Etiket: ahmet davutoğlu

  • “Tehdit edilmedik kimse kalmadı”

    “Tehdit edilmedik kimse kalmadı”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aydıncık ilçesinde gerçekleştirilen toplu açılış töreninde Malazgirt Zaferi’nin 951. yılını tebrik ederek, şehitleri rahmetle andı. Son 20 yılda sağlıktan eğitime, ulaşımdan güvenliğe birçok alanda yapılan yenilikleri anlatan Bakan Bozdağ, Türkiye’de yaratılmak istenen ayrımcılığa asla izin veremeyeceklerini söyledi.
    Bakan Bozdağ, “Hakimlerimizi, savcılarımızı tehdit ettiler. Kendi lehlerine karar verenleri Cumhuriyetin hakimi, savcısı, kendi aleyhlerine karar verenleri, “Sarayın hakimi, savcısı. Biz gelince kendi lehimize karar verenleri şöyle ödüllendireceğiz” aleyhine olanları da “Şöyle keseceğiz, biçeceğiz” imalı laflar ettiler. Sadece onunla da kaldılar mı? Valileri en son tehdit ettiler. Onunla da kaldılar mı? Müteahhitleri, “Şu ihalelere girerseniz başınıza şu gelir, bu gelir” diye tehdit ettiler. Öğretmenleri, “Hala bu iktidarın peşinden giden öğretmen varsa ben ona öğretmen demem. Öğretmen iradesini pazarlayan kişi değildir.” Öğretmenleri tehdit ediyor. Çiftçilerimizi “Siz hala gidip oy verirseniz elim iki yakanızda olur” diye AK Parti’ye oy veren çiftçilere böyle hitap ediyor. Memurlara tarihte vererek diyor ki, “Şu tarihten itibaren siz eğer iktidarın işlerini yapar, şöyle eder, böyle ederseniz başınıza gelmedik şey kalmaz. ”Bakanlara, memurlara herkese gelince “Hepinizi yargının önüne çıkaracağız.”diye konuştu.


    BÜYÜK BİR SAYGISIZLIK, AYRIMCILIK, NEFRET, HAKARETTİR
    Şarkıcı Gülşen’in tutuklanmasına ilişkin Bozdağ, “Geçenlerde imam hatip liselerinden mezun olan gençlerle ilgili ve imam hatiplerle ilgili çok çirkin sözler sarf edildi. ‘İmam hatipten mezun olmuş sapıklığı oradan geliyor’ ifadesini kullananlar çıktı. Ne demek imam hatipler sapıklığı öğretiyor, oradan çıkanlar da sapıklığı oradan öğreniyor. Bu bütün imam hatip okullarına, imam hatip liselerinin öğrencilerine, oradaki öğretmenlere, yöneticilere, onların velilerine karşı büyük bir saygısızlık, büyük bir ayrımcılık büyük, bir nefret büyük bir hakarettir. Türkiye’de şu anda 1 milyon 300 bin civarında imam hatipte okuyan öğrencimiz var. Mezunlarıyla beraber onların anneleri, babaları, büyükanneleri, büyükbabaları, çocukları torunlarıyla beraber diğer yakın çevresiyle beraber değerlendirdiğiniz zaman milyonlarca vatandaşımıza karşı çok büyük bir saygısızlığı, büyük bir hadsizliği içerir bu cümle.” dedi.


    AYRIMCILIK YAPMAK, BU MİLLETE, BU DEVLETE YAPILMIŞ EN BÜYÜK KÖTÜLÜKLERDEN BİRİSİDİR
    Ayrımcılık yapmanın bu millete, devlete yapılmış en büyük kötülük olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı ve bu 6’lı masanın etrafında toplananlardan, kaç gündür bu milletin milyonlarca insanına karşı hakaret, saygısızlık, ayrımcılık, nefret, kin tutan bu sözler karşısında tek bir tane cümle doğru dürüst duydunuz mu? Ya biri de çıkın deyin, tutuklamayı eleştiriyorsunuz, eleştirin, o hakim kararıdır, eleştirilebilir ama öte yandan onu eleştirirken bile deyin ki bunun yaptığı da yenilir yutulur bir şey değildir. Bu milletin evlatlarına böylesi bir saygısızlığı, ayrımcılığı, nefreti kini diline dolayıp konuşamaz. Bir de bunu deyin. İmam hatip okulları da bu ülkenin diğer okulları gibi devletin okullarıdır, saygın okullardır. Burada okuyan öğrenciler mezunlar da diğer okullarda okuyan öğrenciler ve mezunlar gibi bu milletin kıymetli evlatlarıdır. Hepimizin derdi bütün okullarımızın ve bu okullarda okuyan öğrencilerimizin başarıdan başarıya koşmasıdır. Bunların arasında okullar arasında, okulların mezun ve öğrencileri arasında ayrımcılık yapmak, bu millete, bu devlete yapılmış en büyük kötülüklerden birisidir. Sayın Kılıçdaroğlu helalleşmeden bahsediyor. Bu ayrımcılığı bu kini bu nefreti kusanlara iftirayı atanlara tek cümle söylediğini Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar duydunuz mu? Ben duymadım, duyan varsa “yanlışsın, falan yerde söyledi” deyin.”şeklinde konuştu.


    HAKİMLERE TEHDİT EDEN, TALİMAT VEREN BUYURMACI TAVIR ORTAYA KOYDU 
    “Hakimleri tehdit eden ve hakimlere talimat verip derhal serbest bırakın diyen bir üstten buyurmacı tavır ortaya koydu.” diyen Bozdağ, “Benim anladığım ‘helalleşme’ diye çıktığı bu yolda Sayın Kılıçdaroğlu’nun helalleşmeden anladığı şey, imam hatipliler ile imam hatip lisesi, öğrenci ve velileriyle, mezunlarıyla helalleşmesi samimi değildir. Seçime dönük stratejik bir projedir. Eğer samimiysen aynı gözle bakıyorsan niye çıkıp, “Bu söylenen lafları biz kabul etmeyiz. Bu milletin evlatlarına bu saygısızlığı biz reddederiz. Okullar arası mezunlar, öğrenciler arası ayrımcılığı biz kabul etmeyiz” demedi. Böyle bir açıklaması var mı? Yok. Yeri gelince helalleşelim muhafazakârla. Buradan ben 6’lı masanın oturan hadi diyelim altı artı bir altında mı, başka yerde mi kayıp olan ortağın CHP ile zihniyeti aynı ama diğerlerine soruyorum siz dilinizi mi yuttunuz? İmam hatip okullarından, bu okulların öğrenci ve mezunlarından böyle bahsedilirken sizin buna karşı söyleyecek bir kelimeniz, bir cümleniz yok mu? Sonra kalkıp biz muhafazakârlar endişe duymasınlar CHP, Millet İttifakı gelince her şey bugünkü gibi kazanımlar korunacak ve her şey daha iyi olacak. Ağızlarından laf yok.”ifadelerini kullandı.


    KENDİLERİNİN GELECEĞİ HESABIYLA ÖNÜNE GELENİ TEHDİT EDİYOR
    Kendilerinin geleceği hesabıyla önüne geleni tehdit ettiklerini vurgulayan Bozdağ, “Ya hesaplaşmak mı bunun adı helalleşmek mi?. Herkese meydan okuyor. Herkese sahte anketlere, kurgulanan şeylere itibar ederek kendilerinin geleceği hesabıyla önüne geleni tehdit ediyor. Allah vermesin, bunların eline güç ve imkan verilse daha güç sahibi değilken önüne gelen herkesi Cumhurbaşkanından çiftçisine kadar tehdit eden bu zihniyet güç kudret sahibi olursa neler yapar? Bunun hesabını hepimiz yapmamız lazım. Bu CHP zihniyeti bildik bir zihniyet, zorba bir zihniyet, büyüklerimiz dedelerimiz bu zihniyeti çok iyi bilirler. Ama biz de bu zihniyeti doksanlı yıllarda tecrübe ettik, yaşadık. 80 öncesinde olup bitenler ortada. Daha önceki yıllara da tarih kitaplarından okudu. Onun için de aziz millet. 1950’den bu yana bu zihniyete tek başına asla iktidar yüzü vermemiştir. İnşallah bundan sonra da böyle bir yüz vermeyecektir.”dedi.


    28 ŞUBAT ZİHNİYETİNİN KÖHNE MANTIĞININ YENİDEN HORTLATILMAK İSTEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ
    Bozdağ, “Daha önce bir bilim insanı diye geçinen biri de çıktı. Başörtülü psikoloğa gidilmez, şöyle olur, böyle olur diye açıklama yaptı. Yarın bu güç sahibi olduğu zaman başörtülülere eğitim yasağının istihdam yasağının yeniden avdet edeceğinin işaretleridir. Bunlar yıllar yılı imam hatip okullarına katsayı, zulmünü reva görmediler mi? Üniversiteye girişlerini engellemek istemediler mi? İstediler. Orta kısımlarını kapattılar. Başörtülü kadınlarımız arasında ayrımcılık yaparak başörtülü başı açık diye kadınlarımızı ayrı tasnif ettiler, başörtülü kadınlara ortaöğretim, ilköğretimde yasak koydukları gibi lisede de eğitim hakkını Anayasaya rağmen elinden almadılar mı? Kamuda başörtülü bir çalışan kadın hiç gördünüz mü? Çalışanı da hemen iş akdini feshedip kapının önüne koydular. Şimdi bu 28 Şubat zihniyetinin köhne mantığının yeniden hortlatılmak istediğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı. / Cemil MERMERTAŞ

  • Gelecek Partisi Yozgat’ta yola Aydoğmuş ile devam edecek

    Gelecek Partisi Yozgat’ta yola Aydoğmuş ile devam edecek

    Türk siyasetçi, uluslararası ilişkiler uzmanı, akademisyen, eski dışişleri bakanı, eski başbakan vekili ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 26. dönem başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından 12 Aralık 2019’da kurulan Gelecek Partisi, yurt genelinde teşkilatlanma çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar kapsamında Yozgat Kurucu il başkanlığına Ömer Aydoğmuş atandı.
    Atanma sonrası yazılı bir açıklama yapan ve hiçbir menfaat gözetmeden Yozgat için çalışacaklarını dile getiren Aydoğmuş açıklamasında; “Çok Kıymetli hemşerilerim, şahsımı bu ulvi göreve layık gören Başbakanımız Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere Teşkilat Başkanımız Sayın Selim Temurci beye teşekkür ediyorum. Ayrıca desteğini hiçbir zaman esirgemeyen, Gelecek partisi kurucular kurulu üyesi Adalet Politikaları İzleme Kurulu Başkanımız, bir dönem Kayseri Baro Başkanlığı ve HSYK üyeliği yapmış Yozgatlı hemşerimiz Av. Ali Aydın abime ve çok kıymetli Gelecek Partisi yöneticilerine şükranlarımı sunuyorum.
    Değerli hemşerilerim; her ne şart altında olursa olsun, elini taşına altına koymuş, Yozgat’ımıza hizmet etmiş büyüklerimiz gibi bizler de, çıkmış olduğumuz bu kadim yolda, inandığımız değerler dahilinde elimizden geldiği kadarıyla, hiçbir ayrım yapmadan ülkemize ve Yozgat’ımıza aynı şevk ve heyecanla hizmet etmek için gece demeden gündüz demeden çalışacağımızı belirtmek istiyorum.
    Saygıdeğer hemşerilerim; hiç bir siyasi ikbal peşinde koşmadık, Allah’ım neyi takdir ederse o olur, takdirin ötesinde hiç bir şey olmaz. Sizlerle birlikte Yozgat için varız, Yozgat için çalışacağız. Allah’ın izniyle Yozgat Merkezimiz başta olmak üzere tüm ilçelerimizde, beldelerimizde, mahalle ve köylerimizde teşkilatlanma çalışmalarımıza hız kazandıracağız.
    Rabbim utandırmasın, Rabbim doğruluktan ayırmasın diyor saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.
    Ömer Aydoğmuş kimdir?
    1979 Akdağmadeni doğumluyum. İşletme yüksek lisan mezunuyum. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışmaktayım. Kızılay Şube başkanlığı görevinde bulundum, Yeşilay temsilciliği görevini sürdürmekteyim. Evli 1 çocuk sahibiyim.
    Siyasi mücadeleye 1996 Yılında Üniversitede okurken Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında başladım. Üniversite sonrası BBP de ilçe başkanlığı MKYK ve Disiplin kurulu üyeliklerinde bulundum. Muhsin Yazıcıoğlu ülke menfaatleri doğrultusunda karar alırdı. Bizde 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde BBP’nin Ekmelettin İhsanoğlu’nu destekleme kararına karşı gelerek o gün o şartlarda Recep Tayyip Erdoğan’ın desteklemesi gerektiğini beyan ederek partimizden istifa ettik.
    Daha sonra Başbakanımız ve dönemin Ak Parti Genel başkanı Davutoğlu ile birlikte %49.5 ile en yüksek oyu alırken bizlerde destekledik. O gün nasıl Cumhurbaşkanlığı seçiminde ülke menfaati için Recep Tayyip Erdoğan’ı ve yine Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığı döneminde Ak Partiyi desteklediysek bugünde aynı duygu ve düşünceyle hiç bir menfaat gözetmeden Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun yanındayız. Neden yanındayız biliyor musunuz; ben AK parti içinde siyaset yapan biri değildim, BBP’de siyaset yapıyordum. Biz ülke menfaati dedik partimizden istifa ettik ancak AK parti %49.5 la tarihi oyu alan bir başbakanı görevden aldı. O günden sonra ülke hiç iyiye gitmedi. Belki proje yatırım ilerledi lakin devlet fakirleşti halk, fakirleşti, bugün gelin durum ortada, mutlaka güzel şeyler var lakin hiç bir şey eskisi gibi değil, ekonomik kriz içten içe milletimizi sömürüyor fakat kimse farkında değil. Bu sebeple, bugün ülke ve millet menfaati söz konusu dur, Türkiye Cumhuriyeti alternatifsiz değildir. Alternatifsiz tek yer Suriye’dir. Ülkemizi İran olmayacaktır, Suriye olmasına da biz izin vermeyiz. Kimse baki değildir, tek baki olan Allah’tır. Allah yar ve yardımcımız olsun diyorum” ifadelerini kullandı.