Kategori: Gündem

  • Kocası için üretmişti…

    Kocası için üretmişti…

    Yozgat’ta eşinin solunum yolları rahatsızlığı nedeniyle tıbbi tedavinin yanı sıra bitkisel destek de sağlamak amacıyla 3 yıldır çam kozalağı reçeli üreten Muteber Hatun Er, şifa deposu çam kozalağı reçelini şimdilerde yurt dışına da gönderiyor.
    Ev kadınlarına verilen mikro krediden yararlanıp küçük bir sermaye ile yaklaşık 3 yıldır çam kozalağı reçeli üreten ev hanımı Muteber Hatun Er, eşinin solunum yolları tedavisine bitkisel destek sunuyor. Her yıl mayıs ve haziran aylarında ormanlık alanlarda topladıkları çam kozalaklarını hijyen kurallarına uyarak belli aşamalardan sonra çam kozalağı reçeli haline getiren Er, kavanozlara doldurduğu şifa kaynağı çam kozalağı reçelini satışa hazır hale getiriyor.
    Sıcak suyla defalarca yıkanarak temizlenen çam kozalağı, kısık ateşte uzun süre kaynatılıyor ve kıvama gelmesi bekleniyor. Yumuşayan çam kozalağı pancar şekeri, incir ve safran ile buluşuyor daha sonra kaynamaya bırakılıyor. Kıvama gelene kadar ateşte kaynatılan şifa kaynağı çam kozalağı reçeli yenmeye hazır hale geliyor. Geçen yıl taleplere yetişemediği için bu yıl üretimi artırarak bin kilo üzerine çıkarmayı hedefleyen Er, aile ekonomisine de katkı sağlıyor. Yurt içinde birçok ilde olduğu kadar Almanya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerden de talep gören çam kozalağı reçelinin kilosu 40 liradan alıcı ile buluşuyor.
    “Koah, astım ve bronşit gibi solunum yollarına iyi geliyor”
    Çam kozalağı reçelinin şifa kaynağı olduğunu belirten Er, reçelin iltihap sökücü, bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğinin yanı sıra koah, astım ve bronşit gibi solunum yolları hastalıklarına da iyi geldiğini söyledi. Kadın girişimci Muteber Hatun Er yaptığı açıklamada “Eşim koah hastası olmuştu. Kortizonları kullanırken de bayağı zorlanıyordu. Günde 3 defa alıyordu. Ben de bir araştırmaya girdim ve kozalakları gördüm. Eşimde denemeye başladım. 6 ay ila 1 yıl sonra eşimde büyük bir iyileşme olduğunu gördük. Bunun da çam kozalağından kaynaklandığını tespit ettik. Başka kullananlarda oldu. Mesela vücuttaki uru yok ettiğini iltihap söktüğünü gördük. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve gribe karşı koruyor. Çokta faydası oldu biz eşe dosta ikram ettik. Onlarda memnun kalınca talepler oldu. Bu şekilde her sene daha fazla yapmaya başladık. Alımda çok olunca seneden seneye üretimimiz artmaya başladı. Bu sene de talep çok bin kavanozun üzerinde üretim yapacağım. Geçen sene isteyenlere gönderememiştim. Bu sene inşallah daha faydalı olmaya çalışacağım” dedi.
    “Yurtdışından da
    ilgi görüyor”
    Yurtdışından da birçok ülkeye çam kozalağı reçeli gönderdiğini belirten Er, “Hem ülke genelinde hem de yurt dışında Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelere gönderiyorum, talep çok. Türkiye’den doğudan batıya her yere şu anda kargo ile çam kozalağı reçelini gönderiyorum, yiyen şifa buluyor. Tamamen organik. Pancar şekeri kullanıyorum, incir ve safran ile kendime sakladığım özel bir ürün daha var onlarla çok güzel bir lezzet haline getirdim. Kanser hastaları için de şeker ve incir kullanmadan yapmaya çalışıyorum. Ama isteyenler doktoruna danışıp öyle kullanmalarını istiyorum. Kilosu bu sene 40 lira, birer kiloluk şişeler içerisinde gönderiyoruz” şeklinde konuştu.
    “Artık daha rahat
    nefes alabiliyorum”
    3 yıldır çam kozalağı reçelini şifa amaçlı kullandığını söyleyen Muteber Hatun Er’in eşi Yasin Ali Er, ise “Eşimin de belirttiği gibi takriben 3 yıl kadar önce koah teşhisi konulduktan sonra kimyasalların dışında bitkisel olarak ne kullandığımızda bizim için çözüm olur ve daha rahat ederiz daha rahat nefes alabiliriz diye araştırma yaptık ve çam kozalağı reçelinin bu anlamda faydalı olacağını öğrendik. Eşimin sağlıkçı kökenli olması hasebiyle biraz daha derinlemesine araştırmasını yaptığımızda çam kozalağı reçelini yaparken içine yine çam türü bir ağacın meyvesinin katkısıyla daha bir sağlıklı sonuç aldık.
    Ben artık rahat konuşabiliyorum, artık daha rahat nefes alabiliyorum. Yakın dostlarım bilirler çıkıp yürümekte zorlanırdım. 500 metre ilerideki fırının baca dumanından etkilendiğimi ve evime tekrar döndüğümü biliyorum. Ama artık kilometrelerce yürümekte zorlanmıyorum. Ayrıca bu üründen tedarik eden birçok insan ile dost edindik. Onlarında teşekkürlerini ve dualarını almaktayız” ifadelerine değindi.

  • 1 Temmuz kara gün olmasın

    1 Temmuz kara gün olmasın

    1 Temmuz 2019 tarihinde tekrar gündeme gelecek olan “Vergi Borcu Yoktur” yazısı ile ilgili maddenin uygulanmasının yerel medyayı olumsuz yönde etkileyeceği konusu Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) tarafından TBMM’deki gazeteci kökenli milletvekilleri ve Maliye Bakanlarıyla daha önce yaptığı girişimler sonucu 1 Temmuz 2019’a ertelenmişti.
    TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca yaptığı yazılı açıklamada;
    Gazetelere yapılan resmi ilan yayım bedellerinin ödenmesinde, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aranmasına ve varsa vergi borçlarının kesilerek ilgili vergi dairesine aktarılmasına dair 1 Mart 2018 tarihinde yürürlüğe giren 6183 sayılı Kanunun ilgili madde değişikliğinin uygulanması, Maliye Bakanı Naci Ağbal imzalı 9 Mart 2018 tarihli yazı ile 1 Ocak 2019 tarihine kadar uzatılmıştı.
    Hatırlanacağı üzere 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesinde 5 Aralık 2017 tarihinde yapılan değişiklikle, kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların, mal ve hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren hak sahiplerine yapacakları ödemelerde, vadesi geçmiş vergi borcu bulunmadığına dair belge isteme zorunluluğu getirilmişti.
    Ancak, bilhassa yerel gazetelerin bu yeni uygulamaya uyum sağlayabilmeleri amacıyla Maliye Bakanı Naci Ağbal tarafından söz konusu belge isteme zorunluluğu 1 Mart 2018 tarihine kadar ertelenmiş, Basın İlan Kurumuna gönderdiği yazı ile gazetelerin uygulamaya henüz uyum sağlayamadığı ifade edilerek Basın İlan Kurumu tarafından gazetelere yapılan ödemeler sırasında hak sahiplerinden vergi dairelerine vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aranılarak kesinti yapılmasına ilişkin tatbikatın 1 Ocak 2019 tarihinde başlatılmasının uygun bulunduğu bildirilmiştir.
    “Söz konusu zorunluluk, Anadolu basınının elini kolunu bağlamış, bazı gazete kuruluşları kapısına kilit vurmuş, bazı basın işletmeleri de kapanma aşamasına gelmişti. Bu güne kadar ertelenen karar neticesinde gazeteci meslektaşlarımız bir nebze de olsa nefes almıştır. Ülkemizdeki ekonomik şartların gazete ve gazeteciler üzerindeki etkisi çok büyük olmuş artan iş ve işçi maliyetleri halkın haber alma kaynağı gazetelerimizi zor durumda bırakmıştır. Dövize endeksli kağıt, kalıp, boya ve diğer sarf malzemelerin tedariki zorlaşmıştır. Bunun yanı sıra Basın İlan Kurumu tarafından resmi ilanların azaltılması ile birlikte Anadolu Basınına büyük bir darbe vurulmuştur. Ve bununla kalmayıp halen gündemde olan İcra İflas ilanlarının da yayımının kaldırılması ise Anadolu Basınının çöküşü anlamına gelecektir” dedi.
    Karaca açıklamasının devamında, “Bu maddenin yürürlüğe girmesiyle birlikte bugün 1050 civarında resmi ilan alan gazetelerin yarısı yeniden kapanma noktasına gelecek basın emekçisi işsiz sayısı artacaktır. Anadolu basınını ayakta tutmak için; yapılan düzenlemenin ülkemizin içinde bulunduğu zorlu ekonomik şartların en azından düzelene kadar Hazine ve Maliye Bakanlığının kararı bir yıl daha ertelemesi yerelde halkımızın haber alma özgürlüğü ve basınımızın geleceğine dair büyük bir yatırım olacaktır. İlgili maddelerin Hazine ve Maliye Bakanı sayın Berat Albayrak’ın emirleriyle tekrar görüşülerek hem “Borcu Yoktur” yazısının süresinin bir yıl daha uzatılmasını, hem de Anadolu basının gelir kaynağı olan “İcra İflas İlanları”nın yerelde yayınlamasının devamını diliyoruz” dedi.

  • Damlama sistemi yaygınlaşıyor

    Damlama sistemi yaygınlaşıyor

    Kayseri Şeker’e ait deneme sahalarındaki pancar tarlalarında incelemelerde bulunan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; Önceliğimiz pancar tohumu, gübresi, sulaması ve ilaçlarıyla ilgili deneme çalışmalarıdır. Bu konuda uzman kuruluşlarla da işbirliği yapıyor. Birlikte denemelerin sonuçları takip ediyor ve gelişmeleri sahada uygulanmak üzere tespit ediyoruz dedi.
    Başkan Akay Pancar tarımındaki gelişmelerle ilgili olarak; Biz aynı zamanda tarla günleri yapmak suretiyle çiftçilerimize bu denemeler hakkında bilgiler aktarıyoruz. Çünkü artık tarımda maliyetler ve masraflar oldukça yüksek. Birim alanda yüksek gelir sağlamak çok kolay değil. Her bir konuda en yüksek faydayı, en yüksek verimi elde edecek çalışmaların yapılması lazım. Nihai olarak hedef birim alanda yüksek verimli ve kaliteli şeker pancarı temin ederek hem çiftçimizin gelirini artırmak hem de fabrikanın daha rantabl üretim yapmasını sağlamaktır dedi.
    Başkan Akay açıklamalarını şöyle sürdürdü; Avrupa’daki tarımdan ülkemizdeki tarımın farklılığı, çiftçilerimizin en önemli masraf kalemlerden bir tanesinin sulama masrafı olmasıdır. Onun için de özellikle damla sulama ve sürdürülebilir tarım konusundaki gelişmeleri bizzat takip ederek çiftçilerimize aktarıyoruz onların da bu gelişmeleri kendi tarlalarında uygulamasını arzu ediyoruz.
    Bunun yanında Avrupa’da özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa’da özellikle pancar üretiminde su ihtiyacı olmuyor çünkü oradaki yağış rejimi, sulama ihtiyacını şimdiye kadar ortadan kaldırıyordu. Ama artık küresel ısınma iklim değişikliği özellikle Avrupa’yı da bu manada etkilemeye başladı. Tabi bizim Avrupa’ya göre su konusunda problemlerimiz olduğu ve bu konuda daha deneyimli olduğumuz için sulama sistemlerini onlardan daha iyi bir şekilde biliyoruz ve uyguluyoruz. Onlar bizim daha iyi bildiğimiz ve uyguladığımız konularda tecrübelerimizden Faydalanmak isterken biz de onların başka konulardaki bilgi ve tecrübelerinden faydalanmaya çalışıyoruz.
    Sonuçta, iletişim çağında dünyada artık gelişmeler anında herkes tarafından öğrenilir takip ediliyor ve herkes hem verimlilikte hem kalitede hem maliyetlerin düşürülmesinde yarış halindedir. Bu yarışta başarılı olanlar başkalarından daha öne çıkacaklar ve üstünlük sağlayacaklar. Bizler çalışmalarımızı bu anlayış içerisinde yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.
    Geçmişte pancarda damla sulama sistemi denenmiş ama biraz başarısız olmuş. Bu çalışmaların geçmişte başarısız olması yine başarısız olacağı anlamına gelmiyor. Bilim ve teknoloji sürekli ve hızlı bir şekilde gelişiyor. İnsanlık tarihinin başlangıcından son 30 sene öncesine kadar icatlarının tamamından daha fazlası son 30 yıldaki icatlar olduğu ifade ediliyor. Şimdi zamanın ihtiyaçlarını iyi gözetmek lazım Türkiye’de. Suyun çok değerli olduğunu kıt olduğunu ve değerli olduğunu bilmek lazım. Bu kıt ve değerli suyun en Optimum şekilde, en verimli şekilde kullanılması lazım. Kaldı ki suyun verimli kullanmasının yanında. Bitkiye sağladığı faydalar açısından da önemli olduğunu düşünüyorum ve özellikle yağmurlama sisteminde bir takım hastalıklara sebebiyet verildiği görülüyor. Yapılan araştırmalarda, damla sulama sisteminde hastalıkların yoğunluğu ve yaygınlaşması en aza inmektedir. Özellikle yaprak ve kök hastalıkları damla sulama sisteminde görülmemektedir. Bu sistem verimliliği, şeker oranını, dekardaki tonajı artırması yanında daha az bir su maliyeti ortaya çıkarıyor. Bu ve buna benzer pek çok faydası olan damla sulama sistemini biz tabi geliştirmek ve en iyi şekilde uygulamak arzusundayız dedi.
    Başkan Akay Türkiye şartlarına, Türkiye’nin toprak ve iklim yapısına uygun suya az ihtiyaç duyan pancar tohumunu geliştirmek konusunda da şunları söyledi; Bizim AR-GE merkezimizin kurulmasının birinci hedefi Türkiye şartlarına, Türkiye’nin toprak ve iklim yapısına uygun suya az ihtiyaç duyan pancar tohumunu geliştirmektir. Bu konudaki çalışmaları önemsiyoruz. Uzman arkadaşlarımız bu konuda üniversitelerden hocalarla işbirliği halinde çalışmalarını devam ettiriyorlar. Tohum konusu çok gayret ve sabır isteyen bir iş olup kısa zamanda başarı elde edilecek bir iş değildir. Çünkü o tohumu sürekli geliştirmeniz gerekiyor bu da ancak yıllar itibariyle mümkün olabiliyor.
    Bizim birinci önceliğimiz pancar tohumu ile ilgili gelişmeyi sağlamanın yanında. Bölgemizdeki diğer Ürünlerin tohumları ile ilgili çalışmalar da yapılıyor. Mesela bu deneme parsellerinde aynı zamanda Yonca, Sarımsak ve Kabak çekirdeği ile ilgili çalışmalar da yapılıyor. Buna benzer pek çok ürünle ilgili arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar.

  • Türkiye Şehitlerini andı

    Türkiye Şehitlerini andı

    Genelkurmay Başkanlığı tarafından ”Türkiye Şehitlerini Anıyor” etkinliği kapsamında Çavuş Şakir ve Er Molla Hasan’ı anmak için tören düzenlendi.
    Genelkurmay Başkanlığı tarafından “Türkiye Şehitlerini Anıyor” etkinliği kapsamında Harbiye Askeri Müzesi ve Kültür Sitesi Komutanlığında Birinci Dünya Savaşı şehitlerinden Çavuş Şakir (Yozgat) ve Er Molla Hasan (Gümüşhane) törenle anıldı. Öğretmen Albay Erhan Altunok şehitlerin yürek burkan hikayelerini etkinlikte anlattı.

  • Trafik kazalarında 10 kişi yaralandı

    Trafik kazalarında 10 kişi yaralandı

    Yozgat’ta meydana gelen her iki ayrı trafik kazalarında 10 kişi yaralandı. Yozgat’ta meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Çok sayıda vatandaş ise gecenin ilerleyen saatleri olmasına rağmen kaza yapan araçları meraklı gözlerle izledi.
    Edinilen bilgiye göre kaza, şehir merkezi E-88 karayolu Adliye kavşağı yakınlarında meydana geldi. Serdar E. yönetimindeki 66 DK 495 plakalı hafif ticari araç kontrolden çıkarak önce refüjdeki bariyerlere çarptı ardından da karşı yola geçerek seyir halinde bulunan Eyüp G. (44) yönetimindeki 66 DP 371 plakalı araca çarptı.
    Çarpmanın etkisiyle araç şoförü Eyüp G. ile araç içerisinde bulunan 2 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri tarafından Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Diğer sürücü Serdar E. ise gözaltına alınarak polis merkezine götürüldü.
    Gecenin ilerleyen saatleri olmasına rağmen olayı görüp kaza yerine gelen birçok vatandaş ise kaza yapan araçları meraklı gözlerle izlemeleri dikkat çekti.
    SARIHACILI MEVKİİNDE MEYDANA GELEN KAZADA 7 KİŞİ YARALANDI
    Yozgat’ta meydana gelen trafik kazasında 7 kişi yaralandı.Yozgat’ın Sarıhacılı mevkiinde meydana geldi. D. Ç. (59)yönetimindeki 34 UR 3288 plakalı otomobil, Yozgat Sarıhacılı mevkiinde kontrolden çıkarak aydınlatma direğine çarpıp refüje düştü. Kazada sürücü D. Ç. ile birlikte araç içerisinde bulunan A. Ç. (4), E.S. Ç. (9), Ö. A. (20), S. D. (61), A. D. (61), E.Ç. (18) yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Yozgat Şehir Hastanesi ve Bozok Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kaldırıldıkları hastanede tedavileri yapılan yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kaza sırasında devrilen elektrik direğindeki kablolara vatandaşların yaklaşmasına engel olmaya çalışan polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı. Kaza yerine gelen elektrik ekipleri direkten çıkan kablolara müdahale ederek güvenliği sağladı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • Söz verdik gerçekleştiriyoruz

    Söz verdik gerçekleştiriyoruz

    Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz Belediye Ekmek Fırınının daha kaliteli ve hijyenik koşullara uygun hizmet sunabilmesi için fırını tadilata aldıklarını ve yenileme çalışmalarına başlanıldığını söyledi.
    Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz yaptığı açıklamada, ilçe halkına en iyi hizmeti sunmanın gayreti içerisinde olacaklarını belirterek, “Projelerimiz arasında yer alan Belediye ekmek fırınımızın yenileme çalışmalarına başladık.
    Seçim vaatlerimiz arasında belediye ekmek fırınımızın kalitesini artırmak vardı. Vatandaşlarımıza daha hijyenik ve modern bir ortamda kaliteli hizmet vermek ve üretim yapmak adına çalışmalarımızı en kısa sürede tamamlayarak Yerköy Belediyesi Halk Ekmek ve Unlu Mamüller Üretim Merkezimizi halkımızın hizmetine sunacağız” diye konuştu.

  • Son fotoğrafını boğulduğu  deniz kenarında çekti

    Son fotoğrafını boğulduğu deniz kenarında çekti

    Trabzon’un Sürmene ilçesinde arkadaşlarıyla denize giren Yozgatlı boğularak hayatını kaybetti.
    Bayburt Üniversitesi’nde memur olarak görev yapan Satılmış Karslı, sabah saatlerinde Trabzon’un Sürmene ilçesine gelerek arkadaşlarıyla birlikte denize girdi. Dalga nedeniyle bir süre sonra akıntıya kapılarak suda çırpınmaya başlayan Karslı’nın yardımına arkadaşları koştu.
    Bu esnada olay yerinden geçen Sür-Ak Arama Kurtarma Başkanı Ahmet Cerrah da kıyafetlerini çıkartarak denize atladı.
    Çevredeki vatandaşlarında yardımıyla denizden çıkartılan Karslı yapılan ilk müdahalenin ardından Sürmene Devlet Hastanesine kaldırıldı. Karslı, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
    Yozgatlı olduğu öğrenilen Satılmış Karslı, bugün sabah saatlerinde arkadaşlarıyla birlikte geldiği Sürmene ilçesinde son fotoğrafını boğulduğu deniz kenarında çekti.

  • Temizlik işçilerine yeni kıyafet

    Temizlik işçilerine yeni kıyafet

    Sorgun Belediyesi tarafından, temizlik işçilerinin yaz aylarında daha rahat çalışabilmeleri için yazlık kıyafet alındı.
    Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, yaptığı açıklamada; hizmet noktasında temizliğe büyük önem verdiklerini belirterek, “Yaz aylarının gelmesi ile işçilerimizin daha rahat çalışmaları ve vatandaşlarımıza daha iyi hizmet etmeleri için işçilerimize yazlık kıyafetler aldık. Tüm malzemelerimiz iş güvenliği kanununa uygun olarak temin edilmiştir. Sorgun Belediyesini temsil ettikleri için belediyemize yakışır kıyafetler ile işlerini bize yakışır şekilde yapmalarını istiyoruz. İş disiplininden hiçbir zaman ayrılmadan tertemiz bir Sorgun için hepimiz taşın altına elimizi koyacağız.” dedi.

  • Milletvekili Keven’den  hayırlı olsun ziyareti

    Milletvekili Keven’den hayırlı olsun ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven ve Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Merkez İlçe Başkanı Mehmet Ali Erbaş, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ’ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarı temennilerinde bulundu.
    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven ve Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Merkez İlçe Başkanı Mehmet Ali Erbaş, Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ’ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarı temennilerinde bulundu.
    Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ’da nazik ziyaretinden dolayı Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven ve Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Merkez İlçe Başkanı Mehmet Ali Erbaş’a teşekkür etti.

  • Keven: Çiftçinin girdi maliyetleri yüzde 100 arttı

    Keven: Çiftçinin girdi maliyetleri yüzde 100 arttı

    Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven, buğday taban fiyatlarının girdi maliyetlerini karşılamadığını belirterek, geçen yılla bu yıl arasında girdi maliyetlerinin yüzde 100 oranında arttığını söyledi.
    Milletvekili Ali Keven, Yerköy Sekili köyünde çiftçilerle bir araya geldi. Çiftçilerin hasat döneminin bereketli olmasını dileyen Keven, buğday ve arpa taban fiyatı hakkında köy halkından ve muhtardan bilgi aldı.
    Keven, “Tarım bölgesi olan Sekili’de çiftçilerimiz yaşadığı sorunları dile getirdi. Ülkemiz için tarım en önemli sektör. Üretimin devam etmesi için de çiftçimiz halinden memnun o olmalı. Ama şuan hasat yapılan buğday ve arpanın taban fiyatlarına baktığımızda maalesef girdi maliyetlerini karşılamaktan çok uzakta. Geçen yıla göre buğday fiyatı yaklaşık yüzde 25 arttı. Ancak mazot yüzde 40 arttı. Gübre ilaç yüzde 100’ü aşan oranlarda arttı.”dedi.
    SİYASİ İKTİDAR İTHALATA SON VERMELİ VE TARIMI DESTEKLEMELİDİR
    Siyasi iktidarın ithalata son vermesi ve tarımı desteklemesi gerektiğini vurgulayan Keven, “ Çiftçimiz ağız tadıyla bir hasat dönemi geçirmek istiyor. Ürününü maliyetleri karşılayacak bir fiyata satmak istiyor. Ama Toprak Mahsulleri Ofisi bu sezonda kapalı ve çiftçiyi yine lisanslı depoculuk şirketinin silosuna yönlendiriyor. Yani TMO çiftçinin kara gün dostu olmaktan çıkartılmış bir durumda. Zaten zarar eden çiftçiyi bir de 30 kilometre şehir dışına gönderiyorlar. Bu sorundan çiftçi dertli nakliyeci dertli.
    Siyasi iktidar ithalata son vermeli ve tarımı desteklemelidir. Çiftçi emeğinin karşılığını alabilmelidir. Ayrıca Ziraat Bankası hakkında çok sayıda sorun iletildi. Hayvancılık kredilerinde gerekli destek ve kolaylık sağlanmıyor. Üretici kaderiyle baş başa bırakılmış durumda. Toprağımız zengin ve bereketli. Üreticiye 5 yıl ödemesiz krediyi sağlayın, hayvancılıkta ve tarımda ithalata değil ihracata ağırlık verin. Bakın bakalım Yozgat nasıl kalkınıyor. İktidara anlatarak dilimizde tüy bitti. Kalkınma sadece yol yapmakla olmaz. Üreticinin sorunlarını çözerek onlara sahipsiz olmadıklarını göstermek zorundayız.”diye konuştu.
    Sekili’nin ardından Akpınar Köyünü de ziyaret eden Keven, geçen yıl inşaatı yapılan grup yolunda selin zarar verdiği yerleri inceledi.
    Keven, “Grup köy yolunda menfezin sonradan rica minnet konulmasını sağladığımız yerde selin etkisiyle yolun altı oyularak su kendine yol açmış. Biran önce yol onarımı sağlanarak grup yolu ulaşıma açılmalıdır. Yaşanan taşkın afetinde çiftçilerimizin zararları karşılanmalı ve doğal afet ilan edilmelidir. İlgili makamlara ve Sayın Yozgat Valisi’ne durumu ilettik. Biran önce bu zarar giderilmeli ve çiftçi borçları faizsiz ertelenmelidir.”
    Daha sonra Ticaret Borsası’nda buğday alımı yapan esnafı ziyaret eden Keven, buğday hasat döneminin hayırlı olmasını diledi.

  • Mahtumkulu Firakı anıldı

    Mahtumkulu Firakı anıldı

    Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Türkmenistan’da her yıl 27 Haziran’ın Mahtumkulu Firakı Şiir Bayramı olarak kutlanması münasebetiyle Yozgat’ta Türkmen şair Mahtumkulu Firakı’nın heykeline çelenk koyma programı düzenlendi.
    Yozgat Belediyesi Çapanoğlu Kentpark’ta düzenlenen tören İstiklal Marşı ve Türkmenistan milli marşının okunması ile başladı. Düzenlenen törende konuşan Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçisi İşankuli Amanlıyev 27 Haziran’ın Türkmenistan ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin bir bayram günü olduğunu söyledi.
    Büyükelçisi Amanlıyev, “Ortak şairimiz, düşünürümüz Mahtumkulu Firakı’nın 295. yıl dönümü münasebetiyle burada bulunan heykele çelenk koyma programı için toplanmış bulunuyoruz. Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov tarafından ülkemizin kültürünün, sanatının ve müzik değerlerinin genel olarak manevi kalkınışının gelişmesi için büyük çalışmalar yapılmakta. Bu çalışmalar aynı zamanda ülkemizin ortak kültürümüzün temsilcileri olan şairlerimizin eserlerinin hem ülkemizde hem yurtdışında tanıtılması büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda Mahtumkulu Firakı’nın 295. yıl dönümünün hem Türkmenistan’ta hem de yurtdışında kutlanıyor olması bizim için büyük bir gurur kaynağıdır” dedi.
    Programda konuşan Yozgat Valisi Kadir Çakır ise Mahtumkulu Firakı’yi rahmetle andığını belirtti. Türkmenistan Büyükelçisi ve ekibini Yozgat’ta ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Çakır, “Mahtumkulu Firakı, gerek Türk birliğinin, gerek İslam birliğinin bir arada olması için büyük emek sarf eden, kaleminden mürekkep akıtan bir insan. Arapça, Farsça okumuş Türk diline hakim, köklü bir aileden gelen bir insan. Bugün sadece Türkiye’ye Türkmenistan’a değil bütün coğrafyaya, İslam coğrafyasına eserleriyle hitap eden bir insan. Kendilerini rahmetle anıyorum. Allah mekanını cennet etsin” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından Kentpark’taki Mahtumkulu Firakı heykeline çelenk sunulmasıyla program sona erdi. Daha sonra Yozgat Bozok Üniversitesi’nde Mahtumkulu Firakı konulu konferans verildi.
    Düzenlenen programa Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, İl Jandarma Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, sivil toplum kuruluş temsilicileri ve vatandaşlar katıldı.

  • 3+1 düzenlemesi yasalaştı

    3+1 düzenlemesi yasalaştı

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Sözleşmeli öğretmenlerimizin ‘3+1 düzenlemesi TBMM’de kabul edilerek yasalaştı” dedi.
    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, resmi sosyal medya hesabı üzerinden sözleşmeli öğretmenlerle ilgili 3+1 düzenlemesinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) yasalaştığını duyurdu. Bakan Selçuk, “Sözleşmeli öğretmenlerimizin ‘3+1 düzenlemesi’ TBMM’de kabul edilerek yasalaştı.
    Emeği geçeği tüm milletvekillerimize teşekkür ediyoruz.
    Öğretmenlik Meslek Kanunu ve diğer projelerimiz üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor. Hep güzel haberler vermek dileğiyle” dedi.

  • Böyükata’dan proje konulu seminer

    Böyükata’dan proje konulu seminer

    Millî İrade Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin konuğu olan Yozgat Bozok Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata, proje hazırlama ve yürütme konularında ayrıntılı bilgiler verdi.
    Okullarda proje tabanlı çalışmaların yaygınlaştırılması ve nitelikli etkinliklerin çoğaltılabilmesi için öteden beri eğitim, seminer, kurs, çalıştay ve konferans türü etkinliklere ağırlık veren Prof. Dr. Mustafa Böyükata, projelerde stratejik bir yaklaşımla planlama yapılması gerektiği ve belirgin sonuçlar ortaya koyarak, bunların yaygınlaştırılması için neler yapılması gerektiğinden bahsetti. Proje konusunda bilinmesi gereken temel kavramlar üzerinden karşılıklı tartışma içerisinde sürdüren seminerin beklenenden uzun sürmesine karşın canlı ve aktif katılımın sağlanması herkesi memnun etti. Bilimsel bilgi, bilim insanı, veri madenciliği, hipotez, inovasyon, stratejik plan, başarı ölçütü, literatür taraması, SWOT analizi, proaktif düşünce, özgün değer, yöntem, yaygın etki, yapılabilirlik, proje yönetimi gibi kavramları ele alındı. TÜBİTAK destek programları anlatıldı. Öğrenci projeleri ve öğretmenlerin projelerdeki danışmanlık yapmalarının önemine değinildi.
    Prof. Dr. Böyükata, “Öğrenci projelerinde öğretmenler rehber ve yol göstericidir. Projenin sahibi gibi işin içinde yer alması gerekmez. Öğrencilerin gelişimi açısından bu önemlidir. Bilim fuarları sayesinde okullarda sinerji oluşmaktadır. Daha fazla çalışmalıyız. Yapacağımız çalışmaların etkisi kısa sürede gözükecektir” dedi. STEM yaklaşımında olduğu gibi öğrenci kazanımlarına dönük olarak proje tabanlı uygulamaların, öğrenmeyi öğrenme, yorumlama, problem çözme becerilerini desteklemekte olduğu ifade edildi. Öğrenci başarısını artıran proje tabanlı etkinlikler sonunda bakış açılarımızın değişeceğine de değinen Prof. Dr. Böyükata, “ Eğitim faaliyetlerinde TÜBİTAK, kalkınma ajansı, uluslar arası programlardan ve bakanlıkların destek programlarından daha fazla yararlanmak gerekir. Proje tasarım teknik ve yazım tekniklerini bilmek gerekir. Öğrencilerin mizaçlarını, yeteneklerini ve eğilimlerini tanımak ve onların karakter ve kişilik gelişimlerine daha doğru bir biçimde destek vermek için etkinliklerde çok iyi gözlem yapmamız lazım” dedi.
    Millî İrade Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Ramazan Güneşer, düzenlenen seminerin çok faydalı olduğunu belirterek, “Öğretmenler için Proje Danışmanlığı ve Proje Döngüsü” semineri vermek üzere davetlerine olumlu karşılık veren Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya teşekkür etti.

  • Dane kaybının önlenmesi

    Dane kaybının önlenmesi

    Yozgat tarımında önemli bir potansiyele sahip olan hububat alanlarında hasadın başlaması ile dane kayıplarının en aza indirmek için Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce denetim çalışmaları başlatıldı.
    Yapılacak çalışmalarla İl Müdürlüğü teknik elemanları tarafından yapılan kontrollerde hasadın kayıpsız yapılası hedefleniyor. Konu hakkında açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Ziyaattin Özdemir, ‘Hububat hasadının başlaması ile birlikte bizde arazide teknik elemanlarımız ile birlikte denetimlerimizi yapıyoruz. Dane kaybının önlenmesi için biçerdöverdeki hataları anlatılıp önlem alınmasını sağlıyoruz. Yozgat’ta hedefimiz en az dane kaybı’ dedi. Kontrollerde dane kaybına neden olan biçerdöver operatörlerine gerekli cezai işleminin uygulandığını belirten Özdemir, “Belgesiz biçerdöver kullanan operatör ve biçerdöver sahipleri ile biçerdöverinde yangın söndürücü bulundurmayan biçerdöver sahiplerine Kabahatler Kanununun 32. maddesine göre cezai işlem uygulanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
    Milli servetin heba olmaması için çalıştıklarını aktaran Özdemir, açıklamasında şunlara yer verdi: “Milli servetimizin heba olmaması için hem üreticilerimizin hem biçerdöver operatörlerinin hem de kontrol ekiplerimizin özverili hareket etmesi gerekmektedir.
    Çiftçilerimizden, kurallara uymayan ve dane kaybına neden olan biçerdöver sahibi ve operatörlerini, en yakın İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine bildirilmesi suretiyle katkı sağlamaları beklenmektedir.” diye konuştu.

  • Bölge finallerinde üçüncü oldular

    Bölge finallerinde üçüncü oldular

    TÜBİTAK Bilim İnsanları Destekleme Dairesi Başkanlığı tarafından 24-26 Haziran 2019 tarihleri arasında Kayseri’de düzenlenen “2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları” bölge finalinde sağlık kategorisinde yarışmaya katılan Bozok üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri üçüncü oldu.
    Temel Tıp Bilimleri, Biyofizik Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Enes Akyüz’ün danışmanlığında Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Proje Geliştirenler Topluluğu öğrencileri Kristina Polat, Yunus Emre Sarıkaya, Saniye Doğan tarafından hazırlanan “Uykuda Epilepsi Nöbeti İkaz Cihazı: Akıllı Göz Bandı”, projesi 29 sağlık projesi arasında ilk üçe girdi.

  • KOP’tan 681 Milyon TL destek

    KOP’tan 681 Milyon TL destek

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından Konya, Karaman, Kırşehir, Kırıkkale, Niğde, Nevşehir, Yozgat illerindeki yeraltı suyunda sürdürülebilirliğinin sağlanması ve bölgede sulu tarımın devam edebilmesi için 2011 yılından bugüne kadar Küçük Ölçekli Sulama İşleri Programı (KÖSİP) kapsamında 744 adet projeye 681 milyon TL ödenek tahsis ederek 118 bin hektar tarım alanının modern sulama sistemine kavuşturuldu.
    Program kapsamında son teknolojinin kullanıldığı akıllı tarımsal sulama sistemleri de bir bir hayata geçiyor. Çumra’nın Kuzucu ve Avdul Mahallelerinde 3.3 milyon liraya mal olan projeyle bölgede 1.519 hektar tarım alanı modern sulama sistemine kavuştu.
    KOP Bölge Kalkınma İdaresi ve Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün işbirliğinde gerçekleşen KOP Akıllı Tarımsal Sulama Sistemleri’nin bir yenisi bu kez Çumra’nın Kuzucu ve Avdul Mahallelerinde çiftçilerin kullanıma sunuldu. Çumra ilçesi Kuzucu Mahallesinde yapılan açılış törenine Çumra Kaymakamı Hüseyin Ece, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Metin Türker, KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Çumra Belediye Başkanı Halit Oflaz, sulama kooperatifleri başkanları, teknik personel ve çiftçiler katıldı.
    “Bu topraklar daha da değerli olacak”
    Törende bir konuşma yapan Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Metin Türker, dünyada gıdanın savunma sanayinden daha önemli hale geldiğini vurgulayarak; “Zaman zaman duyarsınız, Sayın Bakanımız da diyor gıda savunmadan ve de silahtan daha önemli hale geldi ve de geliyor. Onun için bugün belki değerini bilmiyoruz ama önümüzdeki yıllarda bu topraklar çok daha fazla değerli olacak. Bir kilogram buğday üretebilmeniz için sizin bir metreküp suya ihtiyacımız olacak. Bu bakımdan bu tür projelerin çiftçilerimize ekonomik olarak büyük katkı sağlayacağına inanıyor ve özellikle tarımsal teknolojilerin kullanılmasını Bakanlık olarak önemsiyor ve tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.
    “KOP’tan Modern Sulama Sistemlerine 681 Milyon TL Destek”
    KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı da Konya, Karaman, Kırşehir, Kırıkkale, Niğde, Nevşehir, Yozgat illerindeki yeraltı suyunda sürdürülebilirliğin sağlanması ve bölgede sulu tarımın devam edebilmesi için KOP İdaresi olarak 2011 yılından bugüne kadar Küçük Ölçekli Sulama İşleri Programı (KÖSİP) kapsamında 744 adet projeye 681 milyon TL ödenek tahsis ederek 118 bin hektar tarım alanının modern sulama sistemine kavuşturulduğunu söyledi.
    YAS Kooperatif Sahalarının rehabilitasyonunlarına da destek sağladıklarını vurgulayarak; Konya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün yürüttüğü 11 adet yer altı sulamaları rehabilitasyon projesi ile 8.998 hektar alanın tasarruflu su kullanımına imkân sağlayan modern sulama sistemlerine kavuşturulduğunu belirten Başkan Bostancı şöyle konuştu:
    “Elimizdeki mevcut sudan en üst oranda faydalanmak adına KOP İdaresi olarak Uygulayıcı Kuruluşlarla iş birliği içerisinde 2011 yılından bu yana çeşitli projeler yürütmekteyiz. KÖSİP kapsamında küçük su kaynakları üzerinde gölet, reglatör ve sulama şebekeleri projelendirilerek yeni sahaları sulamaya açarken, mevcut açık kanal sulama sistemlerini de rehabilite ederek su tasarrufu sağlayan basınçlı borulu sisteme dönüştürmesini desteklemekteyiz. Yeraltı suyunda sürdürülebilirliğin sağlanması ve bölgede sulu tarımın devam edebilmesi için KOP olarak YAS Kooperatif Sahalarının rehabilitasyonuna ciddi destekler sağladık. Başkanlığımız tarafından KÖSİP kapsamında Konya ilinde yer altı sulamaları rehabilitasyonu çerçevesinde Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne 2016-2018 yılları arasında toplam 23 milyon 450 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. Söz konusu ödenek kullanılarak yapılan 11 adet rehabilitasyon projesi sayesinde 8.998 hektar alan tasarruflu su kullanımına imkân sağlayan, modern sulama sistemlerine kavuşturulmuştur. Bugün burada açılışını yaptığımız tesislerimize, Başkanlığımız tarafından 3.3 milyon lira ödenek tahsis edilmiş, bu kapsamda 884 hektarı Kuzucu’da, 635 hektarı da Avdul’da olmak üzere toplam bin 519 hektar tarım alanı modern sulama sitemine kavuşturulmuştur. Bu tesislerin hayata geçirilmesinde başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor; çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
    “Sistem mobil olarak kontrol ediliyor”
    Törende konuşan Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar da, kurulan akıllı sulama sisteminin son teknoloji kullanılarak hayata geçirildiğini vurgulayarak; sistemi çiftçilerin cep telefonu ile mobil olarak yönetebileceklerini söyledi. Sistemin en büyük özelliğinin hangi bitkiye ne kadar su kullanacağını önerdiğini belirten Baydar, KOP İdaresi tarafından finansmanı sağlanan ve Çumra ilçesinin Avdul ve Kuzucu mahallerinde 3.3 milyon liraya mal olan yatırımın tamamının kooperatiflere hibe edildiğini de sözlerine ekledi.
    Çumra Kaymakamı Hüseyin Ece ve Çumra Belediye Başkanı Halit Oflaz’ın konuşmalarının ardından akıllı tarımsal sulama tesislerinin kooperatiflere devir teslimi gerçekleşti. Yapılan duanın ardından protokol üyeleri akıllı tarımsal sulama sistemine ilk startı verdi ve toprak suyla buluşturuldu.

  • Amanlıyev’den ziyaret

    Amanlıyev’den ziyaret

    Mahtumkulu Firaki Şiir Bayramı etkinliklerine katılmak üzere Yozgat’a gelen Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçisi İşankuli Amanlıyev, Vali Kadir Çakır’ı ziyaret etti.
    Türkmenistan’da her yıl 27 Haziran’da düzenlenen Mahtumkulu Firakı Şiir Bayramı etkinlikleri kapsamında, ünlü Türkmen şairi Mahtumkulu Firakı’nın Yozgat Kentpark’ta bulunan heykeli önünde tören yapıldı.
    Vali Kadir Çakır’ı ziyaret eden Amanlıyev, yaptığı açıklamada, her yıl şiir bayramı etkinlikleri kapsamında gerek Türkmenistan’da gerekse yurt dışında ve Türkiye’de programlar düzenlediklerini söyledi.
    Bu kapsamda Ankara Dikmen Vadisi’ndeki Türkmenistan Parkı’nda bulunan Mahtumkulu heykeline çelenk koyduklarını aktaran Amanlıyev, şunları kaydetti:
    “Yozgat Valiliğinin destekleriyle 28 Haziran’da aynı etkinlikleri Yozgat’ta düzenlemeyi planladık. Yarın şehir parkında bulunan Mahtumkulu heykeline çelenk koyma töreni yapacağız. Ayrıca Bozok Üniversitesinde Mahtumkulu konferansı düzenliyoruz. Çelenk koyma töreni ve konferansımıza Valimiz Kadir Çakır ve Yozgat halkını davet ediyoruz.”
    Vali Çakır da Türkmenistan ile Türkiye’nin tarih, kültür ve din birlikteliği olduğunu ifade ederek, “Mahtumkulu şairimiz de bir Türkmen ve İslam şairi. Türk edebiyatında önemli eserler vermiş şairimiz, sadece Türkmenistan’a ait değil bölgeye ait bir şair. Büyükelçimizi ilimizde görmekten çok mutlu olduk.” dedi.

  • Düğüne giden aile kaza yaptı

    Düğüne giden aile kaza yaptı

    Yozgat’ta meydana gelen trafik kazasında aynı aileden 5 kişi yaralandı. Ailenin bir yakınlarının düğünü için Yozgat’a geldikleri öğrenildi.
    Edinilen bilgiye göre, kaza sabah saatlerinde Sarıhacılı mevkisinde meydana geldi. İrfan Yücel yönetimindeki 34 DA 0690 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak aydınlatma direğine çarpıp karşı yola devrildi. Olay yerine 112 Acil Servis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada sürücü ile otomobilde bulunun eşi ve 3 çocuğu yaralandı. Yaralılar Yozgat Şehir Hastanesi ve Bozok Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesine kaldırıldı.
    Kazada hafif yaralanan sürücü Yücel, kendisini bir aracın solladığını, ona çarpmamak isterken kontrolü kaybedip direğe çarptığını ifade etti. Ailenin İstanbul’dan Yozgat’ın Saraykent ilçesine yakınlarının düğününe gittiği öğrenildi.

  • Arslan: Ormanlarımız yanarken söndürecek işçiler maliye’ye takıldı

    Arslan: Ormanlarımız yanarken söndürecek işçiler maliye’ye takıldı

    Hükümet orman yangınıyla mücadele eden geçici işçilerin çalıştırılma süresini 10 aya uzatmasına rağmen, Maliye bürokrasisi süre uzatımı konusunda ayak sürüyor.
    Kavurucu sıcakların bastırmasıyla her gün onlarca orman yangını çıkmaya başladı. Orman Genel Müdürlüğü, çoğunluğu ‘geçici’ statüde olan yangın işçileriyle, bu yangınları önlemeye ve söndürmeye çalışıyor. Ancak ülke yüzölçümünün neredeyse üçte birini kaplayan ormanlık alanlardaki yangın mücadelesinde OGM’nin işçi sayısı yetersiz kalırken, mevcut geçici işçilerin çalıştırılabilmesi için talep edilen vizeler, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na takıldı.
    Orman Genel Müdürlüğü, sayıları 9 bin civarında olan ‘geçici’ statüdeki orman işçilerini çalıştırabilmek için, her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan ‘vize’ almak zorunda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yılda en fazla 5 ay 29 gün çalıştırılabilen geçici işçilerin istihdam süresinin, ‘kurumların talebine bağlı olarak’, 9 ay 29 güne çıkarılması için, Aralık 2017’de bir kararname yayınladı. Orman Genel Müdürlüğü bünyesindeki işçiler, bu kararname gereğince, 2018 yılında 9 ay 29 gün istihdam edildi.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü’nün, geçici işçileri bu yıl da 5 ay 29 güne ilave olarak 4 ay daha çalıştırma talebine olumlu karşılık vermedi.
    Bundan dolayı, orman yangınlarının yoğunlaşmakta olduğu şu günlerde, 5 ay 29 gün çalışma süresini dolduran yangın işçilerinin iş akitlerini yılsonuna kadar askıya alma durumuyla karşı karşıya bulunan Orman Genel Müdürlüğü, 25 Haziran 2019 tarihli ve ‘Çok İvedi’ kayıtlı bir yazıyla yeniden Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvurarak, geçici işçiler için 4 ay daha süre uzatımı talebini yineledi. OGM’nin ilgili yazısında, süre uzatımı ihtiyacı şu ifadelerle dile getirildi:
    “Orman yangınlarıyla mücadele hizmetlerinin başlaması, üretim, silvikültür, damga, istif, tasnif gibi ana ormancılık faaliyetlerinin devam etmesi gibi nedenlerle, 5 ay 29 gün vizeye tabi geçici işçilerimizin hizmetlerine had safhada ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca, emeklilik, istifa, fesihten dolayı işçi sayımız azalmış ve bunların yerine de yeni işçi alımı yapılmamıştır. Bu nedenle, yangınla mücadele hizmetlerinde zaafiyet yaşanmaması ve bahsedilen ormancılık faaliyetlerinin maksimum düzeyde yerine getirilebilmesi için vizeye tabi tüm işçilerimizin 4 ay daha süre uzatımlarının yapılması hususunda bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.”
    Orman işçilerinin üye olduğu Öz Orman-İş Sendikasının Genel Başkanı Settar Aslan, zaten sayıca yetersiz olan orman yangınıyla mücadele işçilerinin çalışma sürelerinin kısa tutulmasıyla, ülke ormanlarının büyük bir risk altına girdiğini belirterek, Hazine ve Maliye bürokrasisinin vize konusunda duyarlı olmasını istedi. Settar Aslan, “Ormanlarımızın değerini parayla ölçemeyiz. Devletimiz 4 milyonu aşan işçi-memur personeline ve 12 milyon emeklimize yılın 12 ayında maaş ödeyebilme gücüne sahipken, 9 bin yangın işçimize 4 ay süre uzatımı konusunda ayak sürümenin gerekçesini anlayamıyoruz. Yangın mücadelesinde hizmetine acil ihtiyaç duyulan bu işçilerimiz hizmet dışı bırakılırsa, kaybedilecek binlerce hektar ormanın vebalini kimse taşıyamaz.” dedi.

  • Kayaalp’in aklı düğününde  ve 2020 olimpiyatlarındaydı

    Kayaalp’in aklı düğününde ve 2020 olimpiyatlarındaydı

    Ankara’daki düğünün ardından Yozgat’ta gerçekleştirilen düğünle hayatını Zeynep Kayaalp ile birleştiren Milli güreşçi Rıza Kayaalp, “İnşallah evlilik bana uğurlu gelir, 2020 olimpiyatlarında altın madalya kazanmamıza vesile olur” dedi.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nikah şahitliğinde Ankara’da düzenlenen düğün ile dünya evine giren Milli güreşçi Rıza Kayaalp ve eşi Zeynep Kayaalp, memleketi Yozgat’ta ikinci düğünü de yaptı. Yimpaş Düğün Salonunda yapılan düğüne müzik eşliğinde giren milli sporcu ve eşi, dans edip oynayarak gönüllerince eğlendi. Kayaalp çifti kestikleri düğün pastasının ardından tebrikleri kabul etti. Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan milli sporcu, 2020 olimpiyatlarını işaret ederek, “Uzun zamandır koşuşturma içerisindeyim. 10 yaşından beri güreş yapıyorum 15 yaşından beri de milli takımda görev yapıyorum. Evlenmeye fırsatı bulamamıştım, 30 yaşında evlendim. 2020 olimpiyatlarından önce bu mutluluğu sevdiğim kızla birlikte yaşadım. İnşallah bana uğurlu gelir, 2020 olimpiyatlarında altın madalya kazanmamıza vesile olur bu birliktelik” dedi.
    25 Haziran’da Ankara’da gerçekleştirilen düğün ile mutluluğa imza attıklarını hatırlatan Kayaalp, “Cumhurbaşkanımız, Meclis başkanımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Bey, Gençlik ve Spor Bakanımız, güreşçi kardeşim Taha Akyol şahitlik yaptı. Hepsine de teşekkür ediyorum. Güzel bir gündü. Bugün de Yozgat’ımızda bu mutluluğu hemşerilerimizle, akrabalarımızla, eş ve dostlarımızla yaşamak istedik. Gelen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
    Milli güreşçinin eşi Zeynep Kayaalp ise, “Ankara’da düğünümüz vardı önce, şimdi buradayız, çok heyecanlıyız ama çok mutluyuz. Allah sonumuzu güzel ve daim eylesin” şeklinde konuştu.
    Törene Yozgat Valisi Kadir Çakır, Belediye Başkanı Celal Köse, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, İl Jandarma Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt, Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, daire müdürleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri ve davetliler katıldı.

  • Engelli eğitim kurumlarının  sayısı artırılmalıdır

    Engelli eğitim kurumlarının sayısı artırılmalıdır

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat Milletvekili Ali Keven, Meclis’te yaptığı eğitim sorunlarını anlatan konuşmasında engelli öğrencilerin eğitim aldığı eğitim kurumlarının sayısının artırılması gerektiğini söyledi.

    Milletvekili Ali Keven, yaptığı yazılı açıklamada engelli bireylerin topluma kazandırılması ve nitelikli bir eğitime tabi tutulmasının Milli Eğitim Sistemi’nin başlıca görevlerinden olması gerektiğini vurguladı. Keven, “Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel eğitim kurumlarının sayısı artırılmalı ve özel eğitim öğretmenlerinin istihdamına yeterli kontenjan ayrılmalıdır. Siyasi iktidar ilkokula başlama yaşı hatasından 7 yıl sonra dönmektedir. 7 yıl önce başta Cumhuriyet Halk Partisi grubu olmak üzere her kesimce eleştirilen ilkokula başlama yaşının önce 60 aya düşürülmesi sonrada yönetmelikle 66 aya çıkarılmasında yaşadı. Bunu tartışmaya bile izin vermediniz. Şimdi aynı iktidar tarafından bir gecede alınan bu yanlış karardan 7 yıl sonra dönülerek bu kanun teklifi ile 69 aya çıkarılmaktadır. Çocuğun sosyal motor becerilerinin 6 yaşında yani 72 ayda tamamladığı bilimsel bir gerçektir.”dedi.
    EĞİTİMİN BÜTÇESİ FAİZ BÜTÇESİNDEN DAHA AZ
    Eğitim bütçesinin faiz bütçesinden daha az olduğunu kaydeden Keven, “Eğitim öğretim dönemi bu yıl yeni Milli Eğitim Bakanı ile başladı ancak eski sorunlar hâlâ devam etmektedir. 2019 yılı bütçe kanunu görüşülürken bu kürsüde bakanlığın bütçesini sorgulayan konuşmalar yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2019 bütçesi 2019 yılı faiz giderine maalesef yenik düştü!Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi 113 milyar lira. Oysa faize ayrılan bütçe 117 milyar lira. Bakanlığın bütçesinin zaten yüzde 83’ü personel gideridir. Yani geriye eğitimin niteliğini, teknolojisini, donanımını artırmak için 20 milyar lira bile kalmıyor.”diye konuştu.
    ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK UYGULAMASI SÖMÜRÜ DEMEKTİR
    Ücretli öğretmenliğin sömürü uygulaması olduğunu söyleyen Keven, “Devlet okullarında yaklaşık 80 bin ücretli öğretmen çalıştırılmaktadır. Ücretli öğretmenlik bilindiği gibi girdiği ders başına ücret alan, hiçbir özlük hakkına sahip olmayan, insanların güvencesiz çalıştırıldığı bir görevlendirme şeklidir. Bir eğitim fakültesi mezunu olmanıza gerek yok. Bir lisans veya ön lisans bölümünden mezunsanız herhangi bir öğretmen açığı olan okulda derse girebilirsiniz. Ve üstelik yaklaşık asgari ücret düzeyinde bir ücret ile çalışmak zorundasınız. Ücretli öğretmenlik adı altında bir öğretmenin iş güvencesi olmadan devlet eliyle çalıştırıldığı bir gelişmiş ülke gösterebilir misiniz? Bu ülkede atanamayan öğretmen sayısı 460 bine ulaşmıştır. Sayıştay raporuna göre 153 bin 640 öğretmen açığı, Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamalarına göre ise 117 bin öğretmen açığı bulunmaktadır.”şeklinde konuştu.
    3600 EK GÖSTERGE BİR AN ÖNCE TANINMALIDIR
    3600 Ek Göstergenin biran önce tanımlanması gerektiğini vurgulayan Milletvekili Keven, “Öğretmenlerimiz her türlü ekonomik sıkıntılardan kurtarılarak özlük hakları iyileştirilmelidir. Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinde acilen çalışma yapılmalıdır. 3600 ek gösterge mağduriyetinin giderilmesi için ben dâhil pek çok milletvekili arkadaşım kanun teklifi verdi. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan seçim meydanlarında bunu çokça dile getirdi. 3600 ek gösterge analarının ak sütü gibi helaldir. Biran önce bu mağduriyet giderilmelidir. 3600 ek gösterge düzenlemesinin yapılmasını söz verildiği gibi öğretmenler, emniyet görevlileri, sağlık personeli ve din görevlileri beklemektedir. Ayrıca kamuda görev yapan ama seslerini bir türlü hükümete duyuramayan lisans mezunu kamu personeli de 3600 ek göstergeden yararlanmak istiyor.”ifadelerini kullandı.

  • Hizmet-İş unutmadı

    Hizmet-İş unutmadı

    Hizmet-İş Sendikası üyesi ve Sorgun Belediyesi çalışanlarından Cihan Aktaş, Nisan ayı içerisinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etmişti. Sendika tarafından ferdi kaza sigortası ile sigortalanan Aktaş’ın ailesine, sendika Yozgat şube yönetimi tarafından 50 bin TL’lik sigorta çeki verildi.
    Hizmet-İş Sendikası Yozgat Şube Başkanı ve Hak-İş İl Başkanı Ferman Zararsız, “Sendikamız tarafından tüm üyelerimizin sosyal projelerimiz kapsamında ferdi kaza sigortası ile sigortalandı. Vermiş olduğumuz bu paralar ailelerin acılarını azaltmayacaktır. Fakat geri de bırakmış olduğu ve bize emanet olarak gördüğümüz ailesinin ve yakınlarının az da olsa bir ihtiyacını karşılayacaktır.
    Hayatını kaybeden kardeşimize Allah’tan rahmet geride kalanlarına hayırlı uzun ömürler diliyorum.
    Başta Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, genel başkan yardımcılarımız olmak üzere, bu sosyal projede emeği geçenlere şahsım, yönetim kurulu üyelerimiz, işyeri sendika temsilcilerimiz, şube komite başkanlarımız ve tüm üyelerimiz adına teşekkür ediyorum.” İfadelerini kullandı.

  • Rektör Karadağ, tanışma  toplantısı düzenledi

    Rektör Karadağ, tanışma toplantısı düzenledi

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Turizm ve Veteriner Fakültelerini ziyaret ederek akademik personel ile tanışma toplantısı düzenledi. Toplantı öncesinde Rektör Prof. Dr. Karadağ fakültelerin fiziki durumunu yerinde inceleyerek bilgi aldı.
    Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Yozgat’ın tarih boyu birçok medeniyete ev sahipliği yaptığına dikkat çekerek “Bu zengin kültürel mirasın tanıtımı ve gün yüzüne çıkartılması Turizm Fakültesi ile daha hızlı olacaktır” dedi.
    Turizm Fakültesinin öğretim üyeleri kadrolarının tamamlanmasıyla çok tercih edilen popüler bölümler açacaklarına dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ Turizm Fakültesi’nin tarihi ve kültürel zenginliği bulunan Yozgat turizmine önemli bir katkı sağlayacağını söyledi.
    Veteriner Fakültesi ziyaretinde konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ Veteriner Fakültesi’ne yeni eğitim öğretim yılında öğrenci alınacağını belirterek “Öğrencilerin donanımlı ve kaliteli şekilde yetişmeleri için laboratuvar ve fiziki donanımın sağlanması anlamında gereken gayreti göstereceğiz.
    Nitelikli ve kaliteli eğitim anlayışıyla, bölge gelişimine ve kalkınmasına önemi kazanımlar sağlayacak Veteriner Fakültesi’nin sağlam temeller üzerine oturtulması siz çalışma arkadaşlarımızın özverili ve gayretli çabalarıyla olacaktır” dedi.

  • Erken terhis sevinci

    Erken terhis sevinci

    Yozgat İl Jandarma Alay Komutanlığında vatani görevini yapan ve 6 ayını dolduran il genelindeki 277 asker terhis edildi.
    Askerlik süresini 6 aya indiren, bedelli askerlik uygulamasını kalıcı hale getirerek askerlik sistemini yeniden düzenleyen kanunun Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından Yozgat İl Jandarma Alay Komutanlığı’nda vatani görevlerini yapan 277 asker, terhis belgelerinin imzalanmasının ardından vatani borçlarını ödeyerek terhis oldu.
    Yozgat İl Jandarma Alay Komutanlığında son içtimasını veren askerler daha sonra valizlerini topladı. Komutanları ve geride kalan arkadaşlarıyla vedalaşan askerler, birlikte hatıra fotoğrafı çekindi. Mutlu bir şekilde birliklerinden dışarı çıkan askerler memleketlerinin yolunu tuttu.
    Serdar Kılıç (21) terhis olduğu için mutlu olduğunu söyleyerek “Her ne kadar terhis olmanın ve ailemize kavuşmanın mutluluğunu yaşasak ta Türk milleti şunu iyi bilsin ki biz yine bir emirle gelir, kışlalarda görev yapıp vatan için canımızı vermeye hazırız. 156 günüm vardı. Çok mutluyum şu an. Beklemiyordum askerliğin kısalmasını. Aileme kavuşmak için can atıyorum, otobüse binip evime gitmek istiyorum. Ramazan Bayramında ailemle olamamıştım, Kurban Bayramını ailemle geçireceğim için çok mutluyum” dedi.
    İsmail Tolukhan (21) ise “140 günüm vardı terhis oldum. Bayramda ailemle geçireceğim için mutluyum. Bekliyorduk askerliğin kısalmasını er ya da geç geldi” şeklinde konuştu.