Sivas ve Yozgat’ta sivil toplum kuruluşları Cuma Namazı sonrası İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalarını protesto etti.
Yozgat’ta Çapanoğlu Büyük Cami’de kılınan Cuma Namazı’nın ardından bir araya gelen vatandaşlar, Sivil İnisiyatif Platformu öncülüğünde İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik tavrını protesto etti. Grup adına konuşan İnsani Yardım Vakfı (İHH) İl Temsilcisi Şahin Çarkçı, Kudüs’te yaşayan Filistinlilere ve Mescid-i Aksa’da ibadetlerini yerine getiren Müslümanlara yönelik saldırı, baskı ve yıldırma politikalarının uygulandığını söyledi.
Kudüs’te yaşanan bu saldırıların ve gözaltıların tamamen işgal politikası olduğunu söyleyen Çarkçı, “Tüm Müslümanların kutsalı olan Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması ve Yahudi yerleşimcilerin içeriye alınması, Mescid-i Aksa’nın kapısında namaz kılan insanlara saldırılması, olan biteni protesto eden Filistinlilere yönelik saldırılar ve haksız gözaltılar tamamen bir işgal politikasının sonuçlarıdır” dedi.
Sivas’ta ise Kale Cami önünde toplanan çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri İsrail’i protesto etti.
Grup adına konuşan Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Sivas İl Temsilcisi Erhak Çınar,”Mescid-i Aksa biz Müslümanlar için büyük değer taşımaktadır.
Yarım asırdı işgal altında bulunan Kudüs’te İsrail bu sefer gözlerini tekrar Mescid-i Aksa’ya dikti. Acımasızca canına kıyılan masum çocukların sivil insanların kanı İsrail için yeterli olmayıp, alınların secdeye varmasına da engel olmaktalar.
Müslüman Müslümanın kardeşidir. Kardeşlerimize ve İslam’a yapılan zulme hep birlikte bütün Müslümanlar olarak karşı çıkmak bizim görevimizdir.
Ortaya atılan bir bahaneyle Mescid-i Aksa’ya müdahale edilmiş ve İsrail güçleri tarafından kapıları kapatılmıştır.
Üç gün kapalı kaldıktan sonra İsrail polisinin kontrolü ve kapıya konulan metal arama dedektörleriyle sınırlı bir şekilde ziyarete açılmıştır. Filistin’deki Müslüman amcalarımız, teyzelerimiz, kardeşlerimiz bilsinler ki duamızla ve gönlümüzle sonuna kadar onların yanındayız.
Allah’ın izniyle bütün bu zulümler bitecektir. İşgalci İsrail bir gün perişan olacaktır” diye konuştu.
Kategori: Gündem
-

Yozgat ve Sivas’ta İsrail protestosu
-

Rektör Karacabey: Modern bir kampus inşa ediyoruz
Bozok Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Salih Karacabey, Erdoğan Akdağ Kampüsü’nün modern ve yaşanılabilir bir kampüs haline gelmesi için başlatılan çalışmaların olanca hızıyla devam ettiğini söyledi.
Rektör Karacabey, Alt yapı hizmetleri başlatılan ve tamamlanan her çalışmayla daha büyük değişimlerin yaşandığı Erdoğan Akdağ Kampüsü’nde yapılan peyzaj çalışmaları ile çehresinin değiştiğine dikkat çekti.
Kampüsün daha yaşanabilir ve sosyal aktivitelere zemin hazırlayacak çalışmaların devam ettiğini ifade eden Rektör Karacabey, “Üniversitemiz Erdoğan Akdağ Kampüs alanının görünümü hem öğrencilerimiz hem de dışarıdan gelen vatandaşlarımız için çok önemli. Bu noktada alt yapı ile beraber peyzaj çalışmalarına da önem vermekteyiz. Kampüsümüzün yeşil bir görünüme kavuşması için binlerce fidanı toprakla buluşturduk. Kampüs alanımıza kafeteryalar, süs havuzları, oturma grupları, öğrenci ve personelin dinlenip eğleneceği, hoşça vakit geçirebileceği sosyal alanları inşa ederek hizmete sunacağız.” dedi. -

Kurban kesmek isterken canından olacaktı
Yozgat’ta aldıkları adaklık kurbanı kesmek isterken kolunu dirseğinden kesen Memiş Yıldırım Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Çok kan kaybettiği için şuuru kapalı olan hastanın kalbi de hastanede durdu. Yapılan müdahalenin ardından hayata döndürülen Yıldırım, acilen ameliyata alındı. Kolundaki 3 atardamar ve 3 toplardamarı kopan Yıldırım’ın damarları dikilip, kasları ve tendonları onarılarak yoğun bakıma alındı.
Kolu dirseğinden kopma noktasına gelen Yıldırım’ı ameliyata alan Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Çağrı Kayıpmaz yaptığı açıklamada,”Kurban keserken bıçak ile kolu kopma noktasına gelen hastamız ambulans ile hastanemiz acil servisine geldi. Çok kan kaybettiği için şuuru kapalı olan hastanın kalbi de hastanede durdu. Hızla yapılan müdahale ile hayata dönen hasta, acilen tarafımdan ameliyata alındı. Koldaki 3 atardamar ve 3 toplardamarı kopan hastaya, mikro cerrahi yöntemi ile tüm damarları, kasları ve tendonları onarılarak yoğun bakıma alındı. 1 gece yoğun bakımda yattıktan sonra, servise alınan hasta 3 gün de kalp damar cerrahisi serviste takip edildikten sonra taburcu edildi” dedi.
Babası için adak kurban keserken kolunu kestiğini söyleyen Memiş Yıldırım ise olay sırasında bilincini kaybettiği için hastaneye geliş sürecini hatırlamadığını belirterek Doktor Kayıpmaz’a teşekkür etti. -

‘Tırazın Kayalıkları’ keşfedilmeyi bekliyor
Yozgat’ın merkeze bağlı ve eski yerleşim birimlerinden biri olan Topaç köyü yakınlarında saklı kalan ‘Tırazın Kayalıkları’ doğal manzarasıyla turizme kazandırılmayı bekliyor. Fırsat buldukça ailesi ve arkadaşlarıyla zaman zaman da üniversite öğrencilerinin istekleri doğrultusunda kanyonu gezen ve kamp yapan doğa meraklısı Osman Çiftçi,”Yozgat’a 10 kilometre uzaklıktaki kanyonun keşfedilmesi ve turizme açılması gerektiğini söyledi.
Yöre halkı tarafından kanyonun fazla bilinmediğini dile getiren Çiftçi,”Kanyonda 50’ye yakın irili ufaklı mağara bulunuyor. Ayrıca vadi içerisinde akarsu sayesinde oluşan irili ufaklı göllerde balık tutma imkanı bulunuyor. Kanyonda kartal dahi olmak üzere değişik türlerde kuşlar da yer alıyor. Vadi doyumsuz manzarası ile de görenleri büyülüyor” dedi.Aydıncık Kazankaya Kanyonu gibi Topaç Köyü yakınlarında bulunan ‘Tırazın Kayalıkları’ olarak bilinen kanyonun da tanıtılması için yetkililerin devreye girmesi gerektiğini dile getiren Çiftçi,”Bu alanın yetkililer tarafından incelenip geliştirme projesi kapsamına alınmalı. Burası Yozgat’ın önemli turizm bölgelerinden biri olabilir. Doğaseverlerin de tercih edeceği mekanlardan biri haline geleceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. -

Yozgat’tan gönderilen Türk Bayrağı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teslim edildi
Çağrı İbiş, 15 Temmuz akşamı hainlere karşı verilen mücadelede kahramanca mücadele ederken şehit düşen babasının şahadet haberini aldıktan sonra sarf ettiği ‘Ben Vatansız kalmamak için, babasız kaldım’ sözleri hafızalara kazınmıştı.
Yozgat ile birlikte 81 ilden Türk bayrakları dualar eşliğinde 14 Temmuz Cuma günü yola çıkmıştı. Çağrı İbiş, 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının seneyi devriyesinde ay yıldızlı Türk Bayrağını tüm şehitler adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a TBMM’ düzenlenen programda teslim edildi.
Çağrı İbiş, yaşadığı duygu yoğunluğunu şu sözlerle dile getirdi:
“Çok şükür şanlı bayrağımızı Şehit aileleri adına, bir şehit oğlu olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza teslim etmek bana nasip oldu. Babamdan devraldığım bayrağı ilelebet en yükseklere çıkarmak, taşımak için çalışacağım. Şehitlerimiz var olduğu müddetçe ülkemiz üzerinde oynanan oyunları hiç birisi tutmayacaktır.” -

Bozdağ, görevini Gül’e devretti
Bakanlar Kurulunda yapılan değişikle Başbakan Yardımcılığı görevine getirilen Adalet Bakanı Bozdağ, görevini Abdulhamit Gül’e devretti. Devir teslim töreninde bir konuşma yapan Bozdağ, “Bizi bu görevlere layık gören Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımıza şahsım, ailem adına şükranlarımı sunuyorum. Bize verilen emaneti en doğru şekilde kullanmak, sahiplenmek ve ülkemiz için gereken neyse onları doğru ve zamanında yapmak için gayretle uğraştık, elimizden geleni yaptık. 25 Aralık’ta Adalet Bakanı olmuştum. Türkiye’nin çok zor zamanıydı. FETÖ’nün yargı ve emniyet içerisindeki teröristlerinin iş birliği ile meşru iktidara karşı yargı kılıcını kullanarak yaptıkları darbe teşebbüsünün arkasından göreve gelmiştik. Türkiye’nin o günkü şartları bugünkü gibi değil. Bugün, FETÖ terör örgütüne karşı herkes bir şey söylüyor ama o gün söylemek ayrı bir şeydi, o gün mücadele etmek ayrı bir şeydi. O süreçte Adalet Bakanı olarak, hükümet olarak gerçekten büyük bir mücadeleyi yürüttük. Yargıda Birlik Platformu diye bir birlik oluşturarak HSYK seçimlerinde FETÖ’nün yargının en üst idare kurulundan ayıklanması ve yargının bağımsız ve tarafsız eller tarafından idare edilmesi hususunda önemli adımlar attık” ifadelerini kullandı.
FETÖ terör örgütü ile mücadeleye yönelik yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Bozdağ, “FETÖ terör örgütünün bütün planlarını bozan şeylerin başında 12 Ekim 2014’te yapılan o zamanki adı ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliği seçimidir. Eğer bu üyelik seçiminde Fetullahçı Terör Örgütü başarılı olmuş olsaydı Türkiye başka zorluklarla karşı karşıya kalmış olacaktı. Onların önünü kesen adımlardan bir tanesi, tarihi bir adımdır. Hem Yargıda Birlik Platformu, hem HSYK seçimleri. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’ndaki değişikliklerle o zamanki kurul içerisinde revizyonların olması ve kurulun içerisinde birinci dairede değişiklik yapan adımlar atıldı. Çıkan kanunla hem HSYK’daki teftiş kurulu başkan ve üyeleri, genel sekreter ve yardımcıları, tetkik hakimleri, adalet akademisi başkan ve üyeleri, bütün bunların görevlerini sonlandıran, buralardaki FETÖ’nün hakimiyetine son veren kanunlar çıkarıldı ve buralarda önemli adımlar atıldı. Buraları bu terör örgütünün kullandığı mekanlar olmaktan çıkaran önemli değişiklikler yapıldı. Ceza Mahkemesi Kanunu’nda önemli reformlar yapıldı. Hem sulh ceza hakimliklerinin kurulması, hem ona göre kurulan mahkemelerin kaldırılması ve diğer tedbirler konusunda alınan karar ve çıkarılan düzenlemeler bu örgütle mücadele konusunda önemli adımlar olmuştur. Yargıtay ve Danıştay’da terör örgütünün etkinliğini ortadan kaldırmak maksadıyla önce üyeliklerin sayısı arttırıldı, daha sonra örgütün belirleyiciliğinin devam ettiğini fark ettik ve bu seferde süreli hale getirdik, 12 yıla indirdik. Bütün üyelerin görevine yeniden atanma kuralı getirdik ve HSYK, FETÖ ile irtibatlı veya iltifatlı olduğu değerlendirilenleri Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçmeyerek onlarla ilgili çok önemli tedbirler almış oldu. 15 Temmuz’a giderken darbecilerin ifadelerine de yansıdı, darbeyle ilgili kararlarda da attığımız bu adımların etkili olduğunu görüyoruz. 15 Temmuz Türk demokrasisi bakımından ve yargı bakımından bir milattır. Bu güne kadar darbe zilini duyar duymaz esas duruşa geçen ve herkesten önce darbecilere biat eden Türk yargısı gitti, yerine darbe ile mücadele eden Türk yargısı geldi. Meydan okuyan bir yargı geldi. Darbenin başarılı veya başarısız olduğunun belli olmadığı, herkesin darbenin seyrine göre pozisyon almayı beklediği dönemde yakalama, gözaltı, tutuklama kararı veren ve bu noktada tedbiri alan Türk yargısıdır. O gece HSYK yaklaşık 3 bin hakim ve savcıyı açığa aldı. Yargıtay, Danıştay, HSYK ve Anayasa Mahkemeleri üyeleri başta olmak üzere pek çok yargı mensubu ile ilgili tahkikatlar başlatıldı. Bu devletin Ankara’da işe hakim olduğunu gösteren büyük kahramanlıklardır” diye konuştu.Hakim, savcı ve tüm bakanlık personeline teşekkürlerini ileten Bozdağ, “Bütün çalışma arkadaşlarımdan haklarını helal etmelerini istiyorum. Benim kimsede bir hakkım yok ama varsa bir hakkım bütün arkadaşlarıma hakkımı helal ediyorum. Bu bir bayrak değişimidir. Görevini benden daha iyi yapacağına inandığım başarılı bir siyasetçi ve hukukçu kardeşim Abdulhamit Gül’e teslim etmekten büyük onur duyuyorum. İnanıyorum ki Abdulhamit Bey aldığı bu görevi benden daha iyi yapacak, daha ileri noktalara taşıyacak ve hem hükümetimizin hem de milletimizin beklediği işleri yapacak, büyük başarılara imza atacaktır. Gözüm arkada kalmadan gidiyorum. Abdülhamit büyük başarıların altına imza atacaktır” dedi.
Adalet Bakanlığı görevine getirilen Abdulhamit Gül ise, görevi tevdi eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’a teşekkürlerini sundu. Bekir Bozdağ’ın bakanlığı süresince Türkiye demokrasisi ve hukuk tarihi açısından çok önemli hizmetlere imza attığını vurgulayan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bundan dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. 15 Temmuz darbe girişimine karşı Türk milleti adına yargı faaliyetinde bulunan hakim, savcısından katibine kadar bütün yargı mensupları bu darbeye karşı dik durmuştur. Nasıl sokaklarda, meydanlarda milletimiz bayrağı, milleti, vatanı için nasıl dik durduysa Türk yargısı da o gece kahramanlığını göstermiştir. FETÖ ihanet çetesinin ülkemizi işgale karşı girişmiş olduğu bu terör, işgal ve darbe girişimine karşı milletimiz ve Türk yargısı el birliği ile bunu püskürtmüştür. Yargılamalar devam etmekte ve Türk yargısı hakkaniyet, hukuk, adalet çerçevesinde bu yargılamaları yapmaktadır. Bu yargılamaların hızlı, tarafsız ve en adil bir şekilde sonuçlanarak milletimizin mahşeri vicdanında bu yargılamaların sonuçlanmasını ümit ediyorum. Bu konudaki çalışmaları yakinen takip edeceğiz.” 16 Nisan halk oylaması ile birlikte Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişin Türk milleti tarafından onaylandığını belirten Gül, “Bunun neticesinde uyum yasaları ile beraber Türkiye’nin adaletini daha da güçlendirmek üzere bu sisteme geçiş aşamasındayız. Bu konuda da Sayın Bakanımızın liderliğinde çalışmalar yapıldı. Bunları hep beraber kamuoyuyla, aziz yüce meclisimizde beraber hazırlıklarımızı yapıp yasalaştıracağız. AK Parti, adalet ve kalkınma üzerine çok önemli reformlar yapmış bir partidir. Bu konuda uluslararası hukuk ve toplum nezdinde de AK Parti hükümetlerinin adalet ve kalkınma noktasında ortaya koyduğu reformlara dünyada hiçbir hükümetin ulaşmasına imkan bulunmamaktadır. Biz kendimizle yarışan bir siyasi yolculuk hareketi olarak bunu kendimizle yarışarak yeterli görmüyoruz. Umarım reformlarımızı daha da arttıracağız” dedi. Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcılığı görevine getirilen Bozdağ, Adalet Bakanlığı görevini Abdulhamit Gül’e devretti. -

Canikli, Başbakan Yardımcılığı görevini Bozdağ’a devretti
Kabine revizyonu sonrasında Milli Savunma Bakanlığı görevini yürütecek olan Nurettin Canikli, Başbakan Yardımcılığı görevini Belkir Bozdağ’a devretti. Devir teslim töreninde konuşan Canikli, “Dinamik, aktif yapıyı sürdürebilmek için bu tarz düzenlemeler, değişiklikler zaman zaman yapılır. Onu bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ben bu vesileyle bize bu görevleri tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Başbakanımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. Hakikaten bu onurlu görevleri tevdi ederek, millete hizmet etme imkanı sundular. Bu açıdan bizim için şahsımız olarak son derece önemli hadiselerdir. Şimdi yeni bir görev değişikliği söz konusu. Öncelikle bunun da hepimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.Son 1 yılda Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı çok ciddi tehditler söz konusu olduğunu kaydeden Canikli, “Bunların başında ülkenin birlik, bütünlük ve egemenliğini hedef alan ve Fetullahçı Terör Örgütü’nün piyon olarak kullanıldığı küresel ölçekli bir saldırı bunların başında geliyor. Bu mücadele o tarihten beri çok etkili bir şekilde devletimiz tarafından yürütüldü. Bu çalışmalar henüz sonuçlanmadı. Çok kanlı bir terör örgütü aynı zamanda kendisini çok iyi gizlemesini bilen bir örgüt. Özellikle örgütün kripto mensuplarının ortaya çıkarılması için bu çalışmanın kararlılıkla sürdürülmesi gerekiyor. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın talimatı ile hükümetimizde kesin bir kararlılık söz konusudur. En ufak bir bugüne kadar tereddüt hasıl olmamıştır. Bundan sonra da bu mücadele kararlılıkla sürdürülecektir” şeklinde konuştu.
“Ekonomi üzerinden bir takım operasyonlar yapılmaya çalışıldı”
Canikli, Türkiye’ye yönelik terör saldırılarının yanı sıra ekonomiye yönelik saldırıların da olduğuna dikkat çekerek, “Aynı şekilde benzer bir saldırı ve sabotaj Türkiye ekonomisinin karşı karşıya kaldığı bir tabloydu. Orada da ekonomi üzerinden bir takım operasyonlar yapılmaya çalışıldı. Bütün sıkıntılı ve zor şartlara rağmen ekonomide de hükümetimizin çok rasyonel ve yerinde kararları ile bu saldırılar ortadan kaldırıldı. Böyle sıkıntılı bir dönemde Türkiye, dünyanın en güçlü büyüme oranlarından bir tanesini sağladı. Normal dönemlerde dahil ülkelerin ulaşmakta zorlandıkları güçlü büyüme rakamlarını Türkiye bu dönemde yakaladı. Türkiye’nin büyüme ihtiyacı ortadadır. Türkiye, büyümek ve gelişmek zorunda olan bir ülke sürekli istihdam üretmek zorunda olan bir ülke pedalın devamlı çevrilmesi gerekiyor. Bu kararlılık elbette bu hassasiyetle devam edecek. Hem ülkenin birlik, bütünlüğünün sağlanması güvenlik açısından Türkiye’nin problemlerinin ortadan kaldırılması, saldırıların def edilmesi ve daha müreffeh bir Türkiye’ye ulaşmak için güçlü büyüme rakamlarının, ekonomideki gelişmelerin sağlanması gerekiyor” dedi.
Bozdağ için, “Problemli dönemlerde bulunduğu makamlarda en etkili şekilde Türkiye’nin sıkıntılarının giderilmesine katkı sağlamış bir devlet adamı” diyen Canikli, “İnşallah bu görevde de bayrağı daha ileriye götürecek. Daha güçlü kararlar alarak çalışmalar gerçekleştirecek. O konuda Sayın Bakanımın kapasitesi, kalitesi tartışmasızdır” açıklamasında bulundu.
Görevi devralan Bekir Bozdağ ise şunları kaydetti:
“Böylesi başarılı bir siyaset ve devlet adamından nöbeti devralmak benim için ayrı bir onurdur. Sayın Bakanımızın yeni görevinde ben çok başarılı olacağına ve orada damgasını vuracağına yürekten inanıyorum. Bundan sonra biz de Sayın Bakanımızla beraber çalışacağız. Onun bilgisinden, tecrübesinden bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da istifade ederek, ülkemizin refahı ve geleceği için beraber ter dökmeye bundan sonra da devam edeceğiz.”
Konuşmaların ardından Milli Savunma Bakanlığı görevine getirilen Canikli, Başbakan Yardımcılığı görevini Bozdağ’a devretti. -

Yozgat’ta yıldırım düşmesi sonucu 21 Büyükbaş hayvan telef oldu
Edinilen bilgiye göre, dün saat 20.30 sıralarında başlayan yağmurla birlikte Yozgat merkeze bağlı Sarınınören köyünde geçimini hayvancılıkla temin eden iki ortak Hasan Tamyıldırım ve Deniz Tamer Akbıyık’a ait ahıra yıldırım düştü. Düşen yıldırım sonucu ahırda bulunan 21 büyükbaş hayvan telef oldu.
-

ÇEDAŞ, Ulusal Kalite Hareketi’ne katıldı
Elektrik dağıtım sektöründe öncü ve örnek şirket olma hedefi ile yatırım, tesis ve Ar-Ge faaliyetlerinin yanı sıra kurumsal kültürü geliştirmeye yönelik çalışmalarını da sürdüren Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), Kalite Derneği (KalDer) tarafından yürütülen Ulusal Kalite Hareketi’nin (UKH) parçası oldu.Ulusal kalite bilincinin yaratılması, geliştirilmesi ve mükemmellik modeli uygulamalarının yaygınlaştırılmasının ilk adımı olarak görülen Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi, ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa ve KalDer Genel Sekreteri Semih Ersun tarafından, düzenlenen törende imzalandı.
İmza töreninde konuşan ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, elektrik dağıtım sektöründe sahadaki uygulama ve hizmetleriyle öncü olan ÇEDAŞ’ın hizmet kalitesini belgelemek amacıyla KalDer tarafından başlatılan Ulusal Kalite Hareketi sürecine katıldığını söyledi.
“KALİTE YOLUNDA ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK”
Şirket olarak kalite yolculuğunda şimdiye kadar önemli adımlar attıklarını dile getiren Genel Müdür Akboğa, “Kalite yolculuğumuz doğrultusunda ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 18001 (OHSAS) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 27001 Yönetim Sistemi ve ISO 15838 Müşteri İletişim Merkezi Yönetim Sistemlerini oluşturarak bu süreçleri sertifikalandırdık. Aynı zamanda şeffaf bir yönetim anlayışı ile şirketimizin belirlediği hedeflere ulaşması için iç ve dış paydaşlarımızın memnuniyet düzeylerini ölçüyoruz. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda şirketimizin daha iyiye ve ileriye ulaşması adına gereken aksiyonları alıyoruz” dedi.
Ayrıca Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) organizasyonunda sektörde yaşanan gelişmelerin ele alındığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın dağıtım şirketlerine yönelik düzenlenen anket çalışmasının sonuçlarını açıklandığı sektör toplantılarında, belirtilen hedeflere ulaşmak için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Akboğa, bu çerçevede kalite yolculuğunun kendileri için büyük önem taşıdığını kaydetti.
KalDer ile önemli bir iş birliğine imza attıklarını aktaran Akboğa, bu sürecin diğer dağıtım şirketleri açısından da örnek teşkil edeceğini belirtti.
“KATILIMCI SAYISI 600’Ü AŞTI “
KalDer’ingüçlü eğitmen/ danışman kadrosuyla kalite bilincinin gelişmesi ve yayılmasında önemli rol üstlendiğini ifade eden KalDer Genel Sekreteri Semih Ersun ise “Sadece özel sektörün değil, kamu kuruluşlarının da rehberi haline geldik” dedi. Ulusal Kalite Hareketi’nde katılımcı kuruluş sayısının 600’ü aştığını dile getiren Ersun, “KalDer olarak rekabetçi ve sürdürülebilir kalkınma anlayışının yaratılmasını önemsiyoruz.Bu sebeple paylaşmanın önemine inanıyoruz. Ulusal Kalite Hareketi hız kesmeden yayılımını sürdürecektir” diye konuştu. -

Meclisin tamiri için harçlığını gönderen Utku, Erdoğan’ın misafiri oldu
15 Temmuz akşamı milletin meclisinin bombalandığını öğrenen Utku, harçlıklarını bir mektupla Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’a göndererek boyundan büyük bir irade ortaya koymuştu.
Vatansever Utku Tan’ın anlamlı hareketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yenikapı’daki tarihi konuşmasında milyonlarla paylaşmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı’daki “Demokrasi ve Şehitler Mitinginde” bahsettiği Utkutan Kızıltaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında tamiri için harçlıklarını gönderdiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ziyaret ederek, son halini yerinde gördü.
KÜÇÜK UTKU,
OLDUKÇA
DUYGUSAL ANLAR YAŞADI
Oldukça duygulu anlar yaşayan Utku Tan, bu ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuğu oldu. TBMM Özel Gündemli toplantısına TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın davetlisi olarak katılan Utku Tan, oturum sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü.
Erdoğan, vatansever, koca yürekli Utku’ya duyarlı davranışından dolayı teşekkür ederek, alnından öptü.
Yozgat Milletvekili Yusuf Başer’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette Utku Tan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Edoğan’a, “Allah sizleri ve vatanımızı her daim korusun. İnşallah o günleri hiçbir çocuk, hiçbir Türk insanı yaşamaz. Sizleri seviyor, her gün dua ediyorum” dedi.
Utku Tan Kızıltaş, daha sonra Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağlayan Kılıç, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın misafiri oldu.Milletvekili Yusuf Başer’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyaret renkli görüntülere sahne oldu. Başer, Utku Tan Kızıltaş’a TBMM’yi gezdirerek, bilgi verdi.
Milletvekili Başer, Utku Tan Kızıltaş’ın, harçlıklarını meclisin tamiri için göndererek büyük bir vatanseverlik örneği sergilediğini vurguladı.
Başer; “Allah bizleri Utku gibi vatansever, imanlı gençler yetiştirmemizi sağlasın. Utku’yu yetiştiren anne-babasından da Allah razı olsun. Çok güzel bir evlat yetiştirmişler. Utku kardeşimle, böyle bir hemşerim olduğu için çok gururlu ve mutluyum” diye konuştu. -

Huzurevi sakinleri hobi bahçesinde doğal ürün yetiştiriyor
Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı Alparslan Türkeş Huzurevi sakinleri oluşturdukları hobi bahçesinde hem kendi sebzelerini yetiştiriyorlar hem de can sıkıntılarını gideriyorlar. Doğal sebze ve meyve yetiştirerek hem vakit geçiren yaşlılar hem de sağlıklı beslenip ürettiklerini başkalarıyla paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorlar.
Oluşturdukları hobi bahçesinde domates, biber, soğan, marul, salatalık gibi ürünler yetiştiren huzurevi sakinleri, boş zamanlarını burada çalışarak değerlendiriyor. Huzurevinde kalan yaşlılar, hobi bahçesinde çapadan, ot biçmeye ve sulamaya kadar bahçenin bakımını da üstleniyor.Huzurevi sakinlerinin zamanlarını etkin bir şekilde geçirmeleri için hobi bahçesi oluşturduklarını söyleyen Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, “Huzur evi bahçemizde özellikle yaşlılarımız sebze ekimine çok meraklılar. Domates, biber, soğan, marul ve nane gibi çeşitli sebzeleri ekmekteler ve onlarla ilgilenmekteler. Dikim aşamasından toplanmasına kadarda aktif görev almaktalar” dedi.
Yaşlıların doğa ve tabiata büyük ilgi gösterdiğini ifade eden Neşeli, “Kendileri de sportif etkinlikler haricinde tarımla uğraşmak istediklerini ve bir şeyler ekmek, yetiştirmek istediklerini bizimle paylaştılar. Bizler de idare olarak bu paylaşımları dikkate alıp bahçemiz içerisinde bir hobi bahçesi oluşturarak yaşlılarımızın burayla ilgilenmesini sağladık. Sebzeleri ekip meyveleri sulayarak en azından kendi isteklerinin yerine gelmesini sağlamış olduk. Aynı zamanda da zamanlarının iyi geçirilmesi için bir etkinlik oluşturmaya çalıştık” diye konuştu.
88 yaşındaki huzurevi sakini Salih Özcan ise, “Burada yer elması, domates, maydanoz, soğan, ceviz ve kiraz yetiştiriyoruz. Hepsi su istiyor, çapa istiyor. Biz de onlara katkı sağlıyoruz. Hem neşeleniyoruz hem de vakit geçiriyoruz. Onun için mutluyuz” şeklinde konuştu.
Toprakla uğraşmanın insana huzur verdiğini söyleyen 78 yaşındaki Mehmet Güven de, “Zaman zaman bahçedeki sebzelerle toprakla uğraşmak insana ruhen iyi geldiği için ürünlerle meşgul oluyoruz. Maydanoz ve nane ekiyorum diğer ürünlerde hobi bahçesinde yetişiyor. Buralarda arkadaşlarımızla uğraşıyoruz bize faydalı oluyor” dedi. -

Yozgat kaya tuzunu Kütahya’da satıyor
Aslanapa ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki Mustafa Erses, 50 yıldır Yozgat’tan getirdiği kaya tuzunu ilçe merkez camii karşısında bulunan ahşap dükkanında hayvan üreticilerine satarak geçimini sağlıyor.Mustafa Erses, ”50 yıldır bu işi yapıyorum. Köylerden, komşu ilçelerden ve köylerinden müşterilerim var. Hayvanlara hangi vakitlerde ve nasıl verilmesi gerektiğini onlara söylerim. Kaya tuzu hayvanlar için çok yararlıdır. Bu benim için bir meslektir. 3 çocuğumu bu işi yaparak büyüttüm, 9 torunum var şuan. Çocuklarımın hepsinin geleceğini kaya tuzu satarak sağladım. Tabiri caizse ekmeğimi taştan çıkardım. Hiç bir zaman halimden şikayetçi olmadım. Eskiden kaya tuzuna ilgi daha çoktu. İnsanlar eskiden kaya tuzunun kırılıp ufalanıp elenmiş olanını kullanırdı.
Aslında en sağlıklı tuz yaşamda kaya tuzudur. Ancak şimdilerde hazır tuz çok olunca, bölgemizde hayvancılık yapan üretici ve çiftçilerimiz için satıyorum.
Çok şükür geçimimi sağlıyorum. 80 yaşındayım, sağlığım el verdikçe işimi bırakmaya niyetim yok” diye konuştu.”Kaya tuzunun haftada en az 1 defa hayvanlara yedirilmesi gerekir”
Erses, ”Kaya tuzu hem hayvan sağlığı hem de etin lezzetti için önem arz ediyor. Kaya tuzu tüketen hayvanın eti lezzetli olur. Ayrıca hayvanlarımızdan sağılan süt ile elde edilen peynirlerinin korunması içinde bu kaya tuzu kullanılmalıdır. Çünkü rafineri tuz peyniri bozuyor. Meralardaki bitki türü ne kadar organik ve doğal ise verilen yem ve tuz da o kadar doğal olmalıdır.
Hayvanların tükettiği besinlerden insanlar da etkileniyor. Sağlıklı hayvan, sağlıklı hayvansal besin anlamına gelir” ifadelerini kullandı. -

Yeni sezon hazırlıkları devam ediyor
Oldukça ağır bir antrenman programı uygulayarak oyuncuların fiziki olarak lige hazır olmasını isteyen Teknik Direktör Memduh Fidan, tüm oyuncular ile yakından ilgileniyor. 60 günlük bir antrenman programı hazırlayan Teknik Direktör Memduh Fidan, bütün oyuncularından programa sadık kalmasını istedi. Sıcak havaya rağmen oyuncuların mücadeleci ve istekli yapısı, kırmızı-siyahlı camianın yüzünü güldürdü.
Lige agresif bir futbol ile başlamayı planlayan Fidan, kırmızı siyahlı oyuncuları antrenmanda top rakipte iken sürekli pres yapmaları konusunda uyarılarda bulundu. Rakibi beklemeyen, rakibin üzerine giden ve sürekli gol arayan bir oyun planı üzerinde duran deneyimli hoca, kanat ve forvet oyuncuları ile de antrenmanlarda özel olarak ilgileniyor.
Kamp çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Memduh Fidan,”Sıcak hava bizim için bir eksi olabilir ama bununla da mücadele etmek zorundayız. Oyuncular tatilden döndü. Bu yüzden fiziki olarak hazır olmalarını istiyorum. Yozgatspor forması giyecek olan oyuncuların her zaman hazır olması gerekir. Kamp çalışmalarımızın Yozgat’ta olan kısmında bu yönde çalışmalar yapacağız. Afyon’daki ikinci etap kamp programında ise taktik plan ve oyun stilimizi oyuncularımıza aktaracağız” dedi. -

Erdoğan’ın hayalim dediği hastane konut inşaatları ile kapatılıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 yıllık hayalim dediği Yozgat Şehir Hastanesi, önünün de yapılan ve yapımı devam eden inşaat alanları ile kapatılması devasa yatırımı gölgeliyor.
2013 yılı Ocak ayında temeli dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katılımı ile atılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “14 yıllık hayalimdi” dediği 475 yataklı şehir hastanesinin çevresine yapılan ve yapımı devam eden konut inşaatları adeta 5 yıldızlı otel konforundaki hastaneyi gölgede bırakıyor.
Rönesans Holding tarafından kamu özel ortaklığı yöntemi ile hayata geçirilen 75 bin metrekare arazi üzerinde kurulu, 300 Milyon TL’ye mal olan hastane için yanındaki Devlet Su İşleri de kaldırılmıştı. Devlet Su İşlerinin kaldırılmasının sebebi ise batı illerinden doğuya, doğu illerinden de batıya seyahat eden vatandaşların devasa hastaneyi görmesini sağlamaktı. DSİ’nin kot farkının düşürülmemesi ve hastanenin yoldan da görünmesine engel oluyor.
Vatandaşlar, Yozgat’a böylesine bir sağlık yatırımının gelmesine sevindiklerini belirterek, hastanenin, Kent Park gibi çarpık ve düzensiz yapılaşmasına izin verilmesinden dolayı önünün kapatıldığını ifade ettiler.
Akdağmadeni İlçesinden torununu hastaneye getirdiğini ifade eden Kemal Aslan, isimli vatandaş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hayranı olduğunu belirterek, hastanenin Yozgat’a kazandırılmasında emeği olan başta Cumhurbaşkanı Recap Tayyip Erdoğan ve Yozgatlı siyasilere teşekkür etti.
Böylesine büyük bir yatırımın hemen önüne binaların yapılmasının çok yanlış olduğunu ifade eden Arslan, “Keşkelerle, söylemlerle Yozgat’ı içinden çıkılmaz hale getiriyorlar. Şuan hastanenin hemen önünde yeni bir inşaat yükseliyor, yazık değilmi? Belediye, Valilik böyle bir yapıya neden izin veriyor. Hastanenin şuan sadece yolu var. Ama yollarda bozuk, yapılıyor ama onada geç kalınmış. Cumhurbaşkanımız hastanenin önünün bu şekilde kapatılmasını görmüş olsa eminim il yöneticilerini topa tutardı. Ben buraların resmini çektim bunu bir şekilde Cumhurbaşkanımıza ulaştırmaya çalışacağım. ”diye konuştu. -

Vali Yurtnaç, yatırımları yerinde inceledi
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, ilde yapılan ve yapımı devam eden yatırımları yerinde inceleyerek görevlilerden bilgi aldı. Yurtnaç, ilk olarak Karayolları 65. Şube Şefliği yeni hizmet binasını daha sonra Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yaptırılan hububat silosu inşaatında incelemede bulundu.
Yozgat- Kayseri , Atatürk yolundaki yeni hizmet binasına taşınan Karayolları 65. Şube Şefliğini ziyaret eden Vali Yurtnaç, Yeni hizmet binası ve Karayollarının çalışmaları hakkında bilgi aldı. Vali Yurtnaç daha sonra Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından yaptırılan hububat silosu inşaatını gezdi.
Yozgat’ın tarım ve hayvancılıkta önde gelen iller arasında yer aldığını belirten Vali Yurtnaç, Yozgat’ta yetiştirilen hububatın en iyi şekilde muhafaza edilmesi için böyle bir yatırıma ihtiyaç olduğunu söyledi.
Yaptırılan silolarda arpa, buğday, mısır gibi hububat ürünlerinin muhafaza edileceğini ifada eden Vali Yurtnaç, “Yaklaşık 17 milyon liraya mal olacak olan 32 adet hububat silosu toplamda ortalama 40 bin ton saklama kapasitesine sahip.
Daha önceki yıllarda gerek çiftçilerimiz gerekse TMO ürünleri toprak üzerine serip üzerini branda ve toprakla kapatarak saklıyordu. Şimdi ise son derece modern bir şekilde yapılan tesisler sayesinde ürünler 7-8 yıl ilk günkü tazeliğini koruyarak ve hiçbir şekilde zarar görmeden saklanabiliyor” dedi.
Vali Yurtnaç, çiftçilerin ürünlerini getirdiğinde alımların ve TMO’nun yaptığı satışların silolar sayesinde daha kolay ve pratik olacağını sözlerine ifade etti. -

‘ByLock’ kullanan 9 kişi adliyeye sevk edildi
Yozgat’ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında ‘ByLock’ kullandıkları iddiasıyla dün gözaltına alınan 14 kişiden 9’u adliyeye sevk edildi.
Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında dün İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından örgütün şifreli haberleşme programı ‘ByLock’u kullandığı iddiasıyla gözaltına alınan 14 kişiden 9’unun emniyetteki işlemleri tamamlandı. İşlemleri tamamlanan şüphelilerden A.B, A.Ç, C.Ö, E.A, E.E, M.T, S.A.T, Y.K, M.R.K. adliyeye sevk edildi. Gözaltında bulunan 5 kişinin emniyetteki işlemleri devam ediyor. -

Sorgun 3.Tarım Fuarı hazırlıkları başladı
Sorgun Kaymakamlığı, Sorgun Belediyesi ve Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen 3. Sorgun Tarım fuarıhazırlıkları başladı.
Fuarın son durumu ile ilgili Sorgun Belediyesinde bir toplantı düzenlendi. Toplantıya Sorgun Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Üzeyir Arslan, Sorgun Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Vekili Yusuf Yılgın, Sorgun TSO Genel Sekreteri Sami Erdoğan ve Kobi Fuarcılık Ltd.Şti Genel Müdürü Ömer Faruk Tokat katıldı.
Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Üzeyir Arslan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 2017 yılı Fuar Takviminde yayımlanan ve bu yıl üçüncüsü yapılacak olan Tarım, Hayvancılık ve Gıda Sanayi, Makine ve Ekipmanları fuarının ilçenin tanıtımına ve tarımın gelişmesine büyük katkı sağlayacağını belirterek, “İşbirliğini güç birliğine dönüştürerek başarılı bir fuar organize edeceğiz.” dedi.
Arslan, açıklamalarının devamında tarım ve hayvancılık konusunda ihtiyaç duyulan her şeyin bulanabileceği fuarın, 14 Eylül’de açılacağını, 17 Eylül 2017 akşamına kadar ziyaretçilere açık olacağını ifade etti. -

Kayseri Şeker çalışanlarına promosyon
Kayseri Şeker ve Boğazlıyan Şeker Fabrikası ile bağlı iştiraklerin bin 960 çalışanını kapsayan 3 yıllık maaş ödemesinin yapılacağı banka tarafından ikramiye gibi promosyon anlaşması imzalandı.
Çalışanları yakından ilgilendiren anlaşmanın açıklaması esnasında; Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay
Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Harun Halıcı, Hurşit Dede, Halis Lektemur, Denetim Kurulu Üyelerinden Mehmet Güntay, Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Üyeleri; Abdulkadir Güneş, Mustafa Demir, Nizamettin Çatak, Abdullah Borazan, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Tayfun Öner, Genel Müdür Yardımcıları Osman Canıtez, İsmail Gedik, Sırrı Doğanlı , Şeker-İş Sendikası temsilcileri ve diğer yetkililer de hazır bulundular.
Yapılan anlaşma ile ilgili olarak açıklama yapan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; Kayseri Şeker Fabrikası, Boğazlıyan Şeker Fabrikası, Panpet, Panpa, Pankent, Lidaş, Kayseri Güneşi, Pandoğa şirketlerinde Sözleşmeli personel, daimi işçi ve muvakkat işçi olarak çalışan ve toplamda 1960 personeli kapsayan üç yıllık, 1450 TL tutarındaki promosyon anlaşmasının çalışanların bütçelerine destek olacağını belirtti.
Kamuda emekli maaşlarına yönelik promosyon anlaşmasının ilgili bankalarla 3 yıllık ortalama 375 TL olduğu dikkate alındığında Kayseri Şeker’in çalışanlarına yönelik olarak yaptığı anlaşmanın önemi daha net şekilde anlaşılarak çalışanlar arasında büyük coşkuya neden oldu.
Kayseri Şeker’in daha önceden de 21 Haziran 2017 tarihinde 27’nci dönem Toplu İş Sözleşmesinde iki yıl için ortalama yüzde 29.5 zam oranı ile hem sektöründe ilk hem de Kayseri Şeker tarihinde bir ilk olarak önem arz etmişti.
Yapılan açıklama sonrasında çalışanlar kendi bütçelerini yakından ilgilendiren ve gelirlerine birer ikramiye gibi katkı sağlayacak olan anlaşmadan dolayı Başkan Akay ve diğer yöneticilere teşekkür ettiler. -

İki otomobil çarpıştı 8 kişi yaralandı
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı kazada 3’ü çocuk 8 kişi yaralandı.
Kaza, saat 08.30 sıralarında Sorgun Sanayi Sitesi kavşağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Yozgat istikametinden Sivas istikametine gitmekte olan Yılmaz Er Aydın (32) idaresindeki Fransa plakalı otomobil, sanayi sitesinden E-88 karayoluna çıkmakta olan Muzaffer Yaşar (67) idaresindeki 66 AT 803 plakalı otomobile çarptı. Kazada sürücü Muzaffer Yaşar ve Ayşe Yaşar (65) ve diğer araçta bulunan sürücü Yılmaz Er Aydın, Hira Aydın (31), Gülfiraz Aydın (1), Ömer Efe Aydın (7), Talha Aydın (3) ve Dilek Karslı yaralandı.
Yaralılar Sorgun Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazada durumu ağır olan Ayşe Yaşar Yozgat Devlet Hastanesine sevk edilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı. -

Elbay: Kiloyu vermek kadar korumakta önemli
Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay, kiloyu vermek kadar korumanın da sağlık açısından son derece önemli olduğunu söyledi.
Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay, “Öncelikle hiçbir zaman unutmamız gereken nokta koruyabileceğimiz ağırlık hedef noktamız olmalı ve doğru bir diyet programından sonra her zaman beslenmemizi kontrol altında tutmalıyız.
Aslında birçoğumuz da kilo korumanın, kilo vermekten daha zor olduğunu birkaç kez deneyimlemişizdir” dedi. Kiloyu koruma konusunda yetersiz kalınmasının, iki temel nedene bağlı olduğunu ifade eden Elbay, “Birincisi; Gerçekçi olmayan ve ulaşılamaz hedefler belirlenmesidir. Sonuca ulaşılsa dahi o kiloyu korumanın oldukça zor olur çünkü ulaşılan kilo bireyin sabitlemek de zorlanacağı kilodur ve birey bu kiloyu uzun süreli koruyamayacaktır.
Bunun sonucunda da birey kendini kısır bir döngünün (kilo alıp-verme) içinde bulacaktır. İkincisi ise; Bireyler, zayıflama programında kazandıkları olumlu beslenme alışkanlıklarını devam ettirmezler ve program süresince yaptıkları aktiviteyi bırakırlarsa, kiloyu koruyamama ve tekrar kilo almaları olasıdır. Diyet yaparken, koruma zamanında kesinlikle uygulanmayacak kuralları uzmanınızla belirleyerek diyette yer vermediğimizde korumamız çok daha kolay olur” diye konuştu. Bu programlarda ki genel amacın kaybedilen kiloların tekrar geri alınmasını önlemek veya minimum düzeyde olmasını sağlamak ve sağlıklı-dengeli beslenmeyi yaşam şekli haline getirmek olduğunu kaydeden Elbay, “Yine mi diyet yapmam gerekiyor? Ben hiçbir zaman, istediğim gibi yemek yiyemeyecek miyim? diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
Tabi ki istediğimiz, sevdiğimiz, keyif aldığımız besinleri tüketebileceğiz ancak kilo almak istemiyorsak yapılan aktivite yani harcanan enerji ile alınan enerjiyi dengede tutmamız gerekiyor. Örneğin; özel bir gündesiniz (doğum günü, parti, kokteyl, yılbaşı, bayramlar, arkadaşlarla buluşma, akşam yemeği gibi) burada 3 seçiminiz olduğunu düşünün ve hangisini seçmek istediğinize siz karar verin. Bugün sizin doğum gününüz ve arkadaşlarınız akşam için size sürpriz bir parti hazırlamış. İlk önce yemek yiyeceksiniz, sonra mumlarınızı üfleyeceksiniz.
Oysa siz daha yeni fazla kilolarınızdan kurtulmuşsunuz ve kilonuzu korumak istiyorsunuz” açıklamalarında bulundu.
Uzman Diyetisyen Elbay, kilo almaya başlanıldığında yapılacak acil önlemleri şöyle sıraladı:
“ 1) Günlük sıvı tüketimimizi hemen kontrol altına alarak daha fazla su ve aynı zamanda sıvı grubunda yer alan ödem atabileceğimiz bitki çaylarından tüketimini artıyoruz.
2) Aktivitemiz eskisine göre azaldı mı? 15 dk ekleyeceğimiz aktivite haftada 105 dk, ayda da 420 dk daha fazla enerji kaybettiğimizi gösterir zaman hemen başlayalım.
3) Gelelim beslenmemizle ilgili alacağımız önlemlerimize, aralıklı beslenmek yani ara öğün atlamamak olmazsa olmazımız diyelim.
4) Porsiyonlarımızı küçültmek hemen ve çok rahat kontrolünü sağlayabileceğimiz bir önlemimiz.
5) Ana öğünlerimizden birine hemen ızgara içerikli bir salata eklemek veya akşam öğünümüzde bir hafta 1 yumurtalı menemen ve yanında 2 dilim tahıllı ekmek ekleyebiliriz.
6) Ara öğünlerimizde metabolizmamızı hızlandırmamız şart ve bunun için hem tok tutacak hemde protein alımımızı arttıracak 3 tam ceviz veya 10 fındık veya 10 badem tercih edelim.
7) Tatlıda canımız istiyor ama hemen 1-2 kilo da vermek istiyoruz o ama 1 bardak yağsız sıcak süte 1 dal tarçın çubuğu bekletelim ve ara öğün olarak yanında tahıllı 1-2 adet kurabiye ile diyetimizi renklendirebiliriz.
8) Hem antioksidan etkisi olan hem kan yapıcı özelliği olan aynı zamanda mevsim meyvesi de olan nar, kış aylarında yavaşlayan metabolizmamız için süper bir tercihimiz olmalı, püf noktaları ile sağlıklı ve formda günler diliyorum.” -

Vatandaşlar su sorununun çözülmesini istiyor
Sorgun’da özellikle yaz aylarında yaşanan su sıkıntısı vatandaşı bezdirdi.
En temel ihtiyaçlarını giderememekten yakınan vatandaşlar, yetkililerden bu konuda yardım bekliyor. Gece geç saatlerde veya sabahın erken saatlerinde bir iki saatliğine gelen su ile temel ihtiyaçlarını gidermeye çalışan vatandaşlar, taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışıyorlar. Sorgun’da yaşayan bir vatandaş, yaşadığı sıkıntıları şu ifadelerle dile getirdi; “Hayatımın yarısı Sorgun’da geçti.
Ahmet Efendi Mahallesi Cemil Çiçek yurdunun üst kısmında ikamet ediyorum. Mahallenin ben kendimi bildim bileli suları düzenli olarak akmıyor. Kışlar şebeke dondu, yazlar ise sular yetersiz olduğu gerekçesi ile mahallenin sıkıntıları bir türlü giderilmiyor. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda. Bırakın çamaşır, bulaşık yıkamayı, banyo yapmayı, dini gereği olan abdest almayı dahi yerine getiremez durumdalar. Gazeteleri takip eder misiniz bilmiyorum ancak bu konu geçen hafta gazetelerde yer aldı.
Bugün gelişmiş olarak adlandırdığımız ülkelerin 1930’lu yıllarda çözüme kavuşturduğu alt yapı sorununu biz Sorgun olarak 2017 yılında hala çözemedik. Sayın Cumhurbaşkanımızın her fırsatta altını çize çize söylediği gibi belediyelerin asli görevlerinin en başında yol ve su sorununu çözmek geliyor. Ancak Sorgun bu konuda sınıfta kalmıştır. Hizmet tüm halkı kucaklayacak şekilde olmalı, sadece göz önünde olan vay be belediye ne güzel çalışıyor ne işler çıkartıyor desinler diye sadece göze batacak yerleri yapacak şekilde planlanmamalıdır. Elbette bunu belediyecilik yapan Sayın büyüklerimize biz öğretmeyeceğiz.
Hükümetimiz son 15 yılda Ülkemize 3-5 sınıf birden atlatarak, dünya devi dediğimiz ülkelere kafa tutacak düzeye getirmişken Sorgun belediyemizin basit bir su sorununu dahi çözemediği konusu ise üzücü bir durumdur. İnanıyorum ki başta Belediye Başkanımız olmak üzere belediye çalışanları bu sorunu çözmek için gayret gösteriyordur. İsteğimiz daha hızlı ve netice alınacak adımlar atılmasıdır. En azından mahalleye gelip mahalle sakinlerinin derdini dinleyip yaşanan sıkıntıları bire bir gözlemlemeleri sorunun ne kadar büyük olduğunu anlamaları noktasında kendilerine yardımcı olur.” -

ÇEDAŞ, Ulusal Kalite Hareketi’ne katılacak
Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ) Kalite Derneği’nin (KalDer) yürüttüğü Ulusal Kalite Hareketi’ne katılarak ulusal kalite bilincinin yaratılması, geliştirilmesi ve mükemmellik modeli uygulamalarının ilk adımı olarak görülen Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzalayacak.
Sivas, Tokat ve Yozgat’ta tüketicilerine kaliteli, kesintisiz ve sürekli elektrik dağıtım hizmeti vermek amacıyla mevcut şebekelerin iyileştirilmesi, yeni tesislerin kurulumu ve teknolojik yatırımlarla hizmetlerini sürdüren ÇEDAŞ kurumsal kalite kültürünü geliştirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda KalDer’in yürüttüğü Ulusal Kalite Hareketi’ne katılan ÇEDAŞ, ulusal kalite bilincinin yaratılması, geliştirilmesi ve mükemmellik modeli uygulamalarının ilk adımı olarak görülen Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzalayarak sürece dahil olacak.
KalDer ve ÇEDAŞ arasında KalDer Genel Sekreteri Semih Ersun ve ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa’nın katılımlarıyla düzenlenecek imza töreni 20 Temmuz Perşembe günü ÇEDAŞ Genel Müdürlüğünde gerçekleştirilecek. Sahadaki uygulamaları, hizmetleri ve sektör raporlarıyla ÇEDAŞ’ın lokomotif görev üstlenen bir elektrik dağıtım şirketi olduğunu belirten Akboğa, hizmet kalitesinin ölçümlenmesi noktasında KalDer ile yürütülen kalite sürecinin kendileri için çok önemli olduğunu kaydetti.
Şirket olarak kalite yolculuğunda şimdiye kadar önemli adımlar attıklarını dile getiren Akboğa, Ulusal Kalite Hareketine dahil olarak kurumsal kalite kültürünü daha üst seviyelere taşımayı amaçladıklarını aktardı. -

Kayseri Şeker’den Şeker Sektöründe İlk Demonstrasyon Günü Uygulaması
Kayseri Şeker 1.Demonstrasyon Gününde; Şeker Pancarı, Arpa, Danelik Mısır, Silajlık Mısır, Gübre, İlaçlama, Sarımsak, Çerezlik Kabak Çekirdeği gibi ürünlerde bölge iklim ve coğrafi şartlarına uygun olarak yapılan uygulamalar çiftçilere tanıtıldı. Kayseri Şeker tarafından oluşturulan 53 tarımsal alanda 11 Ulusal ve Uluslar arası firmanın iştiraki ile yapılan Uygulamada elde edilen gerek verim gerekse kalite parametreleri sayesinde çiftçilerin tarımı daha bilinçli yapmalarına katkı sağlanması bekleniyor.
Şeker Sektöründe ve Kayseri’de ilk defa organize edilen Demonstrasyon Günü etkinliğine katılan çiftçilerin, sektördeki ürün çeşitliliği ile ürünlerindeki kalite ve verimliliği artırmaları yanındabitki düzenleme, bitki koruma ürünlerini doğru zamanda, doğru dozda ve doğru yerde kullanmaları sonunda elde edilen verileribir anlamda test etme imkanı bulmuş oldular.Kayseri Şeker 1.Demonstrasyon Gününü etkinliğinde konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; Ege, Marmara, Trakya bölgelerinde uygulanan tarla günlerinin 1.sini bizim bölgemizde başlatmanın çok önemli olduğuna dikkat çekti ve bundan sonra geleneksel hale gelmesini beklediklerini söyledi.
Başkan Akay, “; Öncelikle Allahtan Bölgemizde yeni başlayan hasat dönemi için bereketler diliyorum. Uygulamalı Tarla günü işini yaparken bizimle beraber iş birliği içerisinde olan 11 firmanın yanında Kayseri Şeker AR-GE birimimiz de bu işin içerisindedir. Ben bu işe ilgi gösteren bütün firmalara huzurunuzda çok teşekkür ediyorum. Bu organizasyondaki amacımız hem çiftçi, hem kamu, hem de özel sektörü birleştirmek, bu sayede bir iş birliği ortaya koymak, üretim birliğini geliştirmek suretiyle birim alanda en yüksek verimi ve kaliteyi sağlamaktır. Yaptığımız işte verim ve kaliteyi sağlayamazsak Dünya ile rekabet şansımızın olmadığını biliyoruz. Özellikle Şeker Pancarında bizim Avrupa ile rekabet edebilmemizin yolu birim alanda hemverim hemde şeker oranını artırmaktır. Bunun için biz yıllardır gayret gösteriyoruz. Bunu geliştirme konusunda önemli adımlar attığımızı düşünüyoruz. Ama bunu yeterli görmüyoruz. Bunu daha da artırmak gerektiğinin inancındayız” ifadelerini kullandı.
Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü;
“Kayseri Şeker, Tarımsal uygulama alanında pancar tohumu denemesi yanında Arpa, mısır, silajlık mısır, kabak çekirdeği ayrıca sarımsakla gibi çeşitli ürünlerde de denemeler yanında gübre ve ilaç denemeleride yapılma imkanı buldu. İnşallah bu uygulamalar, bu denemeler bize ışık tutacak, bize yön verecektir. Bunlardan elde edilen sonuçları inşallah görerek değerlendireceğiz. Bilindiği gibi biz Kayseri Şeker olarakeğitim faaliyetlerine önem veriyoruz. Özellikle bahar aylarında toplu eğitimler yapıyoruz. Eğitimin bir parçası olan bu uygulamaları aynı zamanda tarımsal eğitimin sadece bilgilendirme şekliyle değil, tarlada da uygulamalı eğitimi olarak değerlendiriyoruz.”
Kayseri Şeker tarafından düzenlenen Demonstrasyon Gününü etkinliğine; Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Duran Safrantı; ERÜ Seyrani Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof.Dr. Osman Gülşen, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Ziraat Mühendisleri Oda Başkanı Ali Koç, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Harun Halıcı, Hurşit Dede, Halis Lektemur, Denetim Kurulu Üyelerinden Mehmet Güntay, Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Üyeleri; Abdulkadir Güneş, Mustafa Demir, Nizamettin Çatak, Abdullah Borazan, Toprak Mahsulleri Ofisi Şube Müdürü Sali AKSU Kayseri Ziraat Oda Başkanları ile Sulama Birlik Başkanları, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Tayfun Öner, Genel Müdür Yardımcıları Osman Canıtez, İsmail Gedik, Sırrı Doğanlı, Hulusi Yüksel, 12 Bölge Müdür ve Ziraat teşkilatı personeliile Kayseri, Yozgat, Sivas ve Nevşehir Bölgelerinden bin civarında çiftçi katıldı. 1.Kayseri Şeker Demonstrasyonu sonunda bölgeye hakim olan iklim şartlarında ürünlerin, standart girdi kullanımı ile elde edilen parsel verimleri, analiz sonuçları, çeşitlerin verim kabiliyetleri, üretimlerin ekonomik analizlerinin de değerlendirilmesi bekleniyor. -

Hemşerimiz Bekir Bozdağ’a Başbakan Yardımcılığı görevi
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yeni kabinede Başbakan Yardımcısı oldu. 61 ve 62. Hükümet Döneminde Adalet Bakanı olarak görevini başarıyla sürdüren Hemşehrimiz Bozdağ’ın yeni kabinede yer alması memleketi Yozgat’ta sevinçle karşılandı.
Siyaset arenasında 22, 23 ve 24. Dönemde AK Parti’den Yozgat Milletvekili seçilen Bekir Bozdağ, 22. Dönemde Adalet Komisyonu Üyeliği, 23. Dönemde AK Parti Grup Başkanvekilliği yaptı. 61. Hükümette Başbakan Yardımcılığı, 61 ve 62. Hükümette Adalet Bakanlığı görevini üstlendi. AK Parti MKYK Üyesi, 64. Hükümette Adalet Bakanlığı görevlerini yürüttü. Hükümete ve devlete yapılan 17/25 Aralık ve 15 Temmuz FETÖ Darbe girişimlerinde başarılı bir şekilde bakanlık görevini sürdürdü. Bozdağ’ın yeni kabinede Başbakan Yardımcısı olarak görev alacak olması memleketi Yozgat’ta hemşehrilerini sevindirdi.
BEKİR BOZDAĞ
KİMDİR
Bekir Bozdağ, 1 Nisan 1965’te Yozgat Akdağmadeni’nde doğdu. Babasının adı Mehmet Duran, annesinin adı Nuriye’dir.
Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. Yüksek lisansını Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dinler Tarihi Anabilim Dalında tamamladı. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Serbest avukat olarak çalıştı.
22 ve 23. Dönemde Yozgat Milletvekili seçildi. 61. Hükümette Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendi. 25 Aralık 2013 tarihinde yapılan revizyon ile Adalet Bakanı olarak görev aldı.
AK Parti Seçim İşlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır.
Orta düzeyde İngilizce ve Arapça bilen Bozdağ, evli ve üç çocuk babasıdır.


