Yozgat Milli İrade Platformu 104 amiralin açıklamasına ilişkin bir basın açıklaması yaptı.
Yozgat Adalet Sarayı önünde düzenlenen basın toplantısında Yozgat Milli İrade Platformu adına Memur-Sen Yozgat şube Başkanı Kenan Şerefli yaptığı açıklamada “Kendisini millet iradesinin üzerinde gören bir grup emekli amiral vesayet dönemlerine özlem duyan bir açıklama yayınladılar. Millete muhtıra verilen dönemlerden kalmış köhne bir zihniyetin hazırladığı bu açıklamayla, Silahlı Kuvvetler dâhil olmak üzere devletin kurumlarının milletin hizmetinde olmasından duyulan rahatsızlık açık edildi.
Milletin inancından, iradesinden, medeniyet değerlerinden kopmuş, millete yabancılaşmış bir zihniyetin taşıyıcısı olan bu asker emeklilerinin aktif görevde oldukları dönemde neye hizmet ettikleri herkesçe bilenmektedir. “Deniz kuvvetleri emeklisi” sıfatıyla yayınladıkları bildiri içerik itibariyle göstermiştir ki bunlar olsa olsa “amiral eskisidir. Eski düzenin kafasını konuşturan bu 103 vesayet mankurtu; Kanal İstanbul ve Montrö anlaşmasına dair cümleler üzerinden “fikir beyanı” adı altında çeşitli iletişim kanallarından gece yarısı deklare ettikleri “muhtıra çağrışımlı” bir açıklamayla siyasete ve millet iradesine müdahale etme niyetlerini beyan etmişlerdir.
Kimi çevrelerin içeriğindeki darbe hevesini örtmeye, tahfif ederek masumlaştırmaya ve üstelik sahiplenmeye kalkıştığı bu açıklama, her ne kadar darbeci kafanın sefaletini gösterse de görmezden gelinebilecek bir durum değildir. Bu milletin bırakın açıktan darbe çağrısına, iradesine yönelik hiçbir vesayet imasına tahammülü yoktur. Bu nedenle emekli de olsalar siyasete müdahale etme hastalığı nüksedenlere milletin sessiz kalması düşünülemez. Milletimiz, açıklamayı yapanlar ve yazanlar kadar yazdıranların ve yayanların da farkındadır.
15 Temmuz’da kursaklarında kalan heveslerini FETÖ ayarlı açıklamanın satır aralarına gizlenmiş bir şekilde görüyor, kirli niyetlerini not ediyoruz. 15 Temmuz gecesi bütün vahşetiyle uygulanan ihanet planlarının milletimizin çelik göğsüne çarparak nasıl suya düştüğünü hatırlatıyor, bu açıklamayla aşikâr edilen kirli niyetlerin de aynı şekilde milletin maşeri vicdanında mahkûm edilerek tarihin kirli sepetine gönderildiğini, gönderileceğini ilan ediyoruz.
Amiral eskilerinin bu açıklaması, Silahlı Kuvvetler bünyesinden vesayetçileri ayıklama, hainleri temizleme politikasının doğruluğunu teyit ve te’kit etmiştir. Vesayet virüsünden kurtulamamış, ihanet zehrini damarlarından atamamış bir kısım mütekait askerin sözde beka endişesi kisvesiyle siyasete müdahale etme cüretleri; milletin gözünde ihanetin, akılsızlığın ve ahlaksızlığın göstergesidir. Hâlbuki ülkenin bekasını, milletin egemenliğini tehlikeye sokan şey 10 yılda bir yapılan darbelerdir. Bu darbelerle milletin kayaklarının nasıl sömürüldüğü, ülkenin dış mihrakların operasyon sahası haline nasıl getirildiği milletin malumudur.
Unutulmamalıdır ki 15 Temmuz gecesi darbeyi önleyen, darbecilere meydanları dar eden millet, Türkiye’nin tarihinden vesayetin izlerini, yarınından muhtıra ve darbe fikrini söküp atmıştır. Bütün darbe heveslileri, vesayet sevdalıları bilmelidir ki, 250 şehidimizin kanıyla 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı yazılan manifesto bu ülke için sadece bir milat değil, kanla imzalanmış bir ahittir. Bizler, darbenin kendisi bir yana imasına dahi tahammülümüzün olmadığını; şehitlere verdiğimiz ahdimizin arkasında, millet iradesinin yanında, darbelerin ve ihanetin karşısında durmaya devam edeceğimizi herkese ilan ediyoruz.
Türkiye artık darbecilerden hesap sorulan bir ülkedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 103 amiral eskisi ve açıklamaları hakkında soruşturma başlatmış olmasını yerinde buluyor, faillerle birlikte iştirakçileri ve azmettiricileri de ortaya çıkaracak bir hukuki sürecin işleyeceğine inanıyoruz.
Biz de Yozgat Milli İrade Platformu olarak milletin iradesine karşı bir müdahale hevesi olarak gördüğümüz bu meşum açıklama ve o açıklamaya imza atanlar hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Hazırladığımız dilekçeyi savcılığa teslim etmek için bir araya geldik. Millet olarak, irademize uzanmak isteyen elin ve arkasındakilerin ortaya çıkarılmasını, yargılanmasını, cezalandırılmasını istiyoruz. Vesayet sevdalılarına hadleri bildirilmeli, darbe heveslileri yargı önünde hesap vermelidir. Öte yandan bu bildiriye imza atanların siyasete müdahale aracı olarak kullandıkları rütbeleri ellerinden alınmalı, o rütbeler üzerinden elde ettikleri kazanç ve imtiyazlar sona erdirilmelidir” ifadeleri kullanıldı.
Basın açıklamasının ardından Yozgat Milli İrade Platformu 104 amiral hakkında suç duyurusunda bulundu.
Etiket: memursen
-

Milli irade Platformu’ndan tepki
-

Şerefli: “Değişim iradesi engellenemez”
Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN) temsilci seçimlerinde aday olan üyelerinin ortaya koydukları ‘değişim iradesinin’ engellenmesine müsaade etmeyeceklerini söyledi.
Eğitim Bir Sen Yozgat Şubesi Başkanı Kenan Şerefli, yaptığı açıklamada; bu hafta sonu yapılması planlanan İLKSAN seçimlerinin Kovid-19 salgını sebep gösterilerek ertelenmesinin üye iradesinin hiçe sayılması, seçim sandığının şaibeli bir şekilde üyenin önünden kaçırılması anlamına geldiğini ifade etti.
Şerefli, “Eğitim-öğretim faaliyetleri devam ediyorken, tarihi önceden belirlenen etkinliklere izin veriliyorken, İçişleri Bakanlığı’nın son genelgesi bahane edilerek İLKSAN seçimlerinin ertelenmesi, üye iradesinin hiçe sayılması, seçim sandığının şaibeli bir şekilde üyenin önünden kaçırılması anlamına gelmektedir. Yetkisi ve görevi sona eren temsilcilerle genel kurul yapan, bu hukuksuz genel kurulca yeni bir yönetim seçen, bu yönetimin isteğiyle ana statüyü değiştiren İLKSAN ve buna göz yuman Bakanlık, bütün bu hukuksuzlarla yetinmeyip bir de üyenin seçme ve seçilme hakkını gasbetmiştir. Dayanak gösterilen İçişleri Bakanlığı genelgesi, kamu kurum ve kuruluşlarının toplantı ve etkinlikleri hakkında tek bir cümle kurmazken, üyeye hesap verme korkusu içindeki İLKSAN, seçimden kaçmak için genelgeyi can simidi olarak kullanmaktadır.
Hiç kimsenin endişesi olmasın; İLKSAN’ı da, seçim sürecini de kötü yönetenler, bunun sonuçlarıyla eninde sonunda yüzleşecektir. Yargıya taşıdığımız ‘seçimden kaçıran ana statü değişiklikleri’ de hukuksuzdu. Unutulmasın ki, sandık, üyenin önünden sonsuza kadar kaçırılamaz. Seçim sürecini yönetmekle mükellef olan Millî Eğitim Bakanlığı, üyelerin iradesinin yok sayılmasına fırsat vermemeli; salgın nedeniyle alınan tedbirler gerekçe gösterilerek tehir edilen İLKSAN temsilcilik seçimleri belirsizliğini gidermelidir. Bakanlık, eğitim çalışanlarının haklarının ihlaline seyirci kalmamalı, Sandığın kötü yönetiminin üstünün örtülmesine izin vermemeli; seçim tarihini ivedilikle belirlemeli ve sürecin nasıl işletileceğini kamuoyuna açıklamalıdır” ifadelerini kullandı.