Kategori: Gündem

  • Başer: 2019 seçimlerinden  önce Hızlı Tren hizmete açılacak

    Başer: 2019 seçimlerinden önce Hızlı Tren hizmete açılacak

    Milletvekili Başer, beraberinde Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, AK Parti İl Başkanı Celal Köse ve Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı ile birlikte Yozgat’ta yapımı devam eden 4 bin kişilik cezaevi inşaat alanında incelemelerde bulundu.
    Milletvekili Başer, gazetecilere yaptığı açıklamada, cezaevinin fiziki ve genel durumu hakkında bilgi verdi. Başer, daha sonra hızlı tren ve havaalanıyla ilgili gelinen süreci değerlendirdi.
    HIZLI TREN YERKÖY-
    ANKARA HATTI
    ÇALIŞMALARI YÜZDE 70 SEVİYESİNDE
    Hızlı tren çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Başer, “Hızlı trenle ilgili Yerköy ve Yıldızeli ihalesi daha önce yapılmıştı, üst yapı ihalesi de yapılarak çalışmalara başlandı. Yerköy – Ankara güzergahı altyapı çalışmaları yüzde 70 seviyesine gelmiş durumda. Üst yapı ihalesi de yapıldı. Hedefimiz 2019 seçimlerinden önce hizmete açılarak Yozgat Ankara arasını 55 dakikaya indirmek istiyoruz. Tabi olası aksaklıklar olabilir. Ama bizim amacımız 2019 yılında vatandaşlarımızı hızlı trenle Ankara’ya gidebilmelerini sağlamaktır.”dedi.
    2020 YILINDA YOZGAT HAVAALANI HİZMETE AÇILACAK
    Havaalanıyla ilgili çalışmaları yakından takip ettiğini vurgulayan Milletvekili Başer, 2020 yılında Yozgat havaalanının hizmete açılacağını söyledi. Başer, şunları kaydetti: “Havalimanı projesinde bizim temel hedefimiz bu ay içerisinde temel atma noktasına getirmektir. 2020 yılı içerisinde havaalanının hizmete girmesini planlıyoruz. Çünkü hesaplamalarımız planlamalar buna yönelik devam ediyor. Yine yeni kurulacak OSB için kamulaştırma çalışmalarımız başladı. İnşallah 2019 yılına kadar şehrimizi bir cazibe merkezi haline getirmek için gerekli bütün çalışmaları yapmış olacağız.”

  • Bozdağ: Atatürk’ün mirası  Cumhuriyete sahip çıktık

    Bozdağ: Atatürk’ün mirası Cumhuriyete sahip çıktık

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Atatürk’ün vefatının 79. yılı nedeniyle sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Kurtuluş ve kuruluşun mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 79. yıl dönümünde bir kez daha rahmet, minnet ve dua ile yad ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koyduğu muasır medeniyetleri geçme hedefine Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün daha güçlü yürümektedir” dedi.
    “Türkiye Cumhuriyeti Devleti emin adımlarla başarıyla geleceğe yürümektedir”
    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bugün dünden daha güçlü olduğunu vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:
    “Atatürk’ün kurduğu ve bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün dünden daha güçlüdür, yarın da bugünden daha güçlü olacaktır. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde emin adımlarla başarıyla geleceğe yürümektedir. Bize düşen Atatürk’ü ve hedeflerini dosdoğru anlamak ve bu hedeflere ulaşmak için gece gündüz çalışmak ve üretmektir.”

  • Vali Yurtnaç’tan 10 Kasım mesajı

    Vali Yurtnaç’tan 10 Kasım mesajı

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısı ile mesaj yayımladı.
    Vali Yurtnaç, mesajında şu ifadelere yer verdi “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurladığımız günün 79’uncu yılında saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Hayatını ülkesine ve milletine adayan Atatürk, milletinden aldığı güç ve destekle bağımsız ve millet egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna liderlik etmiştir. Türk milleti olarak, Türkiye Cumhuriyetini çağdaş dünyanın güçlü bir devleti ve onun işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak için gayretle çalışıyoruz.
    Demokratik iradesi daha çok güçlenen Türkiye şimdi her zamankinden daha fazla emniyet ve güvenle geleceğe yürüyen bir ülke olma yolunda büyük mesafeler almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, milli iradeyi esas alan, demokratik ve insan haklarına saygılı, bölgesinde ve dünyada söz sahibi saygın bir ülke olarak aydınlık yoluna devam edecektir. Tarihin her evresinde kendisini parçalamaya, yok etmeye çalışanlar karşısında, ihanetlere, isyanlara ve her türlü kirli oyuna rağmen birlik olmayı başarmış bir milletin mensupları olduğumuz ve bugün de hiçbir güce boyun eğmeyeceğimiz iyi bilinmelidir.
    Bu duygu ve düşüncelerle, Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 79’uncu seneyi devriyesinde saygı, minnet ve rahmetle anıyorum”

  • Çeliksoy: Milli Eğitimin siyasi  atmosferden bağımsız olması gerekir

    Çeliksoy: Milli Eğitimin siyasi atmosferden bağımsız olması gerekir

    Yurt Eğitim Sen Genel Başkanı Hakan Çeliksoy, yaptığı yazılı açıklamada, Milli Eğitimin, eğitim sisteminde yapılan değişiklikleri eleştirdi.
    Çeliksoy, şunları kaydetti: “Milli Eğitim bir millete tek bir eğitim şeklini benimsetmek,ortak bir dil ve kültürle beraber tüm milletin aynı eğitim sisteminden geçirilmesi ve eşit şartlarda eğitim alması ile beraber bir ülkeyi birleştiren, geliştiren, toplumun temel ilkeler doğrultusunda yetiştiren bir kurumdur. Milli eğitimin temel ilkeleri bu istek ve ihtiyaçlara göre düzenlenir ve hayata geçirilir. Milli Eğitim Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi atmosferden bağımsız olması gerekirken aksine doğrudan doğruya siyasete bağımlı bir noktadadır. Ülkemizin gerçekliğini, içeride ve dışarıda yürüttüğü mücadeleyi kavrayamadan Milli eğitim konusunda atılan her adım hatalı sonuçlar vermekte ve temel ilkelerden sapmaktadır. Bunu sürekli değişen sınav sistemlerinden ve müfredatlardan da somut olarak görmekteyiz.”
    Açıklamasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten örnekler veren Çeliksoy, “Mustafa Kemal Atatürk, Eylül 1924’te Samsun’da öğretmenlerle yaptığı konuşmada şu çok önemli teşhis ve tespitte bulunur: “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terkeder.” bu söz göstermektedir ki Atatürk milletin gerçek zaferini eğitim ve öğretimde görmektedir. Toplum eğitim-öğretimle kalkınacaktır. Eğitim-öğretimde başarılı olursa millet hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşayacaktır. Aksi takdirde kölelik ve yoksulluğa sürüklenecektir. Mustafa Kemal Atatürk, çocuklarımızın ve gençlerimizin kendi millî değerlerimizle yetiştirilmesini istemiştir. Bu konuda doğu ve batıyı taklit etmekten uzak durulmasından yanadır. Bunun için eğitim dili, yöntemi ve eğitim araçlarının tamamen millîleştirilmesini istemiştir. Geleneksel eğitim modellerinin terk edilerek çağdaş bir eğitim modelinin geliştirilmesinin önemini vurgulamış ve bu modelin yabancı fikirlerden ve etkilerden uzak ve bizim millî değerlerimize uygun olmasını istemiştir.”diye ifade etti.
    EĞİTİMDE FIRSAT
    EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAK
    EĞİTİMİN
    TEMEL
    PRENSİPLERİNDEN BİRİDİR
    Çeliksoy, açıklamasına şöyle devam etti: “YURT – Sendikaları (YURT – Eğitim Sen)olarak Eğitimin uygulamalı olması, Sadece teorik olarak yapılan eğitim kişiye bir beceri kazandıramaz. Hatta ezberci yapar. Bunun için teorik eğitimin yanında pratik uygulamalı eğitim yapılmalıdır okullarda öğretilen bilgilerin iş yerlerinde uygulaması yapılmadıkça eğitimden bir verim alınamaz. YURT – Sendikaları olarak eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak eğitimin temel prensiplerinden birisidir. Bunun için toplumun her kesimini eğitim hizmetlerinden yararlandırmak, demokratik rejimlerin temel hedeflerindendir. Toplumun her bireyine ve ülkenin her yerine eğitimde fırsat eşitliğini sağlayabilen ülkeler eğitimle kalkınma fırsatını da yakalamışlardır. Günümüzde her seviyede okullar yurt çapında yaygınlaştırılmıştır. Ancak hepsi vatandaşlara eşit fırsatı verebilecek nitelikte değildir. Bina, öğretmen, öğretim elemanı ve araç-gereç yönünden farklı bir durumdadırlar. Bu sebeplerden her birinde aynı kalitede eğitim verilememektedir. Okullar eşit şartlarda eğitim verme imkânlarına kavuşturuldukça eğitimde fırsat eşitliği sağlanmış olacaktır.
    Yüreği yurt ve insan sevgisiyle atan toplumu bir adım ileriye nasıl götürürüm kaygısını duyarak çalışan bu uğurda kendini sürekli gelişimin içinde tutan öğretmenlerimizi hatta bu yüce görev için vatanın her yanında öğretme duygusuyla ülküsü için görevi başında şehit olmuş öğretmenlerimizi de şükranla minnetle anıyorum.”ifadelerini kullandı.

  • Çiçek’ten ‘seçim barajı’  değerlendirmesi

    Çiçek’ten ‘seçim barajı’ değerlendirmesi

    Eski TBMM Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek de ‘seçim barajına’ ilişkin soru üzerine, “Sayın Başbakanın bu konuda bir değerlendirmesi var zaten. Düşürülebilir baraj ama bunun kendi içinde yeni düzenlemelerinin de yapılması gerekir. Sadece barajın düşmesi yetmiyor, seçim mevzuatı dahil, Siyasi Partiler Yasası dahil hepsinin birlikte ele alınması lazım. Sadece binanın kapısını, penceresini değiştirerek bina yenilenmiş olmaz. Anlaşılıyor ki yeniden bu konuyu tartışacağız. İnşallah bir sonuca varmış olur ama seçim mevzuatıyla beraber düşürülmesi lazım. Çünkü yurt dışındaki vatandaşlarımız da oy kullanıyor. Seçim hukukunun yeni baştan gözden geçirilmesi gerekiyor. Yüksek Seçim Kurulunun yapısının yeni baştan gözden geçirilmesi gerekiyor. YSK kararları ile ilgili tartışmalar oluyor zaman zaman. Bunların hepsini bir arada ele almadığınızda sadece baraja takılır kalırsak korkarım onu çözeriz, başka bir tartışmayı yine sürdürürüz. Bir alanı düzelteceksek tümüyle düzeltmek lazım. Konu seçim hukuku ile ilgili olunca sadece barajdan ibaret değil, barajın dışında da düzeltilmesi gereken pek çok konu var. Seçim kanunları bir kalem gibidir, neyi yazmak istiyorsanız onu yazar. Siz, barajı düşürmekle veya başka türlü düzenlemelerle neyi gerçekleştirmek istiyorsunuz, bunun tümünü gözardı edersek dediğim gibi bir tek kalem şeye takılıp kalırız, sonra yine başka türlü tartışma devam eder” ifadelerini kullandı.

  • İnfak Derneğinden 450 aileye soba ve battaniye yardımı

    İnfak Derneğinden 450 aileye soba ve battaniye yardımı

    Yapılan yardımların sadece bununla sınırlı olmadığını vurgulayan Yağmur, “Derneğimiz kurulduğu günden bu yana sosyal anlamda faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda gerek eğitim adına öğrencilerimize yönelik etkinlikler, gerekse ihtiyaç sahibi ailelerimize yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zaten derneklerin kuruluş amaçlarından bir tanesi de toplum yararına faaliyetlerde bulunmaktır. Bu anlamda Yozgat İnfak Derneği yaptığı çalışmalarla dikkat çekiyor. Bu vesile ile bizlere destek olan ve katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.

  • İl Dernekler Müdürlüğünden  personele iş eğitimi

    İl Dernekler Müdürlüğünden personele iş eğitimi

    Valilik toplantı salonunda düzenlenen programa İl Dernekler Müdürlüğünde görevli personel ile ilçelerde dernek iş ve işlemlerini yürüten kaymakamlık personeli katıldı.
    İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu, müdürlükçe yürütülen iş ve işlemler hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Yurtlu, “ Amacımız, hizmet sunduğumuz, başta dernekler olmak üzere sivil toplum kuruluşları ve temsilcileriyle vatandaş odaklı çalışmak, iş ve işlemlerin etkin, verimli ve daha süratli ve sağlıklı bir şekilde iş yürütümünün sağlanmasıdır” dedi.
    Dernekler, siyasi partiler ve sendikaların iş ve işlemlerinin müdürlükçe yürütüldüğünü belirten İl Müdürü Hakkı Yurtlu , dernek işlemlerinin DERBİS üzerinden yürütülmekle, bürokrasi ve kırtasiyeciliğin oldukça azaltıldığını ifade etti. Siyasi Parti işlerinin PARBİS ve sendikal işlemlerin ise SENBİS yazılımı üzerinden yürütüldüğünü Yurtlu, programa katılan personele slayt sunumu eşliğinde mevzuat bilgileri yeniledi. Bu eğitimin yılda en az bir defa olmak üzere düzenlediklerini vurgulayan İl Dernekler Müdürü Yurtlu, programda, genel iş yürütümü, dernek iş ve işlemleri, yardım toplama izin ve faaliyetleri, siyasi parti kongre ve bildirimleri, sendikal işlemler kapsamında sendikaların genel kurul ve bildirimleri, ayrıca genel olarak adli ve idari yaptırımlar hakkında geniş bilgiler verdi.

  • Bilirkişilik eğitimleri başladı

    Bilirkişilik eğitimleri başladı

    Yozgat SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu kapsamındaki ‘Bilirkişilik Yönetmeliği’ ile adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetinin yapılabilmesi için; bilirkişilik yapacak kişilere “Bilirkişilik Temel Eğitimi” alma ve sertifika sahibi olma zorunluluğu getirildiğini belirtti.
    Adalet Bakanlığı tarafından bilirkişilik temel eğitimi vermek için yetkilendirilen kurumlar arasında yer alan Yozgat Mali Müşavirler Odası’da eğitime başladı
    SMMMO Başkanı Bulut, “Bilirkişilik Temel Eğitimi ile ilgili bilgi verdikten sonra “Odamıza Bilirkişilik temel eğitimi birinci dönem başvuruları 4 Ekim 2017 tarihinde başlanmış olup 16 Ekim 2017 tarihinde sona erdi. Birinci dönem başvurularını kaçıranlar için 2017/2.Dönem Bilirkişilik Temel Eğitimine başvurular 23 Ekim tarihinde başlamış olup 3 Kasım 2017 tarihinde sona ermiştir.”dedi.
    Birinci dönem başvuru sayısının 95, 2.dönem başvuru sayısının ise 19 kişi olduğunu vurgulayan Bulut, “Toplam başvuru sayısı 114 kişi katılım ilimize göre yüksek seviyede oldu.
    Katılımcılarımız eğitimlerini tamamlayıp 2018 yılı bilirkişi kütüğüne müracaatta bulunacaklar.
    Birinci ilk dönem eğitime katılan 96 kişi iki sınıfta toplam 18 saat teorik ve 6 saat de uygulamalı ders olmak üzere 24 saat sürecek ve sabah ve akşam oturumu ile 4 gün içinde tamamlamış olacağız. 4 gün sürecek eğitim pazar günü sona erecek. Dersler Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Leyla Akyol Aslan ile Yrd. Doç. Dr. Aziz Serkan Arslan tarafından verilmektedir. Bu vesile ile kursiyerlerimize başarılar diliyorum.”diye konuştu.

  • Köse: Milletimiz, Cumhuriyetimize ve  demokrasimize sahip çıkmaya devam edecek

    Köse: Milletimiz, Cumhuriyetimize ve demokrasimize sahip çıkmaya devam edecek

    AK Parti İl Başkanı Köse, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 79’uncu yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 79’uncu yıldönümünde minnetle şükranla yâd ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük ideali, Türkiye’yi birlik ve beraberlik içinde, müreffeh bir ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine çıkarmaktı. Bugün büyük Türkiye yolunda hızla ilerleyen ülkemiz, demokratik hak ve özgürlükler alanında büyük mesafeler kat ederek dünyanın en saygın ülkeleri arasında yer almıştır.15 Temmuz direnişiyle birlikte demokratik iradesi daha da güçlenen Türkiye şimdi her zamankinden daha fazla emniyet ve güvenle geleceğe yürüyen bir ülke olma yolunda büyük mesafeler almaktadır. Milletimiz, Cumhuriyetimize ve demokrasimize sahip çıkmaya devam edecek, Türkiye Cumhuriyeti bütün engellemelere rağmen tek yürek halinde tarihi yükselişini sürdürecektir. Bu düşüncelerle büyük devlet adamı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurladığımız bu günde saygı, şükranla anıyoruz.”

  • Gripten korunmak  için pratik tavsiyeler

    Gripten korunmak için pratik tavsiyeler

    Uzmanlar gripten korunmak için bol bol sıvı ve c vitamini tüketmeleri konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Uzmanlar, “Grip, influenza adı verilen bir virüs tarafından oluşturulan, ani olarak 39 derece üzerinde ateş, şiddetli kas eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varılabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolar yol açan grip, halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmamalıdır.Soğuk algınlığı, ateş yükselmeden, hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati gerektirmeyen bir hastalıktır ve grip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır. Gribe yol açan influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Başlıca bulaşma yolları, öksürük ve hapşırık ile etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile bulaşması, hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalar ile bulaşmadır” dedi.
    Gripten korunma
    Gripten korunmanın başlıca yolu vücut direncinin düşmesi engellemekten geçtiğini söyleyen Uzmanlar şu bilgileri verdi: “Bu nedenle mevsim özelliklerinde uygun giyilmeli, bol sulu gıdalar, taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Sabun ve su ile ellerinizi sık sık yıkayınız. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınız. Yeterli ve dengeli besleniniz. Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınız. Kapalı ve kalabalık ortamları sık sık havalandırınız. Risk altındaki insanların her yıl grip aşısı yaptırmaları önerilmektedir. Grip nedeniyle ciddi hastalık taşıyan belirli gruplar mevcuttur, bu gruplar için korunma büyük önem taşır. Bu sebeple 65 yaş ve üzerindeki kişiler yaşlı bakım evinde ve huzur evinde kalan kişiler astım dahil Kronik akciğer ve Kalp damar sistemi hastalığı olanlar şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliği olanlar grip aşısı bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık uygulama tebliği kapsamında karşılanmaktadır. Bu kişiler hekime başvurarak reçete ile eczanelerden aşılarını alabilirler. Grip olunca yapılması gerekenler, grip geçirdiğinizde belirtileriniz ağırlaşırsa (nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı, yüksek ateş, öksürük gibi belirtilerin ortaya çıkması) bir hekime başvurunuz ve tavsiyelerine göre gerekli ilaçları kulanınız. Antibiyotikler gribi tedavi etmezler.
    Bu nedenle hekim tavsiyesi dışında antibiyotik kullanmayınız. İstirahat ediniz. Bol sıvı tüketiniz. Hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla teması sınırlandırınız. Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağzı kağıt mendille kapatınız ve kullanılan kağıt mendili çöp kutusuna atınız. Kağıt mendil yoksa kol içi ile ağız ve burnunuzu kapatınız.”

  • Vali Yurtnaç: Bahçecik Barajı ile  80 bin dekar tarım alanı sulanacak

    Vali Yurtnaç: Bahçecik Barajı ile 80 bin dekar tarım alanı sulanacak

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, yapım inşaatı devam eden Bahçecik Barajının tamamlanması ile 80 bin dekar tarım alanının sulanabileceğini söyledi.
    BAHÇECİK BARAJINDA SETLER YÜKSELİYOR
    Bahçecik ve Boğazköylü vatandaşlarla bir araya gelerek köyün ve vatandaşların sorunlarını dinleyen Vali Yurtnaç, daha sonra Bahçecik Barajı inşaatında incelemelerde bulundu.
    Baraj ve inşaat hakkında yüklenici firma yetkililerinden bilgi alan Vali Yurtnaç, Yozgat’ın önemli bir tarım kenti olduğunu ve sulama amaçlı yapılan barajlarla birlikte üretimin daha da artacağını söyledi.
    Geçtiğimiz aylarda Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun da katılımı ile 214 milyon lira yatırım bedelli 9 tesisin toplu temel atma törenini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Vali Yurtnaç, “Yozgat’ın dört bir yanında nerede bir baraj, gölet yapılabilecek su varsa devletimizin ve hükümetimizin desteği, Başbakan Yardımcımız Sayın Bekir Bozdağ ve milletvekillerimizin gayreti ile oralarda baraj inşaatları başladı. Bu inşaatlardan bir tanesi de Akdağmadeni Bahçecik Barajı ve barajımızın inşaatı hızlı bir şekilde ilerliyor” dedi.
    80 BİN DEKAR ZİRAİ ARAZİYE SU SAĞLAYACAK
    Bahçecik barajının tarım arazilerini sulama amaçlı yapıldığını belirten Vali Yurtnaç, “Bahçecik Barajı, talvegden 60 metre, temelden 70 metre yüksekliğindeki 549 bin 346 metreküp gövde hacimli, SSB (Silindirle Sıkıştırılmış Beton) tipinde yaklaşık 40 milyon lira bedelle inşa ediliyor. Baraj tamamlandığında depolanacak 33 milyon metreküp su ile 80 bin dekar zirai araziye su sağlanacak.
    Böylelikle çiftçimiz sulu tarımda daha kaliteli ve daha verimli ürün elde etme imkanı sağlayacak” diye konuştu.
    Vali Yurtnaç ve beraberindekiler daha sonra Bahçecik İlk ve Ortaokulunu ziyaret ederek öğrencilerle bir süre sohbet etti.
    Öğrencilere hedeflerini soran Vali Yurtnaç, hedeflerine ulaşabilmeleri için bol bol kitap okuyup derslerine çok çalışmaları gerektiği konusunda öğrencilere nasihatte bulundu.

  • Öğrenciler’den sığınmacı  ailelere yardım

    Öğrenciler’den sığınmacı ailelere yardım

    Yozgat’ta ortaokul öğrencileri, sosyal sorumluluk projesi kapsamında topladıkları kuru gıda, giysi, ayakkabı ve yakacakları, öğretmenleri eşliğinde Yozgat’ta yaşayan sığınmacı aileleri ziyaret ederek teslim ettiler.
    Topladıkları yardım malzemelerini okullarında biriktirerek paketler haline getiren minik öğrenciler, yardımları ulaştırmak üzere öğretmenleri eşliğinde ihtiyaç sahibi sığınmacı ailelere ulaştırmak üzere yola çıktılar. Sığınmacı aileleri ziyaret eden öğrenciler, topladıkları yardımları ailelere ulaştırmanın mutluluğunu yaşadılar.
    Sosyal sorumluluk projesi kapsamında Yozgat’ta yaşayan sığınmacı ailelerin ihtiyaçlarını okul yönetimi ve öğrenciler olarak karşıladıklarını söyleyen Merkez Ortaokulu Müdürü Mustafa Uyar, “Vali Bey’in sene başındaki müdürlerle yapmış olduğu toplantıda mültecilerle ilgili ensar muhacir ilişkileri içerisinde onlara yaklaşmamız gerektiğini belirtti. Biz de öğrencilerimizle sosyal sorumluluk projesi geliştirdik. Çocuklarımızla okul arkadaşlarının evlerine gidip onları evlerinde ziyaret ediyoruz. Onlara yardımlarda bulunmaya çalışıyoruz. Gerek kültürel gerekse maddi manevi bakımdan ve dil gelişimleri bakımından çocuklarımız onlarla hem hal oluyorlar, iyi arkadaşlık ilişkileri kuruyorlar. Dolayısıyla mülteci öğrencilerimizin problemlerini en aza indirmeye çalışıyoruz” dedi.
    Mustafa Arda Dişlioğlu isimli öğrenci ise “Okulumuzda okuyan sığınmacı öğrenciler var. Onların aileleri için okulumuzda yardım topladık ve dağıtıyoruz. Yardımların içerisinde gıda, giyecek, oyuncak gibi ürünler var” şeklinde konuştu.
    Akın Özdöl isimli öğrenci de “Okulda Suriyeli arkadaşlarımızın durumlarını anlayıp onlara yardımcı oluyoruz. Onlar bizim Müslüman kardeşlerimiz, onlara hepimiz yardım topladık. Oyuncak, gıda ve giyecek yardımlarını onlara getirdik” ifadelerinde bulundu.

  • Rüştü Çalı: Adana’dan  lider dönmek istiyoruz

    Rüştü Çalı: Adana’dan lider dönmek istiyoruz

    Teknik Direktör Aydın Yavuz’un futbolculara hafta boyunca sık sık uyarılarda bulunduğunu dile getiren Rüştü Çalı, Adana’ya galibiyet için gittiklerini ifade etti.
    Çalı, “Takımımız hafta boyunca çok iyi hazırlandı. Bütün planlarımızı galibiyetle üzerine yaptık. İnşallah üç puan ile dönen taraf biz oluruz” dedi. Yardımcı antrenör Rüştü Çalı, hafta boyuncu antrenmanlarda çabuk oyun üzerinde çalıştıklarını belirterek, Adana Büyükşehir Belediyespor’un genç bir kadroya sahip olduğunu söyledi.
    Çalı, “Adana Büyükşehir Belediyespor çok koşan bir takım. Biz oyun planımızı buna göre hazırlandık. Baskılı futbol oynayıp, gol noktalarında çabuk futbolla sonuca gitmek istiyoruz” dedi. Nevşehir maçı sonrasında oyuncuların üzerinde bir rehavet olduğunu anlatan Rüştü Çalı, “Büyük bir maç kazanınca bunlar oluyor. Ama Aydın hocamız hafta boyuncu bu konuda futbolcularımızı sık sık uyardı. Bunun üzerinde çok duruyoruz. Hafta boyunca yapılan idmanlarda futbolcularımızı buna hazırladık” diye konuştu.
    Karşılaşmanın oynanacağı stadın sentetik saha olduğunu hatırlatan Rüştü Çalı, “Çok da düzgün bir sentetik değil orası. Bizi en çok zorlayacak konu bu. Ama buna alışacağız. Zemini bahane etmeyeceğiz. Çünkü şartları kabul edersek sonuca gidersiniz. Yoksa saha bozuktu, sentetikti bahanelerini üretirsek başarılı olma şansımız yok” dedi.

  • Kacıroğlu, Ülke genelinde 25 bin  kişi organ nakli bekliyor

    Kacıroğlu, Ülke genelinde 25 bin kişi organ nakli bekliyor

    3-9 Kasım Organ Bağış Haftası dolayısıyla Yozgat Şehir Hastanesi’nde konferans veren Organ ve Doku Nakli Erzurum Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Dr. Fatih Kacıroğlu, organ bağışının önemine değindi. Vefattan sonra organların bağışlanması hususunda Türkiye’nin geri kaldığını açıklayan Kacıroğlu, yaptığı açıklamada “Her geçen gün organ bekleyen hasta sayımız artıyor. Şu an 25 bin civarında insan organ nakli için organ bağışı bekliyor. Bu hastalardan 21 bin civarı böbrek yetmezliği olan hastalar. 2 bin yüz civarında ise karaciğer bekleyen hastalarımız var. Bu hastalara umut olmak için organ bağışında bulunmalı, organ bağışını teşvik etmeliyiz” dedi.
    Organ bağışı için beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarının organ bağışına yönelmesi gerektiğini belirten Kacıroğlu, “Beyin ölümü tıbben ölüm halidir. Bitkisel hayatla karıştırılmamalıdır. Beyin ölümü dediğimiz şey tüm beyin ve beyin sapının ölümü demektir. Bu aynı zamanda hukuken de ölümdür. Kanunlarımızda da ölümün tanımı beyin ölümüdür” şeklinde konuştu. Organ nakli konusunda sağlık çalışanlarının, toplumsal kanaat önderlerinin, din adamlarının ve medya duyarlı olması gerektiğini söyleyen Kacıroğlu, organ bağışının sosyal dini ve tıbbi olarak önemine her platformda değinilmesi gerektiğinden bahsetti. Kacıoğlu, konuşmasının sonunda ise Yozgatlı organ bağışçılarına seslenerek “Sizler çok mühim bir karar vererek yaşama tutunmak için bekleyen hastalara umut oldunuz. Sizlere organ bekleyen tüm hastalar adına teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

  • 20 bin taş kullanılarak  Türk Bayrağı yapıldı

    20 bin taş kullanılarak Türk Bayrağı yapıldı

    Sorgun Üçtepeler mevkisinde, iş adamı Salim Taşçı tarafından oluşturulan ‘Salim Taşçı Gazeteciler Hatıra Ormanı’ içerisine yaptırılan 160 metre eninde 240 metre genişliğinde Türk bayrağı 38 bin 400 metrekare alanı kaplıyor.
    Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek ay yıldız için 500 ton mozaik kullanılan Türk bayrağında 20 bin ton taşın yer aldığını ve demir oksit boya kullanılarak renklendirildiğini ifade etti. Şimşek, Yozgat’ın en çok şehit veren vilayetlerden biri olduğunu, bu bayrağından şehitlerin anısına, bayrak sevgisine atfen yapıldığını belirterek,”Üç tepeler mevkine daha önce iş adamı Salim Taşçı tarafından hatıra ormanı oluşturulmuştu. Orada Türk bayrağını andıran çiçek ve fidan dikilmiş fakat pek gözükmüyordu. Daha sonra tepenin tamamında 160 metre eninde 240 metre boyutunda 38 bin 400 metrekare alana 20 bin ton kalker taş yerleştirdik. Ay yıldızı mozaik taş ile boyaya ihtiyaç duymadan yaptık. Kırmızısını boyadık ve 38 bin 400 metrekare Türkiye’nin ve dünyanın en büyük bayrağını yaptık.”dedi.

  • İhracat Şampiyonu  Akdağmadeni’nden

    İhracat Şampiyonu Akdağmadeni’nden

    Düzenlenen zirve toplantısına Türkiye’nin çeşitli illerinde ihracat yapan ve memleketine katma değer kazandıran firma temsilcileri, Başbakan Binali Yıldırım ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile bir araya gelme imkanı buldu.
    TİM’in geçtiğimiz hafta ikincisini düzenlediği İhracat Haftası’nın açılışında Başbakan Binali Yıldırım tarafından Ekim ayı ihracat verileri açıklandı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen İhracat Haftasına, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile çok sayıda ihracatçı da katıldı.
    Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) İhracat Zirvesi açılış töreninde Başbakan Binali Yıldırım ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile birlikte açıkladığı verilere göre, ekim ayı ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,6 artışla 13 milyar 528 milyon dolar oldu. Son bir yıllık ihracat da yüzde 10,7 artışla 154 milyar 227 milyon dolara ulaştı.
    İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen Ekim ayı ihracat verilerinin açıklandığı zirvede, Yozgat’ı ve Akdağmadeni’ni temsil eden iş adamı ve Sen Tekstil A.Ş yönetim kurulu üyesi Müfit Daştan, Türkiye’ye yaklaşık 7 milyon dolar ihracat girdisi sağlayarak hem ülke ekonomisine hem de yeni ihracat pazarları oluşturarak Yozgat’ın ihracat şampiyonu oldu.
    Daştan, gazetemize yaptığı açıklamada, Yılın her gününü ülkesine ve memleketime bir kuruş ihracat girdisi sağlamak için çalıştığını söyledi.
    Başta Amerika olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihracatlar gerçekleştirdiğini belirten Daştan, şöyle konuştu;
    “Türkiye’ye ihracat işim yaklaşık dört yıl önce kapari ile başladı. Şu anda Amerika başta olmak üzere Almanya, İtalya, İspanya, Yunanistan’a ihracatlarımızı aralıksız devam ediyor. İhracat’ı yapılan ürünlerimizin arasına kuru domatesi de ekledik. Son rakamlara göre ihracatımız 7 milyon dolar’ı aşmış bulunuyor. Bu rakamla Yozgat’ın ihracat şampiyonu oldum. Bu bağlamda hükümetimiz gerekli desteklemeleri sağlıyor. Aktif çalışmalarımız ye yenilenen ürün yelpazemizle ihracat verilerimiz ve pazar sayımız her geçen gün artmaya devam ediyor. Yeni ürünlerle geliştireceğimiz ihracat pazarlarıyla da inşallah bunu daha da perçinleyeceğiz. Yılın her gününü ülkemize ve memleketime bir kuruş ihracat girdisi sağlamak için çalışıyorum. Bu bağlamda ihracat, ülkemizin ve memleketimizin bel kemiğidir. Ülkemiz için yapılan ihracatın her bir kuruşu, memleketimizin yarınlarına katkı sağlayacağına inanıyorum.”
    Otomotiv ve yedek parça ihracatı sektöründe de yeni ihracat pazarları oluşturduklarını dile getiren Daştan, “ Bulgaristan, Romanya, Gürcistan ve Eski Sovyet ülkelerine ihracatımız başladı. Bu sektördeki ihracatımız her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Bu da bizim konsolide ihracat ciromuza katkı sağlamış oluyor.” Şeklinde konuştu.
    Program sonrası isimleri açıklanan başarılı iş adamlarına plaket ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Başbakan Binali Yıldırım daha sonra iş adamları ile birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Yozgat Gimat şubelerinde  ette büyük indirim

    Yozgat Gimat şubelerinde ette büyük indirim

    Gimat Marketler Zinciri Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özışık, düzenlediği basın toplantısında, Yozgat’ta et fiyatlarının büyük şehirlere göre düşük olduğunu, buna rağmen ucuz et projesini desteklediklerini söyledi.
    Bu kapsamda, satışa sundukları etlerin fiyatlarında indirime gittiklerini belirten Özışık, “Bugün itibariyle Yozgat’taki bütün Gimat şubelerimizde ithal et fiyatlarının altında satış yapmaya başladık. Kıymalık etin kilogramını 28,90 kuruşa, kuşbaşı etin kilogramını da 30,90 kuruşa satıyoruz.” dedi.
    Özışık, reyonlarında kesinlikle dondurulmuş ya da şoklanmış et bulunmadığını, ürünlerinin tamamının yerli ve İslami usullere uygun kesilmiş hayvanlardan elde edildiğini ifade etti.

  • Ekmeklerini mangal kömürü yaparak kazanıyorlar

    Ekmeklerini mangal kömürü yaparak kazanıyorlar

    Çayıralan ilçesindeki meşe ağacı ormanında her yıl yüzlerce ton mangal kömürü üretimi yapılıyor. Sağlık açısından sakıncası bulunmayan ve tamamen meşe ağacından yapılan mangal kömürleri, Mardin’den ve Gaziantep’ten gelen ailelerin geçim kaynağı oluyor. Her yıl Nisan ayında meşe ağacından mangal kömürü üreten aileler, Kasım ayına kadar kömür ocağında çalışmaya devam ediyor.
    Yapımı uzun ve bir o kadar da zahmetli olan mangal kömürü için saman ve toprakla örtülü torluk adı verilen ocakta, meşe ağacını kömür haline getiren ailelerin ürettikleri mangal kömürü, Türkiye’nin birçok yerine ulaşıyor. Bin bir zahmetle üretimi yapılan mangal kömürünün kilosu bir lira 60 kuruştan tonu ise bin 600 Türk Lirasından satışa sunuluyor.
    Mardin’den geldiklerini belirten işçi Vedat Öner, “Ekmeğimizi bu işten kazandığımız için buradayız. Kömür üretmek anlatılamayacak kadar zor bir iş, yaşamak gerek. Her şeye rağmen ekmeğimiz için Yozgat’ta kömür üretiyoruz” dedi.
    Mangal kömürü üretmenin ustalık gerektiren bir iş olduğunu söyleyen Sedat Öner ise, “Biz çekirdekten yetiştiğimiz için bu işin içindeyiz. Dışarıdan bakıldığında bu iş çekilmez bir hal alıyor. Herkesin belli bir kazancı ve çalışma alanı var. Ateşin, tozun, toprağın içinde ekmeğimizi, rızkımızı böyle kazanıyoruz” şeklinde konuştu.

  • BÜ’den “farkında olduğun kadar güçlüsün”konferansı

    BÜ’den “farkında olduğun kadar güçlüsün”konferansı

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını Medeniyet ve Kültür Topluluğu Başkanı Oruçhan Temel yaptı. Temel, “Gençler olarak yaşadığımız toprakların değerlerini bilmek ve gereklerini yapmak zorunda olduklarını, bunun için de derslere gösterdiğimiz özenle birlikte sosyal kimliğimizin gelişmesine de önem ve özen göstermeliyiz.” dedi. Yrd. Doç. Dr. Recep Temel, farkındalığın özellikle gençler açısından önem arz ettiğini vurguladı.
    Temel, ülkemizin genç nüfus oranının diğer ülkelere göre avantaj olduğunu, ancak bu gücün heba edilmesi için belli odakların gençlerimizi özellikle bağımlılık yapan madde kullanımına özendirdiğine dikkat çekti.
    Yrd. Doç. Dr. Temel, şunları kaydetti: “Hayatta başarılı olmanın yolunun ilimle meşgul olmaktan geçmektedir. Dini ve milli referanslarımız bunu emrettiği halde bu konuda yeterince farkındalık maalesef oluşturamadık. Kütüphanelerimizin boşluğu bunu ispat etmektedir. İnsan olayların farkında olursa sorumluluğunu üstlenecektir. Yoksa sorumluluğu başkalarına bırakacaktır ki; bu büyük bir tehlikedir. Zira bütün millet fertleri kendi alanlarında sorumluluklarını en üst düzeyde yerine getirme şuuruna sahip değillerse o ülkenin geleceği tehlikeye girecektir.”
    Programın sonunda Medeniyet ve Kültür Topluluğu tarafından Yrd.Doç.Dr.Recep Temel’e plaket takdim edildi.

  • Çocukları NBŞ’li ürünlerden  uzak tutun uyarısı

    Çocukları NBŞ’li ürünlerden uzak tutun uyarısı

    Yozgat Şube Başkanı Turgut Gözübüyük, NBŞ’ler konusunda vatandaşları uyararak ‘Şeker Sektörü ve Nişasta Bazlı Şekerler Gerçeği’ adlı kitapçık dağıttı. Gözübüyük, NBŞ’lerin başta obezite, alzheimer, kalp, astım, baş ağrısı ve kansere kadar birçok hastalığın nedeni olabileceğini belirterek,”İçtiğiniz kolada, meyve suyunda, gazozda, yediğiniz çikolatada, tatlıda, kekte, pastada dondurmada kısacası yüzlerce üründe bu mısırdan elde edilen Şeker kullanılıyor. Çocuklarımız büyük tehlike altında” dedi.
    Gözübüyük, tüm dünya ülkelerinde sağlığa zararlı gerekçesiyle yasaklanan tatlandırıcılar, her yıl yüzde 50 oranında kota artışıyla Türkiye’ye sokulduğunu ifade ederek,”Siklamat adı altındaki yapay tatlandırıcıların ise kanser yapıcı etkisi bilimsel olarak kanıtlandığından Amerika ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede kullanımı yasak. AB müktesebatına göre uyum çerçevesinde Türkiye bu gidişle çok yakın zamanda bir tatlandırıcı istilasına uğrayacak. Türkiye’de çikolatadan, meşrubata kadar hemen her üründe nişasta bazlı Şeker kullanımı gün geçtikçe artış göstermektedir. Bu tatlandırıcıların kullanılmasının artmasına bağlı olarak bazı hastalıklar da daha sık görülecek. Uzmanlar önümüzdeki yıllarda yapay tatlandırıcı kaynaklı hastalıkların ortaya çıkacağı uyarısını yapmaktadır. Şeker-İş Sendikası olarak NBŞ’lerin şeker pancarına alternatif olamayacağını defalarca kamuoyuna anlatmaya çalıştık. Buna rağmen, bugün ülkemizde bir taraftan şeker fabrikaları özelleştirilmeye çalışılırken bir taraftan da GDO’lu ürün ithalatına izin verilmektedir.” şeklinde konuştu.

  • Vali Yurtnaç: Devletimizin desteği ile  standardı yüksek okullar yapıyoruz

    Vali Yurtnaç: Devletimizin desteği ile standardı yüksek okullar yapıyoruz

    Bir takım inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Yerköy İlçesine giden Vali Kemal Yurtnaç, burada önce kaymakamlığa uğrayarak görevine yeni başlayan Kaymakam Tuncay Dursun’a görevinde başarılar diledi.
    Kaymakamlık ziyaretinin ardından ilçede yapımına başlanan Namık Kemal Ortaokulu ve İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu inşaatlarını yerinde inceleyen Vali Yurtnaç, öğrencilerin kaliteli binalarda eğitim görmeleri için okul binalarının fiziki yapısının düzeltileceğini söyledi.
    İnşaatlar hakkında ilçe kaymakamı ve ilçe milli eğitim müdüründen bilgi alan Vali Yurtnaç, “Sadece il merkezinde değil ilçelerimizde de çocuklarımızın standardı okul binalarında okumaları için başlattığımız çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. Çocuklarımız artık sınıfları güzel, bahçesi geniş, spor salonları olan, laboratuarları donanımlı, teknoloji sınıfları olan okullarda okuyacaklar” dedi.
    Binaların güzel olmasının tek başına bir işe yaramadığını belirten Vali Yurtnaç, “Devletimizin ve hükümetimiz destekleri ile standardı yüksek okullar yapıyoruz.
    Okullarımızın fiziki güzelliği ve donanımı tek başına bir işe yaramıyor. Burada okuyan öğrencilerimizin milli manevi değerlerini bilen, geçmişine sahip çıkan, bayrağını, kıblesini kimseyle tartışmayan ve pazarlık konusu yapmayan nesiller olarak yetişmeleri için de gayret göstereceğiz. Bunun için öğretmenlerimize de büyük görev düşüyor” diye konuştu.

  • Tuygun:  Yeni sınav sistemi  “Adresin kadar oku”sistemidir

    Tuygun: Yeni sınav sistemi “Adresin kadar oku”sistemidir

    Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası İl Temsilcisi Sedat Tuygun yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla herhangi bir bilimsel çalışma, altyapı hazırlığı olmadan bir anda kaldırılan TEOG’un yerine 51 gün sonra var olan eşitsizliği daha artıracak bir liseye geçiş sistemi getirilmiştir.
    Bakanın müjde gibi sunduğu yeni sistem için; Eğitim Bölgesi Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi, Veli Tercihli Yeni Kayıt Sistemi, Velinin tercihine bağlı serbest kayıt sistemi şeklinde birkaç tane isim bulmuş olsa da bu sistem: “Adresin kadar oku!” sistemidir.”
    ÖĞRENCİLERİN SADECE YÜZDE 8 BAKAN BEYİN TABİRİ İLE NETELİKLİ OKULLARA GİDEBİLECEKTİR
    Yeni sistemle öğrencilerin yüzde 8’nin nitelikli yüzde 92’sinin ise adrese dayalı kayıt sistemiyle okullara yerleştirileceğini vurgulayan Tuygun, “Bilindiği üzere; artık liselere geçişte sadece 600 okul için merkezi bir sınav olacağı, bunun dışında kalan tüm okullara öğrencilerin ikametgahlarına göre yerleşeceği belirtilmiştir. Her öğrencinin adresine yakın 5 okulu tercih edeceği, ve bu tercihlerden birisine yerleştirileceği açıklanmıştır.
    Yani öğrencilerin yaklaşık yüzde 92’si adrese dayalı kayıt sistemi ile yerleştirilecektir. Öğrencilerin sadece yüzde 8’i, Bakan’ın tabiriyle ‘nitelikli’ okullara gidebilecektir. Eğitim-İş olarak açıklanan yeni sistemin birçok açığı olduğu ve kötü sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıyoruz.”diye konuştu.
    3 YILLIK EĞİTİMİN 90 DAKİKADA 60 SORU İLE CEVAPLANMASI BİLİMSEL OLARAK AYKIRIDIR
    Üç yıllık eğitimin 90 dakikada 60 soru ile cevaplanmasının bilimsel olarak ölçme ve değerlendirme ilkelerine aykırı olduğunu söyleyen Tuygun, merak edilen soruları maddeler halinde şöyle sıraladı: “1-Bakan Beyin dediğine göre; 90 dakikada, 60 sorulu bir sınav yapılacaktır. Bu sınavda çocuklara 8.sınıf temel dersleri ağırlıklı olmak üzere 6.ve 7. sınıf temel derslerinden, bütün müfredattan sorular sorulacaktır. 3 yıllık eğitimin 60 soruda ölçülmesi bilimsel olarak yanlış ve ölçme değerlendirme ilkelerine aykırıdır.
    Ders başına neredeyse 2 soru düşmektedir. Üstelik bu 60 sorunun hangi kıstaslara göre hangi ders ve konulardan seçileceği belli değildir.
    2- Bakan’ın sınavla öğrenci alacak liseler için “nitelikli” tanımını kullanması, bu okulların dışında kalan, okulların yüze 90’ının “niteliksiz” olduğunu ve çocuklarımızın bu niteliksizliğe mecbur bırakılacağını sonucunu doğurmaktadır. Nitelikli 600 okul hangi kritere göre belirlenecektir?
    3- Bakan, “eğitim bölgeleri” oluşturacaklarını, çocukların okullarına dair 5 tercihi bu bölgelere göre seçeceğini açıklamıştır. Bu bölgelerin hangi kriterlere göre ve ne zaman oluşturulacaktır? Kendi bölgesinde çocuğuna kontenjan da bahane edilerek sadece imam hatip lisesi gösterilen bir veli, bu “eğitim bölgesi”ni kime şikâyet edecektir?
    4- Sadece 600 okulun sınavla öğrenci alacak olması, başarılı çocukların arasındaki yarışı kızıştıracak ve pedagojiye aykırı olarak onların üstündeki yükü, stresi artıracaktır.
    5- Bu sistem, Kavimler Göçü gibi Öğrenciler Göçü’ne yol açacak, velileri ve öğrencileri ekonomik durumlarına göre ayrıştıracaktır. Bakan Yılmaz, “Okul türlerine göre hiçbir öğrencimizi, istemediği bir başka okul türüne yerleştirmeyeceğiz” demiştir.
    Ancak fen liselerinin 33 bin, sosyal bilimlerin 10 bin, Anadolu liselerinin 340 bin olmak üzere toplam kontenjan sayısı 380 bindir. Bu okulların tümü adrese dayalı öğrenci alsa dahi 1.2 milyon öğrencinin yaklaşık 800 bini imam hatip ve meslek liselerine yönlendirilecektir. -Ekonomik durumu iyi olanlar, çocuklarını özel okula göndererek bu sistemden kurtulabilecektir.
    Bu sistemle birlikte özel okul oranının hızla artacağı da açıktır. – Ekonomik durumu orta olanlar, çocuklarının eğitimi için ‘iyi’ okulların olduğu semtlere taşınacak, bütün bir hayatını değiştirecektir. -Ekonomik durumu kötü olan yurttaşlar ise “eğitim bölgesi” dayatmasına maruz kalacak, bu sistem eliyle gelecek imam hatip dayatması başta olmak üzere birçok uygulamaya boyun eğecektir.”

  • Şahin’den vatandaşlara uyarı

    Şahin’den vatandaşlara uyarı

    Karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, vatandaşları telafisi olmayan sonuçların olmaması için uyarılarda bulundu. Dr. Şahin, “Ülkemizde yaşanan soba zehirlenmeleri en sık görülen karbonmonoksit gazı zehirlenmesidir. Bu nedenle halkımızın bu konuda bilgilendirilmesi halk sağlığı açısından önem arz etmektedir. Bu tür zehirlenmeler, yapısında karbon taşıyan bileşiklerin tam yanmaması sonucu karbonmonoksit gazının açığa çıkmasıyla oluşur. Karbonmonoksit gazı, kokusuz, tatsız, tahriş edici olmayan, yanıcı bir gazdır” dedi.
    Dr. Şahin şöyle devam etti: “Odun, kömür, egzoz gazları ve doğalgaz gibi yakıtların dumanlarında bulunur. Genellikle soba zehirlenmesi ve banyo zehirlenmeleri olarak bilinir. Kötü baca sistemleri, yangınlar, kapalı garajlar, hava dolaşımının olmadığı yerler, fırtınalı hava koşullan karbonmonoksit oluşumunu sağlar. Baş ağrısı, güçsüzlük, halsizlik, baş dönmesi, görme kaybı, unutkanlık, bulantı, kusma, kalp ritmi bozukluğu, bayılma, uyuşma, solunum güçlüğü gibi belirtiler zehirlenmenin işaretidir. Zehirlenme olduğunda en önemli şey hastanın zehirlendiği ortamdan dışarı çıkarılarak organlara oksijen sağlanması çok önemlidir.”
    “Düzenli bakım şart”
    Zehirlenmeden korunmak için yapılması gerekenleri de sıralayan Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, “Evinizde kullandığınız tüm ısıtma sistemlerinin ve bacaların her yıl düzenli olarak bakım ve temizliğinin yaptırılması gerekir. Zehirlenmeye neden olan yakıt ile ısınma yapılan yerlerde ısıtma araçlarının bacaya bağlantısının yapılması gerekir. Fırtınalı hava koşullarında yatarken sobaya fazla yakıt atılmaması veya sobanın tamamen kapatılması gibi önlemler alınmalıdır. Bu tür zehirlenme durumlarında hemen 112 acil çağrı merkezi aranmalıdır” diye belirtti.

  • Yazıcı, okul müdürleri ile  toplantıda bir araya geldi

    Yazıcı, okul müdürleri ile toplantıda bir araya geldi

    Merkez Okul Müdürleri toplantısı İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı Başkanlığında Milli Eğitim Müdürlüğü müdür yardımcıları ve şube müdürlerinin katılımıyla yapıldı.
    Toplantıda okul müdürlerinin tek tek sorunlarını dinleyen Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı eksiklikleri not alarak giderilmesi için gerekli talimatları verdi.
    Yazıcı, “Sayın Valimizin himayelerinde hazırlanan Strateji Belgesi kapsamında yürütülen çalışmaların takibi ve raporlanması, her okulun risk analizinin ve öğrenci sorunlarının rehber öğretmenler tarafından çıkarılması, velilerimizin eğitimle ilgili ihtiyaç analizinin yapılması ve bu hususlarda okullarımızdan dört yıllık eylem planı hazırlayarak uygulamaya konulmasını istiyoruz.”dedi.
    Toplantıda gündem maddelerinden ;Geçen eğitim- öğretim yılının değerlendirilmesi,okul ve kurumların fiziki durumu,okul ve kurumların donatım onarım talepleri, okul ve kurumların donatım, araç-gereç ihtiyaçları, taşıma yoluyla eğitime erişim ve yemek hizmetleri, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, okul ve öğrenci günleri, Milli Eğitim Müdürlüğü Strateji belgesi ve öğretmen koçluğu ve uygulamaları, sosyal, sportif ve kültürel etkinlikler, okulların risk analizlerinin yapılması, öğrenci sorunlarının tespiti, dezavantajlı öğrencilerin tespiti, akademik başarı durumu ve başarının artırılması için yapılacak eylem planı, kurumsal iletişim, kurum kültürü ve kurum iklimi, ölçme-değerlendirme ,TÜBİTAK projeleri, kalite takip sistemi iş ve işlemleri konuları görüşülüp kararlar alındı.
    Yazıcı, toplantıya katılan okul müdürlerine teşekkür ederek, eğitim adına dilek ve temennilerde bulundu.