Kategori: Gündem

  • İHH’dan Suriye’ye yardım tırı

    İHH’dan Suriye’ye yardım tırı

    Kampanya kapsamında Yozgatlı esnaf ve vatandaşlardan toplanan yardım malzemeleri İHH İnsani Yardım Derneği tarafından Suriye’ye gönderildi. İçerisinde gıda malzemeleri olmak üzere halı, battaniye ve giyecek olan bir TIR dolusu yardım malzemesi dualar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’ndan yola çıktı.

  • Bakıcı’dan sürücülere uyarı

    Bakıcı’dan sürücülere uyarı

    Yozgat Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İlhamı Bakıcı, kış mevsiminde güvenli yolculuk için en önemli konunun kış lastiği olduğunu söyledi.
    Kış lastiği olmayan araçların karlı ve ıslak yolda kaymasının önlenemeyeceğini belirten Bakıcı, “Kış lastiğinin özelliği soğuk havada yumuşak kalarak zemini tutmasıdır. Onun için kış lastiği olmazsa olmazdır. Sürücüler kış mevsiminde araçlarını daima yavaş sürmesi önemlidir” dedi.
    Bakıcı, karlı, buzlu ve ıslak zeminde durma mesafesi uzadığından ani fren yapılmaması uyarısında bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Aracımız kaymaya başladıysa yolun üzerinde duracak şekilde direksiyonu kullanalım. Araç sağ tarafa kayıyorsa sola, sol tarafa kayıyorsa sağ tarafa direksiyonu tutarak ayağımızı gazdan çekmeliyiz. Gaza basmak en tehlikeli iştir. Gazdan ayağımızı çektiğimizde aracımızın motordan fren yapmasını sağlayarak yolun üstünde aracımızı durdurmaya çalışmamız lazım. Islak ve kaygan zeminde kontrollü ve güvenli hareket etmek daha iyidir. Karda ve siste aracın görüş mesafesinin net olması lazım. Otomobil kullanan kişilerin pek çoğunun silecekleri camı tam silmiyor. Dolayısıyla silecek lastiklerini kış öncesi kontrol etmek veya değiştirmek şarttır.”
    Kötü hava şartlarında görüş mesafesinin çok önem taşıdığına değinen Bakıcı, “Kış lastiği kadar önemli bir konuda farların, sinyal, stop ve park lambalarının tam çalışır olmasıdır. Kötü hava şartlarında görüş mesafesi düştüğünden araçlar birbirleriyle ışık vasıtasıyla konuştuğundan aydınlatma sistemini kontrol ettirmeliyiz” ifadesini kullandı.
    Bakıcı, araçların camlardaki olası buğulanmanın önlemesi açısından klimasının da iyi çalışması gerektiğini vurgulayarak, sürücülerin etrafını net görebilmesinin olası kazaları önleyeceğini kaydetti.

  • İHH’dan halep’e yardım tırı

    İHH’dan halep’e yardım tırı

    İHH İnsani Yardım Vakfından yapılan açıklamada, “Halep’e Yol Açın” sloganıyla başlatılan yardım seferberliğinin, Türkiye’nin dört bir yanından destek gördüğü belirtildi. Halep’teki katliama “dur” demek için Yurdun dört bir yanından toplanan yardımlar Halep’e gönderilirken Yerköy’lü vatandaşlarda Halep için el uzatarak giyim, gıda ve bir çok ihtiyaç malzemesi İHH İnsani Yardım Vakfı görevlilerince bir tır dolusu yardım toplandı. Yardım tırı Cuma namazına müteakiben Yerköy Molla Hüsrev camii önünde okunan duaların ardından yola çıktı. “Burada kalem kalem depolanan acil yardım malzemeleri, işgal altındaki Halep merkezinden kırsal kesime ve İdlib’e göçmek zorunda kalan mültecilere ulaştırılıyor. Özellikle kış aylarında ihtiyaç listeleri iyice kabaran Halepli mültecilere ulaşan acil yardım paketleri, acıları bir nebze de olsa dindiriyor. Kuru bakliyattan temizlik ürünlerinden elbiselere kadar birçok malzemeyi kapsayan acil yardımların ayrıca İHH’nın İdlib kırsalında yeni inşa ettiği çadır kentlere ulaştırılması hedefleniyor.”

  • Öğrencilere doğa ve çevre bilinci aşılandı

    Öğrencilere doğa ve çevre bilinci aşılandı

    Tema Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın imzalamış olduğu protokol ile başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumun tüm kesiminin ekolojik okur yazarlığını güçlendirmeyi amaçlayan eğitim programının materyalleri, Yozgat Çözüm Koleji anasınıfı öğretmenleri ve öğrencilerine ulaştırıldı. Materyaller, Çözüm Koleji öğretmenleri ve anasınıfı öğrencileri tarafından büyük ilgi gördü.
    TEMA Vakfı Yozgat İl Temsilcisi Timur Yıldız, “ Yozgat’ta 2016-2017 öğretim yılında toplamda 14 okulda sınıflarımıza 347 eğitim programımız gönüllü öğretmenlerimiz tarafından uygulanacaktır.” dedi. Ayrıca Yıldız, 14 eğitim kurumundan biri olan Çözüm Koleji’ne ve Genel Müdür Fatih Yılmaz’a teşekkür ederek eğitim programının sürekliliğini sağlayacak olan gönüllü öğretmenlere de şükranlarını iletti. TEMA Vakfı Yozgat İl Temsilciliği Eğitimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Rıza Zararsız ise “Öğrencilerimize esas kazandırmak istediğimiz temel yeti doğa ile aralarında anlamlı bir bağ kurmaktır” ifadelerini kullandı. Çözüm Koleji Genel Müdürü Fatih Yılmaz ise Tema Vakfı Yozgat il Temsilcisi Timur Yıldız ve Eğitimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Rıza Zararsız’a teşekkür ederek “TEMA Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında düzenlenen bu program dört yaşını dolduran okul öncesi eğitim gören çocukların doğa ile olan bağlarını güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu program çocukların doğada, kaliteli vakit geçirmelerini sağlamayı ve fiziksel, bilişsel, sosyal gelişimlerini destekliyor” şeklinde konuştu.

  • Bozdağ yaralıları ziyaret etti

    Bozdağ yaralıları ziyaret etti

    İzmir Adliyesi’nde dün gerçekleşen hain terör saldırısında 1 polis ve 1 mübaşir şehit olurken, 9 kişi de yaralandı. Bugün şehitler için düzenlenen cenaze törenine katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bir sonraki durağı, yaralı 4 kişinin halen tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Hastanesi oldu. Bakan Bozdağ, yaralıları hastane odalarında ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

  • İstanbul’dan Akdağmadeni’ne sıcak el

    İstanbul’dan Akdağmadeni’ne sıcak el

    İstanbul Atışalanı Anadolu Lisesi öğrencilerinin ‘Hem Okuyorum Hem Dokuyorum’ sloganı ile başlattıkları kardeşlik projesi, Anadolu’daki öğrencilerin yüreğini ısıttı.
    Atışalanı Anadolu Lisesi’nde eğitim gören öğrenciler ‘Görsel Sanatlar’ dersi kapsamında öğretmenleri Bese Aslan’ın öncülüğünde ‘Hem Okuyorum Hem Dokuyorum’ sloganıyla başlattıkları projede 7 bölgeden 7 köy okulu öğrencilerine atkı, bere ve eldiven ördüler.
    Ortaya çıkan ürünler okulda kolilere yerleştirilerek 7 bölgeden 7 köy okuluna ulaştırıldı. Proje kapsamında İç Anadolu Bölgesinden Akdağmadeni ilçesine bağlı Pazarcık İmam Hatip Ortaokulu seçildi. İstanbul’dan yola çıkan atkı, bere ve eldivenler okula ulaştı. Pazarcık İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Rahman Muratdağ, projenin bir kardeşlik projesi olduğunu söyledi. Proje kapsamında okullarının İç Anadolu Bölgesi’nden seçilmiş olmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Muratdağ, ‘İstanbul Atışalanı Anadolu Lisesinin ‘Hem Okuyorum Hem Dokuyorum’ sloganı ile düzenlemiş oldukları proje kapsamında ülkemizin yedi bölgesinden seçtikleri 7 okula Kaşkol, bere örüp gönderme çalışmasına İç Anadolu Bölgesi’nden okulumuzu dahil etmişlerdir. Birlik beraberliğe kardeşliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde kardeşliğimizi pekiştirmeye yönelik atmış oldukları bu ilmek çalışması küçük yüreklerimizi büyük oranda ısıtmıştır’ dedi. Okul Müdürü Muratdağ; İstanbul Atışalanı Anadolu Lisesi Müdürü Cengiz Ofluoğlu, Atışalanı Anadolu Lisesi Görsel Sanatlar Öğretmeni Bese Aslan’a, Atışalanı Anadolu Lisesi öğretmen, öğrenci ve velilerine teşekkür etti
    Projenin öğrencilerin fikirleri sonucunda ortaya çıktığını belirten Atışalanı Anadolu Lisesi Görsel Sanatlar Öğretmeni Bese Aslan ise, “Projeyi resim dersi kapsamında ödev olarak başlattık. Birçok sınıfta örgü çalışması yaptığımız için devam etmek istiyorduk. Öğrencilerin fikirlerine, düşüncelerine başvurdum ve ortaya çok güzel sonuçlar çıktı. Çok büyük duyarlılık gösterdi öğrencilerimiz. Ve bu önerileri birleştirip 7 bölgeden 7 köy okulu tespit ederek internet üzerinden yardım çağrılarına kulak vererek bu dayanışmayı başlattık.” şeklinde konuştu.

  • Eğilmez: bu binaların Türkiye’de  ikinci örnekleri yok

    Eğilmez: bu binaların Türkiye’de ikinci örnekleri yok

    Türkiye’nin ilk Milli Parkı Çamlık’ta, 2015 yılında başlanılan Tabiat Eğitim Merkezi ve Kafeterya binaları tamamlandı. Binaların kullanım amacı hakkında açıklamalarda bulunan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Ankara 9. Bölge Müdürlüğü Yozgat Şube Müdür Cihan Eğilmez, binaların Türkiye’de tek olduğunu vurguladı.
    Tabiat Eğitim Merkezi ve Kafeterya binaları hakkında görüşlerini bildiren Şube Müdürü Cihan Eğilmez, “Bu binaların yapımına 2015 yılında başladık, 2016’nın 9. ayı sonu itibariyle de bina yapımlarını tamamladık. Ancak bu binalar amacına uygun kullanılabilmesinin iç dizaynlarının yapılması gerekiyor.
    Bu binaların bir tanesi Tabiat Eğitim Merkezi olup, bu binada Çamlık Milli Parkının ziyaretçilerine, öğrencilere ve vatandaşlara hem Milli Parkın tanıtımı hem de tabiatın tanıtımı yapılacak. Bir diğeri ise Kafeterya binası olarak kullanılacak. Biz devlet eliyle burayı işletemiyoruz. Onun için kafeteryanın işletmesini biz Yozgat Belediyesine verdik, görüşmelerimiz devam ediyor. İşletmeci ne zaman isterse açılışını gerçekleştirir. Kafeteryamız yaklaşık olarak 630 metrekare alana sahip. Bunun kapalı alanı 230 metrekare. Ayrıca kafeteryanın 400 metrekarelik 3 farklı kotta terası da mevcut” dedi. Şube Müdürü Eğilmez, son olarak bu binaların Türkiye’de tek ve özel olarak çizildiğini söyleyerek “Aynı binadan Türkiye’de bir ikincisini bulamazsınız. Çünkü bu yerlerin fotoğraflarını ben Bolu, Ankara İstanbul Şube Müdürlerine gösterdiğimde, binalara mest oluyorlar” şeklinde konuştu.

  • Başer: Erdoğan’ın seçilmesiyle  parlamenter sistem fiilen bitmiş oldu

    Başer: Erdoğan’ın seçilmesiyle parlamenter sistem fiilen bitmiş oldu

    Milletvekili Yusuf Başer, Moskova merkezli Uluslararası medya kuruluşu SputnikNews’e ülke gündemine ilişkin değerlendirmede bulundu.
    Anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı sistemi hakkında soruları yanıtlayan Başer; Anayasa değişiklik teklifinin kabul edilmesi ile ‘Cumhurbaşkanlığı sistemine’ geçilmiş olacağını belirtti.
    Türkiye’nin parlamenter sistemle yönetildiği süre içerisinde çok sık hükümet değişikliği yaşandığını, neredeyse her bir buçuk yılda bir hükümet kurulduğunu vurgulayan Başer, bunun da Türkiye’de istikrarsızlık yarattığını ifade etti.
    Erdoğan’ın halkın oyu ile seçilmesiyle parlamenter sistemin fiilen bitmiş olduğunu vurgulayan Başer, “2014 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın halkın oyuyla Cumhurbaşkanı seçilmesi ile birlikte Türkiye’de parlamenter sistem fiilen bitmiş oldu.Gelecek sistemle Türkiye’de artık seçimler beş yılda bir yapılmış olacak ve vatandaşlarımız hem yürütme hem de yasama organını ayrı seçmiş olacak. Artık vatandaşlarımız sandıklar kapandığı andan itibaren kimin ülkeyi yöneteceğini, yürütme görevini kimin yapacağını bilmiş olacak” dedi.
    Gelecek sistemde TBMM’nin denetleme yetkisinin devam edeceğini kaydeden Başer, “Gelecek sistemle yürütme hızlı ve kontrollü çalışacak ve hesabı da hem millete hem de TBMM’ye verecek. Sadece gensoru mekanizması kalkıyor, yine aynı şekilde Meclis soruşturma yapabilecek, Meclis araştırma yapabilecek, milletvekilleri soru sorabilecek” diye konuştu.
    “TEK ADAMLIK
    İDDİALARI GERÇEKLE BAĞDAŞMIYOR”
    Muhalefetten gelen ‘gücün tek elde toplanması, tek adamlık’ şeklindeki iddiaların gerçekle bağdaşmadığını savunan Başer, şunları söyledi: “Şu an zaten parlamenter sistemin ruhuna aykırı olan mevcut sistemde cumhurbaşkanımız anayasada yazılı olan yetkilerin tamamını kullanıyor. Bir tane Milli Eğitim Müdürünü atamak için şimdi üçlü kararname gerekmiyor mu, gerekiyor. Anayasa Mahkemesi’ne üye seçmiyor mu şimdi Cumhurbaşkanı seçiyor, HSYK’ya üye atıyor mu atıyor.
    Dolayısıyla şu an mevcut anayasamızda yazılı olan yetkilerin haricinde bir yetki getirmiyoruz sadece cumhurbaşkanımıza getirmiş olduğumuz şey kanun hükmünde kararname çıkarma.
    Cumhurbaşkanlığı sisteminde de cumhurbaşkanı kendi hükümetini kuracak, ona göre de kararname çıkartacak. Kaldı ki biz orada da sınırlama yapıyoruz, temel hak ve hürriyetler noktasında kesinlikle kanun hükmünde kararname çıkarmasına imkan tanımıyoruz. Ayrıca kanun ile kanun hükmünde kararname arasında çelişki olduğu zaman kanunu üstün hale getiriyoruz.”
    Cumhurbaşkanlığı sistemi ile Türkiye’nin üniter yapısının da korunacağını kaydeden Başer, muhalefetin bu sisteme ‘seçilememe kaygısı’ nedeniyle karşı çıktığını ifade etti.

  • Kurum müdürleri kahvaltıda bir araya geldi

    Kurum müdürleri kahvaltıda bir araya geldi

    Müdürlüklerde yaşanan ve yaşanabilecek sorunların masaya yatırılması için başlatılan sabah kahvaltısı programının ilki İl Özel İdaresi ev sahipliğinde yapıldı. Programa, Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır’ın yanı sıra Yozgat’ta görev yapan kurum müdürleri katıldı. Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, burada yaptığı konuşmada, toplantının amacının dostluk, sevgi, kaynaşma, tanışma, sorunların dile getirilmesi olduğunu söyledi.
    Yozgat’ta bu güzel örneğin ilkini yaptıklarını belirten Çakır, bu günden sonra her ayın ilk haftasının Cuma sabahı bu toplantıyı sürekli yapacaklarını kaydetti. Bir dahaki toplantı ise Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ev sahipliğinde Şubat ayında yapılacağı ifade edildi.

  • Sarıkaya: Teröre inat yatırım

    Sarıkaya: Teröre inat yatırım

    Son yıllarda yaptığı birbirinden vizyonlu projelerle adını duyuran ve işsizliğin önlenmesinde, istihdam sağlanmasında önemli katkılar yapan firmanın yetkilisi Sarıkaya, “Türkiye ekonomisine yönelik saldırıların boşa çıkarılması konusunda biz de üzerimize düşen görevi yaparak yıl içerisinde 20 milyon TL’lik yatırım yapmayı planlıyoruz” dedi.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işadamlarını yatırım yapmaya davet etmesi, seferberlik çağrısı ülke genelinde karşılığını bulurken bir önemli yatırım açıklaması da Emin Group Sahibi Emin Sarıkaya’dan geldi. Türkiye’de son dönemlerde çok önemli badireler atlattığını ve halen de atlatmaya devam ettiğini belirten Sarıkaya, yaptığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Hain darbe girişimi, jeopolitik gelişmeler ve ekonomik durgunluk nedeniyle zor bir yılı geride bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde hepimize büyük sorumluluklar düştüğünün farkındayız. Sadece dışarıda değil içerde de birçok düşmanı olan Türkiye’nin ekonomisinin güçlenmesini istemeyen dış güçlere inat, yapılacak her yatırımın işsizliğin önlenmesinde, istihdamın arttırılmasında katkılarının olacağının bilincindeyiz.
    Hepimizin bildiği gibi özellikle 15 Temmuz darbe girişimi, ardından ülkemizde süregelen terör saldırıları ile varılmak istenilen hedef, Hükümeti güçsüzleştirmek, ülkede bir kaos ortamı çıkartmak, bundan faydalanarak bizi Suriye, Irak gibi harabeye çevirmektir. Ancak şu bilinmelidir ki Türkiye ne Suriye, ne de Irak değildir ve olmayacaktır da. Bu bakımdan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye ekonomisinin zayıflatılması, saldırıların boşa çıkartılması için yaptığı seferberlik çağrısını çok önemsiyoruz.
    Türkiye genelinde faaliyet gösteren dev şirketlerin bu çağrıya sessiz kalmaması, yatırım üzerine yatırım açıklaması ve Yozgat halkından aldığımız güç bizleri de hayli cesaretlendirmiştir. Yozgat’ta emlak, inşaat ve turizm alanlarında önemli yatırımlara imza atan Şirketimiz Emin Group da bu çağrıya sessiz kalmayacak ve 2017 yılında toplam değeri 20 milyon TL olan birbirinden önemli projeleri hayata geçirerek, hem ülke ekonomisine hem de Yozgat ekonomisine katkı yapacaktır.
    Ayrıca Sürmeli Rezidans ismiyle başlanılan projenin yöneticisi olarak projemizin yapım ve resmi işlemlerinin tamamlanıp iskan belgesinin alındığını da açıklamak istiyorum. Projemiz karma konut projesinde Yozgat’ta bir ilk olması nedeniyle farklılık arz etmektedir ve Yozgat’ta konut ihtiyacının giderilmesinde de önemli rol oynamaktadır. Emeği geçen tüm çalışanlarımıza tüm bürokrasimize ve Yozgat Belediyesi ve çalışanlarına göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür ederiz. Daire sakinlerimize ve Yozgat’ımıza hayırlı uğurlu olmasını dileriz. Yine önemli projelerimizi hesaplı imkanlarla sunacağız. Ülkemizin içinde olduğu bu hassas dönemde yine çok çalışıp az kazanacağız.”

  • Yozgat’ta FETÖ/PDY soruşturması

    Yozgat’ta FETÖ/PDY soruşturması

    Yozgat Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması(FETÖ/PDY) ile bağlantısı olduğu değerlendirilen ve Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında gözaltı kararı bulunan Hakim Adayı A.A. isimli şahıs yakalanarak adliyeye sevk edilmiş, şahıs çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştır” ifadelerine yer verildi.

  • Bozdağ: Eylemi terör örgütü PKK gerçekleştirdi

    Bozdağ: Eylemi terör örgütü PKK gerçekleştirdi

    İzmir’de gerçekleştirilen ve 2 kişinin şehit olduğu terör saldırısının ardından Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da kente gelerek olay yerinde incelemelerde bulundu. Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru’yu da ziyaret eden Bozdağ, saldırıda şehit olan katip Musa Can için adliyede düzenlenen cenaze törenine katıldı.
    Törenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ, şehitlere rahmet yaralılara acil şifalar dileyerek, “Şehitlerimizin yakınlarına, adliye çalışanlarına, aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyorum. Eylemi yapan teröristlerin ikisi kahraman güvenlik güçlerimizin mücadelesi ile ölü olarak ele geçirildi. Polis memuru Fethi Sekin adeta kendisini feda ederek pek çok insanımızın yaralanmasına, şehit olmasına, büyük bir felaketin önüne geçmiştir. Bu vesileyle şehit Fethi Sekin ile birlikte bütün asker, polis, terörle mücadele eden teşkilatımızı bütün güvenlik güçlerimizi tebrik ediyorum. Milletimiz onlara şükran borçludur. Güvenlik güçlerimizin kahraman mücadelesi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir” dedi.
    “Nice terör örgütleri oldu şimdi kimse hatırlamıyor”
    Bu menfur saldırının sadece İzmir’e değil tüm Türkiye’ye karşı yapılmış bir saldırı olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, bu terör saldırılarının ülke huzurunu, birliği kardeşlik hukukunu asla yok edemeyeceğini söyledi. Bakan Bozdağ, “Bu terör saldırısını yapanlar yaptıranlar ve onlara bu taşeronluk görevini veren karanlık ve kirli güçler bilmeli ki Türkiye terörle mücadeleden asla vazgeçmeyecektir. Bu tür saldırılar terörle etkin ve kararlı mücadelede asla bir zaafa yol açmayacaktır. Mücadele daha kararlı bir şekilde devam edecektir. DEAŞ, PKK daha başka birçok terör örgütleriyle eş zamanlı mücadele eden tek ülke Türkiye’dir. Türkiye bugüne kadar nasıl mücadele ettiyse bundan sonra da mücadelesini devam ettirecektir. Terör kaybedecektir. Nice terör örgütleri oldu, devletimizin huzuruna, birliğine kasteden pek çok terör örgütü oldu. Bir kısmının adını kimse hatırlamıyor. Emin olun bunların da adını bir zaman sonra kimse hatırlamayacak. Ama Türk devleti, Türk milleti kıyamete kadar var olmaya devam edecektir” diye konuştu.
    18 kişi gözaltına alındı
    Eylem sırasında yaralanan 9 vatandaşın hayati tehlikesinin olmadığını belirten Bakan Bozdağ, “Yaralılardan 2’si ayakta tedavi edilerek taburcu oldu, 7 vatandaşımız yaralı ve hayati tehlikesi yok. Bunlardan 3’ü avukat, 2’si polis, 2’si sivil vatandaşımızdır. Şu ana kadar soruşturma bütün boyutlarıyla Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk güçlerince yürütülmektedir. Şu an itibariyle 18 gözaltı yapılmıştır. Saldırıyı yapan teröristlerin kimlik bilgileri tespit edilmiştir. Ancak şu an açıklamıyoruz hem soruşturmanın selameti, hem de diğer bağlantılarının tespiti açısından kimliklerini açıklamıyoruz. Ama ileride elbette paylaşılacaktır. Terör eylemini gerçekleştiren terör örgütü konusunda herhangi bir tereddüt yok. Eylemi gerçekleştirme talimatını veren bölücü terör örgütü PKK’nın olduğunu göstermektedir. Şu anki deliler çerçevesinde tereddüt ve şüphe yoktur. Eylemin adliyede ve İzmir’de olmasına birileri faklı mesajlar yüklemek isteyebilir ama terör örgütlerinin yerleri ne olursa olsun huzurun, barışın, kardeşliğin, insanlığın düşmandır.
    Dünyanın hiçbir yerinde terör örgütleri insanlığa, barışa fayda sağlamamıştır. Her daim zararların en büyüğünü vermiştir. O nedenle bu saldırının İzmir’de yapılmasını sadece İzmir’e yapıldığını görmek yanlış olur. Bu hepimize dönük bir terör saldırısıdır. Terörün dini, dili, yeri olmaz” ifadelerini kullandı.
    “Vardiyalı çalışarak hedeflerine ulaşacaklarını düşünüyorlar”
    Başbakan Binali Yıldırım’ın Türkiye’de pek çok terör örgütünün vardiyalı mesai yaptıkları sözünü hatırlatan Bakan Bozdağ, şunları söyledi:
    “Böyle yaparak hedeflerine ulaşacaklarını düşünüyorlar. PKK eylem yapıyor, o bırakıyor DEAŞ, o bırakıyor FETÖ. Kaç vardiya çalışırlarsa çalışsınlar, bazen DEAŞ, bazen FETÖ ve onlara lojistik destek sağlayan gizli yapılar olsun kim olursa olsun Türkiye bunlarla baş edecek güce sahiptir. Türkiye’nin hem ülke içinde hem ülke dışında mücadelesi artarak devam edecektir.
    Onların inlerine girilerek mücadele edilecektir. Türkiye bu noktada kararlılığını terörü bitirene kadar devam ettirecektir. İzmir huzurun, barışın, kardeşliğin şehri buna zarar vermek isteyenler en büyük cevabı birliğine, kardeşliğine sahip çıkan İzmirlilerden alacaktır. Nasıl ki Kurtuluş Savaşı’nın ilk ateşini Hasan Tahsin burada atarak büyük kurtuluşa giden yolu açtıysa ben inanıyorum ki İzmir’in huzurunu bozmak isteyenler İzmir’in tarihine bakmalıydı. İzmirli vatandaşlarımızın sağduyusu ile terör, provokasyonu ortadan kaldırarak hesaplarını da boşa çıkaracaktır.”
    “Ömer Halisdemir gibi kahramanlık gösterdi”
    Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bozdağ, şehit polis memuru Fethi Sekin’in isminin adliyeye verileceğine ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:
    “15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ömer Halisdemir’in yaptığı, Türkiye’yi belki 100 yıl geriye götürecek bir karanlığı nasıl sonlandırdıysa, kirli kanlı darbe girişimini nasıl başarısız kıldıysa şehidimizin yaptığı da büyük bir faciayı önlemiştir. Terör saldırısını yapanların üzerilerinden çıktığı malzemeye baktığımızda, 2 teröristin iki araçla geldiklerine bakılırsa, İzmir Adliyesini hedef alan atışlar yapmayı, büyük bir faciaya yol açacak bir eylem planlandığı değerlendiriliyor. Bu büyük planı Fethi Sekin, cesareti, kahramanlığıyla şehadeti göze alarak önlemiştir. Bunlar diridir zaten, ama onların isimlerini yaşatmak da görevimizdir. Başbakan da ifade ettiler, biz de değerlendirmelerimizi yaparak isminin nereye, nasıl verileceğini değerlendirip yapacağız.”
    “Adliye içine girmeyi planlamışlar”
    Teröristlerin terör soruşturmalarını yapan savcıların ve terör yargılamaların yapıldığı mahkemelerin olduğu alana yönelmek istediklerini değerlendiren Bakan Bekir Bozdağ, “Birinin çantasında çok ağır silahlar var. Diğeri de aracın patladığı noktaya gidiyor. Onların hesap edemediği gelişmeler olunca patlama daha erken gerçekleşiyor. Onlar planlarını gerçekleştiremiyor. El bombaları da var, tanksavarlar var ve bu çok tesirli bir şey. Bir buçuk metrelik duvarı yıkabilecek ağırlıkta ki bundan 7 tane. Bizim değerlendirmemize göre bir tanesi C bloka dönük silahlarla saldırı yaparken, diğeri de el bombalarıyla içeriye girmeyi planlamışlar. Buradan şunu ifade etmeliyiz ki Türk yargısı bugüne kadar mücadele etmiş ve çok şehit vermiştir. En son şehitlerimizden birisi Mehmet Selim Kiraz’dır.
    Milletin kendilerine verdiği yetkiyi cesaretle kullanmaktan geri kalmamıştır. Türk yargısında görev yapan tüm personelim görevlerine devam edecektir. Eğer birilerini korkuturuz, yıldırırız hesapları varsa boşuna. Herkes görevini bugüne kadar nasıl ki doğru bir şekilde yürüttülerse görev yapan herkes bundan sonra görevini aynı şekilde sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

  • Eğitim-İş’ten Bakanlığa kınama

    Eğitim-İş’ten Bakanlığa kınama

    Atatürk ilke ve inkılaplarından taviz verme gibi bir niyetlerinin olmadığını belirten Tuygun, “Eğitim-İş, eğitimde ve toplumda ayrımcılığın, eşitsizliğin, ötekileştirmenin karşısında olmaya eğitim sisteminin dinselleştirilmesine ve tek tipleştirmeye, karşı mücadele etmeye devam edecektir” dedi.
    MEB’in tüm eğitim kademelerinde müfredatın yenilenmesi çalışmalarında sona gelinmesinin ardından Eğitim-Bir-Sen’in müfredata ilişkin önerilerine, Eğitim İş Yozgat Temsilcilik Başkanı Sedat Tuygun’dan karşı açıklama geldi.
    KADROLAŞMAYA HAYIR
    Eğitim İş Yozgat Temsilcilik Başkanı Sedat Tuygun, eğitimde kadrolaşmaya asla taviz vermeyeceklerini belirttiği açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “MEB’in tüm eğitim kademelerinde müfredatın yenilenmesi çalışmalarında sona gelindiğini duyurmasının ardından, hükümete yakınlığı ile bilinen Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) kendi müfredat önerilerini açıklamış, hazırlanan raporda, ortaokul ve lise müfredatlarından İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinin çıkarılması, din dersinin İslami ağırlıklı olmak üzere birinci sınıftan itibaren verilmesi önerileri yer almıştır.
    Siyasal iktidarın kadrolaşmasını yürüten, iktidarla birlikte eğitim politikalarına şekil veren ve sık sık karma eğitime son verilmesi tartışmalarını gündeme getiren Eğitim Bir-Sen’in bu girişimi Cumhuriyetle hesaplaşma adımlarının yeni bir parçasıdır. Atatürk ilke ve inkılaplarına, demokratik, bilimsel ve laik eğitime açıkça meydan okumaktır.
    ATATÜRKÇÜ
    DÜŞÜNCE
    SOYUTLANMAYA
    ÇALIŞILIYOR
    Bilindiği üzere MEB tarafından Ortaöğretim Tarih Dersi Öğretim Programı Taslağı yine yandaş sendikanın talepleri doğrultusunda hazırlanmış, öğretim programı, Atatürkçü düşünceden soyutlanmaya çalışılmış çocuklarımızı Atatürk ve onun devrimlerinden arındırmak isteyen bir anlayış programa yerleştirilmiştir.
    Ancak unutulmamalıdır ki, Türk Milli Eğitim Sisteminin temelinde Atatürk İlke ve Devrimleri bulunmaktadır ve eğitim müfredatı, Atatürksüz, Cumhuriyetsiz ve devrimsiz olamaz.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e ve ulusun diğer manevi değerlerine bağlı nesil yetiştirme amacına uygun ders kitapları hazırlanması başta Anayasaya ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre zorunluluk teşkil etmektedir.
    ÇAĞDAŞ EĞİTİM PROGRAMI
    HAZIRLANMALIDIR
    Bu nedenle, dayatmacı, tektipçi, baskıcı, evrensel değerlere yabancı, insanlığın bilgi birikimine uzak bir yaklaşım terk edilmeli, Türkiye’nin tarihiyle, hedeflediği çağdaş kültürel anlayış ile barışık ve Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarını koruyacak bir öğretim programı hazırlanmalıdır. Yine AİHM’nin zorunlu din dersleri ile ilgili kararına rağmen, yandaş sendikanın çabaları sonucu 19. Milli Eğitim Şurası’nda alınan tavsiye kararıyla seçmeli din dersleri ilkokul 1, 2 ve 3. sınıflar ve anaokullarında dayatılmaktadır. Bu durumdan cesaret alan Eğitim Bir Sen, Din dersinin birinci sınıftan itibaren verilmesi talebini sözde raporuna sıkıştırmıştır.
    GERİCİ
    SENDİKAL ANLAYIŞ ÖTEKİLEŞTİRİR
    Muhafazakarlık perdesinin arkasına saklanan sözkonusu “gerici” sendikal anlayış; toplumun tamamını kucaklayacak din ve inanç özgürlüğü için mücadele yerine ayrıştırıcı, ötekileştirici ve baskıcı bir anlayışı tercih etmektedir.
    Eğitim alanında asla pazarlık konusu yapmayacağımız, kurulduğumuz günden bugüne kadar en temel ilkemiz olan Atatürkçü, laik, bilimsel, demokratik, parasız, kamusal eğitim talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Eğitim-İş, eğitimde ve toplumda ayrımcılığın, eşitsizliğin, ötekileştirmenin karşısında olmaya eğitim sisteminin dinselleştirilmesine ve tek tipleştirmeye, karşı mücadele etmeye devam edecektir.
    Bakanlığı uyarıyoruz! “Devrim Kanunlarının” bir adım bile gerisine, geçit vermeyiz!”

  • Emniyet’ten hatalı park’a ceza

    Emniyet’ten hatalı park’a ceza

    Trafik Ekipleri, Yerköy şehir merkezinde faaliyette olan mobese sisteminden oldukça faydalandıklarını, her cadde de her aracın rahatlıkla görülebildiğini ve bunun yanı sıra caddelerde hatalı park edilerek trafiği ihlal eden araçların fotoğraflarının çekildiğini ve plakalarına cezai işlem uygulandığını belirtti.
    Yerköy’de mobese kameralarının, asayiş suçlarının yanı sıra trafik yoğunluğu olan yerlerde de aktif olarak kullanıldığı kayededildi. Özellikle ana caddelerde trafik yoğunluğuna neden olan ikinci sıradaki veya park yasağını ihlal eden araçların, mobese kameraları aracılığıyla tespit edileceği ve bunun yanında trafik ekiplerince araçların fotoğraflanarak plakalarına cezai işlem uygulanacağı belirtildi.
    ”Fotoğraflarla delillendirilerek yapılacak bu işlemler neticesinde, plakalar üzerinden yazılacak olan park cezaları plakanın kayıtlı olduğu kişinin güncel adresine posta yolu ile gönderilecektir” denildi.
    DUYARLILIK ÇAĞRISI
    “Özellikle iş ve okul giriş çıkış saatlerinde oluşan trafik sıkışıklığının önüne geçmek için ekiplerimiz yetki sınırlarımız içindeki cadde ve sokaklarda sürekli denetimlerde bulunuyor. Yanlış park konusunda tüm sürücülerimizin hassas olması gerekiyor. Engellilerin geçişini engelleyecek şekilde araçların park edilmemesi, cadde girişlerine araçların park edilmemesi gerekiyor.”

  • Kış güneşi, vatandaşı  sokağa döktü

    Kış güneşi, vatandaşı sokağa döktü

    Son günlerde yaşanan soğuk ve kar yağışlı hava nedeniyle boş kalan cadde ve sokaklar, kış güneşinin kendisini göstermesiyle hareketlendi.
    Yaklaşık bir buçuk aydır soğuk havanın etkisinde olan Yozgat’ta hava sıcaklığının yükselmesi ile birlikte Yozgatlılar kendilerini dışarı attı.
    Güneş yüzü gören vatandaşlar, şehrin en işler yerlerinden biri olan Cumhuriyet Meydanı ve Lise Caddesi’nde yürüyüşe çıktı. Eksi 15 dereceleri bulan soğukların ardından havanın az da olsa ısınması ile vatandaşlar da evlerinden çıkarak güneşin tadını çıkardılar. Bazı vatandaşların meydanda gezip sohbet ettikleri görülürken çocuklar ise güneşli havanın keyfini top oynayarak çıkardılar.
    Yozgat’ta bu yıl kış mevsiminin istedikleri gibi seyrettiğini belirten Halit Güngör isimli bir vatandaş soğuk havaların ardından güneşin yüzünü göstermesiyle birlikte az da olsa ısındıklarını söyledi.

  • Başarılı öğrencilere kupa ve belge verildi

    Başarılı öğrencilere kupa ve belge verildi

    Yeni Mahalle Kapalı Spor Salonu’nda yapılan ödül törene Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Sorgun İlçe Garnizon Komutanı Jandarma Kurmay Binbaşı Metin Gezer, Sorgun Emniyet Müdürü Bahadır Özdemir, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, okul müdürleri ve öğrenciler katıldı.
    Tören öncesinde kısa bir konuşma yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, 11 okuldan 114 öğrencinin çeşitli spor dallarında katıldıkları yarışmalarda derece girdiklerini belirterek “Özellikle kros, voleybol ve judoda önemli başarılara imza attılar. Bunda öğrencilerimizin gayretli ve hocalarının özverili çalışmalarının yanı sıra velilerimizin de katkıları olmuştur.
    Yarışmalarda birincilik kürsüsüne çıkan öğrencilerimiz, çeşitli tarihlerde Yozgat’ı il dışında temsil edecek.” dedi.

  • Cuma hutbesinde teröre  karşı birlik beraberlik çağrısı

    Cuma hutbesinde teröre karşı birlik beraberlik çağrısı

    Son dönemde artan terör saldırılarının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan Cuma hutbesinde; “Millet olarak yine hüzünlüyüz bugünlerde. Zira geçtiğimiz hafta İstanbul’da, dün de İzmir’de milletçe menfur terör saldırılarına maruz kaldık. Yitirdiğimiz masum canlarla yüreklerimiz bir kez daha yandı. Hayatını kaybedenlere Yüce Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletimizin ve insanlık ailesinin başı sağ olsun. Bu minberlerden her zaman ifade edildiği gibi bizim inancımızda her insan saygındır. Her insanın hayat hakkı kutsaldır. Canı, malı, şeref ve haysiyeti dokunulmazdır. Kur’an-ı Kerim’de ‘Kim, bir cana kıyarsa bütün insanları katletmiş gibidir’ buyurulmaktadır. Yüce dinimiz İslam’ın ana gayesi, insana hayat vermektir. Canı can kılmaktır. Cana can katmaktır. Bilinmelidir ki; adı, yöntemi, zihniyeti, görünüşü farklı olsa da varlığımıza kast eden her türlü terörün gayesi aynıdır. Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi zedelemektir. Birer zenginlik vesilesi olan farklılıklarımızla bir arada huzur içinde yaşama kültürümüzü yok etmektir. Terörün gayesi, kalplerimizi fitne ve fesadın, kin ve nefretin, şiddet ve husumetin karanlıklarına esir etmektir. Bizleri çatışma ve huzursuzluk girdabına sürüklemektir. Gücümüzü zayıflatmaktır. İstikbale dair ümitlerimizi tüketmektir. Bizlere gelen bir haberi araştırıp soruşturmadan, gerçekliğini tespit etmeden onu doğru kabul etmek bizleri yanlış sonuçlara götürebilir. Böyle bir tutum, istenmeyen durumlara, fitne ve fesada sebebiyet verebilir. Neticede yaptığımıza pişman oluruz. İnsanlar arasında yaşanan sorunları çözüme kavuşturmaktır. İfsat edici ve yıkıcı değil, yapıcı ve onarıcı; ayrıştırıcı ve bölücü değil, birleştirici ve bütünleştirici olmaktır. Kin, nefret ve şiddetin karanlıklarına karşı sevgi, muhabbet ve kardeşliğin gücünü el birliğiyle hâkim kılmaktır. Tefrika ve çatışmanın bataklığını hep birlikte kurutmaktır” denildi.
    Hiçbir koşulda hak, hukuk, sadakat ve doğruluktan asla ayrılmamak gerektiği tavsiye edilen hutbede şu ifadelere yer verildi: “Hiç kimseyi hor ve hakir görmemektir. Adem ve Havva’nın çocukları olarak aynı özden yaratıldığımızı hiçbir zaman unutmamaktır. Küçük bir işaretle veya ima ile de olsa karşımızdakini rencide etmekten sakınmaktır. İnsan onur ve haysiyetini zedeleyecek her türlü söz, tutum ve davranıştan uzak durmaktır. Zira tıpkı insanın kendisi gibi ismi, şerefi ve itibarı da saygıya layıktır, mükerremdir. İnsanlar hakkındaki zan, çoğu kez kişiyi yanıltır, günaha sevk eder. Yanlış anlaşılmalara, huzursuzluklara sebebiyet verir. Bize düşen, yokluğunda dahi kardeşimizin hak ve hukukunu gözetmektir. Onun varlığını kendi varlığımız gibi görmektir. Haysiyetini kendi haysiyetimiz bilmektir.Yüce Rabbimiz, bizleri bu ilkelere riayet edenlerden eylesin. Bizleri Kur’an’ın ve Peygamberimizin ahlakı ile ahlaklananlardan eylesin. Rabbimiz, milletimizin birlik ve beraberliğine kast edenlere fırsat vermesin. Rabbimiz, mazlumların umudu olan ülkemize ve milletimize zeval vermesin”

  • Ziraat Fakültesinde yetiştirilen  Kayın mantarının hasadı yapıldı

    Ziraat Fakültesinde yetiştirilen Kayın mantarının hasadı yapıldı

    Normalde ağaç kütüklerinde yetiştirilen kayın mantarının üniversitede yapılan farklı kompostfermantasyon çalışması ile içinde saman ve bitkisel atıkların bulunduğu torbalarda üretildi.
    Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülden Balcı yürütücülüğünde gerçekleştirilen kayın mantarı deneme üretiminin ilk hasadı Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey’in katılımıyla gerçekleştirildi. Besin değeri diğer kültür mantarlarından daha yüksek olan kayın mantarı bu deneme üretimi ile üreticilere alternatif bir üretim modeli sunuyor.
    Rektörümüz Prof. Dr. Salih Karacabey deneme üretimi gerçekleştirilen kayın mantarının hasadı sırasında Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ ve ekibinden bilgiler aldı.
    Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, yaptığı açıklamada, Ziraat Fakültesinin özellikle üreticilere yol gösterecek, katkı sağlayacak ve üreticileri yönlendirecek birçok alanda çalışma yaptığını söyledi.
    Karacabey, “ Bu tür çalışmalar insanımıza bilgi vermeyi ve onları yeni alanlara yönlendirmenin yanı sıra üreticilerimizin ülke ekonomisine ve kendi ekonomilerine katkı sağlamayı hedefleyen çalışmalardır. Bu noktada kayın mantarı deneme üretimi öğrencilerimize ve araştırmacı genç arkadaşlarımıza yeni teknikleri öğrettiği gibi üretim açısından da yeni değerlendirmeler yapma imkânı vermektedir. Bu çalışma geliştirildiğinde hem fakültemize büyük katkı sağlayacak hem de Yozgat’taki üreticilerimiz açısından yeni iş alanları yeni üretim alanları açacaktır.” dedi.
    Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ ise kayın mantarının normal mantara göre hem kilo açısından hem aroma açısından çok daha kıymetli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Karadağ kütüklerde yetiştirilen kayın mantarının torbalanmış saman yardımıyla Ziraat Fakültesi bünyesinde yetiştirildiğini belirterek bu pilot çalışmanın neticesinde çiftçilere alternatif bir ürün sunmayı planladıklarının altını çizdi.
    Karadağ, “Şu anda deneme aşamasında 30 poşet bulunmakta. Her poşetten dört kilo civarında bir beklentimiz var. Toplamda 100-120 kilo civarında bir verim almayı hedefliyoruz.”dedi.

  • Öğrenciler, karla kaplı dağda Sarıkamış  şehitleri için 1914 adım yürüdü

    Öğrenciler, karla kaplı dağda Sarıkamış şehitleri için 1914 adım yürüdü

    1914 yılında başlatılan ve 90 bin askerin şehit olduğu Sarıkamış harekatın 102.nci yıldönümü dolayısıyla öğrenciler karla kaplı dağda 1914 adım yürüdü. 1. Dünya Savaşı’nda Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun, Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak için başlattığı ve 90 bin askerin şehit olduğu Sarıkamış Harekatı’nın 102. yılı anma etkinlikleri kapsamında Bozok Üniversitesi Teknik Bilimler MYO Makine Bölümü öğrencileri, Öğretim Görevlisi Makine Mühendisi Abdullah Doğan gözetiminde yaklaşık 2 kilometre yürüdü. Öğrenciler Sarıkamış ruhunu anlamak ve yaşamak adına böyle bir etkinlik düzenlediklerini belirterek, hocaları Abdullah Doğan’a teşekkür ettiler. Makine Mühendisi Abdullah Doğan’da ülkenin etrafının adeta ateşten bir çember haline geldiği bu dönemde öğrencilerde milli birlik ve beraberlik duygusunun artırılması adına Sarıkamış şehitlerini anma yürüyüşü düzenlediklerini söyledi. Doğan, “Bugün öğrencilerimizle karla kaplı dağlık alanda, 1914 adım atarak Sarıkamış şehitlerimizi andık. Amacımız öğrencilerimizde farkındalık oluşturmak, şehitlerimize olan sevgimizi ve saygımızı bu şekilde gösterdik. Oldukça güzel bir etkinlik oldu. Bu vesile ile bütün şehitlerimizi saygıyla minnetle anıyoruz.”dedi.

  • ‘Minikler üşümesin’ proje  sahipleri ödüllendirildi

    ‘Minikler üşümesin’ proje sahipleri ödüllendirildi

    Örnek bir çalışmayı hayata geçiren ve ‘minikler üşümesin’ projesinin mimarları için Fatih İlkokulunda kokteyl düzenlendi.
    Kokteyle, İlçe Kaymakamı Davut Sinanoğlu, İlçe Milli Eğitim MüdürüMehmet Bozdağ, Şube müdürleri, Vedat Oymak, Nazan Tok, okul müdürleri, veliler ve öğretmenler katıldı.
    Kaymakam Davut Sinanoğlu, yaptığı konuşmada bu tür faaliyetlerin her açıdan çok önemli olduğunu vurguladı.
    Sinanoğlu, “ Bugün burada bu projeyi bir iyilik hareketi olarak değerlendiriyorum.
    Bu iyilik hareketinin bir parçası olmaktan ve iyiliksever yardımlaşma ve dayanışma çalışmalarına destek veren siz velilerimizle beraber olmaktan mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim.Minikler üşümesin dedik. Siz, miniklerin kalplerine dokundunuz. Burada projenin amacına ulaştığını görüyoruz.Mevlana’nın bir sözü var “Başkasının yerine koy kendini; Ağlayan birine gül, inleyen birine sus deme, Ağlayana omuz ver, inleyene çare ol. “ aslında burada bulunmak ve bu projeyi hayata geçirmek, darda ve zorda olana yardım etmekten önemli husus olamaz.İnşallah 2017 yılında da kalıcı projelerle karşılarız.
    Bu projenin ve fikrin peşinden koşan projeye destek veren herkese, el emeği göz nuru eserleri ortaya koyan velilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.
    Konuşmaların ardından gönüllü velilere plaket takdim edildi.
    Kokteyl, gönüllü velilerin yaptığı kışlık örgü kıyafetlerin sergisi ve davetlilere verilen ikram ile sona erdi.

  • Belediye kar temizleme  çalışmasını sürdürüyor

    Belediye kar temizleme çalışmasını sürdürüyor

    Belediye iş makineleri karla mücadelelerini önce ana arterde, sonra ara arterlerde devam ediyor.
    Belediyeye ait iş makineleri ve temizlik işçileri şehrin en fazla insan yoğunluğu olan caddelerinin ardından Bankalar Caddesinde kar temizleme çalışması yaptı. İşçiler, iki taraf kaldırımlardaki buz tutmuş karları kazıyarak iş makinesinin önüne attı. Kısa sürede cadde kardan temizlendi.
    Bankalar Caddesi esnafı, kar temizleme çalışmasını yürüten ekibe teşekkür ederek, şunları söyledi: “Öncelikle işçileri tebrik ediyoruz. Yozgat kış şartları bakımından oldukça sert bir iklime sahip buna rağmen işçiler bu soğukta işlerini en iyi şekilde yapıyorlar. İlimize geçen hafta kar erimediğinden kaldırımda yürümekte güçlük çekiyorduk. Sağ olsun bugün ekipler iş makineleriyle caddemize girip kısa sürede karı temizledi. Geçen hafta bu cadde de bir kişi kaldırımdaki kardan dolay düştü ve ayağı kırıldı, o yüzden bu gibi durumların yaşanmaması için kar temizleme çalışmasının iyi yapılması gerekir.”
    Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün’de kar yağışı sebebiyle vatandaşların mağdur olmaması için 7 gün 24 saat esasına göre karla mücadele ekibinin çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
    Akgün, “İlimiz iklim bakımından kışı oldukça yoğun geçmektedir. Bizler kış girmeden bütün önlem ve tedbirlerimizi alarak planlamalarımızı buna göre yapıyoruz. Kar yağışında öncelikli olarak insan yoğunluğu olan cadde ve sokaklarımızın temizleme çalışması yapılması gerekir. Yani önce ana arterler sonra ara artelerin kar temizleme çalışması yapılması gerekir. Hastanelerimiz ve bazı önem arz eden kurumlarımızın bulunduğu bölgelerimizin öncelikli arz etmektedir. Bu öncelikli yerlerin ardından tabi ki ara arterler ve ara sokaklarımızda da kar temizleme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bizim amacımız kar yağışından dolayı hiçbir vatandaşımızın mağdur olmamasını sağlamaktır. Bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. “diye konuştu.

  • Kızılay’dan bağışçılara madalya

    Kızılay’dan bağışçılara madalya

    Son olarak Kızılay Yozgat Kan Bağış Merkezi daimi bağışçısı olan Duran Açıkgöz’e Bronz Madalya takdiminde bulunuldu. Kan bağışçısı Duran Açıkgöz, “Öncelikle Kızılay teşkilatına teşekkür ediyorum. İnsanların da ihtiyaç oldukça kan vermelerini ve ihtiyaç olmadan da kan vermelerini tavsiye ediyorum. Çünkü yarın ne olacağını bilemiyoruz, bu kan bize de lazım olabilir.
    Stoklarda kan tükenmeden vatandaşlarımızın Kızılay Kan Bağış Merkezlerine gelerek kan vermelerini tavsiye ediyorum” diye konuştu.
    Kızılay Yozgat Kan Bağış Merkez Müdür Dr. Selçuk Cansız ise, Türk Kızılay’ının bağışçıları teşvik etmek amacıyla madalya takdim etmeye başladığını kaydetti. Cansız, 10’uncu bağışa bronz, 25’inci bağışa gümüş, 35’inci bağışa altın, 40’ıncı bağışa ise plaket verildiğini söyledi. “Bu tabiî ki kanın karşılığı olamaz ama hem değerli bağışçılarımızı onurlandırmak hem de kendileri gibi kan bağışını teşvik amacı ile bu uygulama başlatıldı diyen Cansız, bağışçıların çok önemli bir görevi üstelendiğini ve bu sayede kendilerini onure etmek istediklerini dile getirdi.
    Kanın temin edilemeyecek bir ürün olduğunu kaydeden Cansız, “Temin edemeyeceğimiz bir üründür kan ve tamamen insanlardan alınması gerekiyor.
    Bundan dolayı da bağışçılarımızı artırmak, bağışçılarımıza Kızılay’ın bir hatırasını vermek amacı ile çalışıyoruz. Duran bey’de bize 11’nci bağışını gerçekleştirdi bu gün. 10’uncu bağışı geçtiği için kendisine bu Bronz Madalya beratımızı teşekkür mahiyetinde takdim ettik. Kendisine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • ŞEHiDiMiZİ DUALARLA UĞURLADIK

    ŞEHiDiMiZİ DUALARLA UĞURLADIK

    Şehit Polis Nacakoğlu’nun (23) naaşı, İstanbul’dan Sekili köyüne getirildi. Şehit Polis Nacakoğlu için öğle namazını müteakip Şehit Osman Pekşen Ortaokulu bahçesinde cenaze töreni düzenlendi.
    Tören öncesi, şehidin annesi Yasemin Nacakoğlu, kız kardeşi Özge ve yakınları, tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
    Şehidin annesi Yasemin Nacakoğlu, oğluna son kez seslendi. Annenin feryadı yürekleri dağlarken “Dayan dedim dayanmadın kuzum. İstanbul’daki Yerköy’deki arkadaşların hep geldi oğlum. Oğlum ev arkadaşın bile geldi uyan nolursun, gitme. Anan sana dayanmaz nolur kurban olurum kuzum gitme. Hadi oğlum arkadaşların bak hep seni bekliyor. Hepsini toplayalım evimize gidelim oğlum, polisler dışarıda üşür derdin. Bak hepsini dondurdun. Biz dışarıda üşüyoruz derdin oğlum. Dondular ayakları üşüdü oğlum. Bak bunlar hep düğününe geldi oğlum, düğünüme az altın gelirse ben o kadını alır giderim diyordun. Anan kurban olsun hepsi altın getirdi uyan oğlum. Damatlık giymeyen oğlum nolur uyan” diyerek gözyaşı döktü.
    Şehidin Babası Mehmet Nacakoğlu ise “Vatan sağ olsun, bir Muammer gider yerine başka bir Muammer gelir.
    Bu vatanı hainlere bırakmayacağız” dedi.
    Şehit Polis Nacakoğlu’nun öz geçmişinin okunmasından sonra İl Müftüsü Salih Sezik cenaze namazını kıldırdı.
    Şehidin naaşı, tekbirler eşliğinde ilçedeki köy mezarlığında defnedildi.
    Törene, şehidin ailesi ve yakınları, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Adalet Bakan Yardımcısı Bilal Uçar, AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, Eski Emniyet Genel Müdürü Celalelttin Lekesiz, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, İl Jandarma Komutanı Albay Selçuk Yıldırım, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, ve vatandaşlar katıldı.

  • Okul müdürleri  LYS sistemindeki  değişiklikleri değerlendirdi

    Okul müdürleri LYS sistemindeki değişiklikleri değerlendirdi

    Yozgat Yunus Emre Anadolu Lisesinde bir araya gelen müdürler yapılan değişikliklerden öğrencilerin sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmeleri için öğretmenlerden ve idarecilerden oluşturulacak bir ekiple Şehit Hasan Hüseyin Aksoy Anadolu lisesi Konferans Salonunda sunumlar yapılmasına karar verildi.
    Okullardaki diğer konular hakkında da fikir alışverişinde bulunan idareciler bundan sonrada büt tür birlikteliklerin olması gerektiğini ifade ettiler.