Kategori: Gündem

  • Şerefli: Yeni eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun

    Şerefli: Yeni eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun

    Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, yeni eğitim dönemi dolayısyla yaptığı açıklamada eğitimin önemini vurgulayarak eğitimin sorunlarına da değindi.
    Şerefli şunları kaydetti: “Yeni eğitim-öğretim yılı, öğrencilerimiz için yeni bir heyecanın başlangıcı, öğretmenlerimiz için yeni fedakârlıklar ve özveri dönemi, milletimiz içinse geleceğe yönelik daha büyük adımlar atabilme hedefiyle başlıyor. Yaklaşık 18 milyon öğrencimize, 900 bini aşkın öğretmenimize, diğer eğitim çalışanları ile birlikte 20 milyonluk bu büyük ailenin tüm fertlerine başarılar diliyoruz.”
    Yeni eğitim öğretim döneminde milli şuurun artırılmasına katkı sağlanması gerektiğini vurgulayan Şerefli, “ Ülkemizi ve içinde yaşadığımız coğrafyayı birçok yönüyle sıkıntıya sokan terörün ve darbe girişimiyle başlayan 15 Temmuz işgal hareketinin olumsuz yansımalarını yaşamaya devam ettiğimiz bir dönemde, yeni eğitim-öğretim yılı, millî şuurun artırılmasına katkı sağlamalıdır. Darbe girişimi sonrası ülkenin toparlanması ve geleceğin şekillenmesi anlamında birçok alanda adımların atılması, eğitimde de iyileştirici hedefler içeren değişim iradesinin ortaya konulması umut verici olmakla birlikte, hâlâ yapılması gereken pek çok iş, çözülmesi gereken sorunlar bulunmaktadır.”dedi.
    “Hayatın her alanını etkileyen olumsuzluklar eğitimin bıraktığı boşluklardan kaynaklanmaktadır.”diyen Eğitim Bir Sen Yozgat ŞubeBaşkanı Şerefli, şöyle devam etti: “ Bugün toplumsal bir ihtiyaç haline gelen yeni bir müfredat olgusu hepimizin gerçeğidir. Çocuklarımızın çağın gereklerine göre yetişmesi, gençlerimizin evrensel nitelikteki normlarla donanması, milletimizin geçmişten devraldığı medeniyet değerlerinin yarınlara aktarılması için tarihimizi günümüze bağlayan değerlerimizle bezenmiş yeni bir müfredata ihtiyaç vardır. İyi bir müfredatla başarı sağlayacağımız iyi bir eğitim sistemini hayata geçirmek, doğrudan istiklal ve istikbalimizle ilgilidir. Sahici bir istikbal, kendi gerçeklerimize uygun okullarda öğreteceğimiz bilgiyle, çocuklarımıza kazandıracağımız davranışla ve değerlerimizi yaşatmakla mümkündür. Köklü sorunlara köklü çözümlerin getirilmesi gereken bir dönemin eşiğindeyiz. Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu kritik dönemlerde her anlamda sürdürülebilir politikalar benimsemesi, belirleyeceği politikalar öncesinde eğitimin paydaşlarıyla istişare etmesi, eğitimin sorunlarının çözümü için çok önemlidir.”
    Öğretmen ihtiyacının karşılanması gerektiğini vurgulayan Şerefli, “Eğitim konusundaki başlıca sorunlardan biri olan 100 bine yakın öğretmen ihtiyacı, atama bekleyen 300 bin öğretmen adayının varlığı, insan kaynaklarının yerli yerinde kullanılmasını engelleyen alışkanlıklar, uzun vadeli planlama gerektiren önemli hususlardır. Bunun yanında, başta öğretmenler olmak üzere, eğitim çalışanlarının kronikleşmiş sorunlarının çözümünün de en az öğretmen ihtiyacının karşılanması kadar zorunlu olduğu açıktır. Bunlara ek olarak, mülakatlı sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi, erkek kamu görevlilerine dayatılan kılık-kıyafet zorunluluğu, çerçeve yönetmelikteki bazı antidemokratik yaptırımlar yüzünden kamu görevlilerinin yaşadıkları mahrumiyetler, öğretmenlerin kariyer basamaklarına ilişkin yaşadıkları belirsizlik, ek ders esaslarındaki adaletsizlikler, öğretmen açığı, eğitim çalışanlarının atama ve yer değiştirme süreçlerinde yaşadıkları sorunlar, yönetici görevlendirme süreçlerinde mahkeme kararlarının doğurduğu sıkıntılar gibi, çözüme kavuşturulması gereken hususların 2017-2018 eğitim-öğretim yılı içerisinde aşılmasını ümit ediyor ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bazı önemli başlıklar için çağrıda bulunuyoruz.”diye konuştu.
    Kazanma ve kaybetme nedeni açıklanamayan mülakatla öğretmen alımının son bulması gerektiğine dikkat çeken Şerefli, “668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin altıncı fıkrasıyla sözleşmeli öğretmenlik tekrar uygulamaya konulmuştur. Geçmişte denenmiş, sonuçları görülmüş ve sürdürülebilirliği olmadığı için vazgeçilmiş sözleşmeli öğretmenlik istihdamının tekrar hayata geçirilmesinin büyük sıkıntıları beraberinde getireceği açıktır. Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulaması çok ciddi bir problem iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, söz konusu mülakatlar çerçevesinde adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi, birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunu zedelemektedir. Bakanlık, yeni personel alımı tercihinde, mülakat uygulaması yerine daha adil, hakkaniyetli, ehliyet ve liyakat ölçülerine göre istihdamı yeniden düşünmelidir. Maşeri vicdanı yaralayan, hakkaniyet kriterleri tartışmaya açık sözleşmeli öğretmenlik istihdamı uygulamasına da, bunun yolu olan mülakatla öğretmen alımına da karşıyız. Öğretmen istihdamında güçlük çekilen bölgelerdeki sorunun çözümü; sözleşmeli öğretmenlik, yer değiştirme yasağı gibi palyatif yollarla değil, söz konusu bölgelerde öğretmenlerin kalıcı olarak görev yapmalarını teşvik edecek katkılarla mümkündür.”şeklinde konuştu.
    Öğretmen ihtiyacının tamamı kadrolu öğretmen olarak karşılanması gerektiğini vurgulayan Şerefrli, “Bir ülkede eğitim fakültelerinden mezun olup atama bekleyen 300 binin üzerinde öğretmen adayı ve o ülkenin eğitim kurumlarında 100 bine yakın öğretmen ihtiyacı varsa, bu, bir çarpıklığın olduğunun göstergesidir. Söz konusu çarpıklık düzeltilmediği sürece sıkıntılar devam edecektir. Bakanlığın öğretmen ihtiyacı konusunda gerekli hizmeti sunamaması ya da eksik hizmet sunması, eğitim ve öğretimin bütün aşamalarında birçok sorunun kaynağını oluşturmaktadır. Bu konuda köklü bir çözüme gidilmesi ve öğretmen ihtiyacı olan yerlere öğretmen adaylarının dengeli bir şekilde atanması konusunda bir planlama yapılması elzemdir. Bu amaçla, bir yandan YÖK ile daha sıkı bir iş birliği içerisinde Bakanlığın orta ve uzun vadeli öğretmen ihtiyacı ile yükseköğretim kurumlarının eğitim ve fen-edebiyat fakülteleri ile pedagojik formasyon kontenjanlarının müştereken belirlenmesi; diğer yandan norm kadro esaslarında köklü değişikliğe gidilerek, ders saatinin yanında öğrenci sayısı, okul büyüklüğü, coğrafi konumu, bulunulan bölgenin sosyo-ekonomik durumu ve OECD kriterleri gibi çok sayıda değişkenle belirlenen bir norm kadro düzenlemesi yapılması ve öğretmen sayısının kademeli olarak artırılması gerekmektedir.”dedi.
    Kalıcı bir yönetici görevlendirme sisteminin kurulması gerektiğini kaydeden Şerefli, “Eğitim kurumları yönetici görevlendirme süreci, görevlendirme yönetmeliklerine açılan iptal davalarında verilen yürütmenin durdurulması kararları ile görev süresi sona eren yöneticilerin yeniden değerlendirilme süreçlerine karşı açmış oldukları bireysel davalar neticesi verilen iptal kararları sonrası yönetilemez ve yürütülemez bir hâle gelmiştir. Mahkeme kararları göz önünde bulundurularak çıkartılan yürürlükteki yönetmelik, mevcut sorunlara kısa vadeli çözümler getirse de, kazanılmış hakların korunması ve tecrübeli yöneticilerin görevlerinin devamının sağlanması noktasında yetersizdir. Eğitim kurumlarının yönetimi konusunda konuya uzun vadeli bakan bir politika ve strateji geliştirilmelidir. Yönetici görevlendirme sürecinde belirsiz ve kestirilemez bir politika izlenmesi; 6287 sayılı Kanun’la yöneticilik görev süresinin 4 yılla sınırlandırılmış olması; ek ders usul ve esaslarının yöneticilere münhasır mali haklarının günümüz eğitim kurumu yöneticiliği görevlendirme süreci ve sorumluluklarına uyarlanamaması ile nöbet ücreti gibi yönetici olamayanlara tanınan ilave imkânların denginin yöneticilere yansıtılamaması sonucu kurum içi ücret dengesinin bozulması; öğretmenlik branşındaki normlarının saklı tutulmaması nedeniyle görev süresi sona eren yöneticilerin norm kadro fazlası öğretmen konumuna düşecek olmaları gibi sebepler dikkate alındığında, mevcut durumda yönetici görevlendirme sürecinde aday ve nitelikli/tecrübeli sıkıntısı yaşanması kuvvetle muhtemeldir. Bu itibarla mahkeme kararları da gözetilerek, yürütülebilir ve kalıcı bir yönetici görevlendirme sistemi kurulmalıdır.
    Mağduriyet oluşturan öğretmenlerin yer değişikliği sorununa kalıcı çözüm getirilmelidir
    Bu dönemde öğretmenlerin aile bütünlüğünün sağlanması konusunda hassasiyet gösterilmesi, birkaç defa başvuru alınarak eşlerinden ayrı öğretmenlerin aynı ilçede buluşturulması önemli bir adım olmakla birlikte, öğretmen atama konusunda sürdürülebilir bir politikaya ihtiyaç var. Öğretmenlerin il içi ve iller arası yer değişikliği taleplerinin yerine getirilememesi, motivasyon kaybının yanında mesleki yabancılaşma, psikolojik rahatsızlık, eğitimin niteliğinin artırılamaması, çalışma barışının bozulması gibi sorunlara yol açmaktadır. Bu itibarla, özellikle mazerete bağlı yer değişikliği işlemlerinde il ve ilçe emri uygulaması keyfilikten çıkartılarak yönetmelik hükmü haline getirilmelidir. Yer değişikliği talepleri tümüyle karşılanmalı; tüm taleplerin yerine getirilmesinin imkânsız olması halinde ise en azından ilçeler arasındaki uzaklık ve ulaşım güçlüğü gibi kriterler dikkate alınarak mağduriyetleri en üst düzeyde bulunan öğretmenlere münhasır bir düzenleme yapılmalıdır.”diye konuştu.
    “Öğretmenlik mesleği için adil bir kariyer sistemi geliştirilmelidir” diyen şerefli, “
    Anayasa Mahkemesi’nin Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme uygulamasına yönelik olarak verdiği iptal kararı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun mahkeme kararıyla kariyer basamağı unvanı elde edilemeyeceği noktasındaki içtihadı sonrasında kariyer basamakları sürecinin yasal belirliliğe kavuşturulmaması, adeta unutulmaya terk edilmesi, pek çok hak kaybına neden olmuştur. 2006 yılından bu yana öğretmen kariyer basamaklarına ilişkin uygulama yapılmamaktadır. Paydaşların görüşleri ve talepleri doğrultusunda herkesin yararlanmasına açık, özgün, maddi ve manevi açıdan tatminkâr bir kariyer sistemi ivedilikle hayata geçirilmelidir. Nitekim Ekim 2009 tarihli Kurum İdari Kurulu’nda, “Kariyer basamaklarında yükselmeye yönelik olarak Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği hükümler göz önünde bulundurularak, yeniden uygulayabilmek amacıyla ilgili mevzuatında gerekli değişikliklerin yapılarak sınav açılmasına yönelik çalışmaların başlatılarak en kısa zamanda sonuçlandırılması” kararı alınmıştı. Bakanlık, altına imza attığı kararların gereğini yapmalıdır.”ifadelerini kullandı.
    “Ek ders esaslarındaki adaletsizlik sona erdirilmeli, ders ücretleri artırılmalıdır” diyen Şerefli, şöyle devam etti: “Ek ders esaslarında ücret dengesizliğine ve mağduriyete neden olan hükümler, uzun bir zaman geçmesine rağmen hâlâ değiştirilmemiştir. 2006 yılında köklü bir değişikliğe uğrayan ek ders esasları, 11 yıldır uygulanmakta ve değiştiği günden beri bazı adaletsizlikler devam etmektedir. Sendika olarak hazırlayıp Bakanlığa sunduğumuz taslak dikkate alınmalı, gerekli mevzuat değişiklikleri bir an önce yapılmalıdır. Öğretmenlerin branşlarına göre ek ders ücretlerindeki adaletsizlik, okul türlerine göre yöneticilere verilen ve izahı mümkün olmayan ek ders ücreti farklılıkları ivedilikle giderilmeli, ek ders birim ücreti artırılmalıdır. Ders kitapları ve yardımcı kaynaklar hazırlanırken özen gösterilmelidir. Yeni müfredat çerçevesinde yazılan ders kitaplarının içeriklerinin hazırlanması çok önemli ve özen isteyen bir konudur. Müfredatın öngördüğü kazanımlara hizmet etmeyen, hedeflenen davranışı gerçekleştirmeyen kitap içerikleri fayda yerine zarar vermektedir. Ayrıca, bu kitaplar velilere külfet getirmeyecek, öğrencilerin tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde hazırlanmalıdır.”
    Okulların bütçe sorunlarının biran önce çözümlenmesi gerektiğine dikkat çeken Şerefli, “Okullara bütçe verilmemesi nedeniyle birçok sorun yaşanmaktadır. Okulların zaruri harcamaları için okul aile birlikleri tarafından üretilmeye çalışılan çözümler, başvurulan yollar yetersiz kalmaktadır. Okul yöneticilerinin eğitim liderliği yapmalarının önündeki en büyük engel olan okulların bütçe sorunu; öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan en fazla zararı yine okul yönetimleri görmektedir. Merkezi bütçeden, öğrenci başına ödenek uygulamasına bir an evvel geçilmeli, velilerden para talep etme dönemi sona erdirilmelidir.”dedi.
    “Açık öğretim liseleri başarısız öğrenci deposu olmaktan çıkarılmalıdır” diyen Şerefli, “2008 yılından itibaren açık öğretim lisesine kayıtlarda ciddi bir artış meydana gelmiş, son yıllarda TEOG ile birlikte açık öğretime yeni kayıt sayıları daha da artmıştır. Açık öğretim lisesi, nitelikli bir alternatif olmaktan ziyade sistemde başarısız öğrencilerin yönlendirildiği depo kurum haline gelmiştir. Bakanlık açık öğretimi başarısız öğrencilerin mecburen devam etmek zorunda oldukları bir kurum olmaktan çıkarmaya, bununla birlikte demokratik ve esnek bir eğitim alternatifi olarak yeniden tanımlamaya yönelik çalışmalar yapmalıdır. Diğer taraftan, TEOG sınav puanları üzerinden yeterli başarıyı gösteremeyen öğrencileri örgün eğitim içinde tutacak ve yetersizliklerini giderici telafi eğitimleri almalarını sağlayacak bir politika geliştirilmelidir.
    Gerçek bir strateji belgesinden beklenen, öncelikle eğitim sisteminin ve bu kapsamda öğretmen istihdamı, çalışma şartları, yeterlilikleri, eğitim sisteminin mevcut durumu ve sorunlu alanları tespit etmesi, devamında ise bunlara yönelik kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerileri içeren planlama yapmasıdır. Ancak Bakanlığın hazırladığı Öğretmen Strateji Belgesi’nde bu türden bir stratejik yaklaşıma rastlanmamaktadır. Sorunun doğru ve net bir şekilde ortaya konulmadığı bir vasattan sağlıklı bir çözümün çıkması tabii ki mümkün değildir. Rotasyon, performans değerlendirme, sözleşmeli öğretmenlik uygulaması ve yeterlilik sınavı gibi Bakanlık bürokrasisinin kerameti kendinden menkul buluşlarının boy gösterdiği bu belgenin, eğitime ve de öğretmenlik mesleğine katkı sunmak bir yana eğitim çalışanlarının motivasyon kaybına ve çalışma hayatının bozulmasına yol açacağı açıktır. Bu itibarla Bakanlık, çalışanların sesine kulak vermeli, uygulanması ve yürütülmesi zarardan başka bir sonuca yol açmayacak bu belgeyi yeniden ele almalıdır.”diye konuştu.
    Öğretmenleri geren değil, geliştiren planlamaların yapılması gerektiğini vurgulayan Şerefli, “Öğretmen Strateji Belgesi’nde bütün öğretmenler için zorunlu bir performans değerlendirme sisteminin geliştirilmesi öngörülmüştür. Yine Bakanlık yetkililerince bu hususta adım atılmak istendiği uzun süredir bilinmektedir. Bakanlığın hukuki ve kanuni dayanağı olmayan performans değerlendirmesinde ısrar etmesinin gerekçesi ortada yoktur. Eğitim gibi uzun erimli bir süreçte eğitimin kısa vadeli nicel sonuçlarının yanında uzun vadeli nitel sonuçlarının da olduğu, eğitimin yansıma ve dışsallığının yüksek olduğu bilinen bir gerçektir. Sonuçları hemen alınamayan bir süreçte, anlık veya kısa vadeli performans ölçümü mümkün olmamaktadır. Öğretmenden ne beklediğimizi belirlemeden önce öğretmen yetiştirmeden ne beklediğimizi ortaya koymamız gerekmektedir. Uygulanabilir olmayan dayatmalar yerine eğitimden beklenenler ekseninde öğretmenden beklentiler ortaya konulmalı ve bu doğrultuda öğretmenlere daha fazla destek sağlanmalıdır.
    Rotasyon sisteminin işlevsel ve aktif hal getirilmesi de Öğretmen Strateji Belgesi’nde öngörülmüştür. Eğitim-Bir-Sen olarak, bahse konu düzenlemeyle ilgili, yönetmelik taslağının kamuoyuna yansıdığı andan itibaren, tepkimizi ortaya koymuş; rotasyon uygulamasını “kavimler göçü” olarak nitelendirerek ‘rüyanızda bile görmeyin’ diyerek karşı çıkmıştık. Eğitimin ve öğretmenlerin çözülmesi gereken pek çok sorunu varken rotasyonun çözüm değil, yeni bir sorun alanı haline geleceğine vurgu yapmıştık. Yakın zamanda proje okulları yönünden rotasyonun Milli Eğitim Bakanlığı’nca denendiği ve bir sonuç alınamadığı da bilinmektedir. Bakanlık norm kadro fazlası öğretmenlerin atamasıyla beraber, ülke genelinde 155 proje okulunda 8 yılını dolduran 1.187 öğretmeni rotasyona tabii tutmayı kararlaştırılmış, ancak süreç tamamlanamadan geri adım atılmak zorunda kalınmıştır. Bakanlık, bu tür ‘örnek uygulamalardan’ ders almalı, dar kapsamlı bir grupta bile uygulayamadığı rotasyonu 950 bin öğretmene nasıl uygulayacağı konusunda yeniden düşünmeli, olumsuz sonuçlara ve mağduriyetlere sebebiyet vermeden rotasyon düşüncesinden vazgeçmelidir.”diye konuştu.
    Yeni eğitim döneminin hayırlı ve uğurlu olması dileklerinde bulunan Şerefli, “Eğitim-Bir-Sen olarak, bilgiye, bilmeye, başarmaya odaklanmamızın daha bir önem kazandığı gerçeğiyle yeni dönemin daha rahat, aydınlık, umut dolu gelişmelere vesile olmasını temenni ediyoruz. Özlenen başarıya ulaşmak için başta öğretmenlerimiz, yöneticilerimiz, eğitim çalışanlarımız olmak üzere, öğrenci ve veliler olarak herkesin, her birimizin yapacağı çok güzel, iyi şeyler mutlaka vardır. Her birimiz yeni eğitim döneminin heyecanını görevimizin idrakinde bir sorumlulukla yaşayabiliriz, yaşamalıyız. İnsanları eğitimli, bilgi ve yüksek değerlerle donatılmış Yeni Türkiye’nin gerçek anlamda yolunu, ufkunu açacak bir eğitim düzenine kavuşma heyecan ve beklentisi ile yeni eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını diliyoruz.”temennisinde bulundu.

  • Meyve bahçeleri  25 bin dekara ulaştı

    Meyve bahçeleri 25 bin dekara ulaştı

    Türkiye’nin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden Yozgat’ta son yıllarda meyve üretimine ilgi arttı. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün yönlendirmeleriyle hububata alternatif olarak elma, kiraz ve şeftali gibi meyve fidanlarıyla kurulan bahçeler, 25 bin dekar alana ulaştı. Yozgat’ta doğal şartların meyveciliğe uygun olduğunu ve üreticiyi meyve yetiştiriciliğine de yönlendirdiklerini söyleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, Topçu köyündeki Yusuf Güneşer’in şeftali bahçesinde incelemelerde bulundu.
    Kentte hububatın yanı sıra meyveciliğe olan ilginin arttığına işaret eden Özdemir,”Yozgat’ın Kadışehri ilçesi Kabalı köyünde 5 bin 640 dekar alanda bir meyve bahçemiz var. Orada kiraz, şeftali ve elma yetişiyor. Kabalı Yozgatlı üreticiye iyi bir örnek oldu. Şehirde meyveciliğe ilgi büyük oranda arttı. Şu anda 25 bin dekar civarında meyve bahçemiz bulunuyor” dedi.
    Yaklaşık 4 yıl önce diktikleri şeftali fidanlarından 3-4 ton şeftali elde ettiklerini belirten Yusuf Güneşer ise,”Şeftali, Bursa ili ile özdeşleşmiş ama Yozgat’ın şeftalisi de kaliteli ve lezzetli bir aromaya sahip. Bu sene ağaçların budamasını iyi yapamadığımız için şeftali ağaçlarının dalları kırıldı. Ama gelecek yıl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden uzman kişilerden yardım alarak budamayı gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
    En önemli sorunlarının pazar sorunu olduğunu da vurgulayan Güneşer, şeftalileri yol boyunda kilosunu 2.5 liraya satarak tükettiklerini söyledi. Ürettikleri şeftalinin aromatik bir tada sahip olduğunu dile getiren Güneşer, amaçlarının bir meyve suyu fabrikası ile anlaşarak şeftalileri elden çıkarmak olduğunu sözlerine ekledi.

  • SMMMO’dan angarya tepkisi

    SMMMO’dan angarya tepkisi

    SMMMO Başkanı Bulut, yaptığı yazılı açıklamada, Mali Müşavirlerin vergilerin toplanmasında Maliye Bakanlığı’nın özel sektör ile ilişkisinde bilgisi ve yasal olarak destekçisi konumu ile önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
    Bulut, şunları kaydetti: “Hiçbir amaca hizmet etmeyeceği ortada olan fatura ve fiş sayı toplamlarının belirtilmesini üst kuruluşumuz olan olan TÜRMOB ve illerdeki Odaların görüşüne açmadan.Mali Müşavirlere getirilmiş olan ve Mali Müşavirlere göre hiçbir amaca hizmet etmeyeceği apaçık bir şekilde ortada olan • Fatura, • e- Fatura,(Maliye Sisteminden kesiliyor) • e -Arşiv Fatura (Maliye Sisteminden kesiliyor) ,• e-Bilet (Maliye Sisteminden kesiliyor), • Perakende Satış Fişi, • Serbest Meslek Makbuzu,• İrsaliyeli Fatura Özel Fatura, Dip Koçanlı Fatura, Kıymetli Maden Satım Belgesi, Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi, Noter Makbuzu,Döner Sermayeli Alındı belgesi, Dipkoçanlı olmayan yolcu taşıma biletleri, Tahsilat Alındı Belgesi… vb. sayılarının belirtilmesini Kurban Bayramı öncesi sadece İnternet Vergi Dairesi üzerinden duyurarak işleme koymasına bir anlam veremedik.”
    MALİYE TEK TARAFLI VE MÜZAKERE ETMEDEN TEBLİĞ EDİYOR
    Maliyenin tek taraflı ve müzakere etmeden tebliğ ettiğini söyleyen Bulut, “Türkiye genelinde sayımızın 95,000’i bulan Mali Müşavirler, üzerlerindeki Maliye’nin istediği ek bilgi ve belgeleler ile iş yüklerinin giderek artmaktadır. Özellikle son zamanlarda Maliye ‘nin tek taraflı ve müzakere edilmeden çok sayıda yeni bilgi ve belge istiyor.Zaten piyasa şartlarında işleri yetiştirmekte zorlanıyoruz. Maliye’ye bu bilgiler verilmediği taktirde sistem beyannameleri kabul edilmeyecek ve beyannameler kabul edilmez ise cezai işleme maruz kalacağız. Böylece özellikle son çıkan İzaha davet ve amaçsız fatura sayıları konusu da dahil olmak üzere birçok konuda yoğunluk ve sıkıntı yaşanmaktadır. İzaha davet mekanizmasının keyfiliğe dönüşebileceğini ve uygulamada sıkıntı yaratacağını ,Muhasebe ve Denetim Mesleğinin Türkiye Cumhuriyet sınırları içerisinde yasal muhattapları olduklarını ve görüş alınmadan, herhangi bir taslak yayınlamadan tek taraflı tebliğ ile bildirilmesinin odaları ve sivil toplum kuruluşlarını etkisizleştirecektir.”dedi.
    MALİ MÜŞAVİRLER ARTAN İŞ YÜKÜNDEN DERTLİ
    Meslektaşlarının artan iş yükünen dertli olduğunu kaydeden Bulut, “Meslektaşlarımız üzerlerinde piyasanın yoğun iş yükü ve rekabeti altında yaşam standartlarına göre yine Maliye’nin belirlediği düşük bedeller ile müşterilerine hizmet verdiklerini buna rağmen devletin farklı birimlerince aynı bilgi ve belgeyi bir çok kere istediği, fatura sayısını ise zaten çeşitli yollardan bildirmelerine rağmen kendilerine gelen çok sayıdaki faturanın sayılması ve bir daha istenmesi meslektaşlarımıza aşırı yük yükleyecektir.”ifadelerini kullandı.

  • KOSGEB’ten proje çağrısı

    KOSGEB’ten proje çağrısı

    Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB), üretim ve ihracatta teknoloji seviyesi yüksek, katma değerli ürünlerin ve KOBİ’lerin payının artırılması konulu proje çağrısı ilana çıktı. KOSGEB İl Müdürü Mustafa Işık, katma değerli ve ileri teknolojili sektörlerin Türkiye ekonomisinin üretim ve dış ticaret yapısının değişmesinde öncü rol oynadığını belirtti.
    KOSGEB’in, KOBİ ve girişimcilerin, rekabet güçlerini geliştirecek destek ve hizmetler sunarak ekonomik, sosyal kalkınmadaki paylarını artırmayı hedeflediğini belirten Işık, “KOSGEB tarafından, bu anlayış doğrultusunda, imalat sanayisinde hedeflenen yapısal dönüşümün aktörü olacak KOBİ’lerin desteklenmesi için üretim ve ihracatta teknoloji seviyesi yüksek, katma değerli ürünlerin ve KOBİ’lerin payının artırılması’ konulu proje çağrısı hazırlandı.Proje teklif çağrısının hedef kitlesi imalat sektöründeki KOBİ’lerdir.
    Proje sunacak işletmelerin KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve aktif olmaları gerekmektedir.
    Bilanço usulünde defter tutmak kaydıyla; orta yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerdeki KOBİ’lerin tümü başvuru yapabilecek, orta düşük ve düşük teknolojili sektörlerdeki KOBİ’lerde ise 2016 yılı net satış hasılasının en az 300 bin liralık ve yıllık ortalama çalışan sayısının en az 3 olması şartı aranacak. İşletmelerin proje bütçe tekliflerinin, 2016 yılı net satış hasılatını aşmaması gerekecek.
    Proje çağrısı ile işletme başına 300 bin liraya kadar geri ödemesiz, 700 bin liraya kadar geri ödemeli olmak üzere toplam 1 milyon liraya kadar destek verilebilecektir” dedi. Işık, proje çağrı başvuru sisteminin 20 Ekim 23.59’da kapatılacağını belirtti.

  • Yerköy Eğitim Birsen ve ÖNDER’den hayırlı olsun ziyareti

    Yerköy Eğitim Birsen ve ÖNDER’den hayırlı olsun ziyareti

    Yerköy Önder imam Hatipliler dernek Başkanı Necati Badır ve Eğitim Bir-Sen Yerköy Şube Başkanı Hacı Bayram Ergenoğlu, siyaset makamının hizmet üretme makamı olduğunu belirterek, “AK Parti Yozgat İl Başkanı Sayın Celal Köse’ye başkanlık görevinde başarılar diliyoruz. Siyaset hizmet makamıdır. İnanıyoruz ki Sayın Köse, İl Başkanlığı görevini en iyi şekilde yerine getirecektir.
    Bu vesile ile Başkan Köse’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Kendisine başarılar diliyoruz.”dedi.
    AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse’de ziyaretlerinden dolayı Yerköy Önder imam Hatipliler dernek Başkanı Necati Badır ve Eğitim Bir-Sen Yerköy Şube Başkanı Hacı Bayram Ergenoğlu’na teşekkür ederek, “Makam ve mevkiler gelip geçicidir. Önemli olan topluma ve Yozgat’a kalıcı eserler bırakabilmektir” dedi.

  • Piyasaya sahte para sürmek  isteyen 4 kişi yakalandı

    Piyasaya sahte para sürmek isteyen 4 kişi yakalandı

    Edinilen bilgilere göre, Sorgun Yenidoğan Mahallesinde bulunan bir markete müşteri gibi gelen şahıs, market sahibinden sigara aldıktan sonra sahte para vererek olay yerinden uzaklaştı. Bir müddet sonra paranın sahte olduğunu anlayan market sahibi olayı Sorgun İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, işyeri güvenlik kameralarını inceledikten sonra şahısların, İstanbul plakalı araç ile olay yerinden uzaklaştıklarını tespit etti.
    Asayiş Büro ekiplerinin yaptıkları araştırmalar sonucunda aracın İstanbul’dan kiralandığı belirlendi. CPS kayıtları incelemeye alınan araç Ankara Elmadağ ilçesinde görevli ekiplerce durduruldu. Araç içerisinde yapılan incelemelerde 1 adet 200 TL sahte banknot, bin 350 TL bozulmuş para ve bunun yanı sıra 16 adet paketi henüz açılmamış sigara ele geçirildi. Gözaltına alınan R.A, T.Y., K.Ç., F.K. isimli şahıslar burada yapılan sorgulamaların ardından savcılık izni ile Sorgun’a getirildi. Yapılan sorgulamaların ardından şahıslar adliyeye sevk edildi. Konuyla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Başkan Şimşek’ten başarılı öğrencilere ödül

    Başkan Şimşek’ten başarılı öğrencilere ödül

    Şimşek, belediyede gerçekleştirilen ödül töreninde yaptığı konuşmada, öğrencilerin başarılarından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Sorgun’da her yıl üniversite kazanan öğrencilerin sayısının arttığını bu yıl Sorgun’dan, Türkiye genelinde ilk 3 bine, 5 bine giren birçok öğrenci bulunduğunu ifade eden Şimşek, bu öğrencileri, ailelerini ve öğretmenlerini kutladığını belirtti.
    Bu yıl YGS’yi kazanan ilk on kişi içerisinde 6 tane tıp, bir hukuk, bir metalurji Mühendisliği, bir diş hekimliği bir de endüstri mühendisliği bulunduğuna dikkat çeken Şimşek şöyle konuştu;“Öğrencilerimizin bu aşamaya gelmesinde öğretmenlerinin ve ailelerinin çok büyük emek harcadıklarının bilincindeyiz. Eğitim de başarılı olmak çok kolay olmuyor. Bu emeklerin sonucunda mutlaka çalışanın ödülünün karşılığını aldığını görüyoruz. Öğrencilerimiz, bundan sonraki üniversite eğitimlerini tamamlayıp devletine, milletine, ailesine, kendisine faydalı birer birey olarak ülkemize hizmet etmeleri en büyük arzumuzdur. Eğitimde başarı çıtasını yükseltmek en büyük hedefimiz. Toplumların eğitimde başarılı olamazsa, diğer alanlarda başarılı olamayacaklardır. İnsanımızı en iyi şekilde yetiştirirsek güzel hizmetler yapan bir nesil elde etme fırsatımız olur. Bunun için bizim Sorgun’da en büyük hedefimiz eğitimde başarılı olmaktır. Çok iyi puanlar alarak bir yerlere gelmek değil, iyi birey ve insan yetiştirmek de en büyük arzumuz ve hedefimizdir. Bu alanda daha çok çalışıp başarılı olma yolunda en büyük görev öğrencilerimize düşüyor. Teşvik bizden, çalışmak öğrencilerimizden”

  • Fakıbaba: Her zaman üreticilerimizin yanında olacağız

    Fakıbaba: Her zaman üreticilerimizin yanında olacağız

    Şeker Fabrikası’nda düzenlenen törenin açılış konuşmasını yapan Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Yapılan ve yapılacak olan projeleri anlatan Akay, “Kayseri Pancar Kooperatifi ve Kayseri Şeker Fabrikası sadece Kayseri’nin değil aynı zamanda Sivas’ın, Yozgat’ın, Nevşehir’in de önemli bir kısmını kapsayan üretim faaliyeti yapan kuruluşlardır. 1953 yılında kurulan Kayseri Pancar Kooperatifi’nin bu bölgede 830 köyde 77 bin 631 ortağı bulunmaktadır. Bölge tarımına ve çiftçisine büyük hizmet sunmaktadır. 1955 yılında faaliyete başlayan Kayseri Şeker, 2010 yılında yaşadığı badirelerin etkilerinden, sıkıntılarından kurtularak ayakta kalmayı başarmış, bugün gerek Orta Anadolu’nun gerek şeker sektörünün ve gerekse Türkiye’nin güçlü ve gelecek vadeden bir kuruluşu haline gelmiştir. Tüm Orta Anadolu coğrafyasına umut ve ekmek kapısı olan bir kuruluştur. Bu kampanya döneminde faaliyet sahamızda bulunan 4 ile bağlı 28 ilçe ve 238 köyde 9 bin 800 çiftçi ile 512 bin dekar arazide pancar ekimi gerçekleştirilmiştir. Çiftçi ile 2 milyon 288 bin ton pancar üretim sözleşmesi yapılmakla birlikte brüt 3 milyon 100 bin ton seviyesinde üretim beklemektedir. İşlenecek pancar miktarının ise 2 milyon 850 bin ton olması beklenmektedir. İşlenecek bu pancardan 400 bin ton kristal şeker üretilecek olup, ülkemizde üretilecek şekerin tahmini yüzde 15’ine tekabül etmektedir. Bu şekerle birlikte 570 bin ton yaş küspe ve 114 bin ton melas üretimi gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bu ürünlerin parasal değeri bugünkü fiyatlardan yaklaşık 1 milyar 100 milyon TL’ye ulaşacaktır. Pancar Kooperatifi ve şirketlerle birlikte Kayseri Şeker topluluğunun bir yıllık cirosunun 1,5 milyar TL’yi aşması beklenmektedir. Amacımız çiftçinin gelirini artırmak değil, namerde merde bile muhtaç etmemektir. Bu çerçevede bu ürünlerde yaptığımız alımların, çiftçilerimizin lehine fiyat oluşmasına katkı sağladığını ve onların ziyadesiyle memnun kaldıklarına şahit oluyoruz.
    Bizim görevimiz çiftçinin gelirini artırmak olduğu kadar işini ve masraflarını azaltmak olduğu için, bu iş yükünü azaltmak amacıyla mauslarla pancar yükleme uygulamasını Türkiye’de ilk olarak 5 sene önce başlatmıştık. Başlangıçta tereddüt oluşsa da çiftçimiz kısa zamanda mausla pancar yüklemeye alışmış bulunmaktadır. Bu çerçevede bu kampanya döneminde yeni bir uygulama daha başlatma kararı verdik. ‘Programlı pancar alımı’ uygulamasını yıl başında yapılan eğitim toplantılarında çiftçimize anlatmış ve uygulama konusunda mutabakat sağlamıştık. Bu uygulama ile toplamda 45 milyon TL’nin üzerinde prim çiftçilerimize verilmiş olacaktır. Hayırlı olsun” dedi.
    Hayvancılık tesisleri üzerinde de çalışmaların devam ettiğini aktaran Akay, “Asıl üzerinde durmak ve geliştirmek istediğimiz konu hayvancılık tesislerinin kurulmasıdır. Pınarbaşı’nda yapımına başladığımız 2 bin 600 başlık büyükbaş besi ahırı inşaatı Ekim ayı sonunda tamamlanacaktır. Gemerek’te arazi temini yapılmış olup yine büyükbaş ahırı için proje çalışmaları başlamıştır. Yenifakılı’da hazineden yine ahır yapmak üzere arazi kiralaması işlemleri bitmek üzeredir. Arazi ıslahı konusunda Erciyes Üniversitesi ile işbirliği içerisinde çalışmalarımız devam etmektedir” diye konuştu.
    “Tarım bir ülkenin olmazsa olmazı”
    Törende konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba her zaman üreticilerin yanında olacaklarını söyledi. Fakıbaba, “Bugün gerçekten çok mutluyum. Tarım bir ülkenin olmazsa olmazı. Eğer bir ülke kendi üretimini yapamıyor, gıdasını üretemiyorsa tam bağımsız ve özgür sayılamaz. Bu nedenle çiftçilerimizi ne kadar desteklesek az diye düşünüyorum. 10 bin çiftçi kardeşimizi bir araya getirip bunları beraberce kar ortağı yapmak gerçekten çok büyük organizasyon isteyen bir olay.
    Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Allah’ın izniyle bu modellerle şahsen Türkiye’nin çok ileriye gideceğine yürekten inanıyorum. İnşallah el ele verdiğimiz müddetçe biz her zaman desteklerimizi devam ettireceğiz, halkımızın, üreticilerimizin her zaman yanında olacağız” şeklinde konuştu.
    “Şeker Fabrikası bizim çocukluğumuzda adeta fenomen gibiydi”
    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ise Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’a teşekkür ederek, “Şeker Fabrikası bizim çocukluğumuzda adeta fenomen gibiydi. Buralarda çalışmak bile avantajdı. 63 senedir Kayseri’ye, çiftçiye ve il ekonomisine katkıda bulunuyor. Arada yönetim zaafları oluyor, bir daha Allah göstermesin. Hüseyin bey ilk geldiğinde ‘durum nedir’ diye sorduğumuzda ‘Eksi 650’deyiz’ demişti. Şimdi sorduğumuzda ‘artı 500’lerdeyiz’ dedi. Helal olsun. Bize düşen de size yardımcı olmak, sıkıntıları ortadan kaldırmak. Bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
    Türkiye’nin son iki yılda çok önemli mücadeleler verdiğinin altını çizen Bakan Özhaseki, “Özellikle son iki yılda yaşadıklarımız cumhuriyet tarihi boyunca yaşanmamıştır. Özyönetim ilan etmeye, paçavralarını asmaya başladılar. Allah’a hamt olsun öyle bir mücadele verildi ki 40 yıllık PKK böyle mücadele görmemiştir. Böyle verilen mücadele neticesinde hamt olsun PKK bitti. Şehirler, ilçeler, köyler, dağlar temizlendi. İnlerine giriliyor şimdi, inlerine girildi. Bunlarla verilecek mücadele milli mücadeledir” dedi.
    “İstedikleri kadar kınasınlar, katiller ordusunu çukurlara gömdük, gömmeye de devam edeceğiz”
    İHA ile yapılan operasyonlara tepki gösteren CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na da seslenen Bakan Özhaseki, “Ana muhalefet partisi teröristleri dağlarda avlayan kendi milli aracımızı kınıyor.
    Bundan çok rahatsız olmuş beyefendi, biz de seni kınıyoruz. Meclise gireceksiniz, teröristi savunacaksınız. Lanet olsun senin gibi adama. Dürüst olacaksınız. Hiç geri adım atmaya niyetimiz yok, istedikleri kadar kınasınlar, yürüyüş yapsınlar. O katiller ordusunu çukurlara gömdük, gömmeye de devam edeceğiz” diye konuştu. Bakan Özhaseki ayrıca DEAŞ ve FETÖ terör örgütleriyle de kararlılıkla mücadele ettiklerini ve etmeye de devam edeceklerini ifade etti.
    “Ne yaptı size Sayın Erdoğan?”
    Batılı ülkelere de seslenen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Almanya’da seçim oluyor, Türkiye konuşuluyor. Ya kendi işinize baksanıza siz, niye bizimle uğraşıyorsunuz? Yok, amaçları farklı, yatıyorlar Türkiye, kalkıyorlar Türkiye. Yatıyorlar Erdoğan, kalkıyorlar Erdoğan. Size ne yaptı Sayın Erdoğan? Recep Tayyip Erdoğan köprüler, tüneller, okullar yapıldı, ekonomi ayağa kalktı hamt olsun. Bir taraftan da darbecilere, kumpasçılara karşı dimdik ayakta durdu. İsteseler de başarılı olamayacaklar. Allah’ın izniyle bu birlikteliğimizi sürdürdükçe kimse bize dokunamaz” şeklinde konuştu.

  • Berberlerde okul tıraşı  yoğunluğu yaşandı

    Berberlerde okul tıraşı yoğunluğu yaşandı

    Uzun bir yaz tatilinin ardından bugün ders başı yapacak olan öğrencilerin hazırlıkları bitti. Kılık kıyafet ve kırtasiye malzemelerini tamamlayan öğrenciler, saç bakımları tamamlandı. Yozgat’ta berberlik yapan Battal Mavili, okulların açılmasının yaklaşmasıyla birlikte bir yoğunluk yaşadıklarını belirterek, randevu sistemine geçtiklerini söyledi.
    Mavili, “Bayram yoğunluğundan sonra şimdi de çoğunlukla okula gidecek çocukları tıraş ediyoruz. Bunun için gece geç saatlere kadar çalışıyoruz. İşimizi sevdiğimiz için bize zor gelmiyor. Böyle yorgunluklar yaşamak bizi mutlu ediyor. Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilere başarılar diliyorum” dedi.

  • Vatandaşlar, Kent Park ve Spor  Vadisine spor için gidiyor

    Vatandaşlar, Kent Park ve Spor Vadisine spor için gidiyor

    Yaz dönemi olması dolayısıyla özellikle mesai sonrası ve akşam saatlerinden itibaren parka gelen aileler gece geç saatlere kadar burada keyifli dakikalar geçiriyor. Meltem Arslan isimli vatandaş, Spor Vadisinin Yozgat’a kazandırılmasının Yozgat’ın imajını değiştirdiğini belirterek, sosyal anlamda büyük bir eksikliği Spor Vadisi sayesinde giderildiğini söyledi.
    Yılmaz, “Birkaç gün öncede arkadaşım ve oğlumla Spor Vadisini gezdik. Akşam olması dolayısıyla burada bulunan sosyal tesislerden bizlerde faydalandık. Zaman zaman Spor aletlerini de kullanıyoruz. Bu güzel vadiyi ilimize kazandıran kısacası emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”dedi.
    Alparslan Şahin’de Spor Vadisinde bulunan aletlerin herkesin ilgisini çektiğini belirterek,”Bizler devamlı arkadaşlarımızla her akşam gelerek buradaki spor aletlerinden faydalanıyoruz. Bazı aletler arızalı ve şerit bandajları yapıştırılmış kullanılmıyor. Öncelikle bu aletleri bizler kullanıyoruz ve spor yapmaya gelen herkesin burayı kendilerinin evinde olan eşyalardan biri gibi görerek kullanması gerekir. Aksi takdirde kötü kullanmak kamu malına zarar verme anlamına gelir buda yine bizlerin cebinden çıkar. Belediye yetkililerimizden buradaki aletlerin haftada bir kontrol etmesini istiyoruz. Çünkü arızalanan aletlerin belki bir somunu düşmüş olabilir fakat bunu arızalı şekilde kullanan vatandaşlar aletin daha fazla zarar görmesine sebep oluyor. Bu yüzden belediyemizin biran önce bu aletlerin bakımlarını yaptırmalarını istiyoruz. Yaklaşık 5-6 aydır bazı spor aletlerinde arıza var ve bakımı hala yapılmadı. “diye konuştu.

  • Seminer tamamlandı

    Seminer tamamlandı

    Seminer ile ilgili açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin, geçtiğimiz yıl okullarda eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik olarak Vali Kemal Yurtnaç’ın talimatı ile çalışma başlattıklarını ve bu çalışma kapsamında Yozgat’ı 7 bölgeye ayırdıklarını kaydetti.
    Söz konusu 7 bölgede çalıştaylar düzenlediklerini dile getiren Tekin, “Bu çalıştaylarda, veliler vardı, öğrenciler vardı, öğretmenler vardı, STK’lar vardı. Bir strateji belgesi oluşturduk. Yozgat’ta biz eğitimi nasıl kaliteli hale getiririz, neler yapmamız gerekir. Bunu oturduk konuştuk ve bir kitapçık haline getirdik. Bu yıl eğitim yılının başından itibaren okullarımızda uygulayacağız. Burada 4 tane hedef sıraladık. Dedik ki, eğitimde ki kaliteyi artıracağız. Gençlerimizin kimlik ve kişiliklerini oluşturacağız. Gençlerimizin toplumla bütünleşmesini sağlayacağız. Ders ve sınav başarısını artıracağız. Başlıklar halinde oluşturduğumuz bu kitapçığı 542 okulumuzun müdürlerine teslim ediyoruz” şeklinde konuştu. Müfredatın değişeceğine değinen Tekin, “Yine bakanlığımız müfredatı yenileme çalışması içerisindeydi. Bu yıl itibariyle 1-5 ve 9. Sınıflarda müfredat yenilemesi yapıldı ve kitaplar basıldı. Önümüzdeki yılda kitaplarımız müfredata uygun hale gelecek. Önümüzdeki yıl yeni müfredatla tüm sınıflar uygun hale gelecek. Bununla alakalı da bizim ilimizde öğretmenlere yönelik çalışmalarımız sürüyor” diye konuştu.
    Tüm okulların stratejik plana uygun hale getirilmesi için denetleyeceklerini de dile getiren Tekin, şu ifadelere yer verdi; “Bunu tüm okullara dağıtılacak hale getirdik. Tüm okullarımızı stratejik plana uygun hale gelmesi için denetleyeceğiz. İlimizde 78 bin öğrencimizle eğitim görüyor. Derslik noktasında ülke ortalamasının üzerindeyiz. Bu strateji belgesi tamamen Yozgat’a özel bir çalışma. Vali bey de 81 ile gönderdiğini belirtti. Yozgat’a özel bir çalışma ülke genelinde tüm öğretmenlerimizde bulunacak. Öğretmeni bilgilendireceğiz ki o da öğrenciye daha kaliteli hizmet verebilsin. Seminerimizden 5 bin 600 öğretmenimiz faydalandı. Tabi buna benzer çalışmalarımız da devam edecek.”
    Seminerin ilk gününe katılan ve eğitimde kalitenin arttırılmasına büyük önem verdiklerini dile getiren Vali Kemal Yurtnaç da, “Eğitimin kalitesini artırmak, nitelikli insan yetiştirmek için gayret göstermelisiniz. Bu maksatla strateji belgesi oluşturduk. Birinci sayfasından sonuncu sayfasına kadar Yozgat’ta milli eğitim çalışanlarının oluşturduğu bir kitapçık bu. Bu kitapçığı il ve ilçelerimizde ki tüm okullarımıza dağıtacağız. Şekil ve şablon peşinde olmayacağız. Bu maksatla çocuklarımızın kültürel hayatının zenginleşmesi ile alakalı bu eğitim çalışmasını yaptık. Bu strateji çalışmasında 4 tane önceliğimiz var. Bu dört tane önceliğimizin arasında eğitimde kalitenin artırılması birinci stratejimiz. Kimlik ve kişilik oluşturmak ikinci hedefimiz. Çocuklarımızı hem iyi okulları kazanması için hazırlayacağız hem de kimlik ve kişiliğini olgunlaştıracak çalışmalar yapacağız.
    Bunun için hiçbir sıkıntımız yok. Öğretmenlerimize öğrenci koçluğu yaptıracağız. Belli bir öğrenci sayısına bir öğretmen koçluk yapacak. Okul dağıldıktan sonra eve gitmeyecekler ve 15-20 dakika öğrenci koçu öğrencilerle sohbet edecek, onları dinleyecek, dersin dışında çocuklarla ilgilenecekler. Sanattan, spordan, ülkeden, aileden, çevreden aklınıza ne gelirse onlardan konuşacaksınız. Bu maksatla çocuklarımıza gerekli desteği vereceğiz ve heyecanımızı kaybetmeyeceğiz.
    Geçtiğimiz yıl değerler eğitimine 2 bin öğrencimiz katıldı ve aralarından kura ile belirlenen öğrencilerimizi Balkanlara götürdük. Bu projemiz bu yılda devam edecek. Gençlerimizin toplumla bütünleşmesini sağlayacağız. Çocuklarımızın okul ve sınav başarılarını artıracağız. Oluşturduğumuz bu strateji belgesi raflarda tozlanacak bir hal almayacak. Kaç tane okulumuz varsa hepsine bunu vereceğiz. Öğretmenler olarak bunu okuyup oturup analizler yapacaksınız. Okul idarecilerimiz öğretmenlerimiz öğrencilerle içli dışlı hale gelecek. Bu içeriği uygulanabilir bir hale getireceğiz ve nihayetinde çocuklarımıza iyi bir yol çizeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

  • Çekerek İlçe Zümre Başkanları toplantısı yapıldı

    Çekerek İlçe Zümre Başkanları toplantısı yapıldı

    Atatürk Ortaokulu’nda düzenlenen toplantıya, Çekerek Kaymakamı Evren Çakır, İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Akkan, okul müdürleri ve öğretmenler katıldı.
    İlçe Milli Eğitim MüdürüZeki Akkan, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında öğretmenlik mesleğinin bir nevi Peygamberlik mesleği olduğunu ve bu sebeple öneminin kat ve kat arttığını söyledi.
    Ayrıca bütün öğretmenlerin görevlerine sadakatle bağlı kalmalarının ülkenin ve toplumun geleceğine sağlayacağı katkıya vurgu yapan Akkan, “ Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak öğretmenlerimiz açısından gerçekten şanslıyız. Çünkü hep genç ve dinamik beyinlerle çalıştık. Bu sayede de eğitim kalitesinde sürekli sıçrama yaparak devam ettik.Bu vesile ile öğretmenlerimize teşekkür ediyor, 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı’ nın tüm eğitim camiası adına hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”dedi.
    Çekerek Kaymakamı Evren Çakır,da yaptığı konuşmada öğretmenlik mesleğinin önemine değindi. Çakır, “Öğretmenliğin kesinlikle para için yapılacak bir meslek değil, fedakarlık ve özveri gerektiren bir gönül mesleğidir. Öğretmenlerimiz bayrağımızın dalgalandığı her yerde görev yapan bireyler olması sebebiyle tıpkı kaymakamlar ve doktorlar gibi kutsal bir mesleğin icra ediyorlar. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve milletimizin birliğinde öğretmenlerimizin görev yerlerinde oynayacakları rol son derece önemlidir. Bu vesile ile yeni eğitim öğretim yılı’nın tüm eğitim camiası ve ülkemiz adına hayırlı uğurlu olması diliyorum.”diye konuştu.

  • 15 Eylül dünya prostat  kanseri günü

    15 Eylül dünya prostat kanseri günü

    Prostat kanseri ülkemizde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olduğu ve her yıl 100 bin erkeğin 39’unda bu kanser teşhis edildiği belirtilerek yaş arttıkça riskin artığı kaydedildi.
    Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaaslan, 15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Günü nedeniyle yaptığı açıklamada prostat kanserinin sebepleri kesin olarak bilinmediğini belirterek, “Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen iç organ kanseri ve tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türüdür. Yaklaşık olarak her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve her 38 erkekten birinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği tahmin edilmektedir. Tüm dünyada her yıl 899 bin yeni prostat kanseri saptanmakta ve tüm dünyada 258 bin kişi prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
    2030’lu yıllara gelindiğinde ise dünyada yılda 1 milyon 700 bin yeni prostat kanseri vakası görüleceği ve 499 bin hastanın prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir.Prostat kanseri ülkemizde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türüdür ve her yıl Türkiye de 100 bin erkeğin 39’unda bu kanser teşhis edilmektedir. Günümüzde en önemli riskli grubu aile öyküsü olan bireyler oluşturmakta olup, bu vatandaşlarımızın düzenli olarak ürolojik muayeneden geçmesini önermekteyiz” dedi.
    Risk Faktörleri
    Prostat kanserinin sebepleri kesin olarak bilinmediğine dikkat çeken Dr. Karaaslan, “Prostat kanserinin sebepleri kesin olarak bilinmemektedir. Yaş, prostat kanserinin en önemli risk faktörüdür. 45 yaş altında nadir görülür. Yaşlandıkça risk artar.Aile öyküsü: 1.derece akrabalarında prostat kanseri olanlarda risk artar. Belirli prostat değişiklikleri: Yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplazisi olan hücreleri olanlarda prostat kanseri riski artmıştır. Bu hücreler mikroskop altında anormal olarak görülürler. Diyet: Hayvansal yağdan zengin ve et içeren gıdalarla beslenmenin bazı çalışmalarda prostat kanser riskini artırdığı gösterilmiştir” şeklinde konuştu.
    Belirtileri
    Prostat kanseri belirtileri hakkında uyarılarda bulunan Dr. Karaaslan, “Prostat kanserinin hiçbir belirtisi olmayacağı gibi hastalar; idrar yapma ile ilgili problemle başvurabilirler. İdrar yapma ile ilgili problemler; idrar yapamama, idrar yapmaya başlama ya da durdurmada zorlanma, sık sık idrara çıkma, geceleri idrara çıkma, idrar akımında zayıflama, kesik kesik zorlanarak idrar yapma, ağrılı idrar yapma şeklinde olabilir. Bu belirtiler kanser dışı nedenlere (prostat büyümesi, enfeksiyon gibi) de bağlı olabilir. Bu belirtiler bulunduğunda bir üroloji uzmanına başvurmanız gerekmektedir. Prostat kanserinin kesin tanısı biyopsiyle konulur” diye konuştu.

  • Altın’dan okul alışverişi uyarısı

    Altın’dan okul alışverişi uyarısı

    Eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, okul malzemesi alışverişinin gündeme geldiğini ifade eden Başkan Altın, kırtasiye ve giyim sektörleri başta olmak üzere ilgili tüm sektörlerde bir hareketlilikyaşandığını vurguladı. Altın, “Bu hareketlilikle birlikte odamız üyeleri, TSE standartlarına uygun olmayan ürünlerin satışından dolayı etkilendiklerini bize bildirmektedirler. Bunun önüne geçilebilmesi için herkesin duyarlı davranması ve şartlara uygun malzeme satışına önem vermesi gerekmektedir” dedi.
    Kırtasiye ürünlerinde bu sıkıntının daha fazla yaşandığını kaydeden Altın, “TSE standartları dışında üretilmiş ve düşük kalitedeki ürünler, çocuklarımızın sağlığını olumsuz etkileyebilmekte ve kalitesiz olmaları sebebiyle de uzun ömürlü olmamaktadırlar. Bu nedenle sağlıklı ve standartları karşılayan ürünler tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı. Altın, mesajını şöyle sürdürdü;
    “Velilerimize alışverişlerinde çocuklarının sağlığını düşünerek, standartlara uygun ve kaliteli ürünleri satın almasını öneriyorum. Bu vesileyle, öğrencilerimize ve öğretmenlerimize yeni eğitim-öğretim yılında başarılar diliyorum.”

  • Öğrencilere ‘Okula uyum eğitimi’ verildi

    Öğrencilere ‘Okula uyum eğitimi’ verildi

    Öğrencilerin okul kaygılarını gidermek, onlara okul ortamını sevdirmek ve okul arkadaşlarını tanımalarına yardımcı olmak amacıyla başlatılan ‘okula uyum eğitimi’ Yozgat Çözüm Koleji’nde de tamamlandı. Öğrenciler, öğretmenleri gözetiminde gerçekleştirilen birbirinden renkli ve eğlenceli etkinliklerin ardından okula uyum sorunlarını büyük oranda tamamladı. Yozgat Çözüm Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz yaptığı açıklamada “2017- 2018 eğitim öğretim yılında anaokulu, birinci sınıflar ve beşinci sınıfların katılımıyla oryantasyon eğitim haftasını renkli ve eğlenceli bir şekilde tamamladık. Öğrencilerimiz farklı bir ortama girdiler. ister istemez hem velilerde hem de öğrencilerimizde bir tedirginlik vardı. Okulumuzda çeşitli etkinlikler düzenleyerek çocuklarımız, birbirlerini tanıma imkanı buldu. Öğretmen veli tanışma etkinliğimiz oldu. Bu kapsamda hem öğrencilerimizdeki hem de velilerimizdeki tedirginlik ortadan kalkmış oldu. Pazartesi günü itibariyle de yeni eğitim öğretim yılımıza başlayacağız” dedi.

  • Sağlık çalışanlarına  ‘Sepsis’ eğitimi verildi

    Sağlık çalışanlarına ‘Sepsis’ eğitimi verildi

    Dünyada sepsis hastalığı nedeniyle yılda 30 milyon kişinin tedavi gördüğü ve bunların 5-8 milyonunun ise bu nedenle öldüğü bildirilen programda; sepsis farkındalık, tanı, acil ve ileri tedavi eğitimi il geneli tüm sağlık çalışanlarına verildi.
    Yozgat Şehir Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Olcay Dilken’in sunumuyla başlayan eğitimde katılımcılara dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olan ‘Sepsis’ in farkındalığı, tanısı, acil tedavisi ve ileri tedavisi ile ilgili güncel konularda bilgi verildi.
    Türk Yoğun Bakım Derneği ile Global SepsisAlliance’nin, Türkiye’de bu konuda büyük çalışmalar yaptığına dikkat çeken Dilken, Sepsis nedeniyle yaşanan ölüm olaylarını açıkladı.Dilken yaptığı konuşmada ayrıca sepsis hastalığının halk tarafından az bilindiğini belirtti.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada şunları söyledi;”Sepsis; enfeksiyonlara karşı vücudunoluşturduğu normal dışı yanıtın organfonksiyonlarında bozukluk veyetmezlik oluşturması sonucundaortaya çıkan ve ölüm oranı oldukçayüksek olan durum.
    Örnek vererek açıklayacak olursak, örneğin bakteriyemi, herhangi bir hastalık sırasında mikroorganizmaların geçici olarak kanda bulunması, sepsis ise mikroorganızmaların kanda sürekli bulunması ve bazı organ yetmezlikleri ile beraber görülen klinik tabloya verilen addır.
    Sepsis ilerledikçe, ölümcül sonuç doğurabilecek septik şoka yol açabilir.
    Sepsis, hayati risk taşıyan bir enfeksiyondur ve yoğun bakım ünitelerinde ölümlerin en önemli sebebidir. Kana bakteri veya toksin karışmasıyla oluşan sepsis vakalarının sadece %50’isinde enfeksiyon etkenlerini tespit edilebilmektedir.
    Sepsis vakaların %40’ı akciğer enfeksiyonuyla başlamakla birlikte idrar yolları enfeksiyonu da önemli bir etkendir.
    Derideki bir yarada mikrop kapma nedeniyle enfeksiyon meydana gelmesi, apsenin patlaması sebebiyle iltihabın kana karışması, boğaz enfeksiyonu ve bağırsak iltihabı nedeniyle de septisemi oluşabilir. Uzmanlara göre diş iltihabı bile sepsise neden olabilir.
    Ateş, üşüme, vücut ağrıları, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi ve sersemlik hissi gibi belirtilere neden olur.
    İstatistiksel veriler sepsis vakalarının, daha çok ameliyatlardan, ağır kazalardan, ağır yaralanmalardan, organ naklinden sonra veya vücudunda kateter bulunanlarda ve yaşlı kişilerde ortaya çıktığını göstermekte.
    Sepsis’i olan hastaların % 15’inin, ciddi sepsis ya da septik şok’a girenlerin ise % 50’sinin hayati riski bulunur” dedi.

  • Yozgat Barosundan  ‘Gaziler Günü’ Mesajı

    Yozgat Barosundan ‘Gaziler Günü’ Mesajı

    Baro Başkanı Şimşek, mesajında şunları kaydetti: “Vatanımızın bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü ile milli birlik ve beraberliğimizin bekası uğruna üstün fedakârlıklar göstererek canı ve kanı pahasına göğsünü siper etmiş ve gazilik mertebesine ulaşarak bu nişanı bir ömür boyu gururla taşımış gazilerimizin, değerinin anlaşılması ve hak ettikleri şekilde övgü ve minnetle anılması açısından 19 Eylül Gaziler Günü ayrı bir önem taşımaktadır. Aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi Türk Milleti olarak her zaman sevgi ve saygıyla anmaktayız. Bu duygu ve düşüncelerle ebediyete intikal etmiş şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyor gazilik mertebesi ile şereflenmiş gazilerimize ise sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum.”

  • ikinci el eşyacı ve spotçular öğrencileri bekliyor

    ikinci el eşyacı ve spotçular öğrencileri bekliyor

    Yozgat’ta üniversite öğrencilerinin Eylül ayı sonunda ders başı yapacak olması ikinci el eşya satıcılarını hareketlendirdi. Depolarını spot ve ikinci el eşya ile dolduran esnaflar, öğrencileri beklese de eskisi kadar satış yapamamaktan yakındılar. Yozgat’ta üniversiteyi kazanan öğrencilerin, kiraladıkları evlere eşya almak için spot ve ikinci el eşya satıcılarına geldiğini söyleyen Mevlüt Erdağ,”Bizim sektör öğrencilere yönelik. Okulların açılmasına iki hafta gibi bir süre kaldı. Malzemelerimizi aldık. Öğrencileri bekliyoruz. İnşallah öğrenciler Yozgat’a geldiğinde satışlarımızda hareketlilik olacak” dedi.
    2-3 yıl öncesine kadar ikinci el eşya piyasasının oldukça iyi olduğunu hatırlatan Erdağ, artık eskisi kadar satış yapamadıklarını belirtti. Eşyalı kiralık dairelerin ve özel yurtların işlerini büyük oranda azalttığını da söyleyen Erdağ, şu an ikinci el eşya piyasasının durgun olduğunu ifade etti.

  • Kadınların yaptığı ahşap  kapılar daha çok beğeniliyor

    Kadınların yaptığı ahşap kapılar daha çok beğeniliyor

    Yozgat’ta çelik ve ahşap kapı üreten firmada çalışan 3 kadın işçi hem ev ekonomilerine katkı sağlıyor hem de azimleriyle birçok insana örnek oluyor. Yaklaşık 5 yıldır ahşap kapı bölümünde çalışan kadınlar, işlerindeki düzen ve titizlikle de dikkat çekiyor.
    Kadın istihdamını artırmak ve kadınların da iş hayatına atılmasını sağlamak için firmalarında kadın işçi çalıştırdıklarını söyleyen firma yetkilisi Şakir Güren, “Ahşap kapı bölümünde sezona göre yaklaşık 40-50 civarı personel çalıştırıyoruz.
    Burada bayanları çalıştırmamızın nedeni ise aslında bayanların yaptığı işi erkekler de yapıyor ama bayanlara istihdam sağlama, onların da evlerine katkıda bulunmasını istiyoruz. Burada şu an 3 tane bayan eleman çalışıyor.
    Bizim isteğimiz bayanların daha çok çalışması. Daha çok istihdam sağlamak. Ama burası tekstil veya başka bir firma gibi değil biraz daha ağır iş. Kadınların çakma bölümünde çalışmalarının nedeni ise işin hafif olması ve bayanlara daha uygun olması. Burada çalışma koşullarımız da oldukça iyi. Temizlik anlamında kadınlarımız daha titiz, bir bayan olarak erkek gibi değiller ama bizim tercih etme nedenimiz tabii ki bu değil bayanları istihdam etmek” dedi.
    Fabrikada çalışan Pervin Öcal beş yıldır mesleğini icra ettiğini belirterek, “Maddi durumlar nedeniyle fabrikanın ahşap kapı bölümünde ustabaşı olarak çalışıyorum. Hem ülke ekonomisine hem de ev ekonomimize katkıda bulunuyorum” dedi.
    İşe girdiği ilk zamanlarda kadın olarak zorlandığını söyleyen Öcal, “Hem ev işi hem de burası kolay olmuyor. Ama zamanla buna da alıştım. Ayrıca bu marangozluk işini erkekler yaptığı içinde işimi öğrenenler çok şaşırıyor” şeklinde konuştu.
    Marangozluğun erkek işi olduğunu belirten Tekmile Aslan da zaman zaman zorlandığını ancak aile ekonomisine katkı sağladığını ifade etti. Çelik kapı ahşap bölümünde 5 yıldır çalıştığını söyleyen Aslan, işini duyan vatandaşların kiminin şaşırdığını kiminin ise normal karşıladığını dile getirdi.

  • Sorgun Tarım ve hayvancılık fuarı açıldı

    Sorgun Tarım ve hayvancılık fuarı açıldı

    Sorgun Kaymakamlığı, Sorgun Belediyesi ve Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen 3. AGRO Sorgun Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Makine ve Ekipmanları Fuarı törenle açıldı. Sorgun fuar alanında düzenlenen törene Yozgat Vali Vekili Adem Yılmaz, AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Alay Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt, Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan, sivil toplum kuruşlu temsilcileri, çiftçiler ve firma yetkilileri katıldı.
    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan Yozgat Vali Vekili Adem Yılmaz emeği ile sermayesi ile aklıyla hareket eden yatırımcıyla tüketiciyi buluşturan bu tür fuarların önemli olduğunu belirterek,”3.AGRO Sorgun Tarım Hayvancılık Gıda Sanayi Makine ve Ekipmanları Fuarı tüketici kardeşlerimiz ile yan yana alan ile vereni buluşturan bir fuar.
    Herşeyi dışa bağımlı olarak yaşasaydık ekonomimiz bu kadar gelişmezdi. Bu bakımdan aklını kullanan, sermayesini kullanan, bu ülkü için bir çivi çakıp katma değer yaratan vatanı için her türlü bekasını ortaya koyan bütün yatırımcılarımızın anlından öpüyorum” dedi.
    AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer ise fuarların üretici ile teknolojinin buluştuğu bir yer olduğunu kaydederek,”Sorgun Tarım Fuarının bu yıl 3’üncüsünü gerçekleştiriyoruz. İlk yılla bu yıl arasında görüyoruz ki çok büyük farklar var.
    Hem mekansal olarak hemde fiziki kapasite bakımından çok büyük farklar göze çarpıyor. Teknolojimizin de her geçen gün değiştiğini ve büyüğünü görüyoruz. Eğer Yozgat’ı ve Sorgun’u turizmin başkenti yapmak istiyorsak. Tarım başkenti, hayvancılığın başkenti, termal başkenti yapmak istiyorsak değerlerimizi, kültürümüzü, beyin yapımızı da bir araya getirmek suretiyle Yozgat’ın ve Sorgun’un kalkınmasına katkı sunmamız gerekiyor” diye konuştu.
    Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan da Sorgun için her geçen gün daha yeni, daha iyi bir şeyler yapmak çalıştıklarını söyleyerek,”Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz fuarımızın geçen yıl yaptığımız fuarımızdan daha da ileride olduğunu görmek bizleri ayrıca gururlandırmaktadır.
    Her yıl artan trend, özellikle katılan firma ve ziyaretçi sayısı açısından bizleri oldukça gururlandırmıştır.
    Fuar alanımızın daha da büyümesi, katılan firma sayısının artması somut olarak gelişimin göstergeleridir, ilk iki yıla nazaran ziyaretçi sayısında artış olacağını ummuyor, kesinlikle inanıyorum” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından Vali Vekili Adem Yılmaz ve beraberindekiler fuarın açılışını yaptı. Açılışın ardından katılımcılar fuarı gezdi.

  • Okul servis şoförlerine eğitim verildi

    Okul servis şoförlerine eğitim verildi

    Yozgat Merkez Ortaokulu’nda gerçekleştirilen eğitime katılan servis şoförlerine, uymaları gereken trafik kurallarına yönelik bilgiler, görevli trafik polisi tarafından anlatıldı. Ayrıca servis şoförlerine Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği Karayolları Trafik Kanunu ve bazı konularda bilgiler slayt eşliğinde anlatıldı.
    Eğitimdeki amacın öğrencilerin problemsiz bir şekilde okula götürülüp tekrar evlerine teslim edilmesi olduğunun anlatıldığı seminerde özellikle serviste her koltukta emniyet kemerinin bulunması gerektiğinden bahsedildi. Araçların temiz ve bakımlı olması gerektiğinin anlatıldığı seminerde servis şoförlerinin mutlaka düzenli bir şeklide araçlarının bakımlarını yapmaları istendi. Zaman zaman servis şoförlerinin emniyet ekiplerince denetleneceğinin de vurgulandığı seminerde, öğrenci velilerinin de çocuklarını zamanında servislere teslim etmeleri gerektiği belirtildi.Öğrenci servis şoförlerine yönelik yapılan bilgilendirici açıklamaların ardından katılımcıların sorularını cevaplayan görevli trafik polisi, katılımcılara teşekkür etti.

  • Ölen müşterilerinin  fotoğraflarını sergiliyor

    Ölen müşterilerinin fotoğraflarını sergiliyor

    Lokanta sahibi Mehmet Keven, vefat eden müşterilerinin fotoğraflarını ve Yozgat’ın eski görünümünü yansıtan fotoğrafları işyerinin duvarında 20 yıldır sergiliyor. İşyerine gelen müşterilerinin fotoğraflarda kendi yakınlarını gördüğünde anılarının tazelendiğini söyleyen Keven,”20 senedir iş yerimin duvarında vefat eden dostlarımızın fotoğrafını biriktiriyorum. Çoğu da benim emsalim. İş yerime gelen müşteriler, bu fotoğrafları görünce eskileri hatırlatıyor. Fotoğraf tablosunda bulunanlar müşterilerimin tanıdığı, akrabaları oluyor ve geçmişi yad ediyorlar. Ayrıca iş yerimde eski Yozgat fotoğraflarının bulunduğu bir bölüm de var” dedi.

  • Kaymakam Kaplay veda etti

    Kaymakam Kaplay veda etti

    Son kararname ile Ordu Çamaş Kaymakamlığı’na atanan Saraykent Kaymakamı Murat Kaplay, veda mesajı yayımladı. Kaplay, mesajında; “ Yeni görev yerim Ordu ili Çamaş İlçesi hayırlı olur inşallah. Üç yıl boyunca görev yaptığım Saraykent’e veda zamanı geldi. Görev yaptığım sürede desteklerini esirgemeyen Sayın Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ başta olmak üzere beraber çalıştığım Sayın Valim Abdulkadir Yazıcı’ya, son bir buçuk yıl beraber çalıştığım ve çalışmalarımızda her türlü desteği veren Sayın Valim Kemal Yurtnaç’a çok teşekkür ediyorum.
    Mesai arkadaşlarım ile birlikte Saraykent’e elimizden geldiğince hizmet etmeye çalıştık. Çalıştığımız sürede ilçenin ve köylerin sorunlarını çözmek için uğraş verdik, inşallah halkımızın sorunlarını bir nebze de olsa çözmüşüzdür.
    Son 1 yılda Vali Yardımcılığı görevi ve Akdağmadeni İlçesi Kaymakamlığını da yürüttüm, inşallah görevimi hakkıyla yapmışımdır.
    Görev aldığım yerlerdeki tanıdığım, tanımadığım bütün vatandaşlarımız haklarını helal etsinler. İdarecinin vatandaşı üzerinde hakkı olmaz görevidir ve yapar.
    Dilerim halkımız için gelecek yıllarda daha iyi hizmetler yürütülür. Beraber çalıştığım mesai arkadaşlarıma, Muhtarlarımıza, İl Genel Meclis Üyelerimize, Belde Belediye Başkanlarımıza ve İlçe Belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Sağlık, mutluluk ve esenlikle kalın, Allah’a emanet olun” ifadelerine yer verdi.

  • Bozdağ: ABD istihbaratında dahi bu kadar bilgi olamaz

    Bozdağ: ABD istihbaratında dahi bu kadar bilgi olamaz

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Anadolu Ajansı Editör Masası’nda soruları yanıtladı. Silahlı İnsanız hava arçalarının vurduğu kişilerin terörist olduğunu söyleyen Bozdağ, ABD’deki savcıya bilgilerin FETÖ’cüler tarafından verildğini açıkladı.
    HDP’li Aysel Tuğluk’un annesini cenazesined yaşananlara da tepki göseteren Bozdağ’ın açıklamalarının satır başları şöyle:
    Eski Bakan Zafer Çağlayan hakkında verilen kararın alındığı dosyada bulunan bilgilerin ABD istihbaratında dahi olamaz. Çok net bir şekilde gözüküyor ki bu bilgilerin başsavcıya Fetullahçı Terör Örgütü üyelerinin Amerika’daki temsilcileri tarafından verildiği anlaşılıyor. Çünkü orada anlatılan konulara baktığımızda Amerika’nın istihbaratı dahi bu kadar detayda olan bir şeyi takip etmesi biraz zor gözüküyor. Bu, siyasi bir davadır. Siyasal hedefleri de olan bir davadır. FETÖ’nün, Türkiye’de görmeyi başaramadığı hesabı ABD yargısı üzerinden gördürme çabasıdır. Onun için biz Amerikalı dostlarımızı bu konuda uyardık. Bu davayı görecek mahkemenin başkanı Richard Berman, 2014 yılında Fetullahçı Terör Örgütü’nün 17/25 süreçlerindeki propagandalarına ve politikalarına destek vermek maksadıyla Türkiye’de düzenlenen uluslararası bir kongreye moderatör olarak katıldı. Orada Zaman gazetesine, örgütün yayın organına röportaj verdi ve FETÖ’nün argümanlarını kullanarak açıklamalar yaptı.
    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Türk hükümetinin açıklamalarını okumadan, aktarılan bilgiler üzerinden eğer değerlendirme yaparsa o zaman kendisini gülünç duruma düşürür, saçmalamak durumunda kalır ve öyle bir noktaya kendini getirir. Onun için bizim güzel bir atasözümüz var, kılavuzunu herkesin iyi seçmesi lazım. Yani kılavuzunuz karga olursa sıkıntıya düşersiniz. Onun için benim Sayın Sözcüye tavsiyem kılavuzunu doğru seçsin.
    Öncelikle Allah’tan rahmet diliyorum. Çok çirkin bir hadise, bizim medeniyet değerlerimizle bağdaşmayan, saygısız ve ölçüsüz bir davranış söz konusu. Oldukça çirkin bir davranış söz konusu. Bunu kabul etmemiz, hoş görmemiz asla mümkün değildir. 20-25 kişilik bir grup bu saygısızlığı, çirkin eylemi yapıyorlar. Hemen güvenlik güçleri müdahale ediyor, olay yerinden uzaklaştırılıyorlar. Daha sonra ailenin kararını bekliyorlar. Aile cenazeyi defnetmekten vazgeçiyor. Bundan sonra valilik bir açıklama yaptı, alınacak karara saygı duyulacağını ifade ettiler. Ailenin kararına göre defin işlemi yapılacaktır.
    Cenazenin mezardan çıkarılması, 20-25 kişilik kendini bilmez kişi tarafından yapılmış bir şey değildir. Bunları savunmak için söylemiyorum. Kamuoyunda sanki, böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bunun yanlışlığını ifade etmek için vurgulamaya çalışıyorum. Böyle bir şey yok.Ben buradan bütün aziz vatandaşlarıma seslenmek istiyorum. Bizim inancımıza göre insanların ölümünden sonra defnedileceği yerde yapılaması gerekenler bellidir. Saygısız davranışlardan uzak durmak lazım. Aksine terör örgütlerini mutlu edecek bir davranıştır. İnsanlarımız arasında provokasyon yapmak isteyen çevrelerin arayıp da bulamadıkları şeylerdir. Bütün milletimizin uyanık olması ve bunlara fırsat vermemesi lazım.
    Buradan bir kez daha bu hadiseyi kınıyorum, yapanları lanetliyorum.Bakan Soylu da olay mahalline gittiler ve orada cenaze yakınları ile görüştüler.
    Şahıslarla alakalı adli tahkikat başlatılmıştır. Soruşturma yürütülüyor, onlar konusunda işlemler yapılacak.
    SİHA’larla sivilleri vurduğu iddiası mesnetsiz. Teröriste kimlik sorulur mu? SİHA’ların vurdiğu kişiler terörist. Bilgi çok net. SİHA’ların görüntüsü çok net. Uzun zamandır güvenlik güçleri tarafından takip ediliyorlar. Olayın olduğu gün de aynı kişiler, 4 kişi takip ediliyor. SİHA’lar bunları vuruyor. Bunlar silahlı, üzerlerinde silah da var. Diğer kişiler ise bunlarla irtibat içinde olan terör örgütü üyeleri, işbirlikçiler, onlara destek sağlayanlar. Hem silah var hem terör örgütünün elbiseleri var hem de onların terör örgütü üyesi olduğuna dair takipler, soruşturmalar var.
    Teröristin kimliği mi olur, dünyanın neresinde görülmüş teröriste kimlik sorulduğu? Terör eylemi yapana; askere, polise, sivil vatandaşa saldırana ‘Dur bakayım, kimliğine bakayım. Seninle öyle mücadele edeceğim’ diye sorulan bir terörle mücadele yöntemi var mı? Yok böyle bir şey. Güvenlik güçlerimiz terörle etkin ve kararlı mücadelesini sürdürmektedir. Bu, tamamen PKK terör örgütünün hendek terörü döneminde de yaptığı gibi ‘Türk güvenlik güçleri sivilleri öldürüyor’ iftirasını teyit etmek maksadıyla CHP’den PKK’ya sağlanan bir destektir.
    Muhalefetin kendi beklentilerini ifadesi var ortada ama bir erken seçim söz konusu değildir. Bildiğiniz gibi AK Parti iktidara geldiği günden bugüne kadar seçimleri vaktinde yapmak konusunda bir gelenek de oluşturdu. 2007’de zorunlu birkaç ay erken gidildi ama ondan sonraki seçimlerin hepsi vaktinde yapıldı. Onun için biz bu geleneğimizi devam ettireceğiz. Seçim, 2019’un 3 Kasım’ında yapılacaktır.”