Kategori: Gündem

  • Yozgat’ın incisi Akdağmadeni

    Yozgat’ın incisi Akdağmadeni

    Kışı ayrı, yazı ayrı, sonbahar ve ilk baharda ayrı güzellikleri içerisinde barındıran Akdağmadeni ilçesi özellikle ormanlık alanları kart postallık görüntüler oluşturuyor. Herkesin gezip görmesi gereken Yozgat’ın incisi konumundaki Akdağmadeni ilçesinde Mehmet Doğan’ın objektiflerine yansıyan güzellikleri görenler Akdağmadeni’ne hayran kalıyor. Başçatak köyü bölgesinde bulanan At Oluğu çeşmesinden Göndelen bölgesindeki doğa güzellikleri kendine hayran bırakıyor. Mutlaka gezilmesi ve görülmesi gereken Akdağmadeni ormanlık bölgeleri doğal güzellikleri ile dikkat çekiyor. Haber Merkezi

  • Depremzedeleri misafir ettiler

    Depremzedeleri misafir ettiler

    Kahramanmaraş merkezli asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ardından, evlerini kaybederek deprem riski olmayan bölgelere giden depremzede aileleri Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü öğle yemeğinde ağırlayarak moral verdi.
    İbrahim Yılmaz Diyanet Eğitim Merkezi’nde barınmakta olan depremzedelerin misafir edildiği programa İl Müdürü Abdullah Neşeli, İl Müdür Yardımcıları Musa Saydam, Fahrettin Arslan ve Şube Müdürü Bahattin Çelik katıldı. Yozgat’ta misafir edildikleri sürede depremzedelerin kendilerini evlerinde hissetmeleri için Valilik ve bağlı kurumlar ne gerekiyorsa yapmaya devam ediyor. Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli “Ülke olarak çok büyük bir felaket yaşadık. Hepimizin yüreği yandı. Bu zor günleri dayanışma içerisinde el ele atlatacağız inşallah. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz yaraları sarmak için canla başla çalışıyor. Bizler de deprem bölgesi ve ilimizde misafir ettiğimiz depremzedeleri psikososyal destek hizmeti yanında her türlü desteği sağlamaya, depremzede kardeşlerimizin her türlü ihtiyacını karşılamak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Yozgat’ta depremzedelerin kendilerini evlerinde hissetmeleri için çalışırken Yozgatlının misafirperverliğinde korku ve kaygılarından kurtulmalarına yardımcı olmak istiyoruz. Her bir depremzedenin başımızın üstünde yeriniz var. Sizin acınız bizim acımız. Allah böyle bir afeti bir daha yaşatmasın” dedi.
    Ziyaret sonrası sohbet edilerek deprem sonrası yaşananlar, şehrimiz ve ülkemiz hakkında sohbet edildi. Haber Merkezi

  • Medeniyet ve Kültür kampları için gittiler

    Medeniyet ve Kültür kampları için gittiler

    Yozgat Gençlik Merkezi Geçlik Liderleri öncülüğünde Tekirdağ’da gerçekleştirilen Medeniyet, Tarih ve Kültür kamplarına katılan Yozgatlı gençler Tekirdağ ve Edirne’nin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini gezip, Çanakkale Destanı’nın yazıldığı Şehitlik, Conk Bayırı, Şehitler Abidesi’ni görme fırsatı buldular.
    Yozgat Genlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Müdürü Ali Sapmaz, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, gençleri tarih ve medeniyet mirasımızla buluşturarak milli tarih şuuru kazandırmak, gençlerin aralarındaki birlik, beraberlik, kardeşlik duygularını geliştirecek ortamı hazırlamak, Türkiye’nin tarihi, kültürel, manevi mekânlarını görmelerini sağlamak amacıyla Yozgat Tekirdağ Çanakkale programını gerçekleştirdiklerini söyledi. Gençlik merkezi faaliyetlerine aktif katılan Sorgun, Boğazlıyan, Yerköy, ve Yozgat merkezden gençlerin Tarihin derinliklerine bir seyir olduğunu vurgulayan Sapmaz, ‘’Edirne, ve Çanakkale’yi dolu dolu gezen gençlerimiz, değişik illerden gelen gençlerimiz kamp ortamında bir kardeşlik iklimi oluşturdu. Kültürel farklılıkların zenginlikler olduğunu gördüler. Devletimizin gençlere verdiği değeri hissettiler. Görerek yaşayarak öğrendiler. Güçlü Türkiye için kendilerinin de bu ülkeye katacaklarını Yeni Çanakkale ruhunu hissettiler. Gençler tam bağımsız, teknoloji, ekonomide, yerli ve milli lider bir Türkiye için yapacaklarının olduğunu söylediler. Gençlere değer veren ve gezi programları ile gençlerinin yerinde öğrenmelerine katkı sağlayan Gençlik Spor Bakanlığı ve yerelde Yozgat Gençlik Spor İl Müdürlüğüne teşekkür ettiler’’ dedi. Haber Merkezi

     

  • Meslekte uzun yıllardır çalışanlara “Teşekkür” belgesi

    Meslekte uzun yıllardır çalışanlara “Teşekkür” belgesi

    Yozgat Şehir Hastanesi konferans salonunda düzenlenen programa Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Elif Tinel, yönetim, hemşireler ve ebeler katıldı. Programda meslekte uzun yıllar çalışan Hemşire ve Ebelere teşekkür belgesi takdim edildi.
    Açılış konuşmasında hemşire ve ebelere teşekkür eden Başhekim Kozan, ‘’Hayatlarını bu mesleğe adayan, sağlık sistemimizin bel kemiği olan hemşire ve ebelerimize bu kutsal görevdeki çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Yozgat’a, sağlıkta en iyi hizmeti verebilme çabamızda büyük emekleriniz var. Hepimiz bu hedefte çalışmaya, çıtamızı bir üst seviyeye çıkarmaya devam edeceğiz. Mesleğini 30 yılın üzerinde hastanemizde devam ettiren çalışanlarımıza ayrıca teşekkür ediyoruz. Göreve yeni başlayan hemşire ve ebe’lerimiz de Yozgat Şehir Hastanesinde oldukları için çok şanslı. Çünkü Mesleğini, hayatlarının her anına yayan ablaları, abileriyle çalışarak onların tecrübelerini görerek en iyisini öğrenebiliyorlar. Tüm hemşire ve ebe’lerimizin bu özel günlerini kutluyorum. İyi ki varsınız” dedi.
    Konferans salonunda düzenlenen programda Hemşire ve Ebe’lerle hemşirelik ve ebelik mesleğini anlatan video gösterimi yapıldıktan sonra Meslekte en uzun süre çalışan Hemşire ve Ebelere teşekkür belgesi verildi.
    Programın ardından, Başhekim Uz. Dr. Kozan, hemşire ve ebelerle günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.
    Haber Merkezi

  • TEMA Vakfı umut yeşertiyor

    TEMA Vakfı umut yeşertiyor

    TEMA Vakfı Yozgat İl Temsilcisi Abdullah Abdülkadir Karaduman, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından her sene 22 Mayıs’ta kutlanan Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün bu yılki teması “Uzlaşmadan Eyleme: Biyolojik Çeşitliliği Yeniden İnşa Et” konusu olduğunu söyledi.
    Karaduman, “2°C’lik bir ısınmada, denizel biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan mercanların yüzde 99’unun yok olacağı öngörülüyor. Oluşan tahribatı durdurmak ve biyolojik çeşitliliği yeniden inşa edebilmek için atılması gereken adımların atılması gerekir” dedi.
    KARASAL EKOSİSTEMLERİN YÜZDE 77, DENİZLERİN YÜZDE 87’Sİ İNSAN ETKİSİ ALTINDA
    Dünyadaki tüm canlıların ve ekosistemlerin birbirleriyle etkileşim içerisinde olduğu belirten Karaduman, “Bugün tükettiğimiz meyve, sebze, kahve, kakao, badem, kiraz, erik, incir, ayva, elma gibi önemli çok sayıda tarımsal ürün, arılar ve çok sayıda böcek türünün katkıları ile üretilebiliyor. Ayrıştırıcı canlılar ile doğada atıklar geri dönüşüyor, kirlilik önleniyor. Deniz ve kara ekosistemlerindeki canlılar, insan kaynaklı yıllık karbon salınımının yüzde 60’ını atmosferden geri alıyor” dedi.

    CANLILARIN YAŞAM HAKLARINI TEHDİT EDİYOR
    Karaduman, şöyle devam etti: “Günümüzdeki insan faaliyetlerinin dünyadaki canlıların yaşam haklarını tehdit ediyor. Bugün, buzul alanlar hariç karasal ekosistemlerin yüzde 77, denizlerin ise yüzde 87’si insan etkisi altında. Ne yazık ki gezegen ve insanlık için yaşamsal önemi tartışmasız olmasına rağmen, yoğun kentleşme, madencilik, doğal alanların tahribi, sulak alanların yok olması, su ve hava kirliliği, orman yangınları, tarım kimyasallarının (pestisitlerin) kontrolsüz ve yoğun kullanımı, bilinçsiz avlanma, iklim krizi ve farkında olmadan doğaya bulaştırdığımız işgalci türler nedeniyle biyolojik çeşitlilik hızla yok oluyor”


    ISINMA SÜRERSE MERCANLAR TAMAMEN YOK OLACAK
    Isınmanın sürmesi halinde mercanların tamamen yok olacağını vurgulayan Karaduman, “Karasal iklime göre daha kırılgan olan denizel ekosistemlerde ise mercan resifleri iklim krizi ve çevresel kirlilik sebebiyle son 150 yılda neredeyse yarı yarıya azalmış durumda. Ayrıca 2°C’lik bir ısınmada, denizel biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan mercanların yüzde 99’unun yok olacağı öngörülüyor. BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayınlanan 2023 tarihli 6’ncı Değerlendirme Raporu’nda; insan faaliyetlerinin dünya atmosferinin dengesini bozduğu, küresel ortalama sıcaklıkta artışa yol açtığı ve bu artışın da mevcut ekosistem dengesini bozarak canlı türlerinin büyük bir bölümünü tehdit ettiği kesin bir biçimde belirlendi” diye konuştu..


    EŞSİZ ÇEŞİTLİLİĞE SAHİP ÜLKEMİZDE KORUNAN ALANLAR YETERSİZ
    Biyolojik çeşitlilik konusunda Türkiye’nin konumuna da değinen Karaduman şöyle devam etti:“Üç önemli bitki coğrafyası üzerinde bulunan nadir ülkelerden biri olan ülkemiz, bir kıtanın sahip olduğu sayıda tür çeşitliliğini barındıracak kadar zengin. 3.497’u endemik olmak üzere, 12.000’e yakın bitki türüne ev sahipliği yapan Türkiye tür zenginliğine paralel olarak, yaşam alanları yani habitat çeşitliliği açısından da Avrupa kıtasına kıyasla son derece eşsiz. Fakat Türkiye’de korunan alanların sayısı ve büyüklüğü ekosistem ve tür çeşitliliğiyle doğru orantılı değil. Korunan alanların ülke yüz ölçümüne oranı yaklaşık yüzde 8,69. Dahası, Türkiye’nin doğa koruma mevzuatında giderilmesi gereken eksikler ve yetki çatışmaları bulunuyor. Ülkemiz sahip olduğu yüksek çeşitliliğe ve korunan alanlarla ilgili son yıllardaki artışa rağmen dünya ölçeğinde biyolojik çeşitlilik ve habitat kategorisindeki sıralamada 180 ülke arasından 178’inci sırada yer alıyor. Bu durum, ülkemizdeki biyolojik çeşitliliği korumak için çok ciddi bir çaba gösterilmesi gerektiğini ortaya koyarken 2023 yılında 16’ncısı Antalya’da yapılması planlanan BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansı Toplantısı bu konudaki ilk büyük adımın atılması için bir fırsat oluşturuyor. Kaybedilen biyolojik çeşitliliğin geri kazanılabilmesi için atılması gereken adımları var. Fosil yakıtların kullanımından vazgeçilmeli ve yenilebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılmalı. Arazi tahribatı engellenmeli, arazi tahribatına karşı çok sıkı koruyucu tedbirler alınmalı. Tahrip olan arazilerde restorasyon çalışmaları yürütülmeli, bu çalışmalara toplumsal katkı sağlayacak teşvikler sağlanmalı. Sürdürülebilir ormancılık, sürdürülebilir mera yönetimi ve tarım çalışmaları yaygınlaştırılmalı. Doğal türlerle ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları yapılmalı, denizlerde aşırı avlanma önlenmeli, türlerin kaybına neden olan bitki toplama gibi faaliyetler kontrol altına alınmalı. Tüketim alışkanlıkları değiştirilmeli, her bir tüketimin doğaya bir yük olduğu unutulmamalıdır” diyerek korunan alanların oranının Birleşmiş Milletler kararlarında yer alan yüzde 30 seviyesine ulaştırılması gerekir. Unutulmamalı ki bugün doğada yarattığımız tahribat gelecek kuşakların yaşamını kısıtlayacak kötü bir miras anlamına geliyor. Bu izleri ortadan kaldırmanın yolu her bir canlının yaşadığı doğal ortamları korumak, tahrip edilen ekosistemleri restore etmek ve gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktan geçiyor” Haber Merkezi

  • Yerköy’de sağanak yağış etkili oldu

    Yerköy’de sağanak yağış etkili oldu

    Vatandaşlar yağışın rahmet bereket olduğunu belirterek, “Son yılların belki de en yağışlı bahar aylarını yaşıyoruz. Önceki yıllarda bu mevsimde bu kadar yağış olmuyordu. Nisan ve mayıs ayları oldukça yağışlı geçti. Bu yağışlar hem çiftçimiz açısından hem de su kaynaklarımızın çoğalması açısından oldukça önemlidir. İnşallah yağışlar devam eder.”dileklerinde bulundu. Haber Merkezi

  • Sungur kültür dostudur

    Sungur kültür dostudur

    Araştırmacı Yazar, Hakkı Yurtlu, 2003 yılında “Kuruluşundan Bugün Doğankent” adlı yayınında tanıttığı Doğankent kasabası Belediye Başkanı Doğan Sungur’u ziyaret ederek, “Başkan Sungur’un kültür dostu olmasının yanı sıra hem kadim bir siyasetçi hem de kadim bir belediye başkanıdır “diyerek, belediye hizmetlerinden dolayı teşekkür etti.
    Yurtlu, kısa bir hatırlatmayla, 1940 yılında ağır hasar alan ve çok sayıda vatandaşın hayatını kaybettiği deprem sonrasında yeniden imar edilen eski adıyla Peyik Köyü, 1960 yılında “Doğankent” adını alarak, 1972 yılında hem belediye teşkilatına kavuştuğunu hem de idari bağlılığını Akdağmadeni’nden Sorgun ilçesine aldırdığını vurguladı.
    Belediye başkanlarının görevinin sadece alt ve üst yapı, imar ve iskan faaliyetleriyle sınırlı olmaması gerektiğini belirten Yurtlu,“Yozgat’ın 1999 yılından bugüne belediye başkanı olarak seçilen başkan Sungur, bundan yirmi yıl önce beldenin kitabını hazırlatarak, kültür dostu olduğunu, sosyal ve kültürel faaliyetlere de önem verdiğini tevsik etmiştir.” dedi.
    Yurtlu, ziyaretin sonunda, “Gönül ister ki, Cumhuriyetten önce il teşkilatına kavuşan Yozgat’ın ve kadim Bozok topraklarındaki, tüm yerleşim yerleri yazılı bir eserde tanıtılarak, gelecek nesle eser bırakılsın.”diye konuştu.
    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Doğankent Belediye Başkanı Doğan Sungur’da, “İnternetin olmadığı, görsel ve yazılı basının henüz yaygın olmadığı o yıllarda beldenin tanıtımına katkı sunduk ise ne mutlu bize, araştırmacı-yazar Hakkı Yurtlu’ya da nazik ziyareti ve kültürel hizmetleri için teşekkür ederim.” dedi. Haber Merkezi

  • Yozgat’ta iki vaka tespit edildi

    Yozgat’ta iki vaka tespit edildi

    Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Kader, KKKA belirtileri gösteren ön tanılı iki erkek hastanın hastanelerinde tedavi altına alındığını söyledi. Özellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında kene hareketliliğinin arttığını, havaların ısındığı bu günlerde vakaların da artığına dikkat çeken Kader, şuanda servislerinde 2 adet vakanın bulunduğunu bu iki vaka da kesin tanının henüz konmadığını ifade etti. KKKA virüsünü bulaştıran kenelerin sıklıkla görüldüğü Yozgat’ta kırsal kesimde yaşayan vatandaşların dikkati olmaları gerektiğinin altını çizen Kader, tarla ve bahçe işleri ile hayvancılık yapan vatandaşların keneye karşı tedbirli olmaları gerektiğini, yaklaşan Kurban Bayramı’nda kesimi yapılacak hayvanların karkasına, et ve sıvısına çıplak elle temas edilmemesi uyarısında bulundu.


    Keni ile mücadelede erken tanının ve tedavinin önemli olduğuna dikkat çeken Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Kader, Türkiye’de ilk olarak 2003 yılında KKKA hastalığına bağlı vakaların görülmeye başlandığını söyledi. İlk görüldüğü dönemde Tokat’tan gelen vakaların ağırlıkta olduğunu ve hastalığın henüz bilinmediği için ‘Tokat hastalığı’ olarak adlandırıldığına dikkat çeken Kader, ‘’Fakat hastalık aslında ilk olarak Kongo’da görülmüş daha sonra birinci Dünya Savaşı’nda Kırım’da görülen vakalar nedeniyle hastalığa ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ hastalığı adı verilmiş. Ülkemizde de ilk olarak 2003 yılında hastalığa neden olan virüs tespit ediliyor. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olduğu tespit edilip ilk vaka 2003 yılından itibaren ülkemizde özellikle İç Anadolu bölgesinin kuzey kesimlerinde Orta Karadeniz’de ve doğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde görülmekte yani Yozgat, Sivas, Tokat, Gümüşhane sık görülen vakaların olduğu iller’’ dedi.


    VAKALARIN YÜZDE 95’İ KURTULUYOR
    Spesifik bir tedavisi olmayan bir hastalık olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığında vakaların yüzde 95’inin kurtulduğuna, yüzde 5’inin ise tedavisi olmadığı için ölümle sonuçlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Kader, ‘’Bu anlamda korkulacak bir hastalık fakat yüzde 95 oranında kurtulunabilen bir hastalık. Erken vakalarda ve destek tedavisi yapılan vakalarda kurtulma şansı var. Bunun için kırsal kesim dönüşlerinde kişilerin kendilerini kene tutulup tutulmamalarına karşı kontrol etmeleri çok önemli. Vücutların da herhangi bir kene tutulması fark ettikleri ilk anda öncelikle kendileri keneyi vücutlarından uzaklaştırmaları gerekiyor. Kesinlikle çıplak elle değil mümkünse bir eldivenle keneyi vücuttan uzaklaştırmaları gerekiyor. Eldiven bulunamadığı durumlarda bir bez parçası, bir kağıt, naylon parçası ile keneye temas etmeden vücuttan kısa sürede uzaklaştırmaları çok önemli, çünkü bu virüs keneler aracılığıyla insanlara bulaşıyor. Keneler vücutlarında taşıyorlar ve kan emdikleri sırada kursaklarından bu virüsü insan vücuduna, insan kanına aktarmış oluyorlar. Aynı zamanda sadece kene tutulması değil virüsü taşıyan hayvanların kanları ile ve vücut çıkartıları ile de insanlara bulaşabiliyor. Evcil hayvanlar özellikle büyükbaş hayvanlar, küçükbaş hayvanlar, köpek gibi hayvanların vücutlarında bu virüs hastalık yapmadan bulunabiliyor, kanlarında ve vücut sıvılarında. Çıplak elle bu hayvanların kanları ile temas eden veteriner hekimler olabilir ya da çiftçilikle hayvancılıkla uğraşan halkımız olabilir, karkaslara dokunan kişilerde bu virüsü vücutlarına alma olasılığı yüksek. Yine toplum içinde çok yaygın olan hayvanlardan kene temizleme ritüeli vardır, hastalarımız ifade ederler, ‘hocam biz köpeklerin üzerinden keneleri temizliyoruz çıplak elle’ diye. Kesinlikle çıplak elle kenelerin temizleyip, patlatmamaları gerekiyor. Vücutlarında bu virüs barındırdıkları için kanla beraber vücutlarında patlatılırsa o kene virüsü kişiye bulaşabiliyor. Bizim vakalarımızın ikisinde de kene temas öyküsü var. Burada önemli olan keneyi vücuttan en kısa sürede çıkardıktan sonra hemen bir sağlık kuruluşuna başvurup, gerekli tetkiklerin yapılması gerekiyor. Hastalığın belirtilerinin özellikle normal bir gribal enfeksiyon gibi halsizlik, yorgunluk, vücut kırgınlığı, ateş yüksekliği ile başlıyor, daha sonra tanı konulmadan ilerlemesi ve herhangi bir destek tedavisi olmadan ilerlemesi durumunda kanamalarla seyredip organ yetmezlikleri ile ölümle sonuçlanabiliyor. Kene temas etmiş kişilerin kendilerini 7 ila 10 gün süreyle klasik belirtiler dediğimiz hastalığın klasik belirtileri yönünden takip etmeleri çok önemli. En ufak bir halsizlik, kırgınlık, kas güçsüzlüğü, üşüme, titreme ile yükselen ateş, bulantı, kusma, ishal gibi bulguların herhangi birisi olması halinde en yakın sağlık kuruluşuna en kısa sürede başvurmaları çok önemli. Bu hastalarda destek tedavisi özellikle kanamalar başlamadan önce düşen kan değerlerini yerine koyma amacıyla destek tedavisi uyguluyoruz. Yüzde 95 oranında bu hastalar kurtuluyorlar. Geç teşhis edilip geç tanı konulan yüzde 5 gibi bir grupta bu hastalığın tedavisi maalesef yok, destek tedavisine rağmen kaydedilebiliyor. Halkımızın şu mevsim itibari ile önümüzdeki dönemde yaz ve sonbahar aylarında bilinçlenmesi önemli. Kırsal alanda ziyaret esnasında bu keneler daha çok vücuda, bacaklarımız ve ellerimiz aracılığıyla bulaştığı için yerle temas eden bacaklarımızı korumak için pantolonların üzerine çoraplarımızı çekmek ve açık renk giysiler giymek önemli. Kenelerin vücutta gezindiğini görmek açık renk giysilerde daha olası, daha muhtemel. Pantolon paçalarını çoraplarımızın içerisine sokuyoruz, uzun kollu gömlek ya da tişört giyiyoruz. Mümkünse eve döndükten sonra kırsal alandan, tarladan, bahçeden, çalışmadan evimize döndükten sonra mutlaka tüm vücudumuzun çok dikkatli bir şekilde kontrol etmeniz gerekiyor. Kasıklar, koltuk altı gibi nemli ve sıcak olan bölgelerimizi daha çok seviyor keneler ve o bölgelerde yerleşebiliyorlar. Sırtımız, ensemiz, gözümüzle göremeyeceğimiz vücudumuzun noktalarını da bir aile bireyi ile kontrol ederek mutlaka vücudumuzun her bölgesine bakmamız gerekiyor. Kene açısından kontrol etmemiz gerekiyor, kırsal alandan dönüşlerde. Önümüzdeki aylarda Kurban Bayramı var. Kurban Bayramı’nda hayvanların karkaslarına etlerine çıplak elle kesinlikle dokunmamak gerekiyor. Virüs hayvanlarda hastalık yapmadan hiçbir belirti yapmadan kanlarında bulunabiliyor. Hayvanlar bu bölgelerde riskli, hayvanlar Kırım Kongo virüsü taşıyor olabilirler. Çıplak elle kesinlikle hayvanların karkasına, etine, çıkartılarına dokunmamak çok önemli. Kene tutmasa bile hayvanların kan ve çıkartılarıyla vücut sıvılarıyla bulaşabilir, dikkatli olmak gerekiyor’’ diye konuştu. Haber Merkezi

  • Eğitim Bir Sen yetkide 10. yıla girdi

    Eğitim Bir Sen yetkide 10. yıla girdi

    “Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu”nda yer alan ve her yıl Mayıs ayında yapılan yetkili sendika belirleme çalışmaları kapsamında Yozgat, İlçe Milli Eğitim müdürlüklerinde ve Bozok Üniversitesi’nde sendika üye sayıları tespit çalışmaları tamamlandı.
    Yozgat’ta Eğitim Hizmet Kolu’nda örgütlü sendikaların başkan ve yöneticilerinin katılımıyla yapılan mutabakat toplantısında tutanaklar imza altına alındı.
    2023 yılı Mutabakat döneminde de Yozgat Merkez ile 12 ilçe ve Bozok Üniversitesi’nde Eğitim Hizmet Kolunda Eğitim-Bir-Sen 3404 üye sayısı ile yetkisini sürdürdü.
    İmzalanan mutabakatta il genelinde 3404 Eğitim Bir-Sen üyesine karşın en yakın sendika üye sayısı toplamı1832 kaldı.
    Eğitim-Bir-Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Örgütlü olmanın gücüne inanarak eğitim çalışanlarının haklarını koruma ve geliştirme idealine uygun olarak genel yetkide 10. yıla girdiklerini söyledi
    BAŞARI TÜM ÜYELERİMİZİN BAŞARISIDIR
    Eğitim-Bir-Sen Yozgat Şubesi olarak bu durumun haklı gururunu yaşadıklarını söyleyen Şerefli, “Eğitim-Bir-Sen Yozgat Şubesi olarak 10 yıldır kesintisiz süren yetkiyi almadaki başarımız yalnızca bizim değil, tüm üyelerimizin başarısıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak ilimizde binleri, ülke genelinde çalışan milyonları temsil etmenin sorumluluğunun farkındayız. Yaptığımız işin uzun soluklu zorlu bir iş olduğunun da bilincindeyiz. Bu anlamda; 1992 yılında Onursal Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan’ın açtığı yolda ve oluşturduğu dinamizm ile medeniyet ve değer odaklı yeni sendikal anlayışla, sorunun yandaşı değil çözümün paydaşı olarak rekabet zemininde hizmet sendikacılığı anlayışı ile hak arama mücadelemizde kamu çalışanlarımız adına önemli kazanımlar elde ettik. Kamuda özgürlük alanlarının genişlemesini sağladık. Taleplerimizin karşılık bulmadığı, tarafımıza yapılan tekliflerin yetersiz olduğu dönemlerde demokratik çerçevede dik durmaktan, söylem geliştirmekten de ortaya eylem koymaktan da geri durmadık. Ayrıca ‘Milli’ sıfatıyla uyumlu, yerli değerlerle donanmış, tarihi, kültürü ve kökleriyle barışık ülkemizin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olarak her zaman demokrasinin, Milli İradenin yanında olduk.
    Bundan sonrada Yeni Türkiye Yüzyılı”nda ilk adımı atan öncülerimiz gibi, mücadelemizi demokratik çerçevede kırmadan dökmeden, ayrıştırmadan kamu çalışanlarımızın ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi için emek, ekmek ve hak mücadelemize devam edecek, inancın, sağduyunun, vicdanın ve medeniyet değerlerimizin ışığında yol yürüyecek, kamu çalışanlarının sesi, savunucusu olmaya yeni kazanımlar elde etmeye devam edeceğiz.
    Yetkiyi taçlandırdığımız bu dönemde Eğitim Bir-Sen’li olmanın sorumluluğunu ve çalışkanlığını sergileyerek il merkezimizde, ilçelerimizde ve üniversitemizde yetkiyi devam ettirerek hak, özgürlük, emek ve ekmek mücadelesi yürütürken aynı zamanda da millet iradesini daim kılarak, Hakk’ı yüceltmek gibi soylu bir davanın neferi olan il, ilçe, üniversite başkan ve yönetim kurulu üyelerimize, kadın komisyonlarımıza, dava arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum. Sendikal varlığımız olan Eğitim Bir-Sen’in asil üyelerine bizlere verdikleri destek ve duydukları güvenden dolayı şükranlarımı sunuyor, Kuruluşundan bugüne emek, ömür ve gönül verenlere teşekkür ediyorum. İstikamet üzere nice yıllara.” ifadelerini kullandı.
    Haber Merkezi

  • Sokak sağlıklaştırma projesi başladı

    Sokak sağlıklaştırma projesi başladı

    Akdağmadeni Belediyesi Belediye Başkanı Uzman Dr. Nezih Yalçın, yaptığı açıklamada; ‘’Akdağmadeni’nin kalbi niteliğinde olan Hanlar Sokak’ta ‘Sokak Sağlıklaştırma’ projesi çalışmalarımız başladı. Kasaplar çarşısından başlayan ve yaklaşık 150 iş yerinin zemin + birinci kat dış cephe iyileştirilmesinin yapılacağı, iş yeri tabelalarının tek tip olacağı, sokağın yol, kaldırım ve peyzajının baştan aşağı değiştirileceği projemiz Akdağmadeni’ne değer katacak, çalışmalar tamamlandığında görüntü olarak ilçemize yakışmayan hanlar sokak yeniden hayat bulacaktır’’ dedi. Haber Merkezi

     

  • Şefkat Evi Projesi çalışmaları devam ediyor

    Şefkat Evi Projesi çalışmaları devam ediyor

    Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Şefkat Evi Projesi yapım inşaatı çalışmalarını yerinde inceleyerek bilgi aldı.
    Başkan Köse, bu yıl içerisinde bitirilecek önemli projelerden birisinin de Şefkat Evi Projesi olduğunu belirterek, hizmete açılmasıyla şehrin büyük bir eksikliğini gidereceklerini söyledi.
    Yozgat’a değer katacak ve vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayacak çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini vurgulayan Başkan Köse, “İlçelerimizden ve çevre illerden şehrimize tedavi amaçlı gelen maddi durumu iyi olmayan hasta yakınlarımızın istifade edecekleri Şefkat Evi projemiz hem şehrimize değer katacak hem de hemşehrilerimizin ihtiyacını karşılayacak.
    Her kesimi gözeterek ve vatandaşlarımızla istişare ederek gerçekleştirdiğimiz ve devam ettirdiğimiz ve projelendirdiğimiz çalışmalarla şehrimize hizmet için tüm ekiplerimiz yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. İnşallah bu yıl içerisinde tamamlayarak hemşehrilerimizin ve çevre illerden gelen misafirlerimizin hizmetine sunacağız.”dedi.


    TAM DONANIMLI BİR TESİS
    Şefkat Evi Projesinin tam donanımlı bir tesis olduğunu kaydeden Köse, “Maddi durumu iyi olmayan hasta yakınlarımızın istifadesine sunacağımız Şefkat Evi Projemizin tamamlanmasıyla buradan önemli ölçüde vatandaşlarımız yararlanmış olacak. Burası 40 odalı, dinlenme salonu, çok amaçlı salonu, lobisi, restoranı, yemekhanesi, çamaşırhanesi, mescidi, kapalı otoparkı ve modern mimarisi ile hem şehrimizin vizyonuna değer katacak hem de hemşehrilerimizin ihtiyacını karşılayacak ve tam donanımlı bir hizmet binamızı daha hizmete açacağız.”diye konuştu.


    YOZGAT’IN GELECEĞİNE YÖNELİK PROJELERİ HAYATA GEÇİRİYORUZ
    Yozgat’ın geleceğine yönelik projeleri hayata geçirdiklerini belirten Başkan Köse, Kreş ve Gündüz Bakımevi çalışmalarında sona geldiklerini söyledi.
    Başkan Köse, “Biz bu projeleri hayata geçirirken gençlerimizi de ihmal etmiyoruz. Yozgat’ın hem gençlerine hem de geleceğine yatırım yapıyoruz. Milli İrade Anadolu İmam Hatip Lisesi yan tarafında yapım inşaatı devam eden Kreş ve Gündüz Bakım evi projemizde de sona gelindi. Burada da hobi bahçeleri, çocuk oyun alanları meydanı, kamelyaları, lavaboları, büfesi, yarı açık alanları, amfileri, yürüyüş alanları, yeşil alanları
    ile yeni bir yaşam alanı olacak. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza güzel bir eseri hizmeti bu yıl içerisinde kazandırmış olacağız.”diye konuştu.


    MİLLET BAHÇESİNDE SONA GELİNDİ
    Menekşe Evler Kentsel Dönüşüm ve Millet Bahçesi projesinde çalışmalarda sona gelindiğini söyleyen Başkan Köse, “Şehrimizin her noktasında hizmetlerimize aralıksız devam ediyoruz. Şehrimizin vizyonuna katkı sağlayacak hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artıracak projelerimizle Kadim Şehrimize hizmet ediyoruz. Yapım çalışmalarında sona geldiğimiz Millet Bahçesi projemizle birlikte şehrimize yeni bir yaşam alanı daha kazandıracağız. Hemşehrilerimize gün içerisinde sportif faaliyetlerden, sosyal aktivitelere kadar birçok alanda hizmet edecek Millet Bahçesi Projemiz, akşamları günün yorgunluğunun atılacağı, hafta sonu ailelerin birlikte zaman geçirebileceği bir yaşam alanı olacak.


    HERŞEY DÜŞÜNÜLDÜ
    Bisiklet Yolu, Yürüyüş Yolu, Halı Sahası, Basketbol Sahası, Tenis Kortu, Millet Kıraathanesi, Büfeleri, Kamelyaları, Dinlenme Alanları ve Yeşil Alanları ile sosyal ve sportif donatılara sahip Millet Bahçesi Projemizde hemşehrilerimiz ve şehrimizi ziyarete gelen misafirlerimiz için bütün ayrıntılar düşünüldü. Kadim şehrimiz Yozgat için hizmetlerimizde hemşehrilerimizle istişarelerde bulunuyor, istekleri ve beklentileri doğrultusunda projelerimize yön veriyoruz.”ifadelerini kulandı. Haber Merkezi

  • Yoldaş’tan okul ziyareti

    Yoldaş’tan okul ziyareti

    Saraykent İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan paylaşımda, ‘’İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Cüneyt YOLDAŞ, kurum ziyaretleri kapsamında Babayağmur İlköğretim Okulunu ziyaret etti. Sınıflarımızı dolaşarak öğrencilerimizle sohbet eden Milli Eğitim Müdürümüz daha sonra öğretmenlerimizle bir araya gelerek yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Gayretlerinden dolayı öğretmenlerimize, yardımcı personellerimize ve okul idarecilerimize teşekkür eden Milli Eğitim Müdürümüz ziyareti sonlandırdı’’ denildi. Haber Merkezi

  • Kadınlara yönelik farkındalık eğitimi

    Kadınlara yönelik farkındalık eğitimi

    Yerköy İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, ‘’Ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan meme kanseri, meme dokusunda yer alan hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile ortaya çıkmaktadır. Geçmişte ileri evrede teşhis edilen meme kanseri, günümüzde Bakanlığımızca yürütülen tarama programlarının etkisi ile daha erken evrede teşhis edilebilmekte ve erken tanı oranlarımızda artış sağlanabilmektedir. En son ulusal kanser istatistiklerimizde yeni tanı alan meme kanserlerinin yüzde 48.2’si lokalize kanserler iken, %10.2’si uzak organ tutulumlu kanser olarak bildirilmektedir. Erken evrelerde tespit edilen meme kanserlerinin hem tedavileri daha başarılı olmakta hem de yaşam kalitesi önemli ölçüde artmaktadır. Bu sebeple, yürütülen toplum tabanlı taramalar yolu ile kadınlarımızın olası bir kanser gelişimi durumunda kanser gelişim sürecini erken evrede, henüz klinik bulgular ortaya çıkmadan önce tespit etmek ve kadınlarda meme kanserine bağlı ölüm hızını düşürmek mümkün olabilmektedir. Konu ile ilgili İlçe Sağlık Müdürlüğümüz kanser birimince vatandaşlarımıza farkındalık eğitimi verilmiştir’’ denildi. Haber Merkezi

  • Aydın, doludan zarar gören alanları inceledi

    Aydın, doludan zarar gören alanları inceledi

    Boğazlıyan Kaymakamı Recep Aydın, beraberinde İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Ümit Kandemir ve İlçe Tarım Müdürü Burhan Kale ile birlikte kuvvetli yağış ve doludan zarar gören Bahariye, Yeşilhisar, Yoğunhisar, Yapalak Köyleri ve Karakoç Mahallesinde incelemede bulundu.
    Muhtar ve arazi sahiplerinde bilgi alan Kaymakam Aydın, geçmiş olsun dileklerinde bulunarak; tarım arazileri ve köylerdeki hasar tespit çalışmalarının ekipler tarafından en kısa sürede tamamlanacağını ifade etti. Haber Merkez

     

  • Öğrencilerimizin ilçemizde eğitim almaları gerekir

    Öğrencilerimizin ilçemizde eğitim almaları gerekir

    Belediye Başkanı Erkut Ekinci, yaptığı açıklamada; öğrencilerin eğitim hayatları kadar sosyal hayatlarını da önemsediklerini belirterek, görevde bulundukları sürede birçok sosyal projeyi de hayata geçirdiklerini söyledi.
    Başkan Ekinci, “Veterinerlik Fakültesinin 1. Sınıfında 67 öğrenci bulunuyor ve Sorgun da eğitim görüyorlar. 2. 3. ve 4. sınıfta 169 öğrenci bulunuyor ve bu öğrenciler Yozgat’ta Diş hekimliği ve Mimarlık Mühendislik Fakültelerinde eğitim alıyorlar. Bunun gerekçesini de Sorgun MYO’da öğrenciler için yeterli sınıf ve pratik yapmaları için laboratuvar olmayışı olarak ifade ediyorlar.
    Belediye Meclisimizden Veterinerlik Fakültesi laboratuvarı yapılması kararı alarak gösterdiğimiz iyi niyeti hazırlattığımız protokol ile resmileştirmek istedik. Lakin protokolün Bozok Üniversitesi Rektörü Ahmet Karadağ tarafından imzalanmayışı Sorgun’a karşı iyi niyetle yaklaşılmadığını göstermektedir. Sorgun Belediye Başkanı olarak Veterinerlik Fakültesi öğrencilerimiz ile sık sık bir araya geliyor istek ve taleplerini dinliyoruz. Bu kapsamda öğrencilerimizin talep ettikleri laboratuvar malzemelerini alarak fakülteye teslim ettik. Biz hem şahsi olarak hem de belediye başkanlığı makamıyla böyle bir gayret içindeyken, Sorgun halkı öğrencilerini bağrına basmaya bu kadar hazırken neden hala Sorgun’un öğrencilerinin Yozgat’ta eğitim gördüklerini düşünmeden edemiyoruz.”ifadelerini kullandı.
    Haber Merkezi

  • Öğrencilerden Anıtkabir gezisi

    Öğrencilerden Anıtkabir gezisi

    Ankara’da Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODDÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirilen Akıl ve Zeka Oyunları Türkiye Şampiyonasına Yozgat’ı temsilen katılan Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi’den 6 öğrenci, Ankara’da Anıtkabir’i ardından da Millet Kütüphanesini ziyaret ettiler. Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi’nden yapılan açıklamada, ‘’TZV Okullar Arası Akıl ve Zeka Oyunları Şampiyonası için Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi 5,6 ve 7. Sınıf takımlarımız, 6 öğrencimiz ile Türkiye finalleri için Ankara ODTÜ’ de. Öğrencilerimiz Anıtkabir ziyareti ve Millet Kütüphanesi gezisi gerçekleştirmişlerdir. Danışman öğretmenimiz Ömer Rıza Zararsız a ve emeği geçen herkese Kurumumuz adına teşekkür ederiz’’ denildi. Haber Merkezi

  • Yozgat Mantarı Karadeniz ve Doğu Anadolu’da

    Yozgat Mantarı Karadeniz ve Doğu Anadolu’da

    Sorgun’da bir giriişmi tarafından kurulan mantar tesisinde günlük ortalama 500 kilogram üretilen mantarlar, Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne gönderiliyor. 2017 yılında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) hibe desteğiyle kurulan mantar üretim tesisinde Elektrik üretim maliyetinin düşürülmesi amacıyla güneş enerji santralinin de kuruldu. Üretilen kültür mantarları, Yozgat ile birlikte Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin de mantar ihtiyaçlarını karşılıyor. 16 kişi de istihdam edildiği tesisin Üretim İşletmesi koordinatörü Kenan Kozan, “2017 yılında mantar tesisimiz TKDK destekleriyle üretime açılmıştır. 2023 yılında tesisimizin teslimini de aldık. 2017 yılından itibaren günlük 500-600 kilogram civarında kültür mantarı üretimimiz oluyor. Bu mantarları özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesindeki iller başta olmak üzere Yozgat ve çevresine dağıtımını yapıyoruz. Tesisimize 10 bayan toplayıcı istihdam ettik ayrıca diğer işlerimiz için de 6 tane erkek personelimiz mevcuttur. Mantar özen ve sürekli bakım istiyor. Tabi üretimi zor ama çok zevklidir. Ekimi ile ilk hasadının alınması arasında 35 günlük bir süre oluyor. Tesisimizde 7 odamız mevcut her odamız hammadde olarak 20 ton civarındadır. Birbirini takip eder şekilde sürekli üretimiz 12 ay boyunca devam ediyor. Talepleri karşılamak adına üretimimizi sürdürüyoruz. Et ve mantarın besin değeri hemen hemen aynı olduğu için insanlar et pahalı olunca mantara yöneliyorlar. Etten alacakları besin değerini mantardan temin ediyorlar. Şu anda ortalama 9 kilogramlık kasalar halinde satışımız yapılıyor, bu da 350 lira denk geliyor’’ dedi. Haber Merkezi

  • Psikososyel desteğe devam

    Psikososyel desteğe devam

    Kahramanmaraş merkezli asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ardından Yozgat Valisi Ziya Polat’ın Hatay’ın Hassa ilçesine koordinatör vali olarak görevlendirilmesi ile birlikte depremin ilk gününden itibaren Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri Hassa’da konuşlandı. Depremzede vatandaşlar ile tek tek görüşen Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri psikososyal destek veriyorlar.
    Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, ‘’11 ili etkileyen Kahramanmaraş Depremi her yaş grubunu olumsuz etkilerken bireylerin yaşamları boyunca deneyimleyemediği, bildik ve gördüklerinin dışında zorluk ve acı ile tanıştırmıştır. Erkek, kadın ve çocuklarda telafisi uzun sürecek korku ve kaygıyı tetiklemiştir. Asrın felaketini yaşıyan bölge insanı büyük acılar yaşasa da devletimizin tüm imkan ve kabiliyetleri bölgeye konuçlandırması yaşama bağlanmalarına normal hayata daha kısa sürede dönmelerine büyük katkı sağlamıştır. İl Müdürlüğümüz Psikososyal Destek Ekipleri Devletimizin koordinasyonunda depremin ilk gününden itibaren Hatay İli Hassa İlçesinde halkla beraber olmaya devam ediyor. Psikososyal destek ekibimiz çocuklar başta olmak üzere normalleşme davranışlarının hızlıca gelişmesi için canla başla çalışmaya devam ederek aziz milletimize hizmet etmekten büyük onur duymakla, deprem bölgesinde bulunmayı görev bilmektedir. Yapılan her şey Türkiye Cumhuriyetinin gücünü göstermek ve halkına hizmet etmektir. Amaç Devlet ve aziz Türk Milletinin desteklerini yanlarında hissederek kendilerini güvende hissetmeleridir. Bu kapsamda Valimiz Ziya Polat’ın koordinasyonunda Hassa/Söğüt Konteyner Kentinde psikososyal destek ekiplerimiz sosyal iyileştirme etkinlikleri kapsamında çocuklarla buluşarak çeşitli yarışmalar düzenlemiş ve hediye dağıtımı yapmıştır’’ dedi. Haber Merkezi

  • ASDEP ekibi ailelere rehberlik ediyor

    ASDEP ekibi ailelere rehberlik ediyor

    Yozgat Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından, vatandaşın sosyal hizmet almak için kamu kurumlarına gitmesi yerine, devletin vatandaşa ulaşması amacıyla yürütülen Aile Sosyal Destek Programı kapsamında Yozgat merkez ve köylerinde; Sosyal Hizmetler, psikoloji, psikolojik danışmanlık, sosyoloji, çocuk gelişimi bölümlerinden mezun meslek elemanlarından oluşan 13 uzman sahada görev yapıyor.
    Tabletlere yüklenen programla veri toplayan personel, görüşme sayısı ve soru bazlı istatistikleri raporluyor. Hedef nüfus belirlenirken Yozgat Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) ve Yozgat Sosyal Hizmet Merkezimize yapılan başvurular, okullardaki rehber öğretmenler ve muhtarlardan elde edilen bilgiler dikkate alınıyor.
    Ziyaretlerde uygulanan ankette, “hanenin geliri, konut türü, mülkiyet durumu, evin ısınma sistemi, içme suyu şebeke bağlantısı; hanede çocukların gündüz bakımı, engellilik ve ağrı engellilik durumu, bakıma muhtaçlık durumu, koruyucu aile ve evlat edinmek isteyip istemediği gibi” sorular soruluyor.
    Yozgat Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Yavuz Hatipoğlu, yaptığı açıklamada; Yozgat’ta yapılan saha ziyaretleri ile toplanan anket bilgileri, gözlem ve değerlendirme sonucunda aile ve bireylerin sosyal hizmetlere olan ihtiyaçlarını tespit ettiklerini söyledi. Hatipoğlu, “Birey bazında gerekli yönlendirmeleri yapıyor, rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Aile ve Sosyal Destek Personelimiz devletin imkanları ile Yozgat’taki ihtiyaç sahibi aileleri buluşturmaya devam edecek.” dedi. Haber Merkezi

  • Tapu Kadastro’nun 176’ıncı yıldönümü kutlanıyor

    Tapu Kadastro’nun 176’ıncı yıldönümü kutlanıyor

    Daha sonra Tapu Kadastro 22. Bölge Müdürü İsmail Ertürk ve personeli Yozgat Vali Vekili Adnan Kayıkçı’yı makamında ziyaret ederek, kuruluş yıldönümü etkinlikleri ve faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
    İsmail Ertürk, yaptığı açıklamada Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından biri olan Tapu Kadastro’nun 176.ncı kuruluş yıldönümü bir dizi etkinlikle kutlayacaklarını söyledi.
    Ertürk, “İki asra yakın bir zamandan bu yana mülkiyetin teminatı, köklü bir geleneğe sahip, bir ayağı ile yere çok sağlam basan, diğer ayağını ise daima en ileriye atarak ‘Teknolojide Öncü Kurum’ olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüz, merkez ve taşra teşkilatımızda 23 Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğümüz, 973 Tapu Müdürlüğümüz ve 81 Kadastro Müdürlüğümüz ile ülkemizin tüm il ve ilçelerinde yılda 20 milyon civarında işlem hacmi, yaklaşık 30 milyon kişinin doğrudan ya da dolaylı muhatap olduğu, “Vatandaşımızın mülkünü güvenli bir şekilde emanet ettiği bir Devlet Kurumu olarak” 176 yıldır sizlere hizmet vermenin haklı gururunu yaşıyor. “Bu güvenin ve yoğunluğun göstergesi olarak; “Ülke genelinde Ocak-Aralık 2022 döneminde 3 milyon 434 bin 389 gayrimenkul satış işlemi yapılarak, 41 milyar 555 milyon 205 bin 953 lira tapu harcı geliri ile ülkemize katkı verdik.
    “Daha önce İlham Veren Kamu Yönetimi Proje Ödülüne, 2022 yılında Webtapu Sistemi Projesi ile layık görülen Genel Müdürlüğümüz, geliştirdiği projelerle başarılarına bir yenisini daha ekledi.”dedi.


    “Genel Müdürlük olarak iltifatlarınıza layık olabilmek için biz de projelerimize yenilerini eklemeye devam ediyoruz.”diyen Ertürk, “Tapu Takas Artık e-Devletle Entegre; Genel Müdürlüğümüz ile Takasbank arasında 2014’te imzalanan iş birliği protokolü ile Tapu Takas Sistemi hayata geçirildi ve böylece gayrimenkul piyasasında gerçekleştirilen alım-satım işlemlerinde alıcı ve satıcıların talep etmesi halinde taşınmazın devrine ilişkin bedelin güvenli bir yöntemle el değiştirmesi sağlandı. Bugün gelinen süreçte, Tapu Takas Sistemi’nin e-Devlet Kapısı ile entegre edilmesiyle birlikte sisteme erişim daha güvenli ve kolaylaştırılmış oldu. Tapu işlemlerinin güvenli bir şekilde yapılması ve işlemlerin hızla sonuçlandırılması amacıyla Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi de hayata geçirildi ve tüm tapu müdürlüklerinde uygulanmaya başlandı. Hayata geçirilen e-Haciz, e-İpotek, Merkezi Kayıt Sistemi (MERSİS), Mekansal Adres Kayıt Sistemi (MAKS), Mekansal Gayrimenkul Sistemi (MEGSİS), Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK), Noterler Birliği Entegrasyonu gibi uygulamalar ile Genel Müdürlüğümüz bir kamu kurumu olarak teknoloji çağının getirdiği tüm yenilikleri, vatandaşımıza sunduk, sunmaya devam edeceğiz. Taşınmazlara ilişkin mülkiyet bilgilerini devlet güvencesi altında muhafaza etme, güncelleme, taşınmazlara yönelik politikalar belirleme ve yönetme konularında lider Kurum olma vizyonumuzla tam 176 yıldır siz vatandaşlarımıza en kaliteli hizmeti sunmaya devam ediyoruz. Teknolojik gelişmelerde en önlerde yer alan Devlet Kurumu olmaya devam edeceğiz.”diye konuştu. Haber Merkezi

  • Bakır çubuk ile su kaynağını tespit ediyor

    Bakır çubuk ile su kaynağını tespit ediyor

    Hem içme hem de sulama amaçlı su kaynakları yetersiz olan Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta Erdoğan Bektaş isimli vatandaş, bakır çubuklar kullanarak yeraltı su kaynaklarını tespit edip, köylerin içme ve sulama suyu ihtiyaçlarının açılan kuyulardan karşılanmasını sağlıyor. Yozgat ile birlikte çevre illerden de gelen taleplere bağlı arama çalışması gerçekleştiren Bektaş, “Ankara’da beş kuyum var, beşi de hatasız, firesiz, dediğimiz yerlerden su aldık” dedi.


    Yozgat’ın Kababel Köyünde ikamet eden Erdoğan Bektaş, 5 yıldır bakır çubuklar kullanarak, sulama suyu sıkıntısı çeken ve çareyi yeraltı sularında arayan çiftçilerin imdadına yetişiyor. Çubukla yeraltı suyu bulma yönteminin M.Ö. 1300 yıllarına kadar uzandığı kaydedildi. Köy içme suyu kaynaklarını tespit etmenin yanında sulama suyu bulmak için arayış içine giren çiftçilerin de taleplerini karşılamaya çalışan Bektaş’ın bu alandaki ünü il dışına taştı.
    “BEŞ YILDIR BU SUYLA UĞRAŞIYORUM, BAYAĞI BİR MESAFE ALDIM”
    Yozgat merkez Kababel Köyünde ikamet eden Erdoğan Bektaş, yaklaşık 5 yıldır bakır çubuklarla su kaynağı aradığını belirterek, su arama işine bir arkadaşının önerisiyle başladığını vurgulayarak, şunları anlattı:
    “Köyüme su lazım olmuştu, mühendise ölçtürmek istedik fakat paramız sıkıntılıydı. İnceçayır’dan Osman Karaca arkadaşımız; ‘ben bakırla bakıyorum, mühendise gerek yok’ dedi. Osman bey, ‘şurada var, şurada, şurada var’ her adım attığı yerde ‘var’ dedi. Bu biraz benim kafamı kurcaladı. Ver çubuğu bir de ben bakayım, ben de çalışıyor mu? Bende çalıştığını gördü ve ‘sendeki enerji ideal, üzerinde çalış, başarılı olursun’ dedi. Beş yıldır bu suyla uğraşıyorum, bayağı bir mesafe aldım. Burada da ölçtük, şu anda sonda girmedi ama sonda girince göreceksiniz burada ana su 18 ton saatte, 63’lük ama etrafında ekstra sular var. Geçirgen bir tabakaysa 75’lik hatta 80’lik su alacağımıza inanıyorum. Geçirgen değilse saatte 18 ton suyu garanti. Sondayı vurunca da göreceğiz. 60’a yakın kuyumuz oldu, acemilik dönemlerinde beş ya da altı tane kuyuda fire verdim. Onun üzerinde çalıştım, neden fire verdim diye. Bakır yeraltındaki boşluğu da su gibi görüyor, onu fark ettim. Boşluğu atlamanın yöntemini de buldum.”


    “BURADA ŞU KADAR SU VAR DİYEBİLİYORUM”
    Yozgat dışından da su kaynağının yerini tespit için taleplerin geldiğini bildiren Bektaş, şöyle konuştu:
    “Bakırın ucuna şişe, şişenin içi su dolu. Hiç boşluk olmayacak şekilde suyu dolduruyorum boşluğu atlıyor, görmüyor, su varsa suyu görüyor, yöntem bu. Bunu da iki senelik bir çalışmamla düzelttim. Şu anda sıfır hatayla gidiyor. Yeraltı sularında ölçü aldım, çubuğun kapanması bir musluktan al ki yani 200’lük 300’lük suya kadar işaret koyduğum. Yer altında gördüğüm zaman burada şu kadar su var diyebiliyorum. En son Ankara’da beş kuyum var, beşi de hatasız, firesiz, dediğimiz yerlerden su aldık. Mühendisin olabilir dediği, bizim yok dediğimiz yerden su çıkmadı.” Haber Merkezi

  • Hibe destekli dağıtılan ayçiçeği toprakla buluştu

    Hibe destekli dağıtılan ayçiçeği toprakla buluştu

    Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürü Tanju Özkaya’da ekim çalışmalarına katılarak çiftçileri bilgilendirdi.
    Özkaya, ”İlimizde uygulanan ‘Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi’ kapsamında yağlık ayçiçeği tohumu dağıtımı yapıldı.
    Dünyada ve ülkemizde son zamanlarda en çok konuşulan ve gündemde olan konu tarım sektörüdür. Dünya koşulları değerlendirildiğinde tarımın daha fazla önem kazanmasıyla en stratejik alan konumuna tarımsal faaliyetler yerleşmiştir. Ülkemizde Yozgat bu sektör içinde sahip olduğu potansiyelle en önemli illerden birisidir. ‘Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP)’ kapsamında tohumunu dağıttığımız yağlık ayçiçeği ile ilgili kısaca bilgi verecek olursak nasıl stratejik olarak hububatta, baklagil üretiminde önemli bir ilsek buna yağlık ayçiçeğini eklemek için son 3 yıldır planlama yapmaktayız. Geçen yıl Valiliğimiz İl Özel İdaresi ve Bakanlığımızın TAKE Projesi kapsamında yağlık ayçiçeği dağıtımı gerçekleşmişti. 2020 yılında bu alanda ekilişimiz 12.000 dekarken 2021 yılında bu 28.700 dekara, 2022 yılında ise dağıttığımız miktarla birlikte 130.000 dekara ulaşmıştır. Bu yıl da sadece dağıtığımız 19.660 kg tohumla yaklaşık 40.000 dekar ekiliş sağlanacaktır. Bu bağlamda şu anda Türkiye’de ekilişte 28. üretimde 26.’yız. Türkiye’de en az ilk 10’da olacak şekilde Yozgat’ımızı Türkiye’nin önemli üslerinden birisi haline getirmeyi hedefliyoruz.
    Yaptığımız bu çalışmaların, dağıttığımız tohumların ve dolayısıyla ürettiklerimizin ilimize, ülkemize hayırlı olması temenni ediyorum.” diye konuştu. Haber Merkezi

  • Fide satışları devam ediyor

    Fide satışları devam ediyor

    Dursun, vatandaşların en çok biber, domates, salatalık ve patlıcana rağbet gösterdiğini belirtiyor.
    Nisan ayı itibariyle fide satışlarına başladığını söyleyen Dursun,fidelerin bir kısmının il dışından bir kısmının ise yerli fide olduğunu belirterek biber, domates, salatalık fidelerinin daha fazla tercih edildiğini ifade etti.
    Havaların Nisan ayından bu yana yağışlı geçmesinin fide dikiminin devam etmesini sağladığını kaydeden Dursun, “Nisan ayından bu yana Allah’a şükür yağışlar devam ediyor. Çiftçilerimiz açısından bu yağışlar oldukça bereketlidir. Yağışların devam etmesi biz fide satıcılarının da işlerinin ömrünü uzatıyor. İşlerimizde şuan yoğluk devam ediytor. Köylü vatandaşlarımız ve evlerinde bahçeleri olan vatandaşlarımız aldıkları fideleri dikerek yaz mevsiminde sebze ve meyve ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Fide fiyatlarımız ise 1 lira ile 1,5 lira arasında değişiyor.” dedi. Haber Merkezi

  • Halley Kuyrukluyıldızı ile seyirciyle buluşuyor

    Halley Kuyrukluyıldızı ile seyirciyle buluşuyor

    Yozgat’ta 24 yıldır faaliyetlerini sürdüren Tiyatro Sürmeli yeni sezon için hazırlıklarını tamamlayarak dün Kültür Müdürlüğü tiyatro salonunda bugün seyircisi karşısına çıkıyor.
    Tiyatro Sürmeli Genel Sanat Yönetmeni Soner Tümgan, “Faaliyetlerimizi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla sergiliyoruz. Bu yılda seyircimizin karşısına ‘Halley Kuyrukluyıldız dünyanın sonu’ adlı politik bir oyunla çıkmayı planladık ve bugün itibari ile de seyircimizle buluşacağız. Bir zamanlar sayımız 5-6-7 ekip faaliyet gösterirken bugün maalesef tek tiyatro ekibi olarak Yozgat’taki sanatseverlere oyunlarımızı sergilemeye çalışıyoruz. Tüm sanatseverleri oyunumuza bekliyoruz. Yozgat il merkezinde 4 ayrı çok amaçlı salon bulunuyor. Bunlardan sadece Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne ait olan 205 seyirci kapasiteli salon tiyatro için kısmen uygun Oyunu ben yazdım, oyun yazarı Soner Tümgan, benim yönettiğim bir oyun. 1986 yılında özellikle bulvar gazetelerinin dillendirdiği Halley Kuyrukluyıldızın dünyaya çarpacağını ve hem Türkiye’de hem dünyada birçok şeyin değişeceğini işaret ediyor, öyle bir inanış vardı. Oyunumuzdaki bir müsteşar beyin başbakan tarafından bizzat görevlendirmesi, bu konuyla ilgili birtakım çalışmalar yapması üzerine görevlendiriyor. Fakat görevi bütünüyle yanlış anlaşılıyor ve 80’ler dünyasındaki 80’ler Türkiye’sindeki bürokrasinin içerisinde geçen bazı durumları izleyicilerle buluşturmayı planlıyor. Politik komedi, politik bir güldürü. Elbette 1986 yılında geçen oyunda günümüze de birtakım atıflarda bulunuyor. Hatta 80’li yıllardan bugüne kadar taşıdığımız bazı olumsuzluklar da seyircimizle paylaşmaya çalışıyoruz’’ dedi. Haber Merkezi