenör Enis Atmaca, ligde oynadıkları 4 müsabakayı değerlendirdi. Lige kötü bir başlangıç yaptıklarını dile getiren Atmaca, bunu lig hazırlıklarına geç başlamalarına bağladı. Lige istedikleri gibi hazırlanamadıklarını vurgulayan Antrenör Atmaca, ilk iki haftada üst üste mağlubiyetler aldıklarını ancak daha sonra çıktıkları iki müsabakadan da galibiyet almayı başardıklarını anlattı. Genç ve dinamik bir kadroya sahip olduklarına vurgu yapan Atmaca, her yıl olduğu gibi, bu yıl da yine genç, dinamik bir kadroyla ligde mücadelelerini sürdüreceklerinin altını çizdi.
    7 YILDA 13 SPORCU MİLLİ TAKIMA GİTTİ
    Bu sezon öncesinde 3 tane sporcularının milli takıma gittiğini hatırlatan Atmaca, ‘’Ama şöyle de bir sürecimiz var bizim 7 yıl oldu. 7 yılda tam 13 sporcuyu milli takım kamplarına gönderdik. Bunlardan devam eden sporcularımız oldu. Daha üst seviyeye çıkan oyuncularımız oldu’’ dedi.
    YOZGAT İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ
    Kıta Logistics Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler Spor Kulübü Antrenörü Enis Atmaca, ‘’Tabii ki de teklifler geliyor. Ama biz oyuncularımızla şöyle bir mottoyla yola çıkmıştık her zaman. Yozgat için mücadele edeceğiz. O formanın arkasında Yozgat yazıyorsa biz her türlü fedakarlığı göstereceğiz. Teklifler geliyor ama oyuncularımız her zaman kendi ilinde, kendi kulübünde yetiştikleri kulüpte mücadele etmeyi tercih ediyorlar. Bu şekilde devam ediyor. Giden oyuncumuz da oldu bu arada. Bir tane geçen sene bir tane oyuncumuz gitti. Süper Lig’deki ya da Avrupa’daki bir takıma gitmek istiyorsa biz destek oluruz. Biz yönlendiriyoruz. Gurur duyarız. Biz çocuğumuzun oraya gitmesi bizi mutlu eder. Bizim temel hedefimiz zaten yani mili sporcu yetiştirmek. Yani liglerde evet oynayan oyuncu ama bizim önceliğimiz her zaman milli takıma sporcu yetiştirmek. Bunu da büyük oranda başardığımızı düşünüyorum. Yani 7 yılda 13 sporcunun milli takım kamplarına gitmesi bence başarılması zor bir şey. Ligin Genel değerlendirmesini yapacak olursak yine dediğim gibi istediğimiz gibi bir başlangıç yapamadık. İki tane mağlubiyetle başladık. Ama şu anda da iki tane galibiyetle peş peşe aldık. Bizim kendi oyunumuzu oynamak istiyoruz kendi mottolarımızın üzerine gidiyoruz. Sahada kendi sistemimizde mücadele etmek istiyoruz. Bunu da yavaş yavaş oturtturuyoruz. Dediğim gibi lige geç başladık. Bir hazırlık sürecimiz çok kısa bir süreç oldu. Ama şu an onu atlattığımızı düşünüyorum. Biz bundan sonraki maçlarda daha iyi performans sergileyeceğimize inanıyorum. Önümüzde bir Siirt maçı var.Şu an ona hazırlanıyoruz. Bu hafta maçımız yok. Milli takım arası var. Şu da onu iyi değerlendirip bir sonraki müsabakamız deplasmanda. Siirt müsabakasına çok iyi hazırlanıp oradan da galibiyetle dönmeyi planlıyoruz. Tabii ki ben bu takımın daha iyi işler başaracağını bu sezon da inanıyorum. Tabii Ufak tefek hatalarımız oluyor. Bu da dediğim gibi biraz geç bir süreç oldu. Hazırlık sürecimiz kısa sürdü. Ama şu anda işlediğim seviyede kendi sistemimizi oturtturmaya başladığımızı düşünüyorum’’ diye konuştu.
    İYİ BİR İVME YAKALADIK VE BÖYLE DEVAM ETMEK İSTİYORUZ
    Kulüp Başkanı Musa Saydam ise ‘’Biliyorsunuz ki sezon başladı. 5 haftayı geride bıraktık. 2 maç kaybettik, 2 maçımızı da aldık. İnşallah bir düzen, bir ivme yakaladık. Böyle devam etmek istiyoruz. Daha öncesinde söylediğimiz yola çıkış amacımız çocuklarımızın elinden tutabilmek, sokağın rüştlerinden koruyabilmekti. Biz çocuk kazanmanın, maç kazanmaktan önemli olduğu prensibiyle yola çıktık. Sosyal hizmet desteğine ihtiyaç duyan çocukları önceledik. Şehit gazi yakınlarının çocuklarını önceledik. Alan taramalarımızı sık sık yapıyoruz. Yine 2023 yılının ya da 2024 sezonunun başında bu işleri yılbaşına kadar tamamlayacağız. Okullarımızdan ya da çevreden bu konuda bizden talep olan çocuklarımızla ilgili yetenek taraması yapacağız. Altyapımızı da güçlendireceğiz. Yozgat’ta artık bir marka haline geldiğimizi düşünüyoruz. Artık vatandaş tarafından kabul edildiğini görüyoruz. Salonlarda seyircilerimizin bize teveccühlerini görerek mutlu oluyoruz. Sponsorlarımız var. Sağ olsunlar onların destekleriyle kalmaya devam ediyoruz. İlk başta İstanbul Yozgatlılar Federasyonu’yla başladığımız sponsor bulma ve sponsorlara yönelme yolculuğumuz Kıta Logistics, devamında Varlık makine Sorgun’dan Oğuzhan Aslan İnşaat, İstanbul Yozgatlılar Federasyonu, Yozgat Vakfı yine Hanzade tatlıları. Bu noktada bizlere gerçekten büyük katkılar verdiler ve bizleri cesaretlendirdiler. Günümüz şartlarında spor biliyorsunuz ekonomik olarak desteklenmediği sürece ayakta kalması zor olan bir alan. Bu noktada da sponsor hakikaten önemli. Yerelden bize valiliğimizin belediyemizin, özel idaremizin destekleri oldu sağ olsunlar. Bizleri bu yola çıkarken yine cesaretlendirdiler. Onlara da teşekkür ediyoruz. Hep birlikte Yozgat’a bir şeyler kazandırabilir miyiz? Yozgat’ımızı temsil noktasında biz de elimizden gelen bir şeyleri yapabilir miyiz diye çabaladık’’ dedi.
    İhsan ÇELİKKAYA

  • Akdağmadenigücü  ilk maçına çıktı

    Akdağmadenigücü ilk maçına çıktı

    karşılaşmamnın ardından bir açıklama yapan Başkan Aydoğmuş, “Kavgadan, dövüşten, kötü sözden uzak, saygı, sevgi ve hoşgörü içinde dostluğun kazanacağı yeni bir futbol anlayışı ortaya koyacağız. Türkiye Futbol Federasyonu U14 liginde oynayan ve ilk maçına çıkan Akdağmadenigücü Spor, Sarıkaya Belediyespor ile deplasmanda karşılaştı. Sevgi, saygı ve dostluk içinde geçen karşılaşmada maç berabere bitti. Dostluk kazandı.” ifadelerini kullandı.
    SARIKAYA BELEDİYESPOR
    KULÜBÜ’NE TEŞEKKÜR
    Başkan Aydoğmuş, Akdağmadeni Gücü Spor Kulübü’nü ağırlayan Sarıkaya Belediyespor Kulübü’ne misafirperverliği dolayısıyla teşekkürlerini ileterek, “Tüm ekibimizi saygı, sevgi, hoşgörü ile karşılayan ve ev sahipliği yapan Sarıkaya Belediyespor Kulübü Başkanı, kulüp antrenörü ve sporcu kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
    ‘DOSTLUĞUN KAZANACAĞI BİR FUTBOL ANLAYIŞI
    BENİMSEYECEĞİZ’
    Başkan Aydoğmuş, dostluğun kazanacağı bir futbol anlayışı ortaya koyacaklarına dikkat çekerek, “Allah izin verirse Yozgat’ta U14 liginde karşılaşacak olan tüm takım yöneticileri ve sporcu kardeşlerimizle; kavgadan, dövüşten, kötü sözden uzak, sevgi, saygı ve hoşgörü içinde kim kazanırsa kazansın dostluğun kazanacağı yeni bir futbol anlayışı ortaya koyacağız. Yozgat’ta U14 liginde micadele edecek takımlara ve tüm sporculara başarılar diliyorum” dedi. / Yusuf BAĞCI

  • KOAH 40-50 yaşlarından sonra ortaya çıkıyor

    KOAH 40-50 yaşlarından sonra ortaya çıkıyor

    15 Kasım Dünya KOAH Günü ile ilgili açıklama yapan Yozgat Şehir Hastanesi Gögüs Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. İlkim Sema Coşkun KOAH’ın nefes darlığı, balgam çıkarma ve öksürük yakınmalarıyla belirti veren, ilerleyici bir hastalık olduğunu söyledi. KOAH’a neden olan faktörlerin doğum öncesinden itibaren başlayabildiğini belirten Uz.Dr. Coşkun; “Hastalığın belirtileri genellikle 40-50 yaşlarından sonra ortaya çıkıyor” dedi.
    Uz.Dr. Coşkun hasta ve hasta yakınlarına KOAH’ın önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu hatırlatarak hastalığının belirtileri, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri verdi :
    “Öksürük, balgam çıkarma, nefes darlığı, gibi birtakım bulgularla KOAH’ı ortaya çıkıyor. Sigara, İç ve dış ortam kirliliği, mesleki maruziyetler, anne-babanın tütün dumanına maruz kalmak, erken doğum, çocuklukta geçirilen solunumsal enfeksiyonlar, beslenme sorunları, alerjik bünye, genetik bazı faktörler KOAH’da etkili oluyor. Bazı hastalar sigara içtikleri veya yaşlı oldukları için öksürük ve balgam atmayı kabullendiklerini ve sağlık kuruluşlarına gitmediklerini görüyoruz. İşte bu nedenler KOAH’da erken tanıyı geciktiriyor. Tanı ne kadar erken konursa hastanın iyileşme süreci o kadar kolay olmaktadır. Tedavilerimizde hastalarımıza tanı konulduktan sonra halk arasında fıs fıs diye adlandırılan inhaler tedaviye başlamamız gerekiyor. İnhaler tedavide hastaların durumuna göre birtakım tedavi planları ortaya çıkarılıyor. Cihaz eğitimi vererek hastaların ilaçlarını düzenli kurmalarına destek oluyoruz.” Haber Merkezi

  • KOAH gününde açıklama yaptı

    KOAH gününde açıklama yaptı

    Dr. Şahin, Kronik (müzmin) Obstrüktif (tıkayıcı) Akciğer Hastalığının kısaltılmış ismi olan KOAH’ın, zararlı toz, gaz ve parçacıkların solunması sonucu hava yollarında ve akciğerlerde gelişen mikrobik olmayan iltihabın neden olduğu, hava yollarının daralması ve tıkanması ile sonuçlanan genellikle ilerleyici özellikte bir hastalık olduğunu söyledi. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), tüm dünyada 4. ölüm nedeni olan, her yıl yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüne yol açan ve yaygınlığı giderek artmakta olan kronik hava yolu hastalığı olduğuna dikkat çeken Şahin, ‘’Her 10 hastadan 9’u bu hastalığa sahip olduğunun farkında değildir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir. Halbuki hastalık erken dönemde teşhis edilebilirse, hem durdurulabilir, hem de iş gücü kaybı ve ölüm oranı azaltılabilir.Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), amfizem ve kronik bronşiti kapsayan bir hastalık grubudur. KOAH’ın en sık görülen özelliği, akciğerlerinize giren ve akciğerlerinizden çıkan havayı nefes darlığına neden olacak derecede kısıtlayabilmesidir. Tütün dumanı, termik santraller, fabrikalar ve trafikteki arabaların egzozlarından çevreye yaydıkları kirli hava, ısınma ve yemek pişirme amaçlı evlerdeki soba veya ocaklarda yakılan odun, tezek, ağaç kökleri ve kömürün dumanı ve tozlu dumanlı işyerlerinde soluduğumuz kirli hava hastalığa neden olan en önemli sebeplerdir. Hastalığın Belirtileri; Hastalığın ilk belirtileri öksürük ve balgam çıkarmadır. KOAH hastalarının büyük çoğunluğu aynı zamanda sigara tiryakisi olduğundan öksürük ve balgam yakınması başlangıçta hasta tarafından sigaradan oluyor düşüncesi ile önemsenmez. Oysa bu dönemde hastalığa tanı konulması hastanın geleceği açısından son derece önemlidir. Erken dönemde sigaranın bırakılması ile hastalık belirtileri gerileyebilir ve hastalık gelişimi durabilir. Öksürük genellikle sabahları daha fazla ve arka arkayadır. Kronik bronşitin ön planda olduğu KOAH olgularında çoğu kez öksürükle birlikte balgam çıkarma da vardır. Hastalığın bu dönemde fark edilmemesi ve sigaraya devam edilmesi neticesinde hastalık ilerler ve hırıltılı solunum, nefes darlığı gibi yakınmalar ortaya çıkar. Ayrıca bazı hastalarda balgamla birlikte hafif hemoptizi (kan tükürme) olabilir.
    Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, ortam havasının temiz tutulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir yoldur. Hastalığın Tedavisi; KOAH tedavisinin iki ana hedefi vardır. Birincisi semptomları azaltmak, ikincisi de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak. İlk olarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak acilen sigara kullanımını bırakmaktır. Bugün KOAH tedavisinde kullanılan pek çok çeşit ilaç piyasada bulunmakla beraber bu ilaçların hiçbiri hastalığı tamamen ortadan kaldıramaz ve hiçbir ilaç sigaranın bırakılması kadar hastalığın ilerlemesini yavaşlatıcı etki gösteremez. Sigarayı bırakmak KOAH semptomlarını azaltır ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatır.
    Bu önemli günün amacı kamuoyu ve sağlık görevlileri arasında KOAH bilincini artırmak, KOAH riski altındaki kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurarak spirometrik test yaptırmalarını teşvik etmek, yöneticileri ve yetkilileri bu önemli halk sağlığı konusunda bilgilendirmek ve harekete geçmelerini sağlamaktır’’ dedi. Haber Merkezi

  • Kahvaltıda buluştular

    Kahvaltıda buluştular

    Personellerle kahvaltıda bir araya gelen Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, “Hastalıkların teşhisinde önemli rol oynayan ve erken tedaviye olanak sağlayan teknikerlerimiz ve teknisyenlerimize özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Haber Merkezi

  • Bir günlük ‘Süper Başkan’ oldu

    Bir günlük ‘Süper Başkan’ oldu

    Akdağmadeni Atatürk İlkokulu 4-A sınıfı tarafından gerçekleştirilen ”Okuma Çemberi” projesi kapsamında öğrenciler tarafından okunan ”Süper Başkan Zamanı Durduran Saat” kitabı etkinliği Belediye Başkanı Uzm. Dr. Nezih Yalçın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
    Etkinlik kapsamında Belediye Başkanlık makamı temsilen 4-A sınıfı öğrencilerinden Berat Kundura’ya bırakıldı. Başkanlık makamında öğrencileri ağırlayan Belediye Başkanı Berat Kundura öğrenciler tarafından gelen soruları cevaplarken gelen talep ve isteklerinde hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli birimlere talimat verdi. Başkanlık makamında öğrencilerle şehir yönetimi ve belediyecilik hakkında uzun uzun sohbet eden Başkan Kundura daha sonrasında Ak Konak’ta öğrencileri misafir etti.
    Akdağmadeni Salebi eşliğinde öğrencilerle değerlendirmelerde bulunan Belediye Başkanı Berat Kundura bu anlamlı etkinlikte öğrencilerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Temsili Başkan Kundura, ”Makamın gerçek sahibi Belediye Başkanımız Uzm.Dr.Nezih Yalçın’a saygılarımı sunuyor bize bu onuru yaşattıkları için kendilerine şahsım ve arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum” dedi.
    Etkinlik sonrasında Sınıf öğretmeni Fatih Sorucu ve beraberindeki öğrencilerle zaman geçiren Belediye Başkanı Uzm. Dr. Nezih Yalçın öğrencilerin merak ettiği sorular yanıtladı. ‘Emrinize amadeyiz’ ifadelerini kullanan Başkan Yalçın, ”Fatih hocamız böyle bir etkinlikten bahsettiği anda çok sevindim ve ne zaman isterlerse belediyemizin kapılarının her zaman öğrencilerimize sonuna kadar açık olduğunu belirttim. Geleceğimizin teminatı kıymetli öğrencilerimizin bu anlamlı okuma etkinliği sonrasında okudukları kitabın içeriğini daha iyi anlamaları adına uygulamalı olarak bir gün geçirdik. Etkinliği düzenleyen Fatih Sorucu hocamıza, sürekli okuyarak kendilerini geliştiren parlak zihinleri güzel yüzlerinden belli olan kıymetli öğrencilerimize ziyaretleri için teşekkür ediyorum” diye konuştu. İhsan ÇELİKKAYA

  • Öğrencilere rahat ders çalışma ortamı

    Öğrencilere rahat ders çalışma ortamı

    Daha önce okullardan gelen talepleri eksiksiz yerine getirerek eğitimcilerin yükünü azaltmaya ve öğrencilerin daha rahat eğitim almaları için okulların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar yaptıklarını, ilçe kütüphane binasınında inşaatını yaparak teslimini gerçekleştirdiklerini dile getiren Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci şimdide Belediye Binasında bulunan Gençlik Merkezine kazandırdıkları çalışma salonlarıyla eğitim atılımını devam ettiriyor.
    Sorgun Belediyesi bünyesinde hizmet veren Gençlik Merkezinde öğrencilerin sıcak ve ferah bir ortamda ders çalışmaları için çalışma salonlarının hizmete girdiğini dile getiren Sorgun Beledi Başkanı Mustafa Erkut Ekinci,” Özellikle dershaneye gitme imkânı olmayan ve sınava hazırlanan öğrenciler için bu çalışma salonları büyük bir imkan sağlıyor. Tabiki sadece sınava hazırlanan öğrencileri değil tüm öğrencilerimizi düşündük. Evde çalışma alanı olmayan kendisine ait odası olmayan öğrencilerimiz içinde çok güzel bir ortam hazırladık. Bilgiye ulaşımı kolaylaştırdık. Sessiz, sıcak derslikler oluşturduk. Öğrencilerimizin eğitimi için her türlü imkânı seferber ediyoruz” dedi.
    Eğitime yatırımın toplumun tüm dinamiklerine yapıldığının altını çizen Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci: “ Sorgun Belediyesi olarak politika haline getirdiğimiz anlayışla eğitimle ilgili nerede bir ihtiyaç varsa tüm imkânlarını orada kullanmaya devam ediyoruz. Çocuklarımızın daha modern ve fiziki anlamda daha ferah, donanımlı eğitim yuvalarında eğitimlerine devam edebilmeleri noktasında okul ve eğitim mekânları inşa etmeye devam ediyoruz. Öğrencilerimizi sadece okullarda değil belediyemizin okul dışı eğitim ortamları, hilal evlerimiz başta olmak üzere, kütüphane ve eğitim destek sınıfımız olan çalışma salonlarımızda geleceğe daha donanımlı bir şekilde hazırlıyoruz. Sıcak bir ortamda derslerine çalışabilecekler. Çayları, kahveleri eşliğinde isteyen kitabını okuyacak. Eğitim donatılarıyla nezih ve sessiz bir ders çalışma ortamı sunan çalışma salonlarımız sınavlara hazırlanan ve ders çalışmak isteyen öğrencilerimizin vazgeçilmezi olacak. Ben tüm öğrencilerimizi hizmet almak için bekliyorum” şeklinde konuştu. Haber Merkezi

  • Bozok’ta Kariyer söyleşisi düzenlendi

    Bozok’ta Kariyer söyleşisi düzenlendi

    Etkinlik, Üniversite Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.
    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güngör Yılmaz, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu ve birçok öğrencinin katıldığı söyleşi, kariyer yönetimi ve mizaç odaklı yaklaşımları ele aldı. Etkinlikte, bireyin doğuştan getirdiği mizaç özelliklerinin, duygu ve davranışlardaki temel belirleyici faktörler olduğu vurgulandı.
    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güngör Yılmaz, yaptığı konuşmada; “Kariyer planlaması, öğrencilerimizin hayatlarında kritik bir dönemdir. Bu noktada, mizaç merkezli kariyer yönetimi, bireyin içsel özelliklerini anlamak ve bu doğrultuda bir kariyer yol haritası çizmek açısından önemlidir. Bu söyleşi, öğrencilerimizin kariyerleri konusunda bilinçlenmelerine büyük katkı sağlayacaktır.” dedi.
    KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu ise, “Kariyer yönetimi, gençlerimizin geleceklerini şekillendirmelerinde kilit bir rol oynar. Mizaç merkezli yaklaşım, bireyin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmesine yardımcı olabilir. Bu söyleşi, KOP Bölgesi gençlerinin kariyerlerine değerli bir perspektif kazandıracaktır.” şeklinde konuştu.
    Söyleşi, Uzman Psikolog Recep Bozan’ın katılımcılara mizaç temelli kariyer stratejilerini aktarması ve interaktif bir şekilde soruları yanıtlamasıyla sona ererken, Öğrencilerde, kariyer planlaması ve mizaçlarının kariyerlerini nasıl etkilediği konusunda bilgilendirildi. Haber Merkezi

  • Çiçekçiler öğretmenler gününe hazırlanıyor

    Çiçekçiler öğretmenler gününe hazırlanıyor

    Yozgat’ta çiçekçilere yoğun bir talep yaşandığı belirtilirken, öğrenciler ve vatandaşlar, Öğretmenler Günü için özel çiçekler almak amacıyla çiçekçilere akın etmeye başladılar.
    Yozgat’ta Çiçekçilik yapan Kemal Şahin, “Canlı çiçekler, saksı çiçekleri, güller ve papatyaların hepsini mağazamızda hazırladık. 24 Kasım Öğretmenler Günü yoğunluğumuz başladı. İnsanlar öğretmenlerine, eşlerine ve sevdiklerine çiçek almaya başladılar. Genelde buket tarzı çiçekleri daha ağırlıkta satıyoruz. Kırmızı gül, papatya gibi çiçeklerimizi daha çok satıyoruz. Önceden verilen siparişlerimiz var, bu siparişleri hazır hale getiriyoruz. Öğretmenler Günü’nde muhtemelen sabahlayacağız. Siparişler de Öğretmenler Günü geldiğinde erkenden okullara dağıtılacak” dedi.
    Çiçekçiler, saksı bitkileri ve kesme buket çiçeklerinin yanı sıra orkide ve antoryum gibi türlerin de talep gördüğünü belirtti. Ayrıca, çiçek fiyatları konusunda da bilgi veren çiçekçiler, “Saksı bitkileri, orkide, antoryum gibi türler daha çok satılıyor. Bunların yanında gül ve papatya tercih edenler de var. Öğretmenler Günü’nde de işlerin yoğun olacağını düşünüyorum. Her bütçeye göre fiyatlarımız bulunuyor. Ortalama çiçek fiyatlarımız 20 liradan başlıyor, 500 lira kadar da çıkabiliyor. Buket gül fiyatlarımız 150 liradan başlıyor 500 liraya kadar çıkıyor” şeklinde konuştu.
    Öğretmenler Günü’nün yaklaşmasıyla birlikte çiçekçilerdeki mesai yoğunluğunun devam etmesi beklenirken, öğrenci ve vatandaşlar sevdiklerine unutulmaz anlar yaşatmak için çiçekçilere yönelmeye devam ediyor.
    Haber Merkezi

  • Çelikel’den teşekkür ziyareti

    Çelikel’den teşekkür ziyareti

    Geçtiğimiz hafta rahatsızlanarak Yozgat Şehir Hastanesi’ne başvuran Çelikel, geçirdiği apandist ameliyatı sonrasında sağlığına kavuştu.
    Sağlığına kavuşmasından sonra Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Mustafa Kozan ve Genel Cerrahi Uzmanı Efe Karayiğen’e teşekkür ziyaretinde bulunan Çelikel: “Geçtiğimiz günlerde rahatsızlanarak Yozgat Şehir Hastanemize başvuruda bulundum. Yapılan tetkikler neticesinde apandist ameliyatı olmam gerektiği anlaşıldı. Ameliyat sürecinde ve sonrasında her daim yanımda olan Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Mustafa Kozan ve Genel Cerrahi Uzmanı Efe Karayiğen’e göstermiş oldukları yakın ilgi ve alakadan dolayı eşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

  • Yozgat Şehir Hastanesi’nde 500 fidan toprakla buluşturuldu

    Yozgat Şehir Hastanesi’nde 500 fidan toprakla buluşturuldu

    Hastane bahçesinde düzenlenen etkinlikte konuşan Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, ormanların sağlık için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Ağaçlandırma her bireyin sorumluluğudur ve bizim mesleğimizle de doğrudan ilişkilidir. Cumhuriyetimizin 100. yılına özel bu etkinlikte, Yozgat Vali Yardımcısı Türker Çağatay Halim’in katılımıyla 500 fidanı toprakla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
    Başhekim Kozan, katılımcılara teşekkür ederek, “Vali Yardımcımız Sayın Türker Çağatay Halim’e katılımları için teşekkür ediyor, bu etkinliğin Yozgat’ın yeşil dokusuna önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.
    Etkinlikte ayrıca, fidanları diken Vali Yardımcısı Türker Çağatay Halim, hastane yönetimi ve personellerin isimlerinin yazılı olduğu özel künyelerle fidanlara takarak ilk can suyunu verdi. Nazife EKİCİ

  • 10. Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu düzenlendi

    10. Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu düzenlendi

    Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Üniversite Rektörü ve UNİKOP Dönem Başkanı Prof. Dr. Evren Yaşar, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, KOP İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, UNİKOP Üyesi Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Aksaray Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi temsilcileri, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı yetkilileri ile Bozok Üniversitesi akademik ve idari personeli katıldı.
    Sempozyumda “Sosyo-Ekonomik Kalkınma, Kırsal Kalkınma ve Turizm, Tarım Teknolojileri, İletişim Bilimleri, Yenilenebilir Enerji ve Sürdürülebilirlik” konuları ele alındı.


    Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Güngör Yılmaz, bu yıl 10’uncusu düzenlenen sempozyumla ÜNİKOP birliğinin ne kadar kurumsal faaliyetler düzenlediğinin göstergesi olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Yılmaz konuşmasının devamında UNİKOP, üniversiteleri organize eden KOP bölgesindeki, bölgesel kalkınmayı önceleyen ve hedefleyen, hem ekonomik hem de sosyal kalkınmayı bir araya getirmeyi amaç edinen dolayısıyla bu ülkenin dinamiklerinden faydalanmak isteyen bir anlayışla yoluna devam ediyor. Biz de Yozgat Bozok Üniversitesi olarak bu bölgenin dinamiklerinin habercisiyiz. Bu bağlamda düzenlenen sempozyumla buna katkı sağlamaya gayret ediyoruz” dedi.


    KOP Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu yaptığı konuşmada, UNİKOP Birliğinin kurulma ve var olma amaçlarından ilki bölgede gerçekleştirilen yatırımlara bilimsel bakış açısı ile yaklaşarak; etkili, ekonomik ve verimli proje modelleri ortaya koymak olduğunu söyledi. Sempozyumun bu yıl 10’uncusunu düzenledikleri belirten Karakoyunlu, sempozyumda ortaya çıkacak çözüm yollarının bölge içinde hayata geçirilebilmesi için KOP olarak büyük bir gayret içerisinde olacağını belirtti.
    Bozok Üniversitesi Rektörü ve UNİKOP Dönem Başkanı Prof. Dr. Evren Yaşar, bereketli toprakları, zengin yer altı ve yer üstü kaynakları ve istikbali omuzlayacak milyonlarca genç nüfusu ile ülkemizin, kıymetli ve vaz geçilmez bir öneme sahip olduğunu belirterek “Cumhuriyetimiz, devleti ve milleti ile artık her alanda kendisinden söz ettiren bir durumdadır” dedi.


    İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ OLARAK ŞEHRİMİZE VE BÖLGEYE DEĞER KATIYORUZ
    İhtisas Üniversitesi olarak Yozgat’a ve ve bölgeye değer kattıklarını vurgulayan Yaşar, “Yozgat, Orta Anadolu’nun ortasında maden ve enerji kaynakları, termal turizmi, ilk milli parkı olan çamlığı, tarım ve hayvancılık alanında verdiği ürünler ile öne çıkan bir ilimizdir. Şehir olarak potansiyelimizin farkındayız. Eksikliklerimizin de farkındayız. Düzenlediğimiz bölgesel kalkınma sempozyumu, bilgilerimiz, çalışmalarımız ışığında potansiyelimizi görmek, eksiklerimizi tamamlamak amacına da matuftur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza bağlı Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi bünyesinde çalışmalarını sürdüren ve bu yıl üniversitemizin dönem başkanlığını yaptığı UNİKOP ise KOP Bölgesi üniversiteleri arasında eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal hizmet gibi alanlarda akademik ve idari işbirlikleri yapmayı daha da etkinleştirmek amacıyla bu üniversitelerin sahip olduğu kaynakları bir araya getirmek üzere kurulmuş bir birlikteliktir. Bu manada KOP ve UNİKOP bölgemiz ve şehirlerimiz için büyük bir fırsattır. Zira KOP’un çalışma alanına baktığımızda tarım, sanayi, ticaret, ulaşım, enerji gibi sektörleri güçlendirmek, eğitim, sağlık, kültür ve diğer sosyal hizmetlere erişilebilirliği artırmak gibi çok geniş bir alanda hizmet verdiğini görüyoruz. UNİKOP olarak bu alanların hepsinde gerçekleştireceğimiz güç birlikteliği büyük bir sinerji doğmasına vesile olacaktır” dedi.


    Açılış konuşmalarının ardından Üniversite Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Güngör Yılmaz’ın moderatörlüğünde 10. Ulusal KOP Bölgesel Kalkınma Sempozyumu’nun ilk oturumunda Prof. Dr. Rüştü Hatipoğlu “İklim Değişikliği Koşullarında Türkiye’nin Gıda Güvenliği”, Prof. Dr. Nejdet Kandemir “Genetiği Değiştirilmiş Bitkiler: Geleceğin Girdisiz Tarımı”, Doç. Dr. Mehmet Metin Özgüven ise “Akıllı Tarım Teknolojileri” konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Haber Merkezi

  • Ülkemizde 7 milyonun üzerinde diyabetli var

    Ülkemizde 7 milyonun üzerinde diyabetli var

    14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla Yozgat Şehir Hastanesinde etkinlik düzenlendi.
    Endokronoloji ve Metabolizma Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. Abdulkadir Bozbay , yaptığı açıklamada; “Diyabet hastalığının görülme sıklığının obezitenin artışına paralel olarak hızla arttığını ve 20 yaş üzeri her yedi kişiden birinin diyabetli olduğunu belirtti.
    Dr Bozbay, “Araştırmalarda yüzde 8.5 ile yüzde 13 arasında değişmektedir. Kısacası ülkemizde diyabetli hasta sayısında önemli bir artıştan söz etmek mümkündür. Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve obezitedeki (şişmanlık) artışın bu sonuca çok önemli katkısı olduğu bilinmektedir. Diyabet konusunda toplumda farkındalığın arttırılması ve konunun öneminin vurgulanması amacıyla bu yılki Dünya Diyabet Federasyonunun belirlediği ve tüm dünyada kullanılan 14 Kasım Diyabet Günü teması ‘Geleceğimizi Koruyalım’ dır.”dedi.
    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, Diyabet’ten şüphelenen vatandaşların mutlaka doktora başvurması gerektiğini belirtti. Başhekim Kozan, “Diyabetli hastalarımızın yarısına yakını diyabetli olduğunun farkında değil. Hastanemizde ilgili birimlere başvurarak mutlaka kontrollerini yaptırmalıdır.” dedi.
    Hafta boyunca düzenlenen etkinliklerde Konferans salonunda eğitim verildi. Diyabet Okulu açılarak Uz.Dr. Abdulkadir Bozbay tarafından personele diyabet hakkında geniş bilgiler verildi. Poliklinik girişinde Diyabet Hemşiresi Şehri Arslan tarafından vatandaşlara broşürler dağıtılarak bilgilendirme yapıldı. Haber Merkezi

  • İnfak Derneğinden İsrail’e anlamlı tepki

    İnfak Derneğinden İsrail’e anlamlı tepki

    İnfak Derneği Başkanı Ömer Yağmur ve dernek üyeleri, Gazze’deki insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Meydanında Filistin’e Destek Platformu olarak nöbet tuttu.
    Düzenlenen nöbet ekinliğinde dernek üyeleri kefene sarılı çocuk maketleri ve yazılı dövizlerle İsrail’e sert sözlerle tepki gösterdi.
    Dernek Başkanı Ömer Yağmur, yaptığı konuşmada; İsrail’in Filistin halkına yönelik başlattığı katliamın 1 aydır devam ettiğini belirtti.
    Yağmur,”Siyonist İsrail, 37 gündür çoluk çocuk demeden Filistinli masum sivilleri katlediyor. Bu katliamda da en çok çocuklar, bebekler şehit ediliyor. Anneler şehit ediliyor. Eli silah tutamayacak olanlar şehit ediliyor. Bu katliamı tekrar hatırlatmak, göz önünde bulundurmak, bir farkındalığı oluşturmak anlamında bugün burada bir mizansen dahi olsa, bebekleri, bebek ölümlerini canlandırmak istedik. Kardeşlerimiz, ben annelerden böyle bu yerdeki yavruları şöyle bir alıp hani bunlar bir yapay da olsa, şöyle bir kucaklarına almalarını sanki kendi evlatları şehit ediliyormuş gibi, kendi evlatları öldürülüyormuş gibi o annelerin yaşadıklarını hissetmelerini bekliyoruz, istiyoruz. Ve hani biz bunun neresindeyiz? Biz bu işin ortağı değiliz diyenler de bu ürünleri alarak İsrail’in ürünlerini alarak onlara maddi anlamda destek olarak bir kurşun, bir bomba, bir füzede onların eliyle o çocukların şehit edildiği, o çocukların öldürüldüğünün farkında olmalarını istiyoruz. Bu belli ki daha devam edecek bu süreç. Dünya sessiz kaldıkça bizler buna duyarsız kaldıkça, bu süreç yaşanmaya devam edecek. Biz de bu yaşanmaya devam ettikçe İsrail’in barbarlığını, zulmünü ve soykırımını halkımızın gözü önünde tekrar sergilemeye devam edeceğiz.”diye konuştu.
    MİNİK RAİBİA YAĞMUR’DAN BOYKOT ÇAĞRISI
    İnfak Derneği Başkanı Ömer Yağmur’un 7.sınıfta okuyan kızı Rabia Yağmur’da etkinliğe katılarak Yozgat halkını İsrail ürünlerini boykot etmeye davet etti.
    Raiba Yağmur, “ Ayşe Ilıcak Ortaokulunda yedinci sınıfta okuyorum. Filistin’de kardeşlerimiz, bütün dünyanın gözü önünde katledilirken, bütün dünyanın gözü önünde öldürülürken, kimsenin evinde oturmayıp bu boykota bu malları almamaya davet ediyorum.”dedi. Ferhat ÖZER

  • Çiftçilerin 5 bin lira ikramiye tepkisi

    Çiftçilerin 5 bin lira ikramiye tepkisi

    Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı emekli çiftçiler hariç emeklilere bir defaya mahsus verilecek olan 5 bin lira ikramiyenin hesaplara yatırılmaya başlanıldığını hatırlatarak, çalışan emekliler gibi çiftçi emeklilerinde bu kapsam dışı bırakılmasının yanlış bir karar olduğunu belirtti.
    Yozgat Ziraat Odası Başkanı Açıkgöz, ‘’Tarım ve gıdanın gittikçe stratejik önemini artıyor. Gelecekte çiftçilerin üretimden vazgeçmemesi için gelirinin artırılması ve desteklenmesi gerekiyor. Aktif çiftçiliği bıraktığı için ÇKS kayıtlarını sildirmeye çalışıyorlar ve kendilerinin 5 bin liralık ikramiyeden yoksun bırakılmalarına tepki gösteriyorlar’’ dedi.
    Emeklilere 5 bin lira bir ikramiyenin söz konusu olduğunu dile getiren Açıkgöz, ‘’Bunu ister istemez benim kurum başkanı olduğum, çiftçilerimizle beklenti içerisindeydi. ‘Ziraat odasına ve diğer kurumlara kayıtlı olan kişiler 5 bin liradan yararlanamaz’ dendi. Şimdi bizim öyle çiftçimiz var ki, beş dönüm arazisi olan da var, beş yüz dönüm de arazisi olan da var. Şimdi beş dönüm arazisi olan bir kişi, ek geliri var denirse bence biraz yanlış olur. Beş dönüm arazinin geliri ne nedir? Takdir edersiniz ki Bağ-Kur 200 dönüme kadar muafiyet alıyor. Yani ‘bu kişi çiftçilik yapıyor ama geçinemiyor, Bağ-Kur’u ödeyemiyor’ diye muafiyet alınca donduruluyor. Çiftçinin Bağ-Kur’u donduruluyor ama burada beş dönümü itibar alıp da veya işte kaydı bulunmuş daha evveliyatla çiftçilik yapmamış veya yaptıysa da son 5-10 yıldır yapmamış, ziraat odasında gelip kaydını sildirmemiş, bu insanlar şu an gerçekten mağdur. Sayın büyüklerimiz, yetkililerimiz bunu bir daha ele almak kaydıyla bir gündeme taşırsa hem çiftçimizin mağduriyeti kalkar hem de biz mutlu oluruz. Şimdi ben büyük çiftçi için bir şey demiyorum. Büyük çiftçi 300-500 dönüm arazisi olan insan gerçekten çiftçi ama bir 5-10 dönüm, 8 dönüm, 20 dönüm arazisi olan bir insan benim gözümde çiftçi değildir. Hobi olarak yapanlar var. Küçük çiftçilik yapan insanlar var. Bunların tamamı şu an yararlanamıyor. Akşama kadar odayı belki bin kişi arıyor, ‘başkan biz bundan yararlanacağız mı yararlanamayacağız.’ Şu durumda yararlanamayacağız diyoruz. Gerçekten 5 bin lira onlara iyi para. Büyüklerimizden, yetkililerimizden hassasiyetle bunu değerlendirerek bu çiftçilerimizin mağduriyetinin giderilmesini arz ediyoruz. Şimdi sildirmek isteyen var da sildiren de var ama çıkan kanunda ‘ekim ayı içerisinde’ diyor. ‘Kaydı bulunan kişiler yararlanamazlar’ diyor. Öyle deyince de bunu direk kapatıyor. O insanlar şu an yararlanamıyorlar. Sildirse de bir şey ifade etmiyor’’ dedi.
    Emekli çiftçi İbrahim Baran ise “Emekliyim, çiftçi kaydımız var. Arazi 48 dönüm. ÇKS’den dolayı 5 bin liralık ikramiyeyi alamıyoruz” diye konuştu.
    Emekli Hasan Hüseyin Biçer de “Şu anda ÇKS yaptırıyorum, bir tane 18 dönüm yer var. O yüzden çalışıyor gösteriyor, o yüzden vermediler. Ben emekliyim de ÇKS’dan dolayı 18 dönüm bir tarlamız var, başka da bir şey yok” diye konuştu. İhsan ÇELİKKAYA