1999 Yılında başladığı Yozgat Halk Bankası Şubesinde 10 yıl görev yaptıktan sonra Çorum’un Sungurlu ilçesi Halk Bank Şube Müdürü olarak 4 yıl görev yaptı.
Daha sonra Samsun Çarşamba Halkban Şube Müdürü olarak 3 yıl görev yapan Dişli, aradan geçen 7 yıl sonra memleketi Yozgat’a Halk Bankası Şube Müdürü olarak atandı.
Dişli, memleketinde görev yapmanın Yozgatlıya hizmet etmenin kendisinde büyük mutluluk yarattığını belirterek, gerek personel kadrosu gerekse hizmet kalitesi ile vatandaşlara en iyi hizmeti sunmanın gayreti içinde olacaklarını söyledi.
Kategori: Gündem
-

idris Dişli, Halk Bankası Yozgat Şubesi Müdürlüğüne atandı
-

Uzmanlardan ölümcül kenelere karşı uyarı
Uzmanlar, yaz döneminde artış gösteren kene ısırmalarının ölümcül olabileceğini kaydetti. Uzmanlar, “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virüsü, insanlara başlıca Hyalomma cinsi kenelerin kan emmesi sırasında bulaşır. Keneler hastalığı kan emerken ağzından salgıladıkları sıvı veya tükürükle bulaştırırlar. Ezildikleri zaman vücudundan çıkan sıvılarla da vücutta açık çizik veya yara varsa hastalık bulaşabilir” dedi. Kenelerin genellikle ahırlarda, yüksek boylu otlarda, piknik alanlarında, su kenarlarında, çalılıklarda bulunduğunu belirten Uzmanlar, korunmak için pantolon paçalarını çoraba sokmak, böcek kaçırıcı spreyler kullanmak ve böyle yerlerden geçerken çizme giymenin etkili olacağını söyledi. Keneye kesinlikle çıplak elle dokunulmaması gerektiğini belirten Uzmanlar, “Eğer vücudumuzun bir yerinde kene görürsek eldiven takarak müdahale etmeliyiz. Bir pens yardımıyla kenenin ağız bölgesinden tutarak, yavaş yavaş sağa ve sola oynatarak vücudumuzdan çekmeliyiz. Keneyi vücudumuzdan çıkardıktan sonra ısırdığı yeri, bol su ve sabunla yıkamalı, alkol veya tentürdiyotla temizlemeliyiz. Bu işlemde antiseptikler de kullanılabilir. Virüs, 56 derecede 30 dakikada canlılığını kaybeder. 40 derecede 10 gün yaşar. Ultraviyole ışınlarında ise hızla canlılığını kaybeder” diye konuştu.
Uzmanlar, “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığı belirtileri ve tedavisi hakkında da şu bilgileri verdi:
“Virüs, vücuda girdikten 3 veya 5 gün içinde hastalık belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Bazı vakalarda 9 gün ya da 13 günde ortaya çıkabilir. Bu nedenle inkübasyon gününü 3 ile 10 gün kabul edebiliriz. Kene ısırması ile virüsün vücuda girmesi ile birlikte ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, bazen kusma-bulantı ve ishal görülebilir. İlk günlerde yüz ve göğüs kısmında cilt altı kanamaları görülebilir. Gözler kızarır, el ve ayaklarda bir yere çarpmış gibi morluklar, kızarıklıklar görülebilir. Bazen de kanlı kusma, kanlı ishal, kanlı idrar, burun kanaması ve vajinal kanamalar olur. Ağır vakalarda ise karaciğer böbrek ve akciğer yetmezliği görülebilir. Tedavinin geç kalınması halinde yüzde 30 ölüm oranı saptanmıştır. Aşı çalışmaları Türkiye’de ve dünyada devam etmektedir. Tedavisi en uygunu kan yenilenmesidir. Bu hastalar destek tedavisinden istifade ederler.”
Kenelerin daha çok Nisan ve Ekim aylarında daha aktif olduğuna dikkat çeken Uzmanlar, “Kenelerin hepsi hastalık taşımaz. 850 kene türünden 30 kene türü bu hastalığın bulaşmasında rol oynar. Kene ısırmasından emin olur olmaz, kene tedavisi yapan hastanelere vakit kaybetmeden ulaşmak, tedavi sürecinin daha hızlı ve başarılı olmasını sağlar” diye konuştu. -

Kızılaydan kan bağışı kampanyası
Yaz mevsimi ve bayram tatili dolayısıyla kan stoklarında azalma yaşandığını söyleyen Türk Kızılayı Yozgat Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem İlker, 19-26 Ağustos 2017 tarihleri arasında Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda kan bağışı kabul edeceklerini dile getirdi.
Bu dönemlerde kan bağışının öneminin daha da arttığını açıklayan İlker,”Unutmayalım ki kan acil değil sürekli ihtiyaçtır ve laboratuvar ortamında üretilmediği için kaynağı sadece biz insanlarız. Yozgat halkını kan bağışına davet ediyoruz” dedi.
Türk Kızılayı’nın vekaletle kurban kesimi anlatan İlker,”2017 yılı vekaletle kurban kabullerimiz devam etmektedir. Yurt içi 735 TL ve yurtdışı 500 TL olarak vekalet ücretlerimiz belirlenmiştir. Vekalet vermek isteyen vatandaşlarımız şube başkanlığımıza, Kızılay’ın banka ve PTT hesaplarına, www.kizilay.org.tr internet adresinden ve 168 çağrı öerkezimizden vekaletlerini verebilirler” açıklamasında bulundu. -

Kaz yetişitiriciliği kursunu tamamlayanlara başarı belgesi
Ziraat Fakültesi’nde düzenlenen törene Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, AK Parti Yozgat milletvekilleri Abdulkadir Akgül, Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer, Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yaşar Karadağ, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdür Vekili Özgür Memiş, Bozok Üniversitesi Sürekli Uygulama ve Araştırma Merkezi (BOSUYAM) Müdürü Doç. Dr. Şevket Hakan Üngören ve çok sayıda üretici ve çiftçi katıldı.
Çiftçi ve üreticilere yönelik eğitim programlarına bir yenisini eklediklerini belirten Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yaşar Karadağ Yozgat’ın tarım ve hayvancılığının gelişmesi noktasında Ziraat Fakültesi olarak destek vereceklerini söyledi. Eğitime Yozgat dışında, Ankara, Eskişehir, Konya, Antalya, Sivas, Tokat ve Manisa illerinden toplam 35 üreticinin katıldığını belirten Prof. Dr. Yaşar Karadağ yoğun talep üzerine Kaz Yetiştiriciliği eğitiminin devam edeceğini ifade etti.
Üniversite olarak birinci önceliklerinin eğitim-öğretim ve ülke geleceğine insan yetiştirmek olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Yozgat’ın gelişmesi ve kalkınmasında üniversitelerin bulunduğu şehir ile entegre olmasının önemli olduğunun altını çizdi. Ziraat Fakültesi olarak Yozgat tarımına yönelik önemli hizmetler sunulduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Karacabey, kararı Yükseköğretim Kurulu’ndan çıkan ve kurulacak olan Veteriner Fakültesi ile de hayvancılık alanında önemli hizmetler hedeflediklerini ifade etti.
Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül’de kaz yetiştiriciliğinin önemli bir kültür olduğuna dikkat çekerek Yozgat’ın damızlık kaz üretimi bakımından ülkemizde bir marka, öncelikli bir il olması adına Bozok Üniversitesi’nin böyle bir çalışma gerçekleştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise Bozok Üniversitesinin Yozgat’ın kalkınması anlamında önemli bir değer olduğunu belirterek tarım ve hayvancılık alanında Yozgat’ı önemli bir potansiyel haline getirmek adına çalıştıklarını belirtti. Vali Yurtnaç önümüzdeki yıl Avrupa Birliği Projesi kapsamında Yozgat’a bir hayvan hastanesi, hayvan pazarı ve kesimhanesini yapmayı hedeflediklerini belirterek Veteriner Fakültesi, Ziraat Fakültesi ve Bozok Üniversitesi ile Yozgat’ı önemli bir hayvan merkezi haline dönüştürmeyi planladıklarını söyledi.
Açılış konuşmalarının ardından “Kaz Yetiştiriciliği” eğitim programını başarı ile tamamlayan 35 katılımcıya sertifikaları verildi. -

Ziraat Türkiye kupası maçı bugün
Spor Toto Bölgesel Amatör Lig 5.Grup’ta mücadele edecek Yozgatspor 1959 FK, Ziraat Türkiye Kupası 1.tur eleme maçında bugün Fikret Karabudak Stadyumu’nda MKE Kırıkkalespor ile karşı karşıya gelecek.
Kupa mücadelesinin hazırlıklarını tamamlayan Yozgatspor 1959 FK, bugün karşılaşmanın oynanacağı Kırıkkale’ye giderek maç saatini beklemeye başladı. Kırmızı-siyahlılarda morallerin yüksek olduğunu belirten Teknik Direktör Memduh Fidan, hedeflerinin MKE Kırıkkalespor’u kupada saf dışı bırakmak olduğunu söyledi. -

6 ülkeden 43 genç Erasmus Plus Gençlik değişimi projesi için Yozgat’a geldi
Projesi kapsamında Yozgat’ta göçmenler ve sorunları temalı çalışmalar yapılıyor.Zift Organizasyon liderlerinden Proje Koordinatörü Nuri Bilirgen önderliğinde yürütülen projede katılımcı gençler gerçekleştirdikleri faaliyetleri anlattı.
GÖÇMENLERİ ARAŞTIRDILAR
Bilirgen, açıklamasının devamında, “Göçmenlerin ülkelerini terketmesebepleri, problemleri ve günlük hayattaki sonuçları konularında çalışmalar yapmaktadırlar.
Katılımcı gençler göçmenler ve karşılaştıkları sorunlar hakkında araştırmalar, sunumlar, münazara, grup çalışmaları, skeç gösterileri, logo çalışmaları ve kültürel çalışmalarda bulunmaktadırlar. Katılımcı gençler aynı zamanda düzenledikleri kültürel faaliyetler ile birbirlerinin kültürlerini yakından tanıma fırsatı da elde ederek kültür değişimine öncülük etmişlerdir.”dedi.
22 AĞUSTOS’A KADAR DEVAM EDECEK
Bozok Hoşgörü Klübü üyeleri tarafından hazırlanan ve Zift Organizasyon tarafından yönetilen proje, 15 Ağustos 2017 başlarken, 22 Ağustos 2017 tarihine kadar devam edecek. -

Bıçaklar kurban için bileniyor
Yozgat´ta geçen yıl olduğu gibi bu yılda bıçaklar 4 lira, balta ve satırlar 5, makine bıçağı ise 8 lira’dan bileniyor. İlde kundura tamirciliği yapan Sefa Kundura sahibi Sefa Batur, her yıl kurban bayramı bıçak bileme işinede yoğunluk verdiğini söyledi.
Batur, “İlimizde Beyaz Han Çarşısındaki ayakkabı tamir atölyesinde ayakkabı tamiratının yanı sıra valiz, çanta, deri mont gibi tamir işleri ile de uğraşıyorum. Kurban bayramının yaklaşmasıyla her yıl olduğu gibi bu yılda hem iş yerinde hemde Beyaz Han Çarşısı girişinde bıçak bileme tezgahı açtım. Birkaç gün öncesinden itibaren yoğunluk başladı. Vatandaşlar son güne kalmamak için şimdiden evlerindeki bıçakları ve nacakları biletmek için getiriyor. Fiyatlarda ise geçen yılla aynı oranda her hangi bir artış olmadı. Bu yılda bıçaklar 4, satır 5, makine bıçağını 8 ile 10, baltayı ise 5 liradan biliyoruz. Hayvanların eziyet çekmemesi için vatandaşlarımızın evlerindeki bıçaklarını biletmesini öneriyoruz.”diye konuştu.
Ahmet Turgut Budak isimli vatandaş bıçak bileme işlerini son güne bırakmamak için erken geldiğini belirtti. Budak, “Akşamdan hanım evdeki bıçakları hazırlayarak biletmemi istedi. Bizde bıçaklarımızı biletmek için buraya geldik. Bıçaklarımızı hem hayvan eziyet etmeden kesmek hem de etleri güzel doğramak için bıçaklarımızı biletiyoruz. Bıçaklar keskin olmalı ki kurban kesimi sırasında hayvan eziyet çekmemeli. Çünkü bazen kesim anında keskin olmayan bıçak yüzünden hayvanlara eziyet verilebiliyor. Bu tür durumlara düşmemek için bıçakların mutlaka biletilmesi gerekir.”diye konuştu.
Bülent Üstündağ’da benzer ifadeler kullanarak şunları söyledi: “Bayrama bir iki gün kala bıçakçılarda yoğunluk olacağını düşündüğümden evden 6 bıçak ve bir nacak getirerek şimdiden bilettiriyorum. Çünkü son gün yoğunluk olur. O yüzden şimdiden bıçak bileme işini halledilmesi daha uygun olur. Bu vesile ile şimdiden kazasız belasız bir kurban bayramı geçirmemizi diliyorum.” -

Vali Yurtnaç, Göçmenler bizim namusumuz onlara devlet olarak bakacağız
Yozgat’ta yaşayan 7 bin 600 göçmen için Vali Kemal Yurtnaç başkanlığında Merkez Ortaokulu’nda toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya Vali Yurtnaç’ın yanı sıra Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, İl Jandarma Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve muhtarlar katıldı.
Kentte 7 bin 600 göçmenin yaşadığını söyleyen Vali Yurtnaç,”Kamu kurumlarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, siyasi parti teşkilatlarını bilinçlendirerek Yozgat’ta kardeşlik ortamı bozulacak şeyler yaşanmasın diye bu tür toplantıyı yapmak istedik. Bu insanların buraya uyumu çok önemli. Bu uyumu komşuluk, arkadaşlık ilişkileriyle sağlayacağız.
Bunların çocuklarına okullarımızı açarak Türkçe öğrenmelerini sağlayacağız. Büyüklerine halk eğitimlerde Türkçe öğreterek buradaki uyumu birlikte sağlayacağız. Biz de bir Kurtuluş Savaşı yaşadık, mücadele verdik. Her ülkenin başına böyle şeyler gelebilir. Çeşitli ihanetlerle karşılaşılabilir. Irak, Suriye dediğimiz yer bizim 100 sene önce aynı ülkenin sınırları içerisinde yaşadığımız yer. Kardeşlik hukukumuzun yanı sıra onlarla komşuluk hukukumuz da var” dedi.
Yozgat’ta birtakım olayların yaşanmaması için tedbir aldıklarını dile getiren Vali Yurtnaç,”İlimizde çeşitli münakaşalar olabilir. Devletin burada polisi, jandarması, adliyesi var.
Biz olaylar olmaması için çeşitli tedbirleri kolluk kuvvetlerimizle alıyoruz. Suç işleyenleri savcının, mahkemenin huzuruna bırakırız, cezaları neyse çekerler. Ama bunu biz bireysel olarak yaptığımızda anarşi doğar. Yozgat’ın Türkiye’de güzel bir ismi var. Vatanperver, misafirperver iyi insanları var. Bu güne kadar yaptığımız şeylerin bu şehrin yöneticisi olarak bozulmamasını istemiyorum. Bu şehirde yaşayan göçmen kardeşlerimizi sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri olarak desteklememiz lazım. Onlarla ilişkilerimizi güçlendirelim, onların yanında olalım” diye konuştu.
Yozgat’ta toplumsal kardeşliği bozacak bir endişenin içerisine girmeyeceklerini de vurgulayan Vali Yurtnaç,”Nihayetinde bu dünyada güzel bir coğrafyada yaşıyoruz. Bunun da bir bedeli var. Koruyacağız, kollayacağız, destek olacağız. Kimse toprağını köyünü bedavadan terk edip gitmez. Çünkü herkes kendi ortamında güçlüdür.
Onlar böyle bir durumla karşılaştılar ve buraya geldiler. Kesinlikle gıyapta oluşturulmaya çalışan olumsuz yargılara asla kapı aralamayın. Bunlar bizim namusumuz bunlara devlet olarak bakacağız. Buradaki toplumsal kardeşliği bozacak hiçbir endişenin içerisine girmeyeceğiz. Adaletli olacağız. Bunlar bizim kardeşlerimiz nasıl ensar-muhacir kardeşliği varsa muhacirlere nasıl ensarlar kapı araladıysa aynı şekilde biz de onlara el uzatacağız” ifadelerinde bulundu. -

Hayvan ıslahı projesi toplantısı Yozgat’ta yapıldı
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülen Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Ülkesel Projesi kapsamında Yozgat ve Sivas İllerindeki toplam 12 alt projenin 2017 yılı Proje Yürütme Kurulu Toplantısı Yozgat gerçekleştirildi. Proje Yürütme Kurulu TAGEM Proje Koordinatörlüğünden Dr. Serdar Yağcı Başkanlığında düzenlenen toplantıya,İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, Şube müdürleri, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanları, Proje lideri ve öğretim üyeleri, Selçuk Üniversitesi Öğreim Üyesi Prof. Dr. Behiç Coşkun, Prof. Dr. Cafer Tepeli, Prof. Dr. Şeref İnal ve Doç. Dr. Mustafa Garip, Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Ömer Orkun Demiral ve Cumhuriyet Üniversitesinden Doç. Dr. Yusuf Ziya Oğrak katıldı.
Proje Yürütme Kurulunda söz konusu projelerle ilgili 2017 yılı çalışmaları incelendiği ve 2011 yılında başlayan ve bugün itibariyle, Halk Elinde Akkaraman Koyunu (3 alt proje) ve Kıl Keçisi (1 alt proje) Islahı projeleri yürütüldüğü ifade edildi. Proje kapsamında toplam 24 Bin koyun ve Bin 200 baş erkek hayvan materyalinin verim kayıtlarının takip edildiği belirildi. Projelerde, toplam 127 yetiştirici bulunduğu ve bugüne kadar projeler kapsamında bulunan ve proje gerekliliklerini yerine getiren yetiştiricilere toplam 5 Milyon 623.115 TL hakediş ödemesi yapıldığı ifade edildi. -

Beton mikseri 15 koyunu telef etti
Edinilen bilgiye göre, Kuşçu Köyünde Uğur Koç’a ait küçükbaş hayvanlar otlatılmak üzere yaylıma çıkarıldı. Kuşçu Köyü Yozgat karayolunda hazır beton firmasına ait bir beton mikseri yolda karşıdan karşıya geçmekte olan koyunlara çarptı. Çarpmanın etkisi ile telef olan olan 15 koyun yol kenarlarına savruldu.
Olayla ilgili jandarma soruşturma başlattı. -

Lavanta ve salep yetiştiriciliği Orta Anadolu çiftçisinin yüzünü güldürecek
Prof. Dr. Osman Gülşen, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) desteği ve ERÜ Ziraat Fakültesinin teknik danışmanlığı ile Yozgat ve Sivas’ta 1 yıldır yürütülen tıbbi aromatik bitkilerden lavanta ve salep yetiştiriciliği projesinin başarı ile sonuçlandığını belirtti.
Salep bitkisinin nesli tükenmeyecek
Proje kapsamında, halihazırda Yozgat Akdağmadeni’nde yetişen ancak yanlış uygulamalardan dolayı nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalan salep bitkisinin, kültüre alındığını ve bahçe bitkisi olarak yetiştirmeyi başardıklarını belirten Prof. Dr. Osman Gülşen, “Çok pahalı bir bitki olan salep gıdalarda, barındırdığı glukomannandan dolayı doğal kıvam artırıcı olarak kullanılıyor. Kuru tozunun fiyatı 300-400 TL arasında değişiyor. Glukomannanın çok yüksek miktarda su çekme özelliği var. Bu da yoğurt, dondurma, pasta ve keklerin yapımında uzun süre şekillerinin bozulmaması için son derece önemli” dedi.
Lavanta yetiştiriciliği buğday ve arpaya göre daha kârlı
Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde pilot çalışmasını yaptıkları lavanta bitkisinin de son yıllarda aranan bir tıbbi aromatik bitki olduğunu kaydeden Prof. Dr. Osman Gülşen, lavanta yağının özellikle kozmetik sektöründe, süs bitkisi olarak kullanımda ve bal üretiminde çok tercih edildiğini ifade etti.
74 bin fideyle başladıkları lavanta üretiminde de istedikleri sonuca ulaştıklarını dile getiren Prof. Dr. Osman Gülşen, “İki farklı türümüz vardı. Biri ‘lavandula angustifoli’ diğeri ise ‘hibrit’. Yağ verimi oldukça yüksek tiplerle üretime başladık. Yozgat Çayıralan bölgesi rakım olarak çok yüksek bir bölge olduğu için kışı atlatabilecekler mi endişemiz vardı. Ama bir kış atlattıktan sonra hayatta kalma oranlarının çok yüksek olduğunu gördük. Kışın bir zarar hemen hemen söz konusu olmadı. Ancak bu tamamen kendi haline bırakırsak yaşayacak anlamına gelmiyor.
Sulama, gübreleme ve diğer bakım işlemlerinin dikkatli yapılması şartıyla lavanta bitkisi kışı rahatlıkla geçirebilir. Bu önemli bir sonuçtu bizim için. Bu sonucu elde ettikten sonra lavanta yağı üretimi ve tesislerinin yapımı söz konusu olabilir. Lavanta bölgede yaygın bir şekilde tarımı yapılan buğday ve arpaya göre çok daha kârlı. Bir yıl yatırım yaparak 10-15 hatta 20 yıla kadar aynı tesisten verim alabiliyorsunuz” diye konuştu.
Bölge iklim bakımından elverişli
Yozgat’ta yetişen lavanta ve salebin hemen hemen aynı iklim özelliğine sahip diğer illerde de yetiştirilebileceğini belirten Prof. Dr. Osman Gülşen, “Bundan sonra bölge halkına düşen, istikrarlı ve azimli bir şekilde üzerine giderek gerekli bilgileri öğrenerek bu ürünlerden ekonomik gelir elde etme adına yararlanmanın yollarını aramaktır.
Bölgenin çok fazla avantajı var. Hastalıkların diğer sahil bölgelerine göre daha düşük oranda olması önemli bir avantaj. Bölgenin gece gündüz sıcaklık farkı da avantaj. Bu durum aromaları olumlu yönde etkiliyor. Ürün kalitesini de beraberinde getiriyor. İdarecilerin de bununla ilgili teşvik kararı alması gerekir” ifadelerini kullandı. -

Araba fiyatına kurbanlık boğa alıcısını bekliyor
Devasa cüssesiyle görenleri şaşırtan ‘Kıvırcık’ isimli tosun otomobil fiyatına satışa sunuluyor. Yozgat’ın Kızıltepe köyünde büyük bir özenle beslediği ‘Kıvırcık’ isimli tosununun Yozgat’ta eşi benzeri olmadığını söyleyen besici Mehmet Yıldız,”Tosunum bir araba parası değerinde 18 bin lira. Bir ton 50 kilogram civarında. Tosunumun ismi Kıvırcık. Tosunumu 18 bin liranın altına vermiyorum. Müşterisi çok ama anlaşamıyoruz” dedi.
Diğer yandan vatandaşları kurban alırken dikkat etmeleri konusunda uyaran canlı hayvan pazarı Veteriner Hekimi Erdoğan Sedef ise vatandaşların, hayvanların kulak küpelerinin olup olmadığına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.
Sedef,”Ayrıca sevk ve sağlık raporlarını istesinler ve kontrol edilsin. Bu tür hayvanlar aşıları yapılmış muayene edilmiş kontrolleri yapılmış hayvanlardır.
Bunun dışında da vatandaşların yapabilecekleri kontroller var. Hayvanın dış görünüşü itibariyle kıllarının mat olmaması parlak ve canlı olması lazım.
Anüsten, ağız ve burundan pis kokulu akar olmaması lazım. Ayrıca vücudun herhangi bir yerinde apse benzeri şişlikler olmaması lazım. Bu konularda biz de vatandaşlarımıza yardımcı oluyoruz. Bunun dışında bilindiği üzere kör, topal, kulağı kesik, kuyruğu kopuk hayvanlar da kurban olmuyor. Vatandaşlarımızın bunlara da dikkat etmesi lazım” şeklinde konuştu. -

Bozdağ: Almanya PKK ve darbecileri himaye ediyor
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, memleketi Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde ziyaret ettiği Belediye Başkanlığı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bozdağ’a burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’daki Türk seçmenlere çağrıda bulunması üzerine Alman yöneticiler tarafından verilen tepkiler soruldu. Bozdağ, Cumhurbaşkanının Almanya’daki Türk seçmene çağrıda bulunduğunu belirtip, “Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamayı, verilen tepkileri dikkatle izliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamanın hedefi Alman vatandaşlığı almış, Almanya’da seçme hakkı bulunan Türk kökenli vatandaşlarımıza yönelik bir çağrıydı. Ama diğer Alman vatandaşlarına yönelik bir çağrı yapmadı. Bu çok açık ve net. Buna rağmen çok saygısızca ve çok küstahça edep sınırlarını aşan açıklamalar var. Bu açıklamaları ve bu saygısız dili buradan kınadığımızı ifade etmek isterim” dedi.
“Alman’ya teröristleri himaye ediyor”
Türk-Alman ilişkilerinde gelinen noktada Alman siyasetçilerin ve yöneticilerin büyük kusurları olduğunun altını çizen Bozdağ, “Almanya-Türkiye ilişkilerinde gelinen noktada Alman siyasetçilerin ve yöneticilerin çok büyük kusurları var. Türkiye’de referandum yapıldı ve o süreçte evet-hayır kampanyaları sürdürüldü. Almanya’nın bu kampanya sırasındaki tutumu çok net. Alman hükümetinin yaklaşımı çok net. Devletlerinin resmi televizyonunda hayır kampanyası yapıldı. TRT’de Almanya’daki seçimlerde şöyle oy kullanın, böyle oy kullanın diye kampanya yönetiliyor mu? Türkiye’ye karşı en büyük saygısızlığı kendileri yaptılar. Devletin resmi televizyonundan hayır kampanyasın yürütüldüğü çalışmalar yapıldı. Opera binasının üzerinde hayır pankartları asıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bakanlarımızın ve diğer yetkililerimizin Almanya’da Türk vatandaşları ile buluşmasına, hitap etmelerine izin verilmedi. İfade hürriyeti, insan hakları ve hukuk devleti benzeri, AB değerlerini dillerine pelenksek edip Türkiye’yi her defasında haksız yere suçlayanlar bu tutumlarını hangi insan hakları, hangi hukuk devleti ve ifade özgünlüğü ile bağdaştırıyorlar. AB değerleri ile uyuşan bir yaklaşım tarzı değil. Cumhurbaşkanımızın orada yaşayan vatandaşlarına telekonferans bağlantısı ile konuşmasına da izin vermediler. Bunun yaparken bir yandan da PKK terör örgütünün teröristlerinden bazılarının, yöneticilerinin Almanya’daki PKK’lılara telekonferans yolu ile hitap etmesine izin verdiler. Şimdi Türkiye ne yapmalı? Öte yandan PKK terör örgütü Almanya tarafından çok net himaye ediliyor. Her türü propaganda yapılıyor. Kandil’e terörist devşiriliyor. Finansmanı yapılıyor. Kendilerine Türkiye’nin ilettiği 4 bin 500 dosyadan bugüne kadar gelinmiş bir netice yok. Türkiye’yi eleştirenler kaç yıldır 4 bin 50 dosya konusunda Almanya’nın bağımsız yargısı nedense bir metre dahi mesafe almış değil. Neden işlemiyor bu bağımsız yargı. Acaba siyaseten bu yargıya bir müdahale mi var? Neden bu dosyalar kara bağlanmıyor? Onu görmek lazım” dedi.
“Biraz Türkiye ile Türk halkı ile empati yapmalarında fayda var”
“Öte yandan FETÖ’ye Almanya’nın çok net bir şekilde sığınak olduğunu görüyoruz” diyen Bozdağ, “FETÖ’cüler Almanya’ya kaçıyorlar. Öte yandan darbeciler de Almanya’da. Orada himaye görüyorlar. Bütün bular Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin olumsuz etkilenmesi sonucunu doğuruyor. Burada kendi söylemlerini, eylemlerini, tutumlarını sorgulaması gereken Alman yetkilileridir. Alman siyasetçileridir. Türkiye’nin yaptığı bir şey yok. Türkiye’ye karşı alınan tutumlar var. Türkiye düşmanlığı yapanlar var ve Türkiye düşmanlarına sığınak haline gelmiş bir Almanya var. Can Dündar Türkiye mahkemelerince cezaya çarptırıldı ama şu anda Almanya’da Cumhurbaşkanı düzeyinde kabul görüyor ve ağırlanıyor. Almanya’da ceza almış birisi Türkiye’de bulunsa Cumhurbaşkanı düzeyinde ağırlarsa Alman hükümeti, halkı ve yöneticileri ne der? Almanya’da terör faaliyetinde bulunandan, darbe girişiminde bulunanlar Türkiye’de himaye edilse onlar hoş karşılarlar mı? Karşılamazlar. Biraz Türkiye ile Türk halkı ile empati yapmalarında fayda var” şeklinde konuştu.
“Hayır cephesi de bu ülkenin vatandaşı”
Bozdağ, Türkiye’de hayır cephesinin kendilerinden beklentileri olduğunu yönündeki açıklamalarını hatırlatıp, “Merkel bir açıklama yaptı. ‘Hayır oyu verenlerin bizden beklentileri var’ diyor. ‘Biz bu beklentileri boşa çıkartmamamız lazım’ diyor. ‘Hayır cephesini desteklememiz lazım, Yüzde 49’un bizden beklentisi var’ diyor. Bu yüzde 49 Almanya’nın seçiminde oy mu verecek? Yüzde 49 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Burada oy kullanacak. Seçme ve seçilme hakkına sahip asil vatandaşlarımızdır. Esas Türkiye’nin içişlerine müdahaleyi Almanya yapmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti egemen bir devlettir.
Herkes buna saygı duymak ve devletimizin hükümranlık kurallarına saygı duymak zorundadır. Hadsiz açıklamalar yaptıklarında o milletin ve devletin onurunu korumak başka Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetimizin ve hepimizin görevidir. Hiç kimsenin devletimizin ve milletimizin onurunu çiğnetecek bir adım atmalarına izin vermeyiz. Herkes ölçü olmak, saygılı olmak ve haddi bilmek zorundadır” dedi.
“Teröristlerin iadesi için taleplerimize olumsuz cevap alamadık”
Bozdağ, Adil Öksüz’ün Almanya’da görüldüğü şeklindeki bilgilerin kendisine hatırlatılması üzerine yaptığı değerlendirmede, “Almanya’da kendisine bu konu sorulan bir yetkili konuyu doğrulayıp doğrulamama konunda bir açıklama yapmadı. Doğrulamadı ama yalanlamadı da. Diplomatik temayülde bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Biz Alman hükümetinden Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren teröristleri istedik. Bundan sonra da istemeye devam edeceğiz. Ama bugüne kadar Alman yetkililer maalesef Türkiye’nin beklentilerine olumlu cevap vermediler. Darbeciler ile ilgili benzer yaklaşımı gösteriyorlar. Daha önce de Zekeriye Öz, Celal Kara gibi kişilerin Almanya’da görüldüklerine dair bilgiler vardı. Taleplerimiz oldu. Maalesef beklentilerimize olumlu bir cevap vermediler. Adil Öksüz içinde olumlu bir cevap verilmedi. Dışişleri Bakanlığımız bir nota ile Türkiye’nin beklentilerini iletti. Biz bunların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Darbeye karışmış karışmamış tüm teröristiler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nefesini enselerinde hissedecekler. Nereye kaçarsa kaçsınlar, hangi güçlerin himayesine girerse girsinler, hangi güçler onları konuma altına alırsa alsın. Onları bulacağız. Türkiye’ye getireceğiz. Milletin yargı millet adına onlardan hesap soracaktır. Bundan kaçış yoktur. Zaman uzayabilir ama netice mutlaka alınacaktır” dedi. -

Düğünleri biter bitmez soluğu stadyumda aldılar
Düğünleri biter bitmez soluğu sezon açılış maçında alan Esim çiftinin bu özel günlerinde zamanlarını Yozgatspor’a ayırmaları, protokolü ve taraftarları da etkiledi. Çiçeği burnunda çifte mutluluklar dileyen taraftarın coşkusunu arttıran bu görüntüye protokol üyeleri de eşlik etti.
Böylesine özel günlerinin en değerli anlarını Yozgatspor’a ayıran çiçeği burnunda çifti kutlayan Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve Belediye Başkanı Kazım Arslan, kırmızı siyahlı atkı hediye ettikleri çiftle bir süre sohbet etti. -

Çatı yangını korkuttu
Edinilen bilgiye göre, Çapanoğlu Mahallesi’nde saat 16.30 sıralarında bir apartmanın çatı katındaki yangını fark eden vatandaşlar, itfaiyeye haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulundu. İtfaiye ekipleri yaklaşık yarım saat süren çalışmanın ardından yangını söndürmeye başardı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
-

Yozgatspor’dan görkemli açılış
Yozgatspor’un efsane oyuncuları Cihat Arslan ve Nazmi Erdener’in katılarak şampiyonluk ruhunu canlandırdığı, Mümin Sarıkaya ve Kent Orkestrası’nın konser verdiği açılış maçında Yozgatspor Çorum Belediyespor ile 1-1 berabere kaldı.
Kadrosunu büyük ölçüde yenileyen Yozgatspor’un oyuncuları, stadyumu dolduran taraftara tanıtıldı. Daha sonra kırmızı siyahlı teknik ekip ve oyuncular sezon açılışı anısına fotoğraf çektirdiler. Afyon’da oynadığı 4 hazırlık maçında sadece tek yenilgi alan Yozgatspor, Üçüncü Lig ekiplerinden Çorum Belediyespor karşısında da iyi bir mücadele sergiledi. Yozgatspor, maçın ilk yarısını kalesinde gördüğü golle 1-0 yenik kapatsa da Hakkı Tosun’un ikinci yarıda attığı golle karşılaşma 1-1 berabere bitti.
Karşılaşmayı Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı ve Yozgatspor Kulübü Başkanı Dr. Kazım Arslan, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu ve Çorum Belediyespor Kulüp Başkanı Zeki Gül ve taraftarlar takip etti. -

Efsane oyuncular taraftarla buluştu
Sezon açılış maçında tribünlere gelen 2 bin kadar Yozgatspor taraftarı, kırmızı siyahlı takımın Süper Lig’e çıkmasında önemli bir pay sahibi olan ve yine Süper Lig’de mücadele ettiği iki yıl boyunca formasını terleten kaptan Cihat Arslan’ın yanı sıra 1990-1992 yılları arasında kırmızı siyahlı formayı giyen Nazmi Erdener’i bağrına bastı.
Taraftarla hasret gideren iki oyuncu, yeşil sahalarda krallar gibi karşılandı.Tribüne ayak bastıkları anda gördükleri ilgi karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen iki oyuncuya eski dostları da yakın ilgi gösterdi. İki oyuncu daha sonra taraftarlar tarafından tribünlere çağrıldılar.
Vali Kemal Yurtnaç ve Belediye Başkanı Kazım Arslan, açılış maçına verdikleri destekten dolayı iki oyuncuya da plaket verdi. -

Kurbanlık hayvan sevkiyatlarına sıkı denetim
Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte doğu illerinden batı illerine kurbanlık hayvan sevkiyatları sürerken, hayvan yüklü tır ve kamyonları durduran jandarma ekipleri, Sorgun İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri ile birlikte gerekli kontrolleri yaptıktan sonra araçların geçişine izin veriyor. Kontrollerde sevk için hazırlanan belgelerde eksik olan kurbanlık hayvanların sevkine ve pazara girişlerine izin verilmediğini söyleyen Sorgun ilçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Yusuf Canbolat,”Müdürlüğümüz ile İlçe Jandarma Komutanlığı ile ortak düzenlediğimiz denetimlerle doğu bölgesinden büyük şehirlere kurbanlık hayvan sevkiyatlarını kontrol altında tutuyoruz. Kurban pazarında yürütülen hayvan denetimlerinde vatandaşların aldığı hayvanların yaş ve sağlık kontrolü yapılırken vatandaşlara ücretsiz kurban kitapçığı dağıtıyoruz. Aynı zamanda cep telefonu için hazırlanan HAYSAG uygulamasıyla kurbanlık hayvanların yaş kontrolünü nasıl yapacaklarını gösteriyoruz” dedi.
-

Bozok Ünüversitesi yeni bölümlerle daha hızlı gelişecek
İlde eğitim faaliyetlerinin yanı sıra düzenen ulurlararası kültürel etkinliklerle de adını duyuran BozOK Ünüversitesi 9 ilde tanım etkinlikleri düzenleyerek Bozok ünüveristesinin adını duyurdu. Ankara, İstanbul ve Rize başta olmak üzere 16 farklı ilde düzenelenen fuara katılarak stant açan ünüveriste buaralarda da davetliler ve katılımcılara ünüversitenin tanıtımını yaptı.
Fiziki altyapı ve üstyapı yönünden gelişimini sürdüren üniversite, 16 bini aşkın öğrencisi ve alanında uzman akademik peroneliyle Orta Anadolu’nun parlayan yıldızı olma yolunda hedefine emin adımlarla ilerliyor.
2017-2018 eğitim-öğretim yılında öğrenci alımı gerçekleştirilecek olan Bozok Üniversitesi, toplam 13 yeni bölümlerle mevcuda ilave olarak açılan bu bölüm ve programlarla birlikte öğrenci sayısını da artıröış olacak. Ünüversite yönetimi öğretim elemanlarınıda tamamlayarak ve daha fazla bölümler açarak ünüversitesinin gelişimini sağlamak istiyor.
Ünüveriste Rektörü Prof Dr. Salih Karacabey, Bozok Ünüversitesinin yeni bölümleri ile birlikte daha hızlı gelişeceğini belirterek, şunları söyledi: “ Fen Edebiyat Fakültesi’nde Arkeoloji, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, İletişim Fakültesi’nde Radyo Televizyon ve Sinema, Akdağmadeni Sağlık Yüksekokulu’nda İş Sağlığı ve Güvenliği, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda Spor Yöneticiliği, Yozgat Sağlık Yüksekokulu’nda Ebelik bölümleri; ön lisans olarak Bahçe Tarımı, Elektronik Teknolojisi, Laborant ve Veteriner Sağlık, Tıbbı Dokümantasyon ve Sekreterlik, Optisyenlik, Otomotiv Teknolojisi, Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri programına öğrenci alımlarının gerçekleştirileceğiz.”
İSTİHDAMI KOLAY BÖLÜM VE PROGRAMLAR AÇARAK ÖĞRENCİLERİN İŞ BULMA SORUNUNU ÖNLÜYORUZ
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuz özellikle kontenjanında boşluk kalmayan ve mezunlarının çok rahat iş imkânı bulabildiğine de dikkat çeken Rektör Karacabey, ; “Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuzun bu yıl Tıbbı Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümü’nü açtık ve öğrenci alımını gerçekleştiriyoruz. Yerköy Adalet Meslek Yüksekokulumuz için Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri Bölümü’nü açtık. Mezunlarının hemen iş bulabileceği bir bölüm. Adalet Bakanlığı İnfaz Koruma Memurlarını bu bölümün mezunlarından almayı tercih edeceği düşünülürse çok önemli bir bölüm ve bu bölümün de hem birinci öğretim hem de ikinci öğretimini bu yıl açtık. Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde Sanat Tarihi Bölümü, Yabancı Diller bünyesinde İngilizce Bölümü, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde Uluslararası İlişkiler, Maliye ve Sağlık Yönetimi Bölümü, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu bünyesinde ise Radyo Tv Yayımcılığı programını açmayı planladık.” diye konuştu. -

Akdağmadeni’nin çehresi değişiyor
Törenin açılış konuşmasını yapan Akdağmadeni Belediye Başkanı Suphi Daştan, göreve geldiği günden bu güne kadar Akdağmadeni’ne yaptığı hizmetler hakkında bilgi verdi.
Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise, Akdağmadeni ilçesine yapılan yüksekokulun açılışını gerçekleştireceklerini ve bu yıl öğrenci almaya başlayacaklarını söyledi.
Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül de, Akdağmadeni ilçenin çalışkan bir belediye başkanı olunca kendilerine sadece ona destek vermenin düştüğünü kaydetti.
Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal ise, Akdağmadeni ve Yozgat’ın çeşitli yerlerinde sürekli açılışlara katıldıklarını belirterek, kendilerine en büyük desteği veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Daha sonra kürsüye çıkan Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Yozgat’a yapılan hizmetleri Yozgatlıların kendilerinden daha iyi bildiğini ve Yozgat halkına hizmet etmekten dolayı gurur duyduklarını kaydetti. Vali Kemal Yurtnaç ise törende yaptığı konuşmada, Akdağmadeni halkının mutlu gününde yanlarında olmaktan dolayı kendisinin de mutlu olduğunu belirterek, “Vilayeti ile belediyesi ile kamu birimleri ile kaymakamlıklarla bu tür çalışmaları en iyi şekilde götürmeye çalışıyoruz. Yapılan çalışmalarda bugün bir bir kendini göstermeye başlıyor. Yozgat genelinde yapılan çalışmalarla artık Yozgat kabuk değiştiriyor. Yapılan yatırımlarla Yozgat inşallah orta vadede ülkemizin parlayan yıldızı olacaktır. Açılışını yapacağımız ve temelini atacağımız yatırımlarında hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, düzenlenen toplu temel atma ve açılış töreninde yaptığı konuşmada, hükümetleri döneminde Türkiye’nin değişimleri ve dönüşümleri yaşadığını söyledi.
Türkiye’nin 2002 seçimlerinden sonra ulaşımda, sağlıkta, eğitimde, enerjide, her alanda ortalama 3,5 kat büyüdüğünü vurgulayan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, bu değişim yaşanırken Türkiye’nin 81 ilinin, ilçelerinin de bu büyümeden, gelişmeden, kalkınmadan adaletli bir şekilde nasibini aldığını belirtti.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, temeli atılacak ve açılışı yapılacak yatırımları sayarak, “Açılışını yapacağımız ve temelini atacağımız eserler hayırlı uğurlu olsun. Akdağmadenimizi, Yozgatımızı ve ülkemizi her alanda büyütmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin 81 iline, ilçelerine kazandırdığımız eserlere bakılması lazım. Her yerde Allah’ın izniyle milletimize hizmet aşkıyla ortaya koyduğumuz eserler var.” dedi.
‘Sağlıkta Avrupa’dan da daha ilerideyiz, Amerika’dan da daha ilerideyiz’ diyen Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’ta devam eden sulama, baraj inşaatları, doğalgaz, hızlı tren ve hava alanıyla ilgili çalışmalara değinerek konuşmasına şöyle devam etti:
“Yozgat, şehir hastanesiyle Türkiye’nin göz bebeği oldu. Büyük şehirlerimizin tamamına ve diğer bazı illerimiz olmak üzere 34 ilde şehir hastaneleri kurma kararını aldık ve adımları da attık. Şu ana kadar 3 şehir hastanesi faaliyete geçti ve Yozgat Şehir Hastanesi, Türkiye’de faaliyete geçen ilk şehir hastanesi oldu. Türkiye’nin dört bir yanını şehir hastaneleriyle donatma kararlılığındayız, sağlıkta Avrupa’dan da daha ilerideyiz, Amerika’dan da daha ilerideyiz. Bu eserleri kazandıran hükümetimize, milletimizin dua ve destekte bulunması, onun hakşinaslığının, kadirşinaslığının bir göstergesidir. Biz gücümüzün aziz milletten kaynaklandığının farkındayız. Milletimizin bize dua ve desteğinin de çalışkanlığımız, milletimiz için ürettiğimiz eserler, milletimizin emanetini ve hukukunu korumaya gösterdiğimiz özen sayesinde olduğunu çok iyi biliyoruz.” Konuşmaların ardından yapımı tamamlanan hizmetlerin açılışı ve yapımına başlanan hizmetlerin temel atma töreni gerçekleştirildi. -

Kılıçdaroğlu: Türkiye’de tarım yeterli desteği almıyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yozgat’ta Tarım Çalıştayı’na katıldı. Kılıçdaroğlu basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, Türkiye’de tarıma verilen desteğin yetersiz olduğunu söyledi. Ülke genelinde tarımda yaşanan sorunlarını vatandaşlarla bir araya gelerek tartıştıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yaşadıkları sorunları aktardılar bize. Yozgat’ın en temel özelliklerinden birisi de mercimeğin anavatanı olması. Yozgat’ın mercimeği sadece Türkiye’de değil bütün dünyada bilinir. Ama bugün Türkiye mercimek ithal eden konumunda. Oysa 1990’lı yıllarda Türkiye mercimekte dünya birincisiydi, mercimek ihraç ederdi. Tarım sektörü stratejik bir sektördür. Tarıma bütün ülkeler teşvik verirler. Türkiye’de tarıma destek yetersizdir. Fındık, buğday üreticisi gerçekten ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların aşılması gerekmektedir. Biz CHP olarak şunu gayet açık ve net bir dile ifade ediyoruz. Tarım kanununun 21. maddesinde yer alan milli gelirin yüzde 1’i oranında tarıma teşvik verilmesi uygulamasını başlatın. Hükümet başlatmıyor. Tarım yeterli desteği alamıyor. O nedenle iletilen bütün sorunları parlamento da dile getirmek bizim görevimizdir. Dile getireceğiz. Yozgat kan kaybeden bir kenttir. Milletvekili sürekli düşüyor, nüfusu sürekli azalıyor. Dolayısıyla bir tarım merkezi olan Yozgat’ın desteklenmesi gerekiyor. Her türlü desteğin bu bölgeye verilmesi gerekiyor” dedi.
-

‘Hedik’ kaynatma dönemi başladı
Kazanlarda kaynatılan bulgurluk buğday önce kurutuluyor, daha sonra değirmende öğütülerek bulgur haline getiriliyor. Sorgun’a bağlı Halilfakılı köyünde hedik kaynatma, harman mevsiminden sonra genelde Ağustos aylarında yapılıyor. Bu amaçla en çok iri ve sert taneli, protein oranı yüksek buğday taneleri tercih ediliyor. Buğday daneleri önce iyice yıkanıyor, yıkanan buğdaylar, daha sonra içi kalaylı büyük bakır kazanlarda kaynatılıyor. Yenebilecek kıvama gelmiş, haşlanmış buğdaya ‘hedik’ deniyor. Hedik, ayrıca çerez niyetine tabaklarla komşulara dağıtılıyor. Yenebilecek duruma gelecek kadar kaynatılan buğday daha sonra dışarıya serilmek için çıkarılıyor. Genellikle buğday sermek için geniş damlar veya düzlük alanlar kullanılıyor. Hedik, büyük kilimler üzerine serilerek kurutuluyor.
Bulgur kaynatma aşamasını anlatan Ali Erciyas,”Buğday kaynatıldıktan sonra değirmene götürülerek bulgur yapılır ya da soku taşında dövülmeden önce tekrardan ıslatılır. Islatılmasının sebebi bulgurun dövülürken ezilmesini önlemek ve sokudan dışarıya sıçramasını engellemektir. Dövülen bulgurun kabuğu tamamen ayrılır. Sokudan çıkarılan veya değirmende elde edilen bulgur serilerek kurutulur. Kuruyan bulgurun rüzgarlı bir havada kadınlar tarafından savrularak kepeğinden ayrılması sağlanır” dedi.
Savrulduktan sonra da eleklerde elenerek çöplerden arındırılması sağlandığını aktaran Osman Çeliksoy ise,”Elenen bu bulgur, daha sonra değirmene götürülerek tamamen yenecek şekilde bulgur yapılır. Çıkan bu bulgur üç şekilde olmaktadır. Bunun en ufağına küçük denir. Küçüğün bir boy büyüğüne düğür, düğürün de bir boy büyüğüne bulgur denir” diye konuştu. -

Bozdağ: Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı adaylığına oynuyor
Bozdağ, Akdağmadeni Belediyesini ziyaret ettikten sonra Saat Kulesi Meydanı’nda toplu temel atma ve açılış törenine katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törene Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, AK Parti Yozgat milletvekilleri Yusuf Başer, Ertuğrul Soysal, Abdulkadir Akgül, Akdağmadeni Belediye Başkanı Suphi Daştan ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Bozdağ, temeli atılan ve açılışı yapılan eserlerde emeği geçenlere teşekkür etti. İktidara gelmenin de gitmenin de yolunun sandıktan geçtiğini ifade eden Bozdağ, “Onun için hesap yapanlara diyorum ki iktidar olmak istiyorsanız Ankara’da karanlık odalarda veya başka ülkelerle başka yerlerde işbirliği ve dayanışma içerisinde iktidar aramayın. Bizleri getirecek olan sandıkta Türk halkının verdiği helal reylerdir. Başka ülkenin vatandaşları oy kullanmayacak. İktidara getirecek de iktidardan götürecek de Türk halkıdır. Hükümetimizi iktidardan indirmek için uğraşan çevreler çok oldu. Pek çok hukuksuz haksız yolu denediler. En son hain darbe girişimi teşebbüsünde bulundular. Netice aldılar mı alamadılar. Çünkü bir iktidara millet sahip çıktığı zaman, millet dua ettiği zaman, arkasında durduğu zaman onu iktidardan indirecek bir güç henüz keşfedilmemiştir” dedi.
“Kılıçdaroğlu sistemin değiştiğinin farkında değil”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eleştiren Bozdağ, Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’de hükümet sisteminin değiştiğinin hala farkında olmadığını belirterek,”Sayın Kılıçdaroğlu ‘Ben aday olmayacağım’ diyor. Esasında bu ‘ben aday olacağım’ demektir. Siyaseten ben öyle okuyorum. Niye aday olmayacak ‘Çünkü Cumhurbaşkanının tarafsız olması gerekir’ diyor. Niye diyor bunu. Sistem değişmiş ama Sayın Kılıçdaroğlu hala sistemin değişmediği zannıyla hareket ediyor. Sistem değişti sistem artık Cumhurbaşkanı partinin genel başkanı olabiliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün AK Parti’nin genel başkanıdır. Sen neden bahsediyorsun. Artık o defter kapandı. Hükümet parlementodan çıkmayacak. Hükümet sandıktan çıkacak. Bir partinin genel başkanı ‘Ben Cumhurbaşkanı adayı değilim’ derse ‘ben iktidar istemiyorum’ demektir. O zaman siz Türkiye’de iktidar olmak istemiyorsanız Türk halkı sandıkta size ne diye oy verecek. Siz milletten ne diye oy isteyeceksiniz.
İktidar Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanlığına aday olmayan iktidara talip değildir. İktidara talip olmayana halk neden oy versin. Adam iktidara talip değil sadece parlementoya talip oysa ki halk sandıkta bir yandan parlementoyu seçecek öte yandan iktidarı seçecek. Parlementodan rey isteyen iktidar için de rey isteyecektir. Onun için Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibine diyorum ki siz zorunluluktan korkuyorsunuz. Türkiye’yi yönetmekten korkuyorsunuz. Onun için iktidara talip olmaktan çekiniyorsunuz” diye konuştu.
“Ayakkabına, düğmesine gömleğine kadar çalışılmış”
Kılıçdaroğlu’nun milleti aldatmaya devam ettiğini ifade eden Bozdağ, “Kaset operasyonu ile geldiğinde de Sayın Baykal ile görüşmeye gitmiş görüşme çıkışı ‘ben genel başkan adayı değilim’ demişti. Arkasından genel başkan adayı oldu ve genel başkan seçildi. Şimdi ‘ben Cumhurbaşkanı adayı değilim’ diyor. Ama Cumhurbaşkanı adayı olmak için çok iyi bir mühendislikle çalışıyor. Adalet yürüyüşü sözde bir adalet yürüyüşüdür. Esasında Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı yürüyüşüdür. Adalet mitingi de aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı adaylığı için açıklama yapacak gizli mesaj içeren adaylık açıklama mitingidir. Şimdi de kurultay yapacaklar oda bu adaylık sürecinin altını doldurmak için yapılan şeydir. Ankara’dan yürüyor madem yürüyorsun beraber yürü halkla, halkla beraber yürümüyor neden? Etrafında mühendisler var. 50-100 metre önde yürüyor tek başına gömleğine, ayakkabısına, düğmesine kadar imaj makerlar tarafından çalışılmış. Bir mesaj verecek.
İstanbul’a kadar yürüyor 25 gün oraya girerken beraber yürüdüklerini arkada bırakıyor önde ayrı yürüyor nedir bu? Yine bir başka mesaj veriyor. Ayrı yürüyor CHP’den ayrı bir Kılıçdarıoğlu figürü yaratmaya çalışıyorlar. CHP’ye oy vermeyecek olanlara ‘Bakın Kılçdaroğlu CHP’den ayrı dedirtmek için bunu yapıyorlar. Parlatıyorlar İstanbul’a büyükşehir belediye başkanlığı sürecinde Deniz Feneri ve bazı olaylarla nasıl CHP’nin genel başkanlığına hazırlandıysa şimdi aynı usulle 2019’un Cumhurbaşkanlığı seçimine hazırlıyorlar. Ama o bunu başka türlü ifade etmeye devam ediyor. Bakalım Kılıçdaroğlu gerçekten aday olacak mı olmayacak mı hep beraber göreceğiz” şeklinde konuştu.
“Almanya FETÖ’cüleri himaye ediyor”
Almanya’nın referandum sürecinde seçimlere müdahale ettiğini söyleyen Bozdağ, “Merkel’in partisi hayıra çalıştı. Almanya’nın devlet televizyonu hayır kampanyası yaptı hayır çıksın diye uğraştı. Bayyera eyaletinde opera binasına ‘hayır’ pankartları asıldı. Türk bakanların orada Türk toplumu ile bir araya gelmesine izin verilmedi. Ama ‘hayır’ diyenlerin hepsine kapılar sonuna kadar açıldı. Peki bunlar Türkiye’nin seçimlerine Türkiye’nin iç işlerine burun sokmak müdahale etmek değil midir? Herkes bir şey söylüyorsa kendisine de dönüp bakmalıdır. PKK terör örgütü Almanya’da terör faaliyetlerinde bulunuyor. Para topluyor, eğitim veriyor, Kandil’e oradan terörist gönderiyor. Pek çok eylem ve gösteri yapıyor Türkiye’nin aleyhinde faaliyette bulunuyor. 4 bin 500 tane dosya verdik 1 tanesiyle ilgili ilerleyen sonuç veren durum henüz yok. FETÖ’cüler Almanya’da himaye görüyor. Darbe yapanlar ve kaçanlar Almanya’dan himaye görüyor. Türkiye’ye ihanet edenler Türkiye’ye düşmanlık edenler oradan himaye görüyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ardından Bozdağ ve beraberindekiler tesislerin temel atma ve açılışını gerçekleştirdi. Törenin ardından Bozdağ açılışı ve temeli atılan tesisleri gezdi. -

Kılıçdaroğlu: Türkiye’deki Suriyelilerin ülkelerine geri gitmelerini istiyoruz
Yozgat’ta CHP İl Teşkilatı tarafından düzenlenen Tarım Çalıştayı’na katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çalıştay programının ardından Yerköy’ün Saray İlçesi’nde şehit ailesini ziyaret etti ve köy kahvesinde vatandaşlarla bir süre sohbet etti. İlk olarak geçen yıl Şırnak’ın İdil ilçesinde şehit düşen Özel Harekat Polisi Muzaffer Tufaner’in Yerköy’ün Saray Köyü’ndeki baba ocağını ziyaret eden Kılıçdaroğlu ardından ise köy kahvesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Burada vatandaşlarla sohbet eden Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:
“Görüşümüz farklı olabilir, farklı siyasi partilerden de olabiliriz, saygı duymamız gerekir. Dolayısıyla siyasetçiler arasındaki gerilim kahveye yansıyor, vatandaşlara yansıyor. İlk olarak eski algılardan vazgeçmeliyiz. Takım tutar gibi parti tutuyoruz. Bir parti hata yapıyorsa halkoyuyla, takım tutar gibi parti tutuyorsak eğer bütün hatalarla eksikliklere rağmen oyumuzu o partiye veriyorsak bu bir eksikliktir, yanlışlıktır. Bizim hiçbir kusurumuz yoktur biz her şeyi doğru yapıyoruz gibi bir iddiamız da yok. Bunu söylersek doğru olmaz. Eksiğimiz var gelip vatandaşı dinlemedik. Derdin nedir deyip çayını içmedik. Vatandaş bize kızacak değil ya derdini anlatacak. Bizim de bu eksiğimiz var. Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir sorunu yoktur. Her sorunu çözülür.”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a Adalet Yürüyüşü’nü eleştiren bir vatandaşa ise Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:
“Ankara’dan İstanbul’a adalet için yürüdüm. Hiçbir partinin bayrağı yok sadece Türk bayrağı var. Her partiden insan var. Bir milyonun üstünde insan var. Ben o insanlar kimdir, nedir nereden bakayım. Ben en öndeyim. Elimde adalet levhası var yanında sağımda solumda Türk bayrağı var. Kim adalete inanıyorsa kim haktan hukuktan yanaysa insanlıktan yanaysa kim alın terinden, bayrağından, vatanından yanaysa gelsin yürüyelim. Ben insanları ayırmam. Terör örgütü Türkiye’de hangi siyasi parti liderine saldırdı. Karadeniz’de ban a. Demek ki teröre karşıyız. Demek ki PKK’yı lanetliyoruz, şehitlerimize sahip çıkıyoruz. PKK’nın kurşunlarla saldırısına uğrayacağız, bu tür eleştirileri samimi bulmuyoruz. Ben bu ülkeye hizmet edene hiçbir ayrım yapmıyorum. Bu ülkede çalışana, bayrağına, insanına saygılı olan her vatandaşın başımın üstünde yeri var. Hangi partiye mensup olursa olsun.”
Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin durumu hakkındaki soruya ise Kılıçdaroğlu, “Siyasi olarak görüşümüz biz Suriye’de akan kanın bir an önce durmasını istiyoruz. Türkiye’deki Suriyelilerin ülkelerine geri gitmelerini istiyoruz. Bu kadar açık bu kadar net. Kilis’te bugün seçim olsa deseler ki her kes oy kullanacak. Kilis’te belediye başkanı ve belediye meclis üyelerinin tamamı Suriyeli olur. Kilis’teki bizim vatandaşlardan daha fazla Suriyeli var, hem de iki kat. Bizim bundan kurtulmamız lazım. Artık kendi ülkelerine dönmeleri lazım” cevabını verdi. Kemal Kılıçdaroğlu daha sonra ise Yukarıelmahacılı köyünde Güngör Koç’un evine misafir oldu daha sonra ise karayoluyla Ankara’ya hareket etti.