Boğazlıyan ilçesi Ovakent beldesi yakınlarında önceki gün meydana gelen trafik kazasında 1 kişi öldü 1 kişi de yaralandı.
Edinilen bilgiye göre kaza, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesi Ovakent yakınlarında Tarık Kara (43) idaresindeki 55 ZP 743 plakalı aracın kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu meydana geldi. Kazada sürücü Tarık Kara ve araç içerisinde bulunan Salih Kara (47) yaralandı. Yaralılar Boğazlıyan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Sürücü Tarık Kara, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Araçta bulunan Salih Kara’nın ise hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Kategori: Gündem
-

Trafik kazası: 1 ölü, 1 yaralı
-

Çirkin muamele
Konya’dan özel uçakla Keflavik Havalimanı’na gelen Milli Takım kafilesi, ülkeye girişleri sırasında İzlandalı yetkililer tarafından yaklaşık 2 saat pasaport kontrolünde bekletildi. Emre Belezoğlu’nun havaalanında gazetecilere açıklama yaptığı sırada İzlandalı bir taraftarın mikrofon tutar gibi tuvalet fırçası uzatması büyük tepki çekti.
Keflavik Havalimanı’nda Milli futbolcularımızın özel eşyalarının detaylı arandığı ve uzun süre pasaport kontrolünde tutulduğu öğrenildi. Burak Yılmaz ve Emre Belezoğlu, havalimanı çıkışında yaşananlara tepki gösterdi. Burak Yılmaz, “Yaptıkları saygısızlık, terbiyesizlik. Üç saattir orada bekliyoruz. Herkesin çantasını aldılar, herkesin kremlerini aldılar, çantasını alıyorlar. Tekrar tekrar geçiyorlar, biz 6,5 saat uçtuk, 3 saattir de bekliyoruz. Hatta bazı arkadaşlarımız hala gelemedi. Çıkabilen geliyor işte.” diye tepkisini dile getirdi. Kaptan Emre Belözoğlu da “Ben bir şey söylemek istemiyorum. Bizim ülkemize kurban olsunlar. Gereğini açıklarlar. Ne yazık ki evet, indiğimizden itibaren içeride gereksiz fazla arama yapıldı.”diye yaşananlara tepki gösterdi. Yaşanan çirkin olaya karşı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’da yaptığı açıklamada tepkisini dile getirdi. Çavuşoğlu, “Gereğini yapacağımızdan milletimizin şüphesi olmasın. Milli Takımımızın İzlanda havaalanında maruz kaldığı muamele diplomatik teamüller bakımından da insani bakımdan da kabul edilemez.”ifadelerini kullandı.Ay-yıldızlı ekibimiz, havalimanındaki uzun bekleyişin ardından otobüsle başkent Reykjavik’e geçerek kamp yaptığı otele yerleşti. -

Tek istediği oğlu için asansör
Yerköy ilçesinde nadir görülen ‘ağrıya duyarsızlık sendromu’ hastalığı nedeniyle acı ve ağrı hissetmeyen 20 yaşındaki Muhammet Emre Dinç, parmaklarını yiyerek vücudunda kalıcı hasarlar bırakıyor. Hastalığı nedeniyle kendisi acı hissetmese de çevresindekilere büyük acılar yaşatıyor.
Yerköy İlçesi Gültepe Mahallesinde ailesiyle birlikte yaşayan 20 yaşındaki Muhammet Emre Dinç, genetiksel rahatsızlık olan kronik osteomiyelit (Kemik iltihabi) ve ‘ağrıya duyarsızlık sendromu’ hastalığına karşı yaşam mücadelesi veriyor. 2007 yılında kronik osteomiyelit rahatsızlığı nedeniyle sağ bacağını kaybeden, 2013 yılında ise sol bacağını da kullanamaz hale gelen Muhammet Emre Dinç, acıya duyarsızlık sendromu hastalığı dolayısıyla da el parmaklarını yiyerek vücudunun çeşitli uzuvlarında kalıcı hasarlara neden oluyor. Rahatsızlığı nedeniyle bu güne kadar 50’nin üzerinde ameliyat olan Muhammet Emre Dinç’in hastalığının tedavisi de bulunamıyor. Günden güne el ve ayaklarını kullanamaz hale gelen Muhammet Emre Dinç’in vücudunun çeşitli yerlerinde ise yaralar oluşuyor.
Tek istediği oğlu için asansör
İlçede rehabilitasyon merkezinde eğitim alan Muhammet Emre Dinç’in en büyük destekçisi ise 44 yaşındaki annesi Dudu Dinç. Eşi mevsimlik biçerdöver şoförü olduğu için yılın birçok döneminde çocuklarıyla ilgilenen ve kendini çocuklarına adayan fedakar anne, Muhammet Emre Dinç’in günde 4-5 kez pansumanını yapıyor, ders çalıştırıyor, yemek yediriyor ve çocuğunun hayattan kopmaması için dışarıda onunla birlikte zaman geçiriyor.
Eşinin babasından kalma evinde yaşayan ve binalarında asansör olmadığı için engelli çocuğunu 6 yıldır günde 2-3 sefer sırtında taşımak zorunda kalan ve artık yorulan anne Dudu Dinç, apartmanda çocuğunu rahat bir şekilde taşıyabilmek için asansör hayali kuruyor. Hiçbir maddi beklentisi olmayan anne Dudu Dinç’in tek isteği binalarına oğlu için asansör yaptırılması.
“Tedavisi olmayan hastalığa sahip”
20 yaşındaki oğlu Muhammet Emre Dinç’in ağrıya karşı duyarsızlık sendromu hastalığı olduğunu anlatan anne Dudu Dinç, “Çocuğumun ‘ağrıya duyarsızlık sendromu’ hastalığı var. Doğuştan gelen genetiksel bir rahatsızlığı var. İki çocuğum var ikisi de şu anda aynı rahatsızlığı taşıyor. Yıllardır bu şekilde yaşıyoruz. 2007 yılında Muhammet sağ bacağını kaybetti. Ankara Hacettepe Hastanesi’nde oğlum tedavi görüyor. Tedavisi olmayan bir rahatsızlığa sahip. Dünyada çok nadir olan bir hastalığı var. Şu anda doktorlarımızın söylediğine göre Dünya’da ve Türkiye’de de bu yaşa gelip de bu hastalıkla olup yaşayan sadece benim oğlum var. 2013 yılında da sol bacağı riske girdi. 2013’ten bu tarafa sol bacağını da kullanamıyor.
Daha önce protezi vardı. Protezle yürüyordu. Çoğu işini yine ben yapıyordum ama kendi de normal yürüyebiliyordu. Ama şu anda 2013’ten bu tarafa yürüyemiyor.O zamandan beri sırtımda indirip sırtımda çıkartıyorum. Elimden geldiği kadar çocuklarımın sosyal hayattan koparmamaya çalışıyorum. Okuluna götürüyorum, özel eğitime gidiyor. Kaynaştırma öğrencisi olarak 8. sınıfa kadar okudu. Ben kendimi, hayatımı çocuklarıma adadım. Onlar yatarsa yatıyorum her şeyim çocuklarım benim. 7 gün 24 saat beraberiz. Çok seviyorum, sevgim sayesinde ayakta duruyorum. Rabbim bu rahatsızlığı, acıları hiçbir aileye yaşatmasın. Çok acılar çektik, çok ameliyatlar oldu, çok kırıklarımız oldu. Oğlum 50’yi geçkin ameliyat oldu. Şu anda çok ciddi açık yaraları var. Sürekli günde 4-5 kez belki daha fazla pansuman yapıyorum. Günüm pansumanla geçiyor” dedi.
“Parmaklarını yiyerek bu hale getirdi”
Osteomiyelit (Kemik iltihabi) olduğu ve tedavisi olmadığı için çocuğunda uzuv kayıpları meydana geldiğini söyleyen anne Dudu Dinç, “Ellerinde, parmaklarında, vücudunda doğuştan hiçbir şeyi yoktu, ama yaşı ilerledikçe bu rahatsızlıklar meydana çıkmaya başladı. Parmaklarını kendi yiyerek bu hale getirdi, acı hissetmiyor artı kronik osteomiyelit (Kemik iltihabi) olan bir çocuk. Osteomiyelit olduğu için uzuv kayıpları oluyor. Sık sık tekrarlayan enfeksiyonları oluyor. Bir antibiyotiğe başladığımızda uzun süreler kullanıyoruz. Bu da antibiyotiği kullandıkça bağışıklık sistemini çökertiyor. İlaca karşı bağışıklık oluşturuyor. Tedavisi yok. Tedavisi olmayan bir rahatsızlığı var” şeklinde konuştu.
“Kendimi çocuklarıma adadım”
Çocuklarının hayattan kopmaması ve sosyalleşmelerini sağlamak için çabaladığını anlatan anne Dudu Dinç, “Ben ne kadar sosyalsem çocuklarım da o kadar sosyal. Kendimi bunlara adadım, günüm çocuklarımla geçiyor. Artık yaşım ilerledi, kaldırıp indirmek benim için de zor oluyor.
Oğlumu günde 2-3 sefer apartmandan indirip çıkarmak zorunda kalıyorum. Ben çocuklarımı evde bırakıp bir çöp atmaya dahi inemiyorum. Hastalıklarından dolayı nereye gidersek beraberiz. Çocuklarım bana çok bağlı, beni de zaten ayakta tutan çocuklarımın sevgileri. Artık yaşım ilerlediği için indirip çıkarma zor oluyor, evimiz 3 katlı merdivenlerimiz çok dik artık çıkartamıyorum, zorlanıyorum evime asansör istiyorum.
Benim tek istediğim evimize bir asansörümüzün yapılması, başka da bir şey istemiyorum” ifadelerini kullandı. Muhammet Emre Dinç ise evlerine asansör istediğini söyleyerek, “Ben annemi, babamı çok seviyorum. Annem benim için akşama kadar yoruluyor, evimiz asansörlü değil merdivenli. Evimize asansör istiyorum” dedi. -

Başpehlivanlar er meydanına çıktı
Sorgun Belediyesi tarafından bu yıl 11’inci Geleneksel Yağlı Güreşleri’ne vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Sorgun Aydınlıkevler Mahallesi’nde düzenlenen güreş müsabakalarına MHP Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Sorgun İlçe Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Sorgun Belediye Başkanı M.Erkut Ekinci, AK Parti İl Başkanı Çelebi Dursun, Şahin Hukuk Bürosu Satılmış Şahin ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Tarihi Kırkpınar Başpehlivanları Mehmet Yeşilyeşil, Fatih Atlı, Hamza Köseoğlu, İsmail Koç, Furkan Durmuş Altun, Osman Aynur, Ekrem Yavuz’un yanı sıra yaklaşık 100 güreşçi Sorgun Er Meydanı’nda boy gösterdi. Sorgun Belediye Başkanı M.Erkut Ekinci, müsabakalar sırasında yaptığı konuşmada, “Her yıl geleneksel hale getirdiğimiz Gurbetçiler Şöleni’nin bu yıl 11’incisini yapıyoruz. Belediyecilik sadece yol, kanalizasyon, kaldırım ve su gibi işlerin yanı sıra sosyol ve kültürel etkinlikleri de düzenlemektir.
Bundan sonra da bu tür etkinliklerimiz devam edecek. Allah izni ile Sorgun’u bundan sonraki günlerde daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başlayacağız” dedi. -

Tamamlanmayı bekliyor
Yozgat’ta 5 yıl önce temeli atılan Diyanet Eğitim Merkezi, 2 Müftü, 1 Müdür eskitti!
Yozgat’ta 2015 yılında temeli atılan ve 720 gün içinde tamamlanması planlanan Diyanet Eğitim Merkezi, kimi zaman yüklenici firma kaynaklı, kimi zaman da, bugün olduğu gibi ödenek sıkıntısı nedeniyle tamamlanmayı bekliyor.
Kurum bünyesinde 2 müftü ve müftü yardımcı personeli ile 1 müdür eskiten Diyanet Eğitim Merkezi, halen hizmete giremedi.
Yozgat İl Özel İdaresi tarafından 8 ay önce yeniden ihale edilerek yüklenici firmaya teslim edilen inşaat, kurumlar arası yazışmalardan kaynaklı yaşanan sorunlar ve maddi sıkıntılar çalışmaları durma noktasına getirdi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2015 yılında Yozgat Bahçeşehir Mahallesi’nde yapımına başlanan Yozgat Diyanet Eğitim Merkezi inşaatı toplamda 38 bin metrekarelik alana kurulacak.
Yaklaşık 23 milyon liraya mal olacak eğitim merkezi yerleşkesinde derslikler, kütüphane, lojmanlar, konferans salonu, idari birimler ile bir de otel bulunacak ve 300 öğrenci aynı anda eğitim görebilecek. Tesis bünyesinde 100 kişiye yakın bir personel de istihdam edilerek, Yozgat ekonomisine önemli katkı sunması beklenen tesisin kamuoyu hizmete girmesini bekliyor. -

Başkan Akay: Turhal Şeker Fabrikası özelleştirmenin yüz akı
Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Turhal Şeker Fabrikasının Kayseri Şeker’in bünyesine katılışının birinci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada; Turhal Şeker Fabrikasının Özelleştirmenin yüz akı olmasında emeği geçen katkısı olan herkese teşekkür etti.
Başkan Akay açıklamasında şunları kaydetti: “Kayseri Pancar Kooperatifi ve Kayseri Şeker Fabrikamızın değerli Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerimizin gayretleri, tüm çalışanlarımızın ve çiftçilerimizin katkıları ile özelleştirmenin yüz akı olan Turhal Şeker Fabrikamızın Kayseri Şeker’in bünyesine katılımının birinci yılını kutlarım. İnşallah Turhal Şeker Fabrikamızın kuruluşunun 100 ncü yılını da nice güzelliklerle kutlamayı, Fabrikamızın daha nice insanlara ekmek kapısı olmaya devam etmesini Cenabı Allah’tan dilerim” dedi.
Akay,Turhal Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi sonrasındaki destekleri dolayısıyla başta Tokat Valisi Sayın Dr.Ozan Balcı, Kaymakam ve Belediye Başkanları, Siyasi Partiler ile STK temsilcileri, Taşıyıcı Kooperatifleri yanısıra faaliyetlerin kamu oyuna yansıtılmasındaki katkılarından dolayı Yerel ve Ulusal medya temsilcilerine de ayrıca teşekkür etti.
Turhal Şeker Fabrikası Müdürü Hulusi Yüksel’de şunları ifade etti: “7 Haziran 2018 tarihinden bu güne kadar Turhal Şeker Fabrikasındaki başarıda emeği geçen katkısı olan başta Yönetim Kurulu Başkanımız Hüseyin Akay olmak üzere Yönetim Kurulları üyelerine, Turhal Şeker Fabrikası çalışanlarına, Turhal Şeker Fabrikasına sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçiler ile Tokat ve İlçe halkına, esnaflarımıza teşekkür ediyorum.”dedi. -

Araç sahiplerine yazlık bakım uyarısı
Oto tamir ustaları yaklaşan yaz tatili dönemi dolayısıyla seyahate çıkacak vatandaşları araçlarının bakımlarını yaptırmaları konusunda bir dizi uyarılarda bulundu.
Yerköy Sanayisi’nde uzun yıllar esnaflık yapan Süleyman Yalçınkaya, tatile çıkacak vatandaşların mutlaka araçlarına yazlık bakım yaptırmaları gerektiğini belirterek, ufak bir ihmalin telafisi mümkün olmayan sorunlara sebep olabileceğini vurguladı.
Küçük bir arızanın ertelenmesi durumunda çok ağır hasarlara yol açabileceğini ifade eden Yalçınkaya,, “Araç bakımı hem güvenli bir yolculuk açısından hem de araçların arıza vermemeleri bakımından hayati önem taşıyor.Ufak bir bakımla sürücülerin güvenli rahat bir şekildeseyahat yapabilir. Sürücülerimiz radyatör suyu, motor yağı, fren balataları, fren hortumları ve fren hidroliği gibi aksamları mutlaka kontrol ettirmelidirler. Ayrıca eski, ömrünü tamamlamış lastiklerin de mutlaka değiştirilmesi gerekir. Araç sahipleri hem kendi can ve mal güvenliği hem de başkalarının güvenliği için mutlaka araçlarına yazlık bakım yaptırsınlar.”şeklinde konuştu.
Hakan Yılmaz isimli araç sahibi okulların tatil dönemine girmesiyle birlikte İstanbul’a gideceğini belirterek, “Karne tatili ile birlikte ailecek İstanbul ve bir kaç ildeki akrabalarımızı ziyaret edeceğiz. Bende şimdiden aracın yağı ve diğer aksamlarını kontrol ettirmek için sanayiye geldim. Sağolsun usta aracın yağını filtresini değiştirdi. Fren ve diğer aksamları kontrol etti. İnşallah gönül rahatlığı ile seyahat edebiliriz.”diye konuştu. -

Türk Kızılayı 151 yaşında
Dünyanın sayılı, bölgesinin ise en güçlü insani yardım kuruluşu olan Türk Kızılay 151. Yaşında. yardımseverlerin her geçen gün artan güveni ve desteği ile ihtiyaç sahiplerinin umutlarını yeşertmeye devam eden Kızılay, Yozgat’ın her köşesinde insanlara ulaşan önemli bir yardım kuruluşu.
Türk Kızılay Yozgat Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem İlker, 11 Haziran Türk Kızılay’ın 151. Yılı münasebetiyle bir açıklamada bulundu.
İlker, “11 Haziran 1868’de bir grup idealist doktor “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti”ni kurdu. Cemiyet 1877 yılında “Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti” adını aldı. 1923 yılında “Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti” adını alan kuruluşun adı, 1935 yılında ise “Türkiye Kızılay Cemiyeti” oldu. Kuruluşa “Kızılay” adını büyük önder Atatürk verdi. Kızılay, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’dan miras olarak aldığı pek az kurumdan biriydi.
Bölgesinin en büyük, dünyanın ise sayılı insani yardım kuruluşlarından olan Türk Kızılay, Uluslararası Kızılhaç Kızılay Dernekleri Federasyonu’nun en aktif üyesi olmasının yanı sıra Federasyon Başkan Yardımcılığı görevini de yürütmektedir” dedi.
YÜZBİNLERİN YARDIMINA KOŞTU
Kızılay’ın tarihi hakkında da bilgi veren İlker, şöyle devam etti: “Osmanlı-Rus Savaşı’ndan Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar geçen sürede, Türkiye’nin taraf olduğu tüm savaşlarda, cephe gerisinde kurduğu hastaneler, hasta taşıma servisleri, donattığı hastane gemileri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralanan ve hastalanan yüz binlerce askerin yardımına koştu.
I. Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’da görülen büyük kolera salgınından bu yana, yurdumuzda meydana gelen doğal afetlerde ihtiyaç sahiplerinin bakımını, yerleşim ve beslenmelerini Kızılay sağladı.
OPERASYON GÜCÜYLE BÖLGESİNDE LİDER
Kurulduğu ilk günden bu yana bilgi, deneyim ve operasyonel güç bakımından kendini donatan, insani yardım serüveninde baş aktör olarak yer alan Türk Kızılay, bugün 8 Bölge Afet Yönetim ve Lojistik Merkezi, 22 Yerel Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi, Acil Haberleşme Sistemleri, tam donanımlı haberleşme araçları ile olası bir afete en geç 2 saat içinde ulaşma kabiliyeti, 500 bin kişiye acil barınma ve beslenme imkânı verebilecek kapasiteye ulaştı.
KAN HİZMETLERİNDE ÖNCÜ
1957 yılında kan merkezlerini kurmaya başlayan Türk Kızılay, 2005 yılında Güvenli Kan Temini programını hayata geçirdiği. O günden bu güne kan bağış oranını yüzde 654 oranında artıran Kızılay, 2018 yılı sonu itibariyle 2 milyon 581 bin 482 ünite kan bağışına ulaştı. Ülke geneline yayılmış 18 Bölge Kan Merkezi bünyesinde toplam 85 hizmet birimde 3 bin 500 personel ile 300 noktada hizmetlerini sürdüren Kızılay, Türkiye’nin yıllık kan ihtiyacı olan tamamını gönüllü ve güvenli kan bağışçılarından sağlamayı hedeflemektedir.
İlik nakli ve kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için Sağlık Bakanlığımız ve Türk Kızılay arasında 2013 yılının Kasım ayında imzalanan anlaşma ile “Kök Hücre Projesine” başlandı. Türkök Projesi kapsamında 500 bini aşkın gönüllü Kök Hücre Vericisi kaydı oluşturuldu.
İnsan plazması hammadde olarak kullanılarak birçok hastalığın tedavisinde kullanılacak plazma ürünleri elde edilmesine ilişkin projenin hazırlık çalışmaları devam ediyor. Plazma ürünlerinin üretilebilmesine ilişkin çalışmaların hayata geçirilmesi neticesinde yerli üretimin gerçekleştirilmesi ve hatta ihraç edilmesi mümkün olacak.
YARDIMLAR DÜNYAYA UZANIYOR
Kızılay, yardım elini ülke sınırlarının dışına da uzatıyor. Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya, Güney Asya’dan Kafkaslar’a kadar dünyanın neresinde bir insan acısı varsa onu dindirmek için çaba gösteriyor. 151 yıllık tarihinde 153 farklı ülkede ihtiyaç anında Türk Kızılay vardı. Uluslararası arenada gerçekleştirilen bu yardım çalışmaları Türkiye’nin tanıtılmasına da kuşkusuz büyük katkı sağladı.
Bugün Suriye’de, Irak’ta, Somali’de, Endonezya’da, Yemen’de, Gazze’de ve daha birçok ülkede başarılı insani yardım operasyonu yürüten Türk Kızılay, ülke sınırları içinde ise her yıl milyonlarca insana yardım eli uzatmayı sürdürüyor.
Ülke genelindeki şubeleri, temsilcilikleri, yüz binlerce üyesi ve gönüllüsü ile Türk Kızılay, tüm bu çalışmaları yardımsever halkımızdan aldığı güç ile gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye devam ediyor.2
SOSYAL YARDIMLARLA YOZGAT’TA
Ekrem İlker, Ramazan ayı içerisinde Yozgat’ta önemli faaliyette bulunduklarını aktararak; “Yozgat Şube Başkanlığımız olarak bu sene Ramazan Ayı içerisinde Merkez ilçemizle birlikte Şube ve Temsilciliğimiz bulunmayan ilçelerimizi de dahil ederek faaliyet alanımızı genişlettik. Şube ve Temsilciliğimiz bulunmayan İlçelerimizdeki faaliyetlerimiz İl Valiliğimiz Koordinatörlüğünde gerçekleşti. Ramazan Ayı Faaliyetlerimiz; Nakdi Yardım, Gıda Yardımları ve İftar Sofrası faaliyetleri kapsamında gerçekleşti. Ramazan Nakdi Yardım programı kapsamında Yozgat Merkez ve 12 İlçemizde; kişi başı 300 TL olmak üzere, 960 kişiyi, toplam: 288.000 TL olarak nakdi yardım programına dahil ettik. Gıda Kolisi yardımları kapsamında; Merkez ve 12 İlçemizde toplamda 1233 adet Gıda Kolisi ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Kurban Konservelerimiz ise yıl içerisinde yine ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaya devam edecek. Ramazan Ayında Genel Başkanlığımızın organize ettiği Suriye İftar Sofraları Programına Şube Başkanlığımız olarak katılım sağladık ve 500 kişilik İftar Yemeği İDLİP ‘te Şube Başkanlığımız tarafından verildi. Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerimizin katılımıyla gerçekleşen programda Türk Kızılay Kamplarında barınmaları sağlanan Yetim Çocuklarla buluşarak çocuklara hediyeler dağıttık. Bu faaliyetlerimizin yanı sıra Şube Başkanlığımıza zekat, fitre, fidye ve nakdi bağışlarını ulaştıran bağışçılarımızın yardımlarını Arefe gününe kadar belirlediğimiz ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık” diye konuştu.
Ülkemizin idrak etmiş olduğumuz Ramazan Bayramını ve Milletimizin merhamet eli olan Türk Kızılay’ın 151. Kuruluş Yıl Dönümünü tebrik ediyorum ve insanlık yolundaki çalışmalarımıza milletimizden aldığımız güç ve destekle devam edeceğimizi ifade ediyorum. Saygılarımla…” -

Dolu ve sağanak yağış etkili oldu
Akdağmadeni ilçesinde haftasonu akşam saatlerinde başlayan sağanak ve dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı.
Akdağmadeni ilçesinde kısa süreli dolu yağışı etkili oldu. Misket büyüklüğündeki dolu ile birlikte bazı alanlar beyaza büründü. Yaklaşık 10 dakika süren dolu yağışı vatandaşlara zor anlar yaşattı. Doludan kaçmaya çalışan vatandaşlar yol kenarındaki iş yerleri ve kahvehanelere sığındı. Araçların üzerinde ve yol kenarlarında dolu birikirken, bazı vatandaşlar ise dolu yağışını cep telefonları ile görüntülemeye çalıştı. Yaklaşık 10 dakika süren dolunun ardından ilçede sağanak yağış meydana geldi. Dolu ve sağanak yağışın ardından esnaf, iş yerlerinin önünde biriken suyu temizledi. -

Otomobil köprüden uçtu
Yozgat-Ankara karayolu Sarayköyü mevkiindeki Demirci Köprüsünden dere yatağına uçan otomobilde bulunan anne ve baba öldü, 4 yaşındaki kızları ise ağır yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Yozgat-Ankara Karayolu Saray köyü yakınlarında meydana gelen kazada Oğuz Asan yönetimindeki 34 FD 9137 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla atarak yaklaşık 20 metre yükseklikteki Demirci Köprüsünden aşağı düştü. Kazada sürücü Oğuz Asan (33) ve eşi Ayşe Asan (31) olay yerinde hayatını kaybederken, çocukları Zeynep Asan’ın (4) ise ağır yaralı olarak Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi. Yaklaşık 20 metre yükseklikten dere yatağına düşen araçta bulunan sürücü Oğuz Asan ve eşi Ayşe Asan’ın cenazelerini olay yerine gelen jandarma ve itfaiye ekipleri dere yatağından güçlükle çıkarttılar.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Ailenin bayram tatili dönüş yolunda oldukları ve Erzincan’dan Ankara’ya gittikleri öğrenildi. -

Çalılıkların arasında yakalandı
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan meslekten ihraç edilmiş yüzbaşı M.O., bayram ziyareti için geldiği Yozgat’ın Çayıralan ilçesi Fahralı köyünde yakalandı.
2016 yılında ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan görevinden ihraç edilen ve Ankara Sulh Ceza Hakimliğince hakkında yakalama kararı bulunan meslekten ihraç edilmiş yüzbaşı M.O.’nun bayram ziyareti için Yozgat’ın Çayıralan ilçesi Fahralı köyüne geldiği bilgisine ulaşan jandarma ekipleri, köyde operasyon düzenledi. Köyde geniş çaplı arama yapan jandarma ekipleri, şahsı bir dere kenarında çalılıklar arasında saklanırken yakaladı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından M.O. adliyeye sevk edildi. Adliyedeki işlemlerinin ardından M.O. mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
-

Güder, basın mensupları ile iftarda bir araya geldi
Yozgat’ta çeşitli sektörlerde faaliyetini sürdüren Grandser ve Çamlık Galata Otel sahibi Yaşar Güder, Yozgat’ta görev yapan gazetecilerle iftar yemeğinde bir araya geldi.
Grandser Otel’de düzenlenen İftara, Yeniufuk Gazetesi Sahibi Bekir Çaylak’ın yanı sıra Anadolu Ajansı Temsilcisi Ömer Ertuğrul, Merhaba gazetesi, Çamlık Gazetesi, Sonsöz gazetesi, Yozgat Olay ve E Haber gazetesi temsilcileri katıldı.
Oldukça samimi bir atmosferde gerçekleşen iftar yemeğinde gazeteciler meslektaşları ile Yozgat ve ülke gündemine yönelik sohbet etti. Yakın bir zamanda Yozgat’a kazandırılacak olan TV Kanalı ile ilgilide değerlendirmelerde bulunan basın mensupları sahipliğini yapacak olan İşadamı Yaşar Güder’e destek olmaya hazır olduklarını ifade etti.
Daha önce yayın hayatına başlaması planlanan TV kanalının ilk etapta internet yayınıyla hayata geçeği ve kısa bir süre sonra kablolu yayına geçeceğini ifade eden İşadamı Yaşar Güder, “Şuan altyapı çalışmalarında sona gelindi. Bu konuda ilimizin deneyimli ve televizyonculuk geçmişi ile de tecrübesi bulunan Erhan Özel kardeşimiz ilgileniyor, gerekli çalışmaları yaparak daha iyi olması için gayret ediyoruz. Şehrimize yakışır 7’den 70’e herkesin merakla ve sevgiyle izleyebileceği bir TV yayını ile vatandaşlarımızın karşısına çıkacağız. Bu süreçte elbette ilimizin siz değerli gazetecilerinin fikir ve görüşleri de önemli çünkü yaptığınız işin başarılı olabilmesi için herkesin görüşüne önem vermeniz gerekir. Bu vesile ile Yozgat halkımızın ramazan bayramını tebrik ediyor, bayramın ilimize ülkemize ve tüm Müslüman alemine huzur getirmesini diliyorum.”diye konuştu.
Yeni kurulacak TV’nin koordinatörlüğünü ve yayın sorumluluğu görevini üstelenecek olan meslektaşımız Erhan Özel’de TV çalışmalarında sona gelindiğini yakın bir tarihte Yozgatlıların özlediği isteği bir yayınla karşılarına çıkacaklarını söyledi. Deneyimli televizyoncu Özel, “Geçmişte nasıl Bayrak Tv ve RTV 66 izleniyorsa aynı şekilde ismi hazır ama sonra açıklayacağımız tv kanalımız Yozgat’ımıza ışık olacak. Bende kurulacak olan TV’nin ‘A’dan Z’ye her şeyini üstelenen değerli işadamımız Yaşar Güder’e çok teşekkür ediyorum. Ayrıca bugün gazeteci meslektaşlarımızla bir arada olmaktan dolayı da mutlu oldum.”diye konuştu.
-

Sevinç ve gözyaşı bir arada
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Yozgat Merkez Mutafoğlu 2. Mıntıka Mahallesine yapılacak olan 2+1 ve 3+1 olmak üzere 708 konutun hak sahibi belirleme kurası gerçekleştirildi.
Rıza Kayaalp Spor Salonu’nda noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimi öncesinde TOKİ konutları için toplam 3 bin 599 başvuru alındı. Bunlardan bin 846 kişi 2+1 konutlar için, bin 753 kişi ise 3+1 konutlar için başvuruda bulundu. Noter huzurunda yapılan kura çekimi sonrası 2+1 konut için 524 kişi, 3+1 konutlar için ise 184 kişi hak sahibi olmayı başardı. Kura çekimi sonrası ev sahibi olduğunu öğrenen vatandaşların bazıları gözyaşlarına engel olamazken bazı vatandaşlar da yakınlarını arayarak mutlu haberi verdi. Ev sahibi olduğunu öğrenince gözyaşını tutamayan Osman Bozkurt, adını duyunca çok mutlu olduğunu söyleyerek “devletimize milletimize allah çok versin. Sayın cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum. Allah olmayanlara da ev versin. Herkese ev aldım kendime alamamıştım Allah’ta bugün bana ev verdi” dedi
Kurada kendisine ev çıkan Zeynep Fakılı da yaptığı açıklamada “Allah evi olmayanlara da ev versin. Herkesi kiradan kurtarsın, kimseye de muhtaç etmesin. 6 tane çocuk gelin ettik, karnımızı zor doyurabildik, ancak çocuklara yetişebildik. Evi hiç umut etmiyordum. Allah olmayanlara da nasip etsin” şeklinde konuştu.
Öte yandan projenin bağımsız bölüm listesi ve konut fiyatları belirlendikten sonra toplu konut idaresince ilan edilecek tarihte ‘Konut Belirleme Kurası’ çekilecek. Konut belirleme kurası ile konutu belli olan alıcılar, idarenin belirleyeceği ve ilan edeceği Halk Bankası A.Ş’nin Yozgat şubesinde gayrimenkul satış sözleşmesi imzalayacak. 2+1 konut tipi projelerinde hak sahibi olup sözleşme imzalayanlar konutlarını borç bitene kadar devredemeyecekler. Ayrıca hak sahibi belirleme kurasında asil ve yedek olarak hak sahibi olamayanlar, başvuru bedellerini Ramazan Bayramından sonra Halk Bankası A.Ş yetkili şubelerinden geri alabilecekler. -

Huzurevi sakinlerini ziyaret ettiler
Yozgat Sakarya İlkokulu 1-D sınıfı öğrencileri, Alparslan Türkeş Huzurevini ziyaret etti.
Öğretmenleri Devlet Çukurlu eşliğinde Alparslan Türkeş Huzurevini ziyaret eden öğrenciler, huzurevi sakinleriyle beraber zaman geçirdi. Öğrenciler yaşlıların ellerini öperek sohbet etti, yaşlılar da öğrencilerin ziyaretlerinden dolayı duygu dolu anlar yaşadı. Öğrenciler yanlarında getirdikleri karanfilleri huzurevi sakinlerine takdim etti. Yaşlılar da çiçek ve ziyaretten dolayı mutlu olduklarını ifade ederek, öğrencilere teşekkürlerini iletti. -

Başkan Yalçın’dan Kadir gecesi mesajı
Akdağmadeni Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın, Kadir Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Kadir Gecesi’nin ülkemize, ilimize, ilçemize ve tüm insanlığa, barış, kardeşlik ve huzur getirmesini dileyen Başkan Yalçın ‘’Rahmet, mağfiret, feyiz ve bereket iklimi olan Ramazan ayının sonuna yaklaştığımız şu günlerde, Yüce Allah’ın ‘’Bin aydan daha hayırlı’’ diye vasıflandırdığı kutlu bir gece olan Kadir Gecesi’ne erişmenin manevi huzurunu yaşamaktayız. Şüphesiz bu mübarek gece kalplerimizin kötülüklerden arınması, gönül dünyamızın aydınlanması, manevi huzurumuzun artması için fırsat sunmaktadır. Bu kutlu zaman dilimi öyle bir gece ki Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) “Faziletine inanarak ve sevabını da yalnız Allah’tan umarak Kadir gecesini güzel amellerle geçirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağı” müjdesini vermektedir. Bu vesile ile rahmet ve merhamet kapılarının sonuna kadar açıldığı bu mübarek gecenin ufkumuzu ve gönül dünyamızı ebediyen aydınlatması temennisiyle, tüm vatandaşlarımızın Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor, Yüce Mevla’dan barış ve huzur içinde hepimizi Ramazan Bayramı’na da eriştirmesini diliyorum” dedi. -

İftarda buluştular
İYİ Parti, Yozgat’ta Ramazan ayı dolayısı ile iftar yemeği düzenledi. İyi Parti Yozgat İl Teşkilatı, tarafından düzenlenen iftar buluşmasında belediye başkanları, ilçe başkanları ve yönetimleri ile partitiler bir araya geldi.
İyi Parti Yozgat İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen iftar yemeğine, Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz, Yenifakılı Belediye Başkanı Soner Yalçın, ilçe teşkilat başkanları, yönetim kurulu üyeleri ile partililer katıldı. Yemek sonrası kısa bir açıklama yapan İyi Parti Yozgat İl Başkanı Osman Ataman, “Belediye başkanından partilisine kadar, Yozgat genelinde İyi Parti’ye gönül vermiş tüm hemşehrilermiz ile iftarda biraraya gelmek istedik. Davetimizi kırmayarak aramızda bulunan sayın belediye başkanlarımızla, sayın ilçe başkanlarımızla, yönetimleri ve partililerimiz ile bir arada olduk. Birlik ve beraberliğimiz her geçen gün biraz daha da güçlenerek devam ediyor.” ifadelerini kullandı. -

‘Dünya Çevre Günü’ kutlandı
5 Haziran Dünya Çevre Günü münasebetiyle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü katkılarıyla Erdoğan Akdağ Ortaokulunda çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Etkinliğe İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İbrahim Tamer, Belediye Temizlik Müdürü Ömer Duyar, Okul Müdürleri, öğretmen ,veli ve öğrenciler katıldı.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Yozgat’ta bulunan okullarda en çevreci üç okulumuz belirlendi.
Erdoğan Akdağ Ortaokulu birinci olurken Yavuz Selim İlkokulu ikinci, Yunus Emre İlkokulu ise 3. en çevreci okul unvanı alarak ödüllerini İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İbrahim Tamer ve Belediye Temizlik Müdürü Ömer Duyar’ın ellerinden aldılar.
Ödül törenin ardından program okul öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan şiir, tiyatro, dans gösterileri, müzik dinletisi ve yarışmalarla devam etti.Bez torba kullanımını özendirmek adına katılımcılara okul öğretmen ve öğrencileri tarafından yapılan bez torbalar takdim edildi.Bu güzel programın hazırlanmasında emek veren ve katkı sağlayan herkse teşekkür eden Milli Eğitim MüdürüYusuf Yazıcı herkese temiz bir çevre dileyerek konuşmalarını sonlandırdı. -

Jandarma durdurdu 450 parça çalıntı malzeme çıktı
Kayseri İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince şüphelenilen araçta yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 20 bin TL olan 450 parça çalıntı malzeme ele geçirildi. Şüphelilerin ayrıca Yozgat ve Kayseri’de 4 hırsızlık olayına karıştığı belirlendi.
Edinilen bilgiye göre Kocasinan ilçesine bağlı Himmetdede Mahallesi’nde Yozgat-Kayseri istikametine seyir halinde olan plakasız çekiciden şüphelenen jandarma ekipleri aracı takibe aldı. Durdurulmaya çalışıldığı esnada, kaçmaya çalışan araç kovalamaca sonucunda içerisinde bulunan Y.E., E.S. ve H.B. ile birlikte yakalandı. Araçta yapılan kontrolde, kompresör, araç motorları, araç yedek parçaları ve takım-edavatların bulunduğu 450 parça yaklaşık piyasa değerinin 20 bin TL olan malzemeler ele geçirildi. Ele geçen malzemelerin, Yozgat’ın Yenifakılı ilçesi sanayi bölgesinden çalındığı tespit edilirken, Y.E., E.S. ve H.B. Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Ayrıca ele geçirilen çalıntı malzemeler de teşhisi yaptırılarak mağdurlara teslim edildi.
Öte yandan yakalanan şüphelilerin ifadelerinden yola çıkan ekipler, Höbek Mahallesi Dörtyol Çeşme mevkisinde, A.G.’ye ait kamyon kasasının çalınması olayını R.U., A.Ş. ve İ.K. isimli şüphelilerin gerçekleştirdiğini tespit etti. Zanlılar yakalanarak gözaltına alınırken çalınan kamyon kasası da mağdura teslim edildi. Yakalanan 6 şüpheli ile birlikte, Kocasinan ilçesinde 2 ve Yozgat’tan 2 olmak üzere karışmış oldukları toplam 4 faili meçhul olay aydınlatıldı.
Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden İ.K., tutuklanarak cezaevine teslim edildi. R.U. ve A.Ş. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. -

Keneyi hafife almayın
Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ile her yıl Mart-Kasım ayları arasında görülen ve Haziran-Temmuz aylarında en yüksek seviyeye çıkan kene tutması sonucu bulaşan KKKA (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi) hastalığına karşı vatandaşları uyardı.
İlk kez Tokat yöresinde görülen hastalığın, ağırlıklı olarak Yozgat ve çevresindeki alanın zamanla genişlediği ve hemen hemen ülkemizin her bölgesine yayıldığının gözlemlendiğine dikkat çekildi. Sözkonusu uyarıda şu ifadelere yer verildi.
“Hastalık ülkemizde ilk olarak 2002 yılında dikkatleri çekmiş ve 2003 yılında kesin tanısı konmuştur. KKKA vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalık ülkemizde bulaştırıcısı kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülmektedir. İlk kez Tokat ili ve civarında dikkatleri çeken Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır.
Etken Bunyaviridae ailesinden Nairovirus grubundan tek sarmallı RNA virüsü olan Crimean-Congo haemorrhagic fever virüsüdür. Hastalık ülkemizde başlıca hastalık etkenini taşıyan kenenin tutunması veya bununla temas sonucunda bulaşmaktadır. Ülkemizde hastalığın bulaştırıcısı asıl kene türü Hyalomma marginatum’dur. Bunun yanı sıra hastalık viremik dönemdeki hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku, vücut çıkartılarına korunmasız temas sonucunda da bulaşabilmektedir.
İnkübasyon süresi kene tutunmasından sonra genellikle 1-3 gün, en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, vücut sıvısı ve diğer dokularla temas sonrasında 5-6 gün; en fazla ise 13 gün olabilmektedir.
Hastalığın tedavisinin esasını destek tedavisi seçenekleri oluşturmaktadır. Bu gün için hastalıktan korunmaya yönelik etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya etkene spesifik bir ilaç bulunmamaktadır. Ülkemizde hastalığa karşı aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının kontrolüne yönelik çalışmalar Bakanlığımız tarafından bir program dâhilinde yürütülmektedir. Kişisel korunma önlemlerinin alınması hastalığın kontrolü için ön planda olduğundan Bakanlığımızca vatandaşlarımızın hastalık ve korunma önlemleri konusunda bilgilendirilmesi ve toplumda farkındalık oluşturulması çalışmaları yoğun bir şekilde yürütülmektedir.
Ülkemizde KKKA bahar aylarında görülmeye başlamakta olup yaklaşık %4-5 fatalite hızıyla seyretmektedir. Yıllar itibariyle vaka görülme durumlarına bakıldığında artış ve azalış eğilimlerinden bahsedilebilmektedir. İlimiz Yozgat’ta 2019 yılında 896 vakadan; 17 vaka pozitif olarak değerlendirilmiş ve 1 KKKA teşhisi konan vatandaşımız vefat etmiştir.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden korunmak için;
Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.
Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığını kontrol etmeli, kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalıdır.
Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalacağı unutulmamalıdır.
Hastalık hayvanlarda belirti göstermeden seyrettiğinden hastalığın sık olarak görüldüğü bölgelerde bulunan hayvanlar sağlıklı görünse bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu sebeple hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir.
Hastalığa yakalanan kişilerin kan, vücut sıvıları ve çıkartıları ile hastalık bulaşabildiğinden, hasta ile temas eden kişiler gerekli korunma önlemlerini (eldiven, önlük, maske v.b.) almalıdır.
Kene tutunan kişiler, kendilerini 10 gün süreyle halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya bir kaçının ortaya çıkması halinde derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler.
Hastalığa sebep olan mikrobun taşıyıcısı, saklayıcısı ve bulaştırıcısı olan keneler uçmayan, zıplamayan, yerden yürüyerek vücuda tırmanan eklem bacaklı hayvanlardır. Vücuda tutunan veya hayvanların üzerinde bulunan keneler kesinlikle çıplak el ile öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır.” -

Aday öğretmenlere akademik katkı
Sorgun ilçe Milli Eğitim Müdürlüğünce aday öğretmenlere yönelik olarak düzenlenen eğitimlere Yozgat Bozok Üniversitesi öğretim elemanların tarafından da seminerler verildi.
Sorgun’a atanan aday öğretmenlere yönelik hizmet içi ve hazırlayıcı eğitim seminerleri kapsamında Prof. Dr. Mustafa Böyükata, farklı günlerde “Kavramdan Düşünceye, Proje Fikri Geliştirme”, “Yetkinlik Kazanma Bakımından Proje Tabanlı Çalışmanın Önemi” ve “Ortaöğretim Öğrenci Projeleri için Danışmanlık ve TÜBİTAK Programları” başlıkları altında üç seminer verdi. Dr. Öğr. Üyesi Recep Temel “Farkındalık Ekseninde Kavramların Değerlendirilmesi”, Dr. Öğr. Üyesi Enes Akyüz “İnsani Değerler: Bilim İnsanlarının Hayatından Yansımalar” ve Dr. Fikret Yılmaz “Kişisel Gelişim ve Rehberlik” konularında bilgilerini paylaştılar.
Seminerlerden yararlanan öğretmenler yaptıkları değerlendirmelerde, dinleyicilerin konuya aktif katılımının sağlanması ile daha sıcak bir ortam oluştuğunu ve bunun dinlemeyi kolaylaştırdığını, öğretmenler arasında etkileşimli olmasının güzel olduğunu, ekipman kullanımının semineri daha verimli şekilde geçirmelerini sağladığın, soru ve cevaplarla güzelleştiğini, iyi bir atmosfer oluştuğunu, keyifli, faydalı ve sıcak geçmesinin sağlandığını ve dinleyici öğretmenlerin işin içinde olması ve birlikte tartışıp, çalışmasının etkiyi yükselttiğini, gün içi yorgunluğa rağmen etkin seminerler olduğunu ifade ettiler.
Sorgun ilçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci 4 – 31 Mayıs 2019 tarihleri arasında, farklı branştan 85 kişilik öğretmen grubuna, toplam 180 saatlik sözleşmeli öğretmenler için adaylık eğitimi verdiklerini belirterek, başta Prof. Dr. Mustafa Böyükata olmak üzere, katkılarını esirgemeyen ve her zaman taleplerine olumlu cevap veren akademisyenlere teşekkür ederek, belge takdim etti. -

Uluslararası kalite kongresine katıldılar
Yozgat Şehir Hastanesi ile Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, uluslararası kalite kongresine toplam 13 bildiri ile katılım sağladı.
Türkiye’nin ilk şehir hastanesi ve HIMSS Emram Stage 7 (Seviye 7 Tam Dijital Hastane) olarak tescil edilen Avrupa’nın ilk hastanesi olan Yozgat Şehir Hastanesi ile Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bu yıl 13.’sü gerçekleştirilen Uluslararası Sağlıkta Kalite, Akreditasyon ve Hasta Güvenliği Kongresi’ne şehir hastaneleri hizmet uygulamalarına ilişkin 13 kalite bildirisi ile katılım sağladı.
Prof. Dr. Seval Akgün ve Prof. Dr. Zakiuddin Ahmed’ in kongre başkanlığında, Sağlık Akademisyenleri Derneği ve RIPHAH International University işbirliği ile Antalya’da gerçekleştirilen kongrede, “İnovatif ve Kanıta Dayalı Akreditasyon, Hasta Güvenliği ve Risk Yönetimi Programları, Kazanımlar, Deneyimler ve Karşılaşılan Sorunlar” temaları işlendi.
Türkiye, Bulgaristan, Suudi Arabistan, Pakistan, KKTC, Azerbaycan, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar olmak üzere toplam 8 ayrı ülkeden 200’den fazla konusunda uzman akademisyen ve katılımcının yer aldığı kongrede, 10 panel ve 5 konferans olmak üzere toplam 15 oturum, sertifikalı 3 farklı kurs ve sunumlar gerçekleştirildi.
Kongreye; Ankara Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Op. Dr. Aziz Ahmet Surel, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Koray Daş, Başhekim Yardımcısı ve Kalite ve Verimlilik Direktörü Dr. Dudu Dede Uçar, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Gülcan Ademoğlu, Kalite ve Verimlilik Birimi Uzmanı Ebru Var, Yozgat Şehir Hastanesi Müdür Yardımcısı Ferhat Çetin, Uz. Dr. Ferda Büyük, Eğitim Hemşiresi Filiz Aksan, İletişim ve Tanıtım Birim Sorumlusu Oğuzhan Kara, Rönesans İşletme Hizmetleri işletme müdürleri, ilgili yöneticiler ve kalite ekibi katılım sağladı.
Kendi alanında başarılı çalışmaları olan bilim insanları ve sağlık çalışanları tarafından paralel oturumların yönetildiği ve farklı kategorilerde saha uygulama örneklerinin verildiği kongrede, farklı kategorilerde ödüller de verildi. Bu kapsamda, “Şehir Hastanelerinde Sürdürülebilir Kalite Süreçlerine, Özel Sektörün Katma Değeri” sunum kategorisinde Rönesans İşletme Hizmetleri Kalite Müdürü B. Burcu Şengül, “Şehir Hastaneleri Yönetiminde Karşılaşılan Sorunlar” sunum kategorisinde ise Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Koray Daş “En İyi Sözlü Sunum” ödüllerine layık görüldüler. -

Çilek Üreten Eller projesiyle 10 kadın çiftçi üretim yapıyor
Yozgat Tarım ve Orman Müdürlüğünce KOP TEYAP 2017 kapsamında 2018 yılında uygulamaya konulan Çilek Üreten Eller Projesi kapsamında 10 kadın çiftçi çilek üretimine başladı.
İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı açıklamada; proje kapsamında 10 kadın çiftçiye 1’er dekar alanda çilek bahçesi kurulduğunu belirterek, “‘Proje KOP tarafından kabul edilerek 2018 üretim sezonunda uygulamaya konulan proje ile kadın çiftçilerimize çilek yetiştiriciliği ile ilgili eğitim verilmesi ve uygulama konusunda istekli ve gönüllü 10 kadın çiftçimizle 1’ er dekarlık arazide modern çilek bahçesi kurularak üretimin yapılması planlanmıştır. İlimiz merkez köylerinden Başıbüyüklü ve Kuşçu köylerinde uygulanan projede geçtiğimiz sezon kurulumu yapılan bahçelerden ilk ürünler alınmaması gerektiğinden çiçekleri koparılarak yerine alıştırılan çilek fidelerimiz, bu sezon meyvelerini vermeye başlamıştır. Hasada başlayan çiftçilerimiz satışlarında oldukça iyi olduğunu ve aile bütçelerine ciddi ekonomik katkı sağladıklarını belirtmişlerdir. Yozgat tarımına alternatif ürünler kazandırmak olan projemiz amacına fazlasıyla ulaşmış olup, diğer çiftçilerimize de örnek teşkil etmiştir. “diye konuştu.
-

Altan’dan Kadir Gecesi mesajı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat İl Başkanı Ferhat Altan, yayınladığı mesajında Yozgat halkının Kadir Gecesini katladı.
İl Başkanı Ferhat Altan, mesajında Kadir Gecesinin bin aydan daha hayırlı bir ay olduğunu belirterek, “Bin aydan daha hayırlı olduğu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de müjdelenen mübarek Kadir Gecesi’ne kavuşmuş bulunmaktayız. Manevi lütuf ve bereket kapılarının ardına kadar açık olduğu bu müstesna ve muazzez Gece’nin, yolumuzu ve ruhumuzu hidayet ışığıyla buluşturması en büyük dileğimizdir. Rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı olan mübarek Ramazan ayının içinde dualarla karşıladığımız Kadir Gecesi hepimiz açısından vazgeçilmez önem ve değerdedir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim bu kutlu Gece’de inmeye başlamış ve yeryüzü böylelikle ilahi nimet ve nurla taltif edilmiştir. Bundan dolayıdır ki, Kadir Gecesi esenlik, huzur ve müjdelerle dolu manevi bir zamanın adı ve mesajıdır. Bu itibarla umutsuzluğa, bezginliğe ve karamsarlığa tüm kapılar sürgülü ve tüm gönüller mesafelidir. Ancak bu hikmet dolu kutsal günleri ve geceleri yaşadığımız şu günlerde, Türk-İslam âleminin üzerinde dolaşan musibetler, kanlı tezgâhlar ve insanlıkla izah edilemeyecek mezalimler hepimizi derinden yaralamaktadır. “dedi.DÜNYANIN HER TARAFI MÜSLÜMANLARIN ÇEKTİĞİ ISTIRAPLARA SAHNE OLMAKTADIR
Müslümanların dünyanın her yerinde sıkıntılara ıstıraplara maruz kaldığını vurgulayan Altan, “Bilhassa İslam coğrafyasının içinde bocaladığı istikrarsızlık döngüsü ve kaos ortamı gerçekten de kaygı verici bir boyuta ulaşmıştır. Dünyanın her tarafı Müslümanların çektiği ıstıraplara, yüz yüze kaldıkları zorbalıklara sahne olmaktadır.
Myanmar’ın Arakan bölgesinde Müslümanlara yönelik işlenen suç ve yapılan saldırılar bunlardan birisidir. Doğu Türkistan’ın Uygur Özerk Bölgesi’nde son günlerde iyice artan baskılar ve vahşilikler bunlar arasındadır. Müslüman Uygur Türklerinin oruç tutmalarını engellemek amacıyla uygulanan şiddet ve yasaklamalar insanlığın hiçbir değeriyle uzaktan yakından bağdaşmamaktadır. Diğer taraftan Batı Trakya’da Müslüman Türk azınlığına karşı ırkçı ve asimilasyoncu tahammülsüzlük her geçen gün dozunu ve seviyesini maalesef arttırmaktadır. Komşu coğrafyalarda Türkmenlerin çektiği sıkıntı, Suriye’de bitmeyen dram, Filistin’in gözyaşları, Afganistan’daki facialar, Pakistan’daki sıkıntılar ve Müslümanların her tarafta çektiği azap, yoksulluk ve çileler büyük bir manevi külfet olarak hepimizin omuzlarına yeni sorumluluklar yüklemektedir.
Bu itibarla Türk-İslam âleminde yeni bir nefese, yeni bir dayanışmaya, yeni bir heyecana ve yeniden bir dirilişe fazlasıyla ihtiyaç bulunmaktadır. Bu düşüncelerle aziz milletimizin ve Türk-İslam âleminin mübarek Kadir Gecesi’ni içtenlikle kutluyor, aşkla kaldırılan ellerin ve adanmışlıkla çarpan kalplerin eşliğinde yapılan duaların kabul görmesini içtenlikle niyaz ediyorum.”dileklerinde bulundu. -

Dr. Şahin: Kapalı alanlarda sigara denetimimiz devam ediyor
Yozgat Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, “Dumansız hava sahası” denetim sistemi kapsamında kapalı alanlarda sigara denetim uygulamasının devam ettiğini belirterek, olası ihlal durumu halinde yasal işlem uygulanacağını söyledi.
Sağlık İl Müdürü Fatih Şahin, yaptığı açıklamada; tütün kullanımının, tüm dünyada çok yaygın bir bağımlılık türü olduğunu vurguladı.
Şahin, “Tütün ve dumanında bulunan maddeler insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı, sebep olduğu olumsuz etkilerinden dolayı dünyanın ve ülkemizin en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir.Tütün dünyada her yıl beş milyonun üzerinde insan ölümüne yol açmaktadır. Bu rakam trafik kazaları, AİDS, verem ve sıtmadan ölenlerin toplamından fazladır. Tütün kullanımı, koroner kalp hastalıkları, inme, periferikvasküler hastalıklar ve ölüme neden olan risk faktörleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Tütün kullananların yarısından fazlası, tütünün yol açtığı akciğer, kalp, beyin hastalıkları başta olmak üzere tütünle ilişkili hastalıklardan kaybedilmektedir. Tütün kullanımına son verildiği takdirde, tütün kullanımının beraberinde getireceği riskler ortadan kalkacaktır. Sadece tütün kullanmak değil, dumanına maruz kalmak bile bu hastalıkların oluşmasına sebep olabilmektedir. Özellikle çocuklar, çevresel tütün dumanına maruz kaldığında erişkinlere göre daha ciddi sağlık riskleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Ülkemizde tüm dünyanın örnek aldığı nitelikte etkin ve başarılı tütün kontrol programları uygulanmaktadır. Bu kapsamda uygulamaya konulan “Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi” ile tütün kullanımı ile ilgili ihlaller daha hızlı ve daha etkin bir şekilde değerlendirilmektedir. İlimizde dumansız hava sahası denetim sistemi çerçevesinde denetimler yoğun bir şekilde devam etmektedir. Bu kapsamda, kapalı alanlarda tütün ve tütün ürünlerinin kullanımı yasaklanmıştır. Dumansız hava sahası denetim sisteminde ihbarlar “ALO 184” veya “Yeşil Dedektör” uygulaması aracılığı ile yapılmakta olup, denetim ekiplerimiz tarafından anında değerlendirilmekte, ihlalin tespiti halinde yasal işlemler uygulanmaktadır. KETEM bünyesinde, Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımıza hizmet etmek üzere “Sigara Bıraktırma Polikliniğini” bulunmaktadır. Mesai saatleri içerisinde hizmet verilmekte olup, ilaç taleplerine gerekli ihtiyaç görüldüğü takdirde ilaçlar ücretsiz olarak verilmektedir.”diye konuştu.
