Kategori: Gündem

  • Kayseri merkezli 13 ilde eş zamanlı FETÖ operasyonu

    Kayseri merkezli 13 ilde eş zamanlı FETÖ operasyonu

    Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince Kayseri ile birlikte Ankara, Antalya, Kocaeli, Manisa, Malatya, Kars, Elazığ, Yozgat, Ordu, Sivas, Amasya, Hatay’da, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlarından yürütülmekte olan soruşturmalar kapsamında bylock kullandıkları tespit edilen 15 şahsa operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonda A.T., E.A., E.S., G.Ö., M.K., A.D., M.A., F.D., H.K. ve A.B. yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan G.Ö. ifadesi alındıktan sonra, F.D. ise adli mercilerce denetimli serbestlik kararı ile serbest bırakıldı.
    Gözaltında olan diğer 8 kişi, emniyetteki işlemlerin tamamlanmasının ardından Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan Adli Tabip’te sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye çıkarıldı.

  • Azmiyle ‘okumanın  yaşı yok’ dedirtiyor

    Azmiyle ‘okumanın yaşı yok’ dedirtiyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından ülke genelinde başlatılan “Okuma-Yazma Seferberliği” kapsamında, Muğla’nın Ortaca ilçesinde çalışmalara başlandı.
    Kurslara katılan 66 yaşındaki Yozgatlı Satı Karaca’nın, öğrenme azmi ise dikkat çekti. Çocukluğunda okula gidemeyen Karaca, hayallerini gerçeğe dönüştürerek okuma yazma öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor. Ortaca Halk Eğitim Merkezince açılan, sabah ve öğleden sonra olmak üzere 2 sınıf olarak devam eden ücretsiz okuma-yazma kurslarına şuana kadar 16 kişi katıldı.
    Kursların 120 saat üzerinden verileceğini aktaran Ortaca Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Ali Top; “Kursiyerlere kitapta verilecek. Başvurularımız başladı. Kurslarımız ücretsiz. 1 kişi dahi olsa kurs açabiliyoruz. Şuana kadar 20 tane müracaat oldu. Kurslar okuma ağırlıklı olacak.” diye konuştu.
    TÜİK verilerine göre ilçede okuma yazma bilmeyen kişi sayısının 541 olduğunu belirten Top; ”Cumhurbaşkanımızın destekleriyle yürütülen okuryazarlık seferberliği kapsamında okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımızı kurslarımıza bekliyoruz.” dedi.
    “Bu imkanı sağladığı için devletimize teşekkür ederim”
    Kurslara katılan 66 yaşındaki 3 çocuk annesi Satı Karaca, okuma yazma bilmeyenler için kursların bulunmaz nimet olduğunu söyledi.
    Hiç okula gitmediğini dile getiren Karaca, “ben çocukluğumdan bu yana kara tahtayı görmek, sırada oturmak ve öğretmenin ders anlatmasını dinlemek istiyordum. Kendi kendime, eşin dostun yardımıyla derme çatma bir şeyler öğrendim, yazıları eksik yazıyordum. Halen daha çok iyi değil ama Zehra hocam ile çalışmaya devam ediyorum. Okumam yazmam olsa da şuan için yeterli değil, öğrenmeye geldim. Bu konuda kız çocukları sakınıldığı için okuma şansım olmadı, öğrenmenin yaşı yok. Bize bu imkanı sağladığı için Devletimize teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.
    “Günlük hayatın içinden cümleler kuruyoruz”
    Halk Eğitim Merkezi’nde okuma yazma eğitimi veren sınıf öğretmeni Zehra Eda Yılal ise kursiyerlere öncelikle sesi telaffuz etmeyi ve düşünerek yazmayı öğrettiklerini ifade etti.
    Kurslara katılanların büyük bölümünün yanlış yöntemler ile okuma yaptıklarını vurgulayan Yılal, şunları kaydetti; “Telaffuz problemi var, harfin adını söylüyorlar, sesini söyleyemiyorlar. Bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Harfleri birbirine birleştiremedikleri için öncelikle harflerin sesini veriyoruz ve birleştirmelerini sağlıyoruz. Yazıda da düşünerek yazmayı öğretiyoruz. Günlük hayatın içinden cümleler kuruyoruz. Bu şekilde kendi hayatlarından bir şeyleri yazmak ve okumak cazip hale geliyor. Hem de okuma yazmaları hızlanmış oluyor.”

  • Bulut: Bilirkişilik eğitim  başvurusu zorunlu hale geldi

    Bulut: Bilirkişilik eğitim başvurusu zorunlu hale geldi

    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “Adalet Bakanlığı’nca hazırlanan bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları,bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, sicil ve listeye kaydı, görevlendirilmesi, uymaları gereken temel ve etik ilkeler, çalışma esasları, denetim, sicil ve listeden çıkarılması ile bilirkişilik danışma kurulu, bilirkişilik daire başkanlığı ve bilirkişilik bölge kurullarının çalışma usul ve esaslarını düzenleyen bilirkişilik yönetmeliği, resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.buna göre bilirkişi, görevini dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefe, inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapmaksızın dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yerine getirecek. Bilirkişi, görev süresince doğrudan veya dolaylı olarak uyuşmazlığın tarafından gelen uzman görüşü, danışmanlık, hakemlik ya da buna benzer bir görevi kabul edemeyecek.”
    Bilirkişilik temel eğitimin 24 ders saatinden oluşacağını söyleyen Bulut, “Beş yıllık mesleki kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel, teorik ve pratik bilgileri içeren eğitimi ifade edecek. Temel eğitim 18 saati teorik ve 6 saati uygulamalı olmak üzere en az 24 ders saatinden oluşacak. 2017 yılında 1.ve 2. Dönem yaptığımız bilirkişilik eğitiminde 120 kişiye bilirkişilik sertifikası verildiğini dile getiren,bulut 2017 yılında bilirkişilik eğitimine başvuruyu kaçıranlar için , 2018/1,Dönem başvuru takvimi belirlenmiş olup 2018/1.Dönem eğitim başvurularu 1-16 mart 2018 tarihleri arasında yapılacaktır. Başvuru yapmak isteyen meslek mensuplarımız 550,00.-TL ve diğer meslek mensubu erbapları için 725,00.-TL eğitim ücretini https://bilirkisilik.tesmer.org.tr adresi üzerinden yapacakları başvuru sırasında kredi kartı ile on-line olarak ödeyebilecekleri gibi Türkiye İş Bankası Ankara dikmen şubesi 4248-0891524(IBAN NO:TR07 0006 4000 0014 2480 8915 4)Nolu hesabına da ödeyebileceklerdir.Ödemenin banka hesabına yapılması durumunda başvuru işlemi ödemenin yapılması takibinde bir iş günü sonra yapılabilmektedir.”diye konuştu.

  • ;Kabayel: Öğretmene kim not verecek

    ;Kabayel: Öğretmene kim not verecek

    Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Mahmut Sunay Kabayel, Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı ‘Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmeliği Taslağını değerlendirdi. Taslağın bu haliyle kabul edilmesinin mümkün olamayacağını savunan Kabayel, “Objektif ve kurumsal dengeyi bozmayacak bir başarı performansı için öğretmenlerin akademik gelişimine katkı sağlayacak uygulamaları olursa buyursunlar gelsinler” dedi.
    Kabayel, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
    MEB’in öğretmenlerle olan savaşının bu yeni bölümünde paylaşılan fragmana bakarsak, hep beraber öğretmenlere milletçe not verip değerlendirme yapılacak. Çileli Anadolu çocuğu gecesini gündüzünü katıp üniversiteyi bitiriyor, KPSS sınavına giriyor, arkasından torpilli mülakatla karşılaşıyor. Dayısı olanın yol aldığı mülakat sistemini de geçerse öğretmen olabilirsin deniliyor. Ataması yapılırken senle sözleşme yapacağız. 4+2 yıl zorunlu hizmet bölgesinde başarıyla çalış kadroya alalım deniliyor. Bu arada 6 yıl ya eşini yada işini tercih edeceksin diye muhtıra veriliyor. Bakanlık daha mesleğe adım atarken öğretmene, sana geleceği dar ederim anlayışından bir türlü vazgeçmiyor. Geçen senelerde üzerinde çalışma yapılıp rafa kaldırılan performans sistemine yeni deli gömlekleri giydirilmiş 4 yılda sınava girme zorunluluğu ile okul müdürü, zümre öğretmenler, diğer öğretmenler ile veli ve öğrencilerin de değerlendirmesine tabi tutulması amaçlanmıştır. Farklı oranlarda katkı puanlarıyla birçok paydaşın karşısında, bir nevi sanık sandalyesindeki öğretmene hak ettiği güveni göstermeyecek bu anlayışa ve dayatmaya sonuna kadar karşıyız. Çünkü biliyoruz ki ; bana az puan verdi sana çok puan verdi denilerek okulda müdüre, diğer öğretmenlere karşı husumet doğabilecektir.
    Her şeyin Alo 147 ye şikayet edildiği bir ortamda veliye verilen bu yetki sağlıklı olmayacaktır. Bazı öğrencilerin öğretmeni kucaklayıp hakaret ettiği geçtiğimiz günlerdeki menfi hadiseleri de hatırlarsak, öğrencinin art niyetli olduğu öğretmenlerine keseceği ceza bu taslak yönetmeliğin bir garabet olduğu daha net ortaya koyar.
    Yönetici atama da bir türlü dikiş tutturamayan bakanlık, kayırmacı haktan adaletten uzak kul hakkı yemeği hayatında olağan hale getirmiş karakter erozyonuna uğramış varsa köşeleri onlara vermiştir. Peki bu kadar tepeden inerek makamlara kuş gibi oturan binlerce okul müdür ve yardımcıları, hatta il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerin deki tepe yöneticiler de performanstan nasibini alacaklar mıdır? Bakanlık doğru yerden adım atacaksa önce ehliyet ve liyakat esaslı bir yönetici atama sistemiyle başlamalıdır. Güvenirliliği ve ehliyeti tartışılan idarecilerin yapacağı değerlendirmeler de iş barışını bozacak güvensiz bir ortam yaratacaktır. Bu anlamda Sopayla hizaya getirme anlayışından vazgeçilmeli. Mesleki gelişim iki temel üzerinde büyümektedir. Eğitim çalışanlarının önce mali –sosyal ve özlük haklarını gözetme, hakkını verme; sonra da manevi yönünü güçlendirme saygınlığını arttırma. Bu konularda gerekli hamleleri yapmayıp, Ülkedeki devasa eğitim sorunlarını direk öğretmene faturalama anlayışı ve sürekli sopa tepenizde tehdidi can sıkmaktadır.
    Eğitim camiasının performansını yükseltmek istiyorsanız, mesleki gelişim üzerindeki engelleri kaldırıp kendini yenileyebileceği imkan ve ortamları yaratın. Destek olun. Öğretmen bilsin ki akıl eğitim bilim üçgeninin merkezinde biz varız. İnsana saygı, akla değer verildiği, eğitimin önemini anlamış bir toplumda varız ve bu topluma yön veriyoruz. Yıllardır söylüyoruz, yine tekrar edelim. Öğretmenin adının olmadığı yerde bir gelecek inşa etmek mümkün değildir. Bakanlık bu konuda taslak yönetmelik üzerinde görüş almaya başlamış olup son şeklini verecektir. Yönetici atama yönetmeliğini de tartışmaya açan bakanlık tavsiye kararlara maalesef uymamıştır. Bu konu da ki tutum, Öğretmen performans sisteminde de bir değişiklik olmayacağını, güya sizde bir şeyler söyleyin kabilinden olacağını müjdelemektedir. Taslağın bu haline karşıyız. Objektif ve kurumsal dengeyi bozmayacak bir başarı performansı için öğretmenlerin akademik gelişimine katkı sağlayacak uygulamaları olursa buyursunlar gelsinler. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

  • Kar yağışı sevindirdi

    Kar yağışı sevindirdi

    Uzun süredir kara hasret kalan kentte dün akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sabahın ilk ışıklarına kadar aralıklarla devam etti. Yozgat’ta vatandaşlar güne beyaz örtü ile merhaba dedi. Sabah işe gitmek isteyen vatandaşlar araçlarını temizlerken belediye temizlik işleri çalışanları ise vatandaşların yoğun olarak kullandıkları kaldırım ve yollarda kar küreme çalışması yaptı. Karayolları ekipleri ise sürücülerin zorluk yaşamamaları için ana yolda kar temizleme çalışması yaptı.
    Vatandaşlar ise bekledikleri karın yağmasından dolayı çok mutlu olduklarını ve daha çok karın yağmasını beklediklerini söylediler.

  • Japonya ve Türkiye konulu  konferans düzenlendi

    Japonya ve Türkiye konulu konferans düzenlendi

    Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salon’unda Romanya Bükreş Dimitrie Cantemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Julia Waniek tarafından verilen konferansa Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, eşi Beyza Karacabey, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın ,Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ertuğ, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.
    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapan Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ertuğ Yavuz, Bozok Üniversitesi’nin yeni mensubu olarak Yabancı Diller Yüksekokulu’nu hızlı bir şekilde geliştirmeyi düşündüklerinin altını çizerek, sosyal ve kültürel anlamda gerçekleştirilen bu etkinliğin bu anlayışın ilk adımları olduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Yavuz, Yabancı Diller Yüksekokulu bünyesinde farklı dillerden çok sayıda öğretim elemanlarını barındırdıklarını belirterek sanki bir birleşmiş milletler bölümü gibi zengin bir lisana sahip olduklarını sözlerine ekledi.
    Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mustafa Böyükata, üniversitenin ve şehrin uluslararasılaşması açısından bu tür faaliyetlerin önemli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi. “Japonya’nın üniversitemizin uluslararasılaşma anlamında önemli temas kurduğu ülkelerden biri olmuştu. Yine üniversitemizde uluslararasılaşma faaliyetleri anlamında ERASMUS programı çerçevesinde ise ilk temaslar Romanya ile kurulmuştu. Bu vesileyle Romanya’dan gelen bir hocamızdan Japonca dinleyeceğiz. Bu da tatlı bir tevafuk olmuş. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey konuşmasında “Tarihte milletlerin birbirlerini tanıması, birbirleriyle teması yoğun bir biçimde kültür alışverişine dönüşmüştür. Kültür ve medeniyet birbirine yakın iki kavramdır; ancak bu iki kavramın arasında çok hassas ve ince bir çizgi vardır. Kültür bir toplumun milletin kimliğini oluşturur. Dolayısıyla kültür daha özeldir ve her millet kendi kültürünü kendi değerlerini koruduğu sürece yeryüzünde varlığını sürdürür.
    Medeniyet ise sadece bir millete mahsus değildir. Bir toplumda ve millette üretilir ve bundan bütün dünya yararlanır. Dünyayı yararlandıracak kadar birikiminiz varsa o zaman yeryüzünde her zaman bir saygınlığınız var demektir. Bir toplumun medeniyetinin olması için yeryüzünde millet olarak varlığını her açıdan uzun süre muhafaza etmiş olması gerekir. Bu noktada Türk ver Japon milletinin tarihte köklü bir medeniyet ve kendine mahsus kültürü vardır. Dolayısıyla bunların tanınması adına bugünkü konferans önemli bir bilgi sunacaktır. Üniversite ise bütün kültür ve medeniyetleri tanımanın yeridir. Bilimsel çalışmaların her açıdan yapıldığı yerdir ve uluslararası bir kurumdur. Bu yönüyle üniversitemizin attığı bu adım çok önemlidir. Vesile olan arkadaşlara teşekkür ediyor konuğumuza hoş geldiniz diyor saygılar sunuyorum” dedi.
    Açılış konuşmalarının ardından Romanya Bükreş Dimitrie Cantemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Julia Waniek “İki Büyük Medeniyet: Japonya ve Türkiye” konulu verdiği konferansta Japon medeniyet ve kültürü hakkında dinleyicilere bilgiler aktardı.Japonca yapılan sunumun çevirisini Yabancı Diller bölüm asistanı Uğur Altın yaptı.
    Konferansın sonunda üniversitemiz Japon Kültür Kulübü tarafından mini karaoke gösterisi sergilendi.
    Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey Romanya Bükreş Dimitrie Cantemir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Julia Waniek’e katkılarından dolayı üniversitemiz logolu çini tabak hediye etti.

  • Ellerine kına yakan öğrenciler  Afrin için gönüllü oldu

    Ellerine kına yakan öğrenciler Afrin için gönüllü oldu

    Yozgat Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrenci, öğretmen ve velileri TSK’nın gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı’na destek için okul bahçesinde moral programı düzenledi.
    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda öğrenciler komando marşı okudu. Kınalı Hasan’ın memleketi Yozgat’ta öğrencilere velileri tarafından temsili olarak asker kınası yakıldı ve öğrenciler asker olmaya ‘hazırız’ mesajı verdi.
    Öğrenciler ‘Ne mutlu Türküm Diyene, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Yozgat’tan Afrin’e selam olsun ve Mustafa Kemal’in Askerleriyiz’ sloganları atarak okul bahçesinde Türk bayrağı açtı. Okul Müdürü Bekir Hazer, öğrencilerde milli bilinci uyandırmak için okul bahçelerinde program düzenlediklerini belirterek, “Bugün Afrin’de terör örgütleriyle savaşan kahraman ordumuza destek amacıyla öğrenciler, öğretmenler ve veliler olarak okul bahçemizde program hazırladık. Bu vesileyle öğrencilerimize milli duyguları, vatan ve bayrak sevgisi aşılamak hem de Afrin’de savaşan Türk askerine moral olması amacıyla program yaptık” dedi.
    Okul öğretmenlerinden Ayşegül Özcan ise, “Afrin’deki askerlere Yozgat’tan selamlar olsun. Onlar orada vatanımız için mücadele verirken biz de burada eğitim neferleri olarak vatan için elimizden gelen her şeyi yapmaya ve vatanımız uğruna her an canını feda edecek evlatlar yetiştirmeye devam ediyoruz” dedi.
    Öğrenci velisi Dilek Gedik de, “Biz askerlerimizi kınalı kuzularımızı kınalayarak askere göndeririz. Allah onların yardımcısı olsun. Allah askerlerimizin yanında olsun. Afrin’deki askerlerimizin yardımcısı olsun. İnşallah teröristleri temizleyecekler. Hepsini gururla bekliyoruz” diye konuştu.
    Afrin’de savaşan askerler için toplandıklarını söyleyen lise öğrencisi Doğan Tokat, “Kınamızı yaktılar.
    Afrin’deki Türk Silahlı Kuvvetlerimize, askerlerimize burada hepimiz moral vermek amacıyla toplandık. Şu anda bizi Afrin’e çağırsalar hepimiz gitmeye hazırız. Askerliğime az kaldı. Benim ağabeyimde asker, güle oynaya askere gitti. Biz de gideceğiz askere. Vatanımızı en iyi şekilde koruyacağız. Afrin’deki askerlerimizin hepsine Allah güç, kuvvet versin hepsine selam olsun” dedi.

  • Bozdağ’dan erken seçim açıklaması

    Bozdağ’dan erken seçim açıklaması

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Milli Eğitim Bakanlığında düzenlenen ‘Osman Durmaz Vakfı ile Yozgat Valiliği Arasında 16 Derslikli Okul Yapım Protokolü’ imza törenine katılmasının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevapladı.
    Erken seçim tartışmalarıyla ilgili soruya Bozdağ, “Benim gördüğüm kadarıyla hükümetimizin veya AK Parti Genel Merkezinin yaptığı bir seçim tartışması yok. Seçim tartışması da yok. Türkiye’de seçimler vaktinde yapılacaktır. Erken seçim yoktur. Vaktinde seçim vardır. Yok diyoruz, yok diyoruz, yok diyoruz. Ama belli ki Türkiye’de bazı çevrelerin seçimin öne alınması konusunda istekleri var ama o çevrelere de şunu söylüyoruz. Türkiye’de seçimin ne zaman yapılacağına hükümet karar verir. Hükümetin kararı da çok açık. Seçim vaktinde yapılacaktır. AK Parti’nin gelenekleri çok açık. Kurulduğu günden bu yana iktidar çoğunluğu elde ettikten sonra ki dönemde yapılmış bütün seçimler vaktinde yapılmış seçimlerdir. Sadece 2007’deki seçimler Kasım’da yapılacakken Temmuz’da yapılmıştır. Esasında çaresizlikten alınmış bir çare seçimidir o. Çünkü 367 kararıyla Türkiye’nin önü kapatılmıştı. Türkiyenin önünü açmak için yapılan bir seçimdi. O da erken seçim sayılmaz. Onun dışında bütün seçimler vaktinde yapılmıştır. AK Partinin geleneğinde vaktinde seçim vardır. Bu geleneğe alışmayanlar buna alışsalar iyi olur. Seçim vaktinde olacaktır. Herkes planını ona göre yapsın” ifadelerini kullandı.
    “Sayılan yerler arasında Afrin yoktur”
    Birleşmiş Milletlerin Doğu Guta’daki insanlık dramına ilişkin ateşkes kararıyla ilgili soru üzerine Bozdağ, şunları kaydetti:
    “Biz kararı okuduk. Onların esas okumasında fayda vardır. Karara baktığınız zaman bazı yerleşim yerlerinin ismi sayılıyor. Doğu Guta, Rakka başka yerler sayılıyor. Sayılan yerler arasında Afrin yoktur. Terör örgütü DEAŞ ve bunlarla irtibatlı olanlarla mücadele bu kararın kapsamı dışında tutulmaktadır. Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı Afrin bölgesindeki terör örgütlerinden bölgeyi arındırmak son teröristi oradan etkisiz hale getirmek ve bölgede barış, huzur, istikrar ve güveni yeniden tesis etmek hedefiyle başlatılmış ve başarıyla bugüne kadar sürdürülmüştür. Bundan sonra da devam edecektir. Bu bölgede sadece PKK, KCK, PYD, YPG terör örgütlerine karşı bir mücadele yürütülmemektedir. Aynı şekilde DEAŞ terör örgütüne karşı da bir mücadele yürütülmektedir. Bu operasyonu engellemek için uğraşıyorlar. Burada samimi olmak gerekir. ABD’nin odaklandığı terör örgütü DEAŞ’tır, Türkiye’nin odaklandığı terör örgütü de DEAŞ. Biz ona karşı da bölgede mücadele ediyoruz. Ama ABD’nin odaklanmadığı terör örgütlerine karşı mücadele yapılamaz gibi bir mantıksızlığı bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Terör örgütlerinin hepsi terör örgütüdür. Terörün iyisi kötüsü olmaz. Zeytin Dalı Harekatı bölgesinde insani ihtiyaçlara, sağlığa ilişkin ihtiyaçların giderilmesinde bugüne kadar bir sıkıntı yaşanmamıştır. Bırakın bir masum sivilin ölmesini, şimdiye kadar masum bir sivilin burnu kanamamıştır. Böylesine kılı kırk yaran bir hassasiyetle sürdürülen operasyon ve bölgesiyle ilgili insani ihtiyaçlar ve oradaki diğer konularla ilgili bir sıkıntı olduğunu söylemek alemi kör herkesi sersem sanmak olur. Bu da yanlıştır. Biz bölgede ne yaptığımızı biliyoruz. Bu karar Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı’nı etkilemeyecektir. Zeytin Dalı Harekatı bu kararın kapsamı dışındadır.”
    28 Şubat davası
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 28 Şubat’ın sivil ayağının da yargılanmasıyla ilgili açıklamasının hatırlatılması üzerine Bozdağ, “28 Şubat’ın faillerinin sadece asker kişiler olduğunu düşünmek yanlış. Bir suç varsa o suçun içerisinde kimler varsa asker, sivil kişiler kim varsa onların hepsi soruşturulması hukuk devletinin de gereğidir. Kamuoyunda da 28 Şubat soruşturmasının eksik olduğuna dair eleştiriler var. Bunu değerlendirecek olan adli mercilerdir. 28 Şubat darbesine destek veren ve başarılı olması için çalışanlarla ilgili değerlendirme yapabilirler. Bu tamamen yargının takdirinde olan bir konudur” değerlendirmesinde bulundu.
    “TRT her sene bunu
    yapıyor”
    TRT’de bazı sanatçılar ve şarkıların yasaklandığına ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine Bozdağ, “Bu haberi yapanlar kasıtlı haber yapıyorlar. Bazı değerlendirmeler var. TRT mevzuat gereği, içinde küfür, alkol, sigara gibi zararlı kavramların geçtiği şarkılarla alakalı tedbir alması TRT’nin görevidir. TRT her sene bunu yapıyor. Diğer televizyonların da bunu yapması gerekiyor. TRT’nin her sene yaptığı işi sanki ilk defa yapıyormuş gibi kamuoyuna takdim etmek, kanun dışı yapılmış bir sansürmüş gibi takdim etmek büyük bir ahlaksızlıktır. Bunu yapanları kınıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Okuma-yazma öğrenmek için  her gün 9 kilometre yol gidiyor

    Okuma-yazma öğrenmek için her gün 9 kilometre yol gidiyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından yurt genelinde başlatılan okuma yazma seferberliği kapsamında Yenifakılı Halk Eğitim Merkezi gerekli çalışmaları tamamlayarak 5 kursiyerle açtığı-okuma yazma kursunu başlattı.
    Kursiyerlerin büyük bir istekle okuma yazma kursuna katıldığını söyleyen Yenifakılı Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Tülek, okuma yazma kursuna 40 yaşından 63 yaşına kadar 5 kursiyerin katıldığını söyledi.
    63 yaşındaki kursiyer Aysel Temel, “Ben 63 yaşındayım ve Yiğitler Köyünde yaşıyorum. Köyümüz Yenifakılı’ya yaklaşık 9 kilometre uzaklıkta. Köy hoparlöründen ilanı duyunca hemen Halk Eğitim Merkezine gelip kaydımı yaptırdım. Okuma-yazma öğrenmek için her gün 18 kilometre yol yapıyoruz. Eşim bu konuda bana çok destek oluyor. Sen yeter ki okuma yazma öğren, ben seni seve seve götürür, getiririm diyor.” dedi.
    Okuma yazma öğrenmeyi çok istediğini belirten kursiyer Hava Hamdemir ise, “Halk Eğitim Merkezi tarafından yapılan kurs ilanlarını duyduğunu ama bir türlü kayıt yaptıramıyordum. Ancak Cumhurbaşkanımız ve eşi Emine Hanımın televizyonda okuma yazma seferberliği başlattıklarını izleyince tamam, kursa katılıp okuma yazma öğreneceğim dedim. İlanı duyar duymaz hemen gidip Halk Eğitim Merkezine kaydımı yaptırdım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Hanım’dan Allah razı olsun. Onların sayesinde okuma yazma öğreniyorum” diye konuştu.

  • OSB ve küçük sanayi işletmeleri eleman  ihtiyacını meslek liselerinden karşılayacak

    OSB ve küçük sanayi işletmeleri eleman ihtiyacını meslek liselerinden karşılayacak

    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Danyal Kocabeyoğlu Başkanlığında, Mesleki Eğitim’den sorumlu Şube Müdürü Ayse Yaşar ve meslek liseleri müdürlerİ, İşkur ve ilgili oda temsilcilerinin katılımı ile Milli Eğitim Müdürlüğü Salonunda toplantı düzenlendi. Toplantıda, Yozgat OSB ve Küçük Sanayi Bölgelerindeki işletmelerin Mesleki Eğitimle ilgili talepleri ve alanlara ara göre 2018-2023 yılları arasındaki personel ihtiyacının belirlenmesi ve buna göre saha çalışmasının yapılması planlandı.
    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Danyal Kocabeyoğlu, toplantıda yaptığı konuşmasına meslek liselerinden mezun olmuş, önemli işletmelerde müdür ve yönetici olarak görev yapan tanıdığı kişilerden örnekler vererek başladı.
    Meslek liselerinin önemine değinen Kocabeyoğlu, “Eskiden Meslek Liselerine girmek için yüksek puanlamalar olurdu. Günümüzde ise durum çok farklı bir duruma geldi. Ailelerimiz çocuklarının eğitimde başarılı olamayacağı kanısına vararak çocuklarını meslek liselerine yönlendiriyor. Bizde bu doğrultuda geniş kapsamlı bir çalışma içerisine girerek ilimiz OSB ve küçük sanayi sitelerinde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaç alanlarına göre tespitler yaparak, 2018-2023 yılları arasında iş alanlarında personel ihtiyacı belirleme, eğitim alacak personelde aranacak özellikleri, Yozgat’ımızın mevcut ihtiyaç duyduğu fakat il dışındaki hizmet alanlarının belirlenmesini sahada çalışarak belirleyeceğiz.
    Bu doğrultuda meslek liselerimizdeki alanlar belilenecek, ihtiyaç duyulmayan alanlar ise kapatılacaktır.”diye konuştu.
    İl Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim’den sorumlu Şube Müdürü Ayse Yaşar’da meslek liselerinde okuyan öğrencilerin mezun olduklarında bir meslek sahibi olmalarını sağlayacak ciddi bir çalışma içerisine girdiklerini belirtti. İlgili oda ve okul müdürlerinden fikir ve görüş aldıklarını sahada yapılacak çalışma ile birkaç yıl içerisinde bu konuda önemli gelişmenin sağlanacağını ifade etti.
    Yaşar, Bu tür toplantılarının yapılan çalışmalar doğrultusunda belirli günlerde geniş katılımla devam edeceğini sözlerine ekledi.

  • Bozdağ: Ülkemizde eğitimde fırsat eşitliği  konusunda yaşanan bir sorun kalmadı

    Bozdağ: Ülkemizde eğitimde fırsat eşitliği konusunda yaşanan bir sorun kalmadı

    Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye’nin en önemli Bakanlıklarından bir tanesi olduğuna dikkat çeken Bozdağ, “MEB sadece bugünü değil, geleceği inşa eden bakanlıktır. Evlatlarımızı emanet ettiğimiz bakanlıktır. Milletimizin ve devletimizin geleceğini inşa edecek nesilleri yetiştiren bakanlıktır. Ne kadar bu bakanlık iyi işler yaparsa bizim bugünümüzde yarınımızda o kadar iyi olur. Bugün pek çok alanda yerli üretimle övünebiliyorsak eğitimde aldığımız mesafenin bir sonucudur. Hükümetlerimiz başarılı icraatlar ortaya koyuyorlarsa bu da aldıkları eğitimin icraata yansıyan bir sonucudur. Bundan sonra da hükümet olarak eğitim konusuna verdiğiniz önceliği sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
    HAYIRSEVER İŞADAMI OSMAN DURMAZ’A TEŞEKKÜR
    Osman Durmaz Vakfı ile Yozgat Valiliği Arasında 16 Derslikli Okul Yapım Protokolü Milli Eğitim Bakanlığında düzenlenen törenle imzalandı. Törene katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hayırsever Osman Durmaz’ın Yozgat’ın yetiştirdiği iş adamlarından birisi olduğunu belirterek, sadece para kazanan, kazandığı parayı çoğaltan bir insan olmadığını, kazandığı parayı ülkesine insanına yararlı işler yapmak için yarışan birisi olduğunu anlattı.
    Bakan İsmet Yılmaz’a teşekkür eden Bozdağ, “Bu kadar yoğunluk içinde böylesi törene imkan sağladığı için hem bizleri hem hayırseverimizi onurlandırdı. Türkiye’de bu tür hayırlar için teşvik edici bir imza töreni tertip ettiği için teşekkür ediyorum” dedi.

  • Ülkü Ocaklarından “Türkistan coğrafyası  ve bağımsızlık hareketleri” konferansı

    Ülkü Ocaklarından “Türkistan coğrafyası ve bağımsızlık hareketleri” konferansı

    Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Salonunda düzenlenen Konferansa, MHP Yozgat İl Başkanı Ethem Sedef, Başkan Yardımcısı Ferhat Altan, Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, MHP Kadın Kolları İl Başkanı Gülseren Sarıoğlu, ilçe ocak başkanları, partililer, sendika temsilcileri ve konuşmacı olarak, Ülkü Ocakları Kırşehir İl Başkanı Ahmet Akbayır katıldı.
    Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, konferansta yaptığı açılış konuşmasında ülkücülüğün önemine vurgu yaparak, katılımcılara teşekkür etti.
    Genel Başkan Olcay Kılavuz ile Türkistan Gezisine katılan Ülkü Ocakları Kırşehir İl Başkanı Ahmet Akbayır konferansta Türkistan izlenimlerini anlatarak, Ülkü Teşkilatının büyük bir sorumluluğu üstlendiğine vurgu yaptı. Konuşmaların ardından Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, program sonunda MHP İl Başkanı Ethem Sedef’e Ülkü Ocakları Genel Başkanı Özcan Kılavuz tarafından gönderilen teşekkür belgesini takdim etti.

  • Gazeteci Erkılıç’ın 8.nci kitabı  ‘içimiz dışımız siyaset’ yayımlandı

    Gazeteci Erkılıç’ın 8.nci kitabı ‘içimiz dışımız siyaset’ yayımlandı

    384 sayfalık kitaptaki 17 sayfalık ‘içindekiler’ bölümü okuyucuya aradığını bulma kolaylığı sağlıyor. 6 bölümden oluşan ‘İçimiz Dışımız Siyaset’ kitabının alt başlığı ise şöyle: ‘Erdoğan sahne alırken”
    2000-2003 ARASI SİYASİ GELİŞMELER
    Türk siyasetinin 2000-2003 yılları arasını konu edinen kitap; AK Parti’nin kuruluşunun öncesini, kurulmasını, 2002’deki seçim zaferini, bir önceki iktidar partilerinin (DSP, MHP, ANAP) TBMM dışında kalışını, 18 Nisan 1999 seçimlerinde Meclis dışında kalan ve 3 Kasım 2002’deki genel seçimlerde TBMM’deki yerini alan CHP başta olmak üzere, pek çok konu ve gelişmeyi ayrıntılı biçimde ele alıyor.
    “FP’deki demokrasi virüsü” ile başlayan kitap, “Muhsin Yazıcıoğlu’ndan tarihi tespitler”le sona eriyor.

  • Zararsız: Kadroya geçiş süreci  Nisan ayına kadar devam edecek

    Zararsız: Kadroya geçiş süreci Nisan ayına kadar devam edecek

    Hizmet İş Sendikası Başkanı Ferman Zararsız, yaptığı açıklamada, kadroya geçecek taşeron işçilerinin güvenlik soruşturması tamamlanır tamamlanmaz sınav sürecine geçileceğini belirterek, sınavın sözlü, yazılı veya uygulamalı yapılacağını ifade etti.
    RET GELEN
    İŞÇİLERİMİZ 3 GÜN İÇERİSİNDE
    KOMİSYONLARA DİLEKÇE VEREREK İTİRAZ EDEBİLİRLER
    Kurumlar listesini açıkladığı tarihten itibaren, ret gelen işçilerin mağduriyet yaşamamaları için, üç gün içerisinde ilgili tespit komisyonlarına dilekçe vererek itirazda bulunmaları gerektiğini ifade eden Zararsız, “Kamu kurumunda çalışan işçi kardeşlerimizin güvenlik soruşturmalarında sıkıntı çıkması halinde, üç gün içerisinde çalıştığı kurumun tespit komisyonuna, belediyeler ve özel idarelerde çalışan işçi kardeşlerimiz valilikte oluşturulacak tespit komisyonuna itirazda bulunacaktır. Güvenlik soruşturmasında sıkıntı çıkan ve ilgili komisyonlara üç gün içerisinde itirazda bulunan işçi arkadaşlarımıza tekrar ret gelmesi durumunda, 60 gün içerinde dava açabilirler. Tespit Komisyonlarının ret kararlarına karşı dava açmak üzere dilerlerse sendikamız avukatlarına vekâletname verebilirler. Davalar, yetkili idare mahkemelerinde açılacak. Dava öncesi gerekli olan belgeler, genel itibariyle, (SGK hizmet dökümü, son dönem hizmet alım ihale sözleşmesi, varsa mahkûmiyete ilişkin mahkeme kararı, memnu hakların iadesi kararı, adli sicil belgesi)
    YOZGAT GENELİNDE GÜVENLİK
    SORUŞTURMASI
    YÜZDE 80
    TAMAMLANDI
    Yozgat’ta kadroya alınacak taşeron işçilerin yüzde 80 güvenlik soruşturmasının tamamlandığını söyleyen Zararsız, “ Bazı kurumlarda güvenlik soruşturması tamamlanan işçilerimizin sınava hak kazandığı veya kazanmadığı listeleri açıklanıyor, sınav yapılıyor. İşçilerimiz hiç endişeye kapılmasın, 2018 yılı Nisan ayına kadar, güvenlik soruşturmaları, sınav süreci tamamlanacaktır. Şuan peyder pey güvenlik soruşturmaları gelmektedir. Yozgat genelinde %80 güvelik soruşturması tamamlanmıştır.
    Hak-İş Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası olarak sendikamız üyesi işçilerin her zaman yanındayız. Tespit komisyonuna itiraz dilekçeleri sendikamızda mevcuttur. İşçi kardeşlerimiz sendikamıza uğrayıp bu dilekçeleri temin edebilirler. İşçilerimiz benim neden güvenlik soruşturmam gelmedi neden listeler açıklanmadı diye merak etmesinler endişeye kapılmasınlar. Şuan açıklanan listeler ilgili tespit komisyonlarının açıkladığı listelerdir. Tüm işçilerimizin listeleri mart ayı sonuna kadar açılanacak, 02 Nisan 2018 tarihinde süreç tamamlanacak işçilerimiz kadroya geçecek.”ifadelerini kullandı.

  • Neşeli: Engellilerimizin her türlü  sosyal ihtiyaçları karşılanmaktadır

    Neşeli: Engellilerimizin her türlü sosyal ihtiyaçları karşılanmaktadır

    İl Müdürü Abdullah Neşeli, yaptığı açıklamada, engelli bireylerin normal yaşam becerilerini zaman içerisinde belirli bir oranda kaybetmesi nedeniyle her yönden desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
    Neşeli, “ İlimizde çeşitli sektörlerden engellilerimize yönelik normal yaşam gereklerine uyum göstermede yardımcı olmak, moral ve motivasyon sağlamak amaçlı ziyaretler gerçekleştirilmektedir Tabii ki engellinin sürekli sorunlarıyla baş başa kalması başkasına bağımlı olarak hayatını devam ettirmesi ruhsal birçok problemleri de beraberinde getirmekte kişinin mutsuzluğunu mutsuz hissetmesine ve yaşama olan motivasyonlarını düşürmesine neden olduğundan bu ziyaretler önem taşımaktadır. Yapılan bu ziyaretler ve destekleyici her adım engellinin hayata bağlanmasını ve mutlu bir şekilde yaşamını devam ettirmesini sağlamaktadır.”dedi.
    Rehabilitasyon Merkezinde kalan engelli vatandaşların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacak farklı etkinlikler düzenlediklerini vurgulayan Neşeli, “Bu kapsamda Rehabilitasyon Merkezimizde kalmakta olan engellilerimizin kendilerini daha şık görmeleri için ilimiz kuaför işletmelerinden Simge Kuaför hem engelliyi mutlu etmek hem de sosyal sorumluluk bilinciyle kişisel bakımlarını yaptılar. Erkek engellilerimizin saç kesimini, bayan engellilerimizin ise saç kesimi ve boyamalarını yaptılar. Göstermiş oldukları duyarlılık için kendilerine teşekkürlerimizi sunuyorum. Devletimiz Sosyal Devlet olmak ilkesiyle bütün engellilerimizin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Ancak vatandaşlarımızın da sosyal yoksunluk çeken bu şekilde ki engelli vatandaşlarımıza karşı göstermiş oldukları duyarlılık bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. Devlet ve Millet olarak, Milli ve manevi hassasiyetlerimizin zirve de olduğu bu günlerde bir Gönül Elçiliği yapmaları da gerçekten takdire şayan nazik bir hareket olmuştur. İyilikler bir kartopu gibidir. Yaptıkça büyür ve herkesi sarar. Bu tip iyilik girişimlerini her zaman destekliyoruz. Kuaför Muhammmet Can Koçsoy’da böylesine özel insanlara küçük dokunuşların onları ne kadar mutlu ettiğini görmek gerçekten bizleri çok duygulandırdı. Herkesin engellilerimizin yüzlerinde ki mutluluğu sevinci görmelerini isterdim. Böylesine güzel bir faaliyette bulunmaktan gurur ve onur duydum. Kapılarını bize açarak bu mutluluğu yaşatan İl ve kuruluş müdürlüğüne teşekkür ediyorum. Bu faaliyetimiz yıl boyu devam edecektir.”diye konuştu.

  • İŞKUR’da MBRD toplantısı yapıldı

    İŞKUR’da MBRD toplantısı yapıldı

    Toplantıda 2017 yılında yapılan çalışmalar değerlendirilerek bu dönem yapılacak çalışmalar hakkında fikir alış verişinde bulunuldu.
    2017-2018 eğitim öğretim yılı 2. Dönemi için gerçekleştirilecek okul ziyaretlerinde “Mesleki Yönelim Test Bataryası’’ uygulamalarına ağırlık verileceği ve çok sayıda öğrencinin bu uygulamadan yararlandırılmasını sağlanacağı hususu belirtildi. Ayrıca yapılacak sunum faaliyetlerinin sınav tarihlerini göz önünde bulundurularak yapılması önerildi.
    Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdür Taner Yıldız, yaptığı konuşmada, şunları kaydetti: “Genel değerlendirme yapan okullarımızda yapılacak sunum faaliyetleri ile öğrencilerimize doğru meslek seçiminin ne kadar önemli olduğunu anlatarak öğrencilerimizde farkındalık yaratmayı hedefliyoruz.” dedi.
    Toplantıya Yozgat Çalışma ve İş Kurumu Şube Müdürü Esra Beyazıt, Yozgat RAM Müdürü Osman Gümüş, Sarıkaya RAM Müdürü Fatih Şahbaz, Yerköy RAM Müdürü Mustafa Atmaca, Sorgun RAM Müdürü Hüseyin Çetin, Rehber Öğretmenler ve İş ve Meslek Danışmanı katıldı.

  • YAVUZ: SON PERiYODA GiRDiK

    YAVUZ: SON PERiYODA GiRDiK

    Yavuz, kalan maçlardan galibiyetle ayrılmanın hesaplarını yaptıklarını belirtti.
    Adana Büyükşehir Belediyespor’un ciddi bir rakip olduğunun farkında olduklarını ifade eden Aydın Yavuz, “Sahada rakibe karşı büyüyen bir Yozgatspor olacak. Kazanmak için elimizden geleni yapacağız.
    Dışarıdan kolay gözüyor ama arkasında büyük emekler var. Önemli olan zorluklu bir bir geçmenin arzusu içerisindeyiz. Yönetimi ile futbolcusu ile ciddi bir uyum içerisindeyiz. Sezon sonu bu mutluluğu bu şehre yaşatırsak ne mutlu bize” dedi.
    BÜTÜN
    OYUNCULARIMIZA GÖREV VERECEĞİZ
    Nevşehirspor karşısında uzun süredir yedek bekleyen oyunculara forma şansı verdiğini hatırlatan Aydın Yavuz, “22 oyuncumuzun hepsine forma şansı vereceğiz. Bir arkadaşımız üç maç oynuyor, sonra bayrağı bir başkasına devrediyor, yine bir başka arkadaşımız 5 maç oynuyor bayrağı bir başkasına devrediyor. Her maçta bu sirkülasyonları görmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

  • SMMO Başkanı Bulut: Konut  ve iş yeri sahiplerini uyardı

    SMMO Başkanı Bulut: Konut ve iş yeri sahiplerini uyardı

    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, yaptığı açıklamada, 2017 yılına ait, konut ve iş yeri kira gelirleri beyanname verme süresinin Mart ayı itibari başladığını belirtti.
    Bulut, “Geçen yıl işyeri ve meskeninden kira geliri elde edenler için beyan dönemi 01,03,2018 tarihinde başlamış bulunmaktadır. 2017’de, kiraladığı konuttan 3 bin 900 TL’nin, iş yerinden ise 30 bin liranın üzerinde kira geliri olanlar 26 Mart’a kadar beyan vermek zorundadır. Türkiye genelinde yüz binlerce hatta milyonlarca gayrimenkul sahibini ilgilendiren beyan dönemi her yıl 1 Mart’ta başlayıp 25 Mart’ta sona eren beyan dönemi, 25 Mart resmi tatile denk geldiği için bu günü takip eden ilk iş günü olan 26 Mart’ta sona erecek. Kira gelirlerinde 1 Ocak-31 Aralık 2017 dönemi için istisna oranlar konutta 3 bin 900 TL, iş yerinde ise 30 bin TL olarak belirlendi.”dedi.
    İstisna haddinin üzerinde konut geliri elde edenlerin bu istisna oranı düştükten sonra beyanname vermesi gerektiğini kaydeden Bulut, “ İstisna oranı sadece bir konutta kullanılabildiği için birden fazla konuttan kira geliri elde edenlerin buna dikkat etmesi gerekecek. Öte yandan iş yeri kira gelirinde beyan sınırı geçilmesi durumunda istisna oranı düşülmeyecek. Vatandaşlar internette “www.gib.gov.tr” adresi üzerinden “Hazır Beyan Sistemi”ne giriş yapıp kendileri için hazırlanmış beyanlarını onaylayarak veya üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak hızlı ve kolay bir şekilde kira beyanlarını verebilecek.Ayrıca ikametgahın bulunduğu bölgedeki vergi dairesine de beyanname verilebilecek. İnternet kullanamayan veya vergi dairesine gidemeyen 60 yaş üzeri mükellefler, okuma yazma bilmeyenler ile engelli ve hastalar “444 0 189” numaralı Vergi İletişim Merkezi’nden yardım isteyebilecek. Bu kimselere randevu sistemine göre Maliye Bakanlığından bir memur yardımcı olacak. Kira gelirlerinden kişiye tahakkuk eden vergiler mart ve temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenebilecek.”diye konuştu.
    “BEYAN VERMEYEN CEZAYLA
    KARŞILAŞIR”
    Bulut,Maliye Bakanlığı’nın tapu, elektrik, doğalgaz, su abonelikleri ile banka, PTT, sigorta gibi kurumlardan aldığı bilgiler doğrultusunda kimlerin kira geliri elde ettiğini kolayca tespit ettiğini belirterek, bu dönemde beyan yapmanın önemine değindi.
    Bulut”Kira gelirlerini beyan etmeyenler, eksik ve yanlış beyan verenler istisna oranından faydalanamadıkları gibi, kendilerine usulsüzlük ve vergi ziyaı cezası uygulanacaktır. Usulsüzlük ve vergi zıyaı cezası ile karşılaşmamak için kira geliri elde edenlerin dönem içerisinde beyanlarını vermesi önemlidir” dedi.
    “İSTİSNA TUTARIN ALTINDAKİLERİN BEYANNAME
    VERMESİNE
    GEREK YOK”
    Kira gelirlerinin vergilendirilmesi için ev veya iş yerinin kirasının nakden veya ayni olarak tahsil edilmiş olması gerektiğini belirterek, kiranın TL, döviz veya çek olarak alınmasının nakden tahsil edilmesi manasına geldiğini bildirdi. Kiraların geçmiş yıllara ait de olsa tahsil edildiği senenin geliri olarak dikkate alınacağını dile getiren Bulut, “Gelecek yıllara ilişkin peşin tahsil edilen kira bedelleri ise ödemenin yapıldığı yılın değil, gelirin ilgili olduğu yılın hasılatı olarak kabul edilir.” diye konuştu.

  • TKDK 3. Çağrı ilanında  başvuruları almaya başladı

    TKDK 3. Çağrı ilanında başvuruları almaya başladı

    TKDK Yozgat İl Koordinatörü Selim Türker, yaptığı açıklamada 3. Başvuru Çağrı İlanına 21 Aralık 2017 tarihinde çıktıklarını hatırlatarak şunları söyledi. ‘Kurumumuz 3. Başvuru ilanında sadece “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar” (Süt ve Kırmızı Et, Kanatlı Eti ve Yumurta Üreten Tarımsal İşletmeler) tedbiri ile “Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme” (Bitkisel Üretimin Çeşitlendirilmesi; süs bitkileri, tıbbı ve aromatik bitkiler, mantar ve misel, fide ve fidan, Arıcılık, Zanaatkarlık, Kırsal Turizm, Su Ürünleri Yetiştiriciliği, Makine Parkları, Yenilenebilir Enerji Yatırımları)tedbiri kapsamında başvurular kabul edecektir.Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme (302) tedbiri için başvurular 12.02.2018 tarihi saat 09:00’dan itibaren TKDK Yozgat İl Koordinatörlüğümüzde kabul edilmeye başlamıştır. Online Proje Başvuru Sistemi 12.03.2018 tarihi saat 21:00’da kapatılacaktır. Başvuruların son teslim tarihi 15.03.2018, saat 18:00’dir. Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar (101) tedbiri için başvurular 01.03.2018 tarihi saat 09:00’dan itibaren TKDK Yozgat İl Koordinatörlüğümüzde kabul edilmeye başlanacaktır. Online Proje Başvuru Sistemi 02.04.2018 tarihi saat 21:00’da kapatılacaktır. Başvuruların son teslim tarihi 05.04.2018, saat 18:00’dir. Son teslim tarihinden sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecektir.Bu dönemde başvuracak olan vatandaşlarımız IPARD Sıralama Kriterlerine çok dikkat etmeli ve projelerini mümkün olduğunca erken getirmelidir. Başvuracak vatandaşlarımızınwww.tkdk.gov.tr sitesinde yayınlanan tedbirler hakkındaki güncel belgeleredikkat etmeleri ve değişiklikleri takip etmeleri gerekmektedir.”dedi.

  • Ağzıyla yaptığı tablolardan elde  ettiği geliri Mehmetçiğe bağışladı

    Ağzıyla yaptığı tablolardan elde ettiği geliri Mehmetçiğe bağışladı

    Açılan sergide 5 bin lira gelir elde eden Işık bu parayı Mehmetçiğe bağışladı.
    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı’na destek vermek amacıyla açılan ve 15 gün süren sergide tablolarını satışa sunan Işık,sergiden 5 bin lira gelir elde etti. Narin Işık, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ı ziyaret ederek sergiden elde ettiği geliri Türk Silahları Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na bağışlanması için Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’a teslim etti.
    Narin Işık’a gösterdiği özverili davranış dolayısıyla teşekkür eden Vali Yurtnaç, “İlimizde yaşayan Narin Işık hanım, bedensel engelli olmasına rağmen tablo yapıyor. Bu tablolardan bir sergi açtı. Bu sergiden elde ettiği 5 bin liralık geliri Türk Silahları Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na teslim edilmek üzere valiliğimize verdi. Burada önemli olan şey ordumuza Mehmetçiğe verilen destektir. Ülkenin engellisinden sağlam insanına kadar herkesin ordumuzun Mehmetçiğimizin yanında olduğunu ifade ediyor.” dedi.
    Narin Işık ise,”Ben ordumuzun başarılı olmasını istiyorum. Bu bağışı yaparken şöyle düşündüm. Bir kurşunda bir mermi de benden gitsin. Vatanım için bedenimle çalışamıyorum ama yüreğimle çalışmak istedim. Yaptığım tablolarımı Mehmetçiklerimize bağışlamak istedim. 30 tablo vardı sergide 5 bin lira topladım. Bana bu katkıyı sağlayıp destek oldukları için herkese teşekkür ediyorum. Afrin’deki askerlerimize başarılar diliyorum. Yüreğim kalbim onlarla” şeklinde konuştu.

  • Tiyatro birincilerinden Yazıcı’ya ziyaret

    Tiyatro birincilerinden Yazıcı’ya ziyaret

    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, ziyaretlerinden dolayı öğretmen ve öğrencilere teşekkür ederek, tiyatrodaki başarılarından dolayı da tebrik etti.
    Yazıcı, “Her bir öğrencimizin bireysel farklılıkları eğitimde zenginlik demektir. Sizlerde bu zenginliklerden biri olan tiyatro yeteneğine sahipsiniz. Bizler her öğrencimizin bu çeşit kültürel ve sosyal alanlarda kendilerini göstermelerini destekliyor ve arzuluyoruz. Tiyatrolar, geçmişten günümüze öğrencilerin eğitiminde ve kişisel gelişimlerinde çok önemli ve güvenilir bir yere sahip olmuştur. Birkaç saatlik zaman dilimi içerisinde farklı dünyaların kapılarını açıp, eleştirel düşünme becerisi, özgüven duygusu ,kendini ifade edebilme, uyum sağlama ve cesaret gibi konularda kendilerini geliştirmeye yardımcı olur. Sizler de oynadığınız tiyatro oyunuyla haince yapılan 15 Temmuz saldırısını konu alan bir oyunu sahnede seyircilere sundunuz. Bu sayede izleyenlerde Vatan ve millet bilincinin önemini vurgulayıp, milletimizin vatanına, bayrağına ve kök değerlerine kendini tankın altına atarcasına sahip çıktığını ortaya serdiniz. Öncelikle böylesine anlamlı bir konuyu kaleme alıp sahnelediğiniz için emeği geçen herkese teşekkür eder, bölge finallerinde başarılarınızın devamını dilerim ’’dedi.
    Daha sonra öğrencileri tebrik eden İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, öğretmenlere teşekkür belgesi, öğrencileri ile çeşitli hediyeler ve katılım belgesi takdim etti.

  • Ülkü Ocaklarından Hocalı Katliamı semineri

    Ülkü Ocaklarından Hocalı Katliamı semineri

    Ülkü Ocakları İl Başkanlığında düzenlenen Seminere Ocak Başkanı Duran Küçükduman, ocaklı gençler ve konuşmacı olarak Türk Yerel Hizmet Sendikası (TYHS) Yozgat Şube Başkanı Uğur Sağlamer katıldı.
    Sağlamer, yaptığı konuşmada 1992 yılında Azerbeycan’ın 7 Bin nüfuslu Hocalı kentinde yaşanan katliam ve soykırımı anlattı.
    Sağlamer, “1992 yılının 25 Şubat’ını 26 Şubat’a bağlayan gece yarısı, Azerbaycan’ın 7 bin nüfuslu Hocalı kenti basıldı; çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden masum siviller, sadece Türk oldukları için topluca katledildi. Resmi bilgilere göre, bir gecede; 613 sivil, hunharca katledildi. 487 kişi ağır yaralandı, Bin 275 kişi rehin alındı ve bir o kadarı da kayboldu. Masum insanlara bu vahşeti uygulayanlar;Ermenistan ve Rusya silahlı kuvvetleriydi. O zaman Ermeni birliklerini Robert Koçaryan (sonra Cumhurbaşkanı oldu) ve Milli Savunma Bakanı Serj Sarkisyan (şimdiki Cumhurbaşkanı) yönetiyordu. Bilgi ve vicdan sahibi hiç kimse inkar edemez ki, Hocalı soykırımı bir gerçektir. Bu gerçeği hiçbir insan, hiçbir Türk asla unutamaz. Unutmayacağızda. Tarihimizi;ermenilere sorgulatanlar,şanlı ecdadımızın hakir görülmesine çanak tutanlar ve geçmişinden hiç ders almayarak;Türkiye Cumhuriyeti’ni Ermeniler karşısında aciz duruma düşürme çabası içinde olanlar sizi de unutmayacağız. Hocalı’da şehit olan bütün soydaşlarımızı ve ecdâdımızı hürmetle yâd ediyor hepsine Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyoruz.. Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.”dileklerinde bulundu.

  • İş Kur’dan girişimcilik eğitimi  alan kursiyerlere ziyaret

    İş Kur’dan girişimcilik eğitimi alan kursiyerlere ziyaret

    Yıldız,ziyarette girişimcilik eğitimi kursunun önemine değinerek,şunları söyledi: “Kursiyerlerimiz alacakları eğitim sayesinde ilerde kuracağı işin sağlam temeller üzerine kurmasına fayda sağlayacaktır. Bu eğitimle iş kurma basamaklarını işin riskleri ve maliyet analizlerini öğrenerek iş piyasasında rekabet gücü artacak sağlam adımlar atılmasına destek olacaktır. İyi bir iş fikri olup ta maddi imkânsızlıklar nedeniyle hayata geçiremeyen kişiler için bu eğitimin bir fırsattır. Bu eğitimle hibe desteklerine ulaşmadaki en önemli engel kurs sonunda alınacak girişimcilik belgesi sayesinde ortadan kalkacaktır. Bu vesile ile tüm kursiyerlere ileriki hayatlarında ve iş dünyasına bol kazanç ve başarılar diliyorum.”

  • Sedef: Şeker Fabrikası için 14  Belediyemizi de göreve çağırıyoruz

    Sedef: Şeker Fabrikası için 14 Belediyemizi de göreve çağırıyoruz

    MHP İl Başkanı Ethem Sedef, yaptığı açıklamada, Yozgat Şeker Fabrikasının şehrin ekonomisine katkılarından bahsederek, fabrikanın özelleştirme kapsamından çıkarılmasını ve Yozgat belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyelerinin de dahili ile fabrikanın Yozgat ve İlçe belediyeleri tarafından satın alınması gerektiğini vurguladı.
    “Gelin bir olalım, Yozgat’ta bir baca daha söndürülmek isteniyor söndürtmeyelim”diyen Başkan Sedef, a,b,c, planlarını şöyle sıraladı: “A)Planı: Fabrika özelleştirme kapsamından çıkarılsın, satılmasın B) Plan: Satılacaksa ; Başta İl Belediyesi olmak üzere bir iştirak oluşturulsun,14 ilçemiz de bu işe dahil olsun ,gerekirse bizlerde içinde olalım fabrikamızı satın alalım. Z)Planı: Hızlı tren , Havaalanı gibi projeleri de durdurun. Zaten onlar bitmeye bu gidişle şehirde kullanacak insan kalmayacak. Şehrimiz onca sorunla uğraşırken geçtiğimiz hafta KİT komisyonundan onaylanarak ülke genelinde 14 şeker fabrikasının satışına karar verildi. Resmi gazete de yayınlanarak başlatılan süreçte Yozgat Sorgun şeker fabrikası da satışa çıkarıldı.İlimizde bulunan kamuya ait neredeyse tek fabrika özelliğini taşıyan ve yüzlerce insanımızın istihdam edildiği, binlerce çiftçimizin geçim kaynağı, nakliyecinin bel kemiği, onlarca iş kolunun lokomotifi durumunda ayrıca kar eden bir tesis 4 Milyon TL’ye satılması planlanıyor.”
    ÖZELLEŞTİRME
    İLİMİZE YAPILACAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜK OLACAKTIR
    Şeker Fabrikasının Özelleşmesinin Yozgat’a yapılacak en büyük kötülük olacağını söyleyen Başkan Sedef, “Yılda 150 Trilyonluk cirosu ile 500 Kişinin çalıştığı, dolaylı olarak yaklaşık 30 bin kişinin faydalandığı, yıllık 385 bin ton pancarın işlendiği Yozgat Şeker Fabrikası satıldığında bu özelleştirme ilimize yapılacak en büyük kötülük olacak. MHP Yozgat İl teşkilatı ve ilçe teşkilatlarımızla birlikte bu satışa karşı olduğumuzu geçtiğimiz günlerde yaptığımız girişimlerle vatandaşımıza duyurduk. Maalesef sesimizi mecliste yükseltecek, Yozgat’ın sorunlarını gündeme getirecek bir vekilimiz yok. Mhp Samsun milletvekilimiz aynı zamanda MHP gurup başkan vekili Erhan Usta bey’e durumun iletilmesini sağlayarak konuyu meclis gündemine taşıdık. İlimizin AK Parti’li 4 milletvekili olmasına rağmen konuya destek olanı çıkmadı.”diye konuştu.
    YOZGAT’TA
    YAŞAYANLAR
    OLARAK YOZGAT’A SAHİP ÇIKALIM
    4 Milyon TL’nin Yozgatlılar tarafından kolaylıkla çıkarılabileceğini vurgulayan MHP İl Başkanı Sedef, “Anlaşılıyor ki bu satış gerçekleşecek. Bunu engelleme şansımız kalmıyorsa ki öyle gözüküyor. O zaman biz Yozgat’ta yaşayanlar Yozgat’a sahip çıkalım. 4 Milyon lira bu şehrin insanının derleyip toparlayamayacağı bir para değil. 14 tane Belediyemiz var. Her birinin öz kaynakları var. Başta İl Belediyesi olmak üzere bir iştirak oluşturulsun,14 ilçemiz de bu işe dahil olsun ,gerekirse bizlerde içinde olalım. Hatta ilerde halka da açalım. Eminim ki vatandaşlarımızdan da bu konuya destek olacak binlerce YOZGAT sevdalısı çıkacaktır. Fabrikanın üretim kapasitesini de yükselterek daha verimli hale getirelim. Yöre insanını tarıma yönlendirelim. O’nlar kalkınsın, memleket kalkınsın. Bu yapılamayacak olmayacak işler değil. Bu şehri seviyorsak, var olsun ileri gitsin istiyorsak herkes bu işin altına elini sokacak, şehrimizin önemli bir değerini kaybetmeyeceğiz. Kaliteli Adam’lık bizce böyle olur. Yozgat’ta yaşayanların Yozgat’a sahip çıkması böyle olur. Kıskanılmak gerçeklete böyle olur. Daha ortada kesin bir şey yok diyerek topu taca atmakla,yıkıp yıkıp ‘’ben yıkayım gelende yapsın’’ demekle kurtulmamalıyız bu tarihi sorumluluktan.Gelin bir olalım, diri olalım. Bu şehrin geçmişte kaybedilenlerini görerek yaşananlardan ders çıkaralım.”şeklinde konuştu.
    Geçmişte özelleştirilen fabrikanın yerinde konutlar yükseldiğini ve o konutların bir kaçının satılması ile Şeker Fabrikasının alınabileceğini kaydeden Başkan Sedef, “Bira fabrikası satıldı. Satıldığında üretime devam edilecek denilerek kamuoyu ikna edildi. Hatta vatandaşlarımızdan bir kısmı ‘’satılsın kardeşim bir sürü insan oradan bedavadan geçiniyor’’ diyenler de oldu. Satıldı kaybeden memleket oldu. Çiftçisi, esnafı, nakliyecisi topyekun memleket etkilendi bu kayıptan. Şimdi fabrikamızın yerinde yeller esiyor. Koca koca lüks konutlar, AVM’ler dikildi şehrin en güzel arazisine. Şimdi o dairelerden ya da dükkânlardan birkaçını satsak alınır Sorgun Şeker Fabrikası.”ifadelerini kullandı.