Yazar: Cemil MERMERTAŞ

  • Yozgat’ın ve Üniversitemizin renkli misafirleri

    Yozgat’ın ve Üniversitemizin renkli misafirleri

    Yozgat’ın eğitim başta olmak üzere sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmesinin, kalkınmasının umudu, şehrimizin geleceğe dair aydınlık yüzü Yozgat Bozok Üniversitesi, her geçen gün alanında büyümeye devam ediyor…

    Üniversiteler bulundukları şehirlerin bugünü ve yarını adına yaptıkları çalışmalarla umut olan kurumlardır. Bu anlamda Yozgat’ın en önemli değeri hiç kuşkusuz Bozok Üniversitesidir…

    Yozgat’ta 2006 yılında resmen kurulduktan sonra Merkez kampus olmak üzere birçok ilçemize açılan Yüksek Okullarla ilimizin eğitim alanında lokomotifi olmuştur…

    Yurt içi ve yurt dışı yaptığı akademik çalışmalar, Bozok Üniversitesini kısa süre de tanınır bir duruma getirmiştir. Bugün Yozgat Bozok Üniversitesi, 20 bin civarında öğrencisi ve binden fazla kadrosu ile Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen gençlere eğitim vermeye devam ediyor.

    Bu anlamda Türkiye’de üniversite eğitimi almak isteyen uluslararası öğrencilere kapılarını açan Yozgat Bozok Üniversitesi, 40 ülkeden 150 öğrenciye ev sahipliği yapıyor.
    Azerbaycan, Türkmenistan gibi başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere Filistin, Irak, Mısır, Suriye, Afganistan, Cibuti gibi ülkelerden gelen uluslararası öğrenciler yükseköğrenim hayatını Yozgat’ta sürdürüyor.

    Bu konuda geçtiğimiz gün gazetelere yansıyan bir haber vardı. Bu haberde aynen şu bilgiler yerildi:
    12 fakülte, 5 Yüksekokul, 9 Meslek Yüksekokulu, 3 Enstitü, 1 Araştırma ve Uygulama Hastanesi, 12 Araştırma merkezi, 4 Araştırma destek birimi, rektörlüğe bağlı 4 birim, yaklaşık 2 bin akademik ve idari personeli ile birlikte eğitim, öğretim ve bilimsel faaliyetlerini 20 bini aşkın öğrencisi ile sürdüren Yozgat Bozok Üniversitesi, aynı zamanda uluslararası eğitimiyle dikkat çekiyor.
    Uluslararası öğrenciler, Bozok Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Türkçe öğrendikten sonra kazandıkları fakültelerde eğitimlerine başlıyor. Yozgat’ta öğrenim gören uluslararası öğrenciler, öğrenim süresi boyunca şehrin tarihi kültürel ve doğal güzelliklerini de tanıma fırsatı buluyor. Üniversitede düzenlenen sosyal ve kültürel etkinliklerde de rol alan öğrenciler; üniversite yönetiminin, diğer öğrenci arkadaşlarının ve halkın da yakın ilgisinden dolayı kendilerini ülkelerinde gibi hissediyor.

    Bu öğrencilerin şehrimizden ne kadar memnun ya da değiller, bilmiyoruz ama bilginin doğruluğunu Dunia Alpurah isimli Filistinli öğrenci yaptığı açıklamadan öğreniyoruz… Şöyle ki;  “Ben Filistin’den geldim burada kendimi memleketimde gibi hissediyorum. Burası çok rahat, eğitimi de çok iyi, hocalarımız alanında uzmanlar. Bozok TÖMER’de Türkçe öğrendim. Türkiye’yi seviyorum. Türkiye’de sadece eğitim değil, her şey çok iyi. En önemlisi de savaşsız yaşayabilmek. Türkiye’yi çok seviyorum” dedi. Zekeria Moumin Daubad ise, “Cibutiliyim, 23 yaşındayım Yozgat’ta yaşıyorum. Yozgat insanları samimidir, dürüsttür Yozgat halkını çok sevdim. Beş ay önce Türkiye’ye geldim ve hiç Türkçe bilmiyordum. Bozok TÖMER sayesinde Türkçe öğrendim. Yozgat Bozok Üniversitesi öğrencilerini de çok seviyorum, çok mutluyum. Türkiye’yi çok seviyorum. Türkiye’nin eğitimini seviyorum o yüzden buraya geldiğini” anlatıyor.

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise yaptığı açıklamada üniversitede 150 civarında uluslararası öğrencinin eğitim aldığını söyleyerek “Yaklaşık 40 farklı ülkeden öğrencilerimiz var. Onları şehrimizin imkânlarından yararlandırıyoruz, onlara üniversitemizde diğer öğrencilerimize sağladığımız imkânlardan bir miktar daha fazla olanak sağlama imkânımız oluyor. Bu onlar için bir avantaj oluyor tabi. Aslında son 4 yılda Türkiye’de uluslararası öğrenci sayısı eskisine göre çok fazla arttı. Yükseköğretim Kurulu’nun bu yöndeki çabaları çok önemli neticeler verdi. Bu çabalardan bizim de önümüzdeki yıllar için hedeflerimiz çok daha fazla uluslararası öğrencinin Yozgat Bozok Üniversitesi’nde eğitim almasını sağlamaktır. Buna göre çalışmalarımızı yapıyoruz. Bunun için şehirde de alt yapımız önemli ölçüde hazırlanmış durumda. Özellikle Afrika’dan, Orta Asya’dan, Türk Cumhuriyetlerinden ve Balkanlardan önümüzdeki yıllarda çok daha fazla öğrenci alabileceğimizi ümit ediyoruz ve hazırlıklarımızı bu yönde yapıyoruz. İnşallah bu noktada Yozgat Bozok Üniversitesi olarak hem ülkemize hem şehrimize hem de bilim dünyasına önemli katkılar sunacağımızı düşünüyoruz. Özellikle lisansüstü öğrenci sayısını artırmaya çalışıyoruz” dedi.

  • Zübeyde Hanım bunu hep yapıyor

    Zübeyde Hanım bunu hep yapıyor

    Yozgat’ta eğitim-öğretime başladığı günden bu yana başta eğitim olmak üzere sosyal ve kültürel faaliyetlerde farkındalık oluşturan Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri toplumun dikkatini çekecek çalışmalara imza atmaya devam ediyor…

    Toplumun bugün daha çok birlik ve beraberlik olmayan ihtiyaç duyduğu şu günde küçük-büyük, yaşlı-genç herkesin belli başlı konularda yardımlaşama ve dayanışmaya ihtiyacı olduğu hayatın bir gerçeğidir.

    Bu anlamda geçtiğimiz günlerde yeni bir proje ile kamuoyunun dikkatini çeken Yozgat Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ‘İhtiyacın varsa al yoksa bırak’ sloganıyla kurdukları ‘Sosyal market’ projeleri ile hem öğrencilerinin hem de ailelerinin gıda ve kıyafet ihtiyaçlarını karşılıyor.
    Öğrencilere sosyal yardımlaşma ve paylaşma duygusunu kazandırmak amacıyla Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri tarafından hazırlanan ‘Sosyal Market Projesi’ ihtiyaç sahibi öğrenciler ve ailelerine destek oluyor.

    Okul içerisinde bir sınıfta oluşturulan Sosyal Market’te gıdadan giyeceğe kadar birçok ürün yer alıyor. İhtiyacı olan öğrenciler, hem kendileri için hem de aile bireyleri için ihtiyacı olan ürünleri sosyal marketten alıp kullanıyor. Tamamen gizliliğin esas alındığı projede sosyal marketten ürün alan öğrenciler, kimseyle karşı karşıya gelmiyor.

    Sosyal Yardımlaşma Kulübü olarak öğretmenlerin katkılarıyla bir sosyal market oluşturduklarını anlatan okul öğretmeni Tuğba Peker yaptığı açıklamada “Amacımız öğrencilerimize paylaşım duygusu kazandırmak hem de ihtiyacı olan öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilmek. Bu amaçla sadece öğretmenlerimizin desteği ile oluşturduğumuz sosyal markette öğrencilerimize şimdiye kadar pek çok hizmet sağladık. Bu anlamda mutluyuz.

    Öğrencilerimizin tamamı burada yiyecek, giyecek gibi her üründen ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Öğrencilerimiz burada kendi ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda da aile üyelerinin de ihtiyaçlarını karşılayabilirler” dedi.
    Okul öğretmenlerinden Nazife Tanrıver ise şunları anlattı: “Projemizi ‘İhtiyacın varsa al ihtiyacın yoksa bırak’ sloganıyla başlattık. Projemizin adı sosyal market. Burada karşılıklı yardımlaşmayı amaçladık. Birçoğumuzun evinde sürekli yeni giysiler alındığı için küçülen veya beğenmediğimizi düşündüğümüz giysileri sosyal marketimize kazandırdık.

    Amacımız bu giysileri ya da çeşitli araç gereçleri öğrencilerimizle paylaşmak. Ailelerimizle yaptığımız bu çalışma onlar da bize destek oluyorlar. Amacımız paylaşmak, ihtiyacı olan öğrencilerle ihtiyacı olan ailelerle paylaşmak. Burada sadece yetişkin değil çocuklar içinde her türlü giysilerimiz mevcut. Bizim amacımız veren elle alan eli görmeden birbiriyle buluşturmak.”

  • Yozgat yöresinin en tecrübeli başkanı

    Yozgat yöresinin en tecrübeli başkanı

    Yozgat’ın gelişmeye ve kalkınmaya en verişli Beldesi olan Doğankent’in Belediye Başkanı Doğan Sungur’u bugünkü sohbetimizde biraz anlatmak istiyorum…

    Siyasette istikrarlı olmak, toplum tarafından kabul gören bir duruşa sahip olmak hiç kolay değildir. Siyaset kimileri için bir amaç olurken, kimileri içinde deyim yerindeyse araç olmaktadır. Siyaseti araç olarak kullananlar her zaman toplum hafızasında kaybolmayan yegâne bir yerde dururlar…

    Vatandaş, yıllar geçse de siyaseti araç olarak kullananları hiçbir zaman unutmazlar… Bu anlamda Doğan Sungur’da toplum hafızasında her zaman hizmetleri ile hatırlanacak isimlerin başında gelecektir.

    Dile kolay bir Belde de 5 dönem ara vermeden üst üste Belediye Başkanlığı yapmak her insana nasip olmayacak bir hizmet aracıdır.

    Doğankent’te bugün doğan insanlar, doğduğu topraklarda huzur ve güven içinde yaşama imkanı buluyorsa, vatandaş, buna vesile olanların elbette hakkı teslim en iyi şekilde teslim edecektir.

    Geçtiğimiz günlerde çıkan bir haberde Doğankent Belediye Başkanlığı görevini 5 dönemdir kesintisiz olarak sürdüren Belediye Başkanı ve AK Parti Doğankent Belediye Başkan Adayı Doğan Sungur, 31 Mart seçimlerinin ardından hizmetlerine devam edeceklerini tekrarladı.
    Yaklaşık 25 yıldır Doğankent Belediye Başkanlığı görevini sürdürdüğünü ve bu zaman kadar önemli projeleri hayata geçirdiklerini vurgulayan Başkan Doğan Sungur, “Hizmet yolunda vatandaşlarımıza yeniden hizmet etme görevini Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın olurlarıyla kutsal göreve layık görülmem beni son derece mutlu etti. Ayrıca bu göreve yeniden layık görülmemde Anayasaya Komisyonu Başkanımız Sayın Bekir Bozdağ, Milletvekilimiz ve Seçim İşleri Başkanı Yardımcısı Sayın Yusuf Başer’e, il ve ilçe başkanlarımıza kıymetli partililerimize kısaca vatandaşlarımıza sonsuz teşekkürler ediyorum.”dedi.

    Belediye hizmetlerinin aksamaması 25 yıldır canla başla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Sungur, “Belediye demek hizmet demektir. Bu hizmetlerin gerçekleşmesi için gece gündüz mesaimizi beldemizin gelişmesi ve kalkınması için harcadık. Halka hizmet hakka hizmet anlayışıyla beldemizde yaşayan bütün insanlarımıza ayırt etmeden ötekileştirmeden yardımcı olmaya çalıştık. Bizi bu göreve layık gören vatandaşlarımızı bu zamana kadar Allah’a şükürler olsun hayal kırıklığına uğramdık, bundan sonra da uğratmayacağız. En son seçimde halkımızın yüzde 75 oranında oy alarak seçildim.

    Vatandaşlarımızdan Allah razı olsun onlara ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Belediye Başkanlığımda 5 dönem oldu. Ne yaptıysa vatandaşlarımızla birlikte yaptık. Demokrasilerde bu böyledir. Halkımız bizi istedi ve bizde yolumuza devam ettik. Belediye hizmetlerinin hepsini yaptık. Bir şeyi yapamadık oda benim elimde olan bir şey değil Doğankent ilçe olması gereken bir belde ilçe görünümlü her şeyi tamamlanmış ve ilçe olmayla birlikte çok büyüyecek bir yer. Aklımda olup ta gerçekleştiremediğim tek konu varsa oda Doğankent’in ilçe olamaması. İnşallah bundan sonraki süreçte 31 Mart seçimlerinde vatandaşlarımızın desteği ve teveccühü ile yeniden başkan seçildiğimiz takdirde bu amacımızı, bu hayalimizi de gerçekleştiririz.”

  • Adayları gördük ama bir de!

    Adayları gördük ama bir de!

    İYİ Parti, Saadet Partisi ve CHP Belediye Başkan adaylarını (Merkez) henüz açıklamamış olsalar da Ak Parti ve MHP; İl, İlçe ve Belde Belediye başkanı adaylarını yapılan açıklamalarla öğrenmiş olduk. Siyasi partiler kaliteli hizmet üretebilmeleri için eğitimli ve gerekli donanıma kavuşturulmuş elemanlara ihtiyaçları vardır.

    Bu ihtiyaç tüm süreçlerde geçerlidir.

    Siyasi partilerde kaliteli hizmet, mutlak anlamda vatandaşın memnuniyetini hedefler. Son karar hizmet sunulan vatandaşındır.

    Politikada en önemli kural ve doğru olan kaliteli hizmet, kaliteli kadrolarla verilebilir…

    Ne kadar kaliteli eleman, o kadar kaliteli hizmet var demektir.

    Ayrıca üst yönetimin de değişimi istemeli ve buna istekli olması gerekir. Başka türlü toplumsal taleplerin karşılanması mümkün olmaz. Çünkü ihtiyaç, değişim demektir.

    Politikada nihai hedef şudur:

    Partideki herkesin aktif katılımı ile vatandaşların memnuniyetini sağlamak ve bunun sonucunda da seçmen pazarındaki payını arttırarak iktidarda kalmak veya iktidara yürümektir.

    Asıl anlatmak istediğimi ne kadar anlatabildiğim mi, bilemiyorum ama daha açık konuşmak gerekirse, siyaset bir ekip işidir. Burada elbette ekibin başındaki isim ne kadar önemli ise, bu isimle çalışacak kişilerde çok önemlidir.

    Demek istediğim şuana kadar partilerden yapılan açıklamalarla Belediye Başkanlarını öğrendik ama Belediye Başkanı ile birlikte çalışacak ekibi henüz öğrenmiş değiliz.

    Vatandaş, Belediye Başkanı adayları ile caddede, sokakta ya da herhangi bir mekanda karşı karşıya geldiğinde adayların seçildiğinde birlikte yanında birlikte çalışacağı ekibi de görmek istiyor…

    Dolayısıyla burada vatandaş, Belediye Başkanı adayı kadar ekibinde ne önemli olduğuna dikkatleri çekmeye çalışıyor.

    Peki, vatandaşın bahsettiği Belediye başkanı ile birlikte çalışacak ekip hangi kriterler doğrultusunda, nasıl ve ne şekilde kurulacak?

    Bu konuda yetkili organlar nasıl bir yol izleyecekler!

    Vatandaş, yetkili organlardan ekip kurulurken, en başta liyakate öncelik verilmesini bekliyor… Benim, senin adamın düşüncesiyle hareket edilmesini istemediğini açıkça ifade etmese de, arzu edilen şehrin gelişmesine projeleriyle katkı sunacak bir ekip kurulmasını istiyor.

  • Millet İttifakında herkes kendi yoluna gidiyor

    Millet İttifakında herkes kendi yoluna gidiyor

    Yerel seçimlerin elin kulağında, seçimin iddialı partileri Ak Parti ve Milliyetçi Hareket partisi seçim çalışmalarını sürdürmekle meşgul olurken, Millet İttifakında yer alan partiler aday arayışlarını sürdürüyor…

    Yozgat’ta siyasi çevrelerin ve seçmenin cevabını merak ettiği soruların başında Belediye Başkanı Kazım Aslan’ın aday olup olmayacağı yer alırken, Arslan bu konuda henüz net bir açıklama yapmış değil.

    Siyasi kulislerde Arslan kararını Bağımsız aday olarak vereceği iddiaları üzerine “B” planı olarak yola koyulan Millet İttifakı içerisindeki partiler, İYİ Parti, CHP ve Saadet Partisi kendi adayını yarışa dahil etmek için çalışmaları hızlandırdı.

    Bu konuda siyasi kulislerden basına yansıyan haberlere baktığımızda dikkat çeken bir haberde şu bilgiler yer alıyor;

    Ak Partide Celal Köse’nin genel merkezce Yozgat Belediyesine aday seçilmesinden sonra Millet ittifakını oluşturan partiler, mevcut başkan Dr.Kazım Arslan’a yaptıkları adaylık önerisinden bugüne kadar olumlu ya da olumsuz bir yanıt alamadılar. Yozgat’ta İYİ Parti, CHP ve SP’nin millet ittifakı Belediye Başkanlığı adaylığı teklifini geri çevirmeyen ve “Düşünüp kararımı en kısa zamanda size bildireceğim” diyen Belediye Başkanı Dr.Kazım Arslan’ın aradan yaklaşık 1,5 ay geçmesine rağmen kararını henüz netleştirmemesi muhalefet partilerini sıkıntıya soktu. Şehrimizde Millet ittifakını oluşturan partilerin sorumluları bugüne değin kamuoyuna “Adayınız kim” sorularını 1,5 aydan beri “Dr.Kazım Arslan’dan cevap bekliyoruz “ demekten ve aday çıkaramamaktan dolayı rahatsızlık duymaya başladılar. Bu arada Dr.Kazım Arslana yakın çevrelerin ise Başkanın seçime muhtemelen bağımsız olarak gireceğini dile getirdikleri öğrenildi.

    Belediye Başkanı Dr.Kazım Arslan’ın Yozgat’ta Millet ittifakından veya Millet İttifakı içerisinde yer alan partilerden herhangi birinden aday olabilme konusundaki kararsızlığı muhalefet partilerini alternatif aday arayışlarına yöneltti. Dr. Arslan’ın millet ittifakının önerisine ‘hayır ‘demesi veya ‘Bağımsız’ aday olması halinde İYİ Partinin il başkanı Metin Özışık’ı, CHP’nin Diş tabibi Dr.Yakup Nurdoğdu’yu ve Saadet Partisinin de Ziya Koçak’ı aday göstereceği bildiriliyor. İYİ Parti Yozgat il başkanı Metin Özışık bu konuda dün akşam sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Genel merkezin resmi bir kararı olmamakla birlikte gerekiyorsa Belediye başkanı da olurum” diyerek merkez Belediye başkanlığı için aday olabileceği sinyalini verdi. Ancak, Özışık, adaylığı konusunda şu ana kadar henüz resmi bir açıklama yapmadı.

  • İstihdama katkı sunacak ve eleman sıkıntısı yaşayan kurumlar

    İstihdama katkı sunacak ve eleman sıkıntısı yaşayan kurumlar

    Gazetemizi hafta sonu ziyaret eden Milletvekilimiz Yusuf Başer ile yaptığımız sohbetten birkaç ayrı vererek, sohbeti sürdüreceğim…

    Gündem siyaset olduğu için girişi buradan yapalım… Gönül belediyeciliğini ve belediyecilik hizmetlerini en iyi AK Parti’nin yaptığını vurgulayan Başer, “Belediyecilik hizmetlerini AK Parti yapar. Gönül belediyeciliğini AK Parti yapar. Şehirleri birlikte yönetmek, birlikte inşa etmek ve birlikte ihya etmek ve gelecek kuşaklara da yaşanabilir bir şehir bırakmak bizim boynumuzun borcudur. AK Partinin siyaset anlayışında aldatmak yoktur, hile yoktur. Siyasetimizin temel felsefesinde ne aldanan nede aldatan olacağız, dolayısıyla belediye başkan adaylarımızın ortaya koyacağı projeler ortak akılla yürütülen ve toplumun tamamının benimsediği projeler olacaktır.”

    Gelelim asıl konumuza yazımın başlığında ifade ettiğim üzere Yozgat’ta istihdam sağlayan ve bu konuda bir takım sorunlar olduğunu gözlemlediğim kurumlarımıza… Milletvekilimiz Yusuf Başer, bu kurumlarımızın farklı yönünü şöyle anlattı…

    “Bugün 20 Bin öğrencimizin eğitim gördüğü Bozok Üniversitemizde bin tane akademik personel, 2 bin personel ve diğer çalışanlarla bu sayı 5 bin civarında olduğu belirtiliyor. Aynı zamanda KYK yurtlarımızla ülkemiz genelindeki iller sırlamasında öğrenci sayımıza göre yatak sayısı en fazla olan şehirlerin başında geliyor. Yine Diyanet Eğitim Merkezimizde yıl içerisinde diyanette görevli personeller burada eğitim görecekler ve ekstradan 300 kişi istihdam edilmiş olacak. Adalet Eğitim Merkezi’nde de en az 300 kişi istihdam edilmiş olacak. POMEM’de Bin öğrencimiz polislik mesleğine buradan mezun olarak başlayacak. Yine 4 Bin kişilik cezaevinde görev yapacak personeller ile şehrimiz ekonomimize büyük katkı sağlayacak. Havaalanı ve hızlı tren projelerimizin tamamlanması ile bunlara paralel olarak yapılacak çalışmalarla ilimizin gelişmesine büyük bir ivme kazandıracaktır.”

    Ben burada farklı bir konuya dikkat çekmek istiyorum… Mesela Bozok Üniversitesi ve Araştırma Hastanesi şu günlerde hem yetişmiş personel hem de vasıfsız eleman sıkıntısı yaşıyor… Şehir hastanesinin kısmen doktor sıkıntısı dışında ciddi bir sıkıntısı yok bulunmamakla birlikte burası da ekonomik yönden ödenek sıkıntısı yaşamaktadır.

    Birkaç hafta önce Sorgun Devlet Hastanesine gittim. Burada dikkatimi çeken en önemli sıkıntı ise doktor açığı ve ara eleman sıkıntısıdır.

    Bu sıkıntıların önemli bir kısmı aslında İŞKUR’un toplum yararına çalışma projesi kapsamında kurumlara verdiği vasıfsız elemanlarla giderilebilir.

    Bir talimatla İŞKUR, kura ile yönlendirdiği bu elemanları birçok kuruma göndermek yerine büyük çoğunluğunu başta Bozok Üniversitesi hastanesi olmak üzere ihtiyaç duyulan kurumlara yönlendirilmesi sağlanmış olsa bahsettiğim sorun kendiliğinden çözülmüş olacak.

  • Ak partinin adayları twitter’e düştü!

    Ak partinin adayları twitter’e düştü!

    AK Parti, Türkiye’de seçime katılacağı birçok ilçede göstereceği Belediye Başkanı adayları isimlerini açıklama sürecini uzatması bir takım kişiler ve sektörlerce fırsata dönüştü…

    Bu arada siyasi ortam bilerek ya da bilmeyerek, çeşitli söylem ve eylemlerle farklı mecralara çekildi, ahbap çavuş ilişkileri ön plana çıktı… Her kafandan seslerin yükselmesiyle teşkilatlar meşgul edildi.

    Çok sayıda dedikodu, aday adayları hakkında çıkan asılsız konuşmalar, toplum tarafından farklı şekilde yorumlandı…

    Yaşanan bütün bu olumsuz gelişmeler diğer partiler için siyasi malzeme olurken, aynı partide mücadele insanların da aralarında soğuk rüzgârların esmesine sebep teşkil etti.

    Şimdiye kadar olup bitenleri Ak partinin yetkili organları ile konuştuğumuzda, söyleyecek fazla sözleri olmadığını bilmekle birlikte, adaylık sürecinin bilinçli şekilde uzatılarak, partinin gündemde kalmasını sağladıkları yönünde beyanları olduğunu duyuyorum.

    31 Martta yapılacak seçimlere 3 aydan az bir zaman kalırken, geçtiğimiz hafta bazı twitter hesaplarından Belediye Başkanı adayları isimleri açıklandı…

    Bu açıklama üzerine Ak parti genel merkez yetkilileri, bazı twitter hesaplarından Belediye Başkanı adayları isimlerinin açıklanmasını asılsız bir açıklama olarak nitelemezken, Yozgat teşkilatı mensupları, bu açıklamalar doğru değil, bize ulaşan bir bilgi yok demekle yetindiler.

    AK Parti genel merkezinin resmi olarak açıkladığı tek isim Yozgat merkez Belediye Başkan adayı Celal Köse olduğunu biliyoruz. Bunun dışında resmi bir açıklama henüz yapılmadı.

    Fakat burada bir hususun altını çizmekte fayda görüyorum… Bilindiği üzere sosyal paylaşım sitelerinde yapılan açıklamalar ilçelerde hem teşkilat mensuplarının hem de seçmenlerin kafasını yeteri kadar karıştırmıştır.

    Gazetede dün sabah yaptığımız sohbette bir arkadaşımız, malum twitter hesabında yayınlanan isimlerle ilgili konuşurken, bu konuda kendisine ulaşan bilgide açıklanan isimlerin doğru olduğunu duyduğunu söyledi.

    Bu bilgiyi veren kişinin Ak partinin kuruluşundan bu yana partide önemli görevlerde bulunduğunu, kendisinin de açıklanan isimler karşısında şaşkınlık yaşadığını anlattı.

    Peki, bu şaşkınlığın sebebi nedir diye sorduğumda, twitterda isimleri yayınlanan birçok kişinin şimdiye kadar ne kamuoyu yoklamasında ne temayülde ne de anketlerde isminin geçmediğini şaşkınlığının sebebinin de bu yüzden olduğunu anlattığını söyledi.

    Hülasa, Yozgat’ta Ak partinin Belediye başkanı adayları 19 Ocak Pazar günü resmen açıklanacak.

  • Çalışan Gazeteciler ve 10 Ocak

    Çalışan Gazeteciler ve 10 Ocak

    Basın mesleğinde çalışanlarla işverenler arasındaki ilişkileri düzenleyen “5953 Sayılı Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesine ve bu kanuna bazı maddelerin eklenmesine dair 212 sayılı kanun” Milli Birlik Komitesince 4 Ocak 1961’de kabul edildi.

    Dolayısıyla Gazetecilerin hakları 10 Ocak 1961 tarihinden itibaren resmen kabul edilmiş oldu. Günümüzde 212 Sayılı yasa olarak bilinen düzenleme, iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması, sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması gibi gazetecilerin sosyal ve yasal haklarını belirleyen hükümleri içermektedir.

    10 Ocak çalışan Gazeteciler günü münasebetiyle dün ve bugün Yozgat’taki bazı kamu kurumları bugünün anısına bir takım etkinlikler yaparak, sahada çalışan biz gazetecileri onure ettiler.

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, ilimizde görev yapan gazetecilerle dün sabah kahvaltısında bir araya gelerek, sohbet etti.

    Aynı gün akşam Yozgat Baro Başkanlığı yemekli toplantı düzenledi. Baro Başkanı Mehmet Şimşek ve yönetim kurulu üyeleri, gazetecilerle hoş sohbetlerde bulundular.

    Eğitim vizyonu çalıştayı yapıldı

    Yozgat’ın eğitim meselesi bir kez daha masaya yatırıldı. Eğitim sorunları, bu konuda yapılan ve yapılacak çalışmalar katılımcılar tarafından gözden geçirildi, raporlar hazırlandı.

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2023 Eğitim Vizyonu Çalıştayı, Bozok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Mustafa Böyükata, İl Milli Eğitim Müdür yardımcıları ve şube müdürleri, okul müdürleri ve farklı branşlardan öğretmenlerin katılımı ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bozok Toplantı Salonunda yapıldı.

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’nın başkanlık ettiği Çalıştay’da 2023 Eğitim Vizyon Belgesinde belirlenen hedefler ile ilgili Yozgat’ta yapılan ve yapılacak çalışmalar, ortak sorunlar ve çözüm önerileri görüşüldü.

    Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda katılımcılar, oluşturulan çalışma grupları ile veriye dayalı yönetim, ölçme ve değerlendirme, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve yönetimi, okulların finansmanı, teftiş ve kurumsal rehberlik hizmetleri, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, özel eğitim, özel yetenekli öğrenciler, yabancı dil eğitimi, öğrenme süreçlerinde dijital içerik ve beceri destekli dönüşüm, erken çocukluk, temel eğitim, orta öğretim ve mesleki ve teknik eğitim liseleri, hayat boyu öğrenme konularında sorun ve çözüm önerileri ele alınarak Yozgat raporu hazırladı.

    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, toplantıda yaptığı konuşmada, “ Bundan sonraki süreçte Merkez ve ilçe teşkilatlarımızda konuyla alakalı çalıştaylarımız başlamış olup, yoğun bir çalışma içerisindeyiz. İl geneli olmak üzere eğitim camiamızla birlikte yapacağımız çalışmalar, sunulacak görüş ve öneriler ve yapılan değerlendirmeler raporlaştırılarak İl raporu olarak Bakanlığımıza ulaştırılacaktır. Eğitim-öğretim faaliyetleri sürekli değişkenlik gösteren bir süreçtir. İnsanın, toplumun ve yaşam algılarının sürekli değiştiği bir dünyada bu süreç de statik olmaktan ziyade dinamik bir şekilde devam etmektedir. Sanayinin ve teknolojinin ilerlemesiyle beraber Dünyadaki değişime dönük çalışmalar yapmak hatta değişimin öncüsü olmak durumundayız. Bizler Eğitim camiası olarak dünyadaki bu hızlı değişimi göz önünde bulundurup ülkemizin eğitim-öğretimini hareketli ve dinamik süreçlerle yönetip geleceğimizin teminatı olan gençlerimize emanet edeceğiz. Aile olarak gördüğümüz eğitim camiamızla birlikte toplam bir algı ve idrakla beraber kolektif bir anlayışla bu işin üstesinden geleceğimizden hiç şüphem yoktur” dedi.

  • Konfederasyon kuruldu, ilk genel kurul yapıldı

    Konfederasyon kuruldu, ilk genel kurul yapıldı

    Dünya Yozgatlılar Konfederasyonu 1. Olağan Genel Kurulu Başkent Ankara’da düzenlenen görkemli bir organizasyonla yapıldı.
    Ankara’da Mamak Necmettin Erbakan Kültür Merkezinde gerçekleştirilen Dünya Yozgatlılar Konfederasyonu 1. Olağan genel Kurulu geniş bir katılımla gerçekleşti.
    Ankara Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Ahmet Koç’un genel başkan seçildiği genel kurulda dünyanın her yerinde yaşayan Yozgatlılara birlik ve beraberlik mesajları verildi.

    Dünya Yozgatlılar Konfederasyonu, 11 Federasyon, 1 Vakıf ve 350 Dernekle yurt içi ve yurt dışı temsilciliklerini bir çatı altında buluşturdu.

    Kongreye Yozgat Valisi Kadir Çakır, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, CHP Milletvekili Ali Keven, Eski bakanlardan Lütfullah Kayalar, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Yozgat dışında yaşayan siyasi, bürokrat ve sivil toplum kuruluş temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.

    Konfederasyon Genel başkanlığına 1 Yıllık dönem için Ankara Dernekler Federasyonu Başkanı Ahmet Koç Genel Başkanlık yapacak. Konfederasyon tüzüğüne göre her federasyon bir yıl dönem başkanlığı yapacak.

    Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim üzere, bu tür birliktelikleri her zaman önemsediğimi belirtmişimdir.

    Sevgili Peygamberimiz, asırlar öncesinden bugüne, bize ışık tutacak ve bize yol gösterecek sözler söylemiştir. Bu sözlere Hadis-i Şerif diyoruz. Bu sözler bizim baş tacımız ve gönül ilacımızdır. Bu sözler, Kur’an-ı Kerim’den sonra ikinci rehberimizdir.

    Bu cümleden hareketle Sevgili Peygamberimiz, “birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” şeklindeki bu Hadis-i Şerif’i ile bize asırlar öncesinden uyarı yapıyor. Ayrılmayın, safları sıkı tutun, el ele, gönül gönüle hedefe doğru ilerleyin.

    Biz Yozgatlılar olarak dünyanın neresinde olursa olsun bireysel olarak yaptığımız her işte başarılı olmuş, önemli noktalarda görev alan hemşerimiz çok sayıda bulunmaktadır.

    Fakat bu kadar başarılı olmanın yanında tek başarısız olduğumuz husus birlik ve beraberlik olgundan uzak kalışımızdır.

    Bu konuda vereceğim birkaç örneğin başında siyaset gelmektedir. Aslında siyasette de çok başarılı olan hemşerilerimiz olmasına karşın, birlikte hareket etme imkânı şimdiye kadar bulunamadığı için Yozgat, daha iyi kazanımlar elde edememiştir.

    Aynı durum Sivil toplum kuruluşlarımız için de geçerlidir. Yurt içinde ve yurt dışında Yozgatlılar olarak kurduğumuz çok sayıda dernek, vakıf ve benzer kuruluşlar olmasına rağmen, bunların Yozgat’a yeteri kadar katkısı olmamıştır.

    Öz cümle olarak bütün bu noksanlarımızı 11 Federasyon, 1 Vakıf ve 350 Dernekle yurt içi ve yurt dışı temsilciliklerini bir çatı altında buluşturan Dünya Yozgatlılar Konfederasyonu aracılığı ile gidermeyi umut edelim.

  • Temiz yaşanabilir bir şehir istiyoruz

    Temiz yaşanabilir bir şehir istiyoruz

    Mahalli İdareler seçimleri yaklaştıkça, aday adayları veya adaylar işbaşına geldiklerinde yapacak oldukları işlerle ilgili bir sürü vaatte bulunuyor…

    Seçim kazanmanın ve seçmenlerden oy almanın en kolay yolu her zaman olduğu gibi vaatte bulunmak olduğunu en iyi adaylar ve aday adayları bildiği için sınır tanınmıyor.

    Fakat adaylar, seçmenin oy verebilmesi için planlarını, projelerini yapmak için düşündüklerini ifade etmesi gerekir. Zira seçmenler de bu projeleri beğenirlerse ona göre hareket eder.

    * * * *

    Yozgat, aslında eskiden bildiğimiz kadarıyla planlı şehirlerden bir tanesi idi. Ne şehir merkezi ne caddeler ne mahalleler de bugünkü gibi çarpık yapılaşma söz konusu değildi… Şehir merkezinde yüksek katkı birkaç kamu binası dışında tarihe meydan okuyan sadece Çapanoğlu Büyük Cami bulunmaktaydı…

    Şehir merkezini ikiye bölen E-88 Devlet karayolu etrafında kümelenen kamu binaları ve mahalleler, bugün beton yığınlarına kurban edilmekle birlikte günümüz koşullarına göre düzenlenemediği için bugün hep birlikte birçok sorunu beraberinde yaşıyoruz.

    Lise caddesi başta olmak üzere Sivas ve Ankara Caddesi eskiden bu kadar sorunlu değildi. Bugün Emniyet caddesinin durumu içler acısı bir halde kaderine terk edilmiştir.

    * * * *

    Şehir merkezine yakın mahallelerde son dönemlerde yapılan konutlar şehrin görselliğini bozmakla kalmayıp, çarpık yapılaşma modelinde ise, yeni bir çığır açarken, ulaşım başta olmak üzere trafik gibi, şehrin belli sorunlarında ilk sıralarda gelmektedir.

    Mesela imara açılan yeni yerleşim bölgelerinden Bilal Şahin Mahallesi hemen yanındaki spor vadisi, Esentepe civarındaki o güzelim Şehir hastanesi binasını gölgeleyen çarpık yapılaşmaları birer kötü örnekler olarak verebilirim…

    Vatandaş, belediye yönetimlerinden her zaman temiz ve yaşanabilir bir şehir istemiştir… Otopark sorunu olmayan, trafik kargaşası bulunmayan, yeşil alanlarla donatılmış, çocukların eğitim almak için okullara giderken, sorun yaşamayacağı, akıllarda çirkin görüntülerin kalmayacağı bir Yozgat…

    * * * *

    Yozgat bu konuda maalesef ki, elindeki bütün değerleri ve güzellikleri bilinçsiz bir şekilde kaybetti… Bundan sonra şehir merkezinde yapılacak fazla bir şey kaldığını sanmıyorum. Çünkü hizmet adına şehir merkezi ile bu kadar oynanmaya karşın halen kanalizasyon, su, elektrik, doğalgaz ve telekominakasyon hizmetlerinde alt yapı noksanlığı bulunmaktadır.

    Bugün birçok mahallede bulunan beş kattan yüksek binaların üst katlarında oturan vatandaşları dinlediğimizde, su seviyesinin akışkanlığından şikâyet ettiklerini duyuyorum.

    Demem o ki; Bir Nisan sabahı Yozgat Belediye Başkanlığı makamına oturacak adayın işi hiç kolay olmayacak.

  • Katılırmısınız bilemiyorum!

    Katılırmısınız bilemiyorum!

    Yüksek Mimar Şeyda Beyaz İnce, “Mimari Olmadan Eğitim Olmaz, Okulları Mimari ve Pedagoji Planlamalı, Okulları Mimarlar ve Eğitimciler Planlamalı” diyor…

    Bu konuda Yozgat’taki Mimarlarımızın fikri nedir bilmemekle birlikte merak da etmiyor değilim… Konu hakkında dilerim fikir beyan eden olur da bizde bilgisinden istifade etmiş oluruz.

    Yozgat’ta eğitimin ne durumda olduğunu bilmeyen yok gibi, ayrıca okullarımızın durumu ve okullaşma oranı da bizlere belli bir veri sunmaktadır.

    Yüksek Mimar Şeyda Beyaz İnce’nin bu konudaki fikirlerini sizlerle paylaşacağım ama önce Yozgat özelinde bir hususun altını tekrar çizmekte fayda görüyorum… İl genelinde ikili eğitim sistemini terk etmedikçe beklediğimiz başarının hiçbir zaman gelmeyeceğini hatırlatmak isterim.

    Paylaşmak istediğim konumuza tekrar dönüyorum…

    Eğitimin kalitesinin artırılması ve çocuklarımıza nasıl bir eğitim verileceği üzerine hep kafa yorulmuş ve yıllarca bunun tartışmasını sürdürmüşüzdür. Ancak eğitim kurumları ile mimari arasındaki ilişkiye nedense pek fazla kafa yoran çıkmaz. İşte bu konuya dikkatleri çeken Yüksek Mimar Şeyda Beyaz İnce, “Baktığımızda mimari ve okul arasındaki ilişki çok az düşünülmüştür. Bu konudaki önerileri ve hislerini, mimarlar, okul yetkilileri, öğretmen ve çocuklar daha verimli bir mimari için ortaya koymalıdırlar. Mimarinin bu dalında uzman önerilerine ihtiyaç vardır” diyor.

    Mimar İnce’nin önerileri özetle şöyle: Mimari ve pedagoji bir okulun binasının planlanmasında birlikte düşünülmesi gereken iki disiplindir. Bir pedagojik konsept oluştururken, çocuklara mümkün olduğunca öğrenim yolunda eşlik edecek olanlar kurgulanmalıdır. Eşlik etmekten kasıt, onlara ilham vermesi ve öğrenimde heyecan yaratmasıdır. Çünkü çocuklar hissiyatın olmadığı alanları kırıp dökerler. Tabi ki öğretmenler de bu ortamlarda ders anlatırken verimli olabilmelidir. Ayrıca öğrenmenin yeri olarak adlandırılan okul, mimari olarak geçerli inşa şartlarını çocuklar ve eğitimciler için sağlamalıdır.

    Tefekkür imkanı vermeli

    Doğuda gelişen, İslam eğitim yapılarında görülen hayatla içiçe geçmiş, çok geçirgenli kapalı ve açık mekanlar, eğitimi, içinde uygulandığı yapının yönlendirmesine, sınırlamasına izin vermemiştir. Tam tersine tefekkür dünyası ile çocuğun fıtratına has yolunu bulmaya teşvik edilerek arayışını kendisinin bulmasına yön verilmiş olur. Mimari-mekânsal kavram öğrencisi tamamlar. Kendi kültürel sistemimizden gelen medrese yapılarında rıza ve ilgi ile başlayan eğitim dünyası, mekanı ile de aynı ilişkidedir.

    Bilgi değil yetenek

    Bugün bilinen hemen hemen herşeye dünyanın herhangi bir yerinden tek bir tıklamayla her an ulaşılabilir. Bu nedenle gelecekteki okulun temel terimi, bilgi değil fakat yetenek olmalıdır. Temel bilgi edinme ile aynı zamanda, bilgi ile ilgilenmek için beceriler kazanmak gerekir. Öğrenmeye farklı aktif yaklaşımlar aracılığıyla çeşitli öğrenme yollarının ve çeşitli öğrenme etkinliklerinin kullanılması önemlidir. Öğrenme, sadece kabaca bilgi tekrarı değil, öğrencinin kendi aklı ve bedeni ile başkalarıyla birlikte aktif olarak inşa edilmesi anlamına gelir.

    (DEVAM EDECEK)

  • Ücretli poşet uygulaması seçim gündeminin önüne geçti

    Ücretli poşet uygulaması seçim gündeminin önüne geçti

    Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesiyle kaynakların verimli yönetimi ve plastik poşetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla plastik poşetler, 1 Ocak 2019’dan itibaren satış noktalarında kullanıcıya veya tüketiciye ücreti karşılığında satılmaya başlandı…

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan bu uygulama, çevre kirliliğinin elbette az da olsa önüne geçecektir ama burada olan vatandaşa yani tüketiciye oldu…

    Vatandaş, zaten son zamlardan sonra zar/zor geçinmeye çalışırken, bir de marketten ya da alışveriş mağazalarından aldığı ürünü evine taşımak için poşete para ödemek durumunda bırakıldı…

    Her şeyden önce bir vatandaş ve tüketici olarak, bilgi edinme hakkımı kullanarak, sormak istiyorum; “Bu poşetlerin parası kime/kimlere, cebine giriyor?”

    Başka bir soru; para karşılığında poşet satışları başladığı günden bugüne, paralı poşet satışlarından elde edilen milyon, değil trilyonlarca para; poşeti para ile satanların kasasında mı kalacak?

    Bugün Türkiye genelinde 7 bin, 8 bin hatta 9 binlere ulaşan mağaza sayısı olan firmaların günde kaç tane poşet sattığını hiç hesap ettiniz mi?

    İnce hesaplara kafamın iyi çalıştığına güvenirim, yaptığım hesaplara göre ise, bir market günlük ortalama 7 ile 8 kilo arasında poşet tüketmektedir. Bir kilo içerisinde ortalama bin poşet olsa; 25 kuruştan, 250 TL yapar.

    Dolayısıyla bu rakamı ortalama 8 bin mağaza üzerinden hesap ettiğimiz de, ortaya ciddi bir rakam çıkmaktadır.

    Biz bu hesabı sadece bir firmanın sahip olduğu mağaza sayısı üzerinden yapıyoruz ve günlük ortalama 2 milyon lira gibi korkunç bir rakam çıkıyor karşımıza.

    Şimdi Türkiye genelinde farklı isimler üzerinde 100’lerce böyle marketlerin olduğunu düşündüğümüzde ise, günlük ortalama 2 milyon lira üzerinden yaptığımız hesaplar o zaman da en az iki ya da üçe katlamaktadır.

    Edindiğim bilgilere göre, paralı poşet satışlarından elde edilen gelirin belli bir kısmı devlete kalacakmış…

    Ben derim ki; poşet işini devlet üstlensin, söz konusu mağazalara kendisi satsın… Şuan para ile satılan poşetlerin üzerinden firma reklamları yer almaktadır. Poşet satış işini devlet üstlendiğinde poşetlerin üzerinde milli hassasiyetlerimizle ilgili reklam metinlerine yer verilsin…

    Ya da öz cümle olarak şunu ifade edeyim; Poşet gelirlerinden elde edilen paraların tamamı Devletimizin bünyesinde Kızılay gibi çok sayıda yardım kurumlarımız bulunmaktadır. Bu paralar, söz konusu kuruluşlara ödenmesinde hiçbir sakınca yoktur.

    Böyle bir düzenleme yapıldığında vatandaş, paralı poşeti hiç kuşku duymadan gönül rahatlığı içinde alacaktır.

    Dikkat ettiniz mi? Konu ne kadar önem arz etmektedir ki, siyaset üzerine tek cümleyi başlıkta kullandım.

  • Kazım başkan daha ne kadar susacak!

    Kazım başkan daha ne kadar susacak!

    AK Partiden 2014 yerel seçimlerde Belediye Başkanı gösterilen, en yakın rakibine (MHP adayı) 9 bin oy fark yapan, 5 yıldır Belediye Başkanı olarak görev  yapan Kazım Aslan’ın sessizliği, suskunluğu Yozgat’ta siyasi gündemin en başında gelen konu haline geldi..

    Kısa bir süre önce gazetemizi ziyaret eden Kazım Aslan ile arkadaşlarımın hazır bulunduğu ortamda soba başında yaptığımız sohbette, “Ben görevimin başındayım, yapmakla mükellef olduğum görevimi son güne kadar yapacağım, kamuoyunda şahsıma karşı ciddi bir teveccüh olduğu aşikar, ben Ak parti mensubuyum” demişti..

    Kazım Bey’in bu cümlelerini daha sonra kendi aramızda mütalaa ederken, Ak partili bir Belediye başkanı olarak yeniden aday gösterilmediğine göre, görev süresini tamamlarken, Ak Partinin yeni Belediye Başkanı adayı Celal Köse ile birlikte; Ak partinin Yozgat’ta 31 Martta yapılacak seçimleri kazanmasına omuz verecektir diye yorumladık…

    31 Mart seçimlerine 3 ay gibi bir zaman kalırken, İYİ partinin, CHP’nin ve Saadet Partisinin Belediye Başkanı aday arayışı devam etmesi, siyasi gündem de farklı algılara sebep olurken, birkaç kulis bilgileri akıllarda soru işareti bırakıyor…

    Kazım Bey ile yaptığımız sohbet sırasında kendisine şöyle bir sorumuz olmuştu; “Siyasi kulislerde dolaşan bazı haberler var, sizinde sessiz kalmanız bu haberlerin doğru olup olmadığı konusunda farklı şekilde yorumlanmaktadır?”

    Bu soruya şöyle cevap vermişti; “Ben halen Ak partinin Belediye başkanıyım, kaldı ki, şuana kadar bana başka bir partiden gelen resmi bir adaylık teklifi olmadı, böyle bir şey olursa, beni tanıyorsunuz, kapalı kapılar arkasında konuşmam, çıkarım düşüncemi açıklarım.”

    Bu sohbetin üzerinden bir süre geçti… Kazım Aslan yakın çevresine dahi bir başka partiden aday olmayacağını söylemesi bizimde kendi aramızda yaptığımız mütalaaları doğruluyordu..

    Fakat evvelsi gün yeni bir gelişme dikkatimi çekti!… İYİ Parti İl Başkanı Metin Özışık, Yozgat Haber gazetesine verdiği röportajda; “İYİ parti olarak Kazım Aslan’a teklif götürdük, henüz bir cevap alamadık ama Kazım Başkanı çalışmalara başladığı daha ilk günden bu yana takip ediyoruz, şeffaf bir Belediyecilik hizmetinde bulundu. Biz de Yozgat’ın kazanmasını istediğimiz için bu teklifi yaptık” demesi, kafaları yeniden karıştırdı.

    İYİ Parti İl Başkanı Metin Özışık’ın bu açıklamasını dikkate aldığımızda Belediye Başkanı Kazım Aslan Bey’in artık sessizliğini, suskunluğunu bir tarafa bırakıp, düşüncesini genel olarak kamuoyuna anlatması şart oldu..

    Zira Yozgat’ta 5 yıldan bu yana Belediye Başkanı olarak görev yapan Kazım Aslan’ın Yozgat halkının akıllarında soru işareti kalmayacak bir şekilde açıklamada bulunarak, üzerindeki algıyı kaldırması gerektiğini düşünüyorum..

    Son cümle olarak 31 Mart seçimleri öncesinde siyasi gündem AK Parti Belediye Başkanı adayı Celal Köse ve MHP Belediye Başkanı adayı Mehmet Erdemir üzerinden yürümektedir. Bu durumda Yozgatlı seçmen üçüncü aday kim olacak? Bu sorunun cevabını beklemektedir.

  • Her mevsim kan bağışı yapılabiliyor

    Her mevsim kan bağışı yapılabiliyor

    Türk Kızılayı Yozgat Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Selçuk Cansız, böyle diyor… Kan bağışının mevsimi olmaz, her mevsim kan bağışı yapılabilir.

    Dr. Selçuk Cansız, Kızılay olarak kış mevsiminde kan stoklarının azaldığını bu sebepten dolayı vatandaşlarımızı kan bağışı yapmaya için başlattığımız kampanyaya davet ediyoruz dedi.

    Türk Kızılayı Yozgat Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Selçuk Cansız, 2018 yılı itibariyle Yozgat genelinde yapılan kan bağış kampanyalarında 14 bin ünite kan hedefine ulaştıklarını söyledi. Yıl sonu itibariyle bu hedefi geçmek için Cumhuriyet Meydanı’nda kan bağış tırı kurduklarını hatırlatan Cansız, vatandaşları kan bağışına davet etti.

    Kış mevsimi itibariyle vatandaşların kan bağışına olan ilgilerinin bir nebze olsa da azaldığını hatırlatan Cansız, “Kış aylarında gönüllü kan bağışçılarımızın sayısında ciddi düşüş oluyor. Kış aylarında kan stoklarımızda azalmalar oluyor. Vatandaşlarımızın bu konu da daha duyarlı olmalarını istiyoruz. Hayat kurtaran kana yılın her ayında ihtiyacımız oluyor.” dedi. Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan kan bağış tırının 10 Ocak 2019 tarihine kadar kan alımına devam edeceğini de söyleyen Cansız, 2019 yılı itibariyle yılsonu hedeflerini de 16 bin ünite kan olarak açıkladı.

    Her yıl yüzlerce insan hastalık ya da kaza sonrası kan bulunamadığı için hayatını kaybediyor. Buna karşılık, son yıllarda yapılan araştırmalar ülkemizdeki yıllık kan bağışı oranının nüfusun yüzde 1’i kadar olduğunu gösteriyor.

    Kan bağışı, kan bekleyen kişilerin hayatlarını kurtarmasının yanısıra kişinin kendi sağlığı açısından da yaşamsal önem taşıyor.

    Kan bağışında kan hücreleri yenileniyor, bu da daha sağlıklı ve daha güçlü bir vücuda sahip olunmasını sağlıyor.

    Uzmanlar, yılda en az iki defa kan vermenin vücut için saymakla tükenmeyen faydalarının olduğunu ifade ediyor.

    Uzman görüşlerinden derlediğim bilgilere göre, Kan, tek kaynağı insan olan çok değerli bir ilaçtır. Yaklaşık kırk yıldan beri kan yerine kullanılabilecek ve bu değerli yaşam iksirinin yerini alabilecek, yapay bir madde elde etmeye yönelik çalışmalar olmakla birlikte, bu konuda tatmin edici sonuçlar alınamamıştır. Elde edilen, sınırlı kullanım alanı olan bazı yedekler de kullanımlarının pratik olmaması ve çeşitli yan etkileri nedeniyle yaygın olarak kullanılamamıştır. Tek kaynağının insan olması ve ihtiyaç duyulduğunda yerine kullanılabilecek bir yedeğinin olmaması kanın ve kan bağışlamanın önemini son derecede arttırmaktadır.

    Dolayısıyla Yozgat’ta Kan Bağışı Merkezi tarafından 10 Ocak itibariyle başlatılacak kan bağışı kampanyasından vücudumuzun daha da sağlıklı kalması için vatandaş olarak hem kendimiz faydalanalım hem de vereceğimiz kanlarla ihtiyaç sahibi insanlara yardımcı olalım.

  • Su ürünleri ihraç ediyoruz

    Su ürünleri ihraç ediyoruz

    Bir zamanlar Esenli barajında yapılan su ürünleri üretimi şimdide Çekerek barajında devam ediyor…

    Belli ki, Esenli barajında üretim taban yapmış, bunun nedenleri ve sebepleri hiç ama hiç araştırılmadı…

    Esenli barajında su ürünleri üretimi durdu mu?

    Hâlbuki bir zamanlar Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkelerine bol miktarda su ürünleri üretimi yapıldığını bildiren hemen her gün haberler kamuoyuna servis edilirdi.

    Şimdi ise, revaçta Çekerek barajı var… Dün gazeteler de bu konuda haberler çıktı…

    Çekerek Barajı’nda üretilen alabalıklar, Avrupa’dan sonra Uzakdoğu’ya ihraç edilmeye başlandı. Çekerek Barajı’nda üretilen balıklar kamyonların arkasına yerleştirilen özel tanklarla Karadeniz’de bulunan Somon Üretim Tesisleri’ne götürülüyor. Buruda yaklaşık 5-6 kiloya ulaşarak somon halini alan balıklar, Japonya’ya ihraç ediliyor. Belçika, Hollanda, Almanya ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinin sofralarını süsleyen alabalıklar şimdi de Japonya mutfağındaki yerini alıyor. Bölge halkı da geçimini balıkçılıkla sağlıyor.

    2018 yılında toplam 2 bin 160 ton alabalık, gümüş, sazan balığı üretildiğini ve avlandığını söyleyen Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürü Ziyaattin Özdemir, bu balıkların tamamına yakınının Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerine ihraç edildiğini söyledi.

    Yozgat’ta denizin olmadığını ama balığın çok olduğunu ifade eden Özdemir, “Özellikle ihraç ettiğimiz balığımız var. 906 ton avcılıkla avlanan sazan, gümüş balığımız var. Gümüş balığını daha çok Fransa, Belçika, Almanya, Hollanda ve İtalya gibi Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Sazan balığını da Lübnan, Ürdün, Suriye gibi Arap ülkelerine gönderiyoruz. Bir de bunun yanı sıra burada bin 100 ton kadar alabalık üretimimiz var. Şu anda alabalıklarımızı canlı olarak Karadeniz’de Somon Üretim Tesislerine götürülüyor. Orada büyüyor ve somon oluyor. Kalitesi iyi olduğu için onlara da Japonlar talip. Bizim buradaki alabalıklar, Somon Üretim Tesisleri’nde daha iyi geliştiği için Japonlar tarafından bizim buradaki alabalıklar tutuluyor. Şu anda üretimimiz gayet iyi, yeni tesislerimiz de kurulacak. Yozgat özellikle sazan ve gümüş balığında merkez haline geldi. Arap ülkelerine gönderilen balıklar Yozgat’ta toplanıyor ve ihraç ediliyor” dedi.

    Yozgat aslında tarım ve hayvancılık alanında önemli bir potansiyele sahip, nüfusun önemli bir kısmı geçimini tarım ürünlerinden elde edilen gelirden sağlamaktadır. Tarımın yanı sıra su ürünleri üretiminin de yaygınlaşmaya başlamış olması il ekonomisine ciddi katkı sunacaktır.

  • Kültür ve Turizm alanlarının desteklenmesi için teklif

    Kültür ve Turizm alanlarının desteklenmesi için teklif

    Meclis’te grubu bulunan muhalefet partilerinde görev yapan Yozgat Milletvekilleri bütçe görüşmelerinde söz alarak, hem genel konularda hem de Yozgat ile ilgili konularda gündeme dair yaptıkları açıklamalarla dikkatleri çekiyor…

    Geçtiğimiz günlerde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Mecliste; 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bütçe üzerine yaptığı konuşmada; Yozgat’ın kültür ve turizm alanında desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    Milletvekili Sedef, yaptığı konuşmada, Yozgat’ın jeotermal kaynakları bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
    Sedef, “Tarihi ve doğal güzellikleri ile dünyada turizm alanında önemli bir yere sahip ülkemizde son yıllarda yaşanan bazı olumsuzluklar Turizm sektörünü de etkilemiştir. Turizm gelirlerimizde düşüşler gerçekleşmiştir. 2016 yılında yaşanan olumsuzluklardan kaynaklı sektör sorunları kısmen atlatılmış gözükmektedir. Fakat ziyaretçi başına harcama tutarı her yıl giderek azalmaktadır. 2014 yılında 828 dolar olarak gerçekleşen ziyaretçi başına harcama her geçen yıl azalmıştır. Ve geçtiğimiz yıl 681 dolara kadar gerilemiştir. Elbette bu duruma neden olan bölgesel ve küresel durumlar söz konusudur.

    Turizm denildiğinde akıllara sadece deniz kum, güneş gelmemesi gerektiğini vurgulayan Sedef, “Yozgat sağlık kültür turizm alanlarında yaralanabilecek yer altı mineralli sular gazlar iklimsel unsurlar açısından ciddi kaynaklara sahiptir.” diyen Milletvekili Sedef, “Bu kaynaklar; tıp turizmi, kaplıca ve yaşlı bakımı turizmi şeklinde değerlendirilebilir.

    Yozgat’ımızda bulunan termal kaynaklar, Sarıkaya, Sorgun, Yerköy, Saraykent ve Boğazlıyan ilçelerimizde maalesef boşa akmaktadır. Sürekli göç veren ilimizin ayakta durabilmesi ve göçün engellenebilmesi için kültür bakanlığımızca kamu yatırımları ve özel sektör desteklenerek şehrimize bir katma değer sağlanabilir.

    Yine Aydıncık ilçemizde muhteşem doğal güzelliklere sahip bir kanyonumuz mevcuttur. Yine Sorgun ilçemizde Kerkenes Harabeleri gibi değerlerimizin turizme kazandırılması için adımlar atılmalıdır. Daha öncede ifade ettiğim gibi Yozgat göç vererek küçülüyor. İlimizdeki bu ekonomik daralmanın önüne kültür ve turizm alanında yapılacak yatırımlar ve özel sektöre verilecek destekle bir nebze önüne geçileceğini düşünüyorum.

    Yozgat’ta ne bir fabrikamız var ne de gençlerimize iş vereceğimiz aş vereceğimiz bir alan var. Ama spora yönlendirebilirsek, sporcu yetiştirmek için çaba sarf edersek eminim Yozgat’tan milli gururumuz olan güreşçimiz Rıza Kayaalp gibi birçok güreşçimizin çıkacağına eminim “dedi.

  • Eğitimde olması ya da olmaması gerekenler

    Eğitimde olması ya da olmaması gerekenler

    Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütçe görüşmeleri devam ediyor… Partilerin sözcü Milletvekilleri, gruplar adına söz alarak, düşüncelerini paylaşırken, yapılan konuşmalara baktığımızda ülkenin gerçeklerini vatandaş olarak görme fırsatımız oluyor.

    Mesela MHP adına söz alan Milletvekili Ethem Sadef, Türkiye’nin ve Yozgat’ın kültür varlıkları üzerine yaptığı konuşmada, İlimizdeki yer altı ve yer üstü değerleri gündeme getirdi. Kültür Bakanlığına teklifte bulunarak, Yozgat’ta Jeotermal kaynakların bol miktarda olduğunu söyledi. Çamlık Milli Parkında ve Kazankaya kanyonundan bahsetti.

    Geçtiğimiz günlerde ise Milli Eğitim bütçesi görüşmelerinde söz alan Ali Keven, eğitim sorunlarını gündeme taşıdı.

    Milletvekili Keven şunları anlattı; Bir ülkenin en büyük temel hedefinin çocuklarını eğitmek, korumak ve yaşatmak olduğunu belirten Keven, zorunlu eğitim çağı için okullaşma oranının yüzde yüz olması gerektiğini vurguladı.
    “İlkokulda 91 olan okullaşma oranı ortaokul için 94 liseler için de maalesef 83 olmuştur. Bu rakamlar çağdaş gelişmiş bir ülke verileriyle örtüşmemektedir.

    Eğitimin akademik ve mesleki tercihler ile şekillendiği, bilgi çağı ile uyumlu bir programı acilen oluşturmalıyız.”
    Sorunları çözmeye yardımcı olacak bir bütçenin bulunmadığını ifade eden Keven, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin faize yenik düştüğünü söyledi.
    “2019 bütçesi 961 milyar lira, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi 113.8 milyar lira. Oysa bu yıl faize ayrılan bütçe tam 117 milyar lira. Bu bütçe aşırı borçlanmanın, faizin ve rantın bütçesidir. Bakanlığı bütçesinin zaten yüzde 83’ü personel gideridir. Yani geriye eğitimin niteliğini, teknolojisini, donanımını artırmak için 20 milyar lira bile kalmıyor. MEB bütçesinin acilen milli gelire oranı en az yüzde 6’ya yani OECD ortalamasına çıkartılması gerekiyor.”

    Çocuklarımızın hızla suça sürüklendiğini belirten Keven, uyuşturucu kullanma yaşının 9-10 yaşlarına kadar düştüğünü Milli Eğitim Bakanlığı olarak mutlaka bu durumun geniş kapsamlı sorgulanması gerektiğini ve bu sorunun yalnızca polisiye önlemlerle çözülemeyeceğinin biliniyor olmasına dikkat çekti.

    Üniversite yurtları hariç tarikat yurtlarında kalan öğrenci sayısının 300 bin civarında olduğuna dikkat çeken Keven, nitelikli devlet yurtları açılmasını ve taşımalı eğitime son verilmesini istedi.
    “Çocuklarımız tarikat yurtlarına mahkûm hâle getiriliyor. Özellikle ilkokul çağında ki her çocuğun anne babasının yanında eğitimine devam etmesi gerekmektedir. Taşımalı değil yerinde eğitim alması gerekmektedir. Ayrıca Adana Aladağ’da yaşanan üzücü yangın faciasının, Konya Taşkent’te yaşanan doğalgaz patlamasının benzer örnekleri yaşanmaması için nitelikli devlet yurtları açılmalıdır. Umarım bu yaşananlardan ders çıkarılmıştır. Kimlere ait olduğu belirsiz merdiven altı yurtlar yeni facialar yaşanmadan acilen kapatılmalıdır.”

  • Eğitimde rehberlik hizmeti önemlidir

    Eğitimde rehberlik hizmeti önemlidir

    Eğitimde başarıyı yükseltmenin kuralları vardır… Ve olmazsa olmaz dediğim kurallar arasındaki önceliklerden birisi de rehberlik sisteminin en iyi şekilde işletilmesidir.

    Yozgat’ta eğitim camiası bu konuda üzülerek ifade etmeliyim ki, ihmal davrandı… Elbette bir takım çalışmalar yapıldı… Fakat bu çalışmalar beklentilerin bir hayli gerisinde kalmasından dolayı eğitimde istenilen başarı elde edilemedi.

    Hâlbuki Yozgat’ta bundan 5 ya da 6 yıl önce bütün öğretmenler bir salona toplanarak, eğitimde başarıyı yükseltmek için çalışılacaklarını ant içerek ilan ettiler.

    Fakat her şey öyle sıradan ve yüzeysel oldu ki, başta ant içenler dahil bir kimse alt yapısı olmayan çalışmanın başarıya da ulaşacağına inanmadı.

    * * * *

    Şimdi ise, sene başından bu yana Yozgat’ta eğitim camiasının bir çaba ve gayret içinde olduğunu görüyorum… Bütün dert eğitim kalitesinin yükseltilmesi için çalışılmaktadır.

    Geçen hafta İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Yozgat il genelinde rehberlik hizmetlerinin devam ettiğini söyledi.

    İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, yaptığı açıklamada, kendisine sunulan eğitsel ve mesleki fırsatları değerlendirebilen, sorumluluk alabilen bireylerin yetiştirilmesini ve bireylerin toplum içinde sağlıklı bir birey olarak yaşamlarını sürdürerek kendini geliştirmeleri açısından rehberlik hizmetlerinin son derece önemli olduğunu ifade etti.

    Yazıcı açıklamanın devamında şu bilgileri verdi; “İlimizde Yozgat merkez, Sarıkaya, Sorgun ve Yerköy ilçelerimizde bulunan rehberlik ve araştırma merkezleri, çalışma bölgelerine bağlı ilçelere, rehberlik öğretmenleri ve özel eğitim öğretmenleriyle öğrencilerimize, öğretmenlere, velilere ve başvuran her bireye yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda; davranış bozukluğu, fobiler (Korkular), uyum problemleri, kardeş kıskançlığı, öfke kontrolü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bireysel, eğitsel ve mesleki rehberlik, ergenlik dönemi özellikleri, aile içi iletişim, ergenle iletişim, mahremiyet eğitimi, özel eğitim hizmetleri, üniversite ile işbirliği kapsamında yükseköğrenim öğrencilerimize yönelikte seminerler gibi hizmetler vermektedir.”

    2 Bin 957 öğrenciye rehberlik hizmeti verildiğini vurgulayan Yazıcı, yıl içinde yapılan çalışmaları da şöyle anlattı; “İlimiz genelinde hizmet veren rehberlik ve araştırma merkezleri 2018-2019 Eğitim-öğretim yılında Eylül-Aralık 2018 aylarında çalışma bölgelerine bağlı ilçe ve köylerde her eğitim kademesinde olmak üzere, verimli ders çalışma yöntemleri, etkili iletişim, motivasyon, ihmal ve istismardan korunma, bağımlılıkla mücadele, akran zorbalığı, hedef belirleme, sınav kaygısı ve stres, yükseköğretim kurumları sınavı (YKS), liselere geçiş ve lise sonrası üst öğretim kurumlarının tanıtımı konularında 2 Bin 957 öğrenciye seminer verildi. Etkili iletişim, sınıf yönetimi, özel eğitim uygulamaları, madde bağımlılığı, ihmal ve istismar ve özel eğitim bilgilendirmeleri kapsamında 610 öğretmene seminer ve farkındalık eğitimleri verildi. Aile içi etkili iletişim ve erken yaşta evlilik, ihmal istismardan korunma, madde bağımlılığı ve özel eğitim gibi konularda 647 veliye eğitimler düzenlendi. Ayrıca, Rehberlik ve Araştırma merkezlerimiz tarafından belirlenen konularda broşürler hazırlanarak okullarımıza ve velilerimize ulaştırıldı.”

  • Mera Islah çalışması önemseniyor

    Mera Islah çalışması önemseniyor

    Yozgat’ın tarım ve hayvancılık kenti olduğu artık kabul görmektedir. Bu konuda kamu kurumlarının bir takım çalışmaları öteden beri devam ediyor…

    Bu çalışmalar kurumsal olarak sürdürülürken, keşke çiftçi temsilcilerinin de bu konuda bilgisi alınsa, fikir alışverişinde bulunulsa daha faydalı olmaz mı?

    Elbette kurumlar, belli bir plan ve program üzerinde resmi olarak çalışmalarını sürdürmesine itirazımız olmaz ama dayanışma halinde malum çalışmaların yapılması sektörün daha da verimli olarak gelişmesine vesile olacaktır.

    Bunları ben söylemiyorum… Elçiye zeval olmaz Çiftçi temsilcileri ile zaman zaman yaptığımız sohbetlerden aktarıyorum.

    Ayrıca Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Merkez ve ilçelere bağlı 4 köyde 16 Bin 158 dekar alanda Mera Islahı ve Amenajmanı Projesi uygulama çalışmalarının devam ettiğini çıkan haberlerden öğreniyorum.

    Bu çalışmaların Yozgat için son derece önemli olduğunu da belirtmek isterim. Bu konuda İl Tarım ve Orman Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı açıklamada, Yozgat il genelinde mera ıslah çalışmalarına büyük önem verdiklerini söyledi.
    Özdemir, “Müdürlüğümüzce, bugüne kadar 11 köyde 66 Bin 152 dekar mera alanında ıslah çalışmalarımız tamamlanmış olup halen; İlimiz Merkez İlçesi Başıbüyüklü Köyü, Boğazlıyan İlçesi Ömerli Köyü, Kadışehri İlçesi Yangı Köyü ve Yerköy İlçesi Köycü köyleri olmak üzere 4 köyde toplam 16 Bin 158 dekar mera alanında ıslah çalışmalarımız devam etmektedir. Mera ıslah çalışmalarının amacı; Köyde bulunan düşük verimli meraların durumunun düzeltilmesi için gübreleme, üstten tohumlama veya suni mera tesisi yapmak; düzensiz yapılan otlatmanın sisteme kavuşturulması için otlatmaya başlama ve bitirme tarihlerine riayeti sağlamak, otlatmayı otlatma kapasitesine uygun olarak yapmak; otlatmayı kolaylaştırıcı tesisler kurmak, meraya olan aşırı baskının kaldırılması için, kaba yem üretimini artırmak üzere tarla tarımı içerisinde yem bitkileri ekim alanını ve birim alana olan verimi yükselterek hayvanların kaba yem açığını gidermek suretiyle hayvan başına olan verim düşüklüğünü gidermek ve bu işlerin nasıl yapılacağı konusunda eğitim yapmak üzere bu çalışmaları planlamaktır. Ayrıca ıslah çalışması devam eden bu 4 köyümüzde otlatma planlaması yapılarak meralar dinlendirilmiş ve yem bitkileri üretiminin geliştirilmesi amacıyla kaliteli kaba yem ihtiyacının kapatmak için Macar Fiğ tohumu ve Yonca tohumu dağıtımı gerçekleştirilmiştir.”dedi.

  • Belediye Başkanı adayı bulamıyorlar

    Belediye Başkanı adayı bulamıyorlar

    CHP’den, İYİ Parti’den ve Saadet Partisinden bahsediyorum… Deyim yerindeyse laf çok, icraat sıfır. 31 Mart 2019 yılında yapılacak Mahalli İdareler seçimlerinde sayılı günler kaldı.

    Hem AK Parti hem MHP Belediye Başkanı adayı açıkladı… Bu da yetmezmiş gibi, Belediye Meclis üyesi ve İl Genel Meclis üyesi adayları her gün sosyal medyadan boy gösteriyor…

    Bazen aklıma gelmiyor değil… Acaba diyorum İYİ Parti, CHP ve Saadet partisi Belediye Başkanı adayı ve diğer kurullar için aday göstermeyecek mi?

    Ya da adet yerini bulsun hesabından bir tavşan aday gösterip, bir formaliteyi yerine mi getirmiş olacaklar.

    Ben yine de günahlarını almayayım. Çünkü bu konuda bir takım çalışmalar yapıldığı kulağımıza kadar geliyor ama ortada bir netice olmayınca yapılan çalışmalarında bir formaliteyi tamamlamaktan öteye gitmediği ortaya çıkıyor.

    Kim bilir, biz böyle düşünüyoruz, belki bu yazı yayına girdiğinde ansızın yapılan açıklama ile CHP, benim adayım “şu” diyebilir. Ya da İYİ Parti ve Saadet Partisi böyle bir açıklama yapabilir.

    Fakat gerek İYİ Parti gerek CHP gerekse Saadet partisi ile ilgili vatandaşın da aynı şekilde düşündüğünü ifade etmek isterim. Her ne kadar “Millet İttifakı” çalışmaları parti genel merkezlerinde genel başkanlarca yürütülse de, teşkilatlar da adeta yaprak kanadını oynatmayışı vatandaşın alternatifsiz kalmasına neden olmaktadır.

    Vatandaş, bir tarafta “Cumhur İttifakı” partileri birbirlerine daha yakın görürken, karşı tarafta “Millet İttifakı” kanadını oluşturan partilerin de Belediye Başkanı adayını, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyesi adaylarını görmeyi bekliyor.

    Lakin Aralık ayını saymazsak, seçimlere 3 ay kaldı. Bu zaman içinde parti ya da partiler adına meydana çıkacak olan Belediye Başkanı için çalışma takvimi oldukça kısıtlıdır.

    Bir Belediye Başkanı adayı ne kadar yetenekli olursa olsun… Vatandaş tarafından ne kadar çok bilinirse bilinsin, 3 ay içinde vatandaşa hem kendini hem yapacaklarını anlatacak kadar zaman bulamayacaktır.

    Demem o ki, CHP’nin, İYİ Parti’nin ve Saadet Partisinin artık laf yerine vatandaşın dikkatini cezp edecek icraat yapması gerekiyor.

    Çünkü CHP, İYİ Parti ve Saadet partisi genel merkezler bazında birçok ilde vatandaş bakımından önemli alternatif olarak görülmektedir.

  • Sosyal paylaşım ve yardımlaşma

    Sosyal paylaşım ve yardımlaşma

    Kış geldi, havalar soğudu, soğuk yüzünü yeteri kadar hissettirmeye başladı… Millet olarak özellikle bu aylarda yardımlaşmaya ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu fark edenler imkanlar ölçüsünde seferber olmuş durumdadır…

    Sosyal paylaşım organlarını takip edenler ne demek istediğimi daha iyi anladıklarını düşünüyorum… Birkaç gün evvel sosyal medyada gezinirken, öğrenci grupları tarafından yapılan paylaşımlara dikkat kesildim…

    Mesela bir taraf, bir şeylere ihtiyacı olduğunu anlatmaya çalışırken, karşıdan yükselen yardımsever gruplar, çağrıda bulunuyor;  sarı zemin üzerine bir yazı: “Arkadaşlar ben burada öğrenciyim. Kendi memleketimde yardım kampanyasını burada da devam ettirmek istiyorum. Malum Yozgat çok soğuk ve dışarıda kıyafeti olmayan çocuklar var. Biz üstümüzdeki montlarla bile üşüyoruz. Kendi imkanlarımla birkaç çocuğa yardım eli uzattım ama öğrenci olmamadan kaynaklı hepsine yetişemiyorum. Bu çocuklara yardım eli uzatacak hayırsever kişiler vardır diye umuyorum. Şimdiden hepinize teşekkür ederim.

    Sosyal medyada biraz dolaştığınızda bunun gibi daha çok yorumlar göreceksinizdir. Bu tür mesajları gördüğümde hep düşünmüşümdür (!) Yardımlaşma ve dayanışma seferberliğinin amacına ulaşması için güçlü ekipler kurmak ve birkaç noktadan çalışmanın daha iyi olacağını…

    Elbette Devletimiz ve kamu kurumları bu konuda yeteri kadar duyarlılar… Fakat halen bir yerlerde, bir şeylere ihtiyacı olan insanların var olduğunu unutmamak gerekiyor.

    Evvelsi gün Cumhuriyet meydanında Yozgat Belediyesinin bir çalışması vardı… Ne yapmaya çalıştıklarını daha sonra öğrendim… Yozgat’ta 26 noktaya giysi kumbarası yerleştirilecek. Okul, Üniversite, Yurt, cami ve vatandaşların yoğun olarak kullandığı noktalara yerleştirilen kumbaralar aracılığı ile toplanan kıyafetler, ayakkabı ve giyecek eşyalar daha sonra geri dönüşüm yolu ile tekrar ekonomiye kazandırılacaktır. Kıyafetler temizlenip, tamir ve bakımı yapıldıktan sonra ambalajlanarak, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Bu proje bir taraftan doğayı koruyacak, bir taraftan da söze başlarken ifade ettiğim üzere vatandaşlar arasında yardımlaşma ve dayanışma duygusunu artıracaktır.

    Yozgat Belediyesinin bunun dışında da benzer amaçları olan çalışmalarının olduğunu biliyorum… Mesela Sosyal Market projesi ile uzun yıllardan beri yardıma muhtaç insanlarımızı rencide etmeden, insan onurunu zedeleyecek durumlardan uzak çalışmalar yürütmektedir.

    Öte yandan Yozgat’ta Yardım Severler Dernekleri benzer şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kuruluşlar vatandaşlara ve ihtiyaç sahibi öğrencilere maddi ve manevi yönden sahip çıkmaya devam ediyor.

  • Hizmetler bir taraftan  devam ediyor

    Hizmetler bir taraftan devam ediyor

    Türkiye’de ve Yozgat’ta gündem öncelikli olarak siyaset gibi görünse de; vatandaş, oturup kalktıkça siyaset konuşmaya devam etse de, insanların günlük hayatlarını kolaylaştırmak bakımından kamu kurumlarınca devam eden bir takım hizmetler de durmadan devam ediyor…
    Yaklaşan seçimler öncesinde Yozgat İl Özel İdaresine bağlı çalışmaları planlı bir şekilde sürdürülmesini, program dâhilindeki yıllık çalışmaları tamamlamakta kararlı olan İl Genel Meclisi, köylerin alt yapısını tamamlamakta oldukça kararlı…
    Dolayısıyla Yozgat’ta kırsal alanlara yönelik yarımlar hızlandırıldı. Geçen yıl başlatılan grup yol çalışmaları bu yılda devam edecek. Köy içi yollarında ise kilit parke taş çalışması devam edecek.
    Yozgat İl Genel Meclisi Başkanı Halil Şahbaz, köyden şehre göçün önüne geçmek için yatırımların kaçınılmaz olduğunu belirterek, bu yönde çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
    Meclis Başkanı Şahbaz, sıcak asfalt, şerit ve levhaların tamamlandığını hatırlatarak, karayolları standardında bir yolun hizmete açıldığını aktardı.
    Bu konuda yapılan değerlendirmede Yozgat’ın temel sorunlarını başında köyden şehre göçün geldiğini kaydeden Şahbaz, köylerin yol, içme suyu, kanalizasyon başta olmak üzere acil ihtiyaçların karşılandığını dile getirdi. Kırsal alanlarda grup yollara ağırlık verildiğini ifade eden Şahbaz, “Köyleri daha çağdaş ve yaşanılır hale getirmek amacıyla her köye özel hazırlanan projeler ile örnek köyler oluşturuyoruz. Belirlediğimiz köylerin ortak yaşam alanlarını baştan sona yeniliyoruz. Tüm yolları kilitli parke taşları ile kaplıyor, modern çöp tenekeleri yerleştiriyor, parklarını yeniliyor, çocuklar için oyun alanları oluşturuyoruz. Su, elektrik, yol isteyen köylümüz artık park, çevre düzenlemesi istiyor. Düzenleme yaptığımız köylerin yakınındaki çevre köylere örnek olmasını istiyor ve dönüşüm kendiliğinden sürmesini amaçladıklarını” söyledi.
    İl Genel Meclisi Başkanı Şahbaz, şimdiye kadar yaptığımız bütün çalışmaların ortak göçü tersine çevirmenin asıl hedefleri olduğunu belirtti.
    Halkın köylerde üretime yeniden başlaması ve tarımsal üretimin yeniden büyümesinin sağlanacağını ifade eden Şahbaz, “Bizim insanımız köyde de yaşasa kentte de yaşasa aynı önem ve değerdedir.
    Bu çerçevede ihtiyacı belirlenen tüm köylerimizin beklentilerini karşılayacak çalışmalar yürütülecektir. Köylerimizin ve köylülerimiz devletimizin sunduğu hizmetlerden eşit ve en iyi şekilde faydalanmaya hakkı vardır.
    Artık köylerimizde daha önce akla hayale gelmeyecek hizmetler gerçeğe dönüşmüş, bugün altyapı sorunları bir bir tamamlanmış, yol, su, kanalizasyon, arıtma tesisleri, çocuk oyun alanları vb. hizmetler neredeyse standart hale gelmiştir” dedi.

  • Dünya düzeni ve İnsan hakları

    Dünya düzeni ve İnsan hakları

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 10 Aralık 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirisini kabul etmiştir. 10 Aralık ile başlayan hafta Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde İnsan Hakları Haftası olarak kutlanır.

    Fakat dünya üzerinde bugün var olan ülkelere ve İnsanların yaşantılarına baktığımızda huzurdan, güvenden, mutluluktan ve İnsan Haklarından nasibini almamış ülkeler olduğunu görüyoruz…

    Huzur, Barış ve İnsan güvenliğinin nerdeyse yok olduğu bir dönem yaşanmaktadır. Bugün Yemen’de, Filistin’de ve daha birçok ülkede huzur ve barış yok olduğu gibi İnsan hakları da yerle bir edilmiş durumdadır.

    * * * *

    Teknolojinin en son sistemine sahip olan birçok Ülke bir karış fazla toprağa sahip olmak için gözünü bütün insanlığı yok etmeye adamıştır.

    Bugün Huzur ve Barışın yok olmakla karşı karşıya kaldığı bir dönemde kutlanmaya çalışılan 10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününde yapılan açıklamalar, yayınlanan bildirilerin ne kadar hükmü olacak doğru merak ediyorum.

    Türkiye’de bugün yurdundan yuvasından kopmuş gelmiş 10 milyon civarında İnsan yaşamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, bu insanlara sahip çıkarken, bütün imkanlar adeta seferber edilmiştir.

    * * * *

    Türkiye’de ve Yozgat’ta 10 Aralık Dünya İnsan Hakları haftası dün çeşitli etkinliklerle icra edildi… Bu konuda bir açıklama yapan Yozgat Baro Başkanı Av. Mehmet Şimşek, şunları kaydetti: “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi tüm dünya halkları arasında salt insan olmakla kazanılan ve değişmez devredilmez hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak ideal ölçüleri belirler. 10 Aralık İnsan Hakları Günü münasebetiyle beyannamede yer alan ve tüm dünya halklarını ilgilendiren, insanın var olması ile kazandığı hakları hatırlamak ve bu haklara dikkat çekmek ve gerek siyasi gerek sosyal bağlamda bu hakların öneminin altını çizmek gerekmektedir.
    Özellikle dünyada devam eden savaş, soykırım, etnik ayrımcılık gibi terörün beslendiği bu hususlarda ise ikinci maddesi ile Herkesin, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya her hangi başka bir ayrım gözetmeksizin bildirgede ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabileceğini belirtmektedir. Evrensel olduğu unutulmaması gereken beyanname yaşamın kutsallığını ve yaşam hakkının değerine “Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.
    Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır. Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez” diyerek dikkat çekmiştir. Temel hak ve hürriyetlerin madde madde sıralandığı bildirge dünya devletlerinin insan haklarına karşı göstermesi gereken saygı ve özenin adeta sınırlarını çizmiştir.

  • Diş sağlık merkezi açılış için gün sayıyor

    Diş sağlık merkezi açılış için gün sayıyor

    Türkiye’de sağlık sisteminde bir takım değişikliklerin olacağı kulağımıza kadar gelirken, diğer taraftan da yeni yapılanmalar durmadan devam ediyor…

    Yozgat’ta geçen yıl temeli atılan “Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi” kaba inşaat çalışmaları büyük ölçüde tamamlandı…

    Yetkililer, binanın ince işçiliğinin ve iç tefrişat bölümlerinde devam eden çalışmalar kısa sürede tamamlanarak, önümüzdeki yıl Ocak ayı içinde açılış yapılarak hizmet veremeye başlayacağını bildirdi.

    Bu konuda birkaç hafta önce Gazetemiz sahibi Bekir Çaylak kaleme aldığı bir yazıda “Yozgat’a Diş Hekimliği Fakültesi şart oldu” diyerek, Bozok Üniversitesi yetkililerine böyle bir teklif yapmıştı…

    Diş Hekimliği Fakültesi olarak adres gösteren Bekir Abi, Araştırma ve Uygulama Hastanesi eski binasının bu iş için son derece uygun olduğunu belirtmişti…

    Bu teklifi olumlu karşılayan Bozok Üniversitesi yönetimi, konu ile ilgili gerekli çalışmaların yapılabilmesi için Yozgat’ta Siyasetçiler, Milletvekilleri, Sivil Toplum Kuruluşları ve Bürokrasi birlikte bir çalışma yürütülmesi gerekiyor demişlerdi.

    Şimdi bir tarafta kaba inşaatı tamamlanan ve iç tefrişatı devam eden Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi 2019 yılının Ocak ayında tamamlanarak hizmete girmesiyle Yozgat’ta Diş Hekimliği Fakültesinin de aynı zaman da alt yapısı oluştuğunu düşünüyorum.

    Bu ve diğer alanlarda devam eden çalışmaları yakından takip eden Milletvekili Yusuf Başer’in bu huyunu çok beğeniyorum.

    Bakınız Ağız Diş Sağlığı Merkezi temeli atıldığı günden bu yana sürekli yakından takip ederek, çalışmaların tamamlanmasında en büyük pay kendisinindir. Geçtiğimiz hafta Yozgat’ta bir dizi ziyaretlerde bulunan Milletvekili Başer, Ak Parti Yozgat Belediye Başkan Adayı Celal Köse ile birlikte Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Başer’e, Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Sağlık Sen Şube Başkanı Atakan Erciyas, İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Aziz Ahmet Surel’de eşlik etti.
    İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Başer, 2019 yılının Ocak ayında Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin hizmete gireceğini söyledi.
    Ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da sağlık alanında önemli gelişmelerin yaşandığını vurgulayan Başer, “Şu an da hastanemiz yüzde 99 seviyesine gelmiş duruda. Tefrişatını yapmış olduğumuz andan itibaren de 2019 yılının Ocak ayında inşallah hastanemizi Yozgat insanının hizmetine sunmak istiyoruz. Burada Yozgatlı kardeşlerimiz şifa bulacaklar. Yalnız Yozgatlı kardeşlerimiz değil çevre illerden gelen vatandaşlarımız da hastanemizden yararlanacaklar. Eskiden Yozgat’ta Ankara ve Kayseri’ye sürekli hasta sevkleri olurdu. Hamdolsun modern hastanelerimizin hizmete girmesi ile hasta sevklerimiz en asgariye indirildi. İlerleyen dönemlerde il dışından hasta kabul eder hale geleceğiz” dedi.