Partili üyelerinde yer imzalarının bulunduğu açıklamada MHP Akdağmadeni İlçe Başkanı Kürşat Belen, şu ifadeleri kullandı:” Yıllardır ülkücüleri kendilerine düşman bilip, karakollara aldırıp mahkemelerde yargılattılar. Başında Türk olan tüm sendika ve üyelerimizi hiçbir makama layık görmedikleri gibi yönetici kadrolarından da aldılar. Hiçbir ülkücüyü çeşitli bahaneler üreterek işe almadıkları gibi yoktan nedenlerle işlerinden çıkardılar yaptıkları tüm iş ve ihaleleri kendi yandaşlarına verdiler verdirdiler. Bunların hepsini eski dostları FETÖ ve çözüm sürecindeki arkadaşlarıyla beraber yaptılar şimdi bunlar adına olimpiyatlar düzenlediler, resmi para bastırarak, ağlaya ağlaya hocam gel artık dediler.
Çözüm sürecinde toz kondurmadıkları, Habur’da çiçeklerle karşıladıkları, Oslo’da, Dolmabahçe’de kirli pazarlıkları yaptıkları, tonlarca patlayıcıya ve binlerce silaha göz yumdukları bu hainlerle artık işleri bitti. Şimdi bu kadar ülkücüye eziyeti kendine hak gören ve yaptığı yanlışlardan sadece kandırıldık diyerek kurtulan bu arkadaşlar ilerde bunlarda bizi kandırmış diyebilecekleri ve özünde hiç sevmedikleri Milliyetçi Hareket Partisi yöneticilerini yanlarına aldılar.”
PADİŞAHLARDA OLMAYAN YETKİLER DEĞİŞİKLİKLERLE BAŞKANA
VERİLECEK
“Akdağmadeni Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Teşkilatı olarak biz bu oyuna alet olmayacağız.”diyen Belen, açıklamasında şunları kaydetti: “Padişahlarda bile olmayan yetkililer, Anayasa değişikliğiyle beraber başkana vermek üzere referanduma gidiyoruz.
Atilla Kaya başkanımızın da dediği gibi ikiyüzlü olmaya gerek yok. Bizler bu ülkücü düşmanlarıyla beraber olmayacağımızı ve referandumda hayır diyeceğimizi belirterek devam etmekte olduğumuz MHP Akdağmadeni İlçe Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğimizi bırakarak istifa ediyoruz.Çok değerli Ülkücü ağabeylerim, kardeşlerim, analarım, bacılarım, ilçe başkanlığımız dönemimizde sizlerle beraber 4 tane seçim yaşadık.
Her biriniz hiçbir menfaat beklemeden evinizi, işinizi, ailenizi bırakarak partimiz başarılı olsun diye çalıştınız, çabaladınız ama olmadı, hakkınızı helal ediniz. “
Kategori: Gündem
-

Akdağmadeni MHP İlçe Teşkilatı istifa etti
-

Şeyh Osman Nuri Ölmeztoprak Anıldı
Yozgat’ta türbesi bulunan büyük Şeyh Osman Nuri Ölmeztoprak’ın ölümünün 73’üncü yıl dönümü nedeniyle Akçadağ ilçesi Örükçü mahallesinde bulunan Ali Kara Efendi Külliyesi’nde, mevlit programı düzenlendi. Siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, başta olmak üzere yüzlerce vatandaşın katıldığı programda öğle namazına kadar Kur’an-ı Kerim, Mevlit-i Şerif, ilahi ve salavatlar okunup, Şeyh Osman Nuri Ölmeztoprak’ın hayatından örnekler anlatıldı.
Mevlit programında yapılan sohbetler de toplumsal birlik dayanışma ve kardeşlik vurgusu yapıldı -

Yıldız: Girişimciler 150 Bin lira hibe almaya hak kazanacak
Orta Anadolu Kalkınma Ajansı inovatif fikirlere sahip olan girişimci adayları için fon arayışı kapsamında geçtiğimiz günlerde Ankara’da “1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı (BiGG) 1.Aşama Uygulayıcı Kuruluş Çağrısı”1601-1512 BİGG Programı” na katılım sağladı.
Eğitim ve lansamn programına Ajans adına katılım sağlayan Ajansın Yozgat Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Timur Yıldız,” Ostim Teknopark Atılım Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin ortak olduğu “TÜBİTAK’ın 1601 – Yenilik ve Girişimcilik Alanlarında Kapasite Artırılmasına Yönelik Destek Programı kapsamında 2016 yılında açılan “1512 Teknogirişim Sermaye Desteği Programı (BiGG) 1.Aşama Uygulayıcı Kuruluş Çağrısı”1601-1512 BİGG Programına katılım sağlayarak ilimizde inovatif ve yenilikçi iş fikri olan girişimci adaylarımız için fon arayışındayız” dedi.
Ajansların illerde faaliyet gösteren Yatırım Destek Ofisleri sadece Ajansların kendi fonları için mevcudiyet gösteren kurumlar olmadıklarını aksine bölgeye girecek her türlü fon için ön ayak olduklarını ifade eden Yıldız, ” Atılım Üniversitesi, 2017 yılının ilk aylarında açılacak BiGG çağrısında 1. Aşama süreçlerini yürütecek Uygulayıcı Kuruluşlar arasında yer alacak.
BiGG çağrısı kapsamında BİGG-Atılım girişimci adaylarının iş fikri başvurularını toplayarak değerlendirecek, uygun bulduğu iş fikirlerini ön kuluçkaya alarak iş fikri doğrulama süreçlerinden geçirecek ve nitelikli iş planı hazırlama hususunda girişimcilere destek olacak”ifadelerini kullandı.
Yozgat’ta da inovatif ve yenilikçi iş fikirlerine sahip olan girişimcilerin de bu programa başvurmalarını sağlayacaklarını söyleyen Yıldız her aşamayı başarı ile tamamlayan girişimciler TÜBİTAK tarafından 150 Bin lira hibe almaya hak kazanacaklarını ifade etti.
Lansman ve eğitim programında Türkiye’de Mentörlük sisteminin kurucularından olan ODTÜ Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Batum moderatörlüğünde konusunda uzman akademisyen ve işletme sahipleri ile girişimcilik ekosistemi üzerinde çalışmalar yapıldı. -

Ödül töreni düzenlendi
Okul Konferans Salonu’nda düzenlenen karne törenine okul idarecileri, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı. Törende açıklamalarda bulunan Yozgat Çözüm Koleji Müdürü Fatih Yılmaz, kolej olarak 2016-2017 eğitim yılını başarılı bir şekilde geçirdiklerini ifade ederek “Yozgat Çözüm Koleji olarak 2016-2017 eğitim öğretim yılının 1.dönemini tamamlamış bulunmaktayız . Karne törenimiz de hem TEOG sınavında üstün başarı gösteren öğrencilerimizi hem de sportif, kültürel ve derslerde gösterilen başarılar dolayısıyla öğrencilerimizi ödüllendirdik. Tüm öğrencilerimizi üstün başarılarından dolayı tebrik ediyorum, Öğrencilerimizin yarı yıl tatillerini en iyi şekilde değerlendirmelerini istiyorum” dedi.
Konuşmanın ardından Çözüm Koleji öğretmenleri ve öğrenciler tarafından hazırlanan etkinlikler katılımcılara sergilendi. Ayrıca TEOG sınavı başta olmak üzere okullarında başarılı olan öğrencilere, öğretmenleri tarafından hediyeleri takdim edildi. -

Çandır’dan Halep’e yardım malzemesi
Çandır Kaymakamlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı Çandır Şubesince ortaklaşa düzenlenen “Halep’te İnsanlık Ölmesin” kampanyasında toplanan 96 ton un, 25 ton su ve 147 koli çeşitli giyecek ve battaniyeden oluşun yardım malzemelerinin bulunduğu tırlar için ilçe meydanında uğurlama töreni düzenlendi.
Törene Çandır Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, İlçe Belediye Başkanı Mustafa Ertan Örgün, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı.
Düzenlenen tören öncesi açıklamalarda bulunan Çandır Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, “Halep’teki kardeşlerimiz için 5 adet yardım TIR’ını dualar eşliğinde uğurladık. Halep’te yaşanan insanlık dramını Dünya Milletleri izlediği esnada, Türk Milleti her zaman olduğu gibi Halep’teki kardeşlerimizin yanında oldu. Biz de Çandırlılar olarak oradaki kardeşlerimize un, su ve muhtelif giyeceklerden oluşan 5 TIR dolusu ihtiyaç malzemesini buradan uğurladık. Her zaman ki gibi hayırseverliğini bir kez daha gösteren İlçe halkına, kamu kurum ve kuruluşlarımıza, Sivil Toplum Örgütlerimize teşekkür ediyorum. İnşallah yardım TIR’larımız kazasız belasız ihtiyaç sahiplerine ulaşır” dedi.
Çandır İlçe Belediye Başkanı Mustafa Ertan Ergün ise Çandır’dan uğurladıkları TIR’larla Halep’teki Müslümanlara umut gönderdiklerini ifade ederek kampanyaya destek verenlere teşekkür etti.
Açıklamaların ardından İlçe Müftüsü Mehmet Özcan’ın yaptığı dua ile 5 adet yardım TIR’ı Halep’e yola çıktı. -

Bozdağ’dan ABD’ye FETÖ çağrısı
Amerika, Türkiye ile dost ve müttefik bir ülke olarak bu konuda Türkiye’nin yanında yer almalı ve Türkiye’ye destek vermelidir. Maalesef olumlu bir gelişme olmadı” dedi. Anayasa değişikliğine de değinen Bozdağ, parlamenter sistemde çiftbaşlılık yönetiminin Türkiye’de kavgalara neden olduğunu belirtti.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Anayasa değikliğine ilişkin bilgi veren Bozdağ, “Anayasaya göre yürütmenin başı Cumhurbaşkanı. Bakanlar Kurulu, Başbakan da yürütmenin diğer kanadı. Yürütmede başbakanı, Cumhurbaşkanı belirliyor. Cumhurbaşkanın istemediği bakanı Başbakan’ın bakan yapma şansı yok. Görevden almak istiyor, istemediği zaman görevden alma şansı yok. Sezer döneminde biz yaşadık, Cumhurbaşkanıyla büyük sıkıntılar yaşandı, vekalet dönemine geçtik biz. Aynı partiden olduğunda da problemler yaşandı. Merhum Özal ile Sayın Mesut Yılmaz arasında, Merhum Demirel ile Sayın Tansu Çiller arasında, yine merhum Demirel ile merhum Erbakan arasında, yine merhum Ecevit ile ki, Sezer’i getirdiler çok uyumlu anayasayı bir fırlattı Türkiye’de kıyamet koptu. Bu çift başlılık sadece görüş farklılığıyla kalsa iyi, ama Türkiye’de kavgalara, tartışmalara neden oldu ve bir çok bedel ödedik biz bundan dolayı. Kamuoyuna yansımıyor ama her Cumhurbaşkanı hayır dediği hepsi için söylüyorum bakan adayları mutlaka olmuştur. Bir tane olur, iki tane olur. Şöyle baktığım zaman birisine karşıysa Anayasa onu onaylamama yetkisi veriyor” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’de uygulanan bu sistem baba ile oğlu kavga ettirir”
Bozdağ, Cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçmesinin ülke genelinde birçok tartışmayı bitireceğine inandıklarını kaydederek, “Türkiye’de büyük tartışmaları bitiriyor. Biz 80 darbesine giderken, neredeyse 6 ay cumhurbaşkanını seçemedik, darbecilerin gerekçelerinden biri oydu. Yine 2007 yılında Cumhurbaşkanı seçimi krize, kaosa neden oldu. Halkın hakemi de olmayınca, Ankara’da birileri oturmuş şu olamaz, bu olamaz, şu olacak, bu olacak yoksa kapatırız, yoksa mahkemeden şu karar çıkar, Cumhuriyet mitingleri, Türkiye bedel ödedi. Parlamento o sorunu çözmedi. Halk çözdü halk. Eğer biz seçime gitmemiş olsaydık, seçimde de yüzde 47 oy almamış olsaydık, MHP’de meclise gelip, seçimden önce Sayın Bahçeli dedi ki ‘Biz parlamentoya girersek bu krizi çözeceğiz’ dedi. CHP ile gelseydik o kriz belki daha farklı boyut alırdı, belki çözülürdü zaman alırdı, belki hiç çözülmeyebilirdi. Ama halk işin doğrusu çözdü. O nedenle sistem değişikliğine ihtiyaç var. Türkiye’de uygulanan bu sistem baba ile oğlu kavga ettirir. Kavgasız dönem yoktur. Çatal kazık yere batmıyor Türkiye hep bedel ödüyor. Onun için bakın rahmetli Özal, Cumhurbaşkanı olduktan sonra sistem değişikliği istemiş, rahmetli Demirel, Özal’ı hep eleştirmiş ‘sen kendin için istiyorsun’ demiş. Ama o da cumhurbaşkanı olunca görmüş ki yürümüyor bu. O da sistem değişikliği istemiş” dedi.
Yeni anayasada Cumhurbaşkanı olan kişinin koltukta kalacağı sürenin en fazla 10 yıl olarak belirlendiğini anlatan Bozdağ, “Siyasette dinamizme ihtiyacımız, değişime ihtiyacımız var. Gelen oturuyor, gitmiyor. Azrail gelmesi lazım o götürüyor. Şimdi yeni sistem ne getiriyor? Çok başarılı olabilir. Sen 5 yıl yap diyor, hadi halk beğendi 10 yıl yap diyor. Ondan sonra güle güle. Ülkenin yönetiminde bulunamazsın diyor. Çok başarılı bir kişiyi 10 yıl yönetimde tutuyor. Başarısız olanı 5 yıl tutuyor. Kaybedeni de hemen postalıyor, kaybedenin hemen gittiği, az başarılı olanın 5 yıl kaldığı, çok başarılı olanın 10 yıl kaldığı azami sistem siyasette heyecanı, dinamizmi, değişimi getirecek. Ve ülkenin iktidarlarında çok farklı yapıların oluşmasına katkı sağlayacak ve Türkiye’ye de Türk milletine de büyük güç katacaktır” açıklamasında bulundu.
“Hep millete gitmişiz biz”
Sistemle ilgili diktatörlük yakıştırmasının yapılmasının hakikatle ilgili olmadığını belirten Bakan Bozdağ, “Hukuk devleti öyle güçlendiriliyor ki burada bu imkan yok. Tayyip Beye ne diyorlar, muhalifleri, ‘otoriter, diktatör’ diyor. Mecliste söylüyorlar, CHP, HDP’liler diktatör diye. Diktatör olmayı bırakın, böyle hafif bir şey bile olsa Türkiye’deki bir gazeteci, bir genel başkan, bir milletvekili, başka birisi diktatör kelimesini telaffuz etmeyi bırakın aklından geçirme cüreti gösterebilir mi? Şimdi konuşuyor her gün, gazetelerin manşetlerinde. Şimdi bana yabancılar geldiğinde diyorum ki, ‘Açın gazetelerin manşetlerine bakın, size bu haberleri getirenler haklı mı değil mi? Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’na bugün kim ne demiş Türkiye gazetelerini açın bakın, bir de Almanya’nın gazetelerini açın Almanya’nın Cumhurbaşkanına, ya da Amerika’nın gazetelerini açın Amerika’nın başkanına onlar ne demiş şöyle bir kıyaslayın, onların başına ne gelmiş, bunların başına ne gelmiş hepsine bir bakın bakayım. Şimdi burada her gün diktatör kelimesini söylüyor, en sonunda Sayın Cumhurbaşkanını hatırlarsan Sayın Kılıçdaroğlu’nun olduğu bir ortamda, bunu yüzüne karşı orada söylemek zorunda kaldı. Çünkü canını çok acıttı. Bunu söylemek, bunu yapmak insanların kafasına tekrar yapa yapa bir şey yerleştirirsiniz. Ama bunun gerçekte hakikati yok. Tayyip Bey’in iktidarda olduğu, Cumhurbaşkanı olduğu dönemde pek çok seçim yapılmış, seçimle belediye almışız başkası kazanmış ona vermişiz. Parlamentoda vekil azalmış değişmiş. Hep millete gitmişiz biz” ifadelerini kullandı.
“Sahte delil üretmek için uğraşıyorlar”
CHP’li Levent Gök ile çekilmiş fotoğrafına ilişkin değerlendirmede bulunan Bozdağ, “Bize ‘demokrat değilsiniz, uzlaşmacı değilsiniz’ diyorlar, bütünleştirici değilsiniz diye bir sürü eleştiri yapıyorlar. O gün o fotoğraf üzerine onu diyenler ‘Vay siz nasıl öyle bir fotoğraf verirsiniz’ diye demedikleri laf bırakmıyorlar. Hem benim şahsıma çok ağır hakaretler yapıyorlar hem de Sayın Levent Gök’ün aleyhine çok ağır hakaretler yaptılar. Oy kullanıyoruz orada, herkes oy kullanıyor orada. Sayın Levent Gök de bir başka Grup Başkanvekili CHP’li arkadaşlar da oradaydı. Onlar oylamaları takip ediyorlar, yani gizli oy mu, açık oy mu kullanıyor onu takip ediyorlar. Oylama gizli yapılıyor ve herkes oyunu gizli kullanıyor. Ama CHP’nin şöyle bir stratejisi var ‘Biz bir delil üretelim oyun açık kullanıldığına dair onu da Anayasa Mahkemesi’ne verelim, buradan bir iptal çıkaralım’ hesabı yapıyorlar. Sahte delil üretmek için uğraşıyorlar. Onun için de her türlü kamera kurdular içeri, herkesin oyunu çekmeye gayret ediyorlar hukuka aykırı şekilde. Bunu yapıyorlar orada da oyları gözetliyor ki Anayasa Mahkemesi’ne sahte delil, herkes gizli oy kullandığı halde her oylamada açık oy kullanılıyor diye yalan söylüyorlar. Her oylamada. Ondan sonra tutanaklara geçiriyorlar. Delil oluşturuyorlar. Oralara divan katipleri bir takım şeyler yazmak istiyorlar. Bunların tamamı planlı şekilde yapılıyor. O gün de yine aynı şekilde Sayın Levent Gök’ü de orada görünce ilk lafı ben söyledim ‘Denetimi iyi yapıyorsunuz, ben usulüne uygun oy kullandım her halde’ dedim. O da bana bazı şeyler, ne söyledi şimdi tam cümle hatırlamıyorum ama o da bazı cevaplar verdi. Sayın genel başkan oy kullanıyormuş orada onun için orada olduklarını söyledi, yani denetlemek, takip maksadıyla değil, onun için orada olduklarını söyledi. Onun için gayri ihtiyari, ben Levent Beyle el ele tutuştuğum çoktur, hep el sıkışırız, merhaba der, sohbet ederiz, bunlar ayıp şeyler değil, yanlış şeyler değil. Doğru şeyler orada ben elini tuttum, o da orada beraber birkaç başka şeyler konuşuldu güldük o kadar. Bundan bir mana çıkardılar, kıyamet kopardılar, hiçbir şey yok gayet insani bir şey biz orada şakalaşıyoruz. CHP’li ile AK Partili konuşamaz mı, şakalaşamaz mı? Böyle bir şey olur mu?” diye sordu.
“Fetullah Gülen’in geçici tutuklanması ve Türkiye’ye iadesi konusunda somut adımlar olur”
ABD’nin Fetullah Gülen’in iadesi konusundaki şu ana kadar olan tavrının net olamadığını ve yeni dönemde iadelerin yapılması konusunda net tavır beklediklerini belirten Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sayın Trump’ın ve ekibinde yer alan çok etkin aktörlerin açıklamalarına baktığımızda Türkiye ile ABD arasında yeni dönemde yeni bir başlangıç yapılacağını ve bununda pozitif anlamda bir başlangıç olacağına ilişkin beklentiler her tarafta olduğu gibi bizde de yükseldi. Farklı beklentiler de var ama ben pozitif noktadan bakıyorum. Sayın Trump’ın bugün görevi devralmasından sonraki süreçte Fetullah Gülen’in geçici tutuklanması ve Türkiye’ye iadesi konusunda somut adımlar olur. Biz muhataplarımızdan artık net tavırlar bekliyoruz, işi zamana yayan değil. Evetse evet, hayırsa hayır, ne yapacaklarsa bunu bize açık söylemelerini istiyoruz. Hem yapacağız hem bakacağız hem yargı şöyle hem bizim işimiz değil deyip net bir siyasi tutum istiyoruz. Çünkü iade talepleri dünyanın her yerinde mahkeme kararlarıyla oluyor ama hepimiz çok iyi biliyoruz ki mahkemeler dış politikayı tayin etmiyor. Hükümet iade etmek istemezse mahkemeler hükümete rağmen bir karar genelde vermez. Yani çünkü bu bir fiili uygulama, Amerika’da da böyle. Yok bizde öyle değil dediği zaman kusura bakmasınlar yani nasıl öyle olduğunu biz gayet iyi biliyoruz. Ben hatta o zaman onlara şunu söyledim, Usame Bin Ladin Amerika için ne anlam ifade ediyorsa Fethullah Gülen Türkiye için o anlam ifade ediyor. Siz şimdi Afganistan’a gittiniz, Usama Bin Ladin’i orada imha ettiniz, adli süreç mi işlettiniz? Delil mi sundunuz Afganistan’a? Ne oldu? Hiçbir şey olmadı hangi ülke şu anda Bin Ladin ile ilgili delil sundunuz. Hiçbir ülkeye sunmadınız. Ama bu 11 Eylül saldırısını yapan terörist Usame Bin Ladin’dir ve onun örgütüdür dendi ve onun üzerinden bütün dünya Amerika’ya yardım etti. Ama biz böyle bir iddia söylemiyoruz, delilleriyle ortaya koyuyoruz ve diyoruz ki bu işi yapan budur. Amerika, Türkiye ile dost ve müttefik bir ülke olarak bu konuda Türkiye’nin yanında yer almalı ve Türkiye’ye destek vermelidir. Maalesef olumlu bir gelişme olmadı.”
“Adil Öksüz’ün ele geçirilmesi için özel bir ekip çalışıyor”
Adil Öksüz’ün darbe teşebbüsünün önemli aktörlerinden biri olduğunun tespit edildiğini belirten Bozdağ, Adil Öksüz’ün ele geçirilmesi için özel bir ekibin de çalıştığını ifade etti. Bozdağ, “Ortada nerede olduğuna dair bir devlet bilgisi yok. Ortadaki deliller üzerinden bakıp değerlendirme yapabilme imkanımız var. Benim değerlendirmem Türkiye’de olduğu. İçişleri Bakanlığımız kurduğu bir çalışma ekibi var ve çok iyi çalışma yürütüyorlar. Dışarı çıkmayı başardığı ihtimalini çok zayıf görüyorum. İçeride olduğunu ve birilerini tarafından saklandığını düşünüyorum. Çünkü sokağa çıkmış olsa hemen tanınması, bilinmesi, yakalanması mümkün olacaktır. Bir yerde saklandığını tahmin ediyorum. Şahsi değerlendirmem bu” dedi. -

Zinde Yorum Projesi tanıtımı yapıldı
Sorgun Mehmet Akif Ortaokulu Konferans Salonu’nda yapılan tanıtım toplantısına Sorgun Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Aktaş, Kulüp Başkanı Ahmet Turan Dinçer, Okul Müdürleri ve üyeler katıldı.
Toplantıda konuşan Kulüp Başkanı Ahmet Turan Dinçer, Projenin amacının 7-18 yaş arası çocuk ve gençlerin sosyalleşmesini, spor yapmasını, eğitimde fırsat eşitliğinin yakalanmasını sağlamak olduğunu dile getirerek “Proje kapsamında yapacağımız geziler, spor etkinlikleri, yarışmalar, seminer çalışmaları ve toplantılar ile amaçlarımıza ulaşacağımızı düşünüyorum. 62 bin 739 lira toplam bütçesi olan projemiz 31 Aralık’ta sona erecek. Projemiz kapsamında, Amasya, Çanakkale ve Nevşehir’e geziler düzenlenecek. Tekvando, bilek güreşi, satranç, masa tenisi, doğa yürüyüşü, yüzme gibi sporların yanı sıra, piknik, ağaç dikimi, konferans gibi birçok etkinliğe yer verilecek” dedi. -

Depremden hasar gören bina yıkıldı
Geçen yıl Merkezi üssü Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesi olan 5 büyüklüğündeki depremin ardından Yerköy Kaymakamlığında oluşturulan komisyonun çalışmaları sonucunda ağır hasarlı binaların tespiti yapıldı. Hasar tespitinin tamamlanmasının ardından Yerköy Sanayi Sitesi yakınlarında bulunan bir binanın yıkımı gerçekleştirildi.
-

Tarihi Roma hamamı göz kamaştırıyor
Sarıkaya’daki tarihi Roma Hamamı, tarihi dokusunun yanı sıra kışın soğuk günlerinde buharı üzerinde sıcak suyu ile büyüleyici bir görüntüye sahip oluyor. Minareli yüksek şifalı suyunun yanı sıra tarihi geçmişi ile de bilinen hamamın Türkiye turizmine kazandırılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde çalışmalar devam ediyor. Karlı, soğuk havada bile içinde kadimden beri sıcak suyu bulanan dünyadaki iki yapıdan birisinin Sarıkaya Roma Hamamı olduğunu söyleyen Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, “Roma Hamamı’nın dünyanın en eski termal tedavi merkezi olduğunu düşünüyoruz. İçindeki şifalı suyu yaklaşık 2 bin yıldır hiç kesintiye uğramadan sürekli bir şekilde akıyor. Biz de bu kıymeti dünya mirasına kazandırmak, ülkemize de katma değer kazandırması için UNESCO’da Dünya Mirası listesine girmek için başvuruda bulunduk. Bu soğuk havada bile 48 derece sıcaklıkta içinde doğal sıcak suyu var.
Bu suyun içerisindeki doğal mineraller gerek üniversiteler gerekse akademik çevrelerce yapılan araştırmalarda dünyanın en kaliteli sularından biri olarak tescil edildi ve tespit edildi” dedi.
Tarihi hamamla ilgili kurtarma kazılarının devam ettiği bilgisini veren Açıkel, bu kazılarla birlikte tarihi dokunun turizme açılacağını ifade etti. Zaman zaman hamamı görmek için yurt dışından ve yurt içinden ziyaretçilerin ilçeye geldiğini kaydeden Başkan Açıkel, “Tam manası ile burasının turizme kazandırılması için sağlık turizmi konusunda çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah bu yaz itibari ile turist kabul etmeye başlayacağız. Buranın tanıtımını gerek Kültür ve Turizm Bakanlığı gerek Yozgat Valiliği gerekse Sarıkaya Belediyesi olarak biz yapıyoruz. Bununla ilgili sanal alemde izlenme rekorları kıran tanıtım filmleri çektik. Çevre ilçe ve illerde Türkiye’nin düzenlemiş olduğu fuarlarda Sarıkaya Roma Hamamı’nı tanıtmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
Kazı çalışmalarının devam ettiğini de söyleyen Açıkel, “Geçen hafta etrafında bulunan binaların yıkımı için Yozgat Valiliği mahkemeye başvurdu. Kamulaştırma çalışması devam ediyor. İnşallah kamulaştırma çalışması sonuç verir biz bunun gibi iki-üç havuzun daha çıkabileceği ihtimali üzerinde duruyoruz” ifadelerine yer verdi. Sarıkayalı vatandaşlar da hamamın tarihi özelliği ve şifalı sularına dikkat çekerek “Bu hamam çok güzel bir hamam. Hasta olan gelsin burada şifasını bulsun. Turistleri, insanları, Türkiye’yi tüm buraya davet ediyorum. Burası şuanda 48 derecelik sıcak var. Hasta olan buraya gelsin. Buranın tanıtımını yapıyoruz. Bura ülke turizmine kazandırılmalı, burası bizim göz bebeğimiz. Yıllardır buranın suyu ne soğulur, ne eksilir Allah vergisi bu” diye konuştu. -

Başkan Arslan: Üç yılda cesaret edilemeyen sorunlara el attık
Belediye Başkanı Kazım Arslan, geride bıraktığı 3 yıllık başkanlık döneminde yaptığı hizmetleri gazetemiz Yeniufuk’a değerlendirdi.
İLİMİZİN YILLARDIR BEKLEYEN SORUNLARINA EL ATTIK BİR KISMINI TAMAMLADIK
Göreve geldiği günden bu yana şehrin gelişmesi ve kalkınmasına yönelik ciddi çalışma içerisine girdiklerini kaydeden Başkan Arslan, şunları kaydetti: “Görev süremizde 3 yılı geride bıraktık, bunun en iyi değerlendirmesini halkımız yapacak. Tabi biz kendi açımızdan baktığımız zaman mevcut şartlar itibariyle başarılı geçtiğini düşünüyoruz. Neticede Yozgat’ımız belediyecilik hizmeti vermenin zor olduğu bir şehirdir. Belediyede ihtiyaçlar da bitmiyor, sürekli değişiklikler baş gösteriyor. Bu açıdan baktığımız zaman ilimizin yıllardır çözülemeyen birçok sorununa el attık, bir kısmını tamamladık, bir kısmı devam ediyor. Cesaret edilemeyen önemli çalışmalara imza attık. Bu açıdan baktığımız zaman bu üç yılın dolu dolu geçtiğini görüyoruz.”
ÇALIŞMALARI YETERLİ BULMUYORUM, HAYALLERİM BUNUN DAHA ÖTESİNDE
Çalışmaları yeterli bulmadığını hayallerinin daha da ilerde olduğunu vurgulayan Arslan, “ Bu çalışmaları ben Kazım Arslan olarak kendi açımdan değerlendirdiğim zaman bu çalışmaları yeterli bulmuyorum. Aslında benim hayallerim bunun çok daha ilerisinde. Ama gerek belediyemizin mevcut yapısı, gerek imkanları, gerek insan faktörü, gerekse bu işin toplumla alakalı olan tarafını bir araya koyduğumuz zaman bunun daha fazlasını yapmakta biraz zorlanıyoruz. Yoksa hayallerimiz bunun çok daha ilerisinde ve daha da güzel olacağı inancındayım. Başlangıçta tabi Yozgat halkının beklediği, hizmetler vardı, hizmet açığı vardı, hizmet aşkı, hizmet ihtiyacı vardı. Bunlara yönelik olarak küçük dokunuşlar dediğimiz bir çalışma içerisine girdik ve Yozgat’ın kent kimliği olan, şehir kimliği olan ve yaşanabilir bir şehir olması için yoğun bir gayret içerisine girdik.”diye konuştu.
YAPTIĞIMIZ BÜTÜN HİZMETLERİ İHTİYAÇTAN VE MECBURİYETTEN YAPIYORUZ
Yapılan çalışmaların halkın rahatı ve şehrin gelişmesi için yapıldığını kaydeden Başkan Arslan,“Bu noktada yıllardan beri yapılmayan ciddi istimlak çalışması yaptık. Yeni birçok yollar, sokaklar açıldı. Çünkü şehir merkezi tıkandı ve nefes alması gerekiyordu, şehrin merkezinin rahat gezilebilmesi için caddelerde ve kaldırımlarda bir takım düzenlemeler yaptık. Bunlara muhalefet edenler, eleştirenlerde oldu ama biz yaptığımız bütün hizmetleri, ihtiyaçtan ve mecburiyetten yapıyoruz keyfiyetten değil. Elimizde bir şehir var, bu şehri modern bir şehre dönüştürmemiz lazım ama eldeki imkanlar ölçüsünde çalışıyoruz.”ifadelerini kullandı.
40 YILLIK YANLIŞ İMAR POLİTİKALARI İLE ŞEHİR YAŞANMAZ HALE GELMİŞ
Uygulanan yanlış imar politikaları ile şehrin yaşanmaz hale geldiğini vurgulayan Arslan, şunları kaydetti: “40 yıldır yapılan yanlış imar politikaları sebebiyle şehir merkezi yaşanmaz hale gelmiş ve bunun tamamını yıkmak mümkün değil. O zaman mümkün olduğu kadar şehri yaşanabilir bir şehir haline getirebilmek için cadde ve kaldırımlarda yeni bir takım düzenlemeler yapıldı, ciddi kamulaştırılmalar yapıldı. Buda tabi eleştirenlerle birlikte vatandaşlarımız tarafından ciddi kabul gördü. Şehrimizin çok uzun zamandan beri ihtiyacı olan bir takım projeleri de başlatmış olduk. Terminalimizi yeniledik ve Türkiye’nin en güzel terminalinden biri oldu. Onun hemen yanında ülkemizde birkaç ilde bulunan ilçeler terminalini yaptık. İlçeler ayrı bir yapı içerisinde oldu.
Kapalı Pazar yerini tamamladık. Yozgat’ın tanıtımına ve ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını düşündüğümüz Sarıhacılı’daki yerli ürünler pazarını hizmete açtık. Mahallelerimizde ciddi sosyal alanlar park bahçe çalışmaları yapıldı. Bu arada Yozgat’ımızn geçmişini, tarihini yeniden canlandırmaya yönelik olarak, eski yapılarla ilgili ciddi restarasyon ve kamulaştırma çalışmalarımız oldu. mahalle konakları dediğimiz çalışmalarımız oldu. Daha öncesinde sadece Hayri İnal konağımız vardı, bugün 6 tane konağımız var. 5’inin ise restorasyonu devam ediyor, 5 tanede yeni konak yapacağız. Yani önümüzdeki bir yıl içerisinde 16 tane konağımız olmuş olacak ve ciddi bir tarihi doku ortaya çıkarmış olacağız. Bu konakları sadece yapmakla kalmadık, bunların içerisinde ciddi kültür ve sanat faaliyetleri yapılıyor, her yönüyle dolu dolu yaşanıyor.”
3 YIL İÇERİSİNDE CİDDİ MANADA PROJELER BAŞLATILDI VE YAPILDI
Geride bıraktığı üç yıllık süreçte çok ciddi projelerin başlatıldığını bunların bir kısmının tamamlandığını vurgulayan Başkan Arslan, “Şehrin sadece maddi imarıyla ilgili değil, manevi imarıyla yani şehrin ruhu ile ilgilide bir takım çalışmalar yapıldı. Şehir kimliği yönünden son derece önemli olan kültür sanat ve sosyal faaliyetler vardı. Bu noktada Yozgat en planlı ve programlı bir şekilde kültür ve sanat faaliyetlerini yapıyor. Bana göre bu açıdan baktığımız zaman Türkiye’deki 3-4 ilden bir tanesidir. Ülkemizdeki bütün belediyelere örnek olabilecek çalışmalar yapıyor. Ramazan etkinlikleri bunun bir parçasıdır. Sürmeli şenlikleri bunun bir parçasıdır. Konak sohbetleri bunun bir parçasıdır. 30 yıl aradan sonra Yozgat’ın sosyal hayatına tekrar kazandırdığımız büyük sinema bunun bir parçasıdır. Büyük sinemada her hafta düzenli olarak konser, konferans türü şeklinde programlar yapılıyor, Yozgat’ın sosyal hayatı bakımından son derece önemlidir. 3 yıl içerisinde çok ciddi manada çalışmalar başlatıldı ve yapıldı. Şuanda 2016 yılı içerisinde başlattığımız projeler var. Öncelikli hedefimiz bunları 2017 yılı içerisinde tamamlamaktır.”diye konuştu.
OTOPARK SORUNUNU ÇÖZÜME KAVUŞTURACAĞIZ
Şehrin geçmişten gelen ve artarak devam eden otopark sorununu çözüme kavuşturacaklarını vurgulayan Başkan Arslan, “Yozgat’ımızın geçmişten gelen en büyük sorunların başında gelen oto park sorunu için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Belediye binamızın üstündeki alanda 350 araçlık otopark inşaatı çalışması devam ediyor. Bunun yanı sıra Çapanoğlu Büyük cami etrafında bir çalışmamız olaca ve buraya da yine 250 araçlık otopark ve üzerinde 30 işyeri bulunan meydan projemizi hayata geçireceğiz. Ayrıca Fatihcamisinin restorasyon projesini vakıfla birlikte ve çevre düzenlemesini de biz yapacağız. Geçen yıl başlamıştık bu yıl kamulaştırmalarla birlikte Fatih camisinin arka kuzey tarafını tamamen açarak burasını cami ile bütünleşmiş güzel bir yaşam alanı olarak halkımızın hizmetine sunacağız. Ayrıca buradaki konaklarımızla bu camimizi de bütünleştirmiş olacağız. Yine bu yıl içerisinde yeni valilik binasının karşısında bulunan Menekşe evlerinde kentsel dönüşüm projesini 55 dekar alanda başlatmak istiyoruz. Buranın 12 dekarı yeni kent meydanı ve otopark olacak burada da bin 200 araç kapasiteli otopark yapacağız ve üzerine de yeni şehir meydanımızı oluşturacağız. Bu kentsel dönüşüm projesi içerisinde 450 konut ve 100 tane iş yeri olacak. Eski sanayi bölgemizle birlikte burada yeni bir yaşam alanı ortaya çıkmış olacak.”şeklinde konuştu.
PROJELERİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN 2017 YILINDA DAHA FAZLA ÇALIŞAN BİR BELEDİYE OLACAK
Projelerin gerçekleştirilmesi için daha fazla çalışan bir belediye olacağına dikkat çeken Başkan Arslan, şunları kaydetti: “Belediye olarak çalışmalarımıza bu yıl daha fazla ağırlık vermek durumunayız. Ciddi manada büyük projeleri hayata geçirmek zorundayız. Bunlardan birisi şehrin büyük ihtiyacı olan 350 araçlık otopark ve yeni kent meydanı inşaatı. Bunların maliyeti 20 Milyon TL’dir. Aynı şekilde yeni hal ve iş merkezi, ticaret merkezi inşaatı bunun maliyeti de yaklaşık 10 Milyon liradır, buranında temeli atıldı ve yapım çalışmalarına başlandı. Tol çarşı restorasyon işi Yozgat için son derece önemlidir.Buranında ihalesi yapıldı ve başlanıyor. Beyaz meydan projemiz devam ediyor.”dedi.
120 MİLYON TL MALİYETLİ 6 PROJEYİ BU YIL İÇİNDE TAMAMLAMAYI HEDEFLİYORUZ
120 Milyon lira maliyetli 6 projeyi bu yıl içinde tamamlamayı hedeflediklerini belirten Başkan Arslan, şöyle devam etti: “İŞGEM bölgesindeki Yozgat park inşaatımız ve eski sanayi kentsel dönüşüm inşaatı bunların hepsi 2016 yılında başlattığımız projelerimizdir ve bunların tamamı 2017 yılında tamamlanacaktır. Bunların tutarı da 120 Milyon lira civarındadır. Bunların en büyük kısmını eksi sanayi kentsel dönüşüm projesi tutuyor. Tabi bunun finansmanını TOKİ sağlıyor, geri kalan 5 projemizin finansmanını da belediyemiz sağlıyor. Yani 2016 yılında başlayıp devam eden 6 projeyi 120 milyon TL maliyetle bu yıl içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. İnşallah bu konuda bir aksilik olmayacak.”
BU YIL İÇERSİNDE BAŞLAYACAK PROJELERİMİZ VAR
Bu yıl içerisinde başlayacak projelerinin olduğunu anlatan Arslan, “ 2017 yılı içerisinde yeni başlayacak projelerimiz var. Bunlarla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Birisi Cevizli Konak restorasyon projesidir. Yaklaşık 500 Bin lira civarında bir proje fakat kamulaştırma çalışmaları ile düşündüğümüzde iki buçuk milyon TL’lik bir projeye çıkıyor. Taşkonakrestorasyonunu da yapacağız. Burayı da butik otel olarak değerlendireceğiz. Kazım Dönmez evi diye bilinen Sarı taşkonak, İsmi bundan sonrası için taşkonak olacak. Buranında yaklaşık maliyeti 2 Milyon lira civarında olacak. Yine bu yıl içerisinde 5 tane mahalle konağı yapmak istiyoruz. Bu projeleri başlatacağız. Bunlar sıfırdan yapılacak ve Yozgat’ımızın değişik mahallelerine konak yapmış olacağız. Büyük cami etrafında bir düzenlememiz var. Odun pazarı Meydanı projemizdir. Büyük camimizin batı ve güney bölümünü ihtiva eden ve Büyük Cami etrafındaki bütün yapıların yıkılarak açılmasıyla neticelenecek. Büyük cami tamamen meydana çıkartacak. Tarihi dokusunu tamamen ortaya çıkarmış olacağız.”diye konuştu.
“YENİ YOZGAT” HEDEFİMİZİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ
“Seçim beyannamemizdeki en önemli vaatlerimizden birisi de yeni Yozgat hedefimiz doğrultusunda ciddi bir adım atmış olacağız.” diyen Başkan Arslan, şunları kaydetti: “Yeni Yozgat demek, Yozgat’ın mevcut daralmış alanında biraz daha dışarıya çıkartılması demektir ki biz bu noktada Sarıhacılı ve Azizlibağları’nı hedef olarak almıştık. Buralarını mahalle olarak Yozgat’a bağladık burada imar çalışmalarımızı yapıyoruz. İmar çalışmalarımızın tamamlanması ile birlikte buraların kullanımını insanlarımıza açacağız ve Yozgat’ı biraz daha batıya ve güneye doğru taşımış olacağız. Bu noktada atacağımız en önemli adımlardan birisi eski Ankara yolu boyunca yapacak olduğumuz yeni Yozgat Bulvarıdır. Yaklaşık bir buçuk kilometre uzunluğunda bir caddedir. Önce altyapıyı yapıp onun etrafında yapılaşmanın yolunu açmış olacağız ve Yozgat’ı batıya doğru götürmüş olacağız. TOKİ’lerin karşısından üniversitenin altından tekrar Ankara yoluna götürmüş olacağız. Yine bu kapsamda batıya götürme hedefi doğrultusunda bu sene iki adım daha atacağız. Birisi Endüstri Meslek lisesinin eski çöplük bölgesine Rönesans Holding tarafından yaptırılacak.”
İLK DEFA YOZGAT’I BENZİNLİKLERİN ÖTESİNE TAŞIYACAĞIZ
Yozgat’ı ilk defa benzinliklerin ilerisine taşıyacaklarını söyleyen Başkan Arslan, “İlk defa Yozgat’ımızı benzinliklerin ötesine bu şekilde taşımış olacağız. Yine o bölgeye Ford Plazaya kadar olan yani atık su arıtma tesisinin tam karşısı olan bölgeye 450 konutluk inşaat çalışması ve sosyal alan projemiz olacak ve Başbakanlık tarafından imzadan çıktı TOKİ tarafından yaptırılacak. Son derece güzel bir proje olacak ve Yozgat şehri kurulduğu günden bu tarafa ilk defa değişmiş olacak. Artık doğudan batıya, batıdan doğuya seyahat eden vatandaşlar şehrimizin değiştiğini geliştiğini daha iyi fark edecek. Yine bu bölgemize şu heda tepesi ve etrafında yapacağımız düzenlemelerimiz olacak. Yine kınalı Hasan heykeli ve bütün şehitlerimizin anısını yaşatabileceğimiz kınalı hasan parkı olacak. Şu Heda tepesinin altında olacak. Dolayısıyla Yozgat’ımızı 7-8 kilometre aşağı taşımız olacağız. Zaman içerisinde de şehrimizde yaşanan otopark ve benzeri sıkıntıları da bir nebze olsun aşılmış olacak.”dedi.
ŞEHRİMİZİN OTOPARK SORUNU BİZİM DÖNEMİMİZDE OLUŞMUŞ BİR SORUN DEĞİL
Oto park sorununun kendi dönemlerinde oluşan bir sorun olmadığını vurgulayan Arslan, “Şehrimizdeki otopark sorunu bizim dönemimizde oluşmuş bir sorun değil. Yozgat 40 yıldır öyle ya da böyle yapılaşma olmuş. Fakat bu yapılaşma yapılırken sonradan doğacak sorunlar artan nüfus oranına göre gerekli tedbirler düşünülmemiş. Netice itibariyle biz hala 1940’larda yapılmış Lise Caddesi ve 1930’larda yapılmış meydan yerini kullanmak zorundayız. Doğal olarak buda bize bir sorun meydana getiriyor. Ben bunu söylerken kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Netice itibariyle 40-50 yıllık bir birikmiş bir sorun var. Yozgat’ta hiç araç yokken yapılmış bir Lise Caddemiz var ve bugün biz burayı 35 bin araçla kullanmak zorundayız. Evet, benim dönemimde otopark trafik sorunu biraz daha arttı, neden arttı? Sadece geçen yıldan bu zamana Yozgat trafiğine 2 bin 600 yeni araç girmiş.
GÖREVDE BULUNDUĞUM 3 YILDA İLİMİZDE ARAÇ SAYISI 6 BİN DAHA ARTTI
Benim görevde olduğum 3 yıl içerisinde Yozgat trafiğine 6 Bin araç daha katıldı. Ama yerleşim yeri değişmiyor ve aynı kalıyor buda trafik ve otopark sıkıntısı ortaya çıkartıyor. Şehrimizde bugün otoban gibi yollar açma imkanımız yok. Bu yüzden şehrimizi daha rahat kullanılır hale getireceğiz. Trafikte yaptığımız düzenlemelerin sebepleri budur. Avrupa ülkelerinde bizim caddemizden daha geniş araçlara ayrılan kısım 7 metre araçlara ve bisiklet ve yayalara ayrılan kısım 17 metre çünkü bunlar mecburiyetten yapılması gereken şeylerdir. Şimdi bizim burada caddelerimizi fazla genişletme imkanımız yok. Lise caddemiz terminalden başlıyor saat kulesi civarında bitiyor burayı nasıl genişletebiliriz. Kontrollü bir şekilde trafik akışını sağlamamız gerekir. Bugün 35 bin aracı nereye park edebiliriz. Kaldırım diyoruz fakat kaldırımlara baktığımız zaman almadığını görebiliyoruz. Birde bu yönden bakmak lazım. Netice itibariyle ilimizde 14 bin öğrencimiz var. Yurt dışından gelen gurbetçilerimiz var. Elbette şehrimizi gezmek isteyecekler. Bütün şehirlerde olduğu gibi aracımızı şehrin uygun bir yerine park ederek yürümesi gerekir. Eskiden elbette araç sayısı azdı ama her geçen yıl artan bir araç yayışı var. İlimizde herkes aracını saat kulesi etrafına park etmek istiyor. Buranın tamamı araç parke etsen en fazla alabileceği sayı 250 ve ilimizde 35 bin araç var. Bunun şimdi 30 bin tanesi merkeze gelmese mahallelerde kaldığını düşünecek olursak 5 bini merkeze gelse nereye park edecek. Biz bu yüzden böyle bir düzenleme yapmaya mecburuz. Bu kapsamda bizde büyük camimiz altında belediyemiz üzerinde ve yeni valilik binası karşısında yapacağımız otoparkla bu sorunu en asgariye indirmeyi amaçlıyoruz.”
GÖREV YAPAN ARKADAŞLARIMIZ DEĞERLİ İNSANLARDIR SUÇLAMAK İSTEMEM
“Önümüzde yaşanmış kötü tecrübeler var. Geçmişte burada görev yapan arkadaşlarımızı suçlamak istemiyorum.” diyen Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, şöyle devam etti: “Yani hepsi değer verdiğim sevdiğimiz arkadaşlarımızdır kardeşimizdir fakat yanlış yapılan imar uygulamaları var. Ama mutlaka iyi niyetle yapılmıştır ama neticede geldiğimiz noktada neticeleri kötüdür. Bunun örneği Kent Parktır yeni yapılan bir yerleşim yeri olmasına rağmen ciddi manada sosyal alanda ve otopark trafik gibi sıkıntılar vardır. Halbuki hiç olmaması gereken bir bölge. Bu yüzden de biz 3 yıllık dönemde hiçbir şekilde emsal artışı yapmadık. Bu tür talepleri yani imarda kat sayı artışına yönelik taleplerin tamamını ret ettik hiçbir örneği yoktur. Bunda çok titiz davranıyoruz. Yeni yapılan binalarda sosyal alanların, otopark alanların mutlaka olması için gerekli çalışmayı yapıyoruz. Şehir merkezinde bina yapımını konut yapımını azaltacak, şehrin kenarında konut yapımını ve ticaret alanı yapımını özendirecek bir şekilde imar düzenleme hazırlı içerisindeyiz. Yani şehir merkezi yatırım açısından cazip olmaktan çıkarılacak ve daha çok şehrin yeni yerleşim alanlarına yapılaşma izni vereceğiz. Bu şekilde şehrin içindeki kalabalığı şehrin dışına taşımaya çalışıyoruz. Bu kapsamda gelişmiş şehirlerde 2-3 şehir merkezleri olurken bizde sadece lise caddesi olarak görülüyor. Biz bunu aşmak için işgem bölgesine Kent Parktan daha büyük bir park ve buraya 40 civarında iş yeri yaparak yeni bir çarşı ve ticaret merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde Eski Pazar mahallemizde, Mehmet Hulusi ve Agahefendi mahallemizde bir çalışmamız oluyor burada da yapmak istediğimiz insanlarımız temel ihtiyaçlarını bulundukları yerde karşılamasını istiyoruz. Buda şehrin mahallelerindeki dengeyi sağlayacak bir çalışmadır.”
DEVAM EDEN VE TAMAMLANAN PROJELERLE YOZGAT’IN ÇEHRESİ DEĞİŞECEK
Yozgat’ın devam eden ve tamamlanan projelerle çehresinin değişeceğini vurgulayan Başkan Arslan, sözlerini şöyle tamamladı: “İl dışından ilimize gelen insanlarımız bu gelişimi şimdiden fark ediyorlar. Biz içinde yaşadığımız için belki farkına varamıyoruz. Ama yapılan projeleri sıraladığımız, göz önüne getirdiğimizde çok önemli projeleri hayata geçirdiğimiz fark ediyorlar. Biz bu çalışmalarımızı bütün mahallelerimize yayarak devam ettiriyoruz. Çünkü her türlü hizmetten şehrimizin halkımızın faydalanmasını istiyoruz. Netice itibariyle kalan 2 yıllık grev süremizde projelerimizin tamamlanmasıyla şehrimizin çehresi değişecektir. Bugüne kadar şehrimize bakış açısı boş bulduğun her yere bina yap. Ama biz ne yaptık Yozgat’ı yaparak bozdular bizde yıkarak düzelteceğiz. Bu iddialı bir laftır. Hiçbir belediye başkanı bunu göze alamaz, yıkmak siyaseten riskli işlerdir. Biz bu riski göze almazsak Yozgat önümüzdeki 20 yıllık süreçte yaşanmaz bir şehir haline gelecekti. Ama bugün Yozgat hem fiziki gelişimi ve değişimi ile hem de sosyal alandaki değişimi ile şehrimiz ciddi manada bir şehirleşme süreci içine giriyor. İnsanımız caddesine, sokağına çıktığı zaman şehirde yaşadığını hissediyor. Bunun en tipik örneği Yozgat’ın en uzun caddesi 600 metre mesafede Lise Caddesi ama bugün Kent Park’a kadar ulaşan Bin 750 metre olan bir cadde haline geldi. Devamı olan yeni şehir hastanemiz yolunun da tamamlanması ile 3 kilometreye ulaşmış olacak. Şehrimiz yakın bir gelecekte fiziki ve genel durumu bakımından örnek bir şehir haline gelecek. Amacımız Yozgat’ı insanlarımızın huzur duyduğu hoşca vakit geçirdiği bir şehir haline getirmenin yanı sıra dışardan gelen insanlarda güzel hatıraların kalacağı örnek bir şehir haline getirmek istiyoruz. Bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
-

Öğrenciler karne heyecanı yaşadı
2016/2017 Eğitim Öğretim Yılı birinci dönemin sona ermesiyle Sorgun Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda karne töreni düzenlendi. Törene İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, Şube Müdürleri Şerif Doğan ve Musa Öcal katıldı.
Düzenlenen karne töreninde konuşan Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, “ Bir dönem boyu özverili bir şekilde çalıştınız. Öğrencilerinize en güzel bir şekilde eğitmek ve öğretmek konusunda elinizden gelen üstün çabayı gösterdiniz. Şimdi tatil zamanı. Dinlenip enerji depolayarak ikinci döneme daha dinç, dinamik olarak başlamanızı bekliyoruz. 10 Şubat tarihine kadar Milli Eğitim Bakanlığının yayınlamış olduğu müfredat taslağını incelemenizi ve mükemmel olmasına katkı sağlamanızı bekliyorum” dedi.
Törende velilere de çeşitli uyarılarda bulunan Ekinci, “Çocuklar bu gün karnelerini alacak. Bu çocuğunuzun bir dönemlik çalışmasının göstergesindir. Aynı zamanda sizin de çocuğunuzun eğitimine yaptığınız katkının bir göstergesidir. Kesin sonuç değildir. Bundan dolayı çocuğunuza kızmayın. İkinci dönem daha başarılı olması sizin onu yüreklendirmeniz ve desteğinize bağlıdır. Çocuğunuzun başarısı ne olursa olsun onu ödüllendirin. İyi bir tatil yapmasını sağlayınız” şeklinde konuştu. -

Bozdağ: 2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Grand Ankara Otel’de düzenlenen İstinaf Mahkemeleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Burada yaptığı konuşmada Bozdağ, “Adalet mülkün temelidir. Devlet adaletle kaimdir ve daimdir, eğer adalet doğru tecelli etmezse o zaman devleti de mülkü de ayakta tutmak ve uzun süre yaşatmak mümkün değildir. Adaleti ayakta tutan, kaim ve daim kılan sizlersiniz. Sizlerin vereceği adil ve doğru kararlardır. Onun için de yargı sistemi içerisinde İstinaf’ın faaliyete geçmesini biz her açıdan ele alırken, en önemli gördüğümüz yer adil yargılanma hakkına istinaf mahkemelerinin yapacağı büyük katkıdır. Yargılamaların makul sürede sonuçlanması, adaletin doğru tecelli etmesi, istinaf mahkemelerinin faaliyet geçmesiyle daha üst düzeyde gerçekleşecektir.Çünkü ilk derece mahkemesinden gözden geçen, delilleri değerlendirilen doğrusu eğrisi tespit edilen hukuka uygun olduğuna karar verilen bir süreç var ve bu sürecin sonu bir karar ve gerekçeyle bağlanıyor” ifadelerini kullandı.
“İstinaf mahkemelerinin hukuk sistemi içerisinde çok önemli bir fonksiyonu yerine getireceğine yürekten inanıyorum”
Bozdağ, konuşmasına şöyle devam etti:
“Daha sonra istinafa geldiği zaman bu sefer ayrı bir mahkeme. Heyetli bir mahkeme daha tecrübeli hakimlerden oluşan bir mahkeme bu kararı ele alacak ve değerlendirecektir. Sonuç bir karar verecektir. Bu neyi sağlayacak? Birinci derece mahkemede verilecek kararın eksiği varsa tamamlanmasını, yanlışı varsa düzeltilmesini ve yargılamanın da kısa süresinde sona erdirilmesini kararın adil ve doğru olmasını sağlayacak. Bu açıdan İstinaf mahkemelerinin hukuk sistemi içerisinde çok önemli bir fonksiyonu yerine getireceğine yürekten inanıyorum.”
“Yeniden hüküm kurabilme yetkisi sadece İstinaf’ta var”
“İstinaf mahkemelerinde işin esasına girip hem vaka denetimi hem de hukuksal bir denetimi yapabilme imkanına sahip” diyen Bozdağ, “İlgili kanun maddesine baktığımız zaman bir ilk terece mahkemesi gibi dosyayı eline alıp, yeniden hüküm kurabilme yetkisi sadece İstinaf’ta var. Bu yönüyle baktığınız zaman İstinaf hem Danıştay’da hem de Yargıtay’dan daha güçlü bir hukuksal yetkiyle donatılmıştır” şeklinde konuştu.
“Mini Yargıtay, mini Danıştay dersek doğmadan öldürmüş oluruz “
Bozdağ, şunları kaydetti:
“Eğer ilk derece mahkemelerin verdiği kararları ele alan İstinaf Mahkemeleri yasanın kendilerine tanıdığı bu yetkiyi yerinde doğru bir şekilde kullanırlarsa istinaf kuruluş amaçlarına daha büyük hizmet etmiş olacaktır. Eğer İstinaf Mahkemeleri biz mini Yargıtay’ız, mini Danıştayız derse vaka denetimi yapmayı ihmal edip, daha ziyade hukuksal denetimle yetinip Yargıtay ve Danıştay gibi dosyaları bozup bozup mahkemelerine gönderirse ve bu oranda çok üst düzeyde gerçekleşirse o zaman İstinafları biz doğmadan öldürmüş oluruz. Bütün İstinaf Mahkemesi başkan ve üyelerine savcılarımıza buradan rica ediyorum ve diyorum ki kanunda size tanınan yetkileri uygulamaktan lütfen çekinmeyin. Bize gelen ilk verilere göre bozarak geri gönderme oranı yüzde 45. Bu çok büyük rakam, bunu aşağı çekmemiz son derece önemlidir. Çünkü biz bütün dosyaları Yargıtay gibi Danıştay gibi bozularak mahalliye gönderdiğimizde sistemi tıkarız. Arkadaşlarımızdan bu konuda hassasiyet göstermelerini bir numaralı eksikliğimiz burada yatıyor.”
“2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız”
Türkiye genelinde 7 yerde adli ve idari istinaf mahkemelerinin bulunduğunu ve adli istinaf sayısının 15’e yükseltilmesini hedeflediklerini vurgulayan Bozdağ, “Önümüzdeki zaman dilimi içerisinde istinaf mahkemelerindeki iş yükünün ne kadar artacağını kestirebiliyoruz. Bu kestirme nedeniyle de önümüzdeki zaman içerisinde ya bazı yerlerde istinafın daire sayılarını artırma yoluna gideceğiz ya da yeni istinaf mahkemelerini faaliyete geçireceğiz. 2017 içerisinde adli istinaftan bazılarını, 2018’de de diğer bir kısmını faaliyete geçireceğiz. 2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız” şeklinde konuştu.
“Morali bozmamak lazım”
Yargıtay ve Danıştay’ın, karar veren hakim ile savcılara not verme usulünün getirildiğine değinen Bozdağ, not verirken hakim ve savcılara biraz daha özen göstermelerini tavsiye etti. Bozdağ, “Morali bozmamak lazım. Yeni göreve başlamış birisine hemen siz notun en kötüsünü verdiğinizde o işi yapmanın moralini çok ciddi şekilde bozarsınız. Not vermek moral bozmak için değil, esasında onu biraz motive edip işe daha fazla asılmasını sağlamak için çok önemlidir. Onun için takdirlerinize karışmak istemem ama bu konuda epey bir eleştiri geliyor. Bütün arkadaşlarımızdan morali bozmadan ama hak ettiği neyse onu da takdir hakkımızı kullanırken azami limitlerden kullanarak, yol göstericiliğimizi, öğretmenliğimizi çok iyi yaparız diye düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
“İstinaf mahkemelerinin idari yargı açısından önemli bir kazanım”
Danıştay Başkanı Zerrin Güngör ise yaptığı konuşmada, istinaf mahkemelerinin idari yargı açısından önemli bir kazanım olduğuna inandığını belirterek, “Hukuk ve içtihat birliğinin korunması, bölge mahkemelerinin etkin ve verimli çalışmasını sağlanması amacıyla gerekli yol ve yöntemlerin belirlenmesi ve muhtemel bazı sorunların bu aşamada tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sistem bizim hukukumuza yabancı olan bir sistem değildir. Kurulan istinaf mahkeleri gerekli teşkilatın oluşturulamaması istinaf mahkemelerinde aranan niteliklere sahip hakimlerin yetiştirilememesi gibi nedenlerle beklenen faydayı sağlayamamış ve istinaf mahkemeleri 7 Nisan 1934 tarihinde kaldırılmıştır. Fakat Cumhuriyet döneminde 1932, 1952, 1963, 1977, 1978, 1985 ve 1993 tarihlerinde istinaf kanununa ilişkin çeşitli tasarılar hazırlanmış ancak bu tasarılar çeşitli sebeplerle kanunlaşamamıştır. Daha sonra 26 Eylül 2004 tarihinde adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adli mahkemelerinin kuruluş görev ve yetkileri hakkında kanunun yasalaşmasıyla istinaf kanun yolu Türk hukukunda tekrar yerini bulmuştur. Bundan 10 yıl sonra da nihayet 18 Haziran 2014 tarih ve 6545 sayılı kanunda da Türk idari yargısında istinaf modeline geçilmiştir. Hiç şüphesiz kurulan bu yeni sisteme ilişkin bazı tartışmalar ve çekinceler olabilecektir. Henüz uygulamanın başında oluşabilecek sorunlar ve çözüm yolları tartışılması yerinde ve gereklidir. Bu bağlamda hukuk ve içtihat birliğinin korunması bölge idare mahkemelerinin etkin ve verimli çalışmasının sağlanması amacıyla gerekli yol ve yöntemlerin belirlenmesinin ve muhtemel bazı sorunların bu aşamada değerlendirilmesinin çok yararlı olacağına inanıyorum.” Güngör, konuşmasının devamında istinaf sistemine ilişkin yöneltilen eleştirilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. -

Belediye Başkanı Arslan, öğrencilerin karne heyecanına ortak oldu
Yozgat 75.Yıl Dr.Müzeyyen Çokdeğerli İlkokulunda gerçekleştirilen karne dağıtım törenine Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Ömer Başol Okul Müdürü Osman Kayıhan, Müdür Yardımcısı Ebru Gül Başer ve öğrenci velileri katıldı.
Belediye Başkanı Kazım Arslan, öğrencilere karnelerini takdim ederek yarıyıl tatilini bol bol dinlenerek güzel bir şekilde değerlendirmelerini istedi.
Başkan Arslan, karne dağıtım töreni sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, uzun bir eğitim maratonunun ardından yarıyıl tatiline girildiğini belirterek bu dönemde öğrencilerin iyi bir şekilde dinlenmesi gerektiğini vurguladı. Arslan, “Öncelikle öğretmen ve öğrencilerimizi tebrik ediyor iyi tatiller diliyorum. Bu 15 günlük sürede öğrencilerimiz güzel bir şekilde dinlenerek ikinci eğitim öğretime daha güçlü bir şekilde girmesi gerekir. Ailelerimizin de bu sürede çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmeleri ve onları motive etmeleri iyi olur. Kırık notu olan öğrencilerimiz de her şeyin sonu olmadığını düşünerek, ailesinin de desteği ile ikinci dönemde biraz daha fazla gayret ederek başarılı olacaklarını unutmamalıdır. Bu vesile ile öğrenci ve öğretmenlerimize iyi tatiller diliyorum.” -

Akyol, öğrencilerin karne heyecanına ortak oldu
Karne törenine Aydıncık Kaymakamı Yavuz Akyol, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kamil Akyol, daire müdürleri ve öğrenci velileri katıldı.
Öğrencilere karnelerini takdim eden Kaymakam Yavuz Akyol, karnesinde düşük notu olan öğrencilere moral ve motivasyon kazandırmak için bir süre sohbet ederek nasihatlerde bulundu. Öğrencilerin, yarıyıl tatilini en iyi şekilde değerlendirmelerini isteyen Akyol, şunları kaydetti: “Belki karnenizde istediğiniz notları elde edemeyebilirsiniz ancak, bu on beş günlük süreç eksik olduğunuz konuları tamamlayabilmeniz için iyi bir fırsattır. Bunu başaracağınıza da şüphem yok. Bu bakımdan moralinizi daima yüksek tutmalısınız. Yarıyıl tatilinde hem gezeceğiz hem eğleneceğiz hem de notlarımızın düşük olduğu derslerimize çalışacağız. Zayıf olan derslerimizin ikinci dönem iyi bir not almak için gayret sarf edeceğiz. Bu nedenle tatilde bol bol kitap okuyacağız. Şimdiden hepinize iyi tatiller diliyorum. ’’ Karne dağıtım töreni çeşitli öğrencilere hediyelerin verilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. -

Karacabey öğrencilerin karne sevincini paylaştı
Yozgat’ta bu yıl ilk kez kurum müdürleri okullarda karne dağıtarak öğrencilerin karne heyecanına ortak oldu.
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’de TOKİ Mevlana İlköğretim Okulu1. Sınıf öğrencilerine ilk karnelerini dağıttı. Öğrenci ve velilerde ise ilk karne heyecanı vardı.
Birinci sınıflarda en başarılı olan kız öğrenciye kraliçe, erkek öğrenciye ise kral tacı takılarak ödüllendirildi. Öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, hepsini tek tek kutlayarak bundan sonraki eğitim öğretim hayatlarında başarı dileklerinde bulundu. -

FETÖ operasyonunda 14 kişi gözaltına alındı
Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekipleri tarafından sürdürülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında 19 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Yozgat merkezli 7 ilde yapılan operasyonlar sonucu 14 kişi gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan 5 kişinin aranmasına devam edilirken, Yozgat’ta gözaltına alınan 7 kişi ile birlikte Ankara, Giresun, Hatay, Kayseri, Kırıkkale ve Sinop’ta gözaltına alınan toplam 14 kişinin emniyetteki işlemlerine başlanıldı.
-

Yozgat kapalı ve açık cezaevi inşaatı sürüyor
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç inşaatı devam eden Yozgat Kapalı ve Açık Cezaevi inşaatını, Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman ve İl Jandarma Komutanı Albay Selçuk Yıldırım ile birlikte incelemelerde bulundu.
İnşaat hakkında firma görevlilerinden bilgi alan Yozgat Valisi Yurtnaç, 3 bin 800 kişilik Kapalı ve Açık Cezaevinin 1 yıl içerisinde tamamlanacağını söyledi.
Cezaevinin Yozgat’a önemli katkıları olacağını vurgulayan Yozgat Valisi Yurtnaç, “Öncelikle Yozgat bir şantiye gibi. Tüm bakanlıkların inşaatları var. Adalet Bakanlığının, Diyanet İşleri Bakanlığının inşaatları var. Bunların hepsi açıldığında Yozgat’a müthiş bir hareketlilik sağlayacak. Örneğin cezaevinde 3 bin 800 kişi bir kapasite var. Burada ayrıca çalışanlarıyla birlikte Yozgat’ın nüfusuna katkı sağlayacak. Diyanet Eğitim Merkezi’de keza öyle. Biz bu inşaatları inceliyoruz sorun var mı bir ihtiyaç var mı diye başsavcımızla beraber buraya geldik. Bu binaların Yozgat’a kazandırılmasında emeği geçen Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Kapalı ve Açık Cezaevinin gelecek yıl içerisinde tamamlanacağını hatırlatan Vali Yurtnaç, “Nasıl hastane gerekliyse cezaevi de Yozgat’a gerekli. Cezaevine düşmüş insanların insan onuruna yaraşır bir şekilde burada hayatını idame ettirmesi gerekiyor. Bunu yaparken açık ceza evi olacak. Bunlardan ekonomiye kazandıracağımız burada çalıştıracağımız insanlar olacak. İnsanları boş bırakmak yerine açık cezaevi yoluyla hem bir meslek edindirmek hem de ekonomik bir hasıla sağlamak doğru olanı diye düşünüyorum. Adalet Bakanlığı bir fabrika gibi de çalışıyor. Cezaevlerine kurulan İş Yurtlarında giyim eşyasından tutun masa, sandalye kadar her şey üretilecek” diye konuştu.
Cezaevi kampusunda bin 500 kişilik iki T tipi Kapalı Cezaevi ve 500 kişilik iki Açık Cezaevi, bir jandarma tabur binası ve iş yurtlarının olduğu belirtildi. -

Yozgat’ta 80 bin öğrenci karne heyecanı yaşadı
Türkiye genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da öğrenciler, 2016-2017 eğitim öğretim yılının ilk dönemini tamamlayarak karne heyecanı yaşadılar. Yozgat genelinde 5 bin 500 öğretmenin görev yaptığı eğitim öğretim yılında 80 bin öğrenci sabah erken saatlerde okullarına giderek karnelerini aldılar.
Milli Eğitim Vakfı İlkokulu’nda düzenlenen karne törenine Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır ve İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, öğrenciler ve öğrenci velileri katıldı.
2016-2017 eğitim öğretim yılını sorunsuz bir şekilde tamamladıklarını söyleyen Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, “2016-2017 eğitim öğretim yılının ilk dönemini tamamladık. Yozgat genelinde 80 bine yakın öğrencinin karne heyecanını paylaştık. Yozgat’ımızda huzurlu ve verimli bir şekilde eğitim öğretim sezonun ilk dönemini tamamladık. İnşallah ikinci dönem daha da bir verimli olur. Karne alan öğrencilerimizi tebrik ediyor iyi bir yarıyıl tatili geçirmelerini diliyorum” dedi.
Yozgat genelinde 80 bin öğrencinin karne alarak 2016-2017 eğitim öğretim yılının ilk dönemini tamamladıklarını belirten Yozgat İl Milli Eğitim Müdür Saim Kuş, “Okullarımızda 5 bin 500 öğretmen ve 80 bin öğrenci ile eğitim öğretim yılının ilk dönemini sorunsuz bir şekilde tamamladık. Benim içinde bu günün ayrı bir özelliği var.
Yaklaşık 5 yıldır Yozgat’ta görev İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapıyorum. Çok tatlı hatıralarla Yozgat’tan ayrılıyoruz. Bu da benim son karne törenim olacak. Yozgat’tan ayrılacağım. Tüm Yozgatlılara saygılarımı sunuyorum. Yozgat’ı unutmayacağız” şeklinde konuştu. -

Nuh bebek, ölen annesinin sütüyle hayata tutunacak
Kaza dün, Elazığ-Keban karayolunun 35. kilometresinde meydana gelmişti. İskender Celayir’in kullandığı 34 AJ 3766 plakalı araç yoldan çıkarak takla atmış, kazada 10 gün önce bebeği olan ve hastaneye sağdığı sütünü götürmek ve bebeğini görmek için yola çıkan anne Nurgül Celayir (37) hayatını kaybetmiş, sürücü eşi ile kayınvalidesi yaralanmıştı.
Annenin sütü bebeğe 3 ay yetecek
Kaza yerinde yapılan incelemeler ve yakınlarının bilgi vermesi üzerine annenin özel kaba koyduğu sütü araçta bulunarak ailenin “Nuh” adını verdiği ve kuvözde tedavi gördüğü Fırat Üniversitesi Yenidoğun Yoğun Bakım Ünitesi’ne ulaştırıldı. Hastaneye ulaştırılan anne sütünün, bebeğe 3 ay kadar yetecek olduğunu fark eden yoğun bakım ünitesi doktorları, hemen sütünü şırıngalara çekerek özel bir bölüme koyup dondurdu. Dondurulan süt, belirli aralıklarla hortumla karnından beslenen bebeğe verilmeye başlandı.
“Bebeğin genel durumu iyiye gidiyor”
31 haftalık 900 gram doğan Nuh bebeğin 10 günlük olduğunu belirten Yenidoğan Yoğunbakım Ünitesi’nden Uzman Doktor Atika Çağlar, ”Bebeğimiz burnundan hava desteği alıyor, beslenmesini emme yutma fonksiyonları gelişmediği için ise anne sütüyle midesine giden hortumla yapıyoruz. Şu an için genel durumu iyi, fakat bin gram altı bebeklerin birçok hayati riski bulunuyor. Bu yüzden kuvözlerde bakımlarını sağlıyoruz. Elimizden gelen desteği veriyoruz. Her şey yolunda giderse anne karnında geçireceği 2 ayı burada geçirecek” dedi.
Annesinin kazada vefat ettiğini öğrendiklerini ve büyük üzüntü yaşadıklarını belirten doktor Çağlar, “Anne sütünü bize dün akşam ulaştırdılar.
Hemen derin dondurucuya koyarak muhafaza etmeye başladık. 3 ay boyunca yeteceğini düşündüğümüz sütü bebeğimize vereceğiz. Anne sütü bittiği dönemde bebeğimiz belirli bir kiloya gelmiş olacak ve formulalarla beslenmesine devam edilecek” diye konuştu.
Öte yandan kazada hayatını kaybeden anne Nurgül Celayir’in cenazesinin memleketi Yozgat’ta toprağa verildiği öğrenildi.
Kazada yaralanan baba İskender Celayir ile annesi Feride Celayir’in hastanede tedavilerinin sürdüğü bildirildi. -

ÇEDAŞ’tan “enerji yönetimi” semineri
Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), kamu hizmeti veren kurum ve kuruluşlarda enerji savurganlığının önlenmesi, enerjinin daha etkin ve verimli kullanılması amacıyla Medicana Sivas Hastanesi’nde “enerji yönetimi” konulu bir eğitim semineri verdi. Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen seminere ÇEDAŞ İnsan Kaynakları Direktörü Servet Güney, Medicana Sivas Hastanesi Genel Müdürü Şerafettin Demiray, hastane yöneticileri ve personeli katıldı.
Enerji tasarrufu, enerjinin az kullanılması demek değil
Semineri veren ÇEDAŞ Kalite ve İnovasyon Yöneticisi Yunus Emre Konan; petrol, doğalgaz ve kömür gibi fosil enerji kaynaklarının hızla tükendiğini belirterek bu kaynaklara yönelik talebin artması nedeniyle Türkiye’nin enerji kaynaklarının kullanımında yüzde 70 oranında dışa bağımlı olduğunu, bu durumun da enerji verimliliğinin önemini artırdığını söyledi. Enerji verimliliğinde en önemli faktörün enerji tasarrufu olduğuna dikkat çeken Konan, “Genellikle enerjinin az kullanılması veya iki ampulden birinin söndürülmesi şeklinde algılanan enerji tasarrufu, aslında enerji atıklarının değerlendirilmesi ve mevcut enerji kayıplarının önlenmesi yoluyla tüketilen enerji miktarının kalite ve performansı düşürmeden en aza indirilmesidir” ifadelerini kullandı.
En çok enerjiyi kamu ve hizmet binaları tüketiyor
Enerji tüketiminin dağılımı incelendiğinde toplam tüketiminin yüzde 37’sini binaların oluşturduğunu ifade eden ÇEDAŞ Kalite ve İnovasyon Yöneticisi Yunus Emre Konan, araştırmalara göre kamu ve hizmet binalarının tüketimin en yüksek olduğu alanlar olduğuna dikkat çekti.
Enerji tüketiminin yüksek olduğu kamu ve hizmet binalarında enerji tasarrufu potansiyelinin de çok yüksek olduğunu vurgulayan Konan, “Yapılan araştırmalara göre ülkemizdeki hizmet binalarında yıllık enerji tüketimi metrekarede 200 kwh olarak gerçekleşirken bu değer, tüketimi daha da düşürmek için çok ciddi önlemler almaya devam eden Avrupa ülkelerinde 100 kwh olarak seyretmektedir. Bu değeri ülkemizde kabul edilebilir seviyelere çekmede ilk adım olarak ‘enerjimizi yönetmekle’ başlayabiliriz.
Yani binaların enerji analizinin ardından ısıtma, soğutma, aydınlatma ve diğer enerji kalemlerinin belirlenip problem olan sistemler ve bina kabuğu için enerji tüketimini azaltıcı önerilerle birlikte fizibilitenin ortaya konması ve alınacak tedbirlerle enerji tüketiminin azaltılması, ayrıca bina enerji tüketiminin tamamının veya bir kısmının yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanmasıyla fosil yakıt kullanımını azaltarak hem sürdürülebilirliği sağlar hem de çevresel etkilerin azaltılmasına ciddi anlamda katkıda bulunabiliriz” şeklinde konuştu. -

ORAN toplantısı yapıldı
Vali Ahmet Muammer Bey Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Ajansın Yönetim Kurulu Üyeleri Vali Kemal Yurtnaç, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın, Sivas İl Genel Meclisi Başkanı Sedat Özata, Yozgat İl Genel Meclisi Başkanı Halil Şahbaz, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mehmet Büyüksimitçi ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili Ahmet Emin Kilci katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Sivas Valisi Davut Gül, kalkınma ajansının Sivas, Kayseri ve Yozgat illerinin hazırladığı sosyal projelere destek veren bir ajans olduğunu söyledi.
Toplantıda 2016 yılında yapılan ve 2017 yılında yapılması planlanan işlerler ilgili fikir alışverişinde bulunacaklarını dile getiren Vali Gül, “Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılda ajansımızın destekleri inşallah daha da artar. Girişimciler, yenilikçi fikirleri olanlar ajansımıza projelerini sunsunlar.
Mart ayı itibari ile hangi projelerin uygulanacağı ve hangi sektörlere destek verileceği belli olacak” dedi. -

Bozulan yollar onarılıyor
Aşırı soğuk hava ve kar yağışından dolayı ilçe merkezindeki bazı yolların zarar gördüğünü belirten Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, “Kar yağışının sona ermesiyle birlikte ekiplerimiz, kent merkezinde bozulan yolları tespit etmeye başladı. Atatürk Bulvarı, Murat Caddesi, Yunus Emre Caddesi ve diğer bölgelerde ekiplerimiz onarım çalışmalarına başladı. Oluşan risk faktörlerini önlemek amacıyla ekiplerimiz, bozulan tüm yolların onarımını yapacak” dedi.
-

Yozgat’ta çöpten elektrik üretilecek
Yozgat Merkeze bağlı Salmanfakılıköyü Beşiktepe mevkiine 9 yıl önce kurulan Yozgat Katı Atık Bertaraf Tesislerinde, çöplerin Ön Ayrıştırma Ünitesinden geçirilerek organik atıkların Fermantasyon Tesisinde çürütülmesi sonucu elde edilen biyogazdan ve mevcut Düzenli Depolama Alanında oluşan metan gazından enerji üretilecek. İhaleyi alarak yaklaşık 21 milyon liralık yatırımı yapacak olan ITC-KA Enerji Üretim Sanayi ve Tic. Aş ile Yokab başkanlığı arasında imzalar atıldı.
Yozgat Katı Atık Bertaraf Tesisleri Birlik Başkanı Kazım Arslan, imza sonrası yaptığı açıklamada,mevcut durumda Yozgat merkez ve ilçebelediyeleri ile diğer kuruluşlar tarafından günlük toplanan 150 ton çöpün tesise kamyonlarla taşındığını, kantarda tartıldıktan sonra Katı Atık Düzeni Depolama Alanına boşaltılarak bertaraf edildiğini söyledi.
Başkan Arslan, imzalanan sözleşme ile bütün kentin çöpünün toplandığı alanın ”Geri dönüşüm sahasına” dönüştürülerek mevcut atık sahasının ıslah edileceğini ve deponi gazından en geç 1 yıl içerisindeelektrik enerji üretimine başlanacağını ifade etti.
Çöpten enerji üretmenin titiz bir çalışma olduğunu, Yozgat Entegre Katı Atık Yönetimi Projesinin hayata geçirilmesi ile Yozgat’ın, Türkiye’de az sayıda bulunan modern bir tesise kavuşacağını belirten Başkan Arslan, şunları kaydetti: “ÇöplerTesise boşaltıldıktan sonra ilk olarak Atık Ayrıştırma Ünitesinden geçirilecek, bu ünitede ilk olarak organik olan ve olmayan çöplerin ayrıştırılacaktır.
Organik olmayan ambalaj atıkları lisanslı geri dönüşüm merkezlerine teslim edilecek,yemek atıkları gibi organik atıklar da Fermantasyon Ünitesinde çürütülerekelde edilecek olan biyogaz, gaz balonuna, ardından da gazla çalıştırılan elektrik motorlarına gönderilerek elektrik üretimi gerçekleştirilecektir. Bunun yanı sıra elektrik motorlarının çalışma sonrası açığa çıkan ısısıyla da sera kurularak organik sebze ve çiçek üretimi yapılacaktır. ”dedi.
Birçok yerde boş alanlara dökülerek kötü bir görünüme vebiriken metan gazının patlama riskinesebep olan çöpleri geri dönüştürerek ekonomiye, sera gazı etkisi yaratan metan gazını değerlendirerek de çevreye büyük katkı sağlayacaklarını vurgulayan Arslan, “Tesisimizdeki metan gazından”Yaklaşık saatte 1000 kilowatt civarında elektrik üreteceğiz. Bu da takriben 3.500 konutun elektrik tüketimi demektir. Ayrıca katı atıkların bertarafı için harcadığımız yıllık yaklaşık 1 milyon lira belediyemizin kasasında kalacaktır. ”diye konuştu.
YOZGAT ENTEGRE KATI ATIK YÖNETİMİ PROJESİ
“Atıkların hacmini azaltmak, yönetimini kolaylaştırmak, organik atıkları anaerobik yöntemle biyogaza dönüştürerek elektrik ve ısı enerjisi elde etmek, geri kazanımı arttırmak amacıyla atığa uygulanacak fiziksel ve biyolojik işlemlerden bir veya birkaçının uygulanması sonrasında uygun teknoloji ve yöntemlerle atığın alıcı ortama zarar vermeyecek şekilde bertaraf edilmesi hedeflenmiştir. Katı Atık Depolama Tesisinde gerçekleştirilecek entegre atık yönetim modelinde nihai hedef atıkların maksimum oranda değerlendirilmesi, depolama alanına gönderilen atık miktarının en aza indirilmesi ve depolama alanının kullanım süresinin uzatılmasıdır.”
Proje şu üniteleri içermektedir: “Mekanik Ayırma Tesisi (Organik Atıkların ve Geri Kazanımı Mümkün Atıkların Ayrıştırılması), Biyometanizasyon Tesisi (Biyogaz Üretimi), Biyogazdan Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi (Isı ve Elektrik Enerjisi Üretimi)” -

Beklenen sicil affı Meclisten geçti
Yozgat SMMM odası Başkanı Ahmet Bulut yaptığı açıklamada “Kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredilerinin anapara, faiz veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemedikleri için Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine bildirilen kişiler ve kredi müşterileri, söz konusu borçlarını düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde tamamını ödemeleri veya yeniden yapılandırmaları halinde geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtlar dikkate alınmayabilecek. Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların bu kapsamda mevcut kredileri yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırılması, bu kuruluşlara hukuki ve cezai sorumluluk doğurmayacak” dedi.