Milletvekili Ethem Sedef, görüşülen düzenlemenin, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları sonrasında oluşacak hukuki boşlukların giderilmesini amaçladığını belirtti. Sedef, Başta Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanun olmak üzere, ürün dışı zorunlu standartlara aykırı hareket edenler hakkında uygulanacak idari yaptırımların düzenlendiğini ifade ederek, TÜBİTAK tarafından öğrencilere ve araştırmacılara sağlanan burslar ile KOSGEB’in bütçe gelirlerine ilişkin düzenlemeler ve KOBİ’lerin desteklenmesine yönelik yeni maddelerin eklendiğine değindi.
TİCARETTE TAĞŞİŞİN ÖNLENMESİ VE İHRACATIN KORUNMASI
Konuşmasında, ticarette tağşişin önlenmesinin önemine dikkat çeken Sedef, tağşişin yalnızca tüketici haklarını ihlal etmediğini, aynı zamanda ülkenin ihracat performansını ve uluslararası ticaretteki güvenilirliğini ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Kısa vadede kâr sağlıyor gibi görünen tağşişin, uzun vadede ülke ekonomisine geri dönüşü olmayan zararlar verdiğini vurgulayan Sedef, tağşişin önlenmesi için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
TÜBİTAK’IN ROLÜ VE GELİŞEN BİLİMSEL PROJELER
TÜBİTAK’ın Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik gelişiminin temel taşlarından biri olduğunu belirten Sedef, kurumun, Ar-Ge kapasitesinin artırılması ve yenilikçi projelerin desteklenmesi açısından kritik bir rol oynadığını ifade etti. TÜBİTAK’ın çeşitli programlarla genç araştırmacıları ve girişimcileri desteklediğine değinen Sedef, kurumun 2023 yılında 8.900 öğrencinin projelerini desteklediğini belirterek, TÜBİTAK’ın bilim insanı yetiştirme, ulusal ve uluslararası bilimsel iş birliklerini geliştirme gibi önemli faaliyetlerde bulunduğunun altını çizdi.
KOSGEB VE DİJİTALLEŞME
KOSGEB’in KOBİ’lerin büyümesi ve rekabet gücünü artırması için kritik bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Sedef, dijitalleşen dünyada ticari işletmelerin dijital dönüşümünün zorunluluk haline geldiğini ifade etti. E-ticaret ve dijital kanalların işletmeler için rekabet gücünü artırmada önemli bir araç olduğuna vurgu yapan Sedef, KOSGEB’in dijitalleşme projelerine öncelik verilmesinin önemine değindi. Sedef, dijitalleşme sürecinin veri temini ve paylaşımı konusunda şeffaflık gerektirdiğini, bunun da toplumsal faydayı artırma noktasında büyük bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Milletvekili Sedef, söz konusu Kanun Teklifi’ni Milliyetçi Hareket Partisi olarak desteklediklerini belirtti ve milletvekillerini bu düzenlemelere destek olmaya çağırdı. Sedef, “Bilimsel araştırmaların önündeki engelleri kaldırmalı ve Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik gelişmesini daha da ileriye taşımalıyız” diyerek, kanun teklifinin ülke ekonomisi ve bilimsel kalkınma açısından büyük bir adım olduğunu ifade etti.
/Ferhat ÖZER
Etiket: TUBİTAK
-

Sedef’den TÜBİTAK ve KOSGEB vurgusu
-

Karadağ, TÜBİTAK 4004 açılış programına katıldı
Sorgun Bilim Sanat Merkezi’nden Öğretmen Merve Şirin’in proje yürütücüsü olduğu, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Dâhili Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel, Sorgun Bilsem Müdürü Yusuf Ünal, Sorgun Bilsem Müdür Yardımcısı Tuba Delice ve Gülhanım Çelik’in uzman olarak yer aldığı “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Perma Kültür Felsefesiyle Doğada Öğreniyorum” TÜBİTAK 4004 projesinin açılış programı Sorgun ilçesinde yapıldı. Programa Sorgun ilçe protokolü, akademisyenler ve öğretmenler katıldı.
Proje kapsamında İç Anadolu Bölgesindeki illerden seçilen devlet ve özel okullarında aktif olarak görev yapan sınıf öğretmenine permakültür eğitimi verilecek. 21-27 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek proje ile İç Anadolu Bölgesinin farklı illerinden seçilen 24 sınıf öğretmeninin belirli bir program kapsamında alanında uzman eğitmenlerin uyguladıkları etkinliklerle öğretmenlerin bilgi ve donanımlarını güçlendirip zenginleştirmek, öğretmenlerin ve dolayısıyla öğrencilerinin doğaya ilgisini arttırarak çeşitlendirmek, bu alana ilgi duyan yeni nesil araştırmacılara ilham vermek amaçlanıyor.
Proje yürütücüsü Merve Şirin, TÜBİTAK’ın desteği ile Sorgun ilçesinde ikinci defa 4004 projesi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Şirin, “Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Permakültür Felsefesiyle Doğada Öğreniyorum” adlı projeyle; katılımcıların permakültür kavramını, kişisel mesleki yaşantılarına yansıtmalarını, permakültür yaklaşmışlarını benimsemelerini ve bu yaklaşım bağlanımında öğrendiklerini uygulama becerilerini geliştirimlerini hedeflemekteyiz” dedi.
Üniversite Lisansüstü Eğitim Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hamdi Temel de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Pandemi sürecinde sağlığın ne kadar önemli olduğunu gördük. Bu zamana kadar vücudumuzu, toprağımızı ve suyumuzu kirletmişiz. Bu kirlilik bitkilere ve hayvanlara sonunda da bizlere etki etmiştir. Dünyada teknolojik olarak çok çok iyi durumda olmamıza rağmen hastalıkların bir türlü önünü alamıyoruz ve bunların bir nedeninin olduğunu görüyoruz. Permakültür sistemi ile artık insanlar sağlığın önemli olduğunu anlamaya başladılar. Dolayısıyla yediklerimize, içtiklerimize çok dikkat ederek ve kendi sağlığımızı koruyabilecek bir şeyler oluşturmamız lazım. Bunu da alanında uzman hocalarımızla, vereceğimiz eğitimlerle sağlayacağız. Bu eğitimleri yapamaz isek sentetik bir hayata geçmiş oluruz. Yozgat Bozok Üniversitemiz de bu projenin önemli bir paydaşı. Proje eğitiminin verimli geçmesini temenni ediyorum.”
Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ da çevre bilinci ve çevre algısının yaşlı dünyamız için çok daha elzem bir durum olduğunu söyledi. Özellikle salgınla birlikte doğal yaşamanın tabii gıdaları tüketmenin ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken Rektör Karadağ, “Permakültür ifadesini ilk kez duyanlar olabilir. Esasında yaşlı dünyamızda dünyanın hoyratça kullanılması kirletilmesi bertaraf edilmesi permakültürü de doğal olarak hayata geçirdi. Permakültür, sürdürülebilir bir dünya için bütüncül bir yaklaşımla insanlığa daha temiz bir dünya sunmanın genel bir adı. Tabi temiz ve yaşanabilir bir dünyanın anahtarı da akıl ve şuur sahibi olan insandan geçiyor. Bu dünya kirlenmişse ve yaşanmaz bir hale doğru hızla ilerliyorsa bunun öznesi maalesef bizleriz. Esasında bu projenin, bu eğitimin önemine vurgu yapacak olursak çevreye yönelik bundan sonra bilinçli tasarruflarımız olacaksa bu dünyayı daha yaşanılabilir hale getireceksek ve gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak hedefimizse permakültürün özü olan bireyin tabiatı ve çevreyi nasıl algıladığı ve çevreye bakış açısıyla mümkün olacaktır. Üniversite gençliği ve öğrencilerimize çevre bilinci aşılamak adına hem bireysel hem de kurumsal olarak çevre bilinci ve duyarlılığını aşıladıklarına dikkat çeken Rektörümüz, eğitim-öğretim süreçlerinde öğrencilerimizin de bu duyarlılığı içselleştirmeleri adına gerekli desteği verdiklerini dile getirdi. Sıfır atık projesiyle Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak bu bilinci içselleştirerek geri dönüşüme önemli katkılar sunduklarını vurgulayan Rektörümüz, pet şişe, metal atıklar ve kâğıt atık noktasında gerekli duyarlılığı göstererek gerek ekonomiye gerekse de çevre bilincinin oluşturulmasına katkı sağladık. Sürdürülebilir bir dünya için bu tür projelerin hayata geçmesinin önemine bir kez daha vurgu yaparak daha yaşanabilir bir dünya bilincini tüm insanlığa aşılaması noktasında projenin önemli bir çalışma olduğunu ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.
Yusuf BAĞCI -

TÜBİTAK 1001 Projesinde büyük başarı
Boğazlıyan Meslek Yüksekokulu tarafından hazırlanan TÜBİTAK 1001 Projesi, Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB)’na önerilen “Fungal katı hal fermantasyonu ile biyozenginleştirilmiş buğday, mısır ve pirinç unlarının üretimi: UV-B uygulaması, karakterizasyon ve model gıdada kullanımı” isimli projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi.
Boğazlıyan Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nurcan Doğan’ın yürütücülüğünü üstlendiği ve Dr. Öğretim Üyesi Cemhan Doğan’ın araştırmacı olduğu, Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB)’na önerilen “Fungal katı hal fermantasyonu ile biyozenginleştirilmiş buğday, mısır ve pirinç unlarının üretimi: UV-B uygulaması, karakterizasyon ve model gıdada kullanımı” isimli proje TÜBİTAK tarafından desteklendi.
Desteklenen proje, 2022 yılı 1. döneminde 1001 programı kapsamında sunulan 1992 proje önerisinden 1851’i bilimsel değerlendirmeye alınarak yapılan değerlendirme sonucu 306 proje önerisinin desteklenmesine, 154 proje önerisi ile de bir sonraki dönemi beklemeden 28 Temmuz 2022 tarihine kadar başvuru yapılabilmesine karar verildi.
Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, TÜBİTAK 1001 programları kapsamında projesi kabul edilen öğretim elemanlarını tebrik etti.
Rektör Karadağ, “Üniversite olarak bilimsel çalışmalara ve TÜBİTAK projelerine büyük önem veriyoruz. Eğer bir yerde başarıdan söz etmek gerekiyorsa orada muhakkak bir çalışma, çaba ve gayret söz konusudur. Değerli akademisyenimizin kabul edilen projesi, bu anlamda ciddi bir çalışma ve gayretin ürünüdür. Proje sahibi hocalarımızı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” diye konuştu. Nazife EKİCİ
-

Vali Polat, çocukların karne sevincine ortak oldu
Yozgat Valisi Ziya Polat, TÜBİTAK 2204 B Ortaokullar Proje Yarışmasında bölgede birincilik elde ederek Türkiye finalisti seçilen Sarıkaya ilçesi Hisarbey Ortaokulu ve Hisarbey Köyü Hüseyin Demir İlkokulu öğrencilerinin karne sevincine ortak oldu.
Düzenlenen karne törenine Yozgat Valisi Ziya Polat, Sarıkaya Kaymakamı Samet Serin, Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Sarıkaya ilçe Milli Eğitim Müdürü Cüneyt Yoldaş katıldı.
Yozgat Valisi Ziya Polat yaptığı açıklamada; bugün itibariyle il genelinde 75 Bin’e yakın öğrencinin karne alacağını söyledi.
Vali Polat, “8 bin üzerinde arkadaşımızla eğitim öğretimimiz Allah’a şükürler olsun Yozgat’ımızda sıkıntı yaşanmadan eğitim öğretim yılı sona erdi. Tüm çocuklarımıza iyi tatiller diliyorum. Emek veren çocuklarımıza dokunan kalbine aklına merhametine vicdanına dokunan tüm eğitim çalışanlarına öğretmen arkadaşlarımıza hizmetli arkadaşlarımıza tüm ekibimize çok teşekkür ediyorum. Bizler eğitimi sadece 8 ay değil 12 ay devam eden bir olgu olduğunu biliyoruz. Yaz kursları içinde toplantılarımızı yaptık milli eğitim, diyanet, gençlik spor, aile müdürlüğümüz, belediyelerimiz ve STK’larımız ile tüm çocuklarımızın yaz ayında en iyi şekilde değerlendirmesi için spor kursları, müzik kursları, sosyal kültürel faaliyetlerin yapılabileceği tüm kursları açacağız. Çocuklarımızı evden dışarı çıkarmamız lazım çocuklarımızın telefondan uzak tutmamız lazım gençlik spor bakanlığının bir çalışması vardı sosyal medyadan sosyal meydana biz çocuklarımızın spor yapmasını müzik aletleri çalmasını istiyoruz. İnşallah hep beraber yiğitler şehri Yozgat’ın çocuklarını en iyi şekilde yetiştiririz” diye konuştu. Alpaslan DEMİR









