Gemide yer alan Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ve Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca’nın alıkonulmasına ilişkin konuşan Aydoğmuş, “Bu durum yalnızca milletvekillerimize değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine, onuruna ve itibarına yapılmış açık bir saygısızlıktır” dedi.
İsrail’in, üç Türk milletvekilini Türkiye’ye iade etmek yerine üçüncü bir ülkeye gönderme planı yaptığı yönündeki iddiaların büyük bir skandal olduğunu ifade eden Aydoğmuş, hükümete net tavır alma çağrısında bulundu.
Aydoğmuş, “Sayın iktidar, vicdanınız rahat mı? Dün sokaklarda ‘Gazze için yürüdünüz.’ Ama Gazze için yürümek yetmez; Gazze için adım atmak gerekir! Meclis’te sunduğumuz genel görüşme teklifine ‘Evet’ demeniz gerekirdi.” ifadelerini kullandı.
“VİCDAN ÇAĞRISI MECLİS’TE REDDEDİLDİ”
Gelecek Partisi’nin, Gazze’ye giden milletvekilleri ve gönüllülerin güvenliği için TBMM’de genel görüşme yapılması yönündeki teklifinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Aydoğmuş,
“Ne yazık ki bu teklif reddedildi. Bugün yaşanan tablo, o gün yaptığımız uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu.” diyerek iktidarın bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
“DEVLET, TEMSİLCİLERİNE SAHİP ÇIKMALIDIR”
Üç milletvekilinin uluslararası sularda hukuksuz biçimde tutuklanmasının, hem diplomatik hem de insani bir skandal olduğunu belirten Gelecek Partisi İl Başkanı Aydoğmuş, Türkiye’nin acilen harekete geçmesi gerektiğini söyledi.
“Milletvekillerimizin ve vatandaşlarımızın can güvenliği Türkiye Cumhuriyeti’nin namusudur. Devlet, temsilcilerine ve vatandaşlarına sahip çıkmalıdır.” diyen Aydoğmuş, olayın sadece siyasi değil, aynı zamanda ulusal onur meselesi olduğunu ifade etti.
Aydoğmuş, Meclis’te Gazze için yapılan genel görüşme teklifine “hayır” diyenleri hedef alarak şu sözlerle konuşmasını tamamladı:“Gazze için yapılan genel görüşme teklifine ‘hayır’ diyenler, bugün yaşanan tablo karşısında tarih ve vicdan önünde sorumludur. Yazık… Gerçekten çok yazık. Ama biz susmayacağız. Milletimizin iradesine, onuruna ve temsilcilerine sahip çıkmaya devam edeceğiz.”
/ Haber Merkezi
Kategori: Gündem
-

Aydoğmuş: “Gazze için yürümek yetmez, adım atmak gerekir”
-

Saraykent’te asayiş toplantısı yapıldı
Toplantıda; ilçe genelinde asayiş ve güvenlik hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi, kamu düzeninin sağlanması ve suçla mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi konuları ele alındı. Vatandaşların huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlamak amacıyla yürütülen çalışmalar değerlendirildi; önümüzdeki süreçte alınacak yeni güvenlik tedbirleri görüşüldü.
Kaymakam Mete Öztürk, İlçe Emniyet Amirliği görevine yeni atanan Aslan Demirkazan’a hayırlı olsun dileklerini ileterek, Saraykent’te güvenlik hizmetlerinin aynı kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Kaymakam Öztürk, toplantı sonunda İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı personeline özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, “Kamu düzeninin korunması ve vatandaşlarımızın huzur içinde yaşaması yönündeki gayretlerimiz aynı titizlikle devam edecektir.”
ifadelerini kullandı.
/ Haber Merkezi -

Hastane personeli bilgilendirildi
Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen eğitime, çeşitli birimlerde görev yapan idari personel katıldı. Eğitim, kurum içi iletişimde kaliteyi artırmak ve yazışma süreçlerinde hata payını azaltmak amacıyla düzenlendi.
Program, Yasemin Doğru ve Ahmet Furkan Ünlüer tarafından verildi. Katılımcılar; resmi yazışmalarda uyulması gereken kurallar, belge formatları, dil ve üslup kullanımı, yazım kuralları ile resmi yazışmalarda sıkça yapılan hatalar konularında kapsamlı bilgilendirildi.
Eğitimde, örnek yazışmalar üzerinden uygulamalı anlatımlar yapılarak teorik bilgilerin pekiştirilmesi sağlandı. Bu sayede katılımcılar, resmi yazışma süreçlerinde daha etkin, doğru ve profesyonel bir yaklaşım sergilemenin yöntemlerini öğrenme fırsatı buldu.
Yaklaşık bir saat süren eğitim, katılımcıların konuya ilişkin sorularını yöneltmeleriyle interaktif bir şekilde devam etti. Sorulara verilen yanıtlarla birlikte, günlük iş akışında karşılaşılan yazışma problemleri ve çözüm yolları da detaylı biçimde ele alındı.
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Op Dr Murat Başer, kurum içi hizmet kalitesini artırmaya yönelik bu tür eğitimlerin önümüzdeki dönemde de periyodik olarak sürdürüleceğini ifade etti.
/ Haber Merkezi -

AK Parti’den Yerköy’de istişare toplantısı
Yerköy İlçe Başkanlığı binasında yapılan toplantıya; Yerköy Belediye Başkanı Fatih Arslan, AK Parti Yerköy İlçe Başkanı Selahattin Atalay, İl Başkan Yardımcıları, İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Sarı Öcal, parti yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.
Toplantıda, Yerköy’de yürütülen belediye hizmetleri, teşkilat çalışmaları ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler ele alındı.
İlçedeki mevcut yatırımların değerlendirilmesinin yanı sıra, vatandaşlara daha etkin hizmet sunulması adına yapılması gereken çalışmalar değerlendirildi.
İl Başkanı Hasan Kandemir, toplantıda yaptığı konuşmada AK Parti teşkilatlarının en büyük gücünün birlik, beraberlik ve istişare kültürü olduğunu vurguladı.
Başkan Kandemir,“AK Parti olarak bizler, milletimizin güveniyle yol yürüyen bir kadroyuz.
Yerköy’de olduğu gibi Yozgat’ın her köşesinde hemşehrilerimizin ihtiyaçlarını, beklentilerini dinliyor; hizmetin en iyisini sunmak için çalışıyoruz. Bugün burada yaptığımız toplantı, sadece bir istişare değil, aynı zamanda gönül birlikteliğimizin de bir göstergesidir.”dedi.
Yerköy Belediye Başkanı Fatih Arslan da konuşmasında, ilçede yürütülen belediye çalışmaları hakkında bilgi verdi. Arslan, altyapıdan üstyapıya, sosyal projelerden çevre düzenlemelerine kadar birçok hizmetin planlı şekilde sürdürüldüğünü belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, yerel yönetim anlayışımızı halkımızın memnuniyeti üzerine inşa ettik. Bu doğrultuda Yerköy’ü daha yaşanabilir, modern ve güçlü bir ilçe haline getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
AK Parti Yerköy İlçe Başkanı Selahattin Atalay ise teşkilat çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek, mahalle ve köy ziyaretlerinin düzenli şekilde sürdüğünü, vatandaşların taleplerinin anında değerlendirildiğini ifade etti.
Atalay, “Teşkilat olarak sahadayız. Vatandaşımızla sürekli iç içeyiz. Bu toplantılar, bizlere yeni vizyonlar kazandırıyor ve hizmet çıtamızı daha da yükseltiyor.” dedi.
Toplantının sonunda İl Başkanı Hasan Kandemir, teşkilat üyeleriyle tek tek görüşerek öneri ve değerlendirmeleri dinledi.
/ Nazife EKİCİ -

Adıgözel: “Hayal satmakla tarlalar sürülmez”
İl Başkanı Süleyman Adıgözel, hükümetin yıllar önce tanıttığı elektrikli yerli traktör projesi hakkında sert açıklamalarda bulundu. Adıgözel, “Gerçek çözüm; yerli traktörü tanıtmak değil, üretip tarlaya indirmek, köylünün eline vermektir. Laf değil, icraat bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Hayal satmakla tarlalar sürülmez!” diyen Adıgözel, aradan geçen beş yıla rağmen yerli traktörün hâlâ üretim aşamasına geçmediğini belirterek, “Elektrikli yerli traktör dediler, 5 yıl geçti. Nerede bu traktör? Hani tarlada çalışacaktı? Hani çiftçi teknolojiyle buluşacaktı? Oysa bugün köylünün elindeki traktör ya icrada, ya da kontak kapatmış durumda.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Adıgözel, hükümetin her seçim döneminde “yerli ve milli” kavramlarını slogan haline getirerek vatandaşı oyaladığını savundu.
Adıgözel, “İktidar, maketlerle, şatafatlı tanıtımlarla hayal sattı. Fakat gerçek şu: Anadolu’da çiftçi kontak kapattı. Bugün mazot 55 lirayı geçmiş, gübreye, ilaca el değmiyor. Sulama elektrik borcunu ödeyemeyen köylü abone kesintisiyle uğraşıyor. Tarım Kredi borçları köylüyü nefessiz bırakmış durumda. Hal böyleyken elektrikli traktör mü, hayal mi, şov mu?” dedi.
Başkan Adıgözel, “Yerli traktör dedikleri şey üreticinin değil, rantçının hayaline dönüştü.” diyerek çiftçinin giderek ağırlaşan ekonomik yüküne dikkat çekerek, “Bu ülkenin köylüsüne ne verildi? Ürün alım garantisi mi? Hayır! Onlara sadece vaat verildi. Ekranlarda boy gösteren animasyon traktörler verildi.”şeklinde konuştu.
Türkiye’nin birçok ilinde tarım yapan çiftçilerin her sabah geçim kaygısıyla uyandığını belirten Adıgözel, şunları söyledi: “Bugün Yozgat’ta, Sivas’ta, Konya’da, Aydın’da köylü sabah kalktığında ilk düşündüğü şey ‘Tarlaya nasıl gideceğim?’ ya da ‘Bu ay elektrik faturasını nasıl ödeyeceğim?’ oluyor. Çünkü üretim yapan cezalandırılıyor, ithalat yapan ödüllendiriliyor.”
Tarım politikasının yeniden şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Adıgözel, çözümün gerçek üretimden geçtiğini söyledi.
Adıgözel, “Bu düzen değişmeli. Gerçek tarım politikası, çiftçiyi desteklemekle olur. Hayal değil, somut adım atan bir irade gerekir. Çiftçinin boğazına kadar borca battığı, toprağın ekilmediği, köylerin boşaldığı bu dönemde ‘elektrikli traktör yaptık’ demek, aç insana resimle yemek vermek gibidir.”dedi.
Yeniden Refah Partisi’nin tarım politikalarına değinen Adıgözel, “Biz bu milletin hayallerini değil, gerçek ihtiyaçlarını konuşuyoruz. Çiftçinin sorunu maketle çözülmez, çözüm üretimden ve adaletten geçer.”ifadelerini kullandı.
/ Haber Merkezi -

“O meclis, şehitlerin kanıyla kazanılmıştır; terörle kirletilemez”
Başkan Fatih Tez açıklamasında,“TBMM, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, bağımsız Türk milletinin namusu, haysiyeti ve iradesinin sembolüdür. Orada ‘Apo’ gibi eli kanlı bir terörist lehine slogan atmak, sadece ahlaksızlık değil; bu vatana, bu bayrağa ve bu millete yapılmış açık bir ihanettir.”ifadelerini kullandı.
Şehit aileleri ve gazilerin, vatan uğruna büyük bedeller ödemiş bir camia olduğunu vurgulayan Tez,“Bizler, vatan toprağına canını vermiş şehitlerin emanetleri, vücudunun bir parçasını bayrak için feda etmiş gazileriz. Evladını, eşini, kardeşini bu topraklar uğruna şehit vermiş bir camia olarak, Meclis’te teröristbaşı için slogan atanları şiddetle, lanetle ve nefretle kınıyoruz.”dedi.
Bu tür eylemlerin milletin temsil edildiği yüce Meclis’e yakışmadığını belirten Tez, şu ifadeleri kullandı: “Bu milletin meclisinde terör örgütüne sempati duyan, onun liderine slogan atan kim varsa, o kürsüye çıkmaya da, o koltukta oturmaya da zerre kadar hakkı yoktur. O meclis, şehitlerin kanıyla kazanılmıştır; terör yandaşı sloganlarla kirletilemez”
Devlet kurumlarına da çağrıda bulunan Tez, savcılıkların ve TBMM Başkanlığı’nın olaya derhal müdahale etmesi gerektiğini ifade ederek, “Devletimizin savcılarını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını göreve çağırıyoruz. Bu alçakça eylemi gerçekleştirenler hakkında derhal hukuki işlem başlatılmalı, milletin iradesini temsil eden o yüce çatı, terörün gölgesinden arındırılmalıdır.”diye konuştu.
Türk milletinin gönlünde teröre ve terör övgüsüne yer olmadığını vurgulayan Tez, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türk milletinin kalbinde Apo yoktur! Türk milletinin kalbinde şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin onuru, vatanın birliği, bayrağın namusu vardır. Hiç kimse unutmasın: Biz, bu ülkenin sessiz kalmayan vicdanıyız. Ne şehitlerimizin kanı unutturulur, ne de bu vatanda terör övülür.”şeklinde konuştu.
/ Haber Merkezi -

Taşkın riskine karşı yeni koruma kanalları tamamlandı
Valilikten yapılan açıklamada, yapılan çalışmaların doğal afetlere karşı bölgeyi daha güvenli hale getirdiği vurgulanarak, projelerin hayata geçirilmesinde emeği geçen kurum ve kişilere teşekkür edildi.
Valilik, “Bu hizmetlerin ilimize kazandırılmasında desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanımıza, DSİ Genel Müdürlüğümüze, milletvekillerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımızı sunarız. Geleceğimiz için çalışmaya devam ediyoruz. Şimdi, doğal afetlere karşı daha güvendeyiz.”ifadelerini kulandı.
/ Haber Merkezi -

Özel Bireyler Sporla hayata tutunuyor
İl Müdürlüğüne bağlı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi bünyesinde hizmet alan özel bireyler, çok amaçlı spor salonunda düzenli olarak gerçekleştirilen sportif faaliyetlerle hem eğleniyor hem de sosyal hayata daha aktif şekilde katılım sağlıyor.
Merkezde görev yapan uzman eğitmenler eşliğinde yapılan spor etkinlikleri, bireylerin fiziksel dayanıklılığını artırmanın yanı sıra özgüven gelişimlerine de katkı sunuyor. Yetkililer, bu tür çalışmalarla amaçlarının sadece fiziksel aktivite sağlamak değil, aynı zamanda özel bireylerin toplumla bütünleşmesine ve yaşam kalitelerinin artmasına katkıda bulunmak olduğunu belirtti.
/ Cemil MERMERTAŞ -

Altın, son üç yılda doları dörde katladı
2022 başından bu yana gram altın yüzde 453,71 oranında değer kazanarak dolar ve euroyu açık ara geride bıraktı.
ALTIN DOLARI DÖRDE KATLADI
Aynı dönemde dolar yüzde 124,33, euro ise yüzde 165,73 oranında yükseldi. Buna karşın altındaki artış, sadece döviz kazançlarını değil, Türkiye’nin yüksek enflasyon oranını da açık farkla geride bıraktı. Bu tablo, “güvenli liman” arayışında olan yatırımcıların neden altına yöneldiğini bir kez daha gösterdi.
JEOPOLİTİK RİSKLER VE FAİZ POLİTİKALARI ETKİLİ OLDU
Uzmanlara göre altının rekor performansının ardında; küresel belirsizlikler, merkez bankalarının faiz politikalarındaki değişimler ve jeopolitik riskler bulunuyor. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde artan fiziki altın talebi, fiyatların yukarı yönlü hareketini destekleyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
1 YILDA YÜZDE 87 GETİRİ
Altın sadece uzun vadede değil, kısa vadede de güçlü bir performans sergiledi. Son bir yılda yüzde 87,21, son altı ayda ise yüzde 43,2 oranında yükselen gram altın, yatırımcısına kısa sürede ciddi kazanç sağladı.
Aynı dönemde dolar yüzde 21,56, euro ise yüzde 28,79 artış gösterebildi. Bu fark, altının hem iç piyasada hem de küresel ölçekte yatırımcı güvenini yeniden kazandığını ortaya koyuyor.
“YÜKSELİŞ DEVAM EDEBİLİR AMA DİKKATLİ OLUNMALI”
Piyasa analistleri, altının orta vadede yükseliş trendini sürdürebileceği görüşünde birleşiyor. Ancak volatilitenin arttığı dönemlerde kısa vadeli sert düzeltmelerin de yaşanabileceği uyarısında bulunuyorlar.
Uzmanlar ayrıca, küresel faiz indirimlerinin hızlanması, doların değer kaybı ve merkez bankalarının altın alımlarını artırmasının, fiyatları destekleyici unsurlar olarak öne çıktığını belirtiyor.
GÜVENLİ LİMAN ÜNVANINI KORUDU
Son üç yılda yaşanan fiyat artışı, altının hâlâ kriz dönemlerinin en güvenli yatırım aracı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Doların zayıfladığı, enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde altına yatırım yapanlar bir kez daha kazanan taraf oldu.
/ Haber Merkezi -

Asgari ücrette gözler 2026 zam oranında
Yeni hesaplamalar, asgari ücretin yalnızca enflasyon oranıyla değil, aynı zamanda refah payı eklenerek 30 bin TL seviyesine yaklaşabileceğini gösteriyor.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, her yıl olduğu gibi bu yıl da asgari ücreti belirlerken enflasyon, ekonomik büyüme oranı ve toplumsal refah dengesi gibi üç temel faktörü dikkate alacak. Komisyon, rakamsal göstergelerin yanı sıra çalışanların yaşam maliyetini ve satın alma gücünü de değerlendiriyor.
EKONOMİK GÖSTERGELER NE SÖYLÜYOR?
Orta Vadeli Program (OVP), yıl sonu enflasyon oranını %28,5 olarak öngörüyor. Bu oran baz alındığında, mevcut 22.104 TL olan net asgari ücretin 28.400 TL civarına yükselmesi bekleniyor. Ancak son yıllarda uygulanan politika gereği enflasyonun üzerine eklenen refah payı, bu artışı %35–40 bandına taşıyabilir.
Bu durumda, 2026 yılı asgari ücretinin 30 bin TL sınırını aşması teknik olarak mümkün hale geliyor.
KOMİSYON ARALIK’TA TOPLANACAK
15 üyeden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu; 5 işçi temsilcisi (Türk-İş), 5 işveren temsilcisi (TİSK) ve 5 hükümet temsilcisinden oluşuyor. Komisyon toplantıları Aralık ayında başladığı için yıl sonu enflasyonu henüz kesinleşmemiş oluyor. Bu nedenle Merkez Bankası tahminleri ve OVP verileri, karar sürecinde en önemli referanslar arasında yer alıyor.
Ekonomistler, refah payının yalnızca bir oran artışı değil, çalışanların reel alım gücünü koruma aracı olduğunu vurguluyor. 2025 yılında yaşanan yüksek enflasyonun, ücretlilerin gelirinde ciddi bir erimeye neden olduğu hatırlatılarak, 2026 artışında telafi edici bir refah iyileştirmesi beklentisi öne çıkıyor.
Asgari ücretteki artış, doğrudan olmasa da emekli ve memur maaşlarına da etki ediyor. Kamu maaş zamlarında genellikle asgari ücret artışı referans olarak kabul ediliyor. Bu nedenle yılbaşında yapılacak zam görüşmelerinde de refah payının gündeme gelmesi bekleniyor.
Ekonomik analizlere göre 30 bin TL seviyesi, hem sembolik hem de ekonomik gerçekliklerle örtüşen bir sınır olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, komisyonun geçmiş yıllardaki uygulamaları sürdürmesi halinde, 2026 yılında asgari ücretin 30 bin TL bandına ulaşmasının güçlü bir olasılık olduğunu belirtiyor.
/ Haber Merkezi -

Kalkınma hamlesine 43 projeyle katkı
Programın ön başvuru sürecinde 43 yatırım projesine ulaşılarak, TR72 Bölgesi, Türkiye genelindeki 26 düzey 2 bölgesi arasında 3. sırada yer aldı.
YEREL DİNAMİKLERLE BÜYÜME HEDEFİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı, illerin kendi ekonomik potansiyelleri doğrultusunda kalkınmasını hedefliyor.
1 Ağustos 2025’te başlayan programın ön başvuru süreci, 30 Eylül 2025 itibarıyla tamamlandı. Sürecin ardından projelerin ön değerlendirme ve fizibilite aşamaları başlatıldı.
ORAN’DAN YOĞUN DESTEK VE KOORDİNASYON
Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN), süreç boyunca bölge genelinde tüm paydaşlarla yakın işbirliği içinde çalıştı.
Ajans tarafından yatırımcılarla doğrudan temas kurularak bilgilendirme toplantıları, saha ziyaretleri, teknik yardım masaları ve çevrim içi etkinlikler düzenlendi.
Bu kapsamda;
48 bilgilendirme toplantısı,
175 yüz yüze görüşme,
253 telefon görüşmesi ve
34 dijital etkinlik gerçekleştirildi.
Toplamda 1.399 potansiyel yatırımcı, Yerel Kalkınma Hamlesi hakkında bilgilendirildi.
YOZGAT, GIDA VE TARIM MAKİNALARINDA ÖNE ÇIKIYOR
Program kapsamında her il için dört öncelikli yatırım alanı belirlendi.
Yozgat’ta potansiyel yatırımlar şu başlıklarda şekillendi:
Paketlenmiş Hazır Gıda Üretim Tesisi
Bakliyat Ürünlerinden Katma Değerli Hazır Gıda Üretimi
Tarım ve Bahçecilik Makinalarının Aksam ve Parçaları İmalatı
Asgari 1000 Büyükbaş Kapasiteli Entegre Besi ve Et Ürünleri İşleme Tesisi
11 MİLYAR TL YATIRIM, 2 BİNİN ÜZERİNDE İSTİHDAM
TR72 Bölgesi genelinde gerçekleştirilen 43 ön başvurunun toplam yatırım büyüklüğü yaklaşık 11 milyar TL olarak hesaplandı. Bu yatırımların hayata geçmesiyle 2.006 kişiye yeni istihdam fırsatı oluşturulması bekleniyor.
KAYSERİ VE SİVAS’TA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİM HEDEFİ
Kayseri’de enerji depolama sistemleri, elektrikli ev aletleri, ölçüm cihazları ve mobilya sektöründe yüksek katma değerli üretim,
Sivas’ta ise raylı sistemler, havacılık, optik ürünler ve bağlantı elemanları üretimi öncelikli yatırım alanları olarak belirlendi.
/ Haber Merkezi -

Güz dönemi budama ve temizlik çalışması
Mevsim geçişiyle birlikte park, bahçe ve yeşil alanlarda bakım çalışmaları yürüten ekipler, ağaçlarda sağlıklı gelişimi desteklemek ve şehir estetiğini korumak amacıyla kapsamlı bir temizlik gerçekleştirdi.
Yapılan çalışmalar kapsamında kuruyan dallar budanarak bitkilerin yeni sezona hazırlanması sağlandı.
Belediye Başkanı Kazım Arslan, güz budamasının hem çevre açısından hem de bitki sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu çalışmaların şehir genelinde düzenli olarak devam edeceğini belirtti.
/ Haber Merkezi -

Vali Özkan Trafik Güvenliği Toplantısına katıldı
Toplantıda, Türkiye genelinde trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik uygulanacak stratejik adımlar, trafik kazalarının azaltılması, sürücü bilincinin güçlendirilmesi ve karayollarında can kayıplarının önlenmesine yönelik eylem planları ele alındı.
Vali Özkan, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede, trafik güvenliğinin sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda insan hayatını koruma sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, Yozgat genelinde bu kapsamda yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Özkan, “Trafikte her can bizim için değerlidir. Güvenli yol, güvenli sürüş ve bilinçli toplum hedefiyle çalışmalarımıza aynı hassasiyetle devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Toplantıya, İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın üst düzey yetkililerinin yanı sıra 81 il valisi de eş zamanlı olarak katılım sağladı.
/ Haber Merkezi -

Ev hanımlarının yufka mesaisi başladı
Sabahın erken saatlerinde başlayan ekmek yapımı, gece geç saatlere kadar sürüyor. Kadınlar, kış boyunca tüketecekleri ekmeği hazırlamak için tandır başında yoğun bir emek harcıyor. Köylerde tandırda yapılan yufka ekmek, şehir merkezlerinde ise apartmanların bodrum veya çatı katlarında hazırlanıyor.
Hem aile bütçesine katkı sağlayan hem de geleneksel tatların yaşatılmasına vesile olan yufka yapımı, kadınların dayanışma ve birlik ruhunu da yansıtıyor.
“HAZIR YUFKADAN ÇOK DAHA LEZZETLİ”
Yozgat’ta yaşayan Satı Uçar, komşularıyla birlikte kışlık ekmek hazırlıklarına başladıklarını belirterek,
“Yufka ekmeğini her yıl bu aylarda tandırda yapıyoruz. Yufka her yemekle tercih ediliyor; özellikle kızartması ve omacı çok güzel olur. Pilavla da turşuyla da gider. Bizim yaptığımız yufkalar hazır yufkadan çok daha lezzetlidir, çünkü köylerden topladığımız sap ve malzemelerle pişiriyoruz.” dedi.
“BİR GÜNDE 1,5 TORBA UN İŞLİYORUZ”
Bir diğer ev hanımı Medine Özer ise, sabahın erken saatlerinde komşularıyla birlikte tandır başına geçtiklerini ifade ederek,“Sabah namazının ardından tandırda yufka yapımına başlıyoruz. Akşam saatlerine kadar 1,5 torba unla yufka yapıyoruz. Biz hamuru açıyoruz, diğer komşumuz da pişiriyor. Böylece işimizi imeceyle kolaylaştırıyoruz.” diye konuştu.
TÜRKÜLERLE ISINAN TANDIR BAŞI
Yufka yapımını eğlenceli hale getiren Hamide Çelik ise, hem çalışıp hem türkü söyleyerek komşularına neşe katıyor. Çelik,“Her yıl bu dönemlerde komşularımızla dayanışma içinde yufka yapıyoruz. Biz biraz yaşlı olduğumuz için hamuru açıyoruz, diğer arkadaşlarımız pişiriyor. Yufka yoğurtla, pekmezle, pilavla, kısacası her şeyle güzel olur.” dedi.
Hamide Çelik, arkadaşlarını neşelendirmek içinde türkü ve manilerde söyleyerek, zahmetli işi eğlenceli hale de getiriyor.
/ Ömer ERTUĞRUL -

Özel bireyler ve yaşlılar olta sohbetlerinde buluştu
İl Müdürlüğüne bağlı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nde hizmet alan özel bireyler ile Esenli Huzurevi sakinleri, sonbaharın huzurlu atmosferinde düzenlenen balık tutma etkinliğinde bir araya geldi.
Doğanın dinginliği eşliğinde gerçekleşen etkinlik, hem ruhsal rehabilitasyona katkı sunan hem de nesiller arası köprü kuran yönüyle büyük beğeni topladı. Özel bireyler ve yaşlılar Esenli Barajı kenarında sohbet edip balık tutarken keyifli anlar yaşadı.
Etkinlik kapsamında ayrıca katılımcılar, doğa yürüyüşü yaparak günü tamamladı
Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, bu tür etkinliklerin önemine değinerek, “Olta Sohbetleri Ruhun Rehabilitasyonu projesiyle amacımız, bireylerin psikososyal rehabilitasyonunu desteklemek, sosyal etkileşimlerini artırmak ve yaşam kalitelerini güçlendirmektir. Böyle etkinlikler, yaşlılarımızın ve özel bireylerimizin toplumsal hayata katılımını artırırken, onların yüzlerindeki tebessüm de bizim en büyük kazancımız oluyor.” ifadelerini kullandı.
Topal, projeye emek veren kurum personeline ve etkinliğe katılım gösteren tüm bireylere teşekkür ederek, bu tür faaliyetlerin yıl boyunca farklı konseptlerle devam edeceğini ifade etti.
/ Cemil MERMERTAŞ -

Karaca: “Meclis, milletin iradesinin temsil yeridir”
Karaca, söz konusu davranışın milletin vicdanını derinden sarstığını belirterek, TBMM’nin millet iradesinin tecelli ettiği kutsal bir yer olduğunu vurguladı.
Karaca, açıklamasında, “Bu ülkenin Meclisi; terörün, bölücülüğün ve ihanete övgülerin değil, millet iradesinin tecelli ettiği yerdir. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında eli kanlı bir terörist asla umut, simge ya da çözüm odağı olamaz.” ifadelerini kullandı.
Her kim olursa olsun terörist başını meşrulaştırmaya kalkışanın karşısında devlet, millet ve Anahtar Parti’nin kararlı duruşunu bulacağını belirten Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Terörsüz bir Türkiye’ye giden yol, terörün muhatap alınmasından değil, milletin iradesine, hukukun üstünlüğüne ve devletin meşruiyetine sadakatten geçer. İmralı’daki bebek katilini siyasetin parçası haline getirmek, devletin bekası için açık bir tehdittir.”
Karaca, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünü vurgulayarak, “Ne terör örgütleri ne de onların siyasî uzantıları bu bütünlüğü bozamaz. TBMM, milletin temsil edildiği ve çözümün merkezi olan yüce bir çatıya sahiptir. Bu çatı dışında çözüm arayışına yönelmek, millet iradesini yok saymaktır.” dedi.
Anahtar Parti’nin siyaset anlayışının terörle arasına kalın çizgi çeken ve devleti değil bölücülüğü hedef alan bir anlayış olduğunu belirten Karaca, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu topraklarda hiçbir hain, hiçbir bölücü ‘barış’ veya ‘çözüm’ kılıfıyla meşruiyet kazanamayacaktır. Yozgat İl Teşkilatı olarak, bu kabul edilemez duruma karşı Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağımızı ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
/ Haber Merkezi -

Gezici Mobil Mamografi aracı hizmette
8 – 17 Ekim 2025 tarihleri arasında Saraykent’te görev yapacak mobil tarama aracı, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ücretsiz kanser taramaları kapsamında hizmet veriyor.
Tarama programından 40–69 yaş aralığında olup son iki yılda mamografi yaptırmamış tüm kadınlar ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Randevu gerektirmeyen hizmette, taramalar uzman sağlık personeli eşliğinde gerçekleştiriliyor.
Saraykent Kaymakamlığı, erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak tüm kadınlara çağrıda bulundu: “Erken teşhis, kansere karşı en güçlü silahtır. Kadınlarımızın sağlığı her şeyden önemli. Tüm hemşehrilerimizi bu ücretsiz tarama hizmetinden faydalanmaya davet ediyoruz.”
/ Haber Merkezi -

Anne sütünün önemi anlatıldı
Etkinliklerin ilk ayağı, hastanemiz bünyesindeki konferans salonunda gerçekleştirilen bir eğitim programı oldu. Emzirme Danışmanlığı ve Laktasyon Polikliniği hemşiresi Nergis Ulucan tarafından verilen eğitimde; hastane personeline yönelik olarak emzirme sürecinde yapılan yaygın hatalar, doğru emzirme pozisyonları ve süt üretimini artırıcı yöntemler detaylı bir şekilde aktarıldı. Ulucan, eğitim sırasında interaktif sunumlar eşliğinde personelin merak ettiği soruları da yanıtladı.
Çocuk Polikliniği girişinde kurulan stantta, vatandaşlarımıza emzirmenin önemi konusunda doğrudan bilgi verildi. Standın başında görev yapan uzman isimler arasında; Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlarımızdan Uz. Dr. Ümran Koral ve Uz. Dr. Hediye Gizem Aydemir Başar, Çocuk Endokrin Uzmanımız Uz. Dr. Uğur Berber, Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Funda Tosun Güleroğlu, üniversite öğrencileri, Emzirme Danışmanı Hemşiremiz Nergis Ulucan ve Hastane Eğitim Hemşirelerimiz yer aldı.
Kurulan stantta, anne sütüyle beslenmenin bebeklerin bağışıklık sistemini nasıl güçlendirdiğini, emzirmenin bebeklerde obezite riskini azalttığını ve annelerde meme kanseri başta olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı koruyucu etkisi olduğunu vurguladı. Ayrıca ziyaretçilere konu hakkında kapsamlı bilgi içeren broşürler de dağıtıldı.
Hastane yönetimi, bu tür etkinliklerle toplumda emzirme bilincinin artırılmasını hedeflediklerini belirterek, özellikle ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmenin öneminin altını çizdi.
/ Haber Merkezi -

Jandarmadan okul denetimi
Denetimler sırasında okul çevresinde şüphe oluşturabilecek kişi ve kişilerin kimlik kontrolleri yapıldı, herhangi bir olumsuz durum tespit edilmedi. Güvenlik çalışmaları kapsamında, öğrenciler ve öğretmenlerle bir araya gelinerek, okul ortamının güvenliğinin önemi vurgulandı.
/ Haber Merkezi -

Aranan şahıslar jandarma tarafından yakalandı
Yozgat Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı ve Sorgun İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin çalışmaları sonucunda, Y.K. isimli şahsın “Basit Yaralama” suçundan 3 ay hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Yapılan operasyonla şahıs gözaltına alındı ve adli makamlara teslim edildi.
Kadışehri’nde ruhsatsız silah suçundan aranan şahıs yakalandı Kadışehri İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde, Y.Ş. isimli şahsın “Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma” suçundan arandığı belirlendi. Ekipler tarafından yakalanan şahıs, işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edildi.
/ Haber Merkezi -

Adıgözel: “Vatandaşlık bir ayrıcalık değil, sorumluluktur”
Adıgözel, açıklamasında, Sumut filosunda özgürlük ve adalet için mücadele edenlerin maruz kaldığı baskı ve sabotaj girişimlerinin bir kısmının Türk pasaportlu Siyonistler tarafından yapıldığını ifade ederek şunları söyledi:
“Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup da İsrail Savunma Kuvvetleri saflarında masum Filistin halkına karşı silah kullanan, bu zulmün parçası olan herkesin vatandaşlığı derhal iptal edilmelidir. Vatandaşlık bir ayrıcalık değil, sorumluluktur.”
Adıgözel, söz konusu çifte vatandaşlığın milli güvenliğe, devletin itibarına ve milletin vicdanına açık bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
DEVLETİN ACİLEN HAREKETE GEÇMESİ ÇAĞRISI
Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı, devlet yetkililerinden konuyla ilgili kapsamlı bir inceleme başlatılmasını ve gerekli adımların gecikmeksizin atılmasını talep etti. Ayrıca, İsrail’in işlediği savaş suçlarına ortak olan her bireyin uluslararası hukuk önünde yargılanması için Türkiye’nin öncülük etmesi gerektiğini hatırlattı.
Adıgözel açıklamasını,
“Türkiye pasaportu zulmün değil; adaletin, insan haklarının ve bağımsızlığın simgesidir. Bu pasaportu taşıyan hiç kimse zalimlerin safında olamaz, olmamalıdır!” ifadeleriyle tamamladı.
/ Haber Merkezi -

TOKİ ASM ve Acil Sağlık İstasyonu ziyaret edildi
İl Sağlık Müdürü Dr. Karaarslan, Halk Sağlığı Başkanı Dr. Mehmet Parlak ile birlikte TOKİ Aile Sağlığı Merkezi, İl Sağlık Müdürlüğü Saymanlık Birimi ve 1 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunu gezerek, tesislerin işleyişi, altyapısı ve fiziki şartları hakkında bilgi aldı.
SAĞLIK PERSONELİNİN GÖRÜŞLERİ DİNLENDİ
İncelemeler sırasında hekimlerin ve sağlık personelinin görüş ve taleplerini dinleyen İl Sağlık Müdürü, tüm personele özverili çalışmalarından dolayı teşekkürlerini iletti ve görevlerinde kolaylıklar diledi.
Dr. Karaarslan, sağlık hizmetlerinin etkin ve kesintisiz bir şekilde sunulması için yerinde denetim ve değerlendirmelerin önemine dikkat çekti.
/ Haber Merkezi -

“Direnişin Kadın Yüzü: Gazze” Paneli
Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panele; Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç, üniversite rektör yardımcıları, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
“GAZZE, İNSANLIĞIN ORTAK İMTİHANIDIR”
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelin açılış konuşmasını yapan Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti.
Rektör Akkaya, “Bu imtihan yalnızca Gazze’de ya da Filistin’de yaşayanların değil; tüm Müslümanların ve insanlığın ortak imtihanıdır. 7 Ekim 2023’ten bu yana süren saldırılar, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarına yazılmıştır. Kadın, çocuk, yaşlı demeden insanlar orada direnişini sürdürüyor. Bizler ise sadece izleyici değil; yürüyüşlerle, etkinliklerle, boykotlarla Gazze halkının yanında olduğumuzu göstermekle sorumluyuz.” ifadelerini kullandı.
“BİLİM VİCDANLA BİRLEŞTİĞİNDE ANLAM TAŞIR”
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar ise konuşmasında, üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda insanlık onurunun savunucusu olması gerektiğini vurguladı.
Rektör Yaşar, “Gazze’de her gün yeniden yazılan bir insanlık dramı yaşanıyor. Gökyüzü çocuk çığlıklarıyla yankılanıyor, bir annenin evladına uzanan son dokunuşu insanlığın vicdanına kazınıyor. Bilim, ancak vicdanla birleştiğinde anlam taşır. Bugün sessiz kalmak, bu zulme ortak olmak demektir. Bizler, çocukların öldürülmediği, annelerin ağlamadığı bir dünya için söz veriyoruz.” dedi.
CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI SAADET ORUÇ: “GAZZE’NİN %90’I İMHA EDİLDİ”
Panelin moderatörlüğünü Yozgat Bozok Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Doğan Yüksekol üstlendi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç, “Kadın ve Gazze” başlıklı sunumunda İsrail’in Gazze’deki saldırılarının ulaştığı yıkım boyutlarına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.
Oruç, “Gazze’de öldürülen Filistinlilerin sayısı 67 bini aştı. Bu sayının yarısından fazlasını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Açlıktan ölenlerin sayısı 459’a ulaştı; bunların 254’ü çocuk. İsrail, 2,1 milyon nüfuslu Gazze’nin yüzde 90’ını yok etti. Bu yıkım, Hiroşima’ya atılan atom bombasının 13 katı etkiyle eşdeğer.” dedi.
Batı medyasının çifte standardına da dikkat çeken Oruç, “Batı basını Filistin söz konusu olduğunda İsrail yanlısı bir tutum sergiliyor, Gazze’deki soykırımı görmezden geliyor. Buna rağmen Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tüm mazlum coğrafyaların sesi olmaya devam ediyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ sözü, bu adaletsiz düzene en güçlü itirazdır.” ifadelerini kullandı.
“GAZZE BİR TARİH YAZIYOR”
Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sunay Akkaya ise “Gazze ve Aile” konulu sunumunda savaşın aile yapısı üzerindeki yıkıcı etkilerine değindi.
Akkaya, “Gazze’deki kadınların yaşadığı acıyı anlamak için anne olmaya gerek yok. Bu trajedi, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur. Gazze bize yalnızca acı değil, direnmenin anlamını da öğretiyor. Kaybediyor gibi görünen Gazze aslında insanlığın onurunu koruyarak kazanıyor.” diye konuştu.
/ Haber Merkezi -

Aydoğmuş’tan DEM Parti’ye sert tepki
Aydoğmuş, yaptığı açıklamada, söz konusu davranışın milletin birliğine ve devletin temellerine yönelik açık bir ihanet olduğunu belirtti.
“MECLİS, ŞEHİT KANIYLA KURULMUŞ MİLLİ İRADENİN TEMSİL YERİDİR”
Aydoğmuş, TBMM’nin milletin sesinin yankılandığı ve vatanın birliğinin sembolü olduğunu ifade ederek, “Bu ülkenin Meclisi, şehit kanıyla kurulmuş milli iradenin temsil yeridir. Terörist övgüsünün ve bölücü söylemlerin burada yeri yoktur.” dedi.
HUKUKİ UYARI: TERÖR ÖVGÜSÜ SUÇ TEŞKİL EDİYOR
Hukuki vurgulara da yer veren Aydoğmuş, terör övgüsünün Türk Ceza Kanunu’na göre suç olduğunu belirtti. Aydoğmuş, “Anayasa değişti, bizim mi haberimiz yok? Türk Ceza Kanunu değişti, bizim mi haberimiz yok? Teröriste övgü yapmak, terör propagandası ve devletin bölünmez bütünlüğüne saldırmak, Anayasa’ya ve TCK’ya göre açıkça suçtur.”
“KÜRDİSTAN TANIMLAMASI İHANETE ZEMİN HAZIRLAR”
Aydoğmuş, TBMM’de “Kürdistan” ifadesinin kullanılmasını da şu sözlerle eleştirdi: “Vatanın doğusuna ‘Kürdistan’ tanımlaması yapmak, milleti birbirine düşürmenin ve ihanete zemin hazırlamanın açık ifadesidir. Bu söz sadece siyasi bir gaf değil, devletin varlığına yönelmiş bilinçli bir saldırıdır.”
“TERÖRİSTLE MÜZAKERE EDİLMEZ, MÜCADELE EDİLİR”
Devletin kararlılığına dikkat çeken Aydoğmuş, PKK’ya yönelik tavırlarını şöyle dile getirdi:“PKK; bebekleri, sivilleri, askerimizi ve polislerimizi hedef alan eli kanlı bir terör örgütüdür. Bu örgütün elebaşına özgürlük istemek, şehitlerimizin ruhuna ve milletimizin onuruna ihanettir. Bizim anlayışımızda teröristle müzakere edilmez, mücadele edilir. Devletin şefkat eli masum vatandaşına uzanır; ama vatanına kast edenin karşısında milletin iradesi, hukukun kudreti ve devletin demir yumruğu vardır.”
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, HEPİMİZİN ORTAK HAYALİDİR”
Açıklamasının sonunda birlik çağrısında bulunan Aydoğmuş, sözlerini şöyle tamamladı: “Terörsüz bir Türkiye hepimizin ortak hayali ve arzusudur. Kimse, şehitlerimizin ve milletimizin kalbini kıracak fiil, eylem ve söylemlerde bulunmamalıdır. Bu topraklar, şehitlerin kanıyla yoğrulmuş; milletimizin birliğiyle ayakta kalmıştır. Ne vatan bölünecek, ne bayrak inecek, ne ezan dinecek.”
/ Haber Merkezi
































