Etiket: akdağmadeni

  • Emanetler teslim edildi

    Emanetler teslim edildi

    Akdağmadeni’nde engelli vatandaşların yaşamını kolaylaştırmak ve onlara destek olmak için Akdağmadeni Belediyesi olarak desteklerinin devam edeceklerini ifade eden Belediye Başkanı Nezih Yalçın; “Belçika Sivaslılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kadim Argu ve Sivas Temsilcisi Cahit Argu’ya destekleri için teşekkür ediyoruz.

    İlçemizde tespit ettiğimiz ve akülü tekerlekli sandalyeye ihtiyacı olan vatandaşlarımıza araçlarını teslim ettik. Bundan sonraki süreçte de gerek belediye gerek hayırsever vatandaşlarımıza yapacağımız farklı destek projeleriyle engelli vatandaşlarımızın yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi .

  • Doğalgaz çalışmaları başladı

    Doğalgaz çalışmaları başladı

    Başkan Yalçın çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Emek Mahallesi Şehit İsmail Açıkgöz Caddesi, 188. Sokakta devam eden çalışmalar yatırım programı kapsamında olan mahallelerde de başlayacak olup sezon boyunca devam edeceğini anlatan Yalçın şunları söyledi; “Daha temiz, alt yapısı elden geçirilmiş, sorunsuz bir Akdağmadeni için vatandaşlarımızdan anlayış bekliyor bu süre zarfında hat çekimi tamamlanan bölgelerde ki abonelik işlemlerinin hızlı bir şekilde alınmasını i rica ediyoruz. Doğalgaz çalışmaları nedeniyle bozulan yollarımızda geçici onarım çalışmaları ve altyapısı tamamlanan bölgelerde yollarımızı yeniden yapmaya özen göstereceğiz. Gayret bizden, tevfik Mevla’dan, takdir hizmetlerin en güzeline layık Akdağmadeni halkındandır”

  • ‘Kreş ve Gündüz Bakım Evi’ inşaatı devam ediyor

    ‘Kreş ve Gündüz Bakım Evi’ inşaatı devam ediyor

    Belediye Başkanı Nezih Yalçın yaptığı yazılı açıklamada “Çocuklarımızın gelişimine katkıda bulunmak, ilköğretime hazırlamak ve özellikle çalışan anne ve babaların destekçisi olmak için hazırlamış olduğumuz ‘’ Kreş ve Gündüz Bakım Evi’’ projesinde inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Toplamda 2101 m2 alan üzerine kurulacak Kreş ve Gündüz Bakım Evi Projesi içerisinde 0 -4 yaş grubu gündüz bakım evi, 4 – 6 yaş kısmi zamanlı ve tam gün kreş, kapalı çocuk oyun alanı, kafeterya, restoran, açık oyun alanı ve spor alanı ile birlikte Atatürk Parkı peyzaj düzenlemesi bulunuyor” ifadelerini kullandı.

  • Hem sosyal, hem esnafa destek

    Hem sosyal, hem esnafa destek

    Sadece Yerel Esnafta kullanılabilecek Sosyal Destek kartları ile kart verilen vatandaşlar ilçede faaliyet gösteren zincir marketler dışında tüm yerel bakkal, market ve süpermarketten kolaylıkla alışveriş yapılabileceklerdir.
    Akdağmadeni Belediyesi Sosyal Destek Kartı hakkında bilgilendirme yapan Belediye Başkanı Nezih YALÇIN ‘’Ramazan Bereketini yerel esnafımızla paylaşıyoruz. Akdağmadeni Belediyesi Sosyal Destek Kartı ile Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Ramazan-ı Şerif’in manevi iklimine yaraşır şekilde, yardımlaşma ve dayanışmayı ön plana çıkaracak uygulamamız sayesinde ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza destek olurken, alışverişte sadece yerel esnaflarımızda kullanılabilecek olan ‘’Sosyal Destek Kartı’’ ile zor bir süreçten geçen esnaflarımıza da destek olacağız. İlgili araştırmalar sonucunda sosyal destek kartı verdiğimiz vatandaşlarımız ilçemizde faaliyet gösteren zincir marketler dışında tüm yerel bakkal, market ve süpermarketten kolaylıkla alışveriş yapılabileceklerdir. Birlik ve beraberliğimizi doyasıya yaşadığımız nice Ramazan aylarında buluşmak dileğiyle tüm vatandaşlarımıza Hayırlı Ramazanlar dileriz.’’ dedi.

  • Belediye’den spora destek

    Belediye’den spora destek

    08-11 Nisan tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan 6. Uluslararası Türkiye Açık Kick Boks Avrupa Kupası müsabakalarına Akdağmadeni’nden iki sporcu katılacak.
    Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan ve Akdağmadeni Belediyesinin destekleriyle devam eden Kick Boks kursuna kayıtlı sporcular Samet Başkal ve Semih Gürbenç turnuva öncesinde Antrenör Yunus Avcı ile birlikte Akdağmadeni Belediye Başkanı Uzm. Dr. Nezih Yalçın’ı ziyaret etti.
    Sporculara düzenlenen turnuvada başarılar dileyen Başkan Yalçın ” Sporcularımızın turnuvada kazandıkları başarılarla Akdağmadeni’ne döneceklerine inancımız tamdır. Kendini spor alanında geliştiren geleceğe sağlam adımlarla yürüyen sporcularımızın her zaman olduğu gibi yanında olmaya devam edeceğiz. Antrenörümüz Yunus Avcı hocamıza ve gençlerimize üstün başarılar diliyorum.” dedi.
    Antrenör Yunus Avcı ise ” İnşallah turnuvada başarılı dereceler alır ve tekrardan Belediye Başkanımızı ziyaret ederiz. Spora ve sporcuya verdiği destek ve katkılardan dolayı Belediye Başkanımız Uzm. Dr. Nezih Yalçın’a şahsım ve sporcularım adına teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Başer: Bahçecik Barajı ile 8 Bin hektar alanda sulu tarım yapılacak

    Başer: Bahçecik Barajı ile 8 Bin hektar alanda sulu tarım yapılacak

    Milletvekili Başer, yaptığı açıklamada; Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden olan Yozgat’ın tarımda üretimi artırmak, bölge çiftçisi ve ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamak amacıyla il genelinde su kaynaklarının değerlendirilmesi için baraj ve gölet yapımına büyük önem verdiklerini ifade etti.

    Başer, “Akdağmadeni Bahçecik Barajımızın inşaatı yeniden başlıyor. Yüklenici firmanın iş tasfiyesi nedeniyle durdurulan Bahçecik Barajımızın ihale izni Tarım ve Orman Bakanımız Sn. Dr. Bekir Pakdemirli tarafından onaylandı. Yakında ihaleye çıkıyoruz. Barajımız, Akdağmadeni Sağıroğlu Köyüne 1,5 kilometre mesafede bulunmaktadır. Barajımızın temelden yüksekliği 70 metre, sulama sahası 8000 hektar, depolama hacmi ise 33,24 Milyon metreküptür. Barajımızın tamamlanması ile; Akdağmadeni, Kadışehri ve Saraykent ilçelerimizin toprakları daha da bereketlenecek, tarımsal üretime büyük katkı sunacaktır. Barajımız tamamlandığında Akdağmadeni Sağıroğlu, Tarhana, Kadışehri İlçesi Derbent, Buzluk, Çepni, Yakacık, Yanık, Kemalli, Vasfibey, Üçağaç, Gümüşdiğin, Kıyılı, Yangı, Kabalı, Örencik Köyleri ile Saraykent İlçesinin Çiçeklihöyüğü, Kesikköprü, Çiçekli ve İzibüyük köylerimizde sulu tarım yapılacaktır. Bu vesile ile Barajımız; Akdağmadeni, Kadışehri, Saraykent ilçelerimiz ile Yozgat’ımıza hayırlı olsun.”diye konuştu.

  • Ünver: Kitaplar hiç solmayacak bitkilerdir

    Ünver: Kitaplar hiç solmayacak bitkilerdir

    Akdağmadeni’nde 57’inci Kütüphaneler Haftası pandemi nedeniyle buruk kutlandı.
    Kütüphane Müdürü Mehmet Ünver, 1964 yılından bu yana kutlanan Kütüphaneler haftası, bu yıl pandemi nedeniyle buruk kutlandığını belirterek, “Mart ayının son Pazartesi günü başlayan haftamız buruk ve sönük geçmektedir. Kitap hiç solmayacak bitkilerdir. Çünkü kitap her zaman taze bilgidir. Çağımızın buluşlarını kitap. Dergi gazete gibi yayın organlarından izleriz. Okuduğumuz kitaplar dergiler, gazeteler bilgilerimizi artırır. Hafta süresince kitapların önemi Kütüphanelerin geliştirilmesi ve kütüphaneciliğin sorunları dile getirilir. Eğitim, bilim sanatın kısaca insanlığın temeli kitaba dayanır. Bu nedenle kitapsız bir dünya asla düşünülemez. Haftanın amacının öğrencilerde okuma alışkanlığını ve zevkini geliştirmek kitap sevgisini artırmak, öğrencilerin kitaplardan daha çok yararlanmalarını sağlamaktır.57. Kütüphaneler haftası buruk geçtiği için üzüntü duymaktayız. İnşallah bundan sonra Kütüphaneler haftamızı pandemisiz bir zamanda kutlamayı nasip etsin” dedi.

  • Özdemir güven tazeledi

    Özdemir güven tazeledi

    Akdağmadeni Kültür Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin olağan genel kurul toplantısında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.  Kongreyi yönetmek üzere divan heyetine Ayhan Can, Ali Rıza Turhal ve Ali Erbir getirildi.
    Koronavirüs önlemlerine uyularak gerçekleştirilen kongrede önce toplantıya katılan konuklara söz verildi. Kongrede hazır bulunan Altındağ Belediye Başkanı Doç. Dr. Asım Balcı yaptığı veciz konuşmasında Altındağ Belediyesi olarak her zaman sivil toplum kuruluşlarının yanında olduklarını belirterek “ Akdağmadeni kültür, sosyal, yardımlaşma ve dayanışma derneğinin çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Bugüne kadar faaliyetlerinize yardımcı olduk. Bundan sonra da çalışmalarınıza destek vereceğiz “dedi. Toplantıda söz alan Yozgatlılar Federasyonu genel başkanı Ahmet Koç, eğitimci yazar M. Hami Özalan ile Resim ve noktalama sanatçısı Selma Bora Ankara’daki Akdağlıları bütünleştiren derneğin faaliyetlerine ellerinden geldiğince her türlü katkıyı sağlayacaklarını dile getirdiler.
    Dernek Başkanı Osman Özdemir de genel kurulda yaptığı konuşmada üyeleri dernek faaliyetleri hakkında bilgilendirdi. Başkan Osman Özdemir yeni dönemde hem hayırseverlerin, hem de üyelerin gönüllü destekleri ile güzel hizmetlere imza atacaklarına inandığını belirterek şunları söyledi: “Önümüzdeki dönem özellikle kültür sanat alanında gençler ve kadınları da içine alacak faaliyetlere imza atacağız. Ayrıca Derneğimiz bünyesinde Gençlik ve Kadın Kollarını da aktif hale getireceğiz. Dernek faaliyetlerini sadece Ankara ile sınırlamayacağız. Başta Akdağmadeni olmak üzere Yozgatlıların yaşadığı her yerde gereken çalışmaları yapacağız.”

  • Çapanoğlu  Sarayı ve  Tarihi Han

    Çapanoğlu Sarayı ve Tarihi Han

    Eski Belediye ve Milli Eğitim binalarının yıkılmasıyla ortaya çıkan toplam 4.700 m2’lik alanın, Yozgat’ın tarihi, kültürü, mimarisiyle buluşma ve buradan turizm, üretim, istihdam oluşturma imkanı vermektedir. Yeniufuk Gazetesi olarak, Yozgat’ın gelişme sürecinde önemli yapıtaşlarından biri olacak bu fırsatın, şehrimizin sosyo-ekonomik kalkınmasına olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi adına, diğer projelere alternatif olabilecek çözüm önerisini şehrimiz kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

    Yozgat il merkezinde Saat Kulesi, Hayri İnal Konağı, Çapanoğlu Camii ve müze dışında gezilecek yer tarifi yapmamız çok zor. Yıllardır beton ekonomisine teslim olmuş Yozgat’ta tarihi değerler bir bir yıkılmış, o güzelim geniş bahçeli ve kendine has mimari özelliklere sahıp konaklardan geriye bir tane bile kalmamıştır.
    Bununla birlikte Çapanoğullarınca yaptırılan Tol Çarşı yıkılmış yerine bir ucube dikilmiştir. Çapanoğlu Camii (Büyük camii) etrafında tarihi değer ifade eden çarşı hamamından başkaca bu toprakların kimliğini ifade edecek eser kalmamıştır.
    Çapanoğulları tarafından kullanılan saray da bu yağma ve kıymet bilmezlikten nasibini almıştır.
    Geldiğimiz nokta itibariyle Yozgat merkezde yarım saat içerisinde tüm tarihi, turistik alanları gezmek mümkündür lakin gelen ziyaretçilerin şehirde konaklamasını, bu şehrin kimliği ile buluşmasını ve il ekonomisine katkı yapmasını sağlayacak hiçbir eserimiz yoktur.

    BURADA DURALIM VE İKİ ÖRNEK VERELİM
    Birincisi, Yunanistan’ın Santorini Adası’nın güney tarafında Akrotiri denilen küçük bir bölge vardır. Burası ziyaretçilere milattan önceki Roma dönemine ait olarak anlatılır. Akrotiri aynı zamanda yarı açık yarı kapalı bir müzedir. 2019 yılında 5.5 milyon turist bu bölgeyi ziyaret etmiştir. Buradaki müzenin giriş ücreti kişi başı 5 Euro’dur, bu para da direk Santorini Belediyesi’ne gelir olmaktadır.
    Peki, neden bu gelir belediyeye kalmaktadır?
    Şu yüzden, Akrotiri tarihi değeri olan bir bölge değildir aslında, yani orayı koruma alanı (sit alanı) ilan eden bakanlık değil adanın kendi belediyesidir.
    Bu ada son 500 yıl içinde onlarca volkanik patlamayla bugünkü haline gelmiştir ve en son 1882’deki büyük volkanik patlamayla adada taş üzerinde taş kalmamış, yanardağın külleri İzmir şehrimizin üstünü dahi kaplamıştır. 1951’deki patlamada ise adada canlı kalmamıştır. 20 yıl öncesine kadar Yunanistan Hükümeti anakaradaki insanların bu adalara yerleşmesi için hem bedava ev hem de 1.300 Euro hane başına para veriyordu. Kısacası Santorini en son 1951’deki volkanik patlamayla şimdiki şeklini almış ve insanlar daha sonra yerleşmeye başlamıştır. Şimdi soruyorum size; Daha dün oluşmuş bir adada 2.500 yıllık Roma tarihinden bahsedebilir misiniz?
    Ama her yıl milyonlarca insan buraya Roma tarihini öğrenmek amacıyla kültür turlarıyla geliyor. Müzenin kapalı alanındaki o 2.000 yıllık kaplar, çanaklar, çömlekler ise farklı yerlerden bulunarak oraya getirilmiş ve sergilenmiştir. Yani Santorini ile hiçbir alakası yoktur. Akrotiri olarak bilinen antik kent ise aslında 19.Yüzyıl sonundaki volkanik patlamada lavların ve küllerin altında kalarak sonradan temizlenen eski bir balıkçı kasabasıdır. Tarihi Antik Roma dönemine değil 118 yıl öncesine dayanır.
    İkincisi, Vietnam’da bulunan ve bir Fransız yatırımcı tarafından Orta Çağ Fransız mimarisi ile inşa edilen Ba Na Hill Kasabası.
    Dev taş eller tarafından tutulan köprüsü ile sosyal medya kullanıcıları arasında hızla tanınan bu şehir, ülkenin doğu kıyısındaki en büyük dördüncü şehri Da Nang’ın arkasında deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte tasarlanmıştır. Orta Çağ Fransız mimarisi tarzında inşa edilen bu kasaba şimdiden yılda 1 buçuk milyon turiste ev sahipliği yapmaktadır. Burada, ziyaretçilerin konaklamasından, yemeğine, eğlencesine kadar her ihtiyacı düşünülerek, evler, iş yerleri, kilise, Fransız bahçelerinden ilham alan park, köprüsü, raylı sistemi ile yeni bir şehir inşa edilmiştir.
    Bu iki örneğin ortak noktası ve bizi ilgilendiren tarafı şudur; her iki proje de sıfırdan ekonomi yaratan zekice kurgulardır. Hiçbir şeyin olmadığı yerde; turizmin algılardan ibaret olduğu gerçeğini ve mimarinin bölgeye turist çekmede ne kadar önemli bir faktör olduğunu idrak ederek algıları iyi yönetmişler ve sıfırdan milyonlarca turistin finanse ettiği bir ekonomi yaratmışlardır.
    Tekrar Yozgat’a dönelim. Adeta sıfır noktasındayız. O halde yukarıdaki örneklerden de alacağımız ilhamla ‘ne yapabiliriz’e odaklanalım.
    Bildiğiniz üzere eski belediye binasının yıkılması ile 1.700 m2, eski hükümet konağının yıkılması ile 3.000 m2 iki büyük alan il merkezinde boşa çıkmıştır.
    Bu iki alanın birincisinde; Beypazarı-Suluhan, Amasya-Taş Han, Edirne ve Erzurum Rüstem Paşa kervansarayları vb. bir taş yapı veya 2 katlı tarihi konak görüntüsüne sahip büyük bir bina inşa edebiliriz. Minimum iki katlı olacak bu yapının birinci katının dışa bakan yüzünde dükkanlar, tek kapı ile girilen iç kısmında lokanta, cafe, toplantı salonu vb, ikinci katında ise butik bir otel faaliyete geçirebiliriz. Sunulacak hizmetlerin çeşitliliği ve ziyaretçilerin beklentilerine cevap veriyor olmasının yanı sıra, dükkanlarda, geçen hafta gündeme getirdiğimiz üzere halk eğitim merkezinde eğitim almış kursiyerlere yer tahsisi yapılarak ve finansal destek verilerek, gümüş, bakır, çini, keçe, kilim ve şal, ametis taşı, Yasin Ali Er dostumuzca imal edilen çam kozalağı reçeli ve sirkeler, Tol Çarşı’da faaliyet gösteren Çamlık Ev Yapımı işletmesinin sahibi Yunus Bey’in ev yapımı ürünleri ve dahasının imal ve satışının yapılması ile bir cazibe alanı olacaktır.
    Bu alanların ikincisine ise 1920 yılında Çerkez Ethem tarafından yakılan Çapanoğlu Konağı’nı inşa edebiliriz. Bu konağın son haline dair fotoğraflar vardır ancak daha da önemlisi Çapanoğlu Süleyman Bey zamanında Yozgat’a gelen seyyahların anılarında detaylı bilgiler vardır ve bu bilgilere de ulaşabilmekteyiz. Uzmanlarınca yapılacak çalışmalar ve aile fertlerinden alınacak bilgiler ışığında aslına yakın bir konağı meydana getirmek imkanımız vardır.
    Şimdi örnekleri hatırlayalım ve bu iki önerimizin kabul gördüğünü Çapanoğlu Konağı’nın ve bir hanın inşa edildiğini düşünelim. Turizmin tamamen algıları yönetmek ve mimarinin bölgeye turist çekmedeki en önemli faktörlerden birisi olduğu gerçeğini de hatırlayarak; üniversite ve Polis okuluna ek olarak Adalet ve Diyanet Eğitim Merkezlerinin de faaliyete geçmesi ile birlikte, Yozgat’a ziyaretçi akını hızlanacaktır. Doğal olarak gelen bu ziyaretçilerin dikkatini çekecek, yöreye ait ürünleri satın alabilecekleri, aileleri ile konaklayabilecekleri, Yozgat tarihine dair somut değerleri görüp yaşayabilecekleri bu alanların tanıtımı kısa zamanda sağlanacaktır. Bir biz bileceğiz 2020’lerde inşa edildiklerini ama çok sürmeyecek Santorini ve Ba Na Hill’de olduğu gibi yıllar içerisinde ne zaman yapıldığından ziyade buralarda sunulacak hizmet ve ürünlerin kalite ve çeşitliliği ile birlikte, saraydaki tarih, mimari özellikler, Yozgat tarihi ve Çapanoğulları konuşulur olacaktır.
    Bu sayede Yozgat kültür ve tarihini yerinde yaşama, Yozgat topraklarının özünü hissetme imkanı yakalayacak ziyaretçiler, ilden ayrılırken de buraya ait değerlerin taşıyıcılığını ve tanıtımını yapacaklardır. Elbette ki bunun maddi bedelini de ödeyeceklerdir.
    Buradan tarih çıkar, kültür çıkar. Buradan iş, aş çıkar, istihdam çıkar. Buradan 100 yıldır yok edilen şehrin kimliği küllerinden doğabilir. Belki bu sayede, iradesi ortadan kalktıktan sonra tüm tarih ve kültürünü yağmaladığımız ama dini eserler dışında neredeyse tüm izlerini silercesine asıl soyguncusu kendimiz olduğumuz Yozgat ve Çapanoğulları ile yeniden barışır, bir şehir tarihle, kültürle, sanatla, mimari ile nasıl var edilir ve nasıl yaşatılırı da öğrenmiş oluruz. Belki bu sayede klasik ve eskimiş yol, kaldırım belediyeciliği anlayışını bir adım öteye taşıyarak; bir taraftan şehre kimlik kazandıran diğer taraftan istihdam sağlayan ve il ekonomisinin gelişmesine katkı sunan projelerin önemini kavramış oluruz. Bekir ÇAYLAK / Savaş UYAR