Kategori: Gündem

  • Liderlik eğitimi tamamlandı

    Liderlik eğitimi tamamlandı

    15-30 yaş arası hedef kitlenin liderlik kavramı ve lider yaklaşımları geliştirerek, takım içerisinde liderlik rolü üstlenmeleri, kariyerleri için kişisel gelişimlerini ve yeterliliklerini geliştirmelerinin hedeflendiğini belirten Sorged Sorgun Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz,”35 katılımcının yer aldığı eğitim programı kapsamında, takım içinde roller, liderlik yeterlilikleri, başarı stratejileri, çatışma yönetimi oturumları interaktif yöntemler ve uygulamalar ile düzenlendi. Eğitimlerimiz Şubat ayı sonuna kadar devam edecektir. Proje kapsamında verilecek diğer eğitimler, girişimcilik eğitimi, yeni nesil iş bulma stratejileri ve mülakat teknikleri eğitim, sosyal medya okuryazarlık eğitimi, güzel ve etkili konuşma eğitimi, sivil toplum ve gönüllülük eğitimi ile bağımlılıkla mücadele Eğitimidir. İkinci eğitimimiz sivil toplum ve gönüllülük eğitimi 16-17 Aralık tarihleri arasında düzenlenecektir” dedi.

  • Vali Yurtnaç: Devlet olarak her zaman  engelli vatandaşımızın yanındayız

    Vali Yurtnaç: Devlet olarak her zaman engelli vatandaşımızın yanındayız

    Vali Kemal Yurtnaç ve eşi Dilek Yurtnaç, ev sahipliğinde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle ilde yaşayan engelli vatandaşlarla yemekte bir araya geldi.
    Sefa Sofrasında düzenlenen yemekte Vali Yurtnaç ve eşi Dilek Yurtnaç, engelli vatandaşlarla yakından ilgilenerek sohbet edip sorun ve isteklerini dinledi.
    HER İNSAN POTANSİYEL BİR ENGELLİDİR
    olduğunu belirterek her zaman engelli vatandaşların yanında olduklarını vurguladı. Yurtnaç, “Her insan potansiyel bir engelli adayıdır. Engelliler günü sene de bir kez kutlanıp unutulan günler olarak kalmaması gerekir. Göreve geldiğim günden itibaren bazı gruplara pozitif ayrımcılık tanıyacağız dedik. Bunu tüm samimiyetimle ifade ediyorum. Sizin hayatta aldığınız tadı biraz olsun artırabilirsek bu bizim için mutluluk vericidir. Bunun için de devlet olarak her zaman engelli vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
    ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZIN DAHA RAHAT BİR YAŞAM SÜRMELERİ İÇİN MÜCADELE VERİYORUZ
    Engelli vatandaşların daha rahat bir yaşam sürmeleri için mücadele verdiklerini kaydeden Vali Yurtnaç, “Dezavantajlı gurupların hayatlarının kolaylaşması için her türlü tedbirleri alıyoruz. Mesele insanı hayata kazandırmaktır, dışlamak değil. Genel olarak engelli çocukları olan ailelerin, çocuklarını saklamadan, toplum ile iç içe yaşatmaları gerekmektedir. Biz de elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz. Devletimizin sunduğu imkanlarla bu tür guruplara yardımcı olmak bizim görevimiz. Allah’tan gelene biz karşı gelemeyiz. Bu çocuklarımızı bu şekilde kabullenmek zorundayız” diye konuştu.
    Vali Yurtnaç engelliler için yeni bir tesis açacaklarını vurgulayarak, “Merkez Ortaokulu önünde bulunan alana engelli vatandaşlarımız, gazilerimiz, şehit ve gazi ailelerimizin faydalanabileceği engelsiz yaşam alanı yapacağız” ifadelerini kullandı.
    Konuşmanın ardından işyerlerinde engelli istihdam eden işletmecilere Vali Kemal Yurtnaç tarafından teşekkür ve onur belgesi verildi.

  • Şimşek: Kadın vekiller sorunlara mensubu  oldukları parti açısından bakmamalıdır

    Şimşek: Kadın vekiller sorunlara mensubu oldukları parti açısından bakmamalıdır

    Yozgat Barosu Başkanı Mehmet Şimşek, 5 Aralık Kadın Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların toplumdaki önemine değindi. Şimşek, “1930 yılından itibaren çıkartılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma, ihtiyar meclisine seçilme hakkını elde eden kadınlarımız; 5 Aralık 1934’ de Anayasamızda ve Seçim Kanununda yapılan değişikliklerle milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuşlardır. Bu nedenle bu tarih “Kadın Hakları Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte kadınlarımız çok önemli siyasi, hukuki ve sosyal haklar elde etmişlerdir. Çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak için kadını ve erkeği eşit yurttaş yaratmanın gerekli olduğuna inanan Türkiye Cumhuriyetini kuran irade ve bu iradenin önderi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde kadınlarımız birçok gelişmiş ülkeden önce bu haklarını elde etmişlerdir.
    Nitekim kadınlarımızın katıldığı ilk genel seçim olan 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. dönem seçimlerinde, 17 kadın milletvekili TBMM’ne girmiştir.”dedi.
    NÜFUSUMUZUN YARISINI KADINLAR OLUŞTURMAKTADIR
    “Bugün ise nüfusumuzun yarısını kadınlar oluşturmakta olmasına rağmen kadınlarımızın fiili olarak “eşit yurttaş” olamadıkları açıktır.”diyen Şimşek, “ Fırsat eşitliğinin sağlanamaması, kadın istihdamın arttırılmaması, siyasi karar alma mekanizmalarının içinde kadının yeterince yer alamaması, kadının insan haklarının ihlaline devam etmesine neden olmaktadır.
    Kadının her şeyden önce özgür birey olduğunun kabul edilmemesi kadının insan haklarının ihlalinin önlenmesinin önündeki en önemli engeldir. Bu nedenle bireylerin ve toplumun zihniyet dönüşümünü sağlayacak bilimsel çalışmaların ve hukuki değişikliklerin yapılması zorunludur.Kadın – erkek eşitliğini sağlayacak, kız çocuklarının kesintisiz eğitim yapmasına olanak sağlayacak, kadın istihdamını artıracak bir dizi yasanın çıkartılması, yine erken yaşta evlenmelerin, kadının şiddet, taciz görmesine engel olacak eğitimlerin verilmesi ve yasaların buna göre düzenlenmesi gereklidir. Bu yasaların çıkartılmasında meclisteki kadın milletvekillerinin katkısının çok daha etkin olması gerekmektedir.Ancak burada da kadın milletvekillerimizin, kadın bakış açısından uzaklaşarak, olaylara mensubu oldukları siyasi parti açısından bakmaları; gerek toplumsal değişimin gerekse yasal değişikliklerin yapılmasını engellemektedir.
    Kadının insan haklarının önündeki engellerin kalkması, yasal değişikliklerin yapılması, kadın – erkek eşitliğini sağlayacak toplumsal dönüşümün sağlanması için Türkiye Barolar Birliği ve Yozgat Barosu Başkanlığı olarak çalışmalarımıza ve mücadelemize devam edeceğiz.”ifadelerini kullandı.

  • Bahadınlı kadınlar kurdukları  dernekte üretime yönelecek

    Bahadınlı kadınlar kurdukları dernekte üretime yönelecek

    Halk bilimi uzmanı alanında eğitim alan ancak serbest ticaretle uğraşan Serpil Atakul Çıtak merkezi Sorgun ilçesinin Bahadın kasabasında olmak üzere “Bahadın Kadıneli Derneği”ni kurdu.
    Kurucu başkanlığını Serpil Atakul Çıtak’ın yaptığı derneğin kurucuları Songül Turan Şahin, Pervin Koç, Namiye Tunç, Pelin eser, Selda Ayyıldız, Salihe Akyol ve Yosma Özcan’dan oluşuyor.
    Kurucularının tamamı bayanlardan oluşan derneğin amaçları arasında yöresel ürünler ve yöresel damak tadı yer alıyor. Yozgat İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu’yu ziyaret eden dernek başkanı Serpil Atakul Çıtak amaçlarının “Yörede kaybolmaya yüz tutmuş yöresel ürünlerin üretimi, tanıtımı, sergilenmesi ve sunumuyla birlikte üretilen bu ürünlerin yeni beslenme ürünleriyle harmanlanıp modern hayata ve yeni beslenme alışkanlıklarına uygulama ve sağlıklı bir nesil yetiştirme” olduğunu söyledi.
    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İl Müdürü Yurtlu ise “Beslenmenin mutfağında bulunan kadınların, bu alanda kurumsallaşarak, sağlıklı neslin yetişmesi ve yetiştirilmesi konusunda maharetlerini ortaya koyup sergilemesi tabii ki sevindiricidir. Özellikle ar-ge alanında yapılacak çalışmalar, yöre mutfağının baştacı iken unutulmaya yüztutan yöresel yemek ve damak tadı unsurunun yeniden sofralara kazandırılması önemlidir” diyerek çalışmalarında başarılar diledi.

  • Elbay: Çocuklar da  kahvaltı öğününe dikkat

    Elbay: Çocuklar da kahvaltı öğününe dikkat

    Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay,“Kahvaltı vücuda ihtiyacı olan enerjiyi yeniden kazandırmak için harika bir yoldur. Kahvaltı yapan çocuklar genel olarak daha sağlıklı yeme davranışı içindedirler ve fiziksel aktivitelere katılma olasılıkları daha yüksektir. Bu iki davranış eğilimi de sağlıklı bir kiloyu korumak için gereklidir. Kahvaltıyı atlayan çocuklar yorgun, huzursuz ve sinirli hisseder. 8-12 saat süren uyku sonunda sabah vücuda yeniden gerekli yakıtı sağlamak için kahvaltı yapılması önemlidir. En azından küçük bir sabah öğünü alınmazsa 9.00-10.00 saatleri arasında ruh halleri etkilenir ve enerjileri düşer” dedi.
    Kahvaltının çocukların kilo kontrolünü sağlamaya da yardımcı olduğunu ifade eden Elbay, “Vücut besinlerdeki yakıtı enerjiye dönüştürerek metabolizmayı çalıştırmaya başlar. Metabolizma hareketlendikçe vücut kalori yakımına başlar. Kahvaltı yapmayanlar gün içinde daha fazla yeme eğilimine girerler ve fazla kilolu olma olasılıkları daha yüksektir. Kahvaltıyı atlayanlarda öğleden önce açlıktan ölme hissi, yüksek kalorili besinlerle atıştırma ihtiyacı veya öğle yemeğinde fazla yemek sık karşılaşılan durumlardır” diye konuştu.
    Çocukların her gün kahvaltı yapmasının önemli olduğu gibi kahvaltı da seçtikleri besinlerin neler olduğu da oldukça dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu kaydeden Elbay, “Tam tahıllar, lif ve proteinden zengin kahvaltılar öncelikli olarak tercih edilmelidir.
    Okulda öğrenimini arttırmak için çocuğun dikkat süresinin, konsantrasyonunun ve hafızasının gelişimine destek olmak amacıyla az oranda eklenmiş şekerler de kahvaltıya eklenebilir. Kahvaltı yapan çocuklar daha fazla lif, kalsiyum ve diğer besin öğelerini alırlar aynı zamanda kilolarını kontrol altında tutma, daha düşük kan kolesterol seviyeleri, okula daha az devamsızlık yapma ve açlık ile ilişkili mide şikayetleri nedeniyle daha az okul hemşiresine uğrama eğilimindedirler. Çocuğunuza her sabah tam tahıllı waffle, taze meyve ve az yağlı süt sunabilmek harika olurdu. Ancak zaman zaman sabahleyin acele içinde hem kendinizi hem de çocuğunuzu hazır etmek sağlıklı bir kahvaltı yapmaya imkan tanımayabilir. Birkaç pratik öneri ile acele ediyor bile olsanız çocuğunuz evden çıkmadan iyi bir kahvaltı yapabilir. Mutfağınızı sağlıklı kahvaltı seçenekleri ile stoklayın. Akşamdan sabah kullanılacakları ( tabaklar, kaplar, kesilecek meyveler vb.) hazır edin. Herkesi 10 dk öncesinden kaldırın. Kahvaltıyı planlama ve hazırlamada çocukların yardımcı olmasına izin verin. Hemen alıp çıkılabilecek alternatifleri el altında bulundurun. ( taze meyve, bireysel kutularda gevrekler, peynir dilimleri, yoğurt veya smoothie (muz, çilek, yoğurt ve fıstık ezmesi ile hazırlanabilir) , karışık kuruyemiş vb.)” açıklamalarında bulundu.
    “Kızartılmış hamur işlerinin besleyici değeri yok”
    Çocuklar sabah aç değil ise bir süre sonra arabada, otobüste, okula yürürken veya ders aralarında yiyebileceği bir kahvaltıyı mutlaka yanında götürmesini sağlanması konusunda ailelere uyarılar da bulunan Elbay, “Taze meyve, kahvaltılık gevrekler, fındık, yarım fıstık ezmeli, muzlu sandviç gibi hem besleyici ve yapımı kolay hem de çocuklar için taşınabilir ve lezzetli alternatifler değerlendirilebilir. Bazı okullarda kahvaltı veriliyor olabilir, sağlıklı seçimler yapabilmeleri için menüleri gözden geçirmekte de fayda vardır. Kızartılmış hamur işleri ve çocuklar için cazip olan taşınabilir bazı kahvaltılık barların besleyici değerleri yoktur. Yağ, şeker ve kalori içerikleri yüksektir. Alışveriş sepetine bu ürünleri atmadan önce mutlaka besin etiketlerini okuyun. Ayrıca çocuklara çikolata, tatlı ve gazlı içecek vermeyin. Kan şekerlerini hızlı yükseltip hızlı düşürürler bu da çocukları hem enerjisiz bırakır hem de huysuzlandırır” şeklinde konuştu.

  • Vatandaşlara “Yaşama Yol Ver”  uygulaması anlatıldı

    Vatandaşlara “Yaşama Yol Ver” uygulaması anlatıldı

    Ekipler, taksi duraklarını gezerek “Yaşama Yol Ver” sloganıyla başlatılan çalışmayla ambulansa yol verilmesinin önemine dikkat çekti. Novada Alışveriş Merkezinde ise vatandaşlara kalp masajını öğrettiler.
    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin yaptığı açıklamada 112 Acil Servisinin önemini vurguladı. Şahin, şunları söyledi;” Acil sağlık hizmetlerinin amacı vatandaşlara haftanın 7 günü 24 saat ücretsiz olarak en kısa sürede ulaşmaktır. İlimizde 23 acil sağlık hizmetleri istasyonu,56 ambulans ve profesyonel ekiple acil çağrılara ulaşıyoruz. Acil sağlık hizmetleri ekiplerimiz, tüm bu hizmetleri hızlı ve sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek için canla başla çalışırken, 112 çağrı merkezine yapılan asılsız çağrılar, arayan kişilerin doğru adres verememesi ve hasta konumunun net olarak belirlenememesi, trafikte sürücülerin ambulansa yol vermemesi gibi nedenlerle maalesef ambulansların vakalara ulaşması zorlaşıyor. Vatandaşlarımıza farkındalığı artırmak amacıyla ilk olarak taksi duraklarını ziyaret eden ekibimiz, Novada ve Yozgat Şehir Hastanesinde “Yaşama Yol Ver” standı açarak acil sağlık hizmetleri ile ilgili broşür dağıttı.
    Asılsız 112 çağrılarının yapılmaması ve trafikte ambulansa öncelik verilmesinin insan yaşamında saniyelerin, dakikalarının önemini vurgulayarak, vatandaşlarımızı bilgilendirdiler. Ayrıca 112 sağlık personelimiz Novada Alışveriş Merkezinde vatandaşlarımıza kalp masajını uygulamalı olarak gösterdi. Hayat kurtarıyor olmak, hayata hayat katmak,evde, yolda, okulda, herhangi bir makanda kalbi duran bir insana müdahale etmeyi öğrenmek ve öğretmek büyük bir mutluluktur. Tüm acil sağlık hizmeti veren personelimizin1-7 Aralık Acil Sağlık Hizmetleri Haftasını kutluyorum”

  • Vali Yurtnaç: Engelliler bizlere  rabbimizin bir imtihan vesilesidir

    Vali Yurtnaç: Engelliler bizlere rabbimizin bir imtihan vesilesidir

    Öğrencilerle birlikte pasta kesen Vali Yurtnaç, öğretmenlerden öğrencilerin durumu hakkında bilgi aldı.
    Öğretmenlerin titizlikle bu çocukların eğitimine katkı sağladığını belirten Vali Yurtnaç, “Yapılan bu iş memuriyetten daha çok gönüllülük işi.
    Öğretmenlerimiz bu tür dezavantajlı çocukların eğitiminde büyük bir sabır göstermeleri gerekiyor. Bu sabrın mükafatı da inşallah manevi olarak büyük olacaktır” dedi.
    DEVLETİMİZ HER TÜRLÜ DESTEĞİ
    SAĞLIYOR
    Çocuklarla birlikte pasta kesen, oyunlar oynayıp onlarla vakit geçiren Vali Yurtnaç, devletin bu tür dezavantajlı guruplar için her türlü desteği verdiğini ifade ederek, “Devletimizin sunduğu imkanlarla bu tür guruplara yardımcı olmak bizim görevimiz. Engellilerin sorunlarını aşmasında devletimiz önemli bir yol kat etti.
    Allah’tan gelene biz karşı gelemeyiz. Verdiği güzel nimetlere karşı şükredip, olumsuz bir durumda isyan etmeyeceğiz. Bu çocuklarımızı bu şekilde kabullenmek zorundayız. Kendinizi ve onları toplumdan soyutlamayın. Kendinizle ve toplumla barışık olun.
    Bu her insanın başına gelebilir. Engelli çocuğu olan anne babaların yükü ağır ve meşakkatli. Büyük sabır gerektiren bir yükün altındalar ve bunun mükafatını inşallah en güzel şekilde alacaklardır. Engelliler bizlere rabbimizin bir imtihan vesilesidir” diye konuştu.

  • Ülkü Ocaklarından seminer

    Ülkü Ocaklarından seminer

    Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından ortaöğretim ve üniversite öğrencilerine yönelik seminer verildi. Seminer sonrası öğrenciler Okuyan Nesiller projesi kapsamında Arif Nihat Asya’nın kitabını okudu.
    Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, yaptığı açıklamada, Ülkü Ocakları İl Başkanlığı olarak her hafta düzenlediklere seminer ve etüt programlarına devam ettiklerini vurguladı.
    Küçükduman, “Ortaöğretim ve üniversite teşkilatımız öğrencilerine yönelik eğitim seminerleri ve etüt programlarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Amacımız öğrencilerimizin eğitimlerine katkı sağlamak. Bu kapsamda her hafta değerli hocalarımızı davet ederek farklı konular üzerinde öğrenci kardeşlerimize eğitimler veriliyor. Bunun yanı sıra yine öğrenci kardeşlerimize yönelik sosyal ve kültürel etkinliklerimize de devam ediyoruz.” diye konuştu.

  • Engellilerle empati kurmak için “engellileri anlama platformu” kuruldu

    Engellilerle empati kurmak için “engellileri anlama platformu” kuruldu

    Fen-Edebiyat Fakültesi önüne kurulan platformda gönüllü öğrenciler parkuru tamamlayarak engelli bireylerin günlük ve sosyal yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları deneyimleyerek öğrendi. Koltuk değnekleri ve tekerlekli sandalyeyle bariyeri aşmakta zorlanan öğrenciler gözleri kapalıyken de akıllı bastonla yürüme ve bardağa su koymakta zorlandı.
    Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencileri Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Murat Korkmaz yaptığı açıklamada “3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle özellikle engellilerin Türkiye’de normal yaşamı sırasında karşılaşabileceğini düşündüğümüz engellerle ilgili bir platform oluşturduk. Amacımız öğrencilerimizi bu platformdan geçirmeye çalışarak bir engellinin günlük yaşamında karşılaşabileceği engelleri ortadan kaldırmasını sağlamak ve bunu hakkında bilinçlendirmek istedik. Bu konuda empati kurarak bilinçlenecekler ki ilerideki dönemde bu engellerin kaldırılması için çaba sarf etsinler. Hepimiz birer engelli adayıyız ve en önemlisi bir engelliyi anlamak için “engelli” olmaya gerek yok” diye konuştu.

  • Başkan Şimşek, maden  işçilerini ziyaret etti

    Başkan Şimşek, maden işçilerini ziyaret etti

    Yeni Çeltek Kömür işletmesini ziyaret eden Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, işletme müdürü, mühendisler ve maden işçileri ile yemekte bir araya geldi.
    Madenciliğin, dünyanın en zor mesleklerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Şimşek ,”Madenciler ülkemizin ve bölgemizin gururudur. Onların, canları pahasına çok zor şartlar altında çalıştıklarını çok iyi biliyoruz. Çok zor bir mesleği icra eden madenci kardeşlerimize, kazasız belasız çalışmalar diliyorum. Bu zor şartlarda kazandığınız para, ananızın ak sütü kadar helal. Ekonomimize çok ciddi katkıda bulunuyorsunuz. Bu özel gününüzde sizleri yalnız bırakmak istemedik. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nüzü tebrik ediyorum. Dost bağına bahanesiz gelinmez derler. Biz bu özel gününüzü bahane ederek, sizlere kolay gelsin demek için, kazasız belasız çalışmalar dilemek için, sizi ziyarete geldik. İhtiyaç hasıl olduğunda da her zaman yanınızdayız” dedi.

  • Tıp Fakültesi öğrencileri broşür  dağıtarak AIDS’e dikkat çekti

    Tıp Fakültesi öğrencileri broşür dağıtarak AIDS’e dikkat çekti

    1 Aralık Dünya AIDS günü ile ilgili Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Eren Gök yaptığı açıklamasında AIDS hastalığının önemine değindi. Prof. Dr. Gök, “İlk kez 1980’li yıllarda tanımlanan HIV enfeksiyonu tüm dünyayı etkileyen büyük bir salgın olarak günümüzde devam etmektedir. HIV/AIDS virüsünün tanımlanmasından bugüne kadar 70 milyondan fazla kişiye bulaşmış, 39 milyon kişi de AIDS ile ilişkili hastalıklar nedeniyle yaşamını kaybetmiştir. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı UNAIDS 2017 yılı raporuna göre; 2016 yılında dünyada 2,1 milyonu çocuk olmak üzere yaklaşık 36,7 milyon kişinin HIV/AIDS ile yaşamını sürdürdüğü, yaklaşık 1,8 milyon kişinin HIV enfeksiyonuna yakalandığı ve 1 milyon kişinin AIDS nedeni ile öldüğü bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, UNAIDS gibi uluslararası örgütler, küresel olarak HIV önleme ve tedavi programları ile 2010 yılından itibaren yeni enfeksiyon gelişme, enfeksiyondan ölüm oranlarının düştüğünü bildirmektedir. “dedi.
    HER YIL HASTA
    SAYISI ARTMAKTADIR
    “Ülkemizde hastalığın görülme sıklığı düşük olmasına rağmen, her yıl yeni olgu sayısı artmaktadır.”diyen Prof Dr. Gök, açıklamasını şöyle sürdürdü: “1985′ten 2017 haziran ayının sonuna kadar Sağlık Bakanlığı’na toplam 15488 HIV/AIDS olgusu bildirilmiştir. Bu olguların %85’i Türk, %15’i yabancı uyrukludur. Virüsten etkilenen bireylerin yüzde 79′unun erkek, %21’i kadın olduğu ve son yıllarda enfeksiyonun en sık 25-35 yaş aralığında kümelendiği bildirilmektedir. 2017 yılının ilk altı ayında 968 yeni olgu saptanmış ve bunun bir önceki yılın aynı dönemindeki rakamlardan daha fazla olduğunu bildirilmiştir. Bu da bir ay içinde 150 civarında yeni hasta tespit edildiği anlamına gelmektedir. 1 Aralık ilk kez, 1988 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Dünya AIDS Günü olarak ilan edilmiştir. “Bugünün amacı çeşitli etkinliklerle HIV enfeksiyonunun yayılmasına ve AIDS hastalığının artışına karşı farkındalığı arttırmaktır. Her yıl bir slogan belirlenmekte ve hükümetler, sivil toplum örgütleri ve basın aracılığıyla konuya dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Bu yılın teması olan ‘Everybody Counts’, (Herkes Sayar) başlığı altında Dünya Sağlık Örgütü’nün gereksinmesi olan her insan için tanı, tedaviyi içeren güvenli, etkin, kaliteli, maddi açıdan karşılanabilir tıbbi hizmete ulaşılmasının savunucusu olacağı belirtilmiştir. Bu sloganla sıfır enfeksiyon hedefine ulaşılabilmesi için, HIV enfeksiyonuna ve AIDS hastalığına bağlı ölümlerin önlenmesi, eğitim ve kaynak sağlanması, tanı ve tedaviye erişim konularındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiği anlatılmak istenmektedir. Ülkemizde de hastalığın önlenmesi ve hastaların bakım ve tedavilerini yürütme görevlerini üstlenen hekimler, uzmanlık eğitimi aldıkları yıllardan başlayarak bilgi ve beceri düzeylerini artırmayı hedeflemektedir.”
    AIDS ARTIK
    ÖLÜMCÜL DEĞİL, KRONİK BİR
    HASTALIKTIR
    Hastalığın ölümcül değil kronik bir hastalık olduğunu vurgulayan Gök, “HIV/AIDS tanı ve tedavideki ilerlemeler sonucunda artık ölümcül değil, kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Erken tanı ve uygun tedaviyle hastaların beklenen yaşam sürelerini uzatmak, yaşam kalitelerini arttırmak mümkündür.
    Hastalık; kişiden kişiye korunmasız cinsel temas, damar içi madde kullanımı sırasında ortak enjektör kullanımıyla olmaktadır. Annede hastalık varsa gebelik ve doğum sırasında anneden bebeğe geçebilir. Ayrıca kontrolsüz kan nakilleri ile de bulaşabilmektedir. Bu geçiş yolları nedeni ile HIV enfeksiyonu, erişkinlerin yanı sıra, tüm yaş gruplarında görülebilmektedir.
    HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolu cinsel temas ve bunların çoğu da heteroseksüel ilişkidir. Bu nedenle korunma büyük önem taşımaktadır. Tek eşlilik tercih edilmeli, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanılmalı. Bu önlemler, hastalığın cinsel yolla bulaşmasını önlemede kullanılacak en güvenli ve en basit korunma yollarıdır. Diğer bir bulaşma yolu olan kan ve kan ürünleri ile bulaşmayı önlemek için ülkemizde 1987 yılından beri kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir.
    Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir. Ayrıca, dövme ve piercing gibi uygulamaların temiz ve steril koşullarda yaptırılması, vücuda takılan delici, kesici özellikli takılar ortak kullanılmaması, aynı ev ortamında traş bıçağı, tırnak makası gibi delici kesici aletler ortak kullanılmamalıdır. Sağlık kuruluşlarında tek kullanımlık steril enjektör kullanılması HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.
    Hastalık, virüsü taşıyan kişilerle birlikte oturmak, yemek yeme, aynı iş yerinde çalışmak, aynı okulda okumak, el sıkışmak, tokalaşmak, telefon, kitap, defter gibi araçları, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz. Ülkemizde; HIV/AIDS hastalığının yayılımının önlenmesi hedefiyle toplumda ve yüksek riskli davranışta bulunan gruplarda korunma ve önleme çalışmalarına öncelik verilmesi, HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılık ve damgalanmanın önlenmesi, şüpheli teması olan kişilerin HIV/AIDS hastalığı, bulaşma, korunma yolları konusunda bilgilendirilmesi ve doğru yönlendirilmeleri, HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye kolay ve kesintisiz biçimde ulaşmasının sağlanması, sosyal destek, bakım olanaklarının iyileştirilmesi ve yaşam kalitelerinin arttırılması için çalışmalar yürütülmektedir.”ifadelerini kullandı.

  • Birlikte kitap okuyorlar

    Birlikte kitap okuyorlar

    75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu bünyesinde yapılan bu çalışma ile okuyan, araştıran ve okuduğunu anlayıp yorumlayan bireyler yetiştirmek hedefleniyor. Okul Müdürü Mithat Demirbilek yaptığı açıklamada, kitap okuyan bireyin kendini geliştirip sağlıklı bir birey olma yolunda önemli adım attığını söyledi. Demirbilek, “75. Yıl Cumhuriyet Ortaokulu, devam eden ‘okuma saatleri’ uygulamasının ardından ‘Halk Kütüphanesinde Okuyoruz’ etkinliği ile farklı bir adım attık. Son olarak da okul Z-kütüphanesinde başlatılan ‘Öğretmen-Öğrenci-Veli Okuyor’ adlı etkinlik başlatıldı. Bütün sınıflar için belirlenen günlerde veliler okula davet edilerek okulun Z-kütüphanesinde öğrenci, veli ve öğretmenler ile birlikte bir saat okuma etkinliği yapıyoruz. Türk halkı olarak okumaya ayırdığımız zaman dilimi maalesef yok denilecek kadar az. Görevimiz çocuklara kitapları sevdirmektir. Bizler bu yaşlarda çocuklarımıza okumayı sevdirebilirsek geleceğimiz daha aydınlık olacaktır” diye konuştu.

  • Bilirkişilik eğitimi başladı

    Bilirkişilik eğitimi başladı

    Yozgat SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, 3 Ağustos 2017 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu kapsamındaki ‘Bilirkişilik Yönetmeliği’ ile adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetinin yapılabilmesi için; bilirkişilik yapacak kişilere “Bilirkişilik Temel Eğitimi” alma ve sertifika sahibi olma zorunluluğu getirildiğini belirtti.
    Adalet Bakanlığı tarafından bilirkişilik temel eğitimi vermek için yetkilendirilen kurumlar arasında yer alan Yozgat Mali Müşavirler Odasının birinci dönem eğitimleri tamamladıklarını hatırlatan Bulut, 2 Aralık tarihi itibariyle 2.nci dönem bilirkişilik eğitimlerinin odalarında başladığını ifade etti.

  • SMMMO’dan  seminere davet

    SMMMO’dan seminere davet

    Oda Başkanı Bulut, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Uygulama yeni olduğu ve biz mali müşavirlerin bizzat uygulayacağı için il merkez ve ilçelerde bulunan meslektaşlarımızın ve özel şirket bünyesinde çalışan mali müşavirlerimizi ve meslektaşlarımızın bürosunda çalışan büro elamanlarının katılmaları kendileri için faydalı olacaktır.
    Bu uygulamayı ilk olarak 01.06.2017 tarihinden itibaren pilot bölge seçilen Kırşehir’de uygulanmaya başlandı. 01.01.2018 tarihinden itibaren ise Türkiye genelinde uygulanmaya başlanacaktır.
    Kanun ve uygulama hakkında pilot bölge seçilerek 01,06,2017 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayan Kırşehir olduğu için Yozgat SMMMO tarafından konu hakkında bilgilendirmesi toplantısı ve seminer yapmak üzere Kırşehir SMMMO Başkanı Özgür Albayrak beyi ilimize davet ederek meslektaşlarımıza uygulamanın nasıl olacağı hakkında seminer verecektir. Bu vesile ile meslektaşlarımızı ve yanlarında çalıştırdıkları elemanlarıyla birlikte seminerimize davet ediyoruz.”

  • Ziraat Fakültesi Dekanlığına  Prof.Dr. Hanife Mut atandı

    Ziraat Fakültesi Dekanlığına Prof.Dr. Hanife Mut atandı

    Üniversite Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Hanife Mut’a yeni görevinde başarı dileklerinde bulunarak, “Değerli hocamız inşallah devam eden süreçte fakülte ve üniversitemiz için güzel ve önemli katkılar sağlayacaktır. Bizler de her zaman destekçisi olacağız. Bu duygularla kıymetli hocamıza yeni görevinin hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.
    Ziraat Fakültesi Dekan Vekilliği görevine atanan Prof. Dr. Hanife Mut ise, görevin kendisine tevdi edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Yozgat tarım ve hayvancılığının gelişmesine üniversitemiz Ziraat Fakültesi bundan önce olduğu gibi bundan sonra da öncülük edecektir. Üniversitemizin gelişmesine yönelik Rektörümüz ve öğretim üyelerimizle birlikte her zaman birlik ve beraberlik içerisinde uyumlu çalışmalarda bulunacağız.” diye konuştu.

  • YAVUZ: BiZi KiMSE YIKAMAZ

    YAVUZ: BiZi KiMSE YIKAMAZ

    Aydın, Kilis Belediyespor karşısında alınan galibiyetin ilk viraj olduğunu ve çok önemli olduğunu belirtti.
    Kilis Belediyespor’un puan olarak aşağıda yer aldığını hatırlatan Aydın Yavuz, “Mücadele adına ortaya iyi bir şey koyamazsanız ister istemez golleri yiyorsun, zaman zaman aciz duruma düşüyorsun. Ama bu futbolcularda bu inanç olduğu sürece, birlik ve beraberlik olduğu sürece bizleri kimse yıkamaz. Ara sıra bazı yıkımlar olacak. Ama teslim olmayacağız. Teslim olduğumuz Yozgat takımını sonu gelmiş demektir. Mağlubiyetler önümüzdeki günlerde de olur. Diğer rakiplerimiz de yeniliyor” dedi.
    Devre arasında transferin şart olduğunu dile getiren Aydın Yavuz, “Bu takımı güçlendirmemiz lazım. Takımın belli yerlerine belli takviyeler yapmamız lazım. Kalan iki maçımızdan iyi sonuçla ayrılırsak, Başkanımız da bir durum değerlendirmesi yapıp, eksik yerlerimize oyuncular alacağız. Bu takım bizlerin takımı, hep birlikte istenilen yere getirelim” diye konuştu. İkinci yarı oynana futbolu eleştiren Aydın Yavuz, “Laubalilik insan oğlunun ruhunda var. Sahanın içinde fazla müdahale edemiyorsun. Ettiğin zaman bazı yıkımlar oluyor. Bu işi böyle en azından devreye kadar götürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Başkan Yaşar, Yozgatlıları ağırladı

    Başkan Yaşar, Yozgatlıları ağırladı

    Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Yozgat Yenifakılı Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen Birlik, Beraberlik, Dayanışma Gecesi’ne katıldı. Başkent Ankara’nın Anadolu’nun her yerinden göç aldığına dikkat çeken Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Hepimizin doğduğu topraklar, gelenek, görenek ve kültürümüz farklı olabilir ancak yaşadığımız ve doyduğumuz toprak Ankara’dır. Hepimizin ortak paydası Ankara’dır. Doğduğumuz toprakları, memleketimizi unutmayacağız ancak Başkentimizi hak ettiği noktaya getirmek için de hep birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.
    Kısa bir konuşmayla konukları selamlayan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Göreve geldiğim günden bu yana demokratik kitle örgütleri ve özellikle hemşeri derneklerine hep destek oldum, olmaya da devam edeceğim” dedi. Yaşar “Hemşeri dernekleri Türkiye’nin birliğine de beraberliğine de, gelenek göreneklerimizin yaşatılmasına da çok büyük katkılar sağlıyor. Doğduğumuz toprakları, geleneklerimizi unutmayacağız ancak doyduğumuz, yaşadığımız topraklara Başkentimize de hep beraber sahip çıkacağız” ifadelerinde bulundu.
    Gecenin sonunda;Yenifakılı Kültür ve Dayanışma Derneği adına, Yenifakılı Belediye Başkanı Yalçın Karadavut Başkan Yaşar’a desteklerinden dolayı plaketle teşekkür etti.
    Yenimahalle Belediyesi İlkadım Salonu’nda dernek Başkanı Ramazan İler’in ev sahipliğinde düzenlenen geceye, Yaşar’ın yanı sıra, CHP Yenimahalle İlçe Başkanı Ahmet Meşe, Yenifakılı Belediye Başkanı Yalçın Karadavut, Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Neslihanoğlu, Yozgatlı Dernekler Federasyonu Başkanı Ahmet Koç, Yozgat Birlik ve Dayanışma Vakfı Başkanı Durak Turan Düz ve Yenifakılılar katıldı.

  • Bozok’ta “Rahmet” isimli program beğenildi

    Bozok’ta “Rahmet” isimli program beğenildi

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program Topluluk Başkanı Oruçhan Temel’in konuşmasıyla başladı.
    Temel, “Arkadaşlarımızın medeniyet ve kültür değerlerimizle buluşmasına vesile olmayı önemsiyoruz. Bu açıdan medeniyetimizin en mühim kıymeti olan Peygamber Efendimizi, kâinatı teşriflerinin yıl dönümünde anmak ve bize getirdiği mesajları arkadaşlarımızla paylaşalım istedik. Programın gerçekleşmesinde katkısı olan başta Sayın Rektörümüz olmak üzere tüm üniversite yönetimine, Dolunayda Akşam Tiyatro Ekibine, sivil toplum kuruluşlarımıza, katılımcılara ve topluluk üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.”dedi.
    Medeniyet ve Kültür Topluluğu akademik danışmanı Yrd. Doç. Dr. Recep Temel ise, gençlerin üniversite hayatında mesleki gelişimleri kadar sosyal gelişimlerinin de önemli olduğunu söyledi. Temel, “Üniversitemizde toplulukların, öğrencilerin sosyal gelişimlerine katkı sağlayan çalışmalar yapması ve bunlara öğrencilerin katılımı sağlanmalıdır. Diğer taraftan Hazreti Peygamberimizle ilgili böyle bir program son derece anlamlıdır. Zira her Müslümanın hayatında örnek alması gereken şahsiyet Hazreti Peygamberimizdir. Bu tarz programlar kadar özellikle gençlerimizin Hazreti Peygamberimizi daha yakından tanımaları ve mesajlarını uygulayabilmeleri için O’nun hayatını en az birkaç farklı kaynaktan okumaları gerekir.”diye konuştu.
    Daha sonra sahne alan Dolunayda Akşam Tiyatro Ekibi Hazreti Peygamberimizin hayatından değişik kesitleri, sema gösterisi, ilahiler, ses ve ışık teknikleri eşliğinde izleyicilere sundu.

  • Köylüler, baraj sularının çekilmesiyle  ortaya çıkan mezarlıkları ziyaret etti

    Köylüler, baraj sularının çekilmesiyle ortaya çıkan mezarlıkları ziyaret etti

    Yozgat’ta 1987 yılında yapımı tamamlanan Gelingüllü Sulama Barajı’nın 1994 yılının sonunda taşmasıyla sular altında kalan Esenli köyündeki mezarlar, suların çekilmesiyle yeniden ortaya çıktı. Mezarlarına kavuşan köy sakinleri atalarının mezarlarını ziyaret ederek dua etti.
    Yozgat’ta 23 yıl önce yerleşim yerleri sular altında kalan Esenli Köyü sakinleri, şimdilerde ise baraj sularının çekilip; cami, okul binaları, mezarlıklar ve belediye binasının ortaya çıkmasıyla buraları ziyaret ederek anılarını tazeliyor.
    Köylülerin suların çekilmesiyle birlikte yakınlarının mezarlarını ziyaret etmek için geldiğini söyleyen Köy Muhtarı Habib Avşar, mevsimin kurak geçmesiyle birlikte baraj su seviyesinin bir hayli düştüğünü dile getirdi. Avşar, “Suların çekilmesiyle eski yerleşim yerimiz camimiz, okullarımız belediye binamızın, mezarlıklarımızın suyun altında kalan kısımları hep açığa çıktı. Biz de buradaki mezarlıklarımızı ziyarete geldik, duamızı ettik. Her yıl buraya gelir ecdadımıza dua okuruz. Üzülürüz, ağlarız ve gideriz” dedi.
    Suyun çekilmesiyle ailesinin mezarlarının da ortaya çıktığını belirten Mahmut Önal ise “Her sene kademe kademe baraj suyumuz azalıyor. Bu sene de sulama da fazla olduğu için baraj suyumuz bir hayli indi. Bütün mezarlarımız açığa çıktı. Açığa çıkan mezarlarımızda dua okuyoruz. Annem, babam ve kardeşim bu mezarlarda yatıyor. Ancak onların mezarları suyun içinden kaldığı için kayboldu. Ona da üzülüyoruz. Biz de gelip buraya herkese dua ediyoruz” şeklinde konuştu.
    Barajın suları çekildiğinde mezar ziyaretine geldiklerini söyleyen Mehmet Çetin de “Dedem, babaannem, büyük dedelerimiz hep burada yatıyor. Buraya gelir hepsine Fatiha okuruz” ifadelerine yer verdi.

  • Başkan Arslan, vatandaştan özür diledi

    Başkan Arslan, vatandaştan özür diledi

    Belediye Meclis Salonunda bir basın toplantısı düzenleyen Başkan Arslan, Belediye Başkan Yardımcıları ile yaptığı açıklamada yaşanan sorunlara değinerek “Çok ciddi bir kuraklık yaşıyoruz ve barajlarımız neredeyse bitme noktasında. Önemli bir katkı sağlayan Kirazlı göleti tamamen kurudu. Musabeyli barajında su seviyesi epeyce aşağıya düştüğü için barajın alt kısmından su alıyoruz. O noktada da orada çalışan idareci arkadaşlarımızın biraz da olayın ciddiyetine vakıf olmaması hasebiyle veyahut ta gerekli hassasiyeti göstermemesi sebebiyle Musabeyli barajından alt seviyeden su alırken çamurlu su şebeke suyuna karıştı. Bu çamuru gidermek için de yine dikkatsizlik sonucu çökertme de kullanılan demir iyonunun biraz fazla kullanıldığı için sularımız da sarı renk oluştu. Çamur çöktürüldü ama bu seferde sulardaki sarı renk sıkıntı oldu. Bu konunun insan sağlığı yönünden zararı yok. Kısa sürede bu bulanıklığı ve sarılığı gidermek mümkün olmadığı için de son 4 gündür bütün depoları ve tesisatları boşaltmak için şehre su vermeyi kestik. Hatları, depoları tamamen boşalttık ve yıkadık. Geldiğimiz noktada bu kirlilik tamamen giderildi” dedi.
    “Bundan sonra Yozgat bu tarzda bir su sıkıntı yaşamayacak” diyen Başkan Arslan, “Belediye Başkan Yardımcımız Serdar Açıkgöz’ü aynı zamanda Su İşleri Müdürü olarak görevlendirdik. Bu arada daha önce kestiğimiz Arapseyfi bölgesinden gelen suyumuzu tekrar şebekeye bağladık. İnşallah bundan sonra şehrimizde su sıkıntısı yaşanmayacak” şeklinde konuştu. Şebeke suyunda yaşanan problemle ilgili olarak idari soruşturma başlatıldığına da dikkat çeken Kazım Arslan, “Bu sıkıntının yaşanmasında, ortaya çıkmasında ihmali olan arkadaşlar hakkında gerekli idari soruşturmalar yapılacak. Bundan sonra daha ciddi ve dikkatli çalışmalar yapılacak” ifadelerine yer verdi.

  • Empati Parkuru’na yoğun ilgi

    Empati Parkuru’na yoğun ilgi

    Bahçeşehir Koleji Sorgun Kampusu ve Toplum Gönüllüleri tarafından sağlıklı bireylerin, engelli bireylerin yaşadığı zorlukları anlaması amacıyla, Yozgat Novada AVM’de ‘Empati Parkuru’ oluşturuldu. Empati parkurunda engeli olmayan vatandaşlar, ilk parkurda tekerlekli sandalyeye bindirildi.
    Vatandaşlar tekerlekli sandalye ile önlerine konulan engelleri aştılar. İkinci parkurda ise gözleri bandajla kapatılan vatandaşların atlayarak geçmeleri gereken parkuru tamamladılar.
    Üçüncü parkurda ise vatandaşlara koltuk değnekleri verilerek kurulan engelleri geçmeleri istendi. Son aşamada ise etkinliğe katılan vatandaşlar duygu ve düşüncelerini ‘Ne Hissettik’ başlığı adı altında ifade ettiler.
    Etkinlik ardından Bahçeşehir Koleji Sorgun Kampusu Okul Müdürü Sümeyra Murat yaptığı açılamada; ‘Engelli bireylerin yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek, toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla Empati Parkurunu kurduk. Hep birlikte tüm engelleri aştık” ifadelerini kullandı.

  • Engelliler günü etkinliği büyük ilgi gördü

    Engelliler günü etkinliği büyük ilgi gördü

    İç Anadolu Ortopedik Engelliler Derneği Başkanlığı ve Sorgun Engelliler Umut Derneği Başkanlığı’nın da katılımı ile Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte engelli vatandaşlar ve davetliler gönüllerince eğlendi.Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, yaptığı açıklamada Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen programa katılarak engelli vatandaşlarla aynı coşku ve mutluluğu paylaşmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Karslıoğlu, “ Yozgatlı engellilerimize muhteşem bir gece yaşatmanın mutluluğunu yaşadık. Konuk Başkanlarımız Sorgun Engelliler Umut Derneği Başkanı Süleyman Özdemir ve İç Anadolu Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Hamide Taşarslan Erdil’e katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca bu güzel etkinliğin gerçekleşmesini sağlayan Yozgat Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Fadime Solmaz’a da ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün engelli kardeşlerimizle birlikte olmaktan ve ufakta olsa bir moral vermekten dolayı çok mutlu oldum.”diye konuştu. Programın sonunda Belediye Başkan Yardımcısı Karslıoğlu, dernek başkanları Erdil ve Özdemir’e katılımlarından dolayı çiçek takdim etti.

  • Gençler kurdukları dernekle gençlere  yönelik faaliyet sürdürecek

    Gençler kurdukları dernekle gençlere yönelik faaliyet sürdürecek

    Yedi gencin bir araya gelerek oluşturduğu “Akdağmadeni Gençlik Derneği”, kuruluş işlemlerini tamamlayarak, ilk olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Muhammet Turgut başkanlığında göreve getirilen yeni yönetim kurulu, Murat Söylemez, Emre Öz, Hüseyin Yücel ve Mustafa Akar’dan oluştu.
    Dernek yöneticileri, gençlere yönelik sosyal ve kültürel alanlarda faaliyetlerde bulunacaklarını belirterek, gençlerin kişisel, eğitsel, toplumsal, kültürel, sanatsal, sportif ve iletişim gibi konularda gelişmelerine destek sağlamak, gerektiğinde rehberlik etmek diyen başkan Muhammet Turgut, derneğin kurumsal açıdan gereklerini yerine getirdiklerini söyledi.
    Akdağmadeni Gençlik Derneği Başkanı Turgut, geleceğin teminatı olan gençliğin ihmale getirilmemesi gereken elzem konuların başında geldiğini ifade ederek “Gençliği, kötü alışkanlıklardan, boş vakitlerden, faydasız uğraşlardan olabildiğince uzak tutarak, bilinçlenmesini ; bedenen, zihnen ve kültürel açıdan gelişmesini ve donanımlı olmasını sağlamak için kurumsallaştık. Bir ve beraber olarak yürüyeceğimiz bu yolda, ecdat kültürüyle mücehhez olmuş bir gençlik için çalışacağız” dedi.

  • Büyük Camide Secde-Tilavet

    Büyük Camide Secde-Tilavet

    Özellikle merkezi camilerde pek alışık olunmayan bu uygulamayla, bir farkındalık oluşturdu.
    Farz ibadetlerden olan namazın kılınması esnasında, okunduğu zaman derhal secdeye kapanmayı gerektiren ve Kuran-ı Kerim’de on dört ayrı yerde geçen ve namaz içerisinde okunduğu zaman “secde” nin dini hükmü ise, namazın vacipleri arasında yer alıyor.
    Bu nedenle, namazda kıraat esnasında okunduğu zaman, namazın rükünleri arasında yer alan rükuu ve secdeden bağımsız olarak, doğrudan secdeye varılarak, hüküm ifa ediliyor.
    Bir çok din görevlisinin, cemaatin kalabalık olduğu namazlarda, cemaatin hata yapma ihtimali gözönüne alınarak ya da karışıklığa neden olacağı çekincesiyle, uygulamada pek gözükmeyen tilavet secdesi, dün sabah namazı esnasında Büyük Cami’de uygulandı.
    Büyük cami İmam hatibi Hafız Ekrem Erol’ın secde suresinin onbeşinci ayetini okumasıyla, sabah namazı için camii dolduran beşyüze yakın cemaat aynı anda secdeye kapandı. Secde ikame edildikten sonra, tekrar ayağa kalkılarak namazın normal seyrine devam edildi.
    TİLAVET SECDESİ NEDİR?
    Fıkhi olarak “secde-i tilavet “ “okuma secdesi” demektir. Kuran-ı Kerim’de on dört ayrı ayette geçen “secde” kelimesi geçince hemen secdeye varılır. Tek başına namaz kılan da bu ayetlerden birisini okursa yine derhal secdeye varır. Namazın cemaatle kılınması halinde ise yine toplu olarak secdeye varılır.
    Kur’an’daki bir secde âyetini okuyan veya dinleyen müslümanın yapması vacib olan secdedir. Bunlardan herhangi biri, üzerine vacib olan secdeyi yapmazsa günahkar olur. Namaz dışında, Kur’an-ı Kerim okurken veya dinlerken de yine tilavet secdesi yapmak vaciptir.
    NASIL YAPILIR?
    Tilavet secdesi yapmak niyetiyle abdestli olarak kıbleye dönülür ve eller kaldırılmaksızın “Allahüekber” diyerek secdeye varılır.
    Namaz dışında bu ayeti okuyanın secde yapmasında her hangi bir sınırlama bulunmuyor.