Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü tarafından Adres Kayıt Sisteminde metinsel nitelikte tutulan adres bilgilerinin coğrafi koordinatlarla birleştirilmesi ve oluşturulan altyapının diğer sistemlere entegre edilebilmesi amacıyla “Mekansal Adres Kayıt Sistemi Projesi” (MAKS) Yozgat yürütme kurulu toplantısıgerçekleştirildi.
Yürütme Kurulu, Yozgat Valiliği Toplantı Salonunda, Vali Yardımcısı Şükrü Çakır’ın başkanlığında toplandı. Toplantıda açıklama yapan Vali Yardımcısı Şükrü Çakır; “Türkiye’de pilot bölge olarak seçilen 10 ilde MAKS’aentegre çalışmaları tamamlanmış olup, Yozgat’a da önümüzdeki günlerde çalışmalara başlanacak” dedi. Ayrıca Çakır, “Projenin hızlı, etkin yürütülebilmesi ve zamanında tamamlanabilmesi bakımından Yetkili İdareler (Belediyeler, İl Özel İdaresi, Organize Sanayi Bölge Müdürlükleri) adres ve numaralama iş ve işlemlerinde yetkili personeli belirleyerek proje çalışmaları içinde yer alacaklardır. Ulusal Adres veri tabanındaki bilgilerin tamamlanması ve eksikliklerin giderilmesine yönelik çalışmalar yapılarak, yüklenici firma koordinatörlerine eşlik edeceklerdir” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamasında projenin faydalarına da yer veren Vali Yardımcısı Çakır; “Bu projenin hayata geçmesi ile birlikte birçok kolaylığı da yanında getirecek. Bunlar; ülke genelinde kullanılacak adres standardının oluşturulması,Mevcut Adres Kayıt Sistemi verilerine mekansal boyut kazandırılması, kayıtların güvenliğini ve gizliliğini sağlaması, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşılan adres bilgilerinin mekânsal boyutta elektronik ortamda paylaşılması, oluşturulan altyapı ve vatandaşların adrese dayalı hizmetlere hızlı ve doğru bir şekilde erişebilmesine imkan sağlayacak” dedi.
Kategori: Gündem
-

Mekansal Adres Kayıt Sistemi Projesi Hayata Geçiyor
-

Kayseri Şeker’in rol model çalışmaları tarım ve hayvancılığın gelişmesine ışık tutacak
Kayseri’de tarım ve hayvancılığın gelişmesinde Kayseri Şekerin rol model çalışmaları ve sözleşmeli tarım konuları Kayseri Şeker’de görüşüldü.
Kayseri Şeker toplantı salonunda yapılan toplantıya; Kayseri Milletvekili ve Ak Parti Gurup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Kayseri Milletvekillerinden İsmail Emrah Karayel, İsmail Tamer, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Talas Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayraktar, Ak Parti İl Başkan Yardımcılarından Kerim Yalçın, Kocasinan İlçe Başkanı Hüseyin Okandan, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hurşit Dede, Denetim Kurulu Üyelerinden Kaan Savruk, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Osman Canıtez ve diğer yetkililer katıldı.
Toplantının açılış konuşmasında Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay öncelikle Şeker Pancarı tarımı ve Pancar çiftçileri için önem arz eden Şeker kotasında NBŞ oranının yüzde 2.5 seviyesine indirme kararından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hükümet üyelerine teşekkür etti. Başkan Akay; 2017 yılında çıkarılan bir kanunla 1 Mart 2019 itibarıyla yürürlüğe giren Kayseri Şeker gibi kuruluşların halka açık şirketler statüsü kazanması ve SPK denetimlerine açılmasıyla ilgili olarak katkılarından dolayı AK Parti Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’a sektör adına teşekkür etti ve 1 mart 2019-2020 Kampanya döneminde çiftçilerin ihtiyaçları olan gübrenin dağıtımına başlandığını haftaya mazot ihtiyaçları da karşılanarak kampanya döneminin başlamış olacağını belirtti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş da, Kayseri Şeker’in Kayseri’de tarıma dayalı en büyük sektörü olduğuna dikkat çekti ve Kayseri Şeker’in Tarım ve hayvancılık konusundaki bölgedeki rol model çalışmaları ve Pancar Şekeri üreticileri derneğinin kuruluşuna katkılarından dolayı Başkan Akay ve yöneticilere teşekkür etti.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Melikgazi Belediye Başkanı Dr.Memduh Büyükkılıç ise, “Kayserimizin olmazsa olmazı durumunda olan ve sadece Şeker pancarı ile değil diğer tarım ürünleri ve hayvancılık konularındaki yatırımlarıyla Kayseri, Sivas, Yozgat ve bölgenin baş aktörlerinden olan, üreten, üreticiyi koruyan ve yüz akımız olan faaliyetleri yanında Belediyelerle de uyum içerisinde olan Kayseri Şeker Kayseri için bir kazanımdır. Bundan sonraki çalışmalarımızdı da aynı uyum içerisinde sürdüreceğimizi belirtmek istiyorum. Kayserimize kazanım sağlayacak her kuruma destek olarak onlarla birlikte hareket ederek şehrimizi birlikte yöneteceğiz. Kayseri Şeker ile birlikte projeler yaparak çalışmaları daha da geliştirerek ürünleri değerlendirme çalışmaları hatta ihracata yönelik alanlarda bile birlikte çok işler yapacağımıza inanıyorum” dedi.
Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel; “Kayserimiz için önem arz eden, tarım ve Hayvancılığın geliştirilmesine yönelik olarak yapılan toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Kayseri Şeker’in şeker pancarı dışında yapmış olduğu faaliyetlerden olan tarım ve hayvancılığı tamamen bilimsel ölçekte ve ar-ge çalışmalarını yaparak yürütmektedir. Çiftçilerimize iyi tarımı öğretme konusunda da yaptığı çalışmalarla aynı zamanda bir okul görevi yürütmektedir.
Kayserimizin en önemli sanayi kuruluşlarından olan Kayseri Şeker Fabrikamız geçmişte olduğu gibi bugün de en önemli kuruluşu olma özelliğini korumaktadır. Bu nedenle Bizler de Kayseri Milletvekilleri, Belediye başkanları ve Siyasi kuruluşları olarak desteklerimizi ifade etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kayseri milletvekili İsmail Tamer de konuşmasında; “Kayseri’de tarım ve hayvancılığın gelişmesinde Kayseri Şekerin rol model çalışmaları ile ilgili olarak yapılan konuşmaların Şeker pancarı üreticileri ve diğer çiftçiler açısından da önemli olduğunu görmekteyiz. Emeği geçen katkısı olan herkese teşekkür ediyorum.
Ayrıca Özelleştirme sonrası Kayseri Şeker’in bünyesine kattığı Turhal Şeker fabrikasındaki başarıları sonrası özelleştirmenin yüz akı olmasından dolayı da tebrik ediyorum” dedi.
Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar da Kocasinan İlçesinde Kayseri’deki tarım, ziraat ve hayvancılık sektörünün yaklaşık yüzde yirmilik kısmının Kocasinan İlçesinde yapıldığına dikkat çekti ve Belediye olarak bizler de Çiftçilerimizin gelirlerini artırmak için farklı işbirliği projelerini Kayseri Şeker ile birlikte yürütebileceklerini söyledi. -

352 projeye 204 milyon hibe desteği
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK) IPARD 2 Programı Beşinci Başvuru İlanına çıkması dolayısıyla Yozgat TKDK İl Temsilcisi Selim Türker, Yozgat Valisi Kadir Çakır’a bilgilendirmelerde bulundu.
Yozgat TKDK İl Temsilciliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında İl Temsilcisi Türker, TKDK IPARD-5’inci başvuru çağrı ilanı ve desteklenecek tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Her yıl TKDK olarak il koordinatörlüğünde çağrıya çıktıklarını anlatan Türker, Yozgat genelinde hayvancılık ve tarım ile ilgili destekleri uygulamaya çalıştıklarını söyledi.
Yozgat Valisi Kadir Çakır ise 42 il koordinatörlüğü içerisinde ödenen hibe tutarı bakımından Yozgat’ın 5. sırada yer aldığını hatırlatarak “Toplam yatırım tutarı olarak 370,46 Milyon TL olan 352 projeye toplamda 204,45 Milyon TL hibe desteği sağlanacaktır. Bu projelere bugüne kadar 141,30 Milyon TL hibe ödemesi yapılmıştır. Yozgat İl Koordinatörlüğü 42 il içinde ödenen hibe tutarı bakımından 5. sırada yer almaktadır. Yozgat’ta IPARD hibeleri ile bini aşkın yeni istihdam sağlanmıştır.
Aynı zamanda 108 adet traktör, 971 adet kovan için hibe desteği verilmiştir” dedi.
TKDK’nın, Yozgat’ın özellikle kırsal kalkınmasında büyük bir paya sahip olduğunu söyleyen Vali Çakır, “TKDK projelerinde kadınlara ve gençlere pozitif ayrımcılık yaparak tersine göçün gerçekleşmesine katkıda bulunmaktadır.
TKDK hibe desteği ile oluşturulan yatırımlar, Türkiye’nin tarımsal alanında daha sürdürülebilir yatırımlara sahip olması, kırsalda daha iyi şartlarda yaşama koşullarına fırsat vermesi ve refah düzeylerinin artırılmasını sağlamaktadır.
Bu yatırımların ulusal ekonomiye katkı sağlaması ve sosyal kalkınmaya etki etmesi sebebiyle kırsal kalkınmaya en büyük katkıyı sağlayan kurumların başında TKDK gelmektedir” şeklinde konuştu.
TKDK’nın16 Şubat 2019 tarihi itibariyle 5. Başvuru Çağrı İlanına çıkıldığını ve başvuruların 8 Nisan 2019 tarihi itibariyle kabul edilmeye başlanacağını da hatırlatan Vali Çakır, projelerin başvuru son teslim tarihinin ise 17 Mayıs 2019 olduğunu söyledi. -

El emeği göz nuru eserler sergilendi
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 2018-1 Gençlik Projeleri Destekleme Programı kapsamında, Yozgat Ayşe Ilıcak Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından “Yurdum Sanat Atölyem” projesi kapsamında öğrenciler tarafından yapılan el sanatı tablo ve hediyelik ürünlerin sergisi açıldı.
Yozgat Valiliği Fuaye Salonunda düzenlenen serginin açılışı Vali Kadir Çakır, tarafından gerçekleştirildi. Sergide; öğrencilerin pansiyonda açılan kursta yaptıkları çini, tel kırma, nakış, dikiş, ahşap, dekoratif süsleme olmak üzere altı alanda yaptıkları eserler sergilendi.Vali Çakır, öğrencileri yapmış oldukları güzel çalışmalardan dolayı tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Sergilenen tablo ve el yapımı ürünler, Vali Kadir Çakır ve sergiyi gezenler tarafından büyük beğeni topladı.
Serginin açılışına Vali Kadir Çakır ,İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, öğretmen öğrenci ve veliler katıldı. -

Belediye’nin tüm masrafları güneş enerjisinden karşılanıyor
Yozgat’ın Doğanket Belediyesi tarafından beldede kurulan güneş enerjisi santrali ile belediyenin bütün masrafları buradan sağlanan gelirle karşılanıyor.
1994 yılından itibaren girdiği seçimlerden 5 dönemdir aralıksız galip ayrılarak, adını Türkiye’nin en uzun görevde kalan belediye başkanları arasına yazdıran Başkan Sungur, belediye olarak yaptığı projelerle beldenin gelişmesine de katkı sağlıyor.
Doğankent Belediyesinin elektrik faturasını ödemekte dahi zorlandığı bir dönemde beldede kurduğu güneş enerji santrali sayesinde belediye giderlerinden 3 kat fazla gelir elde etmeye başaran Belediye Başkanı ve AK Parti Doğankent Belediye Başkan Adayı Doğan Sungur, İşçilerin maaşları, elektrik ve su faturaları ile diğer giderler ödendikten sonra kalan parayı yine yapacağı projelerle değerlendiriyor. Son yıllarda enerjinin öneminin daha da arttığını vurgulayan Sungur, “Yaklaşık bir buçuk yıl önce hazırladığımız güneş enerjisi projemizi beldemizde hayata geçirdik. O dönemde hükümetimizin güneşten elektrik üretme politikaları neticesinde müracaatımızı yaptmıştık. 1 megavat elektrik üretme izni aldık ve 3 milyon 800 bin liraya yaptırdık. Şu anda elektrik üretiyoruz ayda 130 ila 160 bin arasında fatura kesiyoruz. Bu ay kestiğimiz fatura 164 bin liradır. İller Bankasından gelen paramızdan çok fazla. Bütün giderlerimizi güneş enerjisinden karşıladığımız gibi diğer hizmetlerde de kullanıyoruz.”diye konuştu.
YENİ DÖNEMDE DE YENİ PROJELERİMİZLE HİMETİMİZE DEVAM EDECEĞİZ
31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde halkın desteği ile başkan seçilmesi halinde yeni projelerle hizmetlere devam edeceklerini vurgulayan Sungur, “Allah nasip ederse bu dönemde de yeni projelerimizle vatandaşlarımıza hizmet edeceğiz. Sosyal belediyecilik anlayışının en güzel örneğini dün olduğu gibi bundan sonrada beldemizde sürdürmeye devam edeceğiz. Biz bu güne kadar hak ve hukuk çerçevesinde bütün vatandaşlarımıza eşit şekilde en iyi hizmeti sunmanın gayreti içerisinde olduk. Bu yüzdendir ki vatandaşımızın teveccühüne layık olarak 5 dönemdir beldemize hizmet ediyoruz. İnşallah bundan sonrada belde sakinlerimizle birlikte beldemize hizmetlerimiz devam edecek.”diye konuştu. -

Yeşilay Haftası çeşitli etkinliklerle kutlanacak
Yeşilay Yozgat Şube Başkanı Halil İbrahim Coşkun, her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanılan Yeşilay Haftası’nın bu yılda çeşitli etkinliklerle kutlanılacağını söyledi.
Yeşilay Şube Başkanı Halil İbrahim Ceylan, yaptığı açıklamada, Bu yıl “Yeşilaycı olmak için bir nedenim var”konseptiyle1-7 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek Yeşilay Haftası’nda ülke genelinde etkinlikler düzenleneceğini belirtti.
Coşkun, “Yeşilay’ın 99. kuruluş yıldönümünün de kutlanacağı hafta dolayısıyla Yozgat’ ta da kamuoyunun bağımlılıklara karşı farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli etkinlikler yapılacak.
Türkiye’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından Yeşilay, Yeşilay Haftası dolayısıyla düzenlediği etkinliklerde, 1- 7 Mart tarihleri arasında bağımlılıklardan uzak durmak ve sağlıklı yaşam için ”Bir Nedenim Var” mesajını vurgulayacak. Yeşilay Yozgat Şubesi’nin1 Mart Yeşilay Haftası ilk gün ziyaretler ile start alacak olan haftada saha aktivitelerinden seminerlere kadar herkesin katılabileceği etkinlikler düzenlenecek.”dedi.
Yeşilay’ın, bugüne kadar toplumla ve gençlikle kucaklaşmayı, onları her türlü zararlı alışkanlıktan ve bağımlılıktan korumayı ve kurtarmayı hedefleyen birçok faaliyete imza attığını vurgulayan Coşkun, “Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutladığımız Yeşilay Haftasını da vesile kılarak halkımızın bağımlılık konusunda farkındalık düzeyini arttırmak için Yozgat’ tada çeşitli faaliyetler gerçekleştireceğiz. Yeşilay 99 yıldır bağımlılıklarla mücadele ediyor, toplumu ayırt etmeden önleyici, koruyucu hizmetlerini her yere ve herkese ulaştırmaya çalışıyor. Bizler de ilimizde okullar başta olmak üzere, halk eğitim merkezlerinde, gençlik ve kültür merkezlerinde yerel yönetimlerin desteğiyle önleme, bilgilendirme çalışmalarını yapıyoruz, etkinliklerimizde farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bu yıl da “Yeşilaycı olmak için, bağımlılıklardan uzak durmak için, sağlıklı yaşamak için bir nedenim var” diyerek kutlayacağımız haftada, bağımlılıkla ve zararlı alışkanlıklarla mücadele için toplumu harekete geçirmeyi amaçlıyoruz” dedi. Gönüllülük ve dayanışmaya dikkat çekmek amacıyla bu yıl Yeşilay Haftası’nda çeşitli etkinlikler yapacaklarını söyleyen Şube Başkanı Coşkun açıklamasına şu şekilde devam etti: “Yeşilay, bağımlılıklara karşı mücadele veren, kökleri çok derinlere inen ve bugün yeni yapraklar, meyveler vermeye çalışan bir ağaç, bir sivil toplum kuruluşudur. Bağımlılıklar sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın geleceğini tehdit ediyor. Sorumluluğumuz büyük, omuzlarımızdaki yük ağır. Geleceğimizi bağımlılıklardan korumak için her yerde zararlı alışkanlıklarla mücadelemize devam edeceğiz.”ifadelerini kullandı.
Coşkun hafta boyunca düzenlenecek program hakkında şunları ifade etti: “1 Mart Cuma günü protokol ziyaretleri, 2-3-4-5-6 Mart günleri Cumhuriyet alanında stant ve broşür dağıtımı, çeşitli boyama etkinlikleri, bağımlılıklarla ilgili vatandaşların bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi. Hafta boyunca okullarda eğitim çalışmaları. 7 Mart günü sağlıklı yaşam yürüyüşü yapılacaktır.” -

Acil çağrı merkezi komisyon toplatısı yapıldı
Acil çağrı hizmetlerinin etkin, verimli ve hızlı bir şekilde sunulması, ilgili birimler arasındaki işbirliği ve koordinasyonun sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğünce hazırlanan yıllık faaliyet raporunun değerlendirilmesi, il düzeyinde ihtiyaç duyulan gerekli tedbirlerin alınması ve sorunların giderilmesi amacıyla, 112 Acil Çağrı Hizmetleri İl Koordinasyon Komisyonu Şubat ayı Olağan Toplantısı, Yozgat Valisi Kadir Çakır başkanlığında yapıldı. Valilik toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, Yozgat Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü, İl AFAD ve Acil Durum Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri katıldı.
Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğünce gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili yapılan sunumun ardından, katılımcılar tarafından faaliyet raporunun değerlendirilmesi yapılarak, karşılıklı bilgi alış verişi ve önerilerde bulunulduktan sonra toplantı sona erdi. -

Doğan: 28 Şubat’ta binlerce insanı ve başörtülü kızlara zulmettiler
Demokrat Parti Yozgat Belediye Başkan Adayı Abdullah Doğan, “28 Şubat deyince ilk akla gelen, bir kadın, bir uyuşturucu hap üreticisi ve sözde bilmem ne tarikatının lideri. Algı yönetimi budur. Sosyal dezenformik iletişim mühendisliği budur. Böylece inananları rencide ettiler; binlerce başörtülü kıza zulmettiler.”dedi.
Demokrat Parti Yozgat Belediye Başkan Adayı Abdullah Doğan, gazetemiz Yeniufuk’u ziyaret ederek Gazetemiz Sahibi Bekir Çaylak’a 28 Şubat Post-Modern darbesinde yaşanan olayları değerlendirdi.
28 Şubat darbesinde onlarca devlet memurunun, askerin işinden edildiğini vurgulayan Doğan, “Onlarca devlet memuru, asker işinden edildi. İçinde benim ve ailemin de bulunduğu yüzlerce işadamı ve sanayiciye Maliye kanalı ile baskılar ve cezalar uyguladılar. Hakkımızda tahkikatlar yapıldı. Soruşturmalar açıldı. Bir kısmımıza polis acımasızca işkence yaptı. 1000 yıl sürmesi beklenen bir zulüm dönemi, cadı avı başlattılar. Keşke yapmasalardı. Hep söylerim kendini devletin sahibi zanneden bir güruh var ve bu güruhun sıkıntısı öngörüsüzlük ve kibir. Her atılan adımın bir sonraki ve sonraki etkisinin ne olacağını kestiremiyorlar. Halbuki; eğitimli ve entelektüel bir kesimden bahsediyoruz. Garip bir hal, Bendeniz şahsen çöküşleri maddi, fiziki ve şehvani açlıkla ilişkilendiririm. Açlık çöküşlerin tetikleyicisidir. Makam, mevki, akçe ve şehvani açlık ömrü bitirir, yapıyı eskitir, devleti çökertir. Bu durum herkes için geçerlidir; benim için, sizin için, ideolojisi ve inancı ne olursa olsun herkes için geçerli kanun budur; Açlık insanı zalim yapar. Açlık insanı bedbaht yapar. Açlık insanın dünyasını da ahirini de mahveder. Açlık bitirir, yok eder. 28 Şubat’çıların düştüğü açlık tuzağına yakalanmamak için gözü tok olmak lazım, gönlü tok olmak lazım. Unutmayın ölüm var ve hesap vereceğiz hepimiz. Zalimler de, mazlumlar da.”ifadelerini kullandı. -

Zararsız: Artık darbeler dönemi kapanmalıdır
Hizmet-İş Sendikası Yozgat Şube Başkanı Hak-İş İl Başkanı Ferman Zararsız, 28 Şubat Post Modern Darbesinde laik- anti laik söylemleri ile pek çok kesimin mağdur edildiği, toplumun ayrıştırılarak kamplaşmalara sebep olunduğunu belirterek, “Artık darbeler dönemi kapanmalı.”dedi.
Hizmet İş Sendikası Başkanı Ferman Zararsız, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Çok partili demokratik hayata geçmiş olduğumuz 1946 yılından bu yana, önce 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi, 28 Şubat 1997 Post Modern Darbesi, 28 Nisan E-Muhtırası gibi hatırlamak dahi istemediğimiz Türk siyasi hayatına kara bir leke gibi giren anlar yaşanmıştır. Ardından 15 Temmuz Hain darbe girişimi, Kahraman Milletimizin büyük direnişi ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve dirayeti sayesinde, 250 şehit vererek, gaziler vererek bertaraf edilmiştir. Bu aşamada, bugün verilen, 28 Şubat davasındaki tarihi kararı çok önemli ve olumlu buluyoruz ancak bu kararın eksik ve yetersiz olduğuna inanıyoruz.
Çünkü 28 Şubat’ta emek hareketinin önü kesilmiş, baskı ve korkularla, görevlendirmelerle, sivil ve demokratik refleksler zayıflatılmıştır. Bugün verilen kararda 21 sanık hakkında müebbet hapis çıkması çok önemli bir karardır. Ülkemizi derinden etkileyen 28 Şubat döneminde ülkemizde post modern darbe yapanların yargı önünde müebbet hapis cezası almaları adalete olan inancımızı daha da güçlendirmiştir. 12 Eylül ile 15 Temmuz hain darbe girişimine kalkışanlar hakkında da benzer kararların çıkması, Darbe heveslilerine karşı vurulan büyük bir tokattır.”
“KALKINMA ANCAK ÖZGÜRLÜKÇÜ ORTAMLARDA OLUR”
Kalkınmanın ancak özgürlükçü ortamlarda olabileceğini söyleyen Zararsız, “Ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme ancak özgürlükçü ve demokratik bir ortamda mümkün olabilir. Türkiye’de demokrasinin askıya alındığı bütün süreçler çalışanların ve emekçilerin, yani toplumun büyük bir kesiminin zarar görmesine neden olmuştur. Yaşanan anti-demokratik süreç dolayısıyla yüksek dış borç stokları; siyasi iradeyi felç etmiş, toplum fakirleşmiş ve devlet yerli ya da uluslararası finans çevrelerine mahkum hale gelmiş, 16 banka batırılmış, 50 milyar dolarlık fatura topluma ve devlete çıkartılmıştır. 2000 ve 2001 krizlerini yaratan koşulları ortaya çıkarmıştır. Bu krizlerden de en büyük zararı da yine halk ve küçük işletmeler görmüştür. Ayrıca, laik- anti laik söylemleri ile pek çok kesim mağdur edilmiş, toplum ayrıştırılarak kamplaşmalara sebep olunmuştur.
Başörtüsü takan üniversite talebeleri başta olmak üzere inançlı ve samimi dindar vatandaşlarımıza karşı akla ziya düşmanlıklar üretilmiştir. Üniversite kapılarında, kamu kurumlarında, imam hatip liselerinde, sırf başı örtülü diye öğrenciler ve kamu görevlileri okullarından atılmışlar, görevlerine son verilmiştir. Henüz 13-14 yaşlarındaki imam hatip lisesi kız öğrencileri polis coplarına, biber gazı saldırılarına maruz kalmışlardır. Yaşanan bunca insan hakkı ihlalleri, bunca acı ve gözyaşının hesabının tam olarak sorulamadığı endişesini taşıyoruz ancak bütün bu eksikliklere rağmen 12 Eylül darbecilerinden de, 28 Şubat Darbecilerinden de yargı önünde hesap sorulup en ağır cezalara çarptırılmaları, Darbelerle hesaplaşma adına önemli bir gelişmedir.”diye konuştu.
“28 ŞUBAT’IN SİVİL AYAĞI’NA, BEŞLİ ÇETE’YE, HALA HESAP SORULMAMIŞTIR.”
“Diğer taraftan, 28 Şubat Post Modern Darbesinin, medya, iş dünyası, sivil Bürokrasi ve yargı ayağından da hukuk önünde hesap sorulmasını beklemekteyiz.”diyen Zararsız, “ Bu hukuki durum, 28 Şubat sürecinin bütün boyutlarıyla hesaplaşılmasının bir gereğidir. 28 Şubat sürecinde, sendikalar içerisinde ciddi bir ayrım mekanizması kullanılarak kendi otoriter karakterine ve anti demokratik anlayışa itaatkar bir sendikal hareket yaratılmak istenmiştir. O dönem kamuoyunda “Beşli Çete” olarak tanımlanan ve halkın oyları ile seçilmiş olan Meşru Hükümeti yıpratmaya çalışan örgütlerin süreçteki rolleri yargı tarafından hala sorgulanmamıştır. “Beşli Çete” olayında “Çete” boyutunun hukuk önüne hala getirilememesi büyük bir eksikliktir. 28 Şubat “postmodern” darbesinin üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra da olsa sorumluların yargılanması, Türkiye demokrasi tarihi açısından önemli bir girişim olmuştur. Ancak, Türkiye’de kimsenin darbenin adını ağzına dahi almaması için, 28 Şubat tüm bağlantıları ile açığa çıkarılmalıdır.”ifadelerini kullandı. -

Kınalı keklikler doğanın korunmasına yardımcı oluyor
Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü Kanatlı Yaban Hayvanı Üretim Tesisleri’nde 2019 yılında 11 bin adet keklik üretimi yapılacak.2007 yılında kurulan tesiste bugüne kadar 126 bin civarında kınalı keklik, 26 bin civarında de beç tavuğu üretimi gerçekleştirildi. Tesislerde 2019 yılında 11 bin kınalı keklik, 2 bin adette beç tavuğu üretimi planlandı.
Güzel görüntüsü ve ötüşüyle bilinen kınalı keklikler, Yozgat Çalatlı Kanatlı Yaban Hayvanı Üretim Merkezinde üretilerek süne ile mücadele için doğaya salınıyor. Ekolojik sistemin korunmasına katkı sağlayan kınalı keklikler, doğada süne yedikleri için çiftçinin dostu olarakta biliniyor ve tarımsal üretime katkı sağlıyor. Keklikler yetişkinlik döneminde böcekle beslendikleri için Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yol açan kene ile de mücadelede fayda sağlıyor. Üretim merkezinde üretimi gerçekleştirilecek 11 bin adet kınalı kekliğin tamamı Yozgat ve 5 ilde doğaya salınacak.
Ocak ayı itibariyle 13. üretim sezonuna başlanıldığını belirten Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Cihan Eğilmez, 2019 yılı içerisinde 11 bin üzerinde kınalı keklik üreterek doğaya salınacağını söyledi. Eğilmez yaptığı açıklamada “Tesisimiz 2007 yılından bu yana faaliyet gösteren bir tesistir. Bugüne kadar yaklaşık 126 bin civarında kınalı keklik üretimi yapıldı, 26 bin civarında beç tavuğu üretildi. Bundan bir buçuk ay önce 13. üretim sezonuna başladık. Bu sene de inşallah hedeflerin üzerine çıkacağız ve 11 binin üzerinde bir üretimle kınalı kekliklerimizi üreterek doğaya salacağız” dedi.
Kınalı kekliklerin süne ile mücadele ettiğini de söyleyen Eğilmez, “Kınalı keklik üretimini devletimizin yapmasının sebebi kınalı kekliğin palazken protein ihtiyacını böceklerden gidermesi ve bu esnada da insan hayatına zararlı olan böcekleri yemesidir. Aynı zamanda en büyük faydası kınalı keklikler, ergen olduktan sonra artık süne zararlılarıyla müthiş bir mücadele yapmaya başlıyorlar. Tabi bu tarım açısından da çok önem arz eden bir durum. Bu yılda inşallah 5 ilimize burada ürettiğimiz kınalı kekliklerimizi göndereceğiz. Kınalı kekliklerimizi üretip bunları doğaya salarak popülasyondaki dengeyi tekrar kurmaya çalışıyoruz. Popülasyonu artırmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu. -

Gübre dağıtımı başladı
Kayseri Şeker, 2019-2020 Şeker Pancarı Kampanya dönemi için sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçilere gübre dağıtımına başladı.
Kayseri, Boğazlıyan ve Turhal Şeker Fabrikaları ile sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçilere 27 bin ton amonyum sülfat, 27 bin ton kompoze olmak üzere toplamda 54 bin ton gübre dağıtılacağı belirtildi. Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, 2019-20120 Pancar kampanya dönemini kapsayan gübre dağıtımı ile ilgili şu açıklamayı yaptı;
“Kayseri Şeker olarak biz çiftçimizin, pancar tohumunu toprağa atmasından üretmiş olduğu pancarı fabrikaya teslim edinceye kadar geçen kampanya süresi boyunca her zaman yanındayız. Yanında olmaya da devam edeceğiz. Gayemiz; çiftçimizi, namerde değil merde dahi muhtaç etmemektir. Bu çerçevede gübre ihtiyaçlarını da zamanında, yeterince, uygun özellikte ve en uygun şartlarda temin ediyoruz.” -

Öğrenciler Barış Manço’yu unutmadı
Yerköy Şehit Muammer Nacakoğlu İmam Hatip Ortaokulu tarafından 1999 yılında hayatını kaybeden ünlü sanatçı Barış Manço için anma etkinliği düzenlendi.
Okulun konferans salonunda düzenlenen etkinlikte öğrenciler tarafından oluşturulan müzik gurubu Barış Manço’nun şarkılarını seslendirdiler.
Okul Müdürü Necmettin Sağlam yaptığı açıklamada “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Barış Manço’nun vefatının 20. yıldönümüne istinaden hem şarkıları hem de televizyon programları ile ülkemizde ve dünyada yediden yetmişe herkesin beğenisini kazandı. Barış Manço’yu yeni kuşaklarla tanıştırmak ve eserlerini yeni kuşaklara tanıtmak amacıyla Şubat ayı içerisinde okullarda çeşitli anma etkinliği yapılması gereği, Barış Manço’ yu anma etkinliği düzenledik. Anma etkinliğinde öğrencilerden oluşan müzik grubu Barış Mançu’nun şarkılarını seslendirdiler. Hafta boyunca devam eden anma etkinliğinde okulumuz teneffüs müziği de Barış Mançu’nun şarkılarından oluşturuldu” dedi. -

Yerköy’de ‘Kitap Kahve’ açıldı
Yerköy İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği tarafından yürütülen proje kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı Proje Koordinasyon Dairesi Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ‘Kitap Kahve’ Yerköy’de hizmete girdi.
Kitap Kahve’nin açılışında konuşan Yerköy İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği Başkanı Necati Badır, “Öğrencilere yönelik olarak hazırladığımız ve hayata geçirdiğimiz bu projemiz ile Yerköy’de eğitim öğretim gören tüm öğrencilerimiz Kitap Kahveye gelerek, sıcak içecekler eşliğinde gönüllerinde vakit geçirebilecek, kitap okuyabilecek ve ders çalışabilecekler. Kitap Kahve açılışında bizi yalnız bırakmayan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum” dedi. -

Kürkte pırlantada vergi yok, çiftçinin mazotunda vergi var
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat Milletvekili Ali Keven, bugün Resmi Gazete ’de yayınlanarak yürürlüğe giren 796 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hakkında “Kürkte pırlantada vergi yok, çiftçinin mazotunda vergi var.”dedi.
Milletvekili Keven, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Bazı Mallarda Uygulanacak Özel Tüketim Vergisi Oranlarının Belirlenmesi başlığıyla yayınlanan kararnameye göre ham kürkler ve tabaklanmış kürklere uygulanan ÖTV oranı yüzde sıfıra indirildi. Bunun sebebini tüm kamuoyu merak ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak defalarca teklif ettiğimiz çiftçilerin ve nakliyeci esnafının kullandığı mazottan ÖTV’nin kaldırılmasına yönelik talebimiz görmezden geliniyor ancak konu kürk ticareti olunca vergiler bir günde sıfırlanıyor.”
Halkın ağır vergiler altında ezildiğini ancak buna karşın bazı lüks tüketim metalarında ÖTV uygulanmadığına dikkat çeken Keven, “Bu siyasi anlayışa göre Elmas, Pırlanta, Mücevher vergiden istisna tutulabilir. Yat ve lüks teknelerde vergiden istisna tutulabilir. Kürkten bile vergi alınmayabilir. Ama çiftçinin, nakliyeci esnafının şuan ödemiş olduğu 6 lira 40 kuruşluk mazottan her türlü vergi alınabilir. Bir gecede kürk için, pırlanta için kararname yayınlayıp Özel Tüketim Vergisi sıfırlanabiliyorsa çiftçinin kullandığı mazot ta vergiden istisna tutulabilir. Bu yaşanan garabeti halkımızın vicdanına bırakıyorum.”diye konuştu. -

AK Parti İl Teşkilatından 28 Şubat açıklaması
AK Parti Yozgat İl Başkanlığı tarafından 28 Şubat’ın 22. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. Meydanyeri Caddesi AK Parti Seçim İletişim Merkezi önünde toplanan AK Parti İl, İlçe, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları teşkilatları adına basın açıklamasını AK Parti Yozgat İnsan Hakları Başkanı Merve Nur Sayar yaptı.
Sayar, Türkiye Cumhuriyeti’nin 28 Şubat 1997’de “Demokrasiye balans ayarı” bahanesiyle karanlık bir sürecin içerisine itildiğini söyledi.
“Post modern darbe”nin yıl dönümünde demokrasiye yönelik tüm müdahalelerin insanlık suçu olduğunu bir kez daha haykırdıklarını vurgulayan Sayar, “Yıllar önce bugün demokrasiyi bir türlü hazmedemeyen vesayet odakları, yetkilerinin dışında devlet gücünü kullanarak, millet iradesiyle seçilen siyasi iradeye müdahale etme girişiminde bulunmuşlardır. Tanklardan aldıkları güçle devirlerinin bin yıl süreceği rüyasını görenler, birliğimizi ve bütünlüğümüzü gasp etmeye teşebbüs etmiş ancak bu devletin gerçek sahibi olan milletimizin iradesine vurulmaya çalışılan pranga Allah’ın izniyle 10 yıl sürmeden tarihin derinliklerinde kaybolup gitmiştir.”dedi.
Sayar, sözlerini şöyle tamamladı: “28 Şubat müdahalesinden 22 yıl sonra güçlü demokrasisi ve artan öz güveniyle ilham kaynağı olan bir Türkiye var artık Güçlü Türkiye’nin güçlü yarınlarına milletimizle birlikte yürüyoruz. Kurduğumuz ilk günden itibaren bizlere güvenip teveccühüne layık gören aziz milletimize saygılarımızı sunuyoruz. “
MİLLETİN AKLI İLE OYNAYANLARIN BİN YIL HAYALLERİ 10 YIL BİLE SÜRMEDİ
AK Parti Yozgat Belediye Başkan Adayı Celal Köse de, milletin aklı ile oynayanların bin yıl hayallerinin 10 yıl bile sürmediğini söyledi.
Köse, “28 Şubat’ta bizim aklımızla alay ettiler. Yaptıkları post modern darbe ile tabiri caizse ilahiyat fakültesinde kızlarımızın başlarını açtılar. Bu millet cumhurbaşkanımıza sahip çıktı, onunu sayesinde onun milletin iradesiyle dik duruşuyla ona destek oldular, sahip çıktılar, güç verdiler, kuvvet verdiler. Bugün o gün darbeyi yapanlardan hesap sorduk, hesap sormaya da devam edeceğiz. 28 Şubat’ı unutmadık, hiçbir zaman da unutmayacağız.”şeklinde konuştu. -

Sağlık çalışanlarına etkili iletişim eğitimi
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü Ar-ge Biriminin organizyonuyla Etkili İletişim Teknikleri Eğitimi Sağlık Hizmetlerinde İletişim Uzmanı Meltem Yılmaz tarafından Boğazlıyan’da sağlık çalışanlarına verildi.
Eğitimde; iletişimin günümüzdeki hasta ve çalışan memnuniyetindeki önemi, iletişim becerileri, iletişimde yapılan hatalar, kişiler arası doğru iletişim becerileri anlatıldı.
Öğrenme tasarımlarıyla yapılan eğitimde ekip ruhu ve iletişimin de önemini vurguladıklarını belirten Yılmaz yaptığı açıklamada şunları söyledi; “ Sorgun’da başlamış olduğumuz İletişim Sohbetleri Eğitimlerimizi Boğazlıyan Devlet Hastanemizde de verdik.
Birim sorumlularıyla başladığımız eğitimlerimizi daha sonra klinik bazında hastanede, tüm sağlık çalışanlarına vermeyi planlıyoruz.
Öğrenim tasarımlarıyla verdiğimiz eğitimdeki amaçlarımız ilgi çekerek, kalplerde ve beyinlerde bir aydınlanma, farkındalık oluşturabilmek, sahada iletişim liderleriyle halka halka büyüyerek, iletişim kazalarını daha aza indirebilmek.
Eğitim modülümüz etkili iletişim, motivasyon, beden dili, ikna edici iletişim, stresle başa çıkma, zor insanlarla iletişim eğitimlerini kapsamaktadır.
Her ay düzenli olarak devamı olan eğitimlerle bu süreçleri tamamlayacağız” dedi. -

Nudoğan: 28 Şubat, inançlı insanlara karalamada ayyuka çıktığı kara bir dönemdi
Ez-Der (Ezher Üniversiresi Mezunlar ve Mensuplar Derneği ) İstişare Kurulu Üyesi Nurullah Nurdoğan, 28 Şubat sürecinin toplumun büyük kesiminin maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek, okuma hakları ellerinden alınan öğrencilerin mağdur edildiğini söyledi.
Nurdoğan, 28 Şubat 1997 post modern darbesinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada; Kendisinin de 28 Şubat mağduru olduğunu ve bir dönem cezaevinde kaldığını hatırlatarak,O dönemin hiçbir zaman unutulmayacağını kaydetti. 28 Şubat 1997’nin özgürlük alanlarına, değer yargılarına topyekun savaş ilan edilen bir tarih olarak anılmaya başladığını dile getiren Nurdoğan, 28 Şubat’ın dindar ve inançlı insanlara yönelik karalama kampanyalarının ve iftiraların ayyuka çıktığı kirli bir dönem olduğunu ifade etti.
Nurdoğan, “28 Şubat sürecinde toplumuna yabancılaşan, siyaset, ordu, yargı ve medya tarafından İslami duyarlılığı olan kişilere ve kurumlara karşı sistematik ve kurumsal bir zulüm uygulanmıştır. İnanç özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel haklar ortadan kaldırılmıştır. Milyonlarca insana zulüm yapılmıştır. Binlerce öğretmen baskılara dayanamayıp istifa etmiştir. Birçok devlet memuru istifa etmiştir. Öğrenciler istedikleri üniversitelerde eğitim görememiştir” diye konuştu. -

Minik Ayşe’nin Erdoğan sevgisi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yıl partisinin Yozgat il kongresine katılmasıyla gündeme gelen Yozgatlı 5 yaşındaki Irmak Ayşe İstek, isimli kız çocuğu Erdoğan’ı geçtiğimiz Pazartesi günü Yozgat Mitinginde karşılayarak, “Tayyip dede seni çok seviyorum.”dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yozgat’ta geçen yıl AK Parti İl Kongresi’nde kendisiyle görüşemediği için gözyaşı döken 5 yaşındaki Irmak Ayşe İstek’i telefonla arayıp Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne davet etmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Külliyede ailesi ile birlikte ziyaret ederek kendisine hediye edilen bisiklet ve çeşitli hediyeleri Erdoğan’ın elinden alan minik Ayşe Irmak İstek, Erdoğan’ın Yozgat programını duyunca heyecanlandığı ve saatler öncesinden ailesi ile birlikte miting alanına gelerek Erdoğan’ın gelmesini bekledi. Erdoğan, miting alanı girişinde minik Ayşe Irmak İstek’i karşısında görünce kucağına alarak sevdi kısa süreli sohbet ederek istek ailesi ile de ilgilendi.
Minik İtek’in dedesi Mustafa Öztürk, torununun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ayrı bir sevgisinin olduğunu söyledi. Öztürk, “Torunum Cumhurbaşkanımızı çok seviyor. Televizyonda çıktığı zaman kumandayı kimseye vermez ve pür dikkat Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasını sonuna kadar takip eder. Geçen yıl AK Parti İl Kongresinde Sayın Cumhurbaşkanımızı karşılamak için gitmiştik. Fakat hava muhalefeti nedeniyle kendisini karşılama imkanımız olmayınca torunum göremedim diyerek çok üzüldü ve ağladı. Sosyal medyadan yapılan paylaşım sonrası bazı ulusal medyada haber olunca Cumhurbaşkanımız telefonla arayarak külliyeye davet etmişti. Bu yılda Yozgat mitinginde kendisini karşıladık. Torunum çok mutlu oldu. “Tayyip dede seni çok seviyorum.” diyerek sevgisini Sayın Cumhurbaşkanımıza göstermeye çalıştı. Cumhurbaşkanımız karşısında minik torunumu görünce alnından öptü ve kucağına alarak sevdi, oyuncak bebek hediye etti. İnşallah bundan sonrada Cumhurbaşkanımızın Yozgat ziyaretlerinde kendisini karşılamaya devam edeceğiz.”ifadelerini kullandı. -

Buzlu zeminde futbol keyfi
Yozgat’ta bir okulun buz tutan bahçesinde çocuklar tehlikeye aldırış etmeden futbol maçı yaptı.
Okul bahçesinin buzla kaplı olması nedeniyle ayakta durmakta dahi zorlanan öğrenciler buzlu zeminde kıyasıya mücadele etti. Zaman zaman buzlu zeminde zor anlar yaşayan öğrenciler maç yapmanın keyfini yaşadılar. Futbol sevgisinin engel tanımadığı öğrenciler, buzlu zeminde maç yapmanın farklı bir duygu olduğunu söylediler.
Arda Sefa Kabakçı isimli öğrenci yaptığı açıklamada “Buzlu zeminde maç yapmak çok güzel. Bazen kayıp düşsek te futbol oynamak çok güzel” dedi. -

Eski hükümlü hibe desteği ile kendi işini kurdu
Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu vasıtasıyla ve İş Kur tarafından verilen hibe desteğinden faydalanan Osman Selvi, isimli eski hükümlü, hibe desteğiyle kendi işini kurarak bal üretimine başladı.
Yozgat Koruma Kurulu Başkanı Cumhuriyet Savcısı Murat Korgan, beraberinde Denetimli Serbestlik Müdürü Serkan Çeri, Kurum Öğretmeni Nesrin Özer, ile birlikte hibe desteğinden faydalanarak kendi işini kurup bal üretimine başlayan eski hükümlü Osman Selvi’yi çalışma alanında ziyaret etti.
Yapılan ziyarette, çalışmalar yerinde incelendi ve eski hükümlülere yönelik 2018 yılı 2. dönem hibe desteğinden yararlanan ve 60 kovan arı ile bal üretimi yapan Osman Selvi’nin çalışmaları bilgiler alındı.
Hibe desteğinden faydalanarak kendi işini kurduğu için mutlu olduğunu ifade eden Selvi, “Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu vasıtasıyla İŞKUR tarafından yapılan destek sayesinde kendi işimi kurdum. Yaşamıma yeni bir sayfa açtım, keyifle sürdürdüğüm arıcılık faaliyetleri kapsamında 2019 yılı için yaklaşık 3,5 ton bal hasadı hedefliyorum. Bu vesile ile bana bu fırsatı sağlayan herkese müteşekkirim.”ifadelerini kullandı. -

Elektik tasarrufu ‘HaciWatt ve Karagöz’ ile anlatıldı
Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), ‘HaciWatt ve Karagöz Zamanda Tasarruf’ adlı oyun ile çocuklara enerji tasarrufunu anlattı.
Sivas, Tokat ve Yozgat illerinde elektrik dağıtım hizmeti veren Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), çocuklarda enerji tasarrufu hakkında bir bilinç oluşmasını sağlamak ve farkındalık oluşturmak amacıyla, ‘HaciWatt ve Karagöz Zamanda Tasarruf’ tiyatro oyununu öğrencilerle buluşturdu.
Yozgat İl Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda sahnelenen ilköğretim çağındaki çocukların anlayacağı bir dille tasarrufun anlatıldığı oyun, öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. Geleneksel Türk gölge oyunu kahramanları Karagöz ve Hacivat’tan esinlenerek yazılan tiyatro oyununda elektrik ve su tasarrufunun, Türkiye ve gelecek nesiller için önemi anlatıldı.
Senaryosunu ÇEDAŞ çalışanlarından Yunus Emre Konan’ın yazdığı, Mutlu Çelik, Osman Can Kızıldağ ve Dilara Yıldız’ın oynadığı, Bülent Olgun’un yönettiği tiyatro oyunu için yaklaşık 5 ay boyunca hazırlık yapıldı. -

Yozgat Bozok Üniversitesi, 40 ülkeden 150 uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor
Türkiye’de üniversite eğitimi almak isteyen uluslararası öğrencilere kapılarını açan Yozgat Bozok Üniversitesi, 40 ülkeden 150 öğrenciye ev sahipliği yapıyor.
Azerbaycan, Türkmenistan gibi başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere Filistin, Irak, Mısır, Suriye, Afganistan, Cibuti gibi ülkelerden gelen uluslararası öğrenciler yükseköğrenim hayatını Yozgat’ta sürdürüyor.
12 fakülte, 5 Yüksekokul, 9 Meslek Yüksekokulu, 3 Enstitü, 1 Araştırma ve Uygulama Hastanesi, 12 Araştırma merkezi, 4 Araştırma destek birimi, rektörlüğe bağlı 4 birim, yaklaşık 2 bin akademik ve idari personeli ile birlikte eğitim, öğretim ve bilimsel faaliyetlerini 20 bini aşkın öğrencisi ile sürdüren Yozgat Bozok Üniversitesi, aynı zamanda uluslararası eğitimiyle dikkat çekiyor.
Uluslararası öğrenciler, Bozok Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (BOZOK TÖMER) Türkçe öğrendikten sonra kazandıkları fakültelerde eğitimlerine başlıyor. Yozgat’ta öğrenim gören uluslararası öğrenciler, öğrenim süresi boyunca şehrin tarihi kültürel ve doğal güzelliklerini de tanıma fırsatı buluyor. Üniversitede düzenlenen sosyal ve kültürel etkinliklerde de rol alan öğrenciler; üniversite yönetiminin, diğer öğrenci arkadaşlarının ve halkın da yakın ilgisinden dolayı kendilerini ülkelerinde gibi hissediyor.
“Türkiye’de
eğitim çok iyi”
Dunia Alpurah isimli Filistinli öğrenci yaptığı açıklamada “Ben Filistin’den geldim burada kendimi memleketimde gibi hissediyorum. Burası çok rahat, eğitimi de çok iyi, hocalarımız alanında uzmanlar. Bozok TÖMER’de Türkçe öğrendim. Türkiye’yi seviyorum. Türkiye’de sadece eğitim değil, her şey çok iyi. En önemlisi de savaşsız yaşayabilmek. Türkiye’yi çok seviyorum” dedi. Zekeria Moumin Daubad ise, “Cibutiliyim, 23 yaşındayım Yozgat’ta yaşıyorum. Yozgat insanları samimidir, dürüsttür Yozgat halkını çok sevdim. Beş ay önce Türkiye’ye geldim ve hiç Türkçe bilmiyordum. Bozok TÖMER sayesinde Türkçe öğrendim. Yozgat Bozok Üniversitesi öğrencilerini de çok seviyorum, çok mutluyum. Türkiye’yi çok seviyorum. Türkiye’nin eğitimini seviyorum o yüzden buraya geldim.” şeklinde konuştu.
“Üniversitemizde 40 ülkeden 150 öğrenci eğitim görüyor”
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey yaptığı açıklamada üniversitede 150 civarında uluslararası öğrencinin eğitim aldığını söyleyerek “Yaklaşık 40 farklı ülkeden öğrencilerimiz var. Onları şehrimizin imkânlarından yararlandırıyoruz, onlara üniversitemizde diğer öğrencilerimize sağladığımız imkânlardan bir miktar daha fazla olanak sağlama imkânımız oluyor. Bu onlar için bir avantaj oluyor tabi. Aslında son 4 yılda Türkiye’de uluslararası öğrenci sayısı eskisine göre çok fazla arttı. Yükseköğretim Kurulu’nun bu yöndeki çabaları çok önemli neticeler verdi. Bu çabalardan bizim de önümüzdeki yıllar için hedeflerimiz çok daha fazla uluslararası öğrencinin Yozgat Bozok Üniversitesi’nde eğitim almasını sağlamaktır. Buna göre çalışmalarımızı yapıyoruz. Bunun için şehirde de alt yapımız önemli ölçüde hazırlanmış durumda. Özellikle Afrika’dan, Orta Asya’dan, Türk Cumhuriyetlerinden ve Balkanlardan önümüzdeki yıllarda çok daha fazla öğrenci alabileceğimizi ümit ediyoruz ve hazırlıklarımızı bu yönde yapıyoruz. İnşallah bu noktada Yozgat Bozok Üniversitesi olarak hem ülkemize hem şehrimize hem de bilim dünyasına önemli katkılar sunacağımızı düşünüyoruz. Özellikle lisansüstü öğrenci sayısını artırmaya çalışıyoruz” dedi.
“Lisansüstü öğrencilerin sayısını artırmayı hedefliyoruz”
Rektör Karacabey açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü: “Afrika ülkelerinden gelen öğrencilerimiz sayısal olarak fazla. Yozgat’a geldiklerinde kendilerini çok mutlu hissediyorlar. Kendi ülkelerindeymiş gibi rahat olduklarını ifade ediyorlar. Yıldan yıla da kendi yakınlarından, şehirlerinden yeni öğrenci getiriyorlar. Bu arada Türk Cumhuriyetlerinden özellikle Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan’dan da önemli sayıda öğrencimiz var. Uluslararası öğrencilerin başta Mühendislik Fakültesi olmak üzere Üniversitemizin diğer fakülte ve bölümlerine ilgisi var. Lisansüstü öğrencilerin sayısını dünyanın her ülkesinden gelebilecek şekilde artırmaya çalışıyoruz. Şu anda lisansüstünde bir miktar öğrencimiz var. Bunlar genellikle mühendislik alanında yüksek lisans ve doktoralarına devam ediyorlar. Önümüzdeki yıllarda da bu sayıyı artırmak istiyoruz. Bu noktada da arkadaşlarımızın büyük gayreti var. 2017 yılında Üniversitemize kazandırdığımız Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (BOZOK TÖMER), 2018-2019 öğretim yılında faaliyetlerine başladı. Burada uluslararası öğrencilerimiz Türkiye Türkçesi eğitimi alıyorlar.” dedi.
“Yozgat kültürünü kendi ülkelerine taşıyorlar”
Yozgat’ta eğitim gören uluslararası öğrencilerin kentin kültürünü ülkelerine taşıdıklarını da anlatan Rektör Karacabey, “Bizim kültürümüzü kendi ülkelerine taşıyorlar. Aslında uluslararası öğrencilerin bizim açımızdan sadece Türkiye’de eğitim almış olmalarının yanında, bizim kültürümüzü kendi ülkelerine götürmeleri, dünyanın çeşitli yerlerine kültürümüzü taşımaları da çok önemli. Özellikle Yozgat’ımıza gelen öğrenciler Türkiye’nin genel kültürünü aldıkları gibi Yozgat’ın özel kültürünü de benimsemekte. Yozgat’a kültürel olarak adapte olmakta zorlanmamaktadırlar. Burada sadece okuldaki arkadaşlarıyla değil, şehre çıktıları zaman esnafla ve diğer insanlarla muhatap oluyorlar ve Yozgat’ın kültürünü önemli ölçüde benimsemiş oluyorlar. Bunu bir ‘kültür elçiliği’ vazifesi olarak düşündüğümüz için, bir başka ülkede okul açmak yerine dışarıdaki öğrenciyi Türkiye’ye getirip eğitimini Türkiye’de yapmanın çok daha faydalı olduğu düşünüyoruz. Bu bağlamda; yükseköğretimde uluslararası öğrencilerin sayısının artırılması daha fazla gerekli hale geliyor. Yozgat Bozok Üniversitesi olarak; bizim üniversitemizde eğitim görmeleri ve Yozgat kültürünü kendi ülkelerine taşımaları bizim için ayrı bir önem arz ediyor” şeklinde konuştu. -

Sedanur’un davası Yozgat’ta görülecek
Kars’ın Kağızman’ın Paslı köyünde 16 Eylül’de meyve toplamaya çıkan ve bir daha geri dönmeyen 9 yaşındaki Sedanur Güzel’i öldürdükleri iddia edilen 3 kişinin mahkemesi ‘güvenlik’ gerekçesiyle Yozgat’ta görülecek.
Kağızman ilçesine bağlı Paslı köyünde 16 Eylül’de kaybolduktan 7 gün sonra cesedi, köyün 1 kilometre uzaklığındaki dere kenarında üzeri taşlarla örtülü halde bulundu.
Sedanur Güzel’in öldürülmesine ilişkin tutuklu sanıklar E.B., H.U. ve A.B. hakkında Kars Ağır Ceza Mahkemesinde, “kasten öldürme”, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 20 yıldan 48 yıla kadar değişen hapis cezaları istemiyle dava açılmıştı.
Mahkeme kamu güvenliği nedeniyle sanıkların başka bir kentteki ağır ceza mahkemesinde yargılanması için Yargıtay’a başvurdu.
Talebi değerlendiren Yargıtay 5. Ceza Dairesi de sanıklar A.B., H.U. ve E.B. hakkında dava dosyasının kamu güvenliği nedeniyle Yozgat Ağır Ceza Mahkemesine nakline karar verdi. Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinde başlanacak. -

Engelli kardeşlerin akülü araba sevinci
Akdağmadeni Kaymakamı Alp Eren Yılmaz, bedensel engelli Ramazan ve Alparslan Palaz kardeşlerin hayalini gerçekleştirerek, çift kişilik akülü araç hediye etti.
Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesi Güneyli Mahallesinde yaşayan bedensel engelli Ramazan ve Alparslan Palaz kardeşler Akdağmadeni Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na (SYDV) müracaat ederek akülü araç talebinde bulundu. Bedensel engelli kardeşlerin talebini öğrenen ve harekete geçen Akdağmadeni Kaymakamı Alp Eren Yılmaz, Palaz ailesinin bu isteğini yerine getirdi. Kaymakam Yılmaz, alınan akülü aracı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Fatih Güler ile birlikte Palaz kardeşlere teslim ederek hayırlı olması dileklerinde bulundu.
Ramazan ve Alparslan Palaz kardeşler ise akülü sandalyelerine kavuştukları için çok mutlu olduklarını ifade ederek Kaymakam Alp Eren Yılmaz’ a teşekkür etti.