Bakan Bozdağ, İstanbul Bayrampaşa Gençlik Merkezi’nde gençlere hitabının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Finlandiya, İsveç ve Türkiye arasında gerçekleşecek 26 Ağustos’taki toplantı hakkında ve Türkiye’nin beklentileriyle ilgili soruya ilişkin Bozdağ, Türkiye’nin beklentilerini çok açık ifade ettiklerini belirtti.
Bakan Bozdağ, İsveç, Finlandiya arasında imzalanan mutabakat metninde de Türkiye’nin taleplerinin kayıt altına alındığını anımsattı.
Hem İsveç hükümeti hem Finlandiya hükümetinin, Türkiye’nin taleplerini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini aktaran Bozdağ, şunları kaydetti:
“Bu taahhütlerini de imzalarıyla tescil etiler ve 3’lü bir mekanizmayla da bu taahhütlerin yerine getirilip getirilmeyeceğinin denetleneceği karar altına alındı. Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya’dan terör suçları isnadı hakkında bulunan kişilerden Türkiye’nin talep ettiği hiçbir kişi Türkiye’ye iade edilmemiştir. Türkiye’nin haklarında terör suçlarından yargılama bulunup da iadesi istenen hiçbir kişi hakkında olumlu bir resmi dönüş Türkiye’ye olmamıştır. Bu mutabakattan sonra biz İsveç ve Finlandiya’ya daha önce gönderdiğimiz talepleri yenilediğimiz gibi yeni talepleri ve onların reddettiği talepleri de tekrar kendilerine ilettik. Bu iletmeden sonra da bugüne kadar Türkiye’ye olumlu veya olumsuz her iki ülkenin de verdiği bir cevap yoktur. Geçenlerde İsveç Başbakanı bir Türk vatandaşının iadesine karar verdiklerini ifade etti. Ancak hakkında dolandırıcılık isnadı bulunan biriyle ilgili iade kararı veriyor. Bizim beklentimiz dolandırıcılık isnadı olanlarla ilgili değil. İsveç hükümeti ve Finlandiya hükümeti onu çok doğru anlaması lazım. Türkiye’nin isteği, talebi, terör suçlarıyla suçlanan ve Türkiye’nin iadesini talep ettiği kişilerle ilgilidir. Bunun dışındaki adi suçlarla ilgili hakkında isnat bulunan kişilerin iadesiyle ilgili olarak Türkiye-İsveç, Türkiye-Finlandiya arasında herhangi bir sorun yok zaten. Böyle bir sorun olmadığına göre bizim bu konularda sorun varmış gibi göstermemiz de söz konusu değil. Sanki İsveç tarafı bu konuda sorun varmış gibi bir yaklaşım, Türkiye’nin talebi bunlarla ilgiliymiş gibi bir yaklaşım içerisine girmeleri de ahlaki değil ve doğru değil. Kimse Türkiye’nin verdiği sözlerin ne anlama geldiğini bilmediğini düşünmemelidir. Türkiye’ye verilen sözlerin ne anlama geldiğini de Türkiye’nin çok iyi bildiğini düşünmelidir. Bizim beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir. Onun dışındaki suçlarla suçlanan kişilerin iadesiyle ilgili bir beklentimiz kendilerinden yoktur. Türkiye’nin bu konudaki beklentileri karşılanmadığı sürece İsveç ve Finlandiya 3’lü mutabakatta Türkiye’ye verdikleri sözü yerine getirmemiş sayılacaklardır. NATO üyelik süreci bu nedenle bir adım ileri gitmeyecektir. Onlara bizim hatırlatmamız şu olabilir; Türkiye’ye verdiğiniz sözün arkasında durun. Bir devletin başkanı bir yere imza atıyorsa, hükümetin başkanı bir yere imza atıyorsa o imzanın arkasında durur. Ama şu ana kadar imzaların arkasında duran bir yaklaşımı maalesef göremedik. Ama süreç devam ediyor. Biz de takibe devam edeceğiz.”
Haber Merkezi
Etiket: adalet bakanı
-

Bozdağ: Beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir
-

Bozdağ: Kimse Türkiye’yi test etmesin
Adalet Bakanı Bozdağ, Her iki ülkede de PKK, FETÖ ve diğer terör örgütlerinin faaliyette bulunduğunu, Türkiye’nin bunların iadesinin yanı sıra, ülkelerin bu örgütlere desteğini de kesmesini beklediğini belirtti.
Bozdağ, “Üçüncü olarak, yargı süreçlerinin orada da aynı şekilde işlemesi lazım. Yasal düzenleme gereken konular vesaire bunların hepsi konuşuldu. Üçlü Mutabakat ile de bu konuşmalar kayda alındı ve bir İzleme Komitesi kuruldu. Türkiye’nin burada verdiği olumlu karar, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez. Başlatma konusunda bir iradedir. Eğer Türkiye verdiği, altına imza attığı mutabakattaki sözler yerine getirilirse, Türkiye sözünde duracaktır. Nedir sözümüz? Dediklerimizi yaparsanız üyeliğe evet; yapmazsanız üyelik süreci askıda kalır. Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya hükümetleri, Türkiye’nin beklentilerine uygun iade taleplerini yerine getirmiş değillerdir. İsveç Başbakanı da ‘Bir iade kararı verdik. Bu hukuka uygun’ açıklaması yaptı. Biz zaten hukuka aykırı demiyoruz ki; iade kararı verdiği kişi terör suçlarıyla ilgili değil. Bizim üstünde durduğumuz konu; adi suçlarda iadeyle ilgili dünyanın hiçbir ülkesinde sıkıntı yaşamıyoruz. Terör suçlarının iadesiyle ilgili sorun yaşıyoruz. Sorun yaşadığımız alanla ilgili onlardan bir beklentimiz var. Yoksa terör suçları dışında, herhangi bir suç işlediği iddiasıyla yargılanan bir kişiyi iade etmiş olması Türkiye’nin talebine olumlu yanıt verdiği anlamına gelmez. Bizim talebimiz bu değil ki, bizim talebimize yanıt olsun. Oradaki FETÖ’cülerden, PKK’lılardan diğer terör örgütü üyelerinden, terör suçları sebebiyle Türkiye’ye iadesini istediğimiz isimlerin iadesi konusunda tek bir karar bize gelmedi. Olumsuz bir cevap da gelmedi. Şu ana kadar resmi kanallardan olumsuz bir yanıt da ulaşmadı. Kendilerinden yanıt bekliyoruz.”diye konuştu.
BEKLENTİLERİ KARŞILAMADIĞINI BİLİYOR
Üçlü mutabakat metnine adi suçlarla ilgili bir maddenin bile girmediğine dikkat çeken Bozdağ, Türkiye’nin hâlâ iki ülkeden verdiği sözde durmasını beklediğini kaydetti. Bozdağ şunları söyledi: “Andersson’un sözleri sanki Türkiye’ye bir cevapmış gibi anlaşılıyor ama bu Türkiye’ye bir cevap değil. Sayın Başbakan altına imza attıkları mutabakat metninin ne anlama geldiğini, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Dışişleri Bakanımızın, bizlerin, daha doğrusu Türkiye’nin söylediğinin adi suçlarla yargılanan kişilerin olmadığı, terör suçlarıyla hakkında yargılanan kişilerin iadesi konusu olduğunu bizden daha iyi biliyor. Onun için Sayın Başbakan, Türkiye’nin bu sözlerin ne anlama geldiğini bilmesi lazım.”
Bakan Bozdağ, Başbakan Anderson’un söylediği sözün de Türkiye’nin beklentilerini karşılamadığını ifade ederek, “Bizim onlardan böyle bir beklentimiz zaten yok işin doğrusu. Biz onlardan terör suçlularını istiyoruz.” şeklinde konuştu. Haber Merkezi -

Bozdağ: 15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında; “15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir.”dedi.
Bakan Bozdağ, mesajında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz darbe teşebbüsü; birçok ülkenin ve karanlık gücün desteği ile FETÖ/PDY’nin TSK içindeki teröristlerinin gerçekleştirdiği büyük bir ihanettir. 15 Temmuz ihanetini, bu ihaneti yapan hainleri ve onlara destek verenleri asla unutmamalıyız ve unutturmamalıyız. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türk halkı; Cumhurbaşkanına, Meclisine, hükümetine, iradesine, Anayasasına ve demokrasisine ölümüne sahip çıkmıştır. 15 Temmuz’da Türk halkı; Merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısına uyup ölümüne bir kurtuluş ve İstiklal mücadelesi verdiği, bilumum düşmanları yendiği ve büyük zaferler kazandığı gibi aradan geçen yaklaşık yüz yıl sonra da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uydu, birlik oldu, darbe teşebbüsüne karşı ölümüne bir mücadele verdi ve bu mücadele sonucunda hem darbe teşebbüsünü engelledi, hem de TSK içinde darbeye teşebbüs eden FETÖ’nün teröristleri ile darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.Türkiye Büyük Millet Meclisi; Gazi Meclis’tir, milli iradenin tecelligahıdır, milletin kalbidir. Kurtuluş mücadelesi yıllarında dahi bombalanmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi,15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında hain FETÖ’cü teröristler tarafından bombalandı. 15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı Türk halkı tankların altına yattığı, göğsünü açıp kurşunlara koştuğu, bomba ve kurşun yağmuru altında mücadele ettiği gibi onların temsilcisi milletvekilleri de Meclis’te ölümü göze aldı ve atılan bombaların altında mücadelesini sürdürdü.”
TÜRK HALKI, DÜNYA DEMOKRASİ TARİHİNE GEÇECEK BÜYÜK BİR DESTAN YAZMIŞTIR
Türk halkının, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazdığını vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Sokaklarda, caddelerde, yollarda, meydanlarda ve her yerde Türk halkını geçemeyen darbeci hain alçak FETÖ’cü teröristler, TBMM’de de milletin vekillerini geçemediler; halkı da halkın Meclis’teki temsilcilerini korkutamadılar, susturamadılar ve durduramadılar. Aksine Türk halkı ve TBMM darbe teşebbüsünü engelledi, darbeye teşebbüs eden hain alçakları, onlara destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri de yendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, ikinci defa “Gazi” vasfını kazandı. Ölümü göze alıp bombalar altında darbe teşebbüsüne karşı direnen ve mücadele eden Gazi Meclis’in şerefli bir üyesi olmayı nasip eden Rabbime sonsuz şükrediyorum.15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı verdiği mücadele ile Türk halkı, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazmıştır. 15 Temmuz, Türkiye’nin ve Türk halkının yenilmez ve geçilmez bir güç olduğunun dosta ve düşmana ilan edildiği gündür.
15 Temmuz’da Türk halkı, hem darbe teşebbüsüne kalkışan TSK içindeki FETÖ’cü teröristleri hem de darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.”diye konuştu.
15 TEMMUZ’DA HALKIN GÜCÜ TANKIN GÜCÜNÜ YENMİŞTİR
“15 Temmuz’da verdiği mücadele ile Türk halkı; demokrasi, millet, devlet ve vatan düşmanlarına en büyük darbeyi indirmiştir.” diyen Bakan Bozdağ, 15 Temmuz’da Türk yargısı darbeye ve darbecilere ilk defa biat etmemiş, hukuk kılıcı ile darbenin ve darbecilerin karşısında demokrasi, milli irade ve hukuk devletinden yana bir duruş sergilemiştir. 15 Temmuz, Türk demokrasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. Artık Türkiye’de muhtıralar, darbe teşebbüsleri ve darbeler devri kapanmıştır. Bundan sonra darbe teşebbüsüne niyetlenecek ve kalkışacak hain alçaklar, daima karşılarında Türk halkını bulacaktır. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele ederken şehadet şerbetini içen tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve dua ile anıyor, kahraman gazilerimize sıhhat ve afiyet içinde uzun ömürler diliyorum. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele eden Aziz Türk milletinin her bir ferdine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyor, hepsini saygıyla anıyorum. Rabbim, bir daha aziz milletimize ve devletimize darbe, darbe teşebbüsü ve muhtıra yaşatmasın.”ifadelerini kullandı. Haber Merkezi -

Türkiye’de darbe ve darbe teşebbüsleri devri kapanmıştır
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Bu ülkede darbe teşebbüsü ya da darbe, muhtıra, rüyası görenlere böyle rüya gördürmek isteyenlere cesaret verenler ve böyle rüya peşinde koşanlar bilmelidir ki artık Türkiye’de darbeler ve darbe teşebbüsleri muhtıralar devri kapanmıştır.” dedi.
Yozgat’ın Saraykent ilçesinde Millet Bahçesi ile Aile Sağlık Merkezi’nin toplu açılış töreninde katılan Bakan Bozdağ, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün 6. yılı arifesi olduğunu hatırlattı. Bozdağ, 15 Temmuz’da milletine, devletine, Meclis’ine, hükümetine, vatanına, bayrağına sahip çıkan ve bu mücadeleyi yaparken şehadet şerbetini içen bütün şehitleri rahmetle andığını, gazilere sıhhatli uzun ömür dilediğini söyledi.
Türkiye üzerinde kim ne hesap yaparsa bu hesabın Türk halkından döneceğini vurgulayan Bozdağ, “Milletimiz, 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yedi düvele haddini bildirmiştir”dedi.
Bozdağ, “15 Temmuz 2016’da ülkemizde gerçekleştirilmeye teşebbüs edilen FETÖ terör örgütünün TSK içindeki teröristleri eliyle yapmaya teşebbüs ettiği darbe teşebbüsünün de arefesindeyiz. Cuma günü 15 Temmuz. Bu vesileyle 15 Temmuz’da milletine, devletine, meclisine, hükümetine, vatanına, bayrağına sahip çıkan ve bu mücadeleyi yaparken şahadet şerbetini içen bütün şehitlerimizi ve bu vatan için şahadete koşan tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve dua ile yad ediyorum. Rabbim onların bıraktığı bayrağı, onların hedeflediği noktalara taşımaya bize güç versin, kuvvet versin diye dua ediyorum. Gazilerimize sıhhatli uzun ömürler diliyorum. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında Türk milleti Cumhurbaşkanımızın etrafında onun çağrısına uyarak yekvücut olmuş ve darbeye teşebbüs eden FETÖ’cü teröristlere ve onlara güç veren pek çok ülkeye ve karanlık güçlere meydan okumuştur. Türk milleti bundan yaklaşık 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün arkasında, Anadolu’nun dört bir tarafı işgal altındayken, onun çağrısına uyup yedi düvelle mücadele edip, nasıl Anadolu’yu düşmandan temizlemiş, Türk’ün istiklalini ve istikbalini yeniden teminat altına alan adımlar atmışsa, aradan geçen yaklaşık 100 yıl sonra bu sefer Cumhurbaşkanımız. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uyarak ‘Meydanlara gelin, onlar ne yapacaklarsa yapsınlar halkın gücünün üstünde ben bir güç tanımıyorum’ çağrısıyla meydanları dolduran tankların altına yatan ve helikopterlerden, uçaklardan ölüm yağarken, onlara karşı meydan okuyan otomatik silahlara, tanklara meydan okuyan elleriyle onları durdurmak isteyen aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeniden yedi düvele haddini bildirmiştir.”diye konuştu.MİLLETİMİZ, HUKUKUNA SAHİP ÇIKACAĞINI DOST VE DÜŞMAN HERKESE BİR KEZ DAHA İLAN ETTİ
“Çünkü biz biliyoruz ki 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü FETÖ’nün TSK içindeki teröristlerinin tek başına yapabileceği bir iş değil.” diyen Bozdağ, “Onlara destek veren, talimat veren, güç veren, lojistik sağlayan ülkeler var, istihbarat örgütleri var, karanlık güçler var. 15 Temmuz’da bu milletin verdiği mücadele sadece FETÖ’cülere karşı değil, onları destekleyen yularını elinde tutan ülkelere ve güçlere karşı mücadeledir. Yedi düvele karşı verilmiş büyük bir mücadeledir. Eğer Türk milletinin, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde verdiği bu demokrasi mücadelesini başka bir millet ya da Tayyip Bey değil de başka bir ülkenin lideri vermiş olsaydı, emin olun o ülkeye ve o ülkenin liderine uluslararası ödüllerden verilmedik ödül kalmazdı. Her ödülü verirlerdi. Nobel Barış Ödülü dahil ne kadar uluslararası nişan, ödül varsa hepsini onlara onları takdim ederlerdi. Ama demokrasi mücadelesini veren Türk halkı, tankların altına yatan kurşunlara karşı şahadete koşar gibi koşan Türk halkı olunca bunlara öncülük eden Türk milletinin lideri Recep Tayyip Erdoğan olunca bu büyük demokrasi mücadelesini, bu büyük zaferi görmezden geldiler, hafife aldılar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nasıl bakarlarsa baksınlar. Biz milletimizin ve devletimizin hukukuna sahip çıktık. Bundan sonra da aziz milletimiz hukukuna sahip çıkacağını, dost ve düşman herkese bir kez daha ilan etmiş oldu.”şeklinde konuştu.
TÜRKİYE’NİN YÜRÜYÜŞÜNÜ, NE TERÖR ÖRGÜTLERİ NE DE ONLARI DESTEKLEYEN ÜLKELER DURAMAYACAKTIR
Türkiye’nin yürüyüşünü, ne terör örgütleri ne de onları destekleyen ülkelerin durduramayacağını vurgulayan Bozdağ, “Türkiye üzerine kim ne hesap yapıyorsa şunu iyi bilmeli, bu hesap Türk halkından döner, bu hesaba Türk halkı “Evet” demezse bu hesabı yapanlar yanar. Bu ülkede darbe teşebbüsü ya da darbe ya da muhtara rüyası görenlere böyle rüya gördürmek isteyenlere cesaret verenler ve böyle rüya peşinde koşanlar bilmelidir ki artık Türkiye’de darbeler, darbe teşebbüsleri, muhtıralar devri kapanmıştır. Çünkü Türk milleti, 15 Temmuz’da kendi eliyle bu kapıları tamamen sonuna kadar kapatmıştır. Birileri yeniden açmaya yeltenir ise yine karşısında aziz Türk milletini bulacaktır. Türkiye’nin yürüyüşünü ne terör örgütleri ne de onları yemleyen, destekleyen ülkeler duramayacaktır. Allah’ın izniyle biz hedeflerimize yedi düvele rağmen yürüyen ve büyük bir cesaretle attığı her adımı atan bir anlayış içerisinde yürümeye devam edeceğiz.”ifadelerini kullandı.
İSVEÇ VE FİNLANDİYANIN NATO ÜYELİĞİ BAŞVUSUNDA TÜRKİYE İSTEDİĞİNİ ALDI
İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği başvurusunda Türkiye’nin istediğini aldığını vurgulayan Bakan Bozdağ, şöyle devam etti: “İşte en son gördünüz İsveç ve Finlandiya NATO üyeliği için müracaat ettiğinde Türkiye’mizin Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate almazsanız, Türkiye’nin terörle mücadelesine destek vermezseniz, bunları yazılı taahhüt haline getirmezseniz, biz sizin NATO üyeliğinize ‘evet’ demeyiz” dedi ve bir dünya ayağa kalktı. Sonuçta Türkiye istediğini aldı. Türkiye’ye taahhütleri yazılı bir mutabakatla imza altına alındı. Türkiye ve dünya kamuoyuna açıklandı, şimdi adalet, güvenlik ve istihbarat üzerinden bir izleme komitesi de kuruldu. Acaba verilen bu sözler yerine getiriliyor mu, getirilmiyor mu? Taahhütlere uyuluyor mu, uyulmuyor mu? AK Parti iktidarlarından önce böyle bir taahhüdü siz hiç duydunuz mu? “Biz sizi izleyeceğiz, bak teröristlere, terör örgütlerine desteğiniz devam ederse biz sizin NATO üyeliğinize evet demeyeceğiz bak izleme komitesi de kuruyoruz.” Önüne gelen Türkiye’ye karşı izleme komiteleri kuruyordu şimdi Türkiye başka ülkelerin taahhütlerini yerine getirip getirmediğini denetlemek konusunda izleme komisyonları, komiteleri kuran bir ülke haline geldi.”
“Oy kaygısıyla milletinin sevincine ortak olamayanlar da sıkıntı var demektir”diyen Bozdağ, “Ama maalesef bugün ülkemizde bu büyük başarılara sevinmeyi, hükümetlerini takdir etmeyi zül kabul eden maalesef çok yanlış bir siyasal anlayışın da olduğunu görüyoruz. Yahu deseniz ki ne olur, “Cumhurbaşkanımız doğru yaptı, Türkiye doğru yaptı, İsveç ve Finlandiya konusunda Türkiye’nin aldığı kararlar, attığı adımlar doğrudur biz de hükümetin yanındayız” deseniz Türk hükümetinin yaptıklarını takdir edip sevinci paylaşsanız kıyamet mi kopar? Ama maalesef bugün ülkesinin başarılarına sevinmeyen, sevilmeyen bir siyasi anlayış var. Sevinmiyorlar, sevinemiyorlar Cumhur İttifakı’na yazar, AK Parti’ye yazar diye endişe ediyorlar. Oy kaygısıyla milletinin sevincine ortak olamayanlar da sıkıntı var demektir. Böyle bir şey olur mu? Elbette doğalgaz bulunduğu sevinemediler gördüğünüz sevinmek lazım gelmez mi, gelir.” diye konuştu.
MİLLETİMİZİN SAĞDUYUSU HER TÜRLÜ ZORLUĞU AŞACAK GÜÇ VE KUDRETTEDİR
Milletin sağ duyusunun her türlü zorluğu aşacak güç ve kudrette olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Şimdi Adana’da petrolle ilgili Cumhurbaşkanımız açıklama yaptı altını üstünü nasıl boşa çıkarırız diye uğraşıyorlar. Yahu bir de sevinin doğalgaz bulmuşuz, petrol bulmuşuz, gemilerimiz mavi vatanda gaz ve petrol arayışı yapıyor. Dün böyle bir gücümüz kudretimiz yoktu, biraz sevinin. Ama bakıyorsunuz öküz altında buzağı arayarak her başarıyı küçültmek isteyerek, milletin gözünden kaçırmak isteyerek, çarpıtarak farklı bir noktaya çekmenin gayretini hep gördük, görüyoruz. Bu gayret Türkiye’ye fayda getirmez. Geçmişte de biz bu yanlış siyaset anlayışının çok bedelini ödedik. Bundan sonra da bu anlayışın bedelini hiç kimse bu millete Allah’ın izniyle ödetemeyecektir çünkü milletimizin sağduyusu her türlü zorluğu aşacak güç ve kudrettedir.”şeklinde konuştu. Haber Merkezi -

Yurtlu: Elbette bu yolda engel ve zorluklar olacaktır
Yozgat AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Av. Erva Kevser Yurtlu, “Elbette ki bu yolda zorluklar ve engeller olacaktır. Biz bu zorlukları ve engelleri aşmak ve başarmak için varız.” dedi.
Ak Parti Yozgat Temmuz Ayı Genişletilmiş İl Danışma Meclis toplantısı Belediye Büyük Sinema Salonunda gerçekleştirildi.
İl Kadın Kolları Başkanı Av. Erva Kevser Yurtlu, burada yaptığı konuşmada önümüzdeki süreçte yapılacak olan 2023 seçimlerinin önemine değindi.
Yurtlu “ Göreve geldiğimiz günden beridir ak kadınlarla beraber tüm gayretlerimizle çalışmaya başladık. 2023 seçimlerine kadar üstlendiğimiz tarihi sorumluluğun farkındayız. Bir kadın hassasiyetiyle, bir ana bir abla bazen de bir kardeş fedakarlığıyla hepimiz ülkemizin geleceği için buradayız. Ve birlikte yol kat etmekteyiz. Elbette ki bu yolda zorluklar ve engeller olacaktır. Biz bu zorlukları ve engelleri aşmak ve başarmak için varız. Ayrıca, Ak kadınlar olarak; “Gönül ziyaretleri” kapsamında Cumhurbaşkanımızın selamlarını iletip, ev ev, kapı kapı gezerek gönül sohbetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Ailelerin sorun ve taleplerini yerinde dinliyor, gönül bağlarımızı güçlendirmeye, gönül köprülerimize yenilerini eklemeye hiç durmadan devam ediyoruz. Kısacası çözüm için hem gönüllerde hem de yollardayız. Genel Başkanımız liderliğindeki partimizin, verimli ve etkin bir şekilde; Kadın Kolları olarak, siyasetin hamurunu yoğurup, köyden mahalleye; beldeden ilçeye, ilçeden il merkezine uzanan mahir eller ve neferlerle davamızın daha da yükselmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bizim, ülkemize ve yarınlarımıza dair hayallerimiz var. Biz bu vatana sevdalıyız. Biz bu cennet vatana hizmete varız. Bu sebeple yaptığımız siyasetin ayrı bir anlam, bambaşka bir mana taşıdığına inanıyorum.
Bizim amacımız; kurucu liderimizin davasını AK kadınların gücüyle sahalara yaymak ve girilmedik gönül bırakmamaktır. Gün; el ele, gönül gönüle vererek, ekip ruhuyla hep beraber çalışma günü. Gün; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Aydınlık Türkiye için büyük Türkiye için çalışma günü.”ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi
