Etiket: nato

  • Güvenilecek tek kadro  Cumhur İttifakıdır

    Güvenilecek tek kadro Cumhur İttifakıdır

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye’nin sıkıntılarının geçici olduğunu ve bu sorunların üstesinden tek tek gelineceğini belirterek, güvenilecek tek kadronun Cumhur İttifakı olduğunu ve buna herkesin şahit olacağını söyledi.

    Bir dizi ziyaret ve programlara katılmak üzere Memleketi Yozgat’a gelen Bakan Bozdağ, burada ilk olarak AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek partililerle buluştu.
    Basına kapalı gerçekleşen ziyaretin ardından Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Temmuz ayı Yozgat İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Bakan Bozdağ burada yaptığı konuşmada ülke gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
    Türkiye’nin AK Parti iktidarı ile ayağa kalktığını ve ülkenin dört bir yanının şantiyeye dönüştürülerek kalkındırıldığını vurgulayan Bozdağ, “Türkiye’miz 20 yıldır AK Parti İktidarı tarafından yönetiliyor. Dünden bugüne bakıldığı zaman memleketimizin dört bir tarafında devasa eserlere, devasa projelere hayat kazandırdığımızı hep birlikte görüyoruz. Bir kısmını bizzat yaşıyor, bir kısmının üstünden geçiyor, bir kısmını anlatılanlarla duyuyoruz. Ama 2002’nin devralınan Türkiye’si ile bugünün Türkiye’si mukayese edildiğinde ciddi bir mesafe aldığımız ortada. Ak Parti seçim meydanlarına indiği zaman 3 yıl bizden bir şey istemeyin diye bir söz söylemiş 2002 yılında. Çünkü ekonomi ve diğer hususlar o kadar kötü durumdaydı ki, enkazı kaldırmak ve iyileşmeyi insanımıza yansıtmak için zamana ihtiyacımız vardı ve bizde milletimizin huzuruna gelip onlara ihtiyacımız olan zamanı söyledik.
    Aldatan ve aldanan olmayan bir siyaseti hayata geçirmek için doğruları milletimizle paylaştık aziz milletimiz bize iktidar imkanı verdi. 18 Kasım 2002’de AK Parti hükümeti görevine başladı ve o günden sonra Türkiye’nin dört bir tarafında bir hareketlenme başladı.Adeta Türkiye yeniden ayağa kalkmıştı. Bir yandan bölünmüş yollarla, öbür yandan TOKİ ile, öbür yandan hızlı trenle, diğer yandan Köydes projeleri ile diğer yandan beldes projeleri ile Türkiye’nin dört bir yanı adeta şantiyeye dönmüştür. Aradan geçen zaman içerisinde Yozgat’ımız dahil Türkiye’mizin her tarafında eş zamanlı yatırımlar için düğmeye bastık. Biz bölge siyaseti gütmeyen iller arası dengesizliği azaltmak isteyen, Türkiye’nin her ilini her bölgesini aynı anda kalkındırmayı hedefleyen politikaları hayata geçirdik. Bölünmüş yol projelerine Yozgat’ta başladığımız gibi ülkenin her ilinde başladık. Sağlık alanında, eğitimde her alanda başlattığımız çalışmaları eş zamanlı tüm illerimizde başlattık.Yozgat dahil üniversiteyi 81 ilde hayata geçirdik ve daha sayamadığımız pek çok yatırımları ülkemizin ve vatandaşlarımızın hizmetine sunduk.”diye konuştu.

    GÜVENİLECEK TEK KADRO CUMHUR İTTİFAKIDIR
    Türkiye’nin sıkıntılarının geçici olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, bu sorunların üstesinden tek tek gelineceğini belirterek,, güvenilecek tek kadronun Cumhur İttifakı olduğunu, herkesin buna şahit olacağını ifade etti.
    Bozdağ, “Asgari ücrette yaptığımız iyileşme, emeklilere ve diğer çalışanlarımıza verdiğimiz imkanlar, bu konuda onları enflasyona ezdirmeme ve vatandaşımızın alım gücünü artırma konusunda aldığımız kararlardan bazılarıdır. Buğday, arpa, çay gibi diğer tarım ürünlerinin fiyatlarına verdiğimiz zamlarla da çiftçimizin artan maliyetler konusunda zarar etmesine izin vermedik.”şeklinde konuştu.
    TÜRKİYE, HER ALANDA SESİNE KULAK VERİLEN, DEDİĞİ DİKKATLE İNCELENEN BİR ÜLKE HALİNE GELDİ
    Türkiye’nin her alanda sesine kulak verilen, dediği dikkatle incelenen bir ülke haline geldiğinin altını çizen Bozdağ, şöyle devam etti: “Türkiye’nin geleceği ve milletimizin istikbali bugüne kadar elde ettiği kazanımların artarak devam etmesi Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Cumhur’un yeniden güçlü bir şekilde iktidarı ve alın teriyle mümkün olacaktır. Türkiye’nin yaptıklarımızla içeride, dışarıda itibarını yükselttik, her alanda Türkiye sesine kulak verilen, dediği dikkatle incelenen bir ülke haline geldi. İşte, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine başvurusu üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız milletimizin hak ve hukukunu en yüksek şekilde dile getirdi. “Teröre destek veren PKK, FETÖ, DHKP-C ve bilumum terör örgütlerine kuluçka yuvalığı yapan İsveç ve Finlandiya’nın teröre karşı tavır koymaz, Türkiye’nin isteklerini kabul etmez ve bu istekleri somut olarak yerine getireceğini taahhüt etmezse o zaman biz NATO üyeliğine izin vermeyiz” dedik.”
    TÜRKİYE, SÖZLERİN TUTULDUĞUNA KANAAT GETİRDİĞİ ZAMAN DİĞER ADIMLARI ATACAKTIR
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine başvuru sürecini de değerlendirerek, “Türkiye’nin iradesi kabul edildi ve Türkiye’nin isteklerinin yerine getirileceği Türkiye’ye karşı taahhüt edildi. Bu süreç bitmedi, NATO üyeliğinin başlangıcı, bunun tamamlayıcı işlemleri var. Adalet, güvenlik ve istihbarat üzerinden kurulan izleme ve takip komitesi verilen sözlerin, yapılan taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğini takip edecek ve süreci değerlendirilecektir. Daha düne kadar PKK, Avrupa Birliği’nde, Avrupa Konseyi’nde, terör örgütü ama diğerlerini terör örgütü listesinde olmadığı için terör örgütü görmeyen bu ülkeler, NATO’nun da şemsiyesi altında İsveç, Finlandiya yapılan mutabakat metni içerisinde PKK’nın aynısı olan PYD, YPG, SDG ve FETÖ terör örgütü olarak kayda geçti. Türkiye’nin iradesi kabul edildi ve Türkiye’nin isteklerinin yerine getirileceği Türkiye’ye karşı taahhüt edildi. Ayrıca bu süreç biten bir süreç değil. Bu, NATO üyeliğinin başlangıcı, bunun tamamlayıcı işlemleri var. Cumhurbaşkanımız da açıkladı, adalet, güvenlik ve istihbarat üzerinden bir izleme ve takip komitesi de kuruldu. Bunlar bu süreçte verilen sözlerin, yapılan taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğini takip edecek ve süreci değerlendirilecektir. Türkiye, sözlerin tutulduğuna kanaat getirdiği zaman diğer adımları elbette atacaktır. Çünkü Türkiye verdiği her sözü tutmuş ve tutan bir ülkedir. Sözüne sadık bir ülkedir. Bunu biz hep gösterdik.”şeklinde konuştu.
    YURT DIŞI MEDYASI ‘TÜRKİYE KAZANDI, ERDOĞAN’IN ZAFERİ’ DİYE MANŞET ATARKEN, MUHALEFET SUSTU
    Yurt dışı medyasının ‘Türkiye kazandı, Erdoğan’ın zaferi’ diye manşet atarken, muhalefetin sustuğunu söyleyen Bozdağ, “Karşımızdakilerden de verdikleri söze sadık olmalarını beklemek bizim hakkımızdır. Şimdi böylesine büyük bir başarıya Türkiye Cumhuriyeti Devleti imza attı. Ama düşünün Türkiye’de öylesi bir muhalefet var ki bu başarıya sevinemediler bile. Sayın Cumhurbaşkanımız, “Yunanistan’ın NATO’ya girişinde Türkiye’nin yaptığı hatayı tekrarlamayacağız ve bunlar teröre karşı verdikleri desteği kesmez, Türkiye’nin isteklerini kabul etmezlerse NATO’ya üyeliklerini onaylamayacağız” dedikleri zaman ağızlarını açmadılar, konuşmadılar, “Doğru söylüyor, eğri söylüyor” diye tek bir söz dahi etmediler. Ama mutabakat metni imzalanınca, işte “geri adım attı” diye hükümeti eleştirmeye başladılar. Yahu İsveç’in medyası, Yunanistan’ın medyası, Avrupa’nın medyası, Amerika’nın medyası ve siyasetçileri “Türkiye kazandı, Erdoğan’ın zaferi” diye manşetler atarken bunlar, bunu milletten gizlemek için elde başarıyı küçültmek için abartma, çarpıtma yoluna gittiler.”ifadelerini kullandı.
    Bakan Bozdağ’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
    Toplantıya; Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti İl Başkanı Yusuf Başer, BBP İl Başkanı Kemal Korkmaz, İl Genel Meclis Başkanı İskender Nazlı, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ahmet Gökhan, Alperen Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Çıtak, AK Parti Gençlik Kolları İl Başkanı Yaşar Taşdemir, Kadın Kolları Başkanı Erva Kevser Yurtlu, ilçe ve belediye başkanları ile partililer katıldı. Alpaslan DEMİR

  • Türk halkı NATO’ya güvenmiyor

    Şunu iyi bilmemiz gerekiyor. NATO demek ABD demektir.

    NATO 4 Nisan 1949’da Washington’da ABD öncülüğünde kuruldu. Birinci dünya savaşı yarım kalmış bir paylaşım savaşıydı. 20 yıl sonra 2 dünya savaşı başladı. Atlas Okyanusu’ndan Pasifik Okyanusu’na kadar her yer savaş alanına dönüştü ve bu savaşta 60 milyon insan öldü. Bunun 27 milyonu SSCB (Rusya) vatandaşıydı.

    2 dünya savaşı sonrası dünya, Malta’da ABD ve SSCB tarafından paylaşıldı. ABD savaş ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne kafayı takmıştı. Küçük ABD olacağız sevdalısı yel önü akıllılar, 2 dünya savaşında 27 milyon yurttaşını kaybeden Rusya’ya kan bedeli olarak Türkiye Cumhuriyeti’nden Kars ve Ardahan’ı vermek ve boğazlarda ortak deniz üssü kurmak istedi. 2 dünya savaşının bittiği 1945’den itibaren ülkemiz SSCB tarafından işgal edilme korkusuyla yaşadı. 1922’de Kurtuluş Savaşı’ndan çıkan Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri, başta da İsmet İnönü 2 Dünya Savaşı’na girmeyerek ülkenin bugünlere gelmesini sağladı. 1940’lı yıllarda ülkemizin nüfusu 18 milyondu.

    1950’de iktidar olan Demokrat Parti (Celal Bayar- Adnan Menderes) NATO’ya üye olmak için başvurdu. ABD bizi Kore savaşına katılmamız karşılığında NATO’ya aldı. 1952’de 15 bin kişilik ordu ile Kore savaşına katıldık. Bu savaşta bin şehidimiz oldu. Savaş sonrası NATO’ya Yunanistan’la birlikte katıldık. 1922 kurtuluş savaşıyla yurttan attığımız düşmanımıza 1952 yılında NATO’ya girmemizle birlikte ülkede üsler vermeye başladık. En önemlisi de İncirlik Üssü’dür.

    Başta incirlik olmak üzere tüm ABD ve NATO üsleri kapatılmalıdır. Ülkemize tehlike ABD’den NATO’dan gelmektedir. Komşularımız Irak, Suriye, İran ve Rusya, ABD – NATO tehdidi altındadır.

    ABD, cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana boyunduruğu altına almak istediyse de başaramadı. Temel gıda maddelerini özellikle tarım-hububat ürünlerini ülkemizde ürettiğimiz için bize hiç yaptırım yapamadı. Ancak hedefine başka yollardan ulaştı. Peki, neler yaptı?

    -Kore Savaşı’na katıldık ve bin şehit verdik. -1974’de haşhaş ekimi yasaklandı.  -ABD, Kıbrıs harekâtı sonrası silah ambargosu uyguladı. -1992’de NATO tatbikatı sırasında Muavenet zırhlımızı bilerek isteyerek hem de 2 kez vurdu. “Kazara” olduğu açıklandı. -Irak’ta Türk askerinin başına çuval geçirdiler. -12 Mart muhtırası. -12 Eylül cuntası. -Maraş, Malatya, Sivas ve Çorum’da kardeş kavgalarını ABD – NATO kontrgerillaları yaptırdı. -1 Mayıs 1977’de gerçekleşen kanlı saldırıyı NATO yaptırdı. -başta uğur mumcu olmak üzere değerli aydınlarımızı NATO katlettirdi. – Eşref Bitlis’i, Muhsin Yazıcıoğlu’nu NATO – ABD katlettirdi. -en son 15 Temmuz’da TBMM, TSK. Bombalandı.

    ABD ve NATO’nun ülkemiz ve Türk milleti aleyhine operasyonları saymakla bitmez.

    Bugün de Suriye’de PKK-PYD’ye 60 bin tır silah verdi. 150 bin kişilik Kürt ordusu oluşturdu. Son tahlilde bu orduyu Türkiye’ye sürecek. Doğu Akdeniz’deki donanmanın hedefi Türkiye’dir, Türk’tür.

    Her geçen gün ülkemiz aleyhine çalışan NATO’dan çıkmalıyız. Akılcı, milliyetçi, halkçı, devrimci, aydın bir yurtsever olarak, daha iyi bir hayat için, “ne mutlu türküm” diyenler adına, bir Yozgatlı yurtsever olarak son sözüm NATO’dan çıkmamız şarttır. Ne ABD, ne Rusya ne de Çin. Bağımsız Türkiye.

    Saygılarımla.