Etiket: Çekerek

  • Tam Kapanma hakkında her şey

    Tam Kapanma hakkında her şey

    Dün gerçekleştirilen Kabine toplantısı sonrası yapılan açıklamada, 29 Nisan 2021 Perşembe akşamı saat 19:00’dan 17 Mayıs 2021 Pazartesi sabah 05:00’e kadar tam kapanma kararı alındığı duyurulmuştu. Bu açıklamadan sonra İçişleri Bakanlığı 17 günlük tam kapanmaya ilişkin genelgeyi 81 ilin valiliğine gönderdi. Genelgeye göre yasak süresince temel gıda, ilaç ve temizlik ürünlerinin satıldığı yerler ile üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirleri dışındaki tüm iş yerleri kapalı olacak.

    İçişleri Bakanlığı, 81 İl Valiliğine “Tam kapanma Tedbirleri” konulu genelge gönderdi. Genelgede Covid-19 virüsünün mutasyona uğrayan yeni varyantları sonrasında artan bulaşıcılığıyla birlikte salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla yeni tedbirlerin alınması gerektiği ve 13 Nisan 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısında alınan kararlar doğrultusunda 14 Nisan 2021 Çarşamba gününden itibaren iki haftalık kısmi kapanma sürecine girildiği belirtildi.

    NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
    29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’dan itibaren 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’e kadar sürecek olan tam kapanma döneminde ülke genelini kapsayacak şekilde aşağıdaki tedbirlerin alınması gerektiği değerlendirilen genelgede, şu ifadelere yer verildi:
    *Sokağa Çıkma Kısıtlaması Hafta içi hafta sonu ayrımı olmaksızın 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’da başlayıp 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’de bitecek şekilde tam zamanlı sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.
    *Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak günlerde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamak amacıyla Ek’te belirtilen yerler ve kişiler kısıtlamadan muaf tutulacak.
    *Sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik tanınan muafiyetler, 14.12.2020 tarih ve 20799 sayılı Genelgede açıkça belirtildiği şekilde muafiyet nedeni ve buna bağlı olarak zaman ve güzergâh ile sınırlı olup, aksi durumlar muafiyetlerin kötüye kullanımı olarak görülerek idari/adli yaptırımlara konu edilecek.

    MARKET VE BAKKALLAR 10:00-17:00 ARASI AÇIK
    *Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılar 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek, vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılara gidip gelebilecek.

    ZİNCİR MARKETLER PAZAR GÜNLERİ KAPALI KALACAK
    *Aynı saatler arasında bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi, tatlıcılar ve online sipariş firmaları evlere/adrese servis şeklinde de satış yapabilecekler. Yukarıda belirtilen uygulama zincir ve süper marketler için haftanın altı günü geçerli olacak, zincir marketler pazar günleri kapalı kalacaktır.

    SADECE PAKET SERVİSİ OLACAK
    *Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde yeme-içme yerleri (restoran, lokanta, kafeterya, pastane gibi yerler) sadece paket servis şeklinde faaliyet gösterebileceği belirtilen genelge şöyle devam etti;
    *Yeme-içme yerleri ile online yemek sipariş firmaları Ramazan ayı sonuna denk gelen 13 Mayıs 2021 Perşembe gününe kadar 24 saat esasına göre paket servis yapabilecek.
    *Yeme-içme yerleri ile online yemek sipariş firmaları Ramazan ayının sona ermesiyle birlikte saat 01.00’e kadar paket servis yapabilecek.
    *Tam kapanma döneminde ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri açık olacaktır (Bu iş yerlerinde sadece ekmek ve unlu mamul satışı yapılabilir.)
    *Vatandaşlarımız ekmek ve unlu mamul ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine yürüme mesafesinde olan fırına gidip gelebileceklerdir.
    *Fırın ve unlu mamul ruhsatlı iş yerlerine ait ekmek dağıtım araçlarıyla sadece market ve bakkallara ekmek servisi yapılabilecek, sokak aralarında kesinlikle satış yapılmayacaktır.

    YABANCILAR SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMALARINA TABİ
    *Sokağa çıkma kısıtlaması sırasında yukarıda belirtilen temel gıda, ilaç ve temizlik ürünlerinin satıldığı yerler ile üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması amacıyla muafiyet kapsamında bulunan iş yerleri dışında tüm ticari işletme, iş yeri ve/veya ofisler kapalı olacak olup uzaktan çalışma haricinde yüz yüze hizmet verilmeyecektir.
    *Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan dönemde konaklama tesislerinde rezervasyonunun bulunması vatandaşlarımız açısından sokağa çıkma ve/veya şehirlerarası seyahat kısıtlamasından muafiyet sağlamayacak olup bu dönemde konaklama tesisleri sadece zorunlu durumlara bağlı olarak seyahat izin belgesi alan kişilere hizmet verebileceklerdir.
    *Yabancılara yönelik sokağa çıkma kısıtlamasına dair muafiyet sadece turistik faaliyetler kapsamında geçici/kısa bir süre için ülkemizde bulunan yabancıları kapsamakta olup; ikamet izinliler, geçici koruma statüsündekiler veya uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri dahil olmak üzere turistik faaliyetler kapsamı dışında ülkemizde bulunan yabancılar sokağa çıkma kısıtlamalarına tabidirler.

    İLERİ YAŞ GRUPLARINA HİZMET VERİLECEK
    *Tam kapanma sürecinde kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdaki ileri yaş gruplarındaki veya ağır hastalığı olan vatandaşlarımızın 112, 155 ve 156 numaraları üzerinden bildirdikleri temel ihtiyaçları VEFA Sosyal Destek Gruplarınca karşılanacak olup, bu konuda gerek personel görevlendirilmesi gerekse ihtiyaçların bir an evvel giderilmesi bakımından gerekli tedbirler Valiler ve Kaymakamlar tarafından alınacaktır.

    ŞEHİRLERARASI SEYAHAT KISITLAMASI
    Genelgede, şehirlerarası seyahat kısıtlaması şu şekilde sıralandı;
    *“Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’dan 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00’e kadar vatandaşlarımızın şehirlerarası seyahatlerine zorunlu haller dışında izin verilmeyecektir
    Şehirlerarası seyahat kısıtlamasının istisnaları;
    – Zorunlu bir kamusal görevin ifası kapsamında ilgili Bakanlık ya da kamu kurum veya kuruluşu tarafından görevlendirilmiş olan kamu görevlileri (müfettiş, denetmen vb.) kurum kimlik kartı ile birlikte görev belgesini ibraz etmek kaydıyla bu hükümden muaf tutulacaktır.
    – Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak için veya cenaze nakil işlemine refakat etmek amacıyla herhangi bir cenaze yakınının e-devlet kapısındaki İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU veya ALO 199 sistemleri üzerinden yapacakları başvurular (yanında akraba konumundaki 9 kişiye kadar bildirimde bulunabilecektir) sistem tarafından vakit kaybetmeksizin otomatik olarak onaylanarak cenaze yakınlarına gerekli seyahat izin belgesi oluşturulacaktır. Cenaze nakil ve defin işlemleri kapsamında başvuru yapacak vatandaşlarımızdan herhangi bir belge ibrazı istenilmeyecek olup Sağlık Bakanlığı ile sağlanan entegrasyon üzerinden gerekli sorgulama seyahat izin belgesi düzenlenmeden önce otomatik olarak yapılacaktır.

    ZORUNLU HAL SAYILACAK DURUMLAR
    Sokağa çıkma kısıtlamasında zorunlu hal sayılacak durumlar ise şu şekilde:
    *Tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan, Kendisi veya eşinin, hastanede tedavi gören birinci derece yakınına ya da kardeşine refakat edecek olan (en fazla 2 kişi), Bulunduğu şehre son 5 gün içerisinde gelmiş olmakla beraber kalacak yeri olmayıp ikamet ettikleri yerleşim yerlerine dönmek isteyen (5 gün içinde geldiğini yolculuk bileti, geldiği araç plakası, seyahatini gösteren başkaca belge, bilgi ile ibraz edenler), ÖSYM tarafından ilan edilmiş merkezi sınavlara katılacak olan, Askerlik hizmetini tamamlayarak yerleşim yerlerine dönmek isteyen, Özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan, Ceza infaz kurumlarından salıverilen, Kişilerin zorunlu hali bulunduğu kabul edilecektir.

    ŞEHİRLERARASI İZİN NASIL OLACAK?
    Genelgede Şehirlerarası izinler şu şekilde belirtildi:
    *Vatandaşlarımız, yukarıda belirtilen zorunlu hallerin varlığı halinde bu durumu belgelendirmek kaydıyla; e-devlet üzerinden İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU ve ALO 199 sistemleri üzerinden Valilik/Kaymakamlık bünyesinde oluşturulan Seyahat İzin Kurullarından izin almak kaydıyla seyahat edebileceklerdir.
    *Seyahat İzin Belgesi verilen kişiler seyahat süreleri boyunca sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacaktır. Tam kapanma sürecinde seyahat izin taleplerinde yaşanabilecek artış göz önünde bulundurularak Vali ve Kaymakamlarımızca yeterli sayıda personel görevlendirilmesi başta olmak üzere seyahat izin taleplerinin hızlı bir şekilde değerlendirilerek karara bağlanabilmesi için her türlü tedbir alınacaktır.
    *Belirtilen dönem içerisinde uçak, tren, gemi veya otobüs gibi toplu ulaşım aracıyla seyahat edecek kişilere biletleme işlemi yapılmadan önce mutlaka seyahat izin belgesinin olup olmadığı kontrol edilecek, geçerli bir seyahat izninin bulunması halinde biletleme işlemi gerçekleştirilecektir.

    HES KODU ZORUNLULUĞU
    *Uçak, tren, gemi veya otobüs gibi toplu taşıma araçlarıyla yapılacak seferlerde yolcuların araçlara kabulü öncesinde HES kodu sorgulaması muhakkak yapılacak ve tanılı/temaslı gibi sakıncalı bir durumun olmaması halinde araca alınacaktır. Şehirlerarası faaliyet gösteren toplu taşıma araçları (uçak hariç); araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edebilecekler ve araç içindeki yolcuların oturma şekli yolcuların birbirleriyle temasını engelleyecek (1 dolu 1 boş) şekilde olacaktır.

    PERSONEL SAYISI AZALTILACAK
    Tam kapanma sürecinde sağlık, güvenlik, acil çağrı gibi kritik görev alanları hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında hizmetlerin sürdürülebilmesi için gerekli olan asgari personel seviyesine düşülecek (asgari personel seviyesi toplam personel sayısının % 50’sini aşmayacak ölçüde) şekilde uzaktan veya dönüşümlü çalışmaya geçileceği belirtilen genelgede, şöyle denildi;
    *Bu dönemde; Uzaktan ve dönüşümlü çalışmaya tabi kamu personeli, herhangi bir özel muafiyete sahip olmamaları nedeniyle diğer vatandaşlarımızın tabi olduğu esaslar haricinde ikametlerinden ayrılmayacaklardır. Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet binalarında/yerlerinde görev alacak kamu personeli için yetkili yönetici tarafından bu durumu ortaya koyan görev belgesi düzenlenecek ve görevli olduğu zaman dilimi içerisinde ikameti ile iş yeri arasındaki güzergahla sınırlı şekilde muafiyete tabi olacaktır.

    SİTE YÖNETİMLERİNE UYARI İZNİ
    *Site yönetimleri, site içerisinde izinsiz şekilde dışarı çıkan kişilerin ikametlerine dönmeleri konusunda uyarılmaları sağlanacağı ifade edilen genelgede, şu ifadelere yer verildi;
    *İller arası hareketliliğin zorunlu olduğu mevsimlik tarım işçileri, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerinde salgınla mücadele koşullarına uygun hareket edilebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığının koordinasyonunda valilikler tarafından gerekli tedbirler eş zamanlı olarak alınacak, bu bağlamda mevsimlik tarım işçilerinin iller arası hareketliliği ile konaklayacakları alanlarda alınacak tedbirler ve iller arası hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri konusunda Bakanlığımızca yeni bir Genelge yayımlanıncaya kadar 03.04.2020 tarih ve 6202 sayılı Genelgemizde belirlenen esaslara göre hareket edilecektir.
    *Tam gün uygulanacak sokağa çıkma kısıtlaması tedbirinin konut sitelerinde de uygulanmasını temin etmek amacıyla site yönetimlerine sorumluluk verilecek, site içerisinde izinsiz şekilde dışarı çıkan kişilerin (özellikle çocukların ve gençlerin) ikametlerine dönmeleri konusunda uyarılmaları sağlanacaktır.
    *Sokağa çıkma süresi boyunca sokak hayvanlarının beslenmelerine özel önem verilecek, bu kapsamda Vali/Kaymakamlar tarafından yerel yönetimler, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gerekli koordinasyon tesis edilerek sokak hayvanlarının beslenmeleri için gerekli tedbirler alınacak, bu amaçla başta hayvan barınakları olmak üzere park, bahçe, orman gibi sokak hayvanlarının doğal yaşam alanlarına düzenli olarak mama, yem, yiyecek ve su bırakılması sağlanacaktır.

    “AİLECEK GİDİLMESİ YASAK”
    Genelge de denetim faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması yönelik bir takım tedbirler şu şekilde sıralandı:
    *Tam kapanma döneminde kolluk kuvvetlerinin tam kapasiteyle denetim faaliyetlerine katılımı sağlanacak, özellikle sokağa çıkma ile şehirlerarası seyahat kısıtlamaları başta olmak üzere kolluk kuvvetleri tarafından kapsamlı, geniş katılımlı, etkili ve sürekli denetim faaliyetleri planlanarak uygulamaya geçirilecektir.
    *Sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında; Muafiyet tanınan iş yerlerinde çalışıldığına dair gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi, Özel sağlık kuruluşlarından sahte randevu alınması, Fırın, market, bakkal, kasap, manav, kuruyemişçi veya tatlıcılara çıkış serbestliğinin maksadını aşan şekilde kullanımı (markete ailece gidilmesi gibi), Çiftçi Kayıt Belgesinin (ÇKS) amaç dışı kullanılması, gibi durumlarda muafiyetlerin giderek artan bir sıklıkla kötüye kullanıldığı göz önünde bulundurularak, bu suistimallerin önlenmesi amacıyla kolluk kuvvetleri tarafından her türlü tedbir alınacak ve yapılacak denetimlerde bu hususların kontrolü özellikle sağlanacaktır.
    *Şehirlerarası seyahat kısıtlamasının etkinliğinin artırılması amacıyla şehirlerin tüm giriş ve çıkışlarında (iller arası koordinasyon sağlanmak kaydıyla) kontrol noktaları oluşturulacak, kontrol noktalarında görevlendirilecek yeterli sayıda kolluk personeli (trafik ve asayiş birimlerinden) marifetiyle toplu ulaşım araçlarıyla veya özel araçlarla yolculuk edenlerin seyahat izin belgelerinin olup olmadığı muhakkak tetkik edilecek ve geçerli bir mazereti/muafiyeti bulunmayan kişilerin şehirlerarası seyahatlerine izin verilmeyecektir.
    *Tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan tam kapanma döneminde, vatandaşlarımızın sadece temel ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla açık tutulacak fırın, market, bakkal, kasap, manav, kuruyemişçi ve tatlıcı gibi iş yerlerinin çevresinde gerekli kontrollerin yapılabilmesi için yeterli sayıda kolluk personeli görevlendirilecek; yürütülecek devriye ve denetim faaliyetlerinde, bu iş yerlerinin kurallara uyup uymadıkları ile vatandaşlarımızın bu iş yerlerine gidişlerinde araç kullanmama ve ikametlerine en yakın yere gitme kuralına riayet edip etmedikleri kontrol edilecektir./ Yusuf BAĞCI

  • Çakır’dan Oktay’a teşekkür

    Çakır’dan Oktay’a teşekkür

    Yozgat için özel bir söyleşi programına konuk olduğunu hatırlatan Başkan Çakır, “Vizyonel bakışı, bilgeliği ve devlet adamlığıyla, Yozgat’ın bir bütün olarak ele alınıp, bölgesel kalkınma modelinin nasıl uygulanacağını bizlere aktardı. Devletimiz ve Milletimiz için gecesini gündüzüne katan,  memleket sevdalısı, devlet ve millet adamı, hemşerimiz, gururumuz, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay beyefendiye, şehrimizin bölgesel ve yerelden kalkınma projelerini yakinen takip etmesi ve sonsuz desteklerinden ötürü şükranlarımı sunuyorum” dedi.

  • Biyogaz tesisi için imzalar atıldı

    Biyogaz tesisi için imzalar atıldı

    Çekerek Belediye Başkanı Eyyüp Çakır yaptığı açıklamada “Çekerek’te yapımına başladığımız Biyogaz Tesisimizin sözleşmesini, Renesco Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Canberk Asarkaya, Ak Parti İlçe Başkanımız Mehmet Akkan, belediye meclis üyelerimiz ve şirket yetkililerinde katılımlarıyla İmza altına aldık. Yapılacak biyogaz tesisimizin toplam maliyeti 5 milyon dolardır.

    Projemiz ilk etapta 20 kişiye akabinde organomineral gübre fabrikası ve sera alanlarının da tamamlanmasıyla 150-200 kişiye istihdam oluşturacak.

    Adaylık sürecinde yaptığımız çalışmalar neticesinde, merkezi ve kırsal mahallelerimizde oluşan hayvansal atıkların bertarafı için proje çalışması yürüttük.

    Bu atıklar gelişigüzel boş alanlara dökülerek, çok büyük çevre ve sağlık sorunlarına sebep oluyordu.

    Süreyyabey Barajı etrafında yapımına başladığımız Millet Bahçesi ve Lavanta Adası Projeleri ile de Turizm Merkezi olma yolunda ilerleyen ilçemiz için bu atıkların kazanımı için en uygun yöntemin Üniversite Bitirme Projem, hayalim olan biyogaz üretim tesisi kurmak olduğu düşüncesiyle proje sürecini başlattık. Çevresel açıdan kabul edilebilir bertaraf yöntemleri ile büyük ölçekte biyokütle-enerji dönüşüm sistemi olarak dikkate alındığında, bu atıklardan elektrik enerjisi üretilmesi ve ayrıca yan ürün şeklinde ekonomik değeri olan gübre elde edilmesi mümkün olacak.

    Bu maksatla 3.5 MW biyogaz tesisi yapmak için seferber olduk. Yaklaşık 1.5 yıldır sürdürdüğümüz çalışmanın bugün sonucuna ulaştık. Biyogaz tesisinde elektrik üretmek için Türkiye’nin köklü enerji firmalarından Renesco Enerji ile elektrik enerjisi üretimi için belediye olarak sözleşmemizi imzaladık.

    İnşallah tesislerimiz tamamlandığında organik tarım ve modern hayvancılığa da destek verilmiş olunacağından, üretim ve İstihdam olarak şehrimize de katma değer sağlayacak ve İlçemiz Enerjinin Merkezi haline gelecektir.

    Yerelde Kalkınma Modelinin Mimarı Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay Beyefendinin vizyonel destekleriyle başlattığımız projelerimiz için kendisine ve emeği geçen herkese teşekkürlerimizi iletiyor, şehrimize hayırlı olsun diyoruz.

    Renesco Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Canberk Asarkaya yaptığı konuşmada “Milli enerji milli gübre vizyonu ile çıktığımız bu yolda bölgesel istihdamı önemsiyor, atıkları doğaya tekrar kazandırıyor, ürettiğimiz elektrik ve gübre ile ülke ekonomimize katkı sağlıyoruz. Yaşanabilir bir çevre için geleceğe yatırım yapıyoruz. Renesco Enerji olarak yatırımlarımız hız kesmeden sürecek, ülkemize ve Çekerek halkına hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

  • Çapanoğlu  Sarayı ve  Tarihi Han

    Çapanoğlu Sarayı ve Tarihi Han

    Eski Belediye ve Milli Eğitim binalarının yıkılmasıyla ortaya çıkan toplam 4.700 m2’lik alanın, Yozgat’ın tarihi, kültürü, mimarisiyle buluşma ve buradan turizm, üretim, istihdam oluşturma imkanı vermektedir. Yeniufuk Gazetesi olarak, Yozgat’ın gelişme sürecinde önemli yapıtaşlarından biri olacak bu fırsatın, şehrimizin sosyo-ekonomik kalkınmasına olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi adına, diğer projelere alternatif olabilecek çözüm önerisini şehrimiz kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

    Yozgat il merkezinde Saat Kulesi, Hayri İnal Konağı, Çapanoğlu Camii ve müze dışında gezilecek yer tarifi yapmamız çok zor. Yıllardır beton ekonomisine teslim olmuş Yozgat’ta tarihi değerler bir bir yıkılmış, o güzelim geniş bahçeli ve kendine has mimari özelliklere sahıp konaklardan geriye bir tane bile kalmamıştır.
    Bununla birlikte Çapanoğullarınca yaptırılan Tol Çarşı yıkılmış yerine bir ucube dikilmiştir. Çapanoğlu Camii (Büyük camii) etrafında tarihi değer ifade eden çarşı hamamından başkaca bu toprakların kimliğini ifade edecek eser kalmamıştır.
    Çapanoğulları tarafından kullanılan saray da bu yağma ve kıymet bilmezlikten nasibini almıştır.
    Geldiğimiz nokta itibariyle Yozgat merkezde yarım saat içerisinde tüm tarihi, turistik alanları gezmek mümkündür lakin gelen ziyaretçilerin şehirde konaklamasını, bu şehrin kimliği ile buluşmasını ve il ekonomisine katkı yapmasını sağlayacak hiçbir eserimiz yoktur.

    BURADA DURALIM VE İKİ ÖRNEK VERELİM
    Birincisi, Yunanistan’ın Santorini Adası’nın güney tarafında Akrotiri denilen küçük bir bölge vardır. Burası ziyaretçilere milattan önceki Roma dönemine ait olarak anlatılır. Akrotiri aynı zamanda yarı açık yarı kapalı bir müzedir. 2019 yılında 5.5 milyon turist bu bölgeyi ziyaret etmiştir. Buradaki müzenin giriş ücreti kişi başı 5 Euro’dur, bu para da direk Santorini Belediyesi’ne gelir olmaktadır.
    Peki, neden bu gelir belediyeye kalmaktadır?
    Şu yüzden, Akrotiri tarihi değeri olan bir bölge değildir aslında, yani orayı koruma alanı (sit alanı) ilan eden bakanlık değil adanın kendi belediyesidir.
    Bu ada son 500 yıl içinde onlarca volkanik patlamayla bugünkü haline gelmiştir ve en son 1882’deki büyük volkanik patlamayla adada taş üzerinde taş kalmamış, yanardağın külleri İzmir şehrimizin üstünü dahi kaplamıştır. 1951’deki patlamada ise adada canlı kalmamıştır. 20 yıl öncesine kadar Yunanistan Hükümeti anakaradaki insanların bu adalara yerleşmesi için hem bedava ev hem de 1.300 Euro hane başına para veriyordu. Kısacası Santorini en son 1951’deki volkanik patlamayla şimdiki şeklini almış ve insanlar daha sonra yerleşmeye başlamıştır. Şimdi soruyorum size; Daha dün oluşmuş bir adada 2.500 yıllık Roma tarihinden bahsedebilir misiniz?
    Ama her yıl milyonlarca insan buraya Roma tarihini öğrenmek amacıyla kültür turlarıyla geliyor. Müzenin kapalı alanındaki o 2.000 yıllık kaplar, çanaklar, çömlekler ise farklı yerlerden bulunarak oraya getirilmiş ve sergilenmiştir. Yani Santorini ile hiçbir alakası yoktur. Akrotiri olarak bilinen antik kent ise aslında 19.Yüzyıl sonundaki volkanik patlamada lavların ve küllerin altında kalarak sonradan temizlenen eski bir balıkçı kasabasıdır. Tarihi Antik Roma dönemine değil 118 yıl öncesine dayanır.
    İkincisi, Vietnam’da bulunan ve bir Fransız yatırımcı tarafından Orta Çağ Fransız mimarisi ile inşa edilen Ba Na Hill Kasabası.
    Dev taş eller tarafından tutulan köprüsü ile sosyal medya kullanıcıları arasında hızla tanınan bu şehir, ülkenin doğu kıyısındaki en büyük dördüncü şehri Da Nang’ın arkasında deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte tasarlanmıştır. Orta Çağ Fransız mimarisi tarzında inşa edilen bu kasaba şimdiden yılda 1 buçuk milyon turiste ev sahipliği yapmaktadır. Burada, ziyaretçilerin konaklamasından, yemeğine, eğlencesine kadar her ihtiyacı düşünülerek, evler, iş yerleri, kilise, Fransız bahçelerinden ilham alan park, köprüsü, raylı sistemi ile yeni bir şehir inşa edilmiştir.
    Bu iki örneğin ortak noktası ve bizi ilgilendiren tarafı şudur; her iki proje de sıfırdan ekonomi yaratan zekice kurgulardır. Hiçbir şeyin olmadığı yerde; turizmin algılardan ibaret olduğu gerçeğini ve mimarinin bölgeye turist çekmede ne kadar önemli bir faktör olduğunu idrak ederek algıları iyi yönetmişler ve sıfırdan milyonlarca turistin finanse ettiği bir ekonomi yaratmışlardır.
    Tekrar Yozgat’a dönelim. Adeta sıfır noktasındayız. O halde yukarıdaki örneklerden de alacağımız ilhamla ‘ne yapabiliriz’e odaklanalım.
    Bildiğiniz üzere eski belediye binasının yıkılması ile 1.700 m2, eski hükümet konağının yıkılması ile 3.000 m2 iki büyük alan il merkezinde boşa çıkmıştır.
    Bu iki alanın birincisinde; Beypazarı-Suluhan, Amasya-Taş Han, Edirne ve Erzurum Rüstem Paşa kervansarayları vb. bir taş yapı veya 2 katlı tarihi konak görüntüsüne sahip büyük bir bina inşa edebiliriz. Minimum iki katlı olacak bu yapının birinci katının dışa bakan yüzünde dükkanlar, tek kapı ile girilen iç kısmında lokanta, cafe, toplantı salonu vb, ikinci katında ise butik bir otel faaliyete geçirebiliriz. Sunulacak hizmetlerin çeşitliliği ve ziyaretçilerin beklentilerine cevap veriyor olmasının yanı sıra, dükkanlarda, geçen hafta gündeme getirdiğimiz üzere halk eğitim merkezinde eğitim almış kursiyerlere yer tahsisi yapılarak ve finansal destek verilerek, gümüş, bakır, çini, keçe, kilim ve şal, ametis taşı, Yasin Ali Er dostumuzca imal edilen çam kozalağı reçeli ve sirkeler, Tol Çarşı’da faaliyet gösteren Çamlık Ev Yapımı işletmesinin sahibi Yunus Bey’in ev yapımı ürünleri ve dahasının imal ve satışının yapılması ile bir cazibe alanı olacaktır.
    Bu alanların ikincisine ise 1920 yılında Çerkez Ethem tarafından yakılan Çapanoğlu Konağı’nı inşa edebiliriz. Bu konağın son haline dair fotoğraflar vardır ancak daha da önemlisi Çapanoğlu Süleyman Bey zamanında Yozgat’a gelen seyyahların anılarında detaylı bilgiler vardır ve bu bilgilere de ulaşabilmekteyiz. Uzmanlarınca yapılacak çalışmalar ve aile fertlerinden alınacak bilgiler ışığında aslına yakın bir konağı meydana getirmek imkanımız vardır.
    Şimdi örnekleri hatırlayalım ve bu iki önerimizin kabul gördüğünü Çapanoğlu Konağı’nın ve bir hanın inşa edildiğini düşünelim. Turizmin tamamen algıları yönetmek ve mimarinin bölgeye turist çekmedeki en önemli faktörlerden birisi olduğu gerçeğini de hatırlayarak; üniversite ve Polis okuluna ek olarak Adalet ve Diyanet Eğitim Merkezlerinin de faaliyete geçmesi ile birlikte, Yozgat’a ziyaretçi akını hızlanacaktır. Doğal olarak gelen bu ziyaretçilerin dikkatini çekecek, yöreye ait ürünleri satın alabilecekleri, aileleri ile konaklayabilecekleri, Yozgat tarihine dair somut değerleri görüp yaşayabilecekleri bu alanların tanıtımı kısa zamanda sağlanacaktır. Bir biz bileceğiz 2020’lerde inşa edildiklerini ama çok sürmeyecek Santorini ve Ba Na Hill’de olduğu gibi yıllar içerisinde ne zaman yapıldığından ziyade buralarda sunulacak hizmet ve ürünlerin kalite ve çeşitliliği ile birlikte, saraydaki tarih, mimari özellikler, Yozgat tarihi ve Çapanoğulları konuşulur olacaktır.
    Bu sayede Yozgat kültür ve tarihini yerinde yaşama, Yozgat topraklarının özünü hissetme imkanı yakalayacak ziyaretçiler, ilden ayrılırken de buraya ait değerlerin taşıyıcılığını ve tanıtımını yapacaklardır. Elbette ki bunun maddi bedelini de ödeyeceklerdir.
    Buradan tarih çıkar, kültür çıkar. Buradan iş, aş çıkar, istihdam çıkar. Buradan 100 yıldır yok edilen şehrin kimliği küllerinden doğabilir. Belki bu sayede, iradesi ortadan kalktıktan sonra tüm tarih ve kültürünü yağmaladığımız ama dini eserler dışında neredeyse tüm izlerini silercesine asıl soyguncusu kendimiz olduğumuz Yozgat ve Çapanoğulları ile yeniden barışır, bir şehir tarihle, kültürle, sanatla, mimari ile nasıl var edilir ve nasıl yaşatılırı da öğrenmiş oluruz. Belki bu sayede klasik ve eskimiş yol, kaldırım belediyeciliği anlayışını bir adım öteye taşıyarak; bir taraftan şehre kimlik kazandıran diğer taraftan istihdam sağlayan ve il ekonomisinin gelişmesine katkı sunan projelerin önemini kavramış oluruz. Bekir ÇAYLAK / Savaş UYAR