Etiket: Yeniufuk Gazetesi

  • Yozgat’ta hasat yapılan tarlalarda saman mesaisi devam ediyor

    Yozgat’ta hasat yapılan tarlalarda saman mesaisi devam ediyor

    Yozgat’ta tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler hasadı yapılan tarlalarda hayvanların saman temini için çalışmalarını sürdürüyor.
    Yozgat ve bölgesinde bir taraftan tarladaki ürününü toplayan çiftçiler, diğer taraftan da topladığı arpa ve buğdayı traktörün arkasına bağladıkları patosa atarak, saman ve arpasını ayırıyor. Çiftçiler biçtikleri otları patos makinesi ile saman haline getiriyor ve sert geçen kış aylarında ahırlarda tutulan büyük ve küçükbaş hayvanların ihtiyaçları için balyalayarak hayvanların yem ihtiyacını karşılamaya çalışıyor.
    Çiftçiler, “Bazı bölgelerimizde hububat hasadı tamamlanırken bazı bölgelerimizde yeni başlıyor. Çalışmamız sonucunda hayvanlarımızın kışlık saman, yem ihtiyacını karşılıyoruz. Şuan hasat dönemi devam ediyor. Özellikle vatandaşlarımız pikniğe gittiklerinde ateşi söndürmeden o mesire alanından ayrılmasınlar. Sigara tiryakileri de bu mevsimde sigara izmaritlerini araçlarının camlarından yada ulu orta yere atmasın mutlaka söndürsünler.”uyarısında bulundu. Cemil MERMERTAŞ

  • Üniversite’de bayramlaşma töreni yapıldı

    Üniversite’de bayramlaşma töreni yapıldı

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Karadağ, bir haftalık Kurban Bayramı tatilinin ardından personeli ile Üniversite Sosyal Tesislerinde bayramlaşma programına katıldı.
    Bayramlaşma programına; Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Akın, Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Prof. Dr. Yücel Güney, Genel Sekreter Prof. Dr. Uğur Kölemen, fakülte dekanları, akademik ve idari personel katıldı.
    Bayramlaşma töreninde tek tek, her personelin bayramını kutlayan Rektör Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlar geçirilmesi dileklerinde bulundu.
    Karadağ, “Bayramlar, bizleri birleştiren, bir araya getiren, kaynaştıran bizi daha güçlü kılan zaman dilimleridir. Bayramlar, anne babalarımızla, sevdiklerimizle, dostlarımızla sıla-ı rahim yaparak birlik ve beraberlik içinde manevi havayı yaşadığımız istisnai günlerdir. Dolayısıyla bayramlarımız yaşatılmalı ki toplumun yarınları ve temel dinamikleri güvencede olsun. Bugünkü bayramlaşma merasiminin de esası budur. Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak birlikte ve beraberlik çerçevesinde, hedefleri ve hayalleri doğrultusunda birlikte başarıya imza attığımız, birbirinden değerli akademik ve idari personellimizle bayram coşkusunu yaşamak istedik. Kurban Bayramı’nın birleştirici ve arındırıcı ikliminde başta Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak, hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, nice sağlık, huzur ve esenlik içerisinde kavuşmayı Allah’tan niyaz ediyorum”dedi.
    Bayramlaşma töreninde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Haftası’na değinen Rektör Karadağ, “15 Temmuz gecesinde ihanet var, vefasızlık var. İnsan onuru ve şerefini, millet mefhumunu yok sayan akla hayale gelmemiş, tarihte çok ender şahit olduğumuz acı olaylardan bir tanesi. 15 Temmuz günü, vatanını milletini öncelikleyen bir tavırla bu ülkenin yarınlarına yönelik hayalleri olan milletimiz, bu duygu ve düşünce ile meydanlara akın etti. Şu ya da bu görüşe sahip olmanın ötesinde o gecenin portresine bakıldığında sadece ve sadece vatanı, milleti, bayrağı esasa alan bir üslupla birlikte ve beraberce hareket ettik. Bize düşen, bizden sonra gelen nesillere bu tür oyunlara alet olmamaları adına gayret ve çaba içerisinde olmaktır. 15 Temmuz, bizim için vatanını, milletini seven bu ülkenin yarınlarına yönelik tasarrufları olan insanlar için ders alınması gereken önemli günlerden birisidir. Biz o hainliği vefasızlığı ve ihaneti kesinlikle ve kesinlikle unutmayacağız. Bunun da mücadelesini bu milletin birer fertleri olarak kanımız canımız pahasına da olsa vereceğiz” diye konuştu.
    Program sonunda bayramlaşma programına katılan akademik ve idari personele üniversite tarafından ikramlarda bulunuldu. Haber Merkezi

  • Bayraktar: Yeterli gıdaya  ulaşmak daha da zorlaşacaktır

    Bayraktar: Yeterli gıdaya ulaşmak daha da zorlaşacaktır

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “7 milyar 957 milyona ulaşan dünya nüfusunun, 2050 yılında 9,8 milyara yükselmesi bekleniyor. Nüfusun artmasıyla birlikte gıda ihtiyacı ve talebi daha da artacak, sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşmak daha da zorlaşacaktır.”dedi.
    TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ülkemizde ve dünyada yaşanan gıda kayıpları ve israfına ilişkin yaptığı açıklamada; dünya nüfusunun hızla arttığına dikkat çekti.
    Bayraktar, “Buna karşılık şehirleşme, sanayileşme, turizm ve ulaşım sektörlerindeki gelişmeler tarım alanlarının daralmasına yol açıyor. Pandemi dönemindeki üretim ve tedarik zincirindeki bozulma, sorunları daha da büyüttü. Bu sorunun çözümü en başta verimliliği artırarak daha fazla üretim yapmakla mümkündür. Ayrıca üretimin de sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaştırılması gerekiyor. 2050 yılına kadar artan nüfusu besleyebilmek için mevcut üretimin yüzde 60 oranında artırılmasına ihtiyaç vardır. Gıda güvenliğini sağlamada kayıp ve israfın azaltılması da en az verimlilik kadar önemlidir. Büyük emek ve kaynak harcanarak üretilen her ürünün bir gramı dahi ziyan edilmeyecek kadar değerlidir. Kültürümüzde israfın hoş karşılanmaması, dinimizde israfın haram sayılması bu anlayışın sonucudur.”diye konuştu.
    2019 YILINDA 931 MİLYON TON GIDA İSRAFI OLDU
    2019 yılında 931 milyon ton gıda israfı olduğu belirtildiğini vurgulayan Bayraktar, ““Birleşmiş Miletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan Gıda İsrafı Endeksi Raporu’na göre, 2019 yılında 931 milyon ton gıda israfı olduğu belirtiliyor. İsrafın yüzde 61’i evlerde, yüzde 26’sı gıda hizmeti veren işletmelerde, yüzde 13’ü ise gıda satıcılarında meydana geldi. Bu rakamlar dünya toplam gıda üretiminin yüzde 17’sinin israf edildiğini ortaya koyuyor. Evdeki yüzde 61’lik gıda israfının yalnızca ABD, İngiltere gibi ülkelerle sınırlı olmadığı, yoksul ülkelerin de etki oranının büyük olduğu yine raporda yer alıyor. Diğer yandan dünyadaki gıdaların yüzde 14’ü hasat, taşıma, depolama ve nakliye aşamasında kaybedilirken, yüzde 17’si de tüketici tarafından israf ediliyor. Türkiye’de bitkisel üretimde kayıpların önemli bir kısmı, zamanında ve uygun tekniklerle yapılamayan hasat işleri ve gerekli koşulları taşımayan depolama ve işleme sistemleri sonucu oluşuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan bitkisel ürün denge tablolarına göre, 2020 sezonunda istatistiği tutulan 63 üründe, toplamda 118 milyon ton olan üretimin 10,3 milyon tonu yani yüzde 8,7’si hasatla birlikte sofraya ulaşana kadar kaybedildi. 2020 yılı için bitkisel üretim değerini göz önüne aldığımızda bu miktar 21,3 milyar liraya denk geliyor. Buna nihai tüketimdeki israf dâhil değildir. Türkiye’de özellikle yaş sebze ve meyve, tarladan sofraya ulaşıncaya kadar önemli ölçüde kayıplara uğruyor. Yetiştiriciliğin yanı sıra, hasat sırasında ve hasat sonrasında kayıplar meydana geliyor. Özellikle hasat sonrasında taşıma, muhafaza ve pazarlama aşamalarında da önemli kayıplar yaşanıyor. Yapılan araştırmalara göre tür ve çeşitlere göre değişmekle birlikte, yaş sebze ve meyvedeki kayıp oranı yüzde 10 ile yüzde 30 arasında değişiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak kayıp ve israfın önlenmesi konusunda çalışmalar yapıyoruz. Ev sahipliğimizde düzenlenen panel ve toplantılarda israf konusunu tüm boyutuyla ele aldık ve raporlar hazırladık. Üretim kayıpları ve israfla ilgili eğitimler verdik, bu eğitim çalışmalarına devam edeceğiz.”şeklinde konuştu. Haber Merkezi

  • ‘Kitap Sizden Çay bizden’

    ‘Kitap Sizden Çay bizden’

    Sorgun Gençlik Derneği, gençlere okuma kültürünü kazandırmak ve farkındalık oluşturmanın yanı sıra Yozgat’ın keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerini de gençlere tanıtmak amacıyla “Kitap Sizden Çay Bizden” kitap okuma günlüklerine devam ediyor.
    Sorgun Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz, yaptığı açıklamada; “Kitap Sizden Çay Bizden” kitap okuma günleri etkinliğindeki amaçlarının gençlere okuma kültürünü kazandırmak ve farkındalık oluşturmak olduğunu ifade etti.
    Uğuz, “Kitap okumak, farklı dünyalara açılan kapıları aralamanın en iyi ve keyifli yoludur. Hiç göremeyeceğimiz yerleri görmek, şahit olamayacağımız hikayelerin içerisinde yaşamak, en doğru bilgilere ulaşmak adına atılabilecek en güzel adımdır. Gençlerinin kendini geliştirebilmenin ilk yolunun kitap okumak ve okuma alışkanlığının kazandırılması olduğunu çok iyi biliyoruz.
    Çay sohbetinde Avrupa Fırsatlarını konuşacağız. Çay sohbetinde, Erasmus+ programının gençlere sunduğu fırsatlardan, ücretsiz yurt dışına nasıl çıkabileceğini ve gönüllülük projelerini konuşacağız. Erasmus+ Programı eğitim, gençlik ve spor alanındaki projeleri desteklemektedir. Erasmus+ programının Avrupa’daki iş piyasalarının ve rekabetçi bir ekonominin ihtiyaç duyduğu becerilere sahip beşeri ve sosyal sermayenin gelişimine katkı sağlamaktadır. “Kitap Sizden Çay Bizden” kitap okuma günlerimiz Yozgat’ın farklı mekanlarında devam ediyor. Bu hafta Sorgun Ahmet Uslu Dutluk Parkında kitaplarımızı okuduktan sonra Kerkenes Harabelerini (Kayıp Şehir Pteria) keşfedeceğiz. Yozgat’ın Sorgun İlçesi Şahmuratlı Köyü’nde bulunan Kerkenes Dağı Antik Kenti’nde ilk yüzey araştırması çalışmaları 1993 yılında başlamış 1998-2000 yıllarında müze ile katılımlı araştırma şekline dönüşmüş ve 2001 yılından bugüne kadar da İngiliz uyruklu Dr.Geoffrey Summers başkanlığında kazı ve araştırmalar devam etmektedir. Şehrin Demir Çağı’nda M.Ö.600 yıllarında Medler tarafından kurulduğu tahmin edilmekte ise de 2003 kazı sezonunda Frigce yazıtlar bulunması kentin bir Frig yerleşimi olabileceğini de göstermektedir. Kentin yaklaşık 7 kilometre olan sur duvarları 2,5 kilometrekarelik bir yerleşim alanı oluşturmaktadır. Antik kaynaklarda Pteria olarak kaydedilen kentin burası olduğu sanılmaktadır.”ifadelerini kullandı.
    Uğuz, Programın detayları hakkında şunları kaydetti:
    “23 Temmuz Cumartesi
    15.00-16.00 – Kitap Okuma (Ahmet Uslu Dutluk Parkı)
    16.00-17.00 – Çay Sohbeti (Avrupa Fırsatları)
    17.00-18.30 – Kerkenes Harabeleri Gezisi
    Sorgun ve Yozgat’tan katılacak gençler için ücretsiz araç servisi olacaktır.” Cemil MERMERTAŞ

  • Çekerek’te Rafting Türkiye Grand Prix şampiyonası devam ediyor

    Çekerek’te Rafting Türkiye Grand Prix şampiyonası devam ediyor

    Yozgat’ın Çekerek İlçesinde ilk kez düzenlenen Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix şampiyonası devam ediyor.
    Yozgat’ın Çekerek ilçesinde düzenlenen 5 ülkeden 38 takım ile çok sayıda sporcunun katıldığı Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix’inin startını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı hemşehrimiz Fuat Oktay ile Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu verdi. Oktay ve Kasapoğlu, daha sonra parkura çıkıp rafting yaptı.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, örnek olacak bir rafting parkuru oluşturulduğunu belirterek, “Orta Anadolu’nun merkezindeki bir yeri turizme açma ve aynı zamanda da uluslararası müsabakaların yapılabildiği bir alan oluşturma arzumuz vardı. Bu anlamda da Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve federasyonumuz, bizlere çok ciddi destek verdi. Çekerek Barajı etrafında, belki muhtemel barajlarımızda da örnek olacak şekilde bir rafting parkuru oluşturulmuş durumda. 850 metre uzunluğunda ama doğal uzunluğuna baktığımızda 4,5 kilometrelik bir rafting alanı mevcut” dedi.
    BAKAN KASAPOĞLU: HER ALANDA İDDİAMIZI DEVAM ETTİRİYORUZ
    Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Türkiye’nin her alanda iddiasının olduğunu söyledi. Kasapoğlu, “Akdeniz Oyunları’nda, geçtiğimiz yıl olimpiyatlarda, her alanda iddiamızı taçlandırarak devam ettiriyoruz. Kış sporları, su sporları, diğer branşlar hem alt yapı hem sporcu envanteri hem lisanslı sporcu sayısı, Türkiye’nin her tarafında büyüyerek, güçlenerek gelişiyor” ifadelerini kullandı. Yusuf BAĞCI

     

  • MHP’den birlik çağrısı

    MHP’den birlik çağrısı

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi yurdun dört bir yanında reklam panolarına asılan afişlerle vatandaşlara birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.
    Yozgat’ta da reklam panolarına asılan afiş çalışmaları Türkiye’ye yönelik saldırılar ve milletçe içinde bulunulan risklere dikkat çekiyor.
    MHP Yozgat İl Başkanı Tekin Irgatoğlu, yaptığı açıklamada; Genel Merkez tarafından 81 ilde uygulanan ‘Çağrım Sana’ çalışmalarının Yozgat’ta da başlatıldığını söyledi.
    Başkan Irgatoğlu, “Genel Merkezimiz tarafından yapılana çalışmalara Yozgat teşkilatı olarak bizlerde destek sağlayarak Yozgat’ta ki reklam panolarına afişlerimizi astık Asmış olduğumuz afişlerimizde Türkiye’ye yönelik saldırılar ve milletçe içinde bulunulan risklere dikkat çekiyoruz. Afişlerimizde ‘Çağrım sana, kulak ver… Bin yıllardır tarih sahnesinde türlü oyunlarla mücadele eden kutlu milletin ferdisin. Ana yurdundan bu yana, iyi ve kötü günlerinde birlik olduğunda kazandın, bölündüğünde kaybettin. Gün geldi yurt edinmek için, gün geldi edindiğin yurdu korumak için can verdin, kan döktün. Gün geldi dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurdun, gün geldi neslinin devamı için Anadolu’da Kurtuluş Savaşı verdin. Hep mücadele ettin, hiç yılmadın, hiç bozulmadın. Onurundan, gururundan, bağımsızlığından hiç ödün vermedin. Varlığı bildin, yokluğu gördün. Yapılmazı yaptın, imkansızı başardın. Çünkü sen, büyük Türk Milleti’nin bir ferdisin. Kendimizi farklı tanımlayabilir, hayata, ekonomiye, siyasete farklı pencerelerden bakıyor olabiliriz. Ancak ortak noktamız var biliyorum. Vatan… Bağımsızlık… Şimdi çağrım sana. Gel hep birlikte, tam bağımsız, güçlü ve büyük Türkiye’yi 2023’e taşıyalım. Dosta ve düşmana Türk Milleti’nin bir ve beraber olduğunda neler yapabileceğini bir kez daha gösterelim. Atatürkçü, demokrat, ülkücü, milliyetçi mütedeyyin ne dersen de, kendini nasıl tanımlarsan tanımla, hangi görüş ve fikirden olursan ol önce ülkem ve milletim diyorsan çağrım sana.” ifadeleri yer alıyor” diye konuştu. Nazife EKİCİ

  • Oktay, Tevhid Cami inşaatını inceledi

    Oktay, Tevhid Cami inşaatını inceledi

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çekerek İlçesinde yapımı devam eden Tevhid Camii inşaat çalışmalarını yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
    Çekerek Doğa ve Spor Festivali ve Millet Bahçesi açılışı için ilimize gelen, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay Çekerek Tevhid Cami inşaatında devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı.
    Yozgat Valisi Ziya Polat, Milletvekili Yusuf Başer ve il protokolünün de hazır bulunduğu ziyarette Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay cami inşaatında gelinen nokta hakkında bilgi aldı. Alpaslan DEMİR

  • BOZDAĞ: KADINA KARŞI ŞİDDET KONUSUNDA BİZ KADINDAN YANA TARAFIZ

    BOZDAĞ: KADINA KARŞI ŞİDDET KONUSUNDA BİZ KADINDAN YANA TARAFIZ

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’nin en ciddi ve en önemli sorunlarının başında kadına karşı şiddet ve kadınlara karşı işlenen cinayetler geliyor. Kadına karşı şiddet, kadına karşı cinayet konusunda biz kadından yana tarafız. Bu konu bizim her gün değişmez ve değiştirilemez ana gündemimizdir.” dedi.

    Tvnet canlı yayınında soruları yanıtlayan Bakan Bozdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kadına karşı şiddet hususunda atılan adımlarla ilgili detayları paylaşan Bakan Bozdağ, yargının faillere verdiği cezaların arttırıldığını ve haksız tahrik indirimi hususunda gerekli düzenlemelerin yapıldığını kaydetti.

    FETÖ ile mücadelede gelinen son durumu da aktaran Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

    KADINA KARŞI ŞİDDET DEĞİŞMEZ GÜNDEMİMİZ

    Şimdi Türkiye’nin en ciddi ve en önemli sorunlarının başında kadına karşı şiddet ve kadınlara karşı işlenen cinayetler geliyor. AK Parti hükümetleri işbaşına geldiği ilk günden beri kadın konusunda, kadına karşı şiddet, cinayet konusunda taraf olduğunu ilan etti. Ben Adalet Bakanı olunca da açık açık ifade ettim. Kadına karşı şiddet, kadın ve kadına karşı cinayet konusunda biz kadından yana tarafız. Bu konu bizim her gün değişmez ve değiştirilemez ana gündemimizdir. Hükümete geldiğimizde Türkiye’de kadınlarla ilgili çok dezavantajlı durumlar vardı.

    YARGIDAN MEMNUNİYETİ DİĞER HİZMETLERDEN MEMNUNİYETLE AYNI KONUMA KOYAMAYIZ

    Yargıda devam eden konularla ilgili kamuoyunun algısı son derece önemli. Yargıdan memnuniyet ve yargıya güven konusunu tartışırken şuna dikkat etmekte fayda var. Yargıda işi olan kişi, ya davacı ya davalı, ya müşteki, müdahil ya da sanık. Sonuçta biri kaybediyor, biri kazanıyor. Yüzde 50’sinin kaybettiği, yüzde 50’sinin kazandığı bir durum. Kazanan da istediği gibi kazanamıyor. 10 yıl hapis cezası almasını istemiş müdahil, beş yıl almış. Ya da 100 bin lira tazminat istemiş davacı, 10 bin lira vermiş. Dolayısıyla kazananın da tam memnun olmadığı bir oranda yargıdan memnuniyeti, diğer hizmetlerden memnuniyet gibi aynı konuma koyarsak haksızlık olmuş olur. İşin doğası buna izin vermiyor. İkincisi yargıya güvense yargıya işi düşsün düşmesin tüm Türk vatandaşlarının yargıdan sahip olduğu algıyı ifade eder. Genel algıyı ifade eder. O, genel algı da tabi demin söylediğim yargıya işi düşenlerin doğurduğu algıdan beslenen bir algı. O yüzden burada bir değerlendirmeyi vicdan terazisinde doğru yapmakta fayda var.

    İŞİN ASLINI BİLMEDEN BİR KANAAT OLUŞTURMAK FEVKALADE YANLIŞTIR

    İkincisi, dava konuları gündeme geldiğinde herkes konuşuyor, diyor ki, “İşte böyledir şöyledir.” Dosyadan haberi yok, delilden haberi yok, iddiadan haberi yok, savunmadan haberi yok, kanundan haberi yok, yargılamadan haberi yok. Kamuoyunda bir haber çıkıyor o habere göre yazanlara güveni tamsa, onlara itimat ederek bir kanaat belirliyor. Bu kanaate göre bir yargıya varıyor, karar o yargıya uygun olursa ne güzel, uygun olmazsa ne kadar kötü bir karar olarak algılanıyor. Onun içinde bu gibi konularda işin aslını bilmeden sadece değerlendirme yapanlara itibar ederek bir kanaat oluşturmak fevkalade yanlıştır. Bunun da altını çizmek isterim, özellikle kadına karşı işlenen şiddet ve cinayet olaylarında hem takdiri indirim nedenleri, hem haksız tahrik konuları çok tartışıldı.

    TAKDİRİ İNDİRİMDE SINIRSIZLIĞI ORTADAN KALDIRDIK

    Ben Adalet Bakanı olunca yeni dönemde hemen ilk işim dedim ki; “Biz bu konuda tarafız ve bu takdiri indirim nedenleri konusunda da bir adım atma kararındayız. Kravat taktı, boyun büktü, efendim güzel giyindi vesaire diye indirim yapılmamalı.” Bu konuda kanuna baktık, gördük ki bizim kanunun 62. maddesi takdiri indirim nedenlerini düzenliyor. Ama burada bir sayma usulü değil ve benzeri diyor,  3-5 tane işte failin geçmişi ve benzeri şeyleri sayıyor devamında da diyor ki ve benzeri haller. Yani sınırsız bir takdiri indirim nedenini hakime, mahkemeye veriyor. Bu sınırsızlığı ortadan kaldırdık, artık sayma usulünü getirdik sadece bunlarda takdiri indirim nedeni yapılabilir. Onlar da nedir? Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiili işledikten sonra ve yargılama sürecinde pişmanlığı gösteren davranışları, bir de onun bundan sonraki hayatına eğer indirim yapılırsa etki edip etmeyeceği ve pişmanlığı gösteren davranışları ifadesini de koyduk. Eskiden bu yoktu. Yani sadece yargılama sırasındaki davranışları vardı. Onu da pişmanlığı gösteren davranışları diye değiştirdik, arkasından salt, hakimi, mahkemeyi etkilemek için yapılan tutum ve davranışların takdiri indirim nedeni sayılamayacağına dair de yasaya bir yasa koyduk. Kravat takmak, traş olmak, saçlarını taramak veya düzgün bir lisan ile hitap etmek gibi şeylerden şeklen dolayı indirim yapamazsınız diye bir yasak da koyduk ve indirim yapacaksanız, yapmayacaksanız bunun gerekçesini de açıkça yazın dedik. Bu önemli bir değişiklik oldu, ben eminim ki yeni uygulamalarda bunun yansımaları görülecektir.

    UYGULAMADA BİZİM HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİNİ TARTIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR

    Pınar Gültekin davasına gelince bu davanın tabi yargılama süreci devam ediyor, devam ettiği için burada bir şey yargılamanın içeriğine dair bir şey demem Adalet Bakanı olarak doğru olmaz, ama şunu davadan bağımsız olarak ifade etmekte fayda görüyorum. Bu haksız tahrik uygulaması binlerce yıldır sadece Türk hukukunda değil, dünyanın her hukuk sisteminde olan bir uygulama, ihtiyaç olan bir uygulama. Çünkü bazı şartlar, durumlar olduğunda bu uygulama adalet terazisinin doğru tartması, verilen cezasının hakkaniyete uygun olması bakımından gerekebilir. Bunu mahkeme elbette takdir edecektir ama bizim bunu kim takdir ediyor? Mahkeme takdir ediyor. O zaman uygulamada bizim bu konuyu tartışmaya ihtiyacımız var. Onun için ben bunu hem de Yargıtay’da tartışmaya açtım. Dedim ki; bu haksız tahriki bir tartışalım, tasarlayarak adam öldürmek veyahut da canavarca hisle ve eziyet çektirerek birini öldürme fiillerinde haksız tahrik olur mu? Olmaz mı? Olursa bunun ceza skalası nasıl olur? Öbürleriyle eşit mi olmalı? Yoksa kademeli mi olmalı? Bunu bir tartışalım.

    KANUNA HAYAT VEREN, HAKİMLERİMİZİN KARARLARIDIR

    Biz bakanlık olarak bu konuyu kendi açımızdan inceleme ve araştırmaya aldık. Mukayeseli hukuku arkadaşlarımız inceliyorlar. Yargıtay’ımızın içtihatlarına bakıyorlar. Ayrıca ceza hukukçularımız da bu konunun uzmanlarıyla, hukukçularımızla bu konu konuşuluyor, tartışılıyor ve biz bu tartışmaların sonucunda haksız tahrik uygulamasına ilişkin bir değişiklik ihtiyacı ortaya çıkarsa bu değişiklik konusunda adım atma hususunda kararlıyız. Ben, Yargıtay’daki konuşmamda da söyledim. Esasında bu konuda yol gösterici içtihat oluşturma konusu Yargıtay’ımızın elindedir. Yargıtay’ımız bu konuda yol gösterici bir içtihat ortaya koyduğunda o günkü madde de pek çok haksızlığı ortadan kaldırmaya yetiyor. Yani orada bir içtihat geliştirdiğinde, eski klasik içtihatlarını tekrarlama yerine yeni bir bakış açısı ortaya koyduğunda, ben sorunun önemli bir kısmının çözüleceğine yürekten inanıyorum. Çünkü kanun ne yazarsa yazsın sonuçta iş uygulamada bitiyor. O kanuna hayat veren ilk derece, istinaf ve Yargıtay’da görev yapan hakimlerimizin kararlarıdır. O kararlar kanunu doğru anlar doğru uygularlarsa ebetteki buradaki sorunların önemli bir kısmı önemli ölçüde aşılmış olur.

    KADINA KARŞI ŞİDDETİN İNFAZI TERÖRLE EŞİT

    Ben kendi kendime tasarlama, tahrik altında tasarlama çok soğukkanlı bir iş.  Canavarca hisle yani bu tahrikle canavarca bir hisle işlenen suç arasında nasıl bir bağlantı var? Yani canavarlık ayrı bir şey. Tarih ani bir şey oldu. Süresi ne kadardı? Bir ay mı, iki ay mı, üç ay mı, beş ay mı, tasarlamakta bir zaman alıyor. Adalet Bakanlığı bu konu üzerine çalışıyoruz. Bu konuyu dünyayı da inceliyoruz. Türkiye’yi de inceliyoruz. Hukukçularımızla, Yargıtayımızla, cezacılarımızla istişare halindeyiz. Zaten cezalar bizde çok ağır. Kadına karşı cinayetin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis, İnfazı da terörle eşit. Yani 3/4. Kadına karşı şiddetin infazı terörle eşit. Aldığı cezanın 4’te 3’ünü içeride geçirmesi gerekiyor. Bir de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alıyor. Yani çok büyük bir ceza alıyorlar bunlar. Ve süreli hapiste 4’te 3’ünü geçiriyor. Ağırlaştırılmış müebbette ise tabii 30 yıl içeride kalması gerekiyor. Çok ağır bir ceza, en ağır ceza. Şu anda bizim hukuk sistemimizdeki en ağır ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası. Kadınlara karşı işlenen cinayette de biz en ağır cezayı veriyoruz. Kasten yaralamada, eziyette, işkencede, kötü muamelede hep nitelikli hal saydık ve bunların hepsini de tutuklama sınırının üzerinde bir cezai yaptırıma bağladık. Kasten yaralamanın ve diğerlerinin tutuklamayla ilgili CMK’nın katalog suçları kapsamına alarak burada hakim veya mahkeme isterse tutuklama nedenini varsayıp tutuklama kararı verebilir imkanını da onların önüne koyduk ve bu konuda tavizsiz bir yasal düzenleme hayata geçirdik.

    BUGÜNE KADAR, 3 İADE TALEBİMİZ KABUL EDİLMİŞ

    1 Temmuz itibari ile bugüne kadar FETÖ ile ilgili 676 bin 411 kişi hakkında adli işlem yapıldığını görüyoruz. Bunlardan şu anda 69 bin 688 derdest dosya var, devam ediyor. Öte yandan adli işlem bugüne kadar yapılan kişilerden yukarıda verdiğim toplam rakamdan 117 bin 208 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiş. 87 bin 519 kişi hakkında beraat kararı verilmiş,  322 bin 187 kişi hakkında ise soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verilmiş. Cezaevlerinde şu anda 19 bin 30 FETÖ üyeliğinden yatan bulunmaktadır. Bunlardan 3 bin 901’i hüküm özlü, yani hakkında hüküm verilmiş ama kesinleşmeyi bekliyor. 13 bin 970’i hükümlü, 1159 da tutuklu var, ayrıca şuana kadar 181 bin 450 kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmiş, tutuklama yerine adli kontrol tedbiri uygulanmakta, 29 bin 455 kişi hakkında da yakalama kararı var, bunlar şu anda yakalanmamış. Bizim Amerika Birleşik Devletleri dahil pek çok ülkeden istediğimiz FETÖ’cü teröristler var. 110 ülkeye 1133 dosya FETÖ mensubu hakkında 1234 iade talebinde bulunmuşuz bugüne kadar, 3 iade talebimiz kabul edilmiş. İkincisi Romanya tarafından bir tanesi de Cezayir tarafından kabul edilmiş. Şu ana kadar bazı ülkelerde İçişleri Bakanlığı’ndan aldığım verilere göre 121 FETÖ mensubunu Türkiye’ye iade etmiş, 28 ülkeden iade var. Bunların toplamını koyduğumuzda 28 ülkeden bugüne kadar 124 FETÖ’cü Türkiye’ye iade edilmiş durumda.

    TÜRKİYE’YE DÜŞMANLIK EDEN HERKESİ BESLEDİKLERİ GİBİ BUNLARI DA BESLİYORLAR

    Sadece İnterpol’den değil Amerika Birleşik Devletleri bugüne kadar Türkiye’nin terörist başı Gülen dahil, hiçbir FETÖ’cü ile ilgili iade talebine olumsuz ya da olumlu bir cevap vermemiştir. Hatta ben en son daha önceki bakanlığım döneminde gittiğimde, dedim ki: “Bizim dosyamız yeterli delille dolu, eğer bu dosyada iade olmayacaksa dünyada hiçbir dosyada iade olmaz.” O da dedi ki: “Biz, bunu adli makamlara göndeririz ama sizin aleyhinize karar çıkar o yüzden göndermiyoruz.” Ben de dedim ki: “Siz gönderin Amerikan adli makamlarına biz onlara güveniyoruz kararı aleyhimize çıkarsa biz Amerikan hukuku çerçevesinde itirazlarımızı yapar, hakkımızı savunuruz siz gönderin.” Bizim için endişe etmeyin gönderin adli makamlara, Amerikan Adalet Bakanlığı adli makamlara dosyayı göndermeye cesaret edemedi, çünkü göndermiş olsaydı adli makamlar ben eminim ki böyle bir dosyada iade kararı verilmezse, hiçbir dosyada verilmeyeceğini düşünecek iade kararı verecekti ve göndermediler. Şu anda Almanya, Fransa, İngiltere pek çok ülke. Şu anda FETÖ’cüleri iade etmemekle kalmayıp bizzat himaye ediyorlar, destekliyorlar ve onlara ülkelerinin pek çok imkanlarını açıyorlar. Türkiye’ye düşmanlık eden herkesi besledikleri gibi bunları da besliyorlar.

    YARGI, ÖNÜNE GELEN HER OLAYI, KILI KIRK YARARCASINA BİR TERAZİDE TARTIYOR

    Toplumdaki bütün tepkileri bakanlık olarak biz de dikkate alıyoruz. Demin verdiğim rakamlara bakarsanız 676 bin kişi küsur 411 kişi hakkında adli süreç başlatılmış. Bunlardan şuana kadar bunlara bakarsanız 322 bin 187 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, bir defa hiç dava açılmamış. Öte yandan baktığınızda 87 bin 519 kişi beraat etmiş. 117 bin 208 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiş. Şu ana kadar mahkumiyet kararı kesinleşen 13 bin 970 kişi var. 181 bin 450 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş. Yargı önüne gelen her olayı kılı kırk yararcasına bir terazide tartıyor. Ancak şunu ifade etmek lazım, şu anda FETÖ terör örgütü dışarıda içeride bütün uzantılarıyla bu yargılama süreçlerini karalamak ve kötülemek için pek çok şey yapıyor ve çarpıtarak yalan yanlış haberler yayarak, haklı olan bir şeyi haksız gösteriyor ve sonra bize gelen itirazlar oluyor. Bize gelen sizin gibi değerli tanıdıklarımız oluyor. Onların önüne biz bu konuyu koyunca, zaten pek çok konuda açıklama yapıyoruz bunlarla ilgili de yapıyoruz, koyuncaya onlar diyorlar ki iş böyleyse burada bir hassasiyet terazisi var. Çünkü karar verenlerde Anayasa, kanun ve hukuka uygun vicdani kanaatlerine göre karar veriyorlar. Hem hukukla bağlılar, hem vicdanlarıyla bağlılar. Vicdanları da hukukla bağlı. Herkes bu işin sorumluluğunun bilincinde karar veriyor. Bizde bakanlık olarak bu işlerde yanlış olmaması için eğer yasadan kaynaklı bir şey varsa yasal değişikliklere gitmekte hiç tereddüt etmedik.

    Bakın hükümet olarak bunlarla ilgili konuda çok biz hassas davrandık. Özellikle ihraçlarla ilgili konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok net davranmıştır. KHK’lar çıkarıldı. Olağanüstü hal ilan ettik, biz biliyorsunuz ilan edince Uluslararası Sözleşmeler askıya alındı. İşin doğası gereği ve bütün bunlar yargı denetimine kapalı olan işler ve biz hepsini resmi gazetede yayınladık.  Sonra Sayın Cumhurbaşkanımız “Bunları Meclis’e sevk edelim” dedi. Biz Meclis’in denetimine açtık. Orada görüşülmeyebilirdi sonra gene dedi ki görüşelim, görüştük. Anayasa Mahkemesinin denetimine açtık. Anayasa Mahkemesi’nin bütün bu KHK’ların hepsi denetiminden geçti. Daha sonra haksızlık iddiaları artınca çoğalınca ihraçlarla ilgili Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu adı altında komisyon kurduk ve bu komisyona itiraz eden herkesin müracaat etmesi söylendi ve bu komisyon şuana kadar görev süresi zannedersem bu ayın içinde bitiyor. Yaklaşık 20 bin civarında iade kararı verildi.

    TÜRKİYE, AİHM KARARLARINA EN YÜKSEK ORANDA UYMUŞ ÜLKEDİR

    Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymayı taahhüt eden ülkeler içerisinde en yüksek oranda AİHM kararlarına uymuş ülkedir. Şu ana kadar üye ülkelerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma oranı yüzde 80,20. Türkiye’nin uyma oranı yüzde 87,98. Osman Kavala konusunda Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği ihlal kararına 10 Aralık 2019’da uymuş ve uygulamıştır. Bu uygulamadan sonra Kavala’nın avukatları konuyu Anayasa Mahkemesine taşımışlar, tutukluluğu başka dosyadan, suçtan devam ettiği için ‘Uymadı’ diye. Türk Anayasa Mahkemesi de bu ayrı dosya, ayrı bir suç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına Türk mahkemesi uymuştur diye karar vermiştir. Şimdi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine konu gitti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünde şu anda 72 binden fazla dosya var. Avrupa Konseyi’nden gelen işleri denetleyen ‘Büyük Daire’ denilen üst yerde ise 22 dosya var. Bu, 22’nci dosya, en son giden dosya. Bu dosyalardan en erken geleninin bekleme süresi 1,5 yıl.  Yunanistan’da spor, gençlik derneklerinin isminde ‘Türk’ kelimesi geçiyor diye idari makamlar bu dernekleri kapattı. Yargı, idareyi haklı buldu. AİHM’e götürdüler. AİHM, ‘hak ihlali’ var dedi. Yunanistan 2008’den beri bu kararlara uymuyor ve uygulamıyor. Büyük Dairenin önünde bekliyor. Büyük Daire bu kararı AİHM’e götürüp görüş daha sormadı. Fransa’nın, Almanya’nın, pek çok ülkenin kararı var. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de konu Türkiye olduğu zaman kesinlikle adil davranmıyorlar, taraf davranıyorlar. Leyla Şahin, Merve Kavakçı olayında gördük, Refah Partisi, Fazilet Partisi davalarında gördük. Bir sürü olay var, insan hakkıysa ben de insanım, benim de hakkım var. Bana da diğer insan gibi davranması lazım. Türkiye de bu hakları talep eden bir ülke. Türkiye’ye de eşit davranması lazım. Adil davranmadığını, tarafsız olmadığını düşünüyorum.

  • Kasapoğlu, rafting yaptı

    Kasapoğlu, rafting yaptı

    Yozgat’ta düzenlenen Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix etkinliğinde Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu rafting yaptı.

    Çekerek ilçesinde düzenlenen Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix’i açılış seremonisi, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte ülke takımlarının seremoni geçişi yapıldı. Daha sonra Bakan Kasapoğlu, il ve ilçe protokolü ile rafting yaptı.

    Her alanda olduğu gibi Türkiye’nin sporda da iddialı olduğunu söyleyen Bakan Kasapoğlu, “Türkiye’nin her alanda iddiası var. Her alandaki iddiayı sporda da, geçtiğimiz günlerde Akdeniz Oyunları’nda, geçtiğimiz yıl olimpiyatlarda her alandaki iddiamızı taçlandırarak devam ettiriyoruz. Kış sporları, su sporları, diğer branşlar hem altyapı hem sporcu envanteri, hem lisanslı sporcu sayısı Türkiye’nin her tarafında büyüyerek güçlenerek gelişiyor. Yozgat’ta bu anlamda spor şehri, sporda marka şehir olma noktasında emin adımlarla ilerliyor. Güzel işbirliklerimiz var, ciddi projelerimiz var ve en yenisini burada. Hem, Türkiye’nin Orta Anadolu’daki ilk ve tek rafting parkurunu hizmete alarak ve bununla birlikte burada biliyorsunuz diğer imkanlarımız var; Burayı fitness ile bungalov evleriyle bir gençlik kampına dönüştürüyoruz. Hem de bir uluslararası alanda spor merkezi, işte bir uluslararası turnuvaya ilk kez ev sahipliği yapıyor. Çok anlamlı bir gelişme olarak görüyorum” dedi.

    Yozgat’ta düzenlenen rafting şampiyonasının önemine de değinen Bakan Kasapoğlu, “Raftingte 300’den fazla sporcunun çok farklı ülkelerin katılımıyla güzel bir organizasyon. Sporun birleştirici ruhunu görüyoruz ve inanıyorum ki Yozgat’tan Çekerek’ten, ilçelerimizden yeni sporcuları her branşta yetiştirdiğimiz gibi raftingte de bu anlamda güzel gelişmelere şahit olacağız. Federasyonumuza teşekkür ediyorum. Tüm kulüplerimize, sporcularımıza, değerli halkımıza teşekkür ediyorum. İnanıyorum ve biliyorum ki bu umudu bu sevgiyi, spor aşkını birlikte büyüteceğiz. Bunun için her türlü imkan var, her türlü altyapı var, ilgi var. Ben tesisimizin ilimiz için, ilçemiz için, ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Mezarı başında dualarla anıldı

    Mezarı başında dualarla anıldı

    15 Temmuz şehidi Ali Mehmet Vurel Çayıralan’ın İnönü Köyündeki aile mezarlığında mezarı başında anıldı.

    15 Temmuz 2016 yılında hain FETÖ  Kalkışması sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzere sokağa çıkan ve darbecilere karşı duran Çayıralan İnönü Köyü Nüfusuna kayıtlı Şehit Ali Mehmet Vurel mezarı başında dualarla anıldı.

    İnönü Köyünde bulunan aile mezarlığında ziyaret edilen Şehit Ali Mehmet Vurel için ilçe İmam Hatiplerinden Ebubekir Dölek tarafından Kur-an’ı Kerim okundu. Dualar edildi.

    Mezar ziyareti ardından Şehit Ali Mehmet Vurel’in İnönü Köyündeki ailesi annesi, abileri ve diğer aileler de ziyaret edildi.

    15 Temmuz 2016 yılındaki hain kalkışma sonucu şehit düşen Ali Mehmet Vurel mezar ziyaretine şehidin yakınlarıyla birlikte İlçe Kaymakamı Mahmut Fazıl Yıldız, Ak Parti İlçe Başkanı Şahin Şahiner, Ak Parti İl Genel Meclis Üyesi ve Meclis Başkan Vekili Abdulbaki Karataş, daire amirleri ve vatandaşlar katıldı.

  • Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix yarışması

    Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix yarışması

    Yozgat’ın Çekerek İlçesinde Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix yarışması açılışı düzenlendi.
    Düzenlenen açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Yozgat Valisi Ziya Polat, Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ertuğrul Soysal ve çok sayıda davetliler katıldı.
    Yozgat’ta ilk kez düzenlenen Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix’sinin açılışında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve Vali Ziya Polat Saklı Bahçe Çekerek Rafting Alanı’nda düzenlenen ve 5 ülkeden 38 takım ile çok sayıda sporcunun katıldığı Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix’sinde sporcuların seremonisini takip etti. Yarışmaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve Vali Ziya Polat parkurda rafting yaptı. Alpaslan Demir
  • Çekerek tarihi bir gün yaşadı

    Çekerek tarihi bir gün yaşadı

    Cumhurbaşkanı yardımcısı hemşerimiz Fuat Oktay’ın destekleri ile Çekerek’te ilk kez “Doğa ve Spor Festivali” düzenlendi. Festivale Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan yardımcısı Ertuğrul Soysal, Milletvekili Yusuf Başer, İl ve ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri ve binlerce vatandaş katıldı.
    Çekerek’te tarihi günlerden birinin ilk defa yapıldığı etkinliğe Oktay ile birlikte Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci de katıldı. Çekerek Irmağı üzerinde kurulu, Türkiye’nin en büyük sulama amaçlı 10 barajından birisi olan Çekerek Barajı kenarına yapılan Millet Bahçesi, Aselsan işbirliği ile yapımı tamamlanan Bilim Merkezini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Fuat Oktay ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci burada eğitim gören öğrencileri sınıflarında ziyaret ederek, çalışmalarla ilgili öğretmen ve öğrencilerden bilgiler aldılar.
    Yapay Rafting Parkuru, baraj içerinde oluşturulan Lavanta Adasının açılışlarının da gerçekleştirdiği etkinlikte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci konuşma yaptı.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay konuşmasında dünyanın kalkınan ilk 10 ekonomisi arasında yer alma hedefini hatırlatarak, “Bizim hedeflerimiz var dedik, büyük hedeflerimiz var. 500 milyar dolarlık ihracat hedefimiz var. İlk başta dünyanın kalkınan ilk 10 ekonomisi arasında yer alma hedefimiz var. Ara ara inişler, kalkışlar oluyor, bunlar sizi kesinlikle karamsarlığa iletmesin. Biz daima yükselerek gideceğiz ve on ekonomi içerisinde inşallah hep birlikte yer alacağız. Biz 500 milyar dolar hedefini de yakalayacağız, ulaşacağız ama onun için Yozgat’ın üretmesi lazım. Türkiye’nin 81 ilinin üretmesi lazım” dedi.
    Kırsaldan kalkınmanın önemine değinen Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci de, “Rusya ve Ukrayna savaşı bize tarımın ne kadar stratejik, gıdanın ne kadar vazgeçilmez olduğunu öğretti” dedi. Bakan Kirişci, “Tarım ve Orman Bakanlığı olarak bu konuda çok önemli desteklerimiz var. Biz istiyoruz ki. Hayat kırsalda tekrar devam etsin. Büyük kentlerde ulaşım, hava kirliliği, kentlerdeki çarpık yapılaşma pek çok konu aile içi bir takım problemler bunların hepsi maalesef yaşanmakta ve bunların hafifletilmesi için yine hükümet olarak çalışmalarımız hızla sürmektedir. Ama biz tarımsal üretim adına ormancılıkta ilgili faaliyetlerimiz adına mutlak surette kırsala geri dönüş yapmak zorundayız. Çünkü pandemi öncesinde bunu gösterdi. Sonrasında ise Rusya, Ukrayna savaşı bize tarımın ne kadar stratejik gıdanın, ne kadar vazgeçilmez olduğunu öğretti ve bu konulardan hareketle artık dünya birbirine mal satmaz hale geldi. Ve bu ülkede ben üreticiyim demekten veyahut da babasının annesinin bu faaliyetlerde bulunuyor olmasından hicap duyup imtina eden bunu zikre etmeyen kardeşlerimiz artık gönül rahatlığıyla biz çiftçiyiz çiftçi bir ailenin çocuğuyuz. Biz üretiyoruz, ürettiğimiz için değerliyiz noktasına gelmiştir.” şeklinde konuştu.

     

     

     

     

     

     

  • Oktay: Terörü kaynağında kurutmak için amansız bir mücadele veriyoruz

    Oktay: Terörü kaynağında kurutmak için amansız bir mücadele veriyoruz

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Yozgat’ın Çekerek ilçesinde düzenlenen açılış ve temel atma töreninde yaptığı konuşmada, “Bir tarafta 6’lı masa zevatı terörle kol kanat gezerken Cumhur İttifakı olarak biz, terörü kaynağında kurutmak için amansız bir mücadele veriyoruz.” dedi.
    Şehitleri anarken “Türkiye Aşkına, Türkiye Sevdasına” her daim diri olan “Türkiye geçilmez” ruhunu tazelediklerinin altını çizen Oktay, “Buradan bir kez daha ‘Bedr’in aslanları kadar şanlı’ mücadeleleri sırasında can veren şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilikle şereflenen tüm gazilerimize şükranlarımı sunuyor, sağlıklı bir ömür diliyorum.” diye konuştu.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde daha müreffeh bir Türkiye için gerekli tüm adımları attıklarını vurgulayan Oktay, yerli ve milli teknoloji atılımlarıyla, tarımsal üretimiyle, enerji projeleriyle ve altyapı yatırımlarıyla kalkınma hamlelerine güç verdiklerini dile getirdi.
    Oktay, bölgesel ve yerelden kalkınmayı destekleyerek büyümeyi, kalkınmayı sürdürdüklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:
    “Ne yaparlarsa yapsınlar, ülkemizin kutlu yürüyüşünü durduramadılar, durduramayacaklar. Recep Tayyip Erdoğan’ın milletiyle yürüyüşünü durduramayacaklar. Bir tarafta 15 Temmuz’un müsebbibi kuklalar, var olanı yıkmaya çalışırken biz ülkemizi inşa ve ihya etmeye devam ediyoruz. Bir tarafta temel atmama törenleri yapanlar, afetlerde tatilde gezenler varken biz her alanda milletin ihtiyacına cevap verecek yatırımları hayata geçiriyoruz.”
    “TÜRKİYE’NİN HER KÖŞESİNİ ABAT ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”
    Türkiye olarak büyük hedeflerinin olduğunu anlatan Oktay, “Bir tarafta 6’lı masa zevatı terörle kol kanat gezerken Cumhur İttifakı olarak biz, terörü kaynağında kurutmak için amansız bir mücadele veriyoruz. Bölgesel farklılıkları ortadan kaldırarak Türkiye’nin her köşesini abat etmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
    Burada sağlanan kazanımların pek çok il ve ilçeye de örnek olacağını dile getiren Oktay, şöyle devam etti:
    “İnanarak başladık. Kendimize, memleketimize, yerelin gücüne, Anadolu’nun bereketine inandık. Sonra ‘El birliği’ dedik. Tecrübeyi paylaştık, iş birliğini perçinledik, teşviklerin önünü açtık. ‘İş, aş üreten Yozgat’ dedik, sanayi bölgelerini en güçlü şekilde destekledik. Bozok’un kadınlarına güvendik, kadın kooperatiflerinin birer birer filizlenmesini sağladık. ‘Yerelden kalkınma hedeflerimize tüm kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarının, sizlerin, tüm hemşehrilerimizin ve yerel medyamızın gayretleriyle ulaşalım.’ dedik. ‘Hadi bakalım bu işi birlikte başaracağız’ diye yola çıktığımız ilk günden bu yana bakın, bu şehrin dört bir yanında nasıl yatırımlar yükseldi, azmimiz nelere vesile oldu.”

  • Kirişci: ‘Kırsala geri dönüş yapmak zorundayız’

    Kirişci: ‘Kırsala geri dönüş yapmak zorundayız’

    Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, kırsalın önemine değinerek, “Rusya ve Ukrayna savaşı bize tarımın ne kadar stratejik, gıdanın ne kadar vazgeçilmez olduğunu öğretti ve bu konulardan hareketle artık dünya birbirine mal satmaz hale geldi” dedi.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katılımı ile Yozgat’ın Çekerek ilçesinde düzenlenen ‘Doğa ve Spor Festivaline” Cumhurbaşkanı yardımcısı Oktay ile birlikte katılan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Çekerek Irmağı üzerinde kurulu, Türkiye’nin en büyük sulama amaçlı 10 barajından birisi olan Çekerek Barajı kenarına yapılan Millet Bahçesi, Yapay Rafting Parkuru, baraj içerinde oluşturulan Lavanta Adasının açılışlarının da gerçekleştirdiği etkinlikte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci konuşma yaptı.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay konuşmasında dünyanın kalkınan ilk 10 ekonomisi arasında yer alma hedefini hatırlatarak, “Bizim hedeflerimiz var dedik, büyük hedeflerimiz var. 500 milyar dolarlık ihracat hedefimiz var. İlk başta dünyanın kalkınan ilk 10 ekonomisi arasında yer alma hedefimiz var. Ara ara inişler, kalkışlar oluyor, bunlar sizi kesinlikle karamsarlığa iletmesin. Biz daima yükselerek gideceğiz ve on ekonomi içerisinde inşallah hep birlikte yer alacağız. Biz 500 milyar dolar hedefini de yakalayacağız, ulaşacağız ama onun için Yozgat’ın üretmesi lazım. Türkiye’nin 81 ilinin üretmesi lazım” dedi.
    Kırsaldan kalkınmanın önemine değinen Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci de, “Rusya ve Ukrayna savaşı bize tarımın ne kadar stratejik, gıdanın ne kadar vazgeçilmez olduğunu öğretti” dedi. Bakan Kirişci, “Tarım ve Orman Bakanlığı olarak bu konuda çok önemli desteklerimiz var. Biz istiyoruz ki. Hayat kırsalda tekrar devam etsin. Büyük kentlerde ulaşım, hava kirliliği, kentlerdeki çarpık yapılaşma pek çok konu aile içi bir takım problemler bunların hepsi maalesef yaşanmakta ve bunların hafifletilmesi için yine hükümet olarak çalışmalarımız hızla sürmektedir. Ama biz tarımsal üretim adına ormancılıkta ilgili faaliyetlerimiz adına mutlak surette kırsala geri dönüş yapmak zorundayız. Çünkü pandemi öncesinde bunu gösterdi. Sonrasında ise Rusya, Ukrayna savaşı bize tarımın ne kadar stratejik gıdanın, ne kadar vazgeçilmez olduğunu öğretti ve bu konulardan hareketle artık dünya birbirine mal satmaz hale geldi. Ve bu ülkede ben üreticiyim demekten veyahut da babasının annesinin bu faaliyetlerde bulunuyor olmasından hicap duyup imtina eden bunu zikre etmeyen kardeşlerimiz artık gönül rahatlığıyla biz çiftçiyiz çiftçi bir ailenin çocuğuyuz. Biz üretiyoruz, ürettiğimiz için değerliyiz noktasına gelmiştir.” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ile protokol üyeleri kurdele keserek Boğazlıyan Organize Sanayi Bölgesi ve Çekerek Millet Bahçesinin açılışını yaptı.
    Haber Merkezi

  • Sarıkaya’da 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü

    Sarıkaya’da 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü

    15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Gününün, 6. yılında tüm Türkiye’de olduğu gibi Sarıkaya ilçesinde de coşkuyla kutlandı.
    Hükümet Konağı Bahçesinde gerçekleştirilen Program, Şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
    Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua edilmesinin ardından bir konuşma yapan Sarıkaya Kaymakamı Samet Serin, Türkiye’nin 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı 7’den 70’e tek yürek olduğuna dikkat çekti.
    Kaymakam Serin konuşmasında; ”Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla o karanlık gecede şanlı bir direniş sergileyerek meydanları dolduran, demokrasisine, devletine ve iradesine yönelen bu beyhude girişime en güzel cevabı veren tüm milletimize ve nesiller boyu unutulmayacak o asıl duruşundan taviz vermeyen Sarıkaya’lı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Tarihimizin en karanlık hadiseleri den biri olan darbe kalkışması ve işgal girişimi karşısında, milletimizin verdiği destansı mücadele neticesinde bu günümüzü aydınlığa, parlak bir zaferle dönüştüren “15 Temmuz Şehitlerini Anma Demokrasi ve Milli Birlik Günü” nü, milli bir heyecan, onur ve gurula anıyoruz.
    Türkiye Cumhuriyeti 15 Temmuz akşamı büyük Türk tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir büyüklükte bir saldırıya maruz kalmıştır. Düşmanın harp sahasında bile yapmadığı yapamadığı alçaklığı asker kılığına girmiş teröristler tarafından bu millete reva görülmüştür. Türk Milleti 7 bin yıllık geçmişi olan kadim bir devlet geleneği olan bir millettir. Devlet hafızası güçlüdür. 15 Temmuz’da da bu hafıza Devlet refleksi olarak kendini göstermiştir. Kurşuna yürüyen bu memleketin aziz evlatları günlerindeki binlerce yıllık ruhla hareket etmişlerdir.Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu vatanı kanlarıyla sulayan ve bizlere emanet eden aziz sehitlerimizi rahmet ve yad ediyoruz. Yine Sarıkayamızın unutulmayacak değerleri olan Yıldız Gürsoy, Suat Akıncı ve Cengiz Polat şehitlerimizin nezninde tüm 15 Temmuz Şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum ” şeklinde konuştu.
    “Yakın tarihimizin en karanlık 15 Temmuz gününün 6. yıl dönümü münasebetiyle Demokrasi ve Millî Birlik Gününde sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Belediye Başkanı Av. Ömer Açıkel: ”15 Temmuz hain saldırısına korkusuzca direnen kanlarının son damlasına kadar mücadele ederek destan destan büyüyen aziz şehitlerimize Cenabı Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükran ve minnetle anarken, vatanına ve bağımsızlığına sahip çıkan aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.
    Konuşmaların ardından günün anlam ve önemine ilişkin şiirlerin okunması, video ve sinevizyon gösterimi ile devam eden kutlama programında İlçemiz Müftüsü tarafından dua edildi.
    Ardından Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenlerince müzik dinletisi düzenlendi.
    Saat 00:13’te ilçede tüm camilerinde selaların okunmasının akabinde program sona erdi. Haber Merkezi

  • Başkan Çağan teşekkür etti

    Başkan Çağan teşekkür etti

    Kayseri Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Deniz Çağan’ın, İstanbul Yozgatlılar federasyonu ve Yozgat Vakfı tarafından ilki gerçekleştirilen “SILADAN GURBETE” Buluşma ve Bayramlaşma programına katıldı.
    İstanbul Yozgatlılar federasyonunun ev sahipliğinde düzenlenen ve Yozgatlılar vakfı tarafından desteklenen buluşma etkinliği ile ilgili değerlendirmede bulunan Kayseri Yozgatlılar Federasyonu Genel Başkanı Deniz Çağan, bayramı da fırsat bilerek böyle anlamlı bir organizasyona imza atan İstanbul Yozgatlılar Federasyonu ve Yozgatlılar Vakfı Başkan ve yöneticilerine teşekkür etti.
    Çamlık otelde düzenlenen SILADAN GURBETE” Buluşma etkinliğine katılan Kayseri Yozgatlılar Federasyonu genel Başkanı Deniz Çağan, Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, MHP milletvekili Ethem Sedef, CHP milletvekili Ali Keven ile Yozgat’ın ihtiyaç ve taleplerine ilişkin karşılıklı görüş alış verişinde bulundu.
    Federasyon olarak Yozgatlılar arasındaki birlik ve beraberliği daha da pekiştirmek adına sosyal içerikle etkinliklerin büyük önem taşıdığını kaydeden Çağan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi, “Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan hemşehrilerimizle bir araya gelmekten mutlu olduk. Gerek iş yoğunluğu ve gerekse de farklı sebeplerle memleketlerinden uzak kalan hemşehrilerimizle bir araya gelerek hasret giderdik. Federasyon olarak önümüzdeki süreçte yapılabilecek çalışmaları gözden geçirme fırsatı bulduk. İnanıyorum ki bu buluşma hemşehrilerimize yönelik olumlu şekilde yansıyacaktır. Eğitim başta olmak üzere istihdama dönük atılacak adımlar ve Yozgat’a yapılacak yatırımları da değerlendirme fırsatı bulduk. Siyasi partilerin temsilcileri ile STK’lar da bu etkinliğe yoğun ilgi gösterdi. Amacına ulaşan bir etkinlik olduğu kanaatindeyim. Ben bir kez daha bu vesile ile “Sıladan Gurbete” adlı etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum”
    Haber Merkezi

  • Yılmaz: ‘Tüm dünyaya örnek olacak bir duruş sergiledik’

    Yılmaz: ‘Tüm dünyaya örnek olacak bir duruş sergiledik’

    Yerköy ilçesinde, ’15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü Programı’ kapsamında 15 Temmuz Meydanı’nda çeşitli etkinliklerle düzenlendi.
    Sabah saatlerinde 15 Temmuz hain darbe girişiminde şehitlik ziyareti ile başlayan ve gün içinde çeşitli etkinlikler devam eden program, 15 Temmuz Meydanı’nda devam etti.
    15 Temmuz Meydanı’nda gerçekleşen programda ilk olarak saygı duruşunda bulunuldu, sonrasında ise İstiklal Marşı okundu. Şehitler için Kur’anı Kerim okunan programda dualar edildi.
    Programda konuşma yapan Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz, 15 Temmuz gecesinin sadece bir kalkışma değil, bir işgal gecesi olabileceğini söyledi.
    Başkan Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
    “Orta Asya’dan, Anadolu’ ya uzanan büyük bir tarihin varisleri olarak, devletlerimizi ayakta tutan ve güçlü kılan en büyük etken şüphesiz ki! milletimizin göstermiş olduğu milli duruş ve ortaya koymuş olduğu iradenin varlığı ile mümkün olmuştur. Her dönem de milli duruşu ve ortaya koymuş olduğu iradesiyle dünya tarihine yön veren aziz Türk milleti, devletinin kendisine ihtiyaç duyduğu her an büyük bir milli şuurla göğsünü düşmana siper ederek esarete ve zulme başkaldırmıştır. Aziz Hemşehrilerim; Esarete boyun eğmeyen necip Türk milleti, tarihinin her dönemin de kendisi gibi görünen ve içine sızan hainlerin ve devşirmelerin isyan ve kalkışmalarına şahit olmuştur. Kişiler farklı olsa da senaryolar bir birinin tekrarı gibidir. Orta Asya’dan Anadolu’ya Göktürkler’den Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti Devletine uzanan her süreçte… ne hazindir ki! Türk Milleti hançeri hep sırtından yemiştir. En çokta bu hançer din kisvesi altında sırtımıza maalesef saplanmıştır. Son olarak yüce İslam dinini kirli emellerine alet eden ve emperyalist güçlerin devşirerek beslediği fetö terör örgütünün 15 Temmuz gecesi ortaya koymuş olduğu hain kalkışma bu ihanetlerin bir yenisi olmuştur. Aziz Türk milleti, emperyalist güçlerin uşaklığını yapan ve devletinin sinir uçlarına kadar sızan vatan haini fetö terör örgütünün, 15 Temmuz gecesi Şerefli Türk ordusunun içerisine sızarak büyük Türk milleti üzerine kurduğu kirli tezgahı görmüş ve büyük bir feraset örneğiyle devletinin yanında olmuş, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü için âdete parçalanamaz bir zırh haline bürünerek hainlerin karşında YIKILMAZ BİR KALE olmuştur. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ULUS’UN KORKMA NASIL BÖYLE BİR İMANI BOĞAR… dizelerini kendisine şiar edinen necip Türk Milleti, Devletinin ebed müddet varlığı için tankların, uçakların ve silahların üzerine yürümüş ve bu uğurda serden geçen 251 yiğidini Şehit vermiştir. 251 vatan evladını Şehit eden, binlercesini yaralayan ve necip Türk milletinin varlığına tasallut eden fetö terör örgütü, Gazi Meclisimiz ve Genel Kurmay karargâhımız başta olmak üzere birçok devlet kurumuna haince saldırmıştır. Şüphesiz ki o gece tarih yine tekerrür etmişti;
    Türk milletine yedi göbekten düşman olan emperyalistlerin,
    107 yıl önce Çanakkale’ de delinmez dedikleri zırhlılarını delen ve destansı bir varoluş mücadelesiyle Çanakkale’yi küffara mezar eyleyen aziz Türk milleti, varlığını sürdürdüğünü cümle cihana bir kez daha göstermiş, fıtratının değiştiğini düşünen emperyalistleri ise bozguna uğratmıştır.15 Temmuz gecesi batıl ile hakkın, hilal ile haccın, varoluş ile yok oluşun mücadelesi olmuştur. Hamd olsun ki; her şeye muktedir olan Yüce Allah, bizleri Hilalin gölgesinden mahrum bırakmamış, Kutlu Hilali küffarın haççına ezdirmemiş ve büyük Türk milletini muzaffer kılmıştır. Kıymetli Hemşehrilerim; 15 Temmuz gecesinden almamız gereken en önemli derslerden bir tanesi de, Devlet kurumlarımızdaki kurumsal yapımızın siyasi mensubiyetler, sendikalar, vakıflar, cemaatler ve dernekler üzerinden değil, liyakat esaslarıyla tanzim edilmesinin gerektiği gerçeğini bizlere bir kez daha göstermiştir. 15 Temmuz gecesinde birliğine, beraberliğine ve demokrasisine sahip çıkarak, emperyalist güçlere ve onların maşalığını yapan terör örgütlerine boyun eğmeyeceğini cümle cihana gösteren aziz Türk milleti İstiklaline, istikbaline ve mukaddesatlarına tasallut eden hainlerin kanlı ellerini kökünden kesmiştir. Bizleri bir ve diri kılan yüce Allah’ a hamd ediyor;
    15 Temmuz hain darbe girişiminin 6. yıl dönümünde aziz Şehitlerimizi Rahmet, minnet, özlem ve dualarla yâd ediyor, Şehit ailelerimize sabırlar, gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum.
    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günümüz kutlu, necip milletinin varlığı daim olsun.”dedi. Haber Merkezi

  • Akdağmadeni tek yürek oldu

    Akdağmadeni tek yürek oldu

    6 yıl önce FETÖ’nün hain darbe girişiminin millet tarafından tek yürek karşı durduğu 15 Temmuz Gecesi’nin yıl dönümünde Akdağmadeni’nde demokrasi nöbetinin yeri olan Belediye Meydanı’nda tekrar aynı gurur ve inanç yaşandı.
    PROGRAM, KORTEJ
    YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLADI
    Milli birlik günü etkinlikleri Kültür Merkezi önünde halkımızın katılımıyla birlikte başlayan kortej yürüyüşüyle Belediye Meydanı’na kadar devam etti. Belediye Meydanı etkinlik alanına kadar Türk Bayrakları ve sirenler eşliğinde yapılan yürüyüşte güzel görüntüler ortaya çıktı.
    AKDAĞMADENİ
    MEYDANLARI DOLDURDU
    FETÖ’ye karşı koyan 251 şehit ve bütün şehitleri anmak için yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve şehitler için yapılan dualarla devam etti.
    15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri anma programında bir konuşa yapan Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın ” Bu Aziz milletin kahraman evlatları Malazgirt’de, Kosava’da, Mohaç’ta, Çanakkale’de şehadete yürüyen babaları gibi gözlerini kırpmadan şehadet şerbetini içmenin aşkıyla yola çıkmışlardır.Mehmet Akif ERSOY’un ” Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek” dediği gibi bu nesil Asım’ın nesli olduğunu bir kez daha 15 Temmuz gecesi tüm dünya’ya ve içimizdeki hainlere hatırlatmıştır. 15 Temmuzda başlayan ”Yeni Kapı Ruhu” hala diridir. Hala bu vatanın bölünmezliği için canını verecek kahramanları yetiştirmektedir. Kıymetli hemşehrilerim; 15 Temmuz günü egemenliğini garanti altına almak için canını veren şehitlerimiz ile binlerce gazimiz ile meydanları dolduran yiğitleri ile Aziz Türk Milleti kendi bağımsızlığına sahip çıkmıştır. İstiklal şairimizin İstiklal marşında ”Sönmeden Yurdumun Üstünde tüten en son ocak ”dediği gibi ocaklarımızın dumanı tüttüğü müddetçe, tek bir Türk neferi, tek bir kahraman evladımız ayakta kaldığı müddetçe inşallah bu Aziz Milletin alnı yere, sırtı yere gelmeyecektir. ” dedi.
    OZAN UFUK SEVİLEN VATAN ŞARKILARINI AKDAĞMADENİ İÇİN SÖYLEDİ
    Program, halk müziği sanatçısı Ozan Ufuk’un konseriyle sürdü. Akdağmadenililerle buluşan Ozan Ufuk sevilen şarkıları vatandaşlar ve protokolle birlikte söyledi.
    Program esnasında Belediyemiz tarafından vatandaşlarımıza çeşitli ikramlarda yapıldı.
    Bu vesileyle tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz, ruhları şâd, mekanları cennet olsun. Haber Merkezi

     

     

     

  • Oktay ve Kirişci, rafting yaptı

    Oktay ve Kirişci, rafting yaptı

    Çekerek’te düzenlenen Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix’si açılışında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, yapay rafting parkurunda rafting yaptı.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Türkiye Rafting Federasyonu ev sahipliğinde 16-20 Temmuz tarihlerinde Yozgat’ın Çekerek ilçesinde ilk kez düzenlenecek olan Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix´si (Uluslararası Kulüpler Kupası) açılışını gerçekleştirdi.
    Organizasyon, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Rafting Federasyonu ve Çekerek Belediyesi işbirliğinde ilçede oluşturulan yapay rafting parkurunda düzenlenecek turnuvada İtalya’dan 2, Kazakistan’dan 3, Gürcistan’dan 2, Ermenistan’dan 1 ve Türkiye’den 30 takım olmak üzere 350’ye yakın sporcu başarılı olabilmek için ter dökecek. Sporcuların yanı sıra antrenör, hakem ve teknik ekiplerin de katılacağı şampiyonanın bölgeye sportif, kültürel ve ekonomik anlamda önemli bir değer katması hedefleniyor.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, açılışını yaptıkları parkurda rafting yaparak Türkiye Rafting Federasyonu Başkanı Fikret Yardımcı’dan parkur hakkında bilgi aldı.
    Parkurun muhteşem olduğunu vurgulayan Oktay yaptığı açıklamada, “Şu anda ‘Dünyada 2. Mükemmeliyet Merkezi Sertifikası’nın verildiği yer. Rafting yapan sporcularımız da bunun farkındalar. Biz de Sayın Bakanımızla sadece denemeye çalışacağız. Ben tüm sporcularımıza buradan hayırlı olsun diyorum, başarılar diliyorum. Zaten yarın da yine Gençlik ve Spor Bakanımızla sizleri izlemeye geleceğiz. Yarın rafting için daha geniş bir zaman ayıracağız, sizlerle birlikte olacağız. Tekrar hayırlı olsun, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.
    Haber Merkezi

  • Spor Kursları başlıyor

    Spor Kursları başlıyor

    Sorgun Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz, “Sosyal Değişim İçin Spor” başlıklı proje kapsamında Voleybol, Badminton ve Bisiklet branşlarında spor kursları düzenleneceğini söyledi.
    Konu ile alakalı bir açıklama yapan Dernek Başkanı Uğuz, “ Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen, SORGED Koordinatörlüğünde, Fundación Universitaria San Antonio (UCAM)-İspanya, Ginásio Clube Português (GCP)-Portekiz ve Alexandru Ioan Cuza” University (UAIC) -Romanya ortaklıklığında Erasmus+ Spor programı kapsamında yürüttüğümüz “Sosyal Değişim İçin Spor” başlıklı projemiz kapsamında Voleybol, Badminton ve Bisiklet branşlarında spor kursları düzenlenecektir.
    Spor genellikle fiziksel aktivite olarak algılansa da insan ilişkileri konusunda da ciddi katkıları vardır. Spor her yaştan değişik sosyal, kültürel ve ekonomik bireylerin yapabileceği etkinliklerdir. Sporun birleştirici, zenginleştirici ve iyileştirici etkilerini ön plana çıkarmak için bizlere çok iş düşmektedir. Bu yüzden hem ulusal hem de uluslararası spor faaliyetleri düzenlemek oldukça önemlidir. Derneğimiz tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen “Sosyal Değişim İçin Spor” projemiz kapsamında hem ulusal hem de uluslararası düzeyde çeşitli eğitimler ve faaliyetler düzenleyeceğiz. Bu kapsamda derneğimiz tarafından gençlere ücretsiz üç branşta spor eğitimleri düzenlenecektir” diye konuştu.
    Başkan Uğuz, düzenlenecek olan Spor Kursları Program akışı ile alakalı bilgileri şu şekilde sıraladı;
    Spor Kurslarımız günlük iki saat olmak üzere haftada iki gün olarak düzenlenecektir.
    Spor Kurslarımıza 16-24 yaş arası gençler katılabilir.
    Kontenjan 20 katılımcı ile sınırlıdır.
    Spor Kurslarımız Yozgat ve Sorgun’da düzenlenecektir.
    Spor Kurslarımız ücretsiz ve Katılım Belgelidir.
    Spor kurslarımızın günleri ve saatleri katılımcılara sonradan bildirilecektir.
    Son başvuru tarihi: 22 Temmuz 2022 Saat:23.59
    Her spor branşı için kontenjan 20 katılımcı ile sınırlıdır. Kontenjanının dolması ile başvuru formu kapatılacaktır. Dolayısıyla lütfen başvurunuzu en kısa sürede yapınız. Başvurusu olumlu olan katılımcılara eğitim hakkında SMS gönderilecektir.” Alpaslan Demir

  • Türk vatandaşlarının yurt dışında ne kadar dövizi var?

    Ülkemiz 1980 sonrası ABD’nin yenidünya düzeni dediği liberal sistem içerisinde Turgut Özal tarafından dövize bağlı hale getirildi.

    1980’li yıllara kadar sabit döviz kuru rejimi uygulanmıştır. Bu rejimde TL değeri sabit tutulmuştur. 24 Ocak ekonomik kararlarla 1984’den sonra Turgut Özal, bu sistemi yıkarak bu gün yaşadığımız sistemi getirmiş, döviz ile borçlanmamızı sağlamıştır. 1980’li yıllarda 19 milyar dolar olan dış borcumuz, bugün 500 milyar doları bulmuştur. 1980’den bugüne kadar bu borç karşılığında ne yapılmıştır? Ülkede yeni demir çelik fabrikaları, otomobil fabrikaları,  PETKİM’ler mi kuruldu? Yeni kimyevi gübre fabrikaları mı kuruldu? GAP Projesi bölgesinde sulama mı yapıldı? İç Anadolu’da, Akdeniz’de, Ege’de kışın boşa akan ırmaklarımız üzerine barajlar mı yapıldı?

    Maalesef dışardan alınan borç dövizler otomobil, telefon, beyaz eşya, mobilya ve marka gıda ürünleri şarap, viski olarak tüketildi. Borç aldığımız dövizler metalürji, kimya, petro kimya ürünü, tarım ürünleri ve petrol türevlerine harcandı.

    Şu anki 500 milyar dolar borç Türkiye Cumhuriyeti’nin borcu olmuştur. 1990’lı yıllarda Avrupa Birliği’ne gireceğiz diye gümrük birliği anlaşmasını imzalamamız, bu borcun artmasını sağlamıştır. Döviz olarak aldığımız bu paralarla İstanbul’u yaşanmaz hale getirdik. İmar afları, imar rantları ülkemizi sıkıntıya sokmuştur. ABD Başkanı Biden’in  “Türkiye’yi ekonomik ablukaya aldık” demesi 1984 yılında Turgut Özal’la başlamıştır. İstifa eden Berat Albayrak’ın, “Turgut Özal’ın politikaları iflas etti” demesi ve üretmeden yaşanmayacağını söylemesi acı bir gerçektir.

    1980 sonrası dövizin liberasyonu ile son 40 yılda, özellikle 2000’li sonra ülkemizden 300 – 350 milyar dolar, hain bürokrat, malı götüren siyasetçi ve sözde işadamları tarafından yurt dışına kaçırılmıştır. Bu para sahipleri çifte pasaportludur. Türkiye bu paraları ülkemize geri getirmelidir. Mit bu işi halleder. Mit bugün bir çuval pirincin içinden taşları tek tek temizliyor TV’lerde MİT’in Irak, Suriye, İran’da vatan hainlerini temizliğindeki bu becerisini yurt dışında olan 350 milyar dolar getirilmesinde de göstermelidir.

    Türkiye sabit döviz kuruna geçmelidir. Enerji, hammadde ve zaruri ihtiyaçlar haricinde dövizimizi akıllı kullanmalıyız. Ülkenin döviz sorunu bitene kadar daha kamucu olmalıyız.

    ABD 1920’lerden beri ülkemize düşmandır. 2022’de de bu değişmemiştir. NATO’dan çıkalım. ABD üslerini kapatalım. İran’dan, Rusya’dan Irak’tan ucuz enerji alırız.

    ABD’ye karşı ülke savunması ve tükettiklerimizi üretememek gibi iki büyük sorunumuz vardır. Bu sorunları ancak dövizi devlet kontrolüne alarak çözeriz.

    Ülkemiz unlu gıda, tekstil, kundura, mobilya, beyaz eşya sanayiinde gelişmiştir.

    6 milyonu Avrupa’da, 1 dünyada 3 milyon Avrupa’dan emekli 10 işçimizin dövizlerini ancak devlet kontrolünde ithal ettiğimiz ürünleri üretmeye başlamalıyız. Bu ülke 5 yıllık planlı kalkınmayla çağ atlar.

    Bugün ülkemizin önünde 2 tehlike bulunuyor. Moratoryum, (devlet olarak dış borçları ödeyemez duruma gelmek) ve konsolidasyon (iç borçların daha uzun vadede ödenebilmesi)  Bu iki gerçeği bilerek yaşayalım.

    Saygılarımla.

     

  • Bozdağ: 15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir

    Bozdağ: 15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında; “15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir.”dedi.
    Bakan Bozdağ, mesajında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz darbe teşebbüsü; birçok ülkenin ve karanlık gücün desteği ile FETÖ/PDY’nin TSK içindeki teröristlerinin gerçekleştirdiği büyük bir ihanettir. 15 Temmuz ihanetini, bu ihaneti yapan hainleri ve onlara destek verenleri asla unutmamalıyız ve unutturmamalıyız. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türk halkı; Cumhurbaşkanına, Meclisine, hükümetine, iradesine, Anayasasına ve demokrasisine ölümüne sahip çıkmıştır. 15 Temmuz’da Türk halkı; Merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısına uyup ölümüne bir kurtuluş ve İstiklal mücadelesi verdiği, bilumum düşmanları yendiği ve büyük zaferler kazandığı gibi aradan geçen yaklaşık yüz yıl sonra da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uydu, birlik oldu, darbe teşebbüsüne karşı ölümüne bir mücadele verdi ve bu mücadele sonucunda hem darbe teşebbüsünü engelledi, hem de TSK içinde darbeye teşebbüs eden FETÖ’nün teröristleri ile darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.Türkiye Büyük Millet Meclisi; Gazi Meclis’tir, milli iradenin tecelligahıdır, milletin kalbidir. Kurtuluş mücadelesi yıllarında dahi bombalanmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi,15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında hain FETÖ’cü teröristler tarafından bombalandı. 15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı Türk halkı tankların altına yattığı, göğsünü açıp kurşunlara koştuğu, bomba ve kurşun yağmuru altında mücadele ettiği gibi onların temsilcisi milletvekilleri de Meclis’te ölümü göze aldı ve atılan bombaların altında mücadelesini sürdürdü.”
    TÜRK HALKI, DÜNYA DEMOKRASİ TARİHİNE GEÇECEK BÜYÜK BİR DESTAN YAZMIŞTIR
    Türk halkının, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazdığını vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Sokaklarda, caddelerde, yollarda, meydanlarda ve her yerde Türk halkını geçemeyen darbeci hain alçak FETÖ’cü teröristler, TBMM’de de milletin vekillerini geçemediler; halkı da halkın Meclis’teki temsilcilerini korkutamadılar, susturamadılar ve durduramadılar. Aksine Türk halkı ve TBMM darbe teşebbüsünü engelledi, darbeye teşebbüs eden hain alçakları, onlara destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri de yendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, ikinci defa “Gazi” vasfını kazandı. Ölümü göze alıp bombalar altında darbe teşebbüsüne karşı direnen ve mücadele eden Gazi Meclis’in şerefli bir üyesi olmayı nasip eden Rabbime sonsuz şükrediyorum.15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı verdiği mücadele ile Türk halkı, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazmıştır. 15 Temmuz, Türkiye’nin ve Türk halkının yenilmez ve geçilmez bir güç olduğunun dosta ve düşmana ilan edildiği gündür.
    15 Temmuz’da Türk halkı, hem darbe teşebbüsüne kalkışan TSK içindeki FETÖ’cü teröristleri hem de darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.”diye konuştu.
    15 TEMMUZ’DA HALKIN GÜCÜ TANKIN GÜCÜNÜ YENMİŞTİR
    “15 Temmuz’da verdiği mücadele ile Türk halkı; demokrasi, millet, devlet ve vatan düşmanlarına en büyük darbeyi indirmiştir.” diyen Bakan Bozdağ, 15 Temmuz’da Türk yargısı darbeye ve darbecilere ilk defa biat etmemiş, hukuk kılıcı ile darbenin ve darbecilerin karşısında demokrasi, milli irade ve hukuk devletinden yana bir duruş sergilemiştir. 15 Temmuz, Türk demokrasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. Artık Türkiye’de muhtıralar, darbe teşebbüsleri ve darbeler devri kapanmıştır. Bundan sonra darbe teşebbüsüne niyetlenecek ve kalkışacak hain alçaklar, daima karşılarında Türk halkını bulacaktır. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele ederken şehadet şerbetini içen tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve dua ile anıyor, kahraman gazilerimize sıhhat ve afiyet içinde uzun ömürler diliyorum. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele eden Aziz Türk milletinin her bir ferdine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyor, hepsini saygıyla anıyorum. Rabbim, bir daha aziz milletimize ve devletimize darbe, darbe teşebbüsü ve muhtıra yaşatmasın.”ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

  • Cuma hutbesinde 15 Temmuz’a değinildi

    Cuma hutbesinde 15 Temmuz’a değinildi

    Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından duyurulan bu haftaki Cuma Hutbesinin konusu “15 Temmuz” olarak belirlendi.
    Cuma namazı için camiye gelen vatandaşlara, hutbede “15 Temmuz, Birlik ve beraberliğin zaferi” olarak duyurdu.
    Ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da Camilerde imamlar,15 Temmuz konusunu işleyerek, “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın” Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:
    “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir; ona ihanet etmez, ona yalan söylemez, onu yüzüstü bırakmaz. Her Müslüman’ın ırzı, malı ve kanı bir diğer Müslüman için dokunulmazdır.”
    Bugün 15 Temmuz. Bundan tam altı yıl önce bugün ülkemiz tarihin şahit olmadığı korkunç bir ihanet ile karşılaştı. Suret-i haktan görünerek yıllar yılı milletimizin tüm maddî ve manevi değerlerini istismar eden, dış güçlerle, şer odaklarıyla işbirliği yaparak pek çok alanda güç sahibi olduktan sonra bu gücü kendi menfaatleri için kullanan bir yapının nasıl bir ihanetin içerisinde olduğu ortaya çıktı. Anlaşıldı ki bu ihanet şebekesi FETÖ yarım asırdır kardeşi kardeşe kırdırmanın sinsi planlarını yapmış. Gençlerimizi ailesinden koparmaya çalışmış. Yüreklerinden vatan sevgisini, millet olma bilincini ve ümmet olma şuurunu söküp atmak için çaba göstermiş. Tarih boyunca nice ihaneti feraset, cesaret ve fedakârlığıyla aşan aziz milletimiz, Allah’ın nusret ve inayetiyle bu işgal girişimine de geçit vermedi elhamdülillah. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bizleri şöyle uyarmaktadır:Mümin, bir delikten iki kere ısırılmaz.”
    O halde, bir daha 15 Temmuzlar yaşamamak için her birimiz sorumluluğumuzun farkında olalım.
    Yüce dinimiz İslam’ı sahih ve güvenilir kaynaklardan öğrenelim. Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinde, sünnet-i seniyyenin örnekliğinde bir hayat yaşayalım. Çocuklarımızın dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almasına özen gösterelim. Yüreklerinden vatan sevgisini, millet olma bilincini ve ümmet olma şuurunu söküp atmak isteyen şer odaklarına fırsat vermeyelim. Ülkemizi fitne ve fesada sürüklemek isteyenlere karşı yekvücut, tek yürek olalım.
    Diyanet İşleri Başkanlığımız, geçmişte olduğu gibi bugün de toplumsal varlığımızı, milli birliğimizi, huzur ve kardeşliğimizi bütün menfaatlerin üstünde tutarak hizmetlerini sürdürmektedir. Cami ve Kur’an kursları, gençlik merkezleri, Aile ve Dini Rehberlik büroları vasıtasıyla Kur’an ve sünnete dayalı sahih dini bilgiyle milletimizi buluşturmaktadır. Hutbeler, vaazlar, seminerler, konferanslar, yazılı ve görsel yayınlarla aziz milletimizin dini hayatına rehberlik etmektedir. Yüce dinimiz İslam’ı ve onun muazzez değerlerini istismar eden yapılarla mücadeleye kararlılıkla devam etmektedir. Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun.” ayeti gereğince başta çocuklarımız, gençlerimiz ve ailelerimiz olmak üzere toplumun bütün kesimlerini her türlü şiddetten, hurafeden, aşırılıktan, zararlı alışkanlıktan ve din istismarından korumak için var gücüyle gayret göstermektedir. Gün, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek milletçe kenetlenme ve geleceğimizi birlikte inşa etme günüdür. Gün, şahsi emelleri için dini istismar edenlerle samimi gayret içerisinde olanları feraset ve basiretle birbirinden ayırt etme günüdür. Gün, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize vefa günüdür. Hutbemi bitirirken, geçmişten günümüze vatan, millet ve mukaddesat uğruna fedayı can eyleyen aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyoruz.”ifadelerini kullandı.
    Cemil MERMERTAŞ

  • Milletvekili Sedef ilçe ziyaretlerini sürdürdü

    Milletvekili Sedef ilçe ziyaretlerini sürdürdü

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, meclisten arta kalan zamanlarını sürekli memlekeri Yozgat’ta geçirerek ilçe ziyaretlerini sürdürüyor.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tatile girmesinin ardından soluğu Yozgat’ta alan Milletvekili Sedef, ilçe ziyaretlerine devam ediyor. Akdağmadeni ve Saraykent ilçesinin ardından Kadışehri ilçesini ziyaret eden Sedef, köyleri gezerek vatandaşlar ile sohbet etti. Ziyaretlerde vatandaşların yoğun ilgisi ile karşılanan Milletvekili Sedef, Kadışehri ziyaretleri kapsamında Çamsaray, Gümüşsuyu, Halıköy ve Ovacık köylerini ziyaret etti. Ziyarette Sedef’e, İl Başkanı Tekin Irgatoğlu, Merkez İlçe Başkanı Adem Kızılay, Kadışehri İlçe Başkanı Eyüp Mert, Türkav Şube Başkanı Kemal Ergün ve parti yönetimleri eşlik etti.
    Meclisin tatile girmesi ile birlikte memleketi Yozgat’a geldiğini belirten Sedef, “Bulduğum her fırsatta memleketime geliyorum. Vatandaşlarımız ile bir araya gelerek onların istek ve taleplerini dinliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tatile girmesi ile birlikte de hem Yozgat’a gelerek partililerimiz ile birlikte ilçe gezilerimize başladık. Akdağmadeni ve Saraykent ilçemizin ardından Kadışehri ilçemizi ziyaret ederek vatandaşlarımız ile bir araya geldik. İnşallah tüm ilçelerimizi tüm köylerimizi gezerek vatandaşlarımızın istek ve taleplerini dinleyeceğiz. Dinleyip geçmeyecek meclis gündemine de talepleri taşıyacağız” dedi.
    İlçe ziyaretleri kapsamında Kadışehri ilçesini ziyaret eden Sedef, düğün merasimlerine katılarak genç çiftlerin mutluluklarına ortak oldu. Genç çiftlere bir ömür mutluluk dileyen Sedef, “ Aksoy ailesinin, Solmaz ailesinin, Kılıç ailesinin Şahin ailesinin, Aslan ailesinin, Öztürk ailesinin düğün merasimlerine katılarak genç çiftlerimize ömür boyu mutluluklar diledik” diye konuştu.
    Kadışehri ziyaretinde köyleri gezen Sedef vatandaşlar ile bir araya gelerek vatandaşların sorun ve taleplerini dinledi. Sedef, “Köylerimizi ziyaret ederek hemşerilerimizle bir araya geldik, bayramlarını kutladık, sohbet edip dertleştik. Hemşerilerime bizlere göstermiş oldukları ilgi ve muhabbet için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
    İNCELEMELERDE BULUNDU
    Köy ziyaretlerinde Çamsaray köyünü ziyaret eden Sedef, temeli atılan projeleri yerinde inceledi. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Sedef, “ Çamsaray köyümüzü yapımı başlanan Köy Konağı ve Taziye Evi projesini yerinde inceledik. Rabbim kısa zamanda projelerin tamamlanmasını nasip etsin” diye konuştu. Nazife EKİCİ