Etiket: Fatih Şahin

  • Dr. Şahin: Anne sütünün önemine değindi

    Dr. Şahin: Anne sütünün önemine değindi

    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr Fatih Şahin, anne sütünün ilk 2 yılda bebeğin sağ kalımının güvencesi olduğunu söyledi.

    İl Sağlık Müdürü Dr Fatih Şahin, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada anne sütünün önemine değindi.

    Dr Şahin, “Anne sütüyle beslenme en güvenli (doğal, hazır, hijyenik), en çevreci beslenme yöntemidir. Sağlık harcamalarını, iş gücü kaybını ve bebek beslenmesine ilişkin harcamaları azaltarak aile ve ulusal düzeyde ekonomiye katkı sağlar. Anne sütü bebeklerin enerji ve besin ögeleri gereksinimlerinin ilk 6 ayda tamamını, 6-12. ayda yarısını, 13-24 aylar arasında ise üçte birini karşılar. “Sadece anne sütü ile besleme” su dahil her hangi bir yiyecek ve içecek verilmeksizin, bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesi olarak tanımlanmaktadır.

    Anne sütü; bebek beslenmesinde yeri doldurulamayan ideal, özgün ve yaşayan doğal bir besindir. Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesi için gerekli olan tüm enerji ve besin öğelerini içerir. Biyoyararlılığı yüksektir ve sindirimi kolaydır. Başta beslenme olmak üzere bebek ve anneye sağlık, bağışıklık, gelişimsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönden pek çok yarar sağlar.

    Bebek açısından yararları Bebeklerde duyusal ve bilişsel gelişimi destekler,

    İshal, pnömoni, otitis media, idrar yolu vb. enfeksiyon hastalıklarından korur,

    Sadece anne sütüyle beslenme, ishal ve pnömoni kaynaklı bebek ölümlerini azaltır,

    Hastalıklardan iyileşmeyi hızlandırır, Ani bebek ölüm sendrom riskini azaltır,

    Astım, egzama ve alerjik hastalıklardan korur, Çocukluk çağı yüksek tansiyon riskini azaltır,

    Çocukluk, adolesan ve erişkin dönem obezite riskini azaltır, İleri yaşlarda görülen tip II diyabet, kalp damar hastalıkları ve inme riskini azaltır.” ifadelerini kullandı. Nazife EKİCİ

  • Dr. Şahin: Vatandaşları sıcağa karşı uyardı

    Dr. Şahin: Vatandaşları sıcağa karşı uyardı

    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, yaz döneminde artan aşırı sıcaklıkların bir çok hastalıkları da tetiklediğini belirterek vatandaşları uyardı.
    İl Müdürü Dr Fatih Şahin, yaptığı açıklamada; aşırı sıcaklıkların beraberinde ciddi sağlık sorunlarına sebebiyet verdiğini belirterek bir dizi uyarılarda bulundu.
    Şahin, “Sıcaklık artışı ile birlikte terleme ve cildimizden sıvı kaybı oluşuyor. Buda ani tansiyon düşmelerine kalbe giden kan akımının azalmasına ve kalp krizi riski gibi hayatı tehdit edecek hastalıklara neden olabiliyor. Sıcak maruziyeti arttıkça öncelikle yorgunluk, bitkinlik gibi…sıcak çarpması belirtileri görülür terleme ve sıvı kaybı yerine konmadığı takdirde sıcak krampları ve ani bayılmalar görülebilir.Terleme ve sıvı kaybı başladığında yerine koymak en önemli koruma tedbiridir. Sıcaklıklara maruziyetin ilk zamanlarında tehlikeli belirtiler daha fazla görülmektedir.Zaman içerisinde sıcak maruziyet yine vücudumuzun adaptasyon mekanizmaları devreye girmesiyle birlikte biraz daha azalmaktadır. Sıcaklıkla beraber damarlarda genişleme terleme su ve tuz kaybı meydana geliyor, sıcaklık maruziyeti ve terleme devam ettiği müddetce bir süre sonunda damar içerisindeki kan miktarı koyulaşıyor ve bunun sonucu önemli organlara giden kan miktarında azalmaya ve sonunda kalp krizi, felç, bayılma gibi ölüme kadar gidebilecek belirtilere neden olabiliyor.Yaz dönemlerinde özellikle yaşlı hastalar tansiyon düşürücü,idrar söktürücü ve kalp hızını etkileyen ilaç kullanan hastalar sıcaklıklara daha fazla dikkat etmelidir.
    ÖZELLİKLE ÖĞLE SAATLERİNE DİKKAT
    Özellikle öğle saatlerinde mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamasını öneren Şahin, “Yine sıcaklıkla birlikte en önemli hastalıklardan bir tanesi ultraviyole ışınlarına maruz kalma neticesinde güneşten saklanamayan vücut bölgelerimizi özellikle yüz bölgesinde cilt kanseri riskinin artmasıdır.Özellikle güneş ışınlarının yoğun geldiği öğle saatlerinde korunmasız uzun süre maruziyet sonucunda akut ciltte görülen yanıklar ve kızarıklar ve uzun dönemde de cilt kanseri görülebiliyor. Bundan korunmak için güneşten saklayan kıyafetler cildi koruyan kremler kullanılabilir. Yine sıcaklıkla birlikte aşırı terleyen bölgelerde mantar enfeksiyonlarında belirgin artışlar görülebiliyor.Terleme bölgelerinde Mantar enfeksiyonunu azaltmak için o bölgelere daha uygun bir kıyafet seçilebilir. Pamuklu terlemeyi çabucak alan ve kuruması hızlı olan kıyafetler tercih edilebilir. Yine artan sıcaklıklar Migren hastaları için de atakları arttıran bir faktör olabilir. Isı ve nem artışının ve baş ve yüz bölgesine sıcak maruziyetinin migren atak sıklığını belirgin derecede artırdığı gösterilmiştir.Bu hastaların özellikle sıvı kaybına ve sıcak havalara daha dikkat etmeleri kendileri için daha uygundur. Sıcak havanın etkisi klimaların yoğun kullanımı ile burun kanamalarını da artıyor.Burun kan damarlar açısından çok zengin bir yapıya sahip olduğu için kuru ve sıcak hava burun içerisindeki koruyucu tabakanın zayıflamasına neden olarak burundaki damarların çatlamasını kanamasını tetikliyor. ”diye konuştu.
    Nazife EKİCİ

  • Şahin: ‘Ebelerimiz sağlık danışmanıdır’

    Şahin: ‘Ebelerimiz sağlık danışmanıdır’

    Dr. Şahin yayınladığı yazılı mesajda” Yeni bir canlının dünyaya gelmesine yardımcı olmak, doğum ağrısı çeken bir annenin acısını dindirmek ve aileye özlemle beklenen birinin katılımını sağlamak, ebelik mesleğinin tüm çağlar boyunca toplumlarda saygın bir yer edinmesini sağlamıştır.
    Ebelerimiz; yalnızca annenin değil, ailenin ve toplumun sağlık danışmanıdır. Ebelerimiz, doğum öncesi eğitim, ebeveynliğe hazırlanma, kadın sağlığı, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında hizmet vererek çok önemli bir görevi yerine getirmektedir.
    Bir bebeği dünyaya getirmenin verdiği mutluluk başka hiçbir meslekle kıyaslanamaz. Ebelerimiz bir insanın hayata geliş anına şahitlik ederler. Doğum anında anne adayının en büyük destekçisi onlardır.
    Bu duygu ve düşüncelerle mesleklerinin kutsallığına inanarak büyük bir sevgiyle insanımıza hizmet eden, gece gündüz demeden özveriyle görev yapan tüm ebelerimizin ülkemizin sağlığına yaptıkları katkılardan dolayı.” 21-28 Nisan Ebeler Haftası’nı kutlarım” ifadelerini kullandı. (Alpaslan Demir)

  • Dünya otizm farkındalık günü

    Dünya otizm farkındalık günü

    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin “Dünya Otizm Farkındalık Ayı” ve 2 Nisan günü ise “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildiğini bildirdi.

    İl Müdürü Dr. Şahin, yaptığı yazılı basın açıklamasında, Birleşmiş Milletler tarafından Nisan ayı “Dünya Otizm Farkındalık Ayı” ve 2 Nisan günü ise “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edilmiştir. Bu kapsamda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl nisan ayında çeşitli etkinliklerle farkındalık faaliyetleri yürütülmekte, otizmin önemine dikkat çekti.

    Otizm Spektrum Bozukluğu ile ilgili bilgiler veren Şahin, Sosyal iletişim ve etkileşimdeki kalıcı yetersizlikler, sınırlı/yinelenen davranış örüntüleri, aynılıkta ısrarcılık, rutinlere bağlılık ve duyusal uyaranlara aşırı duyarlılık ya da duyarsızlıkla kendini gösteren ve belirtileri yoğun olarak 24 ay ve sonrasında ortaya çıkan bir gelişimsel yetersizlik olduğunu vurguladı.

    Dr. Şahin Belirtileri ile ilgili ise şunları söyledi; Her çocukta farklı belirtiler gözlenmekle birlikte genel çerçevede sosyal-iletişimsel yetersizlikler ve tekrarlayıcı davranışlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Farklı yaş gruplarına yönelik belirtileri inceleyecek olursak;

    1-3yaş arasında;

    – Karşılıklı gülümsemenin olmaması,

    – Göz kontağı kurmama ya da kısa süreli bakma(1-2 sn.)

    – İstediği nesneyi işaret parmağıyla göstermeme ya da sizin işaret ettiğiniz nesneye bakmama,

    – İsmiyle seslendiğinizde bakmama,

    – Gecikmiş konuşma, (örn:2 yaşında 2 kelimeden oluşan cümle kuramama)

    – Taklit gerektiren oyunlarda yetersizlik (cee-e, telefonla konuşuyormuş gibi yapma vb.),

    – Takıntılı ve tekrarlayıcı davranışlar sergileme (el çırpma, dönme, sallanma, parmak ucunda yürüme vb.),

    – Dönen nesnelere, ışıklı ve parlak cisimlere ilgi gösterme,

    – Oyuncaklarla amacına uygun olarak oynamama (oyun kurmak, -mış gibi yapmak yerine sıraya dizme, döndürme gibi sürekli ve kısıtlı şekillerde oynama),

    – Yalnız başına oynamak isteme, yaşıtlarına karşı ilgisizlik,

    – Ağrıya karşı duyarsızlık gibi belirtiler gözleniyorsa;

    Çocuğunuzda OSB Olduğundan Şüpheleniyorsanız Ne Yapmalısınız?

    Eğer çocuğunuzun Otizm Spektrum Bozukluğu belirtileri gösterdiğini düşünüyorsanız bu durumu zaman kaybetmeden aile hekiminizle paylaşmalısınız. Aile hekiminiz “Çocuğun Psikososyal Gelişimini Destekleme (ÇPGD) Programı” dahilinde çocuğunuzu otizmin risk faktörleri bakımından değerlendirebilecek ya da bulunduğunuz yerdeki en yakın Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanına başvurmanız konusunda sizi bilgilendirecektir

    Unutmayın; Erken tanı ve müdahale, çocuğunuzun var olan potansiyelinin en yüksek düzeyde değerlendirilmesi ve gelişimsel destek programlarının etkin bir şekilde uygulanabilmesi bakımından oldukça önemlidir! Erken müdahale programları çocuğun ihtiyaçlarına uygun, sürekli ve nitelikli olduğunda toplumsal uyum becerilerinde ve diğer gelişim alanlarında ilerlemeler görülebilmektedir” ifadelerini kullandı.