Belediye tarafından işletim hakkı satın alınan 50 derece sıcaklıkta ve saniyede 100 lt debiye sahip olan sıcak suyun ilçeye getirilmesi için çalışmalar tüm hızıyla devam ederken Başkan Suphi Daştan çalışmaları yerinde inceleyerek bilgiler aldı. Yapılan yoğun çalışmaları denetleyen Daştan ‘’ Bilindiği üzere bir süre önce sıcak suyun ilçemize getirilmesi için isale hattı yapımının ihalesini yaklaşık 7,5 Milyon Tl’ye tamamlamıştık. Bugün gelinen noktada ilçemizin geleceği için çok önemli olan Akdağmadeni’ni jeotermal turizm merkezi haline getirecek projede çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor.” dedi .
Sözlerine devam eden Başkan Daştan ” Akdağmadeni tabiat harikası bir ilçe; ormanları, tarihi dokusu, mağara turizmi yapılabilecek potansiyeli bulunan kısacası jeotermal turizm ve alternatif turizm olanaklarının tümünü içinde barından bir bölge olma özelliğini taşıyor. İlçemize getirilecek olan sıcak suyun 4 ve 5 yıldızlı en az 10 adet termal otelin (toplamda 8200 yatak kapasiteli) su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olmasından dolayı bu sıcak suyu ilçemizde Termal Oteller yapacak olan yatırımcılara vermeyi düşünüyoruz. Yatırımcılara gerekli tüm desteği ve kolaylığı belediye olarak sunup ilçemizin kısa zaman içerisinde jeotermal turizm alanında büyük bir cazibe merkezi olmasını planlıyoruz.’’ dedi. İlçemizi sosyal ve ekonomik açıdan bir üst seviyeye çıkaracak olan proje en kısa süre içerisinde tamamlanacaktır.
Kategori: Gündem
-

Daştan isale hattı çalışmalarını inceledi
-

Bahçeli’nin A Takımından üç’ü Yozgatlı
Partinin Genel Başkan Yardımcılığı görevini geçtiğimiz yıllarda başarılı bir şekilde sürdüren 24 ve 25. Dönem Milletvekili Sadır Durmaz, yeni dönemde de yine MYK Üyesi ve Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdürecek 7 isimden birisi oldu. MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, Yerel Yönetimlerden sorumlu olacak.
1980 öncesi Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Avukat Fethi Yıldız’da MYK Üyesi, Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu.
MHP Ankara Eski İl Başkanı Fatih Çetinkaya’da MYK Üyesi olarak MHP Genel Sekreter Yardımcılığı görevini sürdürecek.
MHP Yozgat İl Başkanı Ethem Sedef, MHP’nin A Takımına Yozgatlı 3 ismin yeralmasının kendilerini oldukça mutlu ettiğini söyledi.
İl Başkanı Sedef, “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin 7 yardımcısından 3’nün Yozgatlı olması parti teşkilatımızda sevinçle karşılandı. Yozgat’ımızın medarı iftarı daha öncede Genel Başkan Yardımcılığı görevini başarılı bir şekilde sürdüren Sayın Sadir Durmaz yine Genel Başkanımızın en güvendiği isimler arasında yer aldı. Yine geçmişte partimize büyük emekleri olan hemşerimiz Avukat Fethi Yıldız ve Fatih Çetinkaya’nın da Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilmeleri Yozgat’ımızda büyük sevinç yarattı. Bu vesile ile yeni MYK üyelerimizin başta ülkemize, ilimize ve partimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.”diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin A takımı şu isimlerden oluştu: “Sadir Durmaz, Yaşar Yıldırım, İzzet Ulvi Yontar, Fethi Yıldız, Sefer Aycan, Deniz Depboylu, Fatih Çetinkaya, Kamil Aydın.” -

Öğrenciler okuma bayramı coşkusu yaşadı
Yozgat Çözüm Koleji Konferans Salonu’nda düzenlenen Okuma Bayramı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başladı. Öğretmenler ve öğrenciler tarafından hazırlanan birbirinden eğlenceli gösteriler, veliler tarafından büyük bir coşkuyla izlendi. Minikler yeni kazandıkları okuma ve yazma yetenekleriyle becerilerini, şiir okuyarak, koro halinde şarkı ve türkü söyleyip, tiyatro oyunu sergileyerek gösterdiler.
Tören sonunda öğrenciler, emeklerinin ödülü olan okuma belgelerini ve rozetlerini Yozgat Çözüm Eğitim Kurumları Kurucu Müdürü Fatih Yılmaz’dan aldılar. Fatih Yılmaz, okuma bayramında emeği geçen öğretmen ve öğrencileri kutladı ve bu gün de kendilerini yalnız bırakmayan velilere de teşekkür etti. -

Yazıcıoğlu milletimizin gönlüne taht kurmuştu
BBP Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Şenliler, Merhum Genel Başkan Muhsin Yazıoğlu’nun ebediyete intikalinin 9. Yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Yazıcıoğlu’nun vatan sevgisi, millet sevgisi ve dürüstlüğünün tartışılmaz olduğunu vurguladı.
Şenliler, “Merhum Genel Başkanımız sadece bir devlet adamı, siyaset adamı, fikir adamı değil milletin gönlünde taht kurmuş, yedisinden yetmişine bütün siyasi kademenin her noktasında bulunan sağdan ve en soldaki unsura kadar siyasi yelpazenin her kademesinde takdir toplayan ve ‘Muhsin Yazıcıoğlu söylüyorsa doğru söyler, o yapıyorsa doğru yapıyordur, onun yaptığı işler memleket hayrınadır, o ülke ve memleket aleyhine herhangi bir iş yapmaz’ diye ortak bir haydaya ulaşılmış ortak bir değerdi. Bunu bu gün çok daha iyi anlıyoruz. Dün Tacettin Dergahında binlerce kişi vardı. Gerek hafta sonu olması gerek onun vefatının 9’uncu seneyi devriyesinde hala davasının aydınlığa kavuşturulmamış ve bizim şahadet süreci dediğimiz helikopterin düşerek içindekilerle birlikte Muhsin Başkanın şehit olduğu hadisenin aydınlığa kavuşturulmamış olması, hukuki bir sonuca kavuşturulmamış olması toplum vicdanında büyük bir tepkiyle karşılandığını da göstermektedir.”dedi.
OLAYIN HALA
AYDINLATILMAMASI AKILLARA DEĞİŞİK ŞÜPHELER
GETİRMEKTEDİR
Olayın üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen hala aydınlatılamamasının akıllara değişik şüpheler getirdiğini kaydeden Şenliler, “Muhsin Başkan ve arkadaşlarının 9 yıl geçmesine rağmen davasının hala sürüncemede kalması, unutturulmak istenmesi, üzerinin örtülmek istenmesi akıllara değişik şüpheler getirilmektedir. Ve onu hayatında hiç tanımamış, görmemiş pek çok insanın da onunla ilgili bir takım düşünceler ve fikirler edinmesine de bu anma toplantıları vesile oluyor. Muhsin Yazıcıoğlu, ortak bir değerdir. Tıpkı milletlerin kanaat önderleri vardır her türlü siyasi mülahazadan uzak toplumu kucaklayan, toplumun bütün katmanlarına bütün renklerine hitap eden ve onların ortak paydası noktasına gelmiş olan değerler vardır işte Muhsin Yazıcıoğlu da o değerlerden bir tanesi olmuştur. Muhsin Yazıcoğlu’nun yokluğunu her geçen sene daha da ağır bir şekilde hissediyoruz. Gerek üniversite öğrenciler yıllarındaki beraberliğimiz gerekse siyaseten onun kurmuş olduğu Büyük Birlik Partisi’ne ilk adımı atarak ‘ben varım’ diyenlerden biri olma bahtiyarlığına erişmiş bir insanım. Muhsin Yazıcıoğlu bir vefa adamıydı bir dosttu.”diye konuştu.
DEVLETİN NAMUSU ADALETTİR
Devletin namusunun adalet olduğunu vurgulayan Şenliler, “Onun vefatının 9’uncu seneyi devriyesinde şunu söylüyorum, devletin namusu adalettir. Ve maalesef 9 senedir Türkiye Cumhuriyeti Devletinin namusu Keş Dağları’nda karlar altında hala yatmaktadır. Hala rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu davasının çözülmemiş olmaması, adaletin tecelli edip de milli vicdanının huzur bulmamış olmamasının karşılığı bu sözlerdedir. Onun için devleti yönetenlere, siyasi iktidara, parlamento üyelerine, yargı mensuplarına buradan bir kere daha sesleniyorum, devlet karlar altında kalmış olan namusunu temizlemek zorundadır. Bu leke devletin alnına sürülmüş bir lekedir. Bunun bir an evvel bütün açıklığı ile hiçbir şüphe kalmaksızın toplum vicdanında, insanların kafalarında, kalplerinin bir kenarında toplu iğnesi kadar şüphe kalmaksızın bu davanın açıklığa kavuşturulması, sonuçlandırılması gerekmektedir, Alperenler olarak, ülkücüler olarak, onu sevenler olarak, Türk milleti olarak bunu beklemekteyiz. Geldiğimiz dış politikadaki hususlar, en son yaşanan Suriye’deki Afrin harekatı ve Kuzey Irak’ta bölücü terör örgütlerine karşı yapılan operasyonlar rahmetli Muhsin Başkan’ın, Habur’daki rezaleti de teröristlerle yapılan pazarlıkların nasıl vahim sonuçlar doğuracağına yönelik ifadelerinin bu gün nasıl gerçekleştiğini tezahür ettiğini göstermektedir. Rahmetli teröristlerle müzakere olmaz, mücadele olur derdi. Türk milletinin varlığına, birliğine, geleceğine, istikbaline yönelik olarak yapılan her türlü tehdit anında söndürülmeli, anında yok edilmeli derdi. Bu gün o noktadayız, bu gün onun dedikleri tek tek hayata geçirilmektedir, yapılmaktadır. Bu vesile Merhum Genel Başkanımızın mekanı cennet, ruhu muazzez olsun diyor ailesine ve sevenlerine bir kere daha baş sağlığı diliyorum.”ifadelerini kullandı. -

ÇEDAŞ, hızlı müdahale etti
Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ) Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa hafta sonu Sivas, Tokat ve Yozgat illerinde şiddetli rüzgar nedeniyle oluşan elektrik arızaları hakkında bilgi verdi.Akboğa, hafta sonu sorumluluk bölgelerinde saatteki hızı 80 kilometreyi bulan rüzgâr nedeniyle neredeyse doğal bir afet yaşandığını söyledi.
Rüzgâr fırtınası nedeniyle birçok evin çatısının uçtuğunu ve ağaçların devrildiğini hatırlatan Akboğa, “Olumsuz hava muhalefetinden ÇEDAŞ olarak büyük oranda bizde etkilendik. Çok sayıda elektrik direğimiz devrildi, elektrik telleri koptu ve trafolarda arızalar meydana geldi. SCADA (Uzaktan Kontrol ve Kumanda) merkezimizde oluşturduğumuz Kriz Merkezimizle bizler Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hava tahmin raporlarını anlık olarak takip etmekteyiz. Hafta sonu meteorolojiden gelen raporlar doğrultusunda bizde Kriz Merkezimizde gerekli hazırlıkları yaparak şiddetli rüzgâr nedeniyle oluşabilecek arızalara karşı önlemlerimizi aldık. Sorumluluk bölgemiz olan Sivas, Tokat ve Yozgat’ta oluşturduğumuz 14 bölgedeki bunun 5 tanesi Sivas’ta bulunmakta 77 Adet 4×4 arazi aracı, 34 Adet Platform denilen sepetli araçlarımız ve 12 Adet Binek aracımızla, 550 Arıza Bakım Onarım ekibimizi aktif olarak sahada görevlendirdik. İzinleri iptal edilen personellerimiz bütün olumsuzluklara karşı alarm durumuna geçti” dedi.
Hafta sonu yaşanan arızalar ile ilgili bilgiler veren Akboğa, “Şiddetli rüzgâr nedeniyle 24-25 Mart tarihlerinde Sivas’ta 87 adet, Tokat’ta 19 adet ve Yozgat’ta 7 adet olmak üzere toplamda 113 adet ağaç ve demir elektrik direği devrildi. Bunun yanı sıra Sivas’ta 209, Tokat’ta 42 ve Yozgat’ta 26 olmak üzere toplamda 277 adet iletken yani tel kopması meydana geldi. Yaşanan olumsuz hava koşulları nedeniyle Sivas’ta 592, Tokat’ta 226 ve Yozgat’ta 142 olmak üzere toplam 960adet elektrik arızası meydana geldi. Aynı zamanda 1 adet trafoda arıza meydana gelirken 3 adet elektrik panosu ise kullanılamaz hale geldi” ifadelerini kullandı.
Yaşanan arızalar sonrası alarm durumda olan ÇEDAŞ ekiplerinin büyük bir özveri ve çabayla sahada aktif olarak görev aldığını dile getiren Akboğa, “Öyle ki ekiplerimiz tüketicilerimizin enerjisiz kalmaması için insanların şiddetli rüzgar nedeniyle sokakta dahi yürümekte dahi zorlandığı bir havada metrelerce yüksekte oluşan elektrik arızalarına müdahale ettiler ve kısa süre içerisinde enerji verilmesini sağladılar. Bu nedenle özverili çalışmalarından dolayı ekiplerimizi tebrik ediyor ve kutluyorum.” dedi. -

Ziraat Odası, maliyetine tavuk ve hindi satacak
Akdağmadeni Ziraat Odası Başkanı Eyyup Elmalı, oda olarak çiftçiye en iyi hizmeti vermek, onlara destek olmak için gayret gösterdiklerini söyledi. Elmalı, “İlçe çiftçimize kanatlı hayvan olarak 16 haftalık tavuk, 60 günlük hindilerin tüm bakımları tamamlanmış tavuk ve hindi dağıtımı için talepleri almaya başladık” dedi.
Dağıtmayı planladıkları ‘atak’ cinsi tavukların aynı zamanda kene avcısı olduğuna da dikkat çeken Elmalı, açıklamasını şöyle tamamladı: “16 haftalık olan tavuk 20 lira, 60 günlük hindi ise 23 liradan verilecek. Şu anda çiftçilerimizden talep alıyoruz.
Tavuk ve hindi almak isteyen çiftçilerimiz taleplerini 15 Mayıs’a kadar Akdağmadeni Ziraat Odası’na bildirmelerini istiyoruz” -

Bakan Arslan, Yapılan hizmetler ülkenin gelişmesi ve büyümesi için
Yozgat’ta Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’nin ilk ray serimi törenine katılmak üzere Yozgat’a gelen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Yozgat Valiliği tarafından düzenlenen ulaştırma ve habercilik konulu koordinasyon toplantısını katıldı. Bakan Arslan, ulaştırma ve haberleşme konusunda katılımcıların sorularını cevapladı.
Yozgat Belediyesi Büyük Sinema ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda konuşan Bakan Arslan, bakanlık olarak Türkiye’nin her yerine hizmet ettiklerini ve verdikleri sözlerin gereğini yaptıklarını söyledi.
Yozgat’ta düzenlenen platformu önem verdiğini belirten Bakan Arslan, “Ulaştırma olarak son zamanlarda belki ilk defa bir araya geldik. Yozgat başbakan yardımcımız başkanlığında güzel bir gelenek başlatmış. Konuları bakanlık veya konu itibariyle masaya yatırıyorlar sizlerin görüş ve değerlendirmelerini alıyorlar. Burada cevap verecekleri burada cevaplandırıyorlar cevaplanmayacakları da Ankara’da cevaplandırıp çözümler üretiyorlar. Bu anlamda Yozgat örnektelik ortaya koyuyor. Onun için başbakan yardımcımıza, valimize ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Ülke genelinde 15 yılda 389 kilometre tünel yaptıklarını da hatırlatan Bakan Arslan, “Bakanlık olarak Türkiye’nin her yerine hizmet ettiğimiz gibi Yozgat’a da hizmet etmeye çalışıyoruz. Bundan sonra da hizmet etmeye devam edeceğiz. 81 ilimiz de bizim için değerli Yozgat’ta bizim için değerli ve başında geliyor. 80 yılda bu ülkede 50 km tünel yapılmıştı. Bu ülke aynı ülke değil miydi gelirler aynı gelirler değil miydi? Bugün 389 km tünel sadece 15 yılda yapmışız. Vatandaşın kaynağını vatandaşın hizmetine kullanıyoruz ama bunu yaparken de sadece İstanbul, Antalya, Kars demiyoruz. 81 ilin hepsine yapıyoruz Yozgat’ta da yapıyoruz. Bugün açıkladık. Ankara, Kırıkkale, Yozgat, Sivas demir yolu sadece bu demir yolu güzergahında 66 km tünel var. 80 yılda 50 km tünel yapılıyor biz sadece 3 ili ilgilendiren projede 66 km tünel yapıyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki Yozgat’ta dahil her yere yapıyoruz. Biz millete yapamayacağımız sözleri vermiyoruz. Verdiğimiz sözlerin de gereğini yapıyoruz. O yüzden Yozgat’a da verdiğimiz sözlerin gereğini yapıyoruz. Geçmiş hükümetler gibi hesapsız davranmıyoruz gidip IMF’in kapısında dilenmiyoruz” şeklinde konuştu.
Konuşmalarının sonunda Yozgat’a müjde niteliğinde 2 haber veren Bakan Arslan, “Sorgun, Çekerek, Tokat il sınırına kadar olan yolun 14 km bu sene bitiyor. Ancak o yolun 44 kilometresi daha var. Onunla ilgili arkadaşlarımız talepleri daha önce iletmişlerdi, çalışmaları yaptık. Buradan müjde olarak veriyoruz onun da ihalesini bu sene içerisinde yapacağız. Yine Sarıkaya Aspek, Akdağmadeni yolu 53 km bunu da tek yol olarak standardının yükseltilmesiyle ilgili bu sene içerisinde ihalesini yapacağız” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından ise Bakan Arslan’a Yozgat’ın Aydıncık ilçesinden çıkarılan Ametist taşından yapılan tespih takdim edildi. -

Yazıcıoğlu,dualarla anıldı
25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş mitinginden Yozgat’ın Yerköy İlçesinde partisi tarafından düzenlenen mitinge katılmak üzere gelirken bindiği helikopterin düşmesi sonucu yanındakilerle birlikte hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi´nin Merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, ölümünün 9.´inci yıldönümünde dualarla anıldı.
Mevlid-i Şerife; BBP İl Başkanı Kemal Korkmaz, İlçe Başkanı Osman Çiftçi, Alperen Ocakları İl Başkanı Mustafa Çıtak, partililer ve vatandaşlar katıldı.
BBP İl Başkanı Kemal Korkmaz, merhum genel başkanlarını rahmet ve dualarla andıklarını belirterek, ebediyete intikalinin üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen olayın hala aydınlatılamamasının üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi.
Başkan Korkmaz, “9 yıl önce bugün genel başkanımız şehit olmuştur.
Üzerinden bu kadar yıl geçmesine rağmen olayın hala aydınlanamamış olması bizi ve sevenlerini derinden üzmektedir.
Devletimizin ilgili organların biran önce fail yada faillerini açığa çıkararak adalete teslim etmelerini istiyoruz. Merhum genel başkanımızın vatan ve millet sevgisi tartışılmazdı.
O sözüyle özüyle örnek teşkil eden ender insanlardan birisiydi. Bugünde ebediyete intikalinin 9 yılı dolayısıyla Çapanoğlu Camimizde Mevlid-i Şerif okutarak dualar ettik. bir kez daha Merhum genel başkanımızı rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.”diye konuştu. -

Bozdağ: Önemli olan görevlerini kararsız ve bağımsız bir şekilde yerine getirmesidir
Partisinin Yozgat’ta düzenlenen Mart ayı İl Danışma Meclisi Toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) son günlerde avukatlıktan hakimliğe ataması yapılan hakim ve savcıların çoğunun AK Parti’li olduğu yönündeki eleştirilerine cevap verdi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ “CHP’nin her gün televizyonlarda evirip çevirdiği bir konu var. Şu kadar AK Partili hakim ve savcı alındı. Benim bakanlık dönemimde de gen soru verdiler. Hatta o zaman gazetelere manşet yaptırdılar. ‘900 hakim ve savcıdan 800’ü AK Partili’ dediler. Ben o zaman dedim ki bunu iddiayı dile getiren CHP’liler, ‘800 tane AK Parti’nin ismini neden milletvekillerine tek tek dağıtmadınız. Ortaya koyun bu 800 AK Partilinin ismini ben bakanlıktan da milletvekilliğinden de şu anda istifa ederim. Dürüstseniz dediğinizi ispat etmezseniz sizin de istifa etmeniz lazım.’ Ama ortaya koyamadılar. Neden çünkü bunların bütün derdi kafa karıştırmak. Siz konuşurken bir sürçülisan edin ağzınızdan bir yanlış cümle çıksa o sürçülisan lafından medet umuyorlar. Bizim anayasamızda hüküm çok açıktır. Anayasa derki ‘her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Kamu hizmetine alınmada kamu hizmetlerinin gerektirdiği şartlardan başka hiçbir ayrım gözetilemez.’ Kanun önünde herkes eşittir. 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı siyasi partilere üye olma ve siyaset yapma hakkına sahiptir” dedi.
“Utanmadan arlanmadan kendilerinden alınanları söylemiyorlar”
Bozdağ, “Şu anda üniversitelerde okuyan herkes siyaset yapıyor mu? Yapıyor. Avukatlıktan değil de doğrudan mezunlardan hakim savcı almış olsaydık onların içerisinde CHP’ye MHP’ye AK Parti’ye üye olmuş gençler olabilir mi? Olabilir. Gençlik kollarına üye olanlar olabilir mi? Olabilir. Ama bunlar ne diyorlar ‘efendim siz AK Partilileri alıyorsunuz.’ Millete siyaseti yasaklarsan o zaman dersin ki siz siyaseti yasak ettiniz siyaset yapıyorsunuz. Anayasa siyaseti serbest bırakıyor. Üniversite öğrencileri, hocaları istediği partinin siyasetini yapıyor. Adam 20 yıl avukatlık yapmış 20 yıldır avukatlık yapan kişinin bir parti ile ilişkisi olamaz mı? Olabilir. Toplum da bazı konularda taraf olamaz mı? Olabilir. Ama siz eğer devlet olarak avukatlar arasından alım yapacaksanız o azman bunları görerek alım yapacaksınız. Neye bakacaksınız o zaman hizmetin gerektirdiği liyakat şartları var mı yok mu ona bakacaksınız biz ona bakıyoruz. Ve alınanlar içerisinde CHP’de MHP’de geçmişte parti üyeliği olan diğer partilerde parti üyeliği olanda hakim ve savcı adayları var. Hepsinde var. Ama utanmadan arlanmadan kendilerinden alınanları söylemiyorlar. Öte yandan gelip geçmişte AK Parti’de üyeliği olan birisini alıp bak AK Partilileri alıyorlar diyorlar. Ne olacak yani AK partililer Türkiye’de partiye üye olan üniversiteli bir genç daha sonra memuriyet sınavı geldiğinde sınava girmeyecek mi? CHP’li de MHP’li de girecek hepsi girecek önemli olan göreve geldikten sonra o insanların görevini kararsız ve bağımsız bir şekilde yerine getirmesidir. Ama algı operasyonu yapmak için yapıyorlar. Bunlar edepsizliği örnek alıyorlar. Hiç kimse endişe etmesin bizim iktidarımızda yargının siyasallaşmasına biz bilerek asla izin vermeyiz. FETÖ ile de mücadeleyi biz yapıyoruz yargının üzerinde vesayet kurmak isteyenlerle de mücadeleyi biz yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz” şeklinde konuştu. -

Türkiye’ye karşı uluslararası örgütler adil olmuyor
Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, bazı uluslararası örgütlerin aldıkları kararın ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin yayınladığı raporu eleştirdi.
“Türkiye’ye dönük iftiralar yer aldı”
Raporda Türkiye’ye karşı yapılan haksızlığı dile getiren Bozdağ, “Bazı uluslararası örgütler karar alıyorlar. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği bir rapor yayınladı ve raporda Türkiye’ye dönük haksız iftiralar yer aldı. ABD’de bir karar daha aldı. Orada da Rum ve Yunan tezinin savunuculuğunu yaptılar. Türkiye’yi suçladılar. Uluslararası örgütler kendi saygınlıklarını korumak için objektif olmak, adil olmak, kararsız olmak doğru olanı söylemek doğru olandan yana tavır almakla mükelleftir. Ama Türkiye’ye karşı bu uluslararası örgütler adil olmuyorlar.
Objektif davranmıyorlar. Kararsızlıklarını koruyamıyorlar. 15 Temmuz darbe teşebbüsünü yaşadık. Bilumum örgütler adeta karşımızda FETÖ terör örgütünün elebaşı, terörist başı Gülen konuşuyormuş gibi bizlere hitap ediyorlar, konuşuyorlar.
Yahu siz kimin sözcüsüsünüz? FETÖ’nün sözcüsü müsünüz yoksa objektif, adil, kendi ilkeleri, kuralları olan uluslararası örgütlerin mi sözcüsüsünüz. PKK söz konusu olduğu zaman PKK terör örgütünün ağzıyla konuşuyorlar. Türkiye’nin Afrin harekatı söz konusu olduğu zaman orada da YPG, PYD, PKK KCK’nin tezleri üzerinden Türkiye suçlanmaya çalışılıyor. Bu yaptıkları iş, o örgütlere zarar vermekte kendi güvenliliklerini yok etmektir” dedi.
“Türkiye’yi haksızlıklara kabule mecbur bırakamazsınız”
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin Türkiye’ye gelmediğini hatırlatan Bozdağ, “Türkiye’ye erişimi yokmuş beyefendinin. Gel diyoruz davet ediyoruz gelmiyor. Bizim davetimize gelmiyorsun kendin gel. Öyle de gelmiyor. Ama utanmadan, arlanmadan raporunda Türkiye’ye erişemediğini söylüyor. Türkiye’ye erişemeyen adam yalan söylüyor ve oradan Türkiye’yi suçluyor. Raporunda ele alınan konular tamamen terör örgütlerinin bugüne kadar söylediklerinin derli toplu BM logosu altında tekrarından başka hiçbir şey değil. Eğer Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği terör örgütlerinin tezlerini rapor haline getirirse Türkiye korkar, tırsar böylece bu terör örgütlerinin taleplerine sıcak bakar diyorsa Türkiye’yi tanımamıştır, kusura bakmasın. Terör örgütünün ağzıyla konuşursanız, onların sözlerini raporunuza geçirirseniz Türkiye’yi dinlemezseniz Türkiye sizin raporunuza meşru, doğru bir rapor gözüyle bakmaz. Ne yazarsanız yazın ona zerrece kıymet vermez. Bizim için bunlar yok hükmündedir. Kabul etmemiz mümkün değildir. Terör örgütlerinin tezlerini Uluslararası toplum ve örgütler aracılığıyla raporlara belgelere dönüştürülmesiyle Türkiye’yi sıkıştıramazsınız, Türkiye’yi bu haksızlıkları kabule mecbur bırakamazsınız. Türkiye bildiği yoldan gidecektir. Ama adil, objektif, dürüst olurlarsa o zaman elbette biz raporlarına bakarız, dediklerini de dikkate alırız ama bundan saptıkları zaman dediklerinin bizim açımızdan hiçbir kıymeti yoktur” şeklinde konuştu. -

YHT Projesi’nin ilk ray serim töreni yapıldı
Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesinin ilk ray serim töreni Yozgat Yerköy’de Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Törenin açılış konuşmalarını gerçekleştiren Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Türkiye’nin son 15 yılda büyük bir değişim dönüşüm yaşadığını ifade etti. Tren yollarının yenilenmesi yerine trenin hızının düşürüldüğü bir dönemde Türkiye’nin hızla gelişemeyeceğini aktaran Bozdağ, “Havada, karada ve denizde yapılan projelerle Türkiye’nin damarlarını açtık. Biz böylesi bir Türkiye ile iftihar ediyoruz. Biz bu ülkenin her yerine konulan taşla iftihar ediyoruz” diye konuştu.
“Yozgat Havaalanı
yapım sözleşmesi
imzalandı”
Bakan Arslan ise, AK Parti hükümetleri döneminde hayata geçirilen projelerle Türkiye’nin deniz limanlarına erişmesi, deniz aşırı ülkelerle ticaret yapılabilmesi gibi büyük hedeflerin ortaya konulduğunu aktardı. Arslan, fabrika yapılan şehirlerden, üniversitelerin olduğu şehirlere kadar uçakla erişimi sağladıklarını, öğrencilerin o illerin üniversitelerini tercih edebilmelerinin önünü açtıklarını anımsatarak, “Havayolunu halkın yolu yapmak adına çok önemli mesafeler kat ettik. Bu ülke 2002 yılında 35 milyon yolcuya hizmet ederken, geçen sene 193 milyon yolcuya hizmet etti. Bu ülkede YHT hiç konuşulmuyorken, bin 213 kilometre YHT yaptık. Bu planı ortaya koyduktan sonra Türkiye’yi erişilebilir ulaşılabilir yaptık” şeklinde konuştu.
Yozgat havalimanının ihlale süreçlerinin tamamlandığını ve sözleşmenin imzalandığını aktaran Arslan, “Bugünlerde inşallah başlıyoruz, kısa sürede Yozgatlı buradan ister İstanbul’a ister İzmir’e isterse de yurt dışına uçabilecek” müjdesini verdi.
“Proje bedeli
9 milyar lira”
Projenin toplam uzunluğunun 405 kilometre olduğunu ifade eden Arslan, ayrıca projede 45 tünel ve 216 alt-üst geçit olduğunu kaydetti. Proje bedelinin yaklaşık 9 milyar lira olduğunu dile getiren Arslan, “Seyahat süreleri ise Ankara’dan Yozgat’a bir saat, Yozgat’tan Sivas’a bir saat yani Sivas-Yozgat-Ankara iki saat, Ankara’dan da İstanbul’a 2,5 saat olmak üzere 5,5 saatte Sivaslı, İstanbul’a gidebilecek. 4,5 saatte Yozgatlı İstanbul’a gidebilecek. Eskiden bunlar hayal edilmezdi. Yozgat’tan Ankara’ya biz 5 saatte gidiyorduk, şimdi Yozgat’tan İstanbul’a 4,5 saatte gidilecek” bilgisini verdi.
Arslan, “Silahlı kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz bugün ülkemiz toprakları dışında şehadet şerbeti içiyorlar. Bize düşen de bu vatanı gelecek nesillere daha imar edilmiş bırakmak. 2019 seçimleri fırsat olarak önümüzde, bizler daha fazla hizmet etmek adına gecemizi gündüzümüze katacağız” diye konuştu.
“İmkansız denilen
projeler hayata geçirildi”
Milli Eğitim Bakanı Yılmaz da, projenin bu aşmaya gelmesinde emeği geçenlere teşekkür edip, hayırlı olmasını temenni ederek, kervan göçmez kuş uçmaz yerlere yapılan projelerden duyduğu gururu dile getirdi.
Yılmaz, “Bu ülkenin insanı dünyanın öbür ucuna gidebilsin. İmkansız denilen bir çok proje hayata geçirildi, kaynak ayırırsanız böyle projeler elbette yapılabilir. Allah nasip ederse bu projenin test sürüşünü de gelecek yıl gerçekleştirebileceğiz” ifadelerinde bulundu.
Konuşmaların ardından ray serimi gerçekleştirildi. -

Ticaret Borsası tek adayla seçime gidiyor
Yapılacak olan Borsa Organ seçimlerine görevde bulunduğu sürede yapmış olduğu hizmet ve çalışmalar sonucunda üyelerinin takdirini ve teveccühünü kazanan Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Erkekli, seçime tek aday olarak girmeye hazırlanıyor.
03 Nisan Salı günü gerçekleşecek seçime üyelerinin tam desteği ile tek aday listesi ile girecek olan Mehmet Erkekli, yapılacak seçimlerin şimdiden üyelere ve camiaya hayırlı olması dileğinde bulundu.
Erkekli, “ Tüm üyelerimize teveccühleri ve destekleri adına şükranlarımı sunuyorum. Hizmetlerimiz ve çalışmalarımız tüm hızıyla devam etmekte.
Geçtiğimiz yıl sözünü verdiğimiz ilimiz merkez ilçesine yapılacak olan Buğday Pazarı Projesinin temelini de en kısa sürede atıp, iş yerlerini üyelerimize en kısa sürede teslim ederek, amacımızın üyelerimize hizmet olduğunu bir kez daha göstermek istiyoruz. Bu süreçte borsamız idari organlarında görev alma talebinde bulunarak bizimle birlikte çalışmak isteyen tüm üyelerimize ayrıca teşekkür ediyorum. Bizleri onurlandırdınız ve bizlerin sadece bir kurumun üyeleri değil aynı zamanda bir ailenin bireyleri olduğumuzu tekrar gösterdiniz.
Elbette borsamızın idari organlarında görev alan üyelerimizde değişiklikler olacaktır. Ancak takdir edersiniz ki organlarda yer alan üye sayılarımız kısıtlı. Bu ahvalde üyelerimizin özverilerine sığınarak listelerimizi hazırlarken azami özeni göstereceğiz. ”ifadelerini kullandı. -

Bozdağ’dan TÜGVA’ya ziyaret
Yozgat’ta bir dizi toplantı ve açılış programına katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Gençlik Vakfı Yozgat İl Temsilciliğini ziyaret etti.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın Türkiye Gençlik Vakfı Yozgat İl Temsilciliği ziyaretine AK Parti Milletvekili Ertuğrul Soysal, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı Kazım Arslan, AK Parti İl Başkanı Celal Köse, Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Kazım Emiroğlu Şimşek, Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu’da katıldı.
TÜGVA Yozgat İl Temsilcisi Muhammed Recayi Büyüksoy’dan yapılan çalışmalar hakkında bilgiler alan Başbakan Yardımcısı Bozdağ gençlerle bir süre sohbet etti.
Bozdağ, TÜGVA’nın kurulduğu günden bu yana etkin çalışmalar gerçekleştirdiğini belirterek, kalbi ve irfanı hür her şeyi soran, sorgulayan aklına ve kalbine yatmayanlara da itirazını en gür sedayla söyleyen özgür bir gençlik yetişmesine ihtiyaçları olduğunu söyledi.
TÜGVA’ya Yozgat’tan yoğun destek sağlandığının altını çizen Bozdağ, Türkiye de yerli ve milli olan düşüncenin en büyük güç kaynağı olduğunun unutmaması gerektiğine vurgu yaptı.
Bozdağ, “Milletini, devletini seven, Allah’ına, kitabına inanan ve bağlı olan bu ülkenin değerlerini muhafaza eden, yücelten gelecek nesillere büyük bir imanla ve aşkla aktaran başkalarından gelecekler karşısında korkmayan, kendi değerlerini her daim yükselten ve onunla onur duyan öz güveni yüksek bir gençlik elbette Türkiye’miz için son derece önemlidir. Terör örgütlerinin kullandığı bir gençlik değil, fikriyle, ilmiyle pek çok sahip olduğu güzelliklerle rekabet ve mücadele eden bir gençlik istiyoruz” dedi.
TÜGVA Yozgat İl Temsilcisi Muhammed Recayi Büyüksoy, birikim, kardeşlik, yardımlaşma, ahlak ve maneviyat takviyeleriyle TÜGVA üyesi gençlerin, toplumun ihtiyaçlarına milli duygularla cevap verecek, bireyler olarak yetişmesini sağladıklarını vurguladı.
Büyüksoy, “TÜGVA olarak amacımız, çağın getirdiği sorumlulukları en mükemmel şekilde yerine getirmeye çalışan şuurlu bir Müslüman olabilmektir. Tek derdimiz milli ve manevi değerlere sahip bir gençliği geleceğe hazırlamaktır” dedi.
Ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine yönelik farklı etkinlikler düzenlediklerini aktaran Büyüksoy, yüklendikleri sorumluluğun bilincinde olduklarını belirtti. -

CHP zihniyetine kalırsak biz Marmaray’ı yapamazdık
Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) ilk ray serim töreni gerçekleştirildi. Törende yaptığı konuşmada Bozdağ, Türkiye’nin son 15 yılda büyük değişim dönüşüm yaşadığını ifade etti. Atatürk döneminde döşenen tren hatlarını tamir edemeyen hükümetlerin, rayların trenleri çekmedikçe nasıl hızını azalttıklarını anımsatan Bozdağ, “Türkiye trenlerin hızını keserek hızlı bir şekilde yoluna devam edebilir miydi? Nitekim edemedi de hem karayolunda tıkandı, hem demiryolunda tıkandı kaldı, adeta damarları tıkanan bir insan gibi. İşte Türkiye’nin damarları havada, karada, denizde yapılan çalışmalarla tek tek açıldı. Biz böylesi bir Türkiye ile iftihar ediyoruz. Biz bu ülkenin her yerine konulan taşla iftihar ediyoruz” şeklinde konuştu.
“YHT test sürüşü kazası sabotaj mıydı?”
2009 yılında açılan Eskişehir-Ankara hattı sırasında meydana gelen kazayı anımsatan Bozdağ, “Test sürüşü sırasında bir kaza oldu. Kıyameti kopardılar. O kaza nasıl oldu ben hala bilmem acaba bir sabotaj mı diye o günden beri düşünürüm.
Çünkü YHT projesi Türkiye’yi yüksek hızda ayağa kaldıracak bir proje bu projeyi engellemek için mi yapıldı onu bilemem, ama bir şüphem hep vardır bu konuda” ifadelerinde bulundu.
Muhalefetin eleştirilerine de değinen Bozdağ, “Bu CHP zihniyetine kalırsak biz Marmaray’ı yapamazdık, dünyanın en büyük havaalanını yapamazdık, eğer bunların zihniyetine kalsaydık Üçüncü Köprüyü, Çanakkale köprüsünü yapmayı aklımızdan dahi geçiremezdik. Gezi Olaylarında meydanlara çıkıp ‘hükümet köprüyü, nükleer santralleri durdurmalıdır’ diyorlardı. Avrasya Tüneli yada Marmaray geciktiyse de bu CHP zihniyeti ve o zihniyete sahip olanların yargıda ve başka yerlerde çıkardıkları engeller nedeniyle gecikmiştir. Eğer bu engeller önümüzde olmasaydı biz bu işleri daha erken vakitte tamamlama imkanı bulurduk. Bunlar bir yere çivi çakmadılar ama çakılan her çivinin de karşısında duruyorlar. Bunlar her ilerlemeye ve değişime bugüne kadar takoz oldular. Bunlara uymuş olsaydık bu projelerin hiç birini yapamazdık” diye konuştu. -

Bozdağ: Afrin’e işgal için girmedik
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, memleketi Yozgat’ta partisinin Mart Ayı İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Bozdağ, burada yaptığı konuşmada Yozgat ve ülke gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
SINIRLARIMIZIN GÜVENLİĞİ İÇİN TSK AFRİN’E GİRDİ
Sınırların güvenliği için Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin’e girdiğini vurgulayan Bozdağ, “Afrin’de de biz doğru olanları yaptık, yapıyoruz. Biz Afrin’de işgalci değiliz. Bunu baştan söyledik. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılıyız, topraklarını Türkiye’nin topraklarına katmak için biz bu harekatı yapmıyoruz. Dediğimiz şey nettir. Bölgedeki terör örgütlerini bir bir etkisiz hale getirmek ve bölgeyi terörden arındırmaktır. Türkiye’nin Suriye sınırlarının ötesinde bir terör devleti kurma projesini çökertmek. Terör koridorunu oluşturma projesini yok etmektir. Sınırlarımızın güvenliğini sağlamak. İleride Türkiye’nin bölünmesi için ayak basma yeri arayanlara o yeri dar etmek ülkemizin güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için biz oraya girdik ve başardık” dedi.
AFRİN’DE ALANI
TERÖRDEN
TEMİZLEDİK
Afrin’de alanın terörden temizlendiğini vurgulayan Bozdağ, normalleşme döneminin başladığını söyledi. Bozdağ, “Şimdi alanı terörden temizledik. Ama daha işimiz bitmedi. Biz hep şunu söylüyoruz Afrin Afrinlilerindir. Onların da olmaya devam edecektir. Şu anda yeni bir dönem başladı orada. Normalleşme dönemi. Normalleşme bir günde olmaz çünkü terör örgütleri bölgeden çekilirken pek çok mayın ve EYP ile tuzaklamalar yaptı. Bölgedeki siviller içinde Mehmetçiklerimiz için de ÖSO içinde en büyük tehdit terör örgütlerinin tuzakladıkları mayınlar ve EYP’lerdir. Şu anda Mehmetçiklerimiz orada bu tuzakları bir bir tespit edip temizleme gayreti içerisindedir. Bu tuzaklardan temizlendikten sonra güvenli hale gelen bütün yerlere siviller şimdiden zaten dönmeye başladı ve hepsi dönecek. Alt yapısı ve üst yapısı yaşanabilir bir hale getirmek için imar edilecek. Okulları yeniden açılacak sağlık tesisleri daha güçlü bir hale getirilecek” diye konuştu.
AFRİNLİLER,
KIZILHAÇ’A DEĞİL
KIZILAY’A,
TÜRKİYE’YE
GÜVENİYORLAR
Afrinlilerin Kızılhaç’a değil Kızılay’a Türkiye’ye güvendiklerini vurgulayan Bozdağ, “Şu anda Kızılay, AFAD ve bazı sivil toplum örgütlerimiz Diyanet Vakfı başta olmak üzere bölgede insani yardımları dağıtmaya başladılar ve devam ediyorlar. Kızılhaç’ın yetkilisi açıklıyor ‘bölgedeki Kürtlerin Türk Kızılayı’na güveni kalmamıştır’ buradan söylüyorum ‘sen gel de Afrin’deki Kürtlere bak Kızılhaç’a mı güveniyorlar Kızılay’a mı? Türkiye’ye güveniyorlar. Neden 5 yıl önce gelmediniz diye serzenişte bırakıyorlar. Siz gelseydiniz evlatlarımızı eşlerimizi kaybetmezdik diyorlar’ Türkiye’yi bağırlarına bastılar bunu görmüyorlar. Ama bölge normalleşme sürecine girmiştir. Normalleşince de Türkiye’den pek çok sivil Suriyeli o bölgeden gelenler tıpkı El-bab bölgesine döndükleri gibi buraya döneceklerdir. Dönüşleri de şimdiden başladığını ifade etmekte fayda görüyorum. İnşallah orası da bir güven adası olacaktır. Bundan sonra Afrinliler daha huzur içinde güven içinde yaşama imkanı bulacaklar. Terör örgütlerinin baskısı tehdidi olmaksızın hayatların sürdürecekler. Zulümden uzak Türkiye’nin ortaya koyduğu güven ortamı içerisinde huzur ve barış içerisinde yaşama fırsatı bulmuşlardır ve Afrinliler mutludur.”
İl Danışma Meclisi Toplantısı’na Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın yanı sıra AK Parti Yozgat milletvekilleri Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer, Abdulkadir Akgül, Belediye Başkanı Kazım Arslan AK Parti İl Başkanı Celal Köse, Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı, ilçe ve belediye başkanları ve partililer katıldı. -

Bozdağ şampiyonluk yemeğine katıldı
Sorgun Termal Tesislerde organize edilen şampiyonluk kutlamaları çerçevesinde verilen yemeğe katılan Bozdağ, önce teker teker voleybol takımı ve futbol takımı oyuncularını tebrik etti. Bozdağ, iktidarları döneminde spora büyük önem verdiklerini, birçok il ve ilçede yeni statlar ve kapalı spor salonları yaptıklarını dile getirdi. Sorgun İlçe Stadı ile Kapalı Spor Salonu’nun da yine kendi iktidarları döneminde yapıldığını hatırlattı.
Sorgun Belediyespor Voleybol Takımı’nın kazandığı şampiyonluğun büyük bir başarı olduğuna dikkat çeken Bozdağ, “Belediye Başkanımızı dinlerken gerçekten hem futbol takımımın, hem voleybol takımının, hem tekvandoda, hem de krosta nasıl başarılara imza attığını herkes gibi bende göğsüm kabararak dinledim. Tabi maçları yakından takip etme imkanım olmadı. Ama zaman zaman belediye başkanımız voleybol takımından, futbol takımının başarılarından bizlere bahsettiler. Onun için yaptıklarınızdan her zaman gurur duydum. Allah gücünüze güç katsın diyorum. İnşallah 1.Lligde de voleybol takımı büyük başarılara imza atar. Güç sizde. İstanbul’da, veya başka yerde olan takımlardan sizin bir farkınız yok. İnandıysanız nasıl başardıysanız 1.ligde de bin inanıyorum ki çok değerli kaptanınız var onundu tecrübesinden faydalanırsanız bir inanıyorum ki 1.Ligde adınızdan söz ettirirsiniz” dedi.
Belediye Başkanı Ahmet Şimşek de yaptığı konuşmada, Sorgun’da belediyenin çok çeşitli spor branşlarında faaliyet gösterdiğini, ancak futbol, voleybol ve tekvandonun bunların başında geldiğini vurgulayarak voleybolda şampiyon olarak 1. Lig’e çıkan voleybolcuları kutladığını ve 1. Lig’de başarılar dilediğini söyledi. -

Kumbaralarında topladıkları parayı Mehmetçik Vakfına bağışladılar
Şehit Şuayip Çalışkan Ortaokulu Müdürü Ömer Esmek ile birlikte Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci’yi ziyaret eden 7.sınıf öğrencilerinden Büşra Şahin, Berat Şahin ve Zehra Erdoğan, sınıf arkadaşlarının da katkılarıyla kumbarada biriktirdikleri 900 lira parayı Mehmetçik Vakfı’na bağışladılar.
Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, öğrencilerin göstermiş olduğu bu duyarlılığın kendilerini çok duygulandırdığını, böyle güzel girişimlerin devam etmesi adına kendilerinin de o kumbaraya bir miktar para atarak yardımda bulunduklarını söyledi.
Arkadaşları adına konuşan Zehra Erdoğan ise, kumbarayı kendilerinin yaptıklarını, bağış toplama çalışmalarında tüm sınıf arkadaşlarının seferber olduğunu ifade ederek, “Mehmetçiğimiz bizlerin rahatı için dört bir yanda düşmanla, teröristlerle çarpışırken, bizlerin de burada gerek maddi, gerek manevi olarak onlara katkıda bulunması gerekir. Mehmetçiklerimize açılan kampanyalar içinde bizimki bir su damlası. Dileğimiz bu damlaların artarak çoğalması ve alınacak modern silahlarla Mehmetçiğin düşmana karşı koymasıdır. Bizler Mehmetçiklerimiz şehit olmasın, düşmana aman vermesin diye böyle bir kampanya başlattık.” diye konuştu. -

Şenliler’den Türk gençliğine tavsiye
Şenliler, Türk gençliğinin arasına nifak tohumları ekilmesine müsaade edilmemesi gerektiğini belirterek, gençliğe önemli tavsiyelerde bulundu.
Şenliler, şunları kaydetti: “Bugün ki gençlere naçizane tavsiyem, evvela okullarını başarı ile bitirsinler. Kendisine, ailesine, ve dolayısı ile milletine faydalı olmanın yolu kendilerine bağlanan umutların gerçeğe dönüşmesinden geçer. Bilinmelidir ki, kendisine faydası olmayanın davasına da faydası olmaz. Bizler Üniversite öğrencisi iken okulları, sınıfları, sokakları paylaşamadık. Amma birileri geldi bir düdük çaldı. Ve bizler 3 metrelik hücreleri paylaşmak zorunda kaldık. Özellikle aynı iklimin insanları arasında ortak payda buluşulmasını engelleyen oyunlara dikkat edilmemeli, Türk gençliği ilim, irfan yolunda istikamet belirlemelidir” dedi. -

Göz tembelliğine dikkat
Uzmanlar, “Göz tembelliği göz anatomisinde yapısal bir sorun olmadığı halde yani göz yapıları ve görme siniri tamamen sağlıklı olduğu halde gözde görme azlığının olması durumudur. Göze gelen ışınların öncelikle retina tabakasını ve görme siniri aracılığı ile beyin görme merkezini uyarması ile görme olayı oluşur. Ve görme doğumdan sonra öğrenilen bir durumdur. Bebeklik ve çocukluk döneminde gözün sinirsel uyarımındaki bir aksama görme hücrelerinin gelişmemesine ve görmenin yetersizliğine neden olmaktadır. Sebep uyarı yetersizliğidir. Hayatın erken dönemlerinde görmemizi engelleyen bir durum ortaya çıkarsa o gözde gelişme durur ve göz tembelliği yani ambliyopi gelişir. Göz tembelliği bir gözde veya her iki gözde oluşabilir” dedi.
Göz tembelliğinin sebepleri olarak pek çok durumun sayılabildiğini ifade eden Uzmanlar, “En sık karşılaşılan durum yüksek hipermetropidir. Eğer gözde yüksek hipermetropi var ise veya asimetrik bir refraktif durum söz konusu ise göz iyi göremeyeceği için göz tembelliği gelişir. Eğer her iki gözde yüksek hipermetropi mevcut ise her iki gözde göz tembelliği oluşabilir. Bazen durum göz kayması şeklinde daha erken dönemde dikkat çekebilmektedir. Ancak en tehlikeli olanı ise tek gözde olup diğer gözün sağlam olduğu durumlardır. Muayenesiz anlaşılmaz ve tedavisi gecikmeye neden olur. Diğer bir göz tembelliği durumu tek gözde oluşan katarakt durumlarıdır, bu durumda en kısa sürede ameliyat ile kataraktın tedavisi gerekir” diye konuştu.
Gözde kaymanın yani şaşılık olmasının da göz tembelliği sebeplerinden olduğunu kaydeden Uzmanlar, “Kayan gözde imaj yeterli oluşmadığı için görme de yeterli olmamaktadır.
Aileler tarafından dikkat edilmesi gereken diğer bir durum ise; göz kapağı düşüklükleridir. Göz kapağı göz görme aksını kapatarak görsel uyarıyı azaltır ve gözde göz tembelliği oluşturabilmektedir. Göz kapağı düşük olan bebeklerde göz tembelliği riski yaratan durumlar acil ameliyat gerektiren durumlardır” açıklamalarında bulundu. -

Vatandaş tehlikeye aldırmadan Cuma namazını kıldı
Cuma namazı dolayısıyla cami içerisi dolunca bazı vatandaşlar caminin giriş bölümünde dökülen tavanın altında namazını kıldı.
Yakın bir zamanda restorasyonun tamamlandığı belirtilen caminin giriş bölümündeki tavandaki beton sıvaların dökülmesi olası tehlikeye de davetiye çıkarıyor.
Vatandaşlar caminin daha önce restore edildiğini üzerinden kısa bir zaman geçmesine rağmen yeniden bakıma ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Yunus Aslan isimli vatandaş, Cuma namazını genelde Tarihi Başçavuş Camide kıldığını belirterek, “Mahallemizdeki diğer Fatih Caminin restore ediliyor olması nedeniyle camimize vatandaşların yoğunluğu arttı. Şuanda içerisi ve üst katı dolu yer olmadığı için bizde giriş bölümünde Cuma namazımızı eda ediyoruz. Tavanın beton sıvası dökülüyor. Allah korusun birimizin kafasına düşse ölümlere varan neticelere sebep olur. Ayrıca şuan üst kat dolu ve ahşapların üzerine beton sıva atılmış ve oda dökülüyor, her an çöker diye de korkuyoruz. Müftülüğümüz ya da ilgililerin biran önce camimizin bu bakımını yaptırmalarını istiyoruz.”diye konuştu.
Diğer vatandaşlarda benzer ifadeler kullanarak, cami giriş tavanının 5-6 aydır sıvasının döküldüğünü ifade ettiler. -

Milletvekili Soysal: Boğazlıyan’da vatandaşların sorunlarını dinledi
Halk gününe Milletvekili Soysal’ın yanı sıra Boğazlıyan İlçe Başkanı Osman Düğenci’de katılarak vatandaşların sorun ve taleplerini dinledi.
Milletvekili Ertuğrul Soysal, tüm Yozgat halkının sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini, vatandaşın sorunlarını kendi sorunları gibi gördüklerini vurguladı. Soysal, “İlimizde ve ilçelerimizde sıklıkla halk günü toplantıları düzenliyoruz, vatandaşlarımızla beraber oluyoruz. Bugünde Boğazlıyan İlçemizde bir halk gününde daha bir araya geldik. Vatandaşımızın sorunlarını dinledik, çözüme kavuşturmak için de çalışmalara başladık. Her bir vatandaşımızın sorununu kendi sorunumuz gibi görerek ilgileniyoruz.”dedi.
SORUN VE İSTEKLERİ
YERİNDE DİNLİYORUZ
Vatandaşların sorun ve isteklerini yerinde dinlediklerini vurgulayan Soysal, “Vatandaşlarımız açısından bu halk günü oldukça önemli bir uygulamadır. Çünkü vatandaşımız sorun ve taleplerini bizlere iletmek için Boğazlıyan’dan, Ankara’ya gelmek zorunda kalıyor. Bu hem o vatandaşımız için maddi bir külfet gerektiriyor hem de zaman kaybına sebep oluyor. Hal böyle olunca halk gününde vatandaşımızla bir araya gelerek sıkıntısını dinliyor çözümü için uğraşıyoruz. Burada hallolması gerekenleri görüşüp neticelendiriyoruz. Fakat Ankara’dan çözümlenmesi gerekiyorsa not alıp oradan çözümü ve takibi için uğraşıyoruz. Çünkü bizler halkımızın temsilcileriyiz ve onlar için bu makamlardayız. Bu bakımdan vatandaşlarımızın sıkıntı ve derleriyle ilgilenmek bizlerin görevidir.”diye konuştu.
Vatandaşlarda uygulamadan memnun olduklarını belirterek, “Sağolsun Milletvekilimiz Ertuğrul Bey bizlerle yakından ilgilendi. Sürekli de ilçelerimizde halk günü toplantıları düzenleyerek bizlerin sorunları ile uğraşıyor. Bizlerin tek isteği de Ertuğrul Bey gibi gerçekten samimi milletvekillerinin olması ve sorunlarımızı çözmelerini istiyoruz.”ifadelerini kullandı. -

Bozdağ: Kadına ve çocuğa yapılan suçlar İslam’a ciro ediliyor
İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin ev sahipliğinde gerçekleşen “24.İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı’na Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Eli Erbaş katıldı.
Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinin İslam’ın doğru kaynaklardan öğrenilmesi ve öğretilmesi adına önemli görevler üstlendiğini söyledi. Bu fakültelerin ayrıca huzur ve barışın tesisine de büyük hizmet ettiğini dile getiren Bozdağ, “Dinimiz, kültürümüz ve aziz milletimiz ilme, alime bilene daima büyük değerler vermiştir. Bilenlerle bilmeyenleri hiç bir zaman eşit tutmamıştır. İslam alimleri Peygamberimizin dünyadaki varisleri olarak o mirastan ne kadar çok pay alırsa, aldıkları payları ne kadar çok başkalarıyla paylaşırsa işte o zaman vazifesini layıkıyla yerine getirmiş olurlar” ifadelerine yer verdi.
“Doğru bilginin sahibi de ehliyetli İslam alimidir”
İslam’a dönük saldırılar karşısında en büyük güçlerinin gerçek ve doğru bilgi olduğunu ifade eden Bozdağ, “Doğru bilginin sahibi de ehliyetli İslam alimidir. Bugün pek çok saldırı ile karşı karşıya kalıyoruz. Eğer İslam alimleri susarsa yada hakkı söylemekten sarfı nazar ederse, yada da ben hakkı söylersem başıma neler gelir diye endişe ile hareket ederse o zaman meydan cahillere kalır. İşte o zaman halk ile batıl karıştırılabilir. İşte o zaman Allah’ın ayetlerini dünya menfaatleri karşılığı farklı göstermek isteyenler güçlenebilir. İşte bunları önlemenin de yolu ilim ehlinin susmamasıdır” şeklinde konuştu.
İslam alimlerine çok büyük işler düştüğüne yürekten inandığını kaydeden Bozdağ, “İslam dini son dindir. Bizim Peygamber efendimiz son Peygamberdir. İslam kıyamete kadar yaşayacak dindir. Peygamberimizin Peygamberliği kıyamete kadar sürecektir. Siz İslam’ı dondurduğunuz zaman ortaya çıkan sorunlara cevap vermekten aciz kalırsınız. Kuran’da, sünnette kesin hüküm varsa amenna deyip hepimiz uyacağız, onu tartışmaya kimsenin hakkı yoktur. Ama açık ve kesin bir hüküm yoksa işte o zaman kuran ve sünneti esas alacağız. Bilimden ve ilimlerden gelişmelerden istifade ederek Kuran ve Sünnete uygun hüküm çıkarmak da İslam alimlerinin görevidir. Bu görevi layıkıyla yerine getirmezlerse başkaları yerine getirmek için hazır bekliyor o zaman da ortaya çıkan bilgi ne kadar sahihdir ne kadar değildir ona hepimizin bakması gerek” diye konuştu.
“Allah’tan korkun”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bu konuda güncelleme söyleminin bu manada dile getirildiğini kaydeden Bozdağ, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği güncelleme dediği şey dinimizi doğru anlamak konusunda bizim alın teri dökmemizdir. Zamanın değişmesi ile hükümlerin değişmesine imkan veren konular varsa orada fark yapmak. Yoksa Kuran’ın ayetinin, Peygamberimizin sünneti ile sabitlenmiş konularda bir akıl yürütme ve onu başka bir yere çekmek kesinlikle değildir. Dinde reform hiç değildir. O ayrı şey, bu ayrı şeydir. Buradan Cumhurbaşkanımıza saldırı yapanlara da seslenmek istiyorum, Allah’tan korkun. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, aklının erdiği günden beri Allah’a ve Resuluna sadık, onun yolunda alın teri döken yiğit ve kahraman bir Müslümandır. Yaptıkları ortadır. Bugün Türkiye’de Müslümanların inandıkları gibi yaşaması, inandıkları dini öğrenmesi, toplum içerisinde saygın bir birey olarak yer almasının önündeki engelleri bir bir kaldıran liderdir. Ortaya çıkan yanlışlar karşısında elbette onunda söz söylemesi ve yanlışlara isabet etmesi doğru olandır. Bunu çarpıtmamak lazım. Sayın Cumhurbaşkanımızın sözleri üzerinden bazı çevrelerin çok ayrı bir çarpıtma içerisinde olduklarını görüyoruz ve onlara diyoruz ki Allah’tan korkun. İftira etmeyin, yalan söylemeyin. Veremeyeceğiniz hesabın altına kendinizi sokmayın. Ama yapıyorlar. Biz sadece onlara kul hakkını ve bunun altında kalkılamayacak bir hesap olduğunu buradan hatırlamakla yetinebiliriz. Bizim dine bakış açımızın zamanın şartlarına göre elbette farklılık göstermesi normaldir”
İslam dünyasının çok büyük tehditlerle karşı karşıya olduğunu da ifade eden Bozdağ, “Bunlardan en önemlisi de İslam’ın temel kavramların itibarsızlaştırılmasıdır. İslami değerlerin itibarsızlaştırılmasıdır. DEAŞ terör örtüğü insanları vahşide keserken ‘Allah’u Ekber’ diyor. İnsanlar bu görüntüleri görünce adeta Allah’u Ekber diyenden adeta çekinir hale geliyorlar. DEAŞ terör örgütünün yaptığının İslamdan yakından uzaktan alakası yok. Hakkı batıl ile karıştıran bu kişilere dur diyecek de elbette ki İlahiyat ve İslami İlimler Fakültesinin araştırmacıları, İslam alimleridir” ifadelerini kullandı.
“İslam’ı itibarsızlaştırmak istiyorlar”
İslam’ı itibarsızlaştırmak için yapılan çalışrmalardan bir diğerinin ise terörle İslam’ı eş göstermek olduğunu dile getiren Bozdağ, “İslam deyince terör, kan, terörist, vahşeti akla getirecek fotoğrafları aktörleri çoğalmak gayretindeler. İslam dünyasının dört bir yanında kan ve gözyaşı var. Birbirlerini öldürüyorlar. Peki bu terör saldırılarından kazananlar kim. Bunları fonlayanlar İslam’a ve Müslümana düşmanlık yapanlardır. Kaybedenler kim, Müslümanlardır” şeklinde konuştu. -

Bakanlardan Yozgat çıkarması
Yerköy’de bugün saat 10:30’da gerçekleştirilecek YHT ray döşeme programı sonrası Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın Ankara’ya hareket edeceği belirtildi.
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, ray döşeme töreninin ardından Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezinde saat 13:30’da düzenlenecek Ulaştırma Konulu Koordinasyon toplantısına katılacak. Toplantı sonrası Bakan Arslan Ankara’ya hareket edecek. -

Başer: Kanada’lı işadamlarını Yozgat’a yatırıma davet etti
Türkiye-Kanada Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı olarak Kanada’ya bir haftalık çalışma ziyaretinde bulunan Başer, Kanada’da ziyareti kapsamında Kanada Göçmenlik, Mülteciler ve Vatandaşlık Bakanı Ahmet Hussen, Kanada Türkiye Dostluk Grubu Başkanı JudySgro, Kanadalı Parlamenterler, Sivil toplum Kuruluşları, İslam Toplumu Liderleri, Kanada’da kurulu Türk işletmeleri ve Kanadalı firmaları ziyaret etti. Kanada programına Toronto’dan başlayan TBMM Türkiye-Kanada Dostluk Grubu Başkanı Yusuf Başer, Kanadalı milletvekili ve siyasetçilerle görüşmelerinin yanı sıra kentteki Müslüman toplulukların önde gelen liderleriyle buluştu. Müslüman Topluluk liderlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın selamlarını ileten Başer, Türkiye’nin Toronto Başkonsolosluğunda, Türk toplumundan katılımcılarla vatandaşların sorunlarını ve isteklerini dinledi. AK Parti Kanada Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Turan Karatekin ve diğer partili görevlilerle de istişarelerde bulunan Başer, daha sonra Montreal’e geçti.
Montreal Türk Kültür Derneğinde Başkan Mehmet Örs ve vatandaşlarla buluşan Başer, ardından Yunus Camisi’ndeki programa katıldı.
Kanada ziyareti çerçevesinde Montreal’den başkent Ottawa’ya geçen Başer, Ottawa Turizm Fuarı’ndaki Türk sergisini gezdi. Fuardaki Türk standında Ottawa Büyükelçisi Selçuk Ünal ve Turizm Ataşesi Derya Şerbetçi’den bilgi alan Başer, fuarı gezen Kanadalılara geleneksel Türk baklavası ikram etti.Kanada Savaş Müzesi’nin Türkiye ile ilgili bölümlerini gezerek yetkililerden bilgi alan Başer, Ottawa’da Türkiye ile Kanada arasında diplomatik ilişkilerinin tesisinin 75. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen “Ayla” filminin özel gösterimine onur konuğu olarak katıldı.
Ottawa programının son gününde Türk büyükelçiliği tarafından Şehit Diplomatlar Anıtı’nda düzenlenen törene katılan Yusuf Başer, anıta çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu.Kanada Diyanet Vakfı tarafından satın alınarak Kanada Türk Derneğine devredilen Turkish Assembly Centre’ın açılışına da katılan Başer, yoğun geçen programında fırsat buldukça sanayici ve işadamlarıyla bir araya geldi.
İŞADAMLARINA
YATIRIM ÇAĞRISI
İşadamlarını Türkiye ve Yozgat’a yatırıma çağıran Başer, “Kanada sosyo-ekonomik gelişimini tamamlamış bir ülke. Sermaye, piyasalarda doyuma ulaşmamış durumda. Yeni pazarlar, yeni yatırım kanalları aramaktalar, bu firmalar açısından Yozgat ve Türkiye yatırım açısından oldukça cazip bir ülkedir.” dedi.
Yozgat’ı yatırım için cazip hale getirmenin mücadelesini verdiklerini belirten Milletvekili Başer, Bu mihvalde dünya ile bağlantıyı sağlayacak Havalimanı ve Hızlı Tren yatırımlarının çok önemli olduğunu, Yeni organize Sanayi’nin de aynı bölgede kurulacak olması ve 5.bölge teşviklerinden yararlanacak olmasının yatırımcı açısından büyük önem arz ettiğini vurguladı. Yozgat’ın uzun vadeli gelişim master çalışmalarının şimdiden yapıldığını vurgulayan Başer, Yozgat’ın birçok ilçesinde kaplıcalarının bulunduğu, hiçbir ile nasip olamayacak kadar doğa harikası yerlerinin olduğuna dikkat çekti.
Başer, Yozgat’ı Termal, kongre ve spor turizmi açısından yatırımcı için cazip hale getireceklerini ifade etti.