Etiket: adalet bakanı bekir bozdağ

  • “Tehdit edilmedik kimse kalmadı”

    “Tehdit edilmedik kimse kalmadı”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aydıncık ilçesinde gerçekleştirilen toplu açılış töreninde Malazgirt Zaferi’nin 951. yılını tebrik ederek, şehitleri rahmetle andı. Son 20 yılda sağlıktan eğitime, ulaşımdan güvenliğe birçok alanda yapılan yenilikleri anlatan Bakan Bozdağ, Türkiye’de yaratılmak istenen ayrımcılığa asla izin veremeyeceklerini söyledi.
    Bakan Bozdağ, “Hakimlerimizi, savcılarımızı tehdit ettiler. Kendi lehlerine karar verenleri Cumhuriyetin hakimi, savcısı, kendi aleyhlerine karar verenleri, “Sarayın hakimi, savcısı. Biz gelince kendi lehimize karar verenleri şöyle ödüllendireceğiz” aleyhine olanları da “Şöyle keseceğiz, biçeceğiz” imalı laflar ettiler. Sadece onunla da kaldılar mı? Valileri en son tehdit ettiler. Onunla da kaldılar mı? Müteahhitleri, “Şu ihalelere girerseniz başınıza şu gelir, bu gelir” diye tehdit ettiler. Öğretmenleri, “Hala bu iktidarın peşinden giden öğretmen varsa ben ona öğretmen demem. Öğretmen iradesini pazarlayan kişi değildir.” Öğretmenleri tehdit ediyor. Çiftçilerimizi “Siz hala gidip oy verirseniz elim iki yakanızda olur” diye AK Parti’ye oy veren çiftçilere böyle hitap ediyor. Memurlara tarihte vererek diyor ki, “Şu tarihten itibaren siz eğer iktidarın işlerini yapar, şöyle eder, böyle ederseniz başınıza gelmedik şey kalmaz. ”Bakanlara, memurlara herkese gelince “Hepinizi yargının önüne çıkaracağız.”diye konuştu.


    BÜYÜK BİR SAYGISIZLIK, AYRIMCILIK, NEFRET, HAKARETTİR
    Şarkıcı Gülşen’in tutuklanmasına ilişkin Bozdağ, “Geçenlerde imam hatip liselerinden mezun olan gençlerle ilgili ve imam hatiplerle ilgili çok çirkin sözler sarf edildi. ‘İmam hatipten mezun olmuş sapıklığı oradan geliyor’ ifadesini kullananlar çıktı. Ne demek imam hatipler sapıklığı öğretiyor, oradan çıkanlar da sapıklığı oradan öğreniyor. Bu bütün imam hatip okullarına, imam hatip liselerinin öğrencilerine, oradaki öğretmenlere, yöneticilere, onların velilerine karşı büyük bir saygısızlık, büyük bir ayrımcılık büyük, bir nefret büyük bir hakarettir. Türkiye’de şu anda 1 milyon 300 bin civarında imam hatipte okuyan öğrencimiz var. Mezunlarıyla beraber onların anneleri, babaları, büyükanneleri, büyükbabaları, çocukları torunlarıyla beraber diğer yakın çevresiyle beraber değerlendirdiğiniz zaman milyonlarca vatandaşımıza karşı çok büyük bir saygısızlığı, büyük bir hadsizliği içerir bu cümle.” dedi.


    AYRIMCILIK YAPMAK, BU MİLLETE, BU DEVLETE YAPILMIŞ EN BÜYÜK KÖTÜLÜKLERDEN BİRİSİDİR
    Ayrımcılık yapmanın bu millete, devlete yapılmış en büyük kötülük olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı ve bu 6’lı masanın etrafında toplananlardan, kaç gündür bu milletin milyonlarca insanına karşı hakaret, saygısızlık, ayrımcılık, nefret, kin tutan bu sözler karşısında tek bir tane cümle doğru dürüst duydunuz mu? Ya biri de çıkın deyin, tutuklamayı eleştiriyorsunuz, eleştirin, o hakim kararıdır, eleştirilebilir ama öte yandan onu eleştirirken bile deyin ki bunun yaptığı da yenilir yutulur bir şey değildir. Bu milletin evlatlarına böylesi bir saygısızlığı, ayrımcılığı, nefreti kini diline dolayıp konuşamaz. Bir de bunu deyin. İmam hatip okulları da bu ülkenin diğer okulları gibi devletin okullarıdır, saygın okullardır. Burada okuyan öğrenciler mezunlar da diğer okullarda okuyan öğrenciler ve mezunlar gibi bu milletin kıymetli evlatlarıdır. Hepimizin derdi bütün okullarımızın ve bu okullarda okuyan öğrencilerimizin başarıdan başarıya koşmasıdır. Bunların arasında okullar arasında, okulların mezun ve öğrencileri arasında ayrımcılık yapmak, bu millete, bu devlete yapılmış en büyük kötülüklerden birisidir. Sayın Kılıçdaroğlu helalleşmeden bahsediyor. Bu ayrımcılığı bu kini bu nefreti kusanlara iftirayı atanlara tek cümle söylediğini Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar duydunuz mu? Ben duymadım, duyan varsa “yanlışsın, falan yerde söyledi” deyin.”şeklinde konuştu.


    HAKİMLERE TEHDİT EDEN, TALİMAT VEREN BUYURMACI TAVIR ORTAYA KOYDU 
    “Hakimleri tehdit eden ve hakimlere talimat verip derhal serbest bırakın diyen bir üstten buyurmacı tavır ortaya koydu.” diyen Bozdağ, “Benim anladığım ‘helalleşme’ diye çıktığı bu yolda Sayın Kılıçdaroğlu’nun helalleşmeden anladığı şey, imam hatipliler ile imam hatip lisesi, öğrenci ve velileriyle, mezunlarıyla helalleşmesi samimi değildir. Seçime dönük stratejik bir projedir. Eğer samimiysen aynı gözle bakıyorsan niye çıkıp, “Bu söylenen lafları biz kabul etmeyiz. Bu milletin evlatlarına bu saygısızlığı biz reddederiz. Okullar arası mezunlar, öğrenciler arası ayrımcılığı biz kabul etmeyiz” demedi. Böyle bir açıklaması var mı? Yok. Yeri gelince helalleşelim muhafazakârla. Buradan ben 6’lı masanın oturan hadi diyelim altı artı bir altında mı, başka yerde mi kayıp olan ortağın CHP ile zihniyeti aynı ama diğerlerine soruyorum siz dilinizi mi yuttunuz? İmam hatip okullarından, bu okulların öğrenci ve mezunlarından böyle bahsedilirken sizin buna karşı söyleyecek bir kelimeniz, bir cümleniz yok mu? Sonra kalkıp biz muhafazakârlar endişe duymasınlar CHP, Millet İttifakı gelince her şey bugünkü gibi kazanımlar korunacak ve her şey daha iyi olacak. Ağızlarından laf yok.”ifadelerini kullandı.


    KENDİLERİNİN GELECEĞİ HESABIYLA ÖNÜNE GELENİ TEHDİT EDİYOR
    Kendilerinin geleceği hesabıyla önüne geleni tehdit ettiklerini vurgulayan Bozdağ, “Ya hesaplaşmak mı bunun adı helalleşmek mi?. Herkese meydan okuyor. Herkese sahte anketlere, kurgulanan şeylere itibar ederek kendilerinin geleceği hesabıyla önüne geleni tehdit ediyor. Allah vermesin, bunların eline güç ve imkan verilse daha güç sahibi değilken önüne gelen herkesi Cumhurbaşkanından çiftçisine kadar tehdit eden bu zihniyet güç kudret sahibi olursa neler yapar? Bunun hesabını hepimiz yapmamız lazım. Bu CHP zihniyeti bildik bir zihniyet, zorba bir zihniyet, büyüklerimiz dedelerimiz bu zihniyeti çok iyi bilirler. Ama biz de bu zihniyeti doksanlı yıllarda tecrübe ettik, yaşadık. 80 öncesinde olup bitenler ortada. Daha önceki yıllara da tarih kitaplarından okudu. Onun için de aziz millet. 1950’den bu yana bu zihniyete tek başına asla iktidar yüzü vermemiştir. İnşallah bundan sonra da böyle bir yüz vermeyecektir.”dedi.


    28 ŞUBAT ZİHNİYETİNİN KÖHNE MANTIĞININ YENİDEN HORTLATILMAK İSTEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ
    Bozdağ, “Daha önce bir bilim insanı diye geçinen biri de çıktı. Başörtülü psikoloğa gidilmez, şöyle olur, böyle olur diye açıklama yaptı. Yarın bu güç sahibi olduğu zaman başörtülülere eğitim yasağının istihdam yasağının yeniden avdet edeceğinin işaretleridir. Bunlar yıllar yılı imam hatip okullarına katsayı, zulmünü reva görmediler mi? Üniversiteye girişlerini engellemek istemediler mi? İstediler. Orta kısımlarını kapattılar. Başörtülü kadınlarımız arasında ayrımcılık yaparak başörtülü başı açık diye kadınlarımızı ayrı tasnif ettiler, başörtülü kadınlara ortaöğretim, ilköğretimde yasak koydukları gibi lisede de eğitim hakkını Anayasaya rağmen elinden almadılar mı? Kamuda başörtülü bir çalışan kadın hiç gördünüz mü? Çalışanı da hemen iş akdini feshedip kapının önüne koydular. Şimdi bu 28 Şubat zihniyetinin köhne mantığının yeniden hortlatılmak istediğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı. / Cemil MERMERTAŞ

  • Bozdağ, Aydıncık’ta toplu açılış törenine katılacak

    Bozdağ, Aydıncık’ta toplu açılış törenine katılacak

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bugün Aydıncık’ta düzenlenecek toplu açılış törenine katılacak. akan Bozdağ, Aydıncık İlçesi 15 Temmuz Meydanında Saat 14:30’da düzenlenecek toplu açılış töreninde Aydıncık’lılara da hitap edecek. /Cemil MERMERTAŞ

  • Bozdağ: Kimse, hakim ve savcılara emir ve talimat veremez

    Bozdağ: Kimse, hakim ve savcılara emir ve talimat veremez

    Bakan Bozdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda hakim ve savcıların hedef gösterilemeyeceğini belirterek, “Hakim ve savcılarımız hakkında söylediği çirkin sözler, hakim ve savcıların değil söyleyenin karakterini ve ahlak seviyesini gösterir. Bizim ahlakımız, bu çirkin sözleri sarf edene karşı aynen iadeye dahi izin vermez. Ama biliriz ki kötü söz, sadece ve sadece sahibini tavsif eder. Hakimleri ve savcılara tehdidi, hakareti ve onları hedef göstermeyi alışkanlık haline getiren Kılıçdaroğlu’nu bir kez daha kınıyorum. Bilinmeli ki kimse, hakim ve savcılara, emir ve talimat veremez; tavsiye ve telkinde bulunamaz; onları hedef gösteremez.” ifadelerini kullandı.
    Bakan Bozdağ paylaşımında şunları da kaydetti: “İHL’lilere iftira atana; kin, nefret ve ayrımcılık diliyle hitap edene sahip çıkarak mı CHP İHL’liler ile helalleşecek? Anlaşılıyor ki “Helalleşme” politikasında CHP, samimi değildir ve “Helalleşme”yi sadece bir seçim stratejisi olarak kullanmaktadır. İHL’lere ve İmam Hatip Liselilere iftira atana; kin, nefret ve ayrımcılık içeren sözleri sarf edene karşı; İmam Hatip Liseleri ve İmam Hatiplilere sahip çıkan CHP’nin Genel Başkanı dahil tek bir CHP’li yetkilinin açıklamasını duyduk mu? Yok. Buna şaşırdık mı? Asla. Bildik CHP işte.”
    Haber Merkezi

  • Bozdağ: Beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir

    Bozdağ: Beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir

    Bakan Bozdağ, İstanbul Bayrampaşa Gençlik Merkezi’nde gençlere hitabının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Finlandiya, İsveç ve Türkiye arasında gerçekleşecek 26 Ağustos’taki toplantı hakkında ve Türkiye’nin beklentileriyle ilgili soruya ilişkin Bozdağ, Türkiye’nin beklentilerini çok açık ifade ettiklerini belirtti.
    Bakan Bozdağ, İsveç, Finlandiya arasında imzalanan mutabakat metninde de Türkiye’nin taleplerinin kayıt altına alındığını anımsattı.
    Hem İsveç hükümeti hem Finlandiya hükümetinin, Türkiye’nin taleplerini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini aktaran Bozdağ, şunları kaydetti:
    “Bu taahhütlerini de imzalarıyla tescil etiler ve 3’lü bir mekanizmayla da bu taahhütlerin yerine getirilip getirilmeyeceğinin denetleneceği karar altına alındı. Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya’dan terör suçları isnadı hakkında bulunan kişilerden Türkiye’nin talep ettiği hiçbir kişi Türkiye’ye iade edilmemiştir. Türkiye’nin haklarında terör suçlarından yargılama bulunup da iadesi istenen hiçbir kişi hakkında olumlu bir resmi dönüş Türkiye’ye olmamıştır. Bu mutabakattan sonra biz İsveç ve Finlandiya’ya daha önce gönderdiğimiz talepleri yenilediğimiz gibi yeni talepleri ve onların reddettiği talepleri de tekrar kendilerine ilettik. Bu iletmeden sonra da bugüne kadar Türkiye’ye olumlu veya olumsuz her iki ülkenin de verdiği bir cevap yoktur. Geçenlerde İsveç Başbakanı bir Türk vatandaşının iadesine karar verdiklerini ifade etti. Ancak hakkında dolandırıcılık isnadı bulunan biriyle ilgili iade kararı veriyor. Bizim beklentimiz dolandırıcılık isnadı olanlarla ilgili değil. İsveç hükümeti ve Finlandiya hükümeti onu çok doğru anlaması lazım. Türkiye’nin isteği, talebi, terör suçlarıyla suçlanan ve Türkiye’nin iadesini talep ettiği kişilerle ilgilidir. Bunun dışındaki adi suçlarla ilgili hakkında isnat bulunan kişilerin iadesiyle ilgili olarak Türkiye-İsveç, Türkiye-Finlandiya arasında herhangi bir sorun yok zaten. Böyle bir sorun olmadığına göre bizim bu konularda sorun varmış gibi göstermemiz de söz konusu değil. Sanki İsveç tarafı bu konuda sorun varmış gibi bir yaklaşım, Türkiye’nin talebi bunlarla ilgiliymiş gibi bir yaklaşım içerisine girmeleri de ahlaki değil ve doğru değil. Kimse Türkiye’nin verdiği sözlerin ne anlama geldiğini bilmediğini düşünmemelidir. Türkiye’ye verilen sözlerin ne anlama geldiğini de Türkiye’nin çok iyi bildiğini düşünmelidir. Bizim beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir. Onun dışındaki suçlarla suçlanan kişilerin iadesiyle ilgili bir beklentimiz kendilerinden yoktur. Türkiye’nin bu konudaki beklentileri karşılanmadığı sürece İsveç ve Finlandiya 3’lü mutabakatta Türkiye’ye verdikleri sözü yerine getirmemiş sayılacaklardır. NATO üyelik süreci bu nedenle bir adım ileri gitmeyecektir. Onlara bizim hatırlatmamız şu olabilir; Türkiye’ye verdiğiniz sözün arkasında durun. Bir devletin başkanı bir yere imza atıyorsa, hükümetin başkanı bir yere imza atıyorsa o imzanın arkasında durur. Ama şu ana kadar imzaların arkasında duran bir yaklaşımı maalesef göremedik. Ama süreç devam ediyor. Biz de takibe devam edeceğiz.”
    Haber Merkezi

  • Bozdağ: Kimse Türkiye’yi test etmesin

    Bozdağ: Kimse Türkiye’yi test etmesin

    Adalet Bakanı Bozdağ, Her iki ülkede de PKK, FETÖ ve diğer terör örgütlerinin faaliyette bulunduğunu, Türkiye’nin bunların iadesinin yanı sıra, ülkelerin bu örgütlere desteğini de kesmesini beklediğini belirtti.
    Bozdağ, “Üçüncü olarak, yargı süreçlerinin orada da aynı şekilde işlemesi lazım. Yasal düzenleme gereken konular vesaire bunların hepsi konuşuldu. Üçlü Mutabakat ile de bu konuşmalar kayda alındı ve bir İzleme Komitesi kuruldu. Türkiye’nin burada verdiği olumlu karar, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez. Başlatma konusunda bir iradedir. Eğer Türkiye verdiği, altına imza attığı mutabakattaki sözler yerine getirilirse, Türkiye sözünde duracaktır. Nedir sözümüz? Dediklerimizi yaparsanız üyeliğe evet; yapmazsanız üyelik süreci askıda kalır. Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya hükümetleri, Türkiye’nin beklentilerine uygun iade taleplerini yerine getirmiş değillerdir. İsveç Başbakanı da ‘Bir iade kararı verdik. Bu hukuka uygun’ açıklaması yaptı. Biz zaten hukuka aykırı demiyoruz ki; iade kararı verdiği kişi terör suçlarıyla ilgili değil. Bizim üstünde durduğumuz konu; adi suçlarda iadeyle ilgili dünyanın hiçbir ülkesinde sıkıntı yaşamıyoruz. Terör suçlarının iadesiyle ilgili sorun yaşıyoruz. Sorun yaşadığımız alanla ilgili onlardan bir beklentimiz var. Yoksa terör suçları dışında, herhangi bir suç işlediği iddiasıyla yargılanan bir kişiyi iade etmiş olması Türkiye’nin talebine olumlu yanıt verdiği anlamına gelmez. Bizim talebimiz bu değil ki, bizim talebimize yanıt olsun. Oradaki FETÖ’cülerden, PKK’lılardan diğer terör örgütü üyelerinden, terör suçları sebebiyle Türkiye’ye iadesini istediğimiz isimlerin iadesi konusunda tek bir karar bize gelmedi. Olumsuz bir cevap da gelmedi. Şu ana kadar resmi kanallardan olumsuz bir yanıt da ulaşmadı. Kendilerinden yanıt bekliyoruz.”diye konuştu.
    BEKLENTİLERİ KARŞILAMADIĞINI BİLİYOR
    Üçlü mutabakat metnine adi suçlarla ilgili bir maddenin bile girmediğine dikkat çeken Bozdağ, Türkiye’nin hâlâ iki ülkeden verdiği sözde durmasını beklediğini kaydetti. Bozdağ şunları söyledi: “Andersson’un sözleri sanki Türkiye’ye bir cevapmış gibi anlaşılıyor ama bu Türkiye’ye bir cevap değil. Sayın Başbakan altına imza attıkları mutabakat metninin ne anlama geldiğini, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Dışişleri Bakanımızın, bizlerin, daha doğrusu Türkiye’nin söylediğinin adi suçlarla yargılanan kişilerin olmadığı, terör suçlarıyla hakkında yargılanan kişilerin iadesi konusu olduğunu bizden daha iyi biliyor. Onun için Sayın Başbakan, Türkiye’nin bu sözlerin ne anlama geldiğini bilmesi lazım.”
    Bakan Bozdağ, Başbakan Anderson’un söylediği sözün de Türkiye’nin beklentilerini karşılamadığını ifade ederek, “Bizim onlardan böyle bir beklentimiz zaten yok işin doğrusu. Biz onlardan terör suçlularını istiyoruz.” şeklinde konuştu. Haber Merkezi

  • Türkiye’nin 2002 yılında adeta iflas etmiş bir ekonomisi vardı

    Türkiye’nin 2002 yılında adeta iflas etmiş bir ekonomisi vardı

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağü, “Türkiye’mizin 2002 yılında adeta iflas etmiş bir ekonomisi vardı. Her şey durmuştu.”dedi.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat’ın Yerköy ilçesinde, Molla Hüsrev Kız Öğrenci Yurdu açılış törenine katıldı. Konuşmasına, terör örgütleriyle ve teröristlerle mücadele ederken şehit olan herkese Allah’tan rahmet dileyerek başlayan Bozdağ, Hiçbir şehidin kanının yerde kalmadığını, hainlere misliyle karşılık verildiğini belirtti.
    Bozdağ, “En son terörist imha edilene kadar, terör örgütlerinin sonu gelene kadar, Türkiye’nin terör ve terör örgütleriyle etkin ve kararlı mücadelesi devam edecek. Türkiye’nin terörle mücadelesi sadece görünürdeki taşeron terör örgütleriyle mücadelesi değildir. PKK, FETÖ, DHKP/C gibi terör örgütlerinin yularını elinde tutan, onlara, Türkiye ve aziz millete ihanet için destek veren pek çok ülke ve karanlık güç var. Onlar bunları gizlemiyor. Amerika’sından Avrupa’sına kadar terör örgütlerini ve teröristlerini himaye ettiklerini gizlemeden her türlü desteği veriyorlar” diye konuştu.
    AK Parti iktidarı öncesinde Ziraat Bankasının Yerköylü çiftçilere krediye kapalı olduğunu, esnafa kredi verilmediğini hatırlatan Bakan Bozdağ, “O dönemde yol, altyapı, eğitim gibi çalışmaların yapılmamıştı. AK Parti iktidara geldikten sonra Türkiye’mizin dört bir yanında eş zamanlı çalışmalara başladık ve bölgeler arasında kalkınmışlık farkını azaltmayı hedefleyen adımlarla yola çıktık.”diye konuştu.
    KAYIT DIŞI SİYASET YAPANLAR VAR
    Kayıt dışı siyaset yapanların, Türkiye’nin yoluna müdahale etmek istediğini belirten Bozdağ, “Türkiye’nin geleceğini tayin edecek olanlar, içerideki vesayet odaklarına teslim olmadan dış güçlerin projelerine boyun eğmeden, milletin hak ve menfaatini koruyan kadrolardır. Ama şu anda kayıt dışı siyaset yapanlar, Türkiye’nin yoluna müdahale etmek istiyorlar. Merdiven altı politika bezirganları bu milletin kanaatlerini değiştirmek için uğraşıyorlar. Türkiye’nin geleceği bunların eline bırakılamaz. Türkiye’nin geleceği milletin elindedir. Millet de kendi gözüne bakanlara bu geleceği teslim etmelidir. Daha şimdiden tehditler var. Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi işte şu ihaleye girmeyin girerseniz Kanal İstanbul sizi dünyayı dar ederim. Tehdit. Bürokratları şu şu işleri yapmayın, yaparsanız tarihte veriyor, şu tarihten sonra. Siyasetçilere gelince sizi şöyle yapacağız, böyle yapacağız. Televizyonlara bazı gazetecilere hemen biz geldiğimiz gün kapınıza kilit kuracağız. Ya hani sen demokrattın özgürlükçüydün herkes her dediğini söylemekte serbestti ama daha şimdiden tehdit ağzı bu ağız kime benziyor? Yani meşru siyaset yapan anayasa ve yasalar çerçevesinde iktidar olacağını söyleyen bir siyasi kadronun liderine ve onların temsilcilerinin ağzına yakışıyor mu? Tehdit, yani ihaleye girme diye tehdidi kimler yapıyor? Bizim ülkede yapan çok mafya yapıyor. Bunu şu işi yaparsan başına şu gelecek diye kim yapıyor? Tehdit ve şantaj yapanlar yapıyor. Bu ağız, mafya, ağzı, mafya, bu ağız, tehdit ve şantaj lazım. Türkiye’nin yönetimine tabii talip meşru siyaset içinde anayasa ve yasalara göre bu ülkeyi yöneteceğim diyenlerin ağzı değil. Gidiyor et süt kurumunun önüne gidiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na gidiyor. Başka başka yerlerin önüne tehdit yapıyor. Yahu sen eylemci misin yoksa projeci misin? Çık de ki ben projelerim bu. Ben bunları yapacağım ama gidiyor, kurumları tehdit ediyor, şurayı, burayı kendine göre eylem yapıyor. Bunlar eylem kültürü, sol tandanslı her eylem yapmayı 1 marifet zannediyorlar işte bizim farkımız o biz de eser yapmayı, eser üretmeyi milletimizin dört bir yanında şantiyeye döndürüp ülkemizi ayağa kaldırmayı marifet zannediyorum. Aramızdaki fark bu biri eylem yapıyor, biri icraat yapıyor biz. Hiç rahatımıza devam edeceğiz. Eylemciler eylemine devam etsin. Bu millet eylemcileri çok gördü ama onlara hiçbir zaman itibar etmedi, bundan sonra da etmeyecektir.”şeklinde konuştu. Haber Merkezi

  • Bakan Bozdağ’dan şehit ailesine ziyaret

    Bakan Bozdağ’dan şehit ailesine ziyaret

    Yerköy’de toplu açılış törenine katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, şehit Jandarma Uzman Çavuş Muharrem Efendi Dündar’ın Yozgat’ın Yerköy ilçesinde yaşayan ailesini ziyaret etti.
    Bakan Bozdağ, 9 Nisan 2022’de Adana’nın Kozan ilçesinde otomobille askeri aracın çarpışması sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede mayıs ayında şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Muharrem Efendi Dündar’ın Erzurum Mahallesi’ndeki ailesine taziye ziyaretinde bulunarak şehidin babası Mustafa ve annesi Sultan Dündar ile bir süre sohbet etti.
    Şehit için dua edilen ziyarette Bozdağ, aileye Kur’an-ı Kerim ve Türk bayrağı verdi.
    Şehidin babası Mustafa Dündar, ziyaretlerinden dolayı Bozdağ ve beraberindekilere teşekkür etti.
    Bakan Bozdağ’ın ziyaretine Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Yozgat Valisi Ziya Polat, Ak Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer, Ak Parti Yerköy İlçe Başkanı Hacı Dereli, Yozgat İl Müftüsü Ali Gülden eşlik etti.

  • Bozdağ: 15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir

    Bozdağ: 15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında; “15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir.”dedi.
    Bakan Bozdağ, mesajında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz darbe teşebbüsü; birçok ülkenin ve karanlık gücün desteği ile FETÖ/PDY’nin TSK içindeki teröristlerinin gerçekleştirdiği büyük bir ihanettir. 15 Temmuz ihanetini, bu ihaneti yapan hainleri ve onlara destek verenleri asla unutmamalıyız ve unutturmamalıyız. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türk halkı; Cumhurbaşkanına, Meclisine, hükümetine, iradesine, Anayasasına ve demokrasisine ölümüne sahip çıkmıştır. 15 Temmuz’da Türk halkı; Merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısına uyup ölümüne bir kurtuluş ve İstiklal mücadelesi verdiği, bilumum düşmanları yendiği ve büyük zaferler kazandığı gibi aradan geçen yaklaşık yüz yıl sonra da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uydu, birlik oldu, darbe teşebbüsüne karşı ölümüne bir mücadele verdi ve bu mücadele sonucunda hem darbe teşebbüsünü engelledi, hem de TSK içinde darbeye teşebbüs eden FETÖ’nün teröristleri ile darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.Türkiye Büyük Millet Meclisi; Gazi Meclis’tir, milli iradenin tecelligahıdır, milletin kalbidir. Kurtuluş mücadelesi yıllarında dahi bombalanmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi,15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında hain FETÖ’cü teröristler tarafından bombalandı. 15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı Türk halkı tankların altına yattığı, göğsünü açıp kurşunlara koştuğu, bomba ve kurşun yağmuru altında mücadele ettiği gibi onların temsilcisi milletvekilleri de Meclis’te ölümü göze aldı ve atılan bombaların altında mücadelesini sürdürdü.”
    TÜRK HALKI, DÜNYA DEMOKRASİ TARİHİNE GEÇECEK BÜYÜK BİR DESTAN YAZMIŞTIR
    Türk halkının, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazdığını vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Sokaklarda, caddelerde, yollarda, meydanlarda ve her yerde Türk halkını geçemeyen darbeci hain alçak FETÖ’cü teröristler, TBMM’de de milletin vekillerini geçemediler; halkı da halkın Meclis’teki temsilcilerini korkutamadılar, susturamadılar ve durduramadılar. Aksine Türk halkı ve TBMM darbe teşebbüsünü engelledi, darbeye teşebbüs eden hain alçakları, onlara destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri de yendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, ikinci defa “Gazi” vasfını kazandı. Ölümü göze alıp bombalar altında darbe teşebbüsüne karşı direnen ve mücadele eden Gazi Meclis’in şerefli bir üyesi olmayı nasip eden Rabbime sonsuz şükrediyorum.15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı verdiği mücadele ile Türk halkı, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazmıştır. 15 Temmuz, Türkiye’nin ve Türk halkının yenilmez ve geçilmez bir güç olduğunun dosta ve düşmana ilan edildiği gündür.
    15 Temmuz’da Türk halkı, hem darbe teşebbüsüne kalkışan TSK içindeki FETÖ’cü teröristleri hem de darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.”diye konuştu.
    15 TEMMUZ’DA HALKIN GÜCÜ TANKIN GÜCÜNÜ YENMİŞTİR
    “15 Temmuz’da verdiği mücadele ile Türk halkı; demokrasi, millet, devlet ve vatan düşmanlarına en büyük darbeyi indirmiştir.” diyen Bakan Bozdağ, 15 Temmuz’da Türk yargısı darbeye ve darbecilere ilk defa biat etmemiş, hukuk kılıcı ile darbenin ve darbecilerin karşısında demokrasi, milli irade ve hukuk devletinden yana bir duruş sergilemiştir. 15 Temmuz, Türk demokrasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. Artık Türkiye’de muhtıralar, darbe teşebbüsleri ve darbeler devri kapanmıştır. Bundan sonra darbe teşebbüsüne niyetlenecek ve kalkışacak hain alçaklar, daima karşılarında Türk halkını bulacaktır. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele ederken şehadet şerbetini içen tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve dua ile anıyor, kahraman gazilerimize sıhhat ve afiyet içinde uzun ömürler diliyorum. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele eden Aziz Türk milletinin her bir ferdine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyor, hepsini saygıyla anıyorum. Rabbim, bir daha aziz milletimize ve devletimize darbe, darbe teşebbüsü ve muhtıra yaşatmasın.”ifadelerini kullandı. Haber Merkezi