Kategori: Gündem

  • HEM, köylerde büyük ilgi görüyor

    HEM, köylerde büyük ilgi görüyor

    Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğünün koordinasyonunda Halk Eğitim merkezince köylerde açılan kurslar ilgiyle izleniyor. Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü ,halk eğitim kurslarının il düzeyinde bütün köylerde yaygınlaştırılmasının planlandığını açıkladı.
    Yozgat merkez ve ilçelerdeki Halk Eğitim Merkezleri köyden gelen talepleri değerlendirerek Köylerde yaşamakta olan vatandaşlara yönelik okuma-yazma,sürü yönetimi, yöresel kilim dokuma , satranç, drama, voleybol, İslam kültür ve medeniyeti, yetişkinler için Kur’an-ı Kerim (elif-ba) okuma ve zeka oyunları vb.başlangıç düzeyi kursları açtı.Yüzlerce kursiyerlerin katıldığı kursları başarıyla tamamlayan kursiyerlere başarı belgeleri veriliyor.
    Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri ,açılan kursların yoğun ilgi görmesi nedeniyle kursların daha da çeşitlendirilerek tüm köylerde yaygınlaştırmayı hedeflediklerini bildirdiler.

  • Özdemir’den Yalçın’a ziyaret

    Özdemir’den Yalçın’a ziyaret

    Akdağmadeni Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman Özdemir Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın’ı ziyaret etti. Ziyarette Akdağmadeni ve derneğin yürütmüş olduğu çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.
    Ankara’da faaliyet gösteren ve Akdağmadeni’ni en güzel şekilde temsil eden derneğin yapmış olduğu çalışmaları yakından takip ediyoruz diyen Başkan Yalçın ” Akdağmadeni Belediyesi olarak ilçemizin değerlerinin korunması gelecek kuşaklara aktarılması ve ilçemizin tanıtımı noktasında önemli bir rol alan ayrıca birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirme anlamında değerli çalışmalar yürüten derneklerimizle sıkı ilişkiler içerisinde olmaya devam edeceğiz. Hoş sohbetleri ve nazik ziyaretleri için Akdağmadeni Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman Özdemir Hocamıza ve Dernek Yönetim Kurulu Üyelerinden ilçemizin yetiştirdiği önemli ressamlardan olan Selma Bora Hocamız’ın noktalama tekniği ile yaptığı ve bizlere hediye ettiği Akdağmadeni Kültürel değerlerini yansıtan tabloları için teşekkür ediyorum. ” dedi. (Alpaslan Demir)

  • Milletvekili Başer, gururla kutluyoruz

    Milletvekili Başer, gururla kutluyoruz

    Ak Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Av.Yusuf Başer İstanbul’un Fethi nedeniyle mesaj yayınladı.
    İstanbul’un fethi, yalnızca bir dünya kentinin el değiştirmesi gibi basit bir olay değildir diyen Ak Parti Yozgat Milletvekili Av. Yusuf Başer; Tüm insanlığı sevgi, barış ve özgürlük ülkesine taşıma arzusudur” dedi.
    Başer mesajında şu ifadelere yer verdi “
    Türk ve Dünya tarihinin dönüm noktalarından biri olan İstanbul’un Türkler tarafından fethinin 568. yıl dönümünü gurur ve kıvançla kutluyoruz.
    İstanbul’un fethi, yalnızca bir dünya kentinin el değiştirmesi gibi basit bir olay değildir. Tüm insanlığı sevgi, barış ve özgürlük ülkesine taşıma arzusudur. 29 Mayıs 1453’ten itibaren, İstanbul, hoşgörünün, barışın, aklın, bilimin, özgürlüğün merkezi haline gelmiş; bu iklim İstanbul’dan bütün dünyaya dalga dalga yayılmıştır. İstanbul’un fethi, Avrupa’yı, özellikle Bizans’ı boğmakta olan insanlığın yüz karası orta çağ zulmünü tasfiye edip yerine sevgiye, şefkate, müsamahaya, yüksek bir ruh asaletine dayanan İslam medeniyetini inşa etmiştir.
    Yüce peygamberimizin övgüsüne de yüzyıllar öncesinden mazhar olan fetih hareketi ile İstanbul, diğer inançlara hürmet esasıyla çok sayıda Türk-İslam eseri ile taçlandırılmıştır. İstanbul uzun yıllar İmparatorluk coğrafyasının beşeri, kültürel ve ticari bir kaynaşma merkezi olmuştur.
    Büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet’in genç yaşına rağmen ulaştığı bu başarıda, yenilikleri yakından izleyen, cesur ve kararlı kişiliğinin yanı sıra, kutlu bir yönetim ve hükümranlık davasını şuurlarında taşıyan dönemin bilgelerinin ve bilginlerinin de önemli katkıları bulunmaktadır.
    Türkiye’mizin bugün de küresel güç dengeleri arasında sözü geçen, güçlü bir ülke olarak yerini almasını istiyorsak, ecdadının yüzyıllar boyu bir yönetim prensibi olarak kullandığı “kardeşlik ve birlikte yaşamanın cazibesini artırmalı”, onurlu, huzurlu ve saygın bir gelecek için Türkiye Cumhuriyetini kardeşçe yaşanabilir bir çekim merkezi yapmalıyız.
    Sadece Türkiye için değil, sadece İslam dünyası için değil, tüm insanlık için Fetih kutlu olsun. İstanbul’u bir Türk-İslam kenti yaparak çağı değiştiren, başta büyük Hakan Fatih Sultan Mehmet olmak üzere fetihte yer alan ecdadımızın hatıralarını minnet ve şükranla anıyor, peygamber müjdesiyle taçlanmış o kutlu askerlere Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum”

  • YOBÜ’den üç öğrenci kabul edildi

    YOBÜ’den üç öğrenci kabul edildi

    YÖK 100/2000 Doktora Projesi 2020-2021 Eğitim Öğretim ​Yılı Bahar Dönemi için Yozgat Bozok Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, “Fen ve Mühendislik Bilimleri” alanında ve “İnşaat Mühendisliği” alt alanında doktora yaptırmak için yapılan başvuru neticesinde YÖK tarafından YÖK 100/2000 kapsamında doktora yaptırması uygun bulundu.
    YÖK 100/2000 Doktora Projesi kapsamında Yozgat Bozok Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Yüksel Taşdemir ve Dr. Öğr. Üyesi Yuşa Şahin danışmanlıklarında Abdullah Mutlu, İbrahim Aslan ve Yunus Gündüz isimli öğrencilerimiz doktora çalışmalarına kabul edildi. Bursiyer öğrencilere doktora eğitimi süresince dört yıl boyunca YÖK tarafından burs ödemesi yapılacak. Ayrıca, TÜBİTAK tarafından tanımlanmış başarı ölçütlerinden en az ikisini yerine getirebilen bursiyerlerimiz çift burs alma imkânına sahip olacaklar.
    YÖK 100/2000 doktora projesi kapsamında kabul edilen öğrenciler, Bozok Üniversitesinin ihtisaslaşma alanı olan “Endüstriyel Kenevir” konusunda “Kenevir bazlı yalıtım malzemeleri” ve “Kenevir bazlı asfalt kaplamalar” üzerine doktora çalışmalarını yürütecek olup Üniversitenin ihtisaslaşma alanı ile ilgili bilimsel çalışmalarına katkı sağlayacaklar.
    YÖK 100/2000 Doktora Projesi kapsamında doktora programına kabul edilen öğrencileri ve danışmanları tebrik eden Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, öğrencilerin yürüttükleri bilimsel faaliyetlerin her zaman yanında ve destekçisi olacaklarını belirterek, başarılarının devam etmesi dileklerinde bulundu. (Haber Merkezi)

  • Öğretmenlere çevrimiçi seminer

    Öğretmenlere çevrimiçi seminer

    Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata, İstanbul -Bayrampaşa Aliya İzzetbegoviç Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğretmenlerine internet üzerinden seminer verdi.
    Okul Müdürü Zeliha Yıldız’ın selamlama konuşmasıyla başlayan ve Müdür Başyardımcısı Arif Köklü’nün moderatörlüğünde 28 Mayıs 2021 Cuma akşamı gerçekleştirilen programa öğretmen ve farklı meslek gruplarından da iştiraklerin olduğu gözlendi. Yaklaşık 35 kişinin katıldığı buluşma ilgiyle izlendi.
    Etkinlikte Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Proje Döngüsü Yönetimi: Hazırlık, Uygulama ve Sonuçlandırma Süreçleri” başlığı altında teknik bilgiler verdi ve deneyimlerini aktardı. TÜBİTAK – BİTO tarafından desteklenen programların yürütülmesinde dikkat edilecek notalara değinen Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Okullarda düzenlenen bilim fuarları gibi etkinliklerin öğrencilerin gelişiminde ve bilim okur yazarlığı yönlerini güçlendirmelerinde etkisi büyüktür. Bu tür etkinlikler için seçilen alanlara okulun bütün öğrencilerinin, çevre okullardaki öğrencilerin, velilerin yanı sıra çevredeki halkın da katılımını sağlamak yerinde olacaktır. Etkinlik sürecinin maksimum düzeyde faydalı hale getirmek gerekir. Bu etkinliklerde alt sınıflardaki ve okula yeni gelmiş öğrencileri heveslendirmek gerekir. Bu yolla bir sonraki yıl için yeni proje yapacak öğrenciler de hazırlanabilir” dedi.
    Prof. Dr. Mustafa Böyükata tarafından katılımcıların sorularının da cevaplandırıldığı buluşmada, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erol Kam da düşüncelerin paylaştı ve değerlendirmelerde bulundu. Program sonunda okul yönetimi ve öğretmenler memnuniyetlerini ifade ederek teşekkür ettiler ve okullarında yüz yüze eğitim için Prof. Dr. Mustafa Böyükata’yı İstanbul’a da davet ettiler. (Yusuf Bağcı)

  • Milletvekili Sedef’in acı günü

    Milletvekili Sedef’in acı günü

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili İ Ethem Sedef, Babaannesi Hayriye Sedef’in hayatını kaybetmesinin acısını yaşadı. Merhume Sedef’in cenazesi Sarıtopraklık Mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
    Yaşlılığa bağlı sebeplerden dolayı yaşamını yitiren Hayriye Sedef’in vefatı Sedef ailesi ve yakınlarının yanı sıra sevenlerini yasa boğdu.
    Merhume Sedef’in Sarıtopraklık Mezarlığında kılınan cenaze namazına; Yozgat Valisi Ziya Polat, MHP Milletvekili Ethem Sedef,Belediye Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Murat Tanışman, MHP İl Başkanı Tekin Irgatoğlu, BBP İl Başkanı Kemal Korkmaz, AK Parti Yozgat Merkez İlçe Başkanı Kürşat Kılıç, MHP Merkez İlçe Başkanı Adem Kızılay, Ülkü Ocakları İl Başkanı İrfan Şahbaz, İlçe ve Belde belediye başkanları,Sedef ailesi ve yakınları katıldı.
    Bizde Yeniufuk Gazetesi ve Yozgat Olay olarak, merhume Hayriye Sedef’e Allah’tan rahmet diliyor, başta Milletvekili Ethem Sedef olmak üzere Sedef ailesine başsağlığı dileriz.
    (Cemil Mermertaş)

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Polis ekipleri denetimlerini sürdürüyor

    Polis ekipleri denetimlerini sürdürüyor

    Yozgat’ta hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasında polis ekipleri denetimlerini sürdürüyor.
    Kovid-19 salgını ile mücadele kapsamında, Türkiye genelinde Cuma akşamı 21.00’den Pazartesi sabahı saat 05.00’e kadar sürecek sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik Yozgat’ta polis ekipleri denetimlere devam ediyor.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Lise Caddesi başta olmak üzere şehrin  farklı güzergahlarında oluşturulan uygulama noktalarında araçlar ve yayalar durdurularak izin belgeleri kontrol ediliyor. Belgeleri eksiksiz olanların seyahatine izin verilirken kısıtlamaya uymadığı tespit edilenler hakkında yasal işlem uygulanıyor.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Vatandaşlar, denetimlerin kendi sağlıkları açısından önemli olduğunu belirterek, “Polis ekiplerimiz görevini yapıyor. İlimizde vaka sayılarında düşüş olması bizlerin  maske, mesafe ve hijyen konularına uymamızdan kaynaklanıyor. İki yıldır zor bir süreç yaşadık. İnşallah bu salgından ülke olarak tez zamanda kurtuluruz.”ifadelerini kullandı.

  • Vali Polat, vatandaşların sorun ve isteklerini dinledi

    Vali Polat, vatandaşların sorun ve isteklerini dinledi

    Yozgat Valisi Ziya Polat, düzenli olarak gerçekleştirdiği  Halk Günü toplantılarının Mayıs ayı son toplantısında vatandaşların sorun ve isteklerini dinledi.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Valilik Binası giriş katında bulunan Açık Kapı’da tek tek vatandaşların taleplerini dinleyen Vali Polat, kendisine iletilen sorunların çözümü noktasında ilgili makamlara talimat verdi.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    ÇÖZÜM ÜRETMEK İÇİN BURADAYIZ

    Vatandaşların sorun ve taleplerini dinleyerek yakından ilgilenen Vali Polat, çözüm üretmek için burada olduklarını söyledi. Vali Polat, kendisine iletilen konuların çözümü noktasında ilgili makamlara talimat verdi.

     

     

  • Engelli Eğitim Rehabilitasyon ve Yaşam Merkezi

    Engelli Eğitim Rehabilitasyon ve Yaşam Merkezi

    Şehrin gerçekleri dikkate alınmadan, döneminin ötesinde bir şehir kurgusuna ve ufkuna sahip olunmadan yapılan yatırımlar; kısa vadede karar vericilerin hanesine kâr olarak yazılırken şehrin önünü tıkaması, kaynakların verimsiz kullanımı ve yapılan yanlışların düzeltilmesi için yeniden maliyetlere katlanılması gibi telafisi zor sonuçlar doğurmaktadır.

    Yozgat, eksik ve günü birlik planlanmış yatırımların ardı ardına atıl ve şehrin ihtiyaçlarına cevap vermede yetersiz kalma gerçeği ile yüzleşmeye devam etmektedir.
    Şehrin gerçeklikleri dikkate alınmadan, döneminin ötesinde bir şehir kurgusuna ve ufkuna sahip olunmadan yapılan yatırımlar; kısa vadede karar vericilerin hanesine kar olarak yazılırken şehrin önünü tıkaması, kaynakların verimsiz kullanımı ve yapılan yanlışların düzeltilmesi için yeniden maliyetlere katlanılması gibi telafisi zor sonuçlar doğurmaktadır.
    Son 40 yılda yapılan ve bugün yapımına başlanılmış pek çok “proje” için benzer cümleleri kurabilir ve üst cümlemiz için de örnekleyebiliriz. Lakin bugünkü konumuz bunlardan biri olan Termal Aqua Park ve Spor Merkezi’dir.
    “Sosyal ve sportif alanlar noktasında zayıf” olduğu düşünülen “şehrimizde yaşayan her bir ferdin yaşam kalitesini artırmayı” amaçlayan aynı zamanda da “ilçelerde yaşayan kadınlarımızın da Yozgat’a gelmesine bir vesile olacağı, bu sayede merkez ve ilçeler arasında yokluğu hissedilen kaynaşmayı sağlayacağı” düşünülerek yapımı gerçekleştirilen Termal Aqua Park ve Spor Merkezi yapımı için 10 milyon TL harcanarak 2017 yılı Mart ayında hizmete açıldı. Yıllar içerisinde farklı işletmecilere kiralanan tesis 4’üncü yılını tamamlamadan atıl duruma geçti.
    Yeniufuk Gazetesi olarak, Termal Aqua Parkın çok daha işlevsel, şehrin sosyal ve ekonomik hayatına katkı yapacak şekilde kullanılabileceği kanaatindeyiz. İşte bugün bu faydayı sağlayacak önerimizi siz Yozgat kamuoyu ile paylaşıyoruz.

    TÜİK verilerine göre ilimizde yaşayan her 10 kişiden 1’i engellidir. Yozgat nüfusu baz alındığında bu rakam yaklaşık 40 bindir. Görme, duyma, dil ve konuşma, zihinsel, ortopedik, spastik engelliler, ruh ve duygusal hastalığı, süreğen hastalığı, dikkat ve hiperaktivite bozukluğu olanlar ve özgül öğrenme güçlüğü ana başlıkları ile ifade edilebilecek olan engel türlerinden biri ya da bir kaçına sahip kişiler engelli tanımına girmektedirler.
    Bu tanıma giren her bir bireyin bireysel yaşantısını devam ettirebilmesi, sosyal hayata uyum sağlaması, iş hayatında tutunabilmesi için kendi özel şatlarına uygun bir takım eğitimleri almaları gerekmektedir. Bu eğitimlerle elde edecekleri bilgi, beceri ve kazanımlarla bir başkasına ihtiyaç duymadan yaşayabilmelerinin yolu açılacaktır. İlimizin ekonomik ve sosyal şartları itibariyle de binlerce engellimiz hayatını başkasının desteğine muhtaç şekilde ve hayattan kopuk devam ettirmektedir.
    Önerimiz; Termal Aqua Park ve Spor Merkezi yanında bulunan ve Hazineye ait olan 8.791 m2 alanın Engelli Yaşam Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak planlanmasıdır. Bu, öncelikle ilimizde yaşayan 40 bin engelliye karşı bir sorumluluğumuzdur diğer tarafı ile de engelli bir bireyle yaşama, onun ihtiyaçlarını giderme ve sosyal hayatla buluşturma imkânından yoksun/yetersiz olan hemşerilerimize karşı da borcumuzdur.
    Yaptığımız araştırmalara göre ülkemiz genelinde kompleks yapıda çok az rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır ve bunlar ağırlıklı olarak batı illerindedir. Devlet ve özel olmak üzere var olan merkezler de önerimizin gerisinde kalmaktadır. Şöyle ki;
    Önerimize konu Engelli Yaşam Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi teorik eğitim sınıfları, beceri ve meslek atölyeleri, fizyoterapi ve spor merkezi (kapalı ve açık bireysel ve takım spor alanları dahil), sebze bahçesi, ev ve bahçe bitkileri yetiştirme alanları, kümes, evcil ve küçükbaş hayvan bakım alanları, atlı terapi alanı, oyun-eğlence havuz ve alanları, ev yaşamı ve sosyal yaşam eğitim sınıf, alan ve parkurları, misafirhane vb. imkanları barındıran yukarıda sıraladığımız tüm engelli türlerinin ihtiyacına cevap verebilecek bir tesistir. Termal Aqua Parkın imkânları ile birleştirildiğinde emsalsiz bir tesisin meydana gelmesi kaçınılmazdır.
    Özetle; engelli bir bireyin bir başkasının yardımına ihtiyaç duymadan yaşamını idame ettirebilmesinin yolunu açacak bilgi, beceri ve gelişimi kazandırabileceğimiz her türlü imkânın sunulacağı bir merkezdir.
    Bu merkezin bir diğer özelliği ise yatılı olmasıdır. Engelli bireyler 1’er haftalık periyodlarla bu merkezde yatılı olarak kalacaklar bu süre içerisinde eğitim ve rehabilitasyon süreçlerinde süreklilik sağlanıp gelişmeleri yakından takip edilebileceği gibi sosyalleşmeleri de hızlandırılmış olacaktır. Bir diğer önemli faydası ise şudur; engelli bireylerin ailelerine bu bir haftalık yatılılık sürecinde nefes alma, dinlenme imkânı tanınmış olacaktır. Burada öğrenecekleri meslekler üzerinden istihdam edilebileceklerdir. Ayrıca bu merkezde engelli ailelerine de eğitimler vermek, onların da engelli bireyle yaşarken karşılaştıkları ruhsal ve duygusal sıkıntılarına çözüm olmak mümkündür. Yine bu merkez aracılığı ile ailelere verilebilecek eğitimler ve beceri kursları ile engellilere burada kazandırılan becerilerin sürdürülebilmesi sağlanacak hem de engelli bireyle yaşamaya dair manevi güçleri artmış olacaktır.
    Üstelik Termal Aqua Park’ın inşa amacına uygun faaliyetleri kısıtlamadan bu hizmetleri sunmak mümkündür.
    Burada şu soruya da cevap verelim. “Bu bize ne kazandıracak?”
    1- 40 bin engellinin “kimsesi” olacaksınız.
    2- Engelli bir bireyle yaşama, onun ihtiyaçlarını giderme ve sosyal hayatla buluşturma imkânından yoksun/yetersiz olan binlerce hemşerinizi bu imkânla buluşturacaksınız. Onların sevgilerini, dualarını alacaksınız. 40 bin engelli ailesinin derdine ortak ve çözüm olacaksınız.
    3- Termal Aqua Parkı atıl olmaktan çıkarıp, daha işlevsel bir şekilde şehrin faydasına sunacaksınız.
    4- Merkezin kapasitesine göre 150 ila 300 kişinin istihdam edilmesinin yolunu açmış olacaksınız.
    5- Bu yapıdaki bir merkezin sunduğu hizmetler sayesinde ile göç alma imkânı oluşacaktır.
    6- Türkiye’de çok az sayıda bulunan belki de gerçekleşmesi ile birlikte ilk 5’e girecek bu tesis Yozgat’ın prestij değerine katkı yapacaktır.
    Bu katkıları çoğaltmak mümkündür.
    Neredeyse tamamı, projelendirecek kurumdan bir kuruş dahi çıkmadan yapılabilecek ve işletme maliyetleri konusunda da yük getirmeyecek bilakis iyi işletildiğinde kazanç sağlayacak bu tesisi; projelendirmek ve yapmak Yozgat Belediyesi’ne yakışır.
    Kamu kurumları içerisinde halkla iç içe ve halka en yakın kurumdur belediye. Belediye başkanları diğer kamu görevlileri gibi tayinci değildir. Bu şehrin insanlarıdırlar ve bu şehirde yaşayacaklardır. Elbette ki, bu şehrin insanlarının dertlerine ortak olanlar da onlardır. Belki ailelerinde engelli yoktur ama çarşıda, pazarda, mahallede karşılaştıkları her bir engelliyi tanırlar ve engelli ailelerinin neler yaşadıklarına birebir şahittirler. Bu şehrin insanı ile ağlar yine onlarla gülerler. Sevinçlerimiz ve acılarımız ortaktır.
    Dolayısıyla, atıl bir tesisi şehrin hizmetine sunmak, on binlerce engelli ve ailelerine kol kanat germek, gerek engellilerin gerekse ailelerinin moral güçlerini arttırıp hayata tutunmalarını sağlamak, bilgi, beceri ve kazanımlarını arttırıp hayatın için çeken el olmak, yüzlerce insana istihdam ve şehre yeni bir gelir kapısı açmak, Yozgat’ı bu alanda Türkiye’de sayılı iller arasına sokmak gibi bir fırsatı Yozgat’ın kazanç hanesine yazmak belediyenin hakkıdır. Bazı belediyelerin hayvanlar için dahi fizik tedavi ve terapi merkezleri kurdukları çağımızda insanımıza karşı bu sorumluluk bir an önce üstlenilmeli, insan öncelikli belediyecilik anlayışı sorumluluğunu yerine getirmelidir.
    Gerçekleştiği taktirde projelendiren kurum ve şehre prestij katacak bu önerimiz, ortak bir akılla detaylandırılıp, tanımı ve hedefleri doğru belirlendiğinde şehrimize uzun yıllar katkı yapacak ve adından söz ettirecek bir proje olacaktır.
    Bu, içinde yaşadığımız topluma ve şehrimize karşı bir borcumuzdur/borcunuzdur.
    Bekir Çaylak/Savaş Uyar

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Çapanoğlu  Sarayı ve  Tarihi Han

    Çapanoğlu Sarayı ve Tarihi Han

    Eski Belediye ve Milli Eğitim binalarının yıkılmasıyla ortaya çıkan toplam 4.700 m2’lik alanın, Yozgat’ın tarihi, kültürü, mimarisiyle buluşma ve buradan turizm, üretim, istihdam oluşturma imkanı vermektedir. Yeniufuk Gazetesi olarak, Yozgat’ın gelişme sürecinde önemli yapıtaşlarından biri olacak bu fırsatın, şehrimizin sosyo-ekonomik kalkınmasına olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi adına, diğer projelere alternatif olabilecek çözüm önerisini şehrimiz kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

    Yozgat il merkezinde Saat Kulesi, Hayri İnal Konağı, Çapanoğlu Camii ve müze dışında gezilecek yer tarifi yapmamız çok zor. Yıllardır beton ekonomisine teslim olmuş Yozgat’ta tarihi değerler bir bir yıkılmış, o güzelim geniş bahçeli ve kendine has mimari özelliklere sahıp konaklardan geriye bir tane bile kalmamıştır.
    Bununla birlikte Çapanoğullarınca yaptırılan Tol Çarşı yıkılmış yerine bir ucube dikilmiştir. Çapanoğlu Camii (Büyük camii) etrafında tarihi değer ifade eden çarşı hamamından başkaca bu toprakların kimliğini ifade edecek eser kalmamıştır.
    Çapanoğulları tarafından kullanılan saray da bu yağma ve kıymet bilmezlikten nasibini almıştır.
    Geldiğimiz nokta itibariyle Yozgat merkezde yarım saat içerisinde tüm tarihi, turistik alanları gezmek mümkündür lakin gelen ziyaretçilerin şehirde konaklamasını, bu şehrin kimliği ile buluşmasını ve il ekonomisine katkı yapmasını sağlayacak hiçbir eserimiz yoktur.

    BURADA DURALIM VE İKİ ÖRNEK VERELİM
    Birincisi, Yunanistan’ın Santorini Adası’nın güney tarafında Akrotiri denilen küçük bir bölge vardır. Burası ziyaretçilere milattan önceki Roma dönemine ait olarak anlatılır. Akrotiri aynı zamanda yarı açık yarı kapalı bir müzedir. 2019 yılında 5.5 milyon turist bu bölgeyi ziyaret etmiştir. Buradaki müzenin giriş ücreti kişi başı 5 Euro’dur, bu para da direk Santorini Belediyesi’ne gelir olmaktadır.
    Peki, neden bu gelir belediyeye kalmaktadır?
    Şu yüzden, Akrotiri tarihi değeri olan bir bölge değildir aslında, yani orayı koruma alanı (sit alanı) ilan eden bakanlık değil adanın kendi belediyesidir.
    Bu ada son 500 yıl içinde onlarca volkanik patlamayla bugünkü haline gelmiştir ve en son 1882’deki büyük volkanik patlamayla adada taş üzerinde taş kalmamış, yanardağın külleri İzmir şehrimizin üstünü dahi kaplamıştır. 1951’deki patlamada ise adada canlı kalmamıştır. 20 yıl öncesine kadar Yunanistan Hükümeti anakaradaki insanların bu adalara yerleşmesi için hem bedava ev hem de 1.300 Euro hane başına para veriyordu. Kısacası Santorini en son 1951’deki volkanik patlamayla şimdiki şeklini almış ve insanlar daha sonra yerleşmeye başlamıştır. Şimdi soruyorum size; Daha dün oluşmuş bir adada 2.500 yıllık Roma tarihinden bahsedebilir misiniz?
    Ama her yıl milyonlarca insan buraya Roma tarihini öğrenmek amacıyla kültür turlarıyla geliyor. Müzenin kapalı alanındaki o 2.000 yıllık kaplar, çanaklar, çömlekler ise farklı yerlerden bulunarak oraya getirilmiş ve sergilenmiştir. Yani Santorini ile hiçbir alakası yoktur. Akrotiri olarak bilinen antik kent ise aslında 19.Yüzyıl sonundaki volkanik patlamada lavların ve küllerin altında kalarak sonradan temizlenen eski bir balıkçı kasabasıdır. Tarihi Antik Roma dönemine değil 118 yıl öncesine dayanır.
    İkincisi, Vietnam’da bulunan ve bir Fransız yatırımcı tarafından Orta Çağ Fransız mimarisi ile inşa edilen Ba Na Hill Kasabası.
    Dev taş eller tarafından tutulan köprüsü ile sosyal medya kullanıcıları arasında hızla tanınan bu şehir, ülkenin doğu kıyısındaki en büyük dördüncü şehri Da Nang’ın arkasında deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte tasarlanmıştır. Orta Çağ Fransız mimarisi tarzında inşa edilen bu kasaba şimdiden yılda 1 buçuk milyon turiste ev sahipliği yapmaktadır. Burada, ziyaretçilerin konaklamasından, yemeğine, eğlencesine kadar her ihtiyacı düşünülerek, evler, iş yerleri, kilise, Fransız bahçelerinden ilham alan park, köprüsü, raylı sistemi ile yeni bir şehir inşa edilmiştir.
    Bu iki örneğin ortak noktası ve bizi ilgilendiren tarafı şudur; her iki proje de sıfırdan ekonomi yaratan zekice kurgulardır. Hiçbir şeyin olmadığı yerde; turizmin algılardan ibaret olduğu gerçeğini ve mimarinin bölgeye turist çekmede ne kadar önemli bir faktör olduğunu idrak ederek algıları iyi yönetmişler ve sıfırdan milyonlarca turistin finanse ettiği bir ekonomi yaratmışlardır.
    Tekrar Yozgat’a dönelim. Adeta sıfır noktasındayız. O halde yukarıdaki örneklerden de alacağımız ilhamla ‘ne yapabiliriz’e odaklanalım.
    Bildiğiniz üzere eski belediye binasının yıkılması ile 1.700 m2, eski hükümet konağının yıkılması ile 3.000 m2 iki büyük alan il merkezinde boşa çıkmıştır.
    Bu iki alanın birincisinde; Beypazarı-Suluhan, Amasya-Taş Han, Edirne ve Erzurum Rüstem Paşa kervansarayları vb. bir taş yapı veya 2 katlı tarihi konak görüntüsüne sahip büyük bir bina inşa edebiliriz. Minimum iki katlı olacak bu yapının birinci katının dışa bakan yüzünde dükkanlar, tek kapı ile girilen iç kısmında lokanta, cafe, toplantı salonu vb, ikinci katında ise butik bir otel faaliyete geçirebiliriz. Sunulacak hizmetlerin çeşitliliği ve ziyaretçilerin beklentilerine cevap veriyor olmasının yanı sıra, dükkanlarda, geçen hafta gündeme getirdiğimiz üzere halk eğitim merkezinde eğitim almış kursiyerlere yer tahsisi yapılarak ve finansal destek verilerek, gümüş, bakır, çini, keçe, kilim ve şal, ametis taşı, Yasin Ali Er dostumuzca imal edilen çam kozalağı reçeli ve sirkeler, Tol Çarşı’da faaliyet gösteren Çamlık Ev Yapımı işletmesinin sahibi Yunus Bey’in ev yapımı ürünleri ve dahasının imal ve satışının yapılması ile bir cazibe alanı olacaktır.
    Bu alanların ikincisine ise 1920 yılında Çerkez Ethem tarafından yakılan Çapanoğlu Konağı’nı inşa edebiliriz. Bu konağın son haline dair fotoğraflar vardır ancak daha da önemlisi Çapanoğlu Süleyman Bey zamanında Yozgat’a gelen seyyahların anılarında detaylı bilgiler vardır ve bu bilgilere de ulaşabilmekteyiz. Uzmanlarınca yapılacak çalışmalar ve aile fertlerinden alınacak bilgiler ışığında aslına yakın bir konağı meydana getirmek imkanımız vardır.
    Şimdi örnekleri hatırlayalım ve bu iki önerimizin kabul gördüğünü Çapanoğlu Konağı’nın ve bir hanın inşa edildiğini düşünelim. Turizmin tamamen algıları yönetmek ve mimarinin bölgeye turist çekmedeki en önemli faktörlerden birisi olduğu gerçeğini de hatırlayarak; üniversite ve Polis okuluna ek olarak Adalet ve Diyanet Eğitim Merkezlerinin de faaliyete geçmesi ile birlikte, Yozgat’a ziyaretçi akını hızlanacaktır. Doğal olarak gelen bu ziyaretçilerin dikkatini çekecek, yöreye ait ürünleri satın alabilecekleri, aileleri ile konaklayabilecekleri, Yozgat tarihine dair somut değerleri görüp yaşayabilecekleri bu alanların tanıtımı kısa zamanda sağlanacaktır. Bir biz bileceğiz 2020’lerde inşa edildiklerini ama çok sürmeyecek Santorini ve Ba Na Hill’de olduğu gibi yıllar içerisinde ne zaman yapıldığından ziyade buralarda sunulacak hizmet ve ürünlerin kalite ve çeşitliliği ile birlikte, saraydaki tarih, mimari özellikler, Yozgat tarihi ve Çapanoğulları konuşulur olacaktır.
    Bu sayede Yozgat kültür ve tarihini yerinde yaşama, Yozgat topraklarının özünü hissetme imkanı yakalayacak ziyaretçiler, ilden ayrılırken de buraya ait değerlerin taşıyıcılığını ve tanıtımını yapacaklardır. Elbette ki bunun maddi bedelini de ödeyeceklerdir.
    Buradan tarih çıkar, kültür çıkar. Buradan iş, aş çıkar, istihdam çıkar. Buradan 100 yıldır yok edilen şehrin kimliği küllerinden doğabilir. Belki bu sayede, iradesi ortadan kalktıktan sonra tüm tarih ve kültürünü yağmaladığımız ama dini eserler dışında neredeyse tüm izlerini silercesine asıl soyguncusu kendimiz olduğumuz Yozgat ve Çapanoğulları ile yeniden barışır, bir şehir tarihle, kültürle, sanatla, mimari ile nasıl var edilir ve nasıl yaşatılırı da öğrenmiş oluruz. Belki bu sayede klasik ve eskimiş yol, kaldırım belediyeciliği anlayışını bir adım öteye taşıyarak; bir taraftan şehre kimlik kazandıran diğer taraftan istihdam sağlayan ve il ekonomisinin gelişmesine katkı sunan projelerin önemini kavramış oluruz. Bekir ÇAYLAK / Savaş UYAR

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Şahin: ‘Aşı sıkıntımız yok’

    Şahin: ‘Aşı sıkıntımız yok’

    Yozgat Sağlık İl Müdürü Dr Fatih Şahin, Kovid-19 aşısı ile ilgili aşılama çalışmalarının devam ettiğini belirterek, Yozgat’ta bir sıkıntının söz konusu olmadığını söyledi.
    Ülke genelinde bir yıldan fazla bir zamandır devam eden Kovid-19 salgın hastalıkla ilgili çalışmaların ve bu çalışmalara bağlı olarak aşılama işlemlerinin devam ettiğini söyleyen İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da aşı sıkıntısının olmadığını ifade etti.
    YOZGAT İL GENELİNDE 155 BİN 761 KİŞİ AŞI OLDU
    Yozgat’ta İl genelinde 155 bin 761 kişinin aşı olduğunu vurgulayan Şahin, 93 bin 800 kişinin birinci, 73 bin 908 kişinin de ikinci doz aşı olduğunu kaydetti.
    En az birinci doz aşı olanların oranın yüzde 66.54 olduğunu vurgulayan İl Müdürü Şahin, İkinci doz aşı olma oranında da yüzde 52.43 seviyesine ulaşıldığını ifade etti.
    Şahin, aşılama oranları ile ilgili şu bilgileri verdi: “Hedef nüfus dikkate alındığında “Ortalama oran yüzde 92.01.,Yozgat merkez ve ilçelerde aşılama çalışmalarında merkez nüfus olarak, yüzde 71.37’, İlçelerde ise Sorgun’da yüzde 63.60, Akdağmadeni’nde yüzde 59.08, Yerköy’de 69.98, Sarıkaya’da 62.32, Boğazlıyan’da 66.26, Çekerek’te 64.11, Şefaatli’de 75.94, Çayıralan’da 66. 44, Saraykent’te 60.72, Kadışehri’nde 61.26, Aydıncık 67.72, Yenifakılı 72.78, Çandır 64.74 oranında aşılama çalışması tamamlandı.” (Cemil Mermertaş)

  • Vali Polat, çocuklarla oyun oynadı

    Vali Polat, çocuklarla oyun oynadı

    Yozgat Valisi Ziya Polat, Kanuni Sultan Süleyman Özel Eğitim İlk ve Ortaokulunu ziyaret ederek okul bahçesinde burada eğitim gören çocuklarla oyun oynadı.
    İlde eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik düzenlediği toplantıların yanı sıra il ve ilçelerde de okul ziyaretlerinde bulunan Vali Polat, Kanuni Sultan Süleyman Özel Eğitim İlk ve Ortaokulunu ziyaret ederek öğrencilerle bahçede oyunlar oynadı.
    Öğrencilerin, derslerine katılıp yaptıkları el işlerini inceleyen Vali Polat, çocukların durumu hakkında bilgi aldı. En büyük yatırımın insana olan yatırım olduğunu vurgulayan Vali Polat, bununda ülkenin teminatı ve yarınları olan çocuklara olan yatırım olduğunu ifade etti.
    Vali Polat’a okul ziyaretinde İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’da eşlik etti. (Ferhat Özer)

  • Fakatlara, amanlara sığınmadan  başarıya odaklı çalışıyoruz

    Fakatlara, amanlara sığınmadan başarıya odaklı çalışıyoruz

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Bozok Üniversitesi’nin fiziki altyapı ve akademik kadroyu güçlendirerek, fakatlara, amalara sığınmadan başarıya odaklı çalıştıklarını söyledi.
    Rektör Karadağ, düzenlediği basın toplantısında göreve başladığı 27 Mayıs 1019 tarihinden bugüne geçen 2 yıllık süreçte yapılan çalışma ve projeleri değerlendirdi.
    Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Akın, Prof. Dr. Yücel Güney, Genel Sekreter Prof. Dr. Uğur Kölemen ve fakülte dekanları katıldı.
    Yönetim olarak aldıkları emaneti daha ileriye taşıma sorumluğu ve bilincinde hareket ettiklerini vurgulayan Rektör Karadağ, Bozok Üniversitesini; akademik çalışma niteliği ve vizyonunu da uluslararası boyuta taşımak için gayret gösterdiklerini ifade etti.
    Rektör Karadağ,”Sürekli eğitim, öğretim kalitesinin yükseltmek, akademik kadroyu daha güçlendirmek için çalışmalar yaptık. Üniversitemiz endüstriyel kenevir alanında ‘ihtisas üniversitesi’ oldu. Bu çalışma, ilimizin gelişip kalkınmasına da katkı sunacaktır. Ayrıca üniversitemiz Hukuk Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesine dekan atamaları yapıldı. Diş hekimliği fakültemize inşallah 2021 yılı tercih döneminde öğrenci alacağız. Bunun dışında öğrenci sayımızı artırma hedeflerimiz var. Üniversitemizde TÖMER’de dil eğitimi gören öğrencilerle birlikte 500’ün üzerinde yabancı uyruklu öğrencimiz var. Kayıtlarımız sürüyor, yabancı uyruklu öğrenci sayımızı önce bine, 2022 yılında ise 2 bin olmasını hedefliyoruz. Üniversitemizin tüm öğrenci sayısını ise 27 bin bandında tutmak istiyoruz.”diye konuştu. (Alpaslan Demir)

  • Çevre bilinci için plastik  enstrümanlarla ritim tutuyorlar

    Çevre bilinci için plastik enstrümanlarla ritim tutuyorlar

    Yozgat’ta özel eğitim öğrencileri, çevre sorunlarına ve artan plastik kullanımına yönelik farkındalık oluşturmak için plastik bidon ve boruları enstrüman yapıp giydikleri poşet kıyafetlerle müzik eşliğinde ritim tuttu.
    Yozgat Kanuni Sultan Süleyman Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencileri, geri dönüşüm bilinci oluşturmak, evsel atıkların değerlendirilmesi, artan plastik kullanımına ve çevrenin korunmasına dikkat çekmek için müzik öğretmenleri Gamze Karahasanoğlu öncülüğünde “Çevresel Düşler Ritim Grubu” kurdu.
    Çevreye duyarlı bireyler yetiştirmek ve yeni nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için öğrenciler, evlerindeki plastik atık malzemelerden davul, zil, tef gibi çalgı aletleri yaptı. Üzerlerine giydikleri poşetlerle ve yaptıkları enstrümanlarla çalan müzik eşliğinde ritim tutan öğrenciler, çevre bilincine karşı farkındalık oluşturdu.
    Plastikten enstrüman yaptıklarını söyleyen özel öğrenci Muhammet Mustafa Koçak, “Burada arkadaşlarımla beraber plastik çalışmalarla çalgı aleti yapıyoruz. Zil, davul buna benzer aletler yapıyoruz. Plastik atıklar çoğalmasın azalsın diye biz böyle bir yola çıktık” dedi.
    Sefa Tavşancıoğlu ise “Çalgı yaptık, plastik atıklardan geri dönüştürdüm. Çevre bilincini oluşturmak için” derken Berke Durmaz da, “Evimizdeki plastik atıkları doğaya atmamak için biz onlarla çalgı yaptık” şeklinde konuştu.
    Öğrencilerine çevre bilinci aşılamak için böyle bir proje başlattıklarını belirten müzik öğretmeni Gamze Karahasanoğlu, “Plastik atıkların çevremize ne denli zarar verdiğini uzmanlar her yıl verilerle açıklıyor. Bu verilere baktığımız zaman plastikle savaşın hepimizin sorumluluğu olduğunu görmemek mümkün değil. Ben bu savaşa öğrencilerimi bilinçlendirerek başladım. Onlar da evlerindeki plastik atıkları çalgıya dönüştürdüler ve bu savaşa ses oldular” dedi.
    Çocuklarımızda, ailelerinde ve çevremizde, plastiklerin daha az kullanılıp dönüştürülmesine ve çevre bilinci oluşturmak için çevresel düşler adında bir ritim grubu kurduk. Bu ritim grubunda çocuklarımızın plastikten tasarladığı tefleri, davulları, zilleri kullandık. Amacımız plastiğin kullanımını daha aza indirerek yaşanılabilir bir dünya oluşturmak. Bu proje ile çocuklarımıza çevre bilinci oluşturmayı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Yalçın’dan Alpaslan’a ziyaret

    Yalçın’dan Alpaslan’a ziyaret

    Akdağmadeni Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ı ziyaret etti.
    Başkan Yalçın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat mitinginde sözünü verdiği, yazışmaları ve kurum görüşleri tamamlanan “Turizm Kümelenme Alanı İlanı” ve “Akdağmadeni’nin Jeotermal Turizm Kapsamına Alınması” çalışmaları hakkında bilgi ve destek aldı.
    Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Başkan Yalçın” Sayın Bakan Yardımcımıza bu zamana kadar yaptığı çalışmalarından ve desteğinden dolayı teşekkür ediyor, Cumhurbaşkanımızın onayına sunulacak olan Akdağmadeni’nin Jeotermal Turizm Kapsamına Alınması ve belirlenen bölgenin Turizm Kümelenme Alanı İlan edilmesi konusunda müjdelerini bekliyoruz.” dedi. (Ferhat Özer)

  • Şahbaz’dan Ülkücü Şehitleri anma mesajı

    Şahbaz’dan Ülkücü Şehitleri anma mesajı

    Ülkü Ocakları Yozgat İl Başkanı İrfan Şahbaz, 27 Mayıs Ülkücü Şehitler Günü nedeni ile yazılı bir mesaj yayımladı.
    Ülkücü şehitlerin her an anılarak yüreklerde yaşatılacağını ifade eden Şahbaz, 1980 öncesindeki kahramanları Milliyetçi Hareket Partisi Kurucu Lideri merhum Alparslan Türkeş’in yetiştirdiğini söyledi.
    Ülkücü gençlerin, Türk Milleti’nin teminatı olduğunu söyleyen Başkan Şahbaz, “Tarihin her döneminde türlü düşman ve fitne ile mücadele eden Yüce Türk Milleti yetmişli yıllarda komünizmin istila girişimine maruz kalmıştır. Tarih boyunca bağrından sayısız kahraman çıkaran milletimizin 1980 öncesindeki kahramanları Başbuğ Alparslan Türkeş’in yetiştirdiği Ülkücü gençler olmuştur. Gayri millî fikirlere karşı verilen mücadele sırasında işinden, okulundan, evinden, yurdundan, canından vazgeçebilen imanlı bir nesil Türk Milleti’nin teminatı olarak üstüne düşeni layıkıyla yapmıştır. 12 Eylül öncesinden Türkiye’nin milleti ve devletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit edenlere karşı ülkemizin bekası, devletimizin bölünmez bütünlüğü noktasında da bu davaya gönül vermiş ağabeylerimiz, atalarının emanetini torunlarına ulaştırmak için mücadele etmiştir. 1980 öncesi süreçte vatanı, ülküsü, bayrağı ve inancı için komünizme karşı savaşarak şehit düşen ülkü fidanları, bizlere toprağın nasıl vatan olduğunun bilincini aşılarken, aynı zamanda vatanın kutsal değerleri adına nasıl bedel ödendiğini de anlatmaktadır. 27 Mayıs Ülkücü Şehitleri Anma Günü vesilesiyle tüm şehitlerimizi, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i ve 27 Mayıs 1980’de hain bir saldırı sonucu şehit olan Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak’ı, Ruhi Kılıçkıran’dan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na tüm Ülkücü Şehitlerimizi ve Şehit Gün Sazak Bey’i rahmet ve minnetle anıyorum” ifadelerine yer verdi. (Alpaslan Demir)

  • Yazıcı, okul müdürleri ile toplantı yaptı

    Yazıcı, okul müdürleri ile toplantı yaptı

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Okul müdürleri ile Yozgat Eğitim Değerlendirme ve LGS-YKS hazırlıkları toplantısı yaptı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Başkanlığında Okul müdürlerinin katılımıyla Sürmeli Toplantı Salonunda düzenlenen toplatıda; Yozgat’ta uygulanan projeler ve bu konuda okullar tarafından yapılan çalışmalar, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri, salgın tedbirleri LGS (Liseye Geçiş Sınavı) ,YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) , salgın tedbirleri ile sene sonu hazırlıkları konuları görüşüldü.
    Özellikle 6 Haziran tarihinde gerçekleştirilecek olan Yozgat İl geneli 163 okulda 578 salonda 5 Bin 827 öğrencinin katılacak olduğu ve Bin 500 öğretmenin görev alacağı Liseye Geçiş Sınavı hazırlıkları, sınavda alınacak tedbirler, salgın sürecine uygun sınavın yapılması için okul içi ve dışında alınacak tedbirler ile maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması konularında gerekli uyarılar yapıldı.
    Ayrıca Okul müdürlerine Sınav Hizmetlerinden Sorumlu Şube Müdürü Latif Çetingöz tarafından Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav Klavuzu sunumu yapıldı.
    Okul Müdürleri gündem maddeleriyle ilgili okullarında yapılan çalışmalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. (Yusuf Bağcı)

  • Taşdemir: 27 Mayıs tarihimize  düşmüş en kara lekelerden biridir

    Taşdemir: 27 Mayıs tarihimize düşmüş en kara lekelerden biridir

    AK Parti Yozgat Gençlik Koları Başkanı Yaşar Taşdemir, 27 Mayıs, darbesinin 61. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada; 27 Mayıs darbesinin Türk milletine ve tarihine düşmüş en kara lekelerden biri olduğunu söyledi.
    Başkan Taşdemir, açıklamasında; demokrasi ve özgürlük adı altında bu süsle yapılan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesinin tam olarak demokrasi ve özgürlüğü katletmetye yöneldiğini vurguladı.
    Taşdemir, şunları kaydetti: “Demokrasi ve Özgürlük Adası eski adıyla Yassıada, Marmara Denizi’nde İstanbul’a yakın küçük bir adadır. Bölgede birbirine yakın iki metruk adadan yassı şekilde olanıdır. Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun idama mahkûm edildiği Yassıada, AK Parti İktidarı döneminde ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ olarak ilan edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin İstiklal Madalyası sahibi, 19. Dönem Başbakanı Ali Adnan Ertekin Menderes, 1950-1960 yılları arasında başbakanlık görevini ifa etmiştir. Menderes hükümeti ve Demokrat Parti iktidarı, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi ile son buldu. Başbakan Menderes, Yassıada’da gayri hukuki bir şekilde yargılanmaları sonrasında Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile birlikte idama mahkum edildi. 27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların özel olarak kurdukları mahkeme olan Yüksek Adalet Divanı tarafından 9 ay 27 gün boyunca Menderes ve beraberindeki siyasetçileri yargılanırken, aynı dönemde halka propaganda yapmak için başbakan Menderes ve arkadaşları, düşükler adı verilen bir belgeselde adeta film oyuncusu gibi oynatıldı. İdamının öncesin işkence edildi. Menderes, ifade verirken, resim çizen bir hakim tarafından 13 ayrı davadan yargılandı ve bebek davası dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu.”dedi.
    27 MAYIS DARBESİNİ
    ESEFLE KINIYORUM
    27 Mayıs darbesini esefle kınadığını vurgulayan Başkan Taşdemir, “Menderes, hakkında karar, darbeciler tarafından kurulan ve kendilerini ömür boyu devlet görevlisi ilan edenlerden oluşan Milli Birlik Komitesince onaylanınca, 17 Eylül 1961’de İmralı Adası’nda idam edildi. 29 yıl sonra ise bir kararla 17 Eylül 1990 yılında naaşları Cumhurbaşkanı ve devlet erkânın katıldığı bir törenle İmralı’dan alınarak, İstanbul’da Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çıkışında yapılan Anıt Mezara nakledildi. Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak düşen 27 Mayıs 1960 darbesini esefle kınıyorum. Bu elim vaka, milletimize ve seçimle yönetime gelmiş, halk tarafından teveccüh görmüş olan milletin temsilcilerine yapılmış utanç verici bir darbedir. Bu vesile ile dün olduğu gibi bugünde, daima demokrasiden, özgürlükten ve milletin iradesinden yana olacağız. Bu halkın iradesine boyunduruk vuramayacaksınız.”diye konuştu.
    (Cemil Mermertaş)

  • Başkan Başer: 27 Mayıs, millete ve  demokrasiye yapılan en büyük ihanettir

    Başkan Başer: 27 Mayıs, millete ve demokrasiye yapılan en büyük ihanettir

    AK Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer, 27 Mayıs, darbesinin 61. yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajında; 27 Mayıs’ın Türk Milletine, demokrasiye, özgürlüğe ve milletin geleceğine yapılan en büyük ihanet olduğunu söyledi.
    İl Başkanı Yusuf Başer, mesajında 27 Mayıs’ın ülkenin ve miletin hem zihninde hem de sinesinde derin yaralar açtığını vurguladı.
    Başkan Başer, şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen ilk darbe olma özelliği taşıyan 27 Mayıs;Türk milletine, demokrasiye, özgürlüğe ve milletin geleceğine yapılan büyük bir ihanettir. 27 Mayıs Darbesi, Türk siyasetinin en büyük kırılma noktası olmakla birlikte tarihinin en kara lekesidir. Zira Türkiye Cumhuriyeti’nin merhum Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşları bu darbe girişimi ile şehit edilmiştir. Demokrasimize, ülkemize ve milletimize karşı yapılan 27 Mayıs Darbesi de bugün yaşadığımız sancıların da temelini atmıştır. Yapılan tüm darbeler ve girişimleri baskıcı ve zorbacı bir tutum sergileyerek ülkemizi her anlamda geri bırakmıştır. 27 Mayıs başta olmak üzere tüm darbelerin izlerinin, baskı ve zorlamalarının ortadan kalkması yarınlarımızın selameti için büyük önem taşımaktadır. Yakın tarihimizde şahit olduğumuz 15 Temmuz darbe girişiminde bir kez daha anladık ki birlik ve beraberlik içerisinde kenetlendiğimizde özgürlüğümüzden taviz vermeyeceğimizi tüm cihana göstermiş olduk. Bilinmelidir ki Anadolu topraklarında bu aziz milletin hak, adalet, milli ve manevi değerlerine kasteden zihniyet her zaman kaybetmiştir.
    Bu duygu ve düşüncelerle, türlü hakaretlere maruz kalarak idam edilen ezan ve demokrasi şehidi merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı rahmetle anıyor, böyle acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.”
    (Ferhat Özer)

  • Keven: Çiftçilerimize tohum ve gübre temini yapılmalı

    Keven: Çiftçilerimize tohum ve gübre temini yapılmalı

    CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, kuraklıktan dolayı Yozgat il genelinde bazı bölgelerde çiftçilerin yüzde 50 ile yüzde 60 oranında mahsul kaybı yaşadığını belirterek, çiftçilere tohum ve gübre temini yapılması gerektiğini söyledi.
    Milletvekili Keven, yaptığı yazılı açıklamada Pandemiyle mücadele eden Türkiye’nin bir de enflasyona ve zamlara karşı ayakta durmaya çalışan ülke çiftçisinin kuraklık sebebiyle ürününü kaybetmiş durumda olduğunu ifade etti.
    Keven, “ İç Anadolu Bölgesi’ni kasıp kavuran yoğun kuraklıktan dolayı Yozgat ilimizde de birçok bölgede yüzde 50-60 oranında mahsul kaybı bulunmaktadır. Yozgat’ta ekin çıkmadığı için tarlaların sürüldüğü veya mecburen hayvanların otlatıldığı köylerimiz bulunmaktadır.
    İcra daireleri çiftçimizin neyi var neyi yoksa haczetmektedir. Zaten gırtlağına kadar borcu olan çiftçimizin şimdi de kuraklıktan dolayı ödeyemeyeceği borçları için kapsamlı bir destek verilmelidir. Aksi takdirde üretimi bırakıp göç edecektir. Tüm bu zorluklar karşısında üretime devam edilmesi için kuraklıktan zarar gören çiftçimize tohum ve gübre temini yapılmalı ve çiftçimiz bu şekilde yeniden üretime teşvik edilmelidir.”dedi.
    Milletvekili Keven, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye hitaben şu soruları sordu:
    “Yozgat’ta kuraklığın boyutları ve zarar miktarı hakkında bir çalışmanız olmuş mudur?
    Eğer olduysa kuraklıktan zarar gören çiftçiyi yeniden üretime teşvik etmek için ne gibi bir çalışma yapılacaktır? Kuraklıktan zarar gören, mahsulünü kaybeden çiftçiye tohum ve gübreyi ücretsiz temin edecek misiniz? Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Bankası’na olan borçların ertelenmesinde faiz oranı nedir? Sıfır faizli ve 5 yıla yayılan bir ödeme takvimi yapmayı neden açıklamıyorsunuz? Kamu dışında özel sektöre ve özel bankalara olan borçlarını da ödeyebilmesi için çiftçilerimize sıfır faizli bir kredi desteği açıklayacak mısınız? Çiftçiye bu şekilde bir yardım eli uzatılmazsa üretim yapacak bir çiftçi bulunamayacağı ve göçün hızlanacağı konusunda ne gibi önlemler alacaksınız?” (Cemil Mermertaş)

  • AK Parti’den ’27 Mayıs Darbesi’ açıklaması

    AK Parti’den ’27 Mayıs Darbesi’ açıklaması

    AK Parti Yozgat İl Başkanlığı İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı tarafından 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.
    AK Parti Yozgat İl Başkanlığı İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı 27 Mayıs 1960 askeri darbesini unutmadı.
    Ak Parti İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Hacer Güçlü yaptığı açıklamada “Medeniyet geleneği denildiğinde ilk akıllara gelen Türkiye ve Aziz Milletimiz, demokrasi ve insan hakları adına birçok fedakarlığı göze almış, bu uğurda çok sayıda bedel ödemiştir. Her bir vatandaşımızın gönlünde yer edinen, hamuru vatan sevgisi ile yoğrulan milletin evlatları hukukun vesayet altına alındığı dönemlerde işkenceler görmüş ve idam sehpalarında şehit edilmişlerdir. Vesayet ve beraberinde getirdiği darbeler milletimize fayda getirmemiş; milletimizden demokrasisini, ekonomisini, moral ve motivasyonunu koparıp götürmüştür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hukukun askıya alındığı, toplumsal ve siyasal düzene ilk darbe; 27 Mayıs 1960’ta, Başbakan Adnan Menderes ile yol arkadaşlarının tutuklanması ve idam edilmesiyle gerçekleştirildi. Milli irade ile arasına perde çekenlerin; insanlığa, demokrasi ve vicdanlara yönelik büyük bir ihaneti olarak hafızalarımıza kazındı. 1950 yılında milli iradenin yüksek teveccühü ile dönemin tek parti zihniyetini geride bırakarak iktidara gelen Adnan Menderes ve yol arkadaşları, kısa zamanda ortaya koydukları projeler ile Türkiye’ye çağ atlattılar. Milletimizin milli ve manevi değerlerini Anadolu coğrafyasından silmeye çalışan CHP iktidarının antidemokratik uygulamalarını rafa kaldıran merhum Menderes, bilhassa din ve vicdan özgürlüğü konusunda attığı adımlarla milletimizin gönlünde yer edinmiştir. Tek parti rejiminin en büyük ayıplarından olan Türkçe Ezanı özüne döndürerek, Anadolu’nun Ezan-ı Muhammedi’ye olan özlemini gidermiştir. Ancak vatanın yararına olan bu gidişatın önünü tıkamak isteyenler türlü yalan ve iftiralarla algı oluşturarak 1960 yılında, askerin namlusunu Çankaya Köşkü’ne çevirmişlerdir.
    Millet iradesine savaş açan, milli ve manevi değerleri yok etmeye odaklı zihniyet, demokratik yönetime antidemokratik yöntemlerle el koyarak seçilmiş yöneticileri tutuklamış, mizansen yargılamalar ile hukuk dışı şekilde darağacına göndermiştir. Hayatlarına son verilen yalnızca Milletin Vekilleri değil bilakis demokrasi ve milli iradeye olan inançlarıyla Türk Milleti olmuştur. Üzerinden yıllar geçse de söz konusu darbeci zihniyet varlığını devam ettirmiş, en son 15 Temmuz’da da benzer bir senaryo sahneye koyulmuştur. Ancak Milletimiz darbeler ve darbeciler karşısındaki duruşuyla bu kez millet iradesi üzerinde tahakküm kurmak isteyenlerin oyunlarını bozmuştur. Millete ve hizmete sevdalı kadrolar ile Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, demokrasi düşmanlarına en büyük dersi vermiştir. Milletimizin feraseti ile ülkemize en kara günleri yaşatanlar tarihin tozlu raflarına, en karanlık günlere tanık olan Yassıada ise tarihe gömülerek bugün “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak mührünü tarihe dercetmiştir. Adnan Menderes ve yol arkadaşlarının aziz hatıraları burada yaşatılmaya devam edecektir. Bu vesile ile; 27 Mayısların, 12 Eylüllerin, 28 Şubatların, 15 Temmuzların tekrar etmeyeceğini, her türlü vesayete karşı var olan mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi belirtiyor; demokratik ve özgür bir ülkede yaşayabilmemiz için canlarını feda eden Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan başta olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Demokrasimize ve irademize düşman olan şer odaklarını hiçbir zaman unutmayacağız” dedi. (Alpaslan Demir)

  • Başkan Yılmaz’dan, esnaf ziyareti

    Başkan Yılmaz’dan, esnaf ziyareti

    Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz, göreve geldiği ilk günden itibaren başlattığı esnaf ziyaretlerini aralıksız sürdürüyor.
    Esnaflarla sohbet edip, sorunları var ise yerinde gördüklerini ifade eden Başkan Yılmaz, “Yerköy ilçemiz esnafları yerinde ziyaret edip hem sorunlarını dinliyoruz hem de belediyemiz tarafından yapılan çalışmalar hakkında çeşitli bilgilendirmeler yapıyoruz.” dedi.
    Ziyaretlerinin ardından yaptığı açıklamada, esnafın taleplerini dinlediğini ve istişarelerde bulunduğunu söyleyen Yılmaz, “Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında esnaflarımız zor günler geçirmektedir. Kovid-19 nedeniyle ülkemiz yanı sıra tüm dünya sıkıntı içerisinde. Bizler de belediye olarak esnafımızın taleplerini alıyoruz, neler yapılacağı konusunda istişarelerde bulunuyoruz.” dedi.
    Yılmaz, gerçekleşen ziyaretlerde maske, mesafe ve hijyen kurallarına daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. (Haber Merkezi)

  • TÜBİTAK projesi kabul edildi

    TÜBİTAK projesi kabul edildi

    Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Karakaya’nın uzman araştırmacı olarak yer aldığı “Doğadan Öğreniyorum: Okul Öncesi Öğretmenleri Doğa Temelli Öğrenme Ortamları Tasarlıyor” başlıklı TÜBİTAK projesi kabul edildi.
    4005 TÜBİTAK Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında Gazi Üniversitesi, Yozgat Bozok Üniversitesi, İstanbul Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Doku Okulları, Palme Yayınevi ve Sürdürülebilir Eğitim ve Enformasyon Derneğinin (SEED) ortaklığında Proje Yürütücülüğünü Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Çimen’in yürüttüğü ve Üniversitemiz Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Karakaya’nın uzman araştırmacı olarak yer aldığı “Doğadan Öğreniyorum: Okul Öncesi Öğretmenleri Doğa Temelli Öğrenme Ortamları Tasarlıyor” başlıklı projesi kabul edildi.
    TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları programıyla, lisansüstü öğrenciler, üniversitelerde görev yapan öğretim elemanları, bir kurum ve kuruluşta çalışan kadrolu öğretmenler ve kamu ve belediye iştiraklerinin işlettiği bilim merkezleri çalışanlarına, kendi branşlarında eğitim ve öğretime özgü yenilikçi yaklaşım, strateji, yöntem ve tekniklerin etkileşimli olarak kazandırılması, kullanılması ve yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, akademisyenimizin uzman araştırmacı olarak yer aldığı projenin TÜBİTAK tarafından kabul edilmesinden dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek: “Üniversite olarak bilimsel çalışmalara ve TÜBİTAK projelerine büyük önem veriyoruz. Sunmuş oldukları projeleri TÜBİTAK tarafından olarak kabul edilen Öğretim Görevlimiz Dr. Ferhat Karakaya’yı tebrik ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum.” dedi. (Yusuf Bağcı)

  • TFF ligden düşmemeye sıcak bakıyor

    TFF ligden düşmemeye sıcak bakıyor

    Misli.com 3. Lig’de yer alan 16 kulübün başkanı, TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret etti. Kulüplerin ligden düşme konusuyla ilgili isteklerinin masaya yatırıldığı, yaşanılan sıkıntıların iletildiği toplantıda TFF Yönetiminin düşmenin bu sezonla ilgili de uygulanmaması fikrine sıcak baktıkları ancak diğer liglerdeki takımların da durumunu göz önüne alarak bir karara varabilecekleri ifade edildi.
    Misli.com 3. Lig’de yer alan ve bu sezon düşen 16 kulübün başkanı, TFF Yönetimini ziyaret etti.
    KULÜP BAŞKANLARI
    TFF’DE ÇIKARMA YAPTI
    TFF’nin Riva’daki idari merkezinde gerçekleşen ziyarette; TFF 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı, Başkan Vekilleri Mehmet Baykan ve Ali Düşmez, Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Hamit Altıntop ile Genel Sekreter Kadir Kardaş da yer aldı. Ziyarette Cizrespor, Tokatspor, Tekirdağspor, 1877 Alemdağ Spor, Atlas Maden Çengelköyspor, Gölcükspor, Manisaspor, Muğlaspor, Yalovaspor, Sultanbeyli Belediye Spor, Yozgatspor 1959 FK, Antalya Kemerspor, Silivrispor, Arhavi Spor, Payasspor ve Kozanspor FK kulüplerinin başkanları bulundu.
    TFF LİGDEN DÜŞMEMEYE SICAK BAKIYOR
    2020-2021 sezonu ilgili değerlendirmelerin yapıldığı, karşılıklı fikir alışverişinde bulunulduğu toplantıda Kulüpler adına sözcülüğü Yozgatspor Kulübü Başkanı Kazım Arslan yaptı. Takımların bu sezon özellikle covid 19 ve maddi sıkıntılar yaşadığını anlatan, bu nedenle de bu sezonunda da düşmenin kaldırılmasının uygun olabileceğini kulüp temsilcileri adına TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu üyelerine ileten Arslan ve kulüp yöneticileri, kendilerine verilen cevaptan oldukça memnun kaldı.
    BAL’DAN 4 TAKIM ÇIKACAK
    BAL Ligi’nin 108 takımla oynanacağını ve 4 takımın 3’üncü Lige çıkacağına dikkat çekilen toplantıda, bu takımların 4 gruba verilmesi halinde hem gruplardaki bay geçme olayının ortadan kalkacağı, hem de düşen kulüplerin yaşadıkları mağduriyetlerin bu şekilde izole edileceği belirtildi.