AXA Sigorta Efeler Ligi’nde mücadele eden Sorgun Belediyespor, Pazar günü evinde oynadığı Arhavi Voleybol maçını 3-0 kazandı.
Kapalı Spor Salonu’nda 16 da başlayan maça 3 oyuncusu eksik başlayan Sorgun Belediyespor, birinci setin ilk dakikalarında rakibinin üst üste aldığı sayılarla 1-4 geride başladı.
Daha sonra oyunda dengeyi sağlayan takımımız Arhavi Voleybol’u yakaladı ve 5-4 öne geçti.
Cepeda ve Lazar Cirovic’in yer almadığı ilk sette 6 numaradan Danilo ve bloklardan Murat ile sayılar bulan Sorgun Belediyespor, ilk teknik molaya da 12-10 önde girdi.
Teknik mola sonrası her iki takımda karşılıklı sayılarla sete tutundular. Sorgun Belediyespor bir ara farkı 2 sayıya çıkarıp durumu 21-19 yapınca Arhavi ilk molasını aldı.
Mola sonrası rakibine göre daha iyi oynayan Sorgun Belediyespor ilk seti 25-22 kazanmasını bildi.
Maçın ikinci setinde Cepeda ile başlayan Sorgun Belediyespor oyuna ağırlığını koyunca, bir anda 4 sayılık bır seri yakaladı ve 4-0 öne geçince konuk ekip ikinci setin ilk molasını aldı. Moladan iyi dönen Artvin temsilcisi, farkı 2 sayıya indirip durumu 8-6 yapınca, bu kez biz mola almak zorunda kaldık. Mola sonrası biraz toparlanan takımımız, ikinci teknik molaya 12-9 önde girdi.
Moladan sayılarla dönen Sorgun Belediyespor farkı 5 sayıya çıkarıp 16-11 yaptı ve ikinci Arhavi molası da geldi.
Yapılın değişikliklerde takımımızı durdurmaya yetmeyince ikinci seti de 25-16 gibi açık bir farkla kazandık.
Maçın son seti ilk sette olduğu gibi oldukça çekişmeli geçti. Lazar Ciroviç’in de yer aldığı set karşılıklı sayılarla başladı. Sette Arhavi 8-5 öne geçince takımımız mola aldı. Mola sonrası toparlanan Sorgun Belediyespor önce rakibini yakaladı ve sonra da 15-13 öne geçti.
Rakibine oranla daha üstün olan Sorgun Belediyespor bu üstünlüğünü set sonuna kadar sürdürünce son seti de 25-22 kazanan ve üç puanı alan taraf oldu.
Maç önce 6 puanla 15’inci sırada bulunan Sorgun Belediyespor bu galibiyetin ardından puanını 9’a çıkardı ve puan cetvelinde de 12’inci sıraya yükseldi.
Salon: Sorgun
Hakemler: Tuncay Kandemir, Hüseyin Okumuş
Sorgun Belediyespor: Samet Ahmet Baltacı, Berkant Hızarcı, Burhan Zorluer, Selim Demir, Pavlovic, Murat Palavar, (Umut Demir, Cepeda, Cirovic, Yiğit Yıldız,)
Arhavi Voleybol: Onur Soydan, Seymen Şenyüzlü, Ali Berke Sağır, Erenhan Can, Bilal Tatar, Rıdvan Sağlık (Fahri Saraç, Oğuzhan Altıntaş, Yasin Akgül, Hüseyin Baykal, Bilal Tatar, Yılmaz Baran)
Setler: 25-22, 25-16, 25-22
Süre: 82 (28,23,31)
Kategori: Gündem
-

Sorgun’dan Arhaviye set yok
-

Yozgat’ın köyünden TBMM’nin başına: ‘Benimki bir Cumhuriyet hikayesi…’
Cemil Çiçek’in 1984’te Yozgat Belediye Başkanı olarak başlayan 35 yıllık siyaset yolculuğu milletvekilliği, Adalet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı, TBMM Başkanlığı’ndan sonra Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğiyle devam ediyor. Ankara’daki ofisinde eski fotoğraflarını karıştırırken hayatını, “Benimki bir Cumhuriyet hikâyesi” diye özetliyor: “Yedi çocuklu çiftçi bir ailenin çocuğu olarak Yozgat’ın küçük bir köyünden çıkıp bugünlere geldim…”
Cemil Çiçek, Hürriyet Gazetesinden Zeynep Bilgihan’a yaptığı özel söyleşide aile hayatından, siyaset hayatına pek çok konularda samimi açıklamalarda bulundu.
Çiçek, bizi 1940’lı yıllara, Orta Anadolu’da bir köy evine götürüyor. Yozgat’a bağlı Musabeyli Boğazı Köyü’nde çatısız, iki odalı, tipik bir köy evindeyiz. Baba, çiftçilik yapıyor. Çiçek, ailenin ilk çocuğu olarak 1947’de, annesinin deyimiyle ‘harman kalktıktan sonra’ doğuyor. Onu altı kardeş izliyor. Aile en büyük çocuğun okumasını istiyor. Ancak ekonomik şartlar zor… Küçük kardeşler büyük ağabeyin eğitimine destek olabilmek için mevsimlik işçi olarak çalışıyor. Devamını Çiçek’in ağzından dinleyelim: “Okumak bir nevi sınıf atlamaktı. O sebeple aileler canlarını dişlerine takıp çocuklarını okutmak isterdi. İlkokulu köyde beş sınıf beraber okuduk. Köy Enstitüsü mezunu idealist öğretmenimiz vardı. O dönemin tüm öğretmenleri böyleydi… Çalışkan bir öğrenciydim.”
Sene 1948 annesiyle
11 YAŞINDA YALNIZ GARİP BİR ÇOCUK
Köyünden dışarı ilk defa 11 yaşında, ortaokula devam edebilmek için çıktı. Yozgat merkezde imam hatip ortaokuluna kaydoldu. Ailesi köyde kaldığından tek odalı bir ev kiralandı. Çiçek anlatıyor: “İki akrabamla kalırdık. Otoriter bir Osmanlı kadını olan rahmetli nenem gündelikçi olarak evlerde çalışarak kazandığı 3-5 kuruşla öğrenci evimizin ihtiyaçlarını karşılamaya yardım ederdi. Gelemediği zamanlarda biz üç çocuk kendi işlerimizi hallederdik. Zordu tabii… Başlarda köyden şehre gelmiş olmanın verdiği çekingenlik ve ürkeklikle her şey bizi şaşırtıyordu. Aile yok, sıcak yemek yok, doğru düzgün ayakkabı-kıyafet yok, garip bir çocuk… Yemek yapmayı o zaman öğrendim. Gaz lambası alacak paramız olmadığından sokaktaki elektrik direğinin ışığıyla ders çalışırdım…”
‘HUKUKLA LİSE SON SINIFTA TANIŞTIM’
Liseye geçtiğinde artık şehre alışmıştı. Dersleri iyiydi, öğretmenleri de onu seviyordu. Yokluksa olduğu yerde duruyordu. Evde yakacak olmadığından gittiği halk kütüphanesinde romanlarla tanışmıştı. Son sınıfta edindiği daktiloysa ona gelecek kariyerinin kapısını araladı: “Ankara Hukuk Fakültesi’ne hariçten devam eden bir öğretmenimiz vardı. Daktilomda ders notlarını temize çekerdim. Bu esnada hukuk kavramlarına aşina oldum. Bizden önce üniversiteye gitmiş tanıdıklar da vardı. Onların da yönlendirmesiyle ilk tercihim hukuk oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne en iyi puanla giren, dersleri en iyi on öğrenciden biri oldum. 35 bin nüfusluk memleketim Yozgat’tan ilk defa çıkıp İstanbul’un yolunu tuttum…”
Zeynep Bilgehan’a hayat serüvenini anlattı
‘TAHTA BAVULLA GELDİĞİM İSTANBUL…’
Cemil Çiçek, beş arkadaşıyla ‘megakent’e ilk gelişini dün gibi hatırlayarak anlatıyor: “15 liraya Gazanfer Bilge otobüslerine bindik. Sabahın köründe Kadıköy’e vardık. Ortalık karanlık, elimizde tahta bavullar… Taksi dolmuşu ardından arabalı vapurla Fındıklı’daki arkadaşlarımıza ulaşmayı başardık. 1965-1966 eğitim yılıydı. Ertesi gün Beyazıt’taki okula gidebilmek için ‘Boynuzlulara binin’ dediler. Troleybüsmüş, ne bilelim! Yozgat’ta eşeği, atı biliyorduk… İyi dereceyle girdiğimden İstanbul Ticaret Odası’ndan burs almıştım ama para yetmiyordu. Çıkrıkçılar Yokuşu’nda bir iplik komisyoncusunun yanında çalışmaya başladım.”
Çiçek, “Üniversite hayatım öğrenci olayları başlayana kadar çok iyi geçti” diye devam ediyor: “Soğuk Savaş’ın bütün arazları ortada, merkezi de İstanbul Hukuk ve İktisat Fakültesi’ydi. Sol fikirdekiler üniversite lokalinde, Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nda, sağ fikirliler Cağaloğlu’ndaki Milli Türk Talebe Birliği’nde toplanırdı. Türkiye İşçi Partisi Meclis’e girmişti. Altıncı Filo, ipini koparmış gibi sık sık Dolmabahçe’ye gelirdi… Ben sağ fikriyata yakındım. Bunda çevrenin tesiri de vardı; yurdum Cağaloğlu’nda, Milli Türk Talebe Birliği’ne çok yakındı. Masumane tartışmalar sonra suçlamalara döndü…” Genç Çiçek’in en sevdiği ders Anayasa Hukuku, hayali de akademisyenlikti. Ancak şiddetlenen olaylar onu bu alandan ayırmış: “1968’te üçüncü sınıftayken boykotlar, işgaller başladı. Güç bela sınavlara girip 1971’de mezun oldum. O dönem güvenliğinizi sağlamak için illa bir gruptaydınız. Ben de Mücadele Birliği diye bir dernekteydim ama sonra bazı şeyler kafama yatmadı. Hayatıma devam etmek için ayrıldım.”
Sene 1978: Eşi Gülten ve oğlu Ahmet
ADIM EFENDİ’YDİ CEMİL YAPTIM
“Bana ‘Efendi’ adını vermişti babam. Bizde erkek çocuğa dedenin, kız çocuğa ninenin ismi verilir. Dedemin ismi Mustafa Efendi. Doğduğumda Mustafa ismi başka bir çocuğa verilmiş olduğundan bana Efendi ismi koyuldu. Ama tabiri caizse ben ‘Efendi’liği kabul etmedim ve lise sonda isim tashihi için müracaat ettim. Efendilik ısmarlama olmamalı, insan hal ve tavırlarıyla ‘efendi’ olmalı. Bugün kullandığım isim benim kendi tercihim. Neden ‘Cemil’i tercih ettim bilmiyorum. Orta Anadolu’da çok kullanılan bir isim de değil.”
Sene 1984: Belediye başkanlığı dönemi.
SİYASET KRONOLOJİSİ: VETO, BELEDİYE, BAKANLIK…
Cemil Çiçek siyasetle resmi olarak ilk kez 1983’te tanıştı… Bu süreci şöyle anlatıyor: “1977’de erken seçime gidilirken Milli Selamet Partisi’nde bir süre il başkanlığını yaptım… Sonra 12 Eylül oldu, ‘İyi ki milletvekili olmamışım!’ diye düşündüm; işte inanırız ki hayır diye bildiklerimiz şer, şer diye bildiklerimiz hayır olabilir… Sonra 1983’te Turgut Özal ile ANAP’ı kurarken yine veto yedim! 1984’te Yozgat’tan belediye başkanı seçildim. 1987’deki seçimde yasaklar kalkınca TBMM’ye girip bakan oldum. Rahmetli Özal, babamdan sonra üzerimde en çok hakkı olan insandır. Turgut Bey’in yanlışları, başkalarının doğrularından daha yol gösterici oldu benim için… İstifade ederseniz aynı yanlışı yapmazsınız…”
Sene 1985: Turgut Özal ile birlikte
DANIŞTAY’A GİREMEDİM, ADALET BAKANI OLDUM’
Akademisyenlik hayali bitince Ankara’ya gelir Çiçek. Kendi deyimiyle, “Artık züğürtlük bitmeli” diyerek Danıştay’ın raportörlük sınavına girdi. Sonuç 100 üzerinden 99’du. Ancak bir türlü iyi haber gelmiyordu… Ne olmuştu? Çiçek yanıtlıyor: “Devleti ‘aşırı uç’lardan korumak için Türkiye’de ilk defa güvenlik soruşturmaları yapılmaya başlanmıştı. Ben ‘sağcı’ olduğumdan alınmamışım. İki de sol görüşlü kişiyi almadılar. Suç teşkil eden bir vukuatım yoktu ama o günkü anlayış, kaldığım yurda bakıp beni ‘gerici’ diye kuruma almadı. Allah, bize seneler sonra Danıştay’ın da işlerine bakmakla görevli Adalet Bakanlığı yapmayı nasip etti. O dönem çok üzülmüştüm. Okumuşuz, bileğimizin hakkıyla almışız puanı. 1968’e kadar kavga dövüş hiçbir şey yapmamışız. Sen eğitim öğretim hakkını kullanacak ortamı hazırlamamışsın, sonra sırf o yurtta kalmışım, falanca derneğin toplantısına gitmişim diye beni suçluyorsun. Bu uygulamalar insanın devlete olan güvenini sarsıyor.”
AFLARA NİYE KARŞI?
Akademisyenlikten sonra memuriyet kapısı da kapanınca memleketine döndü. Çiçek, ‘Anladık ki bize devlette ekmek yok!” diye devam ediyor: “1975 itibariyle Yozgat’ta avukatlığa başladım. Daha ziyade ceza davaları alırdım; adam öldürme, yaralama… Bir de boşanmalar çok olurdu. Dilekçeyi alsam da belki barışırlar diye davayı açmak için bir ay beklerdim. Unutamadığım dava; kumar müptelası Topal Rıfat, para için annesi ve kız kardeşini öldürmüştü. Yargılama yapıldı, idama mahkum ettirdik. Yan yattı, çamura battı, 7-8 sene sonra aftan faydalanıp çıktı hapisten… Bu sebeple ben prensip itibariyle aflara karşıyım; af dersek of deriz…”
‘İYİ Kİ VARLAR’
Soldan sağa: Seda Çiçek (gelini), Gülten Çiçek (eşi), Torunu Rana, Cemil Çiçek, Torunu Mehmet, Ahmet Çağrı Çiçek (oğlu), Şeyma Yiğit (kızı)
“Eşim Gülten Hanım’la, 1976’da ben Yozgat’ta avukatlık yaparken tanıştık. O da Van İlköğretmen Okulu’ndan mezun. Her şey 10 gün içerisinde oldu, söz kesildi. Nikâhı da hemen yaptık. Evliliğimiz 40 seneyi aştı. Üç çocuğumuz, beş torunumuz var. Her şeyimi eşime ve aileme borçluyum. Siyasetçilerin en önemli referansı ve teminatı ailesidir. Benim için iyi ki onlar var…”
‘ATATÜRK’Ü RAHMETLE ANMAK LAZIM’
Çiçek, hikayesini bir ‘Cumhuriyet başarısı’ olarak tanımlıyor: “Nenem avukatlığımı gördü ama belediye başkanlığımı göremedi. Anne ve babam gördü, duygulandı. Filmlerdeki gibi köyümüzden çıkıp belediye başkanı olan ilk kişi bendim… Bu da Cumhuriyet sayesindedir. Cumhuriyet’in imkanlarına baba mirası yer gibi davranıyor, çocuklarımıza anlatamıyoruz. Cumhuriyet ve demokrasi olmasa köyde 40 dönüm arazisi olan, yedi çocuğu olan fakir fukara bir aile çocuğu gelecekte TBMM Başkanı olamazdı. Bunu kazandıranları, başta Aziz Atatürk’ü rahmetle anmak lazım. Anmayanlar nankörlük ederler.”
‘YAHU BUNCA SENE NİYE KAVGA ETTİK?’
Çiçek, siyasette öğrendiği en önemli derslerden birini şöyle paylaşıyor: “1987’de bakanken Gaziantep’e gidecektim. Belediye Başkanı Sayın Celal Doğan’ın beni karşılaması icap ediyordu. Üniversiteden tanışıyorduk, o sol kesimdendi. Fikren bu kadar karşı olduğu birini karşılamaya gelip gelmeyeceğini bilmiyordum. Geldi, yıllar sonra havaalanında karşılıklı oturduk. İkimizin de aklından aynı soru geçmiş; “Yahu, biz bunca sene neden kavga ettik?!” Bugün kimseye karşı önyargım yok. Yaşadıklarımdan ders çıkararak, insanların birbirini dışlamasını, kutuplaştırılmasını tasvip etmem.” Peki bugün yaşanan kutuplaşmalarla ilgili ne düşünüyor? Yanıtlıyor: “Türkiye’nin daimi hastalığı bu… 100 yıldır kurtulamamışız.”
GENÇLERE TAVSİYELERİ: AKLINI, VİCDANINI, VARSA CÜZDANINI REHİN VERME
– İnsanlar her türlü fikri tercih edebilir ama kavga etmemeliler…
– Ön yargılarla katiyen kimse kimsenin vatanseverliğinden şüphe etmemeli, Türkiye’yi yaşanmaz hale getirmemeli. Hele siyasetçilere bakarak birbirleriyle ilişkilerini koparmamalılar!
– Gençlik çağı ümit, beklenti ve heyecan çağıdır ama onlara tavsiyem olabildiğince gerçekçi olmaları…
– Ülkedeki olumsuzlukların düzeltilmesini başkasından beklememeli, kendileri çözümün parçası olmak için gayret etmeli. Bunun için de ilk yapacakları, ne işi yapıyorsa onu çok iyi yapmak olmalı…
– Gençler akıllarını, vicdanlarını ve varsa cüzdanlarını sakın ha kimseye rehin vermemeli…
-

Belediye çalışanları tahliye edildi
Yozgat Belediyesinde 1 sözleşmeli 7 personelin Haziran ayında iddialar üzerine gözaltına alınarak çıkarıldıkları mahkemece 4 kişinin tutuklanması ile sonuçlanan davanın ilk duruşması 6 ay sonra yapıldı. Görülen davada 4 belediye personeli tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Yozgat 1 Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya tutuklu bulunan belediye personelleri ve dosyada adı geçen kişiler, avukatlar katıldı. Yaklaşık 9 saat süren duruşmada tutuklu bulunan belediye personelleri Videokonferans (SEGBİS) sistemi ile bağlanarak üzerlerine atılan iddiaların gerçek olmadığını ve 6 aydır suçsuz yere içeride yattıklarını ifade ederek, tahliyelerini talep ettiler.
Savunma avukatlarını ve tanıkları dinleyen mahkeme heyeti delilleri de inceleyerek 4 belediye personelinin tutuksuz yargılanması üzerine tahliyesine karar verdi.
Mahkemenin vereceği kararı heyecanla bekleyen 4 tutuklu personelin aileleri de mahkemenin verdiği tahliye kararıyla sevinç ve hüznü bir arada yaşadı.
Aileler, çocuklarının suçsuz yere 6 aydır ailelerinden; eşinden ve çocuklarından ayrı kaldıklarını belirterek, “Bizler çocuklarımızın suçsuz olduklarına inanıyorduk. Burada asıl bizleri üzen bir insanın onuru ve gururu ile oynanmasıdır. Devletimize ve adaletimize güveniyoruz.”diye duygularını dile getirdiler. -

Hayvanseverler Kulübü öğrencilerinden Emniyet Müdürü Esertürk’e ziyaret
Yozgat AYÇ Okulları / TED-AD Koleji tarafından oluşturulan’ Hayvan severler Kulübü öğrencileri, Kolej Müdürü Ahmet Fahri Yaşar gözetiminde İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk’ü makamında ziyaret etti.
Kulübün çalışmaları hakkında İl Emniyet Müdürü Esertürk’e bilgiler veren öğrenciler, “Havaların soğuması ve kış aylarının girmesiyle birlikte sokak hayvanları ve yaban hayatı için yiyecek bulmak daha da zorlaşıyor. Bizlerde Kolej Müdürümüz Ahmet Fahri Yaşar başta olmak üzere öğretmenlerimizin de desteği ile kendi okulumuzda hayvan severler kulübünü kurduk. Burada amacımız farkındalık oluşturarak herkesi özellikle kış ayları döneminde sokak ve yaban hayvanları için bir şeyler yapmaları sağlamak istiyoruz. Burada yapacağımız çalışmalara kurumlarımızı da katılımlarını sağlayarak daha kapsamlı ve faydalı işler yapmak istiyoruz. Bugünde Sayın Müdürümüzü ziyaret ederek bu çalışmalarımız hakkında bilgiler verdik.”diye ifade ettiler.
Yozgat AYÇ Okulları / TED-AD Koleji Müdürü Ahmet Fahri Yaşar’da eğitimin yanı sıra sosyal ve kültürel faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirtti. Yaşar, “Öğrencilerimizi bu duyarlıklarından dolayı bir kez daha kutluyorum. Kış iyiden iyiye soğuk yüzünü göstermeye başladı. Öğrencilerimiz de özellikle kış aylarında karla kaplı alanlarda yiyecek bulmakta güçlük çeken sokak hayvanlarını düşünerekten güzel bir birliktelik oluşturdular. Bizde kendilerini bu güzel çalışmalarında yanlarında olarak destekliyoruz. Bu vesile ile bizlere zamanını ayırarak, yakından ilgilenen İl Emniyet Müdürümüz Sayın Esertürk’e de teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.
İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk’te ziyaretlerinden dolayı Kolej Müdürü A Fahri Yaşar ve öğrencilerine teşekkür ederek, hayvanları koruma adına yapacakları her türlü etkinliğe destek vereceklerini ifade etti.
(Ferhat Özer) -

Nurullah Nurdoğan’ın acı günü
Yozgat’ın tanınan simalarından bir dönem Yozgatspor Kulüp Başkanlığı da yapan, İlim Yayma Cemiyeti Halkla İlişkiler Başkanı Nurullah Nurdoğan, en acı günlerinden birini annesi Meliha Nurdoğan’ın hayatını kaybetmesi ile yaşadı.
Bir süredir rahatsızlıkları sebebiyle hastanede tedavi gören Meliha Nurdoğan yapılan tedavilere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Merhume Nurdoğan’ın cenazesi; Boğazlıyan Ovakent Kasabasında öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi.
Bizde Yeniufuk Gazetesi ve Yozgat Olay olarak Merhume’ye Allah’tan rahmet, başta Nurullah Nurdoğan olmak üzere Nurdoğan ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dileriz. -

Okullarda dezenfekte çalışması devam ediyor
Yozgat Yunus Emre İlk ve Ortaokulu Kovid- 19 salgınına karşı yüz yüze eğitimin olmadığı haftanın bir gününü okulun bütün birimlerini dezenfekte ederek değerlendiriyor.
Okul Müdürü Emrullah Özer, okullarında yüz yüze eğitimin olmadığı haftanın bir günü olan Çarşamba gününü genel temizlik ve dezenfekte çalışmaları ayırdıklarını söyledi.
Sağlığın her şeyden önce geldiğini vurgulayan Özer, “Okulumuzu Kovid-19 salgınına karşı yüz yüze eğitimin olmadığı Çarşamba günleri yardımcı hizmetli personelimiz, Işkur ve belediye ekiplerince düzenli bir şekilde ilaçlamalarını yapıyoruz. Okulumuzda hafta içi eğitim ve hafta sonu kurslardan dolayı sadece Çarşamba günü yüz yüze eğitime ara veriyoruz. Her gün yoğun şekilde çocuklarımız bu sınıflarda ve kullanım alanlarında bulundukları için eğitim öğretim alanlarını virüse karşı ilaçlamalarını itina ile yapıyoruz. Bu vesile ile dezenfekte çalışmasını yapan yardımcı hizmetli personelimize,Işkur ve belediye ilaçlama personeline teşekkür ederim.”dedi. (Cemil Mermertaş) -

Keven, Yozgat’ın taleplerini iletti
Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven; Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan 2021 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçe teklifi görüşmelerinde Yozgatlı çiftçilerin ve Ziraat Odaları’nın taleplerini anlattı.
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri 2021 bütçesi üzerine Plan Bütçe Komisyonu’nda yapılan konuşmada Devlet Su İşleri kurumuna teşekkür ederek başlayan Keven, ödenek yetersizliğinden yarım kalan işlerin 2021’de tamamlanması gerektiğini söyledi.
“Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2020 bütçesi 9 milyar 454 milyon liraydı, 2021 bütçesi 18 milyar 730 milyon lira teklif ediliyor. Yani tam 2 katı. Bu denli yüksek bir artışa göre Sayın Genel Müdür’den Yozgat’ta yarım kalan ve istenilen hızda ilerlemeyen gölet ve sulama inşaatlarının hızlandırılmasını bekliyorum. Artık bu bütçeyle 2021 yılında yarım kalmış bir iş kalmayacağına inanıyorum. Sorgun Gevrek Göleti, Araplı Göleti İkmal İnşaatı, Erkekli Göleti, Eymir Göleti inşaatları artık 2021 yılında işletmeye alınmalıdır. Büyükmahal Sulaması İkmal İnşaatı işi de artık bir an önce tamamlanmalıdır. Bu işlerin tamamlanması çok gecikti. Bölge halkı sulama suyuna kavuşacağı günü bekliyor.”
Boğazlıyan Uzunlu halkının sulama talebini ve Yenifakılı Bektaşlı köyünde yaşanan toplulaştırma mağduriyetini de hatırlatan Keven, “Boğazlıyan Uzunlu Barajı’na yapılacak kapalı sistem sulama projesine Uzunlu halkı yeni bir ilave bekliyor. Uzunlu halkı Mestanlı, Pekmeztepesi, Öksüzkayak ve Başçavuş mevkilerine bir pompaj sulama hattı yapılmasını bekliyor. Yenifakılı Bektaşlı köyünde yapılan ve köylüler arasında büyük sorunlara yol açmış olan toplulaştırma projesine de el atmanızı rica ediyorum. Bektaşlı’da yaşanan sıkıntıların soruşturulmasını daha önce de talep etmiştim. Bu konunun sağlıklı bir sonuca erdirilmesi çok önemli” dedi.
Ziraat Odaları ile yaptığı görüşmeler sonucunda edindiği bilgileri Bakan Pakdemirli ile paylaşan Keven, “Yozgat’ta, Ziraat Odaları başkanları ile yapmış olduğumuz birebir görüşmelerde sorunlarının çözüme erdirilmesi isteniyor. Ziraat Odaları başkanları gübre, zirai ilaç, tohum ve sulama elektrik fiyatlarında görülen artışları en önemli sorun olarak sıralıyorlar. Bu artışların ekim döneminde sürdürülebilir üretimi engellediğini söylüyorlar. Geçen yıldan kalan sertifikalı tohum desteklerinin acil ödenmesini, veraset intikalleri yapılmadığı için ÇKS’ye dâhil edilemeyen ama üzerinde tarımsal üretim yapılan araziler de tarımsal desteklerden faydalanmasını, tarımsal desteklerden arazi sahibinin değil, o arazi üzerinde tarımsal üretim yapanların faydalanmasını talep ediyorlar. Elektrik fiyat artışları ile çiftçi sulama yapamaz hâle geldi. Tarımsal abone elektrik fiyatları makul seviyelere mutlaka çekilmelidir. Destekler ve destek miktarları ekim döneminden önce açıklanmalıdır. Ayrıca bu destekler gecikmeden, gününde ve toplu verilmelidir. Verimli tarım arazileri korunmalı, arazi parçalanmasının önüne geçilmeli, toplulaştırma sorunsuz ve hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Her ürünün taban fiyatı hasattan en az bir ay önce açıklanmalıdır. Kaba yem desteği artırılmalıdır. Yem fiyatları sınırlanmalı. Süt fiyatları artırılmalıdır, süt üreticileri bu durumda perişandır” diye konuştu. -

“Çekerek Bilim Söyleşileri” etkinliği
Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata köylerde yürüttüğü etkinliklerin benzerini ilçelerde de düzenlemeye başladı.
Geçen yıl köylerde başlattığı etkinliklerde, metaforik başlıklar etrafında gittiği okullarda öğrenci, öğretmen ve halkın ilgisini üzerinde toplayan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, yürütmekte olduğu gönüllü faaliyetlerden “Köyde Okuma Etkinliği” ile de farklı bir bakış açısı ortaya koydu. Köylerden taşımalı eğitim yoluyla çocukların geldiği ilçelerdeki okulları da ziyarete başlayan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün daveti üzerine, Şehit Hüseyin Kayacı İmam Hatip Ortaokulu ve Şehit Sadık Nazlı İlkokulu’nun bulunduğu binada “Çekerek Bilim Söyleşileri” başlıklı etkinliği gerçekleştirdi.
Okulun 5’inci sınıf öğrencileriyle “Çekerek’ten de Lagari Hasan Çelebi çıkabilir”, 8’inci sınıf öğrencileriyle “Ben de yaparım” ve öğretmenlerle “Proje Fikri Geliştirme Eğitim Semineri” başlıkları etrafında buluşmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Mustafa Böyükata, TÜBİTAK’ın yayınlarından Meraklı Minik, Bilim Çocuk ve Bilim Teknik Dergileri, Yozgat Eczacı Odası’ndan temin edilen, çocuklarda ilaç ve toplum sağlığı konusunda bilinç oluşturmaya yönelik Türk Eczacıları Birliği yayını ile üç dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmış olan eski Valilerimizden Tevfik Ziyaeddin Akbulut, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi eski Rektörü Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkan Yardımcısı Kadim Budak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi Hakimi Harun Dinç, İstanbul’da Şehit Mehmet Yılmaz İlkokulu’nda Müdürlük yapan Yavuz Yılmaz ve eğitime gönül vermiş gönüllülerin katkılarıyla temin ettiği kitap ve kırtasiyelerden oluşan hediyeleri de teslim etti.
Öğrencilerle yaptığı söyleşilerde Prof. Dr. Mustafa Böyükata, kısa okumalar yaparak biliminsanlarının dünyasına dair; onların merak ve hayallerine dönük çalışmalarına, çalışmalarıyla nasıl öncü insanlar olduklarına ve efsaneleştiklerine dair bilgiler verdi. “Bilim Okur Yazarlığı” konusunda farkındalık oluşturmaya çalışan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, çocuklara TÜBİTAK’ın “Bilim Teknik” ve “Bilim Çocuk” dergilerinden de hediye etti. Çocukların ilginç buldukları konularda konuşmaları için onlara fırsat verildi ve devamında güncel dijital teknolojiler hakkında tartışma açıldı. Nesnelerin internetinin yaşanacağı bir döneme girildiği belirtilerek, kullanılan araçlardaki teknolojik dönüşümlerden örnekler verildi. Bilimin ve aklın iyi kullanılmasının farkına varılacak biçimde seyreden toplantıda, çocukların ilerde neler yapabilecekleri ve yapmak istedikleri konusunda merakları uyandırılarak, hayallerini paylaşmaları istendi. Öğrencilerin, “uçan ev”, “görünmez araba”, “elektrikli traktör geliştirme”, “uçan kaykay”, “görünmezlik kostümü”, “akıllı kalem”, “beyin kapasitesini tam kullanmaya yönelik çalışma”, “ezberlemeyi kolaylaştıran bir şey yapma” ve “hafıza cihazı” gibi ilginç hayallerini paylaştığı gözlendi. Etkinlikleri izleyen öğretmenler tarafından yapılan değerlendirmede, özellikle fen konularında desteklenmeye gerek olduğu düşünülen öğrencilerin, hayallerini, ne olmak istediklerini, ne yapmak istediklerini ifade edişleri karşısında, her şeyin akademik başarıdan ibaret olmadığının anlaşıldığı ifade edildi. Derslerde onları ilgi alanlarına yönlendirici çalışmaların yapılması gerektiğinin altı çizildi. Etkinlik sayesinde Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın çocuklarla buluşturulmasının ne denli yerinde olduğu ve önemi vurgulandı.
Öğretmenler ile de bir araya gelerek, proje fikri geliştirme konusunda bilgiler paylaşan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, her öğretmenin doğup büyüdüğü, eğitim aldığı ve daha önce bulunduğu şehir ve bölgelerden edindikleri birikimleri görev yaptıkları yerlere yansıtması gerektiğini hatırlattı. Bu çalışmaları proje tabanlı yürütmenin, görünür hale getirmenin, okullarda kurum hafızası oluşturmanın, kalıcılık ve süreklilik açısından önemine değindi. Her öğretmenin, öğrencilerine, okuluna ve çevreye dair hayalleri olmasından söz eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, öğretmenlik mesleğinin fedakarlık olduğunu hatırlattı. “Köy Koleji” anlayışı ile ilgili düşüncelerini paylaşarak, bunun geliştirilmeye açık bir düşünce olduğuna değindi. Aynı ortamda bulunan ortaokul ve ilkokul öğretmenlerinin sorularına da cevaplar vererek, proje fikri geliştirme teknik ve taktiklerini etkileşimli bir yolla anlattı. TÜBİTAK destek programları, Erasmus+ programları, kalkınma ajansları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının destek programlarını takip etmelerini önerdi. Proje desteği almak için başvuru yapılacak yerin terminolojisini ve başvuru süreçlerindeki uygulama biçimleri de önceden bilmek gerektiğini hatırlattı. Gelen sorulara da ayrıntılı şekilde cevap veren Prof. Dr. Mustafa Böyükata, raporlama ve bir rapor yazımında ne gibi inceliklere dikkat edilmesi gerektiği konusunda örnekler vererek bilgiler aktardı.
Prof. Dr. Mustafa Böyükata ilçede bulunduğu süre içerisinde kendisiyle yakından ilgilenen Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Akkan ile birlikte Çekerek Kaymakamı Hüseyin Kaptan’ı ziyaret ettiler. Faydalı geçen görüşmede Prof. Dr. Mustafa Böyükata bölgede daha önce yaptığı çalışmalardan bahsederek kendisine bilgi verdi. Çekerek Kaymakamı Hüseyin Kaptan hem görüşmeden hem de Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın özverili çalışmalarıyla verdiği katkılardan dolayı kendisine teşekkür etti.
Gün boyu süren etkinliklere zaman zaman iştirak eden Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Akkan, programın düzenlenmesine ev sahipliği yapan Şehit Hüseyin Kayacı İmam Hatip Ortaokulu ve Şehit Sadık Nazlı İlkokulu Müdürü Murat Özcan ve öğretmenler katkıları sebebiyle Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya teşekkür ettiler. -

Öğrencilerin kullanımına sunuldu
English Beyond Ability eTwinning projesi ortakları tarafından oluşturulan İngilizce 5.,6.,7. Ve 8.sınıf seviyelerinde kaynak kitaplar ve ayrıca dijital oyunlardan oluşan e-kitap uzaktan eğitim sürecinde internet üzerinden erişime sunularak öğrencilerin kullanımına sunuldu.
Eylül ayında başlatılan ”English Beyond Ability (EBA)” etwinning projesi kapsamında projede yer alan 33 öğretmen, uzaktan eğitim sürecinde öğrenciler için müfredata uyumlu İngilizce ders kitapları hazırlayarak, internet ortamında erişime sundular. Ülkemizin farklı şehirlerinden 31, yurt dışından da 2 öğretmenin yer aldığı projede bizleri Sorgun Milli Egemenlik Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Mustafa İzbulan temsil ediyor. Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığının EBA platformu için içerik üretildi. Ayrıca öğrencilerin katkılarıyla oluşturulan dijital oyunların olduğu e-kitap da EBA’da paylaşıldı.
Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, 2020 yılı eTwinning Türkiye Özel Ödülleri EBA kategorisinde en iyi proje seçilen “English Beyond Ability” ekibinde yer alarak ödül alan Yozgat Sorgun Milli Egemenlik Ortaokulu İngilizce Öğretmeni Mustafa İzbulan’ı tebrik eder, başarılarının devamını dileriz dedi. -

Şeker işçilerine seminer
Kayseri Şeker tarafından çalışanlara, Pandemi sırasında ortaya çıkan psikolojik tepkilerin kontrolü, stres ile başa çıkabilme, aşırı korku ile kayıtsızlığa uzanan psikolojik kaygıların önüne geçebilmek adına Erciyes Üniversitesi Psikoloji ve Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Habib Hamurcu tarafından bir seminer verildi.
Kayseri Şeker 15 Temmuz Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen seminere, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Şirket Genel Müdürü Osman Canıtez, Genel Müdür Yardımcıları, Birim Amirleri ve Kayseri Şeker ailesi mensupları katıldı.
Seminer öncesi bir konuşma yapan Başkan Hüseyin Akay, Pandemi ortamında insanların farklı psikolojik duygular, durumlar ve davranışlar sergilediğini belirterek, bu durumun sadece ülkemiz adına değil, bütün dünya açısından da aynı ortak sorunları yaşadığını söyledi.
Akay, buna benzer olayların insanlık açısından, ilerleyen dönemlerde de yaşanmasının muhtemel olduğunu belirterek, şöyle devam etti. “Biz kendimizi, mutlak yaşanacak olan bu ve benzeri durumlara önceden hazırlaması gerekiyor. Özellikle insan olarak, birey olarak, aile olarak, şirketler, kurumlar ve devlet olarak bunlara hazırlıklı olmamız lazım. Dünya gerçekten çok hızlı bir değişim ve etkileşim içerisinde, kendimizi geleceğe hazırlamamış olursak, sıkıntı gerçekten büyük demektir. Dünyadaki bu duruma, genel olarak baktığımız zaman, dünyamız şu anda bir Pandemi krizine girdi. Maalesef bu salgını dünya genelinde doğru bir şekilde yönetecek ne kurumlar, ne de kurallar var. Örneğin: Dünya Sağlık Örgütü’nün Çin’e yaklaşımıyla, Amerika’nın ona yaklaşımı arasında büyük farklılıklar var, dolayısıyla Dünya Sağlık Örgütü’nün bile dünya ile ilgili bir sağlık sorununu yönetme konusunda, gücü hemen hemen yok. Kendisini bugünkü ve bundan sonra gelecek ortama adapte edemeyen şirketler, yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu duruma sadece şirketler açısından bakmamak lazım, emin olun ki, hükümetler ve devletler açısından da durum pek farklı değildir. Çevreci bir kuruluş ve çevreci bir insan olabilmek için, çevre bilincine sahip bireylere ihtiyacımız var. Dünya devletlerinin dahi yönetemediği bu Pandemi sürecinde, binlerce insanın çalıştığı bu ortamda, şu ana kadar en iyi yönetim şeklini ortaya koyduğumuz inancındayız. Bunu geliştirmek noktasında da her yeni gün, yeni yaklaşımlara ve bilgilere ihtiyacımız var”
Başkan Akay’ın ardından kürsüye çıkan Erciyes Üniversitesi Psikoloji ve Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Habib Hamurcu çalışanlara, “Pandemide Kaygı Bozukluğu” konulu bir seminer verdi. -

Lavanta Adası Projesinin yapımı devam ediyor
Çekerek Belediye Başkanı Eyyüp Çakır, Çekerek Lavanta Adası Projesinin yapımı devam ettiğini söyledi.
Başkan Çakır yaptığı açıklamada “İnşallah tamamlandığında Çekerek, Türkiye’nin Turizm Kenti haline gelecek.
Çekerek Dikkat Çekecek, Çekerek Turist Çekecek.
Çekerek Lavanta Adası projemizin gerçekleşmesinde desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan beyefendi olmak üzere, Hemşehrimiz, Gururumuz, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay beyefendiye, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli beyefendiye, Orman Genel Müdürü Hemşehrimiz Bekir Karacabey beyefendiye desteğini esirgemeyen herkese, Proje ekibimize ve mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
İnşaAllah Birlikte güzel işler yapacak ve ilçemizi bölgenin parlayan yıldızı yapacağız” diye konuştu.
(Alpaslan Demir) -

Esertük’ten Köse’ye ziyaret
Yozgat İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk ve Polis Eşleri Dernek Başkanı ve beraberindeki heyet Belediye Başkanı Celal Köse ve eşi Nagihan Köse’yi ziyaret etti.
Belediye Başkanı Celal Köse, şehrimizde huzurun tesis edilmesinde emniyet teşkilatının büyük pay sahibi olduğunu söyledi.
Emniyet teşkilatının halka gösterdiği samimi yaklaşım ve verdikleri hizmetlerle son derece güzel çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Başkan Köse, “Bölgenin huzur ve güvenini tesis eden, gece ve gündüz demeden her türlü şartlarda en üst düzeyde çalışan Emniyet Müdürümüze ve Emniyet Teşkilatımıza teşekkür ediyorum” dedi.
(Cemil Mermertaş) -

Aras, aileleri bilgilendirdi
Pandemi sürecinde erkek çocukları için en uygun ve doğru şartlarda sünnetin nasıl ve nerede yapılacağı merak konusu oldu.
Yozgat Şehir Hastanesi çocuk cerrahisi uzmanı Op.Dr.Necip Fazıl Aras pandemi sürecinde sünnet konusunda aileleri bilgilendirdi.
Genel anestezinin 4 yaş altındaki çocuklarda ilerde öğrenme güçlüğüne sebep olduğuna dair çalışmaların olduğunu belirten Dr.Aras pandemi sürecinde ameliyathanede ve üstelik genel anestezi altında yapılacak bir işlemin Covid-19 bulaşı açısından riski oldukça artırdığını ve ailelerin bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirtti. Dr. Aras “Merkezimizde lokal anestezi ile (bölgesel uyuşturma) poliklinik şartlarında en fazla iki ebeveyn eşliğinde ve pandemi önlemleri altında steril şartlarda sünnet yapmaktayız. Görevde olduğumuz süre zarfında zaten lokal anesteziyle ve poliklinik şartlarında yaptığımız sünnet işlemini pandemi sürecinde de hijyen ve dezenfeksiyon önlemlerini daha da artırarak yapmaya devam ediyoruz. Lokal anestezi sayesinde hastalarımız hastanede yarım saat gibi kısa bir süre bulunmakta ve hemen eve gönderilebilmektedir. Bu sayede en uygun şartlarda maksimum sayıda hastaya hizmet verme şansımız olmaktadır. Yaklaşık 15 ay gibi bir sürede 2000. sünneti gerçekleştirdiğimiz geçtiğimiz günlerde, hem geleneksel hem tıbbi açıdan önemi tartışılmaz olan sünnet işlemini yeni normalde aynı kalitede yapmaya devam edeceğiz.” dedi.
Sünnetin doktor olmayan kişiler tarafından ve evde yapılmasının yasak olduğunu belirten Op.Dr.Necip Fazıl Aras, bu iş için en uygun yerlerin tıp merkezi, hastane ve sünnet klinikleri gibi sterilite önlemleri alınan dezenfeksiyona önem verilen yerler olduğunu belirtti. Yozgat Şehir Hastanesine Alo 182 den randevu alarak gelen hastaların sünnet için ön muayenenin ardından hastanın ve polikliniğin uygunluğuna göre gerek aynı gün gerekse yeni bir randevu oluşturularak sadece sünnet için ayrılmış ayrı bir saatte işlemlerinin tamamlanıp taburcu edildiğini belirten Dr.Aras Covid-19 açısından aileleri şöyle uyardı; “ Maske ve mesafe kurallarına önem gösterilmesi hem hastaneye başvurularda hem de sosyal hayatımızda oldukça önemli. Sünnet sonrasında düğün, tebrik, kutlama gibi gelenekleri bir kenara bırakıp kendimizi ve çocuklarımızı koruyalım. Ayrıca sünnet için hastaneye gelmeden önce kendinizde ya da çocuğunuzda ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gibi semptomlar varlığında işlemden vazgeçip kendinizi evde karantinaya almanızı tavsiye ederim.” diyerek sözlerini tamamladı. -

Vali Polat ve Milletvekili Başer Roma Hamamını inceledi
Yozgat Valisi Ziya Polat, beraberinde AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Gökhan Yazgı ile birlikte Sarıkaya’da bulunan Tarihi Roma Hamamında incelemelerde bulundu.
Vali Polat, incelemeler sonrası yaptığı açıklamada, Tarihi Roma Hamamının dünyada eşi ve benzerine zor rastlanılan büyük bir tarihi değer olduğunu belirterek, burayı Yozgat ve ülke turizmine kazandırmanın çalışması içerisinde olacaklarını söyledi.
Milletvekili Yusuf Başer’de 2000 yıllık Tarihi Roma Hamamı’nda incelemelerde bulunduklarını belirterek, Roma Hamamının bir benzerinin sadece İngiltere’ de olduğunu ifade etti. Başer, Tarihi Roma Hamamının Sarıkaya açısından bir değer olduğunu ve bu değerin ülke genelinde ve uluslar arası alanlarda tanıtılması gerektiğini kaydetti. (Ferhat Özer) -

Durusoy: Halkla iç içe halkla beraber siyaset yapacağız
AK Parti Yozgat İl Başkan Adayı Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi, İktisat Uzmanı Hüseyin Durusoy, Siyasetin toplumun genel ihtiyaçlarını konuşarak, tartışarak ve uzlaşarak karşılamanın evrensel yolu olduğunu belirterek, “Halkla iç içe halkla beraber siyaset yapmayı hedefliyoruz.”dedi.
AK Parti İl Başkanı Adayı Hüseyin Durusoy, yaptığı açıklamada; başkan seçilmesi halinde nasıl bir çalışma içerisinde olacağını anlattı.
Durusoy, “Biz siyaseti uzun vadeli düşünüyoruz. Kamunun ve toplumun beklentilerini kişisel çıkarlarımızın üstünde tutan, erdemli bir uğraşı olarak görüyoruz. Toplumumuzun dinamizmine güveniyor, farklılıklar içerisinde birlikteliği koruyarak, toplumun bütün kesimlerini kucaklayan bir siyaset anlayışı içerisinde, bütün yönetim kurulu üyelerimizle birlikte, ortak aklın hâkim olduğu bir yönetim arzu ediyoruz. Halkla iç içe halkla beraber siyaset yapmayı hedefliyoruz.”dedi.
HER ZAMAN OLUMLU VE UYUMLU BİR ÇALIŞMA İÇERİSİNDE OLACAĞIZ
Her zaman olumlu ve uyumlu bir çalışma içerisinde olacaklarını vurgulayan Durusoy, “
“Ak Parti İl Başkanı olarak Cumhur Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Talimatlarını uygulayarak, Sendikalarımızla, Sivil Toplum Kuruluşlarımızla, Ticaret ve Sanayi Odalarımız, Esnaf ve sanatkâr Odalarımız, Ziraat odalarımız ve meslek odalarımız ile her zaman olumlu ve uyumlu bir çalışma içerisinde olacağız İşçi ve memur sendika üyelerinin ortak ekonomik, sosyal, kültürel, özlük, mesleki, hak ve beklentilerini korumak, insan onuruna yaraşır bir hayat düzeyi sağlamak için elverişli ücret ve sosyal yardımları ile daha iyi çalışma şartları ve mesleki saygınlık kazanmaları, Üyelerine tayin ve nakillerinde adaletli ve hukuka uygun davranılması, Aile bütünlüğünün sağlanması ve korunması ile aile fertlerinin, eğitim, sağlık, sosyal ve hayat şartlarının iyileştirilmesini ve geliştirilmesi, konularında Sendika Üyelerinin dil, din, ırk, mezhep ve siyasi düşünce farkı gözetmeksizin sorumluluklarını bilen insanlar olarak yetişmesi, toplumun adalet ve barış içinde yaşaması, toplumsal meseleler karşısında sorumluluk bilinci ile düşüncelerini ortaya koyması ve bunların mücadelesini yapması, hususlarında yapılacak her türlü gayret ve çalışmalarda sendikalarımızın yanında, her daim onların destekçileri olacağız. Ziraat odalarımız, Ticaret borsamız, Birlik ve Kooperatiflerimiz ile de yakın diyalog içerisinde olacağız. Çiftçilerimizin gelirlerini ve refah düzeyini yükseltmek amacı ile Tarımsal ve hayvansal ürünlerin verimini ve çeşitliliğini artırmak için gayret içerisinde olacağız. Bölgesel kalkınma planları ve projeleri oluşturarak Şehrimizin kalkınmasına için gayret göstereceğiz. Devletimizin imkanların dan her bir fertlerimizin adil bir şekilde yararlanmaları ve herkesin geçimini sürdürebileceği bir gelir seviyesine sahip olması, gelir paylaşımında adaleti sağlamak, devletimizin imkanlarına ve kurumlara ulaşmada fırsat eşitliği oluşturmak temel hedefimiz olacaktır. Adalet ve Kalkınma Partimizin 2023-2053 ve 2071 Vizyonunu gerçekleştirmek, Cumhur Başkanımız ile yüce milletimiz arasındaki bağı güçlendirmek için, bütün gücümüzle çalışacağız.”ifadelerini kullandı. (Alpaslan Demir) -

Sarıköy’de “Köyde Okuma Etkinliği” düzenlendi
Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata’nın başlattığı ettiği “Köyde Okuma Etkinliği” programının beşincisi Çekerek İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Sarıköy Hasan Çakan İlkokulu / Ortaokulu’nda okuyan öğrencilere yönelik olarak 5 Kasım 2020 günü gerçekleştirildi. Çevredeki köylerden de gelen çocukların birlikte eğitim gördüğü okulda canlı ve neşeli bir gün yaşandı.
Sarıköy Hasan Çakan Ortaokulu Müdürlüğü’nün daveti üzerine, Prof. Dr. Mustafa Böyükata “Sarıköy’den de Hezarfen Ahmet Çelebi çıkabilir” ve “Ben de yaparım” başlıkları etrafında farklı öğrenci grupları ile kısa okumalar yaptı. Öğretmenlere yönelik olarak da “Proje Fikri Geliştirme Eğitim Semineri” gerçekleştirerek, bilgilerini paylaştı.
Okullara hediye kitaplar götürmeye çalışan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, TÜBİTAK’ın yayınlarından Meraklı Minik, Bilim Çocuk ve Bilim Teknik Dergileri, Yozgat Eczacı Odası’ndan temin edilen, çocuklarda ilaç ve toplum sağlığı konusunda bilinç oluşturmaya yönelik Türk Eczacıları Birliği yayını ile üç dönem Tekirdağ Milletvekilliği yapmış olan eski Valilerimizden Tevfik Ziyaeddin Akbulut, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi eski Rektörü Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkan Yardımcısı Kadim Budak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi Hakimi Harun Dinç, İstanbul’da Şehit Mehmet Yılmaz İlkokulu’nda Müdürlük yapan Yavuz Yılmaz ve eğitime gönül vermiş gönüllülerin katkılarıyla temin edilen kitaplardan hediyeler de götürdü.
İlkokul öğrencilerini sınıflarında ziyaret ederek onlara ilgilerini çekecek dergiler hediye eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, gün içerisinde gerçekleştirdiği buluşmalarda farklı sınıflardaki öğrencilerden oluşan gruplarla yaptığı söyleşilerde, kısa okumalar yaparak bilimin ve biliminsanlarının dünyasına bir yolculuk başlattı. Geçmişte bilime öncülük etmiş ve efsaneleşmiş öncü bilim adamlarının ilgilendiği konular ve onların isimlerinden bir metafor oluşturmaya çalışan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Bilim Okur Yazarlığı” konusunda farkındalık oluşturmaya çalıştı. Öğretmenler ile de bir araya gelerek, proje fikri geliştirme konusunda pratik bilgiler paylaşarak, onların yapabilecekleri çalışmalar konusunda önerilerde bulundu ve “Köy Koleji” anlayışı ile ilgili düşüncelerini aktardır.
“Sarıköy’den de Hezarfen Ahmet Çelebi çıkabilir”
Prof. Dr. Mustafa Böyükata, 5’inci ve 6’ıncı sınıf öğrencileriyle “Sarıköy’den de Hezarfen Ahmet Çelebi çıkabilir” başlığı altında sohbet etti. Önce örencilerin kitaplardan kısa okumalar yapması sağlandı. Bilime yön vermiş ve efsaneleşmiş biliminsanlarının kısa hayat hikayelerinin yer aldığı kitaplardan öğrenciler paylaşımda bulundu. Karşılıklı diyaloglar ile öğrencilerin merakını uyandıran Prof. Dr. Mustafa Böyükata, çocukların ilgi duydukları konularda sordukları sorulara da cevap verdi. Biliminsanlarının hayallerinin peşine nasıl düştüklerini ve azimli oluşlarını verdiği örnekler ile ortaya koydu. Aziz Sancar gibi Nobel Ödülü almış bir kişinin de köyde okuduğuna vurgu yapılan söyleşide, çok hünerli, pek çok konuya ilgisi olan anlamına gelen “bin fenli” manasında “hezarfen” olarak tanınan Hezarfen Ahmet Çelebi’nin macare dolu uçma denemelerinin bu alanda önemli esin kaynağı olduğundan bahsedildi. Çocukların okumaya ve öğrenmeye olan ilgileri ve hayal dünyalarının genişliği dikkat çekici düzeydeydi. Çocuklara “Bilim Çocuk” dergileri de hediye edildi. -

Yozgat’ta bin 300 sikke ele geçirildi
Yozgat’ta İl Jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda çeşitli dönemlere ait tarihi eser niteliği taşıyan bin 300 sikke ele geçirildi.
Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesine bağlı Özler köyü girişinde şüpheli bir aracı durduran ekipler, yaptığı aramada çeşitli dönemlere ait bin 300 sikke ele geçirdi. Araç içerisinde bulunan T.F. ve M.C. ile Suriye uyruklu M.E. gözaltına alındı.
Düzenlenen operasyonda ele geçirilen sikkeler Yozgat Müze Müdürlüğüne teslim edildi.
(İHA) -

Keven: Kolejleri teşvik için ayrılan 891 milyon lirayı sordu
Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili ve Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Ali Keven; Plan Bütçe Komisyonu’nda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a yönelik yaptığı konuşmada bakanlık bütçesinden özel kolejlere aktarılan 891 milyon lirayı sordu.
Devlet okullarının salgın sürecinde temizlik malzemesi ve dezenfektan gibi giderleri için ilave ödeneğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde özel kolej sahiplerine 2021 yılı bütçe teklifine göre 891 milyon lira aktarılacağını söyledi.
“Özel okullarda denetimsiz bir büyüme var Sayın Bakanım. Özel okullara teşvikler yapılırsa eğitimde fırsat eşitliğini nasıl sağlayacaksınız merak ediyorum. Siz bir konuşmanızda bütçenizin yetersizliğinden yakınıyordunuz. Bu bütçede özel okullara teşvik için 891 milyon lira ayırıyorsunuz. Geçen sene de 2020 bütçesinde 804 milyon lira ayırdınız. Eğitim yatırımlarına kaynak bulamıyorsanız gelin, bu özel kolejlere teşvik uygulamasına son verin.”
Faize Ayrılan Bütçe Daha Fazla
Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçenin faize ayrılandan daha az olmasına tepki gösteren Keven, “Milli Eğitim Bakanlığı için teklif edilen bütçe 146 milyar 920 milyon liradır. Bütçe teklifinde faize ayrılan bütçe nedir? 179 milyar 542 milyon lira. Geçen yıla göre faiz yüzde kaç artmış? Yüzde 30 artmış. Peki, Bakanlığımızın bütçesi yüzde kaç artmış? Yüzde 17. Millî Eğitim bütçesi maalesef faize yenik düşmüştür.”
Köy Okullarına Yönelik Çalışma
‘Köy okullarından açılmaya müsait olanlara yönelik bir çalışma yapılmalıdır’ diye devam eden Keven, şunları kaydetti.
“Salgında okullarımızın temizlik malzemelerine ilave ödenek ayrılmalıdır. El dezenfektanının dahi eksik olduğu yönünde sürekli okullardan şikâyetler geliyor. Salgın koşullarında köy okullarının değeri bir kez daha anlaşılmakta olup, köy okullarının açılması yönünde bir araştırma ve düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?
Öğretmenlerimizin Özlük
Haklarını Genişletmeliyiz
“Ataması yapılmayan öğretmenler atama bekliyor, 3600 ek göstergeyi bekliyor öğretmenler, maalesef öğretmenlerimiz çok acil meslek kanunlarını bekliyorlar, bunun bir an önce çıkarılmasını istiyorlar. Öğretmenler mesleğe kabullerinde sözlü mülakatın kaldırılmasını istiyorlar Sayın Bakanım. Unutmayın, öğretmenini mutlu edemeyen bir eğitim sisteminin başarılı olması mümkün değildir.” -

Sobalar değerini koruyor
Kış aylarının sert geçtiği Yozgat’ta odun ve kömür sobalarından vazgeçilmiyor.
Yozgat’ta etkisini gösteren soğuk ve yağışlı hava, soba satışlarını artırdı. Özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşlar, soğuktan korunmak için yine sobayı tercih etti. Her keseye uygun sobaların bulunduğu Tol Çarşı’da soba satan esnaf, yaklaşan kış aylarında vatandaşın sobaya olan ilgisinin arttığını söyledi.
Sobalar, özelliklerine ve kalitesine göre 250 ila 800 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor.
Geçen yıla oranla bu yıl soba satışlarının iyi olduğunu belirten esnaf Murat Doğan, taleplere yetişemediklerini söyledi. Doğan, son 15 gün içinde 100 soba sattıklarını ifade ederek, “Satışlar bu sene çok hızlı başladı. 100 sobayı 15 gün içerisinde bitirdik. Fabrikalara soba talebimizi ilettik ama bulamıyoruz. Bayağı ileri bir tarihe gün veriyorlar. Hareketli bir sezon geçiriyoruz, yok satıyoruz. Doğalgazın yüksek olması ve kış mevsiminin sert geçmesi nedeniyle doğalgaz kullanan vatandaşlar dahi sobayı tercih ediyor. Sobalar kalitesine ve özelliklerine göre 250 ila 800 lira arasında değişiyor” dedi. (İHA) -

YOSİAD’dan hayırlı olsun ziyaret
Yozgatlı Sanayici ve İşadamları Derneği (YOSİAD)’dan Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimine hayırlı olsun ziyareti.
Dernek Genel Başkan Yardımcıları Hasan Zengin, Orhan Erbaş ve Yozgat Şube Başkanı Gülşen İtik, Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimliği görevine getirilen Uzman Doktor Mustafa Kozan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Pandemi döneminde sağlık çalışanları doktor, hemşire ve görevli tüm personelin canla başla mücadelesinde özverili çalışmalarından dolayı tebrik ve teşekkür eden başkanlar, Kozan’a yeni görevinde başarılar dilediler ve dernek olarak ihtiyaç duyulan her anlamda desteğe hazır olduklarını vurguladılar.
Başhekim Kozan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve nazik ziyaretlerinden dolayı YOSİAD yönetimine teşekkür etti. -

İmam Hatip okullarında kariyer günleri başladı
Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 12 ve 8. sınıf öğrencilerine yönelik okul ve program tanıtımı, rehberlik yapılması, akademik başarının geliştirilmesi hususlarında vizyon gelişim sürecinin etkili ve verimli işleyişine yönelik kariyer günleri programları başladı.
Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkadir Dündar’ın katılımıyla programın ilki Yozgat Fen ve Sosyal Bilimler Ağırlıklı Proje Anadolu imam Hatip Lisesinde gerçekleştirildi.
İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, programların öğrenciler açısından oldukça önemli olduğunu belirterek, yapılan planlama çerçevesinde diğer etkinliğin diğer İmam Hatip Okullarında da devam edeceğini ifade etti.
Yazıcı, katılımlarından dolayı Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülkadir Dündar’a teşekkür etti.
(Cemil Mermertaş) -

Bölükbaşı’dan AK Parti’ye sitem
AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana çeşitli kademelerinde görev alan ve İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulunan İşadamı Ertuğrul Bölükbaşı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada üyesi olduğu AK Parti’ye sitem dolu sözlerle yüklendi.
Bölükbaşı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Sevgili Dostlarım
Mensubu olduğum partim ( AKPARTİ)
Son dört beş il bşk lığını kendine göre kriterler oluşturarak atama yoluyla yapmakta olup , partinin geleceği için kendi içimizde oluşan hizmet aşkını iki seferdir tüm tanıyan tanımayan partili veya Yozgattaki can dostlarıma rağmen ..
çokta bu zamana kadar eksikliğini hissetmediğim Üniversite mezunu kriteri koyarak biz gibi LİSE Mezunlarını
AKPARTİ hizmet kervanına münasip görmemektedir… İNADINA SEVDAM OLAN AKPARTİLİ DURUŞUMUZA RAĞMEN..
BU KRİTER VE SANDIKSIZ İNSAN TARTI SİSTEMİ BENİ ÇOK ÜZMEKLE BERABER..!
Kısır çekişmenin ve partimin 2023 hedefine bu ve bunun gibi lüzumsuz nedenleri saymaya kalksam bana yakışmaz ..BU NEDENLER Partime güç katıp dik duruşumuza çelme takmaktadır .. Yıkarmı bu bizi Bükülürmüyüz birileri gibi küsermiyiz…ASLA..
İnadına Partimleyim inadına Akpartiliyim ..
Hatalarıyla vebal alanlara kızmıyorum ..Onlar zaten var olduğunu sanan yok insanlar …
SAMİMİ ,DÜRÜST ,DİK ,VEFALI PARTİLİ VE TÜM DOSTLARIMA BU SÜREÇTE VERDİKLERİ DESTEK İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM
BU ŞARKI BURADA BİTMEZ “ -

Yazıcı, Yozgat AYÇ Okulları TED-AD Kolejini ziyaret etti
İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, ilde eğitim üzerine faaliyetini sürdüren özel okullardan Yozgat AYÇ Okulları / TED-AD Kolejini ziyaret ederek Kolej Müdürü Ahmet Fahri Yaşar’dan okulun fiziki ve genel durumu hakkında bilgiler aldı, sınıflarda öğrencilerle de bir araya geldi.
Okulların birimlerinde ve ortak kullanım alanlarında incelemelerde bulunan Yazıcı, okullar tarafından alınan salgın tedbirlerini yerinde inceleyen Yazıcı, öğrencileri sınıflarında ziyaret ederek, derslerdeki başarıları ve idealleri üzerine sohbet ederek nasihatlerde bulundu.
Öğretmenlerle de bir araya gelen Yazıcı, öğrencilerin baskın yeteneklerinin tespit edilip, bu yetenekler doğrultusunda aktivitelere yönlendirilmesinin önemine değindi.
AYÇ Okulları/ TED- AD Koleji Müdürü Ahmet Fahri Yaşar’da ziyaretlerinden dolayı İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’ya teşekkür ederek, “Milli Eğitim Müdürümüz eğitime büyük önem veriyor. Her yıl zaman zaman kolejimize ve diğer özel okullara da ziyaretlerde bulunarak eğitim çalışmalarımızı yakından takip ediyor. Bizlerin amacı da zaten ilimiz eğitim başarısının artırılmasına katkı sağlamaktır. Bu vesile ile Sayın Müdürümüze ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.
Yazıcı, daha sonra Çözüm Kolejini ziyaret ederek, okul yöneticileri ve öğrencilerle bir araya geldi.(Ferhat Özer) -

Vali Polat Sarıkaya’da esnaf ziyaretinde bulundu
Yozgat’ta ilçe ziyaretlerini aralıksız sürdüren ve bu kapsamda esnaf ziyaretlerinde de bulunan Yozgat Valisi Ziya Polat, Sarıkaya’da Tarihi Roma Hamamı incelemelerinin ardından ilçe esnafını da ziyaret ederek, Kovid-19 tedbirleri konusunda uyarılarda bulundu.
Vali Polat, Kovid-19 salgınına karşı il genelinde her türlü tedbirlerin alındığını belirterek, buna yönelik denetimlerinde sürdürüldüğünü söyledi.
Esnaflarla sohbet edip işleri hakkında bilgi alan Vali Polat, “Salgın döneminde herkesin gerekli tedbirleri alması gerekir. Alınan tedbirlere uyulduğu takdirde bu salgın hastalığından kısa sürede kurtuluruz. Toplumsal duyarlılık burada çok önemli herkesin bu duyarlılığa, başta kendi sağlığı, ailesi ve çevresi için uyması gerekir. Özellikle maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edelim.”diye konuştu.
Sarıkaya esnafı da Vali Polat’a ziyaretlerinde dolayı teşekkür ederek,şunları ifade ettiler: “Valimizin işyerlerimizi ziyaret etmesi bizleri onurlandırdı ve mutlu etti. İşlerimiz hakkında bilgi aldı ve sorunlarımızı dinledi. Valimize ziyaretlerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyoruz.” (Yusuf Bağcı)















