Yazar: admin

  • HAP tatbikatına devam

    HAP tatbikatına devam

    Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü, Yozgat’ta olası afetlere karşı hazırlıklı olabilmek amacıyla, Kadışehri ve Çayıralan İlçe Devlet Hastaneleri’nde “Hastane Afet Planı” (HAP) kapsamında tatbikatlar düzenledi.
    Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bu tatbikatlar, hastane personelinin afet durumlarına müdahale kabiliyetini artırmayı ve koordinasyonlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Tatbikatlara hastane personelinin tam katılımı sağlanarak, “Tır Kazası” ve “Trafik Kazası” senaryoları üzerine saha tatbikatları ve masa başı tatbikatları gerçekleştirildi.
    Tatbikatlar verimli bir şekilde tamamlandı ve katılan personel, afetlere karşı önceden önlem almak ve etkili bir şekilde müdahale etmek konusunda bilgilerini tazeleyerek hazırlıklarını tamamladılar.
    Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü, her türlü afete karşı hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edebilme kapasitesini artırmak için bu tür tatbikatların düzenlenmesine devam edeceği belirtildi. Bu tür tatbikatların İl genelindeki hastanelerin afetlere karşı hazırlıklı olması, acil durumlar sırasında hızlı ve koordineli bir şekilde hareket etmelerini sağlamak amacıyla büyük bir öneme sahip olduğu bildirildi Haber Merkezi

  • Motor hırsızları tutuklandı

    Motor hırsızları tutuklandı

    Sarıkaya’da yaşayan A.D isimli şahıs ALO 156 Jandarma ihbar hattını arayarak tarlasındaki su motorunun çalındığını bildirdi.
    Sarıkaya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında Jandarma ekipleri, olayın aydınlatılması ve hırsızların yakalanmasına yönelik yaptıkları teknik inceleme ve soruşturma neticesinde (Y.E.Y) ve (M.B.) isimli şüpheli şahısların çalmış oldukları su motorunu sosyal medya üzerinden satış ilanı verdikleri tespit etti.
    Ekipler, hırsızlık olayına karışan şüpheli şahısları Sarıkaya İlçesi Sanayi bölgesinde yakalayarak gözaltına aldı.
    Şüpheli şahısların çalmış oldukları su motoru ele geçirilerek sahibine teslim edilirken, Adli makamlara sevk edilen (2) şüpheli tutuklanarak Boğazlıyan Cezaevine gönderildi.
    Yozgat İl Jandarma Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada; hırsızlıkla mücadelelerinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi. Haber Merkezi

  • Kalemin Kağıda Aks-ı Sadası Projesi

    Kalemin Kağıda Aks-ı Sadası Projesi

    Programa Sorgun Kaymakamı İhsan Emre Aydın, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, İlçe Jandarma Komutanı V. İzzet Görenli, İlçe Emniyet Müdürü Cenk Gedik, Araplı Belediye Başkanı Adem Ertuğrul, İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Öcal, Şube Müdürleri Fatih Şahin ve Yasin Yılmaz, okul müdürleri ile birçok davetli katıldı.
    Okul Müdürü Saffettin Alan, projenin amacı ve kapsamı hakkında bilgilendirme yaparak, Kaymakam Aydın ve İl Milli Eğitim Müdürü Altınkaynak’a proje kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan tabloları hediye etti.
    Sorgun Araplı İmam Hatip Ortaokulu’nun “Kalemin Kağıda Aks-ı Sadası” adlı projesi, ülke genelinde desteklenmeye hak kazanan 112 projeden biri oldu. Bu proje çerçevesinde öğrencilere, resim ve dijital içerik üretme konusunda kurslar verilerek öğrencilerin kültür ve sanat alanında yetenek kazanmaları hedefleniyor. Bu amaçla Araplı İmam Hatip Ortaokulu’nda bir resim atölyesi kuruldu ve kurs faaliyetleri başladı. Proje faaliyetleri için Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından okula toplam 50 bin lira hibe verildi. İhsan ÇELİKKAYA

  • YATAK SÜNGERİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ  YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI  YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ

    YATAK SÜNGERİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ

    YATAK SÜNGERİ mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
    İKN : 2023/1173500
    1-İdarenin
    a) Adı : ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ
    YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI YOZGAT
    BOZOK ÜNİVERSİTESİ
    b) Adresi : Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kampüsü Atatürk Yolu
      7. Km 66900 YOZGAT MERKEZ/YOZGAT
    c) Telefon ve faks numarası : 3542177133 – 3542171072
    ç) İhale dokümanının
    görülebileceği ve e-imza
    kullanılarak indirilebileceği
    internet sayfası : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
    2-İhale konusu mal alımın
    a) Adı : YATAK SÜNGERİ
    b) Niteliği, türü ve miktarı : 230 ADET
    Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
    c) Yapılacağı/teslim edileceği yer : YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA
      VE ARAŞTIRMA MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ TAŞINIR KAYIT   DEPOSU
    ç) Süresi/teslim tarihi : ürünler sözleşme imzalandıktan sonra 60 gün içerisinde
      tek seferde teslim edilecektir.
    d) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalanmasına mütakiben işe başlanacaktır.
    3-İhalenin
    a) İhale (son teklif verme)
    tarih ve saati : 07.11.2023 – 10:00
    b) İhale komisyonunun toplantı yeri
    (e-tekliflerin açılacağı adres) : Yozgat Bozok Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma   Merkezi Müdürlüğü Başhekimlik Toplantı Salonu
    4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
    4.1. İsteklilerin ihaleye katılabilmeleri için aşağıda sayılan belgeler ve yeterlik kriterleri ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgileri e-teklifleri kapsamında beyan etmeleri gerekmektedir.
    4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren bilgiler;
    4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgiler idarece EKAP’tan alınır.
    4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
    4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat bilgileri.
    4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
    4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
    4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    4.3.1. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgelere ilişkin bilgiler:
    a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgelere ilişkin bilgiler,
    b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge veya belgelere ilişkin bilgiler,
    c) Türkiye’de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerde belirtilen serbest bölge faliyet belgesine ilişkin bilgiler.
    İsteklilerin yukarıda sayılan bilgilerden, kendi durumuna uygun bilgi veya bilgileri belirten isteklilerin yeterlik bilgileri tablosu uygun kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu aşağıdaki belgelerdeki bilgiler ile tevsik edilir.
    a)İsteklinin adına düzenlenen Sanayi Sicil belgesi,
    b)İsteklinin üyesi olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenen kapasite raporu,
    c)İsteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenen imalat yeterlilik belgesi,
    d)İsteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenmiş ve teklif ettiği yerli malı belgesi.
    e)İsteklinin alım konusu malı ürettiğine ilişkin olarak ilgili mevzuat uyarınca yetkili kurum ve kuruluşlarca düzenlenen ve isteklinin üretici veya imalatçı olduğunu gösteren belgeler.
    4.3.2.
    4.3.2.1. Yetkili kurum ve kuruluşlara kayıtla ilgili belgeler:
    TSE BELGESİ
    CE BELGESİ
    4.3.3. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğraflarına ilişkin bilgiler ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları:
    TEKNİK ŞARTNAMEYE CEVAP YAZISI
    KATOLOG,FOTOĞRAF
    ÜRÜN NUMUNESİ
    5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
    6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup yerli malı teklif eden istekliye ihalenin tamamında % 15 (yüzde on beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.
    7. İhale dokümanı EKAP üzerinden bedelsiz olarak görülebilir. Ancak, ihaleye teklif verecek olanların, e-imza kullanarak EKAP üzerinden ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.
    8. Teklifler, EKAP üzerinden elektronik ortamda hazırlandıktan sonra, e-imza ile imzalanarak, teklife ilişkin e-anahtar ile birlikte ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.
    9. İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde verilecektir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekli ile birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
    10. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
    11. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
    12. Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
    13. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
    14.Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
    15. Diğer hususlar:
    Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.
    Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr
    Basın: ILN01916412
  • Sarıkaya’da yol yapım çalışmaları devam ediyor

    Sarıkaya’da yol yapım çalışmaları devam ediyor

    Belediye ekipleri, belirlenen program dahilinde mahalledeki yol çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.
    Yapılan bu çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, hem yayaların güvenli bir şekilde yürümeleri sağlanacak, hem de sokaklar daha estetik bir görünüme kavuşacak.
    Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, Karşıyaka Mahallesi’nde devam eden kilitli parke yol yapım çalışmaları hakkında bilgi verdi. Başkan Açıkel, ilçenin her bölgesinde planlı bir şekilde çalışmaların sürdüğünü vurgulayarak, ulaşımın kolaylaşması, kaldırımların daha kullanışlı hale gelmesi ve ihtiyaç duyulan noktalara kaldırım yapılması için sıcak asfalt, soğuk asfalt, kilitli parke yol ve kaldırım çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.
    Başkan Açıkel, “Bu istikamette ilçemizin ihtiyaçları istikamette ne gerekiyorsa elimizden geldiğince yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Bu yıl merkezde ve merkeze uzak mahallelerde gerçekleştirdiğimiz asfalt ve kilitli parke yol yapım çalışmalarımızın yanında kaldırım çalışmalarımızı da gerçekleştiriyoruz. Her mahallemizin beklentisine cevap verebilmek için yoğun bir tempo ile çalışıyoruz. Üst yapı çalışmalarımızla yollarımızı istenilen seviyeye ulaştırdık. Hemşerilerimizin güven içinde trafiğe çıkabilmeleri ve yayalarımızın güvenle yürüyebilmeleri için tüm yollarımızı ihtiyaca uygun bir şekilde düzenlemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Nazife EKİCİ

  • Yozgat TSO’da aile şirketlerine özel kurumsallaşma eğitimi başladı

    Yozgat TSO’da aile şirketlerine özel kurumsallaşma eğitimi başladı

    Aile şirketlerinin uzman isimler tarafından yönlendirileceği bu eğitim programı, yerel iş dünyasına katkı sağlamayı ve işletmelerin daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasını hedefliyor.
    Projenin ilk etabı olan Stratejik Yönetim, Yönetim ve Organizasyon dersi, katılımcılara kurumsal yönetim ve organizasyon alanında önemli bilgiler sunmayı amaçlıyor. Eğitim programı çerçevesinde yer alan diğer dersler de Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma sürecini detaylı bir şekilde ele alacak.
    Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Eğitimi Projesi’nin ders programı şu şekildedir:
    1. Hafta (21 Ekim Cumartesi): Stratejik Yönetim, Yönetim ve Organizasyon (Eğitmen: Zeynep Tura)
    2. Hafta (28 Ekim Cumartesi): Pazarlama ve Müşteri İlişkileri Yönetimi (Eğitmen: Mehmet Ergin)
    3. Hafta (4 Kasım Cumartesi): Finansal Okuryazarlık ve Finans Yönetimi (Eğitmen: Mustafa Kınacı)
    4. Hafta (11 Kasım Cumartesi): Sözleşme ve Rekabet Hukuku (Eğitmen: Cem Salihoğlu)
    5. Hafta (18 Kasım Cumartesi): Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma (Eğitmen: Mehmet Ergin) Haber Merkezi

  • Yorgun düşen şah kartalı tedavi altına alındı

    Yorgun düşen şah kartalı tedavi altına alındı

    Şube Müdürü Cihan Eğilmez, yaptığı açıklamada, “Yozgat’ta uzun bir aradan sonra yeniden gözlemlenen Şah kartalı, göç sırasında yorulup Taşpınar köyüne kondu. Nesli tükenmekte olan bu nadir tür, vatandaşlarımız tarafından teslim edildi. Şu anda sağlık kontrolü ve tedavileri yapılıyor. Kartalın sağlık durumu oldukça hassas, bu yüzden titizlikle ilgileniyoruz. Kartalın tedavileri tamamlandığında, doğaya salınacak” dedi.
    Şah kartalı, Türkiye’nin doğal zenginliklerinden biri olarak biliniyor ve nesli tehlikede olan canlılar arasında yer alıyor. Bu olay, Yozgatlılar ve doğa koruma uzmanları için büyük bir önem taşıyor.


    KARTALIN SAĞLIK KONTROLÜ YAPILDI
    Şah kartalının sağlık kontrolünü yapan veteriner hekim Harun Meriç, “Kartalın birkaç gün önce getirildiğini ve oldukça zayıf olduğunu gözlemledik. Boyunda bir sıkıntı olduğu düşünülerek röntgen çekildi, ancak ciddi bir durum tespit edilmedi. Kartalın beslenmesi ve sağlığı için şu anda gereken tüm önlemleri alıyoruz. Yaklaşık bir hafta içinde doğaya geri salınacak. Kartalın üzerinde keneler olduğunu gördük, bunları temizledik. Şu anki süreç, kartalın doğal yaşamına geri dönmesi için izlediğimiz bir yol” diye açıklamada bulundu.
    Bu olay, Yozgat ilindeki doğal yaşamın korunması ve nadir türlerin koruma altına alınması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Şah kartalının doğaya sağlıklı bir şekilde geri dönmesi için tüm çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Haber Merkezi

  • Nurdan Taşarsu, TÜRKTAY Panelinde yer aldı

    Nurdan Taşarsu, TÜRKTAY Panelinde yer aldı

    Yozgatlı Çevre Yüksek Mühendisi Nurdan Taşarsu, Cumhuriyetimizin 100. Yılında gerçekleşen Türkiye Atık Yönetimi (TÜRKTAY) paneline Yozgat’ı temsilen katılarak dikkat çekti. 18-19 Ekim tarihlerinde Ankara Hilton-SA’da düzenlenen etkinliğe, sektörün karar vericileri ve çevre konusundaki uzmanlar yoğun ilgi gösterdi.
    Panele, AK Parti Bursa 28. Dönem Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Başkan Vekili Muhammet Müfit Aydın, CHP Denizli Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Şeref Arpacı gibi sektörün önemli isimler katıldı.
    Panelde; ana tema olan “Atıktan Ham Madde ve Enerji Üretiminin Finansmanı, İklime Etkileri” konusu sektördeki gelişmeleri ve çevre konularındaki önemli başlıklar ele alındı.
    Taşarsu, panelle ilgili gazetemize yaptığı açıklamada; Yozgat’ı temsilen katıldığını belirterek, şehrin atık yönetimi ve çevre bilinci konularında yapılan çalışmaları anlattı. Türkiye’deki atık yönetimi sorunları ve çözüm önerileri, depozito iade sistemi, atık tesislerindeki sorunlar gibi başlıklar üzerinde durulduğunu vurgulayan Taşarsu, hem Yozgat’ın çevre konularındaki duyarlılığı hem de şehirdeki çalışmaların ulusal bir platformda nasıl değerlendirildiğine dikkat çekti.
    Yozgat’ın yaşanabilir bir çevre için çalışmalara devam edeceklerini belirten Taşarsu, Yerelde farkındalık oluşturmak ve doğru atık yönetimi konusunda halkı bilinçlendirmek amacıyla kurulan Yaşanabilir Çevre Derneği’nin çalışmalarıyla da kente katkı sağlamaya devam edeceklerini ifade etti.
    TÜRKTAY platformunun bu organizasyon ile çevre camiasının sorunlarının çözümlerine ve gelişimine katkılarından dolayı teşekkür eden Taşarsu, çevre konularında farkındalık yaratmak ve şehrin geleceği için daha sürdürülebilir çözümler üretmek adına bu tür çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Haber Merkezi

  • Öğrencilerden Çamlık’ta çevre temizliği

    Öğrencilerden Çamlık’ta çevre temizliği

    Okul Müdürü Ramazan Güneşer, öğrencilerin çevre bilinci oluşturması ve doğaya duyarlı bireyler olarak yetişmeleri için bu tür etkinliklerin büyük önem taşıdığını vurguladı.
    Güneşer, “Öğrencilerimiz bugün Yozgat Çamlık Milli Parkı’nda ‘Doğaya Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştirdi. Bu etkinlik, Türkiye’mizin ilk Milli Parkı olan Yozgat Çamlık’ta yapılması farkındalık oluşturma adına büyük önem taşıyor. Öğrencilerimiz, doğal yaşamın ve biyoçeşitliliğin korunması için çevre temizliği konusunda duyarlılık geliştirdiler. Okul olarak eğitimin yanı sıra bu tür sosyal ve kültürel etkinliklere önem vererek, çocuklarımıza doğaya karşı sorumluluklarını aşılamayı ve doğal güzelliklerimizin korunmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Çamlığımız, doğal güzellikleri, zengin bitki örtüsü ve tarihi dokusuyla bilinen ülkemizin önemli doğa alanlarından biridir. Bu etkinlikle öğrencilerimiz sadece temizlik yapmakla kalmayıp, aynı zamanda doğal miraslarımıza sahip çıkmak adına duyarlılık geliştirmesi, gelecekteki nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakma konusundaki hassasiyetlerini artırmış oldu.”diye konuştu. Nazife EKİCİ

  • 14 yaşında çıktığı gurbetten fabrikatör olarak döndü

    14 yaşında çıktığı gurbetten fabrikatör olarak döndü

    Çocuk yaşta hayalini kurduğu traktörü alabilmek için 1968 yılında henüz 14 yaşında büyük bir cesaret örneği sergileyerek, Almanya’daki ağabeyinin yanına giden Musa Kaya (69), gurbet elde hem eğitimini tamamladı hem de fabrikada hayallerini gerçekleştirmek için çalıştı. Amacı köyde tarlalarını sürecekleri bir traktör parası kazanmak olan Kaya, azmin en güzel örneğini göstererek ilk fabrikasını 1990 yılında Almanya’da, 3 yıl önce de emekli olduktan sonra memleketi Yozgat’ta Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) bir fabrika daha kurmayı başardı. Bugün kepçe kovalarının üretildiği fabrikalarda yüzlerce işçiye istihdam sağlayan Kaya, başta Almanya, İtalya, Fransa ve İsviçre gibi ülkelere ürünleri ihraç ediyor.
    Fabrikatör olduktan sonra çocukluktan itibaren hayalini kurduğu traktörü alan Kaya, aracını fabrikasının önünde sergiliyor ve gözünün önünden ayırmıyor.
    14 yaşında yurt dışına gittiğini söyleyen Musa Kaya, “Amacım para biriktirip bir traktör almaktı. Çalıştım, orada eğitimimi aldım, 1990 yılında Almanya’da bir şirket kurdum. Emekli olduktan sonra da Türkiye’ye geldim, memleketim de de bir fabrika kurdum. Bu 3. yılımız ve 50 personelimiz var burada. Fabrikamızı da büyütüyoruz, çalışan sayımızı 150’ye çıkarmaya çalışıyoruz. Hedeflerimiz çok büyük, memleketimize iyi işler yapmak istiyoruz.” dedi.
    Yozgat’ta iş makinelerine kova üretip tamamını Avrupa ülkelerine gönderdiklerini de kaydeden Kaya, “İş makinalarının, kepçelerin kovalarını üretiyoruz. Burada ürettiğimiz malzemelerin hepsini Almanya, İtalya, Fransa ve İsviçre’ye ihraç ediyoruz. Burada yüzde 100 ihraç yapıyoruz, yurt içi piyasamız yok. Almanya’daki şirketimizle birlikte 70-80 milyon Avro ciromuz var, Yozgat’ta da 6 ayda 5 milyon Avro ciro yaptık, sene sonuna 12 milyon Avro ciro yapmayı hedefliyoruz. Gelecek sene de 20 milyon Avro hedefimiz var. Benim hedefim ülkemize, memleketimize istihdam sağlamak, ülke ekonomisine yüzde 100 katkımız var. Bunun için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
    İhsan ÇELİKKAYA

  • Asbestli boruları sergiledi

    Asbestli boruları sergiledi

    Sorgun Belediyesi tarafından insan sağlığını olumsuz etkileyen ve şehir şebeke suyunun içerisinde geçtiği asbetli boruların değişim çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Yapılan çalışmalar sırasında sokülen asbetli borular ile yerlerine takılan yeni borular ilçe meydanında görücüye çıkarıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği asbetli boruların halini gören vatandaşlar şaşkınlık içerisinde borular inceledi.
    Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, ‘’İlçemizde büyük bir bölümünü değiştirdiğimiz eski asbest boruları meydanda sergiliyoruz. Gelecek nesillerimizin kanser olma riskini en aza indirmek için üzerimize düşen görevi yapıyoruz’’ dedi. İhsan ÇELİKKAYA

  • Hobi olarak başladı, köyüne atölye kurdu

    Hobi olarak başladı, köyüne atölye kurdu

    İğde, ceviz ve dut ağacını oyarak saz yapmaya başlalayan Topuz, yaptığı sazların beğenilmesi üzerine kölüne saz atölyesi kurdu. 4 yaşında ayrıldığı köyüne emekli olduktan sonra tekrar dönen Topuz, “Saz çaldığım için saz yapmaya bir merakım vardı, ağaç işlerine. Onun için de köyde hobi olarak iğde ağcı, ceviz ağacı, dut ağacı buldum, onları oyarak saz yapmaya başladım. Asıl mesleğim mobilyacılık olması nedeniyle ağaç işlerine yatkınım, bu nedenle de saz yapmayı kendi kendime öğrendim. Belli ustaları inceleyerek, Engin Kopuzbaş gibi Erkan Çubuk gibi yapan, üreten insanları takip ederek onları inceleyerek, biraz da YouTube’dan bilgisayar yardımıyla, matematikçi olarak tabi ahşaba da alışkın olduğumuz için ağaçlarda yakın ilişkimiz olduğu için bana kolay geldi, daha hoş bir şey oldu, böylelikle başlamış oldum. Teknelerimi ben kendim oyuyorum, yaprak saz da yapmıyorum. O bana yapmacık geliyor. Doğal ağacı oymak, onun verdiği ses her zaman daha bir haz verir. Onun bir de o iç oyuş biçimleri farklıdır. Herkes işini düz yapmaya çalışır. Ben onun içini dalgalı bırakmaya uğraşıyorum. Sesi çarparak döşe vereceğini düşünüyorum. Önemli olan burada ağacın sertliğidir. Ne kadar sert ağaç olursa sesi o da çok güzel verecektir. Sesi döş verir, tekne değildir. Bunu herkesin de bilmesi gerekir. Burada bir de sap dediğimiz parça var. Bunun ne çok sert ne de çok yumuşak olması. Önemli olan öz kısmı değil, kabuk kısmından yapılan freze dediğimiz bizim mobilyada damarlı çizgiler halinde düz çizgiler halinde olan bir ağacın olması, bu çok önemli. Sesi veren sadece perdeye bastığın zaman sapa değdiği anda o sap döşe içeri hapsedecektir. Döş, o sesi tamamen senin oyduğun teknenin yapısına göre ses verecektir. Ben bu işi yapmaktaki amacım önce hobi ama şimdi artık bunu daha profesyonel, daha bilimsel olarak yapmak için araştırma içerisindeyim. Onu da yavaş yavaş becereceğiz, bunu zaman, süreç belirleyecek. Ne kadar güzel ağaç bulacağıma bağlı, bir de işçiliği ne kadar güzel göstereceğime bağlı. Ağaç benim mesleğim olduğu için onu daha güzel uzman bir şekilde yapacağıma da biliyorum. Maliyeti çok yüksek, hele bu zamanda. Şu anda takımlarımın bile daha yarısını tedarik etmedim, bir milyarı geçti harcadığım para. Mesela bir döşümüz İstanbul’dan getiriyorum, 150-160 lira. Sapı da 160 lira. İkisi şu anda üç yüz küsur liraya veriliyor. Burada bir de teknemiz var. Bu teknelerimiz dolar olarak satılıyor. Şu anda 3-3.5 bin civarında. Ben kendi bulduğum ağacı kendim oyarak yapıyorum. Oymasını üç gün gibi bir zamanda yapıyorum, kaba oymasını. Bunu iki yıl kurutmaya bırakıyorum, bir buçuk iki yıl. Ne kadar çok durursa o kadar iyi olur. İki yıl sonra elime aldıktan sonra tekrar bunu istediğim inceliğe getirip, bunun milimetrik bir gönyesi vardır, döş takım biçimi, sap takım biçimi. Toplama kısmı benim bir haftam alır, kuruduktan sonra” dedi. Haber Merkezi

  • Yetim gülerse dünya güler

    Yetim gülerse dünya güler

    “Yetim Gülerse Dünya Güler” kampanyasına hayırseverlerin yoğun ilgisi olduğunu belirten İl Müftüsü Ali Gülden, yetim öğrencilerle ayrı ayrı ilgilenerek yeni kıyafetler giyinen yetimlerimizin gülmesine vesile olan hayırseverlere teşekkür etti. Haber Merkezi

  • İYİ Partili Taştan: Türk  milliyetçiliği düşüncesine  baskı yapılıyor

    İYİ Partili Taştan: Türk milliyetçiliği düşüncesine baskı yapılıyor

    Yozgat İYİ Parti İl Teşkilatı, Cumhuriyet’in 100. yılında Türk Milliyetçiliği düşüncesine sahip gazetecilere yönelik artan baskılara dikkat çekmek amacıyla parti binasında bir basın toplantısı düzenledi. İl Başkanı Mustafa Görkem Taştan, gazetecilere yapılan baskıların Türk milliyetçiliği düşüncesini hedef aldığını belirterek, Türk milletini bilinçlendirmek isteyen genç gazetecilerin gözaltına alındığını ve temel insan haklarının göz ardı edildiğini ifade etti.
    Taştan, yaptığı açıklamada, “Şehitler Ölmez, vatan bölünmez!” pankartının suç olarak kabul edilmesinin Türk milliyetçiliğine yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayarak, “Gözaltına alınan genç gazetecilerin görevlerini yerine getirirken tutuklanmaları, demokratik hakların ayaklar altına alınmasıdır. Türk milliyetçiliği düşüncesini İYİ Parti olarak savunmayı ve korumayı sürdüreceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında, Türk milliyetçiliğinin mahkûm edilmesine geçit vermeyeceğiz” dedi.
    Konuşmasında, Türk milliyetçiliğinin tarih boyunca Türk devlet adamları ve düşünürleri tarafından şekillendirildiğini hatırlatan Taştan, “Bu topraklarda gazetecilik, milletin derdini dert edinmek ve bunların çözümü için cesaretle doğrulan yazıp konuşabilmektir. Gözaltına alınan ve tutuklanan genç gazeteciler de işte bu sorumluluğun bir parçasıdır. Ancak kulak verilecekleri yerde gözaltına alınmış ve tutuklanmış, bunlar yetmemiş gibi genel sağlık hakları görmezden gelinmiştir” şeklinde konuştu.
    Taştan, Türk milliyetçiliğinin tarih boyunca ülkenin temel değerlerinden biri olduğunu ve bu düşüncenin Türk milletinin her bir ferdi tarafından benimsenmesinin bir hak olduğunu vurgulayarak, “Türk milliyetçiliği yapmak da bu ülkenin her bir vatandaşının vazgeçilmez hakkıdır. Bu toprakların mayasıyla yoğrulan Türk milletinin milliyetçiliği düşüncesini İYİ Parti olarak savunmayı ve korumayı sürdüreceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında, Türk milliyetçiliğinin mahkûm edilmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Nazife EKİCİ

  • Amacımız Türk futboluna katkı sağlamak

    Amacımız Türk futboluna katkı sağlamak

    Yozgat ın ilk altyapı takımı olan Akdağmadeni Gücü Spor Kulübü yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor. Başkan Aydoğmuş yaptığı açıklamada, “2023 yılında kuruluşunu tamamladığımız
    Akdağmadeni Gücü Spor Kulübümüz 2023-2024 sezonunda Yozgat U14 Liginde oynayacak” dedi.
    Spor kulübünde 7-15 yaş arası öğrencilerin eğitim göreceğini eğitimlerin haftada 3 gün Antrenör Hakan Altın gözetiminde ve İsmet Yaşar koordinatörlüğünde yapılacağını kaydeden Aydoğmuş, “Amacımız öğrencilerimizin sosyal yaşamını geliştirerek sosyal gelişimine katkı sağlamakla beraber öğrencilerimize futbol altyapı eğitimi vererek Türk futboluna önemli katkılar sağlamaktır. Ayrıca 2023-2024 Futbol sezonunda Yozgat ‘ta U14 liginde oynayacak takımımıza başarılar diliyorum.” diye konuştu. Haber Merkezi

  • Memur Sen’den “Filistin’e destek, İsrail’e lanet yürüyüşü”

    Memur Sen’den “Filistin’e destek, İsrail’e lanet yürüyüşü”

    Yürüyüş, Antalya Müzesi önünden Cumhuriyet Meydanı’na kadar meşalelerle aydınlatılan bir atmosferde gerçekleşti. Katılımcılar, ellerinde Filistin bayrakları ve pankartlarla İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını sert bir şekilde protesto ettiler. Kalabalığın oluşturduğu atmosferde, adalet ve insanlık çağrıları yüksek sesle dile getirildi.


    GENEL BAŞKAN YALÇIN’DAN SERT TEPKİLER: “İNSANLIK SALDIRI ALTINDA!”
    Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, burada yaptığı konuşmada; Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, “Hiçbir hukuku tanımayan katil sürüsü insanlığa saldırıyor. Bugün Filistin’de insanlık saldırı altındadır. Üstelik, sözde uluslararası hukuku tesis edenler, katilin sırtını sıvazlayarak daha da cesaretlendiriyorlar. Amerika, İngiltere, AB ülkeleri Siyonist İsrail’le dayanışma hâlinde. O katil de çocuk kadın demeden daha da hınçlanarak katliamına devam ediyor. Kör bir inanç uğruna, bütün değerler yerle bir ediliyor” diye konuştu.


    ŞEREFLİ: “SİYONİST TERÖRİSTLERİN KORKAKLIĞI ORTADA”
    Memur Sen Yozgat İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli’de yaptığı açıklamada, Siyonist teröristlerin korkaklığını ve insanlıktan yoksun ırkçılıklarını vurgulayarak, “Tarihsel alışkanlıklarıdır. Onlar her şeyi tahrif ederler. Gerçekleri kirli propaganda çarkıyla nasıl saptırdıklarını, tahrif ettiklerini de biliyoruz. Sicillerini çok iyi bildiğimiz emperyalistlerin desteğini alarak, yeryüzünde ifsat çıkaran bu şebekenin; katili kurban, kurbanı katil gösteren bir düzenekleri var. Binlerce insanı katlettiler ama bilsinler ki, insanın onuru ayağa kalkacak ve İsrail’i yenecek. Sadece İsrail’i mi? Temelinde mazlum kanı olan emperyalist uygarlığın temsilcilerini de yenecek insanlık. Biz direneceğiz. Filistin’de direnenlere direniş ekleyeceğiz. Dünyanın tüm vicdanlı yürekleri de bunun farkındadır” şeklinde konuştu. Nazife EKİCİ

  • Vali Özkan: 112 acil hattı, gereksiz  arama geç kalınacak bir can demektir

    Vali Özkan: 112 acil hattı, gereksiz arama geç kalınacak bir can demektir

    Vali Mehmet Ali Özkan, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin önemine dikkat çekerek, vatandaşları gereksiz aramalardan kaçınmaları konusunda uyardı. Yaptığı açıklamada, acil çağrı merkezlerinin hayati önem taşıdığını ve asılsız ihbar ve gereksiz aramaların gerçek olaylara müdahaleleri geciktirebileceğini vurgulayan Vali Özkan, asılsız çağrıların ülke genelinde büyük bir sorun teşkil ettiğini ifade etti.
    Vali Özkan, “Maalesef zaman zaman 112 Acil Çağrı Merkezimizi gereksiz yere ya da farklı sebeplerle arayıp çalışanlarımızı meşgul eden insanlarımız oluyor. Bu durum, bir taraftan çalışanlarımızın meşguliyetine sebep olurken, diğer taraftan da gerçek acil durumlarında gecikmelere neden oluyor. 112 Acil Çağrı Merkezleri, ülke genelinde çok önemli bir görevi yerine getiriyor. İnşallah bu hizmet daha da gelişerek devam edecektir. Ancak, vatandaşlarımızdan ricamız, 112’yi gereksiz yere aramamalarıdır. Bu tür asılsız aramaların hem kanuni yaptırımları bulunmakta, hem de başka bir vatandaşımızın hayatını tehlikeye atacak ciddi sonuçlara yol açabilir.”dedi.
    112 Acil Çağrı Merkezlerinde çalışan personelin fedakarca görev yaptığını ve onların da hizmetin etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için vatandaşların duyarlı olması gerektiğini vurgulayan Özkan, “112 Acil Çağrı Merkezimizi gereksiz durumlarda önemsiz konularda meşgul etmeyelim. Bu, sadece kanuni yaptırımlardan kaçınmak için değil, aynı zamanda diğer vatandaşlarımızın hayatını tehlikeye atmamak adına da son derece önemli bir davranıştır. Her bir arama, gerçekten acil yardıma ihtiyacı olan bir başka insanın hayatını kurtarabilir. Bu bakımdan 112 Acil Çağrı Merkezi, acil durumların yönetilmesi, koordinasyonu ve hızlı bir şekilde müdahale edilmesi açısından büyük bir öneme sahiptir.” diye konuştu. Haber Merkezi

  • Türk Dünyası Belediyeler Birliği 20 yaşında

    Türk Dünyası Belediyeler Birliği 20 yaşında

    2003 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde kurulan Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Kuzey Afrika’dan Sibirya’ya uzanan coğrafyası ve yaklaşık bin 200 üyesi ile dünyanın en büyük teşkilatlarından biri olma hüviyetinde. 20. yıla özel Beykoz- Mecidiye Kasrı’nda düzenlenen, TBMM Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, üye ülke konsolosları, milletvekilleri ve Türk Dünyası’ndan belediye başkanlarının katıldığı programa Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın da iştirak etti. TDBB ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın açılış konuşmasıyla başlayan programda Filistin’de yaşanan insanlık dramı telin edildi. Misafirlere hitap eden TBMM Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş’un Birleşmiş Milletler’in sorun çözmekten aciz kaldığı, adeta bir çöp hüviyetine geldiği, Türk Dünyası Teşkilatları Birliği ile ortak bir zeminde buluşan gönül coğrafyamızın yenidünya düzeninde çok daha etkin olacağı, 30. yıl kutlamalarına kadar dünyadaki tüm mazlumların eşit olduğu bir sistemin kurulacağı yönündeki konuşması katılımcılardan yoğun alkış aldı. Akdağmadeni Belediye Başkanı Yalçın, ‘’Akdağmadeni Belediyesi olarak biz de coğrafyamızda, özellikle Filistin’de yaşanan ve soykırıma varan vahşeti bir kez daha lanetler, dünyanın ancak Ortadoğu’ya 400 yıl huzur ve güven içinde hükmeden ecdadımızın adalet anlayışının kurtaracağını belirtmek isteriz. Herkes bilmelidir ki Türk özlenendir, Türk beklenendir. Coğrafyamızın selamete ermesi ancak zalime yavuz, mazluma yunus olan ulu anlayışımızla mümkündür’’ dedi. Haber Merkezi

  • Çamlıkta Ekoterapi etkinliği

    Çamlıkta Ekoterapi etkinliği

    Yaşanabilir Çevre Derneği Başkanı Ahmet Fidan, bu hafta Uzm. Psk. Dnş. Levent Tanman liderliğinde Çamlık Milli Parkında Ekoterapi etkinliği gerçekleştirdiklerini söyledi. Ekoterapi, ‘doğa terapisi’, ‘yeşil terapi’ veya ‘toprak merkezli terapi’ olarak da bilinen uygulamaların bütününe dendiğini dile getiren Fidan, ‘’Kaynağını depresyondan anksiyeteye çeşitli sinirsel rahatsızlıkları azaltıp özgüven, duygusal dayanıklılık gibi duygu durumlarını yükseltmesinden alıyor. Yapılan araştırmalar da doğanın bu iyileştirici gücünü destekliyor. Örneğin yapılan bir çalışmasına göre, uzun bir süre boyunca doğayla iç içe kalan insanlara nasıl hissettikleri sorulduğunda, yüzde 95’i bu vaktin ardından çok daha mutlu, coşkulu, rahat, dengeli ve kaygısız hissettiğini söylüyor. Bizde yaptığımız etkinlikle hem zihnimizi atıklardan arındırdık hem de yürüyüş esnasında doğadaki atıkları toplayarak doğayı atıklardan arındırdık’’ dedi. Haber Merkezi

  • İklim değişikliği zirvesi yapıldı

    İklim değişikliği zirvesi yapıldı

    İklim Değişikliğine karşı mücadelede çevreye karşı sorumlulukların bilincinde olunması gerektiğine dikkat çekilen zirveye Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Yozgat Bozok Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Doç. Dr. İzzet Kırkaya, Yozgat İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Hakkı Yurtlu, ORAN Kalkınma Ajansı, Prof. Dr. Zeynep Eren, Prof. Dr. Yüksel Ardalı, Sorgun Hilal Evleri Hocaları, Nurdan Taşarsu da katıldı.


    Yaşanabilir Çevre Derneği Yönetim Kurulu üyesi Nurdan Taşarsu, ‘’Şehrimiz de çevre adına böylesine büyük bir organizasyona imza atılmış olması gurur verici. Dernek kadromuzla bizde bu organizasyonda gençlerimizin iklim değişikliğine karşı farkındalık kazanması için yer aldık. Öncelikle bu organizasyona vesile olan SORGED Başkanı Halil Uğuz’a teşekkürlerimi belirtmek isterim. Bilhassa çevre camiasında iklim konusu başta olmak üzere sayısız çalışmaları olan kıymetli Prof. Dr. Zeynep Eren ve Prof. Dr. Yüksel Ardalı hocalarımızın da konuşmacı olarak yer aldığı organizasyonda meslektaşlarımız ve davetli konuşmacılarımızla birlikte öğrencilerimize iklim değişikliğine karşı mücadelede almamız gereken bireysel sorumluluklara dikkat çektik. İklim sorunları uzak değil, doğal kaynakların hızla tükenmesi, ekonomik sorunlar, kuraklık dolayısıyla iklim göçü gibi tehlikeler her yeni gün biraz daha yaklaştığımız olası çevre faciası bizlere bireysel sorumluluklarımızı hatırlatmalı. Bu bağlamda ben emeği geçen herkese ve çevre duyarlılıkları için gençlerimize teşekkür ediyorum’’ dedi. Haber Merkezi

  • Hititler’in kutsal ağacı birçok hastalığa iyi geliyor

    Hititler’in kutsal ağacı birçok hastalığa iyi geliyor

    Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel, “Milattan öncesine dayanan bir şifa kaynağı olan bir meyve olan alıç, ne yazık ki o zamanlar bu kadar değeri bilinmesine rağmen şu an hem Yozgat’ımız olsun, hem de diğer bölgelerde bu kadar değerinin olmadığını görüyoruz” dedi.
    Tıbbi ve aromatik bitkiler açısından oldukça verimli bölgeler arasında yer alan Yozgat’ta özellikle Türkiye’nin ilk Milli Parkı olan Çamlık Milli Parkı ve dağlık bölgelerde kendiliğinden yetişen sarı ve kırmızı renkte meyve veren alıç ağacı Hititler döneminde kutsal ağaç olarak nitelendirildiği kaydedildi. Alıç meyvesi Hititler döneminde olduğu gibi günümüzde de çeşitli rahatsızlıkların tedavisi için kullanılıyor. Yozgat’ta aileler tarafından dalından toplanıp tüketilen alıç, köylüler tarafından da toplanıp pazarda kilosu 50 liradan satılıyor.
    Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı da olan Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel, “Yozgat yöremizin bir endemik bitkisi olan, ‘crataegus yosgatica’ olarak isimlendirdiğimiz alıç ağacının altındayız. Aslında ağacı altında olmamızın da değişik bir tarihi var. Hititler zamanına rastlanan bir şey ki; Hititler bu alıç ağacının alıç meyvesinin çok şifalı, çok önemli bir bitki olduğunu o zamanlar tespit etmişler ve bu ağacın altına gelip dua ederlermiş, o derece şifalı. Milattan öncesine dayanan bir şifa kaynağı olan bir meyveden bahsediyoruz. Ne yazık ki o zamanlar bu kadar değeri bilinmesine rağmen şu an hem Yozgat’ımız olsun hem de diğer bölgelerde bu kadar değerinin olmadığını görüyoruz. İçinde Flavonoid ve pektinler içeren kimyasallar olmasından dolayı bu bitkilerde müthiş bir antioksidan aktivitesinin olduğunu görüyoruz. Antioksidan aktivitesinin olması demek sizin sağlığınızı korumasına, kanserden korunmasına neden olması demektir ki; siz bunu hem bir meyve olarak yeme olarak kültür olarak geliştirmemiz lazım, ilerletmemiz lazım. Hem de şifa kaynağı olarak yememiz lazım. Siz bunu hem alıp işte meyve olarak da yiyebilirsiniz, kurutarak da daha sonra yiyebilirsiniz. Ve bunun yapraklarından ve kendisinden çay yaparak içebilirsiniz. Günde bir bardak örneğin, en fazla iki bardak, dozunu iyi ayarlamanız lazım, içebilirsiniz. Alıç meyvesinden marmelat ve dondurma da yapılabilir. Alıç meyvemizden sirkeye ben ayrı bir önem veriyorum çünkü şu zamanda gerçekten enfeksiyon hastalıklarından düşünün ve stres, sindirim sistemimizin bozuk olması vesaire bunlardan dolayı insanlarımızda bir rahatsızlık olduğunu görüyoruz. Siz bu alıç sirkesini yaparsanız, akşam yorgun argın başınız ağrıyor sinir sistemimiz tavan yapmış. Siz alıç sirkesini bir miktar salatanıza döker yerseniz sakinleştiğinizi görürsünüz, gerçekten bu noktadan da alıç sirkesinin yapılması çok çok önemli. Şimdi bakıyorsunuz gerçekten alıç biraz gariban bir meyve olarak kalmış. Oysa yetiştirme tarzı o kadar çok kolay ki. Çamlıkta çok önemli endemik bitkiler bulunuyor. Oksijenin bol olması nedeniyle tam yürüyüş yapılabilecek bir alan. Özellikle yazların insanların gelip burada o sıcaklardan kurtulup bir teneffüs edebileceği bir ortamda hem yürüyüş yaparsınız hem de yol kenarlarında işte böyle alıçlar çalı çırpıların arasında yetiştiğini görüyorsunuz. Biz bazen kuşburnuyla beraber olduğunu görüyoruz. Hem meyvenizi yersiniz hem sirkenizi yaparsınız. Damarı genişletici özelliğinden dolayı iyi bir tansiyon düşürücü olduğunu görüyoruz, yapılan çalışmalarda. Çok iyi bir kalp dostu, kalp hastalıkları olan insanlarda burada şuna dikkat etmek lazım, ilaçla beraber bu meyvelerin yenmesi doğru bir şey değil ama siz kendinizi güçlendirmek olarak düşünün bunu, çok güzel bir kalp dostu bir meyve. Sirkesi kan şekerini düzenliyor. Doğal yaşama dönüş dediğimiz, işte insanların artık çok rahatlıkla doğal bir hayat yaşaması, doğal beslenmesi bu tüp meyve siz burada bir ot öldürücü, böcek öldürücü ilaç bulamazsınız. Tamamen doğal ortamda yetişmiş olan zaten yediğiniz zaman birkaç kurtta görürsünüz. Kurdun olması demek de biliyorsunuz artık bu doğal bir ürün olduğunun bir ispatı, bu noktadan çok önemli. Alıç bizim bu çamlığımızda hem sarımtırak renkli olduğunu görüyorsunuz. Hem de kırmızı renkte alıçlarımız var. Bunları şifa olarak yiyin. Siz bu kadar verimli topraklarda, bu kadar güzel bitkiler yetişiyor, endemik bitkilerimiz var. Alıç gibi meyvelerimiz var. Topraklarımızı kirletmememiz lazım. Çünkü siz eğer yediklerinizin kaplarını attığınız zaman, toprağın fiziksel kimyasal özelliklerini değiştirerek, bu doğal dediğimiz alıcın genetiğiyle oynuyoruz, bunlara çok dikkat edelim. Çevremizi temiz tutalım. Gerçekten çok dikkat etmemiz gerekiyor’’ diye konuştu. Haber Merkezi

  • 72 dekar alana Cumhuriyet 100 yaşında yazdı

    72 dekar alana Cumhuriyet 100 yaşında yazdı

    Tarlasında yazdığı yazıyı drone ile çektiren ve kendine ait sosyal medya hesaplarından paylaşan Yerden biranda sosyal medyadan mesaj yağmuruna tutuldu. “Bu Cumhuriyet’in yaşaması, yaşatılması için bir çiftçi olarak böyle bir şey yaptım ve de memnunum” diyen Yerden, Yozgat’ın yolu olmayan Gümüşkevak köyünde çiftçilik ile uğraştığını Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Atatürk’ün ‘Köylü Milletin Efendisidir’ sözünden yola çıkarak bir çiftçi olarak, bir köylü olarak böyle bir çalışma yaptığını vurguladı.
    Çiftçi Ergün Yerden, yaptığı çalışmasını sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra çok sayıda tebrik mesajı aldığını belirterek, “Bu yazıyı yazmamın amacı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘köylü milletin efendisidir’ sözüne güvenerekten ben de bir çiftçi olaraktan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu bu güzelim ülkeden, bu güzelim topraklardan anmak için, yüz yılı kutlamak için ‘Cumhuriyetimiz 100 yaşında’ diye bir yazı yazdım. Kendi tarlam. Evde otururken bir anlık aklıma öyle bir şey geldi. Bir asker babası olarak da böyle bir yazıyı yazmayı kendimde hissettim. Böyle bir yazı da yazdım ve gayet de memnunum. Eşim, dostum da çok telefon açıyor, bu konuda kutluyorlar, teşekkür ediyorlar. Bu Cumhuriyet’in yaşaması, yaşatılması için bir çiftçi olarak böyle bir şey yaptım ve de memnunum. Kutlamak amaçlı bu yüzyılı. Mazotun litresi 40 lira olmasına rağmen 500 lira da olsa bu yazıyı yine yazardım. Hata kabul etmiyor. Ufak bir hatam da oldu. ‘Ş’ harfinde bir telefon geldi ama işin doğrusu o telefonla sohbet ederken yanlış yaptım, tekrar diğer telefonları açmadım. Herhangi bir santimle-metreyle ölçmedim. Traktörün üstünde sadece mantıkla zekayla bir yazı yazdım. Ne mutlu Türküm diyene. Bu arada İsrail Filistin’deki çocukları katlediyor, onlar açısından da üzülüyorum. Masum çocukların katledilmesini de buradan kınıyorum’’ dedi.


    KÖYLÜNÜN SORUNLARINI DA ANLATTI
    Cumhuriyet’in 100. yılında yolu olmayan bir köyde çiftçilik yaptığını vurgulayan Yerden, ‘’Benim hala köyümün yolu yok. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün olduğu bir ülkede yol olmayan bir köy. Üzüldüm yani 2023’te hala yolumuz yok. Çalışmayı ve üretmeyi çok seviyorum. Ürettiğimiz şeyin karşılığını alamıyoruz. Biraz bu konuda da muzdaribim. Her şey yüzde 200- 300 artarken çiftçinin ürettiği bu sene buğday para yapmadı. 5 liraya, 5 buçuk liraya tüccara buğday satıldı. Girdiler çok. İlaç, mazot, bir civata 100 lira. Traktörüm 280 litre alıyor deposu. On bin küsur liraya doluyor deposu. Diyorlar ki; çiftçi şöyle kazanıyor. Hollanda’daki çiftçi Ferrari’ye Porsche biniyor ben de binmek isterim. Hollanda Konya kadar toprağı olan bir ülke, bizim ülkemizin çiftçisi niye binmesin bir Ferrari’ye bir Porsche’ye. Niçin yani bir BMW’ye bir Mercedes’e bizler de binmek istiyoruz. Veya çocuklarımız binsin. Çiftçinin yağmurda, soğukta hiç gecesi gündüzü yok, çalış, çalış, çalış, üretim, üretim, üretim. Hani biz babadan kalma bir şey. 7 yaşında traktörlere bindik. Şu traktörde 24 saat çalışıyorum, yorulmuyorum. Sadece tüccara sattığımız zaman parayı az alırsak o zaman çok üzülüyorum’’ diye konuştu. Haber Merkezi

     

  • Kadınlardan oturma eylemi

    Kadınlardan oturma eylemi

    Cumhuriyet Alanı’nda oturma eylemi yapan kadınlar, herkesi İşgalci İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını bir an önce durdurması için harekete geçmeye davet ettiler.
    Yozgat Genç İHH İnsani Yardım Vakfı Hanımlar Birimi ve Kadın Kolları tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yıllardır sürdürdüğü bombalı saldırılarda sahilde piknik yapan aileleri, sokakta oyun oynayan çocukları, hastanelerde tedavi bekleyen hastaları, ibadethaneleri, insanın en güvenli sığınağı olan evlerinde aileleri, en çok da kadın ve çocukları hedef aldığı vurgulandı.
    Yozgat Genç İHH İnsani Yardım Vakfı Hanımlar Birimi ve Kadın Kolları tarafından yapılan açıklamada, “Bizler vicdan sahibi Sivil Toplum Örgütlerinin Kadın Temsilcileri ve anneler olarak İsrail’in Gazze Şeridi’nde 15 gündür sürdürdüğü katliama ‘DUR!’ demek için buradayız. Bizimle aynı duyguları paylaşan herkesi İşgalci İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını bir an önce durdurması için harekete geçmeye davet ediyoruz. Apartheid rejimi, yaklaşık yüz yıldır Filistinlilerin topraklarını işgal ederek defalarca katliam gerçekleştirdi. İki milyondan fazla insanın yaşadığı Gazze Şeridi’ne ise 17 yıldır abluka uygulayarak bölgeyi adeta bir toplama kampına çevirdi. Gazze Şeridi’ne yönelik yıllardır süren bombalı saldırılarda sahilde piknik yapan aileleri, sokakta oyun oynayan çocukları, hastanelerde tedavi bekleyen hastaları, ibadethaneleri, insanın en güvenli sığınağı olan evlerinde aileleri, en çok da kadın ve çocukları hedef aldı. Ve maalesef Gazze’de hiçbir yer güvenli değil. Gazze’de devam eden saldırılarda okullar, camiler, hastaneler vurularak dünyanın gözü önünde savaş suçu işleniyor. İşgalci İsrail Yönetimi askerlerine yargılanmayacaklarının güvencesini vererek bunun yolunu açtı ve tam 15 gündür bütün uluslararası hukuk kurallarını ve insanlığı ayaklar altına aldı. Bu sürecin son halkası olarak Gazze Şeridi’nde gerçekleştirdiği katliamlarda yine yüzlerce kadın ve çocuk işgalcilerin açık hedefi oldu. 17 Ekim Salı gecesi İsrail’in El-Ehli Baptist Hastanesi’ni bombalaması sonucu büyük çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 500’den fazla insan katledildi. İşgalci İsrail, daha güvenli olduğunu düşündükleri için sığındıkları hastanenin bahçesinde oyun oynayan, yemek yiyen ve savaş ortamında yaşama tutunmaya çalışan masum çocuk ve kadınları vahşice katletti. Anneler ve babalar çocuklarının paramparça olan cesetlerini toplayıp poşetlere koyarak defnetmek zorunda kaldı. Filistin’den her geçen dakika acı haberler alıyoruz. Şu ana kadar işgalci İsrail’in Gazze Şeridi’ne gerçekleştirdiği saldırılarda binden fazlası çocuk olmak üzere 4 binden fazla kişi öldürüldü. Gazze Sağlık Bakanlığı, işgalci İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’inin kadın, çocuk ve yaşlılardan oluştuğunu ve bombalanan bina enkazında kalan bin 300 kişiden haber alınamadığını, bunlardan 600’ünün yine çocuklardan oluştuğunu açıkladı. Tablo çok acı. İşgalci İsrail her 15 dakikada bir, üç çocuk katlederek Gazze Şeridi’nde, dünyanın gözü önünde soykırım uyguluyor. Bizler vicdan sahibi kadınlar ve anneler olarak, dünya liderlerini, uluslararası sivil toplum kuruluşlarını, Birleşmiş Milletler’i, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı, Arap Birliği’ni, siyasi aktörleri ve kamuoyunu işgalci İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı soykırımı durdurması için harekete geçmeye ve işgalci İsrail’e yaptırım uygulamaya davet ediyoruz. Biz, Filistinli kadın ve çocukların yanında olduğumuzu göstermek adına şu andan itibaren saat 16.00’a kadar bu alanda sessiz bir oturma eylemi başlattığımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Vicdan sahibi herkesi Filistinli kadın ve çocuklara destek vermeye ve onlara sahip çıkmaya davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi. Haber Merkezi

  • Sorgun galibiyet ile başladı

    Sorgun galibiyet ile başladı

    Sorgun Spor Salonu’nda oynanan müsabakanın ilk seti oldukça çekişmeli geçti. Karşılıklı alınan sayılar ile geçen ilk seti Sorgun Belediyespor 29-27 kazandı. İkinci sette de iki takım çok çekişmeli bir mücadele ortaya koydu. Bu seti de 25-22 kazanan sarı siyahlı ekip skoru 2-0’a getirdi. Üçüncü sette ise oyuna tamamen ağırlığı koyan Sorgun Belediyespor bu seti 25-16 müsabakayı ise 3-0 kazandı. Haber Merkezi