Kategori: Gündem

  • Kayseri Şeker, milletin ağzını tatlandırdı

    Kayseri Şeker, milletin ağzını tatlandırdı

    Kayseri’de, 15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yıldönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanında düzenlenen etkinliklere Kayseri Şeker de kutlamalara katılan vatandaşlara lokma ikramında bulunarak katkı verdi.
    Etkinliğe Kayseri Şeker Yöneticileri, Çiftçiler ve çalışanlar da katılarak Meydandaki coşkuya katkı sağlarken, Kayseri Cumhuriyet Meydanına gelen vatandaşlara üç saat sürekli olarak lokma ikramında bulunarak Milletin ağzını tatlandırdılar.
    Kayseri Cumhuriyet Meydanındaki etkinliklerin başlamasıyla birlikte hiç ara vermeden üç saat boyunca Kayseri Şeker standında Yönetim Kurulu Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, Genel Müdür ve Genel Müdür yardımcıları sürekli olarak lokma dağıtarak bir rekora daha imza attılar.
    Lokma dağıtım esnasında konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; 15 Temmuz gecesi Kayseri Cumhuriyet meydanında Kayseri Şeker’e ait stant da etkinliğe katılanların ağzını tatlandırmaya çalıştıklarını belirtti.
    Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü; “Milletimizin ağzı her zaman tatlı olsun. Allah böyle hain darbe girişimlerinden Milletimizi, Devletimizi muhafaza eylesin. 15 Temmuz hain darbe girişimini unutmamak gerekiyor.
    Unutmamak adına da bu etkinlikleri yapıyoruz. Çünkü biz unuttuğumuz zaman düşman her zaman için uyumadığını gösteriyor ve Türk Milletini yok etmeye çalışıyorlar. Onun için Milletimizin uyanık olması lazım. 15 Temmuz da Millet uyanık olduğunu gösterdi. Ama unutmamak adına da böyle etkinliklerin yapılması lazım. Biz Kayseri Şeker olarak bu etkinliğe bütün yönetim Kurulu üyelerimiz, çalışanlarımız ile hep birlikte katılarak bu etkinliğin coşku ile kutlanması yanında Milletimizin ağzını tatlandırarak katkı sağlıyoruz.”

  • Köye gelenleri Türk bayrakları karşılıyor

    Köye gelenleri Türk bayrakları karşılıyor

    Kurtuluş Savaşı ve seferberlik döneminde şehit olan 22 Mehmetçik ve çok sayıda gazi yakınının oturduğu Yozgat’ın İnceçayır köyünde evlerin kapı ve duvarlarına çizilen Türk bayrağı, köy halkının vatan, millet ve bayrak sevgisinin en güzel örneğini gösteriyor.
    Yozgat’ın 80 haneli İnceçayır köyüne gelen vatandaşlar, köyün dağı, taşı, evlerin duvarları ve kapılarında rengini şehitlerin kanından alan Türk bayrağı ile karşılaşıyor. İnceçayır Köyü Kalkındırma, Geliştirme Derneği Başkanı Osman Karaca, köylülerin talepleri doğrultusunda evlerin duvar ve kapılarına Türk bayrağı çiziyor.
    Köy sakinlerinden Şerife Erciyas, Kurtuluş Savaşı’nda kayınbabasının şehit düştüğünü belirterek, evinin kapısına Türk bayrağı çizdirdiğini söyledi. Erciyas, “Vatanımızı, milletimizi ve bayrağımızı çok seviyoruz. Benim kayınbabam şehitti. Onun için kapılarımıza Türk bayrağı yaptık. Bayrağımız inmez, ezanımız susmaz, çok şükür biz buradayız” dedi.
    Köy sakinlerinden İsmail Akbaş ise, “Biz bu bayrağı taşıyacağız. Vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı seveceğiz. Köyümüzde her evden şehit olduğu için arkadaşımız her eve bayrak yapıyor. Köyümüze gelen herkes bayrakları görüyor ve gurur duyuyor” şeklinde konuştu.
    Kurtuluş Savaşı ve seferberlik döneminde köylerinden çok fazla şehit ve gazi verdikleri için her evin duvar ve kapısına Türk bayrağı çizdiğini anlatan İnceçayır Köyü Kalkındırma, Geliştirme Derneği Başkanı Osman Karaca, “Bizim köyümüzde seferberliğe 41 kişi gitmiş, 22 tanesi dönmüş. Biz burada şehit Murat Karataş’ın evinin kapısına bayrak yaparken köylülerimiz dedi ki benim de dedem şehit, diğeri benim de dedem gazi dedi. Böylece köylülerden gelen talep doğrultusunda bütün kapılarımıza her haneye birer tane bayrak yaptık. Bu şekilde adımız İnceçayır köyü bayraklı köy olarak adlandırılıyor. İnceçayır köyü halkı olarak vatanımızın kıymetini biliyoruz. Ülkemizi çok seviyoruz, bayrağımızı çok seviyoruz. Allah devletimize, vatanımıza ve bayrağımıza zeval vermesin” dedi.
    İnceçayır köyüne giren herkesi bayrakların karşıladığını söyleyen Karaca, “Bu köyde sağına soluna bakan herkes bayrak görmeden bu köyden çıkış yapamaz. Dağında, taşında, kapılarında, hanesinde her evde bayrak selamlar vatandaşı. Bu köyde 80 hane var. Tamamına yakınında bayrak var. Diğer kalan birkaç ev var, onları da en kısa zamanda tamamlayacağız. Köyümüz Türkiye genelinde adını duyurdu. Bayraklarıyla duyurdu ve Türkiye’ye model oldu. İnsanlar gurur duyuyorlar. Köyümüzde bayrakların bu kadar çok olmasının sebebi seferberlik ve Kurtuluş Savaşı’nda çok fazla şehit ve gazi verdiğimiz içindir” diye konuştu.

  • Bekir Bozdağ’a Anayasa  Komisyon Başkanlığı görevi

    Bekir Bozdağ’a Anayasa Komisyon Başkanlığı görevi

    AK Parti’nin kurulmasıyla birlikte siyasette yıldızı parlayan, çalışma azmi ve başarısı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en gözde ve güvendiği isimler arasında yer alan ve önceki hükümetler döneminde Başbakan Yardımcılığı ve Adalet Bakanlığı görevlerinde bulunan hemşerimiz Bekir Bozdağ, Anayasa Komisyonu Başkanlığı görevine getirildi.
    15 Temmuz FETÖ Darbe girişiminde Meclisin FETÖ’cüler tarafından uçaklarla bombalandığı esnada yaptığı tarihi konuşma ile Türk milletinin gönlünde ayrı bir yer edinen ve hafızlara kazınan Bekir Bozdağ’ın Anayasa Komisyonu Başkanlığına getirilmesi memleketi Yozgat’ta sevinçle karşılandı.
    Yozgat’a yapılan yatırımların gelmesinde imzası bulunan Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, şehre; 4 Bin kişilik Kampüs Cezaevi, Adalet Eğitim Merkezi, Adli Tıp Kurumu, Diyanet Eğitim Merkezi gibi pek çok hizmetler Bozdağ’ın sayesinde gerçekletmiştir.
    Bekir Bozdağ’ın Anayasa Komisyonu Başkanlığına seçilmesi, Yozgatlılar tarafından sevinçle karşılanırken, şehre yeni yatırımların gelmesi noktasında da umutlandırdı.
    Diğer eski bakanlar ise şu komisyon başkanlıklarına seçildi: “Kültür eski Bakanı Numan Kurtulmuş, Milli Eğitim Komisyonu Başkanı, Milli Savunma eski Bakanı İsmet Yılmaz, Meclis Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Jülide Sarıeroğlu ise Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı seçildi.”
    Meclis’te ihtisas komisyonlarının başkanları belli oldu. Seçimden önce bakan olan 5 isim TBMM’de komisyon başkanlığı görevine getirildi. 5 komisyon ise eski başkanlarla devam edecek. Başbakan eski Yardımcısı Bekir Bozdağ, Anayasa Komisyonu Başkanlığı’na getirildi. Kültür eski Bakanı Numan Kurtulmuş ise Milli Eğitim Komisyonu Başkanı oldu. Milli Savunma eski Bakanı İsmet Yılmaz, Meclis Milli Savunma Komisyonu Başkanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Jülide Sarıeroğlu ise Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı seçildi. Son kabinede Başbakan Yardımcılığı yapan Hakan Çavuşoğlu ise İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı oldu.
    YENİ VEKİLLER
    BAŞKAN OLDU
    24 Haziran’da ilk kez milletvekili seçilen bazı isimler ise komisyon başkanlığa getirildi. Emniyet eski Genel Müdürü Erzurum Milletvekili Selami Altınok Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı oldu. Konya eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ise Ulaştırma ve Turizm Komisyon Başkanı seçildi. Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız ise Sağlık Komisyonu Başkanlığına getirildi. Kars Milletvekili Yunus Kılıç da Tarım Komisyonu Başkanı seçildi.
    AKP grup başkanvekilliği görevinden alınan Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş ise Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığına getirildi. Adalet Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü (Kastamonu), Dilekçe Komisyonu Başkanı Belma Satır (İstanbul) ve KİT Komisyonu Başkanı Mustafa Savaş (Aydın) oldu.
    Seçimlerden önce komisyon başkanı olan 5 isim yeniden aynı görevlere getirildi. AB Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar (Şanlıurfa), Dışişleri Komisyonu Başkanlığı Volkan Bozkır (İstanbul), Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta (Trabzon), Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sadi Bilgiç (Isparta), İçişleri Komisyonu Başkanı Celalettin Güvenç (K.Maraş) oldu.

  • 15 Temmuzu unutmayacağız unutturmayacağız

    15 Temmuzu unutmayacağız unutturmayacağız

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe girişimine karşı koymak için sokağa çıkan Yozgatlı 15 Temmuz gazisi Muammer Erkaya, 15 Temmuz darbe girişimini durdurarak içimizdeki vatan hainlerine en güzel cezayı verdiğimizi düşünüyorum. 15 Temmuzu unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.
    Ankara Kızılay’da bir mahallede bulunan evinde otururken Cumhurbaşkanı Recep Tayyyip Erdoğan’ın çağrısını telefondan öğrenir öğrenmez üç arkadaşıyla Genel Kurmay Başkanlığının bahçesine giden Muammer Erkaya, açılan ateş sonucu 3 mermi ile yaralandı. Erkaya ayrıca helikopterden açılan ateş sonucu da şarapnel parçalarıyla vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı.
    15 Temmuz’da Recep Tayyip Erdoğan’ın düğmeye basmasıyla sokağa çıktıklarını belirten Erkaya, “O gece Genel Kurmay Başkanlığına gitmek aklımıza geldi, oraya gittim. 3 kurşun yedim ve helikopterden açılan ateş sonucu şarapnel parçaları boğazıma, gözüme, yüzüme ve vücuduma gelen parçalardan yaralandım. Bu hain darbe girişiminde aklıma gelen sadece hem sevinç hem üzüntü var diyebilirim. Bu sevincimizin sebebi, hain darbe girişimini tüm Türkiye olarak durdurduk. Üzüntümüzde 250 tane şehit verdik ve 3 bine yakın gazimiz var. Şehit alilerine baş sağlığı diliyorum, gazilerimizin iyileşmelerini temenni ediyorum” dedi.
    Erkaya, “Benim sadece düşündüğüm şuydu: Vatan sevgisi, bayrağımız yere düşmesindi. Selçuklu’dan Osmanlı’ya Osmanlı’dan Atatürk’e ve şuanda baş liderimiz olan Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde ilerleyen bir bayrak yarışı diye düşünüyorum. Ayrıca bayrağımızın her zaman dalgalanmasını istedim. Böyle hainlere dur diyebileceğimizi düşündüm. Zaten gittiğimde darbe nedir bilmiyordum. Sadece asker polis birbirine girdi düşüncesiyle gittim. Sonradan öğrendim darbe olduğunu. Allaha şükür Türkiye’yi kimseye yedirmeyeceğimizi bu darbe de güzel bir şekilde dur diyebileceğimizi tüm dünyaya göstermiş olduk” şeklinde konuştu.
    Gazi Erkaya, “Şu anda şehitte olabilirdim ama rabbim bana gaziliği nasip etti. 15 Temmuzu unutturmamak amaçlı olarak güzel bir duygu. Ama bir taraftan da konuşmakta güçlük çekiyorum. Tüm bu şer odaklı olan vatan hainlerine dur dediğimizi gösterebildik. Tek amacımız da vatanımızı, bayrağımızı indirmemektir. Bunu da en güzel şekilde gösterdiğimizi düşünüyorum. Bundan sonrada hiçbir vatan hainine vatanımızı böldürmeyeceğimizi tekrardan söylemek istiyorum. 15 Temmuz’u hiçbir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız. İçimizdeki vatan hainlerine de en güzel cezayı verdiğimizi düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

  • 15 Temmuz Türkiyenin sahipsiz  olmadığı gerçeğinin son kanıtıdır

    15 Temmuz Türkiyenin sahipsiz olmadığı gerçeğinin son kanıtıdır

    Yozgat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Osman Hakan Kiracı,’15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü’ nedeniyle yayınladığı mesajında yüce Türk milletinin 15 Temmuzda ülkemizin Cumhuriyete dayalı demokratik ve özgür rejimini kurtarmak için Çanakkale ruhuyla yeni bir direniş ve diriliş destanı yazdığını belirtti.
    Kiracı, , “ 15 Temmuz dış mihrakların desteklediği hain darbe girişimini Aziz milletimizin askeri ve polisiyle birlikte elele vererek bertaraf ettiği tarihi bir gündür. Bu tarihi günde vatanımız uğruna canını feda etmekten çekinmeyen 248 şehidimize Allah’tan bir kez daha rahmet dilerken manevi huzurlarında saygı ile eğiliyor,yine 15 Temmuzda hainlere karşı verdikleri mücadele sonunda yaralanan 2196 kahraman gazimize de sağlıklı yaşam içerisinde hayırlı ömürler diliyorum” dedi.
    Açıklamasında 15 Temmuz’da milletine ve devletine bağlı nice vatansever kahramanların hain darbe girişimine karşı hayatlarını ortaya koyarak bu aziz vatanın sahipsiz olmadığı gerçeğinin bir kez daha kanıtlandığına vurgu yapan YGC Başkanı Kiracı, ““Bundan tam 2 yıl önce bu güzel ülkemizi bölüp parçalamak amacıyla Devletimize,Milletimize,Türk Demokrasisine yönelik gerçekleştirilmek istenen hain kalkışma karşında halkımızın ortaya koyduğu mücadele Türk milletinin şanlı tarihine altın harflerle yazılmıştır.Aziz Milletimiz 15 Temmuzda Dünyanın dünü ve yarınlarının tarihinin Türkiyesiz yazılamayacağını tüm Dünyaya bir kez daha hatırlatmıştır.Bu sebeple 15 Temmuz yüce Türk Milletinin tıpkı istiklal savaşı gibi asırlar sonrasında da onur,gurur ve övünçle anımsayacağı müstesna bir milat günü olarak tarihteki yerini alacaktır.”diye konuştu.
    Kiracı, Türk Medyasının 15 Temmuzda olduğu gibi,bundan sonra da “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”felsefesiyle Türk Devletinin bekası,Türk milletinin istiklali ve Türk Demokrasisinin varlığı için üzerine düşeni vatanseverlik sorumluluğu ve şuuru ile yerine getirmeye devam edeceğini ifade etti.

  • Şerefli: : “15 Temmuz direnişin zaferidir”

    Şerefli: : “15 Temmuz direnişin zaferidir”

    Memur-Sen ve Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin kirli amaçları için dini bile istismar edecek düzeyde alçalan içerideki işbirlikçilerin, akıl donduran hile ve hıyanetleri karşısında ferasetiyle diri ve uyanık kalan bir milletin alesta gücü olduğunu belirterek, 15 Temmuz’un direnişin zaferi olduğunu söyledi.
    Memur Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, 15 Temmuz’un ikinci yıldönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 15 Temmuz’un kanlı bir darbe girişimiyle başlayan işgal denemesi olduğunu vurguladı.
    Şerefli, “15 Temmuz, tarihten aldığı güçle medeniyet ve gönül coğrafyamızın umudu olan, tüm Müslümanları kardeşlik hukukuyla gözetmeye çalışan, adalet duygusuyla dünya mazlumlarının hakkını arama gayreti gösteren, emperyalizme yüksek sesle itiraz eden ülkemize karşı siyonist ve emperyalistlerin içerideki ırgatları ve mankurtlarıyla birlikte kalkıştıkları kanlı işgal girişimidir. Bu haince planlanmış kanlı kakışmaya karşı milletimiz inancını imkân, vatanını namusu için miğfer ve özgürlüğünü vazgeçilmez meşale olarak görmüş, destansı direnişiyle darbecileri yerle yeksan etmiş, ülkemiz topyekûn dirilişe geçmiştir. Tarih boyunca cesareti, direnişi ve istiklale meftun duruşuyla örnek, tüm unsurlarıyla bir ve kardeş oluşuyla asla esaret altına alınamayan bu millet, istiklal ve istikbal ısrarını, ezanın aslında bir özgürlük çağrısı olduğu haykırışını, tarihten esen rüzgârlarla dalgalandırdığı bayrağını savunmaktan hiçbir surette çekinmeyeceğini geçmişten aldığı şuurla bir kez daha dosta düşmana göstermiş, bu toprakları yurt bellemenin bedelini şehit ve gazi olarak yine ödemiş, kutsal değerleri için kendini feda etmenin ilahi mükâfatına her zaman iman etmiştir.”dedi.
    15 TEMMUZ, MİLLETE VURULMAK İSTENEN ESARET
    KELEPÇESİNİN
    PARAMPARÇA
    EDİLDİĞİ TARİHTİR
    15 Temmuz’un şanlı millete vurulmak istenen esaret kelepçesinin bir kez daha paramparça edildiği tarih olduğunu vurgulayan Şerefli, “15 Temmuz, Malazgirt’ten Mohaç’a, Çanakkale’ye kadar asla teslim alınamayan, köle edilemeyen özgür ruhun güncellenen canlı ve fiili deklarasyonudur. Bu tarih, istiklal ve istikbalimizi muhafaza ederek ülke ve millet bütünlüğümüzü geleceğe taşıma iddiamızın zamanın hafızasına bir kez daha perçinlenmesidir. 15 Temmuz, vatan sevgisi ve bağımsızlıkla kaynaşmış imanı için yaşayan bu şanlı millete vurulmak istenen esaret kelepçesinin bir kez daha paramparça edildiği tarihtir; şehit kanlarıyla İslâm vatanı yapılmış bu coğrafyaların işgal edilemeyeceğinin tescili, hür yaşamış, hür yaşayacak milletimizin zaferle sonuçlanmış yeni kurtuluş mücadelesidir. 15 Temmuz, kirli amaçları için dini bile istismar edecek düzeyde alçalan içerideki işbirlikçilerin, akıl donduran hile ve hıyanetleri karşısında ferasetiyle diri ve uyanık kalan bir milletin alesta gücüdür. 15 Temmuz, kanlı bir darbe girişimiyle başlayan işgal denemesidir. İşgal girişiminin, devletin her kademesinde örgütlenmiş paralel yapısıyla kök salmış olması, karşı koyduğumuz tehlikenin derinlik ve büyüklüğünü anlamak için yeterlidir. On yıllar boyu insanımızın maneviyat ve yardım duygularını istismar eden FETÖ, her türlü yolu kullanarak devletin hücrelerine kadar sızmış, başta eğitim, yargı ve güvenlik olmak üzere, devletin bütün imkânlarını kendi hain planları için kullanmıştır.
    Bu ihanet şebekesi, siyonist emperyalistlere ‘hizmet’ ederek millî varlığımızı yok etmeyi amaçlayan kalkışmada aktif rol üstlenmiştir. Küresel şeytanî odaklar, 15 Temmuz darbe girişimiyle, Orta Doğu ve İslâm dünyasındaki hâkimiyetlerine engel olan Türkiye’yi, FETÖ aracılığı ile ele geçirme, içine girilecek kaotik süreçte çıkaracakları iç savaşla ülkeyi bölme, dış müdahalelere açık hâle getirme, varlığımızı bütünüyle tarihten silme planıyla kanlı bir oyun sahneye koymuşlardır.”diye konuştu.
    MİLLETİMİZ 15
    TEMMUZDA
    KARANLIK GECEYİ ZALİMLERE
    CEHENNEM ETMİŞTİR
    “Üstten bomba ve roket atan uçaklara, tanklara, makineli tüfek mermilerinin karşısına, istiklal harbindeki, Çanakkale savaşındaki ruhla çıkmış ve o karanlık geceyi zalimlere cehennem etmiştir.”diyen Şerefli, “Milletimiz, derin basireti ve hikmetiyle tehlikeyi anında görmüş, vatanın söz konusu olduğu bir durumda yaşamayı bile teferruat bilerek uçak ve helikopterlerle havadan bombalanan, zırhlı araçlarla, tanklarla tutulmuş sokaklara çıkmış, bendini yıkıp taşan sel gibi caddelere, alanlara akmış, adeta tek bir yumruk olup işgalci darbecilerin tepesine inmiştir. Üstten bomba ve roket atan uçaklara, tanklara, makineli tüfek mermilerinin karşısına, istiklal harbindeki, Çanakkale savaşındaki ruhla çıkmış ve o karanlık geceyi zalimlere cehennem etmiştir.
    Gece boyu canı ile kanı ile direnerek 2 binin üzerinde yaralı, 250 şehit veren milletimize o gece ilahi bir lütuf olarak geleceği ifade eden açık bir gök; sabahında, cesareti gösteren parlak bir güneş; sonrasında, mükâfatı müjdeleyen bembeyaz bir ufuk armağan edilmiştir. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen olarak, istiklal ve istikbalimizin açık bir saldırıya uğradığı o gece, hiç tereddüt etmeden, sağımıza solumuza bakmadan, bahane ve gerekçe üretmeden, başka hiçbir hesap yapmadan alanlara indik. Milletimiz için, onurumuz, irademiz, özgürlüğümüz, çalışma hayatının geleceği ve güvencesi için karanlığın ve tankların karşısına çıktık.
    Her zamanki gibi milletten yana, zalimlere karşı olduk. O gece, hepimiz ülkemizin baştan sona direniş hattı olan her karışında, her noktasında millete ve medeniyetimize bağlılığımızın samimi gereğini ve görevini yerine getirdik. O gece, koca bir millet ve gönülleri bizimle olan bütün ümmet, kalplerindeki ışığın aydınlığıyla karanlığın üstüne üstüne yürüdü. Vurulanlarımızın kimi şehit kimi gazi oldu. Aralarında üyelerimizin de bulunduğu tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Onlar, uhrevi hayatın kazançlarını menzil edindiğimiz bu yolda, bizleri nesilden nesile aydınlatacak ölümsüz meşalelerimizdir. Gazilerimize de minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. 15 Temmuz, şahsi veya aktüel etkilerden yalıtılarak tarihimizin bir hesaplaşma noktası olarak görülmelidir.”ifadelerini kullandı.

  • Başkan Köse: 15 Temmuz’da,  milletimiz bütün oyunları bozmuştur

    Başkan Köse: 15 Temmuz’da, milletimiz bütün oyunları bozmuştur

    AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin üzerinden iki yıl geçtiğini hatırlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öngörüsü ile milletimiz ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunları bozmuştur.”dedi.
    AK Parti İl Başkanı Celal Köse, yaptığı açıklamada 15 Temmuz 2016 yılında vatanın bölünmez bütünlüğüne, demokrasiye ve milli iradeye karşı hain FETÖ terör örgütü ve onun uzantıları tarafından bir işgal girişimi yapıldığını söyledi.
    Başkan Köse, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın halkımızı meydanlara çağırması ile gösterdiği büyük feraset neticesinde halkımız oynanan oyunu çok çabuk kavramış, ülkenin her bir noktasını bu ihanet çetesine dar etmiş ve milyonlarca insanımız sokaklara çıkarak devletine sahip çıkmıştır.
    Tüm Türkiye’de olduğu gibi o gece Yozgat’ta da vatan, millet, bayrak ve devlet aşkıyla işgal girişimini öğrenir öğrenmez binlerce vatandaşımız meydanlara koşmuş devletinin yanında olmuş ve vatanın sahipsiz olmadığını Bozok yaylasının yiğit evlatlarının bu vatan için her şeylerini ortaya koyabileceklerini göstermişlerdir. Bu işgal girişiminde milletimiz tıpkı bin yıl önce Malazgirt’te olduğu gibi, bu coğrafyaya vatan olarak sahiplenme konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Milletimiz tıpkı 719 yıl önce Söğüt’te, 565 yıl önce İstanbul’da olduğu gibi, Anadolu topraklarını hayat alanı olmanın ötesinde istikbali olarak gördüğünü tüm dünyaya haykırmıştır. Milletimiz, bu ülkeyi kendisine yar etmemek için saldıranlara karşı 100 yıl önce Çanakkale’de, Kut’ül Ammare’de, Dumlupınar’da ne cevap vermişse, 15 Temmuz’da da aynı cevabı vermiştir.”diye konuştu.
    MİLLETİMİZİN
    TAMAMI
    DEMOKRASİMİZE
    SAHİP ÇIKMIŞTIR
    15 Temmuz’da sadece belirli bir kesim değil milletin tamamının demokrasiye sahip çıktığını vurgulayan Köse, “15 Temmuz, milletimizin; kökü nerede olursa olsun, hangi güce dayanırsa dayansın, iradesini hangi odağa teslim ederse etsin, bu millete ve bu ülkeye ait olmayanlara karşı tarihi bir meydan okumasıdır.
    Bu meydan okumayı sadece şu veya bu kesim değil, hamdolsun milletimizin tamamı yapmıştır.
    Türkiye’yi bu ihanet çetesi mensupları aracılığıyla, bu vatan hainleri vasıtasıyla yola getireceklerini, devleti teslim alabileceklerini sanarak 15 Temmuz akşamı harekete geçenler, ertesi gün akşam olmadan milletimiz tarafından hüsrana uğratılmışlardır.
    O gece şehitlerimizin şehadete ulaşarak ödediği bedel gazilerimizin akıttıkları kan hepimize emanet bir namustur.
    Bizler ise bu emanetin yılmaz birer bekçisi olarak ömrümüzün sonuna kadar 15 Temmuz’u unutmayacak, yaşananları gelecek nesillere aktararak bu vatanın sahipsiz olmadığını her daim göstereceğiz.Bir kez daha 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Gazilerimize sıhhatlı uzun ömürler diliyorum.”ifadelerini kullandı.

  • Gecekonduda oğluyla yaşayan kadın yardım eli bekliyor

    Gecekonduda oğluyla yaşayan kadın yardım eli bekliyor

    Yozgat’ta 9 yıl önce eşini kaybeden ve bir oğlu ile 2 göz harabe gecekonduda yaşam mücadelesini sürdüren Cemaynur Baran isimli kadın kendisine uzanacak yardım elini bekliyor.
    Aşağı Nohutlu Mahallesinde bir gecekonduda ilköğretim okulunda okuyan oğlu ile birlikte yaşayan ve komşularının yardımı ile geçimini sağlayan Cemaynur Baran, gündelik temizlik işlerine giderek hayatını sürdürmeye çalışıyor.
    Sağlık sorunlarının olması nedeniyle sıkıntılı bir hayat süren Baran, “Eşimi 9 yıl önce kaybettim. İlkokula giden oğlumu tek başıma zorluklarla büyütüyorum. Vefat eden babamdan kalan emekli maaşı analığımla paylaşarak 200 lira alıyorum. O para da okuyan oğlumun haçlığına ve evin ihtiyaçlarına yetmiyor. Sağ olsun komşular yada tanıyanlar gündelik temizlik işleri çıkınca haber veriyor, temizlik işlerine giderek geçinmeye çalışıyorum.”dedi.
    TEK İSTEĞİM
    OĞLUMLA BAŞIMI
    SOKABİLECEĞİM
    BİR EV
    Ev eşyalarının olmadığını belirten Cemaynur Baran, eşyalardan çok oğluyla birlikte başını sokacakları bir eve ihtiyaçlarını olduğunu söylüyor.
    Baran, “Ev eşyam yok. Fakat bundan daha önemlisi başımızı sokabileceğimiz doğru düzgün bir eve ihtiyacımız var.
    Çünkü bu gecekondu da korkarak yaşıyoruz. Ne doğru düzgün kapısı ne de evin içerisi bir insanın yaşamasına uygun değil. Ama biz mecburiyetten bu sıkıntılara katlanarak hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz.
    Herhangi bir yerden hiçbir gelirimiz yok. Komşularımızın yardımları ile bu şekilde güçlükle yaşıyoruz. Onlarında yardımları olmasa biz ne yiyip ne içeceğiz.
    Geceleri oğluma hissetirmeden ağlıyorum ve Rabbime bir sebepler ve bizi bu çileli hayattan kurtar diye dualar ediyorum.
    Yetkililerimizden bana ve oğluma başımızı sokacağımız bir ev konusunda yardım etmelerini istiyorum.
    Çünkü önümüz kış ben kendimi zaten düşünmüyorum, tek düşündüğüm oğlum. Bari oğlumu en azından rahat ettirebilirsem en azından mutlu olurum.”diye yetkililerden yardım istedi.

  • Ekili tarım arazisinde yangın çıktı

    Ekili tarım arazisinde yangın çıktı

    Sorgun’da ekili olan tarlada çıkan yangını itfaiye ekipleri 2 saatlik çalışmayla söndürdü. Yangını çevredeki bir vatandaş cep telefonuyla anbean kaydetti.
    Sorgun’a bağlı Küçükköhne köyünde yaklaşık 3 bin dönümlük hububat ekili alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle yangın kısa sürede tüm araziye yayıldı. Köylülerin durumu itfaiye ekiplerine bildirmesi üzerine Sorgun Belediye İtfaiye Müdürlüğüne bağlı 2 itfaiye aracı ve iş makineleri ile yangına müdahale edilirken, köylüler de traktör arkasına bağladıkları pulluklar ile söndürme çalışmalarına yardım etti. Yaklaşık 2 saatlik bir çalışmanın ardından yangın söndürüldü.
    Köylülerden Servet Akdoğan, tarlada çalışırken köyün aşağı tarafından yangının çıktığını gördüklerini belirterek, “Tarlada çalışmayı bırakıp yangını söndürmeye geldik. Biz de ne olduğunu anlamadık. Bazı vatandaşlar traktörleri ile yangına müdahale etti” dedi.
    Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı.

  • Yeni hükümetin önceliği tarım olmalıdır

    Yeni hükümetin önceliği tarım olmalıdır

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Yeni Hükümetin önceliğinin tarım olması gerektiğini söyledi.
    TZOB Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada, Gıda ve tarım sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sorunu olduğunu vurguladı.
    Bayraktar, “Tarımda olağanüstü potansiyele sahip ülkemiz, bu potansiyeli harekete geçirebilirse, sadece ülkeyi beslemekle kalmaz, içinde bulunduğu bölgenin gıda açığının büyük bölümünü rahatlıkla kapatabilir.
    Yapısal sorunlarımızı çözer, tarımı daha fazla desteklersek, tarım ve gıda ihracatımızı zorlanmadan 40-50 milyar dolara çıkarabilir, milyonlarca insanımıza yeni iş olanakları sağlayabiliriz”dedi.
    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin töreniyle resmen başlayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve yeni bakanların ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diledi.
    Türkiye’nin artık asıl gündemi olan tarıma, sanayiye, istihdama, ihracata, eğitime, kalkınmaya yoğunlaşması gerektiğini belirten Bayraktar, Türkiye’nin imkan, potansiyel ve kabiliyetleriyle, yetişmiş insan gücüyle, ekonomisiyle, stratejik konumuyla, güçlü ordusuyla, yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle büyük bir ülke olduğunu vurguladı.
    Bayraktar, şunları kaydetti: “Büyük bir ülkeyiz ama çeşitli konularda çözüm bekleyen sorunlarımız da var.
    Bu sorunları rahatlıkla çözecek imkanlarımız da var.
    Bundan dolayı, Türkiye, artık, asıl gündemi olan tarıma, sanayiye, istihdama, ihracata, eğitime, kalkınmaya yoğunlaşmalı, yapısal sorunlarını ortaya koyacağı reformlarla çözmelidir.
    Gıda ve tarım sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın sorunudur.
    Ülkemiz için de öncelik tarım olmalıdır. Tarımda olağanüstü potansiyele sahip ülkemiz, bu potansiyeli harekete geçirebilirse, sadece ülkeyi beslemekle kalmaz, içinde bulunduğu bölgenin gıda açığının büyük bölümünü rahatlıkla kapatabilir.
    Yapısal sorunlarımızı çözer, tarımı daha fazla desteklersek, tarım ve gıda ihracatımızı zorlanmadan 40-50 milyar dolara çıkarabilir, milyonlarca insanımıza yeni iş olanakları sağlayabiliriz. Yeni dönemdeki reformlar bu amaca yönelik olarak planlanmalıdır. Sektörün bütün paydaşları bu amaç doğrultusunda omuz omuza vermeli ve gayret göstermelidir.”

  • Şehit Aileleri ve gaziler yemekte buluştu

    Şehit Aileleri ve gaziler yemekte buluştu

    Yozgat Valiliği tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla şehit ailelerine ve gazilere yemek verildi.
    Çamlık Otelde düzenlenen etkinlikte konuşan Vali Kemal Yurtnaç, 15 Temmuz’un artık Demokrasi ve Milli Birlik Günü olduğunu söyledi.
    Şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere sağlık ve sıhhat dileyen Vali Yurtnaç, “Bazı kötü olaylar, bazı güzelliklerin başlamasına vesile oluyor. 15 Temmuz’da hep birlikte yaşadığımız bu ihanet girişimi, devlet büyüklerimizin ve halkımızın feraseti ve kahramanlığıyla ortadan kaldırılmıştır. Her şeyin bir bedeli var. Bu mücadele bitmemiştir, bu mücadele devam edecektir.” dedi.
    Vali Yurtnaç, şehit yakınları ve gazilere seslenerek, şunları söyledi:
    “Sizlerin katlandığı acıları hepimiz biliyoruz. Devletimiz, milletimiz buna sahip çıktı. Bunun bir karşılığı olmaz ama şuna inanın ki bizler tüm çalışma arkadaşlarımızla, devletimizin bütün birimleriyle sizlerin emrindeyiz. Sizlerin hayata bağlanmasını daha fazla temin etmek için gerekli her türlü tedbiri alma gayreti içerisindeyiz. Şehitlerimizin emanetleri bizim emanetimizdir.”
    Programa, şehit yakınları ve gaziler, Yozgat Milletvekilleri Yusuf Başer, Ali Keven, İbrahim Ethem Sadef, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, İl Jandarma Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, daire müdürleri, siyasi ve sivil toplum kuruluş temsilcileri ve davetliler katıldı.
    Yemek sonrası Vali Kemal Yurtnaç masaları tek tek dolaşarak şehit aileleri ve gazilerle sohbet etti.

  • Tarlada doğum gününü kutladılar

    Tarlada doğum gününü kutladılar

    Tarım Kredi Kooperatifinden emekli Ziraat Mühendisi Orhan Yüksel’in 55. Yaş gününü yakınları tarlada pasta keserek kutladı.
    Genelde evlerde ve özel salonlarda yapılan pastalı kutlamaların benzerine çok az rastlnır şekkilde arazide tarlada yapılması dikkat çekti.
    Ankara’da Tarım Kredi Kooperatifinden emekli olan Ziraat Mühendisi Orhan Yüksel, hasat dönemi dolayısıyla baba evine yardım etmek için geldiği Şefaatli İlçesine bağlı Kızılkoca Köyünde tarlada traktörle buğday çekerken yakınlarının doğum günü pastası sürprizi ile karşılaştı.
    Yakınlarının sürprizi ile oldukça duygulanan Yüksel, ilk defa tarlada doğum günü kutladığını söyledi.
    Çiftçi bir ailenin çocuğu olması dolayısıyla; gençlik yıllarının yanı sıra iş hayatının da sürekli arazilerde araştırma ve çalışmalarla geçtiğini vurguladı.
    Yüksel, “Tatil dönemini geçirmek ve baba ocağımıza yardım etmek için geldim. Köyümüzde hasat dönemi de başlamıştı. Traktörle tarladan buğday çekerken aile yakınlarımızın doğum günü pastası sürprizi ile karşılaştım.
    Bu sayede 55. yaş günümü hayatım boyunca ilk defa arazide kutlamış oldum. Bana bu duyguyu yaşatan ve beni duygulandıran aileme ve yakınlarıma teşekkür ediyorum.”diye konuştu.

  • Peynirin yeni adresi Kaya Çiftliği satış mağazası açıldı

    Peynirin yeni adresi Kaya Çiftliği satış mağazası açıldı

    Yozgat’ta Kaya çiftliği peynirin kalbi fabrika satış mağazası Lise Caddesi Atalay İş merkezinde düzenlenen törenle hizmete açıldı.
    Açılış öncesi Mehteran Takımı gösterisi beniyle izlendi.
    Açılışa Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, MHP Milletvekili Ethem Sadef, AK Parti İl Başkanı Celal Köse, TSO Başkanı Sinan Çelik, MHP Merkez İlçe Başkanı Tekin Irgatoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, ve vatandaşlar katıldı.
    Açılış sonrası açıklama yapan, Kaya Çiftliği işletme sahibi Hayati Ruşen, Çok çeşitli peynir, zeytin gibi kahvaltılık ürünlerin yer aldığı Kaya çiftliği peynirin kalbi fabrika satış mağazasının 97. Şubesinin Yozgat’ta açılışını yapmanın mutluğunu yaşadıklarını söyledi.
    Ruşen, “ Süt ve süt ürünlerinin yanı sıra diğer şarküteri ürünlerini fabrika satış fiyatımızla müşterimize sunacağız. Ürünlerimiz fabrika satış mağazası şeklinde.
    İkinci, üçüncü eller olmadan müşteriye ürünü direkt ulaştıran bir firmayız.
    Ürünlerimiz çok çeşit. Türkiye’nin tüm yöresel ürünleri mevcuttur.
    Çeçil peynirinden Deri tulumuna kadar, Çerkez peynirinden Hellim peynirine kadar tüm peynir çeşitleri var.
    Gemlik zeytinleri reçel pekmez çeşitleri, helva, Antep salçası acılı biberler, tatlı biber, salatalarımız, yani bir insanın kahvaltıya oturduğunda aklına gelebilecek her ürünü, balından pekmezinden zeytininden bütün ürünleri en kaliteli en uygun şekilde müşterilerimize sunmaya çalışacağız.
    Herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
    Mağazada 7 kişi istihdam ettiklerini vurgulayan Ruşen, ileriki dönemlerde bu sayıyı daha da artırarak Yozgat ve ülke ekonomisine katkı sağlamak istediklerini ifade etti.
    Belediye başkanı Kazım Arslan ise, bu tür işletmelerin sayılarının artmasının Yozgat ekonomisine ve istihdamına önemli katkılar sağladığını belirterek, işletme sahibine hayırlı olsun dileklerinde bulundu.

  • 15 Temmuz şehitleri anıldı

    15 Temmuz şehitleri anıldı

    Yozgat’ta 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında şehitlik ziyareti gerçekleştirildi.
    Yozgat Şehitliğindeki tören saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Daha sonra şehitler için Kuran-ı Kerim okundu. Katılımcılar şehitlerin kabirlerine karanfil bırakarak dua ettiler.
    Şehitlikte düzenlenen törene Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, AK Parti İl Başkanı Celal Köse, Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Jandarma Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt ve çok sayıda şehit yakını katıldı. Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, şehit yakınlarına başsağlığı dileklerinde bulunarak yaptığı açıklamada 15 Temmuz’un bir ihanet planı olduğunu söyledi. Yurtnaç, “15 Temmuz, Türkiye’nin bölünmesi için yapılan bir plandır. Her 15 Temmuz’da hafızalarımız yenilenir. Allah Türkiye’yi çok büyük bir beladan korumuş. Zira inanıyoruz ki ülkemiz İslam’ın son kalesidir. Mazlumların sığındığı bir limandır. Rabbim tüm mazlumların sığınacağı yer olarak ülkemizi devam ettirsin. Zalimlere karşı bizi kalkan olarak kullansın. Biz de şehitlerimizle gazilerimizle onun uğrunda yaşamaya devam edelim. Çocuklarımızı, gençlerimizi milli şuurla yetiştirmek zorundayız. İnsanlardaki millilik vasfı kaybedildiğinde 15 temmuz hadisesini tekrar yaşarız. O maksatla biz temel doğrularımızı bilip vatanımızın ve ülkenin birliği ve bütünlüğü çerçevesinde hep birlikte çalışacağız” dedi.
    Şehitlik törenin ardından Çapanoğlu Büyük Camiinde şehitler için Mevlidi Şerif okutuldu ve vatandaşlara yemek ikram edildi.

  • Mesleğini yaşatmaya çalışıyor

    Mesleğini yaşatmaya çalışıyor

    “O, yaşı altmış olsa da, üretme azmini yitirmemiş, el emeği göz nuru eserlerini, açık havada üretip talep edenlere elde teslim ediveriyor. Köy köy gezip, kurduğu minik çadırında Kalbur, gözer, çilingir bazan da elek yapıp geçimini temine çalışıyor, dahası unutulmaya yüz tutan kalbur ustalığındaki maharetini sergiliyor.”
    Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde ikamet eden Hüseyin Yaylacı, köylü ve çiftçilerin vazgeçilmez malzemesi olan kalbur, çilingir, gözer ve elek yaparak, hem geçimini temin ediyor hem de gençlere ders verircesine üretime katkı sağlayıp unutulmaya yüz tutan mesleğini icra ediyor. Piyasadan aldığı sığır derisini temizleyip ıslayıp, tabakladıktan sonra sırım haline getirerek, kasnağa işleyen kalbur ustası Hüseyin Yaylacı, “Bir de taşıma aracım olursa her şey tamam” diyor.
    Sarıkaya ilçesinin Kadıgüllü Köyü yakınındaki mütevazı çadırında, sırımı kasnağa işlerken rastladığımız kalbur ustası Yaylacı sorularımızı cevapsız bırakmadı. Yaylacı “ Yaklaşık otuz yıldır bu meleği yapmaktayım. Sadece kasnağı il dışından temin ediyorum. Köylerden aldığım hayvan derilerini ıslayıp tabaklıyorum. Sırım haline getirince kasnağa tutuşturup el yordamıyla tek tek örüyorum. Küçük bir çekiç, testere bıçak yetiyor, Sadece köyden köye taşınırken aracım yok, onu da vatandaşlardan kiralayıp taşıtıyorum” diyerek mesleği hakkında bilgi verdi.
    Diğer yandan, benim yaptığım iş orijinal, yani deriden elde yapılan, ancak telden yapılan kalbur ve gözer çıkınca bizimkisi unutulur oldu diyen kalbur ustası Yaylacı ürettiği malzeme çeşidine ilişkin olarak “ Kalbur, gözer ve çilingir yapıyorum. Bazan da un eleği. Seyrek kalbur, sık kalbur diye iki ayrı kısmı da var kalburun. Kalburun iri gözlüsü gözer. Çilingir ise aslında çineder olarak geçer ama bizim yörede çilingir olarak bilinir. Beni arayan Ürkütlü, Kadıgüllü, Erbek, Kemallı köyleri civarında bulur. Yaz aylarında çadırımda yatar, mesleğimi yaparım” diye konuştu.
    Kalbur ustası Hüseyin Yaylacı, Yozgat yöresinde bu işi devam ettiren tek kişi olduğunu belirterek kendisinden sonra bu mesleğin unutulacağını söyledi.

  • Doğankent Belediyesi GES’ten  ayda 100 bin lira gelir sağlıyor

    Doğankent Belediyesi GES’ten ayda 100 bin lira gelir sağlıyor

    Sorgun İlçesi Doğankent Belediyesi, kurduğu Güneş Enerji Sistemi (GES) sayesinde hem kendi elektrik ihtiyaçlarını karşılıyor hem de ürettikleri elektrik enerjisini satarak belediyeye aylık 100 bin lira gelir sağlıyor.
    Doğankent Belediye Başkanı Doğan Sungur, Güneş Enerji Sistemi’nin 3 milyon 800 bin liraya mal olduğunu söyleyerek “Enerji Türkiye’nin olmazsa olmazıdır. Enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz. Ancak hak vergisi Türkiye’nin imkanları var. Şu ana kadar o imkanları yeteri kadar kullanamadığımızı düşünüyorum. Ancak şu anda kullanabiliyoruz. Belediyecilikte enerji çok önemlidir. Ama belediyeler içerisinde öz kaynak oluşturmak çok daha önemlidir. Sadece hazineden gelen yardımla birçok hizmetleri yürütme imkanı kısıtlı olabilir ama belediyeye öz kaynak yaratırsanız birçok projeyi gerçekleştirmede size yardımcı olur” dedi.
    Sungur açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Biz cesaretle bu işe girdik. Bir megawatt yani 1000 kw kurulum izni aldık. Çamlıbel AŞ ile 10 yıllık bir anlaşma yaptık. Geçen yıl ihalemizi yaptık. 3 milyon 600 bin liraya ihale ettik. KDV teşvik yasasından yararlandık. Onu da çıktığınız zaman bize maliyeti 3 milyon 800 bin liraya mal oldu. Şu anda geçen ay 100 bin liralık fatura kestik. Ortalama aylık bize 100 bin lira gelir getireceğini hesap ediyoruz. 4 yılın altında bir zaman da kendisini amorti edecektir. Bu panellerin dayanma gücü 20-25 yıl arasındır. Bu süreden sonra panellerde yenileme ve bakım yapacağız. Bir 25 yıl daha gidecektir. Yenilenebilir enerjiler hem enerji bakımından hem ülkemize hem de belediyemize büyük katkı sağlayacaktır”

  • Müftü Sezik’ten Rektör Karacabey’e ziyaret

    Müftü Sezik’ten Rektör Karacabey’e ziyaret

    Yozgat İl Müftüsü Salih Sezik ve beraberindeki heyet Bozok Üniversetise Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’i makamında ziyaret etti. Sezik, Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey’i 14 Temmuz tarihinde Yozgat İl Müftülüğü tarafından 15 Temmuz darbe girişimi yıl dönümü münasebetiyle gerçekleştirilecek olan “15 Temmuz Karanlık Geceden Aydınlık Sabaha” konulu konferansa davet etti.
    Dini istismar eden terör örgütleriyle mücadelenin ele alındığı ziyarette, Diyanet İşleri Başkanlığı Personel Sistemleri Eğitim ve Sınavlar Daire Başkanı Erdal Ertorun Diyanet İşleri Başkanlığının, yaklaşık bir yıllık çalışmanın ardından çıkardığı “Kendi Dilinden FETÖ Örgütlü Bir Din İstismarı” konulu kitabı Rektörümüz Prof. Dr. Salih Karacabey’e takdim etti.

  • Jandarmadan tarihi eser operasyonu

    Jandarmadan tarihi eser operasyonu

    Saraykent ilçesinde, jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonda 203 adet sikke ve tarihi obje ele geçirildi. Saraykent’in Başkavak köyünde bir şahsın evinde tarihi eser bulunduğu bilgisine ulaşan Yozgat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şahsın evine operasyon gerçekleştirdi. Şahsın evinde yapılan aramada sonucunda 203 adet sikke ve tarihi obje ile 1 adet ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi. Şüpheli gözaltına alındı.

  • Yükseköğretimde kalite  çalışmaları devam ediyor

    Yükseköğretimde kalite çalışmaları devam ediyor

    Bozok Üniversitesi Yükseköğretimde Kalite ve Dış Değerlendirme Süreci konulu bilgilendirme toplantısı yapıldı. Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey başkanlığında üniversitemiz İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıda yüksek öğretimde kalite çalışmaları ve kalitenin bir yaşam biçimi veya alışkanlık haline dönüştürülmesine yönelik gerçekleştirilen çalışmalar ele alındı.
    Bozok Üniversitesi ve birimlerin kalite komisyonu üyeleri, birim yöneticileri ve kalite koordinatörlüğünün katıldığı toplantıda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın üniversitemizde kalite ile ilgili yapılan ve yapılması gereken çalışmalar, Yükseköğretim Kalite Kurulu, yüksek öğretimde kalitenin önemi, amacı vb. konular ile dış değerlendirme süreci ve bu sürecin yükseköğretim kurumlarına ve üniversitemize neler kazandıracağı konularında sunum eşliğinde katılımcılara bilgiler aktardı.
    Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey Yükseköğretimde Kalite ve Dış Değerlendirme Süreci ile ilgili bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, yükseköğretimde kalitenin önemini vurgulayarak, birim yöneticilerinin, kalite komisyonlarının ve tüm iç paydaşların bu süreci sahiplenmelerini, birimlerinde kalite ile ilgili çalışmalara hız vermelerinin gerekliliği üzerinde durdu.

  • Sıcak havalarda gıda zehirlenmesine dikkat

    Sıcak havalarda gıda zehirlenmesine dikkat

    Yükselen sıcaklıkların vatandaşların yemek yeme alışkanlıklarında da değişikliğe neden olduğunu belirten Uzmanlar, dolapta saklanmayan ve açıkta kalan tüm yiyeceklerin gıda zehirlenmesine yol açacağını söyledi.
    Yaz aylarında artan sebze, meyve tüketimi gıda zehirlenmelerinde beraberinde getiriyor. Sıcak havada tükettiğimiz gıdalarda artan mikroorganizmaların üremeye başlaması gıda zehirlenmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, sadece sebze, meyve tüketimi değil, çay ve kahve gibi içeceklerin de vücutta su kaybına neden olduğunu söyleyerek beslenme konusunda önerilerde bulundu.
    “Ürünleri alırken üretim ve son kullanma tarihine dikkat edin”
    Besinlerde bulunan mikroorganizmaların üremeye başlayarak gıda zehirlenmesine yol açabileceğini söyleyen Uzmanlar, şunları söyledi: “Dolapta saklanmayarak, açıkta kalan tüm yiyecekler yazın gıda zehirlenmelerine yol açabilir. Pişmiş yiyecekler tekrar tekrar ısıtılmamalı, meyve ve sebzeler bol suyla güzelce yıkanmalı, besini hazırlayan kişinin el ve tırnak temizliği de iyi olmalı. Ürünleri alırken üretim ve son kullanma tarihine dikkat etmeliyiz. Eğer konserve kullanılacaksa, ürünün kutusu ezik olmamalı ya da kapağı şiş olmamalıdır. Bu tür konserveler içindeki ürünün bozuk olduğunu gösterir”
    “Erkekler daha fazla su tüketmeli”
    Yaz aylarında vücudun ter ile kaybedeceği suyun tekrardan vücuda geri kazanılmasının önemli olduğunu belirten Uzmanlar, “Su gereksinimi bireyden bireye değişkenlik gösteriyor.
    Özellikle yaz aylarında kadınlar günde 2-2,5 litre, erkekler ise günde 2,5-3 litre su içmeliler. Sıcak yaz günlerinde su içeriğinin diğer meyvelere göre daha yüksek olduğu karpuz ve kavun gibi meyveleri tercih etmeliyiz. Bir ara öğün de karpuz tüketildiyse diğer ara öğünde kiraz, elma, kavun gibi farklı bir meyve tercih edilmesi bu çeşitliliği sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
    Bireylerin yaşam şekline göre günde 3 ana öğün ve 2-4 ara öğün şeklinde beslenmesini öneren Uzmanlar, “Genel olarak beslenmemizde kızartma, kavurma gibi yağlı besinler yerine daha çok ızgara tercih edilmelidir. Mevsiminde taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Günde 2-3 porsiyon sebze ve 2-3 porsiyon meyve tüketimi bağışıklık sistemimiz için gerekli olan vitamin ve mineralleri karşılamaya yetecektir. Özellikle yeşil renkli sebzeler folik asit, potasyum ve C vitamini de zengin olduğu için tercih edilmelidir. Tatlı tüketiminde, hamur işi tatlılar yerine sütlü tatlılar veya dondurma tüketmek daha doğru bir tercih olacaktır” ifadelerini kullandı.
    Çay ve kahvenin de diüretik özellikleri nedeniyle vücuttan su kaybına neden olduğunu ifade eden Uzmanlar, bu içeceklerin yerine ayran, şekersiz limonata, sade soda gibi içeceklerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

  • Karacabey: Milletimiz 15 Temmuz’da  kahramanlık örneği sergilemiştir

    Karacabey: Milletimiz 15 Temmuz’da kahramanlık örneği sergilemiştir

    Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin devlete ve millete yönelik yapılan en büyük ihanetlerden biri olduğunu belirterek, “Milletimizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine hiç düşünmeden meydanlara çıkması; canını ortaya koyarak darbe girişimini bertaraf etmesi çok daha büyük bir kahramanlık destanı olarak şanlı tarihimizdeki yerini almıştır.”dedi.
    Rektör Salih Karacabey, yaptığı yazılı açıklamada 15 Temmuz’u, milli irade ve demokrasi adına bir milat olarak daima anmalı ve gelecek nesillere çok iyi bir biçimde anlatılması gerektiğini söyledi.
    Rektör Karacabey, “15 Temmuz’da yaşananlar ve sonrasında gün yüzüne çıkan gelişmeler; bu hain saldırının, sadece seçilmiş meşru hükümetimizi hedef almadığını, ülkemizde iç savaş dâhil, vatanımızı parçalamayı ve darbenin asıl planlayıcısı olan dış güçlere, ülkenin kontrolünü bırakmayı amaçladığını açık bir biçimde göstermiştir. 40 yıldan bu yana dini söylemleri araç olarak kullanarak devletin içine sızdırılan FETÖ terör örgütü mensupları, dışarıdan aldıkları talimatlar doğrultusunda, eşine rastlanmayacak bir canilikte, Cumhurbaşkanımızın canına kastetmeye çalışmış, sivil halkın üstüne bombalar yağdırmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne uçaklarla saldırmış, emniyet ve istihbarat binalarına helikopterlerle ateş açmışlardır. Halkımızın direnişi sırasında 251 vatandaşımız şehit olmuş, 2 bin den fazla vatandaşımız da yaralanmıştır. Buna rağmen 81 ilimizde halkımız meydanları terk etmemiş, canı ve kanı pahasına ülkesine, milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkmıştır. Daha önce Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi üstün kahramanlık örneği sergileyen milletimiz, bir kez daha bu sinsi oyunları sergileyen dış güçlerin ve içerideki maşalarının emellerine geçit vermeyeceğini ortaya koymuştur. Hiç kuşku yok ki bu tarz girişimler, milletimizin uğradığı ne ilk ne de son ihanettir. Tarih boyunca, yeryüzüne adaleti hâkim kılmak isteyen, tüm mazlum milletlerin bayraktarlığını yapma amacını güden milletimiz, pek çok kez bu oyunlarla karşı karşıya kalmıştır. Osmanlı döneminde birçok örneği bulunan bu tuzaklar, çoğu zaman amacına ulaşmış ve ne yazık ki milletimiz; siyasal, sosyal ve ekonomik açıdan büyük yıkımlara uğramıştır. Çok iyi tahlil edilmesi ve dersler çıkarılması gereken bu süreçlerde, önü kesilen, geriye giden sadece bizim ülkemiz olmamış; İslam ülkeleri ve diğer mazlum coğrafyalarda da benzer olumsuzluklar meydana gelmiştir.”dedi.
    15 Temmuz FETÖ darbe girişimi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli ve milletin kararlılığı sayesinde çok büyük bir badirenin atlatıldığını vurgulayan Karacabey, “Günümüzde ise Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada söz sahibi olması, milli ve yerli politikalar benimsemek suretiyle güçlü ve ayakları üzerinde duran bir ülke haline gelmesi, aynı dış güçleri yine rahatsız etmiş ve harekete geçirmiştir. 15 Temmuz hain darbe girişimi bu nedenle yaşanmış ve ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayeti ve milletimizin kararlılığı sayesinde çok büyük bir badire atlatmıştır.Bu nedenle 15 Temmuz ve bunun gibi süreçler tüm boyutlarıyla iyi idrak edilmeli, gereken dersler çıkarılmalı, hiçbir zaman unutulmamalı ve gelecek nesillere de unutturulmamalıdır. Toplumumuzun bu açıdan en yüksek bilinç düzeyine ulaşması için şüphesiz üniversitelerimiz başta olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlara büyük görevler düşmektedir. Ülkemizin önemli bir eğitim kurumu olan Bozok Üniversitesi olarak, 15 Temmuz ruhunu daima yaşayacak ve yaşatacağız. Geleceğine sahip çıkmayı bilen bireyler olarak, daha çok çalışacak, daha çok kenetlenecek ve yeniden Büyük Türkiye’yi inşa etmek için yılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile 15 Temmuz şehitlerimizle birlikte tüm kahraman şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, tüm gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum.”diye konuştu.

  • Yozgatlı işadamı Hayri Yıldız vefat etti

    Yozgatlı işadamı Hayri Yıldız vefat etti

    Yozgat’ın tanınmış işadamlarından ve Yibitaş’ın kurucularından olan Hayri Yıldız (71) bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
    Yibitaş’ın kurucularından olan ve yaptığı hayır işleri ile tanınan işadamı Hayri Yıldız, bir süredir Ankara’da hastanede kanser tedavisi görüyordu. Yıldız, tedavi gördüğü hastanede bu sabah yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu.
    Merhum Yıldız’ın cenazesi Pazar günü öğle namazına müteakip Ankara Ortaköy mezarlığında defnedileceği belirtildi.
    Yeniufuk Gazetesi ve Yozgat Olay olarak Merhhum Yıldız’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

  • 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik  Günü etkinlikleri programı düzenlendi

    15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri programı düzenlendi

    Bozok Üniversitesi’nde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında bir dizi program düzenlendi.
    İlk olarak kampus alanında bulunan Erdoğan Akdağ Camiinde terör ve 15 Temmuz şehitleri için mevlidi şerif okutuldu. Cuma namazı öncesi okutulan mevlidi şerife Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim ve mevlidi şerif okunmasının ardından şehitler ve hain gecenin bir daha yaşanmaması için dua edildi.
    Anma programı kapsamında Bozok Üniversitesi tarafından Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi fuaye alanında “15 Temmuz Şehitleri Fotoğraf Sergisi” açılışı yapıldı. Sergide, İstanbul, Ankara ve Yozgat’ta 15 Temmuz gecesi yaşananlar ve ardından tutulan demokrasi nöbetlerinden kesitler yer aldı. Sergi fotoğrafları dikkatle inceledi.
    Rektör Karacabey, “15 Temmuz ruhunu daima yaşayacak ve yaşatacağız”
    Konferans öncesi konuşan Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, “15 Temmuz 2016 tarihinde, Türk silahlı kuvvetlerinin içine sinsice sızmış Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) mensupları tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişimi; devletimize ve milletimize yönelik en büyük ihanetlerden biri olarak tarihe geçmiştir. Buna karşın, milletimizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine hiç düşünmeden meydanlara çıkması; canını ortaya koyarak darbe girişimini bertaraf etmesi, çok daha büyük bir kahramanlık destanı olarak şanlı tarihimizdeki yerini almıştır. Bu nedenle 15 Temmuz’u, milli irade ve demokrasi adına bir milat olarak daima anmalı ve gelecek nesillere çok iyi bir biçimde anlatmalıyız. “Bozok Üniversitesi olarak, 15 Temmuz ruhunu daima yaşayacak ve yaşatacağız. Geleceğine sahip çıkmayı bilen bireyler olarak, daha çok çalışacak, daha çok kenetlenecek ve yeniden Büyük Türkiye’yi inşa etmek için yılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile 15 Temmuz şehitlerimizle birlikte tüm kahraman şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, tüm gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum” dedi.
    15 Temmuz Darbe Girişiminin Dini Arka Planı Konferansı düzenlendi
    Bozok Üniversitesi Bilal Şahin İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ümit Harun Akkaya tarafından verilen konferansta ise “15 Temmuz Darbe Girişiminin Dini Arka Planı” konusu ele alındı. Dr. Akkaya, “Temelde başlık dini arka planı, bu FETÖ’nün. Ancak burada dini arka plandan söz ederken doğru kavramlar kullanmak lazım. Çünkü dini kullanan bir örgütten bahsediyoruz. Burada onun açılımını yaptık. Çünkü din doğru anlaşıldığında gerektiğinde vatanı kurtarmaya dönüşen bir unsura dönüşebilir. 15 Temmuz’da görüldüğü gibi. Ama yanlış emeller için kullanıldığında bir araca dönüştüğünde bir toplumu yok etme noktasına getirebilecek süreçleri çalıştırabiliyor” dedi. Geçmiş dönemde de FETÖ benzeri bir yapılanmanın yaşandığını anlatan Akkaya, “Geçmişte de yaşanan Haşşaşilik Hasan Sabbah onlara vurgu yaptık. Onlarında benzeri eğitim faaliyetlerinde içeren insan, suikastçı yetiştirdikleri koşulsuz itaatle kendilerine bağladığı insanlar vasıtasıyla toplumsal ya da devlete dair siyasi bir takım riskler oluşturdukları dönemler yaşadı insanoğlu. Aynı yaşanmış olanların tekrarı gibi günümüzde de FETÖ uzun süren bir süreç sonrasında kapsamlı batıni özellikler taşıyan yapılanmayla devletin kademelerine sızmış toplumsal yapıda kendince bir güç edinmiş ekonomik yapıda ya da toplumsal anlamda. Tabi bunların hepsini yaparken takiyeyle yapmış münafık kavramını dolduracak bir biçimde yöntemle yapmış sonrasında da böylesine kabul edilemez bir girişimle ortaya çıkmış. Ancak gereken cevabı almıştır” şeklinde konuştu.
    Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Prof. Dr. Şenol Akın, fakülte dekanları, çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

  • Başkan Altan: 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü özü itibariyle bir haçlı saldırısıdır

    Başkan Altan: 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü özü itibariyle bir haçlı saldırısıdır

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat İl Başkanı Ferhat Altan, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ülkenin, milletçe karşı karşıya kaldığı bu hain darbe teşebbüsünün, özü itibariyle bir haçlı saldırısı olduğunu söyledi.
    MHP İl Başkanı Ferhat Altan, 15 Temmuz FETÖ Darbe girişiminin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: “Bu toprakların gördüğü en alçakça işgal girişimi, en travmatik isyan kalkışması; 15 Temmuz 2016 gecesinde yaşandı. O gece; sokaklara inerek kendi halkına namlu doğrultanların, ellerinde Türk devletinin silahları, üzerlerinde Türk ordusunun üniformaları vardı. Bu milletin iradesine, meclisine, evlatlarına 1000 yıl biriktirdikleri kinle birlikte kurşun yağdıranlar; karşılarında yıkılmayacak, aşılmayacak, devrilmeyecek bir duvar gördüler. Bu duvar; Türk milletinin inancı ve inadıydı. Bu karanlık ve umutsuz görünen gecede, milletimize inanç ve heyecan aşılayan ve seçilmiş hükümetin yanında olduğunu bildiren kişi, şüphesiz Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli olmuştur. Milletçe karşı karşıya kaldığımız bu hain FETÖ darbe teşebbüsü, özü itibariyle bir haçlı saldırısıdır. Haçı bozguna uğratacak yegâne çözüm ise hilâlin yani Türkiye’nin birliğidir. İktidarıyla, muhalefetiyle omuz omuza duran ve milli meseleleri uyum içerisinde çözen bir Türkiye; Pensilvanya’da yeni hayaller kuranların da, Kandil’de gündüz düşü görenlerin de kâbusu olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareket; 15 Temmuz gecesi, en başından beri yabancı istihbarat örgütlerinin ileri karakolu olan FETÖ’ye karşı göğüs germiş ve inisiyatifini milli iradeden yani seçilmiş meclisten yana kullanmıştır. Bu karanlık gecede hayatını feda ederek şehitler kervanına katılan tüm şehitlerimize Yüce Mevla dan rahmet, Gazilerimize de sağlık ve huzur diliyorum, Allah (C.C) böyle günleri bir daha yaşatmasın, en kıymetli değerimiz Vatan dır, Vatan’ı olmayanın hiçbir şeyi olmaz.”