Yazar: admin

  • Tıbbi cihaz satın alınacaktır

    Tıbbi cihaz satın alınacaktır

    Yozgat İl sağlık Müdürlüğü Tıbbi Cihaz Satın Alınacaktır.

    7 Kalem Tıbbi Cihaz Alımı İhalesi mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

    İhale; Tekke Mah. Kınalı Hasan Cad.No42/A Merkez/YOZGAT Merkezi Satın Alma ve İhale Uygulama Birimi Toplantı Salonunda 17.03.2022 Tarihinde Saat 10:00’da yapılacaktır.

    İlan ile ilgili ayrıntılı bilgiye Basın İlan Kurumu’nun ilan.gov.tr internet sitesinden ulaşabilirsiniz

    https://www.ilan.gov.tr/ilan/941460/ihale-duyurulari-mal-alim-ihaleleri-tibbi-cihaz-satin-alinacaktir

  • Geldiler, gördüler, gittiler

    Geldiler, gördüler, gittiler

    Bir dizi inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Yozgat’a gelen Kültür Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Seyit Arslan ve beraberindeki heyet Vali Ziya Polat’ı makamında ziyaret etti.
    Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan Vali Ziya Polat’ı ziyaretinin ardından Yozgat Merkez Cephanelik, Müze, Yanan Hamam, Miralay Şerif Bey Konağı, Merkez Kütüphanesini, Yeni Yapılacak Kütüphane arsasını ziyaret etti.
    Son olarak Sarıkaya Roma Hamamını ziyaret eden Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan burada bir takım incelemelerde bulundu. Alpaslan Demir

  • YOBü 16’ncı yaşını kutluyor

    YOBü 16’ncı yaşını kutluyor

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ Üniversitenin kuruluşunun 16. yılı dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.
    Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ yayınladığı mesajında şunları ifade etti; “Üniversitemiz, 1976 yılında Yozgat Meslek Yüksekokulu’nun kuruluşuyla yükseköğretime adım atmış, bu zamana kadarki kazanımlarıyla şehrine, bölgesine ve ülkemizin yarınlarına iz bırakabilmek adına akademideki yolculuğunu devam ettirmektedir. Bugün 16’ıncı yılını kutlayan üniversitemiz, vizyonunu girişim odaklı bir üniversite olarak konumlandırmış; bilginin teknolojiye dönüşümünde üniversite-sanayi işbirliğini hayata geçirmiş, geçirmeye de devam edecek irade ve kararlılığı ile bir marka üniversite olma yolunda hızla hareket etmektedir. Üniversitemiz, başta devletimizin sunmuş olduğu imkânlar, yerel dinamiklerimizin, bürokratlarımızın ve hayırsever iş insanlarımızın büyük emek ve çabalarıyla, başta ihtisaslaşma alanımız olan Endüstriyel Kenevir olmak üzere eğitim-öğretimde ve bilimsel çalışmalar noktasında kısa sürede büyük mesafeler kat etmiştir. İhtisaslaşma yolunda gayret sarf eden bir devlet üniversitesi olarak, devletimizin bize sunduğu imkânlar çerçevesinde bölgesel kalkınma odaklı yürüttüğümüz çalışmalarla daha nitelikli bilgi ve insan gücü ile gerçekleştirilen Ar-Ge ve Ür-Ge’lerle sektör buluşmalarının gerçekleşmesi sağlanarak bölgesel kalkınma misyonuna azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Üniversitemiz İhtisaslaşma, Kalite Güvencesi, Eğitim-Öğretim, Araştırma-Geliştirme, Sosyal, Kültürel, Sağlık, Teknik ve Fiziki alanlarda önemli mesafeler kat ederken diğer yandan, TSE tarafından Güvenli Kampüs Belgesini almış ve “Engelsiz Üniversite” alanında da YÖK tarafından 3’üncülüğe layık görülmüştür. Yozgat Bozok Üniversitesi, yola çıktığı ilk günden bu yana hedeflerini doğru belirleyerek azim ve kararlılıkla başarıya odaklanmış, 2022-2026 stratejik hedefini “Girişim Odaklı Üniversite” olarak belirleyerek Üniversite-Sanayi işbirliklerine yönelik çalışmalarına bir ivme kazandırmış bulunmaktadır. Üniversitemiz bu yıl itibariyle 14 Fakülte, 4 Yüksekokul, 8 Meslek Yüksekokulu ve 2 Enstitü ile eğitim-öğretime devam etmektedir. Önlisans ve lisan programlarını yeni bölüm ve programlarla güçlendirirken, yeni yüksek lisans ve doktora programları ile de eğitim-öğretimde çok önemli mesafeler almayı bilmiştir. Bugün 1000 civarındaki uluslararası öğrencileri ile birlikte 22 bini bulan öğrenci sayısı, 2000’in üzerinde akademik ve idari personeli ile Yozgat Bozok Üniversitesi köklü ve marka bir üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Üniversitemiz, BOYSİS (Bozok Öğrenme ve Yönetim Sistemi), YOBÜ TV (Çevrimiçi ders ve etkinlik paylaşım platformu), MOBİL UYGULAMA (BOZOK MOBİL), Yozgat Bozok Üniversitesi Herkese Açık Çevrimiçi Ders Platformu BOZOK AKADEMA, Öğrencilerimize ve Öğretim elemanlarımıza hızlı destek verecek olan YOBÜ-UZEM Destek Platformu ile uzaktan eğitim sürecinde eğitim-öğretim süreçlerinin yürütülmesi noktasında da ciddi adımlar atarak, bu alanda çok önemli kazanımlar elde etmiştir.
    Yozgat Bozok Üniversitesi bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla değişim ve dönüşümlerine devam ederek gelişimini sürdürecek, “Kararlılıkla, Başarıya…” sloganıyla Yüksek Öğretime daha güçlü hitap edecektir. Üniversitemizin 16’ıncı yaşını idrak ettiği bugünde; her zaman yanımızda olan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay’a ve Sayın Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ’a müteşekkiriz. Diğer taraftan, kuruluşunda büyük emekleri olan eski Meclis Başkanımız Cemil Çiçek’e, üniversitemizin bugünlere gelmesinin tüm aşamalarında katkılarını gördüğümüz Yozgat Milletvekilimiz Av. Yusuf Başer’e, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcımız Sayın Ertuğrul Soysal’a, dünden bugüne şehrimizi temsil eden tüm milletvekillerimize ve bürokratlarımıza, her dönem yanımızda olan Yozgatlı mülki amirlerimize ve yerel dinamiklerimize, maddi manevi destekleri ile binalarımızı yükselten ilk temellerin atılmasına vesile olan iş insanı Erdoğan Akdağ’a, Üniversitemizin gelişim süreçlerinde yardım ve desteklerini esirgemeyen iş insanı Bilal Şahin’e ve yürüttüğümüz faaliyetlerin kamuoyuna aktarılmasında her zaman yanımızda olan yerel basınımıza teşekkürü bir borç biliriz. Ayrıca, kurucu Rektörümüz Prof. Dr. İnci Varinli’ye, yine kuruluşundan bugüne görev almış rektör, idari ve akademik personele ve de YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve şahsında Yükseköğretim Kurulu Üyelerine şükranlarımı sunuyor, tarihe iz düşecek nice yaşlara ulaşma temennisi ile sevgi ve saygılarımı sunuyorum” Haber Merkezi

  • Proje konulu eğitim ve seminer düzenlendi

    Proje konulu eğitim ve seminer düzenlendi

    Karabük Üniversitesi Rektörlüğü tarafından üniversitede Ar-Ge çalışmalarının yükseltilmesine katkı verilmesi amacıyla, akademisyenlere yönelik olarak, proje faaliyetlerinin daha verimli hazırlanabilmesi için planlanan “Proje Hazırlama ve Yürütme Eğitimi” etkinliğini 26-27 Şubat 2022 tarihlerinde Safranbolu’daki Fuat Sezgin Safranbolu Bilim ve Sanat Akademisi’nin tarihi binasında yapıldı.
    Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar’ın Koordinatörlük yaptığı etkinlikte, programın Eğitim Yöneticiliğini de üstlenen Yozgat Bozok Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Böyükata ile birlikte Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nurettin Demir, Karabük Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Bora Balun ve Mühendis Yılmaz Olcay eğitmenlik yaptılar.
    Toplantı kapsamındaki eğitime, proje yapmaya istekli ve proje süreçlerini öğrenmeye ilgi duyan çoğu genç araştırmacılar katıldı. Eğitmenler mesleki bilgi ve araştırmaları ile daha önceki proje çalışmalarından edindikleri birikimleri ışığında farklı pencerelerden fikirlerini paylaştılar.
    Eğitim kapsamında proje konularıyla ilgili Temel Kavramlar, Araştırma Projesinin Bileşenleri, Proje Teklifinin Kalitesi, Proje Tasarımında Ön Araştırma ve Literatür Bilgisi, Proje Yönetimi, Sonuçların Değerlendirilmesi ve Yaygınlaştırma konularında bilgiler verildi ve katılımcılara grup çalışmalarıyla da Prototip Proje Tasarımı ve yazımı Uygulamaları yaptırıldı.
    Ayrıca Prof. Dr. Mustafa Böyükata öğrencilerle de bir araya geldi. Karabük Üniversitesi Yenice Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr.Üyesi Ayhan Kocaman’ın daveti ve Yüksekokulun Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölüm Başkanı, İş Sağlığı ve Güvenliği Programı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Elif Marıl’ın öncülük ettiği “Proje Tabanlı Çalışmak: Niçin ve Nasıl?” konulu seminer 28 Şubat 2022 günü düzenlendi.
    Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği buluşmada proje tabanlı çalışmanın önemi, yeni meslek dallarının tanınması ve günümüzde bilgi üretme, araştırma ve girişimcilik boyutlarının birlikte düşünüldüğü bir eğitim süreci içerisinde projeler geliştirerek ya da proje çalışmalarında yer alarak öğrencilerin kendilerini geliştirmesinin gerekliliğini ortaya koyan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, gençlere yol gösterici ve işlerine yarayacak bilgiler paylaştı.
    Seminerde TÜBİTAK programları ile farklı kurum ve kuruluşların sağladığı proje destek programlarından da bahsedildi.
    Etkinlikler sonrasında Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ile gerçekleştirilen görüşmede, Rektör üniversitede katkılarından dolay Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya teşekkür etti. Haber Merkezi

  • Destek ödemeleri başladı

    Destek ödemeleri başladı

    KOSGEB İl Müdürü Mustafa Işık, Covd19 salgınından etkilenen Mikro ve Küçük Ölçekli İşletmelere yönelik olarak KOSGEB İdaresi Başkanlığınca başlatılan istihdam odaklı MKİ Hızlı Destek Programında İşletmelere destek ödemelerinin başladığını söyledi.

    İl Müdürü Işık yaptığı yazılı basın açıklamasında; “İlimiz genelinde programa başvuru yapan ve başvurularına KOSGEB Yozgat Müdürlüğü tarafından geçici onay verilen işletmeler taahhüt ettikleri yeni personelleri işletmelerinde istihdam ettikleri ay’ ı takip eden ay’ dan itibaren Destek Ödeme taleplerini yapacaklardır. Şartlara uygun yeni personelin, istihdamının SGK kayıtlarına yansımasını takiben işletmeler tarafından Ödeme Talep Formunun doldurularak ödeme talebi yapılması gerekmektedir. Destek Ödeme Talep Formu, www.kosgeb.gov.tr adresinde “E-Hizmetler” menüsüne işletme yetkilisinin kullanıcı adı ve e-devlet şifresi ile giriş yapılarak “Mikro ve Küçük İşletmelere Hızlı Destek Programı” seçildikten sonra online olarak doldurulacaktır. Yeni Personelin en geç 2022 Nisan’a kadar istihdam edilerek sigorta girişinin yapılması, Ödeme Talep Formunun nihai onayının ise en geç 25 Mayıs 2022’ye kadar verilmesi gerekmektedir. Kesin sıralama ve onay, ödeme talep formunun işletme tarafından onaylandığı tarihe göre olacaktır. Bu nedenle, işletmelerin en kısa zamanda yeni personeli istihdam etmeleri ve Ödeme Talep Formunu doldurmaları önerilmektedir. İşe yeni başlayan personel için MKİ Destek ödeme talebi yapılabilecek en son tarih, 25 Mayıs 2022’dir. 100 bin TL’lik desteğin ilk 6 aylık kısmı 50 bin lira, SGK kayıtlarında personelin işe alındığının görülmesi ve KOSGEB’den ödeme talebinde bulunulmasından sonra MKİ Destek ödemesi olarak İşletmelerin banka hesaplarına yapılacaktır. Daha sonra KOSGEB tarafından işletmenin taahhütlere uygunluğu izlenecek. İşletme eğer 6 ay içinde yükümlülüğünü yerine getirmişse ikinci 6 aylık 50 bin liralık Destek ödemesi de yapılacaktır. Desteğin ödeme aşamasında işletmelerin yasal sınırların üzerinde vadesi geçmiş Vergi ve SGK borcunun olmaması veya geçmişe dönük borçlarını yapılandırmış olmaları gerekmektedir. Genç İstihdamına yönelik olan bu programda mevcut istihdamın korunarak ilave alınacak yeni personel için kişi başına 100 bin liralık Geri Ödemeli işletme sermayesi desteği verilmektedir. İşletme sahibinin veya istihdam edilecek personelin kadın olması durumunda ilave olarak 10 bin lira daha ödeme yapılmaktadır. Bu destek, işletmede 2021 yılı ortalama personel sayısının korunması şartı ve en az bir yeni personelin 12 ay boyunca istihdam edilmesi taahhüdü karşılığında verilmektedir. 1981 ve sonrası doğumlu, son 3 yılda 180 günden fazla çalışmamış üniversite veya mesleki ya da teknik lise mezunu personel de destek kapsamında istihdam edilebilmektedir. 2021 yılının Aralık ayında işletmede çalışmaya başlayan personelde “yeni personel” kabul edilecektir. Hızlı Destek Programına Mikro ve Küçük Ölçekli İşletmeler, en geç 31 Mart 2022 tarihi saat:23:59’a kadar www.kosgeb.gov.tr. adresinden Online olarak başvuru yapabileceklerdir. Programa başvuru yapacak İşletmelerin KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı olmaları ve KOBİ Bilgi Beyannamelerini doldurmaları / güncellemeleri gerekmektedir. MKİ Hızlı Destek Programı hakkında ayrıntılı bilgiler KOSGEB Yozgat Müdürlüğünden alınabilir” ifadelerini kullandı. Alpaslan Demir

  • Anne adaylarının mezuniyet sevinci

    Anne adaylarının mezuniyet sevinci

    Yozgat Şehir Hastanesi Gebe Okulunda Anne adayları mezuniyet sevinci yaşadı.
    2017 yılında açılan İlk Şehir Hastanesi olarak Türkiye’nin ilk Anne Dostu, Bebek Dostu unvanına sahip Yozgat Şehir Hastanesinde Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Elif Tinel tarafından Gebe Okuldan mezun olan anne adaylarına sertifikaları verildi.
    Anne adayları alanında deneyimli ve eğitimli Ebe Habibe Başaran, Ebe Demet Civan, Fizyoterapist Gülcan Bahar Oğuz tarafından 5 haftalık eğitim sürecinden geçerek, Gebeliğin oluşumuz ve fizyolojisi, Gebelikte tehlike belirtileri ve önlemler, Gebelikte günlük yaşam, Beslenme, Doğum süreci ve doğum ağrısı ile ilaçsız baş etme yöntemleri (meditasyon, egzersiz, nefes egzersizi, masaj vb.), Yenidoğan özellikleri-bakımı-yıkanması-masaj, Anne sütü ve emzirme, Lohusalık, Aile Planlaması, Nefes egzersizi, meditasyon, gebelik egzersizi uygulamalarıyla desteklenerek gebeler bilgi ve beceri kazanmış olarak mezun oldular.
    Eğitim sonunda doğum odaları gezdirilen ve ebelerle tanıştırılan anne adaylarını katılım belgeleri takdim edildi. Eğitim alan Anne adayları bu eğitimler ile kendilerini daha güvende hissettiklerini, daha bilinçli olduklarını ve ne yapacaklarını bildikleri için daha rahat hissettiklerini ifade edip gebe okulu çalışanlarına ve hastane yönetimine teşekkür ettiler.
    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Mustafa Kozan yaptığı açıklamada; “Amacımız tüm gebelerimizin bu bilinçle hareket ederek anneliği ve babalığın farkındalığını hissetmesi. Bu yüzden Yozgat Şehir Hastanesi olarak hastanemize başvuran tüm gebelerimizi Gebe okuluna davet ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Cemil Mermertaş

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Çelik: Hayvan üreticilerini kuzu ölümlerine karşı uyardı

    Çelik: Hayvan üreticilerini kuzu ölümlerine karşı uyardı

    Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, bazı bölgelerde kuzu doğumlarının başladığını belirterek bu dönemde yetiştiricilere çok önemli görevler düştüğünü ve bu nedenle bakım besleme konusunda hassas davranmaları gerektiğini söyledi.
    Genel Başkan Çelik açıklamasında doğum sonrası kuzu ölümlerinin önüne geçmek için yetiştiricilere çeşitli uyarılarda bulunarak ” Kuzularımızın sağlıklı doğması ve beslenmesi ülkemizin kırmızı et ihtiyacının karşılanması yanında sektörümüzün karlılığı ve işletmelerimizin geleceği bakımından son derece önemlidir. Bu anlamda ülkemizde her yıl yüzde yirmilere varan kuzu ölümleri yaşanmaktadır. Dolayısıyla kuzu kayıplarının önüne geçmek için yetiştiricilerimizin gerekli özeni göstermesi kaçınılmaz bir durumdur. Kuzu kayıplarında en önemli faktör genellikle hastalık, yetersiz bakım ve beslemedir. Yetiştiricilerimizin, doğumdan itibaren sütten kesime kadar olan dönemde hayvanlarının bakım ve besleme şartlarını iyileştirerek kuzu ölümlerini ve bundan kaynaklı verim kayıplarını en aza indirmeleri sonucunda karlı çıkacak olan yine kendileri ve dolayısıyla da sektörümüz ve ülkemiz olacaktır ” ifadelerine yer verdi.
    Yeni doğan kuzular için ağız sütünün önemine de vurgu yapan Genel Başkan Çelik” Kuzuların doğumdan sonra ilk 6 saat içerisinde annesini emerek besin değeri açısından çok kıymetli olduğu bilim insanlarınca ispatlanan ağız sütünü alması mutlaka sağlanmalıdır. Bazı yetiştiricilerimizde ağız sütü ishal yapıyor diye yanlış bir algı var. Tam tersine kuzuların ağız sütünü almadığı durumlarda hastalandığı ve iyi gelişemedikleri ve sonuç itibariyle ölüm oranlarının arttığı sıkça görülmektedir. Onun için yetiştiricilerimiz kuzularını doğumdan hemen sonra ağız sütüyle beslemesinin istemediğimiz kayıpların önüne geçmede en hayati işlem olduğunu unutmamalıdırlar” dedi.
    Çelik, bakım ve beslemenin yanında aşılamanın da önemli olduğuna işaret ederek ” Kuzu kayıplarımızın önüne geçmek için yetiştiricilerimizin bakım ve beslemeye gerekli özeni göstermelerinin yanında koruyucu aşılarının da zamanında yapılması sağlanmalıdır. Halen aşılama görevini yerine getiren Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerince özellikle Şap, Brusella, koyun keçi vebası gibi hastalıklara karşı, hazırlanan programlar çerçevesinde aşılamaların zamanında yapılması sağlanmalıdır. Yetiştiricilerimizin de il veya ilçe müdürlüklerindeki hayvan sağlığı personeline destek olmak suretiyle hayvanlarını aşılatması kuzu kayıplarının önüne geçilmesinde büyük önem arz etmektedir” diye konuştu. Yusuf BAĞCI

  • Geleneksel Arabaşı programı düzenlendi

    Geleneksel Arabaşı programı düzenlendi

    Başkentteki Yerköylüler Derneği tarafından “ESLEM FATMA’YA BİR NEFESTE SEN OL” kampanyasına destek için geleneksel 10. Arabaşı programı düzenlendi.
    Programda birlik ve beraberlik mesajları verildi. Katılımın yüksek olduğu programa; Yozgat CHP milletvekili Ali Keven, Sincan Kaymakamı Abdullah Küçük, Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan ,Türk-Alman İş Birliği Başkanı Gencay Koyunbaşoğlu, Yerköy Şehit Aileleri Derneği Başkanı Ahmet Kepir, Sincan Ak Parti ilçe Başkanı Soner Arslanargun, Sincan Cumhuriyet Halk Partisi ilçe Başkanı Ömer Yıldız, Sincan Milliyetçi Hareket Partisi ilçe Başkanı Oğuzhan Alkan, Sincan İYİ Parti ilçe başkanı Ali Göven, Demokrasi ve Atılım Partisi ilçe Başkanı Halil Aslan, Yozgat Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkan Yardımcısı Osman Ruşen Özdemir, Sincan Belediye Meclis Üyesi Hamdi Yılmaz, Çiçekdağı eski Belediye Başkanı İsmail Yılmaz, Sincan Çankırılar Derneği Başkanı ve Yönetimi, Ankara Pazarcı Esnafı Bölge Başkanı Orhan Bora, TBMM Koruma Daire Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Sinema Sanatçısı Oyuncu Muttalip Müjdeci, Mandalin Marketler Yönetim Kurulu Başkanı Soner Becerikli ve birçok vatandaşın katılımlarıyla gerçekleşti.
    Programda konuşan Dernek Başkanı İdris Şimşek konuşmasında düzenlenen programa SMA hastası Eslem Fatma’nın ismini verdiklerini söyledi.
    Şimşek:” Hepiniz programımıza hoş geldiniz. Bütün programlarımızda olduğu gibi bugünkü programımızda Yozgatlı kardeşimizin SMA hastası Eslem Fatma’nın ismini almaktadır. Derneğimizin kuruluşunun 11. Yılı 10. Geleneksel arabaşı ve muhabbet gecesine hepiniz tekrardan hoş geldiniz diyorum” ifadesinde bulundu.
    Başkentteki Yozgatlı Dernekler Federasyonu Başkanı Mesut Kaya yaptığı konuşmayla SMA hastalığa dikkat çekti.
    Kaya:” Geleneksel arabaşı ve muhabbet gecesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sosyal medyadan takip ettiğiniz gibi ülkemizde yaklaşık bin 500’e yakın SMA hastası çocuklarımız var. Bu hastalığın tedavisi sadece Amerika ve Dubai’deki klinik tesislerde yapıldığını biliyoruz. Ve bu tedavinin masrafının tamamını hasta ve hasta yakını karşılamakta. Bu tedavinin toplam miktarı da 2 milyon 200 bin dolar. Tabi düne kadar adını bilmediğimiz Covid-19 hastalığının bugün aşısını bulan, tıp insanlarının ülkesindeyiz. İnşallah ülkemizdeki bilim insanlarımızda SMA hastalığı için klinikler oluşturur ve bizlerde bu hastalığı ülkemizde tedavi edebilir konuma geliriz. Katılımlarınızdan dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Herkese afiyet olsun diyorum ve saygılarımı sunuyorum” açıklamalarında bulundu. Haber Merkezi

  • Kaymakam Serin’den okul ziyareti

    Kaymakam Serin’den okul ziyareti

    Sarıkaya Kaymakamı Samet Serin ve Milli Eğitim Müdürü Cüneyt Yoldaş ile birlikte Hisarbey Ortaokulunu ziyaret etti.
    Kaymakam Serin, okulda örnek çalışmaları olan okul müdürü ve öğretmenlerin yaptıkları faaliyetlerden dolayı tebrik ederek, istek ve önerilerini dinledi.
    Kaymakam Samet Serin, ilk ziyaretini okulda oluşturulan Ahmet Alperen Okçu kütüphanesini gezerek yetkililerden bilgi aldı daha sonra sırasıyla fen bilimleri sınıfı ve beceri atölyesi zeka oyunları sınıflarını gezerek sınıf ve atölyelerin kurulmasında emeği geçen okul personellerine teşekkür etti.
    Daha sonra okulda taşımalı eğitim alan öğrencilerle birlikte öğle yemeğinde buluşan Kaymakam Samet Serin öğrencilerle birlikte sıraya girerek öğrencilerle birlikte yemek yedi.
    Ardından öğretmenler odasında idareci ve öğretmenlerle de bir araya gelen Kaymakam Serin, öğretmenlerle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda öğrencilerin isteklerine yönelik olan dilekçeleri tek-tek değerlendirilerek yapılacaklar konusunda öğretmenlerle birlikte fikir alışverişinde bulunuldu. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cüneyt Yoldaş, Kaymakam Samet Serin’e okul ziyaretlerinin öğretmen ve öğrencilerde olumlu moral ve motivasyon oluşturduğunu belirterek teşekkür etti.
    Hemen akabinde sınıfları ziyaret eden Kaymakam Serin, burada öğrencilerle bir süre sohbet ederek Yozgat Valiliği öncülüğünde yürütülen ESER Projesi Oku-YOZ kapsamında öğrencilere kitap okuma alışkanlığını kazandırmak amacıyla her gün ilk ders 20 dakika kitap Oku-YOZ kitap okuma etkinliği ile öğrencilerle birlikte kitap okuyarak öğrencilerin istek ve taleplerini dinledi.

    Alpaslan Demir

     

     

     

     

     

     

  • ‘Bağımlılıklarla mücadelemizi sürdürüyoruz’

    ‘Bağımlılıklarla mücadelemizi sürdürüyoruz’

    Bu yıl 102’nci yaşını kutlayan Yeşilay, 1 – 7 Mart Yeşilay Haftası’nı “Yeşilay Varsa Hayat Var” sloganıyla kutluyor. Alkol, tütün, madde, kumar ve teknoloji olmak üzere, beş farklı bağımlılık alanında mücadelesini sürdürürken; önleme ve rehabilitasyon faaliyetleri yürütüyor. Türkiye genelinde 120 şubesiyle çalışmalarını sürdüren Yeşilay, 95 Ülke Yeşilayı ile bağımlılık alanındaki deneyimini uluslararası arenada paylaşıyor.
    Yeşilay’ın bağımlılıklardan uzak, iyi ve sağlıklı bir toplum için çalıştığını belirten Yeşilay Yozgat Şube Başkanı Alp Sinan Ertürk şunları söyledi:
    “Sağlıklı bir toplum için bağımlılıkların oluşmadan önlenmesi, bireylerin küçük yaşlardan itibaren iyi yaşam alışkanlıkları kazanması büyük önem taşıyor. Yeşilay olarak biz de bu bakış açısıyla pek çok proje hayata geçiriyor; okul sıralarından itibaren çocuklara ve hangi yaşta olursa olsun sağlığın peşinden giden tüm insanlarımıza temas ederek onların yaşam boyu sürdürecekleri alışkanlıklar edinmelerini hedefliyoruz. Bağımlılığın oluştuğu durumlarda ise bağımlı bireylere ve ailelerine Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) çatısı altında ücretsiz psikolojik ve sosyal destek sağlıyoruz. Şehrimizde de Yeşilay Şubemiz ve YEDAM’larımız ile hemşerilerimizin ihtiyaç duydukları her an yanlarında, bir telefon uzaklarındayız. Birlikte hayata dair umudu, sağlığı, iyiliği yeşertelim istiyoruz ve bu nedenle bu yıl Yeşilay Haftası’nda ‘Yeşilay Varsa Hayat Var’ diyoruz. Herkesi de bizimle birlikte kutlama yapmaya davet ediyoruz.”
    EĞİTİM, SANAT VE SPORUN GÜCÜ BAĞIMLILIKLARI
    ÖNLEMEYE DESTEK SAĞLIYOR
    Yeşilay, eğitimin, sanatın ve sporun gücünden yararlanarak bağımlılıkları önlemek için çalışıyor. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı(TBM) ile başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumun genelinde farkındalığın artırılmasını hedefleyen Yeşilay, programa katılanları sağlıklı yaşam prensiplerine yönelik bilgilendirerek bağımlılığın önüne geçmeyi amaçlıyor. Çocuk ve gençlerde bağımlılık konusundaki farkındalığın artması için aynı zamanda 11 yıldır T.C. Millî Eğitim Bakanlığı ile “Sağlıklı Nesil, Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması” düzenleniyor. “Bağımlılık” konulu bu yarışmaya ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri katılabiliyor.
    2016 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması’na her yıl dünyanın pek çok ülkesinden sanatçıların bağımlılıkla ilgili eserleri başvururken, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 6. Sağlıklı Fikirler Kısa Film Yarışması’nın başvuruları da devam ediyor.
    YEDAM’DAN BAĞIMLILARA VE AİLELERİNE ÜCRETSİZ DESTEK
    Yeşilay, Türkiye geneli ve KKTC’de olmak üzere toplam 104 Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) ile hizmet veriyor. Bağımlılar ve ailelerinin YEDAM’ın sunduğu psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon desteğinden ücretsiz yararlandığını vurgulayan Yozgat Şube Başkanı Alp Sinan Ertürk “YEDAM ekibinin tamamı bağımlılık alanında uzman psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşuyor. Alkol, tütün, madde, kumar ve internet bağımlılıkları konusunda bilgi verme, doğru yönlendirme, danışmanlık ve ayaktan terapi hizmetleri sunuyor. Şehrimizde hem şubemiz hem de YEDAM olarak güçlü bir iş birliği ile çalışıyor; hemşerilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi. Haber Merkezi

  • Şampiyonaya iddialı hazırlanıyorlar

    Şampiyonaya iddialı hazırlanıyorlar

    Yozgat Belediyesi Bozok Spor Kulübü bünyesinde güreş faaliyetlerini sürdüren sporcular, yeni şampiyonluklar ve zaferler elde etmek için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
    Yaklaşık 2 yıl önce Yozgat Belediyesi Bozok Spor Kulübü güreş takımı bünyesinde bir araya gelen ve elde ettiği başarılar ile sayıları gün geçtikçe artan sporcular, antrenör Ahmet Özdemir yönetiminde çalışmalarını Rıza Kayaalp Spor Salonu’nda sürdürüyor. Hafta içi her gün antrenmanlarını sürdüren sporcular, dayanıklılık, kondisyon ve teknik antrenmanlar yaparak ulusal ve uluslar arası turnuvalarda başarılı olmak istiyor. Yaşları 7 ila 16 arasında değişen sporcular, Dünya ve Avrupa Şampiyonu Milli Güreşçi Rıza Kayaalp’i örnek alarak çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Yozgat’ta 3-6 Mart günleri arasında düzenlenecek Türkiye Gençler Grekoromen Türkiye Şampiyonası’nda 66 kilogramda grekoromen stilde Recep Şahin ile müsabakalara katılacak olan Yozgat Belediyesi Bozok Spor Kulübü, şehri en iyi şekilde temsil etmek için müsabaka gününü bekliyor.
    Milli güreşçi Rıza Kayaalp’i örnek alıyorlar
    Güreşe 3 yıl önce başlayan 13 yaşındaki Atakan Akbaba, “Yozgat Belediyesi Bozok Spor Kulübünde 48 kilogramda güreşiyorum. Güreşe 10 yaşında başladım, 3 senedir devam ediyorum ve güreşmeyi çok seviyorum. Hocam bizimle çok ilgileniyor. Benim de hedefim Rıza Kayaalp gibi ünlü bir güreşçi olmak. Ahmet Özdemir hocam da bana çok destek veriyor. Amacım çok iyi bir güreşçi olmak ve hem Yozgat’ı hem de Türkiye’yi dünyada temsil etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
    Özdemir: “Amacım şampiyon güreşçiler yetiştirmek”
    Yozgat Belediyesi Bozok Spor Kulübü Güreş Takımı Antrenörü Ahmet Özdemir ise amacının Yozgat’ta şampiyon güreşçiler yetiştirmek olduğunu belirterek, “3-6 Mart günleri arsında Yozgat’ta Gençler Grekoromen Türkiye Şampiyonası yapılacak. Tabi bunun öncesinde sporcumuz Recep Şahin, gruplarda 2. olarak Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazanmıştı. Biz Yozgat Belediyesi Bozok Spor Kulübü olarak 30 sporcu ile çalışmaktayız. Çalışmalarımız 7-8 aydır aralıksız devam ediyor. Türkiye Şampiyonası’nda iddialıyız, sporcumuzun şampiyon olacağına inanıyorum. Benim en büyük amacım burada Rıza Kayaalp gibi şampiyonlar yetiştirmek, güreşe ve güreşçiye destek olunduğu sürece buna inanıyoruz. Recep Şahin gibi diğer sporcularım da var, onların da ilerleyen zamanlarda başarı elde edeceğine inanıyorum. Yozgat Belediyesi Bozok Spor Kulübümüz ve Belediye Başkanımız Celal Köse ile başkan yardımcılarımız bizleri her konuda destekliyor, onlara da çok teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu. Haber Merkezi

  • Güreş takımının hedefi altın madalya

    Güreş takımının hedefi altın madalya

    Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Okul Sporları kapsamında yarın Yozgat’ta başlayacak B Gençler Güreş Türkiye Şampiyonasına Yozgat’ı temsilen katılacak olan Yurdum Gençlik Spor Kadın Güreş takımı sporcuları altın madalya hedefliyor.
    Bugün tartısı yapılacak olan B Geçler Güreş Türkiye Şampiyonası müsabakaları yarın Rıza Kayaalp Spor Salonu’nda yapılacak olan müsabakalar ile başlayacak. Pazar günü tamamlanacak olan müsabakalara Yurdum Gençlikspor Kadın Güreş takımından 6 sporcu katılacak.
    Altın madalya hedefleyen Yurdum Gençlikspor Kadın Güreş takımı sporcuları Antrenör Rabia Köse gözetiminde çalışmalarını sürdürüyor. Yurdum Gençlikspor Kulüp Başkanı Özgür Akgün, kulüpleri bünyesinde kurdukları Kadın Güreş takımının 6 sporcusunun yarın mindere çıkacağını ve Yozgat’ı en iyi şekilde temsil edeceklerini söyledi.
    Kendilerinin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan güreş müsabakalarında hedeflerinin altın madalya olduğuna vurgu yapan Akgün, ‘’Rıza Kayaalp Spor Salonu’nda bugün tartısı yapılıp yarın ise start alacak olan güreş müsabakalarına kızlarımız Antrenörü Rabia Köse gözetiminde çok iyi hazırlandılar. Hedefimiz ev sahibi avantajımızı da kullanarak madalyalar kazanmak. Ben sporcularıma güveniyorum ve müsabakalar öncesinde de başarılar diliyorum’’ dedi.
    Yarın başlayacak olan B Gençler Güreş Türkiye Şampiyonası kadınlarda 69 kiloda Aysıma Güngör, 49 kiloda Elif Sude Elmalı, 53 kiloda Aysegül Akdağ, 46 kiloda Nilüfer Atmaca, 57 kiloda Hatun Elmalı ve 65 kiloda Azra Uğurlu Yozgat’ı temsil edecekler. Haber Merkezi

  • Neşeli’den Kızılay’a ziyaret

    Neşeli’den Kızılay’a ziyaret

    Yozgat Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, Ulusal uluslararası boyutta birçok yardım faaliyetini yürütün Türk Kızılayı Yozgat ve Sorgun Şubelerini ziyaret etti.
    Neşeli, Yozgat Şube Başkanı Ekrem İlker ve Sorgun Şube Başkanı Ali Ataşer ve gönüllülerle Sorgun İlçesinde Kızılay tarafından yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldıklarını belirterek, ziyarette ortaklaşa yürütülecek faaliyetler ve çalışmalar hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk dedi.
    İl Müdürü Neşeli yaptığı açıklamada; ”Türk Kızılay’ının özellikle Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında, yapmış oldukları çalışmalar ve faaliyetleri takdirle karşılıyoruz. Türk Kızılay’ı bu zorlu sürecin her adımında yer alarak ve gönüllü ordusu ile hem yardımlar hem de diğer tüm çalışmalara katkı sunarak topluma doğrudan fayda sağlamıştır. Türk Kızılay’ı Genel Merkezi ve tüm şube temsilcilerine hizmetleri nedeniyle bir kez daha teşekkür ediyor, her zaman yanlarında olduğumuzu ve desteklerimizin her zaman süreceğinin bilinmesini isteriz” diye konuştu.

     

  • Başer: 28 Şubat, demokrasiye, millet  iradesine yapılan fiili bir darbedir

    Başer: 28 Şubat, demokrasiye, millet iradesine yapılan fiili bir darbedir

    Ak Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer, “Post-modern” darbe olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinin, milletin inancına, iradesine, değerlerine, insan haklarına, demokrasiye ve özgürlüklere yapılan fiili bir darbe olduğunu söyledi.
    İl Başkanı Yusuf Başer, 28 Şubat Post Modern darbenin 25. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada; Motivasyonunu 27 Mayıs darbesinden alan 28 Şubat’ın bir darbenin tarihi olduğu gibi vesayetin, antidemokratikliğin, karanlık bir zihniyetin de ismi olarak tarihe geçtiğini ifade etti.
    Başkan Başer, “ 28 Şubat’ta sözde “irtica tehdidi” ile medya, darbeci zihniyete ram olarak “Topyekün Savaş” manşetleri atmış, Ankara sokaklarında tanklar yürütülmüş, anti-demokratik MGK kararları alınmış, “demokrasiye balans ayarı” denilerek dönemin hükümeti istifaya zorlanmıştır. “1000 yıl sürecek” dedikleri 28 Şubat Post-Modern darbesi ile insanlar ayrımcı, ötekileştirici, insan haklarına aykırı uygulamalara maruz bırakılmış, milyonlarca insanın hayatı karartılmıştır. Kadınlarımız ve genç kızlarımız, ne acıdır ki bu karanlık sürecin en büyük mağdurlarından olmuştur. Darbecilerin kurduğu ikna odalarında nice kadın, inançları hiçe sayılarak horlanmış ve baskıya maruz kalmıştır. Başörtüleri açılmaya zorlanmıştır. Bu odalarda psikolojik baskılara maruz bırakılan kızlarımızın çoğu üniversitelerdeki, liselerdeki eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmış ve etkisi bugün dahi süren travmalar geçirmiştir. Getirilen kanunsuz başörtüsü yasağı ile kadınların çalışma hayatında var olmaları engellenmiştir. Siyasi görüş ve inancından dolayı insanların; çalışma, eğitim, ibadet, düşünce ve ifade özgürlükleri gibi temel hakları ellerinden alınmıştır. Ülkesi, milleti için çalışan ve üreten sermaye dahi kategorize edilerek “Yeşil sermaye” adı altında ötekileştirilmiştir.”dedi.
    28 ŞUBAT DARBESİ, VESAYETÇİ SİSTEMİN İLK TEZAHÜRÜ DEĞİLDİR
    28 Şubat darbesinin, vesayetçi sistemin ilk tezahürü olmadığını vurgulayan Başkan Başer, “Maalesef sonu da olmamıştır. 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi de aynı kaynaktan beslenen vesayetçi sistemin dışa yansıyan bir suretidir. Ülkemizde yaşanan bazı gelişmelere ve dillendirilen, mırıldanılan, hayali kurulan özlemlere bakılırsa 28 Şubat zihniyeti ne yazık ki bazı mahfillerde hala diriliğini korumaktadır. Devletimizin 28 Şubat’ın acılarını sağaltmak ve iyileştirmek adına yaptığı muazzam çalışmalarına rağmen bu zihniyetin söylemleri, eylemleri ve kamuflajlı darbe yılları nostaljileri; kabuk bağlayan yaralarımızı kanatmaktadır. Vesayetçi zihniyetle mücadelemiz biz var olduğumuz sürece devam edecek inşallah. 28 Şubat için “bin yıl sürecek” diyenler unutmasın ki 28 Şubat bin yıl sürmedi; ancak biz 28 Şubat’ı bin yıl geçse de unutmayacağız. Demokrasimize ve Milli İrade’ye her zaman sahip çıkacağız. 15 Temmuz Darbe girişiminde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Milletimizle beraber gösterdiğimiz mücadele bunun ispatıdır. Bu vesile ile ülkemizde 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz gibi insan onurunun, insan haklarının, demokrasi ve değerlerimizin hiçe sayıldığı günlerin bir daha yaşanmaması için var gücümüzle çalışmaya devam ediyor, 20 yıldır her şartta ve koşulda özellikle darbeler karşısında yanımızda olan milletimize şükranlarımızı sunuyoruz.”ifadelerini kullandı. Alpaslan DEMİR

     

     

     

     

  • Kandilde vatandaşlar camileri doldurdu

    Kandilde vatandaşlar camileri doldurdu

    Müslümanlar için en önemli günlerden bir tanesi olan Miraç Kandilinde, ülke genelinde olduğu Yozgat’ta da vatandaşlar, akşam saatlerinden itibaren camilere doldurdu.
    Kandil dolayısıyla başta Çapanoğlu Büyük Camii ve Bilal Şahin Camileri olmak üzere bütün camilerde Miraç Kandili programı düzenledi.
    Bilal Şahin Camii’nde Akşam namazına müteakiben başlayan programa Yozgat Valisi Ziya Polat, Belediye Başkanı Celal Köse, İl Emniyet Müdürü Murat Esenturk, Hayırsever işadamı Bilal Şahin ve vatandaşlar katıldı. Din görevlileri ve Milli İrade Hafızlık Proje Ortaokulu 5A-5C öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilaveti, Mevlid-i şerif ve Kasideler okudu.
    Ardından cemaate hitap eden İl Müftüsü Gülden, “Bu gece üç ayların birincisi olan Recep ayının 27’nci gecesi olan Miraç Gecesi, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Cenab-ı Hakk’ın yüce katına mekândan ve zamandan münezzeh olarak sidre-i müntehaya kadar iletildiği, mübarek mucizenin meydana geldiği bir gecedir. ‘İsra’, ‘gece yürüyüşü’ demektir. Miracın, İslam’ın gayesini sembolize eden üç hediyesi vardır.”dedi.
    Miracın, İslam’ın gayesini sembolize eden üç hediyesi olduğuna işaret eden Gülden; “Peygamber Efendimiz (s.a.v.), miraçtan üç büyük hediye ile dönmüştür: Birincisi gözümün nuru, müminlerin miracı dediği namaz; ikincisi Bakara suresinin son iki ayeti, üçüncüsü de istikametini imana çeviren herkesin sonunda cennete gireceği müjdesidir. Miraç gecesinin bize en büyük hediyesi olan namaz, bizi Allah’a yaklaştıran, ulaştıran en güçlü ibadet. Kıyamete inananların ilk hesaba çekileceği ibadet, namaz ibadetidir. Namaz ile yeniden dirilmeli, hayatımıza bir çeki düzen vermeli. Bize zamanı, Rabb’imizin huzurunda muhasebeyi öğreten, her an bize ölümü hissettiren, dünyayı ve ahireti hatırlatan ibadettir namaz. Namazın etkisinin, ibadet dışındaki davranışlara tesir etmesiyle belirlendiğini vurgulayan Gülden, “Bir müminin miracı, günde 5 vakit namaz kıldığı zamandır, Allah’ın huzuruna manen yükselmesidir.” diye konuştu.
    Program, yapılan dua ve tesbihatın ardından sona erdi. Cemil MERMERTAŞ

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Şerefli: 28 Şubat darbesinin izleri silinmelidir

    Şerefli: 28 Şubat darbesinin izleri silinmelidir

    Yozgat Memur-Sen Yozgat İl Başkanı Kenan Şerefli, Darbelerin, toplumları ve ülkeleri kontrol altında tutmak için geliştirilen emperyalist bir mekanizma olduğunu söyledi.
    Memur Sen İl Başkanı Kenan Şerefli, 28 Şubat’ın yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 28 Şubat, darbesinin ‘postmodern darbe’ olarak tanımlanması gibi özellikleriyle önceki darbelerden farklı olduğunu ifade etti.
    Başkan Şerefli, “25 yıl önce yapılan, insan hakları, düşünce ve demokrasi tarihimizde bir kara leke olarak anılan/anılacak olan bu darbeyle, ülkenin maddi ve manevi kaynaklarının yok edilerek milletin dize getirilmesi amaçlanmış; hayatın her alanında, ancak kaba sömürgecilerin işgalinde yaşanacak zulüm ve baskı düzeni egemen kılınmıştır. 28 Şubatçı ihanet şebekesi, asker, yargı, siyaset, medya, iş çevreleri ve kimi sözde sivil toplum kuruluşlarındaki iş birlikçileri ile bir dizi yasa dışı ve gayrimeşru uygulamayı zorbaca dayattılar. O gün milletimizin bin yıl boyunca tarihe ve nesiller boyu ruhumuza kök salmış yerli ve millî değerlerine açıktan savaş açılmıştır. Millet iradesinin özgür seçimle iktidara getirdiği hükûmetin yürütme hakkı gasbedilmiş, demokrasi yara almış, fikir özgürlüğü ayaklar altına alınmış, ekonomi çökertilmiş, banka kasaları boşaltılmış, hazine soyulmuş, milyonlarca insanımız inancından ve düşüncelerinden dolayı fişlenmiş, taciz edilmiş, hakarete uğramış, sorgulanmış, yargılanmış, binlerce kişinin işine son verilmiş, özetle ülke ve millet her bakımdan mağdur edilmiştir. Darbenin, siyasal iktidarın ülkeyi her alanda düzlüğe çıkarmaya başladığı bir dönemde tezgâhlanması çok manidardır.”dedi.
    “Postmodern darbeyi yapanlar, çok aşağılık bir uygulamayla yargıyı, medyayı, siyaset ve sivil toplum kuruluşlarını silah gibi kullanmıştır.” diyen Şerefli, “Brifinglere göre karar veren yargı, talimatla manşet atıp gündem belirleyen medya, kimi sözde sendikalar da dâhil varoluş kaynak ve amaçlarına ihanet eden sivil toplum örgütleri, millî iradeye kurulan komplonun en büyük destekçisi ve suç ortakları olmuştur. Keyfî uygulamalarla, zorbalıklarla sürdürülen toplum mühendisliğinin millî değerlere düşmanlığının, başörtüsü yasağı ve eğitime operasyon üzerinden hâkim kılınmaya çalışılması düşündürücüdür. Bu gerekçeyle üniversitelerde başörtülü kızlar ikna odalarına alındı, turnikelerden geri çevrildi, eğitim hakları ellerinden alındı. Kur’an kursları, vakıfların faaliyeti yasaklandı. Sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitime geçildi. İmam hatiplere düşmanca tavırlar alındı, katsayı uygulamasıyla bu okullarla birlikte meslek liselerinin önü kesildi.Sendika olarak, kendilerini milletin ve iradesinin üstünde görenleri, milletin tanklarını ‘demokrasiye balans ayarı’ çekmek için kullananları millet düşmanı ve emperyalist uşağı olarak kodladık. Postmodern darbeye, mevzuatına, uygulamalarına ve müktesebatına karşı her zeminde mücadele ettik. Bu mücadelenin sivil toplum olmanın, emek mücadelesi vermenin yüklediği doğal sorumluluklar olduğunu kabul ettik ve bu gerçeğin altını çizdik.
    O dönemde ikna odaları kuranları, üniversite kapılarına turnike koyduranları, başörtülü kızlarımıza şiddet uygulayanları, cuntanın yanında ve emrinde hazır olda durup millî iradeye, demokrasiye ve hürriyete yönelik taciz suçlarına ortak olanları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.”diye konuştu.
    VESAYET DÖNEMİNİN VERDİĞİ ZARARLAR TAZMİN EDİLMEDİ
    Vesayet döneminin verdiği zararların tanzim edilmediğini vurgulayan Şerefli, “28 Şubat’ın mağdurlarının haklarını tahkim, hukukunu tanzim ve zararlarını tazmin etme iradesi adaletin, inancın, izanın, ahlakın ve hukukun gereğidir. Bu irade, 28 Şubat’ın faillerini mahkûm etme iradesinden daha az önemli değildir. Adaletsizliği bitirecek, adaletin varlığını hissettirecek, vesayet mağdurlarının, 28 Şubat mazlumlarının hukukunu inşa edecek, haklarını ihya, itibarlarını iade, zararlarını tazmin edecek kararlar, kararnameler, kanunlar yürürlüğe koymak mazlum ve mağdurlara karşı borcumuz, tarihe ve geleceğe karşı ortak sorumluluğumuzdur.
    Eğitim-Bir-Sen olarak, millet iradesini yok sayan her türlü girişimi bir kez daha kınıyoruz. Ülkemizi dün 28 Şubat’ın yerli yabancı şer ortaklarına, onların karanlık emellerine asla teslim etmedik, bugün de yarın da teslim etmeyeceğiz.”şeklinde konuştu. Yusuf BAĞCI

  • Post modern darbe’yi geride bırakalı 25 yıl oldu

    Post modern darbe’yi geride bırakalı 25 yıl oldu

    Ak Parti Yozgat Gençlik Kolları Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Yaşar Taşdemir, Türkiye tarihine “post modern darbe” olarak geçen ve toplum ile siyaset üzerinde derin postal izleri bırakan 28 Şubat’ı geride bırakmanın üzerinden 25 yıl geçtiğini söyledi.
    Gençlik Kolları İl Başkanı Yaşar Taşdemir, 28 Şubat dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Kadınların başörtüsü olduğu için okullara sokulmadığı, dinini vecibelerini yerine getirmek isteyen insanların adeta kamusal alandan silindiği, var olan toplumsal düzeni korku ve tehlike mantığına endeksleyen kararların kâğıda döküldüğü günün adıdır 28 Şubat. Türkiye tarihine “post modern darbe” olarak geçen ve toplum ile siyaset üzerinde derin postal izleri bırakan 28 Şubat’ı geride bırakalı 25 yıl oldu. Milli irade üzerine vesayet odaklarının ekonomik, siyasi, askeri ve hak-hukuki yönden çöktüğü bir dönemdi. Türkiye çok ciddi bedeller ödedi. Sokakta gezen her ferdin hissettiği bir dönemdi açıkçası bu. Üniversitedeki öğrencisinden tutun, kamu veya özel sektörde çalışanlara kadar; onun dışında siyasilerin kapatma davasıyla siyasetten uzaklaştırılmaları; Sayın Cumhurbaşkanımızın bir şiir okumasıyla hapse girmesi… Bunların hepsi 28 Şubat dönemindeki vesayet odaklarının Türkiye’ye yapmaya çalıştıkları ve oldukça yoğun yaşanan bir dönemdi ama bu dönemden Türkiye bedel ödese de çıktı. Türkiye çok değişti. Özgürlükler, adalet, insan haklarında o günlerle kıyaslanmayacak bir noktaya geldi. İnsanların inançlarını, düşüncelerini, istediği gibi giyinmelerini, özgürlüklerini yaşayabildikleri bir Türkiye var artık. Siyasetin artık sadece milletin iradesiyle şekillendiği, vesayet odaklarından güç almadığı ve milletin iradesinin dışında da başka bir güce teslim olmadığı bir siyaset anlayışı var artık Türkiye’de. Milli iradeye ait gücü gaspetmeyi hedefleyenler, Türkiye’nin refahına, kalkınmasına ve milletin değerlerine karşı işledikleri suçlar dolayısıyla tarihe birer kara leke olarak geçecekler.”
    Alpaslan DEMİR

  • Zeka oyunları etkinliği düzenlendi

    Zeka oyunları etkinliği düzenlendi

    Çocukların ve gençlerin düşünce becerilerini geliştirmek, farklı bakış açısı kazandırmak amacıyla Yozgat İl Halk Kütüphanesinde çocuklar için Zeka Oyunları Etkinliği düzenlendi.
    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kütüphanelere gönderilen satranç, dama, mangala gibi zeka oyunları çocuklarla buluşuyor. Aileleriyle birlikte gelen çocuklar keyifli dakikalar yaşadı. Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftci yaptığı açıklamada; “ Bakanlığımız tarafından gönderilen zeka oyunlarını etkinlik düzenleyerek çocuklarımızla buluşturduk. Kütüphaneye gelen çocuklarımız ve gençlerimiz faydalanabiliyor her zaman. Ancak etkinlik düzenleyerek kütüphanelerin yaşayan bir yer olduğunu, sadece kitap okumanın çok daha ötesinde olduğunu vurgulamak, çocuklarımız için de okul stresinden uzak bir ortam hazırlamak istedik. Etkinliği düzenleyen Yozgat İl Halk Kütüphanesi çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Ailelerimizi çocukları ile birlikte kütüphanelerimize, her zaman bekleriz ”dedi. Yusuf BAĞCI

     

     

     

  • Başkan Gökhan: 28 Şubat zulmün yıldönümüdür

    Başkan Gökhan: 28 Şubat zulmün yıldönümüdür

    AK Parti Yozgat Merkez İlçe Başkanı Ahmet Gökhan, 28 Şubat 1997 postmodern darbesinin 25’nci yıl dönümü dolayısıyla yayınladığı mesajında, “Bugün ülkemizde yaşayan Müslümanlara yapılan zulümlerden sadece biri olan başörtülü kızların üniversitelere alınmadığı günün yıl dönümüdür” dedi.
    AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ahmet Gökhan, mesajında 28 Şubat 1997 postmodern darbenin üzerinden 25 yılın geçtiğini belirterek, “Bugün o günleri görmek için 1997 yılında Milli Güvenlik Kararlarının alındığı toplantının gündemine bakmak yeterli olacaktır. O günlerde toplantının bir numaralı gündemi Türkiye genelinde cami, vakıf, dernek ve tarikatların irticai faaliyetinin takibi, irticai faaliyet gösteren personelin ordudan ihracı, yani Allah’ın emrini yerine getiren namaz kılan personelin ihracı, Kuran kurslarına 8 yıllık eğitimini bitirmeyen çocukların alınmayacak olması yani çocukların Kuran’dan ve İslam’dan uzak tutulması, İmam hatiplerde dahi olmak üzere bütün okullarda başörtüsü yasağının uygulanması yani İslami nefretlerinin yasal boyuta taşınması, kamu kurumlarında ve TSK’da başörtüsü yasağı uygulanması hatta başörtülü ziyaretçi bile alınmaması ve Sincan’da İsrail’i kötüleyen ve Filistin halkını savunan tiyatroyu yapanlar yargılanacak gibi kararlar alınırdı. Unutulmamalıdır ki bugün ülkemizde yaşayan Müslümanlara yapılan zulümlerden sadece biri olan başörtülü kızların üniversitelere alınmadığı günün yıl dönümüdür” dedi.
    Haber Merkezi

  • Sıfır atık tesisi yapımı tamamlandı

    Sıfır atık tesisi yapımı tamamlandı

    Akdağmadeni Belediyesi tarafından maliyeti yaklaşık 1 Milyon TL. olan ve 400 metrekare kapalı, 2 Bin 500 metrekare açık alanı bulunan Yozgat bölgesinde lisanslı tek atık getirme merkezi özelliğini taşıyan ‘’Akdağmadeni Belediyesi Sıfır Atık Tesisi’’ yapımı tamamlanarak çalışmalara başlanıldı.
    Sıfır Atık tesisinde kâğıt, karton, plastik, metal, cam, ahşap, tekstil, elektronik malzeme, kurşunlu pil, floresan ve civa içeren atık, akümülatör, atık ilaç, bitkisel atık yağlar ve ömrünü tamamlamış lastikler atık merkezine toplanarak yeniden üretim süreçlerine kazandırılacak.
    Akdağmadeni Belediye Başkanı Uz. Dr. Nezih Yalçın, sıfır atık tesisinin tam kapasite çalışmalarına başlamasının ilçeye ekonomik ve sosyal anlamda büyük katkısının olacağını söyledi.
    Başkan Yalçın, “İlçemize değer katacak, merkezinde insan, çevre ve doğa olan geleceğe yatırım amacıyla baktığımız vizyon projelerimizden birini daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 400 metrekare kapalı 2 bin 500 metrekare açık alandan oluşan ‘’Sıfır Atık Tesisi’’ miz tam kapasite hizmet vermeye başladı. Şehir merkezimizde 30 adet baksımız, 3 adet geçici atık getirme merkezimiz bulunmakta. Ayrıca bir çok noktada ayrıştırılmış konteynırlarımızla geri dönüştürülebilir atıklarımızı toplamaya devam ediyoruz. Bugün itibariyle Seyrantepe mahallemizde konutlarımıza geri dönüşümlü atıkları toplamak için çöp poşetlerimizi dağıttık. İnşallah bugün itibariyle Seyrantepe mahallesinde başlattığımız çalışmayı zamanla ilçemizin tüm mahallelerine yayacağız. Hiçbir geri dönüştürülebilir atığımızı israf etmeyeceğiz. Böylece inşallah hem ilçe ekonomimize katkı sunmuş olacağız, hem doğamızda ki kaynakları tükenmekten muhafaza etmenin huzurunu yaşayacağız. Gelecek nesillerimize daha yaşanılabilir bir çevre daha yaşanılabilir bir Akdağmadeni bırakacağız. Tesisimiz Yozgat ili içerisinde lisanslı tek atık getirme merkezi ve sıfır atık tesisi olma özelliğini taşıyor. İlklerin belediyesi Akdağmadeni Belediyesi olarak bu hizmeti vatandaşımıza sunmaktan da gururluyuz, onurluyuz, mutluyuz. İlçemize hayırlı uğurlu olsun’’ diye konuştu. Haber Merkezi

     

     

     

     

  • Başkan Bulut’tan mükelleflere uyarı

    Başkan Bulut’tan mükelleflere uyarı

    Yozgat Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Ahmet Bulut, Vergi mükelleflerine uyarıda bulunarak 01.03.2022 tarihinden itibaren e-arşif fatura düzenleme (Kesme)sınırına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.
    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, yaptığı açıklamada; 01,03,2022 tarihinden itibaren vergi mükellefi olmayanlaınr, aynı gün içerisinde 30 bin TL toplam fatura tutarını geçmeleri durumunda e-arşiv faturası kestiğini hatırlatarak, düzenleme ile bu limitin 5 bin liraya düşürüldüğünü ifade etti.
    Başkan Bulut, “Vergi mükellefi olanlar için günlük 5 bin TL olan tutar ise artık GİB tarafından belirlenen fatura kesme sınırı ile eşitlenecek. Her yıl güncellenecek bu sınır 2022 yılı için 2.000 TL oldu. Uygulamanın başlangıç tarihi 1 Mart 2022 olarak belirlendi. Gelir İdaresi Başkanlığı, 535 Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde elektronik belgelerin kullanımı ve denetimine yönelik önemli değişiklikler yaptı. Buna göre, e-fatura ve e-arşive geçiş zorunluluğu için belirlenen ciro limitleri aşağı çekilirken, e-faturaya geçmesi gereken sektörlere de yenileri eklendi. E-ticaret yapanlar için e-faturaya zorunlu geçiş şartları değişti. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), elektronik belge kullanımının yaygınlaşması amacıyla 535 Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yaptığı değişikliklere bir yenisini ekledi. 22 Ocak 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliklere göre, e-fatura ve e-arşive geçiş zorunluluğu için belirlenen ciro limitleri aşağı çekildi.”dedi.
    BRÜT SATIŞ HASILATI LİMİTLERİ DÜŞÜRÜLDÜ
    Brüt satış hasılatı limitlerinin düşürüldüğünü kaydeden Başkan Bulut, “Geçtiğimiz yıllarda 10 Milyon TL olan brüt satış hasılatı 2019 yılında yayımlanan tebliğ ile 5 milyon TL’ye düşürülmüştü. Yapılan son güncelleme ile bu rakam bir kez daha düşürüldü. Buna göre 2020 ve 2021 yılı brüt satış hasılatı 4 milyon TL, 2022 ve müteakip hesap dönemleri için 3 milyon TL ve üzeri olan mükellefler zorunlu olarak e-faturaya geçiş yapacak. Geçiş sürecinin, ilgili brüt satış hasılatının oluştuğu yılı takip eden temmuz ayının ilk gününe kadar tamamlanması gerekiyor.
    2021 ve müteakip hesap dönemlerine ait ciro haddinin 25 milyon TL’den 10 milyon TL’ye indirildiği e-irsaliye uygulamasına geçiş zorunluluğu 1 Temmuz 2022’ye kadar yapılacak.
    Brüt satış hasılatı tutarına göre e-fatura ve e-arşiv fatura sistemine geçecek işletmeler için başlangıç tarihi 1 Temmuz 2022, aynı firmaların e-defter uygulamasına geçiş tarihi ise 1 Ocak 2023 olarak kararlaştırıldı.”diye konuştu.
    E-ticaret yapanlar için de şartların değiştiğini söyleyen Bulut, “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ndeki değişiklik ile birlikte e-ticaret de dahil olmak üzere e-fatura kullanıcılarının kapsamı genişletildi. Buna göre 2020 ve 2021 hesap dönemleri için 1 milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 bin TL ve üzeri brüt satış hasılatı olan e-ticaret faaliyetinde bulunan mükelleflerin 1 Temmuz 2022 tarihine kadar e-faturaya geçişleri zorunlu oldu.
    E-fatura kullanma zorunluluğuna yeni sektörler eklendi. Gayrimenkul ve/veya motorlu taşıt, inşa, imal, alım, satım veya kiralama işlemlerini yapanlar ile bu işlemlere aracılık faaliyetinde bulunan mükelleflerden 2020 ve 2021 hesap dönemleri için 1 milyon TL, 2022 veya müteakip hesap dönemleri için 500 bin TL ve üzeri brüt satış hasılatı (veya satışları ile gayrisafi iş hasılatı) olanlar da 1 Temmuz 2022 tarihine kadar e-faturaya zorunlu olarak geçecekler. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyelerden yatırım ve/veya işletme belgesi almak suretiyle konaklama hizmeti veren otel işletmeleri de aynı tarih itibarıyla e-faturaya geçecek. Vergi mükelleflerimizin bu konulara dikkat etmesi cezai işlem ile karşı karşıya gelmemeleri için bu konulara dikkat etmeleri gerekmektedir.”ifadelerini kullandı. Ferhat ÖZER

  • Ak Parti İl Başkanı Başer’den sitem

    Ak Parti İl Başkanı Başer’den sitem

    AK Parti İl Başkanı Yusuf Başer, Yozgat Belediyesi eski Başkanı Kazım Arslan’ın kendisine yönelik eleştirilerine “Şahsımla hiç alakası olmayan bir olayı bana mal etmeye çalışmanız hiç olmadı.”diye sitem etti.
    Başkan Başer, yaşanan olayı basit ve ucuz bir kurgu olarak değerlendirdi.
    İl Başkanı Başer sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer ver verdi: “ Şahsımla hiç alakası olmayan bir olayı bana mal etmeye çalışmanız hiç olmadı. Oraya Belediyemizin ve Viyana Dernekler Başkanının daveti üzerine gittim. Gittiğimde tüm organizasyon hazırdı, sadece Belediyeden dönem çalışma arkadaşlarımızın buralarda emeğiniz çok Başkanım bir hatıra fotoğrafı çekinelim demeleri üzerine fotoğraf çekinip geldik. Zaten o güzergah yeni viyana caddesi olmadı, sadece karışık giderilmesi için Şehir Hastanesi önünü kaplayan yol için tabela asıldı. Kazım Arslan Bulvarı hala durmaktadır.
    Kaldı ki kendi Belediye Başkanlığım dönemim de dahi memlekete hizmeti bulunan kimsenin ismini değiştirmedim, partisine, geçmişine, mezhebine bakmaksızın şehrimiz de maddi manevi emeği olan herkesin ismini yaşatmaya çalışmışımdır. Siz ise kendi Belediye Başkanlığı döneminizde bu konuda mahir olduğunuzu tüm kamuoyu çok iyi bilmektedir. Dediğim gibi ne yere atılan tabeladan, ne de böyle basit ve ucuz bir kurgudan haberim var. Bu kadar tecrübeli bir siyasetçi olarak size yakışan bu paylaşımı yapmadan önce arayıp sorma nezaketi gösterebilmekti. Bu kadar basit bir kurguyu bana yakıştırmanız gerçekten olmadı”
    ESKİ BELEDİYE BAŞKANI
    KAZIM ARSLAN ŞU
    AÇIKLAMAYI YAPMIŞTI
    “BU OLMADI İL BAŞKANI SAYIN YUSUF BAŞER
    Yakışmadı ve en hafif tabiriyle ayıptır.
    Acılı günlerinizde yazmak istemezdim ama akşam bir yakınımı hastaneye götürdüğümde gördüğüm bu manzarayı doğru bulmadım ve yazdım.
    Geçen hafta orada bir tören yaptınız. Bu sebeple size hitaben yazdım.
    Şayet bu tasarruf size ait değilse sözlerimi geri almaya da hazırım.
    Bir caddeye VİYANA tabelası takmak için KAZIM ARSLAN tabelasını yerlere atmaya gerek yoktu.
    Tabela yere atılabilir ama isimleri gönüllerden atmak, yere düşürmek mümkün değildir.
    Şunu bilmelisiniz ki Kazım Arslan ismi, Yozgat’ta en az sizin Viyana aşkınız kadar değerlidir.
    Üç beş kişiye şirin gözükmek için ve yanlış yere astığınız bu tabela ve yapılan hareket size siyaseten bir fayda sağlamaz aksine başında bulunduğunuz partiye de zarar verir.
    Kaldı ki bu sizin goreviniz de degildi ve dahası tabelayı da yanlış yere takmışsınız. Viyana Caddesi Şehir Hastanesi’nin önündeki kuzey güney istikametindeki caddedir ve diğerini yere atmadan aynı direkte yeni bir tabela ile ve doğru bir sekilde istediğinizi yapmak mümkündü.
    Ayrıca bu konudan belediye başkanımız Celal KÖSE’nin dahli olmadığına ve düzelteceğine inandığımı da ifade etmek istiyorum.
    Asıl olan ise gönüllerdeki İSİM ve RESİMdir.” Haber Merkezi

  • Başkan Bulut: Muhasebeciler haftasını kutladı

    Başkan Bulut: Muhasebeciler haftasını kutladı

    Yozgat Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Ahmet Bulut, her yıl 1-7 Mart tarihlerinde kutlanılan Muhasebe Haftası dolayısıyla meslektaşlarının muhasebeciler haftasını kutladı.
    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, yaptığı açıklamada; meslektaşlarının sorunlarının çözümü için çalışma içerisinde olduklarını kaydetti.
    Bulut, “117 Bin meslek mensubu çalışanlarımızla Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir ile 77 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve 8 Yeminli Mali Müşavir Odası TÜRMOB çatısı altında hizmet vermektedir. 30 yıl önce yasal statüsüne kavuşan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik mesleği, kurumsallaşma sürecini tamamlayarak, ülkemizin iktisadi hayatının vazgeçilmez bir kurumu haline gelmiştir.”dedi.
    Mali müşavirlerin öneminin bilinmesi gerektiğine vurgulayan Bulut, “ Unutulmamalıdır ki; Mali Müşavirler devlet ile mükellef arasında köprü görevi gören bir meslek gurubudur. Bizlere yüklene o kadar yükün altında köprünün ayakları tutmaz hale geldi. Emeğimizin karşılığını alamadığımız gibi meslek mensuplarının yıllardır bir türlü çözülemeyen problemlerinin başında tahsilat sorunu gelmektedir. Birden fazla verilen beyannamelerinin tek beyan haline gelmesi için düzenleme yapılmasını, beyan ve ödemede yaşanan uzama kaosunu önleyen daha gerçekçi bir düzenleme yapılmasını, yeni işe başlayan meslektaşlarımızın mağdur olmaması için defter tutma sınırlamasının getirilmesini istiyoruz. Muhasebe ve denetim mesleğinin mensupları olan bizler, sürekli ertelenen ve büyüyen sorunlarımızı diyalogla, uzlaşıyla çözmek istiyoruz. Taleplerimiz ve beklentilerimiz kamu maliyesinin ve ekonomimizin daha da güçlenmesi, işletmelerimizin gelişmesi, ülkemizin ve insanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi içindir. Muhasebe mesleğinin, piyasada başarılı bir Şekilde rekabet edebilen ve kamu çıkarını koruyan saygı değer ve değerli bir meslek olarak kalabilmesi için değişiklikleri öngörmek ve değişikliklere liderlik edebilecek bir yapılanma içerisinde olması da kaçınılmazdır. Camiamız büyüdükçe sorunlarda çoğalmaktadır, sorunların çözümü aşamasında bizlerinde çaba göstermesi gerektiğine inanıyorum, bizler ne zaman birlik, beraberlik içerisinde hareket eder,bir birimizin hakkına hukukuna saygı gösterir meslek etik kuralları içerisinde hareket edersek sorunlarımızı da çözeriz.Dünya ve ülkemiz ve biz mali müşavirler olarak pandemiden dolayı zor günler geçiriyoruz.Pandemiye sanki meydan okur gibi ülke genelinde tüm mali müşavirler işlerinin başında olup, ekonomiye nasıl katkıda bulunur onun hesaplarını yapıyor.Tabi bu süre içerisinde pandeniden dolayı bir çok meslaktaşımızda kaybettik.Mekanları cennet olsun. Bu inançla Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir meslektaşlarımızın Muhasebe Haftasını kutluyor, ülkemiz ve meslektaşlarımız için daha aydınlık günler diliyoruz.”diye konuştu. Yusuf BAĞCI

  • Ünal: 28 Şubat’ta özgürlükler askıya alınmıştır

    Ünal: 28 Şubat’ta özgürlükler askıya alınmıştır

    AK Parti Yozgat Kadın Kolları İl Başkanı İlknur Ünal, 28 Şubat’ın Türkiye Siyasal tarihinde darbelerin ağır bedelini ödemiş travmalarla dolu siyasal ve toplumsal bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, “ Yaşanan her darbe Türkiye’yi daha da geriye götürmüş, demokrasi kesintiye uğramış, özgürlükler askıya alınmıştır.”dedi.
    İl Kadın Kolları Başkanı İlknur Ünal, 28 Şubat’ın yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada; 28 Şubat darbesini demokrasi tarihine ‘postmodern darbe’ olarak geçen karanlık bir dönem olduğunu ifade etti.
    Başkan Ünal, şunları kaydeti: “99 yıllık Cumhuriyet tarihimizde 27 Mayıs 1960’da başlayıp 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimine kadar ki süreç, milletimize ve demokrasimize yönelen suikastlerdir. Milletin vicdanında derin yaralar açan 28 Şubat süreci, demokrasiye ve sivil siyasete yönelik bir suikast olarak gerçekleşmiş, milletin iradesine olduğu kadar kalkınma çabasına da engel olmuş gerici ve ilkel bir tertiptir. 28 Şubat’ta kadınların ve kız çocuklarının en temel hakkı olan eğitime erişimine acımasızca set koyanlar, bugün kimseye kadın hakları dersi vermeye kalkmasınlar. “Bin yıl sürecek.” dedikleri 28 Şubat’ın failleri, kız çocuklarının okulların kapısında akıttıkları gözyaşlarında boğulmuşlardır. Darbe sonrası yaşanan kriz, ülkemizin çok değerli yıllarına mal olurken devlet ve millet arasında çatışma çıkarmak isteyenler için zemin hazırlamıştır. Ancak aziz milletimizin feraseti ve basireti ile çatışma beklentisi boşa çıkmıştır.
    Birtakım siyasi mühendislik projeleri ile Türk siyasetini manipüle etmeye çalışan 28 Şubatçılara en büyük dersi 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimde “Yeter, söz de karar da milletindir.” diyerek AK Parti’yi iktidara taşıyan milletimiz vermiştir. Aziz milletimiz, büyük ve güçlü Türkiye’yi hedef alan darbelere tıpkı 28 Şubat ve 15 Temmuz’da olduğu gibi her zaman dur diyecek ve taviz vermeyecektir. Milletimizin her seçimde büyük teveccüh gösterdiği AK Parti, 12 Eylül başta olmak üzere tüm darbe faillerinin yargılanmasını sağlamıştır. Yeni yönetim sistemimizle siyasal yapımız güçlendirilerek vesayet tümüyle yok edilmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da, millet iradesinin saygınlığına asla gölge düşürmeyecek ve demokrasimize yapılan her türlü müdahaleye en sert karşılığı aziz milletimizle birlikte vereceğiz.”
    Cemil MERMERTAŞ