Kategori: Gündem

  • Tayini çıkan idarecilere veda yemeği

    Tayini çıkan idarecilere veda yemeği

    Yozgat’ta görev yapmakta iken, son çıkan vali yardımcıları ve kaymakamlar kararnamesi ile çeşitli il ve ilçelere tayini çıkan vali yardımcıları ve kaymakamlar onuruna veda yemeği düzenlendi.
    Yozgat Valisi Kadir Çakır ev sahipliğinde Nohutlu Tepesi Yozgat Belediyesi Sosyal Tesislerinde verilen yemekte Vali Kadir Çakır, tayini çıkan vali yardımcıları ve kaymakamlara yeni görev yerlerinde başarılar diledi.
    Tayini çıkan idarecilerimiz ise şu şekilde;
    Vali Yardımcısı Salih Altun Hatay Vali Yardımcılığına
    Vali Yardımcısı Mehmet Öz Hatay Vali Yardımcılığına
    Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş Giresun Vali Yardımcılığına
    Akdağmadeni Kaymakamı Alp Eren Yılmaz Mersin Vali Yardımcılığına
    Boğazlıyan Kaymakamı Davut Sinanoğlu Şırnak Cizre Kaymakamlığına
    Çekerek Kaymakamı Evren Çakır Karaman Başyayla Kaymakamlığına
    Saraykent Kaymakamı İsmail Demir Erzincan Kemah Kaymakamlığına
    Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar İstanbul Beylikdüzü Kaymakamlığına
    Şefaatli Kaymakamı Muhammed Deniz Kılınç Konya Yalıhüyük Kaymakamlığına
    Yerköy Kaymakamı Ali Ada Kocaeli Vali Yardımcılığına

  • Bağımlılıkla mücadele toplantısı yapıldı

    Bağımlılıkla mücadele toplantısı yapıldı

    Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Vali Kadir Çakır başkanlığında yapıldı.
    Valilik Toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda, kurul üyesi kurum yetkilileri Yozgat’ta bağımlılıkla mücadelede yaptıkları çalışmalar ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında sunum yaparak bilgi verdi. Toplantıda ayrıca, bağımlılık yapan maddelerin dışında internet, telefon, tablet ve bilgisayar bağımlılığı ve bu bağımlılıklarla mücadele konusunda da bilgilendirme yapıldı.

  • Berabere kaldık

    Berabere kaldık

    3. Ligde mücadele edecek olan temsilcimiz Yozgatspor 1959 Futbol Kulübü TFF 2. Lig takımlarından Sivas Belediyespor, ile kendi evinde hazırlık maçında karşı karşıya geldi. Karşılaşma 1-1 eşitlikle sona erdi.
    Çekişmeli geçen müsabakada ilk devre Yozgatspor 1959’un 1-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Yozgat ekibinin golü Hamdi Tayfun Yıldırım’dan geldi.
    Sivas Belediyespor ise 2. yarıda Ömer Faruk Ermeç ile golü buldu. Karşılaşma 1-1 beraberlikle sona ererken, her iki takım da futbolcularının ve takımlarının durumunu değerlendirme fırsatı buldu.

  • Bayramlaşma töreni yapıldı

    Bayramlaşma töreni yapıldı

    Bozok Üniversitesinde geleneksel hale gelen bayramlaşma töreni, Kurban Bayramı münasebetiyle Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkez’i fuaye alanında akademik ve idari personelin katılımıyla gerçekleştirildi.
    Akademik ve idari personelin birlik ve beraberliğinin güçlenmesi ve ortak manevi duyguları paylaşmamıza vesile olan bayramlaşma törenine Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın, fakülte dekanları, akademik ve idari personel katıldı.
    Bayramlaşma töreninde masaları tek tek gezerek, her personelin bayramını kutlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlar geçirilmesi dileklerinde bulundu.
    Rektör Prof. Dr. Karadağ: “Bayramlar dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşçe kucaklaştığı günlerdir. Bayramlar milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Bu düşüncelerle Yozgat Bozok Üniversitesi ailesinin tüm bileşenleriyle sevgi, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum.” dedi.

  • Kamu Sen’den memur maaş zammına tepki

    Kamu Sen’den memur maaş zammına tepki

    Türkiye Kamu-Sen Yozgat İl Temsilciliği, Cumhuriyet Meydanında düzenlediği basın açıklamasında hükümetin memur maaşlarına yaptığı zam oranlarına tepki gösterdi.
    Kamu-Sen Yozgat İl Temsilcisi Mahmut Sunay Kabayel, yaptığı açıklamada verilen maaş zammı oranının enflasyon hedefinin de altında teklif edildiğini söyledi.
    Kabayel, “Hayat pahalılığının bütün zorluklarını hep birlikte yaşıyorken memura, emekliye reva görülen zam revize edilmiş hali ile 2020’nin tamamı için yüzde 8,2, 2021’in tamamı için yüzde 6,1 teklifler böyle iken şuanda yıllık enflasyon, yaz ayları ortalamasına rağmen yüzde 16,65. Çarşının pazarın durumunu görüyoruz. Sadece kira ve gıda son bir yılda 297 lira zamlanmışken, bize son olarak teklif edilen yüzde 4 önümüzdeki yılın ilk 6 ayında ortalama maaşa 160, en düşük maaşa 120 lira artış demektir. Bu, hükümetin enflasyon hedefinin de altında zam teklif ederek resmen bizleri sefalete sürüklüyor. Biz buçuklu toplu sözleşmeleri çok gördük. Memurun masada yarım puana nasıl terk edildiğine hep beraber şahit olduk. Birilerini bilmeyiz ama bu teklif bu bütçeyi kurtarmaz. Yüzde 4’ler filan bize uymaz. Biz, bütün taleplerimizin haklı gerekçelerini açıklıyor, resmi verilerle destekliyoruz. Kamu işveren tarafından da 4+4 zammın gerekçesini bekliyoruz. Hedefiniz nedir? Enflasyon hedefinin yüzde 9,8 olduğu yerde memura yüzde 4+4 zam teklif etmenizdeki gerekçeniz nedir? Biz toplu sözleşmenin başından beri hep “Hedef enflasyona endeksli maaş zammından vazgeçin ”dedik. Ama bu konuda bile bizi yanlış anladılar. Biz “enflasyonun üzerinde zam yapın, refah artışı sağlayın dedik. Onlar enflasyon hedefinin de altında teklif ettiler.”
    BİZ REFAH İSTEDİK ONLAR SEFALET ÖNERDİ
    “Biz refah istedik onlar sefalet önerdi” diyen Kabayel,”Biz ekonomik kurtuluş istedik onlar esarete devam dedi. 20 milyon vatandaşımızı adeta ateşe atmak anlamı taşıyor. Bu teklif bizlere başınızın çaresine bakın demek oluyor. Milyonlarca dar ve sabit gelirliyi enflasyona ezdirecek bu yaklaşımı kabul etmiyor, bu teklifi yok sayıyoruz. Kamu işveren tarafından tez zamanda mali ve diğer taleplerimizi içeren yeni bir teklif paketi sunmasını istiyoruz. 420 bin üyemizle, haklarımız için yapılacak her türlü mücadeleye yasal sınırlar içinde olmak kaydıyla desteğe hazır olduğumuzu buradan bir kere daha ilan ediyoruz.”diye konuştu.

  • “Yeni eğitim dönemine 23 bin öğrencimiz  ile başlayacağız”

    “Yeni eğitim dönemine 23 bin öğrencimiz ile başlayacağız”

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Bozok Üniversitesinde bu yıl 23 Bin öğrenci ile eğitim, öğretim dönemine başlayacaklarını söyledi. Rektör Karadağ, gazetemize yaptığı açıklamada üniversitenin fiziki ve genel durumunun yanı sıra ileriye dönük yapacakları çalışmalara değindi.

    Bozok Üniversitesi’ne yeni dönem için 5 bin 550 kontenjan verildiğini söyleyen Rektör Karadağ gazetemize yaptığı açıklamada; “Üniversitemize 4 bin 600 tercih yapılmış durumda. Kayıtlarımız başlıyor. Şuan fakültelerimizde doluluk durumu yüzde 86 seviyesindedir. 7 Fakültemiz tam dolmuştur. 2 Fakültemiz henüz öğrenci kabul edecek bir durumda olmadığı için bu konuda da çalışmalarımız olumlu yönde devam etmektedir. Yozgat Bozok Üniversitemizde bu yıl 23 bin öğrenci ile eğitim ve öğretim dönemine başlayacağız.” dedi.
    Şehir ile Kampüs arasında daha önce yaşanan ulaşım sorununun bu yıl çözüme kavuştuğunu vurgulayan Rektör Karadağ, “ Bu konuda Valiliğimiz ve Belediyemiz ile birlikte önemli adımlar atılmıştır, bu yıl ulaşımda bir sorun yaşanmayacaktır, vatandaşlarımız ve öğrencilerimiz endişe etmesinler, iyi bir yıl olacak.”dedi.
    Projelerle ilgili çalışmalara da değinin Karadağ, hayalinin, Yozgat Bozok Üniversitesi’ni daha ileri seviyelere ulaştırmak olduğunu belirtti.

    Bozok Üniversitesinin marka üniversite olma hedefinin yanı sıra yaptığı projelerle bölgesine ve ülkesine katkı sağlayan bir üniversite haline getirmek için de çalışacaklarını vurgulayan Karadağ, üniversite olarak bölgedeki yerli tohumları geleceğe aktarmak için ‘Tohum Bankası’ oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
    Rektör Karadağ, “Tohum stratejik bir durum. Türkiye’de artık bu konuda bir farkındalık oluştu. Yerli tohumlarımızı geleceğe aktarmak için ‘tohum bankası’ oluşturmak istiyoruz. Eğer burada orta ölçekli bir tohum bankasını oluşturabilir, onun altyapısın sağlar ve hayata geçirebilirsek, hem üniversitemiz, hem ilimiz hem de ülkemiz için önemli bir çalışma yapmış oluruz. Biz bunu başaracağımıza inanıyoruz. Bir alanda ihtisaslaşan bölgesine katkı sunan, ayakları yere basan bir proje, bölgenin kalkınmasını öncülük edecek, ülkesine katkı sunacak belki de iddialı bir söz ve şehrin demografik yapısını değiştiren geri göçün olacağı proje hayalim var.” diye konuştu.
    Mevlana Proje Tabanlı Uluslararası Değişim Programı ile Pakistan Goverment College Lahore Üniversitesi’nden Prof. Dr. Muhammed Nauman ile birlikte önemli bir stratejik enerji kaynağı olan BİOETANOL projesine başladıklarını hatırlatan Prof. DR. Ahmet Karadağ, “Başvuran 30 proje arasından ilk 10 girerek desteklenmeye değer bulunan bir projemiz henüz birinci senesini tamamladı. Bu bioyakıt, BİOETANOL yanma verimi yüksek sürdürülebilir enerji kaynağıdır. BİOETANOL’ün Oktan sayısının yüksek olması daha temiz, daha çevreci bir enerji kaynağı olduğu anlamına geliyor. ABD’nin yıllık bazda 45 milyar tonunun üzerinde bir bioetanol üretimi var, bu üretimle petrol ithalatında yüzde 13’lük önemli bir azalma sağladı. ABD bunu 45 milyar tonunun üzerinde üretirken, ülkemizde bioetanol üretiminin sadece yıllık olarak 150 milyon ton civarındadır. Böylesine stratejik bir enerji kaynağının ülkemizde çok az üretilmesi enerjide yüzde 95 oranında dışa bağımlı olan bir ülke olarak manidar olarak karşılanmaktadır. Böylesine önemli bir enerji kaynağının milyar tonlara çıkarılmasının elzem, hayati önem taşıması gerekmektedir.”ifadelerini kullandı.

  • VALİM ÇAKIR BEY

    VALİM ÇAKIR BEY

    Kırşehir Mucur Yeniyapan Köyünde doğan
    İlk Orta Liseyi Kırşehir de birincilikle okuyan
    Ankara Siyasi Bilimler Fakültesinden mezun olan
    Bir ARALIK 2016 da Çankaya’ya Kaymakam olan
    Devletimin Milletimin kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    Kaymakam iken girdik Makamınıza güvenle
    Hiç kimseye bakmadın nefretle kinle
    Vakıftan yaptın yardımı nice fakire yetime
    Daha yetmedi cebinizden verirdiniz hediye
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    İleri görüşlü olup iraden de karar kılardın
    Çankaya halkına hizmette çok yararlıydın
    Her türlü Vatan hainlere karşı zararlıydın
    Hizmet aşkına gece gündüz yatmazdın
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    Başkaları gibi Makam sarhoşu olmadın
    Hiç bir zaman eşini dostunu unutmadın
    Makamına gelenleri ayrım yapıp sormadın
    Herkese Telefonu 24 Saat açık tutup kapatmadın
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    Kırşehir de nadir yetişen İlim Alimsin
    Erenler diyarı Ahi Evren Cacabey’in talebesisin
    Sen Türkiye’nin her yerinde halkın Valisisin
    Yolun açık olsun Valim seni Allah korusun
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    Neşet Ertaş gibi kaybetmediniz efendiliğinizi
    Siz hep temiz kalpli güler yüzlü tatlı dilli
    Haktan yana hiç yalan söylemedi özüyle sözüyle
    Başkanımız gibi dik durdun yıkılmadın hainlere
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    27 EKİM 2018 de Yozgat Valisi oldu
    Kırşehir’li Vali hemşerisini bağırlarına bastı
    Halkın sevinç göz yaşları sel oldu taştı
    Valimizin hizmet aşkı namı her yere vardı
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    Devletini koruyan savurganlığa dur dedi
    Sivil Toplum Halkla kaynaşıp el ele tuttu
    Havaalanı, Hızlı Tren ulaşımına önem verdi
    4 mevsim Çamlık Milli Parkını halkına açtı
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Valim ÇAKIR bey

    Yozgat Yerköy Çiçekdağ senin memleketin
    Sevenlerin seni asla unutmaz kalbimizdesin
    Her yer Vatanın görev hizmet aşkı ile gidersin
    Gariplerin yanında hainlerle savaşmayı seversin
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Vali ÇAKIR bey

    Devletimizin başında imanlı Erdoğan gibi Reis Başkanımız
    Yürekli İçişleri Soylu Dışişleri Çavuşoğlu Bakanlarımız
    MİT in başında Terörün korkulu rüyası Hakan Fidanımız
    Ordumuzun Komutan Kahramanı Bakan Hulusi Akarımız
    Devletimin Milletimin Kaymakamı Vali ÇAKIR bey

    14.08.2019
    Recep ÇAKIR
    Vatan Sevdalısı

  • Şerefli: Zam oranı, hükümetin açıkladığı  ekonomik hedeflerle uyumlu değil

    Şerefli: Zam oranı, hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu değil

    Memur Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının ve dozunun yükselmesinin Kamu İşvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin ve sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmesi gerektiğini belirterek, hükümetin açıkladığı zam oranının yine hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu olmadığını söyledi.

    Memur Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, sendika binasında Memur Sen’e bağlı il temsilcilerinin katılımı ile basın toplantısı düzenledi.
    Şerefli, burada yaptığı açıklamada, Kamu İşverenin toplu sözleşme masasına sunduğu ve kamuoyuna duyurduğu teklifin gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip olduğunu vurguladı.
    Şerefli, “Kamu İşvereninin teklifi; “teklif gecikti” siteminin ve tepkisinin ötesinde “teklif geçiştirildi”, “masa önemsizleştirildi” ve “alın terimiz değersizleştirildi” tespitlerini ifade etmeyi ve buna dayalı tepkileri hayata geçirmeyi hem gerekli hem de haklı hale getirmiştir. Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının ve dozunun yükselmesi; Kamu İşvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin ve sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmelidir. Kamu İşveren Heyetinin geç kalmış ve geçiştirmeye odaklanmış teklifinin içeriğinde; bize teklif edilmesi bir tarafa masanın çevresinde dahi terennüm edilmemesi gereken oranlar ve rakamlar yer alıyor. Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif; “Güçlü Türkiye imkansız”, “Büyük Türkiye anlamsız” ve “Yeni Türkiye gereksiz” fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmaz, gönlünü rahatlatmaz. Hükümet; bu teklifin, Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerini ve gerçeklerini yok sayanlara can suyu vermek, kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir, Daha da önemlisi Hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir.”dedi.
    “BUÇUĞU ÇOK, HÜKMÜ YOK”
    “Toplu pazarlık masasına işveren tarafından sunulan ilk teklifin özeti bizim açımızdan şudur; “buçuğu çok, hükmü yok” işveren teklifidir.” diyen Şerefli, “Emek kesimi için toplu pazarlık masasının anlamı; evdeki bulguru kaybetme kaygısı olmaksızın Dimyata pirince gitmektir. Kamu İşvereni, hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir. Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin. 5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde Kamu İşvereninden gelen ilk teklifin anlamı; 2020 için yıllık toplamda yüzde 6.60, 2021 için yıllık toplamda yüzde 5.57 oranın da zam yapılması, iki yıllık toplamda ise yüzde 12,54 oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir. Bizler, kamu görevlilerinin standardını yükseltecek, dertlerini küçültüp bitirecek teklif beklerken karşımıza çıkan teklif “vaat ettiği standart düşük, ürettiği skandal büyük” niteliktedir. Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken, nizaya ve sahaya çağıran bir teklifle karşılaştık. Bu teklifin tamamlanmaya, ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var. İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak yeni bir teklif için yeterli zaman, bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçede imkan var olduğuna inanıyoruz. B:iz, eski Türkiye’nin vehimlerinden beslenen değil Yeni Türkiye’nin güvenine yaslanan bir teklif istiyoruz.”diye konuştu.

  • Bozkırda tango

    Bozkırda tango

    Tango eğitmenleri Metin Yazır öncülüğünde dans eden down sendromlu kuzenler, izleyicilerin yoğun isteklerini kırmayarak ikinci kez tango yaptı.
    Dans gösterisi sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Özge Ekin, dans etmeyi çok sevdiğini söyleyerek “Evde babamla tango yapıyorum. Bu organizasyonda da tango yapmayı belediye başkanımdan ben istedim. Bizim için sürpriz oldu. Çok da güzel oldu. Amacım iyi bir yazar olmak ve ilçemizdeki kadınlara hem tango yaptırıp hem de spor yaptırmak istiyorum” dedi.
    Milli yüzücü olan down sendromlu Caner Ekin ise tangoyu çok sevdiğini ve İstanbul Boğazı’nı yüzerek 4 kez geçtiğini dile getirdi.
    Özge ve Caner Ekin’in tango eğitmenleri Metin Yazır ise dünya genelindeki down sendromlu çocukların müzik ve dans sporuna ihtiyacı olduğunu belirterek “Özge ve Caner’i çocukluklarından beri tanıyorum. Her sene Bodrum’da düzenlediğimiz tango kurslarına gelerek tango öğreniyorlar. Özge ve Caner’e koş spor yap desek koşmazlar ama tango yapacağız yürü derseniz koşarak tango yapmaya giderler. Tango müziği kulaklarına ve ruhlarına hoş geliyor. Bu yüzden tangoyu seviyorlar. Özge 7 yıldır tango yapıyor ve çok seviyor, düzenlediğimiz kurslara katılmayı ihmal etmiyor” şeklinde konuştu.
    Tango dansı sonrası Çayıralan Belediye Başkanı Ömer Codar, down sendromlu kuzenler Caner ve Özge’ye plaket verdi.

  • Yozgat’ta serinleten hava  yağışla birlikte geldi

    Yozgat’ta serinleten hava yağışla birlikte geldi

    Yozgat’ta mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları yağışla birlikte yerini serinlemeye bıraktı.
    Yurt genelinde etkili olan sağanak yağış önceki gün akşam saatlerinde Yozgat’ta da etkisini gösterdi. Vatandaşlar yağışın rahmet, bereket olduğunu belirterek, “Yozgat iklim bakımından sert bir havaya sahip. Yaz aylarında başka illerde sıcaktan yatılmazken bizim memleketimizde yorgansız yatarsan üşürsün. Fakat Temmuz ve Ağustos aylarında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bizleri bunalttı. Yağmurun yağması ile birlikte Allah’a şükür bir nebze olsun Yozgat yeniden esas kimliğine büründü. Bu yağışlar çiftçilerimiz için berekettir.
    Ayrıca şehrimizin de su sıkıntısı yaşamaması için yağışa ihtiyacımız var. İnşallah bu yağışlar devam eder.” dileklerinde bulundu.
    Öte yandan Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nde aşırı yaşış sebebiyle sel ve su taşkınlarına karşı yaptığı açıklamalarla vatandaşları uyardı.

  • Özdemir: Anız yangını verimi  düşürür, doğal dengeyi bozar

    Özdemir: Anız yangını verimi düşürür, doğal dengeyi bozar

    Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürü Ziyaattin Özdemir, çiftçileri anız yangınlarına karşı uyararak anız yangınlarının toprağın yapısını bozduğunu, verimi düşürdüğünü ve doğal dengeye zarar verdiğini söyledi.
    Çiftçilerin hasat sonrası tarladaki artıkları genelde yakma yoluna giderek yok etmeye çalıştığını vurgulayan Özdemir, “Anız yakmak hem kanunen yasak, hem de toprak yapısına ve topraktaki canlı varlığının yok olmasına sebep olmaktadır. Anız yakılması toprağın yanmasını ve topraktaki yararlı mikro organizmaları da yok ettiği için toprağın verimini düşürüyor. Bu yangınlar yüzünden tabiatın doğal dengesi bozuluyor. Süne gibi zararlı böcekler bu dönemde ağaçlık alanlara çekildiği için çoğalırken, faydalı böcekler yanarak yok oluyor. Bu da bir sonraki dönemde süne ve kımıl zararlılarından dolayı ürünün kalitesi düşüyor.” dedi.
    Anız yangınlarını zaman zaman orman yangınlarına, bağ, bahçe ev yangınlarına da sebep olmasından dolayı büyük ekonomik kayıplara neden olduğunu vurgulayan Özdemir,”Çiftçimiz anızı yakmak yerine parçalama makineleri ile tarlada kalan ekin saplarını parçaladığı zaman tarlaya gübre olacaktır. Çiftçimiz binlerce lira para verip gübre kullanırken, hazır ve organik olan gübreyi anız yangını sebebi ile yok ediyor. Hem doğal dengenin korunması, hem topraktan daha yüksek verim almak için çiftçimiz tarladaki anızı yakmaktan kaçınması gerekir. Saman sıkıntısı nedeniyle anızlar tırmıklarla toplanarak saman olarak hazır hale geliyor. Ayrıca anız yakmak kanunen de yasaktır. Son yıllarda anız yangını yok denecek kadar azaldı. Çiftçilerimizle bir araya geldiğimizde gerekli uyarıları yapıyoruz. “diye konuştu.

  • Serinlemek isterken hastalanmayın

    Serinlemek isterken hastalanmayın

    Yaz aylarının sıcakları başladı. Doğal olarak sıcaklardan kurtulmak ve serinlemek isteyen kişiler klimaya yöneliyor.
    Artık teknolojinin de çok gelişmiş olduğu dünyamızda klima lüks olmaktan çıkmaya başladı ve çok sayıda firma klima isteyen müşterilerine daha iyi hizmet vermek için servis ve satış ağını genişletti.
    Yozgat İl Halk Sağlığı Müdürü Fatih Şahin, serinlemek için kullanılan klimaların ciddi rahatsızlara neden olabileceğini söyledi.
    Klima kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Şahin, uyulması gereken kuralları şöyle sıraladı:
    Klima cihazlarının montajı yetkili servislere veya usta tesisatçılara yaptırılmalı ve montaj sırasında garanti şartlarına uyulmalıdır, Klimaların veriminin ve ömrünün artması için periyodik bakım ve kontroller yaptırılmalıdır, Pencere tipi, split ve portatif klima gibi küçük cihazlarda kullanılan hava temizleme filtreleri belli aralıklarla temizlenmelidir, Klima kullanımında ürünün kullanım kılavuzları ve satıcı firmanın tavsiyeleri dikkate alınmalıdır, Klima amaç dışı (örneğin kurutma, yiyecek/içecek soğutma/ısıtma) kullanılmamalıdır, Şartlara ve sağlık koşullarına uygun olacak şekilde ayarlanmalı veya ayarlatılmalıdır. Yazın iç sıcaklığın dış sıcaklıktan 7 – 8 0C düşük olması yeterli konforu sağlayacaktır, Gerek iç, gerekse dış tarafta hava giriş ve çıkışlarına akışı engelleyecek herhangi bir cisim konulmamalıdır, Montaj sırasında gerekli mesafenin bırakılmasına dikkat edilmelidir, Soğutulan mekâna çok miktarda güneş geliyorsa perde, panjur vb. ile güneşten gelen ısı mümkün olduğunca azaltılmalıdır, Duvar, tavan, pencere ve zeminin mümkün olduğu kadar çok ısı yalıtımlı olması kışın daha ucuz ısınmayı, yazın daha ucuza serinlemeyi sağlayacak ve konforu artıracaktır, Klima kullanılan odaların kapı ve pencereleri mümkün olduğunca kapalı tutulmalıdır, Klima cihazının yeri seçilirken odada insan, hayvan, bitki bulunan yerlerin hava akımından uzun süre doğrudan etkilenmeyecek bir yer olmasına dikkat edilmelidir. Soğuyanhava aşağı doğru hareket eder.
    Klima işlevinin tam kapasiteyle gerçekleşmesi ve odada sıcaklık dağılımının eşit olması için klima havayı eşit dağıtabileceği bir konumda monte edilmelidir.
    Klimalarda doğru ve bilinçli kullanım son derece önemlidir. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmiş kişiler ile çocuk ve yaşlılar klima kullanımına çok dikkat etmelidir.
    Klimaların yanlış kullanımı sinüzit rahatsızlığı olan kişilerde göz dibi iltihabı, beyin iltihabı ve akciğer problemlerine yol açabilmektedir. Orta kulak rahatsızlığı geçirmiş kişilerde yüz felci, işitme sorunları da gelişebilir. Klima sistemlerinin nemlendirme bölümlerinde üreyen küf mantarları allerjik zatüreye ve Legionella Pnömonisi denilen bir zatüre tipine neden olabilirler, bu yüzden klimaların temizliği de son derece önemlidir”.

  • Bakıcı ailesi, en mutlu  günlerinden birini yaşadı

    Bakıcı ailesi, en mutlu günlerinden birini yaşadı

    Yozgat Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İlhami Bakıcı, en mutlu günlerinden birini oğlu Yunus Emre Bakıcı’nın hayatını Özlem Bakıcı ile birleştirmesiyle yaşadı.
    Grand Eriş düğün salonunda yapılan düğün töreninde genç çifti, AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sedef ile MHP İl Başkanı Ferhat Altan, sevenleri ve dostları yalnız bırakmadı.
    Çok sayıda davetlinin katıldığı düğün töreninde Bakıcı ailesinin mutluluğunu dostları ve sevenleri gönüllerince eğlenerek yaşadı.
    Bizde Yeniufuk Gazetesi ve Yozgat Olay olarak Bakıcı ailesini tebrik ediyor, genç çiftçimize bir ömür mutluluklar diliyoruz.

  • Meslektaşımız Eren Kurban da  evlenenler kervanına katıldı

    Meslektaşımız Eren Kurban da evlenenler kervanına katıldı

    Yozgat’ta uzun yıllar gazetecilik mesleği yapan ve daha sonra Eski Milletvekili Abdulkadir Akgül ve halen AK Parti Urfa Milletvekili ve TBMM İdari Amiri Halil Özcan’nın basın danışmanlığı görevini sürdüren meslektaşımız Eren Kurban hayatını Ayşe Durak’la birleştirerek evlenenler kervanına katıldı.
    Yimpaş Fabrikalar Sahası Sosyal Tesislerinde düzenlenen düğün töreninde Eren Kurban’ı dostları ve sevenleri yalnız bırakmadı. Çiftin nikahını Yozgat Belediye Başkanı Celal köse, kıyarken şahitliklerini ise AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Yeniyer Belediye Başkanı Burhan Güvenç ve MHP İl Başkanı Ferhat Altan yaptı.
    Oldukça yoğun katılımın olduğu düğünde Eren ve Ayşe çifti gönüllerince eğlenirken davetlilerde mutluluklarına ortak oldu.
    Milletvekili Başer ve Sedef’te genç çiftleri tebrik ederek mutluluklar dileğinde bulundu. Düğün törenine; Belediye Başkan Yardımcısı Murat Tanışman, İl Genel Meclis Başkanı İskender Nazlı, Kayseri Şeker A.Ş. Özel Kalem Müdürü Murat Karabacak, İşadamı İsmail Yılmaz, Sağlık Sen Yozgat Şube Başkanı Atakan Erciyas, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
    Bizde Yeniufuk Gazetesi ve Yozgat Olay olarak meslektaşımız Eren Kurban’ı tebrik ediyor, genç çiftimize bir ömür mutluluklar diliyoruz.

  • Kılıçdaroğlu, “Yeni bir siyaset anlayışını  Türkiye’ye getirmek istiyoruz”

    Kılıçdaroğlu, “Yeni bir siyaset anlayışını Türkiye’ye getirmek istiyoruz”

    Yeni bir siyaset anlayışını Türkiye’ye getirmek istediklerini söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hiç kimseyi ötekileştirmeden, kimliği, inancı, yaşam tarzı yaşadığı bölge hiçbir ayrım yapmadan her insanın mutlu olacağı huzurlu olacağı ve siyasetin de akil ve aynı zamanda ahlaklı olacağı bir süreci başlatmak istiyoruz” dedi.
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde düzenlenen 11. Bal ve Kültür Festivali’ne katıldı. Burada konuşan Kılıçdaroğlu, yeni bir siyaset anlayışını Türkiye’ye getirmek istediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bütün belediye başkanlarımızdan dedim ki para harcıyorsunuz harcadığınız her kuruş vatandaştan size intikal eden vergidir. Vatandaş vergi öder o verginin bir kısmı da Çayıralan Belediyesinde gelir. Çayıralan Belediyesi para harcarken vatandaşın parasını harcıyor. Dolayısıyla kul hakkı yemek gibi bir günah işleyemeyecekseniz harcadığınız her kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Aslında yeni bir sayfa açıyoruz, yeni bir siyaset anlayışını Türkiye’ye getirmek istiyoruz. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, kimliği inancı, yaşam tarzı, yaşadığı bölge hiçbir ayrım yapmadan her insanın mutlu olacağı huzurlu olacağı ve siyasetinde akil ve aynı zamanda ahlaklı olacağı bir süreci başlatmak istiyoruz” dedi.
    Siyasetçinin hesap vermek zorunda olduğunu da dile getiren Kılıçdaroğlu, “Siyasetçi cebini dolduramaz. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyaset halka hizmet etme aracıdır. Halka hizmet aynı zamanda hakka hizmettir. Biz bunu yapmak kararlılığındayız. Belediye başkanlarıma o nedenle söyledim. Ayrım yapmayacaksınız harcadığınız her kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Böylece vatandaş güven içinde oy vermedim ama helal olsun şu hizmeti yaptı diyecek. Ayrım yapmayacaksınız derken bir istisna söyledim belediye başkanlarıma. Eğer bir mahalle fakirse bir aile varsa oraya istisna yapacaksınız. Onlara daha fazla hizmet götüreceksiniz. Çayıralan’da bir çocuk yatağa aç giriyorsa o ailenin derdi olmaktan çıkıp belediye başkanının derdi olacak diyorum” şeklinde konuştu.
    Gerginlik siyasetinden yana değilim diyen Kılıçdaroğlu, “Gerginlikten hoşlanmıyorum, kavgadan hoşlanmıyorum, bu güzel ülkede, birlikte yaşamak varken niye kava ediyoruz, hangi gerekçe ile kavga ediyoruz biz herkesi kucaklamaya hazırız, belediye başkanı da herkesi kucaklayacak” ifadelerine yer verdi.
    Konuşmaların ardından en güzel bal yarışması yapıldı ve yarışmada dereceye girenlere ödülleri verildi. Konuşmaların ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Boğazlıyan İlçesine bağlı Uzunlu Belediye Başkanı Okan Yaşar Elbaşı’nı ziyaret etti.

  • Başkan Yalçın’a ziyaret

    Başkan Yalçın’a ziyaret

    İstanbul Avrupa ve Anadolu Yozgat Dernekler Federasyonu Teşkilat Başkanı Ercan Vural, Akdağmadeni Belediye Başkanı Uzm. Dr. Nezih Yalçın’ı makamında ziyaret etti.
    Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın ziyaretten duyruğu memnuniyeti “İstanbul Avrupa ve Anadolu Yozgat Dernekler Federasyonu Teşkilat Başkanı Sayın Ercan Vural bizleri ziyaret ederek iyi dileklerde bulundular. Ziyaretleri için Sayın Ercan Vural’a teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandı.

  • 17 Ağustos depremi açıklaması

    17 Ağustos depremi açıklaması

    Yozgat İnşaat Mühendisleri Odası tarafından 17 Ağustos Depremi yıldönümü yaklaşırken yazılı bir basın açıklaması yayınlandı.
    “Doğal Olay, Kaçınılmaz Afet” tanımıyapan Yozgat İnşaat Mühendisleri Odası’nın açıklaması şöyle;
    İnşaat Mühendisleri Odası olarak, 17 Ağustos 1999 depreminin 20. yıl dönümünde, depremin ülkemizin hâlâ en büyük sorunu olduğunu hatırlatmayı toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü deprem önlemlerini almakta, toplumu depreme karşı bilinçlendirmekte, yapı üretim sürecini ve yapılaşmayı deprem tehlikesini gözeterek düzenlemekte, ilgili mevzuatı deprem gerçeğine göre yeniden ele almakta birinci derecede sorumlu olan siyasi iktidarın konuya yaklaşımını yanlış buluyor, toplumun güvenle geleceğe hazırlanmadığını düşünüyoruz.
    Türkiye bir deprem ülkesidir. Topraklarının ve nüfusunun büyük bir bölümü deprem tehlikesi altındadır. Türkiye topraklarında 1900`lü yılların başından günümüze otuza yakın büyük ölçekli deprem meydana gelmiş ve resmi kayıtlara göre 100 bin civarında insan hayatını kaybetmiştir.
    Buna karşın deprem bir doğa olayıdır. Öncelikle bu gerçek kabul edilmelidir. Bu konuda neredeyse özdeyiş haline gelen “deprem değil uygunsuz konut öldürür” tanımlaması doğru ancak eksik bir tanımlamadır. Çünkü konut, yer seçiminden planlamaya, projelendirmeden programlamaya, inşadan denetlemeye uzanan ve bir bütünlük taşıması gereken yapı üretim sürecinin bir ürünüdür. Bu nedenle süreç bir bütün olarak ele alınmalı ve öldürenin deprem değil bilim ve tekniği yok sayan, günübirlik çıkar odaklı ve ranta dayalı “bozuk yapı üretim süreci” olduğu gerçeği görülmelidir.
    Depremle birlikte ortaya çıkan can ve mal kayıplarını “kadere” bağlamak, her afetten sonra günü kurtarma anlayışı ile yapılan açıklama ve çalışmalar deprem gerçeğini anlamamanın ötesinde insan hayatı ile kumar oynamanın örnekleri olarak değerlendirilmelidir.
    Ülkemiz toprakları büyük ölçüde deprem tehlikesi altındadır. Nerede ise her gün ülkemizin bir yerinde bir deprem yaşanmaktadır. Buna karşın yapı üretim süreci Ülke ve halkın ihtiyaçları gözetilerek değil, konut inşaasını ekonominin anahtarı olarak gören bir anlayışla, rant yaratmaya yönelik olarak işletilmektedir.
    Bilim ve tekniğin yok sayıldığı bir ortamda ticari kaygı teknik kaygının önüne geçmiştir. Bilgi ve beceriye dayalı yöneticilerin yerini şirket ve cemaat ilişkileri almıştır. Üniversiteler, meslek odaları sürecin dışına itilmiştir.
    Bilimin, tekniğin ve insan yaşamının dikkate alındığı bir kentleşme ve yapılaşma yerine, kişi ve grupların çıkarlarına dayalı bir yapılaşma anlayışı kentlerimizi yaşanmaz bir hale getirmiştir. Ormanlar, ağaçlar, yeşil alanlar, su havzaları, park ve bahçeler yok edilerek kentlerde boş alan bırakılmazken, güvenli yapı ve yaşanabilir bir çevrenin yaratılması önceliklerimiz arasında yer almamıştır.
    Biz inşaat mühendisleri Odasının, Odaya bağlı şubelerin ve temsilciliklerin yöneticileri olarak bilim ve tekniğe bağlılığın Ülkemizin ve halkımızın aydınlık geleceğinin biricik yolu olduğuna inanıyor ve bu inançla depremin bir afet değil doğa olayı olduğunu, onu afet yapanın rant yaratma politikaları ve buna bağlı olarak işletilen bozuk yapı üretim süreci olduğunu kamuoyu ile pay ile paylaşıyoruz.

  • Yağmurlama ve damlama sistemleri tercih ediliyor

    Yağmurlama ve damlama sistemleri tercih ediliyor

    Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü hizmete aldığı sulama tesislerinde su tasarrufunun ön planda olduğu kapalı ve borulu sistemleri tercih ediyor. Bu sistemde yağmurlama ve damlama metoduyla sulama yapılan alanlarda yüzde 60’ın üzerinde su tasarrufu sağlanabiliyor.
    Dünyada olduğu gibi ülkemizde de nüfus artışına paralel olarak başta tarım olmak üzere içme, kullanma ve sanayi sektöründeki su taleplerinde artış yaşanıyor. Bu durum ise sulama başta olmak üzere mevcut su kaynaklarımızın verimli kullanılmasını zorunlu kılıyor.
    Bu doğrultuda DSİ’nin hizmete aldığı sulama tesislerinde tasarrufu ön planda tuttuğunu vurgulayan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli “Bulunduğumuz coğrafyada ortalama olarak her 7 yılda bir kuraklık hadisesi görülüyor. Bu sebeple toplumun refah seviyesini yükselten sulama projelerinin öncelikli olarak ve süratle hayata geçirilmesi gerekir. Bunu yaparken de su zengini bir ülke olmadığımız için tasarruflu sistemleri tercih etmeliyiz” diye konuştu.
    SUYUMUZUN DÖRTTE ÜÇÜ SULAMADA KULLANILIYOR
    Suyumuzun dörtte üçünün sulamada kullanıldığının altını çizen Bakan Pakdemirli “Kullanılan suyun 40 milyar metreküpünü yani yüzde 74’ünü sulamada, geri kalanını ise içme, kullanma ve sanayide kullanıyoruz. Bu sebeple en büyük su tasarrufu sulamada yapılabilir” açıklamasını yaptı.
    SULANAN ALANLARIN YÜZDE 28’İ KAPALI SİSTEM
    Ülkemizde ekonomik olarak sulanabilir alanın 8,5 milyon hektar olduğunu vurgulayan Pakdemirli “6,65 milyon hektar alan şu an sulanabiliyor. 2019 yılı itibariyle ülkemizde sulamaya açılan bu alanların ise yüzde 34’ünde klasik (vahşi) sulama, yüzde 38’inde kanaletli sulama ve yüzde 28’inde kapalı sistem (borulu) sulama yapılıyor” dedi.
    YAĞMURLAMA VE DAMLAMA YÜZDE 60’IN ÜZERİNDE TASARRUFLU
    2003 yılı öncesi kapalı sistem sulamanın oranının yüzde 6 olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli “2003’ten itibaren eski sistemleri terk ederek modern sulama sistemlerini hayata geçirmeye başladık. Borulu sistemlerle yapılan yağmurlama ve damlama metotlarıyla sulamada yüzde 60’ın üzerinde tasarruf yapılabiliyor” diye konuştu.
    Bakan Bekir Pakdemirli, kapalı sistem basınçlı borulu sulamaya geçilmesi ile iletim kayıpları minimum seviye indirildiğini sözlerine ekledi.

  • Çocuklarda el, ayak ve  ağız hastalığına dikkat

    Çocuklarda el, ayak ve ağız hastalığına dikkat

    Uzmanlar, çocuklarda el, ayak ve ağız hastalıklarına dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.
    Uzmanlar, “Enterovirüs ailesinden virüslerin neden olduğu özellikle 5 yaş altı çocuklar başta olmak üzere ,bazen daha büyük çocukları ve erişkinleri de etkileyebilen ,ateşli ,döküntülü ve oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Sıklığı özellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde artmaktadır. Bulaşması damlacık yolu (aynı havayı solumak ,yakın öksürmek hapşırmak )fekal-oral yol ile (kirli tuvaletler ,tuvalet sonrası yeterli el hijyeninin sağlanmaması .kirli yüzeyler ve ortak kullanılan havuzlar aracılığı ile olabilmektedir. Hastalık başladıktan sonra bireyin bulaştırıcılığı 7-10 gün devam eder. Ateş ve boğaz kızarıklığı nedeni ile bademcik enfeksiyonları ile ,döküntülerin benzetilmesinden dolayı da suçiçeği enfeksiyonu ile karışabilir. Özellikle döküntüler ağız mukozası, ağız çevresi ,el ve ayakların ayaları dirsekler ,genital ve anal bölge çevresini tutar. Kızarık kabarık ve püstüllü görünümde olabilirler. Ateş yaklaşık 2-5 gün devam edebilir. Yüksek ateş ,mukoza ve cilt lezyonları ile ürkütücü görünse de menenjit gibi ciddi hayati tehlikesi olan komplikayonları çok nadirdir” dedi.
    Hastalığın spesifik bir tedavisinin mevcut olmadığını ifade eden Uzmanlar, “Destek tedavide ağızdan sıvı alımının arttırılması ağız ve cilt lezyonlarının lokal bakımı ağrı kesici ve ateş düşürücüler kullanılır. Ağızdan beslenmenin sağlanamadığı yoğun lezyonlar olan vakalarda hastanede yatırarak sıvı desteğinde bulunmak uygun olur. Tedavisinde komplike durumlar olmadıkça antibiyotiklerin yeri yoktur. Lezyonlardan haftalar sonra ciltte soyulma ve tırnak bozuklukları aylarca devam edebilir. Hatta tırnaklarda dökülme ve değişme bile olabilir. Sıklıkla karşılaştığımız hastalığı ülkemize göçmenlerin getirmiş olabileceği düşüncesi doğru değildir. Hastalık ülkemizde ve tüm dünyada görülmektedir. Ancak kalabalık ve hijyeni bozuk ortamlar hastalığın görülme sıklığını arttırabilir. El ayak hastalığına neden olan birden azla sayıda virüs mevcuttur. Ve bir defa hastalığı geçiren çocuklar hastalığa özel bir bağışıklık elde etmezler ve el ayak ağız hastalığı birden çok defa geçirilebilmektedir” açıklamalarında bulundu.

  • Kılıçdaroğlu’ndan  hayırlı olsun ziyareti

    Kılıçdaroğlu’ndan hayırlı olsun ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önceki gün Çayıralan’a geldi.
    Çayıralan Belediyesi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen Bal Festivali’ne katılmak üzere ilçeye gelen Kılıçdaroğlu’nun ilk durağı Çayıralan Belediyesi oldu.
    Ziyarette CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven ve CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar ile CHP il yönetimi de hazır bulundu. Çayıralan Belediye Başkanı Ömer Codar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’na Çayıralan ile ilgili projeleri hakkında bilgiler verdi. Başkan Codar, belediye hakkında şu bilgileri verdi; “Belediyeyi borçlu devraldık. Tabi bu durum çalışmamızı engelleyecek bir konu değil. Biz parasal destekten ziyade proje anlamında destek bekliyoruz. Hukuksal anlamda destek bekliyoruz. İnşallah bunu da genel merkezimizle de görüşeceğiz. Seçim öncesinde projelerimizi hazırladık. Bu projeleri merkezi hükümetten bir beklenti içerisine girmeden, kendi potansiyelimizle yapabileceğimiz şekilde hazırladık” ifadelerine yer verdi.
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Çayıralan Belediye Başkanı Ömer Codar’a görevinde başarılar diledi.

  • Yeni sezonda tüm liglerde yeni kurallar

    Yeni sezonda tüm liglerde yeni kurallar

    Avrupa futbolu yeni sezona, yapılan bir çok kural değişikliğiyle giriyor. Oyun kurallarını belirleyen IFAB tarafından getirilen yenilikler haziran ayından itibaren resmen yürürlüğe girdi. İşte o yeni kurallar:
    KALE ATIŞINDA CEZA SAHASI SINIRI KALKTI
    Kale atışında futbolcular, eski kurala göre topa ceza sahası dışına çıktıktan sonra müdahale edebiliyordu. Artık ceza sahası dışına çıkmasını beklemeden oyuncular topla buluşabilecek.
    ÇARPMA DA OLSA GOL İPTAL EDİLECEK
    Bir futbolcu elle gol atarsa, ister kasti oynamış olsun isterse çarpma olsun, atılan gol bundan böyle iptal edilecek. Elle oynamada elin-kolun pozisyonu belirleyici olacak. Omuz hizasından yukarıda ve açıktaki kola çarpan her topa elle oynama verilecek.
    PENALTIDA
    KIPIRDAMAK YASAK
    Penaltı atışları sırasında kalecilerin çizgi üzerinde hareket etmelerine izin veriliyordu. Artık bu kaldırıldı. Kaleci atış öncesi hareketlenemeyecek, rakibin dikkatini bozacak hareketler yapamayacak. Öne doğru atlamaları da kısıtlanacak bu ihlaller durumunda atış tekrarlanacak.
    OLDUĞU YERDEN
    SAHAYI TERK EDECEK
    Oyuncu değişikliklerinde artık çıkan isimler dördüncü hakemin bulunduğu yerden sahayı terk etmek zorunda olmayacak. Aksi belirtilmediği sürece, o sırada bulunduğu yere göre en yakın yerden saha dışına çıkabilecek.
    HAVA ATIŞINDA TOP SON OYNAYANA
    Hakemin yaptığı hava atışında topu olduğu gibi orta yere bırakma devri kapandı. Topla son oynayan takım hangisiyse hakem topu direkt o takıma atacak, bu sırada futbolcular hakemden yaklaşık dört metre uzakta olacak. Böylece topu alan takımın atağına kaldığı yerden başlamak gibi bir artısı olacak.
    TEKNİK DİREKTÖRE SARI-KIRMIZI KART
    Bundan böyle tıpkı futbolcular için olduğu gibi, teknik adamlar için de kart uygulaması başlayacak. Teknik direktör ya da antrenörlere hakem tarafından sarı ya da kırmızı kart çıkarılabilecek.
    BARAJA GİRME
    DEVRİ ARTIK BİTTİ
    Bugüne kadar serbest atışlar sırasında savunmadaki takım tarafından kurulan baraja, rakip takımdan oyuncu girebiliyordu. Ne var ki bundan sonra mümkün olmayacak. Hücumdaki takımın oyuncuları baraja en az bir metre uzakta duracak.
    HAKEME ÇARPARSA OYUN DURACAK
    Topun hakeme çarpması eski kurala göre doğal kabul ediliyor, oyun bu durumda kesilmeden devam ediyordu. Yeni kuralda ise topun hakeme çarpması ve bazı belli diğer koşullarda oyun yapılacak hakem atışıyla başlayacak.

  • Milletvekili Keven’e yoğun ilgi

    Milletvekili Keven’e yoğun ilgi

    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven, Kurban Bayramı’nda Şefaatli, Çandır, Boğazlıyan ve Sorgun ilçelerinde yoğun bir bayramlaşma ve şenlik programları gerçekleştirdi.
    Bayramın ikinci günü Şefaatli İlçe Başkanlığı’nın düzenlemiş olduğu bayramlaşma programına katılan Keven, İlçe Başkanı Ali Bektaş ve ilçe yönetimi ile vatandaşlarla bayramlaştı.
    Bayramın üçüncü günü Merkez Görpeli Köyü Şenlikleri’ne ve Sorgun Araplı Kasabası Şenlikleri’ne katılan Keven daha sonra Çandır ilçesinde bayramlaşma programı ile Çandır Dayanışma Şenliği’ne katılarak ilçe halkıyla bir araya geldi.
    Bayramın dördüncü günü Boğazlıyan’da olan Keven, İl Başkanı Abdullah Yaşar ve il yönetimiyle birlikte ilçe başkanlığı ziyaretinin ardından Uzunlu Belediyesi’nin düzenlediği 1. Halk Festivali’ne katıldı. Uzunlu Belediye Başkanı Okan Yaşar Elbaşı tarafından karşılanan Keven, Belediye ziyaretinin ardından kasaba meydanında ki Uzunlu halkının bayramını kutladı.
    Festival programı kapsamında Grup Abdal konseri öncesi bir konuşma yapan Keven, festivalin düzenlenmesini sağlayan Belediye Başkanı Okan Yaşar Elbaşı ve kasaba halkına teşekkür ederek her yıl kapsamının genişletilmesini ve insanların bu şekilde bir araya gelmeleri yerel kültürlerini yaşatmaları temennisinde bulundu.

  • DURUMUMUZU GÖRECEĞİZ

    DURUMUMUZU GÖRECEĞİZ

    TFF 3. Lig 3. Grupta mücadele eden Yozgatspor 1959 FK, hafta sonu ilk kez seyircisi ile buluşacak. Kırmızı-siyahlı takım yeni sezon öncesinde bugün Tokatspor ile yarın da Sivas 4 Eylül Spor ile hazırlık karşılaşması oynayacak.
    Teknik Direktör Fatih Kavlak, oynayacakları iki hazırlık karşılaşması ile durumlarını göreceklerini söyledi.
    Kavlak, “Oynayacağımız iki hazırlık maçı ile yeni sezon hazırlıklarını tamamlayacağız. Çünkü lig başlamadan önce de bir kupa maçımız var. O maçlarda iki tane takım kuracağız. İdeal 11’e yakın olmasa da. Birbirine denk olacak iki takım ile hafta sonunu değerlendireceğiz.
    Bizim ne durumda olacağımızı göreceğimiz bir karşılaşma olacak. Her iki maçta bizim için önemli” dedi.
    Çalışmaların iyi gittiğini belirten Fatih Kavlak, “Kadromuzu büyük oranda tamamladık. Oyuncularımızla, teknik ekibimizle, yönetimimizle birlikte. İyi bir sezon geçirmek için her şeyi yapıyoruz. Kalitesi yüksek bir takımımız var. Yönetim kurulumuzun planları doğrultusunda sezon başı konuştuğumuz gibi bir kadro yaptık. Kariyerlerine bakıldığında oyuncular çok tanınmıyor ama sahada gösterecekleri performansla Yozgatspor’un futbol sevgisini tatmin edecek bir takımımız var. Bir oyuncu ile görüşmelerimiz sürüyor. Anlaştığımız takdirde onu da kadromuza katmayı planlıyoruz. Onun dışında transferi tamamladık diyebiliriz. Ben kadroyu çok yeterli buluyorum. Ama transfer devam ediyor. Elimize uygun bir oyuncu düşürse de olabilir. Ama normal şartlarda kadromuz hazır.
    Taraftarlarımız takımımıza iyi bir destek verirse bunun karşılığını alır. Daha önceki çalıştığım takımlar bana bunu söylüyor. Gerçekten herkesin memnun olacağı bir kadro var. O yüzden biraz artık motivasyonu takımı desteklemeye çevirsek, transferden ziyade çok mutlu olacağız. Bu başarımızı da etkileyecek” diye konuştu.

  • Gece gündüz nöbet tutuyorlar

    Gece gündüz nöbet tutuyorlar

    Aydıncık’ta geçimlerini mangal kömüründen sağlayan mevsimlik işçiler, sabah ormanlık alandan odun toplayarak başladıkları mesailerini, meşe kömürü için yaktıkları ocakların başında gece yarısına kadar devam ettiriyor.
    Yozgat’ta geçimlerini mangal kömüründen sağlayan mevsimlik işçiler, zorlu çalışma koşullarına rağmen gece gündüz mesai yapıyor. Mardin’den Yozgat’ın Aydıncık ilçesine ekmek parası için Nisan ayı başında gelerek çalışmaya başlayan mevsimlik işçiler, dağların eteklerine kurdukları çadırlarda ekmek mücadelesi veriyor. Günün ilk ışıklarıyla başlayan mesaileri gün boyu süren işçiler, ateş karşısında duman ve ise aldırış etmeden meşe odunundan kömür üretiyor.
    Büyüklerinden gördükleri yöntemlerle mangal kömürü üreten işçiler, orman işletme müdürlüklerinin belirlediği bölgelerden elde ettikleri meşe odunlarını çalışma alanına getirerek testere ve balta yardımıyla mangal kömürü için hazırlıyorlar. Kesilen meşeleri 2 ila 3 hafta kontrollü şekilde ve başında nöbet tutarak yakan işçiler, daha sonra soğutma çalışması yapıyor. Bu işlemler sonucunda oldukça meşakkatle elde edilen meşe kömürleri, kamyonlara yüklenip alıcılarına götürülerek satışa sunuluyor. Zamanlarının büyük çoğunluğunu kömür ocaklarının başında geçiren mevsimlik işçiler, zorlu çalışma koşullarına rağmen emeklerinin karşılığını alamamaktan yakınıyor. Ürettikleri kömürlerin aracılar tarafından kilosunun 1 lira 80 kuruş ile 2 lira 50 kuruş arasında alınmasından dert yanan işçiler, satışların devlet kontrolü altında yapılmasını istiyor.
    “Sabaha kadar ocak nöbeti tutuyoruz”
    7 yıldır meşe kömürü ürettiğini söyleyen işçilerden Ferhat Demir gazetecilere yaptığı açıklamada “Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde biz mangal kömürü yapıyoruz. 4. ayda geliyoruz 10. ayda iş bitince eve gidiyoruz. Bir kömür 20 günde yapılıyor. Çalışma koşullarımız çok zor, biz ekmek davası için buralardayız. Biz işçiyiz, biz yüzde 20 sini müteahhitte veriyoruz, yüzde 80’i bize kalıyor ama zararları hepsini çıkınca yüzde yirmi ya biz de kalıyor ya da kalmıyor. Kilosu kömürün büyüklüğüne göre değişiyor. 2 lira ile 2 lira 50 kuruş arasında değişiyor. Sabah saat 6’da kalkıyoruz, 7 gibi kahvaltı yapıyoruz. Öğlene kadar çalışıyoruz. Öğle yemeği yedikten sonra akşama kadar çalışıyoruz. Sonra da sabaha kadar ocak nöbeti tutuyoruz. Bize yatmak yok, yatarsak ateş çıkarsa bizim emeğimizin hepsi boşa gider” dedi.
    “24 saatin 20 saatini nöbet tutarak geçiriyoruz”
    Mehmet Şerif Sazan isimli işçi de “Yozgat’ın Aydıncık ilçesine mangal kömürü üretmeye geldik. Yaklaşık 6-7 ay bu işi yapıyoruz ailemizle çadırlarda yaşıyoruz. Bu işi yapmak çok zor. Bu işi yapmak insanın ömründen bir gencin ömründen en az 20 yılını alıyor. Ben 10 senedir bu işi yapıyorum. Şu an 36 yaşındayım kendimi 60 yaşında gibi hissediyorum. Biz burada 24 saatin 20 saatini bu ocakların başında gece gündüz demeden bekliyoruz. Çünkü bir yerden alev aldığı zaman odunun özünü kül ediyor. Biz bunun ustalığını yapıyoruz odunların kül olmaması için mangal kömürü çıksın diye gece gündüz bu ocakların başında bekliyoruz. Bir iki saat istirahat ediyoruz, ihtiyaçlarımızı gideriyoruz” şeklinde konuştu.
    “Araca kazanıyor üretici ve tüketici kaybediyor”
    Mangal kömürü üretiminin maliyeti karşılayamadığından yakınan Sazan, haksız rekabetin önüne geçilmesini söyleyerek “Ben burada bu kadar eziyeti çekiyorum. Aracı firmalar bizden mangal kömürünün kilosunu 1 lira 70 kuruşa ya da 2 liraya alıyor. Vatandaşa da 7 liradan 12 liraya kadar satıyorlar. Yani aracı çok fazla kazanıyor, tüketici kaybediyor. Bu satışımız kooperatifleşsin ya da devlet güvencesi altına alınmasını istiyoruz. En azından bizim burada ürettiğimiz kömürlerin 1 lira 70 kuruşa değil de 3-4 liraya satışı olsa hem biz hem tüketici kazanır hem de aracı kazanır” ifadelerine değindi.