Etiket: yozgat

  • Keven tepki gösterdi!

    Keven tepki gösterdi!

    CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Kültür ve Turizm Bakanı oluruyla bazı koroların isminde yer alan Türk kelimesi çıkartıldı.

    Düzenlemeler kapsamında Şanlıurfa’daki Devlet Türk Halk Müziği Korosu Müdürlüğünün ismi Şanlıurfa Sıra Gecesi Müzik Topluluğu Müdürlüğü, Elazığ’daki Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğünün ismi Elazığ Kürsübaşı Müzik Topluluğu Müdürlüğü, Diyarbakır’daki Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğünün ismi Diyarbakır Medeniyetler Müziği Korosu Müdürlüğü, Edirne’deki Devlet Türk Müziği Topluluğu Müdürlüğünün ismi ise Rumeli Müzikleri Topluluğu Müdürlüğü olarak değiştirildi!

    Türk kelimesine karşı bu denli sinsi planları olan başka bir hükumet olmadı.

    Önce çözüm süreci dedikleri dönemde Diyarbakır ve Mardin’de “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” yazısı silindi, sonra Valilik tabelalarından ve diğer kurum tabelalarından TC ibaresi kaldırıldı. En son Andımız yasaklandı ve “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” demek neredeyse kriminalize edildi.

    Şimdi de yılların Türk Halk Müziği korolarından Türk kelimesi çıkarıldı!”

  • Yozgatspor Masterler hazırlıklara başladı

    Yozgatspor Masterler hazırlıklara başladı

    Yozgatspor Masterler Derneği Basın Sözcüsü Şükrü Köksal tarafından yapılan yazılı açıklamada,  yönetim kurulu tarafından yapılan yeniden yapılanma ve görev dağılımı sonucunda takımın hocası olarak görev alan Nadir Gençel yönetiminde yapılan çalışmanın çok verimli geçtiği belirtildi.

    Yozgatspor Masterler Derneği Başkanı Feridun Karakoç ise yaptığı açıklamada “Yapılan tüm turnuvaların gediklisi olan Masterler takımımız, yönetim kurulu toplantısı sonrasında yeniden görev dağılımı yaparak yeni bir heyecan ve anlayış ile turnuvalara hazırlanarak daha önce olduğu gibi Yozgat ve Yozgatlıyı en iyi şekilde temsil edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    19-23 Mayıs 2021 tarihleri arasında Antalya ilinde yapılacak ve 32 takımın katılacağı turnuvaya üst düzeyde katılım sağlamak istediklerini söyleyen Feridun Karakoç; “Takım olarak yaptığımız ilk çalışma çok verimli geçti. Takımımız yeni bir hava ve heyecanla turnuvaya hazırlanıyor. Yaşları ilerlemesine rağmen sporcularımızın gayret ve çalışma azmi bizleri çok mutlu etti. Arkadaşlarımızın bu heyecan ve çalışma azmini gördükçe biz de yönetim olarak elimizden geldiğince her türlü konuda sporcularımızın yanında olmaya çalışıyoruz. Ayrıca şu ana kadar desteklerini esirgemeyen tüm sponsorlarımıza ve her daim yanımızda olan basın mensuplarına da teşekkür ediyorum. İnşallah yuvamıza başarı ile döneceğiz” ifadelerini kullandı.

    Yapılan çalışmaya iki eksik dışında bütün takım katılırken zaman zaman eğlenceli anlar yaşandı.

  • Çapanoğlu  Sarayı ve  Tarihi Han

    Çapanoğlu Sarayı ve Tarihi Han

    Eski Belediye ve Milli Eğitim binalarının yıkılmasıyla ortaya çıkan toplam 4.700 m2’lik alanın, Yozgat’ın tarihi, kültürü, mimarisiyle buluşma ve buradan turizm, üretim, istihdam oluşturma imkanı vermektedir. Yeniufuk Gazetesi olarak, Yozgat’ın gelişme sürecinde önemli yapıtaşlarından biri olacak bu fırsatın, şehrimizin sosyo-ekonomik kalkınmasına olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi adına, diğer projelere alternatif olabilecek çözüm önerisini şehrimiz kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

    Yozgat il merkezinde Saat Kulesi, Hayri İnal Konağı, Çapanoğlu Camii ve müze dışında gezilecek yer tarifi yapmamız çok zor. Yıllardır beton ekonomisine teslim olmuş Yozgat’ta tarihi değerler bir bir yıkılmış, o güzelim geniş bahçeli ve kendine has mimari özelliklere sahıp konaklardan geriye bir tane bile kalmamıştır.
    Bununla birlikte Çapanoğullarınca yaptırılan Tol Çarşı yıkılmış yerine bir ucube dikilmiştir. Çapanoğlu Camii (Büyük camii) etrafında tarihi değer ifade eden çarşı hamamından başkaca bu toprakların kimliğini ifade edecek eser kalmamıştır.
    Çapanoğulları tarafından kullanılan saray da bu yağma ve kıymet bilmezlikten nasibini almıştır.
    Geldiğimiz nokta itibariyle Yozgat merkezde yarım saat içerisinde tüm tarihi, turistik alanları gezmek mümkündür lakin gelen ziyaretçilerin şehirde konaklamasını, bu şehrin kimliği ile buluşmasını ve il ekonomisine katkı yapmasını sağlayacak hiçbir eserimiz yoktur.

    BURADA DURALIM VE İKİ ÖRNEK VERELİM
    Birincisi, Yunanistan’ın Santorini Adası’nın güney tarafında Akrotiri denilen küçük bir bölge vardır. Burası ziyaretçilere milattan önceki Roma dönemine ait olarak anlatılır. Akrotiri aynı zamanda yarı açık yarı kapalı bir müzedir. 2019 yılında 5.5 milyon turist bu bölgeyi ziyaret etmiştir. Buradaki müzenin giriş ücreti kişi başı 5 Euro’dur, bu para da direk Santorini Belediyesi’ne gelir olmaktadır.
    Peki, neden bu gelir belediyeye kalmaktadır?
    Şu yüzden, Akrotiri tarihi değeri olan bir bölge değildir aslında, yani orayı koruma alanı (sit alanı) ilan eden bakanlık değil adanın kendi belediyesidir.
    Bu ada son 500 yıl içinde onlarca volkanik patlamayla bugünkü haline gelmiştir ve en son 1882’deki büyük volkanik patlamayla adada taş üzerinde taş kalmamış, yanardağın külleri İzmir şehrimizin üstünü dahi kaplamıştır. 1951’deki patlamada ise adada canlı kalmamıştır. 20 yıl öncesine kadar Yunanistan Hükümeti anakaradaki insanların bu adalara yerleşmesi için hem bedava ev hem de 1.300 Euro hane başına para veriyordu. Kısacası Santorini en son 1951’deki volkanik patlamayla şimdiki şeklini almış ve insanlar daha sonra yerleşmeye başlamıştır. Şimdi soruyorum size; Daha dün oluşmuş bir adada 2.500 yıllık Roma tarihinden bahsedebilir misiniz?
    Ama her yıl milyonlarca insan buraya Roma tarihini öğrenmek amacıyla kültür turlarıyla geliyor. Müzenin kapalı alanındaki o 2.000 yıllık kaplar, çanaklar, çömlekler ise farklı yerlerden bulunarak oraya getirilmiş ve sergilenmiştir. Yani Santorini ile hiçbir alakası yoktur. Akrotiri olarak bilinen antik kent ise aslında 19.Yüzyıl sonundaki volkanik patlamada lavların ve küllerin altında kalarak sonradan temizlenen eski bir balıkçı kasabasıdır. Tarihi Antik Roma dönemine değil 118 yıl öncesine dayanır.
    İkincisi, Vietnam’da bulunan ve bir Fransız yatırımcı tarafından Orta Çağ Fransız mimarisi ile inşa edilen Ba Na Hill Kasabası.
    Dev taş eller tarafından tutulan köprüsü ile sosyal medya kullanıcıları arasında hızla tanınan bu şehir, ülkenin doğu kıyısındaki en büyük dördüncü şehri Da Nang’ın arkasında deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte tasarlanmıştır. Orta Çağ Fransız mimarisi tarzında inşa edilen bu kasaba şimdiden yılda 1 buçuk milyon turiste ev sahipliği yapmaktadır. Burada, ziyaretçilerin konaklamasından, yemeğine, eğlencesine kadar her ihtiyacı düşünülerek, evler, iş yerleri, kilise, Fransız bahçelerinden ilham alan park, köprüsü, raylı sistemi ile yeni bir şehir inşa edilmiştir.
    Bu iki örneğin ortak noktası ve bizi ilgilendiren tarafı şudur; her iki proje de sıfırdan ekonomi yaratan zekice kurgulardır. Hiçbir şeyin olmadığı yerde; turizmin algılardan ibaret olduğu gerçeğini ve mimarinin bölgeye turist çekmede ne kadar önemli bir faktör olduğunu idrak ederek algıları iyi yönetmişler ve sıfırdan milyonlarca turistin finanse ettiği bir ekonomi yaratmışlardır.
    Tekrar Yozgat’a dönelim. Adeta sıfır noktasındayız. O halde yukarıdaki örneklerden de alacağımız ilhamla ‘ne yapabiliriz’e odaklanalım.
    Bildiğiniz üzere eski belediye binasının yıkılması ile 1.700 m2, eski hükümet konağının yıkılması ile 3.000 m2 iki büyük alan il merkezinde boşa çıkmıştır.
    Bu iki alanın birincisinde; Beypazarı-Suluhan, Amasya-Taş Han, Edirne ve Erzurum Rüstem Paşa kervansarayları vb. bir taş yapı veya 2 katlı tarihi konak görüntüsüne sahip büyük bir bina inşa edebiliriz. Minimum iki katlı olacak bu yapının birinci katının dışa bakan yüzünde dükkanlar, tek kapı ile girilen iç kısmında lokanta, cafe, toplantı salonu vb, ikinci katında ise butik bir otel faaliyete geçirebiliriz. Sunulacak hizmetlerin çeşitliliği ve ziyaretçilerin beklentilerine cevap veriyor olmasının yanı sıra, dükkanlarda, geçen hafta gündeme getirdiğimiz üzere halk eğitim merkezinde eğitim almış kursiyerlere yer tahsisi yapılarak ve finansal destek verilerek, gümüş, bakır, çini, keçe, kilim ve şal, ametis taşı, Yasin Ali Er dostumuzca imal edilen çam kozalağı reçeli ve sirkeler, Tol Çarşı’da faaliyet gösteren Çamlık Ev Yapımı işletmesinin sahibi Yunus Bey’in ev yapımı ürünleri ve dahasının imal ve satışının yapılması ile bir cazibe alanı olacaktır.
    Bu alanların ikincisine ise 1920 yılında Çerkez Ethem tarafından yakılan Çapanoğlu Konağı’nı inşa edebiliriz. Bu konağın son haline dair fotoğraflar vardır ancak daha da önemlisi Çapanoğlu Süleyman Bey zamanında Yozgat’a gelen seyyahların anılarında detaylı bilgiler vardır ve bu bilgilere de ulaşabilmekteyiz. Uzmanlarınca yapılacak çalışmalar ve aile fertlerinden alınacak bilgiler ışığında aslına yakın bir konağı meydana getirmek imkanımız vardır.
    Şimdi örnekleri hatırlayalım ve bu iki önerimizin kabul gördüğünü Çapanoğlu Konağı’nın ve bir hanın inşa edildiğini düşünelim. Turizmin tamamen algıları yönetmek ve mimarinin bölgeye turist çekmedeki en önemli faktörlerden birisi olduğu gerçeğini de hatırlayarak; üniversite ve Polis okuluna ek olarak Adalet ve Diyanet Eğitim Merkezlerinin de faaliyete geçmesi ile birlikte, Yozgat’a ziyaretçi akını hızlanacaktır. Doğal olarak gelen bu ziyaretçilerin dikkatini çekecek, yöreye ait ürünleri satın alabilecekleri, aileleri ile konaklayabilecekleri, Yozgat tarihine dair somut değerleri görüp yaşayabilecekleri bu alanların tanıtımı kısa zamanda sağlanacaktır. Bir biz bileceğiz 2020’lerde inşa edildiklerini ama çok sürmeyecek Santorini ve Ba Na Hill’de olduğu gibi yıllar içerisinde ne zaman yapıldığından ziyade buralarda sunulacak hizmet ve ürünlerin kalite ve çeşitliliği ile birlikte, saraydaki tarih, mimari özellikler, Yozgat tarihi ve Çapanoğulları konuşulur olacaktır.
    Bu sayede Yozgat kültür ve tarihini yerinde yaşama, Yozgat topraklarının özünü hissetme imkanı yakalayacak ziyaretçiler, ilden ayrılırken de buraya ait değerlerin taşıyıcılığını ve tanıtımını yapacaklardır. Elbette ki bunun maddi bedelini de ödeyeceklerdir.
    Buradan tarih çıkar, kültür çıkar. Buradan iş, aş çıkar, istihdam çıkar. Buradan 100 yıldır yok edilen şehrin kimliği küllerinden doğabilir. Belki bu sayede, iradesi ortadan kalktıktan sonra tüm tarih ve kültürünü yağmaladığımız ama dini eserler dışında neredeyse tüm izlerini silercesine asıl soyguncusu kendimiz olduğumuz Yozgat ve Çapanoğulları ile yeniden barışır, bir şehir tarihle, kültürle, sanatla, mimari ile nasıl var edilir ve nasıl yaşatılırı da öğrenmiş oluruz. Belki bu sayede klasik ve eskimiş yol, kaldırım belediyeciliği anlayışını bir adım öteye taşıyarak; bir taraftan şehre kimlik kazandıran diğer taraftan istihdam sağlayan ve il ekonomisinin gelişmesine katkı sunan projelerin önemini kavramış oluruz. Bekir ÇAYLAK / Savaş UYAR

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • TARİHİ KÖPRÜ restore edilecek mi?

    TARİHİ KÖPRÜ restore edilecek mi?

    Yozgat’ın Osmanpaşa köyü sınırlarında yer alan tarihi köprü yıllara meydan okuyarak, yöre halkına günlük hayata asırlardır ulaşımda kolaylıklar sağlarken, günümüze yok olmakla karşı karşıya kaldı. Yozgat İl sınırları içerisinde karayolu üzerinde çok sayıda bulunan tarihi köprülerden birisi olan Osmanpaşa köyü sınırlarındaki tarihi köprü yetkililer tarafından restore edilmeyi bekliyor.
    Osmanpaşa köyünde yaşayan vatandaşlar tarihi köprünün restoresinin ne zaman yapılacağını merak ediyor.
    Osmanpaşa köyünde yaşayan vatandaşlar, Atatürk yolu üzerinde bulunan ve geçen yıl restoresi yapılarak yeniden hizmete sunulan tarihi Karabıyık Köprüsünde yapılan benzer çalışmanın bu köprü içinde yapılmasını istedi.

  • Yozgat’a yatırım gelir mi?

    İşadamlarından Yozgat’a yatırım sözü – Almanya’da kepçe ve vinç imalatı yapan Musa Kaya ve Fransa Lyon’da inşaat ve çelik inşaat iskelesi üretimi yapan Nuri Meriç, Yozgat’a yatırım yapma sözü verdi. (Kaynak: Yozgat Valiliği – www.yozgat.gov.tr – 12.09.2017)

    * * *

    Hedefimiz 10 fabrika kurdurmak – …Vali Yurtnaç, özel sektör tarafından iki yıl içerisinde Yozgat’a 10’a yakın fabrikanın kurulmasını hedeflediklerini söyledi. Vali Yurtnaç, fabrikaların yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösteren iş adamları tarafından kurulacağını belirtti. (Kaynak: Yozgat Valiliği – www.yozgat.gov.tr – 25.10.2017)

    * * *

    Dünyanın Mozzarellası Yozgat’ta üretilecek – Pizza yapımında kullanılan ve Türkiye’de üretimi henüz olmayan Mozzarella peynir üretimi yılsonunda Yozgat’ta üretilmeye başlanacak.

    Yozgat OSB’de fabrika kurmak için çalışmalara başlayan firma ile valilik toplantı salonunda protokol imzalandı. (Kaynak: Yozgat Valiliği – www.yozgat.gov.tr – 11.05.2018)

    * * *

    Azerbaycan – Çin ortaklığı yatırım için Yozgat’ı tercih etti – Azerbaycan-Çin Ortaklığı, kombi üretiminde kullanılan eşanjör ve kombi bacası ile şofben üretimi için Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde fabrika kuracak. Alan belirlendi, kısa sürede inşaat çalışmalarına başlanacak. (Kaynak: AA – 14.09.2019)

    * * *

    “Yozgat’a yatırım yapacak Azerbaycanlı ve Çinli iş insanlarıyla bir araya gelerek, yatırım ve istihdam alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduk.” (Kaynak: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay – Twitter paylaşımı – 13.09.2019)

    * * *

    Buraya kadar verdiğim ve daha da çoğaltılabilecek örnekler, yakın zaman içerisinde Yozgat’a yapılmasına kesin gözüyle bakılan yatırımları müjdeliyordu.  Bu yatırım haberlerinin akıbeti ne oldu?

    Ben bilmiyorum, bilen varsa beri gelsin.

    Daha önceki yazılarımda da zaman zaman ifade etmeye çalıştım. Bir kez daha deneyeceğim. İsterseniz taa en başa dönelim.

    Sanayi kavramı 3’e ayrılır. 

    A- Endüstriyel faaliyetlerdir. Yani tarım, orman, maden ve hayvancılık gibi doğrudan doğadan yararlanılarak ortaya çıkan sanayi türüdür.

    B- Hammaddenin işlenerek el değiştirmesini, yeni hammadde veya ürün elde edilmesini kapsayan sanayi türünü ifade eder. Yatırımın fabrika ve makine ağırlıklı kolu ağır sanayiyi, dayanıksız tüketim mallarına yönelik olanı ise hafif sanayiyi ifade eder.

    C- Hizmet endüstrisini, yani somut mal üretmeyen sanayileri ifade eder. Turizm, bankacılık, eğitim, sağlık, ulaştırma, haberleşme vb. hizmetleri kapsamaktadır.

    Bu endüstrinin birileri tarafından kamuoyuna “Bacasız fabrika” olarak tanıtılması komik ve son derece yanlıştır. Çünkü somut (elle tutulur) mal üretmeyen bir iştirak fabrika olarak sınıflandırılamaz. Bir başka deyişle fabrika, makine ve insan gücünün birleşmesi ile ortaya çıkar.

    Yozgat Bozok Üniversitesi, Şehir Hastanesi ve Musabeyli köyü yolu üzerinde bulunan ancak henüz faaliyete geçmeyen T tipi cezaevi bacasız fabrika “değildir”.

    Bu sanayi tipinin ekonomiye katkısı yok denecek kadar azdır. Katma değer üretmez.

    Gelinen noktada Yozgat’ın acilen “katma değer” üretecek bir sanayileşmeye ihtiyacı vardır. Dolayısıyla C sınıflandırması Yozgat’ı hedefine ulaştırmayacaktır.

    Merkezi İstanbul’da bulunan Yozgatlı Sanayici ve İş Adamları Derneği (YOSİAD) Genel Başkanı Erdal Öztürk dün sabah basın mensupları ile kahvaltıda buluştu. 21 Aralık 2019 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen ‘3’üncü Ticaret ve İşbirliği Buluşması’ndan bugüne kadar geçen sürede yaşanan gelişmelerden bahsetti.

    Sayın başkan konuşması sırasında kurduğu bir cümlede, “Kolu kırılmış bir insanın sağlam bacağını alçıya almayalım” dedi. Kendisi de başarılı bir işadamı olan sayın Öztürk çok doğru bir tespitte bulundu.

    Bugüne kadar, Yozgat’ın kırık kolu dururken, bacakları alçıya alınmaya çalışıldı.

    Neden mi?

    Almanya’da kepçe ve vinç imalatı yapan Musa Kaya’nın, Fransa’da inşaat ve çelik inşaat iskelesi üretimi yapan Nuri Meriç’in veya kombi parçası üretecek Azerbaycan – Çin ortaklığının Yozgat’a yatırım yapacağına inanmak gerçekten zor.

    Çünkü Yozgat coğrafi konumu itibariyle hammadde, ucuz ulaşım ve pazardan yoksun bir konumdadır. Söz konusu sektörlerde (hammaddesi demir – çelik olan sektörlerde) yatırım yapsalar bile ürettikleri her ürünü daha pahalıya üretecek, dolayısıyla pazara daha pahalıya sürmek zorunda kalacak, her geçen gün pazar payını kaybedecek ve bir kaç yıl içerisinde tası tarağı toplayıp gideceklerdi.

    Yukarıda verdiğim haber örneklerindeki işadamları bunu bildikleri için (haklı olarak) Yozgat’a yatırım yapmadılar. ne yazık ki verilen bu sözlerin amacı, yerel basında çarşaf çarşaf yer alan protokol imza haberleri ile devlet teşviki alıp bu teşvikleri farklı alanlarda değerlendirmekten öteye gidemedi.

    Bu durum Yozgat’a yatırım yapılmayacağı anlamına tabi ki gelmez.

    Tarım ve hayvancılık sektörlerinde yatırım yapılabilir. Üretilen hububat miktarı her geçen yıl düşse de Yozgat halen Türkiye’nin tahıl ambarı konumundadır. Yozgat’ın iklimi, Yozgat’ın coğrafyası tarım ve hayvancılığa uygundur. Dolayısıyla bu sektörlere hitap edecek sanayi yatırımları ve yılan hikayesine dönen Hızlı Tren projesinin hayata geçmesi ile birlikte Yozgat’ın kırık kolunu alçıya almayı başarabileceğimizi düşünüyorum.

  • “Testi kebap” izleri

    “Testi kebap” izleri

    Sorgun’da bulunan Pteria Antik Kenti olarak da bilinen Kerkenes’te kazı çalışmalarını sürdüren Arkeolog Doç. Dr. Scott Brating, M.Ö. 600 yıllarında halk tarafından yiyecekleri pişirmekte kullanılan çanak ve çömlek bulguları üzerinden Yozgat’ın yöresel lezzetlerinden olan ‘testi kebabı’na dikkat çekti.

    Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı köyü yakınlarında Kerkenes Harabeleri olarak da bilinen ‘Pteria Antik Kenti’nde kazı çalışmaları başladı. M.Ö. 600 yıllarında demir çağında medeniyetlerin yaşadığı tahmin edilen Kerknes antik kentinde yaklaşık 27 yıldır kazı çalışmaları yürütülüyor. 7 kilometre sur duvarları bulunan ve 2,5 kilometrekarelik bir yerleşim alanına sahip antik kent, kazıldıkça tarih fışkırıyor.
    Kazı çalışmalarını yürüten ABD’li Arkeolog ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Scott Brating, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Brating, bu süre içerisinde önemli bulgular elde ettiklerini belirterek Frigce yazıtlar, kurt ve köpek betimli kemik üzerine yapılmış plaka, bir mobilyaya ait fildişi süsleme parçası, öğütme taşları, yanmış tohum ve mutfakta kullandıkları çanak ve çömlek parçaları gibi birçok tarihi eseri çıkardıklarını söyledi.

     

    Yozgat’ın yöresel lezzeti Testi kebabına dikkat çekti 

    ABD’li Arkeolog ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Scott Brating, kazı çalışmalarında mutfak bölümünde çanak ve çömlek içerisinde et ve hayvan kemiklerinin bulunduğunu söyleyerek Yozgat’ın yöresel lezzetlerinden olan testi kebabına da dikkat çekti. Brating açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:
    “Biz bayramdan sonra geldik. Kerkenez kazı bir hafta önce başladık bir ay daha devam edeceğiz. Kerkenes demir çağının en büyük kenti. Burada Frigler yaşamış, Frig kralı var. Projeye 1993 yılında başladık ve 27 yıldır kazı yapıyoruz. Bu yıl şehrin bloklarını açıyoruz. Burada fildişi plakaları var. Bunlar Ankara’da müzede sergileniyor. Şimdi daha küçük plaklar çıkartıyoruz. Bu yerleşim yerinde mutfakta bölümleri bulundu. Topraktan çanak parçaları var, demir kaplar var. Yanmış tohumlar var. Çanaklarda yemek bulguları gördük. Şimdiki testi kebap gibi. Çanak mutfaklarda çok fazla var, çanakta et var, hayvan kemikleri var. Muhtemelen kebap gibi, testi kebabı gibi diyebiliriz.”
    Ayrıca Bakanlığın bu yılki çalışma programında kuzey yapı adası dışında kale diye bilinen kentin en yüksek noktasında jeofizik çalışmaları da yapılacak. Jeofizik çalışmalar sonucunda yeraltındaki yapılaşmalar görüntülenecek ve bu yapılaşma görüntülendikten sonra oradaki yaklaşık 2 metre yüksekliğinde harçla örülmüş ve günümüze kadar sağlam kalmış sur duvarlarının ortaya çıkarılması için 2020 yılı itibariyle bir çalışma başlatılacak. Böylece Kerkenes’in görselliği ve turist potansiyelinin birkaç sene içerisinde artması amaçlanacak.

  • Erbakan, İktidar ve muhalefeti eleştirdi

    Erbakan, İktidar ve muhalefeti eleştirdi

    Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan iktidar ve muhalefeti eleştirerek kin, haset, hırs, intikam ile siyaset yapan muhalefetten milletin bıktığını söyledi.
    Erbakan hükümetin ekonomiyi kötüye götürdüğünü de belirterek “Hükümetin 2002 yılından itibaren borcu 5 misli arttı. Özel sektörün borcu 25 misli arttı, vatandaşın bankalara borcu ise 85 misli arttı” dedi.
    Yeniden Refah Partisi Yozgat 1. Olağan Kongresi Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi Salonu’nda gerçekleştirildi. Karayolu ile Yozgat’a gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan konvoy eşliğinde kent merkezine geldi. Lise Caddesinde halkı selamlayan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, kongrenin yapılacağı salona geldi. İstiklal Marşı ile başlayan kongrede Yeniden Refah Partisi İl Başkanı bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmanın ardından genel merkez tarafından hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon gösteriminin ardından kürsüye yoğun ilgi ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan geldi. Konuşmasına kongreye katılan tüm Yozgatlılara teşekkür ederek başlayan Erbakan, hükümeti ve muhalefeti eleştirerek milletin yeni bir partiye ihtiyacının olduğunu söyledi.
    “Muhalefetten bu millet bıkmıştır ve şikayetçidir”
    Konuşmasında milletin muhalefetten şikayetçi olduğunu dile getiren Erbakan, “Yıllardan beri muhalefet ediyorlar ve tekbir amaçları var. Bu iktidar gitsin de ne olursa olsun. Yeter ki bu iktidar gitsin yerine daha dürüsttü gelecek olsa bile yeter ki bu mevcut iktidardan kurtulalım diyorlar.
    Bu kin, haset, hırs siyaseti ile intikam siyaseti ile kişisel hesap siyaseti ile millete faydalı olunmaz. Bugün Türkiye’de muhalefet sadece eleştiren, çözüm önermeyen sadece teşhis yapan tedaviyi ortaya koyamayan muhalefet var. Mevcut iktidar 17 senedir hiçbir faydalı iş yapmadı, ne yaptıysa yanlış iş yaptı diyen kim yaparsa yapsın doğruya doğru yanlışa yanlış deme erdemini gösteremeyen muhalefetten bu millet bıkmıştır ve şikayetçidir. Kendisi kazanmak için değil, karşı tarafa kaybettirmek için intikam, haset, inat siyaseti yapan muhalefetten şikayetçidir. Biz gelirsek yapılanları yıkacağız, mevcut hizmetleri satacağız, elden çıkaracağız anlayışında olan bu muhalefetten millet şikayetçidir” dedi.
    “Borç, faiz, beton ve çimento”
    Muhalefetin ardından hükümeti de eleştiren Erbakan, 17 yıllık dönemde hükümetin ekonomiyi kötüye götürdüğünü ve ülkeyi borçlandırdığını söyledi. Erbakan yaptığı açıklamada “Şu geçtiğimiz 17 sene de genel olarak Türkiye’mizin haline baktığımızda ne görüyoruz. Sadece ve sadece 4 tane kelime görüyorum. Borç, faiz, beton ve çimento. Parolamız son derece basit 4 kelime. Bu işaretin, bu parolanın manası borç, faiz, beton ve çimentodur. Bunu neye dayanarak söylüyorum. İşte sizlere matematik ispatını yapacağım. Devletin rakamlarıyla gerçekleri ifade edeceğim. 2002 yılında kamunun borcu 256 milyar TL iken 2018 yılına gelindiğinde 1 trilyon 100 milyar TL’ye çıktı. Bu ne demek? Kamunun borcu 5 misli artmış. 2002 yılında özel sektörün borcu 88 milyar TL iken 2018 yılında 2 trilyon TL’yi aşmış. Özel sektörün borcu iktidar döneminde 25 misli artmış. Vatandaşın hane halkının borcu daha da beter. 2002’de 6 milyar TL iken 2018’e gelindiğinde 505 milyar TL ye çıktı. Ne demek bu 80 milyon vatandaşın bankalara olan borcu bu iktidar döneminde 80 misli artmış. İşte 4 kelimelik parolamızın birinci kelimesi borç. Hükümetin borcu 5 misli artıyor, özel sektörün borcu 25 misli artıyor vatandaşın bankalara borcu 85 misli artıyor.” şeklinde konuştu.

  • Asan çifti uğurlandı

    Asan çifti uğurlandı

    Önceki gün Yozgat-Ankara karayolu Sarayköyü mevkiindeki Demirci Köprüsünden dere yatağına uçan otomobilde hayatını kaybeden Asan çifti memleketleri Erzincan’da son yolculuklarına uğurlandı. Kazada anne ve babasını kaybeden 4 yaşındaki kız çocuğu ise hastanede yaşam mücadelesini sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, dün Yozgat-Ankara Karayolu Saray köyü yakınlarında meydana gelen kazada Oğuz Asan yönetimindeki 34 FD 9137 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla atarak yaklaşık 20 metre yükseklikteki Demirci Köprüsünden aşağı düştü. Kazada sürücü Oğuz Asan (33) ve eşi Ayşe Asan (31) olay yerinde hayatını kaybederken, çocukları Zeynep Asan’ın (4) ise ağır yaralı olarak Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaklaşık 20 metre yükseklikten dere yatağına düşen araçta bulunan sürücü Oğuz Asan ve eşi Ayşe Asan’ın cenazelerini olay yerine gelen jandarma ve itfaiye ekipleri dere yatağından güçlükle çıkarttılar.
    Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Ailenin bayram tatili dönüş yolunda oldukları ve Erzincan’dan Ankara’ya gittikleri öğrenildi.
    “Asan çifti son yolculuklarına uğurlandı”
    Trafik kazasında hayatını kaybeden Asan çifti, bugün öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Terzibaba Mezarlığında toprağa verildi.
    Terzibaba Camisinde kılınan cenaze namazına çok sayıda Erzincanlı katıldı. Asan çiftinin yakınları gözyaşlarına boğularak ağıtlar yaktı.
    “Ayşe Asan’ın 2 aylık hamile olduğu ortaya çıktı”
    Kazada eşiyle birlikte hayatını kaybeden bir çocuk annesi Ayşe Asan’ın ikinci çocuğuna hamile olduğu öğrenildi. 9 günlük bayram tatili için Erzincan’a gelen Asan çiftinin bayramın son günü ikamet ettikleri Ankara’ya dönmek için yola çıktıkları belirtildi. Hayatını kaybeden Oğuz Asan’ın Ankara’da Danıştay’da memur olarak çalıştığı, Ayşe Asan’ın da Milli Eğitim’de görev yaptığı kaydedildi.
    Kazada ağır yaralanan 4 yaşındaki Zeynep Asan’ın ise hastanede yaşam mücadelesi sürüyor.

  • Silah atma düğünümüzü karartma

    Silah atma düğünümüzü karartma

    Şefaatli İlçe Emniyet Müdürlüğü, broşür dağıtarak, yaz aylarında düğün ve eğlencelerde havaya ateş açılmaması konusunda uyarı yaptı.
    Şefaatli İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri, Şefaatli ilçemizdeki mahalle düğünleri ve eğlencelerde silah atılmaması konusunda “silaha hayır” başlıklı broşür dağıttı.
    Düğünlerde silah atmanın eğlence aracı olmadığına işaret eden Toplum Destekli Polislik Büro Amirliğinde görevli polis memurları, dağıtıkları broşürlerle nişan, düğün, asker uğurlama ve benzeri merasimlerde silahla ateş açılması sonucu her yıl 4 bin 500 insanın ölümüne veya yaralanmasına yol açıldığına dikkati çekti.Polis ekipleri aynı konuda çarşıdaki iş yerinde afişler astı.

  • Bulut, mükellefleri Yevmiye  Defteri konusunda uyardı

    Bulut, mükellefleri Yevmiye Defteri konusunda uyardı

    Yozgat Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO)Başkanı Ahmet Bulut, 2018 takvim yılında bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin yevmiye defteri kapanış tasdikini 1 Temmuz 2019 tarihine kadar yaptırmaları gerektiğini söyledi.
    SMMMO Başkanı Bulut, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “2018 takvim yılında bilanço esasına göre defter tutan Gelir Vergisi mükellefleri, Kolektif ve Adi Komandit Şirketler ile Anonim, Limited ve sermayesi paylara bölünmüş Komandit Şirketler, Kooperatifler ve Dernek ve Vakıfların İktisadi işlemleri yevmiye defterinin kapanış tasdikini yaptırmak zorundadır. Ayın son günü olan 30 Haziran 2019 tarihinin tatil (Pazar) gününe rastlanması nedeniyle yevmiye defterinin kapanış tasdiki 1 Temmuz 2019 tarihi mesai saati bitimine kadar yatırılabilecektir.”

  • Vali Çakır, Valilik  personeli ile bayramlaştı

    Vali Çakır, Valilik personeli ile bayramlaştı

    Yozgat Valisi Kadir Çakır, Bayram tatilinin ardından mesaiye başlayan Valilik personeli ile makamında bayramlaştı.
    Vali Çakır, personelleri ile tek tek tokalaşarak Valilik Çalışanlarının bayramını kutladı. Valilik Personeli de ilgi ve alakalarından dolayı Vali Çakır’a teşekkür ederek bayramını kutladı.

  • Yazıcı, Personeli ile bayramlaştı

    Yazıcı, Personeli ile bayramlaştı

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışan personeli ile bayramlaştı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, Ramazan Bayramı tatilinin ardından personeli ve müdürlük yöneticileri ile tokalaşarak milli eğitim camiasının bayramını kutladı. Yazıcı, “Milli Eğitim camiası olarak her bayram olduğu gibi bu bayramda personellerimizle ve yöneticilerimizle bayramlaştık. Bayramlar, birlik, beraberlik adına kardeşlik duygularımızın pekişmesine vesile oluyor. Bu vesile ile tüm eğitim camiamızın bayramını kutluyorum.”dedi.

  • Başkan Kayhan güven tazeledi

    Başkan Kayhan güven tazeledi

    Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanlığının 1. Olağan kongresinde mevcut Başkan Nihat Kayhan, tek liste halinde girdiği seçimde yeniden İl Başkanı seçilerek güven tazeledi.
    Yozgat Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezinde yapılan kongreye Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Eski Belediye Başkanı Kazım Arslan ve partililer katıldı.
    Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Nihat Kayhan, yaptığı konuşmada Yozgat’ın ve ülkenin kalkınması için Yeniden Refah Partisi’ne ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
    Kayhan, “Eskiden olduğu gibi yeniden üretim, yeniden istihdam hamlesi başlatacağız.
    Kongremize katılan, bizlere destek olan Yozgatlılardan Allah razı olsun. Çok büyük bir heyecan oluştu, inşallah bunun devamını diliyoruz” diye konuştu.

  • Çiftçiler, tarlasındaki tohumluk  buğday’ın çavdarını temizliyor

    Çiftçiler, tarlasındaki tohumluk buğday’ın çavdarını temizliyor

    Türkiye’nin tahıl ambarı olarak görülen illerin başında gelen Yozgat’ta çiftçiler ekim ayında tarlasına ekecekleri buğdayı şimdiden temin etme yoluna gidiyor. Çiftçiler, buğday ekili tarlasındaki çavdarları tek tek toplayarak tohumluk hazırlamaya çalışıyor.
    Güneydoğu Anadolu bölgesinde hububat hasadı tamamlanırken Yozgat’ta çiftçiler buğday ekili tarlalarında çavdar temizliği yapıyor.
    Çiftçiler, hasat öncesi, hem daha kaliteli tohumluk hazırlamak, hem de ürününü daha yüksek fiyata satabilmek için buğday ekili tarlalarındaki çavdarı toplayarak buğdayı diğer bitki türlerinden arındırıyor. Yerköy İlçesine bağlı Orhan Köyü’nde çiftçilik yapan Yalçın Özer, geçen yıl ekim ayında yaklaşık 25 dekarlık tarlasına sertifikalı tohum ektiğini belirterek, “Her yıl bir sonraki ekimde kullanmak üzere bir buçuk, iki ton buğday alarak kendi tohumumuzu üretiyoruz. Sertifikalı tohum kullandığımızda temiz ve içinde yabancı tohumların bulunmaması gerekiyor, ama yine de yabancı bitki çıkıyor. Bizde birkaç gündür çavdar temizliği yapıyoruz. Buradan alacağımız buğdayı tohumluk olarak ekim ayında diğer tarlalarımıza ekeceğiz.” dedi.
    Tacettin Turan’da benzer ifadeler kullanarak şunları söyledi: “Bahar dönemiyle biz çiftçilerin iş yoğunluğu da başlamış oluyor. Gübre, ilaç derken şimdide ekinlerin içerisindeki çavdar ve diğer türlerin temizliğini yapıyoruz. Tarlalarımızı gezdik, bu yıl bol yağışlı geçmesinden dolayı şükür ekinlerin geneli çok iyi. Doğuda hububat hasat sezonu tamamlandı. Bölgemizde ise Sekili Köyünde arpa hasadına yeni yeni başlanıyor. Köyümüz rakım olarak yüksek olduğu için birkaç hafta içerisinde de köyümüzde hasat sezonuna başlarız. Tohumluk buğday ekiyoruz fakat yinede içerisinde azda olsa yabancı bitki görmek mümkün oluyor. Sebebi ise nadas döneminde hayvanların bu arazilerde otlatılması ve önceki ekimden kalan ürünler sebebiyle oluşabiliyor.”diye konuştu.
    Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından yakınan Turan, “Biz çiftçilerin en büyük sorunlarından birisi girdi maliyetlerinin yüksek olması. Bugün mazot, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artış biz çiftçileri zor durumda bırakıyor. Devletimiz destek veriyor ama buda girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bu yüzden girdi maliyetlerinin düşürülmesini istiyoruz. İnşallah kazasız belasız bir hasat sezonu geçiririz.” ifadelerini kullandı.

  • Şiddetli yağış uyarısı

    Şiddetli yağış uyarısı

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada; ülke genelinde etkili olması beklenen; gök gürültülü sağanak yağış, yıldırım, dolu, yağış anında kuvvetli rüzgâr, ani sel, su baskını gibi hayatı olumsuz etkileyecek doğa olaylarına karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.
    Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle;
    “Bayram haftası boyunca yurdumuzun özellikle kuzey kesimlerinde etkili olan sıcak ve yağışlı havanın, önümüzdeki hafta boyunca etki alanını genişletmesi ve yurdun büyük bölümünde yer yer kuvvetli yağışlar meydana getirmesi bekleniyor.
    Hafta boyunca Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz ile Doğu Anadolu bölgesinin kuzeyinde görülecek olan yağışların, özellikle Marmara’nın doğusu, İç Ege ve İç Anadolu ile Akdeniz, Karadeniz ve Batı Karadeniz bölgelerinin iç kesimlerinde yer yer kuvvetli olacağı ve hayatı olumsuz etkileyebileceği tahmin ediliyor.
    Hava sıcaklıklarının biraz azalarak hafta ortasından itibaren ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
    Kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ve yerel dolu tahminleri için kısa süreli tahminlerimiz ve uyarılarımızın takip edilmesi önem arz etmektedir.”

  • Bayramlaşma töreni düzenlendi

    Bayramlaşma töreni düzenlendi

    Bozok Üniversitesinde geleneksel hale gelen bayramlaşma töreni, Ramazan Bayramı münasebetiyle üniversite nizamiye girişinde bulunan büyük havuz çevresinde Akademik ve İdari personelin katılımıyla gerçekleştirildi.
    Akademik ve İdari Personelin birlik ve beraberliğinin güçlenmesi ve ortak manevi duyguların paylaşmamıza vesile olan bayramlaşma törenine Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın, Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. Mahmut Kılıç, Fakülte Dekanları, Akademik ve İdari Personel katıldı.Bayramlaşma töreninde tek tek, her personelin bayramını kutlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlar geçirilmesi dileklerinde bulundu.
    Rektör Prof. Dr. Karadağ: “Bayramlar paylaşıldıkça çoğalan sevinçlerdir. Eşi, dostu, hatırlamak içindir bayramlar. Bizi biz yapan değerleri geleceğe taşımak, güzel olanı yaşamak ve yaşatmak içindir bayramlar. Bizleri bu özel günde yalnız bırakmayan bayramlaşma törenimize katılan değerli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor; Ramazan Bayramı’nın milletimize ve İslam alemine güzellikler getirmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
    Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, programa katılan Akademik ve İdari Personel ile bayramlaştıktan sonra üniversitemizce ikramlarda bulunuldu. Rektörümüz, Bozok Üniversitesi ailesi ile birebir görüşmelerde bulunarak günün mana ve önemine yönelik sohbetlere katılarak bayramlaşmayı sürdürdü.

  • Karışık yem bitkisi hasadı yapıldı

    Karışık yem bitkisi hasadı yapıldı

    Hayvancılıkta kaba yem üretiminde yem bitkisi ekimlerinde daha fazla ve kaliteli ot verimi alınabilmeleri için uygulanan Karışım Yem Bitkisi demonstrasyonunda hasat yapıldı.
    Demonstrasyon Boğazlıyan İlçesine bağlı Yenipazar beldesinde Yozgat Boğazlıyan yolu üzerindeki 9 dekar tarla da uygulandı.
    Uygulanan demonstrasyon ve hasatla ilgili olarak Tarım ve Orman İl Müdür Ziyaattin Özdemir, Buğdaygil ve baklagil yem bitkilerinden oluşan karışım yem bitkisi ekimi, birim alandan alınan veriminin yükseltmesi açısından önemli bir alternatif olduğunu söyledi.
    Özdemir, “Yapılan ekimlerde kullanılan karışım yem bitkisi tohumluğunda Macar Fiği, Yem Bezelyesi, Yulaf, Buğday bulunmaktadır. Bu şekilde karışımla ekim yapılması ile hem birim alandan alınan verim artmakta hem de üretilen yemin besin ve protein değerleri artması ile birlikte hayvancılıkta verimi artırmaktadır. Karışımlı yem bitkisi demonstrasyon ekimini, 2018 ekim ayında yapmıştık. İl Müdürlüğümüz personelinin kontrolünde takipleri yapıldı. Hasadı, Ramazan Bayramına denk geldi. Bayramın 3. Günü Müdürlüğümüz teknik personeli kontrolünde biçimi yapılarak balya silajı yapıldı. Yapılan ekimde dekardan Bin 500 Kilogram yaş ot verimi alındı. Bu rakam İl ortalaması olan 1.000 kg ile kıyaslandığında yüzde 50 verim artışı anlamına geliyor. Bu nedenle hayvancılıkla uğraşan çiftçilerimize bu şekilde karışık yem bitkisi ekimlerini tavsiye ediyoruz. Ama bu karışımda iyi verim almaları için taban arazilere ekim yapmalarını tavsiye ediyoruz. Ekim yapılan alan sulu alan olursa bu verim miktarı daha da artar. Ayrıca elde edilen kaba yemde birçok ürün olduğundan diğer sade kaba yemler göre daha besleyici ve faydalı olup hayvanlar tarafından da iştahla yenmektedir.” dedi.
    Yapılan demonstrasyon uygulamasından memnun kalan çiftçi Mustafa Özer ise şunları söyledi;
    “Karışım yem bitkisi ile ekimi ile daha fazla ve kaliteli ürün alınacağını ve faydalarını İl Tarım Müdürlüğü personeli bize anlattılar. Bizde bu konuda istekli olunca tohumu temin ettiler ve beraber ekim yaptık. Sonuçtan çok memnun kaldık. Hem daha kaliteli kaba yem aldık emde % 50 verim artışı sağladık. Bundan sonraki yıllarda bu şekilde karışımlı yem bitkisi ekimi yapacağız. Hayvancılıkla uğraşan bütün çiftçi arkadaşlara tavsiye ediyorum”

  • Hemşerileri ile buluştu

    Hemşerileri ile buluştu

    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, 23 Haziran seçimleri öncesinde İstanbul’daki Yozgatlı hemşehrileri ile buluştu.
    23 Haziran seçimleri için Cumhur ittifakının adayı Binali Yıldırım’a destek vermek için Bozdağ İstanbul’da yoğun bir çalışma yapıyor.
    TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, İstanbul Avrupa ve Anadolu Yozgat Dernekler Federasyonu yöneticileri ve hemşehrileri ile biraraya geldi.Bozdağ İstanbul’da Sorgun Ahmetfakılı, Araplı , Yaycılar ve Çötelli Derneği üyeleri ile buluştu. Bozdağ, Sancaktepe ve Başakşehirdeki hemşehrileri ile biraraya geldi.

  • Çirkin muamele

    Çirkin muamele

    Konya’dan özel uçakla Keflavik Havalimanı’na gelen Milli Takım kafilesi, ülkeye girişleri sırasında İzlandalı yetkililer tarafından yaklaşık 2 saat pasaport kontrolünde bekletildi. Emre Belezoğlu’nun havaalanında gazetecilere açıklama yaptığı sırada İzlandalı bir taraftarın mikrofon tutar gibi tuvalet fırçası uzatması büyük tepki çekti.
    Keflavik Havalimanı’nda Milli futbolcularımızın özel eşyalarının detaylı arandığı ve uzun süre pasaport kontrolünde tutulduğu öğrenildi. Burak Yılmaz ve Emre Belezoğlu, havalimanı çıkışında yaşananlara tepki gösterdi. Burak Yılmaz, “Yaptıkları saygısızlık, terbiyesizlik. Üç saattir orada bekliyoruz. Herkesin çantasını aldılar, herkesin kremlerini aldılar, çantasını alıyorlar. Tekrar tekrar geçiyorlar, biz 6,5 saat uçtuk, 3 saattir de bekliyoruz. Hatta bazı arkadaşlarımız hala gelemedi. Çıkabilen geliyor işte.” diye tepkisini dile getirdi. Kaptan Emre Belözoğlu da “Ben bir şey söylemek istemiyorum. Bizim ülkemize kurban olsunlar. Gereğini açıklarlar. Ne yazık ki evet, indiğimizden itibaren içeride gereksiz fazla arama yapıldı.”diye yaşananlara tepki gösterdi. Yaşanan çirkin olaya karşı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’da yaptığı açıklamada tepkisini dile getirdi. Çavuşoğlu, “Gereğini yapacağımızdan milletimizin şüphesi olmasın. Milli Takımımızın İzlanda havaalanında maruz kaldığı muamele diplomatik teamüller bakımından da insani bakımdan da kabul edilemez.”ifadelerini kullandı.Ay-yıldızlı ekibimiz, havalimanındaki uzun bekleyişin ardından otobüsle başkent Reykjavik’e geçerek kamp yaptığı otele yerleşti.

  • Bozdağ’ın adı Meclis Başkanlığı için geçiyor

    Bozdağ’ın adı Meclis Başkanlığı için geçiyor

    AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana hükümette önemli görevlerde bulunan ve hala bu görevi Anayasa Komisyonu Başkanı ve Yozgat Milletvekili olarak sürdüren Hemşerimiz Bekir Bozdağ’ın ismi TBMM Başkanlığı için geçiyor.

    AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana hükümette önemli görevlerde bulunan ve hala bu görevi Anayasa Komisyonu Başkanı ve Yozgat Milletvekili olarak sürdüren Hemşerimiz Bekir Bozdağ’ın ismi TBMM Başkanlığı için geçiyor.

    AK Parti Grup Başkanlığı görevlerinin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en fazla güvendiği isimlerin başında gelen ve Başbakan Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı görevlerinde bulunan tecrübeli ve deneyimli siyasetçi Bozdağ’ın isminin Meclis Başkanlığına geçmesi partilileri ve sevenlerini mutlu etti.

    Milliyet Gazetesinin deneyimli yazarı Şebnem Hoşgör’ün kaleme aldığı yazısında TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın İstanbul Belediye Başkan adayı olarak gösterilmesinin ardından 19 Şubat’ta YSK’tarafından aday listelerinin kesinleşmesiyle birlikte meclis başkanlığından istifa edeceği  belirtilen yazısında, Yıldırım’dan boşalacak Meclis Başkanlığı görevine Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ ve TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop’un isimlerinden birisinin aday gösterileceğini ifade etti.

    Hoşgör, yazısında şunları kaydetti: “  Yıldırım’ın aday listeleri 19 Şubat’ta YSK’ya teslim edilmeden yani adaylığı “resmileşmeden”  TBMM Başkanlığından istifa etmesi ve yine bu tarihten önce yeni Meclis Başkanının seçilmesi bekleniyor. Meclis Başkanlığı’nı üstlenecek yeni isim konusunda ağırlıklı olarak Anayasa Komisyonu Başkanı Hemşerimiz Bekir Bozdağ’ın ismi ön plana çıksa da TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop’un ismi de olası adaylar arasında yer alıyor.”